Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 13 Ekim 2013 · 1:23:31
Hocamın peşinden benimki biraz yavan kalır ama hakkınızı helal edin artık. İki kişi arasında nikah olmadığı halde kız kayınbabasının elini öper mi? Kayınbaba deyince nikahlanmış oluyor o zaman dolaylı olarak. Bir adam gelse bir kadına bir kıza dese ki ben senin kayınbabanım, öp elimi.
Eğer adamın bir oğlu varsa kız seslenmezse nikah olmuş olur. Eğer adamın iki oğlu varsa sorulur hangisini aldın diye. Kız o esnada seslenmezse adam ister büyük oğluna, ister küçük oğluna, ister ortanca oğluna der. Yine seslenmezse nikah olmuş olur.
Velev ki böyle olmasa dahi hanefilerce bir kız çocuğu, Babası yaşındaki bir erkeğin elini öpmesinde mahsur görmemişler. Bir erkek çocuğun da annesi yaşındaki bir kadının elini öpmesinde mahsur görmemişler. Bahailik nedir?
Bu uzun bir sohbet ama Şia'nın içerisinden çıktığı söylenir. Ama Şia'nın içinden çıkıp çıkmadığıyla alakalı da sıkıntılar var. Bunu böyle dinler tarihi perspektifinden bakıp, dinler tarihi noktasından bakmak lazım. Bu biraz daha böyle İran bölgesinde, Safavilerin bulunduğu yerlerde fazla kol kanat germiş. Biraz zer düştükten, biraz oradan buradan katma değişik şeyler var.
Uzun bir sohbet, hakkınıza helal edin. İki bayram arası düğün olmaz diyorlar, aydınlatırsanız sevinirim. İki bayram arası düğün olmaz, böyle bir ayet yok, böyle bir hadis-i şerif yok, böyle bir imamların iştahı yok, hiçbir şey yok. Ama insanlar böyle telaş ederler ya, işte Ramazan bayramın birinci günü, aynı günde Cuma'ya denk gelirse, iki bayram oldu. İki bayram bir güne denk geldi. İki bayram bir güne denk gelince, hani ya işte düğün de bayram gibidir ya, arasına üçüncü bayram sıkışmaz gibi söylemişler. Bir kimse iki bayram arasında da, bir bayram daha patlatırsa patlatır. Yani bayram namazı vakti ile Cuma namazı vakti arasında düğün yapabilirse bir kimse, bunu engelleyecek, bunu yasaklayacak bir şey yok.
Dinde zorlama olmaz ama amelde zorlama olur mu? Yani normalde dinde zorlama yok derken, bir kimseye inanmaya siz zorlayamazsınız. Bir kimse iman etmeme hürriyetine sahip. İman etmiş, iman ettiyse o kimsenin bir bireysel hukuku var. Din onun bireysel hukukuna karışmaz. Yani zorlama yapmaz ona. Ama bir de dinin bu noktada toplumsal hukuku var. O toplumsal hukukunun içerisinde zorlama var. Ya dinde zorlama yok deyip de dinin kendi içerisindeki toplumsal hukukunu bir kimse reddedemez. Örnek, dinde zorlama yoktur. Bir kimse Hz. Ömer R.A. zamanında evinde içki içtiğine dair bir rivayet var.
Hz. Ömer Efendimiz'e şikayet etmişler. Hz. Ömer Efendimiz demiş ki, ben onun evini gözetleyemem. Evinde yapmış olduğu bir şeyden dolayı da cezalandıramam. Ama o kimse dışarıda sarhoş görülseydi, işte sarhoşa kaç değnek vurulur, işte o kadar değnek ona vurulması icap ederdi. Ve onu içkiden men etmek için, içkiden onu uzaklaştırmak için, din elinden gelen gayreti gösterirdi. Böylece dinde zorlama yok deyip de onu başıboş bırakmazdı. Dinin bu noktada bireysel hukukları vardır insanların kendi içlerindedir. Kendi içindedir o. Din ona karışmaz. Yani dinin hukuku karışmaz. Dinin hukukunu icra etme noktasında olanlar, onlar herhangi bir baskıda bulunamazlar.
Ama bir de dinin toplumsal noktası vardır, toplumsal boyutu vardır. O toplumsal boyutunun içerisinde, dinde zorlama yoktur denilemez. İnsanların arasında bir hukukun bulunması gerekir. İnsanların kendi aralarındaki ilişkilerinin, kendi aralarındaki problemlerinin, kendi aralarındaki yaşamın getirmiş olduğu, hal ve hareketlerin bir hukuka uyma zorunluluğu olması gerekir.
Amelde zorlama olur mu? Bu manada amelde zorlama Müslümanlar için bazı meselelerde vardır. Mesela bir kimse Müslüman olduğunu söylemiş olsa, hiç namaz kıldığını gören olmamış olsa, Hanefilerce o kimse namaz tebliğ edilir, ardından tembih edilir, yine kılmazsa ikaz edilir, yine kılmazsa o kimse hapsedilir, yine kılmazsa tuzlu su içerilir, yine kılmazsa tuzlu su içirilmeye devam edilerekten katledilir.
Niçin? O kimse Müslümanlardan ise, iki rekat namaz kılması gerekir. İslam ise, dinde zorlama yoktur, vardır. Vardır. Nasıl vardır? Dinin bu noktada ticaret hukuku vardır, aile hukuku vardır, sosyal toplumsal hukuku vardır. O hukuklara herkes uymak zorundadır. Dinde zorlama yoktur. Ben tartıda eksiklik yapabilirim, yapamazsın. Ölçüde eksiklik yapabilirim, yapamazsın.
din seni zorla. Dinde zorlama yoktur. ama dinde haram olan şeyler var. Sen o haram olan şeylere uymak zorundasın. Bir kadına tecavüz etmek, İslam dinine göre, çok büyük günah-i kebairdir. Üzerinde tartışmalar var. Bunu yapan kimse, idam edilsin mi, edilmesin mi, öldürülsün mi, öldürülmesin mi diye. ben inançsızım veya ben Müslümanım ama kendimce iyi bir kimse, Müslümanım öyle var ya şimdi, ben Müslümanım ama tecavüzün yasak olduğunu dair bir inancım yok. Hakkında ayet-i kerime de yok. O yüzden ben önüme gelene tecavüz ederim.
Neyle durduracağınız bu kimseyi? Cahil bir kimseyi neyle durduracağınız? Bizim önümüze bir laf atıyorlar. Dinde zorlama yok. Ben istediğim gibi inanırım, istediğim gibi yaşarım. Peki, senin istediğin gibi inanıp, istediğin gibi yaşama özgürlüğünü sen nereden aldın? Kim verdi bu hakkı sana? İstediğin gibi yaşarım. Bu hak kime ait? Şöyle bir toplum düşünebiliyor musunuz? Herkesin istediği gibi yaşadığı bir toplum. Bizim önümüze böyle bir şey koyuyorlar. Öyle değil mi?
Ne kadar süslü bir laf, ne kadar güzel bir laf, ne kadar nefse tat veriyor. Değil mi? Ya bırakın, insanlar istedikleri gibi yaşasınlar. Hop kardeş, dur ya. bastığın yeri toprak deyip geçme. Tanın. Bir topluluk düşünün. Bir toplum düşünün. Herkesin istediği gibi yaşadığı bir topluluk düşünün. Bu ne demek biliyor musunuz aslında? Ben hiçbir hukuka tabi değilim. Hiçbir hukuku kabul etmiyorum. Hiçbir dini de kabul etmiyorum. Hiçbir hukuk benim önüme geçemez. Ya ben istediğim gibi yaşarım. Bu nefsaniyeti, şeytaniyeti, heva ve hevasatı ilahlaştıran bir sözdür. Bu çok süslü gelir insanlara. Televizyona çıkarlar, koca koca adamlar derler ki, insanların istedikleri gibi yaşama hürriyeti var.
Nerede var kardeşim bu hürriyet? Herkes istediği gibi yaşarsa, bu insanlık nereye gidecek? Bu toplum nereye gidecek? Herkesin istediği gibi yaşama hürriyeti varmış. Akıllının birisi biraz uyanıyor. Diyor ki, bir başkasının hakkına tecavüz etmediği müddetçe. İyi, hiç kimsenin hakkına tecavüz etmiyor. Herkes anadan üryan dolaşsın caddelerde. Bütün kadınlar anadan üryan dolaşsın. Hiç kimsesiz, hiç kimsenin hakkına tecavüz etmiyorsunuz. Bütün erkekler de anadan üryan dolaşsınlar. Hiç kimse kimsenin hakkına tecavüz etmiyor.
Kimse kimsenin hakkına tecavüz etmiyor. Herkes uyuşturucuya başlasın. Kimse kimsenin hakkına tecavüz etmiyor. Herkes eroyunban olsun çıksın. Kimse kimsenin hakkına tecavüz etmiyor. Hiç kimse çalışmasın. Devlet daireleri boşalsın, belediyeler boşalsın, dükkanlar boşalsın. Hiç kimse hiçbir iş yapmasın. Özgür değil mi insanlar? Sözler çok süslü. Sözler çok süslü.
Hayır. Bu tarih boyunca hiçbir kavmin, hiçbir insanlık diliminin yaşamasındaydı. anlamadığı bir şeydir. Böylece insanları, bugünün insanlarını ve Müslümanlarını kandırıyorlar. Bizim toplumumuzun insanlarını kandırıyorlar. Dinde zorlama yok. Herkesin kendi yaşam hakkı var. Herkes kendi kafasına göre yaşayacak. Böyle bir şey yok. Dinin hukuku var. İslam dini ise hukuku var. Devlet ise hukuku var. Devlet mi? Hukuku var. Devlet ise hukuku var. Sen işine gelmeyen yeri, toplumun konumuna göre, çıkar, kaç tane milletvekili çıkıyor?
500 tane, 50 tane, 60 tane neyse. Çıkar, milletvekilleri o hukuku değiştirsinler. Demokrasi dedikleri bu. Ben inanmıyorum ona da. Demokrat da değilim. Her sözüm, her seferin neden geldiğini de açıklıyorum. Ben demokrat değilim, demokrasiye de inananlardan değilim. Ben Müslümanım, Kur'an ve Sünnet'e iman ettim. Kur'an ve Sünnet'in kabul ettiği her şeyi kabul ederim. Onun kabul etmediği hiçbir şey kabul etmem. Ben Muhammedi İslam'ım. Muhammed-i Mustafa'yı sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin son peygamber olarak kabul ediyorum. Ondan sonra bir nebinin, bir peygamberinin, bir resulün de geleceğine inananlardan değilim. Bütün Adem aleyhisselam'dan Hz. Muhammed-i Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine kadar gelen bütün peygamberlerin Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberliğine iman ettiklerini ve onun peygamberliğinin kendi peygamberliklerinden
daha faziletli ve daha yüce olduğunu kabul ettiklerine inananlardanım. İsa aleyhisselam da yeryüzüne indirileceğine inanıyorum. İsa aleyhisselam bir peygamber olarak yeryüzüne indirilmeyecek. Veli bir kul olarak indirilecek. Ve İsa aleyhisselam Mehdi-i Aleyhisselam'a Resul'a tabi olacak. Mehdi-i Aleyhisselam'a tabi olmayacak. O Mehdi aleyhisselam'a tabi olacak. O yüzden şimdi çıkan ben Mehdi'yim diyenlerin de Mehdi'liklerinin bu manadaki Mehdi'liklerine inananlardan değilim. Ama Mehdi hidayete sebep olan demek birisi birisine Kur'an ve Sünnet'i anlatsa onun o Mehdi'si olur. Bu ayrı mesele. Şimdi o yüzden ben Muhammedi bir İslam'ım, Müslüman'ım.
O yüzden Kur'an ve Sünnet bana neyi emrediyorsa ben o kadar inanıyorum. Fıkıhtaki İmam'ım İmam-ı Azam Hazretleri. Ben öyle mezhepsiz değilim. Böyle Kur'an ve Sünnet diyorum ana tema olarak onu kısadan onu öyle söylediğimden. Yoksa ben mezhepsiz değilim. Benim mezhep imamım İmam-ı Azam Hazretleri. Ben İmam-ı Azam Hazretleri'ni de severim. Çok takdir ederim. Onu çok kendimce önemserim. İmam-ı Azam Hazretleri'nin iştahatlarını çok çok çok … önemserim. Ama dinin yaşanabilir olmasından noktasında kardeşlerin problemlerini halletmede İmam-ı Muhammed İmam Yusuf Hazretleri'nin fetvalarına da bakarım. Bulamazsam bu noktada Maliki'ye bakarım.
Hanbeli'ye bakarım. Şafi'ye de bakarım. Bu noktada bir sıkıntım yok. O yüzden amelde zorlama olur mu? El cevap olur. Amelde zorlama yok. Amelde de zorlama var. Bir erkek eşinin tesettüründen sorumlu. Ailenin reisi çocuklarının dininden sorumlu. Amelde zorlama var mı? El cevap var. Gönül arzu eder ki bütün her yerde sevgi hakim olsun. Herkes sevgiyle yapsın. Ama sevgi dilinden anlamayanlara hukuk dilinden konuşulur. Hukuk niçin lazımdır? O kimsenin sevgiden nasibi yoktur. O kimse sevgi dilinden o kimse sevginin ehemmiyetini anlamaktan uzak olmuştur.
ona hukuk gerekir. Ona hukuk gerekir. Hukukun gerekmediği kimseler aşıklardır. Sevginin dilinden sevginin halinden sevgiden anlayan insanlara hukuk gerekmez. Sevgiden yoksun sevginin oturmadığı sevginin oturmadığı bireylerde ailelerde toplumlarda hukuk çalıştırılır.
Çünkü seven sevdiğine zarar vermez. Seven sevdiğini incitmez, kırmaz, üzmez. Seven sevdiğinin peşinde gider. Seven sevdiğinin yörüngesindedir. Seven sevdiğinin kaşını kaldırmasından etkilenir. Öyle olunca ona hukuk gerekmez. Sevgilene gel dersin gelir git dersin gider. Sevilen odur. Maşu o maşuk bir şey söylese de yerine getirsem diye bakar. Aşık. Öyle olunca onun hukuku ancak sevgidir. Ancak aşıklıktır. Bundan nasibi olmayanlara Hz. Mevlana mesnevisinde eşekten farkı yoktur der. Eşekten farkı olmayanlara hukuk lazımdır. Hayvanların ağzına gem vurulur, çilbir vurulur.
Senin ağzına gem ve çilbirin vurulmasının sebebi hayvaniyetliğinden. Hayvaniyet noktasında olmasaydın senin de ağzına bir gem vurmayacaklardı. Hukuk gem gibidir. Bir kimse yalan söylüyorsa kim yalan söyler? Sevgiden tam anlamıyla nasibi olmayan yalan söyler. Aldatır. Kimi aldatır? Bir insanı aldatır. Bir insanı aldatan Allah'ı aldatmış gibidir. Nasıl bir insana teşekkür Allah'a teşekkürse bir insana yardım etmek Allah'a yardım etmekse bir insana kötülük yapmak da Allah'a kötülük yapmak gibidir. Allah'ı seven için bu mümkün değildir.
Nasıl Allah'a teşekkür insana teşekkür hadis-i şerifle sabit Allah'a teşekkür olarak gören sufi aşıklık dünyası insana kötülüğü de Allah'a kötülük olarak görür. Bir kimse Allah'a kötülük yapamayacağına göre o kötülüğü kendine yapmıştır. O yüzden amelde zorlama vardır. Tirmizi de çocuğa namazı yedi yaşında öğretin kılmadığı takdirde on yaşında dövün diyor. Buradaki dövmekten kastı siz insanların şimdi birbirlerine vahşice vurmasını zannediyorsunuz. İslam'ın dövmesi nedir biliyor musunuz? Dövün dediği nedir biliyor musunuz? Bir kimsenin koltuğu kalkmayacak kolundan koltuğun burada duracak Hanefiler dövmeyi böyle tarif ediyorlar.
Koltuğun vücuduna bağlı koltuğunun altında el filan girmeyecek koltuğu bitişik böyle eliyle yüzüne de vuramayacağına göre çocuğun herhangi bir yerine vuracak böyle vurabilir misiniz siz? Hanefiler dövmeyi böyle tarif etmişler. Bir erkeğin eşini dövmesi de böyle tarif edilmiş. Çocuğunu dövmesi de böyle tarif edilmiş. Yüze vurmak kesinlikle de ne? Haram. Allah Adem'i kendi suretinde yarattı. Alem'i de Adem'in suretinde yarattı. Asla birisinin yüzüne vurmayınız. Hadis Şerif Birinin yüzüne yanağına tokat vurmak, yüzüne yumruk vurmak, gözüne yumruk vurmak, ağzını burnunun çenesini dağıtmak erkeklik değil hayvanlık.
Kadının yüzüne vurmak erkeklik değil hayvanlık. Kadının bir tarafını çürütünce kırıncaya kadar vurmak erkeklik değil hayvanlık. Dövme bu. Ne kadar vurabiliyorsan ben kendim gece bunu okudum o zaman İbn-i Abid'i okuyorum ben.
Dövme nasıl bütün fıkıh kitaplarını indirdim. Bekarım daha o zaman. Kendi kendime dedim ki bu dövmek değil ki dedim. Dövmek bu değil. neden? Bizde patlattın mı ağzını burnunu dökecek. Dövmek o bizim için. Değil. İslam'ın kastettiği dövmek o değil. O zulüm. Köpek kıyafetimize değdiyse namaz kılabilir miyiz? Hanefilere göre köpek necasettendir. Köpeğin bastığı yerin temizlenmesi lazım. Değdiği yerin temizlenmesi lazım. Gözle görülür, kulakla işitilir, hissedilir, bir şey olmaması gerekir. Yani köpeğin kılı olsa, tozu olsa oraya secde edemezsiniz. Bir kimsenin üzerinde köpeğin kılı olsa, köpeğin tozu olsa bu noktada üç dirhemdir necaset miktarı.
Üç dirhem miktarının olup olmadığını bilmiyorsanız namaz kılamazsınız. Tabii al köpeği besleyenler, evde süs köpekleri besleyenler, İslam dini müsaade etmemiş. kime çobana, kime fabrika bekçisi gibi fabrikanın bulunduğu yere nereye işte bir adamın dükkanına hırsız girebilir mi? Girebilir. Hırsız girebilirse o gece hırsızı koğulasın ürkütsün diye dükkanın içerisine köpek besleyebilir. Köpek besleme hanefilere göre ancak böyle mümkün. Geri kalan caiz değil. Evlerinizde hayvan beslemeyin. bu kedi de olsa hayvanları kendi doğal hayatına bırakın. Hayvanları kendi doğal hayatında yaşamalarını sağlayın. Bakın doğal hayatlarında yaşamalarını sağlayın.
Kar yağmış, buz ortalık. Sen git hayvan haşat aç kalmasın. Bir yere yem dök, bir yere yiyeceklerini koy. Evlerinde hayvan besleyenlerin psikolojik dengesizlikleri var. Tedavi olmaları gerekir. bu sözümü yabana atmayın. Psikolojisi normal olmayanlar evlerinde kedi köpek besliyorlar.
Psikolojileri normal olmayanlar evlerinde kuştu, güvercindi, balıktı, kediydi, timsahtı, yılandı, kurbağaydı. Hadi çocukların bunlarla böyle hani oynaması bir nebze hani böyle müsaade edilmiş. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Enes Hazreti Enes Efendimizin çocukluğunda bir küçük böyle bir kuşu olmuş ona sorarmış.
Hani o kuşçuk nasıl falan diye. Çocuğun gönlü olsun diye böyle. Yani evinde kuş besleyenler küçük çocuk misali. Akıllıları onların küçük çocuk gibidir. Ona desen ki sen çocuk musun o kızar sana. çocuk akıllılar evde kuş beslerler. Çocuk akıllılar evde güvercin besler. Çocuk akıllılar evde böyle kanaryadır, bülbüldür, papağandır, cik cik ötsün, kırmızı bir balık o baksın alık alık, o ona baksın alık alık.
Bu çocuk akıllılar için. Çocuklar için. Büyükler için değil. Büyüklerin ulvi davaları var. Büyüklerin yüce davaları var. Büyüklerin önemli işleri var. Büyüklerin önünde önemli handikaplar var. Büyükler Kur'an ve sünnet davasına düşmüş. Büyükler memleket davasına düşmüş. Büyükler cihat ediyorlar. İşi var onun. İşi gücü olmayan avare çocuk akıllılar hayvan haşat besleyecekler. Çocuk akıllı. O köpeğini alacak, akşamüstü dolaştıracak, onu iş edecek. onun kakasını yaptıracak. Ona da kaka diyorlar ya şimdi.
Çocuk kakası sanki. Onu gezdirecek avare avare. İşi yok ki onun. Onun akşam namaz derdi yok, yatsı namaz derdi yok, ikindi namaz derdi yok, namazdan namaza derdi yok onun. Onun bir davası yok, onun bir ülküsü yok, onun bir hedefi yok. Hedefsiz, davasız o. memleket kan ağlıyor, dinsizlik oluk oluk gidiyor. Küfür her yeri sarmış, küfür her yeri sarmış. Onun öyle bir davası yok. O evindeki kedisinden, köpenle, kuşunla, cikciğinle uğraşacak. Enesçik. Enesçik. Enesçik dedim, daha Enes, küçüktü o zaman. Hazreti Enes. 4-5 yaşlarındaydı. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, onu gördüğünde, onun da gönlü hoş olsun diye, senin kuşcağızın ne yapıyor, kuşcığın ne yapıyor diye ona sorardı.
Rivayet gelen hadis-i şerif bu. Hadis-i şerif bu. Ebu Hureyre radiyallahu anh hazretlerini bana ölçü getireceğiniz kedilerle alakalı Ebu Hureyre radiyallahu anh hazretleri evlenmedi, bekardı. Çoluğu çocuğu yoktu. Bir işi yoktu, ticareti yoktu. Beytülmal'den geçinirdi. O manevi ilim terbiye etmek için Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin dizinin dibinde durdu. Onun da dolu kedileri var diye söylüyorlar, öyle bir şey yoktu. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ona kedilerin babası, kedinin babası derken, o sokakta böyle çok zayıflamış, perişan olmuş, bu kedi yavrusu gördü, onu aldı böyle kucağına, ona ekmek vermek için, ona bakmak için götürüyordu, onu gördü Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, onu o yüzden
hani onun şefkatine, ona merhametine binayen, kedilerin babası dedi, Ebu Hureyre dedi. Bize öyle aktarıyorlar onu da, sanki Ebu Hureyre radiyallahu anh hazretlerinin evi kediden geçilmiyordu, her yerden miyav miyav miyav dolu sanki, yani sanki Ebu Hureyre radiyallahu anh hazretleri peygamberi sevmedi de, kedileri sevdi, bizim önümüze de onu getiriyorlar, hayvanseverler olarak, merak etmeyin, müminler hayvanları severler, hayvanları katletmezler, hayvanları öldürmezler, bizim ceddimiz hayvanlarla alakalı vakıflar kurmuş,
her yerde vardır bunlar, o vakıflar kar yağdığında, buz olduğunda, kıtlık olduğunda, hayvan haşat yesin diye yemler koymuşlar, doğal alanlarda, kedi doğal alanda yaşayacak, köpek doğal alanda yaşayacak, şimdi köpeklerin DNA'larıyla oynuyorlar, köpeklerin suretleriyle oynuyorlar, fıtratlarıyla oynuyorlar, tüpedüz o köpeklerin fıtratları oynanıyor, her biri hilkat garibesi gibi, kurdun DNA'sını alıyorlar, öbür taraftan aslanın DNA'sını alıyorlar, öbür taraftan işte zırtlanın DNA'sını alıyorlar, birleştiriyorlar onlar,
az önce burada hocam anlatıyordu ya, bunlar ahlaksızlık diye, bilim ahlaksızlığı diye, evet, böyle bir değişik köpek çıkarıyorlar ortaya, evlenmemiş, evlenmemiş, evlense de mutsuz olmuş, işi gücü olmamış, çolundan çocuğundan huzur bulamamış, psikolojik bozuklukları ve dengesizlikleri olanlarda alıyorlar, onlarla vakit geçiriyorlar, rahatsız insanlar için olabilir bu, onları rehabilite etmek için, dengesi yok ya, o kuş çık çık çık çık çık çık ötecek orada, o da onu dinleyecek, ona gel, sakın şunu deme ona, onu dinleyeceğinin
Kur'an-ı Kerim dinle, onun küfrüne sebep olursun, Allah muhafaza eylesin, o yüzden evlerinizde köpek beslemeyiniz, evlerinizde köpek beslemeniz caiz değil, evlerinizde kedi beslemek için uğraşmayınız, bu tip alışkanlıklar etmeyiniz, dininizi yaşama ve yaşatma gayreti içerisinde bulununuz, ama dışarıda bir kediceğiz, hasta olmuş, aç susuz kalmış, bak ona bunda bir sıkıntı yok, Şafi'de haram, Hanefi bu olaya ne diyor, köpek bu noktada, Hanefilerde de haram, bir derviş üstadı için nasıl dua etmelidir, örneğin sağlığı için
siz nasıl dua ederdiniz, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dualarına riayet ediniz, hadis kitaplarından Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri nasıl dua ederdi, onlara bakınız, birbirlerinize dua ederken de bu noktada o Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin dualarıyla dua ediniz, Cenab-ı Hak'tan hamd isteyiniz, afiyet isteyiniz, hani şey çok güzel, Kur'an'i, Rabbana adına füldünya haseneten ve fil ahirete haseneten ve gına azaben nar rahmetike ya rahman rahimin rabbena
ufili ve valideyye vel müminine yevme yekumul hesab rahmetike ya rahman rahimin o yüzden birbirlerinize hayır üzerine dua edin, ümmete dua edin, kardeşlerinize dua edin, arkadaşlarınıza dua edin, eşlerinize, çocuklarınıza dua edin, annen, babalarınıza dua edin, Allah'tan afiyet isteyin, Allah'tan yardım dileyin, Cenab-ı Hak'a yalvarın, yakarın, dua, dua üzerine koyun, bu demek değildir ki zahiri zahiri terk edin.
Sizin dervişlik zamanınızda kendi üstadınıza olan sevgi bağınız nasıldı? Bizler de öyle bir sevgiye ulaşmak için neler yapmalıyız? Ben üstadıma keşke keşke daha fazla sevip bağlanabilseydim. Biz yapamadık inşallah kardeşler yaparlar. Bir kadın halısı olduğu yeğeni için kurban kesebilir mi? Kesebilir. Maaşı olan bir kız, evlat, kendine ait aile olan annesi için kurban kesebilir mi? Kesebilir. Yolda olduğunu sanıp aslında yoldan çıkmış olmanın alametleri nelerdir? Çok. Hangi birini söyleyelim ki? Bu sene kurban derisi toplamak serbest bırakıldı.
Bizler de kurban derilerimizi Karabaş Veli Kültür Merkezi'ne verebilir miyiz? Evet. Kurban kesim yerleriniz mevcut mu? Evet. Bana söyleyin nerede kurban kesme yerleri? Bana o afişten getirin ben burada okuyuvereyim onu. Bir afiş yapmışsınız ya burada deri toplayacak toplanacak bu noktada ha verin bakayım bana ön yüzünde evet kurban kesim yerimiz Cuma Pazarı siteler sitelerde Cuma Pazarı olduğun yerde kurban kesim yeri var.
orası bayadan beri var. Biz arkadaşlarla beraber kurbanlarımızı genelde orada kesiyoruz. Belediyeden müsaadesi alınıyor. İşte suyu var bilmem nesi var. Temiz yer beton güzel asılacak yerleri var. Yani ben kendim kurbanlarımı orada kesiyorum. Allah kabul etsin. O yüzden normalde şey olarak orada kurban kesimi yeri var. bir de böyle bakın şeyler var. Arkadaşlar böyle bir şey bastırmışlar. Ne diyorlar buna? Insert ne diyorlar? Böyle bir bilgilendirme insert bastırmışlar. Arkasında arkadaşların şeyleri var. Ne o? Yetkililerin görevlilerin telefonları var. O arkadaşlar kurban derisi toplayacaklar bu sene inşallah. Hoş biz her sene kendi aramızda topluyoruz da kendi kendimize.
O yüzden katılım olursa memnun oluruz. Bayan eşi için her yıl kurban kesiyor. Bu kurban arif eden mi kesmeli? Yoksa birinci günü mü? Birinci günü kesecek kurban o. Teşrik tedbirleri ne zaman başlar ve biter? Teşrik tedbirleri arife şimdi pazartesi günü. Öyle değil mi? Pazartesi sabah namazında başlayacak üçüncü gün ikindi namazında bitecek. bir insan ne kadar suçlu da olsa kendini haklı gördüğü bir taraf buluyor. Bu şeytanın vesvesi midir? Nefsimizden midir? Bu hastalıktan nasıl kurtulabiliriz? Kendimizi haklı gördüğümüz müddetçe hep kaybederiz.
Solak'ım kurban kesebilir miyim? Tabii solaklar yaşayamaz, dini ibadetlerini yapamaz diye bir kaide yok. ama bu biraz çocukken onun eğitimi biraz belki de çocukların psikolojisini bozabilir, yapılabilir. Belki de onun bir pedagogla görüşmek lazım ama sonradan insan kendi kendisini onu eğitebilir. Evet Arife günü Ulu camide saat 12'de vakfe duası yapılacakmış inşallah. Müsait olanlar müftülük bu sene böyle bir yeni müftümüz Allah razı olsun biraz bu noktada gayretli böyle bir çalışma yapmış gerçekten bana az önce içeride söylediler böyle bir şey var diye benim çok hoşuma gitti.
Müsait olanlar Arife günü gerçekten saat 12'de Ulu camide bulunup vakfe duasına katılmaya gayret etsinler. Kurban Arifesi günahların af olduğu bir gündür. O gün gök tabiri caizse yarılır. Hüccacın duasını Cenab-ı Hak kabul eder. Melekler o gün göğü yararlar. Öyle olunca sizin yaptığınız bütün dualarda inşallah yerine ve menziline ulaşır. Arife gününü mümkün olanlar müsait olanlar oruçlu geçirmeye gayret etsinler.
zaten en pazartesi sünnet olan gün aynı zamanda bir de Arife o yüzden pazartesi günü mümkün olursa oruçlu geçirmeye gayret edin. Pazartesi'ye kadar işlerinizi bitirin. Hanımlar evde temizlikle çarşıda bacada orada burada dolaşacağız diye uğraşmayın. Pazartesi gününü oruçla zikirle ibadetle geçirin. Pazartesi gününü gaflete geçirmeyin. O gün Hüccacın Arafat'ta dua ettiği gün. Allah bizi o günü inşallah güzel geçirenlerden eylesin inşallah. Kaçıncı beyt 228'den İsmail gibi onun önüne baş koy.
Kılıcının önünde sevinerek gülerek can ver. Demek ki o Mürşidi Kamil'in önünde İsmail gibi başımızı vereceğiz. Yani nefsimizden geçeceğiz. Ben demeyeceğiz. Benim bildiğim demeyeceğiz. Benim yaptım demeyeceğiz. Ben böyle olmasını istiyorum demeyeceğiz. Benim şöyleydi demeyeceğiz. Baş koyacağız. İsmail Aleyhisselam ne yaptı? Dedi ki babacığım beni teslim olanlardan göreceksin. Senin Rabbin sana neyi emrettiyse onun üzerinde tereddütsüz benim üzerinde istediğini yap. Hiç o meselenin üzerinde onun üzerine bir tereddütlü bir noktan kalmasın.
Benim kurban edilmem gerekiyorsa sen beni kurban et. Geçmiş paganist dinlerde insan kurban edilirdi. Pagan dinlerinin büyük bir çoğunluğunda bu vardı. Velev ki dinler tarihi açısında İbrahim Aleyhisselam'ın zamanında da böyle bir paganist düşüncenin var olduğunu kabul edebiliriz. Hani bize böyle filmler aktarırlar ya genelde Amerikan filmleri vardır böyle işte kız kurban ederler kadın kur genelde kızları kurban ederler. Berili yaşta olacak berili çağda olacak berili güzellikte olacak. O kızları kurban ederlerdi. Paganlarda bu vardı. Şimdi de o paganist düşünce var. İnsanlar dünya malları dünya menfaatleri için kadınlar kurban ediyorlar.
Kendi elleriyle. Adam bir ihale mi olsun diye o ihalenin başındaki herhangi bir amire memura kadın kurban ediyor. Bir kadın hediye ediyor ona. Ve o paganist düşüncede o kadınlar işte şaraplarla içkilerle yıkanır. Hatta paganist düşüncede o kadınlar o kızlar sarhoş edilir. Ve öylece kurban edilir. Çünkü o sarhoş edilmezse can gidecek ağlar sızlar kötü bir hal çırpınır kötü bir şey olur. Ona inandıracaklar. O Tanrı'ya hediyedir çünkü. Tanrı'ya hediye giderken o gülerek gidecek. O sevinçli gidecek. Mutlu gidecek. Onun sevinçli ve mutlu gitmesi için ona her şey bahşedilir. Her şey ona anlatılır.
Ve o sevinçli bir şekilde Tanrı'ya kurban gidiyordur. Sevinçli bir şekilde bir yere kurban gider o. Giderken o kimse akli yerinde yoktur. Sarhoştur. Her kadını kurban ederlerken kadınları sarhoş ederler. Barlara gidin kadınlar sarhoştur. Sarhoş olmayan kadın kurban olmaz çünkü. Sazlara cazhanelere meyhanelere pavyonlara gidin kadınlar sarhoştur. Sarhoş olmayan bir kadın kurban edilemez çünkü. Gidin kurban olan kadınların hepsi de sarhoştur. Kimisi araba güzel araba sarhoşudur. Kimisi güzel ev sarhoşudur. Kimisi güzel kıyafet sarhoşudur. kimisi ne bileyim işte harika eşya sarhoşudur.
Bir altın bilezik sarhoşudur. Bir tatlı söz sarhoşudur. Kadınlarınız kızlarınız böyle kandırılaraktan kurban gider. Nereye gider? Günün paganist tanrısına gider. O gün için insanların totemleri vardı. O gün için insanların işte taptıkları putları vardı. Bugün insanların taptıkları putları ve inandıkları totemleri var. Bugün de insanlar kurban ediliyorlar. Erkek kadın kurban ediliyoruz hepimizde. Herkes kurban ediliyor. Ve herkes bir şeylerin kurbanı. Ama hiç kimse bir Allah'a kurban olamıyor. Kurb yakınlık Allah'a yakın olmak. İsmail aleyhisselam diyor ki beni kurban et sen yakın et.
Biz kurban etmeyi kesmek olarak biliyoruz. Kurb yakınlık demek. Kurban yaklaşmak demek. Kurban kesiyoruz Allah'a yaklaşmak için. Kurban hayvan kesmek değil. Ya Allah'a yaklaşmak. Allah'a yaklaşmanın adı mıdır? Adı mıdır? Koyun veya dana veya deve kurban etmek. Kurb yaklaşmak insanlar önceden yaklaşmak için tanrılarına insanlar kurban ediyorlardı. İbrahim aleyhisselam sonra kurb yaklaşmak hayvan keserekten kurban etmek etti. Cenab-ı Hak dedi ki ey insanlar ey nefsine uyanlar ey heva ve hevesine uyanlar kurban oluyorsunuz.
heva ve heveslerinize satılıyorsunuz. Kandırılıyorsunuz. Sarhoş ediliyorsunuz. Ve sarhoş bir şekilde siz başkalarının ilahlarının kurbanısınız. Sizi sarhoş edenler onların ilahlarına kurbansınız. Sizi moda sarhoş edenler sizi gösteriş sarhoş edenler sizi dekolte sarhoş edenler sizi mal mülk sarhoş edenler sizi bir lider sarhoş edenler sizi bir şeyh sarhoş edenler sizi bir tarikat sarhoş edenler sizi bir şeyin sarhoş yapıyorlar.
Siz asıl mansur şarabı içip Allah'a aşık olacağınıza Allah sarhoş olacağınıza Allah'tan gayrısına sarhoş oluyorsunuz. Ve sarhoş halde sizler kurban ediliyorsunuz. Ama gelin Hz. Mevlana diyor ki siz bu sarhoşluktan uyanın. Siz bu rüyadan uyanın. İbrahim aleyhisselam bir rüya görmüştü. O rüyadan Cenab-ı Hak onu uyandırdı. O rüyadan onu uyandırırken ona başka şeyin kurban edilmesini gösterdi. Zahiri olarak ona bir koyun indirildi. Bir koç indirildi. Bu zahiri kurb zahiri kurban sen bir koyun kesiyorsun İbrahim aleyhisselamın sünnetini İbrahim aleyhisselamla Muhammed Mustafa'ya kadar bütün peygamberler hatta Adem'den itibaren Adem'in çocuklarına ilk kurban emri verildi.
O günden Muhammed Mustafa'ya kadar bütün emredilmiş olan o kurb yakınlaşmanın göstergesi olan bir hayvan kurban ediyorsun. Ama asıl kurb asıl yakınlaşma hadisi kutsi de kul farzları yerine getirmekle Allah'a en sevimli şeyi yapar. Farzları yerine getirmeniz bir kurbiyettir. Namaz kılmak farz, oruç tutmak farz, hacca gitmek farz, zekat vermek farz, zekat vermek farz, hacca gitmek farz, bir kul takmışlar arkasına, parası olana, farz kardeşim o farzı yerine getirmek için paran olsun.
O farzı yerine getirmen için gayret et. O farzı yerine getirmen için çalış. Zekat vermek farz, zekat verecek parayı kazan. Tembel olma. Zekat vermek farz. O zaman para kazanıyorsan sen tutumlu ol. Ancak artanını sadaka olarak devamlı veriyorsan bu senin hakkın. geri kalan savurganlık yapma. Zekat vermek farz. Ey sufiler Allah'ın farzlarından eksik bir şekilde bu dünyadan ayrılmayın. Hacca gidin, hacca gitmek farz.
Yol bulabilen gidecek. Yol bulun, toplanın, hep beraber ihramlanın, çıkın yola. Tatile gitmek için bir yıl öncesinden yer ayırtılan Müslümanlar. Beş boynuzlu otellere gitmek için can atan Müslümanlar. Gidin pasaport sırasına girin, alın pasaportlarınızı. Gidin vize sırasına girin, alın vizelerinizi. Vermiyorlarsa vizelerinizi hep beraber ihrama girin, binin arabalarınıza gidin, reyhanlıda kurbanlarınızı kesin dönün. Hac farz, haç farz, farz. Parası olanı diye ayırmamış.
haç farz. Haç farz. Biz sıra bekliyoruz. Nereye kadar sıra bekleyeceksin? Bana fetva soruyorlar. Biz sıra beklerken ölürsek hacı sayılır mıyız? İnşallah diyorum. Giyin ihramlarınızı gidin, evde ihramlanın, niyetlenin, binin arabalarınıza.
Gidin. Neden düşünmüyorsunuz? Neden akletmiyorsunuz? Neden Allah için bir adım atmıyorsunuz? Gönlüm arzu eder ki bir daha haç mevsimine bütün herkes hazırlansın. Geri dönmek de şereftir. Merak etmeyin. Binin otobüslerinize, alın pasaportlarınızı elinize. Kardeş bizim vermek temiz orası. Osmanlı'nın Hicaz vilayeti orası. Bizim vilayetimiz. Ben Misaki millicilerden değilim.
Misaki millinin sınırı Edirne'den başlıyor. Kars'ta bitiyor. Bizi alıştırdılar Edirne'den Kars'a kadar. Hayır. Viyana'dan Çinsettin'e kadar. Benim sınırlarım Viyana'dan Çinsettin'e kadar. Atalarımız Viyana'yla Çinsettin'e kadar gitmiş. Arkadan gelecek olan torunlar da gerisini halletsinler demiş. Biz demiş Viyana'yla Çinsettin'in arasını hallettik. Arkadan öyle bir nesli cedid yeni bir güzel bir nesil gelsin. Öyle tatlı bir nesil gelsin. Kur'an'ı çok iyi anlayan sünnet-i Resulullah sımsıkı bağlı ilahi kelimetullah müjdesini alacak olan İstanbul'u fethetmiş. Ne güzel komutan. Ya İstanbul'dan ilerisi var.
Londra var. Konstantiniyye'den kastı İstanbul anlamışlar o gün için. Ben Konstantiniyye'den kastın Londra olduğunu inanıyorum. Müteşabih bir hadis-i şerif. müteşabih. İstediğin gibi yorumla. Ben Konstantiniyye'den anladığım benim Londra. Bir başkası beni böyle ya nereden çıktı şimdi bu deli, çılgın, manyak diyebilir. Diyebilir. Müteşabih bir hadis-i şerif. Konstantiniyye'den kast edilen İstanbul'sa işimiz bitti bizim oturalım biz tamam. İstanbul fethedilmiş bitmiş. Bize şimdi yeni yeni yorumlar yapıyorlar.
Bir daha İstanbul fethedilecekmiş. Kardeşim ya ne alakası var? Bir daha İstanbul'dan kast ediyorsanız o Londra'dır. Yanlış düşünüyorsunuz. Önceden karanlığın merkeziydi Konstantiniyye. Şimdi karanlığın merkezi Londra. O gün için Deccal'ın merkezi Konstantiniyye'ydi. İstanbul'du. Öyle düşünün. Bugün Deccal'ın merkezi Londra. Lozan anlaşmasını elinde tutan Londra. O Lozan anlaşmasının yırtılıp atılması lazım. Ne olması lazım? Londra'nın İslam olması lazım. O yüzden Londra'yı fetheden komutan ne güzel komutan dedi aslında Hazreti Peygamber Efendimiz.
Atatürk'te ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir derken Akdeniz'den Londra'ya geçin manasını söyledi. Atatürk'te Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri'nin peşinde aslında. Balıkesir'de en güzel din İslam dini dedi. En yüce din İslam dini dedi. En yüce insan Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vessellem dedi. Balıkesir'de hutbeye çıktı. Atatürk demedi her köye her kasabaya benim putumu dikin diye. Atatürk dedi ki her köye fabrika yapın dedi. Bizim Londracılar tersine çevirdiler. Her köye bir tane onun heykelini diktiler. Atatürk memleket gelişsin dedi.
Uçak fabrikası kurun dedi. Bizimkiler kağıttan uçak yapmayı bildiler. Aslında Atatürk öyle demedi. Yanlış Atatürk anlattılar bize. Dağ taşa ne mutlu Türk'üm diyene yazdırdılar. Onu Viyana kapılarında yazacağız. Ne mutlu Türk'üm diyene. Biz buraya daha ne mutlu Türk'üm diyene yazmayı Atatürk'ülük zannettik. Viyana kapısına yazdığınızda ne mutlu Türk'üm diyene Atatürk'ülük o zaman. Londra caddelerine yazdığınız zaman ne mutlu Türk'üm diyene Atatürk o zaman mezarında rahat yatacak. Bugün bir şey dinliyorum. Reklam dünyanın en büyük Atatürk ne o posteri yapılıyormuş Bursa'da.
Bezden. Atatürk'e sordum. Dedim sen böyle bir şey ister misin? Bana dedi ki ben bu ahmaklara böyle demedim dedi. Bunlara dedim ki dedi dünyanın en büyük otomobil fabrikasını kurun. Bu ahmaklar bu geri zekalılar dedi kalktılar dedi dünyanın dedi en büyük Atatürk posterini yapıyorlar dedi. Bezden bir şey olacak sanki dedi. Bunu söyleyin mi dedim ben bu akşam söyle dedi bana. Dedim paşam bunlar her yere senin üstünü dikiyorlar dedim ben. Allah kahretsin onları dedi. Ben hepsinden de rahatsızım dedi. Ben onlara her köye bir fabrika kurun dedim dedi. Dedim paşam bunlar Atatürkçü değil mi dedim ben.
Bunlar zinhar dedi. Ne Atatürkçüsü dedi. Mahşerde hepsinden dedi hepsinden şikayetçi olacağım dedi. Ben sordum o söyledi. Dedim senden için İslam değil diyorlar dedim ben. Balıkesir hutbemi okusunlar dedi. Gidin sorun Atatürk'e. Dedim öyle mi diyeyim bu akşam öyle söyle dedi. Kim benim dinimden şüphe ederse dedi Balıkesir hutbesini okusunlar dedi. Bunlar dedim senin layık olduğunu dinsiz olduğunu söylüyorlar dedim ben. Hepsinden de şikayetçiyim dedi. En güzel din İslam dini en büyük insan Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri dedi. Peki bunlar senin nutkunu okuyorlar dedim ben.
Onlara Elmalı Hamdi Yazır'ın tefsirini bıraktım arkaya dedi. Onlar ahmaklar dedi. Elmalı Hamdi Yazır'ın tefsirini okuyacağını dedi. Kendi kendilerine bir şeyler uyduruyorlar dedi. Dedim paşam bana son söyleyeceğini söyle dedim. Ben onlara dedi Kur'an ve Sünnet'e sarılın dedim dedi. Onlar Atatürkçüyüz dediler dedi. Kimisi komünist oldu kimisi masonist oldu dedi. Kimisi Maoc oldu kimisi Leninci oldu kimisi Stalinci oldu dedi. Kimisi de dinsiz oldu hepsinden de şikayetçiyim dedi. Bunu neden söyledim? Kurban! Herkes kendi ilahına kurbanlar kurp yakınlık tesis ediyor. Önceden pagan pagan inanışı var.
Pagan inanışına göre inançları doğrultusunda insanlar insanları kurban ediyorlar. Ve pagan inanışında bir kutlu adam var. Bir kutlu kimse var. O kutlu kimsenin, o kutlu Tanrı'nın ama hayali bir resmi var. Hayali bir heykeli var. Ona kurbanlar ediyorlar. Bu değişmiyor. cahiller, embesil kafalılar, geri zekalılar, heva ve hevesine uyanlar, şeytanın aklını örttükleri, deccalın aklını örttükleri bu pagan inanışlarına devam ediyorlar. Ve kendi putlarına, kendi paganist düşüncelerine kadınları ve erkekleri kurban ediyorlar. Yakın olmak için.
80 yıllık bizim kurban edildiğimiz gibi. Bugün paşa bana Atatürk o kadar şeyler söyledi ki ben dedim ki kurban olmuşuz biz 80 yıldan beri. Hiç Atatürk'ün Atatürkçülüğü anlatılmadı bize. Ne o müreffeh medeniyetler seviyesine çıkını biz böyle ben böyle anlamadıydım bana böyle anlatmamışlardı. O bana bugün üstüne dik dey dey de söyledi. Ben onlara dedi en büyük uçak fabrikasını kurun dedim dedi. Onlar gittiler dedi dünyanın en büyük bayrağını yapıyorlar dedi bezden dedi. Ben onlara dedi dünyanın en büyük uçak fabrikasını kurun dedim dedi. Otomobil fabrikasını kurun dedim dedi. Bir şey daha söyledi. Atlıyorum böyle geçir hakkınızı helal edin.
Bir şey daha söyledi. Ben onlara dedi şöyle söyledi isterdim ki dedi isterdim ki dedi en büyük o nükleer enerji santralini dünya üzerinde Türkiye kursun dedi. Bunlar yelde Ermeni bile kuramadılar dedi. Dediği bu kendi kendime düşündüm dedim kurban edilmiş insanlık. Bizim memleketimiz kurban edilmiş. Misaki milli'yi soramadım. O kadar çarpıcı şeyler söyleyince bana aklım gitti bir an. Hiç paşayı böyle tanımıyordum. Bugün enteresan bir yüzünü gösterdi bana. Gerçekten. Siz hiç böyle tanımış mıydınız paşayı? Değil mi?
Böyle söyledi. Böyle dedi. Ve ben dedim ki keşke böyle olduğunu bize anlatmış olsalardı dedim. Anlatmayanlardan mahşerde dedi. İki elim yakasında dedi. Ben de o yüzden söylüyorum. Bana da benim yakama gelmesin diye. Ben de o yüzden anlatıyorum. Mahşer benim için de var. E dedim bunlar dedim böyle geliyorlar orada dedim saygı duruşunda bulunuyorlar devamlı geliyorlar devamlı böyle böyle yapıyorlar dedim ben. O dediği benden sonra gelen cumhurbaşkanının uydurması dedi. İnsanlara dinsizliği anlatacaklar ya dedi beni kullandılar dedi. Onlardan da davacıyım dedi. Ben hiçbirisine böyle bir vasiyette bulunmadım dedi.
Benden sonra gelen masonlar bunu yaptılar dedi. o masonların hepsinden de şikayetçiyim dedi. Ve sakın ha mücadele edin bu masonlarla bu dinsizleri bu ülkeden kovun dedi. Nasıl yani paşam dedim. Yunan'ı denize döktüğünüz gibi mi dedim ben evet dedi. Hepsini İzmir'den mi denize dökün dedim ben evet dedi. Kurban İsrail gibi kurban ol neye Allah'a neye Resulüne neye dine imana gerçek Kur'an'a gerçek sünnete ona kurban ol yakın ol kime Allah'a kim tek olan denilen Allah'a kime Hz.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin bize tarif ettiği Allah'a onun bize tarif ettiği Allah'a İsmail gibi kurban ol öyle bir Allah'a dost olanlara dost ol kurb yakınlık Resulullah'a dost olanlara dost ol yakınlık Allah'a dost olanlara kurbiyet sağlayanlara sen de onlara kurbiyet sağla yakınlık ver de Ahmet'in tertemiz canı ahayette nasıl ebededek sevinerek gülerek ölümsüz bir halde kaldıysa senin de senin canın da sevinsin gülsün ölümsüz diye ersin sen öyle yakınlık gör öyle yakin ol öylesine yakin ol
öylesine yakin ol ki Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri gibi ilelebe dost yüzüne bakanlardan ol öyle yakınlık kur Hz. Muhammed Mustafa gibi ebedi ol ebediyen ebediyen dostla cemalleşenlerden ol öylesine kurban et nefsini öylesine hevesten çekil farzları dost doğru yerine getir nafilelerle Allah'a kurbiyet besle yakınlık besle ve Allah'ı sev ve Allah'a aşık ol ki ebediyen o dostla cemalleş ebediyen o dostla dostluğun devam etsin işte kurbiyet bu işte yakınlık bu o zaman kime yakınlık paganist düşüncelere
değil paganist ilahlara değil paganist ilahelere değil ilahçıklara değil paganist sistemlere değil paganist sistemler var çünkü kurban alıyorlar paganist sistem kadınlar orta yerde erkekler orta yerde ilaheler orta yerde herkes o ilahelerin peşinde paganist sistem o paganist düşünceyle o paganist inanışta onlar her şeyleri kurban ediyorlar onlara değil ya Allah'a ve Resulüne Allah'a itaat edin Resulüne itaat edin sizden olan emir sahiplerine itaat edin Ya Rabbi bizi o veliler o peygamberler o inam ettin o salihlerle
bizleri beraber eyle kurbiyet onlarla beraber olmak asıl yakinlik o o yakinliğin yolu ne farzları yerine getirmek dostlar farzları yerine getirin kurbiyetin yakın olmanın birinci yolu farzları yerine getirmek bunlar sadece ibadet değil haramlardan uzak durun haramlardan uzak durmak da farzdır haramı işlememek farzdır bir kimse haram işlememekten dolayı da sevap alır içki içmediğiniz her gün sevaptır yalan söylemediğiniz her anınız sevaptır oruç oruç tutmadı tutmayıp oruca karşı beklemek sevaptır ramazan gelsin tutacağım
sevaptır bunun gibi namaza namaza eklemek arası sevaptır oruca oruca eklemek arası sevaptır bir Cenab-ı Hakk'ın sevmediği hale düşmemek sevaptır sevmiyor ondan uzak duruyorsun aman sakınıyorsun aman ya Rabbi ben yalandan sakınayım aman ya Rabbi ben gıybetten sakınayım aman ya Rabbi ben sert yüzlü olmaktan sakınayım tebessüm ehli olayım müminlere karşı şefkatli ve merhametli kafirlere karşı şedid sert hangi kafire seninle savaşa mücadelene orada sokakta gördüğünüz Hristiyanlara Yahudilere sert davranacağım diye uğraşmayın
onlara mütebessim davranın onlara İslam'ın güzelliklerini anlatın İslam'ın tatlılığını anlatın dükkanınıza gelmiş evinizin önünden geçiyor buraya misafir gelmiş ona sen şunu yapma ona sert ona ketum öyle bir şey yok bu İslam'ın şiarı değil ona mütebessim davran ona hoşgörülü davran ona hoş davran ona İslam'ın en güzel yüzünü göster de ki ona şu mesajı var bizimle savaşmazsanız biz sizinle savaşmayız siz bize bıçağınızı batırmazsanız biz size bıçak batırmayız biz Müslümanız biz insanlara zulmetmeyiz biz Müslümanız biz haksız
kimseyi öldürmeyiz biz Müslümanız biz hayvanları dahi öldürmeyiz katletmeyiz yeşili dahi öldürüp katletmeyiz biz Müslümanız akan suya tükürmeyiz biz Müslümanız akan veya duran suya bevletmeyiz biz Müslümanız biz gölden taharetlenmeyiz gölden alırız bir maçla pusu gider kenarda taharetleniriz göle taharetimizi dökmeyiz biz Müslümanız sokağımıza çöpü biz kenara atıvermeyiz çöp kutusuna koyarız biz Müslümanız kurban keseceğiz ya kurban artıklarımızı gömeriz biz Müslümanız kurbanı keserken dahi ona merhametli şefkatli
ona yumuşak davranırız ona hoş davranırız ona sevecen davranırız biz Müslümanız ibadet ederken dahi kurbanımızı korkutmayız incitmeyiz acıtmayız Müslümanız biz Müslümanız eşimizi korkutmayız çocuklarımızı korkutmayız gelinlerimizi korkutmayız damatlarımızı korkutmayız biz Müslümanız komşularımızı korkutmayız biz Müslümanız beldemizde bulunanları korkutmayız hayvanları korkutmayız kuşları korkutmayız böcekleri korkutmayız biz Müslümanız yakarak hiç kimseyi cezalandıramayız biz Müslümanız biz masum insanları öldüremeyiz
burdayı bir bomba atamayız bir yerde bomba patlatamayız bir bomba yüklü aracı sivillerin içerisine gönderemeyiz biz Müslümanız savaşacaksa askerler savaşır biz Müslümanız biz kendi kafamızdan elimizde silah alıp savaşamayız savaşamazsınız biz Müslümanız Hiroşima'ya bomba attıkları gibi biz bomba atamayız bir yere biz Müslümanız biz Japonya'ya iki tane atom bombası atıldığı gibi biz hiçbir yere atom bombası atamayız bize atsalar da atamayız biz Müslümanlardanız biz kimyasal silahlar kullanamayız biz sivillere kimyasal silah
kullanamayız Müslümanız biz hiçbir sivili kıyamayız Müslümanız Allah'a yakın olmak isteyenler hem bireyin hukukunu hem toplumun hukukunu korumak zorundalar farz biz Müslümanız bir başkasının malını cebellez edemeyiz biz Müslümanız biz devletin parasını biz çarçur edemeyiz biz Müslümanız belediyenin parasını çarçur edemeyiz biz Müslümanız yetimin hakkı var deriz onda çarçur edemeyiz Müslümanız toplumun kamunun bunda hakkı var deriz Müslümanız biz biz sokaktan geçen alelade bir insan değiliz biz paganist değiliz bizim totemlerimiz
bu noktada değil bizim elimizde kitabımız var heva ve hevesimiz yok bizim önümüzde peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri var her daim hem maddi hem manevi biz müminiz biz müminiz yapamayız farzları yerine getirmekle mükellefiz Allah'a yakinliğin birinci adımı yapamazsın yapamazsın sen denize dahi bevledemezsin müslümansın sen çölün ortasına dahi büyük abdestini yapsan meydanda bırakamazsın onu onu gömmekle mükellefsin hazreti peygamber hazreti peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri toprağı biraz eşeler oraya bevleder oraya büyük abdestini yapar sonra gömerdi tırnağını keser gömerdi gömerdi saçını keser gömerdi toprağa hijyen orta yerde hiçbir görüntü kirliliği yok müslümanız temiz giyinmek zorundayız müslümanız güzel kokmak zorundayız müslümanız tasık altlarımız koltuk altlarımız en az hanefiler en fazla yedi gün demişler en fazla yedi günde bir sever ama hanefilerin ittifak ettikleri var ne?
üç günde bir biz en az üç günde bir tıraş oluruz bu da ne demektir? üç günde bir banyo yaparız ter kokmaz müslüman üzerinden kötü kokular çıkmaz müslümanın boşanma sebebi koymuş hanefiler bunu bir kimsenin vücut kokusu boşanma sebebidir biz müslümanız vücudumuz tertemiz kokar biz müslümanız ağzımız tertemiz kokar bizim ağız kokusu olmaz bir kimsenin üzerinde cigara kokusu kahve kokusu necis kokusu kedi köpek kokusu olmaz müslümanız biz o zaman kurb yakınlık farzları yerine getirmek farzları yerine getirmenin bir bölümü var
ibadetlerle alakalı bir bölümü var haram işlemekle alakalı ibadetleri yerine getirmek yetmez haramlardan uzak durmak da ibadettir haramlardan uzak dururuz ardından ne diyor hadis-i şerif nafilelerle bana yaklaşır kurbiyet başladı nafileyle nafilenin bir kısmı var ibadetle alakalı öğlen namazının farzından sonra iki rekat daha namaz kılmak öğlen namazının farzından önce dört rekat namaz kılmak pazartesi perşembe oruç tutmak orucun nafilesi başında ayın başında ortasında sonunda oruç tutmak orucun nafilesi müslümanlar
nafile oruçları nafile ibadetleri yerine getiriyorlar ahlaklarını iyileştirmiyorlar bir adım daha ileri ahlaklarımızı en iyi yere götürmek ondan sonra Allah'ı sevmek o kurbiyet fazlalaştı kurbiyetten kasıt bu kurban kesmemizin kasıtı da bu Allah bizi onlardan eylesin inşallah eğer o kurbiyeti o yakınlığı sağlarsak Hz. Mevlana'nın değil mi gibi Ahmet gibi ebededek o dostla sohbet eder Allah bizi onlardan eylesin sabırla hem Orhan hocamı hem beni dinlediğiniz için teşekkür ederim şimdiden ben bir şey gelmeden bir de bir şey
gittikten sonra kutlamak hoşuma gitmez şimdiden beyan edelim kurban bayramının ikinci günü öğle namazından sonra burada inşallah akşam namazı vaktine kadar bayramlaşma olacak bütün kardeşlerle alakalı bu konuda arkadaşlar birbirlerine gelecekler gidecekler muhakkak bayramı bayram gibi yaşayın birbirlerinize gelin gidin birbirlerinize bayramlaşın annelerinizle babalarınızla büyüklerinizle inşallah o yüzden Allah izin verirse bizde herkes gibi Allah kabul etsin inşallah birinci gün işte kurbandı deriydi onlarla uğraşacağız
inşallah kardeşler sıkı bir şekilde deri toplamada yardımcı olacaklar inşallah bizde ihtiyar halimizde nereye kadar yardımımız olur bilemeyiz bizde inşallah bu noktada elimizden geleni gayreti göstereceğiz ben bazen derim arkadaşlara ben güzel deri deri tuzlarım derim millet bilmez biz çok kurban bayramında kurban bayramı birinci günü bayramlaşma bizim deriyle olurdu Mustafa gülüyor şimdi bak oradan değil mi Mustafa biz giderdik ha bakalım tuzlardık onları bizim çünkü böyle şeyenillah deyip de el açmamız yok kendi kendimiz
öyle işte tekkenin ondan sonra ne bileyim dergenin muasrafları için bu tip şeyler için başka bir şey yaptığımız yok öyle bir şeyde ne o bir damla tuzumuz olursa eyvallah şimdi tabi son senelerde artık bana dokundurmuyorlar Allah razı olsun ama ben gideceğim illaki sürtüneceğim orada o kokuyu alacağım ya oraya bir böyle bir hani nefesleneceğim orada olmadı heyecanlanacağım onu öyle yapmayın böyle yapın diyeceğim bir de işe karışacağım ihtiyarlık öyle bir şey demek ki hakkınızı helal edin inşallah Allah geceniz hayır olsun
selamun aleyküm
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.