mustafaozbag.org

Mesnevi Okuması (1840.Beyitten)06.01.2024

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 6 Ocak 2024 · 56:53

Înzu'billâhü meneşşeytanun rejim, berminâhirrahmânun rahîm, eftârim zikr fâlemennâhu, lâ refresh Elezâ. Hak Muhammeden, Resûlullah, cemiyen, emliyyâhi ve'l-mûrselîn, vel-hamdü'lâhi rabbil âlemîn. Selâmünaleyküm, deathplate.
Allah gecenizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin Hakkı hak bilip hak yolunda mücadele eden, batılı batıl bilip batıla karşı cihad eden kullarından eylesin Rabbim Siyanistleri, İsrail'i, Masonları yerle yeksan eylesin Onları dağıtsın, parakande eylesin Onları birbirlerine düşürsün Onları destekleyenleri de dağıtsın, parçalasın İslam alameni bir ve beraber eylesin Müslümanlara kudret, kuvvet, dirayet nasip eylesin
Müslümanlara cihad nuru nasip eylesin Ecmai 1840. Beyt'ten inşallah devam ediyoruz Allah lütfunun himayesine sığınman gerektir Çünkü Allah ruhlara yüzlerce lütuflar döktü Daha önceki, geçen haftaki beytlerde diyordu ya Düşmanların kem gözleri, kin ve gayızları, hasetleri Kovalardan su boşalırcasına, başına boşalır Düşmanlar kıskançlıklarından onu parça parça ederler Dostlar da ömrünü heva ve hevesle zayi eder, geçirirler diyordu Yani normalde eğer sendeki güzellikleri, sendeki kemalatı düşmanlar görürse Düşmanlar bütün düşmanlıklarını senin üzerinde sergiler
Dost gibi görünenler de seni bu konuda oyalar Heva hevesleriyle seni oyalar Yani normalde o zaman bir kimsede kemalat var, güzellikler var Bir insanın üzerinde hayır, hasenet var, iyilik var Öyle olunca düşmanlar ne yapıyormuş? Bütün kinlerini, bütün garazlarını, bütün düşmanlıklarının kem gözlerini onun üzerine akıtıyorlar Ve aynı zamanda kıskançlıklarından bunu yapıyorlar Dostlar da ne yapıyormuş? Dost gibi görünenler de, dost gibi görünenler de kendi heva ve heveslerini Normalde senin üzerinde, heva ve hevesleriyle seni zayi ediyorlar Yani etrafındaki dost gibi görünenler, heva heveslerini uyduklarından dolayı Senin kıymetini bilmiyor Senin üzerindeki değeri de bilmiyor Seni zayi ediyor Bunlardan korunmanın yolu da Diyor ki Allah'ın lütfunun himayesine sığınman gerektir Bunlardan korunmak için Allah'ın lütfuna, Allah'ın himayesine sığınacaksın Yani Allah'a sığınacaksın Çünkü senin başka bir korunacak bir kimsen yok
O zaman sığınılacak bir yer de yok Mümin Suresi Ayet 56 Cenab-ı Hak diyor ki o halde sen Allah'a sığın Şüphesiz ki o her şeyi işitendir, görendir O zaman bu kemal ehli üzerinde herhangi bir şekilde iyilik olan, güzellik olan, üzerinde bir tatlılık olan kimse O zaman insanlar onu kıskanacaklar Onu normalde alaşağı etmek için kem gözlerini onun üzerine sarkıtacaklar Aynı zamanda kinlenecekler Aynı zamanda onun kötülüğüne uğraşacaklar Şimdi işte vardır ya çevrenizde Birisi bir iş yapıyor, işi düzgün, ondan sonra bütün herkes ne iş yapıyor
Onun yaptığı işi yapmaya çalışır, onu baltalamaya çalışır Veyahut da bir karı koca iyi geçiniyor ailede Herkes kem gözler onun üzerinde içinde düşmanlık olanlar İçinde hainlik olanlar Onların üzerine ne yaparlar? Uğraşırlar Veyahut da bir kimsenin güzel bir mesleği var İyi bir mesleği var İyi bir insan Onun üzerinde düşmanlar Düşmanlıklarını üzerine akıtırlar Toplumdaki hastalıklardan birisi Mesela bir kadın alımı çalımı güzelliği yerindedir Hemen ona bir şey yapıştırırlar ya Onun başından aşağı dökerler ne kadar kirlilik, pistelik varsa
Veyahut da bir erkek albenelisi vardır Başından aşağı dökerler ne varsa Veyahut da bir kimse hayırlı iyi bir yolda gidiyordur Onun yolunu kesmek için her şeyi söylerler Veyahut da birisi Kur'an, sünnet yolunda yola düşmüştür Onun hakkında da aklı hayale gelmeyecek düşmanlar düşmanlık yapar Veyahut da bu konuda yol yürüyen bir kimse Etrafı da heva ve hevesiyle onu zayi eder Yani mesela bir kimse şeyhini kendi heva hevesine ortak eder Kendi şeyhini heva hevesiyle zayi eder Şeyhim dedi, sevdiğim dedi kimseye Dedikodu çıkarır orta yere, fitne çıkarır orta yere bir laf söyler
Ne bileyim işte olmayacak bir laf söyler Heva hevesle Hani zaman zaman bunun dersini yapıyorum ya Senin şeyhin böyle söyledi mi? Söylemedi, ne ama söylemiş gibi konuşuyorsun? Gibi, bunun gibi Veyahut da o çok bağlı ya O çok seviyor ya O çok bağlı, çok seviyor olduğundan Şeyh Efendi bana şöyle desek böyle yaparım Ulan Şeyh Efendi sana öyle bir şey söylemez Sen ne ama böyle bir şey söylenmiş gibi Söylenecekmiş gibi söyledin Bu tip işte dostlar da ne yaptı? Heva ve hevesiyle onu zayi etti Onun değerini bilmedi, onun kıymetini bilmedi Onun değerini, kıymetini bilmeyince ne yaptı? Onu zayi etti En acısı da budur çünkü Düşmanın düşmanlığı insana acı gelmez O düşmandır çünkü Kur'an'dan haberi yok, sünnetten haberi yok Varsa da adam kafirin, münafın, mürtedin teki O her türlü lafı söyler o Her türlü eleştiri yapar İnsanın etrafındaki dostları onu zayi ederse bu acıdır Allah bizi affetsin Allah bizi onlardan eylemesin İşte Mü'min Suresinde de diyor ki Allah'a sığın Her türlü her şeyden
Allah'a sığın Buhar'de hadis Allah'ın kalbime bir nur kıl Gözüme bir nur kıl Kulağımda bir nur kıl Sağımda bir nur, solumda bir nur Üstümde bir nur, altımda bir nur Önümde bir nur, arkamda bir nur kıl Beni nur eyle Meşhur bu duamız biliyorsunuz Hazreti Mevlana Celalettir Rum Hazretleri de böyle dua ederdi Bu minval üzerine Yani Allah'a sığınma Ona iltica etme Ondan isteme Yine müsnette geçiyor Hadis-i Şerif Yarattıklarının Gökten inen ve oraya yükselen Yerde biten ve yerden çıkan şeylerin şerrinden Gece ve gündüzün fitnelerinden
Hayırla gelenler müstesna Meydana gelen hadiselerin şerrinden Ne bir iyinin ne de bir kötünün kendilerini aşamayacağı Rahman olan Allah'ın tas tamam kelimelerine Ve onun veçi kerimelerine sığındım Amin Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Sığınma duaları Allah'a sığınıyor Yine bir Müslim'de geçiyor Bu Şeyde özür dilerim Buhar'de geçiyor Allah'ım Tasa ve hüzünden sana sığınırım Amin Acizlik ve tembellikten sana sığınırım Amin Korkaklık ve cimrilikten sana sığınırım Amin Borç altında ezilmekten ve düşmanların kahrından da yine sana sığınırım
Amin Müslim'de geçiyor bu Allah'ım tembellikten, kocamaktan, ihtiyarlığın dertlerinden, dünyanın fitnesinden ve ahiret azabından sana sığınırım Amin Ebu Davud'de geçiyor Allah'ım sana sığınırım küfürden ve fakirlikten Allah'ım sana sığınırım kabir azabından senden başka ilah yoktur Amin Hazreti Pir'den devam ediyoruz Allah'ın lütfuna sığınman gerek ki bir penah bulasın Ama nasıl penah?
Su ve ateş bile senin askerin olur Yani sen Allah'ın lütfuna sığınacaksın Allah'ın lütfuna sığınacaksın ki penah dediği kurtuluş Sana bir kurtuluş olsun Allah'a öyle sığın ki varlığın içerisindeki maddeler, madenler, cisimler, her şey senin askerin hükmüne girsin Allah'a öyle bir hulusi kalp ile sığın Allah'a öyle yalvar, Allah'a öyle yakar Allah'a öyle teslim ol ki Hani eşya senin emrine girsin Varlıktaki cisimler senin emrine girsin Su ve ateş bile senin askerin olur diyor Yine Kev Suresi ayet 27
Sen ondan başka sığınılacak hiçbir şey bulamazsın Yani Allah'tan başka sığınılacak hiçbir şey yoktur Bir Müslüman için, bir mümin için sığınılacak tek yer vardır O da Allah Zülcelal Hazretleri der Allah'tan başka sığınılacakta sığınılacak hiçbir kuvvet, kudret yoktur Ve düşmanların ve dostlarının zararından, her şeyden, bütün zararlardan Allah'a iltica etmen lazım Allah'a da dayanmen lazım Allah'a sığınmaktan başka hiçbir şey yok Hani bu böyle, öyle ki Hani o hadisi kudsi uzun ya Allah'a sığınacaksın ki Cenab-ı Hak senin gören gözün, duyan kulağın, tutan elin, yürüyen ayağın olsun
Bir sufi için Allah'a öyle teslim ol Allah'a öyle teslim ol Allah senin bütün azalarını üzerine alsın Hani hadisi kudsi uzun aslında başı da var ya Hani her kim bir Allah dostuna düşmanlık ederse Ben de ona karşı harp ilan ederim Hadisi kudsi'nin başı böyle ya Devam ediyor Kulun kendisine farz kıldığım şeylerden en sevimli gelen odur Hani farzları yerine getirmesi Nafilelerle bana yaklaşır Beni sever, ben de onu severim Ben onu sevince duyan kulağı, tutan eli Yüreğin ayağı, konuşan dili olurum Hadisi kudsi uzun ya
Demek ki Allah'a öyle teslim ol Öyle Allah'a yaklaş ki Allah senin gören gözün, duyan kulağın, söyleyen dilin Tutan elin, yürüyen ayağın olsun Onunla gör, onunla duy, onunla tut, onunla yürü Öyle bir yakınlık olsun Ve öyle Allah'a iltica et Öyle Allah'a yakın ol Öyle Allah'a yakın olursan Allah eşyayı senin emrine verir Eşyayı senin emrine verir Ve bütün peygamberler Bütün hepsi de Ayet-i kerimleri incelediğinizde Peygamberler hep Allah'a sığınmışlar Allah'a iltica etmişler Ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de
Hemen hemen her konuda, her şeyde Allah'a iltica etmiş, Allah'a sığınmış Böyle küçük küçük maddeler halinde ben Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Allah'a sığındığı konularla alakalı Hadisler uzun çünkü Böyle hani konu başlıkları gibi aldım Hakkınızı helal edin Bunlarla alakalı geniş hadislerden bulabilirsiniz Mesela az önce de birkaç tanesini okudum ya Bunları çoğaltmak mümkün Ama bütün dersi bu hadislerin üzerine bina etmek lazım Onları okumak lazım Kısa kısa mesela cehennem azabından Kabir fitnesinden ve azabından
Allah Resulü ne yapmış? Allah'a sığınmış Zenginlik ve fakirlikle imtihan olmaktan Çok meşhur bütün peygamberler Deccal'ın fitnesinden Allah'a sığınmış Ve ümmetlerini Deccal'la korkutmuşlar Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de Deccal'ın fitnesinden Allah'a sığınıyor Düşmanlara maskara olmaktan Allah'a sığınıyor Belalara maruz kalmak Bela burada ağır musibet Ağır imtihan manasında Belalara maruz kalmak Hastalıktan Ondan sonra Ve işte Ele ayağa düşmekten Bunamaktan Yani aklını kaybetmekten Dünya imtihanlarından
İşte Allah'la bağını koparmış Yani Allah'a karşı Korkusu Kaygısı olmayan bir kalpten Örneğin Meşhur ya Doymayan nefisten Ondan sonra Yaşarmayan gözden Bunlar meşhur Fayda vermeyen ilim Bunlar meşhur sığınmalar Şikaktan Nifaktan Kötü ahlaktan Şeytanların erkeğinden Ve dişisinden Yani şeytanlardan Şeytanlaşmış insanlardan Ve şeytan Ve şeytan Ve şeytanlaşmış İnsanların Desiselerinden Oyunlarından Vesveselerinden Nefsin Vesvesesinden Heva ve hevesten Ölümün fitnesinden Ahir zaman fitnesinden Aklıma gelenleri söylüyorum
Aklıma gelenleri söylüyorum Ne yapmış Hz. Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Hep Allah'a sığınmış Ama Mesela Gizli şirke düşmekten Riyadan Kibirden Ondan sonra En önemlisi Allah'ın Gazabından Ne yapmış Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Hep Allah'a sığınmış Allah'a sığındı O kadar çok Böyle madde madde Daha bunları Sıralamak mümkün Ama Sonuç olarak Hz. Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de Her halinde Her yaşadığı Olayda Cenab-ı Hakk'a sığınmış Tabi geçmiş Peygamberler de aynı
Bütün Peygamberler Hayatları boyunca Allah'a sığınmışlar Ve Kur'an-ı Kerim'de de Onların Allah'a sığındıklarına dair Ayet-i Kerimeler pek çok Yani oturduğunuzda Bunları da bulmanız mümkün mü? El cevap mümkün Hani Hani Bir önceki beytte dedi ya Ateş ve su senin askerin olsun diye Allah'a sığın Ateş ve su senin askerin olsun Onun açıklamasını yapıyor Hz. Pir şimdi Diyor ki Nuh'a ve Musa'ya deniz dost olmadı mı?
Düşmanlarını da kinle kahretmedi mi? Nuh aleyhisselam'a ne yaptı? Onu Kavmi yalanladı O hep böyle tebliğ etti O tebliğ ettikçe Kavmi onu yalanladı Ve onunla dalga geçmeye başladılar Öylesine yalanladılar Öylesine dalga geçmeye başladılar Nuh aleyhisselam O toplumun içerisinde Artık böyle yaşanamaz Yaşanamaz bir hal aldı Yaşanmaz bir hal aldı Ama Nuh aleyhisselam Allah'ın emirlerini Tebliğ etmeye devam ediyordu Ve onu böyle Kavmi de ne yapıyordu?
Onu devamlı yalanlıyordu Onu deli hükmüne Tabi tuttular Tabi tuttular Hani dediler ki Bu kafeydi Bu kafeyi üşüttü Bu işte Şöyle oldu Böyle oldu Oğlu da inanmadı Nuh a Nuh a hanımı da inanmadı Düşünün Tabi buradan Buradan yola çıkaraktan Hanefiler derler ki Hani Bir Kadın Gayrimüslim olsa Hani gayrimüslim Erkek onun nikahını alabilir mi?
El cevap alabilir hükmünü Çıkarmışlar ya buradan Yani Öyle ya Mesela bazen oluyor Adam derviş Hanımı derviş değil Veya kadın derviş Kocası derviş değil Veya erkek müslüman Ama hanımı müslüman değil Örneğin işte Ama Hıristiyan Ama Yahudi Olabilir mi? El cevap olabilir Tabi Nuh da Böyle Çok zorluk çekince En sonunda dua etti Dedi ki Nuh aleyhisselam Yeryüzünde Bir tane kafir kalmayınca kadar Bunların hepsini helak etti Bazen ben Bu ara Hani Siyonistleri helak eyle İsrail'i helak eyle Masonları helak eyle Amin Onları destekleyenlere
Helak eyle Amin Onlara yardımcı olanlara Helak eyle Amin Onlarla beraber olanlara Helak eyle Amin Amin Ecmain Böyle dua ediyorum ya ben İşte İslam düşmanlarına İslam'a zarar verenlere Müslümanlara zarar verenlere Hemen yazıyorlar bana Bir mevlevi şeyhi böyle lanet okur mu Hani Bir mevlevi şeyhi işte Yahudilere lanet olsun der mi Ya Peygamber diyor ki Nuh aleyhisselam Yeryüzünde bir tane kafir kalmayınca kadar Hepsinde helak et diyor Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri de müşriklere lanet okudu Okudu
İçimizde o kadar Siyonist Yahudi Katil İsrail'e Hoşgörüyle Hoşgörüyle Bakan Neydi belirsiz insanlar o kadar çok ki Benim bu serenomi rahatsız ediyor onları 22.000 şehit var Gazze'de Bunun 10.000'i çocuk 10.000'i çocuk Anneler babalar kucağınıza alın 2 yaşında 3 yaşında 5 aylık 6 aylık çocuğunuzu Ve bir Siyonist İsrail'in bombasının altında öldüğünü düşünün şehit olduğunu düşünün Hani bu dilde empati mi diyorlar onu?
Empati yapmak diyorlar değil mi? Al kucağına çocuğunu Al çocuğunu kucağına al Eve gidince bir bak çocuğuna Bir bomba attı gavurun birisi çocuğun öldü Eve gidince eşlerinizin yüzüne bakın Bir bomba attı eşiniz öldü şehit oldu En sevdiğinizin yüzüne bakın Neyi seviyorsanız Bir bomba attı öldü o Bu gece kulüplerinde eller havaya olanlar bunu anlamaz Bunu bir kaç tane pasaportu olan bunu anlamaz Bunu Yunan adalarına tatile gidenler Ne bileyim işte Bahama'ya oraya buraya tatile gidenler
Orada burada orasını burasını gösterenler bunu anlamazlar Akşamları viskisini yudumlayanlar Sabahleyin kahvaltı için İşte İtalya'nın bilmem ne hangi şehrinin sabah pizzası güzel oluyormuş Orada kahvaltıya gidenler bunu anlamazlar Veyahut da işte gidip de herhangi bir yerde Neydi o starsbook mu neydi o Starbucks mıydı benim dilim bile dönmüyor Gidip orada kahve yudumlayanlar bunu anlamaz Bunu anlamazlar Allah lanetlemiş İsrailileri Yahudileri Allah lanetlemiş Kur'an'da Neden bizim lanetlememizi Onların batsın dememiz
Onların canlarını acıtıyor Demek ki onlar Siyonist tohumu Onların köklerinde bir Yahudilik var demek ki Kökünde Yahudilik olmamış olsa Kökünde Siyonizm olmamış olsa Mason olmamış olsa Lyons Lyones olmamış olsa O kalkıp da Bunlar rahatsız olmaz Bunlar rahatsız oluyor deyip de Biz de duadan geri dönecek değiliz Allah tez zamanda batırsın hem Amin Tez zamanda dağıtsın Amin Rezil rüsvai olsunlar Amin Ve Müslümanlar oradaki bir avuç Gazze'li Müslüman inşallah İsrail'i dize getirsin Amin İsrail'in batmasına sebep olsun Amin
Pis Yahudilerin batmasına sebep olsun Amin Cenab-ı Hak bütün dünya insanlığını uyandırsın Amin Batıla karşı, küfre karşı, zulme karşı tek vücut yapsın Amin Ecmai Evet İşte Nuh Aleyhisselam da Böyle ona inanan olmayınca onu yalanlayınca bütün kavmi Dedi ki Ya Rab yeryüzünde bir tane kafir kalmayınca kadar hepsinde helak eyle Amin O zaman da Cenab-ı Hak Nuh'a dedi ki Bir gemi yap Bir gemi yap Anvent Ve inananları o gemine topla İnananlarını o gemiye topla Araf suresi 64. Ayet Araf suresi 64. Ayet Onu yalanladılar Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık
Ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk Çünkü onlar kör bir kavimdi diye. Cenab-ı Hak ne yaptı? İnananları gemiye toplattı. Hatta oğlu da dalga geçiyordu. Hanımı da dalga geçiyordu. Oğluna dedi oğlum bak sular basınca hanı kurtulamayacaksın. Oğlu dedi ki tepeye kaçarım. Yüksek bir tepeye kaçarım. Hatta hanımı da gelmedi ya. Geriye baktı Nuh onlara. Cenab-ı Hak dedi ki onlar senin ailen değil. Huda da dedi. Onlar senin ailen değil diye. Bakın peygamberlerin arkasında çocukları inanmadı. Çocukları inanmayınca eş inanmayınca Cenab-ı Hak onları uyardı.
Dedik onlar sizin aileniz değil. Onlar sizin ehliniz değil. Enteresan bir şeydir bu. En enteresanı budur. Aynı şey savaşta oldu ya. Müşrik baba birkaç sefer sahabenin önüne geldi. Savaşmak için onlar kaçtılar. Tekrar geldiler. Bu sefer sahabeler babalarını öldürmek zorunda kaldılar. Çok üzüldüler. Allah Resulü de çok üzüldü sallallahu aleyhi ve sellem. Ne kadar çok üzüldü buna. Ondan sonra ayet-i kerime indi. Onlar onların aileleri değildi diye. Enteresan bir şey. Demek ki aile bağı da imanla bağlanıyor. Seni doğurmuş olabilir.
İman ehli ise annen. Senin baban olabilir. İman ehli ise senin baban. Senin eşin olabilir. İman ettiyse bağın var. En önemli bağ iman. En önemli bağ. Eğer iman bağı yoksa bütün bağlar fasit oldu. Ne yaptı? Su hem yerden fışkırdı hem gökten tabiri caizse sanki gökyüzünde bir okyanus hazırdı. Lamburlap düştü. Yerden sular fışkırdı komple. Hani böyle tarihçiler diyorlar ki işte sadece o bölgeye oldu. Yok şu bölgeye oldu. Değil canım kardeşim. Bütün inanmayan nerede varsa karada hepsine de ne oldu?
Suda helak oldu. İkinci suda helak olma kim? Firavunla alakalı. Ne oldu Firavun? O Firavun ve adamları Musa'nın peşine düştü. Musa inananlarıyla beraber ne yaptı? Denizin kenarına kadar geldi. Firavun da arkasından geliyor. Yaklaştı yaklaşacak. Hatta kavmi Musa'nın peşinden gittiğine pişman olma noktasına geldi. Cenab-ı Hak Musa'ya dedi ki ya Musa Allah'ın ismini an asanı dedi vur denize. Ahsasını vurdu. Musa aleyhisselam ne oldu? Denizin içerisine inananlarla beraber girdi. Arkadan Firavun'un askerleri ve Firavun onların denize denizin içerisinde yol açıldığını onlara onları gördü.
Onlar bunu gördü. Onlar gelmek istemedi. Dikkat edin buraya. Onlar kör değil bu kadar. Onlar arkalarından gelmek istemediler. Suya girmek istemediler. Ama ayeti kerimede diyor ki biz de onları suya yaklaştırdık. Burası enteresan çok. Yani Firavun ve askerleri baktı Musa aleyhisselam önlerinde 150-200 metre önlerinde veya 300 metre veya 500 metre ne kadarsa önlerinde suyun içerisine girdiler.
Cenab-ı Hak Musa'ya orada bir yol açtı. Musa ve kavmi yürüyor. İstersen suyun üstünde yürüyor de ister içinde yürüyor de. Yürüyor. Kavmi yani dışarıdaki geride kalan Firavun ve askerleri bu estanteneyi gördüler. Bunu görmelerine rağmen kendilerinde suyun üstünde yürüme veya suyun içinde gitme istidadının o halin kendilerinde olmadığını biliyorlar. Ve suya doğru yürümek istemiyorlar. Ama Cenab-ı Hak ne yaptı? O şeyi ne o? Firavun ve askerlerini yürüttü, yaklaştırdı suya doğru.
Tabiri caizse itti. 62, 63, 61, şuara 60 ayetleri. Bununla alakalı. Firavun ve adamları güneş doğarken onların ardına düştüler. Şuara 60. İki topluluk yaklaşıp birbirini görünce Musa'nın taraftarları işte yakalandık dediler. Musa hayır şüphesiz Rabbim benimledir bana mutlaka kurtuluş yolunu gösterecektir dedi. Ayet 63 bunun üzerine biz Musa'ya asanı denize vur diye vahyettik. Bir anda deniz yarılıverdi. Her bir kısmı kocaman bir dağ gibiydi. 64, geride gelen Firavun ve adamlarını da oraya yaklaştırdık. Firavun ve adamlarını oraya yaklaştırdık. 65, Musa ve berabendekilerin hepsini de sağ salim kurtardık.
66 sonra diğerlerinde su da boğuverdik. Ne yaptı Cenab-ı Hak? Musa'yı ve yanındakileri kurtardı. Sonra arkadan gelen Firavun ve askerlerine onları yaklaştırdı suya. Devasa dalgalar, devasa dalgalar, devasa. O dalgalar ne yaptı? Hepsini yutuverdi. Boğuldu hepsiden. Demek ki ne oldu? Su bir silah oldu. Su bir silah oldu. Komple bir topluluğu helak etti. Nuh'un kavmini ve bütün dünyayı su bastı. Firavun ve askerlerini yuttu. Hz. Pir devam ediyor. Ateş İbrahim'e kale olup da Nemrut'un kalbinden duman çıkartmadı mı?
Ne oldu? İbrahim aleyhisselam işte Nemrut bir kötü rüya gördü. O kötü rüya gördükten sonra bütün doğan erkek çocuklarını öldürttürüyordu. Azer de Nemrut'un en önemli bakanlarından birisiydi. Devlet bakanı gibi böyle yanı başındaydı. Ne yaptı? İbrahim'in annesi çocuğu doğurdu gitti bir mağaraya sakladı. Sabah akşam gidip onu emziriyordu. Ve İbrahim aleyhisselam hızla büyüyordu. Bir günde bir aylık gibi oluyordu. bir aylık olduğunda bir yaşındaymış gibi oldu. Ve İbrahim aleyhisselam 13-14 yaşına geldi. Nemrut tabire yanındaki kahinler yani onun ölümüne sebep olacak olan kimsenin ölmediğine hükmediyorlardı.
Ne yaptı İbrahim aleyhisselam ondan sonra? İşte Cenab-ı Hakk'a peygamberliği vahyetti. Ve o peygamberlik vahyedilince gençti daha o zaman. O bir gün işte bu putperestlerin bayramı vardı. O bayram gününde babası işte ailesi ona işte bayrama gitmelerini söyledi. Gitmelerini söyledi. O da ben rahatsızım dedi. benim üzerimde bir hastalık var dedi. Bulaşıcı hastalık gibi. Bu sefer ona dokunmadılar. O da ne yaptı? Eline bir sağlam bir balta eline geçirdi. Gitti puthaneye ne kadar put varsa hepsini de kırdı. Baltayı da gitti. En büyük putun altından o en büyük put. Dikkat edin en büyük put altından.
Hala da en büyük puttur altın. Altın en büyük puttur hala da. Ne yaptı İbrahim aleyhisselam en büyük putun üstüne baltayı ona astı boynundan aşağı. Kavminin bayramı bitti. Bayram bittik ince hepsi geldi. Hepsi de koşa koşa puthaneye geldiler. Yani bayramı yaptık. Şükran putlara teşekkür edecekler. Bir geldiler ki puthanede bir tane put kalmamış. Hepsi kırılmış. Bir tek altından olan put duruyor. onun boynuna da baltayı asmış birisi. Toplandılar. Kim yaptı kim etti kim bunu bu hale getirdi. İşlerinden bazıları dediler ki genç bir adam var ya bu putlarımıza laf söylüyordu hep. Neydi İbrahim'di. Bulun gelin onu. Nemrut'a söylediler.
İbrahim'i buldular geldiler. Dediler ki İbrahim'e bu putları sen mi kırdın? o da dedi ki bak balta kimin boynunda duruyor bunun boynunda kırsa kırsa o kırmıştı dediler. Bu sefer onlar dediler ki bu kırabilir mi? E bu kırmazsa neden buna inanıyorsunuz o zaman? Ona sorun dedi hatta ona sorun deyince oradakiler dediler ki o konuşmaz e dediler konuşmayana mı? O da dedi ki konuşmayana mı inanıyorsunuz siz? velhasıl kelam putları İbrahim Aleyhisselam'ın kırdığı belli oldu. Belli olunca da ne yapalım diye Nemrut avanesini topladı. Nasıl bir ceza verelim diye nasıl bir ceza verelim diye avanesini toplayınca avane dediler ki yakalım yakalım dediler.
Yakılmasına karar verdiler. Ne kadar Urfa bölgesinde ne kadar ot çöp yanacak ne varsa hepsinde topladılar. Hatta ben bazen derim ki çiğ köfte o zamandan kalma. Yemek pişirecek odun kalmadı. Yemek pişirecek çalı çırpı kalmadı. Hepsinde topladılar. Nemrut'un emri var. Yedi gün boyunca ateşi harladılar. Yedi gün ateş çevreden her taraftan görüldü. Öyle harladılar ateşe. Ve sonra dediler ki bu ateşe yaklaşılması mümkün değil. Mancılıkla oraya atalım. Hemen mancılığı getirdiler. Mancılığı hazırladılar ve İbrahim aleyhisselam ne yaptılar?
Ateşe attılar. Henüz daha sareyle evli değil. Orayı da işaret edelim. Tabi mancılıkla İbrahim'i ateşe attılar. İbrahim ateşin içinde İbrahim ateşin içinde ateşin içinden sesleniyor. Burası ateş değil diye. Haykırıyor. Kim attı kendini ateşin içerisine? Sare annemiz attı. Öyle sare olmak kolay değil. Sare annemiz İbrahim'e inanıyorum dedi. Kendisi girdi ateşin içine. Sonra ne yaptı? Annesini çağırdı.
Anneciğim gel burası dışarıdan gördüğün gibi değil dedi. Cenab-ı Hak ne yaptı? Ateşe vahyetti. Allah ateşe de vahyeder. Ateşe de emreder. Ateşe vahyetti. Ey ateş soğuk ve selamet ol dedik. Ayet-i Kerime böyle. Enbiya 69 70 Onlar İbrahim'e bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz kendilerine en büyük hüsrana uğrayanlar kıldık. Yani ne oldu? Ateş soğuk ve selamet oldu. Tefsirciler derler ki soğuk ardından selamet ol demeseydi donardı ateşin içinde.
Buz keserdi. Ama selamet ol dedik. Yani o soğukluk ona buz olma tehlikesi göstermedi. Selamet ol dedik. Ve ateş ne oldu? İbrahim'e kalkan oldu. Nemrut'un zulmünden bu sefer İbrahim aleyhisselam Sari annemizi de alaraktan hicret etti. Nereye? Önce Mısır'a. Sonra nereye? Sonra bugün işgal altındaki bugün İsrail'in zulmü altındaki İsrail'in bombalarının altında inim inim inleyen Filistin'e. Filistin'e evet. Müslümanlar için Filistin bu sebepten dolayı önemlidir. Filistin İbrahim aleyhisselam'ın ikinci yerleştiği yerdir.
Evet. Hacer annemizle sonra evlendi. Sare'den sonra evlendi. Hacer'i de Allah'ın emriyle nereye getirdi? Beytullah'a getirdi. Dedi bu Allah'ın emri mi? Evet dedi. Allah'ın emri emriyse sabredenlerden olacağım dedi Hacer annemiz. İsmail aleyhisselam'la beraber orada oldu. Ve İsmail aleyhisselam'dan gelen o soy Hz. Muhammed Mustafa'ya gelir. Sare'den de kim oldu? Sonradan İshak oldu. İshak'tan gelen de Beni İsrail peygamberleri oldu. Ama o Filistin İbrahim aleyhisselam'ın ikinci vatanı. Birinci vatanı ne? Anadolu.
Urfa, Harran o bölge dikkat edin yaşadığınız ülkeye. Birçok peygamber yaşamıştır Anadolu'da. Anadolu'da birçok peygamber yaşamıştır. Birçok peygamber kabri vardır Anadolu'da. O yüzden Anadolu bizim için kıymetlidir. O yüzden bizim için Filistin'de kıymetlidir. Çünkü Beni İsrail peygamberlerinin hepsi de Filistin'de yaşamışlardır. O bölgede yaşamışlardır. Hepsinin de peygamberliğine iman ederiz biz. Ayırt etmeyiz. O yüzden ne oldu? Ateş İbrahim'e set oldu. Hz. Pir yine Mesnevi'nin değişik yerlerinde der ki Hz.
İbrahim'i yakmak için tutuşturulan ateş onu yakmaz. Zira o akıl ve can mesabesindedir. Ateş akıl ve canı nasıl yakabilir? Yani İbrahim aleyhisselamı akıl ve can mesabesinde görüyor. Akıl ve can mesabesinde görünce ateş akıl ve canı yakamaz diyor. Ateş asıl nemrudu ve onun gibilerini yakacaktır. Zira onlar nefis mesabesindedir. Yani sen nefsine zebun oldun nefsine kul köle olduysan asıl ateşin içinde olan sensin. İbrahim ateşin içinde değil. Neden o Allah'ın nuruyla nurlanmış vaziyette? Ateş nefsi yakar bitirir. Su dahi onlara fayda vermez. Zira su şehvet ateşini yatıştıramaz.
Onu söndürecek ancak müminin nurudur. Ve Hz. Pir'e göre o zaman ateşin yakacağı kimseler nefislerine heva ve heveslerine şeytana uymuş. O şeytanın kulu kölesi olmuş kimseler. Ama iman ettiysen takva ehliysen sufisen ateş sana dokunmaz. Neden? Çünkü iman edenin üzerinde sufinin üzerinde bir nur vardır. O nura ateş yaklaşamaz. Rabbim hepimizi o iman nuruyla o zikir nuruyla o Allah'ın nuruyla nurlananlardan eylesin. Dağ Yahya'yı kendisine çağırarak ona kastedenleri taşlarıyla paralayıp sürmedi mi? Ey Yahya kaç bana gel de keskin kılıçlardan seni kurtarayım demedi mi?
Dedi diye cevap verdi. E şimdi hani Yahya aleyhisselam da malum genç bir peygamber ve çok iffetli çok namuslu o günün İsrailoğullarının bir hükümdarı var. O da ne? Herod. Bu Herod Herod'a Yahya aleyhisselam genç bir şekilde ona Allah'ı tebliğ ediyor ve ona nasihatler ediyor. Ama bir gün Herod kendi yeğeni olan kızla evlenmek istiyor. Kendi yeğeni olan kızla evlendirmek isteyen de kızın annesi kız anneleri eğer heva ve heveslerine düşerlerse ailenin başını yakarlar. Adamın haberi bile olmaz.
Kız anneleri bu manada çok tehlikelidir. İltimas geçer. Böyle gönlünden geçer. böyle kalbi bozulur. Hani bu çocukla konuşsun ya bununla evlenir. Kapı aralar ona. Veyahut da kızın sevgilisi olur. Bu zaman herkesin oluyor der. Kapı aralar. Ya 14-15 yaşında 18 yaşındaki kız daha hiçbir şeyden haberi yok. Hayattan haberi yok. Ne ama kapı aralıyorsun. Kapı aralarla. işte o Herod'un da Herod'un ile kendi yeğenini evlendirmeye çalışıyor kızın annesi. Herod da gönlü kayıyor. Onun da kalbi kayıyor. Onunla evlenmek istiyor. Ve bununla alakalı da Yahya'ya diyorlar ki bizim nikahımızı kıy.
Yahya da diyor ki Musa aleyhisselamın o zaman için Tevrat'ına göre hükmediliyor. Yahya aleyhisselam da diyor ki bu nikah mümkün değil. Bu nikah kıyılmaz. Bu caiz değil. Bu haram. Bu Allah'ın lanetlediği bir şey. Deyince bu duruma içerliyorlar. Neden? Birisi kral. Krala hayır demek kolay mı? Nasıl krala hayır dersin? Tarih boyunca gücü elinde tutanların en büyük handikapları budur. Herod diyor ki bu nikah kıyılacak. o diyor ki olmaz. O diyor ki olur. Annesi en sonunda kızın annesi diyor ki öldürdür bu Yahya'yı. Yahya'yı öldürülmesi için baskı yapıyor.
Bu sefer askerler toplanıyor. Yahya'yı aramaya başlıyorlar. Yahya'yı aramaya başlayınca Yahya sahrada. Taşlar dile geliyor oradan bir kaya mağara içinden. Yahya'ya diyor ki gel saklan bize. Yahya aleyhisselam o kayalara Cenab-ı Hak vahyediyor. Kayalara vahyedince kayalar dilleniyor. Dillenince Yahya aleyhisselam oradaki mağaraya doğru yürüyor. Oraya yürüyünce bir rivayette ok atılıyor. Ben ona çok şey ona katılmadım. Ama bunu böyle söylemek istemem. böyle ceviz büyüklüğünden küçük elma büyüklüğünde taşlar.
O Beni İsrail askerlerinin üzerine yağmur gibi yağınca Beni İsrail askerleri kaçıyor. Tabi kaderi ilahi tecelli çek. Yahya aleyhisselam oradan çıkıyor bir müddet sonra yakalanıyor. Bir müddet sonra yakalandıktan sonra oraya meydana getiriliyor. Meydana getirilince meydanda tabir caizse başı kesiliyor. Ama başı kesildikten sonra Yahya alemin başı Yahya aleyhisselamın başı bağırıyor. Bu nikah olamaz yine diyor. Bütün halk duyuyor. Bir peygamber mucizesi bu. Bütün halk duyuyor. Bu nikah olamaz diye. Bu nikah caiz değil diye. Mesela Yahya aleyhisselam başı gövdesiyle beraber değildir o yüzden.
başından kurtulmak için çok uğraşıyorlar. Çünkü günlerce Yahya aleyhisselamın başı bunu bağıra bağıra söylüyor. Oraya koyuyorlar olmuyor. Buraya koyuyorlar olmuyorlar. Yani bazıları Yahya aleyhisselamın başının Şam'da olduğunu söylerler. Ama başı net bir yerde değil. Allahu alem. Evet. O yüzden ama Cenab-ı Hak'ta ne yaptı? Yahya aleyhisselamın o Ben-i İsrail pis Yahudileri şehit edince onların hepsine devasız görünmez bilinmez bir hastalık verdi. Ve hepsi o hastalıktan tarumar oldu. Perişan oldular. Ama burada Hazreti Pir diyor ya taşlar ne yaptı? Yahya'ya set oldu.
Konu başlı 1845 Dudu'nun tacire veda edip uçması. Dudu ona hoşa gider bir iki nasihat verdi sonra Allah'ı ısmarladık artık ayrılık zamanı geldi dedi. Efendisi dedi ki Allah selamet versin git. Sen bana yeni bir yol gösterdin. Neydi gösterdiği yol? Dudu ölü taklidi yapmıştı. Ölmüş gibi yapmıştı. Tacir de onu öldü zannedip ne yaptı? Salıverdi. Kafesten dışarı attı. Kafesten dışarı atınca o da gitti hızla bir ağacın dalına kondu. Tacir ona sormuştu. Hani bundaki hikmet ne? Bu ne? Oyun ne? Sana ne öğretti Hindistan'daki senin akraban deyince o da dedi ki ölmeden önce bu kafesten kurtulman mümkün değil.
bana bunu öğretti. Sen burada şen şakrak şakıdığı müddetçe sen kafeste durursun. Bana onu öğretti dedi. İşte bu nasihat bu nasihatla Tacir dedi ki benim Allah'a teslim olmam lazım. Ölmeden önce ölünü sırrına ermem lazım. o yüzden Kur'an Kur'an ve sünneti yapışmam lazım. Nefsimi terbiye etmem lazım. Ve bu dünyada dünyalıklarla alakalı ölü gibi olmam lazım. Dünya sevgisinden kurtulmam lazım. Allah'ın sevmediği sevgilerden kurtulmam lazım. Allah'ın istemediği hal ve davranışlardan kurtulmam lazım.
Ancak o zaman ben Allah'ın istediği gibi olur ölmeden önce ölünü sırrına nail olurum diye düşündü. Ve böyle düşünerekten nasihat aldı Allah-u Alem. Tacir kendi kendine dedi ki bu bana nasihatti. Onun yolunu tutayım. O yol aydınlığı bir yol. Benim canım neden dududan aşağı olsun can dediğinde böyle iyi bir iz izlemeli. Tacir dedi ki Allah beni insan olarak yarattı. Ve yeryüzüne halife kıldı. Ben bir insanım o bir hayvan melekleri bana secde ettirdi. Melekleri bana secde ettirdi. Ben yeryüzünde Allah'ın halifesiyim. o zaman ben de doğru yola ben de doğru yola yani Fatiha suresinin 6 ve 7.
ayeti bizi doğru yola ilet. Kendine nimet verdiğin kimselerin yoluna gazaba uğrayanların ve sapanlarınkine değil. Tacir dedi ki kendince bu Dudu'nun gittiği yol doğru yol. o yola gideyim ben de ben de o yol ile ne yapayım kendimi düzelteyim kendimi doğrultayım ve Allah'ın o nimet verdiği Allah'ın o muvaffak kıldığı Allah'ın doğru yolda tuttuğu kulların yoluna gideyim.
Kendi heva ve hevesime değil kendi nefsimin istediği noktaya değil şeytanın vesvesesine doğru değil ya Allah'ın çizdiği yola gideyim peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin çizdiği yola gideyim o şehitlerin o velilerin o salih kulların o mümin kulların o mürşidi kamillerin o velilerin yolundan gideyim diye Tacir ne yaptı kendi kendine o yolda yürümeye yürümeye ahdetti ve kendince çünkü ölmeden önce ölünüz sırrı sufiler için çok önemlidir kendince dedi ki ben de bu sufilerin yolunu tutayım o sufilerin yolunu
tutayım ki benim ruhum özgürleşsin yoksa bu ruh bu bedende hapis kalacak Rabbim cümlemizi özgür olanlardan eylesin Rabbim cümlemizi kestirme yoldan Allah'a yaklaşanlardan eylesin kestirmeden Allah'a aşık olan Allah'ın sıfatlarında fena olan kullarından eylesin haklarınızı helal edin bizden yana da helal olsun geceniz mübarek olsun önümüzdeki hafta inşallah yine konu başlığı halkın bir kişiyi ululamasından ve halk tarafından parlamakla gösterilmesinin kötülüğü konu başlığımız bu buradan devam edeceğiz inşallah Allah'a

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi