Karabaş-i Veli Tekkesi Mevlid Kandili Sohbeti - 12 Ocak 2014
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 13 Ocak 2014 · 1:52:21
Selamun Aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşâAllah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü de hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Kıymetli dostlar, bugün malum Mevlüt Kandili, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin hicri doğum günü. miladi olarak, Diyanet güzel bir başlattı, etkinlik güzel bir hafta, güzel bir şey başlattı.
Her Nisan ayında malum, Kutlu Doğum Haftası olarak etkinlikler düzenliyor. Biz tabii böyle haftaları aya çevirmekte mahiriz ya. O yüzden biz arkadaşlar olarak, dergâh olarak Kutlu Doğum Haftası'nı da biz ay olarak kutluyacağız inşâAllah önümüzdeki sene. Ben kendimce her Mevlüt Kandili'nde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'ne sünnetlerini ele almaya çalışıyoruz.
Hiç kimseye laf yetiştirme, laf atma noktasında değiliz. Ama onun doğum gününde biz Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sünnetine tabi olmaya çalışıyoruz. Bugün de kendi kendime ders konusu olarak, bu önümüzde birkaç gün önce, bir haftadan beri, sünnetine tabi olmanın ayetlerle anlatmak isterim.
Buna niçin ihtiyaç duydum? Bunlar İslam dünyasında hızla çoğalma eğilimi gösteriyorlar. Bunların kimler olduğunu, kim olduğunu siz kendi kafanızdan tesbid edin. Bunlar sadece Kur'an'a yönelik bir İslam söz, klişe olarak insana makulmüş gibi geliyor. Ama bunlar biz Kur'an Müslümanıyız diye yola çıkıyorlar.
Kur'an Müslümanıyız diye yola çıkınca, İslam dünyası başındaki Kur'an tabirine bakaraktan haklı olarak, onlara karşı bir makuliyet, onlara karşı bir sıcaklık, onlara karşı bir müsamakar davranıyor. Kulağa da çok hoş geliyor, Kur'an Müslümanlığı, Kur'an İslam'ı. Dikkat edin, bunda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ismi yok, adı yok.
Peygamber Efendimiz ile alakalı herhangi bir şey yok. Yani o peygamber de bir peygamberdi, geldi geçti bitti. Bugünün peygamberine tabi olun diyenler var. Sünnet diye bir şey yok, bu hadis-i şeriflerin hepsi uydurma diyenler var. Peygambere o gün için tabi olunması gerekirdi. Bugün peygamber yok, o yüzden bugün tabi olunması gereken bir peygamber de yok. Siz Kur'an'a bakın diyenler olduğu gibi. Ve bunlar hızla, bakın hızla İslam dünyasında yer bulmaya çalıştı. Çünkü yapılan şeye ilk önce baktığımızda bizim, yapılan şeye ilk önce baktığımızda aa ya haklı mış gibi geliyor.
Bu biraz da şuna benziyor. Muaviye ile Hz. Ali raddallahu anh hazretlerinin ordusu savaş meydanında karşı karşıya gelir. Muaviye'nin ordusu dağılmak üzeredir. Bu dağılma esnasında Muaviye tedirgin, komutanlar tedirgin, herkes tedirgin, toplanırlar istişare etmek için. Bunu hadis kitaplarında veya İslam tarih kitaplarında bulmanız, görmeniz mümkündür.
Mısır'ı alınmasında çok büyük etkisi olan Amr bin Asvardır, sahabeden. Hicretin altıncı, yedinci yıllarında İslam olmuştur, Müslüman olmuştur. Çok zekidir. Aklın dahisi gibi bir kimsedir. Muaviye ile Hz. Ali raddallahu anh hazretlerinin arasındaki çekişmeler de Muaviye'nin fikir hocası, akıl hocası gibidir. Hatta Muaviye'nin de hakemidir. Hz. Ali raddallahu anh hazretlerine alakalı çekişmeler. Çok zeki bir kimsedir. Zeki olduğunu kabul etmekte fayda var. Muaviye'ye der ki, sana bir yol göstereyim. Seni kurtaracak bir şey söyleyeyim. İster misin der. O da der ki isterim.
Söyle der askerlere. Askerlerin, mızrakların ve kılıçların uçlarına Kur'an musaflarını koysun. Ve savaş meydanında başlasınlar bağırma. Biz Kur'an'ı hakem biliriz. Biz Kur'an'ı bağlıyız. Biz Kur'an'ın hükmüne tabiyiz. Savaşmayalım. Kur'an'a tabi olalım. Bakın bu, İslam dünyasında dinin üzerinden siyasetin yer bulduğu zamanlardır. Tabi Muaviye'nin askerleri emirle bunun doğru olup olmadığını bilmeden, muhakeme etmeden onlar emirlerine itaatsiz, bu çok şeksiz şüphesiz, Kur'an'a sünnete uyup uymamasına bakmadan itaat edenlerden kuruludur.
Hemen mızraklarının kılıçlarının uçlarına bu söz konusu olan Kur'an musaflarının, yapraklarının ayetlerini takarlar. Biz Kur'an'ın hakemliğini istiyoruz. Biz Kur'an'a bağlıyız. Bizi Kur'an hakemlik yapsın, kimin haklı, kimin haksız olduğunu diye sloganlar atmaya başlarlar. Öyle olunca, Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerinin taraftarları, askerler, komutanlar bir anda dururlar.
Ya bunlar doğru söylüyorlar derler, içlerinden bir kısmı. Geriye çekilirler, savaş meydanından çekilirler. Onlar da çekilirler. Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerinin etrafında sonradan harici olan Kurra, hafızlar, böyle çok böyle sanki Kur'an'a bağlı derinlemesine Müslümanmış gibi görünen bir ekip vardır. Hz. Ali radiyallahu anh hazretler der ki bu bir oyun, bu bir tezgah.
Gelin yüklenelim bitsin. Ama o Kurra gibi görünen kimseler derler ki hayır, ya Ali sen küfre gidiyorsun. Biz onlarla savaşmayız. Onlar Kur'an'ın hakemliğini istiyorlar. Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri der ki Kur'an'ın hakemliğini herkes kabul eder. Ama Kur'an'ı konuşacak bir dil gerekli. Kur'an'ın hakemliği yine insana bağlı. Derler ki hayır, bunda bir sıkıntı var. Savaşmaktan vazgeçerler. Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri geri dönmek zorunda kalır. Muaviye Şam'a çekilir askerleriyle beraber. Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri küfeye çekilir askerleriyle beraber. Ve ardından hakem bekleniyor ya, ardından Kur'an hükmetecek ya, ikinci haber gelir Muaviye'den.
Onu da Amur bin As söyler yine. Der ki hakem tayin et. Hakim tayin ederken de karşıdan der eşariyi iste. O bildiğiniz muhatur ettiğinle ayrı eşari değil sahabeden. O der, yaşlı. Kur'an'ın dinine çok bağlıdır ama siyaset bilmez, saftır der. Ben de senin hakemin olayım der. Bu arada o Kur'an'a çok bağlıyız diyenler, bu hakem meselesini çıkarınca derler ki, Muaviye'de küfre girdi, Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri de küfre girdi. Bunların ikisi de küfre ehli, biz bunların ikisini de katleteceğiz derler. Ve o katletmeyi düşünenler, bugünkü bazı İslammış gibi görünen cemaat ve cemiyetler gibi suikast düzenlemeye başlarlar kendilerince.
Hani bugün canlı bombalar var ya, onun gibi. İşte, tarihten böyle bir örnek verdim ki, meselenin daha iyi algılanması ve anlaşılmasına vesile olsun diye. Böylece, Müslümanların içerisinde sadece Kur'an, sadece Kur'an hakemli, sadece Kur'an'a tabi olalım biz. Kur'an ne diyor ona bakalım. Bunlar kelime olarak, cümle olarak itiraz edilecek bir şeyler değil. Bunun arkasındaki ne? Arkasındakini görmek lazım. Böyle söyleyen Müslümanlar türemeye başladı. Ve bu Müslümanlar, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini iman etmeye, Hz. Peygamber Efendimiz'e tabi olmaya, Hz. Peygamber Efendimiz'in sünnetini işlemeyi, önemli görmüyorlar.
Hatta öyle hocalar çıktı, öyle cemaatler, öyle gruplar çıktı, öyle grupçuklar çıktılar. İşte sadece, la ilahe illallah demek yeterli. Peygambere iman etme zorunluluğu yok. Peygambere iman etmezseniz de olur. Bütün peygamberleri kabul ettikten sonra bir sıkıntı yok. Peygamberi kabul etmeyenler de, la ilahe illallah dediği müddetçe cennete girerler. Kur'an'ı kabul etmek, Tevrat'ı, İncil'i, Zebur'ı kabul etmek yeterlidir. Bunları kabul ettiğinizde müddetçe bir sıkıntı yoktur. Esas olan Kur'an'dır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetine gerek yoktur diyen, cemaatler, cemiyetler, tarikatlar, cıklar, cıklar, ocular, bucular, şucular, bir sürü ceciler, cucular çıktı.
Bunlar İslam dünyasında eksik değildi. Ama bu kadar önde ve gündemde değildi. Uluslararası deccaliyet sistemi, uluslararası kapitalist, emperyalist sistem, İslam dünyasını da otomatikman iyice hegemonyasını alıp, onları da iyice köleleştirmek için, İslam dünyasının içerisinde bölüp parçalanıp birbirlerini yemeleri için bu tip olgu ve oluşumları odaklıyor, körüklüyor.
Bu odakları körüklüyor. Ve bunlar konuşurlarken insanların arasında size otomatikman Kur'an ayetlerini sıralayaraktan bilgisiz bir kimseni grogi durumuna düşürüp, istedikleri zehri onlara şırınga ediyorlar. Bunlar temiz Kur'an ve sünnet tarihesindeki sufiliğe karşılar. Bunlar temiz Kur'an ve sünnet tarihesindeki bir algıya, bir anlayışa karşılar.
Bunlar ya bendensin ya küfür ehlisin. O noktadalar. Ya siz onların dediklerini kabul edeceksiniz, onların dediklerini kabul etmezseniz, toptan kafirsiniz, bidat ehlisiniz, küfür ehlisiniz. Burası için de bana bir sürü fetva yazanlar gönderenler var, bir tane iki tane değil. Onlar buluyorlar bir şey, o önemli değil sizin ne söylediğiniz. Mesela Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ki, iddia eden iddiasını ispatlamak zorundadır. Siz birisine bir suç isnat ediyorsanız, o suçu ispatlamakla mükellefsinizdir. Suçu iddia makamı, iddia eden ispatlar. Siz birisine bu kimse zani diyorsanız, zina ediyor diyorsanız, onu ispatlamak zorundasınız.
Onu ispatlamıyorsanız, siz onu o zaman dünyanın en büyük insanlar arasındaki günah-i keballerden birisini yaşamış oldunuz. iftira ettiniz. Bir kimse, La ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyen bir kimseye de, onlar çok rahat bir şekilde, sen kafirsin diyebiliyorlar. Ve bunları söylerlerken bunlar, kendilerince salt, Kur'an'a dayandıklarına inanıyorlar. Bugün ben, bunların hepsini, cevap vermek için, Kur'an-ı Kerim'den, bazı ayetler size sunacağım. Bu, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğine ve kendisine iman etmek ve onun sünnetlerine bağlanmakla alakalı olacak. Bu gece, bu geceki sohbet konumuz, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine iman etmek ve onun sünnetlerine tabi olmak, ona bağlı kalmak, bununla alakalı gücümüz yettiğince, vaktimiz yettiğince, ayet ve hadisler sıralamaya çalışacağım.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine iman etmek, imanın farzlarından birisidir. Çünkü iman, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine, din gününe hayre ve şerre iman etmektir diye nitelendirir. O zaman, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğine iman etmek farzdır.
Bir kimse, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, yani Muhammed Mustafa'nın, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğine iman etmekle mükelleftir. İman bu noktada, peygambere ve bütün peygamberleredir. Bizler, Muhammed Mustafa'nın, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Allah tarafından seçilmiş peygamber olduğuna iman ederiz.
Muhammed Mustafa'nın, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Allah tarafından seçilmiş peygamber olduğuna iman ederiz. Ve bir kimse, Muhammed Mustafa'nın, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğine iman etmezse Hanefiye, Şafiye, Malikiye, Hanbeliye ayakta duran dört mezhep olarak ve hadis-i şeriflerin beyanına göre imanı kabul edilmez, iman etmezse.
Muhammed Mustafa'nın peygamberliğine iman etmek bu noktada farz. Cenab-ı Hak Fetih Suresi ayet 8-9 Ey Resulüm, gerçekten biz seni ümmetine şahit, cennetle müjdeleyici cehennemle korkutucu bir peygamber olarak gönderdik ki siz insanlar Allah'a ve peygamberine iman edesiniz. Siz insanlar Allah'ına ve peygamberine iman edesiniz.
Resulüne yardım edip onu yüceltesiniz. Ve sabah akşam Allah'ı tesbih edesiniz. Fetih Suresi ayet 8-9 Bütün insanlar Allah'ına ve Resulüne iman etmek zorundadırlar. İman bu manada Allah'a ve peygamberine iman etmektir. Eğer bir kimse peygambere ve peygamberliğe peygambere ve peygamberliğe geçmiş peygamberlere de Adem Aleyhisselam'la Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'ne kadar bütün peygamberlere iman etmekle ve aynı zamanda Muhammed Mustafa'nın peygamberliğini kabul edip ona da iman etmekle mükelleftir.
Bir kimse Muhammed Mustafa'nın Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin peygamberliğine iman etmezse ve onun son peygamber, son nebi, son Resul olduğuna da iman etmezse onun imanı iman değildir. O iman etmiş sayılmaz. Ey Muhammed Sallallahu Aleyhi Vesselam şüphesiz ki sana biat edenler ancak Allah'a biat etmişlerdir.
Allah'ın kudreti onların kuvvetinin üstündedir. Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a olan ahdini yerine getirirse Allah ona büyük bir mükafat verecektir. Fetih Suresi Ayet 10 Allah'ın Resulüne biat edenler Allah'a biat etmişlerdir. Bu hangi ayeti kerime? Huneyn ile alakalı. Demek ki kim Resulullah'a biat ederse kim ona iman ederse bu seste yine sıkıntı var. Kim ona iman ederse kim ona iman ederse Allah'a iman etmiştir. Kim Resulunu kabul ederse Allah'ı kabul etmiştir. O zaman bunun haricinde bir iman bunun haricinde bir imani düşünce düşünülmesi mümkün değildir.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğini kabul etmeyen ona imanı kabul etmeyenin imanı kabul olunmamıştır. Bu hangi şey efendi hangi hoca efendi hangi alim hangi kürsü sahibi hangi profesör önemli değil. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğini kabul etmeyen onun peygamberliğine iman etmeyen iman etmiş sayılmaz.
Yine ayet-i kerime kim Allah'a ve Resulüne iman etmezse bilsin ki muhakkak biz kafirler için tutuşmuş bir bir ateş hazırladık. Fetih ayet 13 kim Allah'a ve Resulüne iman etmezse Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin iman hafife alınacak bir şey değildir. İmanın olmazsa olmaz rükunlerinden birisidir. Bir kimse Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğine iman etmiyorsa ve peygamberlere imanı bu noktada kale almıyorsa onu ciddiye almıyorsa onun imanı iman olarak kabul edilmesi mümkün değil.
O zaman bir tablo çıkıyor önümüze. Bize Kur'an yeter diyenlere bir sözün var. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine imanı nereye koydunuz? La ilahe illallah demek bize yeter diyenler bu ayeti kerimelerdeki peygambere imanı nereye koydunuz? Bunu hangi cebinize sıkıştırdınız? Bu ayeti kerimeleri yok görmeyi hangi emperyalist güçten emir alıp da İslam dünyasının içine kattınız? Hangi sapık size emretti de Muhammed-i Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğine iman etmekten bu Müslümanları men etmeye kafalarını karıştırmaya çalışıyorsunuz?
Kaça satıldınız? Gittiniz? Hangi kitabınızı basmak için elinizdeki Kur'an'la değiştiniz? Müminler ancak Allah ve Resulüne iman eden müminler kimmiş? Ancak Allah ve Resulüne iman eden sonra imanlarında asla şüpheye düşmeyen ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir.
İşte onlar gerçekten sadık kimselerdir. Hücuret ayet 15 O zaman Müminler kimmiş? Ancak Allah ve Resulüne iman eden Mümin Allah ve Resulüne iman eden kimse ve asla iman sadece Allah'a değil Biz Allah'a iman ettik yetmez mi? Yetmez kardeşim yetmez O yolun başı Allah'a iman ettiysen meleklerine de iman edeceksin meleklerine iman ettiysen peygamberlerine de iman edeceksin peygamberlerine iman ettiysen peygamberlerin getirdiği kitaba da iman edeceksin kitaba iman ettiysen cennete cehenneme mahşere hesaba kitaba yeniden dirilmeye iman edeceksin yeniden dirilmeye iman etmiyorsan imanın iman değil bize kitap yeter kitap hepimize yeter kitap emrediyor Resulüne iman edin diye benim peygamberime iman edeceksiniz diyor
kitap yeter diyenlere diyor kitap söylüyor bu ayet Mustafa Özbağ'ın değil bu Kur'an-ı Kerim bu Allah'ın indirdiği ayet amel edip iman edilip fiilyata dökülsün diye Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Kur'an'ın açıklayıcısıdır hikmetin hikmetin insanların içerisinde babasıdır bilginin imanın yeryüzünde yürüyen misalidir o yüzden Hz.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri aynı zamanda o Kur'an'ı bize şerh eden açıklayan kimsedir o Kur'an'ın nasıl yaşanması gerektiğini bize anlatan peygamberdir bana ancak Kur'an yeter deyip Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetini ve öğretisini red eden öğlen namazını kaç rekat kılacaksın ne kadar kılacaksın ikindi namazını kaç rekat ne zaman ne kadar kılacaksın akşam namazının üç rekat farz olduğunu nereden çıkardın yatsının dört rekat farz olduğunu nereden çıkardın zekattan ne kadar
verileceğini nereden çıkardın kalkıp o gezici o kimse gibi siz ihtiyacınızdan fazlasını dağıtınız diyen nereden mi olacaksın Türkiye'de Müslümanların biraz üç beş kuruş parası olunca onun parasına mı gözünü diktiniz üç beş Müslüman biraz üç beş kuruşa sahip oldu cemaatlere cemiyetlere Kur'an kurslarına imam hatiplerine harcıyor diye canları sıkıldı da bu insanların paralarına göz dikip siz nasıl para biriktirirsiniz fabrika kurarsınız iş kurarsınız nasıl ticaret yaparsınız fazlalığını dağıtıvereceksiniz deyip Müslümanları
yine fukara mı etmek istiyorlar dilenen istenen zenginlerin kapısında duran bir Müslüman tipi mi oluşturmak istiyorlar zekatın yüzde kaç olduğunu kimden öğreneceğiz eğer ihtiyacımızdan fazlasını dağıtmakla emrolunduysak ihtiyacından fazlasını dağıtmayan da almakla da emrolunduk der gider koçun bütün bankalarını soyarsak bizim hesabımızı kim görecek gidelim yağmalayalım mı o insanların mallarını büyüklerini nereden çıkardınız bunu eğer İslam'ı bir sistem ve düzen gelirse ve o İslam'ı bir düzen ve sistemde ihtiyacınızdan
fazlasını dağıtmakla emrolundunuz hükmünü biz zekat müessesesinin yüzdeliklerini hesaplamazsak o zaman İslam devleti gidip ihtiyacından fazlasını el mi koyacak insanların elinden bunu sünneti Resulullah'ta bir kaydı sünneti Resulullah'ta bir fiiliyatı var mı yok neden o zaman şimdi televizyonlarda boy boy öne çıkıp da ey Müslümanlar ihtiyacınızın fazlasından siz dağıtmakla emrolundunuz deyip de bir tane şaklaban adam çıkarıp da konuşturuyorlar arkasında farklı gizli bir oyun var bunun arkasındaki saklı oyun kaos çıkarmak
anarşi üretmek ne adına din adına dinde anarşi yok ibadetler belli ibadetler 1400 yıl önce dininizi tamam ettim demiş bitmiş iş yani sen kalkıp da zekattaki miktarlarla oynayamazsın sen namazın rekatıyla oynayamazsın sen yeni bir namaz koyamazsın Allah dini tamam etti sen bir namazı yok sayamazsın sen yeni bir namaz icat edemezsin üniversiteye giriş namazı gibi sen yeni bir zikir türetemezsin tesbihi oraya asıcan da üç tane illas bir tane fatih okuyucan da kırk gün tesbih orada duracak da dilek edeceksin ondan sonra
tesbih dağıtacaksın dün akşamki muhabbet bu sen yeni bir ibadet koyamazsın din belli din kuran ve sünnetle icmai ümmetle bunu önceden çok üstüne bastıra bastıra söylemiyordum baktım ki son dönemlerde icmai ümmeti atıyor müslümanlar icmai ümmet ne ümmetin bir yerde toplanması ümmetin bir yerde toplandıysa sen orada toplanmıyorsan icmai ümmetten geri çıktın icmai ümmetten kim bir karış ayrılırsa imanı yok bizden değildir diyor Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem o zaman icmai ümmette dur bir bölgede bir beldede
bir ülkede ümmet bir yerde toplanmış sen başka bir yere gidemezsin müslümansan ya bunun eksiği vardı evet muaviye tarafına geçtin o zaman bunun eksiği var dediğin zaman ilk ayrılıkta böyle çıktı nasıl çıktı ilk ayrılık Hz. Ali radiyallahu aleyhi ve sellem Hz. halife seçildi halife seçilince muaviye onun halifeliğini içine sindiremedi muaviye halifeliğini içine sindiremedi Hz. Osman Efendimiz zamanında devletin içerisinde paralel bir devlet kurmuştu muaviye o paralel devleti harekete geçirdi Hz. Osman'ın zamanından
Hz. Osman Efendimizin zamanından paralel devlet harekete geçmişti o paralel devlet Hz. Osman Efendimiz'i şehit etti ne yaptılar her yerde nümayişler her türlü her yerde rahatsızlıktan çıkardılar bunları okumuyor ümmet okumadığı için bugünkü resmi bugünkü panoyu bugünkü oyunları bugünkü tezgahları göremiyor toplandı her şehirden çapulcular nereye geldiler Medine münevvere'ye dediler ki istemiyoruz biz bu başımızdaki valileri emniyet müdürlerini değiştir bunları muasara altına aldılar Hz. Osman
Efendimiz'i gezideki gibi ne yaptılar dolma bahçeyi muasara altına almak istediler nereye basmak istediler başbakanlık binasını ben lafımı esirgemem benim hesabım Allah'a Hz. Osman Efendimiz'i de öyle yaptılar ne yaptı Muaviye iki bin kişilik bir ordu çıkardı dedi ki Medine'ye gideceksiniz Medine'nin dışında duracaksınız içine girmeyeceksiniz Hz. Osman Efendimiz muasara altında onu kurtarın demedi ne yaptılar Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerinin halifeliğini inkar ettiler dediler hayır kabul etmiyoruz
senin halifeliğini kabul etmiyoruz dediler kim dedi Muaviye dedi Hz. Ali Efendimiz icmai ümmet icmai ümmet icmai ümmeti kabul etmedi ümmetin toplandığı yeri reddetti ümmetin toplandığı yeri reddedince ihtilaf çıktı ihtilaf çıkınca savaş çıktı savaş çıkınca orta yerde 50 bin ölü var 50 bin ölü var ben ilk tarih okuyorum ya bir Yahudi var işin içerisinde Allah Allah bir Yahudi bu kadar sahabelerin
kafasını bulandırmaya dahi yeterli öyle mi bu adam niçin Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerinin halifeliğini kabul etmiyor ki onun halifeliğini kabul etmeyen bir yerde ona laf söyleyen yok ya bir tane Yahudi vardı ya o kör olasıca Yahudi onda her şey kardeş sen neden kabul etmedin ya bunu sen neden kabul etmedin icmai ümmetin kabul ettiğini sen neden kabul etmedin hani bize öyle öğretmiştiniz ya başınıza burnu kesilik bir habeşri kölede imam olsa ona biat ediniz dediniz ya biz İslam'ı
öyle öğrendik ya sen burnu kesik habeşri köleyi niçin kabul etmiyorsun şimdi sen neden kabul etmiyorsun işte Hz. Peygamber kitabı da açıklayan bize hayatı açıklayan ve açıkladığı kitabı kabul etmekle mükellefiz o zaman din Kur'an sünnet icmai ümmet o zaman dine bakarken Kur'an sünnet icmai ümmet öyle bakacağız ben işi kestirmesinden götürüyordum Kur'an sünnet diyordum yeter insana diyordum
hani icmai ümmeti söylemeye gerek yok hayır söylemeye gerek varmış niçin birileri icmai ümmeti hafife almaya başladılar birileri icmai ümmeti kabul etmiyor birileri icmai ümmeti red ediyor bunu red ederken din adına red ediyor hemen red edenler gelince aklıma muaviye'nin yaptığı geliyor hemen red edince aklıma gelince hemen hariciler geliyor aa diyorum 100 yılın muaviyesi bu bu 100 yılın haricileri bunlar o zaman her 100 yılın muaviyesi var her 100 yılın alisi var her 100 yılın haricisi var
her 100 yılın resmi geniş bakın bakın ben size tarihin ilk ayrılığından bahsediyorum İslam tarihinin ilk ayrılığından bahsediyorum size ister benim cahilliğimin cesaretine verin bunu siz böyle bir Hz. Osman böyle bir Hz. Muaviye böyle bir Hz. Ali alamamışsınızdır ben ashabım yıldızlar gibidir diyor ben kimseye sövme noktasında değilim ben onun ashabını sövemem hakaret edemem analiz ediyorum Allah bizi affetsin nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan sizi kötülüklerden
temizleyen size kitabı hikmeti talim edip bildiklerin bilmediklerinizi öğreten bir resul gönderdik o zaman bize kitabı ve hikmeti öğreten kitabı açıklayan ayetleri okuyan ve bizi kötülüklerden temizlenmemizin yolunu gösteren bunu sağlayan ve hikmeti kitabın özünü dinin özünün özünü kitabın özünün özünü hayatın özünün özünü talim ettiren öğreten bir peygamber gönderdik bakara ayet 151 o zaman biz nasıl onun sünnetine tabi olmayız bize ayetlerimizi öğretmiş okumuş kötülüklerden temizlenmemizi öğretmiş Hz.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetine öğrettiğine tabi olmak farz alın size kitap alın size kitap şüphesiz ki Allah müminlere lütufta bulundu zira daha önce onlar açık bir sapıklık içinde bulunuyorken onlara içlerinden kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan kendilerini temizleyen ve kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderdi Ali İmran ayet 164 nasıl peygambersiz bir dinin din olacak nasıl peygambersiz bir iman olacak peygambersiz nasıl bir islam olacak peygambersiz bir islamı yaşamak nasıl mümkün
olacak peygambersiz nasıl yaşarsınız bir dini ölçünüz ne olacak bize ölçü gösterebilir misiniz biz o ölçüyü kimden alacağız ayetleri kimin yorumundan bakacağız hangi ayetten sebebiniz neydi hangi hükmü nasıl çıkardılar onu nereden öğreneceğiz işte hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin din öğretmenliğine dair ayetler bunlardı kısa kısa aldım sıkılmayasınız diye şimdiki ayetlerde hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin emir ve nehilerine mutlak olarak uymanın vacip olduğunu onlara uymanın
Allah'a itaat olduğuna dair ne yapacağız inşallah ayetlerden bahsedeceğiz demek ki hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine iman etmek farz onun bu noktada peygamberliğini kabul etmek farz eğer onun peygamberliğini kabul etmezsek onun peygamberliğine iman etmezsek iman etmiş sayılmıyoruz bu birinci ayak bu birinci kat bu birinci kategori biz onun peygamberliğini ve onun peygamber olduğuna iman edeceğiz hem peygamberlik müessesine hem de son peygamber ve son nebi son resul olduğuna iman edeceğiz ikincisi
ne onun kitabı öğretmesine iman edeceğiz o bize yolu öğreten o bize kitabı öğreten o bize hikmeti ilmi öğreten o bizi kötülüklerden nasıl temizlenileceğini öğreten bir peygamber mürebbi öğretmen eğer bu buna iman etmezsek yine iman etmiş sayılmadık yine iman etmiş sayılmadık şimdi ona itaatin farz olduğunu yani onun getirdiklerini kabul etmenin farz olduğunu onun izinden gitmenin farz olduğuna dair ayeti kerimeler ve onun sünnetinin değişmeyeceğini onun sünnetini değiştirmenin mümkün olmadığını ona
itaati değiştirmenin mümkün olmadığına dair ayeti kerimeler dostlar dostlar bunlar bize kitap yeter diyen hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini kabul etmeyenler için bir ikaz kendimize de ne nasihat onlara ikaz kendimize nasihat biz bilelim öğrenelim ilim sahibi olalım ve birisi gelip bize bunları söylediğinde biz ona ayeti kerime ile ne yapalım cevap verelim çünkü yeryüzünde insanların arasında peygambersiz bir islam peygambersiz bir din örgütlemeye çalışıyorlar bunların içerisinde devletler var
bunların içerisinde Roma var bunların içerisinde New York var bunların içerisinde Londra var bunun içerisinde Bonn var bunun içerisinde Brüksel var bunun içerisinde Rusya var Çin var bunun içerisinde uluslararası finans çevreleri var bunun içerisinde uluslararası bütün insanların kanını hemen neoliberal yapılanmalar karanlık odalar karanlık güçler karanlık eller karanlık kuvvetler var islam dünyasının içerisinde şeyhlerle hocalarla cemaatlerle tarikatlarla profesörlerle televizyonlarla basınlarla kitaplarla yayılıp
islam dünyasının içerisinde her cümmerç etmek istiyorlar maksat bu maksat bu çıkarılarken muaviye gibi çok makul masum bir şey istiyormuş gibi çıkıyorlar nasıl muaviye askerlerine emretti mızrakların ucuna kuran ayetlerini takın asın öyle yürüyün dedi bunlar da ellerine kuran alıp bizim üzerimize öyle saldırıyorlar tehlikenin büyüklüğünden haberi yok kimsenin tehlikenin büyüklüğünden haberi yok bu uluslararası neoliberal korkularından bu neoliberallerin yapılanmasından ürktüklerinden doğruları ve hakikatleri haykıramıyorlar
peygambersiz bir islam islam değil peygambersiz bir iman iman değil peygambere iman etmezsen de olur islam değil hristiyanları da cennete koymak yahudileri de iman etmeden cennete koymak budistleri de cennete koymak hindiler de cennete koymak neye inanırsan inan bir şeye inan cennet eksin demek islam değil kıymetli dostlar bunu televizyonda duyduğumda tüylerin diken diken oluyor gazetelerde okuduğumda diken diken oluyor orada burada bunları söylendiğinde diken diken oluyorum sizin gözünüzden kaçırıyorlar bizim gözümüzden
kaçırıyorlar şeytan onlardan yana para onlardan yana kaçırıyorlar göremiyoruz memleketin gürül gürül paraları nereye gidiyor kaçırıyorlar insanları din adına savaştırıyorlar din adına öldürttürüyorlar mezhep adına meşrep adına öldürttürüyorlar gözümüzün önünden kaçırıyorlar bunları adam birisi bombaları bağlıyor patlatıyor bir yerde din adına nerede ümmeti islam toplanmış mı bunda icmai ümmet nerede bunda yok icmai ümmetin toplanmadığı yerde toplanıyorlar icmai ümmet toplanmamış orada bizim önümüze sadece
muaviye'nin 1400 yıl önce yaptığı gibi kılıçlarının ucunda kuran ayetleriyle önümüze geliyorlar bizim içimizdeki bazı o günkü hariciler gibi saflar diyorlar ki savaşmayın onlar kılıçlarının ucuna kuran ayetlerini koymuşlar gelin kardeş olalım diyorlar hazreti mevlananın sözü ne güzel kardeş olmamız için diyor sen önce şeytanın memesinden ağzını çek senin ağzın şeytanın memesindeyken seninle nasıl kardeş olalım diyor sen çünkü şeytandan besleniyorsun şeytandan beslenen bir kimseyle nasıl kardeş olalım sen muaviye gibi
kuran ayetlerini kılıcın ucuna takıp çıkarsan meydana biz bir sefer ütüldük oradan biz bir sefer öpüldük oradan biz ikinci sefer üçüncü sefer dördüncü sefer beşinci sefer hep öptüler hep üttüler bizi ben bir daha öpülmek istemiyorum dostlar ben bir daha ütülmek istemiyorum artık ben bu kaçıncı aldanışım diye şiir yazmak istemiyorum beni bir daha dininle aldatsınlar istemiyorum bir daha beni kitapla aldatsınlar istemiyorum bir daha beni beyaz sakallarıyla insanlar gelip beni aldatsınlar istemiyorum bir daha gelip kürsülerden
ağlayıp sızlayıp ümmeti aldatsınlar istemiyorum ben size kuran ve sünneti anlatmaya gayret ediyorum hiç kimsenin bana tabi olmasını istemiyorum ben zavallı fukara bir kimseyim insanım ben size kuran ve sünneti icma-i ümmeti anlatmaya çalışıyorum bugün bu mübarek doğum gününde o insanların varlığın yaratılmışların en şereflisi en mükemmeli en faziletlisi o Muhammed Mustafa'ya tabi olmanın ona iman etmenin ona uymanın ehemmiyetini anlatmaya çalışıyorum ve istiyorum ki görün bizi kitapla aldatıyorlar de ki eğer
Allah'ı seviyorsanız bana uyun hakkınızı helal edin biliyorsunuz şeker var heyecana üzüntüye fazla gelmiyor dil dudak kuruyor bunlar da kekik mekik suyu öyle aklınıza başka bir şey gelmesin de ki eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir Allah kullarını öylesine bağışlayan öylesine merhamet edendir ki Cenab-ı Hak'ın bağışlamayacağı merhamet etmeyeceği hiçbir günah yoktur bu ayeti kerimeyi almamın sebebi şu bu ayeti keriminin
nüzul sebebi necranlı hristiyanlardır hani hristiyanları cennete katmaya çalışanlar var ya hani hristiyanlar da cennete girer diyenler var ya hani hristiyanları ve yahudileri dost tutmayınız ayeti kerimesini ben yanlış anlamışım diyenler var ya onlara cevap olsun istiyorum hani bize kitap yeter diyenler var ya onlara cevap olsun istiyorum Kur'an'dan söylüyorum yine de ki eğer Allah'ı seviyorsanız necranlı hristiyanlar Medine'ye geldiler ve Medine'ye gelip Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle din tartışması
yaptılar ve dediler ki biz Allah'ı çok seviyoruz ve İsa'yı da çok seviyoruz ve biz Allah'ı sizden fazla seviyoruz öylesine biz Allah'ı seviyoruz ki biz öylesine İsa'yı seviyoruz ki bu sevgimize yetişmeniz mümkün değil Cenab-ı Hak cevap veriyor de ki bakın onlar Allah'ı çok seviyorlar o yüzden onları da cennetime kattım demiyor Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ay necranı hristiyan kardeşler ne kadar Allah'ı seviyormuşsunuz muhakkak Allah da sizi cennete katacak demiyor bize bunu söyleyen yok Allah
cevap veriyor dinin sahibi Allah din Allah'ın din peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin de değil din Allah'ın cevap veriyor Cenab-ı Hak de ki de ki eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ey Hristiyanlar ey Yahudiler ey Budistler ey Müslümanlar ey şeriatçılar ey tarikatçılar ey sufiler ey cemaatçılar ey particiler purticiler dinli dinsiz ey insanlar eğer Allah'ı seviyorsanız böyle bir iddianız varsa Allah'la dostsanız Allah'la arkadaşsanız Allah'la yoldaşsanız
Allah'a aşıksanız onun da size aşık olduğunu iddia ediyorsanız neyseniz sufi misiniz derviş misiniz mücahit misiniz cihad eden misiniz selefi misiniz kadiri misiniz rufahi misiniz budist misiniz hindu musunuz isevi misiniz muhsevi misiniz ayırmadı Allah dedi ki de ki ey Allah'ı seviyor iddiasında bulunanlar Allah'ı seviyorsanız bana uyun kime Muhammed-i Mustafa Mustafa'ya Muhammed-i Mustafa'ya uymak sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine farz sen o hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ayak izlerini
takip etmek zorundasın sen yeryüzünde yaşarken zahiren onun ayak izlerini takip etmezsen manen manen onun ayak izine basamazsın sen sen zahiren onun ayak izlerini takip etmediysen manen de onu takip edemezsin yalancı olma de ki eğer Allah'ı seviyorsanız böyle bir iddianız varsa sizin bana uyun Allah da sizi sevsin niçin peygamberine uyduğun için niçin sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ayak izlerine uyduğun için niçin muhammedi mustafa'nın manen de ayak izlerine uyduğun için Allah da sizi sevsin
Allah kendi sevgisini bir yere bağladı neye bağladı peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine uyumaya bağladı ona tabi olmaya bağladı Allah'ın sevgisini mi istiyorsun muhammedi mustafa'ya uy muhammedi mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine uymazsan Allah'ın sevgisini bekleme ya o boş bir sevgi o her şeyi sever canım uyumasan da sever hayır o kendisini bağlamış ona uyanı sevecek hazreti Allah bağlamış kim peygamberime uyarsa onu seveceğim demiş o vaadinde hak onun sözü değişmez Ali İmran ayet 31
Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir o zaman hiç kimsenin peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine uymaktan başka yapacağı başka bir şey yok ona uymaktan başka gideceği yol yok kim bizim üzerinde bulunduğumuz yolun dışından başka bir amel işlerse o amel reddedilir Buhari Müslüm Ebu Davud o zaman bir yol gidilecekse o yol hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yolu olmalı kıymetli dostlar işte bu necranla alakalı bu ayeti kerime necranlarla alakalı bu ayeti kerime günün hristiyanlarına
cennetlik edenlere bir cevap öyle hristiyanlar da cennete girecek edison da cennete girecek ne elektriği bulmuş ha gitti blender da yaptı olmayanı yaptı öyle mi yok öyle bir şey hazreti peygambere uyacak iman edecek iman etmesi yetmedi onun kitabı açıkladığı gibi ona uyacak o da yetmedi hazreti peygamber neyi nasıl yaptıysa öyle yapacak Allah ve Resulüne itaat edin ki merhamet olunasınız Ali İmran 132 sen merhamet bekliyorsan Allah'tan Allah ve Resulüne itaat edeceksin o kendisine ve peygamberine itaat edenlere merhamet eder
kendisine ve peygamberine itaat etmeyenlere itaat etmeyenlere merhamet etmez onun merhameti kendisine ve peygamberine itaat edenler o zaman peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretini itaat etmek farz ona uymak farz hani başka bir ayet-i kerime var ya sizin aranızda bir mesele çıkarsa siz onu Allah ve Resulüne götürün sen problemi kendi kafandan çözmeye kalkma din olarak bana kitap yeter ben bu kitaba bakarım kendi kendime hükmederim deme neye Allah ve Resulüne götüreceksin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
hazretleri o probleme o meseleye nasıl bakmış bulamadın ahzaba gideceksin ahzab bunu nasıl yapmış ne dedi Muaz Muaz'a Yemen'e giderken neyle amel edeceksin Kur'an'la ya Resulallah bulamazsan sünnetinle ya Resulallah bulamazsan kıyas ederim hükmederim fıkh ederim ya Resulallah tebessüm etti ona o zaman bir problem olmuş sen onu Allah ve Resulüne götüreceksin kendi kafandan çözmeye kalkma ben Kur'an'a bakarım çözerim deme neden Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri var ona götürmek zorundasın ey iman edenler
bakın iman edenlere söylüyor şimdi iman edenler dinlesinler iman edenler dinlesinler ey iman edenler ooo iman edenlere bir söz var bir laf var iman edenlere bir hitap var hitap eden kim Allah Allah hitap ediyor dikkat edin ey iman edenler hitabım size Allah'a itaat edin çünkü iman edenler iman ettiler zaten iman edin değil bak iman edenlere söylüyor onlar iman ettiler bir adım attılar iman etmekle iman etmek neydi Allah'a meleklerine peygamberlerine kitaplarına din gününe hayra şerre cennete cehenneme kabre mahşere
hesap gününe yeniden dirilmeye ve ebedi bir hayatın olduğuna iman etmek buna iman ettin yetmedi bitmedi bitmedi hitap var Allah'a itaat edin Allah'a itaat edin bu ne Kur'an Allah'a itaat edin Kur'an Allah'a itaat etmek bir kitap var orta yerde çünkü biz o kitaba iman edeceğiz ve ona itaat edeceğiz bu bir ikinci adım Resulüne itaat edin 16R2015 16AT092
şoförler arabalarınızı çekin iman edenlere Allah'a itaat edin güzel harika ikincisi Resulüne itaat edin dışarıdakiler konuşmayın Resulüne itaat edin bu ne Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadis-i şerifleri onun sünneti Resulullah'ı Resulüne itaat edin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti Resul'e itaat etmek ne demek peygamberinin sünnetlerini bilmek sünnetlerine itaat etmek bitmedi devam ediyor sizden olan olul emre idarecilere itaat edin devam ediyor ayeti kerime
herhangi bir konuda ihtilafa düştünüzde eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız onu Allah'a ve Resulüne götürün böyle yapmanız sizin için daha hayırlı sonuç olarak daha güzeldir Nisa 59 Allah'a itaat edin bu Kur'an-ı Kerim Resulüne itaat edin bu hadis-i şerifler sizden olan emir sahiplerine itaat edin ulul emir Kur'an sünnet icma-i ümmet ulul emir şimdi mesele ulul emirde ulul emiri açmamız lazım ulul emiri hem geniş dairede hem
dar dairede açmamız lazım bununla alakalı alimler demişler ki bir kısmı ulul emir Kur'an ve sünnet dairesinde hükmeden Kur'an ve sünnet dairesinde fetva veren insanlara bu noktada yol açan İmam-ı Azam İmam-ı Şafi İmam-ı Maliki İmam-ı Hanbeli noktasındaki gibi alimler grubu doğru aldık koyduk ulul emir Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri seriyeye asker gönderir askerlerin başına da bir tane komutan tayin eder komutan ihtilaf çıkar askerlerle arasında odun toplayın der odun toplarlar yakın yakarlar atın
kendinizi içine derler sahabeler atmazlar kendilerinin içine bu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine söylenir Hz. Peygamber Efendimiz cevap verir kendilerini ateşe atsalar da ebediyen ateşte kalırlardı çünkü itaat maruftadır iyiliktedir der başka bir hadis şerifte itaat Kur'an ve sünnettedir itaat iyiliktedir iyiliktedir güzelliktedir yine bu noktada ulul emir o zaman bir böyle seriyenin başındaki komutan itaat ediliyor o konuyla alakalı veyahut da bir meselede ihtiyar sahibi kimse evde koca bir çocuk için
baba itaat edilecek kadının kocasına itaat gibi itaat edecek ulul emir sufiler demişler ki bir kimsenin şeyhi ulul emirdir onun için onun Kur'an ve sünnet dairesinde itaat edecek sufi kitaplarında gerçek sufi kitaplarında ayırt edeyim şeyhi olan itaatin Kur'an ve sünnet dairesinde olması gerektiğini eğer şeyhin söylediği sözler Kur'an ve sünnet dairesinde değilse ona itaatin olmamasına gerektiğine hükmederler ki biz o hükme katılanlardanızdır biz derviş kardeşlerin bu noktada hani gassalın elinden mevt gibi olmak derler ya
biz öylelerden değiliz biz isteriz ki insanlar Kur'an ve sünnet dairesinde itaat etsinler o zaman itaat Kur'an sünnet icma-i ümmet noktasındadır sizden olan emir sahiplerine itaat edin emir sahibi bizden olmalı Kur'an'ı kendisine kitap Muhammed-i Mustafa'yı kendisine peygamber kabul etmeli eğer Kur'an'ı kendisine kitap olarak Muhammed-i Mustafa'yı sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini kendisine peygamber olarak kabul etmiyorsa bizim için o ulul emir değildir ulul emir bu manada ümmetim yanlışta toplanmaz deyip
ümmetin çoğunluğunun arkasında toplandığı kimsedir ümmetin çoğunluğu o kimsenin arkasında toplanacak mesela Mısır'da Sisi ümmetin çoğunluğunu mu temsil ediyor şimdi hayır ümmetin çoğunluğu kimin arkasındaydı Mursi'nin Mursi'nin hataları yok mu var vardır da eksiklikleri yok mudur vardır neden Müslümanların Müslümanlar son yüz yıldır
Kur'an sünnet vatan millet çalışmasından siyaset yapmayı siyaseti nasıl yöneteceklerini bilemediler siyasetin içinde değillerdi devletin içinde değillerdi devlet yönetmiyorlardı hükümet yönetmiyorlardı ben sizi şimdi tekrar geriye götüreceğim gelin biz hep beraber geriye gidelim Hz. Ali radiyallahu an hazretleri gencecik yaşında Müslüman oldu hem Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin damadı hem Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin aynı zamanda da neydi amcasının oğluydu onun yanında
hep dini eğitim aldı o savaştan o savaşa o cihattan o cihata koşturdu ayak oyunları bilmez katakülleyi bilmez siyaset yapmayı bilmez bilmezdi bunun bunun bunları bilmemesi onun safiyane yönü eksiklik değil karşısında Muaviye vardı Muaviye Mekke devletinin elemanıdı müşrikliğinde devlet idaresinde ve siyasette el çabukluğuna maharete sahip aklı bu tip siyasi meselelere kıvrak neyi nasıl nerede nasıl yapacağını bilen siyasete sahip bir kimseydi Hz. Ali radiyallahu an hazretleri Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
hazretleri vefat ettikten sonra geriye çekildi iki sene Hz. Ebubekir efendimiz halifelik etti siyasete dokunmadı hep ona geriler fetva sorarlardı ardından Hz. Osman efendimiz halifelik etti yine aynı fitne çıkmasın dedikodu çıkmasın gıybet çıkmasın müslümanlar ayrılmasın bölünmesin parçalanmasın yine geride durdu din diyanet işleriyle uğraştı Hz. Osman efendimiz halife olunca devletle yüzleşti karşılaştı o zaman için İslam devleti büyük her yerde valiler var paralar kol gezmeye başladı siyaset var askeriye var Hz. Ali
radiyallahu anh hazretleri safiyane ihlesane devleti yönetmek için yola çıktı ama karşısında siyasetin Ali Cengiz oyunlarını çok iyi bilen siyasette ayak oyunlarını gayet harika harika icra eden siyaseti ince işlenmiş bir kaneviçe gibi sanat gibi ören askeriyeyi dengeyi valilerle dengeyi denge politikalarını iyi güden bir muaviye vardı ve Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri o muaviyenin ayak oyunlarıyla tabiri caizse yanındakilerin de etrafındaki kimselerin de Hz. Ali Efendimiz'e tam biat edip
onun yanında ölümüne durmadıklarından dolayı Hz. Ali Efendimiz geri çekilmek zorunda kaldı ama ümmetin çoğunluğu halife olarak Hz. Ali Efendimiz dedi yarın istedikleri gibi eleştirsinler beni ve ümmet ikiye ayrıldı ama burada ayrılan kimdi halifeye karşı çıkan bayrak açan halifenin halifeliğine itaat etmeyen biat etmeyen muaviyeydi kardeş kimseye küfretmiyorum ben kimseye suçlamıyorum ama bir yerde bir kimse var birisine
biat etmiyor biat etmediği kim? Hz. Ali Efendimiz biat etmediği kim? Hz. Ali Efendimiz asker toplayıp silahlanıp ona karşı cihad etme kendilerince cihad etmeye çıkan kim? Hz. Ali Efendimiz kimi katletmek için geliyorsun? Hz. Ali Efendimiz'i katletmek için geliyorsun kimi katletmeye geliyorsun? kimin üzerine gidiyorsun? Hz. Ali Efendimiz'in üstüne gidiyorsun biz konuşsaktık elindeki silah ne? kardeşiz elindeki silah ne? gelin kardeş olalım kardeş mızrağının ucunda ben varım bu mızrak ne?
benim elimde mızrak var mı? benim elimde kılıç var mı? Topla çapulcuları gel benim üstüme kardeş olacağız nasıl kardeş olacağız? ikinci sıfın vakası mı yaşanacak? tarih boyunca yetmedi mi sıfın vakaları? yeniden kerbelalar mı olsun? itaat edin ama murside ama murside deme ümmet toplanmış arkasında sen ama murside deyince ben diyorum ki ya Ali'ye Hazreti Ali Efendimiz aynı ona da aynı dediler ama Ali dediler ona da ama Ali Nihat Ali ama Ali iyi ama mursi iyi sizin amanız bitmeyecek mi?
şaron olunca çağ çağın insan ama şaron değil ama o Beyrut kasabıydı ben söylüyorum şimdi ama onun kasaplığı belliydi neden övdün onu bana? ne diyorsun bana? dinliyorum ben şimdi ümmetin içine birileri ihtilal etmiş seçilmiş cumhurbaşkanını hapsetmiş ama mursinin de aa hemen aklıma muaviye geliyor seçilmiş bir halife var kim? Hazreti Ali radiyallahu anh hazretleri ama Ali ha aynı bunlar bunların kan yolları muaviyeye çıkıyor bunların yolları muaviyeye çıkıyor bunların yolları yezide çıkıyor yezide çıkıyor ben tarihe bakıyorum dönüyorum geriye muaviye ne yaptı?
oğlu yezidi çıkardı başa oğlu yezid ne yaptı? oğlu yezid ne yaptı? Hazreti Hüseyin Efendimiz'i şehit etti muaviye ne yaptı? Hazreti Hasan Efendimiz'i şehit etti ana ya onu gördün mü şehit ederken birisi geçen gün öldü bana kardeş kim onu şehit etti? Muaviye'nin gönderdiği cariye Hazreti Hasan Efendimiz'i zehirleyen kim?
Muaviye'nin hediye olarak gönderdiği cariye kimi zehirledi? Hazreti Hasan Efendimiz'i sordular niçin zehirledin diye benden sonra başkasını nikahlamasın diye zehirledim dedi ben bunu böyle okuyorum böyle okuyorum ya kendi içimden de diyorum ki yani tablo hazır resim hazır bireyler hazır profiller hazır peki Hazreti Hüseyin Efendimiz'i kim şehit etti?
yezid kimin oğlu? muaviye'nin oğlu sebep neydi? Hazreti Ali Efendimiz'in etrafında insanlar toplanır onu halife diye seçer onu halife diye seçerlerse bütün herkes onun arkasına gelir herkes onun arkasına yığılırsa onun halifeliği biter o yüzden de onun kendilerince katledilmesi lazım ne yaptılar? şehit ettiler şimdi Allah'a itaat edin Resulüne itaat edin sizden olan emir sahipten itaat edin bizden olan emir sahibi namazında abdestinde orucunda dininde diyanetinde Allah ve Resulünü kabul eden bir kimse bizden olan itaat edeceğimiz bizden olan emir sahibi bu dergah şeyhimiz var şeyhimiz Kur'an ve sünnet tarihisindeyse biz ona itaat edeceğiz eyvallah bir sıkıntı yok alim Kur'an ve sünnet tarihisindeyse itaat edeceğiz bir sıkıntımız yok kocamız Kur'an ve sünnet tarihisindeyse itaat edeceğiz bir sıkıntı yok babamız
Kur'an ve sünnet tarihisinde itaat edeceğiz bir sıkıntımız yok patronumuz Kur'an ve sünnet tarihisinde itaat edeceğiz bir sıkıntımız yok burası önemli olan Kur'an sünnet icma-i ümmet tarihisinde durmak Kur'an sünnet icma-i ümmet tarihisinde durduysa hiçbir sıkıntı yok Allah bizi onlardan eylesin işte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine iman etmek onun Kur'an'ı açıkladığına ve onun açıkladığı gibi yolundan gitmeye iman etmek ve yolundan gitmek ve ona itaat etmenin farz olduğuna dair üç kategoride
ayetleri size sunmaya çalıştım dilim el verdiğince hazırladığım şeyler el verdiğince kıymetli dostlar kıymetli arkadaşlar bugün malum tabi bununla alakalı da bu ayeti kerimelerden sonra inşallah Allah izin verirse bununla alakalı birkaç tane de hadis okuyup sonra sormuş olduğunuz sorulara geçeyim inşallah vaktinizi de almak istemiyorum hakkınızı helal edin inşallah Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine tabi olmak ona uymak onun peşinden gitmekle alakalı inşallah sünnetine sarılmakla alakalı hadis-i şerifler
ilk önce ayeti kerimeleri aldım size anlattım ki hani hadis-i şerifleri inkar edenlere hadis-i şerifleri kabul etmeyenlere ayeti kerimelerden cevap olsun istedim çünkü sohbetimin başında söylediğim gibi ayeti kerimeleri sadece kendilerini ölçü alan sünnet-i resulullah hadis-i şerifleri kendilerini ölçü almayan bir grup insanlar var ki onlara cevap olsun istedim Allah bizi affetsin inşallah Malik resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri naklediyor size iki şey bırakıyorum onlara tutundunuz da tutunursanız delalete
düşmezsiniz o iki şey de yüce Allah'ın kitabı ve peygamberinin sünnetidir Cenab-ı peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki size iki şey bıraktım kitabımı ve sünnetimi kim bunlara uyarsa delalete düşmez o zaman bir elimizde Kur'an bir elimizde sünneti Resulullah bu ikisi olursa delalete düşmeyiz delalet ne sapıklık delalet ne cehennem yolu delalet ne Kur'an ve sünnetin dışındaki yollar adına ne derseniz deyin onlara tutunduğunuz müddetçe benden sonra delalete düşmeyeceğiniz iki şey bırakıyorum biri
diğerinden daha değerli olan yüce Allah'ın kitabıdır ki gökyüzünden yeryüzüne uzatılmış bir ip gibidir diğer ise yakınlarım olan ehli beytimdir üstelik bu ikisi cennet havuzumun başına gelene kadar birbirlerinden ayrılmayacaklardır benden sonra bu ikisine karşı nasıl bir tavır takınacağınıza dikkat edin termizi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ehli beytini söylüyor burada diyor ki birisi Kur'an birisi ehli beytimdir başka bir adişerite sahabeler soruyorlar Ya Resulallah senden sonra ehli beytini
nasıl tanırız kim Kur'an ve sünnetime sımsıkı yapışırsa o benim ehli beytimdir diyor ehli beyti açıklayan başka bir hadis şerif var hadis şerifi şerh eden hadis şerif bu demek kim Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışıyorsa o ehli beyttendir o zaman Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışan bir kimseye tabi olmak Kur'an ve ehli beyti tabi olmak gibidir yine yüce Allah'tan korkmanızı Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böyle bir baştan bir ayeti kerime okuyor
Tevbe suresi ayet 92 ardından böyle bir yani bir yeri bırakıp gidecek gibi bir şeyi terk edip gidecek gibi olan bir kimsenin hüznünde bunu anlatıyor vasiyet ediyor hatta sahabeler diyor bir gün bizlere namaz kıldırdı sonra bizlere dönerek gözleri yaşartan ve kalpleri titreten çok değerli nasihatlerde bulundu içimizden biri dedi ki ya Resulallah bu veda etmek üzere olan birinin nasihatına benziyor bizlerden ne talep edersin diyor insanların yaşları kemal verdi ölüm yakınsa onların vasiyetleri onların arkaya bıraktıkları
artık herhangi bir korkunun etkisinin altında kalarak da söylenmiş söz değildir bunlardan peygamberler müstesnadır peygamberler için hiçbir zaman korku yoktur peygamberler bu noktada korkudan sıyırılmışlardır işte insanın bir hastalığı olur bir rahatsızlığı olur ölüm ona yakınsa o kimse de dinin özünü anlatır artık ben o yüzden elmalının tefsirini çok met ederim derim ki son cumhuriyet döneminde Türkiye'de yazılmış en iyi tefsirlerden birisidir derim sebep elmalı zaten tefsiri zor bitirir hastalıklarla uğraşıyordur
kalbi de rahatsızdır tefsir bittikten sonra ölür zaten Atatürk korkusuyla tefsir yazılmamıştır yani o günkü baskılardan korkaraktan tefsir yazılmamıştır sonradan zaten bir sürü din adamı mahkemelerde gitmiş o kadar çire çekmiştir elmalıdan daha hafif konuşanlar daha hafif yazanlar sonradan daha büyük zulme uğramışlardır elmalı bu noktada ölümüne yakın tefsir bitmiştir zaten tabi bu da mesela işte Serahsi'nin mevsutu da öyledir ya Serahsi'yi şeye kuyuya atarlar hapsederler Serahsi mevsutunu kuyunun içerisinden yazdırır
İmam-ı Hanbel de öyledir ya İmam-ı Hanbel de son ölüme gider yavaş yavaş askerler onu tutuklarlar o esnada ondan önce bir şeyler yazmıştır böyle sonradan tutuklanıp ölüme giderken yolda Emevi halifesi devrilir Allah onu öyle kurtarır işte böyle bir zamanda Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri mahzun hüzünlü yüce Allah'tan korkmanızı başınızda olan habeşi bir köle de olsa onu dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim demek ki başımızda bir habeşi köle de olsa onu dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim benden sonra
yaşayanlar birçok ihtilafla karşılaşacaktır o nebiler nebisi peygamberler peygamberi o galpten haber veren gelecekten haber veren peygamber benden sonra yaşayanlar için çok ihtilafla karşılaşacaktır bu durumda sünnetime ve doğru yolda olan raşit halifelerin sünnetine uyun sünnetime ve raşit halifelerin sünnetine Muaviye'ye değil Muaviye'ye ve Yezid'e değil Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerinin yanında çok dindarmış gibi görünen haricilere değil her türlü siyasetin ayak oyununu kendine şiar edilmişlere değil
benim sünnetime ve raşit halifelerimin sünnetine kim Hz. Ebubekir Hz. Ömer Hz. Osman Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri Hz. Ali'nin karşısında kim vardı Muaviye sen kime uymaktan sorunlusun Hz. Ali Efendimiz'e sen uyuyacak olduğun yeri gör o zaman dikkat et sen o bir hadis-i şerifte burnu kesik habeşik köleder yani senin kale almayacaksın senin böyle iyi görmediğin senin kerih gördüğün kim bir habeşik köle de olsa ona itaat et der devam ediyor bunlara sımsıkı
sarılıp sağlam bir şekilde tutunun sonradan ortaya çıkacak olan İslam'da olmayan hadiselerden uzak durun çünkü bunlar bidattır her bidatta sapıklıktır o zaman senin uyacak olduğun ne Kur'an sünnet raşit halifelerin yolu ve burnu kesik de olsa habeşli bir köle de olsa ulul emir ümmetin arkasında toplandığı kimse ümmetin onu ona biat edip sen bizi yönet dediği kimse başka yol aramak sapıklık delalet o zaman bu ne oldu muaviyeci oldu Allah muhafaza eylesin dikkat edin sizden biriniz koltuğuna kurulduğu halde benden bir hadis
kendisine ulaşacak ve şöyle diyecek bu hadis şerif müthiş Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberlik mucizesi bir mucize-i peygamber hadisesi bu 1400 yıl öncesinden şimdiki ahmakları anlatıyor bize 1400 yıl öncesinden şimdi embesilleri anlatıyor 1400 yıl öncesinden şimdiki Kur'an ve sünnet düşmanı dışı müslüman içi müşrik olanları anlatıyor bize bizimle aranızda yüce Allah'ın kitabı var bir kitapta neyi helal olarak bulursak onu helal sayar haram olan hususlarda haram kabul ederiz oysa Resulullah'ın
haram kaldığı bir şey yüce Allah'ın haram kıldığı gibidir der tirmizi demek ki öyle insanlar çıkacak ümmetin içinden ve onlar diyecekler ki biz kitaba bakarız bu kitapta bir şey haramsa onu haram kabul ederiz kitapta şarap haram rakı değil diyor biz rakıyı içiyoruz diyor kitapta katmerlenmiş faizden uzak durun diyor bir sefer aldı mı o faiz olmamış oluyor Allah muhafaza eylesin bilin ki bana kitap verildi ve beraberinde aynı değerde olan bir şey daha verildi tok bir karınla koltuğuna kurulmuş kişiye benim hadisim geldiği zaman
şöyle demesi yakındır ibaresini söyleyerekten az önceki şeyi söyledi Allah bizi onların şerrinden muhafaza eylesin kıymetli dostlar sorularınızı hızla geçeyim inşallah hakkınızı helal edin inşallah ondan sonra geceyi sema ve duayla sonlandıralım biz şu iddia denilen oyuna bulaştık belli bir miktarda para aldık ama aldığımız daha fazla kaybettik bu aralar kaybettiklerimizi kazanmak isterken kazanalım bırakalım derken daha çok battık ne yapalım hocam bize akıl ver demiş derhal tövbe et bırak kardeş her türlü şans oyunu
Cenab-ı Hak haram kıldı sen onu kurtaracağım diye uğraşırken temelli batarsın o yüzden zararın neresinden dönersen kar batırdığın parayı de gözüne gözünde görünmesin oradan tövbe et Allah sana helalinden versin annemin ayağındaki reçleme var ben ilaç kullanmasını istemiyorum bu hastalığa faydalı gelen doğal bir şey var mıdır aynı zamanda şeker kolesterol tansiyonu var ve kilosu yüz annem için ne önerirsiniz ilaç kullanmadan kendini illeştirebilir mi yani zor benim böyle ilaç kullanmadığıma bakmayın benim hayatım hareketli bir hayat
hareketli bir hayat olunca ben bir sürü ottan çöpten bir şeyler yiyorum içiyorum kendimce o yüzden öylesine işte kendimi idare etmeye çalışıyorum doktora gitsin yürüyüş yapsın hem kireç hem şeker olunca kanda pıhtılanma olacak kanda pıhtılanmadan dolayı tansiyonu değişecek kalbi onun ritmi bozulacak yakında kalp büyümesi de başlayacak arka damarları çekecek o hastalık birbirini tetekleyecek doktor da gülüyor bana doktor burada olmazsa doktora dur gelsin muayene olsun öyle diyeyim ama yani şeker varsa şeker bütün hastalıkları
tetikleyecek onda o yüzden kilo doktorun doktorun söyleyeceğini söylüyorum şimdi bana öyle diyorlar hızla kilo vermen lazım yürüyüş yapman lazım hiç kendini üzmeyeceksin hiç hüzünlenmeyeceksin hiç sinirlenmeyeceksin yani yaşamayacaksın böyle duracaksın Yasin suresinde 55-58 ayetler arasında cennete gireceklere selam olsun diyor mukabelelerde bu ayetlere gelince Allah'ın selamını alıyorlar ben farklı düşünüyorum benim ne haddime ki ben kendimi cennette bir kul olarak göreyim ama ayrıca ne haddime ki Allah'ın selamını almamak
bu ayetler okunduğunuzda Allah'ın selamını almalı mıyız al Allah'ın selamını ne almıyorsun peygamber efendimiz peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kafirlere müşriklere karşı nasıldı kılıcını kanla bulayanlardan mıydı evet hazreti peygamber efendimiz Uhud'da savaştı Huneyn'de savaştı Hendek'te savaştı hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem adetleri Bedir'de savaştı evet kafirlere karşı da kılıcı kanla bulandı mesnevi de kabak hikayesini ölçü alarak hazreti mevlana'ya şirk koşuyorlar diyorlar bir de şemsi tebrizi
çadır hadisesinden ölçü alarak mevlana'nın mesnevisini ahlaksız kitap diyorlar ne diyeceğimizi şaşırıyoruz böyle insanlara yanlarından uzaklaşalım mı bunlar cahil cühella insanlar cahillerle cühella'larla konuşmanıza gerek yok kapalı iken çok abartılı makyaj yapmak günah mı normal sade bir makyaj günah mı bunu çok merak ediyorum kadınların evli kadınların eşlerine karşı süslenmeleri sevap komple kadınların dışarı çıkarken cezbedici bir şekilde süslenmeleri caiz değil işte çalışırken beğenmediğimize nasıl davranmalıyız
beğenmemiş olabilirsiniz insani ölçülerde davranmak zorundasınız herkese önce yaptığımız hata ve günahlarımızı affettirmek için ne yapmalıyız tövbe eden günah işleyenlerin en hayırlısıdır tövbe edin bira geri dönmeyin peygamberimize nasıl bir ümmet olmalıyız ve yanında olmak için ne yapmalıyız önce haramlardan uzak durup farz ibadetlerinizi yerine getiriniz 29 yaşındayım bu yaşa kadar babamı görmedim babamı buldum beni görmek istemedi bana annene gitsin aitsin dedi bu konuda ne yapmam lazım kendisi Çankırı'da imam
eyvah çocuk ne hangi noktada olursa olsun Hanefi'ye göre çocuk babaya aittir çocuğun babaya ait olması bursa bakımı iaşesi evlenmesi ondan sonra okuması ticaret yapması kız çocuğuysa da işte onun dini eğitimi evlenmesi babaya aittir hiçbir zaman çocuk anneye ait değildir doğumda anneye aittir yani çocuk kimin yatağında doğduysa ona aittir yani çocuk kimin yatağında doğdu annenin kimse doğuran annesi odur o manasında ama çocuktan sorumlu olan birinci derecede babadır o yüzden birinci derecede bakmakla yetiştirmekle
mükellef olan babadır baba çocuklarını eğitmekten bakmaktan kız çocuğu erkek çocuğu evlendirmekten mükellef buradan rüya tevil etmiyorum hakkınızı helal edin ben evliyim kocamla bir şey tartışıyoruz o bana ben erkeğim bir şey olmaz diyor şimdi eşim eğildiği zaman affedersiniz arkası çok gözüküyor ve bu benim hoşuma gitmiyor beni çok rahatsız ediyor hep dikkat et diyorum ama etmiyor tamam diyor yine aynı bunu bana bir anlatır mısınız günah mı değil mi erkek diye gözükse mi gerekiyor erkeklerin de mahremi göbek deliğiyle
diz kapağı arasıdır erkeğin erkeğe erkeğin kadına erkeğin de mahremi vardır göbek deliği buna arkası arkaya dair hiza dahildir ondan sonra normalde diz kapağının arasıdır hanefilerde hanbelilerde bu kısa şort var ya diz kapağının üzerinden bir karış yukarısından başlar hanefilerde diz kapağının üstünden bazıları diz kapağının altı demiş santimetre hesabı yapmayacağım şimdi o yüzden hadi biz diz kapağının üstünden diyelim kolaylaştıralım takva yapacak olanlar diz kapağının altına kadar örtsünler orayla göbek deliğinin
arası erkeğin erkeğe kadının kadına herkesin birbirine mahremdir bir erkeğin de göbek deliğinin arkasından aşağısının görünmesi haramdır haram bu haramı işlemeye hiç kimsenin hakkı yoktur bazen camide cemaatte de denk geliyor adamın düşük belli pantolonlar tarkan pantolonu gibi aşağıda düşüyor iyice öyle pantolonlar öyle kotlar mod ettiler adamlar normalde bir eğiliyor arkası kabak gibi meydanda namazdasın ne bileyim camidesin bir toplantıdasın bir cemaattasın veya sokakta adam kemeri de düşürmüş gençler daha fazla
bunda tarkan gibi yürüyor bir eğiliyor her taraf meydanda yok islamda haram özentiden başka bir şey değil herkes gitse o konfeksiyon aldıkları yerde yüksek belli pantolon var mı yok çıkacak yüksek belli pantolon var mı yok çıkacak bu kadar basit şimdi bunu sadece ben yaştaki insanlar için yapıyorlar böyle yani ben şimdi normalde gittimde yüksek belli pantolon var mı diyorum ben yok çıkıyorum benim terzi öldü Allah rahmet eylesin bir de böyle içimizi sere sere bir terzi bulamadık Hacı Erkan üzülecek canı sıkılacak şimdi ama
öyle olmadı ee yok öyle olunca da sıkıntı yani birkaç böyle bir şey almak istiyorum gidiyorum ben şimdi diyorum yüksek belli bir şey var mı bakıyor bana şimdi yok bir tanesi dedi biz dedi böyle babalar için dedeler için dedi hani yaptırdıydık iyi dedim hem babayım hem dedeyim ben de o sınıfa giriyorum dedim ben tebessüm ettiler falan çıkardılar bir tane giydim geri olmadı alışmışlar bir karış buradan tamam bitti namaz kılarken ben burada güldüm haram dediğim şey benim başıma gelecek Allahu ekber namaza duracaksın kabak gibi
meydanda her şey arkandaki adamı hakkın yok bir şey göstermeye böyle bir sorumluluğun ve zorunluluğun da yok ben ölümden korkmuyorum ama Kur'an ve sünnet üzerine bir şey yapmıyorum ve ölümü çok merak ediyorum ayrıca Allah'ı da çok merak ediyorum bir şeyi de benzetmek istemiyorum bana açıklama yapar mısınız ölümden korkmamanı kabul ediyorum Allah ve Resulullah için bir şeyler yap bu noktada sana tavsiye ediyorum ama Allah'ı merak ediyorsan onun dinini hakkıyla yaşamaya çalış Cenab-ı Hak merakını kalbinde geçirsin bu aynı
el yazısından çıkmış bunlar ben kapanmayı çok istiyorum namaza başlamayı da çok istiyorum ama bir türlü cesaret edemiyorum çok isteseydin cesaret de arkasından gelirdi az istemişsin hadi sen çok iste bugün senin gününle olsun inşallah bazen çok içimden geliyor özeniyorum ama bazen hiç içimden gelmiyorum ama bunları yapmak istiyorum öyle olursam kapanırsam namaz kılarsam evimde de huzurlu olurum kalbinde bunun için ne yapmalıyım hemen bu gece niyet et kapan namaza başla abdeste başla oruca başla kendini Kur'an ve sünnetin
içerisine at Cenab-ı Hak inşallah hidayetini arttırsın sana amin diyen dillerimizde nar cehennemden azat eylesin amin haklarınızı helal edin burada maksadımız amacımız bir tarikata bir cemaate bir partiye bir kliye herhangi bir izme herhangi bir ocuya bucuya cücüğe öcüye dil ve laf uzatmak değil inandığımız Kur'an ve sünneti anlatmaya gayret ettik o yüzden haklarınızı helal edin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin muhabbeti sevgisi gönlünüze doğsun inşallah ve gönlünüze doğaraktan inşallah o Muhammed-i
Mustafa'nın yolundan gitmek nasip olsun selamün aleyküm
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.