Üstad Mustafa Özbağ

Karabaş-i Veli Tekkesi - 20 Ağustos 2011

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 21 Ağustos 2011 · 50:17

İbadetlerimizde kabul yeni dönenlerden eylemesin inşallah. İbadetlerimizde göğnümüzde sevgisini koyduğu insanlardan eylemesin. Allah'ın sevdikleriyle, Rablânî, sevenlerle beraber eylemesin. Bir baba ve eş profili nasıl oldu? Oğlu, insanlar evlendirken kendilerine, evleneceği zaman, bu biraz böyle kendilerine eş seçmıyorlar, kadınlar da erkeklerden. Seçecek olan kimse, eş seçerken dikkat edeceği en önemli birşey,
bu kimsenin, burdaki dinden kastım da, o kimsenin ahlakı oldu. Bu da din denince, hemen matematikman işte bir kadının namazını kıldı, başını örttü, ondan sonra Ramazan orucunu tuttu, dindar kimlik olarak. Veya bir erkek takal bırakıp namaz kıldı, hele bir de cemaate filan gittiyse dindar, bitti iş. Yani görüntüye bakılırsa içimizde en indar verin, görüntü olarak. Ama iç önemli. Bu kimsenin ahlakı önemli. Hani meşhur ya hadis-i şerif, yani nikah dört şey için yapılır. Dini için, malı için, güzelliği için, nesebi, soyu sülalesi için, dindar olanını seçiniz. Mesela toplumlara göre, insanın yaşadığı çevreye göre, mananın da hiçbir dine inanmayan bir toplumluğa gitmiş olsa bir erkek, orada herkese iman eden bir kimse kendisinin dindar olup bir yerde, Musev'i çok kıymetlidir.
Dindar Türk, bir dini var. Siz dinsilikleri bilmez geziniz. İnsanın hayvandan daha aşık. Hiçbir kuralı yoktur. Bir şeye inanmamak, insana hayvandan kurtul ister. Mesela ben de iyi seviyorum. Diyorum ki Hz. İsa'yı iyiyse, iyi sarıl. Ondan bir müslümanla böyle bir tercih.
Hristiyan dinine iyi sarılırsa, din onu dinsizlikten uzak tutacak. Onun dinsizlik hali, Hristiyanlığından daha kötü olacak. Vahşe çıkacak. Mesela dedim, iyi sevim Hz. Musa. Hiç bir anda gördün mü? Dedim, ben hayır dedim. İyi seviyedim. Sen İsa'yı aleyhisselam'ı bir anda gördün mü? Hayır dedim. Dedim, çok iyi sevim. Onları rüyanızda görmeye çalışın. Tercüman da tercüme diyor. Onlar, yani burda misaf şu, iltisap etmemiş. Bir kimse, Musevi, bataklığın içerisindeki gül gibi. İsevi, bataklığın içerisinde gül gibi. Neden? Ya hiç inanmayan yerde bir inanan var.
Hiçbir yere inanmayan bir yerde Budist var. Gayet bir şeye inanıyor, kıymetli. Ama müslüman bir toplulukta dindar olanı seçiniz deyince, biz burda kelime-i şehadet getiren aramıyoruz. Benim burda dindarlık seçinizden anlayışım değişiyor. Diyorum ki dindar olacak. Eee, herkes müslüman, herkes namaz kılıyor. Burdaki dindarlıktan kasız ahlak. İnce ahlak, yüksek ahlak. Biz bir eş seçeceksek kendimize ahlaklı olanı tercih edeceğiz. İnsanların bütün polar uçağı olmayan, kibirli olmayan, seritesi düzgün, insanlarla ilişkisi düzgün. Büyüklerine karşı, küçüklerine karşı hoşgörülür, sevece, eşine karşı muhabbetti, evine bağlı.
Bu her iki taraf için de geçer. Şimdi kadınlara parayı, sadece kadınlar makyaja süse bakıma para veriyorlardı. Şimdi erkekler onlardan fazla veriyorlar. Onca hızıyla devam ediyor. Gösterişe gitmek olanca hızıyla devam ediyor. Bilgisizlik olanca hızıyla devam ediyor. O zaman biz bir anne baba profili seçeceksek, yani burada sadece bir baba profili seçilmiş, yani baba profilinden önce anne profili önemli.
Parayıcı, kapsayıcı, sıcak, yumuşak, tatlı, evine hakim, kocasına hakim, kocasının akrabalarına karşı güler yüzlü, tatlı dilli, kocasının arkadaşlarına karşı güler yüzlü, tatlı dilli, evi cennet edecek olan kadın. Onlar kendi kendilerini böyle, bir kadın bir dakikada bozar. Profilde arayacak olduğumuz ince ahlak, yüksek ahlak.
Kıcaklayabilen kimse, etrafındaki eksiklikleri dolduran kimse, etrafındaki insanların olumsuzluklarını veya eksikliklerinin yoksanlıklarını doldurup meseleyi götüren kimse. Kıymetli dostlar, eş seçimi domates seçimi kadar basit değil. Şimdi insanlar pazara gittiklerinde domatesin en iyisi harcam diye çalışıyor. Domatesi ediyor, domatesi sıkıyor, sert mi değil mi diye. Veya erkek domatesi sıkıyor, ediyor, sert mi değil mi diye. Eşi, ahlakını, eşinin annesinin babasının ahlakını, daha öyle. Eşinin dedesinin neresinin ahlakı. Yıldan 1400 yılında hadis-i şerif beyan etmiş. Doktorluktan da bu kanseri.
Ulus seçerlerken, eş seçerlerken çocuklarına baba seçiyor, çocuklarına anne seçiyor. Eğer seçim kendi hakkındasa, yani kendi iradesiyle seçiyorsa, din bunu insanların kendi iradelerine vermiş. İnsanların kendi iradelerine vermiş.
Ya Resulallah sallallahu aleyhi ve sellem'e, babam verip filan beni nikahlamış. Babama tabi hocam ama, o zaman nikah. Babamın süreni kırmak, onu üzmek istemiyorum. Bu değil mi? Bu sallallahu aleyhi ve sellem'e de dedi ki, bu sizin hakkınız. Dedikleri kimselerle evlendir. Elbiş bilence kızı istiyor. O gitsin, bunun babasına makul bir dille söylesin. Bu isteyen çocukla ben evlenmek istiyorum.
Bu ayıp değil, bu günah değil, bu kusur değil, bu yanlışlık değil, bu edepsizlik değil, bu adamsızlık değil, bu dinde bireyin hakkı. Bugünkü toplumun geldiği noktada ikincimiz, ikincisi insanlar için ama güzelliktir, ama zenginliktir. İkincisi, bu benim kendi şahsi kanaatım, birinci noktada dindar olan.
İkincisi insanların tercihine göre. Birisi zengin bir adamla evlenmek ister. Birisi zengin bir kadınla evlenmek ister. Birisi yakışıklı bir adamla evlenmek ister. Birisi güzel bir kadınla evlenmek ister. Bu insanların ikinci tercihleri. Üçüncü tercihidir. Belki de bir kimse zenginlikte istemez, güzellikte istemez. Büyük bir şilale var orada. Kalık bir şilale, beş yıl bir şilale. Bu doğrun hakkı. Kardeşlerim, çocuklarımıza kıyıyoruz, dövüyoruz, ahirette bizden hafif isteyecekler mi? Çocuklarından birisi, çocuklarını dövmek. Aslında bağırıp, çağırıp, azamızın o manada örnekleriyle örneklendirin.
Çocuklarınızı ve hiç kimseye açlıkla terbiye etmeyin. Çocuklarınızı ve hiç kimseye, sen şöyle yaparsan sana şu cezayı verir. Bununla terbiye etmeyin. Çocuklarınızla şunu yaparsan sana şunu alır. Birisiyle terbiyelendirmeyin. Çocuk bütün hayatını mevpatın üzerine kurur. Çocuk bütün hayatını cezanın üzerine kuruluyor. Çocuk bütün hayatını korkunun üzerine kuruluyor. Hayır. Çocuklarınızı ne çok korkutun, bu yanlış. Bir daha şöyle yapma, bu yanlış. Fark cezalar verin. Bu alimce değil, zulmedercesine değil.
Ahseni takvim üzerine yarattık. Nefsine dönerse hayır. Ceza? Yoksa kesiklik yaptık.
Ve çocuklarımızla insanı kârlı yolunda yürütelim. En güzel ah o kişiye hikmet ettiğini söylemiyorsun ki. Yine üstümüze hakkı kalın mı?
Hiç düşünmedin ya. Kendi çarptığına gelmedi ya. Yüzdeş ki bir daha yapmayasın. İki tane kadın var. Kadından oruçladılar, helak olacak. Çağırın dedi o iki kadını.
Çağırdı. Huzur şimdidir. İnsanlar fiksinirler.
İnsansa fiksinir. Birinci bir mahluk olduysa, ne işleyen olursa fiksinmez. Ona o nimet olun. Kıybet birisini tiksindirin, birisine nimet olun. Kime nimet olun? Ölü düşünün. Bir hayran ölüsün. Kılı, tüyü, necaseti dahi alınmasın, satılmasın yasak olan insan eti değil. Yedin, yedin.
İftira ettin. Daha seninle alakalı kıymet ettin. Hakkını helal et. Bu çökerten en büyük suizan. Laf dolaştırmak. İftira etmek. İftira etmek. Ciniler seslenebilir. Şeytan ona vesvese verebilir.
Konuşturduklarımız teknik bunu tespit edecek. Şimdi bunu tespit edecek. Bunu tespit edecek. Benimle konuşuyor diyor. O birisinin de kendisiyle konuştuğunu zannediyor. Ben birkaç hastayla görüştüm. O diyor ki benimle konuşuyorlar diyor. Şimdi şunu anlattı bana diyor. Mesela bakmıyorum o arası da bana. Konuşturduğunu söylüyor bana. Necini. Mendenize geldim dedi.
Bizim kulağa oturduğunda bir hastalığına şifa alacağım dedi. Allah beni bırakmıyor valla dedi. Gelirsen dedi sabaha kadar hocam ben perişan ediyorum. Buna bir örnekleme olsun diye söyledim.
Gihmet etmeyin. Delikodu etmeyin. İftira etmeyin. Sülalelerinizi, çocuklarınızı. Hiç kimsenin delikodusuna kulak vermeyin. Allah buna işinin rızası yok. Tasarruf etmeye hakkı yoktur. Seni sağladığım müddetçe annesine ve babasına ve kardeşinin görüp gözetmesi o erkeğin hakkıdır.
Buna ben helal ettim. O kadının kendi kendisine söyledi bir sözüdür. Allah bize affet. Deninceye kadar bir kimse yoktur. İdilik makamında hatırlıyorsa
ve şehitlerin ekberiyse ehli tasarruf etmeni bu makamda görmüş olabilirler. Makamı değildir. İstilmesi gerekir mi? Yeni doğan çocuğa, erkek çocuklara iki tane, kız çocuklara bir tane sünnettir.
İçin gücü olma en gücü olduğunda kessin. İçin günlük itikafa niyet edilebilir mi? Niye kalktı? Başka kaçta baştan kaçta biter ve bu günde namaz ve zikir yeterli olur mu? Kıymetli dostlar. M. Aleyhisselam hazretleri on gününde itikama gelmiş. İlk önce ilk on günde girmiş. Sonra ortasındaki on günde girmiş. Kadir gecesini harama niyet ettimler. Ve insanlara itikaf inşallah.
Medine döneminde itikaf olmayan kalvetler yaşamıştır. Kırk günlük halkesi.
Bu tabi Musa'nın Turi Sina'da kırk günlük halveti var. İsa Aleyhisselam'ın kırk günlük halveti var. Yusuf'un, Yakup'un kırkar günlük halvetleri var. Kırk günlük halvetleri var. Bütün peygamberlerin böyle halvetleri var. konuşmadan, hiçbir iş yapmadan, fazla uyumadan, zikrederekten geçirdikleri günler.
Sünnetine tavsiye etmemiş. Sünnet de bunun bir hadis de beyan etmemiş. Burada peygamberlik döneminin ilk başlangıçlarında hira adasına girmiş olduğu halvetleri biz biliyoruz tabi. Bunun yasaklayan bir şey de yok. Bir kimse kendince kırk günlük halvet edeceğim dese Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu manada Zayıf noktasında da görenler var.
Böyle bir ibadeti var mı? Bunu yapabilir mi? Yapabilir. Hazret-i Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e Meclene'de bunu itikanda rahmet getirmiş. Son yirmi günlük ikaf yapmış. O zaman buradan da çıkarabilir bir kimse. Hazret-i Resulullah yirmi günlük itikaf yaptı, ben de yirmi günlük itikaf yapıyorum diyebilir. Veya on günlük itikaf edip, on günde bir itikaptan on dakikalığına on beş dakikalığına çıkıp dört tane on günlük itikaf edebilir.
Mümkündür. İtikaf edebilir. Mümkündür. Bir ibadettir. İtikafta laylonum etmeyecek yani. Elinde televizyon öyle itikaf olmaz. İtikaf olacaksa... Ne için bunu anlatıyorum? Bir camide hücre kuracaklar. Ufuzun uzattığında hücresi var. Bazı arkadaşlar iki günlük günlük giriyor.
Ramazan itikafı olmaz yalnız burada. Burada normalde günlük iki üç günlük, hayalet halinde, itikaf halinde bir şeyler olur. Ama bütün Ramazan itikafı için burada beş vakit namaz kılınması lazım. Kılınmadığı için burada olmaz. Şimdi o itikafa giren bir kimse hayvansal gıda yemeyecek. Kuvvetli şeyler yemeyecek. Böyle hafif şeyler yiyecek, ağız yiyecek. Kendimi methetmek için söylemiyorum. İlk itikafa girdim de ben, gireceğim de... Yaşım yirmi altı, yirmi yedi yediydi işte. Şeyh Efendi'ye sordum efendim kim itikafa girecek dedim ben. Telefon elimde kaldı sen dedi bana. Ben de orman işletmesinde çalışıyorum o zaman. Efendim ne çekeceğim dedim ben. İşte ilk üç gün yetmişer bir tehdit çekeceksin, derslerini çekeceksin.
Ondan sonra işte hayvansal gıda yemeyecek. Şunu yemeyecek, bunu yemeyecek, bunu yemeyecek, bunu yemeyecek, bunu yemeyecek, bunu yemeyecek, bunu yemeyecek, bunu yemeyecek, bunu yemeyecek. Bir kere dikedim tabarladım. Hangi birinin altında tutacağım demek hiç bir şey yapacağım dedim ben kapattım telefonu. Müdürden gittim izin alma, orman işletmesinde bir kurumda. O da müdürü de bizim gibi ürkütü eskilerden. Dedim müdüre, hocam şeye dedim müdür be ben böyle böyle itikafa gireceğim. Memleketi sen mi kurtaracaksın dedim, bak işine dedim. Dedim bir boş kağıda imza attım Mustafa Özbağ diye masanın üzerine koydum. Dedim ister üstüne istifa yazsın, ister zihin hızlı. Ben gidiyorum itikafa.
Girdim camiye itikafa. İkinci gün ekmek üç dört tane zeytin. Üçüncü gün hatırlamıyorum. Bir iki tane zeytin ama çay var. Bir tane hiçbir şey yapacağım dedim. Dördüncü gün sadece çay var ve su var. Ben bir şey yemiyorum yani. Bir şey örtacağım, güneşi de görmeyeceğim. Hiç güneşe de bakmayacağım. Üç veya dört adım. Üç adım da tuvalete giriyorum.
Zaten tuvalete ihtiyacı görünmüyor. Bir daha bir şey örtüyorum, açık bir şey yok. İnsan da psikolojik yani, o tuvalete gitmeye ihtiyacı hissediyor. Abdestim alıyorum, geliyorum. Tehli devam yetmiştir. Herhalde benim abdest saatlerim belli. Hiç kimse gelmeden kimseyle konuşmayacağım, kimseye bakmayacağım ya.
Abdestim alıp hemen hücine giriyorum ben. Onlar yemeği koymuşlar. Kadıncağız bu almaya gelmiş, hani yemiştir diye. Yanında başka bir kadın komşusuyla. Bir bakmışlar ki, yemek kurtuldu. Ondan sonra böyle bir biraz fızkılanmış sanki. İçi de kurtlanmış. Yanındaki kadın demiş ki, eyvah senin adam haram kadın. İçerideki evliya adam kimse demiş. Yemeğin burada kanla yerin var. Manevi curcuna. Orada evliya var. Ondan sonra intikapta kim haram yiyip helal yedini, yedirsin, koysun, ıhkın yedirsin. Usulacağım, herkes gibi şey görünmüyor. Bir kase yemek koyuyormuş oraya. Adamı sunuyorlar yani adamı. Şeyden sonra, iftar vaktinden sonra, yastık ermezden önce, herkes alıyormuş tabakları bir kaç kişi.
Oradan tabi grupüsüm orada hoca yasamış demiş ki, ya böyle bir şam olum filan. Neyse kaldırmışlar. İlk yedim intikaptı bu. Hiç unutmamdan bu intikapı. O yüzden dünya bir karışıyor. Nerede yaşadığını filan bir karıştırıyorsun. Dünyada mu ahirette mi yaşıyorsun diye. Bayram sabahı çıktıydım. On günlük. Şimdi, asıl umumun intikapı bu. Ondan sonra üstadımız bize ne zaman intikama girdi dediğinde, biz intikaplarımıza devam ettik öyle. Bayağı da girdik. Elberde de gittik elhamdülillah. Eşlerinin ihtiyaçlarını, çocuklarının ihtiyaçlarını görecekler. Mümkün olduğunca dünya ile ilgim alakalarını kesecekler. İntikafı yapacaklar. Kazanda on gün intikafa giren iki haç ve adışı. İki ömre, iki haç sevabı alır. Yeterin aşağıda darstanlanmış. Yani bir okuduk on doki. İktikattan çıkmış da, bunlar birisinin ihtiyacı için. Her kim, din kardeşinin ihtiyacı için koşar ve karşılarsa, bu onun için on senenin intikafa girmekten daha hayırlı. Kardeşini, ümmeti Muhammed'e hayırlı olma.
Hayırlı olma. İnsanlara hayırlı olma. Etrafındaki insanlara hayırlı olma. Dokunanımızdır. O kimse hikmetine devam ettik. İktikafı dediği birşey yok. O kumulacak herhangi bir yerinde yok. İçer bir geçmez.
Kendi çocuklarına, çocuklarının çocuklarına fitre veremezler. Zekat veremezler. Çocuklar kendi anne babalarına, onların anne babalarına zekat ve fitre veremez. Yükümlüdür anne ve babasına. Bir çocuk, atıyarken siz et yemeyin.
Bizden değildir diyen bir peygamberin ümmeti. Çocuğun açken sen nasıl tok yapacaksın? Bizde sosyal patlamalar, sosyal facialar olmasa Türklerde Türk toplumu, Müslüman Türk toplumu insanını pişiren, insanını bu noktada hep mutim tutan, sabit tutan en büyük özelliklerinden birisi olur.
Biz zalimlere buyuruyoruz. Bu Müslüman Türk toplumuna, bu Müslümanlara kim hainlik yaptıysa, kim hainlik yaptıysa insanların önünü koyar. Yüzü bugün içerisinde 21, 23, 25, 27, 29 birisiyle alakalı.
Hadis-i şerifler sabit. İkinci gecede ittifak etmiş. Ümmetim yanlışta ittifak etmez, yanlışta toplanmaz hadis-i şerif. O yüzden ümmetin toplandığı bir noktada rahmet vardır, bereket vardır. Hadis-i şerif budur. Ümmetim yanlışta toplanmaz. Türkiye, bir topluluk mu? Evet. Bu topluluk yanlışta toplanmaz. Bir yerde toplandıysa rahmet, bereket vardır. Hikmet vardır. Sonra bunlar ümmet değil diyeceğiz. Burada bir hikmet var bizim. Yanlışta toplanmaz. İşte toplandı mı? Orada hikmet var. Sünnet noktasında haram da toplamayız. Hikmet aramayız.
Hikmet aramayız, ailesine sabitse. Bu farklı bir şey. O yüzden ümmet 27. gecede... ...olmuş cemince. 27. gece cuma gecesi. Yine de ibadetlerinizi yapın. Cuma gün burada yine... ...kitarımız var, yine sohbetimiz var, yine semamız burada var. Tabi Perşembe günü aşağıda yine var. Cuma adresi gün burada yine var. Alma var ha, değil mi? Hakkınızı helal edin hesabı. 28. akşam bugün. Hattin programı olacaktır. Tüm bayanlar da... Binanızda Kral-ı Kerim kursu vardı. O bitmiş.
Bitecek daha doğrusu 24'ünde. 24'ünde saat 13'de bayanlara yönelik burada bir program var. Bütün bayan kardeşler davetlidir. Haklarınızı helal edin. Allah sizleriniz olsun. Selamın Aleyküm.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi