Karabaş-i Veli Dergahı Kültür Merkezi - 4 Mayıs 2013
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 4 Mayıs 2013 · 1:03:10
Selamun Aleyküm, Allah gecenize hayır etsin inşallah, Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Dinle, sağır ve dilsiz insanlar için bu sözdeki mana nedir? Dinlemek isteyen bir şekilde dinler. Biz onların bazı uzuvlarının eksik olduğunu görürüz. Ama eğer onlar dinlemek isterlerse, Cenab-ı Hak onlara bir yol açar. Cenab-ı Hak onlara bir yol açarsa da, ki açar, onlar da o yoldan giderler.
Bazı insanların bazı uzuvları eksiktir. Cenab-ı Hak o eksik uzuvlarının yerine başka uzuvlarına başka hassasiyetler verir. Onunla o kimseler dinleyebilir. Dinlemek zahiri manada kulakla olur. Ama göz okur, o da dinler. Göz bakar, görür, o da dinler. O yüzden el dokunur, el de dinler. Ayak bir yere basar, bir yere dokunur. Ne yapar? O da dinler.
Evet, zahiren dinleyen sadece kulakmış gibi görür. Daha doğrusu duyan. Ama duyan kulaktır ama dinleyen kulak değildir. Biz kulağımız dinler zannederiz. İnsanların uzuvları dinlemez. Dinleyen insanın içidir. Nice kulakları duyan vardır ki, hakikati duymaktan uzaktırlar. Nice gözleri gören vardır, hakikati görmekten uzaktırlar. Cenab-ı Hak onlara atfen. Ayet-i Kerime'de onlar kördür, görmezler. Sağırdır, duymazlar. Onların kalpleri taşlaşmıştır der. Bir kimsenin kalbi taşlaşmasın, kalbi körelmesin, kalbi sağırlaşmasın. Cenab-ı Hak ona duyuracak bir yol bulurur o kimseye. Kimseye. Onlar neyi dinleyerek vuslata ererler demiş. E onlar sonuçta cevap onu da içine almış zaten.
Bu özelliklerine göre dilleri ve kulakları haram çamuruna bulaşmadığı için kurtuluşları buradan mı olacak demiş. Haram, herkes için haramdır. Bir kimse sağır ise duymuyorsa o haram işlemez diye ona kapılar kapalı değil. Babam bütün peygamberler neden bugünkü Arap yarımadası coğrafyasına geldiğini bana soruyor. Ben de Hz. Adem'den Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme kadar bütün peygamberlerin Arap yarımadasına geldiğine bilgim olmadığı gibi eğer babamın dediği üzere bütün peygamberler Arap yarımadasına geldiyse ben de nedenini bilmiyorum. Babam ısrarla sormamı istedi. Nedeni nedir? Bir kere ayeti kerimede Cenab-ı Hak diyor, biz her kavme peygamber gönderdik.
Her kavme peygamber gönderdiyse bu noktada bütün peygamberler Arap yarımadasına geldiği tezi çürümüş olur. Tabi peygamberlerin çoğu Arap yarımadasında zuhur etmiştir, orada gelmiştir. Ama dünya üzerindeki insan hayatının başlangıcı orasıdır. Adem aleyhisselam ilk önce oraya indirilmiş, oraya gelmiş. İnsanlığın dünya üzerindeki başlangıcı orası olmuş. Öyle olunca peygamberlerin büyük bir çoğunluğu Arap yarımadasına gelmiş. Ama bu demek değildir ki Çin'e peygamber gitmedi. Bu demek değildir ki Amerika'ya peygamber gitmedi. Bu demek değildir ki Orta Asya'daki insanlara peygamber gelmedi. Sonuçta Cenab-ı Hak ben her kavme peygamber gönderdim diyorsa bütün kavimlere peygamber gitmiştir.
O zaman dünya üzerinde peygamber gitmeyen kavim bu noktada, zahiri noktada kalmamıştır. Ola ki bir kavme peygamber gitmediyse Cenab-ı Hak onları da ondan sorumlu tutmuyor. Dinden sorumlu tutmuyor onları. Ama inanışı odur ki Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak bütün kavimlere peygamber gönderdiyse o zaman peygamberlerin hepsi de Arap yarımadasında zuhur etmiştir diyemeyiz.
Bütün kavimlerde var. Ben namaz kılarken kimi zaman farkında olmadan bir ya da iki rekat daha fazla kılıyorum. Namazım bitince bunu fark ediyorum. Namazım kabul olur mu? Normalde farz namazlar ise bir kimse fazla kılarsa bunda farz ve nafile bunda bir sıkıntı yok. Eksik olursa namaz fasit olur. Fazla olursa o kimseye bir şey gerekmez bildiğim kadarıyla. Allah Celle Celaluhu neden Recep ayı benim ayımdır diyerek vurgu yapmıştır. Sümme haşa Rabbimizin hiçbir şeye ihtiyacı yokken bundaki sebebi hikmet nedir demiş bir kardeşimiz. Allah bazı şeylere bazı özellikler vermiş. O özelliklerle insanlar o özelliklere tabi olsunlar ve kurtuluşa ersinler diye.
Recep benim ayımdır demiş. Otur, otur, oruç tut, bütün günahların affolsun. Yoksa Cenab-ı Hak için o ay olmuş, bu ay olmuş çok önemli değil. Bunun seçilmesi, mekanların seçilmesi, mekanların seçilmesi, ayların seçilmesi, günlerin seçilmesi inananlara lütuftur, ikramdır. Cenab-ı Hak günlerden cumayı seçmiş.
Cuma gün salavat-ı şerife getir, Allah'ı zikret, tesbih et, tenzih et. Cenab-ı Hak seni affetsin. Aylardan Ramazan'ı seçmiş. Sen şaşarım o kimseye ki Ramazan ayı gelir affolmaz. Yazıklar olsun o kimseye ki Ramazan ayı gelir de affolmaz. O zaman sen Ramazan ayı seçilmiş ay olarak gör, Ramazan ayını oruçla geçir, Allah'ın lütfuna ulaş. Hasbelkader hepimizin günahları vardır. Cenab-ı Hak bu tip şeylerde böyle seçimler yapmış ki, ümmet onlara ihtimamla dursun, ihtimamla durarak da ne yapsın? Kurtuluşa ersin. Bilgi yarışmasından para kazanmak helal mıdır? Haram mıdır? Helaldir. Bir kimse bilgi yarışmasından kazandığı para helaldir. Veyahut da bir yarış yapsa, koşsa, koştan, koşunmaktan dolayı kazanmış olduğu para helaldir.
Şans oyunlarından kazanılan para haramdır. Bu da ne zaman? Darül İslam'da, darül harpte bir kimsenin üteceği kesin ise, karşısındakini, harbini, o zaman o kimsenin şans oyunu oynaması caiz olur. Üteceği kesin ise, İslam hukukunun icra edildiği bir yerde asla şans oyunlarına müsaade edilmez. Kumardır, kumarın cezası bellidir.
İslam hukuku yok ise bir yerde, orası darül harptir. Orada bir kimse harbinden kumarla üteceği kesin garantiyse, o ütüme noktasında orada kumar oynaması caiz olur. Ama ütüme kesin ve kat'i olması lazım. O kimse kesin ve kat'i bir şekilde örneğin, Toto'dan, Loto'dan neyse, ne varsa şimdi, bizim gençliğimizde Toto Loto vardı.
Şu anda herhalde bir sürü var. Adamın üteceği kesin ise, orada onu oynaması caiz olur. Veya harbinden üteceği kesin ise, harbiyle kumar oynaması darül harpte caiz olur. Darül harpt ile alakalı bir tek şey yeter. Bir beldede İslam hukuku yok ise, orası darül harptir. Araya, işte yok darül siyase, yok darül bilmem ne, bir sürü isimler koyuyorlar. Bunların hepsi de safsatadan ibaret. Bunların hepsi de korkudan ibaret. Bunların hepsi de meseleyi yumuşatma, meseleyi çarpıtmadan ibaret. Başka bir şey değil. Yok orada ezan okunuyorsa, namaz kılınıyorsa, orası darül islammış. Hadi gidin o zaman Almanya'da darül islam deyin. Soruyorsun o zaman, Almanya darül islam mı? Değil diyor.
Neden diyorsun? Susuyor. Ezan okunan, minarelerinden ezan okunan her yer darül islam denirse, batar Müslümanlar. Bunu neden böyle söylüyorlar? İslam'ın hukukunu savunamadıklarından dolayı. İslam'ın hukukunu konuşamadıklarından dolayı. Cumhuriyet savcısının önüne çıkıp ifade vermekten korktuklarından dolayı. Mahkemeye çıkıp yargılanmaktan korktuklarından dolayı. Mahkeme-i kübra'yı düşünmediklerinden dolayı. Mahkeme-i kübra'yı küçülttüp, dünyadaki mahkemeleri büyüttüklerinden dolayı. Ondan sonra filanca hoca efendi şöyle dedi ama.
Kardeşim hoca efendi mi kurtaracak seni? İslam'ın hukuku belli. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hukuku belli. Kur'an'ın hukuku belli. İmam-ı Azam'ın fetvası duruyor orada. İmam Muhammed'in fetvası duruyor. İmam Yusuf'un fetvası duruyor. Son Şeyh-i İslam, Mustafa Sabri Efendi'nin fetvası yayınlanmış duruyor. Mustafa Sabri Efendi son fetvasını Atatürk'ün sağlığında yayınlıyor bir de. Türkiye seçmiş olduğu hukukla darül harptır diyor. Fetvasını yayınlıyor.
Kitaptan basıyor. Hicret ediyor. Şam'da Meftun yokluk içerisinde, sıkıntı içerisinde vefat ediyor. Şam'da beş parasız vefat ediyor. Mezbelelik bir yerde vefat ediyor. Onun ardından bir imam, bir şeyh-i İslam, bir müftü çıkıp da Türkiye darül harp değildir diye bir fetva vermiyor ya da ben okumadım.
Süleyman Demirel de Türkiye darül harptir dedi zaten. O yüzden aslında bunu ben tabi böyle ifadede de kullandım. Benden beraber Süleyman Demirel'in de burada yargılanması lazım dedim. Sohbetinizde zikrullaha kendinizi vermezseniz kalbiniz kararır demiştiniz. Zikrullaha yapmayan bir kimsenin kalbi kararmayı bırakın, zikrullaha kendinizi vermezseniz.
Evet. Kalbi kararır demiştiniz. Ben birkaç senedir katılıyorum ama bir dakika bile kendimi zikre verememişim. Günden güne de muhabbetimi ve heyecanımı kaybediyorum. Çok uzun süredir bu durumla mücadele ediyorum. Artık toparlayamaz mıyım? Toparlarsın, Allah'ı sev, zikrullahı sev, zikretmeyi sev, etrafınla olan ilişkini kes, tövbe et. Zikrullaha gelip aynı zamanda günah keballere devam edersen o kalbi uyanış olmaz. Namazını kıl, orucunu tut, çokça tövbe et. Tövbe ettin günahlara geri dönme bir daha. Allah inşallah kalbini aydınlatsın. Evliliğin kaderle ilişkisi var mıdır?
Böyle soranlar kaderi şöyle algılıyorlar. X kimseye Allah, Y kimseyi yazdı, mecbur onu alacak. Böyle değil. Kader denilen şeyin tam anlamıyla ne olduğu belli değil. Biz hadis-i şeriflerin ışığında şöyle diyebiliriz. Cenab-ı Hakk'ın kün lafzından edebiyete kadar ne yapacağını, ne yaratacağını yazdığı bir kitap olarak bilelim. İnsanı ilgilendiren şey, yine insanın ruhu yaratıldıktan sonra, ruhu yaratıldıktan sonra, bu dünyada ne yapacağını Cenab-ı Hakk bildiğinden yazdı oraya. Allah bildiğini yazdı oraya.
Allah sana cebretmedi, şurada şunu yapacaksın diye. Hiç kimse buraya zorla gelmedi. Buraya herkes kendi cüz-i iradesiyle geldi. Burada sakın şöyle düşünmeyin. Cenab-ı Hakk seni kulağından tutup buraya getirmedi. Var mı öyle gelen?
Ben buraya gelmek istemiyordum ama bir rüzgar esti, ben buradayım. Ben buraya gelmek istemiyordum ama birisi beni kelepçeledi, buraya getirdi. Sürüye sürüye. Ben buraya gelmek istemiyordum ama ışınlandım geldim. Farkında değilim. Yok. Ya herkes buraya kendi cüz-i iradesiyle geldi. Ya bir arkadaşı tavsiye etti, gel sohbet dinleyelim, gel sema izleyelim dedi. Bir şekilde bir şeyler vesile oldu orta yerde. O kimse geldi. Buraya geldi. Burada o ibadet ettiğini düşünüyorsa, ve biz ibadet ettiğimizi düşünüyoruz, Allah'a hamd edecek. Ya Rabbi diyecek ki iyilikler senden. Böyle bir iyilik yaratmışsın.
Bu iyiliğin içerisine biz de geldik. Sana hamd ediyoruz. Eyvallah. Bunun gibi. Evlilikle alakalı bir kimse, bakın hadis-i şerif şu, nikah dört şey için yapılır. Dini için, güzelliği için, malı için, soyu sopu için. Siz dindar olanını seçiniz. Seçim var. Cenab-ı Hak seni mükellef kılacak seçtiğin eşten dolayı. Kadını da erkeği de. Kadınlar şunu diyebilir, beni babam evlendirdi filancayla. Baban mükellef. Erkekler şunu diyebilir, bu kadını babam aldı, annem aldı.
Onlar mükellef o zaman. Sen çünkü demişsin ki, örneğin baba, anne, beni evlendirin istediğiniz birisiyle. Onlar mükellef o zaman. İyiyi, doğruyu, güzeli seçmekle mükellefiz. Hayrı seçmekle mükellefiz. Hayrı istemekle mükellefiz. Mükellefiyetliğimiz var. Dedikoduyu dinleme, mükellefsin. Gıybeti dinleme, mükellefsin. İftirayı dinleme, mükellefsin. Haramı dinleme, mükellefsin. Haramı dinlediğin anda, sen de haram işlemiş, sen de onu konuşmuş gibi günaha girdin. Mükellefsin. Birisinin namusuna, birisi dil uzattı, mükellefsin. Dinledin mi, dinledin.
Mükellefsin. Siz bir kötülük gördüğünüzde elinizle, mümkün değilse dilinizle, o da mümkün değilse kalben buz ederek önlemeye çalışınız. Mükellefsin. Dememiş bakın, siz bir kötülük gördüyseniz o sizin kaderinizdir. Çekin. Mükelleflik koymuş. Kötülükle mücadele etmek insaniyettendir. İnsan olanlar kötü ve kötülüklerle mücadele ederler.
Hayvan ahlaklı olanlar kötü ve kötülük yapmakla kalmazlar. Onlarla da mücadele etmezler. Hem kötü ve kötülük yapar, hem de onlar onlarla mücadele etmez. Bu hayvan ahlakıdır. Bir yerde kötülük var ise, ve o kötülüğe Müslümanlar duyarsız ise, o kötülüğü işlemiş gibi günaha girerler. Burada bu bahçede mükellefiz. Birisi birisine kötülük işliyorsa, ve biz o kötülüğü gördüğümüz halde, o kötülüğü bildiğimiz halde, biz o kötülüğü durdurmaya çalışmıyorsak, mükellefiz biz. Hayvaniyetteniz. Sorumluluk var. O zaman sen kızını evlendirirken, kızın sana bıraktıysa, baba, bak ben bu adamla evlenmek istiyorum.
Buna bir bak derse, sigara içmeyin dışarıda. Bahçede sigara içmeyin. Baba, burada, şu adamla ben evleneceğim dediğinde, o baba, o adamla bakıp, o adamla ilgilenmek zorunda. Adam namazını kılmıyorsa, adam ehli salah değil ise, adam ehli namus değil ise, kızına söyleyecek, bu adam namaz kılmıyor. İlla ki bununla evlenmek mi istiyorsun sen? Bunu aile söylemek zorunda. Bir çocuk evlenmek istiyor bir kızla. Baba söyleyecek onu. Evladım, bak bu kız, dini noktada değil. bu resmen farzları terk etmiş. Bu kız hiç namaz kılmıyor, farzı terk etmiş.
Bu kız oruç tutmuyor, farzı terk etmiş. Bunu alma. Bunu alma. Bir adam içki içiyor, alma, evlenme onunla. Farzı terk etmiş. Haram istiyor. Veya bir kadın içki kullanıyor. Evlenme kardeşim. Bir de şey var, evlenince dizelir. O ancak alim hükmünde, amir hükmünde, hakim hükmünde insanlar için geçerlidir. Bir erkek alim hükmündedir, farzları dahi işlememiş olsa, der ki ben ilmimle, Allah'ın izniyle, ona farzları işletirim. Amir hükmündedir, emrederim yaptırırım.
Hakim hükmündedir, hükmederim yaptırırım. Eyvallah. O yüzden evlenen kişi, evlenirken, kendisi seçer. Kendisi seçmiyorsa, vekalet verdiği kimse seçer. Vekalet verdiği kimse seçiyorsa, sorumluluk ona aittir. O yüzden Hazreti Peygamber bir kıza der ki, bu sizin hakkınız. İstediğinizle evlenebilirsiniz. Kızın birisi gelir, babam beni nikahlamış ya Resulallah. Babana tabi ol. Ama ben onu istemiyorum. Nikahı fes et. Ben onun boynunu da bükmek istemiyorum. Ama bu bizim hakkımız mı değil mi? Bu sizin hakkınız. İstediğinizle evlenin. Nefsine uymuş birisi, çekecek cezasını. Evlenme o kimsenin cüz-i iradesinde.
Cüz-i iradesinde. Yenidağ. Burada Hacı Mehmet örnekleyeyim şimdi. Yanımızda çalışan bir arkadaş vardı. Talip oldu. Ben görmesem de olur dedi bana çocuk. Değil oğlum dedi. Git gör. Git kendin konuş. Sen karar vereceksin. Veyahut da annene babana bırakmışsın kararı. Onlar varsın. Ama sen git sünneti işte. Bitti. Sorumluluk ona ait. Kendisi yaşayacak. İnsanlar nefislerine uyuyorlar. Nefislerine uyunca, kaderi böyleymiş. Kaderi yazdı kim? Allah yazdı. Kaderi böyleymiş derken, Allah yazdı bunu bana diyor. Kendisinin iradesi yok yani.
Yani Allah senin kaderini kötü yazdı. Öyle mi? Ayet-i kerimede diyor ki, Allah kullarına zulmetmez. Biz kendimiz seçeriz. Bak dışarıdan uğultu geliyor şimdi. Konuşuyorlar. Onlar şimdi şöyle mi diyecekler? Bizim kaderimizde konuşmak varmış. Biz konuştuk. Sohbeti dinlemedik. Hiç kimsenin öyle olmasını istemem. Ama yarın öbür gün bir şey olduğunda Cenab-ı Hak kulağından tutacak. Sen orada neden dinlemedin diyecek. Biz dedikodu yaptırdık Allah'ım. Ayy kafana tokma. İnsanlar kendileri seçerler. Kendi seçtiklerini Allah'a atfetmeyecek kimse. Allah bizi affetsin.
Evlenen kişi hemen evlenmeli mi? Yoksa söz nişan beklemeli mi? Allah muhafaza eylesin. Ben her sohbette bana bunu soruyorlar. Ben de her sohbette buna böyle cevap veriyorum. Bir adam düşünün. Bir erkek düşünün. Ben kendi nefsimi koyayım. Ben kendimi koyayım orta yere. Ben bir kadını beğeneceğim. Onunla evlenmek isteyeceğim. Bekleyeceğim. Allah Allah. Bu nasıl beğenmek ya? Bu nasıl muhabbet beslemek? Yani o kadını istemeyeceksin sen. Ben bunu düşünürüm kendimce hep. Veya bir kadın olsun, bir kız olsun kimle evlenecek? X kimseyle evlenecek.
Ne kadar bekleyecek? İşte iki yüz bekleyecek. Ben hayret ederim. Ben görmek istediğimi o gece görmezsem içim daralır benim. Karnım şişer. Patır tak patlarım. Ben hatta derim. Bu kitap kimin? Benim. Nerede duruyor bu? Senin değil. Bazen arkadaşlara diyorum ben. İşte bu yer. Tapusu kiminin üstünde diyorum? Babamın üstünde. Senin değil. Neden? Oğlum babanı isterse satarım buraya. Satar. İsterse bir başkasına verir mi? Verir.
Öldüğünde bütün kardeşler mirasçı olacak mı buna? Evet senin değil. Nereden seninmiş? Senin değil. Bu iş yeri ortak. Kimle? İşte X kimseyle. Vergi lefasında kimin adı var? Onun adı var. Sen ortak değilsin. Ya neden? İlk önce ceketini alıp gidecek olan sensin. Sen ortak değilsin. Ya olur mu? Hepsi de öyle oluyor. O ceketini alıp gidiyor oradan. Neden? Ya adam seni istediği zaman kapının önüne koyar ki zaten. Koyuyor da zaten. İşler biraz büyüyor. Güzelleşiyor. Başlıyor ona tafra yapmaya. Bırakıyor onun kapının önüne.
Allah muhafaza eylesin. Nişanlanmak var sünnette. Hadi düğün hazırlıkları 15-20 gün. Bir ay olsun. En fazla. En fazla. 5 ay, 6 ay, 1 sene, 2 sene. Kalkışma kardeşim evlenmeye. Bunları bana sorarsanız ben keskin cevap veririm bunlara. Kızın evlenme çağına geldi mi geldi. O gece evlendireceksin onu. Oğlan evlenme çağına geldi mi geldi. O gece evlenecek o adam. Çıktın mı meydana çıktın. O gece evlenecek. O gece. Ya bizim işte bunlara İslam karışmamış. Yani çok böyle irdelememiş.
İşte gelsinler, baksınlar. 3 sefer konuşmaya hakları var. Konuşsunlar. Kabul ettiler mi? İyi gelin bakalım isteyin. Nişanı yapın. Tamam. Bunlar sünnette var. En kısa zamanda da düğünü yapın. Tamam. Allah yolunuzu açık etsin. Sünnette bunlar var. Tasavvufta evliliğin önemi nedir? Farzdır. Evliliği götürebilecek olan bir kimse evlenmesi farzdır. Evleniniz, dininizin yarısını tamamlayınız. Evlenin, dininizin yarısını tamamlayın. E bu noktada evliliği götürebilecek muhtedirlikte değilse o kimseye nafiledir. Bu muhtedirlik hangi noktada ise ona göre haram da olabilir evlilik. Psikolojisi bozuk.
Pisişik psikolojik problemleri var. Evlenmesin. Veya evlenirken söylesin. Ben psikolojik problemlerim var, tedavi görüyorum. Bu şartla evleniyorsan evlenirim. Veya böyle bir eksikliği olan kimse de gidecek, diyecek ki ben psikolojik problemlerim var, depresif hallerim var. Ama ben yine de sizinle evlenmek istiyorum. Söyleyecek bunu. Evlenmezden önce kendi halet-i ruhiyesini koyacak orta yere. Kendi şartlarını koyacak erkekler de kadınlar da. O şartları, o kendi konumlarının koydukları anda birbirlerini kabul ediyorlarsa söyleyecek bir laf yok. Bunda bir sıkıntı yok.
Adam diyor ki, benim maaşım bir lira. Sen de bir lira getireceksin, evliliğimiz böyle devam edecek. Sen bir lira getirmezsen bu evliliğin devam etmesi mümkün değil. Adam söylüyor bunu. Meydanda. Kadın demeyecek sonra, ben evlenince çalışmayacağım. Ya adam deyip derin sana, sen çalışacaksın. Adam diyor ki, benim maaşım bir lira. Bir lira da sen getireceksin, iki lira. Bizim evliliğimiz böyle devam edecek. Yani bu ne demek? O kadın ölünceye kadar çalışacak orada. Bunu kabul ediyor. Eyvallah, evlenecek. Adam diyor ki, benim maaşım iki lira. Ben seni çalıştırmam. İki lirayla geçineceksen gel. E kadın üç ay sonra diyor ki, ben çalışacağım. Neden?
E yetmiyor. Ya bu adam sana demedi mi iki lira maaşım var diye? Dedi. E şimdi neden çalışacağım diye tutturuyorsun? Adam söylemiş, benim gelirim aylık bir buçuk lira. Ben bir buçuk lirayla sana, sana bakacağım. Bir buçuk lirayla bakacağım demek ne demek? O kadın asla iki yüz liralık ayakkabı almayacak. Asla yüz elli liralık manto giymeyecek. Belli. Bu ayıp değil, günah değil. Adam standardını koymuş. O yüzden derim ben, standardınızı koyun konuşurken. Benim evim yok, kirada oturacağız biz. Evlenmiş beş ay geçmiş, ev yok. Ben mübarek kadın. Adam sana söylemedi mi evim yok diye? Dedi. Şimdi ne ev yok diye bahane diyorsun? Veya kayınpeder veya kayınvalide.
Hocam evi yok ama. Ya bu adam dedim evlenir telsizde ev sözü mü verdi? Hayır. Ne dedi, handa mı oturtacağım, sarayda mı oturtacağım dedi? Hayır. Bu adam demiş zaten, benim maaşım bir buçuk lira. Nesini istiyorsun bu adamdan da? Ses yok. Senin bundan bir şey istemeye hakkın yok. O zaman boşansın. Ben mübarek insan, neden evlendirdin o zaman? Yazık değil mi o adama? Boşatırsanız zulmedersiniz dedim. Kaldı. Ne olacak? E cehennemde dedim yanacaksın, ne olacak ki? Ben yanacak değilim ya dedi. Bunun için kızını boşatıyor adam. Kıza dedim dinleme babanı.
Babası yanında. Bu şartlarda babanı dinlersen dedim sen de haram işlersin. Babaya itaat, helal dairede. Haram dairede değil. Adama döndüm. Bunlar senden boşanmak istiyor. Sen dedim evliliğini yürütmek istiyor musun? Adam durdu şimdi. Senden boşanmak isteyen bir kadın var dedim karşında. Kadın baktı ki iş gidiyor. Ben boşanmak istemiyorum dedi. Adam kaldı kayınpeder. Adama dedim lütfen sen buraya boşa at. İki kişinin arasını bozuyorsun, fitnecisin sen dedim. Yüzüne. Sen dedim kızının başını bozacak bir fitnecisin. Adamı dedim zorlamaya çalışıyorsun.
Bu sefer çocuk adamlaştı. Ben göndermeyeceğim karımı oraya dedi. Bunu yapamazsın dedim. Haftada bir gidecek karın oraya gene. Adam ne dese iyi. Ben benim böyle bir kızım yok, ben istemiyorum dedi. İyi yokmuş dedim, git o zaman. Zulmetecek. Evlenirken her şeyinizi açık açık konuşun. Kadınlar, erkekler, anneler, babalar. Konuş. Korkuyorsa korksun, ürküyorsa ürksün. Kadın erkek gidiyorsa gitsin. Hiç mesele değil. Allah sana daha iyisini, daha güzelini verir. Allah'tan ümidini kesme. Sen aldatma. Sen aldatma.
Ehli tasavvuf nasıl evlenir? Aldatmadan evlenir. Sen aldatma. Sen kandırma. Sen kurtsan dişini göster. Kuzusan mele. Ne kuzusan kurtluya soyun, ne de kurtsan kuzuluya soyun. Neysen olsun. Kimseyi aldatma. Kuzu postuna bürünme. Kuzu postuna bürünme. Ben buna kızarım. Eyvallah. Bilsin herkes. Bilsin herkes. Kadınlarda da var, bu erkeklerde de var. Ailelerinde de var. Evleninceye kadar hiçbir şeylerini meydana çıkarmamaya çalışıyorlar. Mübarek insan.
İnsansın sen. Üç gün sonra çıkmayacak mı meydana? Ne sahtekarlıklar dönüyor. Sahte bilezik takmışlar. Sahte altın takmışlar kıza. Kız da babasıyla, annesi, adam sahte altınlarla torba halinde geldiler dükkana. Tanımıyorum, görmüyorum, bilmiyorum. Hoş geldiniz, hoş bulduk. Dedi Mustafa Özbağ, dakika bir, gol bir. Buyurun. Anlatıyorlar. Bildiğiniz sahte altın. Kaldın. Adama dedim, neden yaptık? E çok altın istediler dedi. Almayaydın dedim ya. Almayaydın.
Aldatan bizden değildir. Hadis-i şerif. Almaya. Allah muhafaza eylesin. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadisinde Secde insanın Allah'a, celle celaluhu'ya en yakın olduğu andır diyor. Peki bu secdedeki Allah ve insan arasındaki yakınlık derecesi ve mesafesi nedir? Senin yakınlık hissindir. Ne kadar yakın hissediyorsan o kadar yakındır. Şeyhe bağlı olmadan zikir çekmenin sakıncası var mıdır? Bu çekilen zikirler Kur'an ve sünnete uygun ise Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin Hadis-i şeriflerinde beyan ettiği zikirler ise Uygundur, bir sıkıntısı yoktur. Yani kimisi böyle oradan buradan kitaplar Dürülmüş defterler, dürülmüş eserler Bir yerden kulaktan dolma Bilmem kaç bin tane bilmem ne çekersen şu olur Bilmem kaç bin tane bilmem ne çekersen bu olur.
Bunlar değil. İşte adam kaç? 21 gün sabahın namazında kalkacakmış Seher vaktinde 786'mı 986 sefer mi ne Temiz bir abdest alıp besmeleyi şerife çekecekmiş Hapisten kurtulacakmış adam Birisi soruyor telefonda İyi dedim Mahfushanelerin boşalması lazım şimdi Böyle saçma şeyler olur mu?
Besmele çekmek saçma değil İstenilen saçma Adam tecavüzcü, ığızcı, namussuzun, şerefsizin teki Milletin namusunu kirletmiş Canına kastetmiş, malına kastetmiş Girmiş cezaevine 21 gün kalkacak sabahın namazına Temiz abdest alacak 700 bilmem kaç tane besmeleyi şerife çekecek Cezaevinden elini kolunu sallaya sallaya çıkacak Allah bizi affeder Din bu değil Kıyamete kadar geçecek olan süre Berzah alemindeki bir ruh için nasıl olacak Şey düşünülüyor burada Ruh kıyamete kadar bekleyince İşte uzun bekleyecek gibi düşünüyor
Dünya hayatı çok kısadır Çok kısa İnsanın kıyameti de çok kısadır Allah hesapları hızlı görendir Zaman kavramı olarak uzun mu yoksa kısa mı olacak Evet zaman kavramı kün Bu yaratıldıktan sonra başladı Ama onun uzunluklarını anlatmak uzun mesele şimdi İmsak vakti girdiğinde namaz kılıp yatıyorum Sabah ezanı okunduğunda henüz uyumamış oluyorum Ezan okunurken yataktan kalkıp ezanı dinlemeli miyim?
Evet Sizin en hayırlınız diye bağışlayan bir çok hadis var Bu hadislerin hepsi sahih midir? Evet Hadislerin üzerinde avamın Avamın Bu sahih midir değil midir diye konuşması caiz değil Caiz değil Bu hadis alimlerinin işi Bakın bu kimin işiymiş?
Hadis alimlerinin Bu iş benim dahi konuşacağı bir mesele değil Herkesin diline persenek edeceği bir mesele değil bu Adam abdestsiz bu hadis sahih mi değil mi diye konuşuyor Be adam abdestin yok senin daha önce Adam hayatında hadis okumamış Bu hadis sahih mi değil mi diye soruyor Be adam Hayatında hiç okuduğun bir hadis kitabı var mı senin?
Oturup en azından bir nebevi okudun mu? Oturup en azından bir müslüm okudun mu? Bir tirmizi okudun mu? Senin hakkın var mı bunu söylemeye? Adam ottan iki ilaç yapıyor Televizyonda ottan ilaç yaptığını söylüyor Bütün tıpçılar ayağa kalkıyor Bütün koca koca profesörler çıkıyorlar O iki ottan ilaç yapan adamı yerden yere vuruyorlar İyi Güzel Adam kalkıyor Hadis ilmi yok Hadis alimi değil Hadis hafızı değil Bu hadis sahih değil diyor çıkıyor Hiç kimse konuşmuyor ona Hiç kimse demiyor Be ahlaksız Be haddini bilmez
Be ilimsiz Be şeytan ağızlı Sen nasıl onu söylersin orada? Kimse söylemiyor bunu Kimse ona bir tepkide bulunmuyor Adam televizyona çıkıp Gözümüzün içine baka baka Üç tane hadis varsa vardır sahih olan diyor Kulağımla gözümle duyuyor Ben otomatiğe bağlanıyorum Otomatiğe tutturuyorum Bağlanacağım söyleyeceğim Yok bir türlü düşmüyor bizinkinden Onlar kendileri mi arıyorlar orada Kendi yandaşlarını bilmem Müslümanlar Sizin inandığınız peygamberinizin söylemiş olduğu sözlerin hepsini sahte olarak bildiriyor adam Hiç kimse tepki göstermiyor
Kimse göstermiyor Müftüler duruyor Diyanet İşleri Başkanı duruyor İmamlar duruyor Müezzinler duruyor Hafızlar duruyor İlahiyet profesörleri duruyor İlahiyetteki doçentler duruyor İmam hatipler duruyor Namaz kılanlar duruyor Herkes duruyor Herkes duruyor Sizi anarşiye sevk etmiyorum Bir mail çekemez misiniz?
Bir protesto edemez misiniz? Bir telefon açamaz mısınız? Üç tane pankart yazıp Televizyonun önüne gidip Bütün hadisler sahiptir Diyemez misiniz? Diyemezsiniz Hiç hadisi şerifler için Yürüyüş yapanı gördünüz mü? Hiç hadisi şerifler için Toplananı gördünüz mü? Korku dağları salmış Bu adam hadisi şeriflerin Hepsinde sahih görmedi İnkar etti Hadisleri sahih görmeyen İnkar etmeyen bir kimse Bizim gözümüzün içine baka baka Bizim inancımıza hakaret edebilir mi?
Bizim inancımızı Türkiye'de Türkiye Cumhuriyeti'nin Devleti'nin bulunduğu yerde Televizyonlardan bizim inancımızı Bu noktada hafife alabilir mi? Alır Türkiye'de Biz bu kadar Müslümanız Hangisi gidiyor Savcılığa suç duyurusunda bulunuyor? Kadının birisi buradan gitmiş Nikah yoktur dedi diye Benim suç duyurusunda bulundurmuş Savcılığa bana Ben burada sohbette Nikah yoktur Gerekte yoktur demişim Uyanın Müslümanlar Uyanın uyanın Gittik basın savcısının önüne Basın savcısı dedi ki Böyle bir şey söylemişsin Şikayet var hakkında dedi
Delil getirin savcı bey dedim Benim böyle bir şey söylemem mümkün değil Nikah dedim farz Şikayet var hakkınızda dedi Gerçek gerçek Gidin basın savcılığından ifademi okuyun Kim şikayet edebilir ki Bir profesörü bu adam hadisleri yok dedi diye İnancımıza hakaret ediyor adam Allah bizi affetsin Şimdi televizyonlardan duyan kardeş de diyor ki Bu hadislerin hepsi de sahih mi?
Ben bu soruyu sorana kızmıyorum Öyle bir hale getirdiler ki bizi Hadis kitabının Bir tane evinde hadis kitabı olmayan Hadis bilgisi olmayan bir kimse Bu hadis sahih mi? Diye çıkıyor karşımıza bizim Sokakta orada burada her yerde Bir şey soruyor şimdi Diyorsun hakkında hadis var böyle böyle Hadis sahih mi hocam? Dedim ne soruyorsun bana ya? Benim söylediğim bilginin karşılığında Sen bana bunu söyleyecektin Neden soruyorsun bana? Madem sen hadisin sahih olup olmadığını Bilebilecek noktadasın Ne soruyorsun bana? Buyuz Buyuz Acı bir şey Bu acı Hadis-i şerifleri yok ederlerse Çünkü dini yok edecekler Salıyorlar ajanlarını içimize Bu hadis sahih mi değil mi?
Zaten sahih olmayan hadisçileri Hadisçiler toplamışlar Ayıklamışlar Yıklamışlar Onlar için risale kitaplar yazmışlar Yayınlamışlar Var mı evinde o hadis kitabından? Yok Nereden biliyorsun sahih olup olmadığını o zaman? Bu ancak hadis ulemalarının işi Bitmiş zaten üzerinden 1400 yıl geçmiş Şimdi kalkacak birisi hadis sahih mi değil mi?
Ne tartışacak Bunu neden tartışmaya açıyorlar? Adamın imanının içerisine bir şüphe atıyor Adamın dininin içerisine bir şüphe atıyor Sahih mi yok mu? İyi dedin birisine Sahih gördün hadisleri söyle onlarla amel et Kaldı Kaldı Söz yok Allah bizi affetsin Sakın Bu hadis sahih mi sözünü duymayın ben Birbirinizin arasında konuşurken Bu müşriklerin kafirlerin oyunu bu Bu İngiliz bozmasının oyunları Bunlar mason bozmalarının oyunları Bunlar Amerikan emperyalizminin oyunları bunlar Çünkü dünya üzerinde tek felsefe kaldı İslam
Tek inanç kaldı İslam Var güçleriyle bütün ne kadar emperyalist varsa O dost doğru Berrak, Kur'an ve sünnet inancını yok etmeye çalışıyorlar İçeriden dışarıdan İçeriden dışarıdan İslam'ın serkeş evlatları var Serkeş evlat onlar Ben onları öyle nitelendiriyorum Hani bir adamın 5-10 tane çocuğu vardır İçinden birkaç tanesi serkeştir ya Böyle İslam'ın serkeş evlatları var O İslam'ın serkeş evlatlarını kullanıyorlar O serkeş evladı olur ya insanın Bütün evlatlar çalışıyor da o iki tanesi yer içer O iki tanesi savurganlık yapar
O iki tanesi aksilik yapar O iki tanesi bozgunculuk yapar O iki tanesi herhangi böyle bir şeyde karıştırıcılık yapar Ailenin içini karıştırır Dövsen dövemezsin, sövsen sövemezsin Anlatırsın, anlatırsın, anlatırsın Bir yerde gene karıştırır Böyle İslam'ın serkeş evladı var iki tane Bu serkeş evlatlar kullanılıyor Dünya üzerinde Birisi Vahabilik, birisi Şia Serkeş evlat bunlar şu anda dünya üzerinde Vahabiler oturuyorlar Bütün hadis-i herifleri yok görüp çıkıyorlar kenara Allah muhafaza eylesin Cenab-ı Hak korusun inşallah
Ashab 56 Ben bu saate bakıyom bakıyom 9'a çeyrek var ya Kaç saat? O da aldattı beni bak Ashab 56 ayetinde Allah ve melekleri peygamberine çokça salat ve selam ederler Efendim bu ayete göre Allah da peygamberine salat ediyor diyebilir miyiz?
Evet, ulu camide vav harfinin önünde namaz kılınıyor Bu durumda şirke düşme gibi bir şey söz konusu olabilir mi? Allah muhafaza eylesin demiyorum Müslümanlar şirke düşer diye ama bidat işliyorlar Yok, hele bir sabah hiç unutamayacağım Saat 10 sularındaydın yani görmesem inanmayacağım buna Kadının birisi gelmiş o vav harfini eliyle sıvazlıyor böyle elini yüzüne sürüyor orada Bitti, gittim be teyzeciğim ne oldu şimdi dedim Böyle baktı Mübarek insan dedim İki rekat namaz kılsan, secdeye gitsen, Allah'a yalvarsan Bundan daha hayırlı dedim ya
Yapma Kim dinleyecek ki? Bir direğin etrafında dönüyorlar O su, ulu camideki şadırvanların etrafında dönüyorlar Yaşlının birisi de oturuyor ahkam kesiyor orada Her kurnadan bir yudum içsen diyor Her kurnadan bir yudum içiyor Evlenememiş Kızım evlenemedi diyor yanında Kız utanıyor, zorla içirecek ona Kızcağız utanıyor, içmek istemiyor Annesi zorluyor Her kurnadan bir yudum içecek, nasibi çıkacakmış Söyleyecek laf yok Bu hadisler sahih mi dediğince Ortalık bunlarla doluyor Bir konuda annemle çok ters düşüyoruz Sağ ya da sol elin işaret parmağına yüzük takmak caiz midir?
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri İşaret parmağına yüzük hiç takmamış Bir kimse taksa ne olur? Hiçbir şey olmaz Bak hiçbir şey olmaz Ama Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri serçe parmağına Bu meşhurdur ya, yüzük parmağına takmış İkisine takmış genelde Öbür üç parmağına takmamış O günkü kadınlar da bu ikisine takmışlar zaten Ama birisi taksa ne olur?
Hiçbir şey olmaz Hıdrellez var mıdır? Dilek tutulur mu? İstemediğin kişiyle evli kalmak doğru mudur? Boşanmak günah mıdır? Sondan başa doğru geleyim İstemediğin kişiyle evli kalmak doğru mudur? Herkesin kendi tercihi bu Bunu bana söylersen doğru değil Hıdrellez var mıdır? Böyle bir inanış vardır Bu ne kadar doğrudur? Ne kadar yanlıştır? Uzun bir mesele Ama ve lakin ben bunun kendimce Bunu kabul edenlerden değilim O yüzden Hıdrellez'de işte Dilek tutanlardan da değilim Bunu bidat olarak görüyorum Müslümanla mümin arasındaki fark açıklar mısınız? Mümin namazını kılan, orucunu tutan Farzları yerine getiren Nafirlerle Allah'a yaklaşan kimse Müslüman iman etmiş sadece Eşhedü en la elâ illallah ve eşhedü en Muhammeden abduhu ve resulü demiş Müslüman Mümin ise O iman ettiği dini Gücünü yettiğince çalışan kimse Yettiğince yaşamaya çalışan kimse
Bir arkadaşı manefi mezhebinde İşi ise şafi mezhebinde Namazda eli değer ise namazı ve abdesti bozulur mu? Abdesti bozuluyor Şafi'nin bozuluyor Hanefi'ninki bozulmuyor Hangisi olursa Şafi'nin eline bir kadın eli değdi Veya bir erkek eli değdi Gitti abdesti Mücid bir adam olsa Kadın da şafi olsa Kadın abdest aldıkça Dokundukça Kadının abdesti gitti Veya adam Şafi olsa Kadın Hanefi olsa Adam abdest aldı Ay canım Tak öptük adamı Bitti Abdest kalmadı Hocam başta anne baba abla ve büyüklerin sözünü dinlememek ve onlara karşı çıkmak günah mı?
Makul derecede anne ve babanın sözünü dinlemeyen günah kebar işlemiştir Selam ey Mustafa hocam ben Abdullah Mungan sizin için ziyaret ettim Allah razı olsun fakat benim için dua eder misiniz? Rica etsem kendine iyi bak demiş Allah'a gönül gönlüne göre versin saygılar demiş Allah muinin olsun senin de inşallah El Fatiha Amin Mesnevi okuyamadık bugün Hakkınızı helal edin İnşallah
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.