mustafaozbag.org

Mesnevi Okuması (1867.Beyitten) 03.02.2024

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 4 Şubat 2024 · 1:23:08

Euzû billâhi bineşşeytanurrecim, Bismillahirrahmanirrahîm. Efteli zikr fâlemennehu, Na hâlâ! Hak Muhammeden Resûlullah, Cemien Elbiâi vel Mürselîn, Velhamdülillahi Rabbil âlemîn.
Selămânâlekim. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Abînizi, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed'i, Hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakkı hak bilip, hakça yaşayan, hakkı haykıran, batılı batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin. Rabbim, Ümmet-i Muhammed'in neresinde olursa olsun, hangi coğrafyada olursa olsun, Ümmet-i Muhammed'e zulmediliyorsa, o zalimlerden Allah intikamımızı alsın.
O zalimleri yerle yeksan eylesin. Siyonist İsrail'i batırsın. Onu destekleyenleri de batırsın. İçeriden dışarıdan nerede onu destekleyen varsa, hepsini de kahve perişan eylesin. Ejimayim. Geçen hafta nefsi konuşuyorduk. Nefis çok övülmesi yüzünden firavunlaştı. Alçak gönüllü, hor, hakir ol. Ululuk taslama. Burayı konuşuyorduk. Buradan kaldığımız yerden, bu beytler bitiremedik çünkü. Kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah. Bütün kötülüklerin nefisten, nefsin hevasından geldiğini bil.
Nefis bu manada zahir düşmanlardan daha tehlikelidir. Zahiren görünen düşman senin karşındadır. Bilirsin onu. Onun ne yapacağını, ne edeceğini tahmin edersin. Ona göre önlem alırsın. Ama nefis bu manada içimizdeki en önemli düşmanlardan birisidir. Öyle olunca, nefisle mücadele, dışarıdaki düşmanla mücadele eden daha zordur. Burada nefisle mücadele de, sufiler için geçerli bu. Sufiler, nefisle mücadele ederken, nefsin kendi içerisindeki haram olan, alışkanlıklarından geçerler önce. Hani haram, alışkanlıklar vardır insanlarda. Nefisle mücadele edecek olan kimse, önce haram olan alışkanlıklardan kendini kurtarır. Sonra, diğer alışkanlıklardan kendini kurtarır.
Çünkü, her alışkanlık nefis için bağdır. Bakın, her alışkanlık. Ha bir kimse, Allah'ı zikrederken bile alışkanlık peydah etmiş olsa, o da onun için bağ olur. O zikrullah yaparken de ne yapacak? Alışkanlık haline getirmeyecek. İbadet, alışkanlık haline gelmeyecek. Alışkanlık haline gelirse, o da onun için doğru bir nokta olmaz. Çünkü, alışkanlık haline geldiği için namaz kılıyor. Yani, o alışkanlık oldu onda. Öyle değil. Namaz, onun için ayrı bir hep hayret perdesi olması gerekir. O yüzden, normalde, nefisle mücadelede, bu, hani bu sonraki dönem, hani alışkanlıkları. İlk önce bir kimse, haram olan alışkanlıklardan kendisini kurtaracak. Çünkü, nefsin, insanda iyiyi, doğruyu, güzeli, hayırı, hasenatı, salih amelleri engelleyen, iki tane kuvveti vardır.
İki kuvvet. Bunun birisi, şehvetine düşkün olmak. Buradaki şehvet, tekrar bunu, geçen hafta da altını çizdim. Buradaki şehvet, çok özür dilerim, cinsellik değil sadece. Yani, adamın böyle, işte, örnekliyorum bunu, iki trilyonluk arabaya binecek hali yok. Şehvetine düşüyor. O arabayı alacağım diye uğraşıyor. Veyahut da o kimsenin, örneğin, işte ultra lüks bir dairede oturacak gücü yok. Şehvetine düşüyor. Öyle bir daire alacağım diye uğraşıyor. Veyahut da işte, gençler için şimdi, hani gitsen orada kahve içsen ne olacak, içmesen ne olacak? Ama gidecek orada görünecek ya. Şehvet dediğimiz şey, hani, bu komple, nefis terbiyesinde, senin nefsinin istekleri, heva ve hevesten olan istekler.
Bunların hepsi de, nefiste şehri, şehvani duygu olarak geçer. Yani bir kimsenin normal, düzgün elbisesi var mı? Var. O kimse gidecek illaki, işte bilmem hangi markanın, bilmem hangi marka elbisesini alacak. Veyahut da şimdi gençlerde bu, artık genci de kalmadı da, normalde önceden böyle heva heves, gençlerde olurdu sadece. Şimdi yaşa başa bakmıyor. Yani o gidecek çok böyle, ultra lüks bir marka, bir kıyafet alacak. Yani o kıyafet, kaç para oğlum bu biliyor musun? filan. Öyle olacak yani. Veyahut da kızım, bu kaç para biliyor musun? Veyahut da saat, onun çok gösterişli ya, böyle ikide bir de kolunu uzatacak, saate bakacak herkesin içinde.
Ondan sonra, ooo, saat Rolex, çıkacak meydana yani. Veyahut da, bir sohbet toplantısı, bunlar hepsi de şehvanidir. Yani o kimse, iPhone 15'i koyacak ortaya. Hani bak, benim iPhone 15'im var. Veyahut da işte, araba var, ne var? Mercedes var. Mercedes'in anahtarını koyacak masaya. Ulan kahve içmeye mi geldin? Üzerindeki mal varlığını göstermeye mi geldin? Veyahut da, bir dostluk, ama bunların hepsi de bakın, şehvete girer. Biz de şehvet deyince, hemen cinsel suçlar aklımıza geliyor. Öyle değil, o da şehvetin içinde. Ama böyle bir gösteriş, şataat, şatafat, kendini yüksek göstermek, fazla göstermek, veyahut da işte, alim kısmında şehvet vardır. Yani bir şey konuşulur, dur bir dakika, o biliyor.
Dur bir saniye, o anlatsın bakalım. Veyahut da, sufilerin içerisinde, o biliyor ya, dur çok eski o. O anlatsın. O konuşsun orada. O müdahalesin. O, kalk bakayım oradan sen, ne oldu? Sen oraya oturma, sen bunu böyle yap, bakayım. Neden? O da eski derviş ya canım, karışsın elleme ya bir şeye. Valla bir şeye karışması lazım. Şehvettir bunların hepsi de. Sufiler bunların hepsini şehvet. Nefsin iki tane böyle gücü var. Birisi şehvettir. İkincisi, insanı, ibadetlerden, kaçındırma gücüdür. Yani namaz, kıldırmaz sana. zikir yaptırmaz sana. Bu da ayrı bir güçtür insanın içinden. Nefsin seni haramlara sevk eder. Nefsin seni Allah'a itaatten uzaklaştırır.
Mesela bayanlar için örtünmek, imtihanın böyle tam dip noktası. Örtünmek istemezler. Nefis onu örtünme. Namaz kılsın. Ama şu örtünmek yok mu? Yani namazı kılsın. Önemli değil şu oje yapıp, süslenip, kokulanıp, böyle bir evden dışarı çıkmak yok mu ya? Yani bunları mesela önleyemez insanlar. Veya erkekler de aynı. Yani normalde dışarıda namaz ona farz olmasın. Eve gitsin, bütün namazları bir seferde kılsın. Yani dışarıda namaz kılmak çok zor. Git camiye veyahut da bir yere abdest al, ondan sonra git, orada namaz kıl. Kadınları da, erkeklere de. Gün içerisinde bu çok zor geliyor onlara. İşte nefsin iki gücü. Birisi şehvani tarafı.
Ondan sonra seni böyle gösterişe, şatata, methedilmeye, şuna buna yönlendirir. Öbürkü de Allah'a itaatten uzaklaştırmaya çalışır seni. Ve bu nefsin çok önemli iki gücüdür. Bunları kırarsan nefisle mücadelede öne geçersin. Bunları kıramazsan nefsin seni hep alt edecek, hep yenecek. Seni hep alaşağı edecek. Seni hep böyle bozacak. Bozacak seni. O umulmadık yerde, umulmadık şekilde bozacak seni. Ve nefis seni her dem, her dem, heva atına bindirip, heva atına bindirip, nerede seni savuracağı belli olmayan bir noktaya götürür. Azgınlaştırır seni. Hani normalde böyle çilbiri olmayan, azgın bir at düşün.
Yani onun ne gen var, ne eğer var. Nefsi böyle bir şey düşünün. Sen onun, normalde uysalmış gibi gelir sana o. Sen ona binersin, yandı keten elva. Seni nereye fırlatıp atacaksın, hangi keseye seni atacağı belli değildir. Nefis böyle bir şeydir. Güvenme. Gemi hiç elinden bırakma. Gemini elinden hiç bırakma. Bıraktığın an seni nereye fırlatıp atacağı belli değildir. Ve asla güvenme. Hangi esmayı alırsan al sufi olarak. İstersen sen hak esmasını al. Eğer nefse müsaade edersen seni oradan al aşağıya indirir. Seni indirmeyecek bir yer değil. Nefis herkesi al aşağıya indirir. Al aşağıya indirmeyecek hiç kimse yoktur. Ancak altıncı makama gelirsen halife makamıdır.
Beşte de kolay kolay indiremez de hadi beşi de tehlikelidir. Hadi beşten sonra altıya gelince biraz daha tehlike azalır. Yediye gelince tehlikesi minimuma düşer. Yediye gelen bir kimse de. O çünkü uyarıyı açıktan alır artık. O yüzden o da normal kendi başına kalmaz. Hani ayet-i kerimede var ya Allah'ın muhafaza ettikleri müstesna diye. Onlar oraya girer. O da kendi başına olsa halledemez. Ve nefisle olan mücadelede hiç kimse tek başına hiçbir şey halledemez. Hepsi de Allah'ın yardımı Allah'ın inayeti Allah'ın lütfu ikramı ile olur. Bir kimse nefisle mücadelede tek başına tek başına o mücadeleyi yapması mümkün değildir. Bak tekrar söylüyorum. Mümkün değildir.
O bir kimse o yüzden muhakkak bir üstada ihtiyacı vardır. Muhakkak onu sen burada yanlış yaptın. Burada eksik yaptın. Veya yanlışlıklar bunlardır. Eksiklikler bunlardır. diye anlatacak bir üstada ihtiyacı vardır. Nice namaz kılanlar nice oruç tutanlar nice ibadet edenler farkında değildir. Nefisleri onları istediği gibi yönlendirir. Çünkü nefsin sağdan girmesini fark edemez onlar. Nefsin sağdan girmesidir. Bakın nefsin soldan girmesini herkes fark eder. Ben bazen derim ya size gelip de gelin içki içelim demez nefis. Ulan git de şurada iki duble attı filan bunu demez. Veya git işte zina yap git kumar oyuna bunu demez. Sufilere genelde hani soldan girmez.
Girdiyse de avamdır zaten o. Ama sufilere girdiği yer neredendir? Sağdandır. Senin yaptığın zikrullah gibi kimse yapmıyor. Sen olmasan burası dağılır. Bu zakirlere girendir. Zakirlere, çavuşlara öyle der. Yani sen olmasan burada biter her şey. Öyle girer. Veyahut da bir vazifeliğe öyle girer. Nefsin sağdan girmesi. Sen kalk şurada bir namaz kıl da millet nasıl olduğunu görsün ya. Nefsin sağdan girmesi. Allah muhafaza eylesin. O yüzden nefisle mücadelede en önemli şey onun isteğinin zıddını yapmaktır. Bakın nefsin isteğinin zıddını yapmak. merak etme. Size pekmez yemekten nefis durmaz.
Kitaplarda okursunuz ya eski sufi kitaplarında işte kim filanca zat nefsi kırk yıl pekmez can istemiş. Kırk yıl ona pekmez yedirmemiş. Ben bazen diyorum ki gel sen büyükşehirde yaşa pekmezi yalayut. Başka şeylerden uzak dur. pekmezi yalayut helal sen ondan uzak durma duracağım diye uğraşma. Gözünü haramdan kaçır kaçırabiliyorsan dilini haramdan koru koruyabiliyorsan kulağını haramdan koru koruyabiliyorsan sen ayaklarını ellerini uzuvlarını haramdan koru koruyabiliyorsan sen onu koruyorsan alasın pekmeziyi Allah muhafaza eylesin. O yüzden nefis böyle bir imtihan ağır olduğundan dolayı Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri o bir savaştan tebük savaşından bir de dönerken diyor ki rivayet cabirden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem tebük seferinden dönerken sahabe ordusuna şöyle nasihat
etmiştir. Hayırlı bir yerden döndünüz. Küçük cihattan büyük cihada döndünüz. sahabe efendilerimiz ey Allah'ın Resulü büyük cihat nedir diye sorduğunda Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kişinin kendi hevasıyla mücadele etmesidir. Yani kendisinin kendi nefsiyle mücadele etmesidir diye buyurdu. Bakın tebük seferi işte karşıda şu kadar çok Rum var Bizans ordusu var denilen seferdi. Oradan geri döndüklerinde Allah Resulü hani bu son savaşıydı bildiğim kadarıyla zaten oradan geri döndüğünde dedi ki bakın siz bu kadar büyük bir savaşa katıldınız ama bundan daha büyük bir savaş sizin nefislerinizdir dedi.
Hevanızdır. Sizin bu noktada bir insanın hevasıyla hevasıyla mücadele etmesidir dedi. Heva ne? Kur'an ve sünnetin dışındaki her şey duygu düşünce fikir akım adına ne derseniz deyin hepsi de bunların hevaya girer hepsi de o yüzden nefis insanı bu heva ve hevese doğru sürükler. Serbest bırak sürükler. Sal yakasını nerede senin atacağı belli değildir. Ve sufilik nefisle mücadelenin üzerine kuruludur. Nefisle mücadele etmenin en büyük nefsin bu noktada panzehiri panzehiri Allah'ı zikirdir. nefisle mücadele edecek olan bir kimse muhakkak Allah'ı çok zikretmeli.
Muhakkak. Yoksa ne yapar nefis o kimseyi alaşağı eder. Allah muhafaza eylesin inşallah. Beytin ikinci kısmı alçak gönüllü hor hakir ol ululuk taslama. Bakın nefis insanı alçak gönüllülükten uzaklaştırır. Yani tevazudan uzaklaştırır. Alçak gönüllü birinci derecede tevazu etmek alçak gönüllü olmak Allah'a karşı alçak gönüllü olmaktır.
Allah'a karşı alçak gönüllü olmak nedir? Allah bir şeyi emretmiş. Bunu yap demiş. Bunun yapabilirliğe gücün varken yapmaman Allah'a karşı kibirlilik taslıyorsun. Ululuk taslıyorsun ona karşı. birinci derecede Allah'a o zaman bir kimsenin kibri birinci derecede Allah'adır. Bir kimsenin tevazudan uzaklaşması birinci derecede Allah'adır. Allah'ın emir ve yasaklarına uymayan bir kimse ilk önce Allah'a karşı tevazu sahibi değil Allah'a karşı kibirlidir. Allah bir şeyi haram kılmış haram kıldığı halde sen onu yapıyorsan aslında Allah'a karşı kibirlilik gösteriyorsun. Alçak gönüllülük göstermiyorsun. Ona tabi olmuyorsun. Allah'a boyun bükmüyorsun.
Hem eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resuluhu dedin hem de ona itaat etmiyorsun. İtaat neydi? Allah'aydı. Sonra kimeydi? Resulü neydi? Ondan sonra kimeydi? sizden olan emir sahiplerineydi. Üç tane itaat noktası var bir Müslüman için. İnandın mı? Evet. İman ettin mi? Evet. Birinci derecede Allah'a itaat et. Ve Allah'a elinden geldiği halde itaat etmiyorsan ona karşı kibirli oldun. Allah'a ululuk tasladın. Allah'a ululuk tasladın. sen kendi kendine diyorsun ki namazı ben terk ettim. Namazı terk etmekle sen Allah'a ululuk tasladın. Allah'a isyan ettin.
Allah'a isyan ettin. Allah'ın bir farzını yerine getirmedin. Allah'a ululuk tasladın. Allah'a karşı kibirlendin. İkinci itaat neydi? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine. eğer sen peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetine tabi olmadıysan hazreti peygambere sen ne yaptın? Kibirli davrandın. Ona ululuk tasladın. Onun peygamberliğini kabul etmedin. Onun peygamberliğine tam manasıyla iman etmedin. O yüzden Cenab-ı Hak ayeti kerimede diyor ki ey iman edenler Allah'a iman ediniz. Ya iman ettiydin ama sen iman ettin ama yapabilir olduğun şeyleri yapmadın. Sen isyan ettin. Bakın sen isyan ettin. Sen ululuk tasladın Allah'a karşı.
Kibirlilik tasladın. Bunun olmayacağını bildiğin halde haram olduğunu bildiğin halde gözünün içine baka baka haramı işledin. Ululuk tasladın. Bir de tövbe etmedin. Tövbe etsen kulluk yaptın diyeceğiz. Diyeceğiz ki evet sen yaptın bir ululuk tasladın. Bir günah işledin. Ama tövbe ettin geri döndün. Tövbe edip geri de dönmüyor. Devam ediyor günah kebair'e. Devam ediyorsa ululuk taslıyor. Küstahlık yapıyor Allah'a. Allah'a küstahlık yapıyor. Bugün Ümmet-i Muhammed'in sıkıntısı bu. Günah kebair'e devam ediyor. Ve devam ettiği günah kebair'i kendince küçültüyor. Kendin nefsinde ufaltıyor o günah kebair'i.
Küçük günahmış gibi gösteriyor onu. Bir kısmı da bu günah değil diyor. Bu günah değil diyen kafir oldu zaten. Günahı küçültüyor o nefsi ona oyun yapıyor. Ne olacak ya canım ya. Bu kadarlıkta olur filan. Hepimiz hata yaparız. Hepimiz günah işleriz. Yapıyor yapacağını. Yapıyor yapacağını ondan sonra Allah affetsin diyor. Ben de taşı gediğini böyle koyarım. Ama o esnada tatlı geliyor. O esnada insana haz veriyor. Nefse uymak bu konuda böyle heva hevesine uymak insana o esnada çok tatlı gelir. Lezzet verir insana. Tat verir. Bosna'da başçarşının ortasında hatunun birisi koşuyor Mustafa diye ben de kendimi zannediyorum.
Nefse tatlı geliyor. Nereden tanıyor beni diyorum ya Bosna'nın ortasında diyorum. Oğlum bir tane Mustafa sen varsın sanki. Nefise tatlı geliyor. Hani beni nereden tanıyor diye. Asıl tanıdığı Mustafa ayrı. Orada sarılıyor. Mustafa'lara sarılınırsan çünkü sıkıntı yok. Nefise tatlı geliyor bu. Beni nereden tanıyor diyorsun. Sanki senden başka Mustafa yok. Nefis vuruyor insana. İşte bunun gibi bir şey. Ona müsaade edersen ona müsaade ediyorsun. Ona müsaade eder heva hevesine dönersen dedim ya seni hangi çukuru atacağı belli değil. Seninle hangi kesik deriz biz böyle tarlaların kenarlarını bizde açarlar kesik derlerdi. Önceden her yerden su fışkırırdı.
Ekip dikemezdi insanlar Bayındır'ın ovası öyle minbüt topraklar sulak arazi tarla kenarlarına kesik açarlar. Muhtar sizde de yapıyor mudunuz önceden? Ark mı diyorsunuz? Siz biraz daha şey ne o İstanbul Türkçesi kullanmışlar. Bizde kesik diyorlar. Hoş sizde bir de orada ne dere var değil mi siz? Ne deresi o? Ha kanal diyorsunuz. Tehlikeli kanal. Evet. Onlar dere diyorlar. Ama o sonradan açılma mı? Ha kanal açılmışlar. Yani kendiliğinden böyle fiziki böyle natürel dere değil yani o. Sonradan açılmış lüzumsuz şeyleri atalım diye mi? Evet. Şimdi normalde işte nefse müsaade edersen seni nereye atacağı belli değildir.
Seni ne tarafa savurtacağı da belli değildir. Allah muhafaza eylesin. O yüzden ne yapacağız? Biz o zaman Allah'a itaat edeceğiz. Yani biz itaatten uzak durmayacağız. Ve önce Allah'a karşı tevazulu olacağız. bakın dikkat edin Allah'a ululuk taslamayacağız. Ona itaat edeceğiz. İkincisi tevazu göstereceğimiz yer Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri. Onun hadisleri. Şimdiki böyle dilimi muhafaza edin dilimden hakkınızı helal edin ama o böyle söyleyeceğim az bile söylüyorum bunlara. hani bu son dönem gelen zırtobozlar var ya hani hadis-i şeriflerle alay eden hadis-i şerifleri küçük gören Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri'ni haşa küçük gören bir peygamberdi o da işte filan.
Onun hadislerini küçük gören bunlar normaldi. Bu küçük görenlerin hepsi de katıksız kafir. Katıksız kafir. Ama ne yazık ki şu anda Türkiye televizyonlarında ve Türkiye sisteminde Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri'nin hadislerini küçük gören bunları sahih değil diyen komple reddedenler alkışlanıyor. Ahir zaman elameti. Bunlar ahir zaman alimi. Bunların cehennemde en ucra köşeye atılacak bunlar. Bunlar ahir zaman alimi. Bunlar kendisini paraya pula makama heva hevese satmış kimseler. Bunlar bir de işin ilginç noktası ahir zaman elametlerinden birisi de şu iyiler horlanıp kötülenecek kötüler ise başta acil edilecek.
Ahir zaman elameti. Şimdi iyiler horlanıyor kötüleniyor onlar aşağı görülüyor. Hani siz Kur'an sünnet deyince sizi aşağı görüyor. siz sünnete tam tabi olmak dediğinizde sizi aşağı görüyor. O entelektüel o arkadaş o hadis-i şerifleri inkar ediyor çünkü o entelektüel oluyor. O hadis-i şerifleri sahit değil diyor o entelektüel oluyor. Yani şeriatı entelektüel çok büyük alim hadisleri inkar ediyor hadisleri inkar evet hadisler öyle şey değil hadisleri inkar edenler entelektüel oldu çok büyük alim oldu devrin alimi oldular hepsi de büyük alimler neden hadisleri inkar ediyor büyük alimler neden mezhepleri de inkar ediyor mezhep diye bir şey yok hadisleri inkar ettin mezhepleri de inkar ettin evet bir de ne diyor üstüne size Kur'an yetmez mi ha yeter bize Kur'an kafiri nerede gördüyseniz öldürün demiş ben de seni öldüreceğim şimdi nasıl basbaya ayet var
ayet var kafirleri gördüğünüz yerde öldürün ayet var hadi Kur'an yetsin sana hiç tevil etme hiç bu ya burada uygulam öyle deme nereden çıkardın Kur'an-ı Kerim aldı koydu adam hadi Kur'an yeter sana diye ne diyeceksin malının tamamını dağıt Kur'an yeter mi evet hadi malının sana ihtiyacı olan hayır gerek alanı dağıt hadi fabrikanı dağıt hadi iş yerini dağıt hadi paranı pulunu komple dağıt nasıl yani basbaya hadi ya esnekti
köstekti hadi değil işte sen hadis-i şerifleri inkar edersen din yaşanmaz hale gelir herkes kendi kafasından bir din yorumu çıkarır herkes kendi hevesinden bir ayet yorumu çıkarır bayanın birisi dedi bana dedi Kur'an yetmez mi yeter dedim Kur'an'a göre dört tane eş hak dedim dayanabilecek misin dedim kaldı nefesi kesildi nefesi kesildi ne oldu dedim yüzüne dedim ne oldu buradan vurulacağımı hiç düşünmedim dedi e düşünmezsin dedim Kur'an yeter demek kolay televizyonlara da çıkıyorlar iyi herkes dörder tane alsın hadi
bakalım sizin bile hoşunuza gitti ben gözleriniz çakmak çakmak oldu valla ee nasıl çıkacaksın yok hadisleri hadisleri inkar ediyorsan küfür ehlisin işte yapma Allah muhafaza eylesin o yüzden ikinci neydi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine karşı tevazulu ol öyle işte hani diyor ya hadis-i şerifte öyle bir zaman gelecek ki bacak bacak üstüne atıp sizinle bizim aramızda Allah'ın kitabı vardır diyenler çıkacak diyor yani hadisleri inkar edecekler ahir zamanda şimdi o zamanı yaşıyoruz işte Allah muhafaza
eylesin üçüncü tevazu sahibi olacağımız kimseler kim sizden olan emir sahipleri bizden olacak emir sahibi ona tevazu göstereceğiz bizden ne demek Allah'ın kitabı Kur'an'ını kendisine iman ettiği bir kitap olarak gören Habibi'nin sünnet-i seniyyesini kendisine rehber edinen bunları kabul eden iman ehli olan ancak bizim neyimiz olur emirimiz olur birinci derecede ilk önce o kimse iman etmiş olacak iman etmeyen bir kimse senin velin olamaz iman etmeyen bir kimse senin emirin olamaz Kur'an'ı kendisine rehber kitap olarak
tanımayan kimse senin velin de emirin de olamaz hadisi şerifleri komple itaat etmeyen kabul etmeyen kimse senin velin ve emirin olamaz o itaati hak etmez o itaati hak etmez Kur'an ve sünnete tabi olmayan bir kimseye itaat etmek küfür olur Kur'an ve sünnete tabi olmuş olacak bir kimse Kur'an ve sünnete tabi değilse ona itaat küfür olur tekrar söylüyorum bunu o kimse Kur'an ve sünnete itaat etmeli ancak sizden olan emir sahibi o olur öbür türlü o senin emir sahibin olamaz o senin velin
olamaz kim olursa olsun o zaman tevazu alçak gönüllülük birinci derecede kime Allah'a ikinci de Resulullah'a sallallahu aleyhi ve selleme üçüncü de kim emir sahiplerine dördüncü de kim dördüncü de mümin insanlara mümin insanlara itaat yoktur onlara şefkatli davranmak onlara merhametli davranmak vardır bakın mümin kardeşine şefkatli ve merhametli davranırsın burada itaat mekanizması girmez itaat üç tane eğer Allah'a Resulüne sizden olan emir sahiplerine itaat ediyorsun onda mümin kardeşlerine tevazulu davranıyorsun
şefkat ve merhametli davranıyorsun onlara karşı alçak gönüllü davranıyorsun Allah'a Resulüne sizden olan emir sahiplerine itaat etmeyen onlara tevazu göstermeyen bir kimse Müslümanlara hiç tevazulu davranmaz aldanmayın tevazulu davranıyorsa o ihlaslı ve samimi değildir sizden bir menfaati vardır sizden menfaati var olduğu için şefkatli ve merhametli veya tevazulu davranır size sizden menfaati bittiği anda size tevazulu davranmayacaktır size merhametli davranmayacaktır neden onun dışı Müslüman içi kafir çünkü onun dışı
Müslüman içi münafık çünkü o işini gördürmeye bakıyor o tabiri de caizse gemisini yüzdürmeye bakıyor onun menfaati bittiği anda size sırtını dönecektir bakın size sırtını dönecektir meclisinize gelmez toplantınıza gelmez ailenize gelmez sizde beraber oturup kalkmaz selamı sabahı keser bitti onun işi çünkü neden bir menfaati vardı sizinle bir işi vardı onun o işini gördü selamı sabahı kesti bitti işi çünkü bakın onların o tevazusuna aldanmayın aldanmayın Müslümanlar aldanıyor ve kardeşim adamın Allah'a itaati yok Allah'a
tevazusu yok sana neden itaat etsin tevazı göstersin adamın peygamber sallallahu ve sellem hazretlerine itaati yok ona tabi değil sana neden merhametli davransın ki o fırsatını bulduğu anda vakti geldiği anda seni alaşağı edecek Müslümanlar aldanıyorlar Müslümanlar aldanıyor yüzüne güleni dost zannediyor ve her işte Müslüman görüntüdeki kimseyi kendinden zannediyor kardeş Allah'a itaat edecek bir kimse önce Resulüne itaat edecek Allah ve Resulüne itaat etti mi etmedi mi e etmedi o zaman sana olan yumuşak davranışına
aldanma Müslümanlar buna aldanıyorlar yani o yumuşak davranıyor sana bir de hatta şöyle diyor adam kafir ama çok insancıl nerede bu insancıl kafirler her gün bakın her gün Müslümanların kanı akılıyor namusu ırzı şerefi haysiyeti ayaklar altında çocukları kaçırılıyor çocukları katlediliyor öldürülüyor ve çocukları bakın çıkıyor meydana hepsi de bu çocuklar Avrupa'ya götürülüyor Amerika'ya götürülüyor genç yaştaki çocuklara tecavüz ediliyor tecavüz ediliyor ve kanları içiliyor bu çocukların nerede bu Müslümanların çocukları
kim yapıyor bunu kafirler yapıyor hani merhametliydi hani insan hakları vardı nerede insan hakları Gazze'ye uğramıyor mu navigasyonu göstermiyor mu Gazze'ye insan haklarında ne oldu Türkmenistan'ı göstermiyor mu Doğu Türkistan'ı göstermiyor mu insan hakları navigasyon Doğu Türkistan'ı kaybetmiş mi nerede ki Irak nerede Suriye nerede insan hakları görünmüyor mu oralarda her gün bakın 4 ay oldu Filistin'de taş taş üstüne konmadı daha bombalasın diye bütün batı dünyası komple silah veriyor adama bütün gemilerini getirdiler
gemilerini getirdiler başka bir ülke müdahale etmesin diye soykırım yapıyorlar katliam yapıyorlar nerede insan hakları hani nerede çok iyi olan batı insancıl olan batı hümanist olan batı nerede uyanın yarın öbür gün sizin de başınıza geldiğinde merak etmeyin o batıların yine kılı kımırlamayacak uyanın evet Türkiye ateş çemberinin içerisinde yıllardan beri söylüyorum çember daralıyor uyanın uyanın paranızın hükmünü bırak bırakmadılar hiçbir şeyin hükmünü bırakmadılar uyanın batı insancıl değildir katliamcıdır vahşidir
vahşidir katliamcıdır benim anne dedemi dinlemedi kimse yunan askerlerinin bayındır da ne yaptıklarını dinleyecekti insanlar insan cılbatıymış dedem anlattı gebe kadınları nasıl karnındaki çocuğuna karnındaki çocuğuyla beraber kasaturayla öldürdüklerini evet nasıl kadınları kızları kaçırıp karakola tecavüz ettiklerini sonra o kadınların intihar ettiğini kendisine astığını o kızların intihar ettiğini kendisine astığını sonra onu yapan askerlerin tespit edilip dedem ve müfrezesinin
nasıl onları öldürdüğünü nasıl intikam aldığını insanların samanlıklarını nasıl yaktıklarını hangi batıdan bahsediyorsunuz siz benim dinlediğim batıyla dedemden dinlediğim batıyla insanların şu anda dinlediği batı aynı değil baba dedem sağ olsaydı da Yunan zindanlarında nasıl işkence çekmiş anlatsaydı arkasındaki işkence izlerini görseydiniz siz çubanlarını ve her kış geldiğinde o çubanların patladığını irin akıttığını bir türlü tedavisinin olmadığını bir sürü merhemler sürerdik sırtına bütün her kış her kış her gün merhem
sürülürdü sırtına böyle kocaman kocaman yaralar çıkardı sırtında ben sordum dedim dede bunlar ne yarası böyle gözleri doldu böyle tebessüm etti sustu sonra kendisi söyledi Osmanlı'ya ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne yardımcı olmaktan dolayı zindanlarda işkence çekmiş hangi insan cıl batıdan bahsediyoruz biz bunu hiçbir zaman unutmayın bir kimsenin Allah'a saygısı yoksa hiçbir şeye saygısı yoktur bir insanın Allah'a karşı itaati yoksa hiçbir şeye itaati yoktur bir kimsenin Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerine
boynunu bükmüyorsa sana da boynunu bükmez aldanma seninle neşi vardır onun seninle böyle bir menfaat ilişkisi vardır o yüzden boynunu büker o yüzden sana tevazul olur Allah muhafaza eylesin gerçek tevazu o yüzden mümin kardeşine şefkatli davranmaktır mümine şefkatli davranmaktır münafığa değil mümine merhametli davranmaktır kafire değil öyle işte ne o birisi de yazmış bana ne olursan ol gel diyen kimsenin hani yolu bu mu ben lanet olsun İsrail'e diyorum ya evet biz kafirlere karşı şedidiz sertiz orada 120 günden beri
her gün müslümanların canına malına ırzına namusuna sen musallat olacaksın biz seni alkışlayacağız öyle mi benim din inancım o değil Allah muhafaza eylesin Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretler naklediyor Allah-u Teala bana o kadar mütevazı olun ki kimse kimse böbürlenmesin kimse kimse zulmetmesin diye bildirdi Müslüm Ebu Davud İbni Maaca o zaman normalde müslümanların müminlerin birbirlerine böbürlenmeleri birbirlerine karşı zulmetmeleri yok Allah muhafaza eylesin bir kimse bir kimse böbürleniyorsa o zaman
Allah muhafaza eylesin o kimse kibirli gönlünde zerrece kibir bulunan asla cennetime giremez hadisi kudsi bir mümin kardeşine böbürlenme etrafındaki mümin insanlara böbürlenme etrafındaki mümin kimselere zulmetme dilinle bakışınla elinle ayaklarınla müminlere zulmetme Allah muhafaza eylesin Furkan 63 Rahman olan Allah'ın kulları yeryüzünde tevazu ve vakar ile yürürler tevazu ve vakar tevazu alçak gönüllü vakar ne vakar senin dik duruşun vakarlı olmak hiç kimseyeden bir şey beklememek ummamak
istememek andırmamak vakarlı duruş sarf etmek kendi öz benliğini bulmak müminlere karşı tevazulusun ama böyle mı mıntı yapışkan böyle dilenci hüviyetinde değilsin vakarlı duracaksın aç kalacaksın ben açım demeyeceksin vakarlı duracaksın aç kalacaksın açım demeyeceksin vakarlı duracaksın hasta olacaksın hastayım demeyeceksin vakarlı duracaksın vakarlı duracaksın bu herkesten üstünün manası değil halini derdini hiç kimseye açmayacaksın açacak olduğun yer kim Allah derdini Allah'la dertleşeceksin sıkıntını Allah'la halledeceksin
vakarını bozmayacaksın bir çaya bozmayacaksın kendini bir yemeğe bozmayacaksın kendini bir selama bozmayacaksın kendini o dik duruşunu göstereceksin bakın dik duruşunu göstereceksin Allah bizi onlardan eylesin cahiller kendilerine laf atıp sataştıkları zaman aldırmadan selametle deyip geçerler tam ayhir zaman hastalığı cahiller sana laf atacaklar hakaret edecekler söyleyecekler oysa sen bir tokat vursan yerle yeksan edersin onu sakın elini kaldırma neden bütün mahkemeler bütün adli hadiseler takadı vuranı suçlu görüyorlar
sakın elini kaldırma kimseye sakın sen selametle de yürü yolda yürüyorum ben benim sakalıma laf söylüyorlar dönüp baksan al başına derdi sen suçlusun önce yok ben bir çuva sakalımla neden böyle dik yürüyormuşum dik yürüyormuşum ben yolda giderken dik yürümemde suçmuş yeni öğreniyorum bunları ya nasıl yürüyeceksin alışmışlar böyle pısırık müslüman ya biz yumuşaklığı öyle anlıyoruz dışarıda bakıyorsun pısırık güler yüzlü dervişe gelince patlatıyor şamarı aa işte asıl dışarıda dik yürüyor dışarıda
sert yürüyor vakarlı yürüyor seni gören kafiri münafığı böyle ürksün senden dışarıda öyle dik yürü ki desinler ki ulan yedi dağ nefesi mi bu evet öyle yürü dışarıda dışarıda çok özür dilerim uyuz insanlar gibi yürüme cımbıldak da yürüme hele her tarafa kafanın gözünü çevirme predirsiniz Allah CouncilTo-i ממ� sehen üzere maal ilgilenme bırak vitrinde ne varsa var nereye gidiyorsun iş yerine gidiyorsun kafanı dik yürü dost ieder yürü göğüsün ileride kafa dik atrás ama gözler aşağıda evet kafire korku sal yürürken kafire
korku sal münafıya korku sal Fasıha korku sal Öyle yürü Bazen ben efeler ediyorum Böyle kaldırdığın zaman Desinler kullan Ürksün o kimse Ürksün ürksün Ürkmek hayvani bir güdüdür çünkü Kafirler ürker Münafıklar ürker Semazen elini kaldırdığında Vakarla elini kaldırır Kafir ona bakacak Diyecek ki lan ya bunlara bak Semazen Hele semazenlik yok bizde Semazen de bakarlı kalbinin üzerine Bakacak eğilmeyecek Bükülmeyecek Efe Kaykılacak arkaya Vakarını kaybetmeyecek Kamburunu çıkarmayacak Dikecek gözünü böyle
Onu gören kafir nereye kaçtığını Düşünecek Gözünü de dikecek göğsünü de dikecek Vurduğu zaman yere Sallanacak Vurduğu yer Derviş yürürken öyle yürüyecek Vakarlı yürüyecek Dikecek kafasını Öyle yumuşak böyle Dilenci vaziyetinde Yok öyle bir İslam Yok öyle bir Müslüman Sen İslam dünyasında İslam ülkesinde yaşamıyorsun Her tarafın Mümin görünümlü kafirlerle dolu Kimin siyonist olduğunu Kimin masan olduğunu bilmiyorsun Vakarınla yürüyecek Vakarınla yürüyecek Çarşıda vakarınla yürüyecek yürü. İş yerinde vakarınla yürü. Trafikte
vakarınla yürü. Vakarını kaybetme. Müminlere tevazul ol. Neydi belirsiz insanlara tevazu göstereceğim diye uğraşma. Bak işine adamın zenginliği varmış. Takla atma önünde. İmanının yarısını gider. Adamın makamı varmış. Takla atma önünde. İmanının yarısı gider. Adam bilmem nerede bilmem neymiş. Takla atma önünde imanının yarısı gider. Vakarını kaybetme. Vakarını kaybetme. Bugün Müslümanlar vakarlarını kaybettiler. Adam gidiyor el pençe, el avuşturuyor. Kaybetme vakarını.
Allah vakarlı kullarını sever. Allah vakarlı kullarına merhamet eder. Allah vakarlı kullarının ihtiyaçlarını görür. Allah vakarlı kullarını kafire, münafya yemetmez. Vakarını kaybetme. Allah muhafaza eylesin. cahiller de sana laf attığında arkanı dönüp bakma bile. Yürü. Onların işi o. Onlar sana laf atacaklar. Onların lafına kulak asma. Yürü. Hatta böyle bıyığının altından aleyvari bir tebessüm fulat. Temelli çıldırsın. Temelli çıldırsın. Patlasın neresinden patlıyorsa. Evet.
Kim Allah rızası için bir derece tevazu gösterirse İbn-i Mace'de bu ad-ı şerif. Bu sebeple Allah onu bir derece yükseltir. Kim de Allah'a karşı bir derecede kibirde bulunursa Allah da onu bu sebeple bir derece alçaltır. Bu böyle devam ede de nihayet onu esveli safiline yani aşağılarının aşağısına atar. Allah muhafaza eylesin. O yüzden müminlere karşı tevazuluyuz. Müminlere karşı kibirlilik yok. Derviş kardeşlerimize karşı tevazuluyuz. Onlara karşı kibirlilik yok. Allah'a karşı tevazuluyuz. Allah'a karşı kibirlilik yok. Bu hadis-i şerif önemli. Siz beni hakkım olan derecenin üzerine güçlertmeyiniz.
Çünkü Allah-u Teala beni Resul edinmeden önce kul edinmişti. Hiç kimseyi olduğundan fazla yüceltme. Olduğundan fazla yükseltme. Sufiler, dervişler, şeyhlerinizi olduğundan fazla yükseltmeyin. Olduğundan fazla yüceltmeyin. Bunun enflasyonu var şu anda. Bunun enflasyonu var. Boyna lakap takılıyor şeyhlere. işte şudur, budur, bir sürü isminden önce bir sürü lakap. Yükseltme kardeşim. Yapma. Şeyh efendiler, böyle yapılan şeyleri durdurun. Bunun sonu yok.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden yüce göstermeyin şeyhlerinizi. Şeyh efendiler, farkında değilsiniz. müritleriniz sizi peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden daha yüce tutuyorlar. Daha yüksek tutuyorlar. Bu büyük bir bidat, bu büyük bir günah, bu büyük bir yanlışlık. Bunun sıkıntısını ümmet-i muhammed çeker sonra. şimdi o şeyhin hoşuna gider bu. O dervişlerin de hoşuna gider. Ama geriden kalanlara doğru bir usül kaide bırakmıyorlar. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetini bırakacaklarına arkada onu bırakmıyorlar.
Sünnet-i seniye bu değil. Sünnet-i seniye bu değil. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dahi beni derecemin üstünde göstermeyin. Yani bir peygamber Allah'la yarıştırılmaz. Bir mürşidi kamil bir veli peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile yarıştırılmaz. Bir mürid bir zakir bir çavuş şeyh ile yarıştırılmaz.
Evet bunlar manevi hastalıktır. Bir insanı olduğundan fazla yüceltmeyin. Olduğundan fazla yükseltmeyin. Sevilmeyecek kimseyi olduğundan fazla sevmek ona da zulümdür. Evet sevilmeye layık olmayan bir kimseyi sevmek ona da zulümdür sana da zulümdür. Sen sevilmeyecek kimseyi seversin ona zulmedersin. Şımarır iyice kendinden geçer. Kendini bir şey zanneder. Yapma sevilecek olanı sev. Gidip otu çöpü sevip de onu yüceltme. Onu kibir deryasına atıyorsun.
Yapma. Gençler genç kızlar genç erkekler sevilmeyecek kimseleri seviyorsunuz. Heder ediyorsunuz kendinizi. Yapmayın. Sufiler dervişler gerçek derece sahiplerini sevin sevecekseniz. Bu da nedir? Birinci derecede Allah'tır sonra Resulullah'tır sonra üstadındır senin. Yapma ona da zulmediyorsun kaldıramıyor o sevgiyi sonra kendini bir şey zannediyor bir bakmışsın onun bunun ağzına tükürmeye başlıyor. Ne zaman şeyh oldun ne zaman üstad oldun da ne zaman senin sana manevi olarak senin tükürünün şifa olduğunu söylediler.
Pir mi oldun? Çıkmış milleti mest ediyor eli şifalı. Kim dedi sana Hazreti Peygamber mi dedi sallallahu aleyhi ve sellem senin elin şifalıdır kimin başını mest etsen başının ağrısı geçer kimin ağrıyan yerini mest etsen ağrıyan yeri geçer böyle bir işaret mi aldın? Kendi kendini helak etme yapma kendini ululandırma tevazu sahibi ol. Dervişlerin en büyük handikapı budur. Tevazuyu terk ederler. Etrafında üç beş kişi toplanır onun böyle etrafında durur. Etrafında durunca o da kendini bir şey zanla der. Kendini ululatır. Tevazuyu terk eder. Helak olur. Allah muhafaza eylesin. Elinden geldikçe kul ol sultan olma top gibi zahmet çekici ol çevgan olma bu normalde top gibi zahmet çekici ol çevgan olma önceden Türklerin böyle bir atalardan kalma orta asyadan kalma bir oyunları var.
Tahtadan top gibi bir şey var. Onun böyle delik yerleri var. atların üzerinde böyle o deliğe geçecek demirler var. O şeye normalde o deliğe o demiri geçiren kimse o oyunun galibi oluyor. Öyle olunca ona çevgan diyorlar o topa. Ona boyuna demir dürtükleniyor tabii. Yaralanıyor o bir müddet sonra veyahut da bir oyunda var ya Türkler'de o çevgan değil ama hani bir tane kuzu post atıyorlar orta yere koyun post atıyorlar hani atlarla o onun elinde kalıyor o onun elinde kalıyor o post zarar görüyor ya çile çekiyor garibim
postum bir onun elinde bir onun elinde ondan onun elinde o onun elinden alıyor onun elinden alıyor post ne oluyor çile çekiyor. İşte Hz. Pir diyor ki normalde sen diyor bu zahmet çekici ol o top gibi ya sen sultan olma sen kibir deryasına düşüp de kendine sultanlık payesi verme bir bakıyorsun şimdi birisini böyle sözlü meclisten dışarı o süslü her şey sarı cübbesi içindeki kıyafeti böyle bir de yürüyüş tertip etmiş kendisine kalbime gele ne oldu içi tam takır boş dışı çok süslü dışı sultan içi içi hüsran dışı sultan
içi hüsranlardan olma için sultan dışın hüsran olsun sakın sultanlığa özenme hesabın çok ağır olur sakın kendi kendine de ben sultan oldum deyip de yola çıkma acısı çok büyük olur Allah muhafaza eylesin o yüzden sufilik yolundaysan sufilik yolundaysan zahmet çekmeye bak sufilik yolundaysan kulluk yapmaya bak sufilik yolundaysan tevazu yolunu seç sufilik yolundaysan baş olma sevdasından kurtul baş olmaya çalışma önce hesaba sen çekiliyorsun önce hesap senden başla bak şehrin içerisine kar yağmadı uludağ
kar yağdı önce kar nereye yağıyor uludağ yağıyor zirveye yağıyor sıkıntı varsa önce zirveden başlıyor o yüzden baş olma sevdasına düşme sakın bunu dervişler için söylüyorum sakın baş olma sevdasına düşme yanar yakılır perişan olursun sakın sultan olma derdine düşme per perişan olursun sakın dervişlik süsleriyle dışını süslemeye bakma içini süslemeye bak girdiğinde toprağa içini soracaklar dışını değil senin sarığın ne kadar baba sarıktı senin başındaki sikken ne kadar uzundu veya sen yürürken nasıl böyle gözlerini
belerterek yürüdün bunları sormayacak sana sen amellerinden sorulacaksın sen şeyhsin sen zakirsin sen nakipsin sen nükabbasın bakmayacaklar aşağıda ne dedi hazreti pir toprağın altında usta da bir çırak da bir toprağın altında usta da bir çırak da bir sen başını göğe erdirmeye çalışma sen yükseklerde uçmaya çalışma ey avam sufi gözünü yükseklerde dolaştırma tevazu ehli ol boynunu bük kapıdan giren her dervişi kendinden kıymetli gör kapıdan giren buraya giriyor ya buradan girdi buradan her gireni kendinden kıymetli
gör kendinden değerli gör kendinden yüksek gör sen daha dün geldin ne bileceksin ki deme o dün gelmiştir öyle bir aşkla sarılmıştır öyle bir Allah demiştir senin 20 senede geçemediğin perdeye o bir dakikada geçmiştir sen hala da avutursun kendini biz eski dervişiz diye avutma kendini bu yol kendini avutma yolu değil bu yol kendi kendine övünme yolu değil bu yol kendi kendini sultan görme yolu değil bu yol kendi kendine yükseklerde görme yolu değil indir kanatlarını aşağı indir tevazul ol kimseye tepeden konuşma kimseye
tepeden bakma kimseye tepeden davranma o Allah için Allah'ı zikretmeye gelmiş boynunu bük ya bu ne bilir daha dün geldi deme senden fazla bilir bir anda koca peygamber ona dediler ya Musa senden daha alim bir kimse var mı dünya üzerinde o da yoktur dedi o yoktur deyince Allah ona vahyi kesti vahyi kesti Musa'ya vahyi kesti bir gün iki gün üç gün şimdi bu hal ile hallenmeyen bilmez mesela her gün bir kimse rüyasında üstadını görüyor değil mi kesildi ertesi gün ona zindan olur zindan olur zindan ben ne yaptım diye perişan
olur öyle bir hal yaşadı mı hemen arar şeyini selamun aleyküm aleyküm selam efendim hakkınızı helal edin ben her gece sizi rüyamda görüyordum bugün göremedim hakkınızı helal edin ben muhakkak bir yerde bir yanlışlık yaptım o bunun yolunu arar sen her zikrullahta peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini görüyorsan ve o perşembe o zikrullahta görmediysen yan yakıl yan yakıl eşele toprağı göm içine kendini eşele toprağı göm içine kendini sen ne yükseklerde görüyorsun kendini sen bir gece üstadını rüyanda görmüyorsan
o geceyi geceden sayma sen bir gün üstadını görmüyorsan o günü günden sayma nesufili uçma uçma kendi kendine bir şey zannetme sen hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini görmediysen uçma kardeşim uçma uçmaya kalkarsan zaten burun üstü yıkılır gidersin kedi köpeğe yemen olsun kedi köpeğe yemen olsun uçma yol o değil burası değil orasının yeri burası değil burada tevazu burada hizmet burada Allah rızası için olma koşturma var Allah muhafaza eylesin o yüzden tevazu elden bırakmak
yok zahmet çekmekten imtina etme zahmet çekmekten yorulma zahmet çekmeyi kendine bir ar olarak görme zahmet çekmeyi kendine bir yük olarak görme sufilik zahmet çekmektir sufilik sufilik zahmete koşmaktır geçmiş ümmetlerin başına gelenler sizin başına gelmedikçe cennetlik mi olacağını düşünüyorsunuz kimse arkadaşa öteye git demeyecek hiç kimse onun ayağına basmayacak kim ki o onun ayağına basacak kim ki o ona laf söyleyecek değil öyle değil ben size sufiliği anlatıyorum ister sevin ister sevmeyin ister dinleyin ister
dinlemeyin ben size hakikati anlatıyorum tabi olup olmamak size ait akşam yemeğim sizden gelmiyor ben size hakikati anlatıyorum ben istiyorum ki herkes çok sağlam bir derviş olsun çok sağlam bir sufi olsun ben istiyorum ki Allah Celle Celaluhu o kimseyle meleklerine övünsün benim derdim bu kimsenin parasından malından mülküyle makamıyla işim yok var elhamdülillah bende derdim insanların kardeşlerin düzgün sufi olmaları alçakgönüllü olun nerede soluklanacağınız belli olmaz bakın bunu 35 yıllık dervişlik hayatımın tecrübesi
olarak söylüyorum dergaha girip burası ben yarattım gibi diyenleri sonra kilometrelerce gidip helak olduklarını gördü bu Mustafa Özbağ roman gibi hal anlatanların ondan sonra perişan olduklarını gördü bu Mustafa Özbağ değil kardeşim tevazuyu elden bırakma dervişlere tepeden bakma dervişlere kibirli davranma dervişlere kibirli davranma kafir olarak göçer gidersin bu dünyada dervişlere kibirli davrananların kafir olarak göçüp gittiklerini gördü bu Mustafa Özbağ zikir ehline tepeden davranma kibirli davranma Allah'ı zikrediyor
ona gülme onunla alay etme onun zikriyle onun zikriyle onun Allah'ıyla onu baş başa bırak seni ilgilendirmez seni ilgilendirmez sen zikrullah ile alay edersen sen zikrullah yapanla alay edersen yakın yerde durmazsın bu tip oluşum dergahların bu tip oluşumlu olan dergahlarda yol gerçekten ince yaşanması gerekir sebep burada öyle heva hevese yer yoktur herkes fise bilillah gelmiş sonra gidersin de orada şunu şöyle yapıyorlar bunu böyle yapıyorlar diye lak lak lak söyler durursun onları da çok gördük sakın ipin ucunu
kaçırma heva hevese uyma tevazu elden bırakma birisine tepeden bakma Allah muhafaza eylesin Rabbim çileye ram olanlardan eylesin zorluğa göğüs gerenlerden eylesin zorluklar karşısında yenilmeyenlerden eylesin heva ve hevesine uyanlardan eylemesin nefsiyle cihat edenlerden eylesin dosdoğru ip gibi dimdik bu hayatı yaşayıp dimdik bu dünyadan göçüp gidenlerden eylesin evet yoksa senin bu letafetin bu güzelliğin kalmayınca o seninle düşüp kalkanlar senden usanırlar o
senin etrafındaki menfaat perestler seni haddinden fazla övenler seni uçuranlar senin üzerine metiyeler düzenler senin böyle etrafında pervane dönüp yalakalık yapanlar menfaat ilişkisi kuranlar senden menfaatleri devam ettiği müddetçe seni alkışlarlar seni yere göğe sığdırmazlar getir paranı bak burada güzel bir yer var al bunu alman lazım sen parayı götürür verirsin sen iyisindir sen onu almazsan seni kötü beller sen onu alkışladığın müddetçe sen iyisindir sen onu alkışlamadığın zaman seni kötü beller bu met edilen
met edenlerin metine kanarsan aldanırsın seni çok iyi derviş görürler alkışlarlar sen de kendini bir şey zannedersin böyle sen çok iyi tüccarsındır senden iş yapıyor çünkü senin gibi adil senin gibi fazıl tüccar yoktur muhteşemsindir menfaati bitince seni terk eder gider senden menfaati bitti ya mesele bitti terk edip gitse iyi ondan sonra da sana düşman olur bir de menfaati bitti ya en büyük düşmanı sensin senden istediğini alamazsa en büyük düşmanı sensin istediğini alamadı çünkü bu sufilerde zakirlere mesela bir kimse
böyle zakirin gönlü kayar kim met ediyor filanca met ediyor ona gönlü kayar daha olgunlaşmadı kemale ermedi çünkü kim onu böyle met ediyor kim onun etrafında dönüyor onun gönlü ona kayar eğer gönül gözü açıksa ona gönlü kaymaz gönül gözü açık olmayanın gönlü kayar işte telefon açar ona işte x kimse ya böyle bir şey vardı yapalım abi ya tamam zakirin gönlü kayar ona veyahut da gelir zakire bir hediye getirir gönlü kayar ona zakirin işte bakmışım bir poşet ıspanak getirmiş aa hayırdır inşallah ondan sonra ertesi gün
bir poşet pırasa getirmiş sonra bakmışım birkaç gün sonra birkaç daha pırasa filan işte ıspanak getirmiş sonra o getirini çavuş etti bizim abimiz ben eskiden örnek veriyorum hiç kimse üzerine alınmasın ben yaşadıklarım bana tecrübe olarak ben onları anlatıyorum gördüklerimi anlatıyorum ana çavuş oldu adam dedim abi ne var dedi dedim ben Allah affetsin gençlikte var ya böyle konuşuyorsun dedim abi baktım zikrullahta bunun çavuşluğu filan yok dedim nasıl dedi basbaya dedim maneviyat bunun arkasında durmuyor dedim bu çavuş filan
değil dedim birkaç derstir dedim böyle rabıt ediyorum bunun çavuşluğu yok dedim buna dedim çavuşluk verdin abi rüyanda mı gördün dedim sana ne lan dedi bana desene abi dedim bu ıspanak çavuşu o zaman ne canı sıkıldı bizde diklik var ya biraz da böyle lafa esirgemiyoruz ya dedim abi desene ıspanak çavuşu dedim sus lan dedi bana şimdi sustum ıspanak çavuşu neden sonra gene bir ders dönüşü zikrullahtan çıktığımızda gene onunla alakalı bir şey oldu dedim abi ya dedim yanlış anlama dedim bu ıspanak çavuşu ne olacak dedim ondan sana
sus diyorum sana dedi şimdi tabii örnekliyorum o nakib-i nükabbaydı kendisi bir nakib-i nükabbay istediğine çavuşluk verir mi verir istediğine zakirlik verir mi verir nakib-i nükabbay istediğini istediği yeri tayin eder mi eder nakib-i nükabbay yani üstadı ona dediyse istediğini yapan eden diye yapar bir yerin zakirini alır zakirliğini başka bir kimseyi tayin eder mi eder nakib-i nükabbay bu noktada şeyi var eğer bir bölgesi yoksa ama şeyh efendi dediyse işte oğlum sen bursanın nakib-i nükabbaysın o bursanın nakib-i nükabbaysın
dergahın değil ama dediyse sen dergahın nakib-i nükabbaysın dergahın o zaman istediğini istediğinin dersini alın istediğine verin istediğini zakir eden istediğinin zakirliğinden alın istediğine esma verin istediğine esmasını alırsın şeyhimin bana söylediklerini söylüyorum o zaman sen tam yetkilisin halife hükmünde o zaman yapar onun da onun birisini yoldan geçen bir kimseyi çavuş eder mi eder ama ya rüyanda mı gördün halinde mi gördün soruyorum rüyanda halinde gördüysen eyvallah diyeceğim ki rüyasında görmüş halinde görmüş
yok neden ıspanağa kurban gitti aslında o adamı da kurban etti sadece kendini değil o adam da kendini bir şey zannetti bak o adam da kendini bir şey zannetti yapma yapma Allah muhafaza eylesin ve bu tip met eden kimseler sadece kendilerini helak etmezler met ettiği kimseyi de helak ederler met edilenin yapacağı şey ne bunlara kanma bunlara kanma genç bayan kardeşler erkekler seni met eder yok şöyle güzelsin yok böyle güzelsin yok sen yürüyünce sanki dağlar peşinden yürüyor yok sen yürüyünce güneş başını saklıyor senin güzelliğinden
hoş böyle edebiyatçı bir erkek de kalmadı gibi değil mi var mı böyle bir edebiyat düzecek olan bir genç kıza zor neden okumuyorlar boyuna telefondan kaydır Allah kaydır iki şiir okusa biraz şiirselliği olacak yani örneğin yani birkaç böyle duygusal şeyler okusa tamam iyi okumadıkları da iyi neden sığ yüzeysel kalıyorlar kanmayın genç kızla seni olduğundan fazla methediyor kanma yani bir altmış beş kıza selvi boylu diyor deme o da kendini selvi boylu zannediyor gidiyor sonra yirmi iki santim topuklu ayakkabı alıyor
yapma ona da zulmetme aynı şey kızların erkeklere de o da ona olduğundan fazla gösteriyor yapma adamı da havalandırma o da kendini bir fasulye gibi nimetten söylüyor herkese tepeden bakıyor bir yakışıklı o var başka kimse yok hani az önce dedim ya bosnada bir Mustafa ben varım sanki birisi arkadan bağırıyor Mustafa ben de arkama dönüp bakmıyorum lan diyorum kim tanır lan seni burada diyorum kendi kendime dönüp baktım birisi gerçekten koşuyor Mustafa diye dedim yok tanımıyor mu anladınız değil mi ki hangi Mustafa olduğunu yanımda
kaldır kaldır elini kaldır kaldır ha elini görün sadece işte yani o bir Mustafa sen değilsin o Mustafa bu Mustafa ama insan nefsi olduğundan fazla gösterilince nefsine uyar HİSA kendini bir şey zanneder ondan sonra Bosna'da Sarayova'da başşarşıda bir Mustafa kendini görürsün değilsin değilsin bunu bil metedenin metine kanma seninle bir menfaat ilişkisi var met edecek seni senden iyi tüccar yok senden âlâ bir kimse yok öyle met ediyor bizi böyle birisi aa ödeme yok bir daha kafta gene yok bir daha kafta gene yok ama
karşılaştığında ne met ediyor hacı abicim aa en sonunda bana bir tane tişört hediye geldi yine hacı abisiyiz gene ödeme yok ama ee dedim bu kadar metiyenin sonucunda bir de bu tişört dedim alacağın üzerine su içeceğiz herhalde biz dedim met ediyor çünkü senin boyuna o met ediyorsa bir menfaati var senden o yüzden met ediyor menfaat bitti metiye de bitti bir daha bir daha ben sana mal veremeyeceğim hesabını kapat hesabı da zor kapattı valla ne hacı abisi olduk ne hacı babası olduk selamı sabahı kesti hatta demiş ki
ya bırakın ondan alışveriş edilmez ya demiş tamam bitti neden menfaati bitti çünkü bakın bir insanın bir insanla menfaatı varsa ondan iyi derviş yoktur ondan iyi tüccar yoktur ondan iyi koca yoktur ondan iyi oğul yoktur ondan iyi evlat yoktur ondan iyi kadın yoktur menfaat kesilince herkesin ne olduğu meydana çıkar menfaat olduğu müddetçe meydana çıkmaz menfaati kes de görelim menfaati kesilince sana düşman mı oldu dostluğuna devam mı etti bu önemli Allah bizi affetsin o yüzden o menfaat perestler senden menfaatlandıkları
müddetçe senin etrafında dönerler ne zaman senden menfaatleri bitti ondan sonra senin işin de biter ondan sonra sana düşman olurlar Allah bizi muhafaza eylesin inşallah 1870. beyitten devam edeceğiz haklarınızı helal edin bizden yana da helal olsun

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi