Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 26 Temmuz 2020 · 2:23:39
Selamun Aleyküm, hayırlı akşamlar, Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin, nefeslerinizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, son nefese kadar iyi işlerde, hayırlı işlerde, Cenab-ı Hakk'ın emrettiği, güzel gördüğü, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti'nin sünnetine uygun işlerle amellenmeyi nasip eylesin inşâAllah. Zilhicce ayındayız, Arife günü de dahil bayrama kadar zikirlerle, ibadetlerle, oruçlarla geçireceğimiz günler, bilhassa Perşembe günü, önümüzdeki Perşembe hem Arife hem Perşembe gecesi, o yüzden önümüzdeki Perşembe'yi oruçlu geçirmeye gayret edelim. Gerçekten Arife, kurban Arife'si en önemli günlerden birisi, o yüzden önümüzdeki Perşembe'yi mutlaka ve mutlaka oruç tutabilenler, oruçla geçirsinler, tevhidle, zikirle geçirsinler.
O gün Arafat'a çıkanlar, malum Arafat günü, dua edecekler, zikredecekler, Allah'a tövbe edecekler, Cenab-ı Hak'a hamd edecekler. O yüzden biz de o gün Arafat'taymışız gibi dua edelim, tövbe edelim, Allah'ı zikredelim, göğün kapılarının açıldığı gün, Arife, kurban Arife'sinin günleri, o yüzden biz de o günü inşallah dolu dolu geçirmeye gayret edelim. Hayır, hasenat edelim, tasadduk edelim, varsa etrafımızda yardım edilecek insanlar, az da olsa yardım edelim, yedireceğimiz, içireceğimiz bir şeyler varsa, az da olsa yedirelim, içirelim. İnşallah o günü de öyle ibadette geçirelim. Malum, cuma, bayram, cuma günü de çok önemli. Çünkü cuma günü tabiri caizse iki bayram olacak.
Hem cuma bayramı var, hem de kurban bayramı var. Hac açık olmuş olsaydı, Hacc-ı Ekber olacaktı bu sene. Ama koronadan dolayı her şey kısıtlandığı gibi o da kısıtlanacak. Ama biz en azından hem perşembe gün böyle hayır, hasenatla, duayla, zikirle, tövbeyle, oruçla geçirelim. Cuma günü de kurban kestiğimiz gibi, aynı zamanda da cuma günü, cuma namazına da gitmeye gayret edelim. Hoş, hadis-i şerif var. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, böyle cuma günü hem bayrama hem cumaya denk gelirse, Dileyen cumaya gelsin, dileyen cumaya gelmeyebilir diye buyurmuş. Ama biz yine de cuma günü de cuma namazını kılmaya gayret edelim. Biz inşallah mutadımız var. O mutadımız da şu, yukarıda neydi kurban kesme yerinin adı?
Siterler'de, kurban kesme yerinde arkadaşlarla orada cuma kılıyoruz genelde. Cumaları denk geldiğinde. İnşallah belki de orada yine cumayı kılmaya gayret ederiz. İnşallah orada sitelerde de kurban kesim yerinde bulunacağız. Diğer başka yerlerde de kurban kesim yerlerimiz var. İnşallah arkadaşlar da oradan kurban kesimiyle ilgilenecekler. Allah'tan bir şey gelmezse. Bayramın ikinci günü de inşallah bayramlaşmayı gerçekleştireceğiz. Onun adresini alacaktık ama normalde şey yapamadılar. Bana adresini bir mevcuttan bir tespit ederseniz, ben arada bana yazıp verin veyahut da şeyden, navigasyondan bulun. Ben buradan ilan edeyim inşallah. Allah'tan bir şey gelmezse inşallah bayramın ikincisi günü de bir tabiri caizse yer kiraladık.
İnşallah orada bütün arkadaşların, bütün kardeşlerin rahat edebileceği bir şekilde orada bayramlaşma olacak. İnşallah saat yine her zamanki gibi, bir gibi program başlayacak. İnşallah gittiği yere kadar gidecek Allah'tan bir şey gelmezse. Bu akşam kurbanla alakalı sohbet edeceğiz. Allah'a izin verirsen inşallah söz verdiğimiz gibi. Çok böyle dallanıp budaklandırmak, böyle fazla yapmak istemiyorum. Sohbeti kısa kesip sorulara geçmek istiyorum. İnşallah yetiştirebilirsek öyle yapmaya gayret edeceğiz. Allah'tan bir şey gelmezse inşallah. Kevser suresi ayet 2. Öyle ise Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Bu Hanefilerce kurbanla alakalı en önemli dayanaklardan birisi.
Tabi bütün İslam dünyası kurban bayramını ve kurban kesimi önemsiyorlar. Ama Hanefiler mali durumu yerinde olanları vacip hükmünde görmüşler. O yüzden Hanefilerden başka vacip gören yok. Öyle aklımda kalan şafilere göre nafile çünkü. Kurban kesmek. Ama Hanefiler İmam-ı Azam Hazretler vacip demiş. Vacip derken ayeti kerimeyi kendisine ölçü almış. Öyle ise Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Kevser suresi ayet 2. Yani Allah için sana emredilen namazı kıl. Burası Müslümanlar için önemli bir şey. Yani namaz müminin en önemli ibadetlerinden birisi. Namaz dinin direğidir.
Namaz gözümün nurudur. Namaz dinde yıkılan son kaledir gibi hadis-i şerifler namazın ehemmiyetini göstermiş. Ve Kur'an-ı Kerim'de birçok ayeti kerime var ki namazı emretmiş bize. Ve Rabbin için namaz kıl ve namazı da Allah için kıl. Yani burada Rabbin için namaz kıl deyince içine şirk karıştırma. İçine başka bir şey karıştırma. Ama gösteriş için, dedisinler diye, işe girmek için, göze girmek için, yok işte kızın babası beni namazda görsün, yok oğlanın anası beni namazda görsün, yok işte ben böyle namaz kılanların arasında dolanayım da şuradan şunu kapayayım, buradan bunu kapayayım değil. Rabbin için namaz kıl, Allah için namaz kıl. Herhangi bir kimse için değil, herhangi bir şey için değil, bir şeyden korktuğun için, bir şeyden çekindiğin için değil, Allah için namazını kıl.
Ve devam ediyor, Allah için kurban kes. Yani o gün için müşrikler de çünkü kurban kesiyorlardı. Müşrikler ne için kurban kesiyorlardı? İşte tanrılarıyla, ilahlarıyla aralarını düzeltmek için, Lata, Uzza'ya kurban kesiyorlardı. Menata kurban kesiyorlardı. Üç yüz kusur tane onların ilaheleri vardı, o ilahelere kurban kesiyorlardı. Ve o kurbanların da kendilerine, ilahlarına yaklaşmak için kesiyorlardı. Ve Cenab-ı Hak ayet-i kerime ile müşriklere ders veriyor. Diyor ki, kurbanı Rabbin için keseceksin, Allah için keseceksin. Kurbanı senin ilahelerin için değil, kurbanı başka bir şey için değil. Kurban Allah için kesilen, Allah için yapılacak olan bir ibadet.
O yüzden Cenab-ı Hak diyor ki, yalnız bana ibadet edin, yalnız benden yardım dileyin, yalnız bana dua edin ve hiçbir şeyi bana ortak koşmayın. Ve hiçbir şeyi ortak koşmadığınız için eşi benzeri olmayan, başı sonu olmayan, bütün akla hayale gelemeyecek kadar sıfatlarıyla tecelli eden, Allah için ibadet edin, Allah için kurbanınızı kesin ve bütün her şeyinizi Allah için yapın.
Kur'an'ın en önemli özelliklerinden birisi, insanları şirkten kurtarmasıdır. Ve bütün her şey, اِيَّا كَنَعْمُدُ وَاِيَّا كَنَسْتَئِينَ Yani ancak sana ibadet eder, ancak senden yardım dileriz. Bütün insanlığı bu tevhid akidesinde toplamaktır. Ve insanlar yalnız Allah'a ibadet edip, yalnız Allah'tan yardım dilemeliler. Bütün iyiliklerini, güzelliklerini, her şeylerini Allah için yapmalılar. Ve asla yapmış oldukları ibadetlere ve yapmış olduğu işlerine şirki karıştırmadan yapmaları. Yani Allah'a bir şeyi ortak koşmadan yapmaları. Ve bütün hayatlarını Allah'a ortak koşmadan yaşamaları. Bakın bütün hayatlarını.
Çünkü normalde insanoğlu enteresan bir şekilde Adem'den itibaren ne yazık ki hep şirk bataklığına düştüğü anlar olmuş. Hep şirk bataklığına düşen kavimler olmuş. Ve insanları hep peygamberler şirkten uzaklaştırmaya gayret etmişler. Çünkü en büyük günah-i kebar şirk. Yani en büyük günah-i kebar insanların Allah'ın yanında ayrı ortakçılar bulması. Ayrı ortakçılar yakıştırması. Allah muhafaza eylesin. O yüzden şirkten Allah'a sığınırız. Allah bizi muhafaza eylesin. İbadetimiz Allah'adır. Zikrimiz Allah'adır. Kurbanımız Allah'adır. Orucumuz Allah'adır. İmanımız Allah'adır. Bunun üzerinde sık sık ince bir şekilde durmamız gerekir. Bütün her ne yaparsak yapalım her şeyimiz Allah'adır.
Biz şeyhimiz için zikretmeyiz. Biz şeyhimiz için namaz kılmayız. Biz Ahmet için, Mehmet için, şu için, bu için, parti için, purti için, yol için, tergah için, tarikat için bir ibadet etmeyiz. Bizim ibadetimiz Allah içindir. Bizim her ne yapıyorsak Allah için yaparız. Rabbim bizi onlardan eylesin. Ve öyle olmamız emredilir. En'am suresi ayet 161 ve 162. De ki, muhakkak benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi olan Allah içindir. Onun hiçbir ortağı yoktur. Ben öylece emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Bu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dilinden bu. O yüzden Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dilinden muhakkak ki namazımız, ibadetlerimiz, hayatımız, ölümümüz, alemlerin Rabbi olan Allah için olmalı.
Ve Allah'ın hiçbir ortağı yok. Ve biz bununla emrolunduk. Ve biz Müslümanlardanız. İman ettik. Biz Kur'an nasıl bir Allah tarif ettiyse, Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretler bize nasıl bir Allah tarif ettiyse, biz o tarif dairesinde Allah'a iman ettik. Biz Kur'an ve Sünnet bize nasıl bir din anlattıysa, biz o dine, dini kabul ettik.
O dine itaat etmekle mükellefiz. İşte kurbanını kes emri, böyle kesebilirsiniz değil, kurban kes. Öyle olunca, Hanefiler kurban kesmeyi, İmam-ı Azam Hazretleri ve bir kısım sahabe ve bir kısım seleften kimseler, kurban kesmeyi vacip olarak görmüşler. Kim? Zekat verebilen, mali durumu yerinde olanlar. Mali durumu yerinde olmayan da kurban kesebilir mi? El cevap kesebilir ama onun için o nafile ibadettir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, bayram namazını kılar, sonra kurbanını keser ve derdi ki kim bizim bu namazımızı kılar, bu kurbanımızı keserse bunda isabet etmiştir, bu işinde isabet etmiştir diye buyurur. Allah cümlesinden razı olsun. Yine İbn-i Mace'de bir hadis-i şerifte kimin imkanı olup da kurban kesmezse, namazgahlarımıza asla yanaşmasın diye de bir tehditvari bir hadis-i şerif var.
O yüzden kıymetli dostlar, eğer mali durumunuz yerindeyse, yani borcunuz yok, harcınız yok, herhangi bir bu noktada kenarda da kurban alabilecek kadar paranız var ise, Allah için kurban kesin ve kurbanı da Allah'a yaklaşmada bir vesile görün. O yüzden kurban kesmek Hanefilere göre zengin olan, muçim olan ve hür her Müslümana vaciptir. Biz Hanefiler bu üç şartı önemserler. O kimse mali durumu yerinde olacak, zengin olacak, muçim olacak, yolcu olmayacak yani. Muçim ne demek? Yolcu olmayan. Muçim kendi şehrinde oturan kimse, kendi evinde oturan kimse. Yani bir kimse mesela seyahate çıktı, ona kurban vacip olmuyor ve hür olacak o kimse. Bakın hür olmalı.
Tabii hürriyetten kasıt nedir, ne değildir bu ayrı bir tartışma. Biz ne kadar hürüz, biz Müslümanlar olarak ne kadar hürüz, ne kadar değiliz bu ayrı bir tartışma. Siz diyebilirsiniz ki biz hürüz, İslam olarak, Müslümanlar olarak ben derim ki tam bir hüriyetimiz yok örnek olarak. Dini bir hüriyetimiz yok. Bakın dini bir hüriyetimiz yok. O yüzden henüz daha biz dini hüriyetimizi kazanmış Müslümanlar topluluğu değiliz. Komple Müslümanlar olarak. Cenab-ı Hak o günleri de bizlere göstersin inşallah. Kurban öyle olunca zengin olacak, muhkim olacak ve hür olacak. Ve eğer zengin, muhkim ve hür ise o Müslümana hanefilerce kurban vacip oldu. Ardından kurban deveden olur, büyükbaş sığırdan olur ve koyun ve keçiden olur.
O zaman her şeyden kurban olur mu? Hayır. Yani bir ara Zekeriya Beyaz çıkmıştı 28 Şubat dönemlerinde televizyona bildiğiniz ayakkabıyla çıkmıştı. Yani şimdi devesi değille çıkanlar var ya, o da şimdi ayakkabıyla çıkmıştı. Demişti ki ayakkabıyla da kurban olur demişti. Böyle bizim insanlarımız, bizim ülkemizde böyle enteresanlıklar yaşadılar. Böyle sıkıntılar yaşadık biz. Yani balıktan kurban olabileceğine dair Zekeriya Beyaz'ın fetvası var. Yani balıktan kurban olur mu diye, ayakkabıdan kurban olur mu diye kendi kendinize düşünürsünüz saatlerce. Veyahut da işte birileri de çıktı ki, yani dedi elbiseden de kurban olur dedi. Birileri çıktı işte hayır hasenat da kurban yerine geçer dedi.
Yani tabiri caizse bunlar bizim dini inanışlarımızla alay ediyorlar. Ama biz Müslümanlar olarak onlar alay ederlerken biz televizyonlarda aval aval onları dinliyoruz. Televizyonlarda biz onları aval aval seyrediyoruz. Hatta kendi kendimize acaba mı diyoruz. Sebep biz çünkü dinimizi öğrenmiyoruz. Dinimizi öğrenmeyince de biz acaba mı deyip balıktan da kurban olur mu, ayakkabıdan da kurban olur mu diye kendi kendimize birbirimizi yemeye başlıyoruz.
Münafığın birisi bir laf atıyor, cahilin birisi orta yere bir laf atıyor, din bilmezin birisi orta yere bir laf atıyor. Ondan sonra biz Kırkdere'de su getirerekten biz onu toparlayacağız, onu düzelteceğiz diye uğraşıyoruz. Böyle enteresan halimiz var bizim. Yani eline bir fıkıh kitabı almış olsa, oradan okumuş olsa mesele hallolacak. Ve işin daha enteresanı Zekeriya Beyaz da böyle ilahiyat fakültesinde dekanlık yaptı. Ne yazık ki bu ülke bunları da gördü. Bakın bu ülke bunları da gördü. Bunları da yaşadı. Şimdi gençler belki de bunları hatırlamayacaklar, bilemeyecekler ama 28 Şubat denilen bir şey var ülkede. Bunun hala daha devam ettiğini iddia ediyorum ben.
Bittiğini kabul etmiyorum. Bu daha devam ediyor. Yani 28 Şubatlar işte renk değiştirerekten, yer değiştirerekten, anlam değiştirerekten devam ediyor. Ve 28 Şubatçılar vazifelerini hala da devam ettiriyorlar. Hatta 28 Şubat zihniyeti bizim kendi içimizden, yani Müslümanmış gibi görünüp, bizdenmiş gibi görünen, kendilerine payandolar bulup, işlemlerine ve işlemlerine devam ediyorlar.
Müslümanlar bu konuda uyanık olmalılar ve bir delikten ikinci sefer ısırılmamalılar. O yüzden dostmuş gibi görünenler düşmanlık yapıyor ve bizdenmiş gibi görünen, bizimle beraber namaz kılan, işte böyle bir muhafazakar diline sahip olanlar, en büyük hançeri bize vuruyorlar. Yine Müslümanlara vuruyorlar, Allah muhafaza eylesin. O yüzden kurban, deveden, büyükbaş olarak ve sığırdan, küçükbaş olarak koyundan ve keçiden olur. Başka bir şeyden olmaz. O yüzden yaş bakımından kurban esnasında kesilmeye yeterli olan, bunda da yeterli olur buyurmuşlar. Ve koyun ve keçi bir kişi için kurban olur, hepsi de Müslüman olur, kurban kesimeyi murat ettiklerinde, yedi kişinin bir sığır veya devi kurban etmesi caizdir.
Bir kimse kurban için bir sığır satın alsa da, sonra ona altı kişiyi ortak etse caiz olur. Bunun altını çiziyorum. Bununla alakalı fetva var ama bunların içerisinden bir kişi et niyetine, et niyetine o ortaklığı girse, bütün diğerlerinin de kurbanları bozulur. Dikkat edin buna. Eğer çünkü o yedi kişiden birisi kurban değil de evine et almak için kesiyorsa, bu kurban diğer ortaklara da kurbanını bozar.
Çünkü içinden bir tanesi, ondan sonra et niyetiyle ona girdi. Allah muhafaza eylesin. Ortaklık kurarken de bunlara dikkat etmekte fayda var. Kulağının tamamı veya çoğu kesilmiş bir hayvanın, kuyruğunun çoğu kesik bir hayvanın, bir gözü kör olan, zayıf olan, böyle kesim yerine gidebilecek kudrette olmayan bir topal hayvan, kurban olması caiz değildir. Çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki, kurbanlıklarda körlüğü belli olan, kör, hastalığı açıkça belli olan, hasta, topallığı açık olan, topal ve iliği kurmuş zayıf hayvanın kurban edilmesi caiz değildir dedi. Bunu hem İmam-ı Malik hem de Sünen ashabı komple bunu ittifak etmişler. Dikkat edin, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerindeki inceliğe bakın.
Bu incelik muhteşem bir şey. Yani kesim yerine kadar yürüyemeyecek olan bir hayvanı kurban etmiyor. Ayağı topal olan bir hayvanı kurban etmiyor. Kulağı kesik olan hayvanı kurban, kulağı kökten kesik, yarıdan fazlası kesik, onu kurban etmiyor. Kurban edilecek olan hayvan sağlıklı olmalı. Mesela kuzularda şöyle bir şey var. Kuzularda ne var? İşte annesi gibi görünmesi lazım. Aslında yaşını doldurması lazım küçük başın. Böyle küçücük kurbanlıklar uygun değil. Ben kurban olmaz demiyorum. Çünkü böyle 6 aylık, 7 aylık kuzuları kesiyorlar. 6-7 aylık kuzu ekonomik değil. Yani Anadolu tabiriyle toklu olması lazım. Yani yaşını doldurması lazım.
En azından 9 aylık, 10 aylık, 11 aylık olması lazım ki o kurban olsun. Böyle tazicik hayvanları kurban etmek çok uygun değil. Allah bizi muhafaza eylesin. Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri naklediyor. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem keseceğimiz kurbanın göz ve kulağına iyice bakmamızı, mukabele, mudabere, şarka ve harka olan hayvanları kurban etmememizi emretti. Mukabele, kulağının bir tarafı önden kesik olan hayvan. Mudabere, kulağının yanından kesilmiş olan hayvan. Şarka, kulağı ortadan boylamasına yarılmış olan hayvan. Harka da, kulağı yuvarlak olarak delinmiş olan hayvanlardır. Demek ki bunlardan da ne yapıyoruz? Kurbanlık almıyoruz, yapmıyoruz. Bunu da Sünen ashabı nakletmiş bu hadis-i şerefi.
Çok sorulan sorular var, böyle onlarda cevap olsun diye bunları böyle notlar halinde aldım. Ortaklar eti nasıl paylaşacaklar? Tartaraktan paylaşacaklar. Hak hukuk geçmesin. Eti komple bütün hepsini de parçalayacaklar. Parçaladıktan sonra hepsini birbirine karıştıracaklar. Karıştırdıktan sonra ortaklar eti tartı ile bölüşecekler. Kurban da birinci günü ve üçüncü günü ikindi namazı vaktine kadar. Bazı rivayetlerde işte akşam namazına yakın daha akşam namazı girmezden önceki vakte kadar kurbanın kesilebileceğine dair hükmetmişler. Eğer normalde bu günler geçerse bir kimseye de kurban vacipse oldu ki işte kurbanlık bulamadı, oldu ki yolcuydu, oldu ki böyle bir sıkıntı geldi başına.
O zaman o kurban parasını ne yapar? O tasattuk eder. Niyet etti çünkü ona kurban vacip oldu. O yüzden inşallah hanefiler bu konuda kurban ibadetlerini yerine getirmeyi gayret etsinler. Kurban etini kesen kimse etinden yer fakirlere dağıtır. Bir kısmının evinde de alıkoyabilir mi? Evet, kurban kesenler kendi durumlarına göre hareket edecekler. İşte eğer gerçekten o kimseye ihtiyaç sahibiyse işte kurbanını evinde saklayabilir mi? El cevap evet. Hadis-i şerif var. Üçüncü günden sonra kurban eti hiç kimsenin evinde görülmeyecek denilen hadis-i şerif. O esnada Medine'nin etrafında fukara bedeviler çoktu. Fukara bedeviler çok olunca Hazret-i Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri o seneye mahsus Müslümanlara dedi ki üçüncü günden sonra evinizde kurban eti kalmayacak.
Bütün herkes kurban etlerini ya yediler ya yedirdiler ya da dağıttılar sahabeler. Bir dahaki sene aynı mesele olunca Hazret-i Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri açıklık getirdi. Dedi ki geçen sene Medine etrafında çok bedevi vardı, fukara vardı. Onlar etten nasiplerini alsınlar diye onu yaptırmıştım dedi. O yüzden normalde kurban etinin faydalanmasıyla alakalı işte çok öncesinden dahi vardır ya üçte birini evinde tutacaksın, üçte birini dağıtacaksın, üçte birini gelene gidene yedireceksin diye böyle bir ibare vardır. Hayli vakti yerinde olanlar, et çok rahat bir şekilde işte kasaptan oradan buradan alabilenler mümkünse dağıtmaya gayret etsinler.
Bakın mümkün ise yani bilhassa böyle etraflarında kesmeyen, kesemeyen insanlar varsa onlara götürsünler, bir sünnet işlesinler. Bu da sünnettir. Binin lüks arabalarınıza gidin o kurban ibadetini yerine getirin, kesemeyenlere işte dağıtın. Dağıtırken de öyle hayvanın böyle daha az değerli olan yerlerini dağıtmayın. Değerli yerlerini dağıtın. Yani hayvanın örnek atıyorum budunu kendine saklayıp da işte böyle değersiz, bol yağlı, kuyruk yağı şusunu busunu dağıtmaya kalkmayın. O yüzden dağıtırken de düzgün dağıtın. Tasadduk ederken düzgün tasadduk edin. Gösteriş yapmayın, şataat yapmayın, şataata düşmeyin. Yani sağ elinizin verdiğini, sol elinizin haberi olmasın.
Öyle göstere göstere işte kurban eti dağıtacağım diye uğraşmayın. Gidin gizliden verin, gidin o gizliden eti dağıtın ve kötü bir şekilde dağıtmayın. Böyle Allah muhafaza eylesin. Bunlar İslam'ın şiarı değildir. Yani zaman zaman zekat dağıtanları görüyoruz böyle. İşte böyle yazmış bir de bilmem hangi iş adamının zekatıdır. Kamyonun üzerine doldurmuş, atıyorlar kamyonun üzerinden. Bu İslam değil. İslam'ın böyle bir edebi, böyle bir adabı yok. Bunlar böyle gün geçtikçe görmemiş insanlar bunlar. Bunlar parayı görmemişler, zenginliği görmemişler. Edeb-i adab da yok, bunların üstadları da yok, şeyhleri de yok. Düzgün üstadları, şeyhleri olmuş olsa der, evladım böyle hayırlı hasenat mı yapılır?
Böyle zekat mı dağıtılır? Böyle kurban eti mi dağıtılır? Dostları dağıt, incitme kimseye. Böyle de gösteriş yapma der. Onları terbiye eder. Ama ne yazık ki bir kısım şeyh efendiler de veya alimler de o zenginlerin zenginliklerinden dolayı el avuç avuşturuyorlar. Onlara doğruyu söylemiyorlar. Asıl nasihat zenginlere, asıl nasihat bürokrasiye, asıl nasihat siyasetçilere sebep. Çünkü bunlar toplumun kaymak tabakası kendilerince, ekonomik olarak ve hükmetme olarak. Yani bunlara nasihat etmek zor. Zengin bir kimse böyle nasihat dinlemek istemiyor, aklına vuruyor, çok biliyor ya. Veyahut da o kimse diyelim ki herhangi bir yerde makam sahibi, bir mevki sahibi, aklına vuruyor, o çok biliyor. Veyahut da bir kimse siyasetçi olmuş ya, Allah Allah Allah takım elbiseyi geçirmiş üstüne, o senden fazla biliyor, o herkesten fazla biliyor.
O yüzden onlara laf anlatmak, onları doğruyu anlatmak, onlara nasihat etmek, deveye hendek atlatmaktan daha zor. Dinlemiyorlar çünkü. Nefislerine uyumuşlar. Böyle kafalarını tülü deve gibi kaldırmışlar. Sanki küçük dağları onlar yarattılar. Sanki küçük dağlar onların Allah muhafaza eylesin. Kibirlilikte, kibirlenmede önde gidiyorlar. Ve onlar da neden? Çünkü bir üstadları yok, bir şeyhleri yok. Varsa da göstermelik, bağlı değiller. Veyahut da üstadlar onları dosdoğru terbiye etmiyor, onları ikaz etmiyor, onları irşad etmiyor. Onlara demiyor, siz böyle yanlış yapıyorsunuz diye. Onlara söylemiyor, kibirlenmeyin, vatandaşla iyi geçinin. Vatandaşı kalkıp da vatandaşın aleyhine bir şey yapmayın diye istemiyorlar.
Böyle bir şeyleri söylemiyorlar. Ve zaten böyle bir bu on beş Temmuz'dan sonra işte aman böyle hiç kimse bir yere intisap etmesin. Hiç kimse bir yere bağlanmasın. Cemaate de tarikata da düşmanlık, her şeye düşmanlar, çarşı her şeye karşı gibi böyle bir cemaat düşmanlığı, böyle bir tarikat düşmanlığı, böyle bir sufi tasavvuf düşmanlığı oluştu. Kıymetli dostlar, gerçek sufi topluluklar devletin içerisinde kadrolaşmak için uğraşmazlar. Ben o yüzden bağırırım, bangır bangır. Derim ki biz iş ve işçi bulma kurumu değiliz. Hiç kimse şunu söyleyemez. Mustafa Özbağ gitti bir belediye başkanına veya bir bürokrata gitti. Filanca kardeşimizi işe alacaksın. Yoksa seni desteklemeyiz.
Böyle bir sözümü hiç kimse benim söyleyemez. Hiçbir siyasetçi, hiçbir bürokrat bunu Mustafa Özbağ söyleyemez. Ve bizim devletle, belediyelerle hiçbir işimiz olmaz. Bizden eleman alın, bizden işçi alın, bizden memur alın, bir kardeşimiz girsin, şurada çalışsın, bizim böyle bir işimiz olmaz. Gerçek sufi toplulukların parayla da işi olmaz. Yani bir sufi topluluğun şirketi mi olurmuş? Bir sufi topluluğun, atıyorum işte marketi mi olurmuş, gazetesi mi olurmuş, televizyonu mu olurmuş? Olmaz. Para kazanacak hiçbir şey olmaz sufi topluluk. Sufi topluluğun böyle bir ticaretle, topluluk olarak bir işi olmaz. Yapanlar hata yaparlar zaten. O yüzden sufi topluluklar, şeyhen illahteyi para toplayan topluluklar değillerdir.
Olmaması gerekir. Yani sufi toplulukların bunlarla işi olmaz. Sufi topluluk kalkıp da, kalkıp da ticarethane aşmaz. Herkes baksın, kendi işini yapsın, çalışsın, ekmeğinin parasını kazansın. Bizim kalkıp da dergah olarak veya bir sufi topluluk olarak böyle bir işimiz olmaz. O yüzden gerçek sufi topluluklarda bu olmaz. Bu olmadığı için biz çok rahat, özgür, hür bir şekilde kime ne söyleyeceksek söyleriz. Bizim göbeğimiz Allah'a bağlı. Bizim göbeğimiz Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme bağlı. Bizim göbeğimiz Allah ve Resulüne bağlı. Hiç kimseye bağlı değil. Biz hürüz. Hani Hz. Pir mesnevisinde der ya, ey oğul ne zamana kadar altına ve gümüşe bağlı kalacaksın? Hür ol der. Biz o hürriyeti yakalamışız elhamdülillah. O yüzden bir bağlılığımız yok.
Dünyevi olarak hiçbir şeye. Bizim bağlılığımız Kur'an ve sünnet. Başka bir bağlılığımız yok. Hiçbir siyasi partiye bağlılığımız yok. Hiçbir siyasetçiye de bağlılığımız yok. Hiçbir bürokrat'a da bağlılığımız yok. Hiçbir güce ve kuvvete, dünyevi olarak eğilmeyiz bir bağlılığımız yok. Bizim güç ve kuvvet Allah'tandır. Allah'ın önünde secde der. Allah'a bağlıyız. Biz din olarak Kur'an ve sünneti seçtik. Kur'an ve sünnete iman ettik. Bağlılığımız onadır. O yüzden bizim bir siyasi bir hizbimiz yok. Bizim bir siyasetimiz varsa o da vatan ve millettir. Vatanımızı ve milletimizi severiz. Vatanımızın ve milletimizin aleyhine olan bir şeye karşı dururuz. Vatanımızın ve milletimize olumlu olan her şeyi alkışlarız.
Alkışlarız. Takdir ederiz. Tebrik ederiz. Destekleriz onu. Ama vatana, millete zararlı bir şeyse, adaletsizlik varsa, hukuksuzluk varsa, yanlışlık varsa o zaman ona da karşı dururuz. Evet. O yüzden normalde zenginler kurban etlerinizi dağıtın. Etrafınızda fukara insanlar olsun. Yanınızdaki çalışanları da dağıtabilirsiniz. Gönüllü arzu eder ki yanınızdaki çalışan insanlara da kurban etlerinizden dağıtın. Yine kurbanı bir Yahudi'ye, bir Hristiyan'a kestirmek mekruhtur. O yüzden biz kurbanımızı Müslüman bildiğimiz, Muhammed'i bildiğimiz kimseler kurbanımızı kesmesi lazım. Ya işte burası İslam dünyası, işte biz İslam ülkesinde yaşıyoruz deyip de her kesilen kurban Müslüman diye diyemeyiz.
Yani enteresan bir şey, yani alışveriş merkezlerinde mescid olmayan, alışveriş merkezlerine tesettürlü bayan çalıştırmayan, alışveriş merkezlerine din ve diyanetle alakalı her türlü şeye karşı olan değişik market grupları, değişik alışveriş merkezleri kurban gelince Müslümanlaşıyorlar. Ve işte boyuna kurban satacağız diye uğraşıyorlar. Yani yıl 12 ay raflarında her türlü içkiyi satanlar, yıl 12 ay Allah'ın haram ettiği her şeyi raflarında bulunduranlar, kurban ayı gelince, ondan sonra kurban gelince, kurban kesip satmaya çalışıyorlar. Ve ne yazık ki de Müslümanlar, bu kurban doğru mu kesildi, bunu kesen gerçekten İslam'a uygun mu kesti, İslam'a uygun bir kesim stratejisi mi uygulandı, neyle uygulandı bilmiyor.
Ve gidiyor, o marketten kurban kalıyor kendince. Hani paketlenip eve geliyor ya, hijyen olarak paketlendi geldi, kurbanı neyle kesti. Bir bıçağı vurduğunda, normalde komple hayvanın kafasını gövdesinden ayırdı mı, yoksa kanın akmasını mı bekledi. İslami usullere göre, nefes borusu, atar damar, toplar damar, yemek borusu. Yani normalde bunları bıçakla kesti, kanın akmasını bekledi mi, yoksa direkt cız diye elektrikli makineden kesti, attı mı. Neyle kesti, İslami usullere göre mi kesildi hayvan, o hayvan bakılırken İslami usullere göre mi bakıldı, onun beslenmesi İslami usullere göre mi beslendi. Hayvana domuz kanından, domuz yağından gıdalar verildi mi, hayvana domuz kanından, domuz yağından yapılmış yemler yedirildi mi, yedirilmedi mi.
Hayvan nerede beslendi, nasıl beslendi, ya biz onu nereden takip edelim. İbadet edeceksin canım kardeşim, ibadet ediyorsun, takip edemiyorsan, içinde şüphe var ise onu yapmayacaksın. Ne dedi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, şüphelilerden uzak durun dedi. Biz şüphelilerden uzak duracağız. Biz onu bilmiyorsak, onun içeriğini bilmiyorsak, biz ondan elimizi uzak tutacağız. Biz ondan kendimizi uzak tutacağız. Oh ne rahat memleket. Otur, yıl 12 ay içki satan, yıl 12 ay İslam'la mücadele eden, Müslümanlarla mücadele eden, ve yıl 12 ay, senelerden beri, yıllardan beri, Türkiye'deki Müslümanlarla savaşan şirketlerin marketlerinden kurban al. Ondan sonra da ben mücahidim, tekbir Allah'a ekber de.
Bu nasıl bir mücahidlik? Bu nasıl bir İslam? Bu nasıl bir Müslümanlık? Yıl 12 ay senin dininle savaşan fiilleriyle, sözleriyle, hareketleriyle, duruşlarıyla, tavırlarıyla, her haliyle, Türkiye'deki Müslümanlarla savaşan, mücadele eden ve İslam'a soğuk, Müslümanlara soğuk olan ve mesafeli olan şirketler grubunun marketinden kurban al. Allah muhafaza eylesin, ibadet edeceksiniz, sonuna kadar bilmeniz lazım. Neye girdiniz? Büyükbaş'a girdiniz. Peki, büyükbaş'a girdiniz, gördünüz mü büyükbaşın kurban olup olmayacağını biliyor musunuz? Hayır. Kapak atmış yani, azı dişi çıkmış mı, çıkmamış mı hayvanın biliyor musunuz? Hayır.
Azı dişi çıkıp çıkmadığını bilmediniz, bir hayvana ortak oluyorsunuz. Nasıl olacak? İbadet ediyorsun ya, ibadet ediyorsun. Araştırmak zorundasın, öğrenmek zorundasın, araştırıp öğrenmek zorundasın. Hadi küçükbaş'a bir şey demeyeceğiz. Eyvallah. Büyükbaş, araştıracaksın canım kardeşim, bakacaksın. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kurbanı Müslüman'ın kesmesi gerekir. Müslüman kesecek. Ve Müslüman kurbanı keserken de ya tekbir getirecek, Allahu Ekber diyecek, ya Bismillah diyecek. Örneğin, öyle kurbanı kesecek. Allah'ın ismini zikrederekten kurbanı kesecek.
Biliyor musun, kurbanın kesilirken üzerinde Allah'ın zikrinin yapıldığını, başında mısın? Hayır. Dedi ki, ey Fatıma, kurbanın başında dur. Herkes kurbanın başında duracak. Allah muhafaza eylesin inşallah. O yüzden kurban ibadeti önemli bir ibadet. Vacip. Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. O yüzden dikkat edelim. O yüzden ona göre ibadetlerimizi yapalım. Bakın, hadis-i şerifte Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri buyurdu ki, Üç şey bana özgü kılındı. Onlar size sünnettir. Bunlar kurban, kuşluk namazı ve vitirdir. Demek ki, üç şey Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerine özgü kılınmış.
Kuşluk namazı. Yani, saat 10 ile saat 12 arasında kılınan namaz. Kurban kesmek ve vitir namazı. Allah bizi Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin sünnetini uyanlardan eylesin inşallah. Yine şehirlerde yaşayanlar, bayram namazından önce kurban kesmeyecekler. İşimiz erken bitsin deyip, bayram namazından önce kurban kesen tekrar kessin. Kesmeyen de Allah-u Teala'nın ismiyle kessin diye Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri buyurmuş. Doğuştan boynunsuz olan veya boynuzu kırık olan hayvanın kurban edilmesinde bir sakınca yoktur.
Semiz, yani böyle etine dolgun oldukları takdirde uyuz ve deli hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur. Bunu da çok soruyorlar. Bir kurbanlık satın alan kişi onu satsa ve yerini onun gibi başka birisini satın alsa bunda bir sakınca yoktur.
Bir kimse kendisine kurban vacip olan birisi ise ve kurban bayramı günlerinde kurbanını kesmemişse onun değerini sadaka olarak vermesi gerekir. Bir kimsenin yetişkin çocukları ve eşi için Ramazan bayramında fıtır sadakası vermesi gerekmediği gibi onlar için kurban kesmesi de gerekmez. Satın alınan kurbanlık hayvan. Kesilmeden önce yavrularsa yavrunun da anne ile birlikte kesilmesi gerekir. Eğer yavruyu satarsa parasını sadaka olarak dağıtması gerekir. Sahibinin yani kurban sahibinin kestiği kurbanın derisini satması caiz değildir. Etini satması caiz değildir.
Kılını, yününü, tüyünü, ayağını, kellesini kurban sahibinin satması caiz değildir. Ve bir kimse kurban kesim parası için deriyi bırakması caiz değildir. Kurban kesim parası ayrıdır. Deriyi tasadduk etmesi gerekir çünkü. Ya da evine götürüp kendine bir eşya olarak kullanabilir mi? Evet.
Bakın bu az önce hani söylediğim şeye açıklama getireyim. Onu öyle şey yaptıydım. Bunu şimdi içime gelene göre hareket edeyim. Bunu yanlış anlarlar. O yüzden buraya tekrar açıklamasını yapayım. Satın alınan hayvana sonradan ortak almayı caiz gören istihsan görüşünün açıklaması şudur. Yani normalde bir kimse bir hayvanı aldı. Bir hayvan baktı pazarda dolaşıyor. Hesaplı gördü. Büyükbaşı aldı. Büyükbaşı aldı kurban etmek için. Sonra dedi ki altı tane orta kalabilirim. Bu uygun. Bunda bir sıkıntı yok. Kurbanını aldı ama niyet etti orada altı tane daha orta kalacak. Normalde insanlar hayvanı satın almadan önce ortaklık kurup birlikte satın alsalardı caiz olurdu.
Öyle olunca satın alındıktan sonra ama kesilmeden önce de başkalarını ortak etmek caizdir. Çünkü insan bu tür şeylerde karşılaşabilir. Bunlar olabilir. Ama normalde eğer ki tekrar bunun altını çizerekten söyleyeyim. Bir kimse bir hayvanı aldı sonra kendisine altı tane orta kaldı. Bu caiz. Anlaşıldı değil mi bu mesele? Evet. Ama evla olan bu normalde ben şimdi insanların işlerini zorlaştırmamak için bu fetvayı buldum. Burada okuyorum. Ben böyle yapar mıyım? Hayır. Bakın ben böyle yapar mıyım? Hayır.
Ben arkadaşları böyle yaptırıyor muyum? Hayır. Ben diyorum ki bir hayvan alırken ortaklığınızı önceden kurun. Hayvanı öyle alın. Bunlar çünkü böyle hani insanlar zorlanmasın diye sonradan verilen iştahatlar. Bunu kabul edilebilir mi? El cevap evet. Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Hadis-i Şerif. Ama ben yapar mıyım? Hayır. Asla. Yaptırır mıyım arkadaşlara, arkadaşlara da yaptırmam. Evet. Hayvanın bir gözü kör, hiç görmüyor. Kurban edilmez. Fetva aramayın ona. Hayvanın bir kulağı kesik. Kurban edilmez. Fetva aramayın ona. Bakın. Kulağı baştan başa yarılmış. Ona fetva aramayın. Almayın kardeşim öyle hayvanlar. Ben o yüzden diyorum.
Kurbanlığınızı görün. Ya da hani gerçekten emin insan. Evet. Benim bakmama gerek yok. Örneğin ben hep bunu söylüyorum. Ben kime aldırıyorum hayvanımı? Genelde Said'i aldırıyorum. Said'in mesleği kasaplık. Allah razı olsun. Hacca gitmezse benim hayvanımı alır. Hatta hacca gidecekse dahi önceden alır. Arkadaşlara teslim eder. Ben işimi öyle görürüm. Neden? İbadet çünkü. Allah bizi affetsin inşallah. Satın alınan kurbanlık ölürse veya çalınırsa, sahibi zenginse yerine başkasını kesmek zorundadır.
Ama yoksulsa bir şey gerekmez. Evet. Bu kadarlık yeter herhalde. Bir Müslüman kurbanını ateşe tapan mecusiye kestirirse bu caiz olmaz. Kurban sahibinin kurbanını kendisinin kesmesi daha faziletlidir. Bu tabi eğer kesmeyi biliyorsa, kesmeyi bilmiyorsa kesen bilen bir kimse kestirecek. Bu mesele bu kadar yetsin. Eğer sorusu olan varsa inşallah arkadaşlar soru soracaklar zaten. Şimdi hızla inşallah soruları bitirmeye gayret edelim.
Allah yardım etsin inşallah. Evet bayramlaşmanın yerini söylüyorum. Bahçe Davet Salonu öyle olarak mı geçiyor? Sakarya Mahallesi, Kıbrıs Şehitler Caddesi, 4. Tan Sokak, Osman Gazi, Bursa. Tamam.
Sufilerdeki hal dervişleri Allah dostlarıyla görüşüp iyilikten tavsiye alıp uygulamaya çalışıyor. Şeytanın da kendine has hal dervişleri var mıdır? Varsa bu ne kadar tehlikelidir insanlık için? Tabi nasıl şeytanın da müritleri var. Şeytanın müritleri de ne yapıyor? Şeytani şeyler görüyor. Şeytani işler yapıyorlar. Şeytani bir hayat yaşıyorlar. Onlar da şeytanın müritleri. Allah muhafaza eylesin inşallah. Bu kardeşimiz geçen hafta yazmış ama selamünaleyküm hocam ben Gökçe. Şu an sizi izliyorum. Aleviyim.
Esenyurt'tan müsahiplikten annem ve ablam ile size ulaştım. 17 yaşındayım. Fatsada yaşıyorum ve sizden ders almak istiyorum. İnşallah Gökçe kardeş sana ders verelim inşallah. Çünkü cep telefonumu bir türlü ezberleyemedim ya. Evet Gökçe kardeş dersiniz mübarek olsun inşallah.
Selamünaleyküm hocam. Aksaraylı Şeyh Hüseyin Avni Efendi Hazretleri yoğun bakımda tedavi görüyor. Dualarınızı bekliyoruz. Allah hayırlı şifalar nasip eylesin inşallah. Cenab-ı Hak Rabbim en hayırlı yöne çevirsin inşallah. Selamünaleyküm. Ben 15 yaşındayım. Bazen Allah'ın olduğuna dair şüphe duyuyorum. Ve kafamda bir sürü soru ve şüphe oluşuyor. Bunu nasıl yenebilirim? Teşekkür ederim. Böyle bir kafanda Allah'ın varlığıyla alakalı veya sıfatlarıyla alakalı bir şüphe oluştuğunda hadis-i şerifle sabit hemen hızla İhlas Suresini okuyacaksın. Eğüzü Besmele çekeceksin İhlas Suresini okuyacaksın inşallah.
Selamünaleyküm. Geçen akşamdan bu Dünya Kardeşliği, Mevlana Birliği, Mevlana Dünya Kardeşliği Birliği vardı. Onunla alakalı bir arkadaş yazmış. Deminki sorduğu ismi geçen Dünya Kardeşlik Birliği denen vakıf, Kur'an-ı Kerim'in hükmünün 76. boyuttan sonra kalmadığını söyleyerek yerine bilgi kitabı dedikleri ve Bülent Çorak isimli kadının yazdığı kitabı okuyorlar. Ve Tanrılar Meclisi diye bir inanç sistemleri var. Başlarındaki Bülent Çorak denilen kadın, ben Mevlana'yım, Mevlana benimle yeniden Dünya'ya geldi diyor. Bu açıklama ile hadsizlik ettiysem özür dilerim. Estağfurullah. Selamünaleyküm. Bu dünyanın suret olduğunu bildiğim halde, her şeyin geçici olduğunu bildiğim halde, bunu her gün kendimi hatırlatmaya çalıştığım halde, bir türlü sıradanlıktan kurtulamıyorum.
Her günüm aynı geçiyor. Üzülüyorum ne tavsiyeyi buyurursunuz. Normalde bir kimse, madem ki böyle her şeyi geçici gördünüz, her şeyi böyle gördünüz, o zaman günü gününüze müsavi olmamanız, günü gününüze denk olmamanız lazım. Sıçrayın. sohbetini sayılara vesile olsun. Şu an yeğenlerim ve sohbetinizi seyrederken soru rica ettiler.
Adem Efendimiz'den sonra, ilk peygamber Efendimiz sonra, kimdir? Sizin sohbetinizi sevdiler. Nasip olursa hep seyredeceğiz diyorlar. Selamları var. Ömer ve Sadu. En sevdiğim yeğenlerin dualarınızı onun içinde kabul etsin Rabbim. Amin. Derya, selam söyle herkese. Adem Aleyhisselam'dan sonra oğlu Şiddi, peygamber olan. Selamun Aleyküm. Herhangi birinizin ayakkabısının boğu kopunca, onu tamir etmedikçe öteki ayakkabısıyla yürümesin. Yani dengesizlik oluyor ya, bir ayakkabı, ayağında bir ayakkabı var, öbürkünde yok. İkisi de dengeli olacak. Dengeli yürüyeceksin. Onunla alakalı. Bugün Kor General Zekai Aksakallı'nın ve Kor General İsmail Metin'in emekliye sevk edildiğini öğrendik.
Kalbin bunu yapan yetkililere karşı çok bozuldu. Bu durumu vatanımız, milletimiz için nasıl okumamız gerekir? Ben Zekai Aksakallı Paşa'yı yakinen tanıyorum. Zekai Aksakallı Paşa, vatanını, milletini, devletini seven bir kimse. Bildiğim kadarıyla mütedeyyen bir kimse. Böyle yani kimseler ne yazık ki bazen değişik hesaplar yapılaraktan kıyma uğruyor.
Ben Zekai Aksakallı Paşa'nın da kendimce böyle bir kıyma uğradığına inanıyorum. Hakkının yenildiğine inanıyorum. Çünkü sahada, her alanda gerçekten başarıyla görevini yerine getirmiş Ender komutanlardan birisiydi. Şimdi şöyle diyebilirsiniz, birileri diyebilir, işte ya kendisiyle husisi manada tanışıyordu da o yüzden böyle savunuyor diye değil.
Yani gerçekten görevini hakkıyla yerine getiren hem 15 Temmuz'da hem Irak'ta, Suriye'de o bölgede terörle mücadele eden bu konuda kendini hiçe sayan bir kimse çok cesaretli, çok vatansever bir kimse ama ve lakin artık ne olduysa yukarılarda rüzgar nasıl estiyse önce böyle kıza çekilir gibi bir göreve ardından da emekliye sevk edildi.
Yani bence 15 Temmuz'da alakalı en önemli bilgilere sahip kimselerden birisiydi. Ne biliyor, ne bilmiyor bilmiyorum. Benim tahminimi söylüyorum. O yüzden Aksakal Paşa'yı kızağa çektiler. Biraz dobra bir kimse. Öyle siyaset bilmiyor. Hani böyle siyaset yapmayı da sevmiyor. Böyle yalaka insanlardan değil doğru bildiğini söyleyen, doğru bildiğini yapan bir kimse.
Bu tip insanlar biraz böyle birileri tarafından hoş görülmüyor. Ama Aksakal Paşa gerçekten üzerine düşen vazifeyi yapan hakkıyla yapan benim sevdiğim Ender Paşalardan birisiydi. Allah yardım etsin inşallah. Gönül arzu eder ki devlet ondan faydalansın. Çünkü sahada çok başarılı bir kimse. Şimdi her paşa sahada başarılı olmayabilir. Çünkü hani sahada durmak hani böyle mevzide durmak ölümle burun buruna yaşamak o mermilerin havan toplarının o altında bir alayı bir böyle taburu sevk ve idare etmek herkesin işi değildir.
Yani cesaret ister, bilgi ister, bu konuda ehliyet ister, gerçekten üstün bir çalışma ister. Ha bizim askerimiz gerçekten Ender bir kurumdur. İyi yetiştirir askerlerini, komutanlarını. Muhakkak yerine geçenler de iyi komutanlardır. Bir şey demiyorum ama tecrübe tecrübedir. Bu tecrübelerin yok edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. İnşallah güvenlikle alakalı, mesleğiyle alakalı uygun bir görev ona da verilecektir diye inanıyorum. Çünkü bu tip değerlerin kaybedilmemesi lazım. Bilgisine, görüşüne, düşüncesine itibar edilmesi lazım diye düşünüyorum. Allah yardım etsin inşallah bundan sonraki vazifelerinde.
Bu tip insanların vazifeleri bitmez, biteceğine de inanmıyorum inşallah. Selamun Aleyküm. 15 gündür teheccüh namazına ve gece zikrullahına uyanamıyorum. Saatleri kuruyorum, aç uyuyorum ama uyanamıyorum. Ne yapmalıyım? çok üzülüyorum. Az üzülmüşüm demek ki. Çok üzülüyorum diyorsun ama az üzülmüşüm. Biraz daha inşallah gayret et, Allah'a yalvar, yakar Cenab-ı Hak inşallah. O haline ulaştırsın seni inşallah. Selamun Aleyküm. Annem Ramazan'da bir rüya görmüş. Birisi ondan bir kova su istemiş. Sağına dönmüş kocaman nehir sudan bir kova almış. Su tertemiz ve bembeyazmış. Dönmüş suyu vereceği kişiye bu defa suyun ortasında kalmış. Yarabbi bu sudan nasıl geçeceğim demiş.
Boğulacağım diye düşünmüş ama suya adım atmış. Suda yürümeye başlamış. Ayağı ıslanmamış ama karşıya geçmiş. Çok korkmuş boğulacağım diye. Uyanınca dudakları uçaklamış. Allah yardım Allah yardım etsin inşallah. Cenab-ı Hak Hızır gibi suyun üstünde yürütmüş ona. Gusül abdestiyle namaz kılınır mı? Hayırlı geceler kılınmaz mı? Gusül abdesti büyük abdest o yüzden kılınır. Selamun Aleyküm. Çevremdeki temiz kalpli hesapsız insanlara bakıyorum. Hayret ediyorum. Bir insan nasıl hesapsız olabilir?
Nasıl böyle masumca düşünür? Bu hale nasıl kavuşuyorlar? anlamıyorum. Ben iki gün çabalasam üçüncü gün yine hesaba kitaba kötü niyete devam ediyorum. Bu mücadele hep böyle gider mi? Gider. Hep mücadele edeceksin. Yaptığım hayat mücadelesi nefis mücadelesi hep zahirde kalıyorum. Gün sonunda koşturmuş yorulmuş ama baksan sanki hiç yol almamış gibi. Şu kalpte hiç değişiklik olmamış gibi. Fıtratın bu demek ki sonucu dikme gözünü mücadeleye devam et diyorum. Sen baya baya dertlenmişsin ben de dertleşmişsin maşallah soru sormamışsın Allah yesin inşallah Allah yesin sosyal medyada tanıdığım bir kadın atalarımızın veremediği imtihanların günahlarının etkisinin bizde de devam ettiğini söylüyor.
Ta ki bizde çözene kadar gelecek soyumuza da geçebilirmiş. Bu hususta virt hazırlamış ve iki kişi birbirinin dua kardeşi olup günlük virtlerini çekip birbirlerinin geçmişlerinin günahları için dua ediyorlar. bunu yapan kişiler daha ilk günlerinde zahiren ağır geçecek pek çok sağlık sorunlarının geçtiğini söylüyor. Siz bu konuda ne söylersiniz? O kadar o kadar çok şey var ki kendi kendilerine bir şeyler yapan hangi birine bir laf söyleyelim? Selamun Aleyküm Annem erkek kardeşimin iki tane çocuğuna bakıyor. Artık usanmış durumda. Ruhsal sağlık problemleri yaşıyor. Erkek kardeşim bu halini görüyor. Fakat anneme hastalık hastası olmuşsun diye söyleyip durumu görmek işine gelmiyor.
Kardeşimle konuşmak mümkün değil. Babam annemi desteklemiyor. o da hastalık hastası olmuşsun diye söylenip geçiyor. Kadın yaşamak dahi istemiyor. Çözüm bulamıyorum. Dua edermişsiniz. Yapılması gereken nedir? Çok basit. Annen çocukları alacak ondan sonra erkek kardeşinin elini tutuşturacak gönderecek. Bakmak zorunda değil. Rüyada da halde de görülen bir kesiti insan sureti olmamak maksadıyla resmetmek sıkıntılı mıdır? Yok. Resmedebiliyorsan et. Allah yardım etsin inşallah. Öyle bir maharetin varsa. Ömür boyu hayatını tedavisi olmayan bir hastalıkla geçiren birine mahşerde pozitif ayrımcılık sağlanır mı?
Evet. Devasız hastalık olanlar ve devasız o hastalıktan vefat edenler evet. Onlarda şehit hükmü var. Özellikle bu yaz mevsiminde bekarlar için gözler nasıl haramdan korunur? Devamlı Allah'ı zikredeceksin böyle çarşıya böceği otobüse oraya buraya bindiğinde mümkün ise gözlerini oraya buraya çevirmemeye gayret edeceksin.
Ayasofya'nın iç kısmında Cuma namazı 500 kişilik davetiye oluşturuldu. Davetiyede halk değil bürokratlar var. Allah'ın evine halktan bile giremeyecek protokol yüzünden. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetinde yok. Hazreti Ebubekir Ömer Osman Ali radiyallahu an hazretlerinin uygulamalarında yok. Bu böyle bu protokoller sünnet-i seneyede olmayan protokoller. Eğer devlet erkanıyla alakalı bir mesela olabilir hani bir suikast olacak olabilir bir nümayiş olabilir bir herhangi bir şey olabilir. O zaman devlet erkanının protokolü olarak gideceği bir cami tespit edilebilir. O camiye de sadece o devlet erkanı gidebilir.
Başka kimse katmayabilirler güvenlikle alakalı. Böyle bir şey belki de olabilir. Ama ve lakin bu tip böyle protokoller sünnet-i seneyede yok. Hani bir arada da böyle hani VİT Cuma namazı kılındıydı ya bu da şey yok sünnet-i seneyede yok bunlar. Şimdi ben okumadım hiç Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazreti hayatında böyle bir şey yok. Hz. Ebubekür Ömer Osman Ali radiyallahu an Hazretinin hayatında da yok. Protokol namazlar yok. Yani bu ben ölçü olarak biliyorsunuz devlet ölçüsü olarak da din ölçüsü olarak da Kur'an'a sünnete ondan sonra dört halife dönemini ben devlet ölçüsü olarak ölçü alırım.
Benim için ölçü bunlardır. Öyle olunca ben okumadım hiç böyle bir protokol namazı. Gönül arzu ederdi ki belki de oraya da sayılı bir şekilde normal vatandaştan halktan alsalardı. Demek ki böyle bir şey uyguladılar. Ama bu ne Hz. Peygamber'in sünnetinde ne dört halifenin sünnetinde yok.
15 Temmuz kahramanları Zekai Aksakallı ve Metin Temel Paşaların emekli edilmesi 15 Temmuz mücadele ruhunu hiçe sayıldı anlamını taşıyor mu? Bunu üç aşağı beş yukarı yorumlamıştım. Yani bu böyle şimdi bir daha böyle sorulunca damarım kabarıyor. Şimdi 15 Temmuz oldu bitti gitti ama tabii muhakkak arkası devam ediyor. Ama böyle sanki bir el böyle söyleyeyim bir el 15 Temmuz'da beklenmeyen hareketler yapan böyle komutanları ondan sonra ve hatta mesela sufi toplulukları tasfiye ediyormuş gibi geliyor bana. Yani bu böyle mesela 15 Temmuz'da aktif olan topluluklara da değişik baskılar değişik üzerlerinde farklı yöntemler uyguluyorlar.
Böyle bir 15 Temmuz'dan intikam alınır gibi bir şey var. Hani mesela bunu böyle konuşmak istemezdim. Bundan muzdarip değilim. Şikayetçi de değilim. Biz bu konuda kendi dairemizde kendimizce her türlü mücadelemizi veririz. mesela biz tasavvuf topluluğu olarak komple topluluk 15 Temmuz'da ilk daha Cumhurbaşkanı daha sokağa çıkın demeden de sokağa çıkıp darbeye karşı duran bir topluluğuz.
Mesela bizim üzerimizde de bir sürü operasyon yapılıyor. Bir de hani işin daha ilginç tarafı yani sanki 15 Temmuz'a karşı olan kimseler tarafından yapılıyor. İşin daha acı tarafı bu zaten. Herhalde öyle mi düşünüyorlar? Böyle hani tekrar bir daha bir şey olacak olursa bunlar tekrar yeniden sokağa dökülür. Bunlar aktif. Bunlar birilerinin başına dert olur. Birilerinin başına sıkıntı mı olur diye düşünüyorlar. Belli de bilemiyoruz bunu. Bir de slogan çok masum. Yeni FETÖ'ler oluşmasın. Bakın bu sloganın arkasında saklanaraktan yapıyorlar. Yeni FETÖ'ler oluşmasın deyip ehli tasavvufa ehli tarikata cemaatlere böyle müthiş bir saldırı var.
Bilinçli veya bilinçsiz. Yeni FETÖ'ler oluşmasın diye bütün üstadlara bütün şeyh efendileri böyle bir tabiri caizse şahsiyetlerini rencide edici onurlarını rencide edici bir saldırı var. Yani onları toplum nazarında düşürmek, toplum nazarında itibarsızlaştırmak, toplum nazarında onları böyle itibar katline götürecek işler yapıyorlar.
ve gerçekten bunu böyle medya dedikleri neydi belirsiz edepten yoksun, şereften yoksun, haysiyetten yoksun, adaletten, hukuktan yoksun, her şeyden yoksun olan o medya veya sosyal medya üzerinden yapıyorlar. Bu böyle bir daha bir daha bu böyle sorulunca derdim kabardı. Yani sanki şunu diyorlar, yani siz çıkmamalıydınız 15 Temmuz'da, meydanları doldurmamalıydınız, siz bilinçli bir şekilde yürümemeliydiniz ve siz hala da 15 Temmuz'dan beri derli toplu duruyorsunuz, hala da tehlike içindesini, tehlike arz ediyorsunuz gibi bir düşünceleri var herhalde. Çünkü hani bu tip Sufi toplulukların başında bir üstadları var, üstadları tabii çıkın meydanları deyince çıktılar, o zaman çok iyiydi, alkışlandı, o havalarda dolaştırıldı, yani işleri bitti şimdi, ondan sonra sizin işiniz bitti, evli evine,
köylü köyüne siz dağılın diyorlar bize şimdi. O manada söyleniyor. veya 15 Temmuz'da başarılı olmuş mesela, işte askeri komutanları pasif görevleri almak, 15 Temmuz'da böyle sokağa çıkmış, toplar şekilde hareket eden Sufi toplulukları, yeni FETÖ'ler oluşmasın sloganıyla onları pasifize etmek, onları halkın nazarında veyahut da bağlı bulundukları topluluğun nazarında itibarsızlaştırmaya çalışmak, böyle bir enteresan bir hal var.
Yani bu sadece bizim üzerimizde de değil. İşte böyle bunu şu anda hükümet eden siyasi partinin açık bir şekilde de bunu konuşması lazım. Ben açık bir şekilde konuşuyorum, bunu alt yazı olarak da yazın. Açık bir şekilde konuşuyorum. siyasi partinin değişik temsilci noktasındaki kimselerin ağzından çıkan laflar var. İşte sıra şimdi bu Sufilere geldi, bu tasavvuf topluluklarına geldi. Şimdi bunlar yeni FETÖ olabilir düşüncesiyle bunlara operasyon yapılacağına dair fısıltı gazetesi dolaşıyor. Bundan korkum yok, bundan bir çekintim yok. İsteyen istediği operasyonu yapsın. Ama bunu direkt parti yetkililerinden yapılıyor.
Bakın direkt daha açık konuşayım. Bursa'daki parti yetkililerinden direkt mesajlar alıyoruz. Biz alıyoruz. Direkt bize haber getirenler var. Ama doğru ama yanlış bunlar. Operasyona tabi tutuluyorsunuz diye. Bunu şu anda belki de bunu isim vererekten söyleyeceğim. AK parti hükümeti böyle bir şey düşünüyordur. Bir şey diyemem. Olabilir. Ama bunun yetkili ağızlardan böyle bir şeyin düşünülmediği de söylenebilir. Bir açıklama yapılabilir. Bütün topluluklar tedirgin. Ya birileri bunu böyle bir kenarlardan söylüyor. Bir yerlerden bunu söylüyorlar. bu toplulukların büyük bir kısmı bakın büyük bir kısmı AK partiyi destekleyeceklerini ilan eden topluluklar ya böyle bir şey söyleyerekten birbirlerine muhalefet ettirmek isteniyor.
Bir oyun oynanıyor orta yerde. Ve bu oyun oynanırken illerdeki ilçelerdeki AK parti siyasi mekanizmaları bu oyuna sessiz bu oyuna müdahale etmiyor. Ve bu oyunu desteklercesine hareket ediyorlar. Bu böyle bir 15 Temmuz intikamı olabilir. veyahut da işte ne bileyim değişik düşünceler olabilir. Değişik senaryolar olabilir. Yani ben her zaman için söylüyorum bizim içimizde bulunduğumuz yol 3 günlük 10 günlük 50 günlük 100 günlük 20 yıllık 30 yıllık 50 yıllık 100 yıllık bir yol değil. Bu yol Adem'den itibaren geliyor. O yüzden bütün komünist sistem dahi ehli tarikatı yok edememiş.
Ehli tasavvufu yok edememiş. O kadar çok uğraşmışlar. O kadar çok eza cefa çekmişler. Yok edememişler. Cumhuriyetin ilk döneminde o kadar çok eza cefa çektirmişler. Ehli tarikatın üzerine o kadar çok yüklenmişler. Tekkeleri kapatmışlar. Zaviyeleri kapatmışlar. Şeyhleri asmışlar. Dervişleri asmışlar. Ama yolu yok edememişler. o yüzden ehli tasavvufu ehli tarikatı yok etmeye çalışan devletler sistemler hep kendileri zarar görmüş. Bir gün gelmiş o devletler o sistemler yerine başka şeyler geçmiş. O yüzden neyle uğraştıklarının farkında değiller herhalde. Ya da böyle konuşmak istemezdim.
Ama iktidar sarhoşluğu böyle şeyler yaptırabilir. Allah muhafaza eylesin. O yüzden 15 Temmuz bu şekilde intikam da alınabilir. Alınabilir. Farklı gösterilip farklı bir şeyler da yapılabilir. Bilemediğimiz şeyler var orta yerde. Allah bizi yesin inşallah. Selamun Aleyküm Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem ümmetin birlik ve beraber olması tefrikaya düşmemesi birbiriyle savaşmaması üzere yaptığı duası kabul olmamış.
Hikmeti nedir? Ümmet 72 fırkaya bölünecek. 73 fırkaya birisi fırkayı dahilede birisi fırkayı naciye kurtuluşta 72'si fırkayı dahilede olacak. Yani delalete düşecek diyor. Kim Kur'an ve sünnete sımsık yapışırsa o fırkayı naciyedir. O kurtuluştadır diyor. Allah bizi inşallah o kurtuluşta olanlardan eylesin.
türbe ziyaretlerinde mescit namazı niyetine iki rekat namaz kılıyordum. Öğrendim ki türbe ziyaretlerinde namaz kılınmazmış. Açıklar mısınız? Normalde türbede namaz kılmak hoş değil. Camilerde kılın. zaman zaman görüyorduk ben emir sultan hazretlerine gittiğimde orada da namaz kılacağız diye uğraşıyorlar. Kabrin başında namaz kılmanın bir anlamı yok. Biz namazı emir sultan hazretlerine kılmıyoruz. Üftada hazretlerine kılmıyoruz. O yüzden namazlarını mescitte kılın. türbenin içine namaz kılmak için uğraşmayın. Yanlış anlaşılabilir. Allah muhafaza eylesin. Üniversite okuyorum ve evde İngilizcemi geliştirmek için farklı uygulamalar kullanıyorum.
Bu uygulamada İngilizce konuşma pratiği yapmak niyetiyle farklı ülkelerden bayan kimselerle konuşmak caiz midir? Ben erkeğim normalde erkek bulabilirsen erkeklerle konuşmaya gayret et ama onu da bulamıyorsan yapacak bir şey yok. Müsait olduğumuz zamanda namaz sonrası yüzer tevhid ve salavat okumuk kendimize şeyhlik yapmak olur mu?
yüzerine normalde tövbe etmek sünnetle sabit tevhid çekmek la ilahe illallah demek sünnetle sabit salavat şerifi okumak Allahümme sallallahu seyyidina Muhammeden ve sahbihi vesellin demek hadis şerifle sabit o yüzden bu ibadetler yapılabilir bununla bir sıkıntı olmaz. Selamun aleyküm hocam ben namaz kılarken okuduğum duayı bazen unutup vesvese girip tekrar okuyorum namazım bozulur mu? bozulmaz. Selamun aleyküm elektrikçimiz yok dediniz şu an muhasebede şoförlük yapıyorum.
Protez ameliyatı olduğumdan dolayı ama hafta sonları elimden geldiği kadar yine mesleğimi yapıyorum. Kardeşlerimize ihtiyaç olursa sevese yardımcı olurum elimizden geleni yaparım. Allah razı olsun. Bizim Salim'e telefon numaranı at inşallah. Karantina döneminde internetten ders alan arkadaşlar ile yüz yüze biatlaşacağız demiştiniz. Acaba görüşüldü mü? Yoksa zikrullah serbest olduğunda mı görüşme olacak? Zikrullah serbest olduğunda görüşebiliriz. Buraya gelen kardeşlerle inşallah görüşülür. Veya bayramlaşmaya gelebilirsiniz. Bayramlaşmaya geldiğinizde de yüz yüze görüşürüz inşallah. iyi akşamlar heva hevesine uyan
günah işleyen kişilerden uzak durun dediniz. Bu kişiler kardeşlerimiz sakrabalarımızdansa yine de uzak durmalı mıyız? İlişkimizi kesmeli miyiz? Bunları nasihat ediyorsanız bunları kötülüklerden uzaklaştırmaya çalışabiliyorsanız bunlardan uzak durmayın. Ama yok onlar sizi kötülüğe götürüyorsa uzak durun. İkinci sorun rüyada bir devlet büyünü veya insanlar tarafından ün kazanmış bir insan rüyada görmenin anlamı nedir? O değişik anlamlar olabilir. Böyle rüya yazmayın. Komple rüyayı anlatın. Bir de kabirlere su dökmenin anlamı nedir? Oraya çiçek ekiyorlar ve çiçekleri suluyorlar. Onlar için okuduğumuz Kur'an onlara nasıl tecelli ediyor? Biz normalde onların ruhlarına bağışlıyoruz. Cenab-ı Hak inşallah azaplarını hafifletir. Ve biz de kendi kabirlerimizi Kur'an-ı Kerim okuyup bağışlayabilir miyiz?
Yapabilirseniz yapın. Son olarak anne babaya eziyet ettiği halde anne babaya kıyamadığı için beddua etmeyip hep dua ediyorlarsa evladına hakkında helal ediyorsun. Yine de Allah'tan hiç mi ceza görmeyecek anne babasının yaptıklarından dolayı? Rabbim affetsin ceza görmesin hiç kimseye. Kimse ceza görsün istemeyiz. Selamünaleyküm eşim hep diyor ki erkek evlat annesinin kadın kocasının rızasını alırsa cennete girer diyor.
Beni ve çocukları hep anlatıyor. Bu ne kadar doğru hakkınızı helal edin. Erkek evlat annesinin babasının rızasını alacak. Doğru. Bu annesinin babasına bakması demek seni ve çocuklarına ikinci plan atması demek değil. yani yani Cenab-ı Hak erkek çocukları böyle bir vazife vermiş. Anne babalarına bakmakla mükellefler. O yüzden neden ikinci üçüncü plan atılmış gibi görüyorsunuz ki kendinizi?
Serkan Allah şifa versin. Allah yardımcın olsun inşallah. Selamünaleyküm bir arkadaşım ailesiyle alakalı sorunlarını anlatırken şahıs ismi vererek olaylar anlatıyor. dertleşmek maksadıyla anlatıyor. Gıybete girer mi? Evet. Dinlemediğimde de derdini dinlemediğini iddia ediyor. Bu durumda ne yapalım? Ona diyeceksin ki isim söylemeyiz. Şahıs ismi de verme. Eyvallah. Bir kimse alim hükmünde, amir hükmünde, hakim hükmündeyse o kimse böyle isimlerle de olsa ona anlatmak gıybet değildir. Ama alim, amir ve hakim hükmünde değilse gıybet olur. Daha önce kendimi zorlayarak birilerini affetmeye çalışıyordum ve hakkımı helal ediyorum.
Ama içim rahat etmiyor bu konuda. Zorlayarak affettiğimiz insanların yaptıkları yanlarında mı kalacak? Benim hakkımı kim alacak veya koruyacak? Affetme o zaman sıkıntı değil. Affetmek zorunda değilsin. Kendini de zorlayaraktan affediyorsan bu da güzel bir şey. Ama affetmek zorunda değilsin. Selamun Aleyküm.
Tevhid ile uyuyunca çoğu zaman anlayamadığım şekillerde ya sesinizi ya da sizi görürüm. Ama net değil. Kalbime siz olduğunuzu söyler gibi oluyorlar. Bugün geçen haftaki sohbetinizi kaldığım yerden sağıma uzanıp dinlerken tevhid çekiyordum. Garip bir şeyler gördüm. Hatırlamıyorum. Cümle içinde mürsidi kamil dediniz. Kendi kendime tam manası ne diye sorarken birden anlık karşıma göründünüz. Rüya gibi gülüyordunuz. Ben mi ayarlıyorum dedim. Birden toparlandım. Uyandım. Bir de yakın tarihte kattafi gençlik halinde lüks eski arabayla yanaşıp durduğunu gördüm. Çağrı filminin çekimine yardımcı olduğu için ona Allah razı olsun diyordum. Gülüyordu. Uyandım. Kattafi yani zulmen öldürüldü. İman ehli ise şehit hükmünde zaten.
Yedi Fatiha-i Şerif'i aynı şekilde biz de okuyabilir miyiz? Evet. Bu ağlayan çocuklar içinde sorumu cevapladınız. Allah razı olsun. Allah sizden de razı olsun. Sorum cevaplandı diyenler var.
Selamun aleyküm hocam. Peygamber Efendimiz'in Türk soyundan geldiğini iddia edenler var. Çok merak ettim. Bunun doğrusu nedir acaba saygılarımla? Ben de o iddia edenlerin arasındayım zaten. Cenab-ı Hak Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin İbrahim'in temiz soyundan geldiğini söylemiyor mu? Öyle diyor. Hazreti Peygamber de diyor Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri ben İbrahim'in soyundanım diyor. İbrahim'in babası Türk. Eyşen Dalan dersi 15-15 çekeceksin.
Allah mübarek etsin. Hadi bakalım. Elhamdülillah senelerdir dergah içerisindeyim. Ama sürekli vefasızlık yapıp derslerimi aksatıyorum. Yanlışlar yapıyorum. Sonra utanıp devam ediyorum. layık değilsin buraya üstadına diye kendimi kapatıyorum. Ama bir şekilde tekrar dönüp halakaya girince Rabbin seni alakasına sokuyor. Şükür diyorum. Ama size layık bir derviş değilim. bu düşüncelerden dolayı sürekli gidiyorum.
Ne yapacağım bilmiyorum. Sizin çok disiplinli bir üstad olduğunuzu biliyorum. Sanki dergaha affedersiniz ama geliver ayvazım gidiver dingozum şeklinde gelip gidiyorum. Bir kere boşlayınca sanki siz gibi olmayacak ve siz beni dervişlerinizin arasında görmeyeceksiniz diye düşünüyorum. Bunları size soramayıp yıllardır kaçıyorum. Hakkınızı helal et. Allah disiplinli bir şekilde sufiliğimizi yaşayanlardan eylesin inşallah. Kardeşimiz dua etmiş. O geçtim.
Ben çocukluğumdan beri etrafımda gördüğüm herkesten çabuk hoşlanan biriydim. Anadolu anaokulda ilkokulda bile birilerine aşığım diyordum. Sonra bu artarak devam etti ve evliyim şu an. Ama sevgilisi olmadan duramayan biriydim. İlk gençliğimde Allah affetsin. Mutlu bir evde de büyüyemedim. annemlerin sorunları vardı babamla. Babamız ilgisizdi. Bundan mı bilmiyorum. Bu bir psikolojik sorun muydu? Şimdi etraftaki illere bakıyorum. İşini de eline almış, yaşını ilerlemiş, hiçbir karşı cins arayışı, evlilik arayışı yok. Doğrusu nasıl olmalı? Bu yeni dünya düzeni denen kavramdan ne anlamalıyız? Normalde evet gün geçtikçe insanlar evlilikten evlilik kurumunu kurmaktan uzaklaşıyorlar.
Bunun haklı gerekçeleri de var, haksız gerekçeleri de var. Haklı gerekçeleri şu, gerçekten güven bunalımı yaşıyor. Kadınlar da erkekler de. Güven bunalımının yaşanması, İslam ahlakının toplumun içerisinde rafa kaldırılmasından kaynaklanıyor. Yani artık böyle ben Müslümanım, ben dini yaşıyorum diyenlere dahi güvenilmesi çok zor bir zaman yaşıyoruz. O yüzden normalde evlenmeyenler bilinçli bir şekilde bu güven bunalımından evlenemiyorlar. Bu güven bunalımını tesis etmek toplum içerisinde çok zor. Yani biz küçük bir topluluğuz, biz kendi içimizde dahi tesis edemiyoruz. Açık konuşmak gerekirse. Sebep yani bu çünkü algılar yönlendiriyor insanları ve insanlar Kur'an sünnete sımsık yapışmıyorlar.
Kadınlar da erkekler de. Yetişmiş gençler, yetişmiş hem erkek hem bayan kimseler Kur'an ve sünnete sımsık yapışık değil. Kur'an ve sünnetin disturlarını tam olarak yaşamıyorlar. Yaşamak da istemiyorlar. Müslümanlar ama yaşamak istemiyor. Yani o böyle ona sıkıcı geliyor, daraltıcı geliyor. Hani başörtüsünü takmak sıkıcı geldiği gibi. Veyahut da genç erkeklere bakıyorsunuz. Yani işte bizim kardeşlerimize dair diyorum ki dar pantolon giymeyin, caiz değil. Ben bazen bizim kardeşlerde de görüyorum daracık, streç, şey giymişler, kod gibi şeyler giymişler. Yani bu normalde şimdi genç her biri 18-20-25 yaşlarında olan insanlar o gençliklerinin verdiği gençlik duygusuyla, işte moda tutkusuyla yani herkesde öyle kıyafet var, işte onlar da öyle olmaya başlıyor.
Yani böyle bir şey var. Hızla bozulma süreci yaşıyoruz. O yüzden böyle gençler şimdi evlilikten uzaklar, evlenmekten uzaklar. Allah derlesin, toplasın inşallah. Nefes kitabını okumayı çok isterdim. Elinizde varsa gönderebilirseniz. Olur, elimizde var. Sen adresini buraya yazmışsın ama ben o adresi şimdi nasıl kaydedeyim buraya?
Bu telefon numarasına hiçbir kayıt yok. Aha, buradan notlara mı şey yapacağım ona kaydı? koplayıp masa üzerine atayım, tamam. Ondan sonra da sana atayım bana. Ben baya baya öğreniyorum bak şeyi.
Bu adresini veren kardeş inşallah kitabınızı pazartesi gün inşallah kitabınızı pazartesi gün postaya veririz şeye, kargoya. Kargo ücretini ödeyeceksiniz ama. Bugün bir arkadaş, bir kitabı istemişti, ücret ne kadar dedi. Dedim bizim dini vazifelerden, dini çalışmalardan ücret almıyoruz dedim. Tuhaf karşıladı. Ben tekrar söyleyeyim, bizim hiçbir şeyimiz ücretli değil canım kardeşlerim. Dini olarak ne yapıyorsak ücretli değil ama bir sanatımız varsa, ticaretimiz varsa bu ayrı mesela. Ama dini yaptığımız hiçbir şeyden ücret talep etmiyoruz, istemiyoruz. Selamun Aleyküm. Size karşı ya da dergaha karşı muhalefet etmiş fakat pişman olmuş bir kişi size gelip özür diliyorum dese affeder misiniz?
Affedemeyeceğiniz kimse var mı? Benim kolay kolay böyle affedemeyeceğim kimse yoktur. Birisi gelir özür dilerse ben ne haşa Allah muhafaza eylesin. Ben hakkımı helal ederim. Ama dergaha karşı bir şey yaptıysa bu normalde gelip dergahla ilanlaşması lazım. Yani dergaha zarar verdiyse, dergaha muhalefet ettiyse onun işi dergahla. Yani ben benim kendi nefsimle alakalı bir şey de eyvallah ne olacak ki zaten hani gelip bizden özür dileyecek olan gelip bizden helallik dileyecek olan kimse bizim arkadaşlarımızdan birisidir zaten. Hani daha önceki dönemdendir veya yeni dönemdendir sıkıntı yok. Ama bazen hani benim böyle en can damarıma basan kimselerin isimlerini söylerler bana hani gelse senden böyle helallik istese ne yaparsın diye ben de derim ya ne yapayım helallik isterse gelir helal yanımızı veririz.
sıkıntı değil. Hatta bizim savaş söyledi. Dedi bir gün dergaha gelirse ne yapacak dedim. Dergaha benim değil ki dedim ya Allah Allah Allah'ın dergahı. Allah'ı zikredilen yer. Kim geliyorsa gelsin. Kimseyi yasaklayamam. Orada oranın düzenini bozmadığı müddetçe oranın adabını erkanını bozmadığı müddetçe insanları rahatsız etmediği müddetçe hiç kimseye bir şey demem. Şunu bir açıklıkla söyleyeyim. Arkadaşlar Allah'ın zikir meclislerinde oradaki meclisin adabına erkanına riayet edildiği müddetçe hiç kimsenin oradan birisini dışarı çıkarmaya hakkı ve selahetin olmadığına inanıyorum. isterse benim böyle kanlı bıçaklı düşmanım olsun gelip orada zikrullah yapıyorsa ben onu kalkıp da bir şey demem diyemem zaten onu kendimde görmem Allah muhafaza eylesin bunu asla yapamam.
İsterse bakın diyorum ben kanlı bıçaklı olayım yani ben örnekliyorum ben şimdi bizim içimizde de şu anda işte bana zarar veren benim yakın daireme zarar veren arkadaşlarımız var yani ben onları dahi dersten kovmadım asla böyle bir şey yapmam buraya gelme demem kolay kolay yani benim emanetlerime dokunan arkadaşlar dahi oldu bunlar imtihan yani benim emanetim demişim benim emanetim olarak gördüğüm bir şey dokunmuş o kimse ben ona dahi demedim sen buraya gelme diye benimle kendi şahsımla alakalıysa ben onu kolay kolay
zikrullah alakasından göndermem ben onu zikrullah alakasından bir tarafa çıkarmam benim şahsımdan bir varsa bir kimsenin helallık isteyeceği gelir helallığını alır yani ayeti kerimede kim tövbe eder Allah'a yalvarırsa Allah onu affeder der yani Allah'ın affettiğini ben mi affetmeyeceğim öyle bir küstahlık olur benim için ben kendi nefsim için söylüyorum onu millet kim özür diler gelir af dilerse biz de Allah'ın izninden affederiz bunda bir sıkıntı yok şunu yapmam ama dervişlerin haricindekini yapmam onu yani ne özür diliyor
ne af diliyor işte ben onu affedeceğim ben affetmem onu hakkım onda baki veyahut da bu son dönem şimdi böyle sosyal medyada hakaret edenler var yani mahkemeye verilmiş dava dosya mahkemeye gitmiş işte özür dilelim de affet de ya o zamana kadar neden özür dilemedin o zamana kadar neden af dilemedin yani mümin bir delikten iki sefer ısırılmaz git mahkemede ne diyorsa mahkeme mahkemede işini gör bu manada ama ben kendi nefsime soruyorum yani benim affetmeyeceğim bir kimse yok Allah beni muhafaza eylesin kalbimi öyle yapmaktan da
korusun ha bu gelip özür dileyeceklerse helallık isteyeceklerse öbür türlü bir sürü var 28 Şubatçılara ben affetmediğimi söyledim o zaman zulmeden o zaman bizim arkamızdan iş çeviren bizi böyle Allah affetsin satan bizi böyle 28 Şubatçılara teslim edenlere ben hakkımı helal etmiyorum yani benim çoluğuma çocuğuma yakın daireme zarar vermiş olanların hakları bende değil ki geçenlerde de böyle bir şey oldu çünkü dedim kardeş yani sen benimle alakalı bir şeyse benim hakkım helal olsun ama benimle alakalı değil sen benim
eşime sen benim çocuğuma laf söylemişsin git onlarla helallaşacaksın dedim kaldı zor şeyler Allah muhafaza eylesin siz birinin namusuna laf söylüyorsunuz şimdi insanlar ya cahil bilmiyorlar ya da farklı şey mesela örnekliyorum şimdi x kimsenin namusuna laf söylediyseniz onun eşinin de namusuna laf söylediniz çocuklarının da namusuna laf söylediniz bir yerde kalmadı o yani e ben sana söyle dedim e sen canım kardeşim sen onun eşine de söyledin çocuklarına da söyledin bu doğru değil ki zincirleme gitti e sonra gel bana
hakkını helal et e benim hakkım sana helal eş ve çocuklar ne olacak orada kaldı e git helallaş hadi bakalım ya zor sıkıntılı şeyler bunlar yani adam beni tanımıyor görmüyor olanca lafı söylemiş ben arabaya bineceğim mustafa hoca sen misin ben hoca değilim canım kardeşim mübarek bana hakkını helal et ben mübarek de değilim ne hakkımı helal edeceğim bir de sana kimsin ki sen helal et ya ne helal edeceğim yürü git bak işine zorla mı helal ettireceksin etmiyorum ama işte bak Allah beni burada seninle karşılaştır Allah burada
dedim seninle beni karşılaştırdı benim sana hakkımı helal etmiyorum tebliğ etmek için dedim yüzüne tebliğ ediyorum sana hakkımı helal etmiyorum mahşerde seninle görüşeceğim Allah dedim orada bana o kudreti kuvveti verirse böyle bakıyor gözümün içine böyle dedim boğazından tutacağım kaldıracağım seni silkeleyeceğim dedim diyeceğim ki dedim ya Rabbi bu adam beni tanımadığı halde namusuma şerefime haysiyetime çoluğuma çocuğuma laf söyledi ben bundan şikayetçiyim diyeceğim dedim böyle baktı şimdi gözleri dehşet içinde
ya büyükler affedicidir dedi büyükler affedicidir ama dedim siz dedim o küçüklerden değilsiniz dedim siz o küçüklerden değilsiniz dedim sen hadi dedim benim hakkımda ne söylediysen yüzüme söyle hadi dedim ben tık yok bunda sen dedim cesaretsiz korkak insanların arkasından konuşan laf dolaştıran İbni Mübarek Hazretlerinin Ayet-i Kerime'yi tefsir ettiği gibi dedim neydi bilirsiz çocuklarsınız dedim bak ben senin yüzüne söylüyorum şimdi çünkü İbni Mübarek Hazretlerinin sözü bu dedim aş dedim nemmanlıkla alakalı dedim
İslam'da helallar ve haramlardan oku dedim İbni Mübarek Hazretleri söylüyor bunu dedim damgalanmış soysuzlardır Ayet-i Kerime'sini dedim ben böyle söylüyor sen ne ama benim arkamdan laf dolaştırdın damgalanmış soysuz oldun dedim mührü yedin Ayet-i Kerime bu dedim tık yok yani o ağlayıp böyle hüzünlenip böyle işte helallık almak için uğraşacağına daha kibirli kibirli davranıyor Allah muhafaza eylesin o yüzden Allah'ın nasıl affetmeyeceği bir günah yok ise bizim de affetmeyecek bir kimsemiz olmaz ama her şeyin bir usulü
kaidesi var ha bir kimse zikrullah gelecek zikrullah halakası kurulduğunda gelsin kardeşim kimi kapıdan çevirmişsin ben 86'dan beri zikrullah yaptırıyorum 34 yıl olmuş 34 yıldan beri 10 parmağımın 10'unu geçmez sen zikrullah çık dışarı diye o da edep adapla alakalıdır işte böyle yerli yersiz bağırmış çağırmıştır yerli yersiz böyle bir tuhaf davranışlarda bulunmuştur biz de ona demişizdir böyle davranacaksan gelme kardeşim bitti 10 parmağının 10'unu geçmez o da benim kendi nefsimle alakalı değildir yok sufilik demirden
leblebi gibidir bir kimseyi hiç sevmemiş olsan dahi zikrullah alakasına gelir sen ona hizmet edersin hürmet edersin zikrullah alakasına gelmiş bu demirden leblebi gibidir senin şeyhin gelir senin evine senin sevmedin kimse her gün senin arkandan atan tutan laf söyleyen kimse senin şeyhin oradadır senin evine gelir senin evine gelir sen ona hizmet eder hürmet edersin sufilik böyle demirden leblebi gibidir o yüzden ben bunu sevmiyorum bunu halakada görmeyeceğim ben bunu sevmiyorum bunu halakadan istemiyorum diyen kimse
de Allah halakasından atar ben buna inanırım ben bütün zakir kardeşlere de çavuş kardeşlere de bütün hepsine derim bir kişi sizin yüzünüzden halakadan gidiyorsa bunun sorumlusunu sizsiniz derim kimsenin kalbini kırma kimseyi incitme kimseye tepeden bakma kimseye böyle çok affedersiniz hard hurt etme neden o senin sertliğinden senin davranışlarından senin böyle dangolozca konuşmalarından dolayı çeker giderse onun sorumlusu sensin o yüzden bütün ders yaptıranlara sözüm lafınızı iyi bilin hareketlerinizi iyi bilin tavır ve
davranışlarınızı iyi bilin siz küçük dağları siz yaratmadınız herkese tevazulu müsamakar davranın herkese hizmet etmeye çalışın herkese halakanınızda barındırmaya çalışın kendi özel işlerinizi oradaki kardeşlere yaptırmaya çalışmayın Allah muhafaza eylesin birisi sizin yüzünüzden derse gelmezse onun hesabını Allah'a veremezsiniz o yüzden ders yaptıran kardeşler diğer kardeşlerden bu hizmetlerinden ve bu sabırlarından dolayı hızla Allah'a yaklaştırırlar ama bunlara riayet etmezlerse halakalarındaki dervişlerinden daha aşağı düşerler
sebep çünkü onlar bu ölçülere riayet etmediler nice ders yaptıran zakir vardır orada ders yapan dervişlerden daha hali aşağıda olabilir sebep sebebi bunlardır orada ders yaptıran derviş hal görür o göremez sebep sebebi bundandır öyle ahkam kesmiştir kibirlenmiştir büyüklenmiştir birisinin dervişliğinin son olmasına sebep olmuştur derse gelmemesine sebep olmuştur Allah muhafaza eylesin o yüzden bir kişi derse gelmemiş olsa sebebi siz olursanız bunun altından kalkamazsınız ama bir kişinin derse gelmesinin sebebi sizseniz
sizde tabiri caizse füze gibi yukarı çıkar Allah'a yaklaşırsınız manevi olarak Allah muhafaza eylesin o yüzden dikkat edeceksiniz birisi hoşunuza gitmeyebilir siz ona kalkıp da bir laf söylemeyeceksiniz onun dergahdan uzaklaşmasına onun dersten uzaklaşmasına sebep olmayacaksınız Allah muhafaza eylesin selamun aleyküm rüyamda arafatta kendimi ve derviş bayan arkadaşlarla ihramda gördüm kayanın üzerinde beklerken siz yaklaştınız ve bana baktınız ben de size ben de sizin bana baktığınızı fark edince size baktım sizde
ihramlıydınız ve alnınızda Allah yazısını gördüm çok etkilendim inşallah hadca grup olarak gitmeyi nasip etsin bana yorumunu yapar mısınız böyle yorumunuzu yapar mısınız demeyin Allah rızası için o sefer hiç yorum yapasım kalmıyor yapmayın ben böyle böyle rüya gördüm Allah hayırlısını eylesin tamam bitti sayısız Allah de inşallah selamun aleyküm Mustafa Bey günümüzde sanal para birimleri artmakta ve bu sanal para birimlerinden herhangi bir tanesi için alış satış yapıp kar elde etmemize sakınca var mıdır yok sanal para
birimlerinden kar etmek için almakta satmakta bir sakınca yok bir sıkıntı yok ama tavsiye ben normalde bildiğim bir şey değil ben girmezdim ama girilebilir mi evet selamun aleyküm buradan rüya tabiri yapmadığınızı belirttiniz evet içinizden okuyup cevap verirsiniz olmaz öyle ya neden içimden okuyup sana cevap vereyim bunca şimdi sohbeti dinleyen kimselerin içerisinde bu uygun olur mu ya olmaz bunun bazen rengi gidiyor
şarjında mı problem var bunun miadını dolduruyor ayağına artık hayırlı geceler ben bazen geçmişimi günahlarımı düşünüp üzülüyorum ama ne kadar doğru diye de düşünüyorum yani geçmişte takılıp kalmış gibi mi oluyorum diye bu yanlış mıdır sizce bir de Allah'a karşı kendimi çok eksik hissediyorum sanki yaptığım her şey yanlış eksik gibi o eksikliklerimi düşünüp üzülüyorum sizce bu durumlar için ne yapmalıyım tövbe et bir daha o günaha geri dönme Allah yoluna çekersin yürü hayatına devam et bir ikincisi zikrullah halakasına
katılan kimselerin geçmiş günahları da hayra çevrildi diye hadis-i şerif var zikrullah halakalarından ayrılma kopma muhakkak ki bizim her şeyimizde bir eksiklik vardır tam demektense eksiz demeyi tercih ederiz zil hiccayına özel oruç ve zikir var mıdır tevhide devam edin tövbeye devam edin bol bol oruç tutun inşallah bilhassa arife günü oruçlu geçirin selamun aleyküm evli kardeşim var aile ve kardeşliğe sığınarak yaptığı hiçbir şeyde özür dilemiyor bir süre konuşmayıp uzak duruyor çocuklarını ve eşini bize göstermiyor
bir süre sonra gelip özür dilemeden konuşmaya çalışarak geçiştiriyor ve bir durum sürekli olmaya başladı ben bunu kabul etmek istemediğim için direniyorum bu sefer de katı kalpli merhametsiz biri olduğumu söylüyorlar aynı delikten bir daha sırılmamak için kişi önlem alabilir mi evet bu önlem araya mesafe koymak istediği şeylere hayır demek özür beklemek olabilir mi olabilir çünkü bugünün insanı cahil bugünün insanı cahil olduğu için veyahut da bir şeyi anlamadığı için ona bir şeyi anlatmak gerekiyor yani burada hata yapıyorsun
burada yanlış yapıyorsun bu hatanı ve yanlışını bil bu hatandan ve yanlışından geri dön yoksa hatayı ve yanlışı doğru olarak kabul ediyor insanlar Allah muhafaza eylesin bu bir ikincisi şunu da diyebilir bir kimse ama kim ne yapıyorsa yapsın kendine yapsın gelir konuşursa konuşurum konuşmazsa konuşmam diyebilir mi her cevap diyebilir selamun aleyküm çoğunlukla manaya sahip olduğumu söyleniyor fakat kendimin farkında değilim böyle bir durumu Allah ve Resulü sallallahu aleyhi ve sellem için kullanmak isterim kendimin farkına
nasıl varır mana nedir yani bir ki insanlar öyle diyebilirler sen ona bakma sende mana var mı yani sende mana var mı derken bunun bir sürü ölçüsü var örneğin işte Allah'ı zikretmek tövbe etmek namaz kılmak ve bunları yaparken de bu ibadetlerle alakalı bunlarla alakalı rüya görmek hal görmek gibi sizi rüyamızda görmek yolda ilerlediğimizi rüyamızda görmeye başladıktan sonra bir anda görmememiz yoldan uzaklaştığımızı mı gösterir yok öyle normalde tam olarak öyle düşünmememiz lazım bir sürü sebepleri olabilir çünkü selamun aleyküm
yeni doğan bebeğimizde sarılık var Allah şifa versin Allah yardımcınız olsun bu ara böyle bu çok fazla bütün yeni doğanlarda var gibi Allah iyi etsin inşallah hocam selamun aleyküm ve rahmetullah bir sorun var Kur'an-ı Kerim'i okurken Allah kullarının kullarının yükseltmek için yeryüzünde olduğunu haber veriyor pek aklıma bir soru takıldı tekrarlanan bazı ayetlerde şeytanın Hazreti Adem'e secde etmediği yazıyor kibirlendiği için sorun şu hocam eğer şeytan şunu yapsaydı Allah'ım ben yalnız sana secde ederim içimden Adem'e
secde etmek gelmiyor fakat sana da karşı gelmek istiyorum istemiyorum senin emrin olduğu için Adem'e secde ediyorum deseydi Hazreti Adem'e secde etseydi o an orada ne olurdu Allah razı olsun demek ki öyle olmamış ne olur yani böyle olsaydı ne olurdu olmuş böyle olsaydı ne olurdu felsefe yapmaya çalışmaya gerek yok selamun aleyküm dün gece gördüğüm bir rüya ile ilgili size İtalya'dan yazıyorum ben askerliğimi daha önce yaptım rüyada tekrar askerlik yapıyordum ve anne ile babam benimle teslim olacağım yere kadar gelmişlerdi
deniz kenarında bir yerde bir asker giriş yapmam için bana bir belge sordu ben evde unuttuğumu söyledim o da internetten yine çıkartabileceğimi söyledi sonra babamın yanına koştum elinde bir tableti vardı ve oradan belgeyi çıkarmaya çalışıyordum bir baktım ki onların dönüşü için bindikler otobüsteyim panikleyip geri dönmem gerek diyerek otobüsten indim orada bir komutan ve birkaç er vardı birkaç sivil insan bir kurt yakalayıp ağzını iple sıkıca bağlamışlardı komutan onlara bunun bir kurt köpeği olduğunu kurdu bu şekilde
yakalayamayacaklarını söyledi ağzı bağlı kurt köpeğine sürekli havlayan daha ufak bir köpek de vardı sonra komutan karşımda ayakta duran elleri cebinde ve kendisine lakayt cevaplar veren eri azarladı erin ismini okudu ancak hatırlamıyorum sonrasında uyandım Allah razı olsun tövbe et Allah tövbelerini kabul eylesin inşallah biraz nefsine uymuşsun biraz nefsinin peşinden gidiyorsun Kur'an ve sünnete sımsıkı sarıl Kur'an ve sünnete sımsıkı yapış inşallah nefsini terbiye edenlerden ol selamun aleyküm benim bacanak kurbanı
internetten alıp dört adet internetten de bağışlamış ibadet geçerli olur mu bilmiyorum yani nasıl bir yerden aldı kimden aldı nasıl aldı bildiğim bir şey değil hocam hayırlı geceler Diyanet İşleri Başkanı'nın son açıklaması için ne düşünüyorsunuz Atatürk hakkında sütçü imam kim Mustafa Kemal ve Kuvve-i Milliye aleyhine fetva verip düşmanlık yaparsa bilin ki onların damarlarına kafir kanı vardır diyor Diyanet İşleri Başkanı lanet okuyor gerçek kafir kim bilmiyorum böyle bir açıklama mı oldu Diyanet İşleri Başkanı'na
böyle bir açıklama yaptı mı duymadı ben de böyle bir açıklama Diyanet İşleri Başkanı'ndan duymadım yani Diyanet İşleri Başkanı şey mi Atatürk'e mi lanet okudu yok yapmaz öyle yorumladılar vakıf mallarına dokunulursa kim dokunursa yanar dedi bazı hayvanların kulaklarına
sağlık kontrolü yapıldığına dair sarı küpe takılıyor bu hayvanlar kurban edilebilir mi bunda bir sıkıntı yok lanetlik hal hal amel eden biri tövbe etmeden ölürse onun için af olur diye düşünebilir miyiz ben düşünmem kurban edilen hayvanı o esnada çocuklarda izlemeli mi iki yaşındaki oğlum için soruyorum iki yaşı ufakmış daha ya selamun aleyküm bir ergenlik çağında bir genç kız izlediği diziler ve okuduğu eşcinsel içerikli kitaplardan dolayı kendisinin biseksüel olduğunu düşünüyor hiç cinsel deneyimi olmadığı halde
erkeklerden nefret ettiğini söyleyen bu gence ne tavsiye edersiniz aman o çağda biraz erkeklerden nefret etsin daha iyi haramdan korunmuş olur erkeklerden nefret etmezse öyle genç bir çağda Allah muhafaza eylesin o zaman da hata günah işleyebilir insan neyi anlamadığını geç kalmadan nasıl anlar demek ki anlamamış geç kalıp geç kalıp onun kalmaması önemli değil anlamıyorsa anlamak ayrı bir ferasettir çünkü yani o kimse anlayamadıysa geç kalıyorsa anlayamamış onun ferasetini açması lazım feraseti açmak da mesela bir meslekse
mesleğine yoğunlaşması lazım bu mesele diyelim ki işte Cevdet burada ya şimdi araba tamircisi işte anlamıyor anlamıyorsa arabanın üzerine motorun üzerine neresiyse oraya odaklanması lazım yani kendini onun üzerine kilitleyecek yani telefonu bırakacak gelene gidene bakacak ve hatta o tecrübeliyse bu konuda şeyi varsa öyle bir anlık onun öyle bakışı meseleye yeter yani örneğin işte ben çok şahit olmuşumdur yine mevzu sana döndü bak beraber yolculuk yaparken mesela işte adamın arabası arıza yapmış adamın arabası arıza yapmış
diyor sen telefonu tut motora diyor motora telefon tutulur da motorun arızası olur mu bulunur mu ve adam motora tutuyor işte adam bas marşa bağırıyor basıyor marşa ben yanındayım ben şimdi dinliyorum böyle tuhaf tuhaf ondan sonra basıyor marşa onun şurasında şu varmış diyor onun mesleği mesleğinde yoğunlaşıyor bu çok böyle gel git yapıyor şarjıyla mı alakalı bunun normalde ısındı mı ısınmış mı geldi ama bu mesela kalbi bir meseleyse
o zaman zikirle tövbeyle kalbi demek ki ferasette sıkıntısı var onun onu öyle halletmesi lazım inşallah selamun aleyküm ikisi de çalışan eşlerin ayrı ayrı mı kurban kesmesi gerekir kurbanı kim kesebilecekse onun mu ödemesini yapması gerekiyor bir tane kurban kesildiğinde ailenin adına olur mu adabını öğrenebilir miyiz Allah razı olsun eğer normalde kadının parası ayrı erkeğin parası ayrı ayrı ise ayrı ayrı zekat veriyorlarsa evet ikisinin de ayrı ayrı kesmesi lazım vacip çünkü ama yok böyle bir şey yoksa hani bir kimse
bir ailede örneğin işte bir kurban bütün aile niyetine kesilebilir mi evet bu konuda hadis-i şerif de var o yüzden bir sıkıntı yok ama ailenin fertleri zengin hükmündeyse mesela ailede bekar oğlan var zengin hükmünde parası var nisap miktarı kadının nisap miktarı parası var işte babanın da nisap miktarı parası var üç tane kurban kesecekler ama böyle bir şey yok hani nasıl böyle bir şey yok ailede geri kalanlarda nisap miktarında para yok o zaman bir tane kurban bütün ailenin inşallah bu meselede yeterli olur hadis-i şerif var
çünkü 28 şubat tam olarak ne anlam içermektedir ben esenyurt'tan azaltayım ve bir kur'an ve sünnet ve kur'an ve sünnete iman edenlerle savaş 28 şubat bu din ve dindarlarla mücadele savaş üç çocuğumuz var üçüncüsü hala bir yaşında yeniden hamile olabilirim bu durumda kürtaj olmam cazmidir dördüncü bebeği istemiyoruz eşimle ama bunun vebalinden de çok korkuyoruz bize ne tavsiye ederseniz mümkünse bu tip meselelerde hamilelik öncesi hamileliği önlemeye çalışın bu konuda buna gayret edin sonra böyle
sıkıntılı işler oluyor tahrim ve mekruh bir şey devamlı yapmak haram mıdır evet bir işi yaptırmak için yapan kişiye sigara etmek etmek caiz mi gayrimüslimse caiz selamlar hocam bu aralar rahatsızlıklar yaşıyoruz Allah için dua bir zahmet Allah muayeniniz olsun Cenab-ı Hak şifa versin bol bol tevhid çekin bol bol fatiha-i şerifi okuyun inşallah Rabbim hayırlı şifa versin Allah yardımcınız olsun inşallah eşim ve kayınbabam kurban keserken okunacak dua ve tekbirleri Arapça bilmiyorum ben deyip bana okutuyorlar bayan olarak
okumam uygun olur mu bayan olarak okuman da uygun kurban kesmen de uygun selamun aleyküm kurban bayramı kurbanımı hanımın adına kesmem Kur'an sünnete göre uygun mudur kesebilir miyim eğer eğer nisap miktarı yani evde kim zekat veriyorsa onun adına kesilecek ama evde zekat veren yok o zaman hanımının adına da kesebilirsin bütün aile adına da kesebilirsin dedem dedem kendi hayvanı belli olsun kulaklarını dağılıyordu o hayvandan kurbanlık olur mu olur ama dağlamak uygun değil hayvanlara eziyet vermek uygun değil eşim çalışıyor
ben ev hanımıyım memleketten ürün getirip satıyorum karını eve koyuyorum ayırmıyorum ben bu durumda kurban kesebiliyor muyum eşim bana sen kes diyor bu şeyle alakalı eğer ki nisap miktarı para kime aitse o kesecek ama normalde nisap miktarı evde para yoksa bütün aile adına kesilebilir vesvese hastalığında nasıl tedavi olunur la ilahe illallah devam ediniz efendim eksiksiz tam gusül abdesti nasıl alınır her kaynak farklı anlatıyor gusülün hanefilere göre farzı iki ağzı burnuna su vermek bütün vücudu yıkamak bu kadar
başka kaynaklara bakmana gerek yok bu tam bir gusül abdestidir şimdi yaparsan sevabı fazladır anlatacak olduğumu normal ilk önce işte banyoya girdin edep yerlerini yıkadın edep yerlerini yıkadıktan sonra gusül abdestine niyet ettin önce ellerini yıkadın abdest alır gibi sonra ağzına üç sefer su verdin sonra burnuna üç sefer su verdin temizledin ondan sonra kulaklarını meslettin sonra ellerini kollarını yıkadın başını meslettin ellerini kollarını yıkadın sonra ayaklarını yıkadın sonra komple vücudu yıkadın bu harika
selamun aleyküm aleyküm selam yayılı secdadede şeytan namaz kılar ucunu kıvır bırak deniliyor bunun doğruluğu var mıdır Allah razı olsun demiş o zaman bütün camilerde şeytan namaz kılıyor ha öyle mi ya öyle mi şeytan kılsın yazın şeytan kılıyorsa namaz kılsın ne var mı şeytan namaz kılmasını istemiyor musunuz ya selamun aleyküm ben de ceyrancıyım lazım olursa elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım sen ceryancısın bize ceryancı lazım değil elertikçi lazım çarşamba doğum yapacağım
inşallah kırtlı bebeğin yanına hayızlı kadın gelebilir mi etrafa çok farklı şeyler söylüyorlar hiç bu konuda bir hadis yok imamların iştahı da yok o yüzden bir şey diyemeyeceğim selamun aleyküm kuşeyri risalesinde bir kimse müslüman veya yahudi olsun kendi mesleklerinde dahi başka biriyle kıyaslama yapılması gıybettir mesela şu kimse bu kimseden daha işin ehlidir demek gıybet olur çünkü muhakkak tavsiye etmeden kimse bunu duysa üzülecektir diyor of of of of evet bu velilerin evliyaların ahlakıdır selamun aleyküm bir yerim
hızlı bir şekilde çarptığımda hemen o bölgeyi tutup tevhid çekiyorum üstüne normalde geçmeyecek ağrı tevhid de geçiyor bu tevhidin büyüklüğünü mü gösterir maşallah Allah mübarek eylesin tevhide devam mümkünse nefes kitabından bana da verebilir misiniz rica etsem evet bu telefon numarasına adres atın size de gönderelim inşallah selamun aleyküm bazen bir nedenden dolayı bazen nedeni bilmediğim şekilde hüzünlü ve mutsuz oluyorum harika sürekli ağlamak istiyorum gel kafa kafaya ver elimi ağlayalım
bu halim eşime de yansıyor ve onu da üzdüğümü düşünüyorum ama mutsuzluk halimi hüznümü geçiremiyorum bu durumda ne yapmalıyım bilmiyorum öyle olur olmaz her yerde ağlama git tuvalette ağla eşinin yanında dağılama git banyoda ağla git tuvalette ağla at secdadeye git yanınız bir odaya orada namaz kıl secdade dağla gözyaşını kimseye gösterme selamun aleyküm kız arkadaşım var annem kız arkadaşıma gelinim diye hitap ediyor doğru mu gelinim dedi sen de sustun ve kız arkadaşın da buna herhangi bir yorumda bulunmadı nikah oldu
mübarek olsun her kimsen helallık isteyen bazı kişilere karşı hakkımı helal ediyorum ama kalben affedici olamıyorum kendimle çelişiyor gibi hissediyorum ama ne haram olsun diyebiliyorum ne de içimden atabiliyorum bu normal mi biraz daha Allah'a zikreder biraz daha Allah'a yakın olursanız insanlarla olan işiniz çok fazla kalmaz üstadım dua etti bizim için Allah yardımcınız olsun Allah muhininiz olsun hiçbir şey yok ne isim var ne cisim var maşallah Allah muhinin olsun inşallah birinin derse gelmemesine veya dersi bırakmasına
sebep olan bir kimse bu manevi tahribatı düzeltebilir mi nasıl düzeltebilir onu tekrar geri rücu ettirirse geriye döndürürse inşallah olur ama yani bu çok ağır bir vaka Allah muhafaza eylesin selamun aleyküm hakkının helal edilmesi için hiçbir çabada bulunmayan bir kişiye önce kendimizi zorlayarak affedip sonra vazgeçip haram edersek o kişilerin hakkında sonra kim ne olur olur mu canım bir öyle bir öyle affetmişsin helal etmişsin bitti oradan geri dönme artık Allah muhafaza eylesin ya helal etmeyeceksin diyeceksin ki
gideceksin bir de yüzüne söyleyeceksin diyeceksin ki ben sana hakkımı helal etmiyorum benim hakkım senden bu diyeceksin selamun aleyküm domuz içerikli yemler yedirilen kurbanlıklar ya da bahsettiğiniz dişi çıkmamış büyük başlar kesilirse kurban ibadeti olarak kabul edilmediklerini söyleyebilir miyiz evet derneklere kurumlara bağışlanan kurbanların başına bir şey gelirse o bağışlanan kişilerin dini bilmediğinden böyle bağışladıklarından kurbanları kurban sayılır mı bir şey diyemem şüpheli işler var işin içinde yurt dışında
olan birisi kurban için ücretini gönderse burada kurbanını kestirebilir mi evet tanıdık bildik böyle güvenilir insan olursa olur ben rüyamda peygamberimizi gördüm halam üstadımı anlatmamı söyledi sizin bende telefon numaranız yok size nasıl rüyayı anlatabilirim Allah muhareke eylesin inşallah vay maşallah subhanallah selamünaleyküm kurban kesildikten sonra kurban etinin ne kadarını ihtiyaç sahiplerine vermek gerekir bu konuda belli bir ölçü var mı bir ölçü yok ailenizin durumuna göre konumuna göre ama en az üçte birini
dağıtırsanız hoş olur ben evde ipten örgü bebek yapıyorum gözü ağzı kası oluyor kaşı oluyor etrafındaki insanlar yapma günah diyor bu kadar doğru bilmiyorum günah mıdır böyle bir şey yok devam et Allah muhafaza eylesin inşallah ya bu yaptığının bir sıkıntısı yok öyle söyleyeyim evet kıymetli dostlar kıymetli kardeşler sorularınız bitti hızla da buraya kapatayım soru almamak için çünkü ne o burada şu anda mevcutta soru kalmadı ben tekrar bayramlaşmanın adresini vereyim bahçe davet salon sakarya mahallesi kıbrıs şehitleri
caddesi dördüncü tan sokak osmangazi bursa bayramın ikincisi günü saat bir gibi program başlayacak ondan sonra uçağa çık inşallah Allah'ım hayırlısını versin Cenab-ı Hak cümlemizi kurbanlarını ve ibadetlerini şimdiden kabul etsin inşallah bayramda görüşmek üzere bayramda bu perşembe arife malum sohbet yok cumartesi bayram sohbet yok bir dahaki perşembe inşallah yani iki perşembe ikinci perşembede buluşacağız üçüncü perşembede ne oluyor ikinci perşembe ikinci ikinci perşembede burada olacağız inşallah kaldığımız yerden
devam edeceğiz eğer koronadan dolayı yasakları kaldırmazlarsa eğer korona yasakları biterse Allah'ın izinden inşallah o zaman namazgahtaki vakfımızın yerinde derslerimiz başlayacak eftali zikr fâlemennehu la ilahe illallah la ilahe illallah la ilahe el fatihama salavata amin
ecmin Allah gecenizi hayırlı eylesin Cenab-ı Hak inşallah ibadetlerinizi kabul eylesin bayramda bayramlaşmada buluşmak üzere geceniz hayır olsun selamun aleyküm Allah'a emanet olun inşallah Allah'a emanet olun
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.