Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 30 Aralık 2023 · 1:19:34
Enzümül lâim ve şeytânın recîm, Bismillâhî, Răhmânî, Efteli zikeri fâle mennevhum, Lâifs El Mûrsâbî, v elhamdülillâhi rabbil alemin, selâmünaleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed'e hakkı hak bilip hakça yaşayan
batılı batılı bilip batıla karşı cihad eden kullarından eylesin Rabbim cümlemizi ve cümle ümmeti Muhammed'e Kur'an ve sünneti senin yaşanması ve yaşatılması için mücadele edenlerden eylesin Rabbim ümmeti Muhammed'i bir ve beraber eylesin Siyonistleri, İsrail'i, Masonları kahri perişan eylesin Onları destekleyenler de kahri perişan eylesin Ümmeti Muhammed'e Müslümanlara zulmeden zalimleri de kahri perişan eylesin Dünyanın neresinde bir Müslümana zulmediyorsa kim zulmederse o Cenab-ı Hak o zalimlerden intikamımızı alsın
Rabbim ümmeti Muhammed'e de dirlik, birlik, beraberlik ve uyanıklık nasip eylesin Ejmen 1825. Bey Tacir'in ölü Dudu'yu kafesten dışarı atması ve Dudu'nun uçması Konu başlıyor Tacir
Hani Papağan Yeni dilde, eski dilde Dudu Veya Tuti Ama şimdi Bütün herkes Tuti desek bilmeyecek Dudu desek bilmeyecek Papağan Ama eski dilde, daha da eski dilde Tuti Bu normalde ölünce kafesin içerisinde İşte malum hikaye ya Önceden Hindistan'a gitti Oradaki akrabalarına onu anlattı Anlatınca akrabası öldü orada Tacir çok üzüldü onun ölümüne Ağlaya, sızlaya geldi Çok üzgün Bunu nasıl anlatacağım dedi Anlattı Dudu'suna Bu sefer Dudu da kafesinin içerisinde öldü Tabi Tacir feryat figan etti Ağladı, sızladı Kendi kendine çırpındı
Oradan buradan deli dembele konuştu Sonuçta yapacak bir şey yok Ölen papağanı Veyahut Dudu'yu Kafesten çıkardı İşte dışarı attı Tacir ondan sonra Dudu'yu kafesten dışarı attı Duducuk Uçup bir yüksek ağacın dalına kondu Güneş ufukta nasıl süratle doğarsa O Dudu da o çeşit uçtu Yani ölüydü ya Ölü olan Dudu'yu Tacir dışarı attı Kafesten dışarı çıkardı Evden dışarı çıkardı Dükkandan dışarı çıkardı Neyse Bu sefer Dudu hızla uçtu Şimşek hızıyla Gitti bir ağacın dalına kondu Tabi bunu Ağacın dalına konunca Hani ölüydü ya
Dudu Tacir şaşkın Tacir hiçbir şeyden haberi yokken Kuşun esrarını bu işe şaşırıp kaldı Yüzünü yukarı çevirip Ey bülbül Halini bildir Bu hususta bize ne gibi Bize de bir nasip ver Hindistan'daki Dudu Ne yaptı da sen öğrendin Bir oyun ettin Canımızı yaktın dedi Çünkü Dudu Dudu ölüydü Dışarı çıkınca Birden Şimşek hızıyla uçtu Bir dala kondu Bunda bir oyun var Bunda bir tezgah var Bu sefer Tacir Uyanık ya Tüccar Dedi ki Bunda nasıl bir oyun var O Hindistan'daki Dudu Sana ne öğretti Dedi Ve Tacir Tabi Böyle hani bir şey
Ummadığım bir şey olur ya Böyle şaşkınlıkla hayret arasında Çünkü Hayret biraz böyle Sufilere mahsus bir şeydir Sufi olmayan avam Şaşkınlık yaşar Çünkü onun gözünün önünde bir Harikülade bir şey yaşanır Harikülade bir şey yaşanınca Avam şaşırır Şaşkın bir vaziyette Dona kalır Ama Sufi Hayret perdesine geçer O hayret perdesinden Hayret perdesine geçer Tabi şimdi Herkes hayret ettim diyor da Bu Sufilere mahsus bir haldir Öyle olunca Hani ölü kuş Derildi Yani bu Tecelliyatta bir oyun var Bir sıkıntı var Burada Farklı bir şey tecelli ediyor
Tacir bunu Öğrenmek için Dudu'ya soruyor Burada nasıl bir şey var Sen ne oldu da Birdenbire böyle bir Hale giriştin diye Dudu dedi ki O hareketiyle bana Nasihat etti Güzelliği Söz söylemeyi Ve neşeyi bırak Çünkü söz söylemen Seni hapse tıktı Dedi Bu nasihatı vermek için Kendisini ölü gösterdi Güzelliği Söz söylemeyi Ve neşeyi bırak Üç şey Güzelliği Söz söylemeyi Ve neşeyi bırak Ölü taklidi yap Bu Normalde Nasihatı vermek için de Ne yaptı?
Hindistan'daki Dudu Ölü taklidi yaptı Kendince Yani o Normalde böyle bir şey yapması Yani tatlı söz söylemek Güzel sesler çıkarmak Ve O kafesten Kurtulmanın yolu Kafesten kurtulmanın yolu Ölmek olarak Bana öğretti O ölü olarak Sen bir hareket edersen O zaman ancak kafesten Kurtulursun dedi Bana bunu Fiiliyat olarak Fiil olarak Bunu gösterdi Dille bunu söylemedi Hani En güzel nasihat Fiille olandır En güzel tebliğ Fiili olandır Hani Kalle değil Fiili olandır En güzel nasihat odur Yani Tarif ediyor şimdi Yani Ey avama karşı da
Havasa karşı da Name ve terönümde bulunan Benim gibi öl ki Kurtulasın Şimdi Tabi burası biraz Mevzuyu uzatacak Avama karşı da Havasa karşı da Name ve terönümde bulunan Name Biliyorsunuz güzel ses Ali'ye desek ki şimdi Ali Bir name yap bize Hani İşte Bir şarkının Veya bir türkünün Bir Beytinden Farklı farklı Namelerde söyler mi Söyler Name Yani aynı sözü Söylüyorsunuz Ama name katıyorsunuz Kat bakayım Ali bir name Gözlerin Sözlerin Sözlerin
Var Görmemek elde mi Güzelim seni Beni kahreden O sözlerin Var Eyvallah Mesela Name yaptı Şimdi bunu Müzik kulağı Olan bir kimse Bunu kaç Name yaptı Var mı Bunu söyleyecek olan Üç Name yaptı Doğru mu Ali Dört mü Üç mü Üç Üç Name yaptı Bunun Name Name dediği o Normalde ama Çıkma ama İnme Veyahut da Aynı sözü Söylerken Makam ayrı Bakın makam ayrıdır Bu neydi Hicaz mıydı Uşak Uşak ve Uşak içinde Karciğer yapmış Çok sever Dalı ya
Uşak ve Hicaz'ın Arasında çok fazla Bir fark yok Baya bir fark var Baba Ona da name lazım Değil mi Tamam Eyvallah İşte avam Beninkisi Estağfurullah Biz uşakı da Hicaz'ı da Aynı dinliyoruz Demek ki Ama normalde Name bu Diyor ki Name Ve terennüm Terennüm ne Güzel konuşma Böyle Belagatlı konuşma Terennüm Bakın Name ve terennüm Şimdi Hani Birilerini Etkilemek için Birilerini Etkilemek için Konuşan Alimlerin Handikapıdır bu Cemaatı etkilemek için Konuşan Şeyhlerin Handikapıdır Buraları Vaizlerin Handikapıdır
Buraları Bakın Vaizlerin Alimlerin Şeyhlerin Sohbet edenlerin Handikapıdır bu Hani Böyle Şey Nameli Ve Belagatlı Konuşarakten Etrafındaki İnsanları Etki altına Almak Bunlar Şimdi Toplum Bu hadisleri Bilmediğinden Müslümanlar Böyle Belagatlı Konuşan Nameli Konuşanı Böyle Gönlü Kayar Heva Heves Ehlinin Nefis Ehlinin Gönlü Bunlara Kayar O Çünkü Konuşulanın Hakikatine Bakmaz O Belagatlı Konuşmaya Bakar O Nameli Konuşmaya Bakar Belagatlı Ve Nameli Konuşmaya Bakaraktan Aldanır Bu Hadis Şeriflerde Zem edilmiştir Peygamber
Sallallahu Aleyhi Vesellem Hazretleri İnsanlara Böyle Hitap Zem Zem Etmiştir Kötüle Miştir Ama Hani İnsanları Etkilemek İçin Ağlayan İnsanları Etkilemek İçin Böyle Çok Belagatlı Konuşmaya Çalışan Böyle Onlar Ağır Konuşurlar Belagatlı Konuşurlar Sen Böyle Dut Yemiş Bülbül Gibi Kalırsın O Belagatın Karşısında Onlar Öyle Nameli Konuşurlar O Namesinin Karşısında Sen Dut Yemiş Bülbül Gibi Kalırsın Zannedersin Ki Bu Böyle Kemal Ehli Bu Böyle Harika Bir Kimse Öyle Ya Bir Belagat Konuşuyor Akıyor Belagat Böyle Belagat Akıyor
Diyor Ki Hazreti Pir Avama Karşıda Havasa Karşıda Name Ve Terenimde Bulunan Benim Gibi Öl Ki Kurtulasın Yani Böyle Çok Özür Ölderim İnsanları Belagatıyla Belagatıyla Nameli Konuşmasıyla Etrafı Aldatanlar Sizler Ölmeden Önce Ölüm Sırrına Ulaşmazsanız Kurtuluşa Eremezsiniz Bu Kafesten Kurtulamazsınız Bu Kafes Sizi Ebediyen İçinde Tutar Hür Olamazsınız Neden Sen Kendini Bağladın Çünkü Kime Bağladın Halka Bağladın Devamlı Onlara Belagatlı Konuşma Devamlı Onlara Nameli Konuşaraktan Kendi Etrafında Koşuşturmak
İstiyorsun O Yüzden Nameli Ve Belagatlı Konuşuyorsun Ama Bu Senin İçin Ne Oldu Bu Senin İçin Kafes Oldu Sen Özgürlüğü Asla Tadamayacaksın Sen Asla İçinden Geldiği Gibi Kalbinden Geldiği Gibi Birşey Konuşamayacaksın Çünkü Senin Kalbin De Çalışmıyor Senin Kalbin Çalışmış Olsaydı Kendine Ayrıyetten Belagat Süsü Vermezdin Kendine Ayrıyetten Name Süsü Vermezdin Sen Hakikati Konuşmaya Çalışırdın Ve Sen Bu Halde Yürüdüğün Müddetçe Asla Özgürlüğüne Kavuşamayacaksın Oysa Hani Hadis-i Şerifte Allah Resulü Sallallahu Aleyhi Vesselam
Hazretleri Ne Diyordu Keşfül Hafada Geçiyor bu Ajluni'nin Ölüm Gelip Çatmadan Evvel Şehvani Ve Nefsani Hislerinizi Terk Etmek Suretiyle Bir Nevi Ölünüz Hani Buna Büyükler Bunu Kısaltmışlar Bu Sözü Hani Böyle Hikmet Ehli Olan Kimseler Demişler Kısaca Ölmeden Önce Ölünüz Demişler Bu Normalde Ehli Sufinin İçerisinde Bu Söz Atasözü Gibidir Ölmeden Önce Ölünüz Aslında Hadis-i Şerifin Tam Metni Az Önce Okuduğum Gibidir Ölüm Gelip Size Çatmadan Sizi Bulmadan Şehvani Ve Nefsani Duygularınızı Terk Etmek Suretiyle Bir Nevi Ölünüz
Ve Yine Ali İmran 157'de Yemin Olsun Ki Eğer Allah Yolunda Öldürülür Veya Ölürseniz Allah'ın Bağışlaması Ve Rahmeti Biriktirdiğiniz Şeylerden Daha Hayırlıdır O Zaman O Ölüm Nasıl Olmalı Ölmeden Önce Ölünüz Hadis-i Şerifinin Ayet-i Kerimesi Ne Allah Yolunda Öldürülür Veya Ölürseniz Bakın Allah Yolunda Öldürülmek Cihada Çıkmak Ve Bir Başkası Tarafından Öldürülmek Allah Yolunda Ölürseniz Dedi Nedir İşte Sen Son Nefesine Kadar Allah Yolunda Olur Son Nefesine Kadar Farzları Vacipleri Sünnetleri Nafilelere Dikkat Edersen
Son Nefesine Kadar Allah Yolunda Olmaya Direnir Allah Yolunda Olur Ve Allah Yolunda Ölürsen İşte O Zamanda Hemen Arkasındaki Ali İmran 158 Geliyor Yemin Olsun Ki Eğer Ölür Veya Öldürülürseniz Mutlaka Allah'ın Huzurunda Toplanacaksınız Yani Allah Yolunda Siz Eğer ki Ölür Veya Öldürülürseniz Allah Yolunda Öldün Muhakkak Ki Nerede Toplanacaksın Allah'ın Huzurunda Toplanacaksın Ve Cenab-ı Hak'ta Ne Diyor Muhakkak Ki Allah'ın Huzurunda Toplanacaksınız Yani Allah Size Lütfedecek İkram edecek İhsan edecek Ve Allah Yolunda
Ölmek İnsan İçin Ebedi Kazançtır Allah Yolunda Olmak Ebedi Kazançtır Ve Allah Yolunda Devam Ederken O Yolda Ölmek Ebedi Kazançtır Ve Normalde Böyle Bir Ölüm Yani Allah Yolunda Olan Bir Ölüm Dünya Ve Dünyanın İçindekilerden Daha Hayırlıdır Dünya Ve İçindekilerden Daha Hayırlıdır Normalde Bu Ayet-i Kerime Benim İçin Çok Güzel Bir Ölçüdür Böyle Çok Şeyi Cem eder Bu Ayet-i Kerime Tevbe 111 Şüphesiz Ki Allah Cihad Müminlerin Canlarını Ve Mallarını Cennet Karşılığında Satın Almıştır Çünkü Onlar Allah Yolunda Savaşırlar Öldürürler
Ve Öldürülürler Bu Allah'ın Tevrat'ta İncil'de Ve Kur'an'da Olan Gerçek Vadedir Allah'tan Daha Fazla Kim Ahdine Vefa Gösterir Öyleyse Yaptığınız Bu Alışverişe Sevinin İşte Büyük Kurtuluş Bunlardır Bu Kurtuluşa Erenler Kimler Yine Tövbe 112 Kurtuluşa Erenler 112 Allah yolunda Cihad Edeceksin Öldürüleceksin Veya Öleceksin Öldürüleceksin Veya Öleceksin Bu Tövbe 111 Cihadla Alakalı Tövbe 112 Bakın Buraya Dikkat edin Tövbe 112 Bunlar Yani bu Allah yolunda Normalde Kurtuluşa Erenler Kurtuluşa Erenleri Tarif ediyor Bunlar
Günahlardan Tövbe Edenler Allah'a İbadet Edenler Ona Hamd Edenler Allah yolunda Seyahat Edenler Rükû Edenler Secde Edenler İyiliği Emredip Kötülüğü Yasaklayanlar Ve Allah'ın Koyduğu Sınırları Koruyanlardır Müminleri Müjdele Ya Öleceksin Yani Cihata Çıkacaksın Öldüreceksin Veya Öldürüleceksin Kurtuluşa Eriyorsun İkinci Kurtuluş Yolu Tövbe 112 Tövbe 111 Cihatla Alakalı Tövbe 111 Cihatla Alakalı Öldürülenler Veya Öldürenler Cihada Çıkıp Öldürenler Ve Öldürülenler Yani Filistin'de Cihattalar Ama
Öldürüyorlar Ama Öldürülüyorlar Ne Yaptılar Onlar Kurtuluşa Erdiler Ölürse Şehit Oldu Kurtuluşa Erdi Öldürdü Yine Kurtuluşa Erdi Bu ayeti kerimeleri İnsanlar Dillerini Almaya Korkarlar Cihat Ayetlerini Herkes Es geçer Bunu şuna Döndürürler Nefisle Cihat edeceksiniz Şimdi Cihat Bitti Yani Adam Kafir Münafık Mürted Emperyalist Senin Topraklarını İşgal Edecek Sen Diyeceksin ki Cihat Bitti Ya Şimdi İşte Böyle Cihat Olmayacak E Nefisle Cihat Edeceksin İşte İslam'ı Tebliğ Edeceksin Adam Öldürmeye Gelmiş Seni Sen Ayet-i Kerime'nin
O yorumunu Nereden Buldun Kim Tefsir Etti Onu Sana Heva Hevesini Tefsir Etti Kim Sana Söyledi Onu Sen Dünya Deccal Sisteminden Korktun Dünya Deccal Sisteminden Korktuğun İçin Sen Ayet-i Kerime'ye Eğidin Büktün Sen Savcının Önünde Hesap Vermekten Korktun Sen Eğidin Büktün Eğidin Büktün Ayet-i Kerime'ye Eğip Büktüysen Sen Allah'ın Seçilmiş Kulu Değilsin Kendi Kendine Şeyhlik Mürşidlik Alimlik Taslama Daha Yakin Olmuş Olsaydın Ayet-i Kerime'ye Heva Hevesine Göre Deccal-i Sisteme Göre Tevil Etmezdin Ayet-i Kerime Belli
Cihat Ayeti Ya Ölürsün Ya Öldürürsün Ölürsen de Öldürülürsen de Kurtuluşa Erersin Bunun Normalde Başka İzah Tarzı Yok Tövbe 111 Ayet-i Kerime Açık Şüphesiz Allah Cihat Eden Müminlerin Canlarını Ve Mallarını Cennet Karşılığında Satın Almıştır Cihat Eden Yani Karşında Kafir Var Kafire Karşı Cihat Ediyorsun Kafire Karşı Cihat Ettin Cihat Ettin Noktada Sen Canını Ve Malını Ne Yaptın Cennet Karşılığında Satın Aldın Canını Malını Feda Ettin Allah Yolunda Canını Feda Ettin Allah Yolunda Malını Feda Ettin İnfak Ettin Cennet
Karşılığında Aldım Ümmet-i Muhammed'in Bundan Uzaklaştı Kaçtı Ortada Yorumlayacağız Diye Korkuyorlar Buna Neden Böyle Söylüyorum Bir Gazetede Köşe Yazısı Sokudum Hani Böyle İşte Haması Orada İşte Böyle Cihat Bitti Böyle Olmaması Lazım Bunu Nereden Çıkardılar Şimdi Cihat Böyle Değil Diye Bir Köşe Yazısı Kim Yazdırdı Sana O Köşe Yazısını Nefsin Yazdırdı Heva Heves Yazdırdı Veyahut Telefon Açtılar Seni İzleyen Çok Sen Böyle Bir Şey Yaz Diye Yarın Öbür Gün Yunanistan'ı Yarın Öbür Gün Amerikası İngiltere'si Bu Ülkeyi İşgal
Etmeye Kalkarsa Sen Aynı Şeyi Söyleyeceksin Aynı Şey Söyleyeceksin Gemisini Kapan Gelmiş Uçağını Kapan Gelmiş Türkiye'nin Dört Tarafını Doldurmuşlar Her taraf Uçak Gemileriyle Filolarla Uçak Filolarıyla Gemi Filolarıyla Dolu Yunanistan'ın Etrafı Dolu Akdeniz Dolu Doğuda PKK YPK Adı altında Amerikanın Uşakları Orada Daha dün 12 tane Şehit Verdik Ondan sonra Köşe yazısı Böyle cihat Kalmadı Ne yapacaksın İşgale Boyunmayacaksın Edepsiz Şerefsiz Südü Bozuk Bir de Bunu İslam Adına Söylüyorsun Satılmış Müşri'in Tekisin Bu
Ülke İnsanını Emperyalistlere Karşı Cihat Şuurundan Uzaklaştıran Her kim İse Evet Onun İslamla Boğı Yoktur Bu Böyle Hani Öyle İştahat Etti Denecek Nokta Değildir Bunlar Allah'ın Farzları İştahatla Değişmez Farz Farzdır Müteşabihlerin Üzerinde Oyna Kalbin Bozuk Zaten Müteşabihle Oyna Sen Allah'ın Cihat Ayetlerini Yok edemez Hiç kimse Cihat Eden Müminler Canlarını Ve Mallarını Ne Yaptılar Cennet Karşılığında Verdiler Allah'a Cihatın Çünkü Bir Can Vardır Bir de Mal Vardır Cihatta Mal Nedir Sen Cihat Etmek İçin Silahlanmak
Zorundasın Cihat Etmek İçin Silaha İhtiyacın Var Mermiye İhtiyacın Var Tanka Tüfeğe Uçağa İhtiyacın Var Mal Bu Evet Ekonomik Tarafı Var Hani Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Selam Hazretleri Tebük Kazasına Çıkacağı Zaman Çok Karşıda Büyük Ordu Var Gelen Haberler O Rum Ordusu Var O Zaman Bizans Ordusu Var Bizans O Zaman Ne Bizans O Zaman Dünyanın En Büyük Emperyal İmparatorluklarından Birisi Yani Bugünün Amerikası Haberler Geliyor Deniliyor Ki Bizanslılar Çok Büyük Bir Ordu Toplanıyor Arap Kabilelerden De Kendine Asker
Topluyorlar Nereye Saldıracaklar Medine Münevvere Saldıracaklar Ne Zaman Hicretin Dokuzuncu Senesi Bu Haberler Çok Hızlı Bir Şekilde Gelince Allah Resulü Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Muhteşem Bir Tespit Yapıyor Muhteşem Bir Şey Yapıyor Ne Yapıyor Bütün Her Yere Haber Salıyor Bütün Müslümanları Cihada Davet Ediyor Diyor Ki Herkes Gelecek Emir Var Her Şey İle Gelecek Bütün Müslüman Kabilelerden Eli Silah Tutanlar Medine'de Toplanmaya Başlıyor O Zaman Allah Resulü İlk Defa Herkes Ne Getirebilecekse De Getirsin
Cihada Yardım Etsin Cihada Mallarıyla Canlarıyla Yardım Etsin Mallarıyla Canlarıyla Cihada Katılsın Diye Ayet-i Kerime İle Hadis-i Şerifleri De Söylüyor Böylece Sahabe Sahabe Malda Getirmeye Parada Getirmeye Başlıyor Şimdiki Soytarılılar Dervişlerden Geçinmek İçin Dolaşan Kan Emiciler Müslümanların Parasından Geçinmek İsteyen Kendini Şeyh Alim Medrese Sahibi Medrese Hocası Gibi Gösteren Müslümanların Kanını Emenler Bu Hadis-i Şerifi Bu Olayı Kullanaraktan Kan Emmeye Çalışıyorlar Diyorlar ki Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesselam
Hazretleri de İstedi Hazreti Ebubekir Efendimiz de Malının Tamamını Getirdi Bunu bir de Ağlayaraktan Sızlayaraktan Salyo Sümük Söylüyorlar Neden Müslümanlar Ona Bütün Mallarını Getirsin Onun Kucağına Koysun Diye Koyuyorlar Mı Evet Kim Nereye Gidiyorum Kardeşim Sen Amerika'yla Savaşacaksan Gel Ben Bütün Malımı Mülkümü Sana Hibe Edeyim Sen İngilizle Savaşacaksan Gel Bütün Malımı Mülkümü Ben Hibe Edeyim Sana Sen İsrail'le Savaşacaksan O Pis Yahudi'yle Savaşacaksan Gel Malımı Mülkümü Sana Hibe Edeyim Ben Sen Kalkıp da
Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Tebük Savaşında O Bizans Ordusuna Karşı Ordu Müslümanlardan Parasal Destek İstemesini Sen Kendi Heva Hevesin Arzun İçin İsteme Alim Bozuntusu Şeyh Bozuntusu Müslümanların Kanını Emme Bunlar Hakikatten Uzak Kimseler Müslümanların Müminlerin Parasını Çarçur Etmek İçin Tebük Gavzesini Tebük Gavzesini İstismar Eden Alim Bozuntusu Bunlar Tebük Gavzesini İstismar Eden Şeyh Bozuntusu Derviş Bozuntusu Bunlar Senin karşında Bizans Varsa Topla Senin karşında Bizans
Var Topla Senin karşında ABD Var Topla Bak getirmiş Uçak gemilerini Dayamış Akdenize Bak İngiliz'i getirmiş Fransız'ı getirmiş Yunan'ın Oraya da koymuş Bütün Teşhisatını Habire PKK YPG Adı altında Oraya da Mühimmat Yapıyor Sen de Burda Yaz Hoş Geldin 2024 Kafir Bozuntusu Ondan sonra Bir de Millete Salma Sal Toplayın Kardeşler Paraları Ya istemeyin Toplanmaz Böyle olmaz Allah Resul Tebuk'ta Topladı ya Ya Tebuk'ta Topladı Bizans'a Karşı Topladı Sen kime Karşı Topluyorsun Otuz bin Mücahit
Toplandı O zaman Kiminin Atı yok Kiminin Devesi yok Kiminin Kılıcı yok Otuz bin Mücahit Toplandı Veda Hacından Bir sene Öncedir Otuz bin Mücahit Hazreti Ebu Bekir Efendimiz Malının Tamamını Verdi Hazreti Ömer Efendimiz Yarısını Verdi Hazreti Osman Efendimiz Çok Büyük Böyle Bir Kervan Vardı Şeye Gidecek Şam'a Gidecek Develeriyle Beraber Verdi Kervanın Üzerindeki Mallar Ve Develeriyle Beraber Verdi En Benim Böyle Ciğerinden Yakan Şey Ebu Zer Gifari Ebu Zer Gifari Yaşlı Bir Devesi Var O da Kuşanır Bütün Eşyasını Alır
O Yaşlı Deveyle Yola Çıkar O Yaşlı Deve Yolda Kalır Ebu Zer Gifari Bütün Eşyasını Yükünü Üzerine Alır O Çölü Yayan Geçer Tebuk Medine ile Şam Arasında Bir Bölge Hatta Allah Resulü Mola Verirler Kıtlık Var Kıtlık O Sene Kıtlık Hurmalar Meyve Vermedi Ticaretlerde Kıtlık Var Herkes Aç Sefil Müslümanlar O halde Tebüye Çıktılar Kimisinin Devesi Yok Kimisinin Atı Yok 10 bin Binekli 20 bini Yayan Çölde Yürüyorlar Susuzluktan Kırıldılar
Develeri Kestiler Develerin Hör güçlerindeki Suları İçtiler Öyle Susuzluk Var O Susuzlukta Dava İnsana O Susuzlukta Allah Ve Resulullah Aşığı O Yoklukta O Sıkıntıda O Bütün Herşeyin Olumsuz Yürüdüğü Bir Zamanda Ebu Zeri Gifari Yolda Devesi Ölür İhtiyar Deve Onu Götüremez Bütün Eşyasının Üstüne Yükler Tek Başına Kerva Şeye Orduya Yetişir Bakarlar Uzaktan Birisi Geliyor Derler ki Ya Resulullah Uzaktan Birisi Geliyor Allah Resulü Der ki O Ebu Zer Hani Düşman mı Acaba Diye Düşünürler Allah Resulü Böyle Bakar Bu Ebu Zer
Der Der Ve Ebu Zer O Çölü Yayan Geçer O Zaman Söyler Ebu Zer Der ki O Yalnız Yaşa Yalnız Ölür Yalnız Haşrolur O Zaman Söyler Söylediği Mesele Budur Ve Yapay Yalnız Ebu Zer Gifari Yolda Onlara Yetişir Deve Yok Yayan Gelir Dava İnsanı Dava İnsanı Allah Ve Resulullah Aşkıyla Yanan Kimse İçin Binek Varmış Binek Yokmuş Para Varmış Para Yokmuş Sıcak Soğuk O Bunları Engellemez O Menziline Görür İşte Ebu Zer Gifari De Öyle Menziline Ölür Cihad Evet Cihad Cihad Eden Cihad Edenlerin Canlarını Ve Mallarını Allah Cennet Karşılığı
Sıtın Almıştır Bakın Bu Hem Tevrat'ta Hem İncil'de Hem De Kur'an'da Geçer Bu Allah'ın Vadedir Tövbe 112 Bakın Bu Normalde Bildiğimiz Cihad Bildiğimiz Savaş Tövbe 112 Devam Ediyor Bu Tövbe 111 Di Tövbe 112 Bunlar Günahlardan Tövbe Edenler Allah'a İbadet Edenler Ona Hamd Edenler Onun Yolunda Seyahat Edenler Rükü Edenler Secde Edenler İyiliği Emredip Kötülüğü Yasaklayanlar Ve Allah'ın Koyduğu Sınırları Koruyanlardır Müminleri Müjdele Cihad Edemedin Öyle ya Can alıp Can veremedin Dikkat edin Ne yapacaksın Günahına Tövbe
Edeceksin Ne yapacaksın Allah'a İbadet Edeceksin Ona Hamd Edeceksin Onun Yolunda Onun Adına Seyahat Edeceksin Yani Tebliğ Etmek İçin İnsanlara Anlatmak İçin Seyahat Edeceksin Sonra Rükü Edenler Secde Edenler Yani Sen Bunları Yaparken Namazı Terk Etmek Yok Rükü Namazın Farzı Secde Namazın Farzı Sen Namazı Terk Etmek Yok Namazı Namazı Bırakmak Yok İyiliği Emredip Kötülüğü Yasaklayanlar Ve sen İyiliği Emredip Etrafına Kötülüğü Yasaklayanlardan Olacaksın Böyle Olduğu Zaman Allah'ın Sınırlarını Koruyanlar Allah'ın Sınırını
Hududunu Koruyacaksın Allah'ın Hududunu Çiğnemek Yok Böyle Müminleri Müjdele Diyor Müminler Böyle Müjdele İşte Canını Malını Normalde Allah Yolunda Sarf Sarf Edeceksin Ve Normalde Nefsinin Emrettiği Şeylerden Uzak Duracaksın Heva Ve Hevesinden Vazgeçeceksin Sımsıkı Sımsıkı İbadetlerini Edeceksin İyiliği Emredeceksin Kötülükten Nehyeteceksin Allah yolunda Allah içinde Ne yapacaksın Seyahat Edeceksin Bir yerde Bir kardeşin var Asker arkadaşın Var Gideceksin Ona Allah için Tebliğ edeceksin Döneceksin Bir yerde Komşuların var
Arkadaşların var Gideceksin Tebliğ edeceksin Döneceksin Oturan boğa Gibi oturan Müslüman Yok Hareket halinde Olacak o kimse Salih ameller İşleyecek ki O kimse Ne olacak O zaman O kimse İşte ölmeden Önce Ölünüzün Sırrına Kavuşacak Nefsinin İstediklerini Terk edecek Heva Ve hevesinin İstediklerini Terk edecek Terk edecek ki Ölmeden önce Ölünüz Sırrına Kavuşsun O ölüm Gelmeden önce Sen bu dünyada Ölüler gibi Yaşa Hani ad-i şerif Var ya Sen bu dünyada Ölüler gibi Yaşa Başka bir ad-i şerifte Diyor çölde Hani bir ağacın
Gölgesinde Gölgelenme Kadar bu dünya Hayatın O zaman Sen bu dünya Hayatına Çok ehemmiyet Çok önem Verme Ya Sen Allah İçin yaşa Allah için Her şeyi Yap Dane Olsan Kuşlar Toplar Seni Gonca Gonca Olsan Çocuklar Koparır Seni Taneyi Gizle Tamamı İle Tuzak Ol Goncayı Sakla Damdaki Ot O zaman Burada Farklı Bir şey Çıktı Yani Dane Olsan Kuşlar Toplar Seni Yani Sen Darı Gibi Bir şey Olsan Orta Yere Çıkarsan Kuşlar Yer Bitirir E sen Güzel Bir Gül Olsan Yoldan Geçerken Çocuklar Yollar Seni E sen Normalde
Taneyi Gizlemezsen Yani İçindeki Hakikati Olur Olmaz Yere Saçmazsan O zaman Doğru Hareket Edeceksin Ve Goncayı Da Saklarsan Goncayı Da Saklarsan Ot Gibi Görünürsen O zaman Seni Sen Hiç Olmazsa Belli Bir Noktada Durmuş Olacaksın Yani Şöhrete Meyletme Diyor Kısacası Şöhret Peşinde Koşma Ebu Zerif Gifari Bugün Dem açıldı Ebu Zerif Gifari Devam Ediyoruz Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Buyurdu ki Ebu Zerif Gifari Naklediyor Kim Dünyada İken Şöhret Elbisesi Giyerse Allah Alçaltacağı Gün Alçaltıncaya Kadar
O kimseden Yüz Çevirir Rahmet Nazarıyla Bakmaz Yani Sen Şöhret Olmak İçin Belagatlı Konuşmaya Kalkarsan Şöhret Olmak İçin Daneyi Orta Yara Saçarsan Şöhret Olmak İçin Bir İşler Yapmaya Kalkarsan Seni Mahşerde Büyük Bir Alçaklık Belki Alçaklılıyor Yani Mahşer Yerinde Alçalacaksın Sen Kibirlenirsen Mahşer Yerinde O kibrinin Karşılığında Olan Alçaklığı Göreceksin O zaman Sen Sen Normalde Şöhret Peşinde Nesep İçin Mal İçin Mülk İçin Koşma Allah Katında Senin Nesebinin Hani Var ya Şimdi Nesebi Neden Söyledim Biz Şöyle Bir
Sülaleden Geliyoruz Veya Var ya Şimdi İşte Ya Onlara Dil Uzatmayalım Seyit Sülalesi Onla Ya Kardeş Seyitse Neden Para Toplamaya Çıkmış Hz. Hüseyin Efendimiz Öyle mi Yaptı Kılıcını Boynuna Astı Beni Seven Arkamdan Gelsin Dedi Nereden Para Topladı Nereden Para İstedi Herkesten Hz.
Hasan Efendimiz Ticaret Yapıyordu Kimden Para Topladı Ha Demek ki Sıkıntı Var Bir Şede Allah Muhafaza Elesin O Yüzden Allah Katında Nesebinin Allah Katında Malının Allah Katında Kılık Kıyafetinin Bir Anlamı Yok Allah Katında Anlamlı Olan Takva Eğer Sen Üstünlük Arıyorsan Takva Dara Üstünlük Arıyorsan Üstünlük Malda Mülkte Parada Pulda Gösterişte Belagatlı Konuşmakta Değil Ya Allah'ın Hududunu Hukukunu İyi Bilmekte O Hudut Ve Hukuk Tarihsinde Yaşamak Şeriat-ı Garrayı Aşmamak Allah'ın Allah'ın Şeriatını Bozmamak Sen
Böyle Yaşayacaksın Allah İndinde Lazım Olan O Allah Katında Üstün Olanlar Ancak Takva Sahibi Olanlar Takva Sahibi Değilsen Allah Katında Üstün Değilsin Yine Hadis-i Şerif Dünyanın Esiri Olan Helak Oldu Dirhem'in Esiri Olan Helak Oldu Midesinin Esiri Olan Helak Oldu Kadının Esiri Olan Helak Oldu Dünyanın Esiri Olan Helak Oldu Dirhem'in Esiri Olan Yani Paranın Esiri Olan Helak Oldu Midesinin Esiri Olan Helak Oldu Kadının Esiri Olan Helak Oldu E Şimdi Neden Helak Oldu O Dünya Sevgisinden dolayı helak oldu.
Ya dirhem o para sevgisinden dolayı helak oldu. Öbürkü midesinin esiri oldu. Çok yiyecek illaki. Öbürkü de kadının esiri oldu. Bu gecede mi ders var? Beni bırakıp derse mi gidiyorsun şimdi? Gitme kal. O an adam evlenirken derviş de oldu. Evlendikten sonra derste yok. Beni görünce diyor ki ya efendim hakkını helal et. işte hanım çok zorluyor evden. Gelemiyorum derslere. Bir öyle söyledi. Bir daha öyle söyledi. Elimi ensesine koydum. Dedim ki Hz. Ebu Bekir Radıullah Han Hazretleri dedim. Oğlu Abdullah diyor ki dedim bir gün. Oğlum senin karını boşadım. Şafirlere göre erkeğin babasının gelini boşama hakkı var. Diyor ki oğlum senin bu yeni aldığın hanımını boşadım diyor.
tabi Abdullah bakıyor Hz. Abdullah babasına. Çünkü sen diyor bu yeni hanımı aldığından beri namazlara gecikmeye başladın. Yani farza cemaate gecikmeye başladın. Dikkat edin. Gecikmeye başladın. Neye? Cemaate. Cemaate gecikti diye oğlunun eşini boşuyor. Hz. Ebu Bekir Efendimiz. Şafirlerin fetvasının geldiği bir ölçü de budur. Hani iman şafirler gelinlerini boşarlar ya bir hani delili budur. Bunu söyledim ona. Bırak dedim farzlara gitmeyi. Sen derse gelmiyorsun. Neden? Eşi evde korkuyor.
Eşi gitmesini istemiyor. Ya sen bu adamla evlenirken bu adamın derviş olduğunu biliyor mudun? Biliyordun. Neden adamın derslere gitmesine şimdi şark koyuyorsun? Bu adamın semazen olduğunu biliyor mudun? Biliyordun. Oh! Sema ederken işte bu. Kim? Nişanlım. Demesini bildin ya. Kim? Bizim damat tasavvuf hakkına gidiyor. Orada semazen. Böyle anlattın ya etrafa. Eee? Ya bu adam semazendi. En az haftanın bir günü talimi var. En az haftada bir günde semaya çıkacak iki. E bir de ana dersi var. Üç. Bir de cumartesi eklesen dört. Bir de mahalleye gitsem beş. Yandı.
Yok. Adamı yanında istiyor. Yedi yirmi dört. E bu adam dervişti ya. Derviş olduğu için evlendin. Derviş olduğunu bile bile evlendin. Veyahut da bir bayanla da alıyor. Allah razı olsun. Ben de kendimi toparlamak istiyordum zaten. Eee? Tamam. Ben de gelirim seninle beraber sohbetlere. Haa baktım şeyhinizi dinledim. Ben de gelirim. Sevdim ben o zatı ya. Bizim bayan kardeş de gözler pırpır ediyor. Efendim sevdi seni diyor. O da inşallah. İnşallah yavrum tamam yol yürüyün. Evlenin. Evleniyor dakika bir gol bir. Ya ben bu kadar fazla dersiniz olduğunu bilmiyordum. Ya bu kadar mı çok ders yapıyorsunuz? Haydi fren fren bizim kız yok ortalıkta.
Hatta kıskançlık damarları. Ne bu bu kadar çok seviyorsunuz Mustafa Özban? Ne var ki yani? Atıyor bir fitne oku. Sen kocandan fazla seviyorsun onu zaten. Bu fitne oku. Sen bana değil ona bağlısın zaten. Bu fitne oku. Bu fitne oku. Ya bu kız 12-13 yaşından beri derviş. Hele bazıları var. Anne karnından derviş. Annesi derviş. Çocuk doğar doğmaz derviş ya. Ve utanmaz adam. Ve arlanmaz adam. Ve hayasız. Sen bu sözü eşine nasıl söyledin? Söyler. Neden?
O çünkü dünyanın eseri. o çünkü midesinin eseri. Neden? O çünkü paranın dirhemin eseri. O çünkü adamın eseri. O çünkü kadının eseri. O çünkü çocuğunun eseri. O çünkü annesinin eseri. O çünkü babasının eseri. O çünkü patronunun eseri. O çünkü sistemin eseri. O çünkü deccalın eseri. O çünkü emperyalizmin eseri. O çünkü kafir fikriyatın esiri. Farkında değil. Çok basit bir şey söylüyorsun. Bu haram mı? Haram. İyi haram mı ya bu? Haram. Ne diyor parti liderinin birisi?
Biz diyor Anadolu Müslümanlıyız. Bunu nereden değiştiriyorsunuz? Biz diyor az bir şey alkol almayı haram görmeyiz. Yılbaşında eğlenmeyi haram görmeyiz. Bizim insanlar dinliyor. Bu neymiş? Bunun adı Anadolu Müslümanlıyız. Az bir şey içeceksiniz. Yılbaşını kutlayacaksınız.
Fuş'a serbestlik vereceksiniz. Kumara yılbaşı için serbestlik vereceksiniz. Bunlara konuşmayacaksınız. Herkes de susuyor. Allah'ın hududunu, Allah'ın hukukunu korumuyor. Allah muhafaza eylesin. O yüzden Sufi her türlü kötülüklerden uzak duraraktan uzak durur. Hani Gonca'yı saklayacak, Tani'yi gizleyecek. Uzak durur. Tabii burada biraz daha şimdi sohbeti başka yere kaydırayım. Sohbeti nereye kaydıracağım? Şimdi bu bütün sohbetlerinden şeyhimi kenarda tutuyorum. O kendine minhasır bir kimseydi. vay Abdullah Efendi'ye laf söyledi.
Canım kardeşim, Abdullah Efendi'ye sen laf söylersin, ben söylemem, merak etme. Gördük laf söyleyenlere, hiçbirinizin de gıgı çıkmadı. Gene Mustafa Özbağ söyledi. Şimdi yeni moda bu. Herkes böyle bir şeylerini eski dilde izhar ediyor, gösteriyor. Büyük veli, büyük şeyh, büyük keramet sahibi. Bir de onlar şeyhliğini böyle bir savaş alanına çekiyorlar. Yani o kimse şeyh. Bunun mücadelesini veriyor. Bunun savaşını veriyor. Bunun mücadelesini, bunun savaşını verirken de şahıs isimleri kullanıp oraya buraya laflar atıyor.
Ama bu kimseler genel olarak kendi şeyhliğini ispat edeceğim. Kendi mürşitliğini ispat etme yolunda mücadele ediyorlar. Öyle bir şey yapıyorlar ki yani hangi tehlikeli boyutta durduklarının farkında değiller. Ne yaptıklarının farkında değiller. Sebebi ne? Sebebi şu. Dinar var işin içerisinde. Dirhem var. İşin içerisinde şöhret olmak var. Ve işin içerisinde dirhem var. dirhemle şöhret, dirhemle şöhret. Onları yakalıyor. O kimse illaki şeyhliğini, veliliğini ispat etme. Bu noktada şatahat derecesinde sözler söyleyerekten, davranışlar içerisinde bulunarakten bunu ihsar etmenin, bunu ispat etmenin mücadelesini veriyorlar.
sen de tane varsa sakla. Senin gönlünde gül bahçesi varsa, gönlün gül bahçesi ise, sen çoluğun, çocuğun önüne dökme onu. Sen avama karşı mürşitliğimi ispat edeceğim diye uğraşma. Avama karşı şeyhliğini ispat edeceğim diye uğraşma. Sen şeyhlik yapacağım veyahut da mürşitlik yapacağım diye belagatlı konuşacağım diye uğraşma. Kendi kendine nameli konuşacağım, süslü konuşacağım diye uğraşma. Süslü cübbelerle, süslü sarıklarla, lüküs arabalarla velilik, mürşitlik olmuyor. Gösterişle, şataatla, şatafatla velilik, mürşitlik olmuyor.
Öyle olmuyor. Allah muhafaza eylesin. O yüzden önemli olan o kimsenin Kur'an ve sünnet-i seneye sahip çıkıp onu yaşaması ve yaşatması. Allah muhafaza eylesin. Haydi üftahat eden bir nefes. Hakka aşık olanlar zikrullah'tan kaçar mı? Arif olan gevherin boş yerlere saçar mı? Gevher dedi cevher, hikmet. Arif olan hikmeti boş yerlere saçar mı? Gelsin marifet alan yoktur sözümde yalan. Emmari'ye kul olan hayr-i şer'i seçer mi? Nefsi emari'ye kul olmuş. Hayrı nereden bilecek, şer'i nereden bilecek? Gerçek bu söz yarenler, gördüm demez görenler, keramete erenler, gizli sırrın açar mı?
Sen bir koruk servisin, hemen şöyle durursun, sen bir palaz yavrusun, kuş kanatsız uçar mı? Üftade yanıp tüter, bülbüller gibi öter, dervişlere taş atan iman ile göçer mi? Evet. O zaman ne olacak? Bunları böyle boş yere yapanlar, Allah muhafaza eylesin. Bu pak yolu kirletiyorlar. Bu pak yola zarar veriyorlar. Bunlar yol kesici. Allah muhafaza eylesin. 1835. Beyit. Kim güzelliğini mezada çıkarırsa ona yüzlerce kötü kaza yüz gösterir.
Her kim kendini kemal ehli olmadığı halde kemal ehli olarak ortalığa saçarsa heva ve hevesine zebun olmuş bu halka heva ve hevesinin peşinden düşen nefsinin esiri olmuş bu Müslümanlara kalkıp da mürşitlik iddiası güderse şeyhlik iddiası güderse ve bunu tartışma haline getirirse bu kibrinden ve enaniyetinden dolayı bu kimse ne yazık ki kendi başına çorap örer.
Başına gelmedik hal kalmaz. Şeyh olmadan şeyhlik yapmaya kalkanlar mürşid olmadan mürşitlik yapmaya kalkanlar gizliden açıktan bunlar kendi kendilerini helaka doğru götürürler. Ama bir kimse gerçekten kemalermiş olsa o kemale erenlerin sevenleri doldur şeyh efendinin tabiriyle sövenleri doldur.
Öyle derdi. Oğlum kemale bana öyle dedi. Mustafa efendi oğlum kemale erenin dedi. Seveni de eksik olmaz söveni de eksik olmaz dedi. Bu ikisi eksik olmaz oğlum dedi. Evet doğru. Bu ikisi o ikisi onda eksik olmaz. Onda eksik değildi. E şimdi eğer onda bir kemalat ehli varsa kemalat ehli ise o bir kimse bir mürşidi kamillik vasfına mürşidi kamillik elbisesine büründüyse onlar için önemli değildir. Hazreti Üftade gibi sözü söylerler. Onların hakkıdır da onların üzerinden keramet de görülse haktır.
Ama asıl keramet bunu hiçbir zaman unutmayın. Asıl keramet bu zamanda Kur'an ve Sünnet-i Sen'i yaşamak ve bunun yaşatma mücadelesi vermektir. Asıl keramet budur. Yolumuzun kerameti yolumuzun kerameti Kur'an ve Sünnet-i Sen'iye sımsıkı yapışıp onu yaşama ve onu yaşatma mücadelesidir. Sadece yaşamak değildir. Onu yaşatma mücadelesi vermektir. Önce kendi nefsimize sonra etrafımıza eşimize çoluğumuza çocuğumuza akrabalarımıza komşularımıza etrafımıza yaşatma mücadelesi vermektir. Bu zor bir mücadeledir. Bunda hani ayet-i kerimede o müminler ki kınanmaktan korkmazlar diyor ya o kimse kınanmaktan korkmadan tebliğ vazifesini yapacak.
Emri bil maruf yapacak. Kınanmaktan korkmayacak. Yolundan korkmayacak. Yolundan tırsmayacak. Lan benim derviş olduğum belli olmasın. Senin için bozuk o zaman. E bu kim? Hacı babamız misafirliğe geliyor bize. Kim söyledi? Şeyh efendi. Söyleyen kim? Onu çok seven derviş. Allah da duyurdu beni. Dedim Şeyh efendinin huzuruna gelince efendim üstadım babacım bu kim diye sana sorduklarında seni ziyarete gelen hacı baba öyle mi dedim? abi ya işte şöyle de böyle de filan da o yüzden Moğulu Cami'de yanına gelemiyorsunuz dedim.
Öldükten sonra en çok onlar sevdik yine. Öldükten sonra mı? Sağlıken Olu Cami'de yanına gelemedi. Büyük bir çoğunluğu. Uzaktan sevmek açlarının en gizli. Selam veriyorlar. Neden korktun? Kınanmaktan mı korktun? Ticaretin sekteye mi uğrar diye korktun? Cicili bicili kadınlar dükkanına gelmez diye mi korktun? Neden korktun? Kapalı çarşı esnafı vay lan bu derviş olmuş suf olmuş derler diye mi korktun? Neden korktun? Hangi kınayıcının kınanmasından korktun da bu benim şeyhim diyemedin? Hangi kınayıcının kınanmasından korktun da bu benim üstadım manevi babam diyemedin?
Sahtekarsın. İçin ayrı dışın ayrı. hakiki aşık değilsin. Hakiki derviş de değilsin. Sen dervişin hakikisi olmuş olsaydın uzaktan gelen misafirimiz hacı babamız demezdin. Ben de böyle söyleyince sen de muhalif olursun bana. Umrunda değil. Tabi o zaman bir şeyhe intisap ettin. Beyaz çember sakalı birisiyle kapalı çarşıda yürümek her baba yedin işi değil. Evet değil. Bayındır'da da değildi. Ödemişte de değildi. Bayındır'da öyle çember sakal hiç kimse de yoktu.
Hala da yok zaten. Bana da soruyorlardı. Blader ya yanında bembeyaz sakallı birini gördük. Kim o? Şeyhim diyordum. Üstadım benim. O zaman eski dervişler vardı. Tire'de ya öyle deme sen ya. Neden demeyeceğim? Ümmet korkak mı? Pısırık mı? Ümmet sevdiğini seviyorum diyemeyecek noktada çünkü. Bu benim şeyhim diyemiyorsan intisap etme. Git nereye intisap ediyorsan. Et. Nereye bağlanıyorsan git bağlan. Benim şeyhim Nevşeli Abdullah Efendi. Yıllarca da bağırdım, çağırdım, söyledim.
Dağa, taşa söyledim. Bilmeyen yoktu. Ben de resmi dairede çalıştım. Orman işletmesinde çalışıyordum. herkes biliyordu benim derviş olduğumu. Müdüründen genel müdürlüğe kadar herkes biliyordu benim derviş olduğumu. Saklamaya ihtiyacı duymadım. Ben yolumun hak olduğuna biliyorum ki. Ben o kimsenin mürşidi kamil olduğunu da biliyorum. Tuttuğum elin mürşidi kamil olduğunu da biliyorum. Saklamadım hiç. Benim şeyhim dedim. Bir kimsenin mürşidi kamilli sabit ise evet o kimse hikmeti saçar ortalığa. Yani saçar dedim avama değil.
Eyvallah onun hakkıdır. Ama sen kalkar da ben şöyle şeyhim ben böyle şeyhim ben böyle mürşidi kamilim ben şöyle mürşidi kamilim bu doğru değil. Bu doğru değil. Bir insan kendisini etrafa şeyhli ispat etmek için konuşmaz. Bu yolumuzun adabı değil. Bu yolumuzun adabı değil. O kimse kendi şehrini kendisi ilan etmez. Bu yolumuzun adabı değil. Onu ya şeyhi ilan eder ya da millet manevi olarak rüyasında görür. Gider ona intisap eder.
Yolun adabı budur. E sen bunu yapmıyorsan sende sıkıntı var. Sende sıkıntı var. Allah muhafaza eylesin. E şimdi gerçekten de yani bu zamanda bu tip şeyler çoğalır hale geldi. Önceden belli bir baskı vardı. O baskıdan korkuyorlardı. O baskıdan korktukları için fazla kımıldanamıyorlardı. E şimdi enflasyon oldu be. Türkiye'de enflasyon var. Bunlarda da var. Her enflasyona göre bunlar da hareket ediyorlar. Enteresan bir şey. Yani adam canhıraş nasıl büyük şeyh olduğunu nasıl büyük mürşid olduğunu bunun kavgasını veriyor.
Bırak canım kardeşim Allah seni kendine seçtiyse senin bir şeyin kavgasını vermene gerek yok. Sen hak ve hakikati konuş. Kur'an ve sünneti konuş. Yeter bu sana. Allah bizi affetsin. düşmanların kem gözleri kin ve gayızları hasetleri kovalardan su boşalır gibi başına boşalır. Sen böyle bu yolun adabına erkanına uygun hareket etmezsen sen olmadan oldum davasına düşersen senin baya başına sıkıntı gelir.
Allah muhafaza eylesin. 1840'a kadar okuvereyim bitsin. düşmanlar kıskançlıklarından onu parça parça ederler. Dostlar da ömrünü heva ve hevesle zayi eder geçer geçerler. Bahar zamanı ekin ekmekten gafil kişi bu zamanın kıymetini ne bilsin? O zaman normalde bakın tekrar bunun altını çiziyorum. Allah dilediği kulunu kendine seçer. Dilediği kulunu kendine seçer ve kendisini yönelterekten onu hidayetine kavuşturur. Allah dilediği kulunu kendisine seçer. Bu veliliğin bir çıt üstü mertebesidir, makamıdır.
Bunlar benim tabirime göre pir hükmünde olanlardır. Bunun bir üstü zaten nebilerdir. onun bir üstü resullerdir. Şimdi nebilerle resullerin arasında da fark vardır. Resuller kitap verilmiş olan peygamberlerdir. Nebiler kendilerine kitap verilmemiş olan peygamberlerdir. Bunların makam olarak bir altında da pir seviyesinde hani bizim birler, üçler, beşler, yediler dediğimiz pir seviyesindeki zatlardır. Bu zatları, sıraladığım bu zatları yani peygamberlerin kitap verilenlerini, nebileri ve pir seviyesinde olan zatları Allah kendisi seçer.
Bunları Allah kendisi seçer. Bunda dilediği kulunu kendisine seçer ve onu hidayet nuruyla nurlandırır. Onu katından nimetlendirir. Ona katından hikmet verir. Allah kime hikmet verirse onu da dinde ince bir anlayışa sahip kılar. İnce bir anlayışa sahip kılar. Bunlar seçilmiş zevattır. Kitap verilen peygamberler, kitap verilmeyen nebiler, ondan sonra pir seviyesindeki olan zatlar. Bunlar Allah bunları kendisi seçmiştir. Kendisini seçince Cenab-ı Hak kendi katından onları nurlandırır, kendi katından hidayet verir, kendi katından nimetlendirir.
Bu zatlar, bu zatlar cevherlerini de saçarlar. Bu zatlar bu noktada hürdürler. Eğer sen bu halde değil isen, sen bu halde zaten peygamberlik bitti, nebilik bitti, bu ikisi bitti. Yani o ya sapıktır ya delidir nebilik, peygamberlik taslayanlar. Ta yıllar önce hatırlıyor musunuz? Dedeydim, kim ben peygamberim, ben nebiyim, ben resulüm diyorsa, ya sapıktır ya delidir. Çok kızdılar bu sözüme benim. Evet, tekrar söylüyorum. Kim ben peygamberim, ben nebiyim, ben resulüm diyorsa, ya delidir ya sapıktır. İkisinden biridir.
Başka bir şey değildir. Bakın, başka bir şey değildir. Diyenler deliydi zaten, raporları vardı. İnsanlar bunları normalde raporlarının olduğu da sonradan çıktı hepsinin de. Ama bunlar nedir? Bunlar akli dengesi, bozuk bunların. Bunlar normalde psikolojik tedaviye ihtiyaçları var. Sanrılarının üzerinden gidiyorlar. Sanrı. biz onu sufilik dilinde hayal diyoruz. Kendi kendine hayal kuruyor. Kendi kendine hayalinde Allah'ı da konuşturuyor. Kendi kendine hayalinde peygamberi de konuşturuyor. Ona peygamber diyor ki sen de ne bilsin? Kendi kendine konuşturuyor. Tam senin dalında. Değil mi Abdallah? Bıraksaydın bunlarla uğraşacaktın.
Evet. Kendi kendine evet. Bunu bizatihi bana söylüyorlar. diyor ki Muhammed geldi haşa böyle söylüyor. Muhammed geldi dedi ki senin benden bir farkın yok. Dediğim şekli nasıldı? Nasıl gaza getirecek bak insanı? Sana benziyordu diyor. Hiç alakası yok bana benzemez o diyor bakıyor şimdi hani yutmadım ben. Bana benzemez o diyor ben. Ya işte seninle ben karışımaydı diyor. O sana da benzemez diyorum ya seninle hiç alakası yok diyorum ben şimdi. O kalıyor şimdi. Ya sen biliyorsun onun neye benzediğini. Yok diyorum sana söylemiş ya diyorum ben.
Seninle benim aramda bir fark yok demiş diyor. Peygamberliğini ilan edecek. İlan ederken de Mustafa Özboğ'a şahit tutacak. Yanımdan ayrılacak diyecek ki söyledim o da tasdik etti. Tabii sonra savcılıkta ben ifade vereceğim. Sen bir de peygamberlik itaat etmişsin diyecekler. Şimdi sanrı bunu zannedersin ki hani sadece bu Müslümanlarda da var Hristiyanlarda da var.
Hristiyanlar da diyorlar ki ben İsa'yım. Kadınları da diyor ki ben Meryem'im. E bizde ne diyor? Mesela işte o tabii ilaçta o 28 Şubat'ta ilaçta o hale getirdiler. Ben İsa'yım diyor şimdi. Kim? Hasan Mezarcıya. Çok alim bir zat. Rabbim şifalandırsın inşallah.
Ve normalde işte o zatlar bir kelam söylerler. Hallâc-ı Mansûr gibi enel hak derler. Muhyiddin Arabi gibi konuşurlar. Eyvallah. Ama geri kalının öyle konuşmaya hakkı yok. Söylemeye hakkı yok. Sen kendini seçilmişlerden göstermek için mücadele etme. Değilsin. Allah muhafaza eylesin. Olsan böyle konuşmazsın zaten. Rabbim muhafaza eylesin. O zaman bahar zamanı biz ekin ekelim. Yani biz bu dünya hayatı bizim için bahar zamanı. Biz ahiretlik ekin ekelim. Ne yapalım? Biz Kur'an ve sünnete sımsıkıya yapışalım.
İbadet edelim. Haramlardan uzak duralım. emri bil maruh yapalım. Ne yapalım? Hayrı anlatalım. İyiliği anlatalım. İnsanları kötülüklerden ben edelim. Önce kendi nefsimizi. Rabbim bizi onlardan eylesin. Önümüzdeki hafta Allah izin verir, sağlık, selametlik olursa 1840. Beyit'ten devam edeceğiz. İnşallah. Haklarınızı helal edin. Helal edin. Bizden yana da helal olsun. Allah hepinizden de razı olsun. Bu ara böyle teşekkürle geçiyor birkaç terstir. Yine de ben size inşallah teşekkür ediyorum. İstanbul'daki Şebu Arus programı Avcılar'da olan orada da katılım çok güzeldi. Hizmet çok iyiydi. Çok memnun kalınmış. Avcılar Belediyesi'yle ortaklaşa bir program yapıldı orada.
Avcılar Belediyesi'yle ortaklaşa bir program yapıldı. Gayet güzel geçmiş. Gayet gayet iyi geçmiş. Bütün emeği geçen kardeşlerden Allah razı olsun. Katılan, sema eden, orada bu konuda gayret gösteren bütün kardeşlerden Allah razı olsun. İnşallah. Allah'tan bir şey gelmezse inşallah şeyde ne o? Kandil'de buluşacağız tekrar. Hep beraber bir program yapacağız inşallah. Bir soru vardı burada. Onu en sona sakladım. Hakkınızı helal edin. Namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerin farz olmasını dayanın Kur'an-ı Kerim'den mi gelir yoksa hadislerden mi diye. Normalde Kur'an-ı Kerim'den gelir. Kur'an-ı Kerim'de herhangi bir meali aç veyahut da aramalı, taramalı bir Kur'an-ı Kerim'den bir meal açsan, namaz diye yazsan birçok ayeti kerimeyi görürsün.
Oruç diye yazsan birçok ayeti kerimeyi görürsün. Ama ben böyle küçük küçük söyleyivereyim. Geçmiş ümmetlere namaz farz kılındığı gibi sizlere de farz kılındı. Geçmiş ümmetlere oruç farz kılındığı gibi size de farz kılındı. zekat sadaka olarak geçer. Onu da geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı diye kısaca böyle söylemiş olayım. Bunlar hepinizin cebinde elinde akılsız telefonlar var. Oralarda bu soruyu soran için söylemiyorum bunu. Bütün herkese söylüyorum. Oralarda böyle saçma sapan videolar izleyeceğinize Kur'an-ı Kerim'i yükleseniz hadisleri yükleseniz oradan biraz bilgi edinseniz hiç olmasa o akılsız telefonların hakkını biraz ödemiş olursunuz.
Allah bizi affetsin hakkınızı helal edin. El-Fatiha selamat. Amin.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.