Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 13 Nisan 2024 · 57:48
âl-Zübillâhiem cin'şeytanurrecim. Bismillahirrahmanirrahim. Eftâl-i zikiri fe''alemen huhu selama l awake'm. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin.
Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed'i hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip hakça yaşayan, batılı batıl bilip batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Rabbim nerede bir Müslüman zulüm görüyorsa onu kurtarsın, ona yardım etsin. Müslümanlara zulmeden zalimlerden Müslümanların intikamını alsın. Beni, İsrail'i ve destekçilerine, yandaşlarını batırsın. Onları yeryüzünden silsin, süpürsün inşallah. Ejimayin. 1920. Beyt okumuşuz, 1921'den devam ediyoruz. İnsanoğlu perinin namesini işitmez.
Çünkü perilerin sırlarına yabancıdır. Gerçi perinin namesi de bu alemdedir. Ama gönül namesi her iki sesten de yüksektir. Zira peri de, insan da mahpustur. İkisi de bu bilgisizlik ve gaflet zindanındadır. Peri dediği malum cinniler, tabi bazıları peri ismini kullanır, bazıları cin ismini kullanır. Ama genelde cinni dediğimizde hepsini de içine alır.
Ama ve lakin peri cinnilerin dişisine denir. Dişisi nasıl herkes insandır. Ama normalde dişisine kadın deriz ya, bu da onun gibi. Hepsi de cinnidir. Ama ve lakin dişisine peri denir. O yüzden genel olarak eski Türkler peri ismini kullanırlar. Tabi bu cinnilerin varlığı da malum Kur'an'la ve sünnetle sabittir.
vahiy ile sabittir. Bu normalde gözle görülebilen, normal gözle görülebilen, elde tutulabilen varlıklar değillerdir. O yüzden sadece vahiye dayalı bir bilgi söz konusu insanlarda, ehli sufi ve peygamberlerde öyle değil. Ama insanlar açısından cinni taifesinin varlığı vahiye dayalı. Vahiy yani Kur'an-ı Kerim'de meşhur cin suresi de var. O yüzden biz cinni taifesinin varlığını, eğer ki manevi bir hal yoksa, manevi bir o kimsede perde yok ise vahiy ile sabit. Normalde tabi akıl perestler için cinni taifesi yok hükmünde. Neden?
Onlar çünkü akli olarak bir delil isterler vahyin haricinde. Yani gözle görecekler, elde tutacaklar. Hoş o cinni taifesini de görseler akılları kalmaz onların da. Ama normalde akli olarak öyle bir şey düşünürler kendilerince. Hani akli olarak ispat edilmesinin gerekirler. Ama biz tabi Müslümanlar için herhangi bir yoruma gerek kalmaksızın, Kur'an-ı Kerim'de var olduğundan dolayı, ayet olduğundan dolayı, biz cinnilerin varlığına kesin iman ederiz.
Cinni yok derse bir kimse, o da küfür ehli olur. Yani böyle cin, min yok, böyle uyduruyorsunuz falan, öyle bilgi işler çıkıyor ya, öyle bir kimse derse de bu normalde küfür olur. Çünkü ayetle sabittir. Bazı böyle kendisini Müslüman alim gibi gösteren veya arştırmacı gibi gösterenlerin böyle az da olsa çıkıyorlar böyle onlar. Hani işte bu ayet-i kerimeyi ondan sonra kendince farklı farklı yorumlamaya çalışıyor. Farklı farklı yorumlamaya çalışıp cinni taifesinin ayet muhkem olmasına rağmen olmadığına, oradan farklı manalar çıkarmak gerektiği gibi saçma sapan şeyler söylüyorlar. Bu son zamanlarda ne yazık ki böyle saçma sapan konuşanlar, ayetleri eğip bükenler, ayetlere farklı manalar vermeye çalışanlar, böyle diyanette de var, bu normal işte ilahiyatçılarda da var.
Bunları önceden hani Müslüman Müslümana taş atmasın, Müslüman Müslümana laf söylemesin diye susuyordum ama bu iş çığırdan çıkıyor artık böyle şeyden, zivaneden çıktı hesabı. Mesela Cuma hutbesini dinliyorum bugün. Cuma hutbesinde normalde hani namaz sizi kötülüklerden alıkoyar, Allah'ı zikir en büyük iştir ayeti kerimesini Allah'ı zikir demiyor. Namaz en büyük zikirdir diyor. Yani çarpıt diyor böyle. Kendi kendime dedim ki ne hale geldik. Yani o zikir kelimesini kullanmak istemiyorlar dahi. Artık böyle çarpıtmanın son haddesine geliyorlar. Bu ahir zaman elameti. O yüzden normalde cinnilerle de alakalı böyle saçma sapan konuşanlar var. Ayetle sabit.
Ayetle sabit olduğu için ve muhkem ayet dediğimiz, hani müteşabih değil bu, muhkem ayet olduğundan üzerinde neden muhkem olduğunu özellikle söylüyorum. Kendi kendilerinin üzerinde bir oynama yapmasından. Biz böyle anladıydık. Biz bunu böyle idrak ettik. Bu doğru değil. Muhkemlerin üzerinde böyle değildir. Müteşabihlerin üzerinde bunu yapabilirler. Onu da tartışmak yasaklanmış zaten. Kalbi eğri olan, kalbi gevşek olanlar müteşabihlerin üzerinde tartışırlar diyor. O yüzden muhkem ayet. Bunun üzerinde tartışılacak bir şey yok. Hz. Pir cinnilerin de, insanların da bu alemde, yani biz sufice bunu konuşacak olursak, Arabi açısından şehadet aleminde. Yani mevcut bu alemin varlıkları.
Bu şehadet aleminin içerisinde bir sürü tabii varlık var. Cinniler de normalde yedi kavimdir ayrı ayrı. Her kavmin içerisinde ayrı ayrı kavimler vardır. Bunları kitaplarda okumanız mümkün değil. Onlar normalde birçok hani cinni tayfesi var. O tayfeler de kavim kavimdir. Onların içerisinde de böyle aynı hani işte insanlar nasıl kimisi işte Türk, Kürt, Laz, Çerkez diyoruz ya. Bu tip hepsi de insan mı? İnsan, cinni tayfesi de öyle. Mesela şeytan da cinni tayfesi. Ama onların da içerisinde kavim kavim. Farklı farklı. O kavimlerin Müslüman olanları var, Müslüman olmayanları var. Müslüman olanların içerisinde gerçekten ehli sufi olanlar var, olmayanlar var. Böyle onlar da farklı farklı böyle hayat standardında.
Ama normalde bu şehadet aleminin yaradılış fıtratı vardır. Onların yaradılış fıtratı ile insanların yaradılış fıtratı veya diğer varlıklarının yaradılış fıtratları yaratıma olarak aynıdır, yaradılış olarak farklıdır. Hani bunu yaratıma Allah yarattı, bunun yaradılış fıtratı ayrıdır. Bunun üstündekini de Allah yarattı, bunun da yaradılış fıtratı ayrıdır. İşlevleri de ayrıdır. Eşyanın hakikati dediğimiz bunun işlevi ayrıdır, bunun işlevi ayrı, içindekinin işlevi ayrı. Yaratan bir tane yaradılış fıtratları farklı. Bu da cinni tayfesi de aynı. Bu alemin bir varlığı, yani aynı alemin varlıklarıyız. İnsanlar da cinni tayfesi de, öbür bazı varlıklar var. O varlıklar da bu alemin, şehadet aleminin varlıkları.
Melekler de şehadet aleminin varlıkları. Yani o normalde bu hepsi de bu varlık aleminde tecelli eden şeyler. Şimdi böyle olunca normalde hepsi de aynı şehadet aleminin varlıkları. Yani biz aynı şehadet aleminin varlığı olmamıza rağmen, işte melekleri göremiyoruz örneğin. Cinni tayfesini göremiyoruz. Cinni tayfesinden olan şeytanı göremiyoruz. Veyahut da diğer başka varlıklar var, o varlıkları göremiyoruz. Ama biz aynı şehadet aleminin varlıklarıyız. Halbuki tabiri caizse, burasını böyle bütün varlık olarak düşünün. İçerisinde birçok var olmuş olan mahlukat var. Yaradılan mahlukları. Ama biz görmüyoruz insan olarak.
Hz. Pir de onu diyor. Yani normalde diyor ki, işte insanoğlu, Pir'in namesini işitmez. Çünkü perilerin sırlarına yabancıdır. Yani biz normalde bir cinni tayfesinin konuşmalarına aşina değiliz. Konuşmalarına aşina olmamızın sebebi, biz onların sırlarına vakıf değiliz. Oysa cinni tayfesi sır mı? Değil. Gayb mi? O da değil. Ama biz onlara vakıf değiliz. Vakıf olanlar oluyor mu? Evet. Bak vakıf olanlar oluyor mu? Evet. Biz vakıf mıyız? Değiliz. Örneğin, vakıf olmayan için ne olmuş oldu? O bir gayb alemi oldu onun için. O bilmeyen bir şey oldu, sır oldu. Vakıf olan için sır değil. İşte Hz. Pir de diyor ki, insanlar büyük bir çoğunluğu bu perilerin sırlarına yabancıdır.
Gerçi perinin de namesi bu aleme aittir. Yani onların da konuşmaları, onların da sözleri normalde bu aleme aittir. Mesela işte, ben böyle bakıyorum şimdi, büronun mutfak penceresinden, iki tane kumru. Birbirleriyle gagalaşıyorlar, ötüyorlar, birbirlerine böyle şey yapıyorlar. Dedim ki, kendi lisanıyla konuşuyor mu? Konuşuyor. Ondan sonra baktım, dedim ki, ya erkeklerin işine bak dedim ya. Hep trip yiyor dedim, hep dişilerin etrafında dolanıyor boyuna dedim. O da, o daldan o dala koşuyor. Ya ne koşuyorsun, ne koşturtuyorsun dedim arkandan. Eline mi koşturtma işte, koşuyor arkandan. O yok, naz ediyor o da. O gidiyor, bir de cik cik cik yapıyor arkaya.
Hani gel peşimden. O garibim de ne yapsın, o da onun peşinden gidiyor. Ben de ona diyorum, gitme. Öyle ya, gitme ya. Gitme diyorum, o gelecek senin yanına. Öyle bana bakıyor, bön bön. Ne bakıyorsun dedim, bön bön. Sözümü dinle, gitme. Dur, durdun yerde dedim. Durdu, dişi geldi bu sefer yanına. Demedim mi sana dedim. O duyuyor, duymuyor, bilmiyorum artık. Sonuçta ben konuşuyorum. Şimdi onlar kendi aralarında konuşuyor mu? Konuşuyor. Şimdi kendi arasını, desen ki dışarıda. Bunlar kendi aralarında konuşuyor. Kafeyi mi yedin ya, ne alakası var der. Oysa onların da bir nameleri var mı? Konuşma dilleri var mı? Var. Bütün ne? Hem cinslerin kendi aralarında konuşma dilleri var.
Ama bizde o kulak yok, duyalım. Öyle ya. Otur bakalım, sordum sarı çiçeğe. Annen baban var mıdır? Çiçek dedi ki, derviş baba. Annen baban topraktır. Şimdi biz bunu ilahi olarak dinliyoruz. Harika. Söylüyoruz. Kardeş sen bir sarı çiçekle konuştun mu? Hayır. E sen ne yaptın? Papağan gibi boyuna sordum sarı çiçeğe diyorsun. Git bir papatayla konuş bakalım. Bir bahçende veya terasında bir gül ek, gülle konuş bakalım. Veya bir karanfil ek, karanfille konuş. Veya bir bitki ek, git onunla konuş. Bak düzgün çık, ona göre beni mahcup etme. Neye ihtiyacın varsa söyle. Suysa su, topraksa toprak, gübreyse gübre, ilaçsa ilaç söyle. E tamam o da söylesin.
Onun olsana iyidir. Den Fatih'i ara. Fatih bunların ilaçlanması lazım. Böceklenmişler, bak böcekler böyle. Onlar da tam teşkilat sanki Bursa'yı ilaçlayacaklar. Öyle geliyorlar Allah razı olsun. Sonra mahalledekiler diyorlar buraya da ilaçlayıver, buraya da ilaçlayıver. Tamam mahallenin ilaç mekanizması bizde olacak. Fatih hazır mı ilaçlar? Geldi deme zamanı. Tamam. Ne yapsınlar işte onlar da benim gibi deli baş bir adamla illetleşmişler. Uğraşıyorlar. Şimdi bu alemin hepsi de, çiçeği de, böceği de, kuşu da, atı da, devesi de bu alememe ait. Evet hepsinin de bir kendine ait bir lisanı, bir konuşması var mı, anlaşması var mı var. Biz duyuyor muyuz? Duyuyoruz.
Peki duyduğumuz halde duyduklarımızı anlıyor muyuz? Hayır. Çünkü biz perilerin, cinlilerin sırrına aşina değiliz. Aşina olanlar olmuş mu? Olmuş. Sahabeden örnekler var. Ebu Eyüp el-Ensari'den şöyle rivayet edilmiştir. Bir hurmalık vardı. Bu hadis-i şerife dikkat edin. Tirmizi de bu. Bir hurmalık vardı. Bir cin gelir ve ondan alırdı. Bundan Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme yakındım. Dikkat edin. Eyüp el-Ensari hurmalıktan bir cin gelip hurmalıyor. Eyüp el-Ensari bunu biliyor. Cinniyi de görüyor. Cin muhabbeti açılınca rahmetli babam aklıma geliyor.
Anlattım mı size ben babamın cin hikayesi? Babam gecesi gündüzü belli olmayan bir insan. Bir bakmışım bir buçuk ikide çıkmış gitmiş evden bizim yakın bir bahçe var. Bir de öyle diyor. Bahçeyi gezmeye gidiyor. Artık bahçe nasıl bir bahçe neyse bildiğimiz yer bahçe. Tabi babama nereye gidiyorsun, nereye geliyorsun, ne zaman geleceksin, ne zaman gideceksin mümkün değil öyle bir soru. Biz çok canımız sıkılır bizim öyle sorulara. Babadan kalma bize miras. Kimse nereye gidiyorsun, nereye geliyorsun, ne zaman geleceksin, ne zaman gideceksin kimse sormayacak bize. Özbağ hali. Babam da bir gece öyle gitmiş. Ondan sonra bakmış bahçenin orada bir tane koyun. Bizim orada mahallede de koyunları olanlar var.
O koyunları olanlar da dedemin Allah affetsin çobanları, baba dedemin. İşte çoban Süleyman Aga var, çoban İsmil Aga var, çoban Hüseyin Aga var. Onların koyunları var. Orada da bahçeye yakın çoban Süleyman Aga'nın koyunları var. Demiş bizim Süleyman Aga'nın koyunları halde kuzusundan birisi. Yakalamış onu. Hani onu işte Süleyman Aga'ya teslim edecek. Tabi Süleyman demiyorlar bunlar, Süleyman Aga. Dedi Haşlılar. Tabi koyun böyle tutmuş, sımsıkı koyun keçi oluyor bu sefer. Keçi olunca babam diyor ki ulan bu normal değil. Bizi anlatıyor bunu. Keçiye sımsıkı tutmuş. Ulan demiş az önce meliyodun şimdi demiş keçi gibi bağırıyorsun. Ondan sonra keçi anında baba.
Babamın anlattığı genç bir kız oluyor. Ne olursun bırak beni diyor. Bizde Adem'den kalma kadına karşı bir zafiyet var ya. Bu bir anda gaflete dalıyor bırakıyor. Babam hiç bıçaksız destersiz dolaşmaz. Sonradan aklına geliyor. Ulan diyor bu cinni. Ulan bunu yakalayayım da diyor. Her gün bana bir sarı lira getirsin. Koşuyor arkasından o da gel gel diyormuş ona. Biz de her gel gel diyene gidiyoruz ya. Adem Aleyhisselam'a da gel gel dedi hava gitti. Yani tuhaf karşılamıyorum babamın gitmesine. O giderim o gel o giderim anlıyor bunun cinni olduğunu iyice. Sövmeye başlamış. Yakalarsam seni diye insenden keseceğim. Anasını avradını cinnisini de bilmem nesini de babam da meşhur böyle şey.
E tabi yakalayamıyor. Babamın pişmanlığına bak sen. O anasını avradını bilmem ne yaptımın cinnisini yakalasaydım her gün bir sarı lira getirirdi bana diyor. Biz böyle dinliyoruz hayretle. Yani o yüzden birisi kimse kimse bizi cinne filan korkutmaya çalışmasın. Yani cinnini kesip de veya kesmeye çalışıp her gün bir sarı lira getirttireceğim diyen babanın oğluyum ben. Biz böyle bahçeye giderken ulan ben mi yakalasam acaba? Her gün bir sarı lira gelecek kolay bir şey mi? Biz böyle ben böyle gece beni kaldırıyorlar. Hadi maydanoz sulanacak diye. Ben evin ırgatıyım. Ahmet Özbağ'ı hiç kaldırmamışlardır. Ben gece saat 2-3 gece maydanoz sulanıyor. Çünkü gündüz sular akmıyor.
Sular kesintiye uğruyor. Gece sulanıyor. Ben kalkıyorum cinni yakalayabilirim düşüncesiyle. Yaşım 14-15. Yakalarsam ben yakalarsam kesin bir sarı lira alacağım her gün. Ama yakalayamadık. Velhasıl şimdi cinni taifesi görünür görünmez değil. Bakın görünür görünmez değil. Bizim sonradan işte acaba babamın peşinden koştuğu Rapunzel miyim değil miydi? Bende bir sürü deli sorular var. Eyübel Ensari'nin de hurmalığı var. Hurmalıktan cinni geliyor. Her gün oradan hurmalıyor. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme yakınıyor. Eyübel Ensari Hazretleri. Yani komşumuz şu anda İstanbul surlarının dibinde şehit olan Eyübel Ensari.
Git ve onu gördüğü zaman Bismillah de ve ona Peygamber'e tabi ol diye söyle. Eyübel Ensari böyle diyor. Git onu yakala Bismillah de ve ona Peygamber'e tabi ol diye söyle diyor. Tebliğ ediyor cinniye. Sonra cinni yakaladı Eyübel Ensari. Fakat bir daha gelmeyeceğini yemin etmesi üzerine bıraktı. Arkasından Eyübel Ensari Hazretleri Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme geldi ve Resul-i Ekrem ona esirini ne yaptın diye sordu.
Öyle yakaladın esir aldın ne yaptın? Ebu Eyüb dedi ki cin bir daha gelmeyeceğini yemin etti dedi. Resul-i Ekrem o cin yalan söyledi ve esasen o yalan söylemeye alışıktır dedi. Bakın buranın altını çizin. Hani böyle cinciler, minciler, üfürükçüler, muskacılar var ya. Hepsi de cincilerin, cinlerin yalancısı. Çünkü cinliler yalan söylerler. Kafirlerin de öyle bir yalan vardır. Ama arada bir tane doğru söylerler. Mesela gidersiniz siz bir cinci hocanın yanına. İşte ya sudan bakar ya başka bir şeyden başlar vurmaya bir şeyle böyle. Bir de adını söyler onun. Gel buraya emrediyorum sana filan. Boş muhabbet. O neyse gelir. İşte seninle alakalı. Söyler. Şu su var, bu su var, şu oldu, bu oldu.
Cinliler çünkü bin kusur sene filan, bin üç yüz, bin dört yüz yıl yaşayanlar var. Mesela sahabeleri gören cinliler var şu anda. Yani öyle yaşlı cinliler var. Ama büyük bir çoğunluk. Kafirlerin hemen hemen hepsi de yalancıdır. Arada bir doğru söylerler. Ebu Eyüp cinni tekrar yakaladı. Babam rahmetli bak yakalayamadı ikinciyi. Ve bir daha gelmeyeceğinin dair yemin etmesi üzerine onu tekrar serbesi bıraktı. Sonra Ebu Eyüp Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme geldi ve Resulullah tekrar eserine ne yaptın diye sordu. Ebu Eyüp bir daha gelmemeye ikinci kez yemin etti dedi. Ve daha sonra cinni üçüncü kez yakaladı. Ve ona dedi ki seni Resulullah'a götürmeden bırakmayacağım.
Seni ona götürmeden bırakmayacağım dedi. Bunun üzerine cin şu mukavele de bulundu. Ben sana bir şey söyleyeceğim. Ayetel kürsüyü oku. Evinde bunu oku. Ne şeytan ne de başkası sana yaklaşamaz. Ayetel kürsü. Ebu Eyüp Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme tekrar geldi ve Resul-i Ekrem eserine ne yaptın diye sordu. Ebu Eyüp cinin söylediğini Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme bildirdi. Resul-i Ekrem dedi ki Bu sefer doğru söylemiş fakat kendisi yalancıdır. Tirmizi. Demek ki buradan da bir işaret var. Evinize Ayetel kürsü okursanız, Malınızın üzerine Ayetel kürsü okursanız, Paranızın üzerine Ayetel kürsü okursanız, Ne cinni taifesi ne şeytan ona dokunamaz. Şimdi bazen bunları böyle korkutmamak için susarım.
Her şeyinizin üzerine Ayetel kürsü okuyun. Kendi üzerinize de okuyun. Sabahleyen kalktınız, Namazı kıldınız, Yedi tane Ayetel kürsü, Hadiste sabit. Sağına, soluna, önüne, arkana, Yukarı, aşağı, Yedincisini de içine çekeceksin. Okuduktan sonra. O gün şeytanın ve cinni taifenin Musallatından muhafaza olursunuz. Hadiste sabit. Sabahleyen kalktınız, Namazı kıldınız. Normalde zaten Şeyde ne o, Tesbihattan önce okuyorsunuz. Namaz tesbihatından önce. Ama ayrıca oturacağınız, Yedi tane sağınıza, Solunuza, Altınıza, Üstünüze. Şeytanın ve Kafir cinnilerin Musallatından Muhafaza olursunuz.
Koruma duası bunlar. Koruma ayetleri. Veyahut da bir yere gideceksiniz. Muhakkak böyle sıkıntılı bir şey. Üzerinize Ayetel kürsü Okuyaraktan gidin. Korunursunuz Allah'ın izniyle. Yine Bu hadis-i şerifi Rudani'den aldım. Ama Rudani nereden nakletti? Bakmadım buna. Bu Rudani yeterli diye Durdum öyle. Hani Tirmizi'de mi İbn-i Maci'de mi Nerede geçiyor? Ona bakmadım. İbn-i Ebu Leyla'dan O da babasından Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam'e Evlerine Dadanan Cinler hakkında Sordular. Dadanıyorlar. Evlerinizde Cinlerden birini Görürseniz Şöyle deyin. Hadi şerif. Nuh'a Verdiğiniz Söz hakkı için Süleyman'a Verdiğiniz Söz hakkı için Allah aşkına Ant veriyorum.
Eziyet vermeyin Ve görünmeyin. Tekrar dönüp Gelirlerse Öldürün. Demek ki Cinni taifesi de Öldürülüyormuş mu? Öldürülüyormuş. Bununla alakalı Bir de Mahkeme var. Bir Böyle Zatın birisi Bir Hayvanı Öldürüyor. Öldürünce Gece Mahkeme Mahkeme Kuruluyor. Mahkeme Kurulunca Diyorlar ki Bu Öldürülen Cinniydi. Sen bunu zulmederekten Öldürdün. Öyle olunca İşte Hazreti Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti'nin Hadisini Söylüyor. Bu hadis Söylüyor. Şey Oğlan Diyor ki Biz Zararlı Hayvanları Öldürülmeye Hazreti Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem Müsaade etti.
Bu da Zararlı Hayvan Görüntüsünde Geldi. O yüzden Ben de Bunu Öldürdüm. Şeran Ben bundan Sorumlu Değilim Diye Böyle bir Vaka var. Normalde O zaman Cinni taifesi Bakın Öldürün Dediğine göre Demek ki Sahabe Bunu Görüyor. Sahabe Bunu Görüyor. Görünüyor mu Cinni taifesi Görünüyor. Konuşuluyor mu Evet. Ama bu Büyük bir kısmının Böyle bir Konuştukları Yaptıkları Ettikleri Şey Doğru değil. Gerçekten Bir cinni taifesiyle Eğer Bir İnsan O Normalde İrtibata Girmek İstiyorsa O Normalde Belirli Şeyleri Yapması Lazım Kırk gün Perhiz Edecek Bir şeyler Okucak Falan Bir sürü Şeyleri Var Onların O zaman Bir irtibata Girebilir Veyahut Da İşte Mesela Belli Esmaların Hüddamları Vardır Onlar Cinni Değildir Onlarla İrtibata Girmek İçin Belli Şeyler Yapmak Gerekir Bir De Sufilerin Manevi Hallerinde Vardır Bu Normalde Emmar Emmar Evvame
Mutmainne Radiye Geçince Beşinci Esma'ya Geçince Artık O böyle Varlıklar Ona Tanıttırılmaya Başlar Seyri Süluku Var ise Seyri Süluku Onun Beşinci Esma'ya Kadarsa Göstermezler Beşten Sonraya Doğru Gidecekse O Normalde Varlıklar Ona Tanıtılır Böyle Söylüyorum Bunları Size Ders Olması Açısından Bilhassa Kadir Geceleri Bununla Alakalıdır Kadir Gecesinde Çünkü Bütün Şehadet Aleminin Varlıkları Beytullah'ı Tavaf Ederler Onlara Müsaade Edilir O zaman İçin Bir tek Kadir Gecesinde Müsaade Edilir Kadir Gecesinde Müsaade Edildiğinden
O bütün Şehadet Aleminin Varlıkları Kadir Gecesi Beytullah'ı Tavaf Ederler Bölük Bölük Hepsinin Başında Komutanları Veya Padişahları Sultanları İmamları Şeyhleri Adına Ne Dersiniz Her Grubun Ayrı Şeyi Vardır Başında Bir Amiri Vardır Hepsinin Ayrı Sancağı Bayrağı Var Sancaktarları Var Hepsi Böyle Tabiri Caizse Kimisi Attı Kimisi Yaya Beytullah'ı Tavafa Gelirler Kadir Gecesi O yüzden Ramazanın Son 10 Günü Önemlidir Son 10 Gün içerisinde Kadir Gecesini Manada Tam Hakikat Olarak Bu gece Kadir Gecesi Diyebileceğiniz Gün
Buna aşina olduğunuz Gün Buna aşina olduğunuz Zaman O gün Kadir Gecesidir Akşam namazı Vaktinde Kadir Gecesi Akşam namazı Vaktinde Ezan Okunur Okunmaz Onlar Başlarlar Beytullah'ı Tavaf Etmeye Ziyaret Etmeye Akşam Namazı Okunur Okunmaz Bakın Akşam Namazı Allahu Ekber Okundu Eğer Perden Açıksa Bakmışın Ondan sonra Melekler Cinliler Yani Müslüman Cinliler Bir sürü Daha Varlıklar Beytullah'ı Tavaf Etmeye Başlamışlar Bu hali Beşinci Esmanın Sonunda Yakalarsınız Seyr-i Sülukunuz Varsa Bunu görürseniz Size de İşaret olsun
Sizin Önünüz Açık Nefsinize Uymayın Ama Nefsinize Uymayın Aa Benim önüm Açıldı Filan Nefsinize Uymayın Sabredin Yolunuza Devam edin Tevazu Elden Bırakmayın Görünürlermiş Görünürlermiş O yüzden Normalde Evet Hazreti Pir Diyor ki Yani İnsanların Normalde Perinin Namesini İşitmez Çünkü Onun Sırrına Yabancıdır Yabancı Olmayan Ne yapar Perinin Namesini İşitir mi Evet Onu Yakalar mı Evet Hatta Öldürün Emri Var Zarar Veriyorsa Onu da Öldürür Mü Evet Bu Emri Biliyorum Ben Şimdi Örneğin Öldürün Emri Var Sana Zarar Vermeye Kalkarsa
Öldürme Hakkın Olur Senin Zarar Vermiyor Herhangi Bir Sıkıntı Yok Hiçbir Cana Kıyamazsın Cinni De Olsa İsterse Kafir Kafir Olsun Sana Zarar Vermiyor Konuşma İrtibata Girme Muhabbete Girme Görürseniz Konuşmak İsterler Muhabbet Etmek İsterler Böyle Kendilerince Bilgi Vermek İsterler Dalma O tarafa Yolunu Yolunu Keserler Senin Sufilik Yolunu Keserler Varta'ya Düşersin Tatlı Gelir Sana Oturur Oturursun Sen Zikrullah Yapın Tık Gelir Onur Geliyor Yanına Bakarsın Onur Kapının Önünde Örnek Söylediği Doğru Şeyhimiz Yalancıdır
Dedi ama Demek ki Onunkular Yalancı Benimki Doğru Nasıl Yol Kesiliyor Bak Aradan Üç Dört Oğuna Tatlı Gelir Her Şeyi Bırakır Devam Tık Geldi Erdoğan Geliyor Tekirdağ'dan Çıktı Yola Geliyor mu Selam Aleyküm Aleyküm Selam Erdoğan Bursa'ya Geliyordum At Telefonu Aleyküm Tamam Ya Oldu Erdin Sen Seyri Sülük'e Giden Yol Böyle Kesilir Adam Şeyhiyle Onu Teyit Etmeyi Unutur Oldu Ya Şunu Demez Benim Şeyhim Var O Söylerse Ben Doğruluğuna İnanırım Şeyhini
Seviyorsa Şeyhine Aşıksa Böyle Söyle Şeyhine Böyle Bağlı Değilse Oldu Başlar Devam Eder Ondan Sonra Gider Böyle Onu Gönderir O Kalbi Gevşek Olana Gider Şeyh Efendi İyi de Bazı Halleri Yok ya Öbür Öbürkünün Kalbi Gevşek Ya Ne Oldu Ya Ya Sorma Rabıtada Şöyle Şöyle Oldu Senin Hakkında Böyle Senin Durumun Bu İkisi Kanka Oldular İkisi Beraber Uçacaklar İki İç Üç İken Dört Oldu Tabi Bir Bakmışsın Bunlar Bayrak Kaldırdılar Dergâhta Nasıl İfsat Etti Böyle İfsat Adamın Yolunda Bozar Bir Bakmışsın Adam Oh Yedi Cihanı
Dolaşır Dedikoduyla Bunlar Tecrübe Tecrübe Kim Sana Söylüyor Hamdolsun Söyleniyor Allah Bak Açık Açık Söyle Ben Sana Cevap Vereyim Hamdolsun Söyleniyor He İyi İyi Aa Söylen Kim Cinni He Sana Söylenmiş Ama Cinnilerden Söylenmiş Yazıyorum Şimdi Tabi Sana Uygun Değil O Yüzden Sen Cinni Dedin Hadi Allah Yolunu Açık Yersin Senin Dersini Aldım Ese Ona O Cinni Taifesi Onun Tabi Akli Dengesinde Bozuyor Aa Bir Bakmışsın Psikiyatriye Gitmiş Hap Atıyor Ne Oldu Gitti
Kafa Ona Diyor Çünkü Bu Akşam Bin Tane Şundan Çek Senin Bir İşin Var Olması İçin Beş Min Tane Bundan Çek Koruma Da Yok Ya Kafa Gidiyor Allah Muhafaza Enes Gerçi Perinin Namesi De Bu Alemdedir Ama Gönül Namesi Her İki Sesten De Yüksektir Zira Peri De İnsan Mahpustur İkisi De Bu Bilgisizlik Ve Gaflet Zindanındandır İnsanlarda Cinlilerde Bu Alemde Yaşıyorlar Ama Normalde Bu Varlık Aleminde Onca Varlıklar Yaşıyor O Varlıkların Biz Hayatına Lisanına Yabancı Olduğumuz İçin Biz Onların Seslerini Namelerini İşitmiyoruz Halbuki
Cinlerde Bu Alemdeki Mahlukat Cümlesinden Oldukları Cihetle Bize Pek Yabancı Olmamaları Lazım Ama Normalde Yine de Öyle Olmasına Rağmen Biz Onları İşitmiyoruz Ama Bir Peygamberin Bir Nebinin Gönül Namesi Bir Veli'nin Gönül Namesi İse Bu Cinlilerin Perilerin İnsanların Sesinden Ve Nefesinden Ayrıdır Bakın Peygamberler De Şehadet Aleminde Yaşarlar Veliler De Şehadet Aleminde Yaşarlar Bütün İnsanlar Cinliler Şeytan Diğer Varlıklar Hepsi De Bu Şehadet Aleminde Yaşarlar Ama İçlerinde Nefesi Makbul Olan Nefesi Makbul
Olan Kıymetli Olan Peygamberlerin Nefesi Ve Peygamberlerin Gönül Nameleridir İkincisi Velilerin Gönül Nameleridir Sen Sufi İsen Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerine Kulağına Tıkarsın Sufi İsen Üstadına Pardon Kulağını Hazreti Peygamber'e Verir Diğerlerine Kulağına Tıkarsın Sufi İsen Üstadına Kulağına Verir Diğerlerine Kulağına Tıkarsın Çünkü Ancak Normalde Gönül Namesi Dinleyeceksen Bu iki yerden Gönül Namesini Dinlersin Ama Normalde Peygamberler Ve Veliler Velileri Duymak Ancak Kalbe Gelen İlham İle Olur
Asıl Kalbe Gelen İlham Evet Peygamberler Kendi Zamanlarında Hadisleri Ve Kur'an-ı Kerim'i Veyahut Kendilerine İndirilen Mukaddes Kitapları Okumuşlardır Herkes Kulağıyla Onu Dinler Duyar Onu Asıl Ama Onun Manası Harflerde Değildir Mana Gönüldedir O yüzden Bir Üstad Konuşur Üstadın Konuştuğu Normalde Gönle Konuştuğudur Asıl Olan Duyarsın Ama Gönül Kulağını Aç Gönül Kulağını Aç da Onun Gönlündeki Nameyi Dinle Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'ni Dinleyeceksen Gönül Kulağını Aç Gönül Kulağıyla Onun
Kalbindeki Gönlündeki Nameyi Dinle Asıl Dinlenecek Olan Yer Orasıdır Çünkü Normalde Diğer İnsanlar Ve Mahlukat Sınırlıdır Peygamberler Sınırlı Değildir Hazreti Muhammed Mustafa Sınırlı Değildir O Sadece Şahadet Aleminin İçinde Dolaşmaz Büyük Veliler Büyük Pir Efendiler Şahadet Aleminin İçinde Dolaşmazlar Bir Tek Orası Değildir Mekanları O Yüzden Bu Manada Sınırı Tam Net Açık Olan Sınırsızlık Noktasına Yakın Olan Hazreti Muhammed Mustafa'dır Sallallahu Aleyhi Vesselam Biz Biz Onu Allah'la Eş Değerde Tutmamak İçin Sınırsızlığa
Yakın Deriz Çünkü Varlığın Tamamı Onun Kendi Nuraniyetinden Yaratılmıştır Hala Da Onun Nuraniyetinden Yaratılır O Yüzden Hazreti Muhammed Mustafa Bu Manada Nuraniyet Noktasında Varlığın İçerisinde Varlığın Tamamını Kaplar Böyle Olunca Zamanın Kutupları Zamanın Kutupları Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Bir Alt Derecesinde Olup Onlar Normalde Hazreti Muhammed Mustafa Gibi Olmasa Onlar Bir Sınıra Tabi Tutulmazlar En Azından Şehadet Alemi Sınırına Tabi Tutulmazlar O Yüzden Geri Kalan Hepsinde
İnsanın Da Sınırı Vardır İnsan Mesela Eğer O veliler Sınıfında Değil ise O şehadet Alemiyle Sınırlıdır Şehadet Aleminin Dışına Çıkamaz Ancak Zamanın Kutupları Şehadet Aleminin Dışına Çıkar Çıkmaya Müsaade Edilir Onlara Cinni Taifesi Şehadet Aleminin Dışına Çıkamaz Onlar Tam Mapustur Bakın Bütün Yaratılmış Olan Varlıkların Hepsi De Tabiri Caizse Hapistir Hepsi De Hapis Hayatı Yaşar Kendi Sınırlarının Dışına Çıkamaz Bir Melek Kendi Sınırının Dışına Çıkamaz Büyük Melekler Olsa Onlar Kendi Sınırlarının Dışına Çıkamaz Örnek
Cebrail Aleyhisselam Dır İşte Miraç Hadisesinde Belli Bir Sınıra Kadar Gitmiştir Allah Resulü Sallallahu Aleyhi Vesellem Demiştir Ya Resulallah Bundan Sonra Sen Kendin Gideceksin Bu Yola Benim Sınırım Buraya Kadar Bakın Cebrail Aleyhisselam Sınırı Melekut Aleminin En Yüce Noktası Dır Ki Onun Da Sınırı Oradadır Melekut Aleminin O Zaman Hz. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesellem Hazretleri Şehadet Aleminden Çıkıp Melekut Alemini De Geçmiştir Melekut Aleminin Son Sınırı Olan Cebrail Aleyhisselam Oraya Kadar Gitmiş Oradan Da Melekut Aleminin Ötesine Melekut Aleminin Ötesine Geçmiştir Bu Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem Hazretlerinin Sınırının Olmadığını Gösterir Bu Manada Yani Melekut'un Üstünde Bir Haldir Bunu Kitaplarda Okuyamazsınız Bu Ser-i Sülük İlmi Bu Kitabi İlim Değil Bu Yazılılardan Değil Bu Ancak Hz.
Muhammed Mustafa Fena Olanların Ulaşacağı Bir İlimdir Başkasının İlmi Değildir O O Yüzden İnsanların Tamamı Sınırlıdır Şehadet Alemi Sınırlıdır Ölümü De Sınırlıdır Kabri De Sınırlıdır Kabir Hayatı De Sınırlıdır Dünya Hayatı De Sınırlıdır Mana Olarak Da Sınırlıdır Mana Olarak Da Sınırlıdır O Sınırı Geçemez Ancak Zamanın Zamanın Kutupları Geçer O Sınırı Başkası Değil O Yüzden Hz.
Pir Diyor ki Hani O Sınır Hepsi de Hapistir Mahpustur Diyor Bakın Dikkat edin Mahpustur Diyor Bunu İdrak eden Zamanın Kutbudur Ancak Hz. Pir Bunu koymuş Ve bu Sınırı Açın Bütün Bakın Hiçbirisine Bakmadım Bütün Mesnevit Şarihlerine Bakın Hiçbirisi de Bunu böyle Şerh edemez Biraz Şataatvari Oluyor Ama Neden Çünkü Seyr-i Sülükleri Yok Seyr-i Sülükler Olmuş olsaydı Başka Türlü Edebilirlerdi Bakın Gidin Açın Bakın Kaç Kaçıncı Beytmiş Yüz Yirmi Yüz Yirmi Yüz Yirmi İki Yüz Yüz Yirmi Yüz Yirmi Yüz Yirmi Üç Hepsi Mahpustur
Bütün İnsanlar Mahpustur Şehadet Aleminin İçinde Peygamberler Hariç Zamanın Büyük Velileri Kutupları Hariç Geçmiş Veliler Kutupları Hariç Evet Mahpustur Mahpus Olduklarına Dair Ayet-i Kerime Söylüyor Şimdi Cenab-ı Pir Rahman Suresinden Ya Ma Şeral Cin Ayetini Oku Tenfüzü Testatiu Manasını İyice Bil Yani Rahman Suresi Ayet 33 Ey Cinler Ve İnsanlar Topluluğu Göklerin Ve Yerin Çevresinden Çıkabilirseniz Çıkın Ancak Büyük Büyük Kuvvet Çıkabilirsiniz Cinliler Ve
İnsanlar Topluluğu Siz Göklerin Ve Yerin Çevresinden Çıkabilirseniz Çıkın Hadi Çıkın Hadi Şehadet Aleminden Dışarı Çıkın Cenab-ı Hak Tabiri Caizse Şataat Yapıyor Hadi Madem Siz İlahlığınız Var Neyseniz Neyseniz Tanrılığınız Var Uçuyorsunuz Kaçıyorsunuz Dünyaları Siz Yaratıyorsunuz Küçük Dağları Siz Deviriyorsunuz Basit Birşey Hadi Diyor Benim Bu Çizdiğim Sınırdan Dışarı Çıkın Çıkamazsınız Ya Kim Çıkarmış Ancak Büyük Bir Kuvvetle Çıkabilirsiniz Büyük Bir Kuvvet Kim Allah Kimi Çıkardı Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi
Vesselam Çıkardı Ve Velilerini Mürşitlerini Çıkardı Sebep Sebep Hani Neden Çıkardı Hazinesini Gösterdi Hazreti Muhammed Mustafa'nın Peygamberliğinin Yüceliğini Gösterdi Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin Yüceliğini Kendi Velilerine Kendi Dostlarına Gösterdi Dedi ki Ey Velilerim Ey Dostlarım Ey Benim Has Kullarım İşte Muhammed-i Mustafa'yı Ben Böyle Sevdim Ona Sınır Koymadım Ona Sınır Koymadım O Şahadet Alemini De Melekut Alemini De Geçti Lef-i Muhfuzu De Geçti Kürsüyü De Geçti Kalemi De Geçti
Hepsini De Geçti Bizce Meçhul Aklımızın Alamayacağı Bir Hale Büründü İki Yay Arası Kadar Mesafeye Geldi İki Yay Arası Kadar Buraya De Bilmiyoruz Ne Olduğunu Ama Biz Şuna İman Ediyoruz Cenab-ı Hak Peygamberini Miraçta Öyle Bir Hale Soktu Öyle Bir Şey Yaşattı Hiç Varlık Olarak Hiç Kimsenin Hiçbir Şeyin Erişemeyeceği Bir Noktaya Getirdi Onu İki Yay Mesafesi Kadar Kendine Yaklaştırdı Bu Ne Demek Varlığın Tamamiyetle
Varlığın Tamamiyetle Bütün Varlığın Üzerine Geçirdi Üzerine Getirdi Ben O yüzden Diyorum Sınırsızlığa Yakın Sınırsız Dersem Allah'la Hiç Değerde Suçam Al Haşa Ama Bu Manada Hani Gönül Olarak Allah'ı Hiçbir Şeyin Geçmesi Mümkün Değil Ama Desem Ki Böyle Sınırsızlık Noktasında Hani Böyle Atbaşı Derler Ya Böyle Desem Ki Hani Allah Resulü Bir Adım Geride Biz Bir Adım Bile Çok Onda Özür Dilerim Rabbim Beni Affetsin Bir An Diyelim Kün Diyecek Kadar Bir An Çünkü varlık Tamametle Onun Nurhaniyetin Üzerinde
Yürüyor Öyle Olunca Biz böyle Hani Bir gün Bir Saat On Dakika On Saniye Bir Saniye Uzun Uzun Çünkü Varlık Hala Onun Nurhaniyetinin Üzerinde Yürüme Biz Öyle Bir Peygamber Nümmetiyiz İşte Cenab-ı Hak Diyor Ki Hadi Nereye Çıkabiliyorsanız Çıkın Çıkamazsınız Mahbussunuz Ancak Diyor Büyük Bir Kuvvetle Siz çıkabilirsiniz O da kim Allah En büyük kuvvet o El kuvvet olan odur Onun haricinde Çıkmaları mümkün Değil Mahbussunuz Rabbim
Bizi Kendi Dairesinde Yani bizim İnsani Dairesinde Hür olanlardan Eylesin Haklarınızı Helal edin Biraz Gecikiyoruz Böyle Kendimizce O yüzden O yüzden de Hakkınızı Helal edin 1925'inci Beytten Önümüzdeki Hafta Devam edeceğiz Biraz da böyle İşin doğrusu Bazı Bu Beytleri Hani Ben şerh etmek Demeyeyim de Okuma noktasında Böyle nasıl Dile getiririz Çünkü Mübarek Yazmış Atmış Kenar Oraya Yani Arkadan gelenler Patinaj çeksin Diye Yapmaz Muhakkak Ama Sırlı Konuşmuş Yani o Sırrı Açmayı da Anlayanlara Bırakmış Herhalde Bizde
Anladığımızı Söylemiyoruz Allah Bizi affetsin Anlamaya Çalışıyoruz Anlatmaya Çalışıyoruz Anlayabildiklerimizi Rabbim cümlemizi Affetsin Hakkınızı Helal edin El Fatiha Doğru Alamıyoruz Bu arada Hakkınızı Helal edin Vakit olarak Sıkıntımız Var Saat Umacık Senin Soracağın Kısa Değildir Gene Sor Hadi Bunu Üstadımıza Sorulmuş Olsaydı Üstadımız Şöyle
Derdi Ona Örnek Verirdi Hani Hazreti Ömer Radıallahu Hazretleriyle Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Karşılaşıyor Ya Diyor ki Ya Ömer Ben Kısaca Geçeyim Ya Ömer Beni Nasıl Seversin Diyor Ona Diyor ki İşte Karımdan Eşimden Anamdan Babamdan Çolumdan Çocuğumdan Malımdan Fazla Severim Olmadı Ya Ömer Kemale Ermemişsin Diyor Ondan sonra Birer adım Ayırılıyorlar Hazreti Ömer Efendimiz Dönüyor Geriye Seni Nefsimden De Fazla Severim Ya Resulullah Deyince İste Şimdi Kemale Erdin Diyor Bizim Yolumuz Sevginin Üzerine
Kuruludur O Yüzden Hani Eskiler Şeddar Yolu Derler Yani Aşırı Sevme Bizim Yolumuz Aşırı Sevmenin Üzerine Kuruludur O Yüzden Bir Kimse Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerini Ve Üstadını Sever Ve İtaat Ederse Evet O Zaman O Zaman Gönülden Çıkan Nameleri Dinler Allah Bizi Onlardan Eylesin Selamun Aleyküm Hakkınızı Elal Böyle de Söylemek İstemiyoruz Şundan Dolayı Sanki Böyle Hani Birisi Öyle Dediydi Hani Şeyh Efendici Ya Kendisini Sevdirmeye Çalışıyor Dedi Ben de Dedim ki Sen öyle Anladın Bak Dedim O
Dedim Kendisini Söylemiyor Dedim Aslında Bu Hangi Mürşid-i Kamil Olursa Olsun Sen Ancak Böyle Seversen Bu Olur Hazreti Ömer Efendimizden Örnekleyerekten Söylüyor Veya Tehan ediyor Bir Sahabeden Bir Kimse Cennette Beraber Olamamaktan Korkuyorum Öyle Deyince Bak Ona Çok İbadet Et demiyor Kişi Sevdiğiledir Diyor Sevdiğile O Yüzden Kişi Sevdiğiledir Seviyorsa Sevdiğile Se O Zaman Onun Yaşadığını Sev Değilir Berabersin O Nereye Giderse Sen de Gideceksin Mi Onunla Beraber Sevmek Öyle Bir Şey Çünkü Sen Onu Sevdin O Seni Sevdi
Seven Sevilir Çünkü Seven Sevilir Sevdi Sevdi O Zaman Sevilecek Sevilince O Zaman Hani Bizde Bir Ateşsözü Var ya Anca Beraber Kanca Beraber Değil Değil Mi O Zaman Nereye Gidersin Beraber Gidecek Mi Gidecek Seviyorsun Sen Takılmışsın Onun Peşine O Nereye Gidiyorsun Sen Oraya Gidiyorsun Daha Doğrusu O Götürüyor Seni Tutmuş Elinden O Nereye Gidiyorsa Sen Oraya Gideceksin O Ne Yiyorsa Ondan Yiyeceksin Sevmek Öyle Bir Şey Şimdi Gerçek Seven Yediğinden Yedirir İçtiğinden İçirir Geydiğinden Geydirir Doğru Mu O Zaman Kimin
Sevdin Hazreti Peygamberi Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerine Çok Sevdin Her Şeyden Fazla Sevdin Yedinden Yedirecek Mi İçtiğinden İçirecek Mi Gittiği Yere Desene Götürecek Mi Selamun Aleyküm
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.