Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 24 Haziran 2022 · 25:50
Selamun Aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak her nefesinizi hayırlı eylesin, Rabbim hakkı hak, batılı batıl bilenlerden eylesin, hakkı hak bilip hak yolunda mücadele edenlerden eylesin, batılı batıl bilip batıla karşı cihad edenlerden eylesin, Rabbim cümlemizi, Kur'an ve Sünnet-i Sene'ye sımsıkı yapışanlara, Rabbim cümlemizi son nefesine kadar zikrullahla dıdağı, dili ıslak olan ve zikrullah alakasına devam eden kullarından eylesin, Rabbim cümlemizi kalbine ilham eylesin, kalplerimize feraset nuru versin, vücutlarımıza afiyet versin, kazançlarımıza hayırlı eylesin, kazançlarımızı bereketli eylesin, evlerimizi bereketli eylesin,
vücutlarımızı bereketli eylesin, nefeslerimizi bereketli eylesin, Rabbim cümlemize merhamet eylesin, cümlemize merhamet eylesin, cümlemize merhamet eylesin, katından lütfetsin, katından ikram etsin, katından muhafaza eylesin, katından sevsin, katından sevdirsin, amin diyen dillerimizi nar-ı cehennemden azad eylesin. Selamun aleyküm. Nefsin kaç rengi, kaç tane koridoru, penceresi var? Normalde nefis meratibleri bellidir. Emmara, levvame, mülhüme, mutmeyne, râdiye, mârdiye, safiye. Bunların renkleri vardır ama bunu nakşibendiler bu renkleri kullanırlar. Nakşibendi öğretisinde, emmârenin rengi, levvame, mülhüme, mutmeyne, râdiye, mârdiye'nin bunların renkleri vardır.
Cehri-i zikrullah erbabında renkler yoktur. Az bir şey görülür, görülürse o kadar çok böyle ağırlıkta değildir. Cehri-i zikrullah erbabında nefis meratibleri rüyalarla veya hallerle değişir, esması. Kalbin de kendine ait halleri vardır. Nefis meratibleri ile kalbin halleri aynı kategoride değildir. Bunda normalde kaç tane koridoru, penceresi var demiş. Bunlar böyle internetten oradan, buradan veyahut da sonradan yazılan eserlerden alınan sözler bunlar. Böyle nefsin koridoru filan yoktur. Nefis bu manada kendi içerisinde yedi nefis meratibi vardır. Onun her nefis meratibinin kendi içerisinde yedi ayrı perdesi vardır. O normalde yedi ayrı perdede o bitiren bir kimse o nefis meratibinin geçmiş olur.
O normalde koridoru gibi yazmış bunu. Bazıları bunu koridor olarak görmüş olabilir, bir şey demiş olabilir. Bir şey diyemeyiz. Diğer yaşam olan veya olmayan seçişler yatay mı dikey mi? Bunlar boş sözler hepsi de. Hani diğer yaşam yatay mı dikey mi? O diğer yaşam bunu söyleyen bir kimse diğer yaşamdan bir örnek verecek. Şimdi hayat standartları vardır. Dünya hayatı bir hayat standardıdır. Kabir hayatı ayrı bir hayat standardıdır. İdris aleyhisselamın hayatı ayrı bir hayat standardıdır. Hızır aleyhisselamın hayatı ayrı bir hayat standardıdır. İsa aleyhisselamın hayatı ayrı bir hayat standardıdır. Cennet hayatı ayrı bir hayat standardıdır.
Cehennem hayatı ayrı bir hayat standartıdır. Bir kimse rüya hali ayrı bir hayat standartıdır. Zikrullah halakasında gördüğü hal ayrı bir hayat standartıdır. Yakaza halinde yaşanan ayrı bir hayat standartıdır. Şimdi burada diğer yaşam dediği şey bu kimse de boş konuşmuş. Bu manevi ilimli erbabı değil bunları söyleyenler. Bunlar çalma çırpma oradan buradan esinlenerekten söylenilen sözler. Sufice söylenen sözler değil. Dese ki o kimse zikrullah halakasında görülen hal veya oradaki hayat standartı nedir dese bu farklı bir şey. Rüyada görülen hal, rüya hali veyahut da rüya nasıl bir hayat standartıdır dese farklı bir şey. Ama bunları bilebilmesi için bir kimsenin bir sufi eğitim alması lazım.
Bir mürşidi kamilden eğitim alması lazım. Ve o kimsenin yolu daha devam etmesi lazım. Yolu devam etmesi, yolu açık olması lazım ki o kimse normalde bunlarla alakalı tecdid olsun, yenilensin. Nasıl fıkıhta tecdid olmak, tecdid etmek, yenilemek var ise sufilikte de tecdid vardır. Sufilikte de yenilenme vardır. O yüzden bunları böyle söyleyen kimseler biraz daha böyle Tao'dan, Doğu felsefesinden, Oşo'dan alınma şeyler bunlar. Bunların temeli yok. Bunlar normalde Ümmet-i Muhammed'in içerisinde çevirilerden konulan şeyler. Mesela bunu okacağını bir kimse gitsin Şibli okusun. Bunu okacağını gitsin Kuşeyri Risalesi okusun. Bunu okacağını gitsin Mesnevi okusun.
Örnekliyorum bunu. Onların içinden, daha onların içinden çıkamıyorlar. Onların içinden çıkamayınca da atıyorlar kendilerini Doğu felsefesine. Tao'ya kadar gidiyorlar. Ve Tao'nun günümüze yansımalarını olarak aktarıyorlar. Ve bunların hiçbirisinin de aslı, astarı yok. Ama okuyor mu insanlar bunları? Okuyorlar. Nefis meratibleriyle alakalı bir dertleri var mı? Yok. Bir şeyhleri var mı? Yok. Zaten şeyhi olsa da bunlardan anlayan mürşidi kamil kaç tane var ki? Bir de o var. E normalde bu sefer bu söylenenler hepsi de böyle internetten oradan buradan sosyal medyadan yeni yazılan kitaplardan çalıntı alıntı şeyler. Allah muhafaza eylesin.
Sufilikle hiç alakaları yok. Önceden böyle ben biraz müsamakar davranıyordum. Yani böyle bir şeyleri okuyorlar. Hani ben bunları çarpmayayım, yerden yere vurmayayım. Hani bunlar incelemeye, araştırmaya, araştırmaya devam etsinler. Belki de hani bir yol bulurlar kendilerine diye. Ama yok. Bunlar gerçekten mesele sufi eğitimden dışarı çıkıyor. O yüzden sertliğim böyle. Yok canım kardeşim bunlar saçma sapan şeyler. Bunların hiç sufilik ilmiyle ilgi ve alakası yok. Bunların sufilikle alakası da yok. Bunlar böyle kendi kendilerine, kendi kendilerine dizayn ettikleri saçma sapan şeyler. Bir kimse sufilik yaşayacaksa, mana yaşayacaksa farzlara sımsıkı yapışacak, haramlardan uzak duracak.
Biz bilemeyiz, biz bilmiyoruz mu denizlerde dolaşmasını, biz bilmiyoruz mu beş yıldızlı otellerde dolaşmasını, biz bilmiyoruz mu heva hevesimizin peşinden koşmayı. Bir tek para sizde mi var? Bir tek heva heves sizde mi var? Ha milletin canı böyle hem heva hevesli olacak, haramda olacak, böyle beş yıldızlı otellerde dolaşacaklar arkadaşlar. Hem bir de böyle sufilikten dem vuracaklar, oradan buradan dem vuracaklar. Yok kardeşim öyle bir şey. Farzları yerine getireceksin, namazını kılacaksın, namazsız bir sufi sufi değil, namazsız bir mana mana değil. Şeytanidir o. Ve kimsenin namazı yoksa hiçbir şeysi yoktur. Namazı yok mu?
Hiçbir şeysi yok. Ne sufilik canım kardeşim benim. Sen önce namazını kıl. Abdestin yoksa namazın olmaz. Sen önce abdestini al. Sen farzı yerine getir. Haramlardan uzak dur. Haramla sufilik yan yana değil, iç içe değil. Sen haramdan uzak dur. Her türlü haramı işleyeceksin, benden fazla sufi olacaksın. Yok öyle bir sufilik. Her türlü heva, hevesi yerine getireceksin, benden fazla sufi olacaksın. Yok öyle bir şey. Ağzından küfür eksik olmayacak. Ağzından lanet eksik olmayacak. Ağzından her türlü haram eksik olmayacak. Üzerinden her türlü haram eksik olmayacak. Namaz yok, abdest yok, oruç yok, zikir yok, fikir yok. Dersini çekmek yok, dersi varsa.
Eee sufi. Geç kardeşim ya. Ne sufili. Milletten para toplayacak, sufiyim diyecek öyle mi? Milletten dilenecek, ben şeyhim diyecek öyle mi? Rüya hali yok, zikrullahta hali yok, hatta zikrullahta yok. Soruyorum adama, ders günleriniz ne günler? Toplanıp ders yapmıyorsunuz mu? Bizim mübarek bize ders yapmıyoruz biz. Haa, ee, yani ne yapıyorsunuz? Herkes evinde ders yapıyor. E sünnet. Diyorum, sünnet, hiç toplanmıyor musunuz? Ayda bir de ayda, yok toplanmıyoruz. Yani, hocam konuşmak istemiyorum ama mübarek, başka türlü söylüyor.
Ne söylüyor dedim ben? Yani işte, incitmek istemiyorsa, dedim ya. Senin mübareğin incitemez beni, dedim. Böyle durdu. Nasıl yani? Dedim, bizi incitecek olanın bir ağırlığı olması lazım, dedim ya, söylese. Bizim yaptığımız bu zikrulla, gösterişmiş. Haa, ee, dedim ya bak, dedim. Bir insanın ağırlığı olacak, dedim, incitmek için. Dedim, ağırlığı olacak, bak, dedim. Sen de, bu perşembe bak, Cenab-ı Hak denk getirecek. Dedim, perşembe sohbetinde muhakkak, dedim. Bunun cevabı gelir. Sen perşembe sohbetini dinle, dedim. Haa, cevabı geliyor şimdi. Gidiyor cevap şimdi. Mübareğe gitti şimdi cevap. Mübarekmiş adam.
Bir de bizim yaptığımız zikrulla, gösteriş yapıyorlar, demiş. 35 yıl gösteriş devam eder mi ya? E tabii böyle, hani, Allah affetsin, Allah yolunda koşmak, insanların derdiyle dertlenmek, onları eğitmeye çalışmak, onların her şeyleriyle beraber olmak için mangal gibi yürek lazım. İşin karakolu var, mahkemesi var, basılması var, ekonomisi var, siyasisi var, ailesi var. Her şeyi var. Yani, yapamıyoruz demiyorlar da. Şimdi bu kimse ne? Şeyh, öyle mi? Bu kimsenin şimdi manevi hallerden haber olacak, öyle mi? Kaç rüya gördün dedim bugüne kadar?
Bir hayli gördüm dedi. Anlattın mı dedim? Yok anlatmadım dedi. Ne diyor dedim ben? Diyormuş ki, sen ne rüya görürsen gör, hiç kimseye anlatma. Bir şey lazım olursa sana söyleriz biz. Elinden tuttum, Allah'ına, dinine, imanına, nikahına doğru söyle dedim. Sen bu şeyhi rüyanda gördün mü işlerinden? Görmedim dedi. İyi, bu kadar, başka bir şey söylemeyeceğim sana dedim. Rüyanda dahi görmedin şeyhin peşinden gidiyorsun. Şimdi bu adam kalkacak, bu mübarek, öyle dedi ya. Şimdi bu dervişi yetiştirecek, öyle mi? Yok. Bir meşhur bir sözüm var. Hz. Mevlana'yı anlamanız için bir şemse ihtiyacınız var. Şemsin yoksa, Mevlana'nın yolunda değilsin.
Bir şeyhin yoksa, kamil bir şeyhin yoksa, sen sufilik yolunda değilsin. Bizim mübarek, işte vefat etti, biz ondayız. Git, yürü, sende de iş yok. Yok. Meşhur ya, bir de onlar var. Bizde de var şeyh efendi vefat etti, biz Abdullah efendi deyiz daha. O zaman Mustafa Efendi'nin ne suçu vardı? O zaman biz Mustafa Efendi'de kalanlara demeyecektik. Ya canım kardeşim, bir tane şeyhiye ihtiyacınız var, yaşayan şeyhiye. Abdülkadir Geylan Hazretleri öyle demiş, Ahmet El Rufay Hazretleri öyle demiş, Ahmet El Bedevi demiş, İbrahim Dusuki demiş, Şeyh Hülezenan Şah Azeri demiş, Şahı Nakşibendi demiş, Şahı Mevlana Celalatürümü demiş, Hacı Bektaş öyle, Hacı Bayram Veli, Veysel Karın, Mahmud-i Halveti Celveti, Uşak-ı Sümbülüsü, küfre verdi, küfre verdi, Muhyiddîn-i Arabî, bütün Cüneyd-i Bağdadi, Sırr-ı Sakadi, Habib-i Acemi, Şibli,
bütün ehli tasavvufun hepsi de aynı noktada birleşmişler. Demişler ki, bir insana yaşayan bir şeyh lazım, bir sufiye yaşayan bir şeyh lazım. Bunca zevaat bilmemiş, öyle. Ve sen sufiyim diyorsun, sufi yolunda gittiğini söylüyorsun ve bu sufi yolunun pirlerinin koymuş olduğu ölçüye uymuyorsun, kendi heva ve hevesinin ölçüsüne uyuyorsun, buna da sufilik diyorsun.
Bir de bunu bile bile yapıyorsun, bir de bunu bile bile yapıyorsun ve bunun da adına sufilik diyorsun. Artık böyle, Allah affetsin, söyleyecek söz bulamıyorum. Yani bir insan, bir az bir şey kafası çalışsa, az bir şey, ona bir şey söylersin, adam tamam mesele biter. Mesele biter.
Ahma, anlattıkça anlat. Bitmiyor. Ahmak, kör, heva hevesine saplanmış kalmış. Heva hevesine saplanmış kalmış. Kalbi çalışmıyor. Ona söyleyecek bir laf kalmıyor. Allah bizi affetsin. O yüzden mesela işte, diğer yaşam, ne bu diğer yaşam? Şimdi diğer yaşamı sorana söylüyorum. İdris Aleyhisselam'ın hayat standartıma. Cennet hayat standartıma. İsa Aleyhisselam'ın hayat standartıma. Kabir hayatının hayat standartıma. Mahşer hayatının hayat standartıma. Dünya hayat standartıma. Rüya hayat standartıma. Zikrullah'ta görülen hal hayat standartıma. Hadi bunu şimdi diğer yaşam olan, bu soruyu soran kimse, bayan erkek, hiç önemli değil.
Bunları bir alt alta yazsın. Bunların üzerinde düşünsün. Bunların cevabını kimden alabilirim desin. Ne kadar güzel. Seyda şeyh ala muddini el nurşini denilen zat, nurşin cemaatinin şimdiki şeyhiymiş. Bu kişiyle ve cemaatiyle ilgili bir bilginiz var mıdır?
Bizi bilgilendirir misiniz? Teşekkür ederim. Yok canım kardeşim tanımıyorum, bilmiyorum. Ne yazık ki. İbn-i Abidin de diyor ki, cünüp bir kimsenin zikri niyet etmeksizin besmele çekmesi de haramdır. Buradan ne kasta edildiğini anlayamadım açıklar mısınız? Besmele çünkü bir ayet miktarı diyen alimler var. Öyle olunca cünüp olan kimse, cünüp olan kimse. Besmele bir ayet miktarı diyenler tarafından söylenilmesi caiz olmaz. Haram olur. Zikir kastıyla olur der. Çünkü buradaki en asıl bakmamız gereken ibare şu burada. Burada bir fıkhi mesele var ama asıl bakmamız gereken mesele şu.
Zikrullah ha cünüpluk bile engel değil. Asıl burada görmeniz gerekeni görelim biz. Allah'ı zikretmek için, Allah'ı zikretmeye cünüpluk engel değil. Asıl onu görün. Telegram gruplarında bini geçkin insanın olduğu bir yerde, üstelik sizin olduğunuz bir grupta, bir kardeşi uyarmak, özellikle sizin olduğunuz yerde bir dervişe müdahale etmek edeben uygun mudur?
Benim bildiğim Mürşid-i Kamil'in olduğu bir yerde susulur, sessizliği dahi hikmet diyerek dinlenir. Şimdi böyle müdahale deyince farklı şeyler çıkar. Eğer müdahale dediğimiz şey nasihat ise veya bir doğruyu, bir hakikati orada yazmaksa bu müdahale olmaz. Biz sayfalarda ben geçenlerde söyledim, dervişin paylaşacağı dedim şeyler, Kur'an, sünnet, imamların iştahatları, fıkıh, üstadının sözleri, pire efendilerinin sözleridir dedim.
Bir kardeş bunlardan birisini orada yazacak, yazabilir. Birisi eğer heva hevesinden bir şey yaptıysa, o heva hevesinden yapılan bir şeye sessiz kalmak, heva hevesi kabul etmek bu doğru değil ki. Bakın Kur'an ve sünneti, imamların iştahatlarını, yolun ahdaf ve erkanını nasihat etmek, tavsiye etmek müdahale değildir. Bu nasihata girer, bu müdahaleye girmez.
O yüzden o konuda birisi bir şey biliyorsa, eğer bir şey olduysa ve bir başkası da o konuyla alakalı bir iştahat, bir hadis, bir ayet, üstadın bir sözü var ise, onu oraya koyması müdahale değil. Müdahale nedir biliyor musunuz? Kur'an ve sünnetin içinde olan bir şeye kalkar bir kimse, laf söylerse müdahale budur.
Bir kimsenin özeline giriyorsa müdahale budur. Ama hem erkek telegram sayfasında hem bayan telegram sayfasında, Kur'an'dan, sünnetten, hadislerden herkes bir şeyler paylaşır. Veyahut da paylaşılan bir şeye, Kur'an ve sünnetin dışında bir şey ise, Arkadaşlar, onu, yani bu konuda hadis var, bu konuda ayet var, bu konuda üstadımızın sözü var, bu konuda imamlarının iştahı var demesi müdahale değildir.
Evet. E bunu da müdahaleye koyarsak o zaman orada, heva, heves, şeytaniyet top atacak, susacağız mı orada? Burada kimse konuşmasın, ee kim, burada birisi diyelim ki orada heva hevesinden bir şey yaptı, e kimse buna konuşmasın, karışmasın, müdahale etmesin, üstad ona müdahale edecek. He ya benim hiçbir işim yok ya, 7-24 telegramdaki sayfaları izleyeceğim.
Böyle bir mantık yok, Allah'a affetsin ya. Evet, yani kavgasız, gürültüsüz, tartışmasız, orada herkes bunları paylaşır, sohbetleri paylaşır, ondan sonra ayet, hadis, imamlarının iştahı paylaşır. Neler paylaşılacağını sıraladık, bunda bir sıkıntı yok. Bunun dışına çıkan bir kimseye de, arkadaş bak, burada bunlar, bunlar, bunlar paylaşılır, buranın adabı budur demek müdahale değil, hakkınızı helal edin. Bugün zikrullah günü ya, bugün böyle normalde, sabahtan beri hiç içim içime sığmıyor. Şöyle bir dedim, bugün böyle ne şey varsa, nasıl bir hal varsa, öyle bir üzerimizde hal var, Rabbim hayra çevirsin inşallah. Eftali zikr fa'ale mennehu La ilahe illallah El Fatiha ma sallahu wa ta'ala Amin
El Fatiha ma sallahu wa ta'ala Destur
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.