mustafaozbag.org

Mesnevi Okuması (2000. Beyitten) 07.09.2024

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 8 Eylül 2024 · 1:24:48

Üzübillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim, Eftali zikr fâlemennâhu, Lâââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââ Kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Ama önce bir iki kelam inşallah. Önce kendimle alakalı. Son dönemlerde biraz rahatsızlıklarım zikzak çiziyor. Öyle rahatsızlıklarım zikzak çizdiği için gerektiği zaman gerektiği yerlere cevap yazamıyorum. Ve bazı aksaklıklar yaşıyorum. O yüzden arkadaşlardan tekrar tekrar özür diliyorum. Böyle bir kasıtlı bir şey yok. Ayrıca kendimce benim böyle kendi üzerimde farz gibi gördüğüm şeyler var. İşte perşembe sohbeti gibi, cumartesi sohbeti gibi veya salı sohbetleri gibi. Onları kendime odaklıyorum. Böyle olunca da bu diğer günlerdeki çalışmalar, etkinlikler veya farklı şeylere sağlığımdan dolayı katılamıyorum, yapamıyorum.
Bu artık bu dönem veya bu ara böyle geçiyor. O yüzden bütün kardeşlerden, bütün arkadaşlardan bu konuda özür diliyorum. Gücümün yettiğince, güç güç yetirebildiğimizden sorumluyuz. Ben de gücümün yettiğince çalışmalarıma devam edeceğim. Bu birincisi, ikincisi, az önce otopartı otururken küçük çocukların arabalara taş attığını gördüm.
Bu küçük çocukların veyahut da böyle yeni yetişen 8-9-10 yaş grubu çocukların arabalara taş atmaları hoş deyip oradaki görevli kardeş doğru durumda kalır. Görevliler doğru durumda kalır. Ben çocukların bu tip çalışmaları getirilmesinden yanayım. Ama anne ve babalar çocuklarını fazla serbest bırakıyorlar. Çocuklarını bu noktada bir başkasının aracına, bir başkasının özel eşyasına zarar vermemesi için anne ve babaların buna dikkat etmesi lazım. bunu birkaç hafta önce de şahit oldum. Orada yine çocuklar arabalara taş atıyordu. Birbirlerine taş atıyorlar, arabalara taş atıyorlar.
Bu hoş bir şey değil. O yüzden anne babalar bu konuda biraz daha çocuklarına disiplin etsinler. Bir de biraz daha yaşı büyük olan çocuklar var. Ağızları küfürlü. Bunu da burada böyle beyan edeyim. Anne babalar çocukların bu halleriyle de ilgilenecekler inşallah. Çocukların birbirlerine karşı olan tavır ve davranışlarını çocuklara belli bir ahlaki eğitim vererekten inşallah bu problemi de halledecekler, çözecekler. Allah'tan bir şey gelmezse inşallah. evet şimdi konumuza dönüyoruz. Kaldığımız yerden devam edeceğiz. İnşallah iki bininci beyt.
Geçen inşallah birisinde yüzlerce faziletle beraber bir de ayıp bulunsa o ayıp nebadaatın sapı mesabesindedir. Beytini okumuştuk. Burayı kendimize okumaya gayret ettik. Buradan devam ediyoruz. İki bininci beyt. Şu halde büyükler bu sözü boş yere söylemediler. Temiz kişilerin cisimleri de can gibi saftır. Onların sözleri de nişanı olmayan ve bir kayda gelmeyen can olmuştur. Nefisleri de suretleri de temiz kişilerin cisimleri de can gibi saftır. Temiz kişilerin. Bakara ayet 222 Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri ve çok temizlenenleri sever.
Temiz kişi dediğimizde temizin bir zahir kısmı var. Bir de batın kısmı var. Zahir kısmı örneğin bir kimsenin dışını temiz tutması, vücudunu temiz tutması, elbiselerini temiz tutması. Çünkü yine başka bir ayeti kerimede Cenab-ı Hak buyurur ya elbiseni temiz tut diye. Şimdi ayet-i kerimenin hangi surede olduğu hatırıma gelmedi. Ama elbiseni temiz tut diye ibare vardır. Bu abdestle alakalı bahislerde çok işleniyor. Hatta hani necasetten taharet dediğimizde namaz kılacak olan bir kimsenin elbisesinin temiz olması gerekir. Buradan normalde bir ayet-i kerime daha var mescitlerle alakalı.
O zaman namaz kılacağı yerde secde edeceği yerde o kimsenin temiz olması gerekir. İslam bu manada hem insanın dış temizliğine hem de çevrenin dış temizliğine ehemmiyet verir. Yani bir Müslüman bir mümin kimse dışı da temiz olacak elbise açısından o kimsenin vücudu da temiz olacak. Vücudunun da temizliğine Adem'den itibaren gelen bir sünnet var. Bütün peygamberlerin bütün insanlığın sünneti kasıt ve etek tıraşının olması. Hem bayanlar hem erkekler için bu vücudi temizlik. Hatta bayanlar normalde böyle erkeklere benzer vücutlarında değişik kıl tüy çıkıyorsa onları da temizleyecekler.
Çünkü fıtri değil. Kadınların vücudunun kıllı olması fıtri değildir. O normalde hormonal bir dengesizlik vardır. Onlar normalde kadınlar o temizliklerini de yerine getirmeleri gerekir. Erkeklerde de eğer normalde göğüslerinde sırtlarında böyle fıtrat dışı çok böyle bir çok özür dilerim tabirimden kıllıysa onların da erkeklerin de onları normalde tıraş etmeleri veyahut da varsa tedavi görmeleri gerekir.
Çünkü o da fıtrat değil. Şimdi bu işin tabi zahir tarafı ama normalde bir de temizlikle alakalı yiyecek kısmı var. Temizlik hani İslam bunların hepsinde ardı ardına sıralamış temizlikle alakalı. Biz de böyle yavaş yavaş temizlikle alakalı hani bu işe girmiş olalım. Çünkü o kimse temiz olacak ki onun sözü de temiz olsun. E bu işin bir de nesi var? Bir de işin batın tarafı var. Batın tarafına da gelince o kimse manen de temiz olması gerekiyor. Şimdi insanlık genel olarak zahiren temiz. Bakıyorsunuz insanlar bakımlı hani erkekler de bakımlı olmaya başladılar. Kadınlar zaten bakımlı. Eyvallah bunu destekliyorum. Bunu sakın böyle bu konuda defans yaptığım bir şey yok.
Zaten sufi hani temiz olmalı bakımlı olmalı. Dışıyla ağzıyla bedeniyle ağzı kokmamalı. Ağzında çürük dişleri varsa tedavi ettirmeli. Ağzından böyle kötü bir koku gelmemeli. Bedeninden kötü bir koku gelmemeli. Sufinin bedeni de ağzı da kadınlık veya erkeklik uzuvları veyahut da abdest bozdukları uzuvları da ne olması lazım? Temiz olması lazım. Bu temizliğe kristal temizlik. İnsanlar dikkat edecekler. Saçına sakalına tüyüne kılına dikkat edecek. kokmayacak o kimse. Bedeni de kokmayacak. Ayıp değil bu. Bedeni kokuyorsa tedavi edecek. Kadın da erkek de. Mesela bir beden kokusu boşanma sebebidir Hanefi'de. Hanefilerde.
Ağız kokusu boşanma sebebidir Hanefilerde. Yani ağzı kokuyorsa kadının da erkeğin de. Tedavisi ne olacak? Veyahut da ne bileyim dişlerinde o çürüklükten dolayı apse yaptıysa diş bakımını olmadıysa tedavi edecek bunu. Bununla ilgilenecek. Hani meşhurdur ya Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin eşlerinden birisi değişik bir tatlı yapıyor. O değişik tatlıyı yapıyınca her gün Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri o eşine tatlı yemeye gidiyor. Hazreti Ayşe annemiz çok kıskanç. Hemen komplo düzenliyor. Kureyş'ten olan Zeynep annemizle beraber. Diyor ki senin yanına geldiğinde de ki Ya Resulallah ne yedin ki sen ağzın tuhaf kokuyor. Tabi tatlı yiyor onun yanına gidiyor.
Ona annemiz diyor ki Ya Resulallah ne yedin ki diyor. Hani ağzın tuhaf kokuyor. Hemen çıkıyor dişlerini misfaklıyor ondan sonra işte ağzının kokusunu giderecekken ardından Ayşe annemize geliyor. Ayşe annemiz de diyor Ya Resulallah ne yedin ki diyor. Ağzın bir tuhaf kokuyor. Hemen misfaklıyor. Diyor ki bundan sonra şu tatlıyı yemeyeceğim. O esnada tabi bazen kadınlar başlarındaki erkeğin normal insan gibi görüyorlar. Hani peygamber olarak onu da normal insan gibi görünce hani biz çok özür dilerim aviyane tabirle yutturduk diyorlar. Tak Cebrail aleyhisselam gibi. Komployu ona söylüyor. Yok sana komplo kurdular.
Aslında ağzın kokmuyor. Tabi bu bütün oyun bozuluyor. Şimdi Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ağız kokusuna bu kadar çok ehemmiyet veriyor. Yani diş misfaklaması devamlı. Abdestten önce abdestten sonra namazdan önce namazın ortasında yani sünneti kıldı sünnetten önce misfaklıyor. Sünnetten sonra tekrar misfaklıyor. Farza duracak ezan kamet okunuyor misfaklıyor. Kamet okunuyor misfaklıyor. Namazı kılıyor namazdan sonra tekrar misfaklıyor. Ağız temizliğine dikkat eden böyle bir kimse yok. Ağız temizliği. Vücut temizliği. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin vücudu hiç böyle kötü kokmazdı.
Hatta annelerimiz diyor ki onun kokusunu tanırdık. Mis gibi kokardı. Şimdi güzel kokulanmak hani güzel koku sünnetten sayıldı. Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi. Gözümün nuru da namaz. E ne o? Güzel koku. Kokulanırdı Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Bakımsız değildi. Kıyafetleri temizdi, vücudu temizdi, ağzı temizdi. Ondan hiç kimse kötü bir koku almadı. İslam bize temiz olmayı emreder. Bakımlı olmayı emreder. Mümin bakımlıdır. Müslüman temizdir. Bakın marka değil bu. Müslüman temizliğiyle markadır.
Müslüman bakımlılığıyla markadır. Müslüman saçını uzattıysa saçına bakar, sakalını uzattıysa sakalına bakar. Yani normalde temizliğine bakar. Dağınık doğunuk bir sakal olmaz, dağınık bir saçı olmaz, dağınık böyle bir vücud olmaz, salla pati giyinmez Müslüman. Sufiler kılık kıyafetlerine de dikkat ederler. Sufiler kılık kıyafet noktasında da ortayı tercih ederler. Düşük kılık kıyafet giymezler. Yani kendilerini dilenci zannetmesinler. Kendisini ihtiyaç sahibi zannetmesin. Çok lüks, şatahatlı, şatafatlı, gösterişli, kıyafetleri de tercih etmezler. Marka budalası değildir bir Sufi. Bakın bir Sufi marka budalası değildir.
Aynı tişört, aynı kalitede, piyasada 200 lira, 300 lira, o gidip aynı kumaşı, üzerinde bir tane timsah var diye 1500 lira yapmaz. Sufi aptal değildir. Marka sala değildir Sufi. Gösteriş budalası değildir. Bunlar da ne? Bunlar kalbi temizliğe giriyor. Kalbi temizliğe. Yani Müslüman her şeyin en iyisine layık, git şatafat yap, şataat yap, gösteriş yap. Bu değil. Bu değil. Bu emperyalizmin bize bir oyunu. Bu Batılıların bizi kandırması, ütmesi. Bu Batı emperyalizmi. Aynı kumaşı markalaşaraktan size 10 katının fazlasını satar.
Aynı ayakkabı markalaşaraktan kendince marka alırsın sen 30 bin lira ayakkabı giyersin aptallar gibi. Sen gider 500 bin lira takım elbise alırsın gerizekalılar gibi. Bunlar çünkü özgüvenleri yoktur, belli bir kültürleri yoktur, belli bir eğitimleri yoktur. Bir topluma girerken o markayla girer. Kimlikleriyle, kişilikleriyle, kendi kültürleriyle, kendi insanlıklarıyla girmezler bir topluma markayla gireceğiz diye uğraşırlar. Giderler işte 30 bin dolarlık saat alırlar, giderler 50 bin dolarlık saat alırlar veyahut da 50 bin dolarlık rüşveti saat olarak alırlar. Sonra millet meclisine çıkarlar, mecliste de konuşma yaparken bizim markadan haberimiz yok.
Birisi der ki kolundaki saat 200 bin dolarlık der, kıyamet kopar. Askeri ücretle geçinemeyen bir ülkenin milletvekili 300 bin dolarlık saatle konuşma yaparsa kıyamet kopar orada. Aslında daha fazla kıyamet kopması lazım da bizim insanlarımız o kadar cesaretli değiller. Öyle bir İslami duyarlılıkları yok. Öyle bir dini duyarlılıkları yok. Yani yüzüğün altına su geçireceğim diye saatlerce yüzüğünü oynatmasının duyarlılığı var. Ama bir kimse bu parayı nereden buldu? bunu nasıl böyle zengin oldu? Düne kadar bu adamın altında taka bir araba bile yoktu. Yani beş yıl on yıl milletvekilliği yaptı. Adam Bursa'nın yarısını aldı diye dile getiremezler.
Böyle bir bizim bir şeyimiz var. Aymazlığımız var. Görmezliğimiz var. Şimdi o zaman Müslüman ben alt parantez açayım. Sufi gösteriş budalası değildir. Dışını temiz tutar. Vücudunu temiz tutar. İnsanlarla diyalog kuruyor. Eşiyle ve çocuklarıyla diyalog kuruyor. Ağız temizliğine de dikkat eder. İllaki çürük dişlerle dolaşmaz. Ağız temizliğine dikkat eder. Sünnet çünkü bu. Yüzünün altına su değdireceğim diye uğraştığın kadar ağzındaki çürük dişi tedavi ettirmen yüzünün altına su değdirmekten daha önemli. Senin yüzünün altını koklayan yok. Senin yüzünün altını öpen de yok. Ama senin ağzını öpen var. Senin dudağını öpen var.
Senin konuştukların var. Yakin temasta bulundukların var. Senin ağzın kokmamalı. Senin vücudun kokmamalı. Temiz olmalısın. Senin bıyıkların ağzının içine girmemeli. Temiz olmalısın. bekarsın eş problemin yok. Sen istersen sünnet değil ama sen darül harp'te bıyığı istediğin gibi uzatmak caizdir. Uzat ama yemek yerken senin bıyıkların yemek artıntılarını dolaştırmasın bıyıkların. Eyvallah. Sen bir de sigara içiyorsan sapsarı böyle bıyık sapsarı kan ne o şeyin sigaranın o siyah katranı sararıp senin bıyığında ve sakalında olmasın. Hele sünnet sakal bırakmış. Sünnet sakal bırakmış. Böyle sigaradan dolayı sigaranın o pis şeyi sakalında duruyor.
Yok sünneti seniyede bu. Yok. Sigara da yok sünneti seniyede. Haram zaten. Vücuda zarar. Haram. Şimdi gene sosyal medyada patlatacaklar Allah ve Resul'ün haram etmediğini sen nasıl haram edersin diye. Tabi. Yani helal mı diyorum ben susuyor bu sefer. Helal de. Helal de. Alimler mekruh demişler. Kaç yıl önce? 500 yıl önce. Alimler normalde sigaranın bugünkü zararlarını görmüş olsalardı kesin haram derlerdi. Kesin haram derlerdi. Neymiş de tuvaletin kokusunu bastırmak için sigara içiliyormuş. Senin girdiğin tuvaletler şimdi evlerinizdeki tuvalet sanki çok affedersiniz necasetin içinde tarladaki tuvaletler gibi.
Hani bir çukur kazdın oraya tuvaletini yapıyorsun sanki. Öyle değil. Yapma kandırma kendini. Sigara haram. Bir kimse sigara içiyorsa açıktan haram içiyor. Ya mekruh mekruhun devamı yine haram kardeşim maneviye göre. Bir sefer yaparsan mekruh onu devam ediyorsan haram yine. E israf israftan da haram. Daha nesine uğraşıyorsun uğraşma. Biri söyledi. Sen bizim saadatlara laf mı söylüyorsun? Ya ben ne yapayım senin saadatınla işim yok benim. Ben senin saadatına laf mı söyledim? Ben sigaraya laf söyledim. Sen nereden aldın getirdin saadatı şimdi? E bizim saadatlar içiyor. Senin saadatlar içiyorsa ben ne yapayım kardeşim? haram haramdır. İsraf israftır.
Sen ona bakarsan bir sürü daha şey söylenir. Biz Müslümanların eleştirme noktasında değiliz. Ölçüyü konuşuyoruz. Ölçü ne? Sigara ağız temizliği değil. Ağzını temiz tutacaksın. Temiz tutmadığına göre o da haram. Çünkü soğan sarımsak yemem Cebrail'le görüşmüş olmasaydım her öğün soğan sarımsak yerdim diye hadis var. O hadisin Arapçasını atlıyor bana. Sana Arapçasını atsam sen diyeceksin ki yine sahih değil. İnanmak istemiyorsun çünkü. Yeni çıktı şimdi bu. Bu hadis nerede geçiyor? Filanca yerde geçiyor. Hani işte Buhari, Müslüm, Tirmiz, Arapçasını at. Arapçasını atsam ne olacak? Türkçesini atsam ne olacak? Hani alim ya o arkadaş. O Arapçasını istiyor. O arkadaş alim çünkü.
Çünkü herkes şu anda din üzerinde. Hem alim hem şeyh hem müfessir tabii hem kutup herkes her şey şu anda. Öyle bize hale geldi. Allah muhafaza eylesin. Allah temizlenenleri sever. Ama bir önceki cümlene çok tövbe edenleri ve temizlenenleri sever. O zaman çok tövbe etmek de bir kimsenin iç temizliğiyle alakalı. önemli olan ne? Bu iç temizliği. Dışı önemli mi? Evet. Bir kimse dışını temizledi içini temizlemedi olmadı. İçini temizledi dışını temizlemedi. Yine olmadı. Çünkü İslam iç ve dış dengeyi korur ve kollar.
Hem zahiri korur hem de batını korur. İslam bu noktada denge üzerine yürür. Senin zahirini temiz tuttuğu gibi batını da temiz tutar. Batını temiz tutmanın yolu nereden geçiyor? Tövbe etmekten geçiyor. Ve hadis-i şerifte Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ne buyuruyor? Bilin ki vücutta öyle bir et parçası vardır ki o iyi yani doğru ve düzgün olursa bütün vücut iyi ve düzgün olur. O bozulursa bütün vücut bozulur. Bilin ki o kalptir. Buhari'de geçiyor bu hadisleri. Ben daha doğrusu Buhari'den almışım onu. Şimdi başka hadis kitaplarında da geçiyordur muhakkak.
Ben bunu araştırırken Buhari'den bulmuşum. Şimdi o zaman demek ki o kalp bizim için sufiler için önemli. eğer kalbimiz hani kalbin temiz olsun derler ya bir kısım ibadet etmeyen layık kesim de onu söyler bize. Bizim kalbimiz temiz. Tabii onun kalbi temiz olunca mesele bitiyor. Yani farz lazım değil, haramlardan uzak durmak lazım değil, Kur'an sünnet lazım değil. Onun kalbi temiz çünkü yeterli. O kendince onu kendini yeterli görüyor. hatta eleştiriler de böyle namazlı, farzlı, vacibli, sünnetli deyince eleştiriler de yani sizin kalbiniz temiz değil o yüzden siz temizlemeye çalışıyorsunuz. Bir de savunması budur.
Allah muhafaza eylesin. Oysa kalp temizliği yani niyet çünkü ameller niyetlere göredir. Hadis-i şerif bizim için birinci derecede bu manada kalbi niyetimiz kalbi temizliğimiz önemlidir. Ve kalbi temizleyen en önemli unsurlardan ibadetlerden birisi tövbedir. Birisi Allah'ı zikirdir. Ve kalpte Allah'ın zikrinin yerleşmesi gerekir. Kalpte eğer Allah'ın zikri yerleşmezse o kalp her daim kirlenmeye adaydır. Hele harama doğru bir meyil var ise onun kalbi daha fazla harama doğru meyleder. Hatta eğer ki bu noktada o kalpteki günah o temizlenmezse o daha da ne yapar?
Arttırır. Hadis-i şerifte Ebu Hureyre naklediyor. Hadis-i şerifte bu da Tirmizi'den kul bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta oluşur. Bundan vazgeçip tövbe ve istihvar ettiği zaman kalbi parlatılır. Günaha devam ederse siyah nokta arttırılır. Ve sonunda tüm kalbini kaplar. Allah'ın kitabında Mutaffinin ayet 14 hayır hayır doğrusu onların kazanma oldukları kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır. Ayeti var. Demek ki bu kalbinde bir günaha devam ediyor.
Tövbe etmiyor. O günahtan kurtulmuyor. Ve günahtan kurtulmadığı gibi tövbe de etmeyince o kalbindeki kararma bütün kalbi kapsıyor. Artık onun kalbi kararmış vaziyette. Onun kalbi katılaşmış vaziyette. Artık o nasihat dinlemiyor. Artık o tövbe edip geri dönmüyor. Artık o yavaş yavaş Allah'la bağını kesiyor. Yavaş yavaş Resulullah'la sallallahu aleyhi ve sellemle bağını kesiyor. tövbe etmiş olsa o bağ kurulacak yine. Çünkü kul günah işledi tövbe etti. Allah dedi ki kulum kendisini affedecek olan Rabbisini hatırladı. Affettim diyor. Kul yine günah işledi yine tövbe etti.
Allah dedi ki kulum kendisini affedecek Rabbisini hatırladı. Affettim diyor. Kul yine günah işledi yine tövbe etti. Allah dedi ki kulum kendisini affedecek olan Rabbisini hatırladı. Affettim diyor. Şimdi kul günah işleyecek. Biz günah işlemeye namzetiz, adayız. Başka bir ad-i şerifte hiçbir kimse yoktur ki bir günah onun perçeminden tutmamış olsun. Perçeminden tutmamış olsun. Nicedir ya Resulullah onların hali? Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Hani geçen hafta ayıbını gözünün önünde tutma tövbe eder onun ayıbı gider sen onu ayıp görürsün. Demek ki tövbe eden hiç günah işlememiş gibi oldu. O yüzden bir kimse tövbe etti günah işlememiş gibi oldu.
Sen hala da onu günahkar gözüyle görme. Tövbe eden içsel temizliğini halletti. Tövbe eden Allah'ı zikreden içsel temizliğini bitirdi. Halisane bir tövbe. Halisane Allah için yapılan bir zikir onu temizledi. Ve o kimse artık o içsel temizliği ne yaptı? Yerine getirdi. Allah'ın sevdiği kul oldu. Allah tövbe edenleri ve temizlenenleri sever. Sufiler her gün tövbe ederler. Her gün tövbe ettikleri için Allah onları sever. Dikkat edin bu ibadetlere. Allah tövbe edenleri ve temizlenenleri sever. Bir kimse her gün tövbe etti.
Allah'ın sevgili kulu. Temizleniyor. Vücudunu da temizliyor. Ağzını da temizliyor. Elbiselerini de temizliyor. Dış temizliğine de dikkat ediyor. Allah onu seviyor. Görmediğimiz yerler temiz giyiniyor. Allah onu seviyor. Ama bunu giyinirken bunu Allah için yapıyor. Giyinirken Allah için giyiniyor. Hava atmak için değil, gösteriş yapmak için değil. Şatafat şataat için değil. Vay ya adam tarz takılıyor bak moda takip ediyor. Bunun için değil. Allah temiz giyinenleri sever. Allah kulunun üzerine vermiş olduğu nimeti kulunun üzerinde görmek ister. Evet sen iyi giyin. Sıkıntı yok. Marka budalası olma. Marka salağı olma.
İyi giyin. Bunda bir problem yok. Senin kılık kıyafetine karışacaksa değiliz. Sen iyi giyin. ama marka aptalı olma. Sen bu kapitalist sisteme köle olma. Sen bu emperyalistlere köle olma. Gidip de Yahudi markalarından bir şey alıp da hava açacağım diye uğraşma. Yapma. Sufisin yapma. Sufisin sen çünkü. Yapma. Bilmem ne marka saatle hava açacağım diye uğraşma. Yapma. sen ahlakınla, sen edebinle, sen terbiyenle, sen kültürünle, sen bilginle, sen ağırbaşlılığınla öne çık. Sen öyle bir otur ki bir mecliste sözün dinlensin. Boş konuşma.
Boş hava yapma. Yapma. Bakın yapma. Böyle yapmakla sufiliye de laf getiriyorsun. Allah muhafaza eylesin. O yüzden hani sonuç itibariyle bir kimsenin yiyecekleri de temiz olacak. Buralara dalmayayım şimdi. Temiz, helal olması yetmez. Yediğiniz, içtiğiniz temiz olacak. Helaldir. Tavuk yemek helal mı? Helal. Tavuk temiz bir şey yemiyor. Tavuklar temiz beslenmiyor. Bu hazır tavuklar. O zaman temiz değil. Yoksa işte normalde et alıyorsunuz.
Kurban kesiyorsunuz. Kurbanlık aldığınız yere dikkat edin. Adam hayvan küle yapsın diye ne yediriyor ona? Ne yediriyor? Temiz mi yediriyor? Temiz yedirmediyse büyükbaş 40 gün kenarda tutacaksın. Besleyeceksin onu. Temiz besiyle. Neden? Yediği temiz değilse onun eti de temiz değil. helal olması yetmiyor. Hele bu zamanda yetmiyor. Temiz temiz olacak. Yediğiniz içtiğiniz helal ve temiz olacak. Helal olması evet o yediğinizi haram karıştırmayın. haram kazanç senin ibadetlerini kabul etmez Allah.
Neden? Gursağında haram var. Gursağında yetim malı var. Gursağında haksız kazanç var. Gursağında zalimlikle kazandığın para var. Onun hakkını vermemişin, bunun hakkını vermemişin benle beraber bir de namaz kılıyorsun. Yok olmadı. Müslüman kazandığı parayı da helal olarak görecek. Helal olacak o. Helal helal. Hiçbir peygamber bir başkasının kazancının üzerinde yürümemiştir. Bütün peygamberler kendi kazançlarını kendilere sağlamışlardır. Peygamberler ümmetlerinin üzerinden geçinmemişlerdir. Alınlarının terini yemiştir. Alnının terini ye.
Alnının terini ye. Dilenme. Dervişlerden geçinme. Ben şeyhim diye dervişlere su salma. Yok işte zekat toplatma dervişlere. Zekat memuru tayin etmiş bir de zekat toplatıyor. Ondan sonra yazıyorlar. Sen bizim saadatımıza mı laf söyledin? Sen bizim şeyhimize mi laf söyledin? Kardeş nereye kime gidiyorsa gitsin sözüm. Ben doğruyu söylüyorum. Kendimce. Kur'an sünnet tarihesinde söylüyorum. Abdülkadir Geylanı Hazretleri dervişlerden mi geçindi? Ahmed Arrufai dervişlerden mi geçindi? Hazreti Mevlana dervişlerden mi geçindi? Kimden buldunuz bu yolu siz? Senin peygamberin ümmetten mi geçindi? Senin peygamberin Mekke döneminde Hazreti Hatice annemizin sermayesini kullandı.
Onun parasından geçindi. Medine-i Münevvere'de de cihattan geçindi. Ganimetten geçindi. Ganimet ganimet cihat ticaret yapmadı. Din satmadı. Din satmadı. Ticarete yapmadı. Cihad etti ganimetten geçindi. Cihad etti ganimetten geçindi. Müslümanlar cihadı terk ettiklerinden dolayı zeliller böyle. Biz cihad ayetlerini oynamaya başladık. Elin Fransız Macron'u cihad ayetlerinin Kur'an'dan çıkarılması lazım dedi. Bizimkiler de emir almışçasına dediler ki yeniden dizayn edilmesi lazım her şeyin.
Hiçbir şey 1400 yıl önceki gibi olmaz. Olmadı zaten. Elin katil Siyonist İsrail'i her gün katlediyor. Şehirleri yıkıyor, yakıyor, tecavüz ediyor küçücük çocuklara. erkek kadın dinlemiyor. Hepsine tecavüz ediyor. Her gün kanını döküyor. Her gün bütün İslam aleminin önünde kanını döküyor. Herkesin gözünün içine baka baka yapıyor. Küstahça yapıyor, katilce yapıyor, siyonistçe yapıyor. Umrunda değil. Bütün dünyayı avucunun içine almış. Hele İslami halkın başındaki liderleri de avucunun içine almış. Herhalde onların artık seks videoları mı var, rüşvet videoları mı var, ne varsa ellerinde Mossad'ın herkes uspus. Adam zaten savaşın başında dedi.
İslam ülkelerinin dedi, başındaki kimseler sakın ha dedi. Bu meseleye müdahil olmasınlar, oturdukları koltuklarda oturamazlar dedi. Tehdit etti baştan herkes uspus. Herkes uspus. Bir tanesi bir laf dahi söyleyemiyor. Demek ki herhalde Allah-u Alem onun Mossad'ın elinde o kadar necaset var ki bu devlet başkanlarıyla alakalı herkes uspus. Herkes kralı bilmem nesi Cumhurbaşkanı'nı Başbakanı İslam dünyası uspus. Hele havadan gösterişten bir iki kelime söylüyorlar. Yüksek dereceden kınıyorlar. Çok yüksek dereceden kınıyorlar. Çin'e bir laf söyleyebiliyorlar mı Doğu Türkistan'a? Söyleyemiyorlar. Adam çünkü adamın uçak gemisi var. Geliyor bak geldi adam İzmir'e normalde demirledi uçak gemisini.
Demirledi. Biz de açıklama yaptık. NATO görevlileri arasında demirlendi. Bunca yıl demirlenmiyordu. Neden demirlendi? memleketin haline bak. O normalde uçak gemisini protesto eden Komünist Partisi. Uçak gemisini protesto eden Komünist Partisi. Onların hepsini gözaltı yaptılar zaten de. Dikkat edin şu ülkenin haline bakın. Amerika'nın uçak gemisini protesto eden Türkiye'deki Komünist Partililer. Komünist Partililer. Kimin nereye hizmet ettiği belli değil. bir Komünist Partisi Müslümanların yapması gereken şeyi yapıyor.
Evet. Biz de o protesto edenleri topluyoruz. Sen nasıl Amerikan askerini protesto edersin? Tabii. Bir de Amerikan askerinin bir tanesini yakalamışlar başına çoğal geçirmişler. Ülkenin hali oturup ağlamalıyız. Oturup ağlamalıyız. Yapabileceğimiz bir şey yok. Hadi Şerif böyle anlatıyor bizi. Bizi anlatıyor. diyor ki çok olacaksınız hani sayı olarak ama diyor bir ağırlığınız olmayacak denizin üzerindeki köpük misali bir ağırlığınız yok. İslam dünyasının Müslümanların bir ağırlığı yok.
Olması mümkün değil. Bakın biz komple hem ameli olarak hem itikadi olarak bozulduk. Bozulduk. Allah bizi affetsin. bu manada ve bu manada içsel ve dışsal temizliğimiz düzgün değil. Dışımız temiz içimiz temiz değil. Akaitimiz bozuldu. Allah bizi affeylesin. İşte bu içi ve dışı temiz olanlar onların sözleri de nişanı olmayan ve bir kayda gelmeyen can olmuştur. Nefisleri de suretleri de bu içi de dışı da temiz olanların sözlerinin bir nişanı yok. Yani artık onlar sözleri kibar evliya sözü gibi veyahut da bu temizlerin başı temizlerin serzakiri temizlerin kutuplarının kutbu Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem ne söylediyse heva ve hevesinden söylemedi.
O vahyiyle konuştu. Temiz onun konuştuklarının nişanı da yok. Ve o kimselerin bu temizlerin nefisleri de can gibi olmuş. Yani onlar artık nefis terbiyesini halletmişler. emmare levame mülhüme mutmeyne râdiye mârdiye safiyeye gelmişler. Nefis meratiplerini bitirmişler. Kalibi meratib dediğimiz ilmen yakin aynel yakin hakkel yakin noktasına ulaşmışlar. Böyle olunca artık onların nefisleri de ruh mesabesinde tertemiz olmuş. Onların içleri de dışları da temiz olmuş. İşte o temizler silsilesi Hz. Muhammed Mustafa ondan sonra sallallahu aleyhi ve sellem den sonra Cihar Yargüzün efendiler Ehlibeyt ve o silsile o altın silsile dediğimiz silsile bunlar da ne olmuşlar?
Onlar tertemiz olmuşlar. Temizlenmişler. Rabbim bizleri onlardan eylesin inşallah. O çünkü normalde o temizlik öyle bir şey ki o mürşidi kamiller o pirler o temizliğin tabiri caizse yolu olmuşlar. Allah bizi onlardan eylesin. Onlara düşman olanların canları ise sırf cisimdir. O düşman tavla oyununda kırılmış zar gibi faydasızdır. Ancak bir addan ibarettir. İşte o temiz olan o içi de dışı da temizlenmiş o nefsi de can gibi pırıl pırıl olmuş olan o mürşidi kamiller o veliler onlara düşman olanlar ise hani o temizlere düşman olanlar ise aslında gerçekte Allah'a düşmanlar.
Çünkü bir Müslümanın bir Sufinin üzerindeki iyilikler güzellikler doğruluk temizlik iç ve dışının cam gibi parlaması onun nurani olması onun da feraset ilminin olması Allah'ın lütfu ikramı ve Allah'tan gelen bir iyilik. Yani bir kimse bir evliyaya düşmansa gerçekte Allah'a düşman. Bir peygambere düşmansa gerçekte Allah'a düşman. Çünkü peygamber kendiliğinden ben peygamberim diye orta yere çıkmadı. Allah onu orta yere çıkardı. O yüzden peygambere düşmanlık yapanlar gerçekte Allah'a düşmandır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden manevi icazetle gelen o silsileye düşman olanlar da Allah'a düşmandır.
Çünkü bir velinin bir mürşid-i kamilin üzerindeki o temizlik veya o hal o yol onun kendisine ait değildir. O yüzden Cenab-ı Hak velilerine olan düşmanlığı kendine harp ilan edilmiş olarak gördü. Hadis-i şerifte kim benim dostuma yani veli kuluma düşmanlık ederse ben ona savaş açarım. Kulum bana kendine farz kıldığım amellerden daha sevindim bir amelle yaklaşmaz. bu malum hadisi kudsi hepimiz biliyoruz. Buradaki şey ibare şu bize lazım olan kim onlara savaş açarsa Allah da ona savaş açar. Ben de ona savaş açarım. Burası çok önemli. Ben de ona savaş açarım. Ben bunu hep derslerimde burayı söylerken bir şey ibare ederim.
Allah'ın savaş açtığı iki zümre vardır. Allah'ın savaş açtığı Müslümanım diyenlerden Allah'ın savaş açtığı iki zümre. Bir Allah'ın dostlarına velilerine savaş açanlara Allah savaş açar. Kendi zat-ı uliyetinden bu. İki Müslümanım deyip de Müslümanlara faizcilik yapana da Allah savaş açar. İki zümreye Allah savaş açar. Bir faizcilik yapan Müslümanlara Müslüman Müslümana faizle muamele ediyorsa Allah ona savaş açar. Allah velilerine dostlarına evliyalarına mümin kullarına savaş açanlara da savaş açar.
Çünkü onun üzerindeki mümin vasfı onun üzerindeki velilik vasfı kulun kendine ait değildir. O vasıf Cenab-ı Hakk'ın sıfatsal tecelliyatıdır. Allah'ın elveli ismi şerifi o kimsenin üzerine tecelli etmiştir. O kimseye savaş açmak Allah'a savaş açmaktır. Bir mümine bir kimse savaş açarsa o mümin sıfatına savaş açmıştır. Mümin sıfatına savaş açtığı için o Allah'a savaş açmıştır. çünkü bir insanın üzerinde mümin sıfatı vardır iman ettiyse o kimse iman edip güzel ameller içtip Allah'a yakin olman yoluna girdiyse o Allah'ın dostudur, velisidir.
O zaman onun üzerindeki dostluk hırkası, onun üzerindeki velilik tacı Allah'a aittir. O yüzden o kimse Allah dostu olduğu için Allah'ın velisi olduğu için ona savaş açtığından Allah da ona savaş açar. Ve her ikisi de mağlup olur. Hem Allah dostuna savaş açanlar mağlup olur, hem de kim mağlup olur, Müslümanların kanını emen faizcilere helak olur.
Onların da sonları helaktır. Ayet-i kerime de der ki o faizcilerle alakalı onlar mahşer yerinde şeytan çarpmış gibi hal kolulular. Onların mağlupiyetleri de nedir? Mutlaktır. Allah muhafaza eylesin. O zaman veli veli Allah'a olan ibadetlerini hakkıyla yerine getiren hayatında bu dünyevi hayatında Allah'a isyan etmeden ve hiçbir dairede hiçbir noktada isyan etmeden ibadetlerine taayetlerine devam eder ve aynı zamanda kulluk vazifelerini yerine
getirirken Kur'an ve sünnet çizgisini aşmayan Kur'an ve sünnet çizgisini aşmayan Kur'an ve sünnet çizgisinde duran ve Kur'an ve sünnet-i seneyi gücünün yettiğince insanlara tebliğ eden bu konuda nasihat eden çalışan gayret eden Allah yolunda cihat eden kimselerdir veliler ve insanlar onlara düşman olurlarsa bu manada Allah'a düşman olmuşlardır çünkü yapmış oldukları vazifeler Hz. Muhammed Mustafa'nın vazifeleridir peygamber değillerdir ama peygamber naibi peygamber vekili öyle söylüyor çünkü
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri onlar dinin ayakta durması için Kur'an ve sünneti senin ayakta durması için gecesini gündüzüne katıp Allah yoluna revan olmuş insanlardır böyle olunca onlara düşmanlık edenlere Allah düşman olur ve Allah başka bir hadisi kudside yırtıcı hayvanın avından intikamını aldığı gibi onlardan intikamını alır der o zaman Allah dostlarına velilere mürşid-i kamillere evliyalara sufilere düşman olanlar tavlada kırık zar mesafesindedir yani normalde tavla oynayanlar bilirler
hani bir pulu kırarsın koyarsın kenara bir işe yarar mı yaramaz hiçbir işe yaramaz Allah dostlarına evliyalara velilere müminlere salih müminlere salih insanlara düşman olanlar müminliğinden dolayı salihliğinden dolayı evliyalığından dolayı veliliğinden dolayı neden düşman olur? hasisliğinden düşman olur kıskançlığından düşman olur kafirliğinden düşman olur münafıklığından düşman olur mürtedliğinden düşman olur haylazlığından düşman olur şeytanlaştığından düşman olur nefsine zebun olduğundan düşman olur heva ve hevesini ilah edindiğinden düşman olur ya ne işin var senin salih insanla ona düşman olur ne işin var senin Allah dostuyla ona düşman olur şahsi olarak düşman olur veyahut da işte namaz kılanlara düşman olur oruç tutanlara düşman olur hacca gidenlere düşman olur cihad edenlere düşman olur
Allah yolunda koşanlara düşman olur neden? ya kafirdir ya münafıktır ya mürtettir ya şeytanlaşmıştır ya kalbi katılaşmıştır ya kalbi kararmıştır o kimse düşman olur hatta nefsine uyar gaflete düşer yanı başındaki derviş kardeşine de düşman olur kendisi dergâhtan gider sonra düşman olmak Allah'ın peygamberine Allah'a peygamberine sahabelerine velilerine Allah dostlarına evliyalara mümin insanlara namazın abdesinde salih insan bunlara düşman olanlar önce kafirlerdir münafıklardır mürtedlerdir kendisini şeytana kaptırmışlardır
çünkü mümin mümine düşman olmaz mümin mümine düşman olmaz mümin mümine iftira atmaz mümin müminin namusuyla oynamaz mümin müminin namusuna iftira atmaz mümin mümine dilinden eziyet vermez mümin mümine eliyle eziyet vermez mümin müminin arkasından atıp tutmaz konuşmaz gıybetini etmez bakın mümin mümin ise onda müminlik elbisesi vardır mümin ise sufi ise ona sufi elbisesi giydirler haydari giydirler cübbe giydirler sarık sararlar başına sufi işaretleridir onu koruyacak ama o onu korumak önemli onu koruyamazsan
onun bir de ızdırabı var onu koruyacaksın o sufi elbisesini koruyacaksın yoksa kalbin kararı nerede olduğunu bilemezsin ince davranacaksın sufilik ince ahlaktır ince davranıştır o yüzden normalde bu manada Hz. Muhammed'i Mustafa'dan salih kullara kadar bu kimselere düşman olanlar gerçekte Allah'a düşmandır bakın gerçekte Allah'a düşmandır o kimseye değil çünkü onun üzerinde mümin elbisesi var onun üzerinde evliya elbisesi var onun üzerinde veli elbisesi var onun üzerinde mürşidi kamil elbisesi var ona düşman olan Allah'a düşmandır
ve Hz. Bir diyor ki o hiç mesabesindedir tavlada kırık pul gibidir tavlada kırık pul gibidir analiz bir bak insana Allah dostuna düşman olmuş sen onunla dost olursan ondan sayılırsın peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerini inkar ediyor sen onunla dost olursan onlardan sayılırsın sen onun sünneti seniyyesini küçük görüyor küçümsüyor sen onunla dost olursan ondan sayılırsın ondan sayılırsın sen bir zalimle dost olursan ondan sayılırsın ondan sayılırsın sen bir Allah dostuna düşman olanla dost olursan
ondan sayılırsın Allah muhafaza eylesin Cenab-ı Hak peygamberine ne dedi sakın o dedi heva ve hevesini ilah edinenlere uyma kim? Mekke'nin müşrik zenginleri sen dedi onlara uyma Allah bizi muhafaza eylesin düşman toprağa girdi tamamıyla toprak oldu bu ise Tuzlu'ya düşüp tamamıyla arındı düşman yani bu Allah dostlarına peygamberlere Allah dostlarına mürşitlere sufilere dervişlere düşman olan kimse nefis şeytan nefsani hareketler şeytani hareketler bu tip tavırlar kibir abidesi olmuş kötülüğe düşmüş dünya sevgisine tapınır olmuş
bunların toprağa girmesi tamamen toprak olması bu onların bu kötülüklerinin ve nefislerinin bu dünyaya ait olması sen düşman oldun Allah dostuna bu dünyaya aitsin toprak oldun bir hiç mesabesinde kaldın kafir olarak göçtün gittin kafir olarak göçtün gittin sen bir mümine düşman oldun bu dünyaya ait kafir olarak göçüp gittin çünkü düşman toprağa girdi tamamıyla toprak oldu bu ise yani o veliler o mürşidi kamiller tuzluya düşüp tamamıyla arındı yani onlar dünya malına düşmediler şana şöhrete düşmediler onlar kibre düşmediler
şan şöhret peşinde koşmadılar dünyevi emeller peşine koşmadılar onlar dünyayı bir gerekli malzeme gibi gördüler dünyayı sevilecek tapınan tapınılacak bir şey olarak görmediler kibri kafirlere yaptılar müminlere yapmadılar dostlarına yapmadılar dervişlere yapmadılar tepeden bakmadılar dervişlere onlar nefislerini terbiye ettiler burada çünkü tuzla tuzla diyor ya tuzluya düşüp tamamıyla arındılar tuzla tuzluya düşmek o kişinin eski dilde tuzluya düşmek çünkü tabirdir bu tuzluya düşmek kişinin bir üstada tabi olup bir yola
girip veyahut da kuran ve sünneti seneye sımsıkı yapışıp nefsiyle mücadele edip nefsiyle mücadele edip nefsini kötü huylardan arındırma nefsini dünya sevgisinden arındırma şatahattan şatafattan gösterişten arındırma bilhassa müminlere karşı tevazulu hoşgörülü davranma müminlere karşı alçak gönüllü olma kafirlere karşı şedid kafirlere karşı kibirli kafirlere karşı sert olma ve o tuzluya düşme orada normalde o kimsenin nefis meratiplerinde nefis meratiplerini geçmek için çileğe girme nefis meratiplerini yürümek için
o kimsenin imtihanlara sabretmesi o insanların o insanlardan gelen eziyetlere sabretmesi lafa küfe eziyete sabretmesi ve böylece o arınmayı o temizliği o safçiliği yakalamak için seri sülüka girmesi ve o seri sülük da ne yaptı o kimse tuzluya düştü tuz ne tuz hem temizleyen hem koruyan bir maddedir turşu kurarsınız tuzla zeytin kurarsınız tuzla zeytini normalde olgunlaştıran nedir tuzdur ee turşu kurarsınız turşuyu muhafaza eden nedir tuzdur tuz muhafaza eder tuz olgunlaştırır tuz semazeni de olgunlaştırır semazeni de
terbiye eder semazeni neyle terbiye ederiz tuzla ayak terbiyesi gönül terbiyesi vücut terbiyesi akıl terbiyesi tuza basar semazen yarılır çivinin üzerinde ayağı kan revan olur semazen ona bakmaz o çünkü semada sevgiliyle bir kelam olsun dahi görüşmenin bir bakış dahi yakalamanın yolundadır ve öyle bir an bekler semazen sema boyunca o sevgiliyle bir an olsun fısıldaşmak o sevgililer sevgilisiyle o padişahlar padişahıyla bir an olsun göz göze gelmek bir an olsun kalbine fıh diye hızlıca
bir tecelliyat bekler semazen onun peşindedir semazen ayağı o kadar kalkmış kolu bu kadar kalkmış ona bakmaz semazen tuzun üstünde tuzun acısından geçer tuzun üstünde tuzun ızdırabından geçer bu dünyadan geçer semazen bu dünyada değildir o cisimden de kurtulmuştur öyle bir sema eder o artık ilahi zenin hangi ilahi okuduğunu duymaz o gudümden hangi gümteki vurdu onu duymaz onu hissetmez ayaklarını hissetmez kollarını hissetmez vücudunu hissetmez o artık ayrı bir seyrüsülük yoluna girmiştir o yolda acıyı hissetmez o yolda
alkışı hissetmez o yolda temanlayı hissetmez onda bir tek bir tek vuslat özlemi vardır o sevgiliyle bir an olsun cemalleşmek vardır işte seyrüsülükteki sufi arınma yolunda safili yakalama yolunda bir üstada bir mürşidi kamile intisap etmiştir o o yoldaki o yoldaki bütün tecelliyatı yaşamak ve o mirası geleceğe aktarma derdindedir o yüzden o tuzlaya düşmüştür tuzlaya düşmekten büyük mutluluk duyar çünkü nefsini terbiye edecek nefsini pak ederekten Allah'a yakınliğini de yakınliğini kuracak ve tabiri caizse Allah katından
nimetlenecek onun işi yolu odur o tuz öyle bir tuzdur ki Muhammed ondan maslahat kazanmış o yüzden Melih sözü fasih olmuştur o tuz öyle bir tuzdur ki ta ötelerin ötesinden ta künden gelir o tuz deryası o ilk varlıktan gelir Muhammed-i Mustafa'nın ruhaniyetinin ve nuraniyetinin yaratılmasından gelir o manevi olarak manevi olarak ta oradan başlamıştır yolu o kimsenin o dünyayla alakası yoktur bunun dünyadaki nelerle de alakası yoktur onun başlangıcı kün dedi baştandır o baştan tuzlaya düşmüştür baştan tuzlaya düşmüştür
ve onun yolu ta oradan Muhammed-i Mustafa'dan gelir ve Muhammed-i Mustafa evvelin evvelidir yaratılmışların peygamberlerin sonuncusudur kemalatın zirvesidir kemalatın zirvesidir ademiyetin zirvesidir aşıklığın zirvesidir velilin zirvesidir nebilin zirvesidir resulün zirvesidir ondan daha zirve bir şey yoktur o peygamber ki o tuzladan dolayı yani beni Rabbim terbiye etti ne güzel terbiye etti de beni Rabbim terbiye etti ne güzel terbiye etti demek ki o da Rabbisinin terbiyesiyle gelmiştir onu terbiye eden Allah'tır
Celle Celaluhu onu seçen Allah'tır Celle Celaluhu sen o yüzden peygambere düşman olursan Allah'a düşmansındır sen o yüzden peygamberi dinlemezsen Allah'ı dinlememişsindir peygambere itaat etmediysen Allah'a itaat etmemişsindir çünkü Allah onu sevmiştir Allah onu istemiştir Allah onu terbiye etmiştir Allah onu peygamberlerin evveli ve sonu etmiştir sen kafircesine Ebu Cehilcesine ona düşman olursan Allah'a düşman olmuşsundur sen sen öyle kıytırık kıytırık kenardan dolaşma tam sünneti senliğe tabi misin değil misin kıytırık kıytırık
ağzını gözünü yumma sen Hz. Muhammed Mustafa'nın hadislerine tabi misin değil misin tabi değilsen kafirin ta kendisisin sen ağzını yüzünü böyle değiştirip de buruşturup da sünneti senliğe tepeden bakma küstah kafirsin sen başka bir şey değilsin çünkü o çünkü o seçilmişlerin en yücesidir o Muhammed-i Mustafa'dır sallallahu aleyhi ve sellem o hem yaratılmışların ilki hem peygamberlerin ilki ve peygamberlerin sonuncusudur sonradan kendi kendine peygamberlik havası verenler yok nebiydik biz yok resuldük diyenler ya delidir
ya kafirdir ikisinden biridir yıllar önce söylemiştim yine söylüyorum kendilerince peygamberlik nebilik resullük ahkamı kesenler ya delidir ya kafirdir ikisinden birisi üçüncü bir şıkı yoktur delidir tımarhaneliktir götürecekler tedavi edecekler çünkü deliyse tımarhanelik olduysa kendini bir gün Mehdi yapar ertesi gün deli eder ertesi gün veli eder ertesi gün bir şey eder o eder deli çünkü o bir de işin kolay tarafını buluyorlar gidiyorlar birilerini buluyorlar bir yerlerden bir deli şey alıyorlar rapor alıyorlar tabi
adam sorumlu değil deli çünkü ne geliyorsa başımıza bu raporulardan geliyor sonra diyorlar yok biz işte 12 Eylül'den kurtulmak için böyle yaptık yok 28 Şubat'tan kurtulmak için böyle yaptık hani Allah yolunda çile vardı kardeş hani Allah yolunda cezaevi yatmak da var Allah yolunda başına iftira atılmak da var o iftiraya atılıp cezaevinde yatırılmak da var boş yere yatırılmak da var hee Yusuf'un kısasını dinlemek kolay var ne isyan ediyorsun git deli rapor al ondan sonra veyahut da git yurt dışına kaç hayırdır peygamberin birisi
Allah'ın iznini beklemedi Yunus Aleyhisselam o beldeyi terk etti beldeyi terk edince gemi hareket etmedi dediler ki içimizde uğursuz biri var dediler bu kuşu salalım o uğursuzun başına konsun kuşu saldılar geldi Yunus'un başına kondu aha dediler uğursuz atın dediler gemiden aşağı attılar gemiden aşağı bir balık kaptı ya onu kırk günde balığın karnında durdu ne dedi ben nefsime zulmedenlerden oldum tövbe etti balığın karnında Cenab-ı Hak balığın karnında da yaşattı onu şimdi madde perestler balığın karnında yaşanmaz
bunda başka bir şey vardır ha başka bir şey var geri zekalı tabi hani Musa Aleyhisselam asayı vurdu deniz yarıldı bu tabiat kanunlarına aykırı böyle bir şey olmaz ya aykırı olanı yapacak zaten peygamber neden mucize bu zaten tabiat kanunlarına aykırı bir şey yapacak mucize o yüzden mucize tabiat kanununa aykırı hani bir kamer meselesi var ya ayın bölünmesi olmaz öyle bir şey bu uydurma ya kardeşim zaten tabiat kanunlarına aykırı mucizeler olacak peygamberlerini böyle destekledi Cenab-ı Hak sünnetullah bu Allah'ın sünneti
peygamberlerini mucizelerle destekler velilerini evliyalarını mürşidi kamilleri terametle destekler Allah'ın sünnetullahı bu ben gideyim bakalım benim kalbimden geçeni bilecek mi bir de öylesi var hani onu imtihan edecek ya yani gideyim sohbete de kalbimden böyle değişik şeyler geçireyim bakalım bilecek mi tabi o da kendini kibir abidesi kibir veya yalandan bir rüya anlatayım bakalım rüya yalan olduğunu bilecek mi tabi Allah hayırlısını versin bu manaya gelir yanındakine diyor gördün mü bak yalandan rüya söyledim anlamadım
e sonra da patlatıyor yalandan rüya söyleyenler olur utandırmamak için tevil edersin utanmaz ki o gene gider etrafa der ki yalandan rüya söyledim tevil ettiler tabi o çünkü inanmayacak hakikati ayrı işte o peygamber melih yani güzel sözlerini Cenab-ı Hak'ın Cenab-ı Hak peygamberinin güzel sözlerini melih böyle açıklanması zor işin içinden çıkılması zor sözlerini fasih hale getirdi yani açık hale getirdi anlaşılır hale getirdi anlaşılır kavranır hale getirdi
Allah getirdi peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri derinlemesine konuştu Cenab-ı Hak o sahabelerin idrakini açtı feraset ehli oldular onları fasih yani açık ve net olarak anladılar Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hiç sormadı anladınız mı diye bakın hiçbir hadis yoktur bu konuda sahabeye hiç dememiştir bu konuyu anladınız mı dikkat edin sünnetullah'tır bu bu konuyu bu hadisi bu ayeti anladınız mı hayatta konuşmamıştır birisi benim konuştuğumu anladınız mı diyorsa o sünneti sünneti
resulullah değil ben diyorum ki karşımdakım bunu anladınız mı ya siz anlayışınız kıt benim anlayışım yüksek ben anlatabildim mi demiyorum ya sen anlatamadıysan kibir abi desin anladınız mı arkadaşlar bu konuyu öğretmenler öğrencilerinize bunu aşılamayın anladınız mı öyle demeyin arkadaşlar bir daha anlatabilirim arkadaşlar bu konuda bir sorunuz varsa sorunuzu cevaplayabilirim ben Allah affetsin kendimi metetmek gibi diyeyim hani sohbeti yaparım
derim ki bu konuyla alakalı bir sorunuz varsa sorunuzu alabilirim anladınız mı hiçbir tane hadis yok şahit tutar şahit misiniz tebliğ ettiğime dair tebliğ etti o tebliğ etmekle yükümlü onun sözünü anlaşılır hale getiren Allah senin sözünü anlaşılır hale getirecek olan Allah senin sözünü tesirli edecek olan Allah senin sözünü kalplerde yer ettirecek olan Allah akıllarda yer ettirecek olan Allah çünkü peygamberlerini de öyle yaptı çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz.
bütün insanlığa gönderilmiş bir peygamber bütün cinni taifesine gönderilmiş peygamber yer ve gök halkına gönderilmiş bir peygamber bütün varlığa gönderilmiş bir peygamber bütün varlığı varlığın her derecesine varlığın her katmanına gönderilmiş bir peygamber öyle olunca o peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. öğretileri insanları ve cinnileri ve bütün varlığı doğru yola iletmek yani Cenab-ı Hak'ın yoluna iletmek Cenab-ı Hak'ın yoluna döndürmek Cenab-ı Hak'ın yolunda yürütmekle vazifeli tebliğ etmekle vazifeli ve bu öğretiyi de bu öğretiyi de Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yani Veda Haccı'nda diyor ki burada duyanlar duymayanlara bu sözlerimi aktarsınlar bakın öğreti sadece o zamana ait değil öğreti kendisinden sonra gelecek olan zamanlara da ait yani bu hadis-i şerif 1400 yıl önce geçerliydi şimdi
geçerli değildir değil 30'da daysan 30'da düştüysen 30'dan içine girdiysen o öğreti devam edecek o silsillet devam edecek silsile kalmayacak senin şeyhinin şeyhuna şeyhuna dayanıyorsa Hz. Muhammed'i Mustafa'ya senin öğretin de senden sonralara kalacak sen o öğreti kendine saklamayacaksın kısmayacaksın bunu tetmetmeyeceksin aktaracaksın öğreteceksin çünkü o tuzlanın insanısın o tuzlada öğrendiklerini o tuzladaki bilgini ilmini tecrübeni gelecek nesillere o yolculara anlatmakla mükellefsin
o öğreti yani size iki şey bıraktım kim sarılırsa kurtuluşa erer birisi Kur'an Allah'ın kitabı birisi de sünnet-i seniyem sen bu öğretiyi aktarmakla mükellefsin size iki şey bıraktım birisi Kur'an birisi ehlibeytim birisi ehlibeytim bazıları ehlibeyt demek sünnet-i seniyem demektir işte değil ilmi ketmetme ehlibeyt çünkü kıyametin sonuna kadar olacak olan bir nesil hem zahiri hem batini hem zahiri hem batini bu devam edecek nesilden nesile bu kıyamete kadar kıyametin son anına kadar çünkü
gerçekten Allah diyen kalmayınca kıyamet kopacak gerçek manada Allah diyen kalmayınca kıyamet o zaman kopacak gerçek manada Allah diyen zamanın kutuplarıdır hem zahiri olarak ehlibeyt hem manevi olarak ehlibeyt birler üçler hem manevi olarak ehlibeyt hem de zahiri olarak ehlibeyt ehlibeyt çoğalınca nasıl tanırız ya resulallah kim Kur'an ve sünneti seneye sımsıkı yapıştı o ehlibeyt imdir hadis-i şerif ne Allah bizi muhafaza eylesin o yüzden bu öğretiler Hz.
Muhammed Mustafa yani dolayısıyla Allah'tan gelen öğretidir 2005 beyt bu tuz bu melahat ondan miras kalmıştır varisleri de seninledir ara bul buradan devam edeceğiz biraz gecikti ama hakkınızı helal edin sizi de geciktiriyoruz bu manada da hakkınızı helal edin ben bir şey daha sohbetin sonuna bir şey daha söyleyeyim bundan sonra benden çok böyle saattır dakikadır şudur budur lütfen beklemeyin böyle bir kendi kendimi analiz ediyorum 10-15 günden beri böyle biraz ayarım kaçık herhalde o yüzden kardeşler haklarını helal etsinler
bana böyle bir şey yaşıyoruz süreç yaşıyoruz biraz ayarı bozuk gidiyoruz bu ara öyle diyelim bayındır diliyle ne zamana nereye kadar gider bilemeyiz o yüzden bütün kardeşlerden ayrı ayrı helallık istiyorum Allah razı olsun buraya da sohbete bazen geç başlıyoruz ancak kafa toplanıyor dışarıda biraz oturalım bir nefes alalım oranın esintisini alalım bir dağ havasını alalım bir dinlenelim bir kafamız dinginlesin ondan sonra sohbete gelelim oturalım istiyorum o yüzden de geç kalıyoruz biraz ne yapalım bundan sonra demek ki
böyle olacakmış biraz şey yabancı dilde mi free evet Allah rahmet eylesin şeyhim beni önceden free ettiğini bir ara böyle durup durduğu yerde dedi ki Mustafa efendi istediğin zaman sohbet eden istemediğin zaman etmen istediğin zaman uyun istediğin zaman uyuman istediğin zaman yin istediğin zaman yemen istediğin zaman şunu yapan istediğin zaman bunu yapman böyle sıraladı sıraladı sıraladı uzun bütün hayatı içine alıyor böyle yapan oğlum dedi şimdi bizimki de böyle şey ya biraz patavatsızlık yani tam 46'lık mı efendim
dedi hani deli gibi he he ondan oğlum dedi demek ki bugünleri söylemiş bana böyle bir şeye kendimi hiç zorlamak istemiyormuş işte sabah şuraya gideceğim yok akşam bunu yapacağım yok şu zaman şunu yapayım sıkıntı gelmeye başladı o yüzden buradan herkese ilan ediyorum arkadaşlar bundan sonra ben serbestim hürüm bundan sonra benim kendi yazdığım saat ve dakikalara dair uymazsam hakkınızı helal edin deyin ki bunun gene bir hürlüğü tuttu özgürlüğü tuttu bugün gelemeyecekmiş bugün yemeyecekmiş bugün içmeyecekmiş bugün ilaç da
almayacakmış hoca da hakkını helal etsin yok bugün dokunmamıştır bugün dokunmuştur yok bugün şöyledir bir ara bu ara böyle kafa öyle esiyor iç dış öyle esiyor o yüzden dedim toptan helallık alayım ondan sonra toptan dedim böyle bir şey alayım kendimi iyice serbest edeyim kire edeyim hakkınızı helal edin helal edin Allah razı olsun el fatihah ma selam amin bundan sonra

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi