Üstad Mustafa Özbağ

Karabaş-i Veli Tekkesi - 2 Kasım 2014 AŞURE

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 3 Kasım 2014 · 1:40:49

Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır eylesin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Bugün aşure. Eskilerin tabiriyle aşura. Rivayet edilir ki Nuh aleyhisselam bugün gemisi Cudi dağına oturup tufandan kurtuldukları gün olmuş.
Bununla alakalı gemide kalan her ne kadar yiyecek, içecek var ise toparlayıp hepsinden bir yemek yapmışlar. Vakti ki sonra Musa aleyhisselam Firavun'un elinden denizi aşarken Cenab-ı Hak mucizevi bir şekilde denizin üzerinden yol açmış. Onların kurtulmasını sağlamış. Rivayet edilir ki Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Mekke döneminde de işte bu Muharrem'de oruç tuttuğuna dair rivayet var. Sonra Medine'ye hicret edince Medine'li Yahudiler de o gün oruç tutarlarmış.
Zaten Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri tuttuğu için o da oruca devam etmiş. Bir rivayet bu. Bir rivayet de Medine'ye, münevvereye hicret edince bakmış ki Yahudiler aşurenin 10. günü oruç tutuyorlar. Öyle olunca sormuşlar ne orucu diye. Onlar da işte biz Cenab-ı Hak'a hamdü sena olsun ona şükrümüzü ifade etmek için aşure günü oruç tutuyoruz diye cevap alınmış. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de bunu tutmaya biz daha layıkız diyerekten aşure günü oruç tuttuğuna dair rivayet var. Sonuçta aşureyi bu manada Müslümanlar Medine'yi, münevvere de de oruçlu geçirmişler.
Bir hadis-i şerif dikkatimi çekti. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri tabi ölüm insana ne zaman geleceği belli değil. Ama bir hadis-i şerif var. Allah diyor ömür verirse bir dahaki seneye aşure orucunu iki gün tutacağım. Onca o seneye kadar sadece aşure günü oruç tutarlarmış Müslümanlar. Tabi aşurenin 9. mu 10. günü olduğunu dair de iki tane rivayet var bu noktada. bir kısmı Müslümanların sahabelerden gelen haberlere göre 9. gün bazı Müslümanlardan yani sahabelerden gelen habere göre 10. gün aşure günü. Bu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bir dahaki seneye iki gün oruç tutacağım aşure ile alakalı buradan hareket ederekten bu hadis-i şerifte 9. 10. günü oruç tutmakta fayda olacağına inanıyorum.
Çünkü Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ömrü vefa etmiş olsaydı o sene aşurede iki gün oruç tutacaktı 9. ve 10. bu benim kendi düşüncem. Ama ömrü vefa etmemiş O yüzden yine aşure orucunda O sene bir gün tutmuş o bir gününde 9. ya mı geliyor 10. ya mı geliyor Böyle bir bugün içerisinde kesin netleşmiş bir şey yok 9. gün de aşure günü olabilir 10. gün de aşure olabilir Veya biz bu noktada Oruç tutanlar Oruç tutacak olanlar Aşure oruçlarını 9 ve 10. gün tutarlarsa Nur ala nur olur Aşure orucunun önceki yılın günahlarına kefaret olacağını Allah'ın rahmetinden umarım demiş
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Aşure orucu ile alakalı veya aşure ile alakalı Değişik konuşanlar var Türkiye'de Bidat olduğuna dair işte Ne bileyim Musevilerin Bu noktada bir geleneği olduğuna dair filan Bunlara bakmayın Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Bugün için oruç tutmuş Bugün için orucu tavsiye etmiş Ama 9. gün ama 10. gün Bu noktada arkadaşlar kardeşler Aşure günü ile alakalı oruçlarını tutabilirler Bununla alakalı Kesin Hadisler var Allah bizi onlara uymaya Onlara tabi olmaya
Nasip ve müesser eylesin Tabi İslam dünyası Aşure ile tanışmış Ama aynı aşurede Muharrem'in 10. günü ile alakalı İslam dünyasını derinden yaralayan Ve o derin yaranın Hala da acısı, sancısı, sıkıntısı devam eden Bir olay daha var Bu olay malum Hz. Hüseyin radiyallahu an hazretleri ve Yanında 72 kişi ile beraber Yezid ile olan Mücadelede şehit düşmesi Hz. Hüseyin radiyallahu an hazretleri Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Hz. Fatıma'dan olan İkinci Erkek Torunu Birincisi Hz. Hasan radiyallahu an hazretleri
İkincisi de Hz. Hüseyin radiyallahu an hazretleri Tabi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Her dede gibi Torunlarını severdi Bu Kat'i Kesin olmamakla beraber Hz. Hüseyin efendimiz Bugünkü konumuz o çünkü Doğduğunda Cebrail aleyhisselam gelir Cebrail aleyhisselam O zaman Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin oğlu İbrahim sağdır Der ki İbrahim mi Hüseyin mi der Birini tercih et der Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri
Eğer İbrahim Ölürse Bunun üzüntüsüne acısına ben tek başıma kaldırırım Ama Hüseyin ölürse Daha fazla kimse üzülür diye Hüseyin'i kucağına alır Hatta Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Zaman zaman Ben Hüseyin'e bir oğlan Kurban ettim Ben Hüseyin'e İbrahim'i feda ettim Dediği rivayet edilir Tabi Bu rivayetlerin Birileri şunu diyebilir Bu geceki benim konuşmamın neticesinde Ben anlattıklarına inanmıyorum
Hakkıdır Bunu tartışmak istemiyorum baştan söyledim Söylemiş olayım Ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Hüseyin bendendir Ben de Hüseyin'denim Allah Hüseyin'i sever Allah Hüseyin'i seveni de sever Hadisleri Mütevatir noktasındadır Bütün ashab bilir ki Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Ehl-i Beyti Hz. Fatımatul Zehra annemiz Hz. Ali radiyallahu anh hazretleri Hasan ile Hüseyin efendilerimiz Hatta Hasan ile Hüseyin efendimizi Bunlar
Cennetin Efendileridir Cennetin Gençleridir diye Söylediği rivayet edilmiş Ve Malumdur Necdanlı Hristiyanlar Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ölümüne yakın Medine-i Münevvere'ye gelirler Oraya geldiklerinde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hem peygamberliğini hem de din tartışması yaparlar İş birkaç günde sonuçlanmaz veya ileri doğru gider Bu ileri doğru gidişte İş lanetleşmeye gelir Onlar alsınlar evlatlarını ve çocuklarını Sen al evlatlarını ve çocuklarını Lanetleşin
Kim Doğruysa O kurtuluşa erecek Eğer Doğru olmayanın da üzerine Lanet inecek Tabi peygamberler bir şeyde lanetleşirlerse Cenab-ı Hak onu tehir etmez anında Laneti indirir Necranlı Hristiyanların başındaki Papaz Son gece Toplar Bütün avaneyi Der ki Bu adam davasında hak Bu davasına inanmış Bu Kimsenin Öne sürdüğü bu dava Gerçekten Hakikatse Yarın Hiçbirimiz burada kalmayız Allah Bizi lanet eder Diye Kendi aralarında Kendi aralarında İstişare ederler Ama iş işten geçmiştir
Soğuk bir gündür Ertesi gün Ve bir hayli soğuktur Bir hayli fırtına eser Medine-i Münevvere'de öyle bir keskin bir soğuk vardır Bazen Gerçekten sabah namazından sonra Medine-i Münevvere'de kış aylarında Enteresan bir keskin soğuk olur Ve o Keskin soğuk İnsanın içini titretir Sabah namazına gider gelirken İçi insanın titreye titreye gider gelir Oysa saat 8-9 oldu mu O soğuktan hiç eser kalmaz Enteresan bir şey İşte böyle bir soğuk sabahtır Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ertesi gün Sabah olduğunda
Hastadır Biraz böyle beli bükülür öne doğru Rahatsızdır Ama o haldeki Medine-i Münevvere'nin ortasına çıkar Bütün sahabe Toplanır Kimi ehli beyti olarak davet edecek çağıracak diye bekler Hz. Peygamber Hatta geceyi uykusuz geçirenler vardır Ağlayanlar vardır Biz ehli beyti olalım diye Sabah namazından sonra Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Kızı Fatıma'yı çağırır Siyah bir cübbesi vardır Meşhurdur siyah cübbe Her zaman giymez Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri onu Kederli hüzünlü olduğu zamanlar
Böyle bir önemli bir mesele olduğu zamanlar giyer O cübbesini Aba derler onu O abasını giyer çıkar Hz. Fatıma annemizi çağırır Tam sırtının bulunduğu yere koyar arkasına Abasının içerisine Hz. Ali radiyallahu anh hazretlerini çağırır Hz. Fatıma annemizin arkasına diker Hz. Hasan efendimizi alır Hz. Fatıma annemizin sağına Hz. Hüseyin efendimizi alır Hz. Fatıma annemizin soluna Elini açar Ya Rabbi İşte bunlar benim ehli beytimdir Sen onları koru sen onları muhafaza et Sen onları bereketlendir Sen onları temiz bir şekilde huzuruna al diye dua eder
Ve ashab anlar ki Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Ehli beyti Bu üç kişi Ve ehli beytine dua eder Rivayet edilir ki Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Kendi sulbünün Hz. Fatıma annemizin üzerinden Gideceğini Geleceğini beyan eder Tabi Buna daha başından geçersek Medine münevvereye Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hicret ettikten sonra Hz. Ali radiyallahu an hazretleri hicret eder Hz. Ali'ye söylediği söz Enteresandır Ya Ali Senin Kanın Benim kanımdan Senin canın benim canımdan
Sen de benim ahiret kardeşim oldar Hz. Ali radiyallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Kendi kanından ve canından olduğunu söyler Böylece Hz. Ali radiyallahu an hazretleri Aynı zamanda Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde Kanını ve canını taşımaktadır İşte Vakitler geçer Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri vefat eder Vefat ettikten sonra Hz. Ebubekir radiyallahu an hazretleri seçilir Seçen Aşere-i mübeşşeredir Cennetlikle Müjdelenmiş olan sahabelerdir Hz. Ebubekir radiyallahu an hazretleri
Seçimle işbaşına gelir Ardından Hz. Ebubekir efendimizden sonra Hz. Ömer radiyallahu an hazretleri seçilir Hz. Ömer radiyallahu an hazretleri seçilirken Hz. Ebubekir efendimiz tavsiye eder Tavsiye Hz. Ömer radiyallahu an hazretleri Malum hançerlenir Bıçaklanır Ölmezden evvel derler ki Ya emir el müminin Arkadan birisini tavsiye ediyor musunuz?
Hz. Ömer radiyallahu an hazretlerinin sözü Manidardır Der ki Birini birinizi işaret edersem Bu Arkadaşım ve dostum olan Hz. Ebubekir'in Peygamber'in Sünneti'dir Ama birinizi işaret etmezsem Bu da dostum, arkadaşım, sevgilim, peygamberim olan Muhammed Mustafa'nın sünnetidir Ben onun sünnetini işleyenlerden olacağım der Arkasından gelecek olan kimseyi işaret etmez Nakşibendiler Arkalarından gelen şeyhi Genelde işaret etmek isterler
Hz. Ebubekir efendimizin sünnetidir Cehri zikir erbabı İşaret etmek istemez Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerin sünneti ve yoludur Aynı zamanda Hz. Ali efendimizin de yoludur Şimdi Hz. Ali efendimize de geleceğim O da işaret etmez çünkü O Aşere-i mübeşşere Hz. Osman efendimizi seçer Hz. Osman efendimiz Seçildikten sonra O mübarek Hz. Ebubekir, Hz. Ömer Radiyallahu anh Hazretleri gibi Keskin değildir Onun zamanında Muaviye'nin
Ve taraftarlarının Valiliklere Atandığı görülür Hz. Osman efendimiz O vakti ki Bir müddet sonra Zaten çok Keskin Değildir Mısır'dan Bir grup Serseri 3000 kadar Bazı rivayetler Dört bin, beş bin, altı bin der Doğrusunu Allah bilir Değişik Valiliklerden Mesela Basra'dan Mısır'dan Yemen'den Çünkü Hz. Ömer efendimizin zamanında İslam devletinin sınırları genişlemiştir Eski
Raviler, tarihçiler Bunları Çapulcu diye niyetle Nitelendirir Bunlar Medine-i Münevveri'nin dışına gelirler Medine-i Münevveri'nin dışında çadırlar kurarlar Nümayişler yaparlar Hz. Osman efendimiz Müslüman Müslümanı katletmesin diye Haberciler gönderir Görüşmeci diplomatlar gönderir Etrafındaki Konuşlanmış insanlar vardır Bunlar Doğru İşler yapmazlar Mesela Hz. Osman efendimizin zamanında İnsanlar Lüksliye alışırlar Sahabeler Ve etrafındaki Yeni Müslümanlar Devletin içerisindeki Bürokratlar
Amirler Biraz daha böyle İslam'ın olmazsa olmaz Kaidelerinin dışında O günkü züht anlayışının Takva anlayışının O günkü İslam Yaşantısının anlayışının Dışında davranışlarda Bulunmaya Başlarlar Mesela örnekliyim Bunu İşte Hz. Osman Radiyallahu anh Hazretlerinin Yüksek Bürokratı Örneğin işte Musevilikten Dönmedir Ve o Şöyle der Biz zekatımızı Verdiğimiz Müddetçe Evlerimizin Kerpiçlerini Altından Yapsak Kimse karışmaz Gibi Söylemler Oluşmaya Başlar Ama Muaviye'nin Sülalesi Beni Ümeyye Oğullarındandır Ümeyye Oğulları ile Haşim Oğulları Tarih boyunca hep İnce bir Çatışma Yaşamışlardır Tarih boyunca Bu çatışma Peygamberliğin Haşimilere Gelmesiyle Daha da Ayyuka çıkar Bunu da not alarak
Bir kenara yazın Vakti ki İşte o Gelen İsyancılar Medine-i Münevvere'yi de Hz. Peygamber Hz. Osman Efendimiz'in Tabiri caizse Devlet Başkanlığı Binasını Muasara Altına alırlar Hz. Osman Efendimiz Dışarı çıkamaz Hale gelir Hz. Ali Radillahi An Hazretleri Her gün O muasarayı Yararak Hz. Osman Radillahi An Hazretlerine Su Ve içecek Yiyecek gönderir Ve ondan Emir bekler Ne emrediyorsunuz diye Hz. Osman Efendimiz Kargaşanın Çıkmasını
İstemez Ona bir şey Söylediklerinde Tabiri caizse Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinden Duymuş Oldukları Hadislerin Işığında Tabiri caizse Ölümü Bekler Bu esnada Enteresan Bir olay Vardır Bunu Normalde İnsanlar Es geçmeye Çalışırlar Ama bu Mütevatir Derecesinde Doğru Ve bu Noktada Herhangi Bir Şek Şüphe Yoktur Muaviye Şamda Şam Valisidir Şam Valisiyken Kendi Bulunduğu Valilik Gücünü Kuvvetlendirir Zenginleştirir Zenginliği Dillere Destandır Muaviye Hem Şahsi Olarak Servetini Büyütmüştür Etrafındaki
Askerleri Çoğaltıp Askerleri Silahlandırmış Şamda Tabiri Caizse Devlet İçerisinde Devlet Kurmuştur Muaviye Beş bin Kişilik Bir Ordu Hazırlar Bu Orduya Emreder Der ki Medine Münevverinin Dışında Çadırlarınızı Kuracaksınız Benden Bir Emir Gelmedikçe Asla Hiç Hareket Etmeyeceksiniz Ben Olayı Bildiğiniz Minval Üzerinde Yürüteceğim Mevzuyu Çok Uzatmamak İçin Ve Çünkü Hazreti Hüseyin Efendimiz'e Gelmek İstiyorum Hızla Ve Hazreti Osman Efendimiz Şehit Edilir Şura Toplanır Şura Toplanır Şuradan Muaviye Kendisine
Vazife Bekler Ama Şura Toplanır Şura Bir Gider Gelir Zaten Ama Hazreti Ali Radiyallahu An Hazretlerinde Karar Kılarlar Karar Kılınınca Hazreti Ali Radiyallahu An Hazretlerinin Halifeli İlanı İlan edilir Halifeli İlan edilince Muaviye Buna Biat Etmek İstemez Zaten Biat Etmemiştir Ve Biat Etmediği İçin Hazreti Ali Radiyallahu An Hazretleri Küfeye Gider Çünkü Oradan Muaviye İle Savaşacaktır İşin Bu Tarafına Girmek İstemiyorum Sonuçta Hazreti Ali Radiyallahu An Hazretleri Şehit Olur Şehit Olunca
Küfeliler Artık Rey Yoktur Rey Ehli Olacak Olan Aşere-i Mübeşşer eden Kimse Kalmaz Aşere-i Mübeşşer eden Kimse Kalmayınca Bir Başkan Başkan Seçecek Heyet Yoktur Küfeliler Hazreti Hasan Radiyallahu An Hazretlerine Biat Ederler Çünkü Orada Mevcut Bir Devlet Sistemi Vardır Hazreti Hasan Efendimize Biat Ederler Hazreti Hasan Efendimiz Bu Biatları Kabul Etmekle Beraber Ferakat Eder Halifelikten Ve Der ki Ben Halifeliği Muaviye'ye Devrediyorum Der
Bunlar Tarihi Gerçekler Tabi Arada Görüşmeler Yapan Diplomatlar Vardır Bu Bugünkü Dilde Anlatıyorum Bu Diplomatların İsimleri Bellidir Haber Getirip Getirenler Görüşenler Bellidir Böylece Hazreti Hasan Radiyallahu An Hazretleri Muaviye Muaviye Lehinde Halifelikten Çekildikten Sonra Medine-i Münevvere'ye Tekrar Geri Döner Medine-i Münevvere'ye Yerleşir Hazreti Hüseyin Efendimiz De Medine-i Münevvere'ye Döner Ondan Önce İkisi De Küfededir İkisi De Babalarının Yanındadır İkisi De Geri Dönerler Medine-i Münevvere'ye Hazreti
Hasan Efendimiz Bir Müddet Sonra Muaviye'nin Ona Göndermiş Oldu Cariye Tarafından Zehirlenir Ölür Ölmezden Önce Hazreti Aişe Annemize Der ki Mümkün İse Beni Dedemin Yanına Gömün Der Ama Ne yazık Ki Muaviye'nin Medine Valisi Buna Müsaade Etmez Buna Müsaade Etmeyince Hazreti Hüseyin Efendimiz De Bir Kargaşa Çıkmasın De Seslenmez Der Medine-i Münevvere'de Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazreti'nin Yanına Deği Başka Bir Yere Defnedilir Asıl Hazreti Hüseyin Efendimiz'i İlgilendiren Nokta Muaviye'nin Ölmesiyle
Ve Günler Günleri Kovalar Muaviye'nin Devletin İçerisindeki Yapılanması Ve Uygulamaları Ayyuka Çıkar Ve Şam'da Vefat Eder Ama Şam'da Vefat Etmezden Önce Vasiyet Eder Oğlunu Yezidi Devletin Başına Yeni Halife Olarak Seçtirir Muaviye Ölmezden Önce Ölmezden Önce Oğlunu Halife Seçtirerekten Babadan Oğulluğa Başlamış Olur Babadan Oğla
Halifeliğe İtiraz Eden Birinci Kimse Hazreti Hüseyin Efendimiz'dir Buradan Böyle Çıkmalar Yapacağım Ehli Sufi'nin Babadan Oğla İcazetlerin Geçmesi O yüzden Yezidilik Gibi Görülür Bir Şeyh Bir Mürşidi Kamil Kendi Sağlığında Kendi Oğluna İcazet Vermesini Muaviyeleşmek Olarak Görür Bir Kısım Sufiler O yüzden Bizim Dergahımız Ve Silsilemiz Bizim Dergahımız Ve Dergahın Silsilesi Babadan Oğla Değildir Bizdeki Silsile
Bizdeki Yol İstişare İle De Seçilmez Bizdeki Yol İse Direk Herkes İstihare Yapar Rüyasında Görmüş Olduğu Şeyhe İntisap Eder İstişare İle Şeyh Seçilmez İstişare İle Devlet Başkanı Seçilir İstişare İle İstişare İle Şeyh Atanmaz İstişare İle Zakir Atanmaz İstişare İle Nakib-i Nugabba Atanmaz İstişare İle Halife Atanmaz Bizde Bunlar Manevidir Hz. Hüseyin Efendimiz'e Küfeliler Mektup
Yazarlar Yezid Seçilmiştir Babası Tarafından Atanmış Ve Şam'dakiler Yezid'e Biat Ederler Medine Valisi De Biat Eder Mekke Valisi De Biat Eder Basra Valisi De Biat Eder Küfe Valisi De Biat Eder Dikkat Edin Bütün Valiler Yezid'e Biat Ederler Ve Yezid Medine Valisine Mektup Gönderir Der ki Hz. Hüseyin Ve Etrafındakileri Bana Biat Etmelerini Sağla Mektup Gönderir Eğer Bana Biat Etmez Der ise Çok Özür Dilerim Hz. Hüseyin
Efendimiz'den Mektup Öyledir Çünkü Onların Kafalarını Kopar da Bana Getir Der Yezid'in Mektubu Budur Bunları Saklamanın Bunları Görmemenin Bir Anlamı Yoktur Yezidi Temizleyeceğim Diye Uğraşmanın Da Bir Anlamı Yoktur Yezid Ve Yezidçilerin Veya Yezidilerin Bu Noktada Veya Onun Yolunu Takip Edenlerin Temizlemek Gibi Bir Derdimiz Gayemiz Yok Bu Mektup Medine Münevvere Deki Val Yezid'in Valisine Gelir Ama Yezid'in Valisi Buna Cesaret Edemez Fırsat Kalmaz Küfe'den Habire Haberler Gelmektedir Yetiş Ya Hüseyin Diye
Hazreti Hüseyin Efendimiz Medine Münevvere Kendisiyle Beraber Hareket Eden Çocukları Oğulları Kızları Yürür Daha Rahat Bir Haber Alır Diye Küfe'ye Doğru Yola Çıkar Ama Bu Arada Mekke'ye Uğrar Yaklaşık 56 57 Yaşında Şehit Olur O Zamana Kadar Hemen Hemen Her Sene Hac Yapmış Defalarca Ömre Yapmış Mekke'ye Yağın Gidip Gelmiş Bir Kimsedir Mekke'ye Uğradığında Küfe'lilere Güvenilmemesiyle Alakalı Hem Hz.
Abbas'ın Oğlu Abdullah Hem de Hz. Ömer Efendimiz'in Oğlu Abdullah Hem de O Günün Büyük Alimi Şabi Derler Ki Gitme Gitme Bu Küfe'lilere Güvenme Bunlar Seni Satarlar Bunlar Seni Aldatırlar Bunlar Seni Kandırırlar Ama Verdiği cevap Manidardır Der ki Rüyamda Dedemi Gördüm Rüyamda Dedemi Gördüm Bu Yolun Sonunda Şu Heda Şerbetini İçmek Var ise İçerim Der Küfe'lilerin Ne Düşündüğüyle Alakalı Miktamı Gönderir Ve
O Gün İçin Küfe Valisi Miktamı Şehit Eder Öldürür Yolda Bu Haber Hazreti Hüseyin Efendimiz'e Gelir Ama O Mekke'den Küfe'ye Doğru Yola Çıkmıştır Artık Ve Kendince Ve Doğru Olanda Odur Hazreti Hüseyin Efendimiz Küfe'ye Gidip Babasının Dan Kalan Arkadaşlarıyla Ve Oradaki Orduyla Biyatlaşıp Yezid'le Savaşmayı Göze Almıştır Çünkü Yezid Artık Kur'an Ve Sünnetin Halifesi Değil Ve Yezid'in İçinde Bulunmuş
Olduğu Devlet İslam'ın Devleti Değildir Artık Bu Devlet İslam Devleti Olmaktan Çıkmış Saltanata Dönüşmüştür Artık Bu Devlet İslam Hukukunun Üstünlüğünü Değil Zengin Bürokratların Güç Sahiplerinin Hukukunu Uygulayan Bir Devlet Artık Bu Devlet İslam'ın Olmazsa Olmaz Olan Yetimi Fukarayı Güçsüzü Korumak Değil Devletin Bürokratlarını Hakimlerini Savcılarını Askerlerini Koruyan Enteresan Bir Saray Devleti Olmuştur Artık Bu Devlet Kur'an Ve Sünnet
Darihesindeki Bir İlmi Kabul Eden Kur'an Ve Sünnet Darihesindeki Bir İştahdı Kabul Eden Varlık Sebebini Kur'an Sünnet Ve Müslümanların Üzerine Değil Varlık Sebebini Kendi Hukuksuzluklarının Ve Kendi Saltanatlarının Üzerine Kurulmuş Bir Devlettir Artık Bu Devlet Zekatı Sadakayı Ganimeti Savaşanların Cihad Edenlerin Ve Aynı Fakir Fakir Fukaranın Hakkı Olarak Değil Devleti İdare Eden Bürokratların Askerlerin Ve Saray Ahalisinin Hakkı Olarak Görür Artık Bu Devlet Toprağı Allah'ın Ve Geçici Olarak İşleyenin Değil Kocaman
Kocaman Toprak Ağlarının Bir Devletidir Önceden İslam Devleti'nde Toprak Şahısların Değil İken Devletin İken Ve O Devlet İşleyen Kimselere Toprağı Taksim Ederken Muaviye'nin Kurmuş Olduğu Devlette İse Toprak Artık İnsanların Saraya Yakın İnsanlara Peşkeş Çekilen Sarayın Ahalesine Peşkeş Çekilen Bir Meta Haline Gelmiş Ve Sarayın İçerisinde Hizmet Edenler Dahi Özel Elbiseler Giyerekten Saray Hizmetçisi Diyerekten Çarşıda Orada Burada Hukuku Kenara Atıp Her Türlü Zulmü Ve Zalimliği Yapa Gelen Bir Devlettir Burada Eğer ki
Muaviye Ve Yezidin Devlet Biçimini Oturtturup Konuşmazsak Biz Hazreti Hüseyin Efendimiz Kurulu Bir Düzene Ve Sisteme Ası Gelmiş Bir Anarsist Gibi Görebiliriz Bunu Burada İslam Dünyasında Devlete Devlete Katıksız İtaatin Kur'an Ve Sünnet Daresinde Olması Gerek Müslümanlar Bu Zorba Devletin Ve Saray Ahalisinin Korkusundan Ne yazık ki Kur'an Ve Sünnetin Dışında Olan Uygulamalara İtaat Hale Hale Gelmişler Kimisi Mal Korkusuyla Kimisi Can Korkusuyla Kimisi İşte Herhangi Bir Korkuyla Kur'an Ve Sünnet Dairesinde Olmayan Bu
Saltanat Devletine İtaat Eder Hale Gelmiş İnsanlar Bunu Dillendiremez Dillendirilmeye Kalkanlar Canından Olurken Sürülürken Topraklarından Sürülürken Bunları Konuşmaya Kalkan Alim Kesimi Kendi Canından Olma Korkusuyla Bunları Konuşamaz Hale Gelmiştir Artık Öyle Bir Devlet Sistemi Vardır Ki Bu Devlet Sisteminde Tek Doğru Vardır Muaviye'nin Doğrusudur Bu Tek Doğru Vardır Muaviye Ve Etrafındaki Bu Cebbar Etrafındaki Bu Zalim Etrafındaki Bu Cahil Etrafındaki Bu Milliyetçi Etrafında Sadece Arap Milliyetçiliğinin Önüne Koyan
Bir Devlet Sistemi Vardır Hatta Arap Milliyetçiliğinin İçerisinde Beni Ümeyye Oğullarının Milliyetçiliğini Savunan Bir Sistem Vardır Bu Sistem Bu Sistem Olduğu Gibi Devlet Sistemi Olarak Kur'an Ve Sünnetin Dışında Bir Devlet Sistemidir Dikkat Edin Zaman Muaviye Cedelleşen Sahabeler Vardır Toplantılarda Mesela Sahabeden Birisi Gelir Sen Beni Sevmiyorsun Muaviye Ona Der ki Sen Beni Sevmiyorsun O Da Der ki Ben Bir Şeyler Soracağım Sana Sen Der Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin İpeyi Geymeyi Haram
Ettiğini Duydun Mu Evet Der Muaviye Peki Der Sen Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Altın Takmayı Erkeklere Altın Takmayı Haram Kıldığını Duydun Mu Evet Der O Peki Der Sen Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Yırtıcı Hayvanların Derisinden Elbise Yapıp Geymeyi Vahşi Hayvanların Derisinden Elbise Ve Süsünün Yapılmasının Haram Olduğunu Duydun Mu Evet Der Bunun Gibi İşte Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Evlerinizi Süslemeyiniz Evlerinizi Firavun Evine
Çevirmeyiniz Evlerinizi İşte Allah'a Düşman Olanların Evlerine Benzetmeyiniz Evleriniz Çok Süslü Olmasın Dediğini Duydun Mu Duydum Der Der ki Ya Muaviye Bunların Hepsinde Ben Senin Üzerinde Görüyorum Der Muaviye Canı Sıkılır Muaviye Canı Sıkılınca Onu Der ki Hani Gözünden Uzaklaştırırlar O Muhalefetini Arttırmasın Diye Hazineden Ona Fazlaca Para Gönderirler Muhalefet Yapmasınlar Diye Muaviye Paradan Paradan Anlayana Para Gönderir Yani Eğer Onunla Savaşmak İstemiyorsa Onu Böyle Suikaste Kurban Götüremeyecekse Ve Ona
Karşı Biraz Muhabbeti Var ise Onlara Hazineden Beytülmal'den Para Verir Eğer Suikast Edilmesi Gerekiyorsa İnsanlara Muhalefet Edenlere Suikast Düzenletir Tabi Yezid Bunu Babasının Yanında Neler Hangi Entrikalar Döndürüldüğünü Bilen bir Kimsedir Babasının Oğludur Babasının Oğlu Ve Yezid Hemen Daha Tahta Oturur Oturmaz Kendisine Muhalefet Edecek Olanların Derhal Öldürülmelerini İster Bunlardan Birisi de Kendisine Rakip Olacak Bütün Herkesin Onun Hilafetliğini Kabul Edeceği Ve Herkesin Otomatikman Arkasında Toplanacağı
Tek Güç Vardır Karşısında Hazreti Hüseyin Efendimiz'dir Çünkü Hazreti Hüseyin Efendimiz Halifeliği İlan Edilirse Arap Olan Olmayan Bütün Müslümanlar Hazreti Hüseyin Efendimizin Arkasında Saf Tutacaklardır Bunu Yezid Çok İyi Bilmektedir Zaten Bunu Muaviye Bilmektedir Muaviye Bunu Bildiğinden Biz Burada Bir Tarihi Kayıt Yok Muaviye Emriyle Mi Öldürüldü Hazreti Hasan Efendimiz Yoksa Cariyenin Kıskançlığından Mı Öldürüldü Burada Bir Kesin Katli Kayıt Yok Ama Öldüren Hazreti Hasan Efendimiz'i Şehit Eden Zehirleyen Muaviye
Muaviye Göndermiş Olduğu Bir Cariye Tabi Cariyeye Bunu Soruyorlar Niçin Yaptın Diye O da Diyor ki Benden Sonra Bir Başkasıyla Evlenmesini Kaldıramadığım İçin Ben Onu Zehirledim Oysa Hazreti Hasan Efendimiz O Ana Gelinceye Kadar 70-80 Tane Eşi Olmuş Dönem Dönem Zehirlenir Zehirlendikten Sonra Kırk Gün Yaşar Kırk Gün Çok Affedersiniz Zehir İç Organlarını Parçalar Asla Yiyecek İçecek İçinde Tutmaz İshal Derin Bir İshal Hastalığından Şehit Olur Ve Tabiri Caizse Altından Leğen Hiç Kalkmaz Öylesine İshal Olur Kırk Gün Dayanabilir
Kırk Gün Şehit Olur Kırk Gün Dayanır Tabi Hazreti Hüseyin Efendimiz Öldürenin Muaviye'nin Cariyesi Olduğunu Biliyor Herkes Biliyor Ama Bunda Muaviye'nin Bir Emri Var mı Yok Tarihi Bir Kayıt Yok Bu Konuda Herhangi Bir Nakil Yok Ben Beynimin Bir Tarafı Şöyle Düşünüyor Muaviye İstememiş Olabilir Bu Konuda Nakledecek Olanlara Baskı Yapmış Olabilir Bir Çarpıtma Bir Sapıtma Olabilir Burada Kalbi Muaviye'nin Parmağı Olduğunu Söylüyor Bunda Duygun Var Yanılabilirim Yanılabilirim Ama Kalbim Bağırıyor Çünkü Bir
Aile Düşünün O Aileyle Siz Yüz Yıl Süren Savaşlar Yapmışsınız Sonra İslam Olmuş İslam Olmuş Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleriyle Muaviye'nin Sülalesi Yine Savaşmış Onunla Ne Zamana Kadar İşte Süfyan Müslüman Oluncaya Kadar Ama İçlerinde O Kini O Hasedi Yene Bildiklerine İnanmıyorum Milliyetçilik Duygusuyla E Sonra Bir Güç Elde Etmişsiniz Hicretin 50.
60. Senesinde 50-60 Yıl Sonu 80 Yıl Sonu Siz O 50 yıl Sonu Elde Etmiş Olduğunuz Gücü Kaybetmek İstemezsiniz O Gücü Kime Karşı Kaybedebilirsiniz Hz. Hasan'a Karşı Haşimoğullarına Karşı Bir Muaviye Siyasetçi Kimseden Bu Beklenebilir Sicili Temiz Değil Oğlu Çok Rahat Çünkü Hz.
Hüseyin Efendimizin Katledilmesini İstediğine Göre Ailenin Sicili Temiz Değil Hz. Hasan Efendimizin Şehit Etiklerine Göre Bunun Hesabı Sorulmayınca Hz. Hüseyin Efendimizin Hesabı Sorulmayacaktır Bakın Burası Çok Önemlidir Siz Bir Şey Küçük Der Onun Hesabını Sormazsanız Sonra Büyüğün Hesabını Da Soramazsınız Hani Meşhurdur Ya Bir Kıssa Vardır Bazen Zaman Zaman Anlatırım Bir Bey Varmış Beyin Oğlu Varmış Bir Gün Mahallenin Serserileri Beyin Ağılından
Bir Koyun Götürmüş Der Bey Demiş ki Oğluna Oğlum Şu Koyunu Kim Götürdü Git Bir Bak Demiş Oğlan Demiş ki Aman Baba Ya Bir Koyunun Peşine Düşüyorsun Demiş Ya Bırak Bir Müddet Geçmiş Mahallenin Serserileri Bir İnek Götürmüş Der Bey Demiş ki Oğlum Bak Bu İş Azıtıyor Demiş Bak Bir İneğimiz Gitti Bunu Kim Götürdü Bir Bak Şuna Ya Baba Demiş Ya Pardon İnek Gidince Şey Demiş Ki Bey Oğlum Şu Koyunu Götürenleri Bir Bulger Özür Dilerim Tavuk Götürüyorlar Önce Tavuktan Koyun Koyundan İnek Gidiyor Her Seferinde Babası Diyor ki Şu
Tavuğu Götürenleri Al Gel Bin Oğlan Diyormuş ki Ya Baba İnek Gitmiş Sen Tavuğu Götürenleri Soruyorsun Bana Demiş Bir Gün Kız Koşa Koşa Eve Gelmiş Yandım Baba Demiş Ne Oldu Demiş Bey Demiş Baba Oğlum Ben Sana Bu Tavuğu Alıp Götürenleri Sormuyor Muyum Şu Tavuğu Götürenleri Bir Al Getir Demiş Ya Baba Kız Kardeşimize Serkeşlik Etmişler Taciz Etmişler Sen Tavuğu Götürenleri Soruyorsun Demiş Evladım Sen Tavuğu Götürenlerin Hesabını Sormazsan Demişler Sormazsan Demiş Yarın Ananı Götürecekler Senin Demiş Şu Tavuğu Götürenleri
Bul Demiş Tavuğu Götürenleri Bulmuşlar Cezasını Varmışlar Bir Şey Küçük Olabilir Siz Küçüğün Hesabını Sormazsanız Sizden Büyük Şeyler Alıp Götürürler Gelir Birisi Önce Bir Lira Ver Bana Der Sana Sen Bir Liraya Kuzu Kuzu Verirsin Yarın O Senden 10 Lira İster Sen Başın Belaya Girmesin Der 10 Liraya Verirsin Yarın O Senden Bin Lira İster Bin Lira İster Sen Görmezsen Bir Küçücük Suçu O Suç Büyür Yarın İşte Muaviye'ye
Hesap Soran Yok Küçük Zulüm Büyüyor Hz. Hasan Efendimiz Zehirlenmiş Hz. Hasan Efendimizin Zehirlenmesinin Hesabını Soran Bir Devlet Yok Hz. Osman'ı Şehit Edenler İçin Anarşi Çıksın Kargaşa Çıksın Diye Etraftan Toplanan Beş Bin Kişinin Katliamını İsteyen Muaviye Hz.
Hasan Efendimiz'i Şehit Eden Cariyenin Katliamının Peşine Düşmez Bakın Hz. Hasan Efendimiz'in Şehit Eden Cariyenin Peşine Düşmez Onun Hesabını Sormaz İşte Hz. Hüseyin Efendimiz Bu Saltanatın Bu Debdebenin Bu Haksızlığın Bu Zülmün Karşısında Küfe'ye Doğru Yola Çıkar Küfe'ye Doğru Yola Çıkar Ama Yolda Giderken Yezid Tabiri Caizse Baş Bakanlık Baş Müsteşarı Gibi Olan İsimleri Aklımda Tutamadım Dolayı Buraya Yazdım Ubeydullah Bin Ziyat'ı Bu Meseleyle Görevlendirir Ubeydullah Bin Ziyat'a Aynı Zamanda Küfe Valiliğini Verir Oysa Küfe
Valisi Vardır Ama O Küfe Valisini Görevden Çıkarıp Onu Basra'ya Tayin Eder Übeydullah Bin Ziyat'ı Küfe Valisi Olarak Tayin Eder Ve Übeydullah Bin Ziyat'a Şu Emri Verir Aynen Aynen Tarihi Vesika Mektubu Buraya Motomat Aldım Şimdi Sen Benim İstediğim Gibi Olmakta Devam Ediyorsun Yaptığını Akıllı Ve Beceriklilere Yaraşır Bir Biçimde Yaptın Sebahatlı Azimli Bir Kahraman Saldırısıyla Saldırısın Başkalarına İhtiyaç Bırakmayın Bu İşin Üstünden Geldin Bana Erişen Habere Göre Hüseyin Bin Ali Mekke'den Ayrılmış Senin Tarafına
Doğru Gelmekte Ona Hemen Casusları Kavuştur Yollara Gözcülerdik Olanca Duruşla Bunun Üzerinde Dur Ve Seninle Çarpışmadıkça Sakın Çarpışma Her Gün Olan Bitenlerden Haberini Bana Yaz Hazreti Hüseyin Efendimiz Küfe Yolculuğunda Ve Akil'in Küfe'de Şehit Edinin Haberini Alır Ama Bu Noktada Kararlılıkla Küfe Doğru Yol Alır Bu Yol Üzerinde Tuzaklar Vardır Yol Üzerinde Bir Sürü Badireler Vardır Hepsini Üzerinden Baş Etmesini Hepsinin Üzerinden Gelmesini Bilir Ve Bu Noktada Hatta Meşhurdur Ya Der ki İsteyen Benimle Gelmek Zorunda
Değildir Bu Yoldan Geri Dönebilir Zaman Zaman Benim Kardeşlere Söylemiş Olduğum Söz Budur Bu Hazreti Hüseyin Efendimizin Sünnetidir Bizim Gittiğimiz Yol Bizim Gittiğimiz Yol Mevcut İnsanların Gittiği Yol Gibi Değildir O Yüzden Bu Yolda Başınıza Çile Gelebilir Dert Gelebilir Sıkıntılar Sıkıntılar Gelebilir O Yüzden Derim Geri Dönmek İsteyen İstediği Zaman Dönebilir Bizim Herkes Yol Yürümek Zorunda Değil Bizim Herkes Yol Gitmek Zorunda Değil Kadını Erkeği Genci Yaşlısıyla Hiç Kimse Zorunda Değil Hiç Kimse Bu Yolda Bizim
Başımıza Ne Geleceği Belli Değil Biz Hakkı Ve Hakikati Haykırmakla Mükellefiz Biz Doğruları Haykırmakla Mükellefiz Biz Çıplak Kur'an Ve Sünneti Haykırıp Onu Yaşamakla Mükellefiz Ahmet Üzülecek Mehmet Üzülecek Onun Hoşuna Gitmeyecek Bunun Hoşuna Gitmeyecek Deyip Dilimize Pranga Vuranlardan Değiliz Benim Dinim Bana Neyi Emrederse Ben Onu Yaşamaya Çalışırım Benim Dinim Bana Neyi Emrederse Ben Onu Söylemeye Çalışırım Doğru Neyse Bildiğim Kur'an Ve Sünnet Tarihresinde Onu Haykırmaya Çalışırım O Yüzden Bizimle Beraber Herkes
Hareket Etmek Zorunda Değil Hazreti Hüseyin Gibi Deriz Ki Onun Gibi Olamasak Da Kardeşler Arkadaşlar Kendinize Kenarda Oturan Bir Şeyh Bulabilirsiniz Kendinize Dili Dili Yumuşak Bir Şeyh Bulabilirsiniz Kendinize Size Virdi Verip Camide Mektepte Medresede Mescitte Oturtturacak Zalimlere Karşı Zulmeden Lere Karşı Kafirlere Karşı Emperyalist Lere Karşı Kur'an Ve Sünneti Kendi Nefsine Kendi Dünyasına Kendi Hela Ve Hevesine Göre Yorumlayan Bir Kimseyin Peşine Gidebilirsiniz Serbestsiniz Serbestsiniz Bu noktada Herkes Serbest
Dilimiz Keskin Gelebilir Dilimiz Keskin Değil Aksine Kur'an Ve Sünnet Bu Orta Yerde Bir Zalim Varsa Zalime Zalim Demek Mazlum Var İse Mazluma Mazlum Demek Hakikatin Gereğidir Bir Haksızlık Var İse Haksıza Haksızsın Demek Haklının Yanında Yanında Durmak Kur'an Ve Sünnetin Şiarı Doğru Bildiğimiz Müddetçe Doğruyu Gördüğümüz Müddetçe Bunu Böyle Haykırmaya Devam Edeceğiz İşte Hazreti Hüseyin Efendimiz Evlatları Dahil Kız Kardeşi Var Yanında Dahil
Hazreti Zeynep Onlara Der ki Yolda İsteyen Şimdi Geri Dönebilir Çünkü Bu Yol Çetin Bir Yoldur Bu Yolun Sonunda Şüheda Şerbetini İçmek Takdir Edilmiş Mükatterat Bu Tabiri Caizse Bile Bile Ölüme Gitmektir Ama Aslında O Dirilişi Seçmektir Bazılarının Ölümü Ebediyen Dirilişin Simgesidir O Dedesi Dedesi Gibi Dirilişi Seçmiştir Zalimlerin Zulmünün Altında Zalime Ses Çıkarmadan Yaşamaktansa O Zalime
Zalimsin Diye Haykırmayı Seçmiştir Ve Yezid Adlı Süvari Birlikleri Kurdurur Yaya Birlikler Kurdurur Ve Hepsinde Küfeye Yolunda Hazırlıklarını Yaptırır Ve Bir Şekilde Hazreti Hüseyin Efendimiz'i Ve Yanındakileri Kerbela'ya Doğru Yön Değişsettirir Ve Hazreti Hüseyin Efendimiz Kerbela'ya Doğru Yol Yürürler Buradan Bir Hatıramı Anlatmak İstiyorum Allah Rahmet Eylesin Babacığımın Bir Küçük Kitapçığı Vardı Hazreti Hüseyin Efendimiz Ve Kerbela İle Alakalı Babamın
Da O Kitap Bize Oradan Nakiller Yapardı Bunu İlk Defa Bir Hatıratım Olarak Anlatayım Bize Oradan Nakil Yaparken Bu Babamın Bana Anlattığı Doğru Yanlış Bu Konuda Söyleyecek Hiçbir Sözüm Yok O Kitabı Okuyamadım Ben Hiç Her Okumaya Kalktığımda Babam Hatırıma Geldi Şimdi O Kitap Nerede Bilmiyorum Belki Eski Eşyaların Evde Onun İçinde Bir Bir Şey Diyemeyeceğim Şimdi Çok Eski Bir Kitaptı Babam Bir Gece Ağlayarak Bunu Anlatmıştı Bize Hz.
Hüseyin Efendimiz Ve Yanındakiler Kerbela'dan Kurtulmak İçin Yürürlermiş Oradan Kurtulacaklar Ya Döner Dolaşırlar Yine Aynı Yere Gelirlermiş Bu Olmuştur Olmamıştır Babamın Nakli Bu Bana Babam Öyle Kolay Kolay Ağlayan Kimse Değildir Babam Allah Rahmet Eylesin Bir Gece Bunu Ağlayarak Anlatmıştı Bize Bir Mevlüt Gecesiydi Ne Mevlütü Ne Mübarek Gece Bilmiyorum Da Hatırımda Değil Bu Babamın Nakli Olsun Tekrar Sabah Olduğunda Toparlanırlar Yüklerini Vururlar Oradan Çıkmak İçin Yürürlermiş Yürüdüklerinde Akşam Olduğunda Tekrar
Karayın Yerlerine Gerilermiş En Sonda Hazreti Hüseyin Efendimiz Demiş ki Demiş Mukadderat Takdirat Bu Artık Biz Demiş Burada Duracağız Hani Biz Burada Kımıldamayacağız Yüklerini Oraya İndirmişler Artık Belli Oradalar İşte Hazreti Hüseyin Efendimiz Kerbela'da Konuşlanınca Etrafında Yezid'in Askerleri Hepsi De Sardılar Hepsi Sardıktan Sonra Önce Okçular Ondan Sonra Kılıççılar Hazreti Hüseyin Efendimizle Savaştılar Ve Tabi Burada Değişik Rivayetler Var Bunlara Gitmiyorum Girmiyorum Hiç Hazreti Hüseyin Efendimiz Bir Eski
Küfe Valisi Görüşüyor Haber Salıyor Ona O Biraz Daha Böyle Eski Küfe Valisi Hazreti Ömer Efendimize Karşı Hazreti Hüseyin Efendimize Karşı Savaşmak İstemeyenler Ona Diyor ki Öneri Sunuyor Bir Bırakın Diyor Biz Uç Beyliği Gibi Sınıra Gidelim Kafirlerle Orada Cihad Edelim İki Bırakın Diyor Müsaade Edin Ben Şam'a Gideyim Yizid Le Konuşayım Üçüncüsü Doğrudur Değildir Diyor Bırakın Bizi Mademki Küfeliler Buradan Geri Döndüler Biz Medine Münevvere Geri Dönerim Ondan Sonra Diye Teknikler Sunduğu Söyleniyor Ama Yezid'in Komutanı
Asla Bunlara Mahal Bırakmıyor Ve Aynı Zamanda Burada En Sonunda Mukaddarat Gerçekleşiyor Savaş Başlıyor Ve Hazreti Hüseyin Efendimiz Burası En Enteresan Noktası Benim İçin Bir Hayli Yara Alıyor Yara Alınca Fırattan Su İçmek İstiyor Su İçmesini Engellemek İçin Keskin Nişancı Okçulardan Birisi Ağzından Vuruyor Okla Hazreti Hüseyin Efendimiz Fırattan Bir Yudum Su İçmeden Kafasını Kaldırıyor O Esnada Koluna
Büyük Yara Alıyor Kılıcı Kullanamaz Hale Gelince Başka Bir Hain Gelip Göğsünden Mızrağını Vuruyor Mızrak Arkadan Çıkıyor Zaten Sonra Mızrağı Çekince Hazreti Hüseyin Efendimiz Şehit Oluyor Yaklaşık 30'un Üstünde Ok Yarası 35'in Üzerinde Kılıç Yarasıyla Şehit Oluyor Nuna Kalmıyorlar O Halisi
Hazreti Hüseyin Efendimizin Başını İstiyor Hazreti Hüseyin Efendimizi Mübarek Başını Kesiyorlar Mübarek Vücudunu Atların Arkasına Bağlayıp Yerlerde Süründürüyorlar Ardından Başını Da Yezid'in Komutanına Götürüyorlar Tabi O Üveydullah İbni Ziyad Elinde Bir Çomak Hazreti Hüseyin Efendimizin Burnunu Kurcalıyor Çomakla
Mübarek Dudaklarını Açıyor Dişlerine Bakıyor Diyor ki Bugüne Kadar Böyle Güzel Bir Burun Böyle Güzel Bir Hüz Görmemiştim Tabi Acı Tarafı Bu İşlerin Yanında Sahabeden İnsanlar Var Ben Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazreti Ashabım Yıldızlar Gibidir Hangisini Görürseniz Beni Bulursunuz Hadis Şerifi Benim Dilimi Kitliyor Ama Bu Hali Gören Ashab Var Nasıl Dayandılar Bunu Bilmiyorum Ashabtan Birisi Diyor ki Hazreti Peygamber
Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretten En fazla Benzeyendir Diyor Tabi Bununla Kalmıyorlar Yezid Onun Başını İstediğinden Dolayı Mübareğin Başını Şam'a Götürüyorlar Şam'a Götürünce Sarayı Kirletmesin Düşüncesiyle Şam'da Emevi
Camisi Var Emevi Camisinin İçerisinde Bir Kuyu Var O Kuyunun İçerisine Bir Salıp Yıkıyorlar Orada Hazreti Hüseyin Efendimizin Başına Tabi Esirler Var Esirler İçerisinde Hazreti Hüseyin Efendimizin Kardeşi Zeynef Var Hazreti Fatımatul Zehra Annemizin Kızı Fatımatul Zehra Evlendikten Sonra Olanlardan Zeynef Hazreti Hüseyin Efendimizin Fatımatul Kardeşi Esirlerin İçerisinde O da var Bir Rivayet Ki Doğru Olduğuna İnanıyorum Yezid'in Yalaklarından Dal Kavuklarından Birisi Diyor ki Hepsini De Cariye Edelim Cariye Etmek
Malum Kafir Kadınlar İçindir Siz La Muhammeden Resulullah Diyen Bir Kimseyi Cariye Demezsiniz Yezid Ve Avanesi Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin Ehli Behtini Cariye Etmek İstiyorlar Tabi Sonra Onların Hepsi De Sürgüne Gidiyor Hazreti Zeynef Annemiz Mısır'da Vefat Ediyor Zaten Kabri Şerifi Mısır'da Hazreti Hüseyin Yezid Ve Avanesi Katlediyor Muhakkak Ki
Şehit Oldu Şeh Şüphe Yok Avanesi De Şehit Oldu Ama Hazreti Hüseyin Efendimiz İslam Dünyasına Bir Yol Açtı İslam Dünyasına Öyle Bir Kutlu Yol Açtı Ki İslam Dünyasına Öyle Bir Nurlu Yol Açtı Ki Dedesinin Terk Edilmiş Terk Edilmiş Dedesinin Yolundan Sapılmış Getirmiş Olduğu Ölçü Ve Kuralların Saltanat Güç Kuvvet Zulümle Rafak Kaldırıldığından Yeniden Onların İhya Edilmesi İçin Bir Yol Açmış Yeniden Onların
Yaşanması İçin Bir Yol Açmış Yeniden Onların Tahkim Edilmesi İçin Yol Açmış Şimdi Baktığımızda Muaviye Yezid Devletine Muaviye Yezid Devletinde Her şey Devletin Bekası İçin Din Heder Edilmiş Hükümetin Bekası İçin Din Heder Edilmiş Sülalenin Bekası İçin Dini Hassasiyetler Heder Edilmiş Devletin Bekasını Düşünüyoruz Diyenler Muaviye'de Her türlü Zulmü Her türlü Kaçakçılığı Her türlü Gaspı Her türlü Hukuk Dışılığını Her türlü Kur'an ve Sünnet Dışılığını Caiz Görmüşler
Kim Doğruyu Anlatmaya Kalkarsa Devlete Saraya Hanedanlığa Başkaldırı Gibi Görüp Onların Hepsini Katletmişler Suikast Düzenlemişler Ya da Sürmüşler Bir Taraftan Bu Tip İbareleri Tarihi Kayıtlarda Görebilirsiniz Aldanmayın İşte Emeviler Böyle Yaptı Da Türkler Müslüman Oldu İşte Emevilerden Kaçan Emevilerin Sürgününe Uğrayan Ehlibeyt Orta Asya'nın İşlerine Kadar Gittiler Orada Türklerin Müslüman Olmasını Sağladılar Bunda Bir Hikmet Var Deyip Yezidileri Paklamaya Kalkmasınlar Evet Emeviler
Yıkılıncaya Kadar Yıkılıncaya Kadar Ehlibeyti İslam Topraklarında Barındırmadılar Sürdüler Onları Onlar Büyük Bir Çoğunluğu İslam'ın Yani Daha doğrusu Emevi Hanedanlığının Sınırları İçerisinde Yaşayamayıp Büyük Bir Kısmı Orta Asya'ya Büyük Bir Kısmı Afrika'ya Gitmek Zorunda Kaldılar Afrika Afrikadan Endülüs Gitmek Zorunda Kaldılar Ve Gittikleri Yeri İslamlaştırdılar Bu Eyvallah Orada Büyük İslami Medeniyetler Kurulmasına Öne
Yek Oldular Temel Oldular Orta Asya'da Türklerin İslam Olmasına Temel Oluştular Ve Türklerin Üzerinden Selçuklular Ve Osmanlılar Olarak Bir Medeniyet Kuruldu Bir Kol Osman Orta Asya'ya Doğru Gitti Bir Kolda Mısır Üzerinden Afrika'ya Afrika Üzerinden İspanya'ya Giderekten Endülüs'ü Kurdular İslam'dan Yani Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Hazreti Ebubekir Ömer Ali'den Sonra İki Medeniyet Kuruldu Birisi Endülüs Birisi Osmanlı Bu İki Medeniyetin Temelinde Ehli Beyt Var
Temel Taşlarını Atanlar Ama Ne zaman ki Bu Medeniyetin Kurucuları Ve İçindeki Yaşatıcıları Hazreti Hüseyin'in Yolunu Terk Ettiler Ehli Beytin Duruş Yolunu Terk Ettiler Kur'an Ve Sünnetin Yolunu Terk Ettiler Bu Medeniyetler Batmaya Ve Dağılmaya Mahkum Oldu Şimdi Biz Eğer Hüseyni İsek Şimdi Biz Eğer ki Ehli Beyt İsek Şimdi Biz Eğer ki Ehli Beyti Seviyor İsek Şimdi Biz Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin Emrettiği Gibi Biz Kur'an'a Sünneti Resulullah'a
Ve Ehli Beytin Yoluna Bağlı İsek O Zaman Bizim Hak Ve Hakikati Haykırmamız Ve Yaşamamız Gerekir Bu Gece Aslında Daha Geriye Giderekten Hazreti Osman Efendimizden Öyle Planlamıştım Devletin Nerelerinde Hangi Atamalar Yapılmış Neler İşlenmiş Bunları Anlatacaktım Size Ama Vaktin Yetmeyeceğine İnandım Kendimce Ve Dedim ki Güne Münhasır Olarak Hazreti Hüseyin'e Anlatayım Ama Allah İzin Verirse İnşallah En kısa Zamanda Asıl Hazreti Hüseyin Efendimizin Şehit Olmasının Sebebi Olan Devletteki Yapılandırmayı Sizi Anlatacağım
Geniş Bir Şekilde Çünkü Bu Hazreti Osman Efendimizin Zamanında Başlayan Devletteki Yapılanmayı Anlamaz İsek Hazreti Hüseyin Efendimizin Şehedalığının Merkezini Anlamaktan Uzak Oluruz Ama Velakin Sonuçta Hazreti Hüseyin Efendimiz Ve Yanındaki Şeheda Şerbetini İçen Ehlibeyt Kur'an Sünnet Yolunda Bunu Haykırdıkları İçin Bunu Anlattıkları İçin Bunu İstedikleri İçin Şehit Oldular Şehit Edildiler O Zaman Biz Muhammediler Olarak Veyahut Kendimizi Kur'an Sünnet Yolcusu Olarak Görüyorsak Bu Yolcular Olarak Veyah Kendimizi Ehlibeyt
Alakalandırıp Ehlibeyt Yolcusu Olarak Görüyorsak Bize Düşen Vazife Ne Hüseyin Şehit Oldu Diye Oturup Ağlamak Ağıt Yakmak Mı Bize Düşen Vazife Elimize Kesici Delici Aletleri Alıp Zincirleri Alıp Sine Dövmek Mı Bizim İşimiz Kendimizi Jiletleyip Parçalayıp Kesip Parçalamak Mı Ben Yol Olarak Bunu Görenlerden Değilim O Zaman Bizim İşimiz Kur'an'ı Ve Sünneti Tam Anlamayı Tam Anlamıyla İdrak Edip Yaşamaktır Hüseyin Hüseyin Olmak Haksızlığa Karşı Gelmektir Hüseyin Olmak Zalimliğe Karşı Gelmektir Hüseyin Olmak Devlet Tek Elinde
Dayatmacı Bir Dine Karşı Olmaktır Hüseyin Olmak Devletin İçerisinde Sülalelerin Odaklanmasına Karşı Olmaktır Hüseyin Olmak Devletin İçerisindeki Bürokratların Kendi Ailelerine Ve Kendilerine Kendilerine Rand Sağlamaya Karşı Olmak Demektir Hüseyin Olmak Hüseyin Olmak Devletin Kasasından Masasından Asasından Faydalanmak İsteyenlere Karşı Olmaktır Kayırmacılara Aldatmacılara Karşı Olmaktır Siyaseti Kendisine Rand Edinenlere Karşı Olmaktır Hüseyin Olmak Demek Dinsiz Olmak Demek Değildir Dinsizliğe Karşı Gelmektir Hüseyin
Olmak Demek Dini Kendi Şahsi Menfaatlerine Devşirmek Demek Değil Dini Kendi Şahsi Menfaatlerine Devşirenlere Karşı Olmak Demektir Hüseyin Olmak Allahsız Kitapsız Olmak Demek Değil Allah'a Kitaba Resulullah'a O yola Sımsıkı Sarılmaktır Hüseyin Olmak Kur'an Ve Sünnetin Dışında Her Ne Var ise Elinin Tersiyle İtip Kur'an Ve Sünnete Sımsıkı Yapışmak Demektir Hüseyin Olmak Demek Şarabı Çekip Saza Dem Vurmak Demek Değildir Hüseyin Olmak Abdestle Şehit Olmaktır Hüseyin Olmak Zalimin Kılıcıyla Şehit Olmaktır Hüseyin Olmak Hakikati
Haykırırken Şehit Olmaktır Hüseyin Olmak Kur'an Ve Sünnetin Yaşanması İçin Koşarken Kafirlerin Zalimlerin Ateşinin Altında Can Vermektir Hüseyin Olmak Susuz Kalınca Susuz Susuz Kaldığında Dahi İsyan Etmeden İsyan Etmeden Aç Kaldığında İsyan Etmeden Doğru Bildiğin Yolda Yürümektir Hüseyin Olmak Hüseyin Olmak Allah'a Aşık Olmak Resulullah'a Sevmektir Hüseyin Olmak O yüzden Şimdi Oturup Ağlama Zamanı Değildir Şimdi Oturup Dövünme Zamanı Değildir Şimdi Oturup Ah Vah Etmenin Zamanı Değildir Şimdi Oturup Bu 1300
Yıllık 1350 Yıllık Bu Hadiseden Kaynaklan Bu Hadiseden Dolayı 1350 Yıl Önce Yaşanmış Olan Bu Hadiseyi Canlı Tutup Canlı Tutup Ama Ne yapacağını Doğru Bilmektir Hüseyin Olmak O zaman Bu yol açılmış ya Bu yol hiç Kapanmayacaktır O kapanmayacak olan Yolda Yürümektir Hüseyin Olmak Kapanmayacak olan Yolda Yürümektir Bütün Yollar Kapanabilir Ama Hüseyinlilerin Yolları Kapanmaz O yollar Ebedi Açıktır Korkmadan Kınanmaktan Çekinmeden Korkmadan Kınanmaktan Çekinmeden Ehlibeyet Sevgisini Haykırmaktır
Hüseyin Olmak Yoksa Biz Hazreti Hüseyin'i Seviyoruz Dediklerinde Bize Alevi Derler Hazreti Hüseyin'i Sevdiğimizde Bize Mum Söndücü Derler Hazreti Hüseyin'i Seviyoruz Dediğimizde Bize Kızılbaş Derler Deyip Hüseyin'i Sevgiyi İshar Etmemek Değildir Hüseyin'ilik Hüseyin'i Olacaksak Buyurun Hep beraber Yolundan Gidelim Buyurun Hep beraber Onun Irmağından Su içelim Buyurun Hep beraber Onun Haliyle Hallenelim Hallenelim ki O sevgililer Sevgilisi Muhammed Mustafa Da Bizi sevsin Nasıl Hüseyin'i Seveni Allah Sever İse Hüseyin'i
Seveni De Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri De Sever Allah'ın Sevdiğini Hazreti Allah Allah'ın Sevdiğini Hazreti Resulullah Da Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri De Sever O zaman Biz O Şam'da Kurulmuş olan Muaviye Yezid Devletinin Yaptıklarını Ve ettiklerini Okuyalım Muhakkak Günümüze Taşınacak İbareler Bulacağınıza İnanıyorum Ve Hazreti Hüseyin Efendimizin Şehedalının Anlamının O zaman Daha iyi Anlaşılacağına İnanıyorum İnşallah Allah Fırsat Verirse Gayret Verirse Biz Bir Derste İnşallah Burada Çok
Uzak Olmamak Kaydıyla İnşallah Önümüzdeki Haftaya Allah'tan Birşey Gelmezse Hazreti Osman Efendimizin Zamanında Devletin İçerisine Çöreklenmiş Olan Muaviye Yezid Uzantılarını Neler Yaptıklarını Önümüzdeki Haftaya İnşallah Nasıl Olsa Aşureyayı Ona Devam Edelim İnşallah Hakkınızı Helal Edelim Biz Hüseyin'i Olamıyoruz Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerini Sevemiyoruz Herşeyden Korkuyoruz Hatta Sizin Yanınızda Bile Duramıyoruz Bizim Halimiz Ne Olacak İnşallah İyi Olacak Ruhlar Aleminden Gelip Dünyada
Bedellendiğimizde Ruhlar Alemindeki Durumumuzu Ve Konumuzu Niçin Hatırlamıyoruz Orada İdrakimiz Mi Yok Buradaki Durumunu Sen Görmedikçe Oradaki Durumunu Görmen Mümkün Değil Kardeş Önce Buradaki Durumunu Gör İnşallah Haklarınızı Helal Edin Bizden Yana Da Helal Olsun Aşureniz Mübarek Olsun Ben Aşureyi Bir Yas Günü Olarak Kutlanılmasını Ve Kullanılmasını Karşı Olanlardanım Benim İçin Bir Yas Günü Yoktur Hiçbir Gün Yas Günü Değildir Benim İçin Bakın Hiçbir Gün Yas Günü Değildir O Yüzden Ben Zaman Zaman Aşure Günlerinde
Hep Derim Bizim Yas Günümüz Değil Bugün Diye Yine De Bizim Bugün Yas Günümüz Değil Biz Tarihte Olan Olaylardan Hadiselerden Dersimizi Alarak Önümüze Bakacağız Dostlar Dünyanın Hiçbir Yerinde Şuanda Tam Anlamıyla Kur'an Ve Sünnete Dayalı Bir Devlet Sistemi Veya Kur'an Ve Sünnete Dayalı Herhangi Bir Sistem Yok Bu Küçük Küçük Sistemcik Sistemcik Sakın Böyle Zannetmeyin Sistemcik Evinizin İçerisinde Kur'an Ve Sünneti Yaşayabilirsiniz Yaşayabildiğiniz En Uç Noktaya Kadar Bu Sizi Aldatmasın Bu Sizi Aldatmasın Bu Küçüğü
Büyütelim Herhangi Bir Belediyede Kendinizce Sizin Fikirlerinizle Uygun Bu Belediye Başkanı Seçilmiş Olabilir Bu Sizi Aldatmasın Büyütelim Herhangi Bir Yerde Herhangi Bir Memlekette X Bir Parti Muhafazakar Müslüman Böyle Dinci İslamcı Noktada Hükümet Olabilir Bu Sizi Aldatmasın Bu Sizi Gevşekliğe Götürmesin Hatta Şöyle Bile Düşünebilirsiniz Acaba Oradaki İslami Çalışmaların İslami Faaliyetlerin
Gevşemesi İçin Uluslararası Güçler Tarafından İktidara Getirilmiş Bir Kimse Veya Getirilmiş Bir Örgüt Kurum Olabilir Mi Diye Şüphe İle Bile Bakabilirsiniz Bunlar Bizi Aldatmasın Eğer Ki Bir Ülkede Bir Toprakta Fukaranın Hakkını Koruyacak Bir Hukuki Düzenleme Yok İse Bir İşçinin Hakkını Koruyacak Hukuki Bir Düzenleme Yok İse Eğer Öldüren Zalimce Katleden Kimseler Hukukun Dairesinin Altında Hukuku Kullanaraktan Ellerini Kollarını Sallayaraktan Yürüyorlarsa Bir Ülkede Uyuşturucu Kaçakçıları
Ve Üreticileri Elini Kolunu Sallayaraktan Bir Ülkenin Çocuklarını Zehirliyorlarsa Bir Ülkede Kadınlar Zorla Kandırılıp Para Karşılığında Erkeklere Satılıyorsa Bir Ülkede Devletin İçerisindeki Bürokratlar Partililer Siyasetçiler Valiler Kaymakamlar Belediye Başkanları Mülkü Amirleri Kendi Bulundukları Daireyi Kendi Bulundukları Ortamı Ellerindeki Gücü Haksızlığa Zulme Akrabalarına Eş ve Dostlarına Peşkeş Çekiyorlarsa Aldanmayın Daha gidecek Çok yolunuz var Daha düzelecek Çok yerimiz var Aldanmayın Aldanmayın Gevşemeyin
Gevşemeyin Din Özgür Olmadığı Müddetçe Kandırılıp Aldatılabilirsiniz Ne zaman ki Din Özgür Oldu Kur'an ve Sünnet O zaman İnsanlar Özgürce İman edip İmanlarını Yaşıyorlarsa O zaman Vaat edilmiş Olan Günler Yaklaşmış Demektir O yüzden Mücadeleye Devam Mücadele Hak ve Hakikat Mücadelesidir Eğer sadece Kendi Nefsinizi Düşünüp Kendi Nefsinizi Cennetmek Cennetlik Etmek İstiyorsanız Gidersiniz Evinizin Bir köşesinden Çıkmaz Allah'ı Zikredersiniz Sufilik Edersiniz Cenneti
Kazanırsınız Bu işin En kolay Yanıdır Eğer Hüseyin Olacaksanız Elinize Kılıcı Alırsınız Yezidilere Karşı Savaşmak İçin Meydana Çıkarsınız Bu işin Doğru Yol Anlayamadır Bu işin Doğru Olanıdır Kılıcınıza Yaslanmıyorsanız Bilin ki Birilerinin Kuyruğunda Birilerinin Peşinde Kuyruk Olmuşsunuzdur Kılıcınıza Yaslanmıyorsanız Bilin ki Zelil Olma Yolundasınızdır O yüzden Aldanmayın Aldanmayın Biz böyle Kenarda Durup Sufilik Yapabilecek İnsanlardan Değiliz Hakkınızı Helal Edin Belki Alışılmamış Bir Mevlevi Yolcusu Olarak Görebilirsiniz
Bizi Mevlevileri Biraz böyle Şey Görürler Ya Toplum Arasında Hani Sevelim Sevilelim Canımızı Hoş Edelim Allah Affetsin Bizi Öyle Olamadık Hakkınızı Helal Edin Geceniz Hayır Olsun Allah Nice Aşureler Aşurelerde Buluşmayı Nasip Eylesin Cenab-ı Hak Cümle Ümmet-i Muhammed'i Affetsin Hepimizi Hüseyin Efendimizin Canıyla Canlandırsın Onun Ruhuyla Bizleri Şeref Yab Eylesin Onunla Hemhal Eylesin Onun Haliyle Hallenip Yezidilere Karşı Mücadele Edenlerden Eylesin El Fatiha Selamat

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi