Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 26 Mayıs 2018 · 39:03
Selamun aleyküm, Allah gecenizi hayır etsin inşallah, Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Cenab-ı Hak nice Ramazanlarda buluşup, Ramazan'ın sonunda affolanlardan eylesin inşallah. Yedi yüz kaç, yedi yüz elli sekiz, İbn-i Mesud radıyallahu anh Hazretleri anlatıyor, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki, Ateşe kimin haram kılındığını, Yahut ateşin kime haram olduğunu size haber vereyim mi? Cevap veriyor.
Cana yakın, ağır başlı, yumuşak huylu ve kolayca iş gören her şahsa, şahsa haram kılınmıştır. Nebevi ve tirmizi. Hadiste bahsedilen, kolayca iş görmek ile kastedilen, ne kastedilmektedir? Dünyevi işler mi? Her türlü iş. Bir kimseyle normalde bir iş yaptırırsınız, kolay iş yapar, kolay yardım eder, işini kolay bitirir, ağırlıklı değildir. Bu titiz değildir manasında değil. İnsanların arasında eziyet etmez, iş çıkarmaz, eziyeti normalde bir iş yaparken, eziyetli bir hale getirmez, etrafı üzmez, etrafı kırmaz, incitmez. Aslında bu cana yakın olmak, o kimsenin insanlar arasında iyi ahlaklı olması, insanlarla çabuk irtibat kurabilmesi, insanlarla bu noktada geçiminin kolay olmasıdır.
Cana yakın insan, iyi ahlaklı insandır. Sıcak kanlı, iyi ahlaklı, güzel ahlaklı, cana yakın olmak, böyle asık yüzlü olmamak, tebessümlü olmamak, iyi huylu olmak, etrafıyla olan diyaloğunu belli bir minval üzerinde yürütmek, cana yakın olmak. Ağır başlılık işte hafif hareket etmemek. Ağır başlılık, ağır başlılık yolda ağır yürümek değildir. Yolda ağır yürümek de sünnettir ama ağır başlılık bu değildir. O kimse hafif hareketler etmez. Mesela olur olmaz her şeye gülmez, olur olmaz her şeye kahkaha atmaz. Hafif insan, olur olmaz her şeye karışmaz. Karışanlar hafif insanlar. Her şeye maydanoz olur, hafif insan. Ağır başlı insan vakarlıdır. Her şeye maydanoz olmaz, her şeye laf atmaz.
Cahiller ona laf attığında onlara normalde karşılık vermez. Böyle ağız dalaşı etmez. Ağız dalaşı edenler normalde hafif insanlardır. Ağır başlı insan, tabiri caizse ağır taş yerinde yakışır misali, lök gibi insandır. Oturmasıyla, kalkmasıyla, yürümesıyla, hareketleriyle, tavrıyla, tarzıyla, etrafa olan davranışlarıyla o bir eminlik arz eder etrafa. O böyle kendine güvenen, etrafa güven veren, emin insandır. Bunlar ufak tefek şeylere bozulmayan, ufak tefek şeylere dağılmayan, ufak tefek meselelerden, ufak tefek hadiselerden problem çıkarmayan insandır. Bunlar ağır başlı insan. Öbürkü de zaten yumuşak huylu. Yumuşak huylu demek, sert, kaba, hain insanlar değil. Ayet-i kerimede diyor ya, eğer sen sert ve kaba olsaydın, peygamberine söylüyor, etrafında hiç kimse olmazdı.
Bakın etrafında hiç kimse yoksa bir kimsenin, sert kabadır, haşindir, haindir. Onun etrafında hiç kimse durmaz, Aziz Allah Celle Celaluhu. Yani o kimisi mesela o sert, kaba davranışını iyilik zanneder. Sert ve kaba davranış iyilik değildir. Etrafını kıran, döken, etrafını üzen insanlar. İyi insanlar değildir. Asık yüzlü, herkese laf söylüyor, herkese pat, küt girişiyor lafla, hareketle, mimikleriyle. Allah muhafaza eylesin. Bunlar iyi huylar değil. Din, güzel ahlakın üzerine kuruludur. Enteresan bir şey, sufileri bunu bu konuda eleştirirler. Ama tarih, zaman, insanların yaşadıkları görüldükçe, sufilerin kendilerince, Kur'an ve sünnetten süzülmüş yollarının hakikati ve doğruluğu çıkıyor.
Dini ne zaman ki ibadet üzerine oturtturup ahlakı içinden aldılar, dindarlar ne yazık ki sert, kaba, hain, haşin, lafının sözünü bilmeyen bir gürüha döndüler. Yani Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki, Müslüman odur ki elinden ve dilinden diğer Müslümanlar emindirler. Bizim elimizden ve dilimizden kimse emin değil. Yani siz şimdi İslam dünyasına baktığımızda dilinden eminlik var mı? Hele bu sosyal medya denilen facia çıktığından beri hiç kimsenin dilinden hiç kimse emin değil. Adam gözünden görmüş görmemiş, hiç önemli değil. Önüne gelene, önüne gelene, diline geleni söylüyor. Önüne geleni, diline geleni söylüyor.
Tanısın tanımasın, hiç önemli değil. Oysa ayeti kerimede size bir haber geldiğinde onu araştırınız diyor. Hiç kimse araştırmıyor bile. Araştırma ihtiyacı da duymuyor. Müslümanların birbirlerinden dilleri emin değil. Mümin odur ki, diğer insanlar onun üzerinden canlarından emindir. Canından da emin değil Müslümanlar. Birisi Allahu Ekber diyor, camide bomba patlatıyor. Birisi başka mezhepten diye oraya rakatatarla saldırıyor. Yani kendi ülkemizde bakın, bundan iki yıl öncesine kadar Ulu Cami'nin önünde bombayı kim patlattı ya? Garın önünde bombaları kim patlattı? Ne adına, kim adına patlattı? Veya Irak'ta, Suriye'de ne adına, kimin adına ibadeti hamlelerde bomba patlatılıyor?
Demek ki Müslümanların birbirlerinden can emniyetleri de yok. Bırakın Müslümanı katletmeyi, siz bir kiliseye bile saldıramazsınız. Siz bir canlıyı öldüremezsiniz ya. Ölürsünüz, bu size tuhaf geliyor. Müslümanlara bu tuhaf geliyor. Ya sen ölürsün, öldüremezsin ama. Hani hadis-i şerif var, fitne zamanında, ahir zamanda, Adem Aleyhisselam'ın oğullarının başına geldiğinde kimin yolunu seçecektin?
Şehit olanın yolunu seçecektin. Eee, biz kimin yolunu seçiyoruz şimdi? O yüzden sufiler burada kasıtlı olarak eleştiriye uğradılar. Din, güzel ahlakın üzerine kuruludur. Hadis-i şerifini kendi üzerlerine yaşadılar, eleştirildiler. Dini sadece ibadetin üzerine oturtturmak ve güzel ahlakı içinden almak din diye ortalıkta hiçbir şey kalmaz.
Bakın, namaz kılmak, oruç tutmak birer ritüele döner o zaman. Eğer güzel ahlak yok ise aç kaldın Ramazan mübarek günde. Yani eğer dilini muhafaza etmediysen ahlakını güzelleştirmediysen sen oruç tuttum diye herkese önüne gelene hard hurt yaptın, bağırdın, çağırdın tabiri caizse ben onu şimdi farklı tarif edeceğim. Yani sen önüne geleni ısırdın, ardından geleni deptiysen oruç tuttum diye tutma kardeşim orucu, aç kaldın.
oruçtan maksat nefsini terbiye etmek. İbadetten maksat nefsini terbiye etmek. Allah'ı hatırlamak. Ya bir insan oruçtu, bakın bir ibadet var ki normalde belli bir saatin içerisinde devamlı ibadet halinde tutuyor seni. Oruç, sabah imsak vaktinden akşam iftar vaktine kadar bir kimseyi devamlı ibadet halinde tutan bir ibadettir. Bakın, bunu sufiler hadis-i şeriften devamlı ibadet halini hadis-i şerifi kendilerine baz alarak da şöyle yaparlar. Kim sabah namazını kılar da öğlen namazının vaktini hedeflerse arasındaki küçük günahlar affolur. Ondan sonra ibadet etmiş gibi olur. Öğlen namazını kılar ikindiye niyetlenirse öğle ile ikindi arasındaki küçük günahları affolur.
İbadet hükmünde oluyor. Neden? O kimse beş vakit namazda kendisini her daim yeniden namaza ne yapıyor? Endeksliyor kendisini. Kendisini yeniden namaza endekslediğinden o arada geçmiş olan zamanı ibadet etmiş gibi Cenab-ı Hak yazıyor. Ve o aradaki küçük günahlarını affediyor onun. İki namaz arasında. O kimse ne almış oldu? İki namaz arasında ibadete devam etmiş hükmünde oldu. Aslında bunlar ümmetin veyahut da Müslümanların gözünden kaçırdığı haller. Gözden kaçıyor bu. Şimdi Ramazan, oruç bir kimsenin imsak vakti girdiğinden iftar vaktine kadar iki arada daim ibadet ettiği zamandır. Daim. orucun en büyük özelliklerinden ve faziletlerinden gizli örtülü görünmeyen hikmetlerinden birisi budur.
Bir kimse örneğin on bir saat veya on iki saat kaç saat şimdi millet hesaplıyor boyuna da benim öyle bir matematiğim yok. Bir ara neydi o İstanbul'daki bir profesör vardı. Onun hadisleri inkar eden. Ne onun adı? Abdülaziz Bay'ındır. İsmi güzel, soy ismi güzel de fikirleri güzel değil. Hani geçen sene ortalığı bir duman attırdı ya işte çok oruç tutturuyor Diyanet size oruç bu kadar uzun zamanlı değil saatli değil hadisleri inkar hadis inkarcısıdır o kendisi. Bunun da altını çizin. Öğrencileri talebeleriyle de konuşuyorum diyor tutarsız bir yerde diyor hadisi inkar ediyor başka bir yerde diyor bir mesele açıklamak için diyor yine hadise müracaat ediyor demiyorsunuz mu dedim ben hocam hadisleri inkar ediyor neden hadise müracaat ettin deyince diyor sınıftan çıkarıyor bizi diyor veya kızıyor bize diyor
biz bir şey diyemiyoruz diyor böyle de tutarsız bir kimseymiş hoş televizyonda da izliyorum ben özellikle bunları izliyorum bu hadis inkarcılarını özellikle izliyorum tekrar bile olsa izliyorum hangi hadisleri baz alıyorlar hangi hadislerden inkar ediyorlar diye özellikle sohbetlerde ders konusu yapayım diye izliyorum yani elle tutulur gözle görülür bir tane iki tane üç tane beş tane hadis koymuyorlar genel konuşuyorlar hadisler hadisler ya ilim insanı hangi hadisse tutarsız olan o tutarsız hadisi söyler der ki mesela örneğin
Ali'l-Karri bir risale yazmış hadislerle alakalı bir risale yazmış belli hadislerle alakalı işte böyle tutarsız gibi görünen senetlerinde problem olanı bir risale risale haline getirmiş hala otur sen de Ali'l-Karri'yi ondan sonra karşı risale yaz bu senin hakkın hadis ilmi ise suiti oturmuş hadislerle alakalı kritikler yapmış hakkı İbn-i Hacer oturmuş hadislerle alakalı kritikler yapmış hakkı her biri kendi dalında uzmanlaşmış tabiri caizse zirve olmuş kimseler kabul edip etmemek yine Müslüman'ın kendi hakkı ben kabul etmek zorunda da değilim
ben derim ki Buhari'de geçen bütün hadisleri ben sahih olarak kabul ediyorum asacak mısın beni ben derim ki on dört tane meşhur hadis kitabı var içinde geçen bütün hadisleri sahih olarak kabul ettim sana ne asacak mı beni Ali'l-Karri Ali'l-Karri ise Ali'l-Karri Allah razı olsun ilim ehli insan onun ilmiyle yarışacak değilim kabul etmiyorum hakkım mı? evet mezhep hakkım mı? evet ister Hanefi olurum ister Malik olurum ister Hanbel olurum ister Şafi olurum kime ne? hakkım mı? hakkım bu eleştirilecek bir şey değil ki kimi ilgilendirir? kimse ilgilendirmez kimse ilgilendirmez bakın kimsenin buna hükmedecek bir növcut yok bizi öyle bir baskı altında tutuyorlar ki biz dini olarak kendi özgürlüklerimizi kullanmaktan bile uzağız Müslümanım demeye utanacağız bir ara Müslümanım demeye korkuyorduk zaten Türkiye böyle zamanlar yaşadı şeyhim var demeye korkuyorduk utanıyorduk biz
bunları yaşadım ben şeyhim Ulu Cami'ye geldiğinde gece dizinin dibinde oturan dervişler Ulu Cami'de uzaktan bakıp gidiyorlardı yanına yaklaşamıyorlardı öyle değil mi Abdurrahim? gitmiyorlar mı? büyük esnaflar şey yapmadan yanına yanaşmadan yürüyüp gitmiyorlar mıydı? ben şeyhimin yanındayım ya derviş arkadaşlar ya şeyhin oraya gelmiş senin gel bir selamun aleyküm hoş geldiniz de Allah kabul etsin de yürü haklı haksız doğru yanlış Türkiye buralardan geldi ve hala da Müslümanlar pısırık Türkiye'deki Müslümanlar pısırık Türkiye'deki Müslümanlar sevdiklerini bağlılıklarını yollarını haykırmaktan anlatabilmekten uzaklar o içine kapanıklılık baskı silsileler halinde devam ediyor yani 50-60 yaşına gelmiş o baskıdan silmiş çocuklarını da sinik bir şekilde yetiştiriyor biz çocuklarımızı
dini minval üzerine atak yetiştiremiyoruz bizim çocuklarımız okullarda dinlerini imanlarını yollarını savunamazlar savunmazlar savunamazlar yani bunu aşağılamak için söylemiyorum ama bir solcu inancını yolunu çatır çatır çatır anlatır herkese öğretmenmiş çatır çatır öğretmenle tartışır ve o öğretmen ona hiçbir şey söyleyemez bir Daesh KBC'li istediği gibi yolunu anlatır kimse ona laf söyleyemez bir solcu bir komünist bir ateist bir dinsiz o kadar davasına sadıktır ve öyle anlatır ki karşısındaki Müslüman kendi yolunun
haklından dahi şüpheye düşer onun o davasını anlatmasından onun o mücadelesinden kendisinden şüpheye düşer bu pısırıklık ne yazık ki iki yüz yıldan beri Müslümanların içerisinde var Müslümanlar acı bir şey hem siyasal anlamda hem askeri anlamda hem ekonomik anlamda hem kültürel anlamda hem de fikri planda biz gavurların peşine takılmışız sinmişiz bu sinmişliğimizi üzerimizden atamıyoruz biz bakın bu sinmişliğimizi üzerimizden atamıyoruz biz bu baskı altında duruşumuzu üzerimizden atamıyoruz savunamıyoruz biz anlatamıyoruz
konuşamıyoruz imanımız kemale ermedinden mi cesaretimiz eksik dünyaya bağlılığımızdan dolayı mı cesaretimiz eksik eksik cesaretimiz biz hakkı hakikati haykırabilen insanlar değiliz o yüzden sufiler normalde din güzel ahlakın üzerine kuruludur dediğinde bütün herkes hüra sufilerin üzerine geldiğinde sufilerin bu noktada sufiler de geri çekiliyorlar medrese veya diğerleri de bu konuda onlara yardımcı olmuyor ve ne zaman islam dünyasında suf akım suf yol geriledi islam dünyası ahlaki olarak geriledi islam dünyası cesaret
olarak geriledi islam dünyası tabiri caizse içi boş bir tenekeye döndü neden namaz kılıyor yalan söylüyor namaz kılıyor gıybet ediyor namaz kılıyor her türlü hainliği yapıyor oruç tutuyor her türlü rezillik var ya müslümanım diyen bir kimsede ahlak eksik her türlü rezillik var neden ahlaki yönden dolu değil ahlaki yönden dolu değil bu sefer o kimse dinin veya islam dininin bu noktada temsilcisi olma hüviyetini kaybediyor pro tip olma hüviyetini kaybediyor yani evde bir oruç tutan bir baba var sinirli agresif sert annesine sert
çocuklarına sert umarsamaz sevgiden yoksun yumuşaklıktan yoksun ağırbaşlılıktan yoksun bir baba profili var evde oruç tutuyor namaz kılıyor ama çocuklarıyla iletişimi bozuk eşiyle iletişimi bozuk etrafla iletişimi bozuk her tarafı bozuk adamın bunun çocuklarına dinini sevdirme dinini alıştırma dinini onlara anlatma böyle bir şey yok mümkün değil bir anne pro tipi yani namaz kılıyor anne örtülü harika saçının telini göstermeyeceğim diye başına üç tane üst ardı ardına ört atıyor ama yanına yaklaştığından dilinden emin değilsin
elinden emin değilsin hal ve hareketlerinden emin değilsin emin değilsin yani bir anne pro tipi var önüne gelen herkeste kavgalı gürültülü baldızıyla kavgalı ne bileyim işte görüncesiyle kavgalı kayınvalidesiyle kavgalı kayınpederiyle kavgalı eltileriyle kavgalı ya en doğru sen misin başka senden başka doğru yok mu herkes yanlış da bir tek sen mi doğrusun et önüne gelen herkesle kavgalı kim bu pro tip örtülü saçının telini dahi göstermekten inticap eden çok sıkı muhafaza eden bir müslüman kadın pro tipi yani dışarıdan
baktığında harika şeyhimin dediği gibi yeşil türbe içe estağfurullah töbe yani ne bu müslüman kadın pro tipi bakın islamın bu noktada ahlakını alınca eliniz elinden bomboş teneke gibi kaldı yani camiler dolu ama çok özür dilerim ama yani camiler dolu ama ahlak sıfır tekkeler dolu ahlak sıfır zikrullah halakası dolu güldür güldür herkes zikrullah yapıyor harika zikrullah bitiyor filancanın fişmancası şöyle olmuş bildim mi ya bırak daha yeni affoldun ya hazreti mevla diyor ya neden diyor senin ambarında olmaz biliyor musun
diyor ambarında fare var delik var ambardan sen bir taraftan dolduruyorsun ama durmuyor neden delik kocaman hani şeyde ortaokullarda liselerde matematik problemleri var ya işte diyor havuza gelen bir şey var su var işte şu kadar saatte metre küp ondan sonra su geliyor ama diyor gideri şu kadar metre küp gidiyor kaç saatte dolar ulan bizimki öyle değil bizimki geldiği gibi durmadan gidiyor neden delik kocaman gider bizde bizde akan damlıyor orada tıp tıp tıp damlıyor daha zaten yere düşerken buharlaşıyor bizde bir de
kocaman delik var gidiyor bizde bizimki eksi diplerde de değil eksi de bizimki Allah bizi affetsin o yüzden İslam dünyasının en büyük handikapı güzel ahlak ve sufiler bu güzel ahlakın üzerine felsefelerini oturtturmuşlar bu namaz teferruattır demek değil oruç teferruattır demek değil örtünmek teferruattır demek değil bugün birisi bir şey gönderdi ne o bana bir kısa bir video gönderdi yani şahsiyetin birisi de başörtüsünü teferruat olarak görmüş önceden başka bir şahsiyeti neden kızdınız ki adam teferruattır deyince
böyle Türkiye o yüzden normalde muhakkak İslam'ın kendi içerisinde olmazsa olmazları var farzları var vacipleri var sünnetleri var bunları reddetmek mümkün değil olması gerekenler var evet yani bu sohbetin sonucunda şu çıkmasın yani namaz çok önemli değilmiş önemli olan güzel ahlakmış öyle değil yani namazla alakalı ayet-i kerimede ne diyor Allah'ı zikretmek en büyük iştir eyvallah namaz da sizi kötülüklerden alıkoyar birbirini devam ettiren bakın Allah'ı zikirle namaz ardı ardına gelen ayet-i kerimelerde namaz eyvallah
Allah'ı zikir eyvallah namaz ardından ama diyor o namaz seni kötülüklerden alıkoyması lazım namaz seni kötülüklerden alıkoymuyorsa senin namazın hakikate ulaşmış bir namaz değil sen tabiri caizse kültür fizik yapıyormuşsun gibi oluyor acı bir şey ama bu evet farzı yerine getirdin getirdin ama yüzlerine paçavra gibi atılacak olan ibadet ehilleri var ya ibadetler var ya onlardan oluyor işte hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde bu hadis-i şerifinde güzel ahlakı bize tavsiye ediyor güzel ahlak insanı
Allah'ın yanında şerefli kılacak olan unsur güzel ahlaktır Allah'ın önünde bir kendinize bir yakınlık istiyorsanız farzları yapmak yetmez muhakkak güzel ahlakla ahlaklanacağınız Allah bizi onlardan eylesin akika kurbanının hükmü nedir akika kurbanı hanefilere göre sünnettir bir kimse çocuğu olduğunda erkek çocuğu olunca iki tane kurban keser kız çocuğu olursa bir tane keser kız ve erkek çocuklar arasında kurban sayısı farklı mıdır onu da söyledik benim düğünümde kavga çıktı ve annem bana ağır gurur kırıcı evliliğimize
diziledi iftiralar attı ben de görüşmüyorum günah girmiş oluyor mu evet düğününde kavga çıkması hoş bir şey değil annenin sana öyle bir şey söylemesi de hoş bir şey değil senin görüşmemen de hoş değil anne babalarınız size ne yaparsa yapsın siz onlarla küsmeyeceksiniz ben annemle babamla görüşmüyorum bu doğru bir ahlaki nokta değil müslüman müslümana üç günden fazla küstüremaz anne babanı senin ne kadar kötülük yaparlarsa yapsınlar ne yaparlarsa yapsınlar bunu hiçbir zaman unutmayın annelerinizle babalarınızla irtibatınızı
kesmeyin onlarla küsüşmeyin onlar size küsseler bile selamun aleyküm aleyküm selam hiç istemiyor seni sen yine bayramda de ki ya ben gelmek istiyorum git kapıdan döndürüyorsa döndürsün seni sıkıntı değil insanlar vardır bazı anne babalarla evet yani gerçekten sıkı fıkı olunmayabilirler eyvallah git beş dakika üç dakika görüş çık git görüşmemezlik etme Allah muhafaza eylesin hadiste dövme yapan lanetlenmiştir buna göre biz dövme yapan birini görürsek lanet okunmaz doğru olur mu doğru olmaz belki de cahiliye döneminde
dövme yaptırdı o kimse bilmiyordu bu topraklarda iki yüz yıldan beri din öğretisi mi var yok bakın bir kimse herhangi bir dinin farziyetini yerine getirmiyor bir günah kebar istiyor sakın ona kem gözle bakmayın sakın ona yanlış bir şey söylemeyin sevdiriniz nefret ettirmeyiniz hadis-i şerif sevdiriniz nefret ettirmeyiniz dövme yapanın yaptığı şey meydanda laf taşıyana Allah lanet etsin laf taşıyana lanet ediyorsunuz mu gıybet eden laf taşıdı birisi sizin yanınızda gıybet edince Allah sana lanet etsin diyorsunuz mu
daha büyük günah kebair gıybet etmek iftira etmek daha büyük günah kebair müslümanlar görünen haramlara saldırıyorlar görünmeyenlere bakmıyorlar bir kimse içiyor oradan biz bakıyoruz vay lanet olsun adam ya içmiş diyoruz biz onu anladın içmiş içmeden sarhoşları ne yapacaksın bir kimse bir haram içledi o haramdan dışarı sudur etti onun haramı eyvallah haramı sudur etti dışarı bildin iyi sudur etmeyenleri ne yapacağız gizli gizli eşcinsel eşcinsellik yapanlar gizli uyuşturucu
kullanılanlar gizli eşini erkeklere satanlar tabiri caizse gizli kendini satan erkekler gizli bunları ne yapacağız gizli faizciler var müslüman müslümandan faiz alır verir mi yapmaz var ne yapacağız Allah muhafaza sakın din güzel ahlaktır din nasihattır biz nasihat ederiz cahillikte herkes bir şey yapmıştır onun dövmesi görünüyor öbürkü de cahilinde zina etti ne yapacağız şimdi taşlayacağız mı onu yine bir hadiste çocuğunu diridir gömen de gömülen de cehennemdedir deniliyor gömülen çocuğun cehennemlik
olmasının sebebi nedir ya normalde bu gömüleni okumadım da gömüleni okudum gömülen de cehennemdedir bunu okumadım ama çocuğunu diri diri gömen cehennemdedir evet bu da cahiliye adetlerinden birisiydi bu şimdi manevi çocuklarımızı biz diri diri gömüyoruz önceden bir çocuğu olunca bir kimse kız çocuğu olunca onu diri diri gömüyordu arapların içerisinde kız çocuğunun olması utanç verici bir şeydi böyle bir cahiliyelik vardı bu cahiliyelik ne yazık ki şu anda ümmeti Muhammed'in içerisinde duruyor ki eğer bir erkeğin kız çocuğu oldu da
içi burkulduysa kız oldu diye imanını sorgulasın o kimse bakın bir erkeğin kız çocuğu oldu kız çocuğu olduğunda onun içi burkulduysa gene kız oldu veya kız oldu diye imanını sorgulasın o kimse veyahut veyahut da bir kimse kendince işte erkek çocuğunu kız çocuğundan üstün tuttu erkek çocuğuna kız çocuğundan Kur'an ve sünnetin Kur'an ve sünnetin dairesinin dışında farklı bir özellik farklı bir davranış sergiledi ona imanını sorgulasın şimdi de ümmet kendi içinde kız çocuklarını diri diri gömüyor şimdi de gömüyor ki yani
kızı evlendirmiş adam ölün gelsin oradan senin ee adam zulmediyor orada kadına her türlü davranışı yapıyor her türlü işkenceyi yapıyor her türlü eziyeti yapıyor ama kızın babası demiş ki göndermiş onu ölün gelsin oradan gelme geri demiş ya adam namussuz şerefsizin haysiyetsizin teki yani kıza olmadık şey bırakmıyor olmadık şey yapmıyor diyorum ki ayrıl bu adamdan git benim diyor gidecek bir yerim yok diyor nasıl diyorum ben babam bana böyle böyle dedi diyor anneme bir sefer bunu anlattım annem dedi ki diyor sakın bu eve
geleceğini düşünür sen bana anlattığın gibi anlat dedim yaşadıklarını bana anlattığın gibi anlat öyle mi yapayım öyle yap dedim git anneni anlat annesinin sözü şu olmuş bunlar doğru şeyler değil ama gelmeyeceksin bu evden içeri demiş biz diri diri biz gömüyoruz ki yine ümmet çocuk kız çocuklarını diri diri gömüyor yine ne anlamı kaldı ki ha hazreti ömer kız çocuğum oldu diye kendi kızını gidip gömdüydü oraya ha şimdi biz kendi kız çocuklarımızı ahlaksızlığın içerisine zulmün içerisine yanlışlığın içerisine gömdük ne fark
kaldı ki şimdi o zaman için toprağın altına koyuyordu bitiyordu işi şimdi biz bir sefer öldürmüyoruz ki kız çocuklarımızı her gün öldürüyoruz biz her gün öldürüyoruz erkekler kız çocuklarını yani normalde eşlerini bir gün öldürmüyorlar ki her gün öldürüyorlar bir gün öldürmüyorlar bizim kadınlarımız bir gün ölseler kurtulacaklar zaten bizim kadınlarımız bir gün ölmüyorlar ki her gün ölüyorlar sevmediği adamla evlendirmek bizde sevmediği adamla evliliklerini devam
ettirmeye çalışmak bu konuda zorlamak bizde bizde kadınların haklarını vermemek bizde dini haklarını Allah'ın onlara vermiş olduğu hakkı vermemek bizde ya Allah bu hakkı vermiş ona Allah'ın vermiş olduğu hakkı sen nasıl kısıtlarsın kimsin Allah mısın Allah'ız biz farkında değiliz ki biz tanrıcılık oynuyoruz toplum olarak bizim her evde küçük tanrılar var her sokakta küçük tanrılar var her iş yerinde küçük tanrılar var her tarafta küçük tanrıcıklar var biz kime tapıncağımızı şaşırmış vaziyetteyiz kadınlar temelli şaşırmış vaziyetteler
neden her yerde bir tanrıcık var evde de bir tanrıcık var kim eş kim baba her yerde bir tanrıcık var o yüzden biz şimdi o cahiliye döneminde kadınları kızları diri diri toprağa gömüyorlardı alkışlıyorum o zaman çocuğu gömüyorlardı biz bir ömür boyu gömüyoruz her gün gömüyoruz her gün gömüyoruz ya biz biz cahiliye dönemine laf atıyoruz doğru e şimdi sanki cahiliye döneminde değiliz ooo öyle erdemlilik bizden akıyor ki öyle hikmetler bizden akıyor ki Allah bizi muhafaza eder Cenab-ı Hak Ümmet-i Muhammed'e Kur'an ve Sünnet
ahlakı nasip eylesin Kur'an ve Sünnet ahlakını kalplerine ısındırsın sevdirsin inşallah saat 22.43 oldu hakkınızı helal edin biz Allah nurunun iki parmağı arasındadır buradan devam edecektik ama kaldı önümüzde kaldı inşallah selamun aleyküm değiliz bir yıl aa'ı saç bi ne te i
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.