Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 2 Kasım 2014 · 1:57:53
Selamun Aleyküm, Allah gecenizi hayır etsin, gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, inşâAllah. Arıtılmış sularda abdest almakta sakınca var mıdır? Yok. Tecdidi, iman ve nikah hangi durumlarda gerekir, nasıl yapılır? Bir kimse iman dairesinin dışına çıktığında, o kimse imanını tazelemesi gerekir.
Bazı noktalarda iman dairesinin dışına çıktığında, nikahını da tazelemesi gerekir. Öyle bir iman dairesinden çıkışlar vardır, namazlarını iade etmesi gerekir. Öyle bir iman dairesinden çıkışlardır, haccını da, orucunu da iade etmesi, yani yeniden bunu tazelemesi, yerine getirmesi gerekir. Bir üstadın sevgisine mazhar olup da, bir zaman sonra bu sevgiden mahrum kalır mı bir derviş?
Evet, yani bir üstadın sevgisi dervişe ilk evvel olup da sonra azalır veya hepten kaybolup gider mi? Sevginin değişik tecelliyatları vardır. Cenab-ı Hak ayeti kerimede der ki, mealen, eğer azar sapar dinden geri dönerseniz, Allah öyle bir cedid, yeni bir kavim getirir.
Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever der. Bu manada buradaki sevgi, ilk önce Allah'tan gelen sevgidir. Allah onları sever, Allah onları sevince, onlar da Allah'ı sever. Burada dışarıdan baktığımızda cebriyet gibi vardır biraz.
Ama bunun tecelliyatında, o Allah'ın sevdikleri, Allah'ın sevdiği şeyleri üzerinde bulundurduğundan Allah onları sever. Herkes ve her şey, kendi cinsinden olanı sever. Her şey ve herkes, kendi sıfatıyla sıfatlanan bir şeyi sever.
Cenab-ı Hakk kulunu severken, kulunun üzerinde sevdiği sıfatların tecelli ettiğinden dolayı onu sever. Allah'ın buradaki sevgisinin ana temel merkezi, kulun Allah'ın sevdiği sıfatlarla sıfatlanmasıdır. Allah, Allah tevvaptır.
Tevvap olduğu için tevbe edenleri sever. Allah tahirdir, temizdir. Allah temizlenenleri sever. Burada Allah'ın sevdiği, kendi sıfatlarıdır. Allah cemal ehlidir. Cenab-ı Hak cemal ehli olanı sever. Allah cemaliyet sahibidir. Celaletini doğru noktada kullananları sever. Allah kemal sahibidir. Herhangi bir işte, kemaliyet gösterenleri sever. Bakın Allah'ın sevdiklerini biz daha bunları çoğaltabiliriz.
Allah bunları sever. Bu Allah'ın sevdikleri, bir veçeden kendi sıfatıdır. Kendi sıfatlarıyla sıfatlananları Cenab-ı Hak seviyor. Hakikatte. O sıfatla sıfatlanan her ne ise, Cenab-ı Hak onu seviyor. Burada sıfatlanan kimse, kulun kendisidir. Kul, Allah cömertleri sever. Allah cömerttir. Allah cömert olduğu için, Cenab-ı Hak cömertlik sıfatına bürünmüş olan kullarını sever. Aslında burada gerçekte seven Allah'tır. Ama sevdiği şey, kendi sıfatıdır. Sevdiği şey, kendi sevdiği sıfattır.
Bakın kendi sevdiği sıfattır. Allah küfrü yaratır. Bakın Allah küfrü yaratır. Allah küfre düşenleri sevmez. Allah inkarcıları sevmez. Ayetle sabit. İnkarı yaratır ama. Ama inkar edenleri sevmez. Allah örtenleri sevmez. O zaman Allah'ın bir sevgi şemşiyesi vardır. Allah'ın sevgi şemşiyesinin altında, sevdiği ile alakalı menfezleri vardır. Siz o menfeze girdiğinizde sizi sever. Allah, farzlarını yerine getiren kulu sevdiği gibi bir şey sevmez.
Nafileyle Allah'ın çok hoşuna gider bu. Hadis-i Kudsi. Kim? Allah'ın farzlarını yerine getiren. Bakın Hadis-i Kudsi. Kul, farzları yerine getirmekle, Allah'ın en çok hoşuna giden amelle amellenir. Farzları yerine getiren.
Haramı terk etmek farzdır. Yalanı terk etmek farzdır. Gıybeti terk etmek farzdır. Dedikoduyu terk etmek farzdır. Haksızlık yapmayı terk etmek farzdır. Nemmamlık yapmayı terk etmek farzdır. Dikkat edin. Cenab-ı Hakk'ın haram kıldığı her ne var ise, bundan uzak durmak farzdır. Namazı kılmamak günah-ı kebahirdir. Günah-ı kebahirlerden kaçmak farzdır. Orucu tutmamak günah-ı kebahirdir. Günah-ı kebahirden uzak durmak farzdır. Günah-ı kebahirden, günahtan, büyük günahlardan uzak durmak farzdır. Bir kimse büyük günahları işlememekle de Allah'a ibadet etmiş olur.
Bir kimse yalan söylememekle ibadet eder. Gıybet etmemekle ibadet eder. İftira etmemekle ibadet eder. Nemmamlık yapmamakla ibadet eder. Hırsızlık yapmamakla ibadet eder. Haram olan içkileri içmemekle ibadet eder. Kayırmacılık yapmamakla ibadet eder. Devlet malını korumakla ibadet eder. Devletin parasını peşkeş çekmemekle ibadet eder. Belediyelerin paralarını peşkeş çekmemekle ibadet eder. Yetimin malını korumakla ibadet eder. Yoksulu muhafaza etmekle ibadet eder. Allah bunları sever. Bir de yapın. Ne namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek. Bunları da yapan olursa Allah'ın bu çok hoşuna gider.
Devam ediyor hadisi kutsi. Nafilelerle Allah'a yaklaşır. Nafileden kasıt sadece gece namazı değil. Nafileden kasıt sadece pazartesi perşembe orucu değil. Nafileden kasıt sakalı bir tutam bırakmak değil. Sadece bunlar değil. Nafileden kasıt sadece cübbeyle dolaşmak değil. Nafileden kasıt ayağına bir şalvar geçirip yürümek değil. Sadece bu değil nafileler. Tebessüm etmek. İyi ilişkilerde bulunmak. Tevazulu olmak. Hoşgörülü olmak. Affedici olmak. Zekatın haricinde sadaka vermek. Yetimin başını okşamak.
Tabi bunu söyleyince sadece başını okşamak gibiymiş. Aman yavrum değil. Onu herkes okşar. Yetim neye ihtiyacı var? Bir bak. Cebine bir şey koy. Yardımcı ol. Bunlar ne? Nafile ibadetler. Bunları asıl kendi şahsınıza yönelik olanları almayın. Bir başkasının faydasına olanları alın. Sufiler kendi nefislerinden önce bir başkasına faydalı olacak nafile ibadetlerin peşine düşer. Birisine bir hurma da olsa yedirmek. Birisine bir lokma da olsa yedirmek. Bir lokma. Gücün yerinde ödeyemiyor. Biraz zaman tanımak ona. Bir başkasının faydasına olan nafile ibadetleri kendinize şiar edinmek.
Devam ediyor hadisi kudsi. Ne yaptı? Farzları yerine getirdi. Nafilelerle Allah'a yaklaştı. Hadisi kudsi ne diyor? O Allah'ı sever. Üçüncüsü. Üçüncü adım. Dördüncü adım Allah'tan. Allah da onu sever. Bu hadisi kudsi kendimize ölçü alırsak. Bir üstad, bir dervişi bu manada sever. O sufi haramlardan uzak durup helalları işleme noktasında gayret ediyordur. Bu manada üstad o dervişi sever.
O kimse o noktada yol yürüyordur. O sevgi devam eder. Ama derviş bir müddet sonra Allah'ın lanet ettiği şeyleri üzerinde bulundurmaya başlar ise Üstadın ona olan muhabbeti kesilmeye başlar. Görünürde fark edilmez.
Bir müddet sonra o sufi ortada meydanda kalır. Bu bir tecelliyattır. Bir tecelliyat daha vardır. Çoktur da lafı fazla uzatmadan kısa keseceğim. Bunda akıl yoktur. Bu nedir? Üstad ve Allah bu manada yaptıklarından sorumlu değildir. Meccanen biri sizi sever. Sallanmasın kim sallanıyorsa gıcırdıyor bir taraflardan. Cenab-ı Hak birisini sever.
Seçer kendini. Bunda kulun cüz iradesi yoktur. Allah birini seçmiştir kendisine. Sevmiştir onu. Allah'ın onu sevdiği için Allah'ı sever. Bu manada Allah'ın sevdiği bir kimseyi şahsı üstadlar da sever.
O üstadın manevi haliyle alakalıdır. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin yanında görür o kimseyi. Onun sevmesinin de temeli budur. Bakar ki Hazreti Peygamber Efendimizin yanında. Bu mana üstadın o kimseyi sevmeme lüksü yoktur.
Sever onu. Ve o kimse Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin yanında durduğu müddetçe Üstad onu sever. Genelde işin mana tarafına bakan üstadlar Sevgilerini bu minval üzerine oturtmak isterler. Hata yapmamak için. Bunda çünkü yanılma payı çok azdır. Bunda yanılma payı çok azdır. Ama o sevilen kimse dahi bu da ayrı bir tespittir. Onun yanında görülmesine rağmen bir müddet sonra sıkıntı yaşanabilir. Bu kapıyı da açmakta fayda var.
Burayı açmakta da fayda var. Ama genel yapı itibariyle Genel yapı itibariyle Bu benim kendimce önemli gördüğüm Kendime yol kabul ettiğim bir şeydir. Kendimce önemli gördüğüm Kendimce kendime yol kabul ettiğim bir şeydir. Kul farzları yerine getirmekle Allah'ın en çok hoşuna giden bir işi yapar. Nafilelerle Allah'a yaklaşır ve Allah'ı sever. Allah da onu sever. Allah onu sevince gören gözü duyan kulağı olur. Bu fakirin kendince kendisine çizmiş olduğu yoldur. Bu çok affedersiniz ama biraz küstahlık gibi algılanmasın. Bir kimsenin kendi ekmeğini yemesidir.
Ben dervişlik hukuku açısından da bunu önemserim. Çok özür dilerim ama Bir üstad alır birisini buraya oturtturur. Bu arkadaşa sevin, hürmet edin, hizmet edin der. Herkes üstadın sözünle ona hürmet eder, hizmet eder. Üstad onu bir gün oradan aldı mı O kimsenin, hiç kimsenin, hiç kimsenin ona olan muhabbeti kalmaz.
Kalır. Bir kimse de vardır. Bu benim dedim, kendi yolum dedim. O kendini iyi yapmak için Kendini yetiştirmek, kemale ermek için Mücadele eder. Bu mücadelenin içindeki insanlar Etraflarına hizmet ederler, hürmet ederler. Saygılı davranırlar. Kimseyi kırmazlar, kimseyi incitmezler. Kimseyi ötelemezler. Bu, Muhammed-i Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellemin yoludur. Herkese iyi davranırlar, iyilik yaparlar. Haram şeylerden uzaklaşırlar. Bu tabiri caizse Tırmalamaktır.
Bu çalışmak, bu gayret etmek, Kendine çeki düzen vermek, Hata yapmamaya gayret etmek, Kırmamaya gayret etmektir. Örnekliyim şimdi. Hacı Mehmet Kuyucu. İzmir'de Hizmet etmeye çalışıyor. O hiç kimseye Gözünün üstünde kaşın var diyemez.
Tabiri caizse Zoka'yı yutar. Yutmak zorundadır. Adam gelir ona kahreder. Gelir ona Ne bileyim işte Yaslanır, kaykılır. Kendine hizmet ettirmeye çalışır. Hep görürüz bunları biz. O hep alttan alır. Hep tevazu gösterir. Veyahut da Erdoğan, Tekirdağ'da öyle yapmak zorunda. Oraya git görüş, buraya git görüş. Gelenlere hürmet et. Gelenlere hizmet et. Fidan yetiştirmek gibi. Fidan yetiştirmek. Ben bazen derim ya, Evinde bir tane civciv baktın mı? Evinde bir tane balık baktın mı? Evinde bir çiçek suladın mı hiç?
Bir çiçek büyüttün mü? Küçücük bir fidan al, Bir çiçek bir ek, Bir büyüt bakalım ona. Onun kanadını, kolunu nasıl koruyacaksın? Al bir tane kuzu da, Emzir, büyüt bakalım onu bir. Bir tane adam al da, Sıfırdan. Ona Kur'an'ı, ona sünneti, Ona dini anlatmaya çalış, Bir gayret et bakalım. Bir onunla ilgilen. Bak kırabiliyor musun onu? Birisini getirir ya bir arkadaş koluna takıp. Ona birisi bir laf söyleyecek diyor. Ödü kopar böyle, Onu koruma altına alır. Onun üzerinde titrer. Aman ona birisi laf söylemesin diye. Neden?
Gayret ediyor, Onun üzerinde uğraşıyor. Emek sarf ediyor ona. Emek sarf ediyor. Onun çilesini bu fakir bilir. Bakın, onun çilesini bu fakir bilir. Burası bu noktaya geldi. Emek sarf etti herkes burada. Emek sarf etti, emek. Gözyaşı döktü herkes. Terini döktü. Bakın, hala da arkadaşlar hizmet ediyorlar. Soğuk, sıcak, Kar yağmış, yağmur yağmış. Varmış, yokmuş. Neden diyorum, Buraya gelen bir kimseye, Sakın incitmeyin. Sakın bir şey söylemeyin. Neden? Bu tekkenin arkasında beş bin kişi var. Hizmet eden bu tekkeye.
Bir veçesiyle beş bin kişi buradan hizmet alıyor. Bir de bu ayrı veçesi. Ama miras yediler vardır ya. Adam ömrü, hayatında bir tane adam yetiştirememiştir. Elinden tutmamıştır. Gelir burada kırar döker ortalığı. Kör. Bir gayret olmamıştır. Oysa hizmet eden adam, Kapısını açmıştır yeni arkadaşlara. Hadi eve yemeğe gelin. Eve yemeğe gider. Hanımı çalışır. Evde çocuklar çalışır. O yemeğe çağırır onları. Onları anlatmaya çalışır. Onları hürmet etmeye çalışır. Bir kişi daha kazandıracağım.
Bir kişi daha İslam olacak. Bir kişi daha namaz kılacak. Bir kişi daha oruç tutacak. Bir kişi daha doğruyu görecek. Bir kişi daha haramdan kurtulacak. O kimse böyle kanat gerer ortalığa. Bu, bahsettiğim kul farzları yerine getirir. Nafilelerle Allah'a yaklaşır. Allah'ı sever kategorisinde yolunda gidenlerin yolu. Bu. Ben kendimi ve kardeşlerimizi bu yolda görüyorum. Ama birisi vardır. Allah onu meccanen sevmiştir. Hiç gayreti yoktur. Evet. Ya Rabbi der. İşte bu ağaç. Bir bakmışsın. Dınk. Zeytin vermiş. Allah yaptığından sorumlu değil.
Sevmiş onu. Ama bu zatları Cenab-ı Hak insanlara dinini anlatsın diye görev vermez. Bunlar Cenab-ı Hak'ın kendi zat-ı uliyetini aldığı, sevdiği, muhabbet beslediği kullarıdır. Bunlar insanların önüne çıkıp vaazı nasiyet etmezler. İnsanlara seyr-i sülûk yaptıramazlar. İnsanlara Kur'an ve sünneti anlatamazlar. Böyle bir şeyleri yoktur. Peygamber mesleğiyle mesleklenemezler. Bazıları da çok affedersiniz sözü mezişten dışarı ham kafalıdır. Kendisini böyle görür. Bunlar örneğin işte bir bugün için dünya üzerinde yaşayanların içerisinden beş parmağın beşi kadar değillerdir.
Bir de herkes kendini bunlardan görür ya aldanır. Allah muhafaza eylesin. O zaman bir üstadın sevgisi bu minval üzerinde yürür. Bu minval üzerinde o derviş yürümüyorsa üstadın sevgisi olmaz. Arif olan cevherini boş yerlere saçar mı? İnsan sevdiklerinden de sorumludur.
Siz Firavun'u sevemezsiniz. Siz Nemrud'u sevemezsiniz. Siz Ebu Cehil'i sevemezsiniz. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri cihattan geri dönen Ashab'a selamı sabahı kesti. Kendisi kesmekle de kalmadı. Ne yaptı? Sahabelerine dedi. Onlarla selamı sabahı kesin. Kim Allah dostlarına dost olursa Allah'a dost olmuş gibidir.
Kim Allah dostlarına düşman olursa Allah'a düşman olmuş gibidir. Allah dostlarına düşmanlık edenden Allah diyor. Yırtıcı hayvanın avından intikamını aldığı gibi Allah da ondan intikam alır der. E birisi Allah dostuna düşman olacak sen ona dost olacaksın öyle mi?
Birisi mümin bir kimse düşman olacak sen ona dost olacaksın öyle mi? birileri böyle sevgi pıtırcıklığı yapıyor ya. Biz herkesi seviyoruz kardeş. Sen herkesi sevemezsin. Neden? Allah'ı sevmeyeni nasıl seversin?
Müminlere düşman olana sen nasıl dost olursun? Cenab-ı Hak müminlere sesleniyor. Diyor ki ey iman edenler siz Hristiyanları ve Yahudileri kendinize dost tutmayın. Hadi dost tutun. Ey Habibim onlar sen onların dinine dönmedikçe onlar seninle savaşmayı bırakmazlar. Allah bizi affetsin. Cenab-ı Hak cümlemizi korusun inşallah. Bir soru daha vardı. Bugün akşama sorun dedim. İnşallah bunu da sesleneyim. Efendim sohbetlerde anne baba hakkında bahsediyorsunuz.
Ben eşimizin anne babasına bizim üstümüzdeki hakkı kendi anne babamız gibi midir? Ben eşimin babasıyla pek anlaşamıyorum. Kendisine bir saygısızlık yapmıyorum. ama eşimle bu konuda çok tartışıyoruz. Ne yapabilirim? Kıymetli kardeşler eğer yolumuz sufilikse biz anne babamızla iyi geçindiğimiz gibi eşlerimizin anne babalarıyla da iyi geçineceğiz.
Velev ki velev ki eğer bu erkekler için geçerli velev ki bir kadının anne babası evlenmiş olduğu kızının geçinimini bozuyorsa ev düzenini bozuyorsa o zaman erkek buna eşine kendi annesiyle babasıyla konuşmayı sınırlayabilir. Bu da ancak bu çok böyle bunun üzerinde tartışmalar olmuş İslam uleması içinde bu yine de sıkıntılı bir nokta. Çünkü aynı şehirde ise kadının kendi annesine babasına haftada bir gitme hakkı var. Aynı şehirde değilse yılda bir sefer.
Sufi kardeşler kendi anne babalarına hürmet hizmet ettikleri gibi eşlerinin de anne babalarına kendi anne babalarına hürmet ve hizmet ettikleri gibi etmeye gayret edecekler. Bu noktada evlerde ayrışma ayrılmaya sebep olabilir. Velev ki onlar bize haksızlık yapmış olsa dahi bizim bu noktada çizgimiz büyüklere hürmet küçüklere sevgi ve şefkat.
Allah bizi onlardan eylesin. İslam'ın tümden bir devlet dini haline geleceğini bundan sonra da askeri ve siyasal güce dönüşeceğini seziyor Hüseyin radıyallahu anh. Yapayalnızdır ama bu ideolojide yalnızlar da sorumludur. Çünkü sorumluluk güç ve imkandan değil bilinç ve imandan doğal. Peki o dönem nasıldı? Cahiliye aristokrasisinin yeniden canlandığı zorbalığın güzel takve ve kutsallık kılığına büründüğü hak kitabının yalancı süngülerin ucunda yukarı kaldırıldığı Samiri'nin altın buzağısının tevhid sözünü haykırdığı celladın eline cihat kılıcını aldığı mücahitlerin çektiği sıkıntıların boşa gittiği münafıklar için zahmetsiz hazine sağlandığı ulusların yeniden eski tutsaklıklara döndürüldüğü özgürlüklerin kısıtlandığı kitlelerin itaate zorlandığı
tilkilerin rahat kurtların tok olduğu dillerin altın karşılığında satıldığı susmayan dillerin kesildiği ashabın cihatla kazandığı değerleri ucuzat sattığı ve devrimle edindiği itibarı valiliğe değiştiği sorumluluktan kaçtığı toplumdan uzaklaşıp toplumdan uzaklaşıp bir köşeye çekildiği zulme sessiz kalıp küfre rıza gösterme karşılığında selamet ve afiyet satın alındığı aksi halde rebeze veya arzada katledildiği kara bir dönemdi peki müslümanlar niye isyan etmiyor niye bu kokuşmuş düzene sessiz kalıyordu onlara empoze edilen
şuydu sen kendin iyilerden olabildin mi ki kalkmış toplumun iyileştireceğim diyorsun üstelik cennetin tam sekiz kapısı var kesinlikle cihat kapısından girmek gerekmez dua virt ve zikir cennetin anahtarlarını kazasız belasız başın ağrımadan eline uzatır daha da önemlisi takvalı dindar rabbani bir müslüman için siyasete karışmak bir tür sapma olup dünya karşılığında dini satmaktır deniyordu oysa peygamber cihattan dönerken sallallahu aleyhi ve sellem küçük cihattan büyük cihada döndük dememiş miydi bilinçli ve özgür
insan mutlak güçsüzlük durumlarında bile zulme karşı savaşmakla yükümlüdür çünkü bilinç ve irade özgürlüğü dağların yerin göğün meleklerin dahi üstlenemediği yalnızca insanın üstlendiği Allah'ın emanetidir kültürümüzde şehadet mücahide düşman tarafından yüklenen bir ölüm değildir şehadet mücahidin kendi duygu ve düşüncesiyle bilinçli ve mantıklı olarak seçtiği gönüllü bir ölümdür zamanımızda ortadoğaya bakarak hatta ülkemize bakarak yaşadığımız uyguladığımız ritüellere bakarak bizler Hüseyin için ağlama Hüseyin'i sevme
görüntüsü altında Yezid'le el ele vermiş aynı yaşam öyküsünü paylaşmaktayız soru işareti Hüseyin'le birlikte ölümü seçenler mi yoksa Hüseyin'i bırakıp Yezid karşısında susmayı tercih edenler mi yaşıyor hala diri olan hangisi soru işareti bu yazı birçok alıntı içerir evet Müslümanların dünyevileşmesi iman edenlerin dünyevileşmesi veya insanların kendi inançları dairesinde Adem'den itibaren dünyevileşmesi hep sorgulana gelmiş ve ne zaman insanlar dünyevileşmişler dünyevileşince de azıp sapmışlar sapıtmışlar Cenab-ı Hak
yeni bir peygamber göndermiş o peygamberle dinini yenilemiş tazelemiş o peygamber de dinini yeniledikten sonra vazifesini bitirip göçünce arkadan gelenler bir müddet sonra yine azmışlar sapmışlar dünyevileşmişler bu Hz. Musa'ya kadar devam etmiş Musa Aleyhisselam'dan sonra da insanlar kendilerince yeniden dünyevileşmişler dünyevileştikten sonra sapkınlıklara ve azgınlıklara dalmışlar Cenab-ı Hak İsa Aleyhisselam'ı göndermiş İsa Aleyhisselam sapkın Yahudileri tam olarak düzeltememiş bunda tam anlamıyla bir başarı
söz konusu olmamış ve İsa Aleyhisselam'da vazifesini tamamlayamadan bu dünyadan çekilmiş ve ardından Cenab-ı Hak Muhammed-i Mustafa'yı göndermiş sallallahu aleyhi ve sellem ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerinden adalete hakkaniyete dayalı bir din oluşturulmuş Allah Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerinden dinini tamam etmiş ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ve ona inanan ashab dinin tam manasıyla oturması için tabiri caizse kendi zamanlarının
delileri olmuş ve onlar Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle beraber 23 yıl gibi çok kısa zamanda dinin olması gereken bütün şartlarını yerine getirmişler Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin deyimiyle İslam benden önce yüzde ellisi yaşandı benim zamanımda da yüzde yirmi beşi yaşandı diyerekten yüzde yirmi beşlik kısmını da ahir zamanda yaşanacak diyerekten göçmüş bu dünyada ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendisinden sonra hızla sapılacağını kendisinden sonra
Müslümanların bu yolda bozulacaklarını ve bunları bozacak olan en önemli şeyin dünyevileşme bugünkü tabirle sekülerleşme olacağını Müslümanların kendisinden sonra rahata tapacaklarını kendisinden sonra güce tapacaklarını kendisinden sonra kendisinden sonra şirke ve küfre düşeceklerini Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri anlatmış ve gerçekten de Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin tespit ettiği dünyevileşme Hz. Osman Efendimiz'in zamanında hızlanmış Hz. Osman radiyallahu an hazretlerinin
zamanında Müslümanlar daha da zenginleşmişler zenginleşince her zenginleşen vali kolenileşmeye başlamış bunun en tipik örneği muaviyedir tabi Mısır valisi Yemen valisi bunlar böyle bölgeler vardır bölgelerde valiler vardır bu valiler ilk zamanlarda ehliyete göre atanır Hz. Ebu Bekir Ömer zamanımızda Hz. Ebu Bekir Efendimiz bütün her şey ile direkt Kur'an ve sünnete sımsıkı bağlı Kur'an ve sünnetin dışında zerrece hareket etmeyen bu konuda iltimas geçmeyen bu konuda asla taviz vermeyen
bir şahsiyettir kısa sürer halifeliği ardından Hz. Ömer Efendimiz gelir çok serttir keskindir her şey düşünebiliyor musunuz halk Halid bin Velid'in bulunduğu savaşta Müslümanlar muhakkak galip gelir düşüncesinin altında şirk var deyip Halid bin Velid'i savaş esnasında görevden alır bu kadar keskin bu kadar şirkten korkan bir zattır ama Hz. Osman radiyallahu anh hazretleri hilim sahibidir tevazudur edebin edebin zirvesindedir toprak incinecek diye yere basmaya korkar
o yüzden Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sırayla müşriklerin boşayıp müşriklerin Hz. Peygamber Efendimiz'i zorlamak için önce büyük kızını boşarlar boşayınca Hz. Osman Efendimiz alır onu üzülmesin Hz. Peygamber diye çünkü Hz. Osman Efendimiz müşriktir gözünün üstünde kaşı var demez Hz. Ömer Efendimiz öyle değildir bir gün gelir bu kadınları dövmeyi bize yasakladın ya Resulallah bunlar bizim başımıza çıkacaklar bizi dinlemez hale geldiler serkeş hale geldiler müsaade et de biz bunları dövelim der
Hz. Ömer Efendimiz böyle bir noktadadır dikkat edin Hz. Peygamber Efendimiz dama çıktığında eşlerinden dolayı Hz. Esma annemizi dövmeye kalkışır Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri durdurur dur ya Ömer dur aynı şekilde Hz. Ebubekir Efendimiz de Hz. Ayşe annemizi dövmeye kalkar bir problem olur Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri der ki dur ya Ebubekir biz bunun için seninle konuşmuyoruz ki yani sen Hz. Ayşe'yi dövme dövdürmez onları onlar keskin kılıçtır Hz. Osman Efendimiz burada müşfiktir hilim sahibidir çok edeplidir hatta bir kısmı onun halife olması gerekir miydi gerekmez miydi tartışmasını dahi yaparlar çünkü devlet idare etmek bir taraftan sertlik gerektirir bu zaman içerisinde muaviye ve ekolu etrafı devlete
çöreklenir bu biraz yarınki konuya girecek ama kafamda tasarladığım devlete çöreklenir ve Hz. Ali radiyallahu an hazretleri seçilir Hz. Ali radiyallahu an hazretleri de bu noktada ilmin kapısıdır devletin içerisinde çöreklenen muaviye örgütüyle mücadele etmeye çalışır bu muaviye örgütüyle mücadele etme noktasında yalnız kalır çünkü o eski Hz.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin öğretisini ve eğitimini alan sahabeler azalmışlardır artık hatta bir kısmı meşhur bir soru soracaktır Hz. Ebu Bekir efendimizin zamanında bu kadar fitne yoktu bu kadar kargaşa yoktu Hz. Ömer efendimizin zamanında yoktu Hz. Osman biraz oldu senin zamanında ise kargaşa var fitne var deyince meşhur cevabını verir der ki Hz. Ebu Bekir efendimiz halife iken istişare ettiği kimseler Ömer'di Osman'dı Ali'ydi Halid bin Veli'ydi Zübeyir bin Avvam'dı Ubeydullah bin Cerrah'tı Cennetle müjdelenen sahabeler Oysa der benim yanımda etrafımda sizler varsınız der benim etrafımda sizler varsınız işte devletin kendi örgütünün dışında dışarıdan bir örgütlenme İslam'ın örgütlenme ile İslam'ın yüz yüze kaldığı zaman bu zamandır Hz.
Ali Radiyallahu An Hazretleri bunları kırmaya bunları kırmak bu noktada buradan kurtarmak için mücadele eder ama ve lakin yalnız kalır bu mücadele tamamlanamadan ruhunu teslim eder yerine hemen küfe halkı Hz. Hasan Efendimiz'e biat eder Hz. Hasan Efendimiz'le savaşmaya Muaviye kalkınca Hz. Hasan Efendimiz Müslümanlar birbirlerini kırmasınlar birbirlerinin kanında boğulmasınlar diye Muaviye'ye karşı halifelikten geri çekilir Muaviye'ye karşı halifelikten geri çekilir Muaviye'ye karşı halifelikten geri çekilince Yezid babasından kalan örgütün başına geçer ona örgüt diyorum ben bu sözümü ilk defa duyacaksınız belki de çünkü bu örgütlüdür sünni cenah
şöyle bunu tarif eder kitaplardan böyle okuyacaksınız Muaviye devletçi bir kimseydi devletini büyüttü valiliğini büyüttü kuvvetini büyüttü böylece işte böyle yaptı hayır Muaviye örgütçü bir kimseydi orada bir devlet başkanı varken devletin içerisinde örgüt kurdu örgütlendi devleti ele geçirmek için ve Hz.
Hüseyin Efendimiz şimdi oraya geliyorum burada bir ibare var da başlandı başta baştaymış o İslam'ın tümden bir devlet dini haline geleceğini bundan sonra da askeri ve siyasal güce dönüşeceğini seziyor Hüseyin diye bir ibare var burada bir alıntı var buna katılmıyorum buna katılmıyorum Küfeliler Hz. Ali radiyallahu
an hazretlerinden sonra kendilerince Hz. Hasan Efendimiz de halifelikten feragat edip Medine'ye yerleşince feragat eder Medine'ye gelir Küfeden Küfeden Medine-i Münevvere'ye gelir orada yaşamaya başlar Hz. Hasan radiyallahu anh hazretleri mektup yazılar bu arada Muaviye'nin hediye olarak gönderdiği cariye Hz. Hasan Efendimiz'i zehirler bu arada olaylar da var bu aradaki en önemli olay Muaviye Hz. Hasan Efendimiz'e hediye olarak bir cariye gönderir hediye olarak gönderilen cariye
Hz. Hasan Efendimiz'i zehirler artık tüm İslam devleti bu örgütün bu çetenin eline geçer şehirlerde bu örgütün bu çetenin valileri işte askerleri komutanları kumandanları her yerde böyledir Küfeliler bir mektup yazarlar Hz. Hüseyin Efendimiz'e gel biz sana biat edeceğiz olayın başlangıcı bu Kerbela'nın bu zalimlere bu zorbalara karşı biz seninle beraber mücadele edip
savaşacağız bunu haber alır bu çete bu mektup Hz. Hüseyin Efendimiz'e Medine-i Münevvere'ye ulaşır Hz. Hüseyin Efendimiz bu mektup aldıktan sonra der ki bize durmak yaraşmaz Medine'deki bütün akil kimseler Hz. Hüseyin Efendimiz'i yoldan çevirmek isterler yapma gitme bir kısım eski sahabeler vardır onlar daha önce de savaşmayanlardandır onlar Hz. Hüseyin Efendimiz'le alakalı hadisleri bildiklerinden onları da söylerler Hz. Hüseyin Efendimiz durmaz kendisine inananlarla beraber yola çıkar Mekke'ye uğrar Mekke'de
Beytullah'ı tavaf eder oradaki nar da söyler gitme küfe'lilere inanma onlar senin babanın arkasında durmadılar tabiri caizse babanı sattılar onlar Hz. Hasan'ı da sattılar onun da arkasında durmadılar onlar seni de satarlar gitme dediler Hz. Hüseyin Efendimiz yola çıktı ve malum Kerbela'da şehit oldu onu şehit edenler mübarek başını kesip Şam'a getirdiler bunlar bu kadar zorbadır bu işin yarın anlatılacak kısmı yarın konu Hz. Hüseyin Efendimiz'in
şühedalı Allah izin verirse Allah'tan bir şey gelmezse ve ta derinlemesine hadisler ışığında tarihi bir seyir Allah izin verirse şimdi geliyorum sorulara böyle giriş yaptıktan sonra Hüseyin için ağlama Hüseyin'i sevme görüntüsü altında Yezid'le el ele vermiş aynı yaşam öyküsünü mü paylaşmaktayız evet bunu tespit edenler dahi Hüseyin'in yolunda değil Hz. Hüseyin Efendimiz'in yolu direkt Kur'an ve sünnettir Hz. Hüseyin Efendimiz'in
yolu dedesinin yoludur Hz. Hüseyin Efendimiz'in yolu babasının yoludur bana söyler misiniz Allah aşkına söylüyorum bunu Hz. Hüseyin'i seviyorum diyenler ne kadar onun yolundalar onu seviyorum diyenler karşılarına Yezid'i olarak aldıkları kitlenin onu seviyorum diyenler karşılarına Muaviyeci bunlar dedikleri kitlenin kitleden farklı ne yapıyorlar acaba evet İslam tarihinde cihadı terk etmek en büyük hastalık
ama cihattan bahsetmeyenler de kendileri bir buçuk milyar İslam dünyası gerçek manada cihadı terk ettiği için günün çetelerinin günün emperyalistlerinin altında inim inim inlemekte kim kim hesabını verir İngilizlerin Amerikalıların İsrail'lerin Almanların Fransızların Gayrimüslimlerin Orta Doğu'yu yakıp yıkmasına söyler misiniz bana kim müsaade ediyor bunlara
Hüseyniyiz diyen Şia'nın imamı İngiltere'de ne işi vardı Sistani Hüseyniyiz diyen Şia İsrail'le ortak ne operasyonlar yapıyor Orta Doğu'da Hüseyniyiz diyenler namazınız nerede orucunuz nerede Hüseyniyiz diyenler La İlahe İllallah Muhammed'in Resulullah diyenlerle mi cihad edeceksiniz cephenizde kim var Hazreti Resulullah'ı
seviyorum diyenler Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazreti'nin cephenizde kim var La İlahe İllallah Muhammed'in Resulullah diyenler cephenizde kim var kimi eleştiriyorsunuz gün içerisinde gün 20 saat kime küfrediyorsunuz gün 15 saat kiminle cedelleşiyorsunuz La İlahe İllallah Muhammed'in Resulullah diyenler Hüseyin'ilik yeni bir din mi Hazreti Hüseyin Efendimiz yeni bir Kur'an mı getirdi yeni bir din mi getirdi hadi gelin topyekun Kur'an ve Sünnet'in dışında ne varsa yıkalım hadi gelin topyekun
Kur'an ve Sünnet'in dışında ne var ise hepsine de savaş açalım yapabilir misiniz yapamazsınız en başta kendilerine Sünni'yim diyenler yataklarınızı terk edemezsiniz güzel evlerinizi terk edemezsiniz akşam sefanızı terk edemezsiniz sabah sefasını terk edemezsiniz gece hanımınızın koynunu terk edemezsiniz çocuklarınızın kokusunu terk edemezsiniz kasanızı masanızı terk edemezsiniz makanımızını mevkinizi terk edemezsiniz evet
İslam dünyasının en büyük handikabıdır cihadı bırakması İslam dünyasının en büyük handikabıdır tarikatların tekkelere tıkılması ehli tasavvufun tarikatlara tıkılması ilmin medreselere tıkılması evet İslam'ın camilere tıkılması evet İslam'ın devletin elinde oyuncak olması kabul ediyorum kim mücadele edecek İslam dünyası Anadolu Müslümanları 28 Şubat'ta neredeydiniz şimdi neredesiniz neredesiniz harıl harıl paralarınız alınırken neredeydiniz İmam Hatip okulları kapanırken neredeydiniz sizin camilerinizdeki tek merkezden
vaaz edilecek dediğinde neredeydiniz ey imanlar aklınıza imanınıza fikrinize kalbinize hakaret edildiğini gördüğünüz halde nasıl sustunuz hangi imanla sustunuz hutbeye çıkıp iki kelimeyi bir araya getiremeyecek imanları bizim önümüze namaz kıldırmak için koyduklarında ey cemaat neden sustunuz Hüseyiniler camilerde neden değilsiniz gelin hep beraber düzeltelim boş donkşotluk yapmayalım sat var mı gecesini gündüz edecek olan
var mı her gece saat 3'te evine girip 8'de çıkacak olan var mı cebinden parasını kendine yoluna harcayacak olan hadi evlerinizi açın saray yavrusu evlerinizi her gece 5 tane 3 tane fakir götürün yedirin içirin dini anlatın kaç taneniz daha karşı bir rüya gördüm rüyamda kafirler
saldırıya geçiyormuş ülkeme can hıraş ayağa kalktım bağırıyorum geliyorlar diye bugün acılı günüm benim etrafımda bir tane adam yok sesime bir kadın geldi elimde kocaman bir mazer ben habire mermiyi namlıyorsa sürüp kendimce mücadele edeceğim siyah örtüleri ve mantolları
bürünmüş bir krisi dedim ki kurşun yetiştiremiyorum bana dedim kasatura mı ver bakıyorum etrafımda bir tane kimse yok dedim ki Mustafa yapayalnızsın işte dedim bir tane yarım bir kadın var yarım demedim de hani Hacı Bayram Veli'nin sözüyle ona da bir zaman demiştim çünkü yalnız kalacaksın yalnız yürüyeceksin diye nerede Hüseyin'iler nerede memleket sevdalıları
bizim Hüseyin için ağlamamız da sahte ben kendi nefsim için söyleyeyim başkası için değil biz Hüseyin'i sevemeyiz sevemeyiz korkarız biz Allah'ı sevemeyiz korkarız biz Muhammed'i Mustafa'yı sevemeyiz korkarız seversek onun haliyle hallenmemiz lazım yapamayız biz dünye birleştirmekten geçemeyiz biz canı feda
edemeyiz biz malı feda edemeyiz biz hatunu feda edemeyiz ayrı kalamayız biz çocuk kokusundan torun kokusundan geçemeyiz yapamayız anamız kızar babamız kızar karımız kızar iflas etmekten korkarız paramızı kaybetmekten korkarız aşka geliriz bu benden olsun deriz iki yıl sonra tiyansın yanlış yapmışız benden olsun dediğim şeyi de isteriz yapamayız biz yol
yürürken yanımızdaki kardeşin eksik noksan bir şey konuştuğunda terk ederiz bırakırız onu biz Allah için yola düşmüş bir insanın arkasından namusuna varıncaya kadar konuşmaktır yaptığımız biz Allah için kendisini feda edenlerden uzak durmaktır yaptığımız Hz. Hüseyin şanslıydı Allah onu sevmişti o da Allah'ı sevmişti Cenab-ı Hak onu kendi düşmanlarının kılıcıyla yanına aldı çünkü o biraz
daha bu dünyanın çirkefliğine ve cifesine çekebilecek noktada değildi biz onun kadar da şanslı değiliz onun yanında 72 kişi vardı bu belki de benim hayatım benim yanımda 72 kişi değil 7 kişi bile yok bu manada zamanın garipliği de bu bu zamanın garipliği de bu o yüzden bizim Hüseyin için ağlamalarımız da sahte onu sevdiğimiz de sahte bu görüntünün
altında Yezid'le el ele vermiş aynı yaşam öyküsünü paylaşmaktayız evet bu ülkenin sokaklarında kahrolsun şeriat diye yürünürken neredeydi Hüseyin'iler hadi şimdi deseler ki salt salt hiç tevil yapmaksızın bütün okullarda Kur'an-ı Kerim seçmeli ders olacak la la ilana Muhammeden Resulullah diyenler mecbur okutacak deseler ne olur Hüseyin'i yetiştireceğiz ya demokrasiye aykırı olur öyle değil mi Hüseyin'liğe de aykırıdır değil mi hadi çocuklarınızı birer
Hüseyin'i yetiştirin nerede yetiştireceksiniz yetiştireceğiniz bir yer var mı yok nerede camilerde mi mümkün değil nerede imam hatipte mi mümkün değil nerede ilahiyat fakültelerinde mi mümkün değil mümkün değil açık konuşuyorum mümkün değil nerede yetiştireceksiniz sorarım tamam mümkün değil siz yetiştirmeye kalktığınız anda
global güçler kafanızı ezecek zaten öyle nefsine gem vuracak bir kimse mümkün değil kaç tanesin kaç tanenizin eşi gece saat üçte kaç gece müsaade eder size eve dönmenize kaç taneniz eşini gece saat 12'de 1'de sohbetten eve gelmesine müsaade eder
kaç gece çok basit şeyler bakın çok basit şeyler biz neyiz müslümanız elhamdülillah bu kadar bakın bazen bana Mehdi'yle alakalı soru soruyorlar ya işte Mehdi çıkacak mı çıkmayacak mı çıksa ne yapacaksın diyorum ben çıktı çıktı haydin dedi var mı gidecek olan çok basit
bakın bu ülkenin işte 130-140 bin haç kontenjanı var 8 yıllık 130-120 de 140 de 120 de 8 yıllık 8 yıllık haç kontenjanı dolu yüzlerden 800 bin 20'şer koy ilk yer 8-16 ne yaptı 960 bin öyle değil mi 1 milyon kişi haç kontenjanında bekliyor mu bekliyor nereye gidecek hacca gidecek kim izin vermiyor devlet kim diyanet işleri başkanlığı sıraya koymuş diyanet işleri başkanlığı yan tarafa bir tane şey kurmuş vakıf kurmuş sen gidiyorsun vakfa yazılıyorsun senin haçla alakalı organizasyonunu diyanet işleri başkanlığının vakfı yapıyor
bu vakfın yaklaşık 1 milyar doları Türkiye finansına battı kim hesap sordu kim hesap sordu kim hesap soruyor diyanet işleri vakfına 1 milyon insan yola çıksa bir dakika haç döneminde biz yola çıkıyoruz kardeşim ne oldu hacca gidiyoruz ya sıran çıkmadı olsun yoldan dönerim haydi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selam hazretlerinin sünnetini yerine getirin kurbanlıklarınızı alın harika
arabalarınız var hepinizin de arabası olan herkese haç farz yola kardeş al eline pasaportu git suğda vize vermiyor vermiyor de ki vize vermesen de gidiyorum benim orası Beytullah Müslümanların mülkü Allah vaat etmiş her la ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyenin mülkü gelecek olan Müslümanların da mülkü 10 yıl 20 yıl 50 yıl 100 yıl 200 yıl sonra gelecek olan Müslümanların da mülkü Beytullah hadi çıkın yola bırakın başka bir şey gidemez
gidemez yapamaz Türkiye'deki Müslümanlar yapamazlar bir parti çağırınca gider toplanır millet doğru mu doğru hangi parti olursa olsun örnekliyorum İstanbul'da AK Parti o kocaman yerde miting yaptı değil mi ne onun adı yer Kazlıçeşme kaç kişi var diyorlar 1 milyon insan mı son mitingde 2 milyon insan mı harika haydi bu 2 milyon hacca yürüsün yürüyemez ey Türkiye'deki la ilahe illallah
Muhammeden Resulullah diyen Müslümanlar Mescid-i Aksa Müslümanların 3. Mescid olan Mescid-i Aksa'da İsrailler kapattı ibadet yok camiyi kapattı yasakladı zaten bölüm bölüm bölüm yasaklanmıştı komple yasaklandı yasak yasak 1.5 milyar İslam dünyası İslam alemi Mescid-i Aksa'da yeniden ibadetin olması için cihad etmesi savaşması farzayın hadi Diyanet İşleri Başkanlığı bunu söylesin ilan etsin siz Vatikan
Kilisesini ibadete kapatabilir misiniz hadi gidin Angelikan Kilisesini ibadete kapatın yapamazsınız biz bin tane la ilahe illallah çekince uçtuk biz pazartesi perşembe oruç tutmakla bitirdik her şeyi biz bir yasin okumakla çözdük bütün meseleleri çok basit bugün kaç sefer aklınıza geldi mescide Aksa'nın ibadete kapatılması bir sefer iki sefer
üç sefer var mı biz duyarlı bir cemaatiz diyelim hadi bizim günlük bir sefer iki sefer geldi aklımıza bitti ne kadar normal karşılıyoruz değil mi ya bir parti için iki milyar toplananlar yürüyün öyle değil mi iki milyon toplananlar üç milyon toplananlar hangi parti olursa olsun bak HDP inin sokaklara dedi kırk ölü elli ölü var niçin Kobani'ye Türk askeri neden gitmiyor diye öyle değil mi bak bugün bir Kasım'dı bir genelge daha yayınladı değil mi
yeniden sokaklara inin diye var mı Mescid-i Aksa için sokaklara inin diye yok yok e fazla uzağa gitmemize gerek yok doğru yanlış tartışılır Ayasofya hadi gidin açın gidin Beytullah'ın etrafında global emperyalistlerin otelleri yükselmiş oturma eylemi yapsanıza yapamazsınız namaza
bir saat varken Suud Beytullah'ın kapılarını kapatıyor içeri almıyor hadi ben içeri gireceğim deyin yürüyün yürüyemezsiniz velhasıl kardeşler uzun lafın kısası bizim yeniden iman etmemiz lazım biz dolabı açacağız bakacağız diyeceğiz ki la ilahe elbise dolabını açacağız bakacağız diyeceğiz ki la ilahe arabanın kapısını açacağız la ilahe kasanın kapısını açacağız la ilahe biz hatuna bakacağız la ilahe çocuğa bakacağız la ilahe ya bu sene
tatili nerede geçirelim Antalya'nın hangi oteli olsun la ilahe ya şu pazar günde gideyim bir alışveriş merkezine bir şeyler alayım la ilahe diyebildiğimizde imanımız kemale ercek sakın buradan çıkarak eşini sevme çocuğunu sevme deme noktasına getirmeyin o noktayı da getirmeyin herkesin eşi var çocuğu var sevecek muhabbet besleyecek ama ilahlaştırmayacak nereye kadar yaptığımıza bakalım o zaman inşallah biz Yezid'le el ele vermekten uzak duracağız Hüseyin'le birlikte
ölümü seçenler mi yoksa Hüseyin'i bırakıp Yezid karşısında susmayı tercih edenler mi yaşıyor muhakkak ki Hüseyin'iler yaşaması gerekir kaç tane kaç tane hala diri olan hangisi muhakkak ki Hüseyin'i olanlar diri Allah bizi onlardan eylesin hızla geçeyim saat 10 hakkınızı helal edin birer cümleyle birer kelimelerle tweet hayvan figürü müdür tweet hayvan figürü müdür evde bulunmasında sıkıntı var mıdır kardeş tweet ne olduğunu bilmiyorum ki ben sormadım efendim kuş mu o zaman hayvanmış demek ki
abdest suyu silinir mi evet haramdan uzak durmak için ne yapmalıyım uzaktır belli zaten kocam cinsel ilişkiyi sık yaşamayı nefsi hayvanileştirmek olarak görüyor ve bana çok yakın davranmıyor ilişki yaşadığımızda çok çabuk tatmin oluyor ve hemen uyuyor bu durum beni çok rahatsız ediyor ben kocamla daha çok beraber olmak istiyorum ne önerirsiniz adamın gücü yoktur boşanabilirsin boşanma hakkı var ama bir erkek dört günde bir eşiyle cinsel ilişkiye giriyorsa farzı yerine getiriyor veyahut da vazifeyi yerine getiriyor
ama dört gün arayı açıyorsa kadının boşanma hakkı doğar erkek bu noktada eğitilmeli ona tebliğ edilmeli kocam evlenirken altın takı seti almadı benim de hep içimde kaldı şimdi istiyorum almıyor kahveye oraya buraya harcıyor para ama bana almıyor anlaştıysanız öyle söyleyecek laf yok bilginin kaynağı akıl mı yoksa duyularımız mı hakkınızı helal edin bilginin kaynağı Allah bir bayan erkek cenazesini yıkayabilir mi eş çocuk baba kardeş gibi hayır mecbur kalırsa çocukları yıkayabilir eşini yıkayamaz kardeşini de yıkayabilir
namaz içi tesettürde dikkat edilmesi gereken namaz için tesettürde dikkat edilmesi gerekenler arasında kıyafetinin içinin görünmesi var mıdır mesela ince içi görünen bir başörtüsüyle namaz kılabilir miyiz hayır hazreti adem aleyhisselamdan peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme kadar dinin yüzde yirmi beşi tamamlandı peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurur ki dinin benim dönemde yüzde ellisi tamamlandı buna göre hayır zamanda yüzde yirmi beşi tamamlanacak dedi bu tamamlanma nasıl olacak mehti aleyhisselam mı tamamlanacak yoksa bütün yeryüzü mü islam olacak bu konuda bizi aydınlatır mısınız biz islam olalım da tamamlanır inşallah askerde botları mes gibi kullanabilir miyiz evet botlar ile namaz kılabilir miyiz evet abdestli bir şekilde botları giymeniz lazım oğlum lisede okuyor kur'an-ı kerim dersine giren öğretmeni abdestsiz kur'an-ı kerim okuyabileceklerini hatta evde okurken dahi abdest almalarına gerek olmadığını söylüyor kendisiyle konuştuğumda bilerek yanlış bilgi verdiğini araştırma yapıp da doğruları öğrensinler
böylece bu derse daha fazla önem vereceklerini söylüyor ya araştırmayan öğrenci yanlış bilgiyle kalmaz mı sirin görüşünüzü öğrenmek istedim böyle söylediğinde bir tokat akşedecektin ona ciddiyim nizze alay eden kimseyle cihad edilir dinin doğrularını şaka da olsa saptıran kimseyle cihad etmek farzayındır sizin onu doğruyu bildiği halde böyle saptırıyorsa sizin onunla cihad etmeniz farzayın ona diyeceksin ki hoca
bir daha bile bile yanlış bir çocuğu çocuğa yanlış bilgi verir saptırırsan bu sefer tavrım böyle olmaz ne olur diyecek bu olur hocam diyecek yapamazsınız yapamazsınız gidip onu müdüre şikayet edemezsiniz yapamazsınız korkaksınız pısırıksınız yapamazsınız çocuğunuzun okul hayatını düşünürsünüz yapamazsınız karakola gidip ifade vermeyi düşünürsünüz yapamazsınız yapamazsınız karakolla
yüzleşemezsiniz dininiz için gidip ifade veremezsiniz evet siz bunu duyar duymaz gidip okulu ayağa kaldıramazsınız milli eğitimi ayağa kaldıramazsınız yapamazsınız yapamazsınız bunu sinenize çekersiniz evet var mı duydunuz mu hiç yok mescide aksa yanıyor camide kızıl ay haftası var bir şey diyebiliyor musunuz hayır
yapamazsınız millet ortamda bonzai kol geziyor uyuşturucu kol geziyor fuhuş kol geziyor lutilik kol geziyor anarşi kol kol geziyor bir şey yapabiliyor musunuz tane veli okulun önünde çocuklarımıza bonzai alıştırmasınlar diye nöbet tutuyor orada hareket çekiyor kaç tane veli okul basıyor bonzai'den dolayı yapamazsınız sizi tenzih ederim yapacağınız bir tek bir şey var müminlerin müslümanların arkasından atıp tutmak güzel dedikodu yaparsınız
güzel gıybet edersiniz güzel iftira edersiniz güzel alavere dalavere yaparsınız müslümanın sakalından uğraşırsınız cübbesiyle uğraşırsınız ilmiyle uğraşırsınız zikriyle uğraşırsınız tesettürüyle uğraşırsınız onun arkasından söylemedik laf bırakmazsınız ama sizin dininizle alay eden imanınızla alay eden sevdiğiniz hazreti peygambere laf söyleyen hakaret eden kurana laf söyleyen hakaret eden islamın şeriatına laf söyleyen hakaret edenin önünde dut yemiş bülbül gibi susarsınız buyuz aa öyle mi yapmış ya vay ya belliydi ya zaten
bu daha anlat ya neler yapmış acaba var mı etrafında sevdiği bir kimsenin gıybeti dedikodu yapıldığında bir tokat pat atan yok relancer'dan kullanılan tutup seni gıybetçi edepsiz adam deyip de masasından dükkandan atan var mı yok ne ağır konuştu ya gördün mü bak ya ne mamlara için onlar ne mamlık için bak yakıştı mı şimdi onun bunun çocuğu dedi bunu dersiniz ne mama konuşamazsınız Hüseyin'e konuşursunuz
neden gitti oraya diye eserde okudum Hüseyin'in gitmemesi lazımdı diyor emiyor Hz. Muhammed Mustafa'nın biricik torununu katletti mübarek başını gövdesinden ayırıp Şam'a götürdü ve Şam'da onun mübarek öptüğü dudaklarıyla alay etti elindeki sopasıyla dudaklarını açtı demiyor ne diyor gitmemesi lazımdı sevdiğinizi koruyamayan bir kimse
dinini mi koruyacak koruyamaz bak bir kişi diyor aa ne yapmış ya ufacık bir arabaya park etmek için kavga ederiz öyle değil mi tabi birisi yan baktı ne baktın lan filan onunla kavga ederiz sevdiğimize laf söyle kavga etmeyiz dinse o kimse kim şeyhimiz etmeyiz kim derviş kardeşimiz etmeyiz 16 feyze 761 arabanı çek padişahların halkına kullarım diye
hitap etmesi şirk midir öyle bir şey hitap etmezler hiç siz herhalde Osmanlı padişahlarını bu ne neydi o bir dizi yapmışlardı muhteşem yüzyıldaki gibi mi zannediyorsunuz hepsi de Kur'an ve sünnete sımsıkı bağlıydı hepsi babam beni namaz kılmamda zorluyor hakaret ediyor namaz kılmadığımda yemek paramı vermiyor ne yapmalıyım namazını kıl biraz hoş bir şey değil ama hocam hayata başıma geleceklerden veya gelenlerden çok korkuyorum hep kötü şeyler aklıma geliyor Allah'a imtihan noktasında çok aciz ve teslimiyeti yapamıyorum
sanki ve selam çok ne yaparsam günü bir maneviyata kavuşursam vesveselerden emin olurum sıkıntım var dua ediniz inşallah duanın kabulü için özel olarak ne yapabilirim neden dua edelim sana ne özelliğin var ki ya sen Kur'an ve sünnet dairesinde gitmeyen bir kimseysen Allah yolunda koşmayan bir kimseysen nasıl dua edelim sana bu haller belki de Allah yolunda koşmadığından dolayı üzerine geldi belki de bir yerde bir günah işledin bir sıkıntı yaptın da Cenab-ı Hak buradan bir sana işaret şey gönderdi öyle ya bir tövbe et
dön bakalım bir yıllardır çektim ama daha sabrım kalmadı eşim devamlı evde huzursuzluk çıkarıyor devamlı bağırıyor çocuklar arasında ayrım yapıyor çocuklar da onu dinlemiyor bağırdığı için aynı anda evde bulunmak istemiyorlar çocuklar da suçlu ama arada kalan ben oluyorum bağırma deyince bunları sen yapıyorsun diyor ben ne yapmalıyım efendim gerekirse özel konuşuruz bırak çocuklarla adamı git bir tabii çok ahlaksız bırak çocuklarla adamı baş başa git adam o çocukla baş başa kalsın çünkü çocuklara
bakmak adamın mükellefiyetinde dinen adamı bırakacaksın üç tane beş tane çocukla gidecek kötü adamsa yeni bir kadın bulamaz zaten iyi bir adamsa senden daha iyisini bulur hodri meydan adam kötü mü evet bırak git kötü adamla neyi yaşayacağım diye uğraşıyorsun adam bocalasın cedellesin dursun bir tane daha kadın alacağım da evleneceğim de çocuğuma bakacağım diye adam eğer kötü bir adamsa herkes diyecek lan bu kötü adamla evlenilir mi bir daha evlenmeyecek hiç kimse kaç çocuk var iki çocuk üç çocuk iki çocukla üç çocukla
adam kalacak bir yıkılacak e adam iyiyse valla sen attığın anda da kapacaklar bu sefer başka birisi diyecek ki oğlan adam ya ne güzel adammış ne iyi adammış cübbek oturacak oraya ondan sonra sen bakacaksın dışarıdan e bu işler böyle yapamayız o cesaretimiz de yok bizim Türkiye Darül Harp midir bana ne soruyorsunuz önceden tabi Türkiye Darül Harp demek hala da suçta Türkiye Darül Harp demek yani Türkiye'de Müslümanlarla müşriklerin arasında savaş var demek Türkiye Darül İslam demek Türkiye Cumhuriyeti Devleti
Anayasası ve Hukuku İslami Kaideler üzerinde demek eğer siz herhangi bir yerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası ve Hukuku İslami Kaidelere uygun derseniz yandınız cezaevini boylarsınız suç ben bu anayasayı bu kuralları bu hukuku İslam'a döndüreceğim derseniz mevcut anayasayı dini hukuk ve düzleme çevirmekten gene içeridesiniz bununla uğraşmaktan gene içeridesiniz mevcut anayasayı İslam hukukuna döndürmeye çalışmak suç anladınız mı bir daha
söyleyeyim mi Türkiye Cumhuriyeti devleti anayasasını ve hukukunu dini Kur'an ve kurallar yani İslam dininin Kur'an ve kurallarına dönüştürmeye çalışmak bunun için uğraşmak suç en az cezası 10 yıl hele bununla alakalı sizler burada dinliyorsunuz bir de örgüte katarlarsa ben burada konuştum da bir de örgüt kurmaktan teşekkülden langırt ben de ahmakım ya Türkiye daril harp midir ben de diyeceğim daril harptir ya ahmakım ya böyle cevap vereceğim sanki ben Süleyman Demirel dedi televizyonda internetten açıp
o haberi bulabilirsiniz canlı yayında söyledi bir röportaj esnasında dedi ki Türkiye daril harptir Türkiye layık demokratik hukuka geçtiğinden beri dedi Türkiye daril harptir daril İslam değildir dedi Süleyman Demirel dedi evet cum babamız vardı ya bizim daha önce o dedi Türkiye daril harptir dedi adam koca cumhurbaşkanı yani bilmeyecek bir adam değil herhalde değil mi cahil cühela bir adam değil adam koca devleti yönetmiş 6 sefer gitmiş 7 sefer gelmiş adam kafası çalışmayan bir adam öyle 6 sefer gidip
7 sefer gelir mi gelmez adam kafası çalışan bir adam neyin ne olduğunu bilir daha önce Risaleci kardeşler onu diyorlardı ki o Risale-i Nur okuyan bir kimse tabi Nurlu Süleyman diye miting alanlarında eskiler bilir Nurlu Süleyman olunca adamdan nursuzluk peydah olur mu o Türkiye Darül Harp diye ilanat etti devletin başı devletin başı Darül Harp deyince bizim şimdi kalkıp da Cumbaba'ya sen yanlış konuştun Darül Harp değil deme hakkımız var mı yok örnek neymiş Türkiye bu soruyu soran kim kim bu soruyu sordu sen neymiş
Türkiye yandın yandın ha aferin ha aferin kime göremiş evet gülmeyin Türkiye'de cuma namazlarının serbestliğe de Atatürk'e göre halifelik ilga edilince cuma'nın kılınması söz konusu cuma neyle kılınacak deyince Atatürk der ki çıkarın bir tamim tamim çıkarlar altına bir imza atar bütün ülkenin camilerinde cuma namazı kılınabilir diye şimdi siz cumayı camilerde kimin tamimiyle kılıyorsunuz Atatürk'ün memurlar işçiler amirler Atatürk'ün tamimiyle emriyle cumayı neden kılmıyorsunuz
ey Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bürokratları amirleri memurları Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde çalışanlar duranlar bütün halk hepinizin de cumaya gitmesi lazım Atatürk'ün tamimi var bütün camilerde cuma'nın kılınması lazım ve bütün halkın da camileri doldurması lazım nasıl Atatürkçülersiniz siz nasıl Atatürkçülersiniz gideceksiniz devlet memurusunuz müdür edeceksiniz ki müdür bey Atatürk'ün tamimiyle camilerde cuma kılınabilir
yazısı var ben cumaya gidiyorum işçiler gidip patrona söyleyeceksiniz Atatürk'ün tamimi var cumaya gidilmesi lazım gideceksiniz cumaya sen iyi bir kardeşsin cumaya kimin tamimiyle gidiliyormuş evet sizler Atatürk'ün izniyle cumayı kılabiliyorsunuz camilerde böylece Atatürk ne olmuş oluyor cumaya müsaade ettiğine göre müminlerin emiri Hanefi'ye göre Hanefi'ye göre çünkü bir camide cuma'nın
kılınabilmesi için müminlerin emirinin müsaadesi olması gerekir müminlerin müsaadesi müminlerin emirinin müsaadesi olmazsa orada cuma kılınamaz Hanefi'ye göre Atatürk ne oldu şimdi müminlerin emiri biriniz değil diyebilir misiniz şimdi neden diyemezsiniz çünkü onun tamimiyle cumayı kılıyorsunuz tamimiyle camiler açık genelge yayınlıyor bütün ülkenin camilerinde cuma kılınabilir önceden kimin
genelgesiyle kılınıyordu halifenin Atatürk kimin yerine geçti şimdi efendim halifenin yerine geçti hoş geldin 23 Nisan mesut oluyor insan hiç aklınıza gelmemiştir sizin değil mi ya çünkü cuma'nın iznini verebilmesi için bir kimsenin müminlerin emiri sıfatı olması gerekir Hanefi'ye göre İslam'ın Hanefi'ye göre hukuku bu
Atatürk'e sorarlar okudum yazıda öyleydi Atatürk'e sormuşlar demişler ki efendim cuma meselesi çıkıyor hilafeti ilga etmek kaldırmak demek değil önce kaldırmayı düşünüyorlar herkes hilafet kaldırıldı zannediyor hilafet kaldırılmıyor hilafet kaldırılacak bir şey değil çünkü hilafet Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uhdesine alınıyor uhdesine alınıyor yani aslında hilafet Türkiye Büyük Millet Meclisi şu anda onun uhdesinde çünkü onun adına kim bu müsaade ediyor Atatürk cuma onun genelgesiyle kılınıyor şimdi bir devlet
memuru müdür amir vali belediye başkanı bir kimsenin cumaya gitmesini engelleyemez Atatürk'ün genelgesi var adam genelgenin internetten veya bir yerden fotokopisini bulur üzerine de dilekçeyi yazar bu genelgeye göre ben cuma namazına gitmek istiyorum bilgilerinize müsaadelerinize değil neden müsaade edilmiş zaten Atatürk'ün üzerine kim müsaade edecek müdürün önüne dınk o düşünsün Atatürk'ün bir genelgesini bu memlekette kaldırabilirler mi hatta o genelgeyle mahkemeye vereceksin diyeceksin ki herkes cumaya tıpış tıpış
herkes cumaya mesela herkesin dışarıda şapka takması gibi mesela Atatürk'ün hanımı örtülü Atatürk hanımlar açılsın diye bir kanun yayınlamamış evet bütün açılmış olan kadınlar Atatürkçülüğe aykırı bir davranış içindeler açık olan kadınlar Atatürk'ün muhterem eşine muhalefet ediyorlar Atatürk'ün muhterem annesine muhalefet ediyorlar çünkü Atatürk'ün eşi hem de çarşaflı idi Fransız lisesinde
okumuş harika Fransızca bilen Anadolu gibi Nakşibendi tarikatına müntesipti şimdi Atatürkçüyüz diyen kadınların hepsi de Nakşibendi tarikatına müntesip olup Atatürk'ün hanımı gibi giyinmeliler ve hepsi de gidip mesela işte Türkiye'de meşhur olan bizim ismini duyduğumuz Mahmut Efendi var bir de işte menzilde vefat etti herhalde o zat öyle değil mi o var ben onun bıraktıklarını tanımıyorum kim olduklarını bilmiyorum yani takip etmediğimden benim bildiğim Mahmut Efendi var Mahmut Efendi Hazretleri var İstanbul'da bütün şimdi
Atatürkçü hanımların hepsi de Mahmut Efendi Hazretlerinden ders alıp çarşafa bürünmeli Atatürk'ün hanımı o noktadaydı çünkü hakkınızı helal edin el fatih ama selam amin destur ya Allah
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.