Kadir Gecesi Sohbeti Karabaş-i Veli Tekkesi - 10.06.2018
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 11 Haziran 2018 · 1:37:36
Allah gecenizi hayır etsin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Cenab-ı Hak kandilinizi de mübarek eylesin. Allah nice Ramazanlarda, nice kandillerde buluşmayı nasip eylesin inşallah. Bugün malum Kadir Gecesi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin ehemmiyette durduğu, Kur'an'ın bin geceden hayırlı dediği ve Kur'an'ın indirildiği gece.
Her ne kadar Ümmet-i Muhammed 150-200 yıldan beri rahat bir nefes alaraktan bir Ramazan kurban bayramları veyahut da nefes alaraktan tatlı bir sene geçirmeden aylar, yıllar, seneler göçüp gidiyor. Ümmet kendi yaşadığı çağlarda, kendi yaşadığı zamanlarda ama bunun farkında ama bunun farkında değil. Dağılmışlığın, parçalanmışlığın, savrulmuşluğun altında ne yazık ki ne yaşadığının farkında bile değil.
Bu kandil gecesinde gönlüm arzu ederdi ki farklı sohbetler etmek. Ama baktığınız zaman ümmetin coğrafyasına ne yazık ki ümmet bu coğrafyada huzuru olmayan, bu coğrafyada neşesi olmayan, tadı olmayan, bu coğrafyada namusu, şerefi, haysiyeti yerle bir edilen, bu coğrafyada kanı dökülen, bu coğrafyada biraz tabirimi hoş görün ama ırzına geçilen, bu coğrafyada çoluk çocuk demeden katledilen bir ümmet coğrafyası var.
Baktığımız zaman Ürdün'de kan var, Yemen'de kan var, Irak'ta kan var, Suriye'de kan var, Türkiye'de daha yeni bir zamana kadar güneydoğusunda kan vardı, hatta Ankara'da kan vardı, İstanbul'da kan vardı, hatta Bursa'nın göbeğinde Ulu Cami'de dahi kan vardı. Tabi insan, billahsü ümmet, ahir zaman elameti bu da, ne yaşadığının farkında değil, hızla geçiyor ya, unutuyor.
O yaşarken neler yaşadığının farkında değil. Biz Suriye'yi unutacağız neredeyse, Irak'ı unutacağız neredeyse, Yemen'i unutacağız neredeyse, veyahut da Bosna'yı unuttuk bile. Biz yılda bir Bosna'ya gittiğimizde, yıldan yıla orada da Sırplar'ın oradaki katliamını, katliamın izlerini zaman kaybediyor. İlk gittiğimde ben şok yaşamıştım.
Apartmanlarda roket izleri, yanmış yaşlılar evi, yanmış hastane, işte bir köye girmiş Sırplar, köyde ne kadar erkek kadın varsa şehit etmişler, kocaman bir mezarlık. Veya şimdi yılda bir sefer anılıyor ya, Sıbreniska'da şehitlerle alakalı, ümmet unutuyor bunları. Ve baktığınız zaman, 150 yıldan beri ümmet bir gün yüzü görmemiş.
Ve gün yüzü görmüyor. Ben dinle tanışalı 30 yılı geçiyor, 30 yıldan beri, ben 30 yıllık hayatıma baktığımda, ümmet-i Muhammed'in nefes aldığı, ümmet-i Muhammed'in soluklandığı, ümmet-i Muhammed'in böyle bir derinden hiç olmazsa rahat ettiği, bir dönem yok, bir zaman yok. Tabi bu kaosun içerisinde, ümmet-i Muhammed kendince, küçük küçük, işte kandil kutlama, küçük küçük böyle dini günler, milli günler, ümmete bir nefes alıyor.
Tabi bundan önce bunları böyle kutlamak da yoktu. Yani benim yeni İslam'la tanıştığım zamanlarda, böyle beş kişi bir evde toplanınca basılıyorduk biz. Beş kişi, altı kişi, öyle on kişi filan değil. Biz hadis kitabı, evde hiç kimse yok. Arkadaşlarla oturduk, ders yaptık, hepsini dağıttım birden. Polis geldi, bastı, tek başıma oturuyorum ben salonda. Evi ben tamir-i tadilat ettim. Ondan sonra orayı ben dergah gibi kullanıyorum. Bastı polis orayı. Tek başımayım ben. Orta yerde de Buhari var. Bunu hep anlatıyorum ya zaman zaman. Bunu anlatmamın sebebi şu, bu gençler bunu bilmiyorlar şimdi.
Yaşadıkları dinin veya yaşadıkları hayatın kıymetini bilmiyorlar şu anda. İmam Buhari'nin dini kitap olup olmadığını Cumhuriyet Savcılığı müftülüğe yazı yazdı. Müftü, tanışıyoruz kendisiyle, bir ay yazıya cevap yazamadı. Bu dini kitaptır diyemedi. En sonunda müftübeye dedim ki, görüşüyoruz. Ben o zaman orman işletmesinde çalışıyorum. İşte bir camiye tahta lazım, bir camiye rabıta lazım, bir camiye şu lazım. Ben orman işletmesinde, ihaleden birisine diyorum ki, bunu sen al, işte ormaniyeye sat, böyle işlerini görüyorsun. İyi tanıştığımız kimse. Hocam dedim, eğer imam, bunu dedim açıklıkla söylüyorum. Böyle yaz demeni istemiyorum senden dedim.
Ama İmam Buhari'yi dahi dini kitap olarak dedim. Yazı yazamıyorsanız, bu ülkede konuşulacak bir şey yok artık dedim ben. Bir ay sonra yazdı dini kitaptır diye savcılığa. Ümmet bunların içerisinden geliyor. Sürgün yiyen ümmet, bombalanan ümmet, namusları paçavraya çevrilen ümmet, yeraltı zenginlikleri ve yerüstü zenginliklerinin yağmalanan ümmet, petrolü yağmalanan ümmet, madenleri yağmalanan ümmet, faiz ödeyen ümmet, kendi başına atılan bombaların parasını ödeyen ümmet, kendisine sıkılan kurşunların parasını ödeyen ümmet,
ümmet, darbeler yaşanan ümmet, darbeye maruz kalan ümmet. Böyle bir resim çizmek istemezdim size mübarek kandil günü. Ama bu ümmet direniyor. Kendince direniyor. Düşünebiliyor musunuz? Afganistan komple muhacir hükmünde. Suriye muhacir, Irak muhacir, Yemen muhacir, Lübnan'da iç savaş var. Muhacir. Ümmetin resmini çiziyorum. Çin'de Doğu Türkistan muhacir.
Çin'in zulmünde. Rusya'daki Müslümanlar zulüm altında. Avrupa'daki Müslümanlar zulüm altında. Camileri kapatılıyor. Dövülüyor. Beşinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Ümmetin çektiği çileyi görüyor musunuz? Ümmetin düştüğü nokta bu. Bu resmi çizmek istemezdim. Ama resim bu. Ve ümmet Türkiye'de de düştüğü noktayı görüyor musunuz? Ümmetin kitabı sorgulanıyor. Ümmetin kitabındaki hükümler sorgulanıyor. Ümmet sessiz.
Ümmetin mezhebi sorgulandı. Mezhepleri dağıttılar. Ümmet sessiz. Ümmetin hadislerini dağıttılar. Sessiz. Ümmetin şimdi elindeki Kur'an'ı dağıtıyorlar. Ümmet yine sessiz. Kur'an'ın indirildiği gece biz konuştuğumuz sohbet konusu ne? Kur'an'ın değiştirilmeye çalışılması.
Hani hangi İncil diyoruz ya biz aynı hale getirecekler. Hangi Kur'an? Kimin Kur'an'ı? Kimin tanzim ettiği? Kimin dizayn ettiği Kur'an? O hale getirecekler. Ve ümmet zaten zayıflatıla, zayıflatıla, zayıflatıla, zayıflatıla, tokatlana, tokatlana, tokatlana, ırzına geçile geçile, tecavüz edile edile.
Öyle bir noktaya taşındı, öyle bir noktaya getirildi ki, öyle bir noktaya getirildi ki, ümmetin Kur'an'ı savunacak mecali yok. Ümmetin Kur'an'ı savunacak entelektüelliği yok. Ümmetin Kur'an'ı savunacak bilgi birikimi yok. Ümmetin Kur'an'ı savunacak ekonomik, siyasi, askeri gücü ve kuvveti yok. Zaten ümmete kalmış olsaydı, Kur'an'ı korumak, muhafaza etmek, şimdiye dağıldıydı. Hamdolsun ki, Cenab-ı Hak bu Kur'an'ı, bu kitabı biz indirdik, biz koruyacağız diyor. Cenab-ı Hakk'ın korumasında olmamış olsaydı, şimdiye dağıtacaklardı, tuz dağıtır gibi. Biz her birimiz, hardal tohumu gibi dağıldıydık.
Her şey dağıldıydı. Bunu gözümüze soka soka tartışıyorlar. Bunu kalbimize kocaman bir kazı çaka çaka tartışıyorlar. Çakıyor kalbimize. Biz ritmik bir şekilde o kazığı alıp onun kalbine sokamıyoruz. Yavaş yavaş sokuyor bizim kalbimize. Acıta acıta, kanırta kanırta. Bir de bizden tebessüm ediyor. Bize gülüyor bir de. Alayvari bir şekilde. Ve biz o acının içerisinde, o sancının içerisinde çırpınıyoruz biz. Ama elimizi kolumuzu kaldıramıyoruz. Mecatsiziz. Hani hadis-i şevte Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazreti rahir zamanla alakalı meseleleri anlatırken, sahabe bir anda dayanamıyorlar ya.
Diyorlar ki, ya Resulallah, o zaman ümmet kalabalık olmayacak mı? Güçsüz mü olacak? Kalabalık olacaklar. Ama denizin üzerinde köpük misali diyor. Denizin üzerinde köpük misali. Bir ağırlığı yok. Bir yaptırımı yok. Denizin üzerindeki köpük misali. Herhangi bir etkinliği yok. Denizin üzerindeki köpük misali. Herhangi bir şey yapabilirliği yok. Yani din, böyle bir kültür gibi bizde şu anda. Kültürel bir şey. Buna da şükür, bunu böyle şey yapmıyorum, ha bu kültür olarak da kabul etmeyebilirdi. Buna da şükür, buna da ayrı bir mesele. Ama ümmetin durmuş olduğu nokta bu. Kur'an var, hükmü geçerli olmayan bir Kur'an.
Kur'an'ın hükmü geçerli. Ama İslam dünyası olarak Kur'an'ın hükmünün uygulanmadığı, Kur'an hükmünün geçerli olmadığı, Kur'an hükmünün konuşulmadığı bir İslam dünyası. İman ettiğimiz Kur'an'ın hükmünü yaşamayan, İman ettiğimiz Kur'an'ın genel kaide ve kurallarına uyumayan bir İslam dünyası. Ya bu kitap ne diyor?
Ya ne derse desin, benim ne dediğim önemli. Biz kitaba iman ettik. İman ettik. Hükmü? Hükmü yok. Hükmü yok. Neden? Hükmünü uygulama noktasında, hükmünü isteme noktasında olursanız, İrticacı, gerici, teröristsiniz. Batı, İslam'ın hükmünü, kaidesini, ahlakını, hukukunu isteme noktasında durursan, seni irticacı, gerici, yobaz, terörist damgasını vuruyor sana.
Aynı şekilde, Batı'nın tanzim ettiği, dizayn ettiği devletler sistemi, tamamiyetle Kur'an'ın hükmünü, Kur'an'ın kaidelerini uygulamaya çalışan, uygulanmasını isteyen bir şahsa veya topluluğa da aynı uygulamayı gösteriyor. Direkt terörist muamelesi görüyor. Direkt gerici, irticacı muamelesi görüyor. Kur'an'ın ahlakı, Kur'an'ın hukuku dersen, anında otomatikman gerici, yobaz, irticacı, mürteci, bir sürü ismi var da, bağlı yaşadığın devletin, kural ve kaidelerini, dini kural ve kaidelere dönüştürmekten 13 yıl ceza. Sebep, sen Kur'an'ın ahlakını ve hukukunu istedin.
Kur'an'ın ahlakını ve hukukunu istediğin için, sen tuğ kakasın. O zaman ne? Kur'an geldi, sadece ibadet için. İbadet de ne? Beş vakit namazını kılacaksın. Şimdi namazı da sulandırıyorlar. Salat, dua demek. İlla ki böyle ritüel olarak, böyle rükulu, secdedi, ondan sonra ne bileyim işte oturarak ayakta kılınacak bir namaz olarak düşünme. Ya dua et kardeşim sen. O da salat, o da duadır. Eee öbürkü oruç. Ya kışında tutabilirsin, yazın tutmak zorunda değilsin. Saatlerde problem var, size çok oruç tutturuyorlar. Oruç tutulacaksa gelin bu saati, biz orucu bir zamana bağlayalım. Ne zamana bağlayalım? Hazret demiş ki, kışın oruç tutsun Müslümanlar. Kim?
Besüm tübük. Demiş. Haccı da bir zamana bağlayalım. Hacca da o zaman gitsinler. Gitmeye versinler. Hatta biz bir tane bir yere, bir tane bir Beytullah yapalım. Dört tane duvar çevirelim. Bu Araplara para mı indirelim? Gidelim orada Beytullah'ta tavaf edelim. Onu da söylüyorlar. Sessiz Müslümanlar. Bize lazım olan şu. Hocam, ben parmaklarımın üzerine oje sürdüm. Abdestim olur mu, olmaz mı? Hocam, ben saçımı boyadım. Abdestim olur mu, olmaz mı? Hocam, namazda eller kulak memesine değmeli mi, değmemeli mi? Kulak memesine değerse namazımız olur mu, olmaz mı?
Ben kulak memesine değdirmedim ellerimi. Namazım olur mu, olmaz mı? Hocam, çocuğumun ismini ne koyayım? Hocam, bana bir isim bul. Lütfen. Hiç kimsede olmasın. Ama Kur'an'dan olsun. Hocam, benim çocuğumun ismi Abdülkadir. Bu ismi, bu çocuğum taşıyabilir mi? Taşıyamaz mı? Hocam, benim çocuğumun ismi, benim eşimin babası kaldı. Gerici bir isim koydu. Ne koydu? Abdurrahman koydu. Ne? Abdurrahman koydu. Nasıl gerici bir isim bu? İşte eski, gerici bir isim koydu hocam. Ya kızım, Abdurrahman ismi, Allah'ın, Rahman olan kulunun ismi. Güzel bir isim. Hocam, gerici ismi değil mi bu? Benim kocam, babası koydu bunu. Bu çocuğuma benim ağır geliyor. Geceleri uyuyamıyor.
Bunu değiştirebilir miyiz? Sağlı sollu yanaşın. Hocam, ben evliyim. Ben evliyken bir tane sevgili edindim. Ben ona gittim. Bir ay onunla yaşadım. Baktım, onu da beğenmedim. Ben onu da bıraktım. Gittim, öbürkünden yaşadım 15 gün. Ben onu da beğenmedim. Benim nikahım duruyor mu, durmuyor mu? Diyanete sorsaydın yavrum. Diyanete sordum. Sen kimle resmi olarak nikahlıysan, senin nikahın onunla duruyor dedi. Benim nikahım duruyor mu, ben onunla devam edeyim mi?
Diyanet sana devam et demiş. Devam edebilirsin. İçine siniyorsa. Evet. Hocam, bizim evimizde sesler duyuyorum. Bu sesleri neden duyuyorum? Benim çocuğum gece titriyor. Neden titriyor? Günlük, yani böyle şimdi, abartı gibi gelebilir size. En az 10 tane, 15 tane mail, en az 30-40 tane Whatsapp'tan soru. Zaman zaman bunları diyorum, toplayayım, ümmetin resmi diyeyim diyorum, yayınlayayım diyorum ben. Hadi diyorum ya, boş ver, uğraşma diyorum. Şey, ümmet nelerle ilgileniyor?
Google Hazretlerinden bir şey, ne o? Kandil mesajı. Ümmetin yazmaya dahi zamanı yok. Hazreti Google'dan bir tane kandil mesajı, en güzel kandil mesajı at herkese. Bir tane video at herkese. Bir tane söz at herkese. Cihat etti adam. Ne büyük iş yaptı. Tebile etti ya. Üstad'ı çok sevdi. Yazıyor. Selamun aleyküm aleyküm selam. Nasılsın? İşi yok ya onun. Aradan yarım saat geçiyor. Soru işareti. Ses yok. Haa, derviş bizim bunlar. Ümmet, devasa. Ne önemli problemleri var.
Ne önemli problemleri var. Ya neredeyse onu soracaklar. Gözümde arpacık çıktı. Tarana lapası koydum, geçmedi. Zeytinyağı sürdüm, düşmedi. Ne yapabiliriz? Onu soracak. Ümmetin büyük problemleri bunlar. Evet, gidip devasa evler alacaklar. Devasa işler yapacaklar. Ümmetin büyük problemi bunlar. Evde kavga edecekler. Eşiyle beraber dövüşecek. O ona söyleyecek, o ona söyleyecek. Ümmetin problemi bunlar. Ondan sonra hocam diyecek. Bizim evde büyü var. Ne oldu? Biz birbirimize çok kavga ediyoruz. Nefsten değil. Şeytana uyduklarından değil. Evde büyü var kesin. Nazar var.
Bir gök gözlü zaten hatun var. Kurtulamıyorum ondan. Her dönem yakalıyor beni. Bugün de yakaladı. Dün akşam onun sohbetini ettim. Bugün yakaladı gene beni. O gök gözlü kaybolmadı gene. Gene birisinin gene gök gözlüsü var. O görmüş onu. O kör olasıca hatun bakmış ona. Gene nazar değmiş birine. Ömür boyu kurtulamayacağım ben. Demek ki benim de çilen bu. O gök gözlü hatunu görsem gözlerini ben oyacağım. Ümmetin problemi bunlar. Ümmetin problemi düşünebiliyor musunuz? Ümmetin problemi Kur'an değil. Ümmetin problemi sünnet-i Resulullah değil. Ümmetin problemi dinin yaşanması değil. Ümmetin problemi dinin algılanması, dinin öğrenilmesi değil.
Ümmetin problemi teyzemin filanca kızının düğünü var. Düğünde ne giyeceğiz biz? Dığdımın, dığdının sünneti var. Sünnette ne giymeliyiz biz? Nasıl bir kıyafetle endam etmeliyiz biz? İsa'nın işi de batacak şimdi. Ümmetin problemi bunlar. Nereye gidilirken hangi ayakkabıyı giymeliyiz? Ümmetin problemi. Hangi otellerde şey ne, menü ne, iftar menüsü onlara bakalım. Hangi restoranın iftar menüsü neler? Hangisinin iftar menüsü güzel? Ya dün akşam gittik iftara ya, evet filanca restorana gitmiştik. Hiç beğenmedim, hiç.
Neden? Çok soğuktu her şey. Ayyy! Ay! Ne büyük problem. Ümmetin problemi bunlar. Hangi nerede, hangi kıyafet ucuzlamış? Nerede, hangi ayakkabı ucuzlamış? Hangi alışveriş internet hesabından ne indirime girmiş? Hangi AVM'de, hangi markette indirimde ne var? Koşun çocuklar! Filanca AVM'de filanca şey indirime girmiş. Hep beraber sabahlayalım orada, alalım muhakkak onu. İndirime girmiş ya. Bulamayız sonra. Çok lazım zaten bize. Ümmetin problemi. Bir tane ayakkabı atacak. On tane mağaza dolaşmalı.
Yirmi tane AVM dolaşmalı. Otuz taneyi de koltuğunun altına almalı. O zaman almalı. Ümmetin problemi. Bunlar önemli şeyler. Bakın bunlar önemli şeyler. Ümmet özgür olmalı. Bu manada. Habire yemeli, habire içmeli, habire geymeli, habire kullanmalı, habire tüketmeli ümmet. Ümmetin problemi bu. Eğer tüketemezse, ümmet psikolojisi bozulur. Ayy! Ne olurlar bilir misiniz? Ümmetin problemi. Hepimizin cebinde bizden akıllı telefonlar. Bizden akıllılar. Neden? Hepimizi esir alıyor çünkü.
Bir şey seni esir alıyorsa senden akıllıdır. Bir şey seni esir alıyorsa senden zekidir. Bir şey seni esir aldıysa sen ona bağımlısın, bağlısın demektir. Ümmetin problemi bu. Herkeste ayhon x olmalı. Herkesin cebinde televizyon gibi bir tane telefon olmalı. Onu bir de kadınlar, erkekler arka ceplerinde taşımalı. Kocaman. Daracık pantolonların daracık arka ceplerine koymalılar. Televizyonu arkalarında taşıyorlar. Güzel bir şey ama ha. Yani o telefon oraya yakışıyor. Güzel bir şey. Ama ümmetin önemli bir işlevi bu. Problemi bu. Ümmet bunu muhakkak tanzim ve tasnif etmeli.
Buna ulaşmalı. Ümmet Twitter nasıl kullanılır? Whatsapp nasıl kullanılır? Facebook nasıl kullanılır? Bunu tam manasıyla öğrenmeli. Büyük problem bu. Namazı nasıl kılacağını bilmemeli ama. Evet. Ne abdesti bozar bilmemeli. Ama o kez kopyala yapıştır. Abdestin farzını, vacibini gönderebilir oradan. Tebliğ ediyor ya. Kendisi okumaz ama. Ümmetin problemi bunlar. Bunlar olmazsa olmaz. Twitter yasaklanırsa ne yaparız biz? Demokrasi ayıbı olur. Özgürlük ayıbı olur. Facebook yasaklanırsa ne olur? Batarız biz ülke olarak.
Büyük bir özgürlük ayıbı olur. Kur'an'ın hükümleri yasaklanmış. Yasaklansın zaten. Ya ne olacak yani? Kur'an'ın hükmünde bizim bağlantımız mı var? Bize ne? Zaten filanca bizim Cumhur Reisimiz Süleyman Demirel Efendi Hazretleri demedi mi? Bu hukuk geçmişte kalmıştır. Uygulanması mümkün değildir. Birisi öyle dedi. Senin şeyhinden daha mübarek bir zat dedi de. Ben o yüzden öyle söylüyorum onu. Bir nurcu tanıdığımız vardı. Bana öyle dedi. Bayındırlar. Senin şeyhinden daha büyük evliya o dedi. Evet. Onun evliyası o. O televizyonda öyle dediydi.
Yani Kur'an'ın hükümleri uygulanamaz şu anda dedi. Geçmişe kaldı. O dönem için de geçerliydi o dedi. E bunu böyle söyleyen ilahiyat profesörlerde var ya. Kur'an'ın hükümleri o gün için geçerliydi. Bizim problemimiz değil. Yani Kur'an'ın hükümleri yasakmış, uygulanmıyormuş, uygulanmasın. Ama Twitter'ımız açık olsun. Kur'an'ın hükümleri uygulamada yok. Aman olmasın. Facebook'umuz açık olsun bizim. Ya Kur'an'ın hükümleri yok. Olmayı versin canım. WhatsApp'tan biz mesaj yaşıyoruz ya. Ha bre atıyoruz böyle videolar atıyoruz, haberler atıyoruz, olur olmaz şeyler atıyoruz. Oturuyor koskoca adamlar bende var çünkü. Olur olmaz videolar paylaşıyorlar, yazılar paylaşıyorlar.
Utanıyorum artık ben doğru bir şey paylaşmaya dahi utanıyorum. O kadar çok kirlilik var ki. Zaten kimse kimseydi, okuduğu yok. Kim göndermiş filanca tamam tamam tamam at boyuna. Ümmetin problemi. Bunlar önemli şeyler. Kur'an'ın kerim okunmuyormuş, okunmasın. Ha ne günü bugün bizim? Kur'an günü. Aa boş ver ya. Kur'an'ı okumasını bilsek de olur, bilmesek de olur. Bugün kandile giderken ne giyeceğimiz önemli. Bugün camiye giderken hangi kıyafeti giyelim gidelim? Aa geçen bu kıyafeti giydim gittim. Aynı kıyafetle gitmeyeyim ben. Caminin şimdi oradaki cemaat bakar. Aa Mustafa Özbağ aynı takım elbiseyle gelmiş ya. Olur mu ya? Olmaz ya o değişik takımla gideyim ben. Ha aynı ya cumartesi aynı örtüyle gittin oraya tekkedeki sohbete.
Şimdi yine aynı örtüyle mi gideceksin? Yok değişik. Zaten 35-40 tane örtü var. Biz değiştirelim habere. Ümmetin problemi bunlar. Dervişlerin de problemi. Evet. Dervişlerin de problemi. Allah bizi affetsin. Acı şeyler. Bütün ümmetin problemi. Ümmet çocuklarından mızdarip. Çocuklarına dini anlatamıyor. Çocuklar anneleri babaları dinlemiyorlar dini meselelerde. Çocuklar da o deccalın ağzındalar. Neden? Çocuklar da okula gidiyorlar. Okulda ateisti var, dinsizi var, imansızı var. Her şeyi var.
Okulda. İlahi, ne? İmam Hatip'te de var. Nereye gönderirsen gönder, ne tarafa dönersen dön. O çocuk onların içerisinde dinini yaşamaya çalışacak. Zor. Kur'an bizim için dert olmaktan çıktı. Ümmet için, yani onun yaşanması için dertlenelim. Bu çıktı. Kur'an ümmete uzak. Ümmet de Kur'an'dan uzak. Kur'an ümmete ağır geliyor artık. Haşa, tabiri caizse, ümmet onu yük olarak görüyor. Bir kurtulsa, bir yakasını sıyırsa, rahat edecek. Hani diyorlar ya, deist olmaya başladılar diye.
Yakasını kurtarmak istiyor çünkü. Bakıyor, bu hükümleri uygulamak zor. Bu hükümler nefse ağır geliyor. Ya Allah var, tamam kabul ettim ama. Yani geri kalanını yok, kabullenme mümkün değil. Ya nasıl olur? Ağır geliyor artık. İşte bugün, Kur'an'ın indirildiği gün. Kadir gecesi.
Şüphesiz biz onu Kadir gecesinde indirdik. Son on günün içerisinde. Rivayetlerin büyük bir çoğunluğu, ağırlığı son on günde. Aynı rivayetlerin kendi içerisindeki ağırlığı 27. günde. Hadis-i şeriflerde. Hadisleri kabul edenler için. Bir de o hastalığımız var ya şimdi. Hadisleri de kabul etmiyoruz artık biz. Bir hastalığımız da o. Ve eğer hadisleri kabul ediyorsak, o zaman 27. gün. Şimdi biz 27. gün bizim için bugün, öyle değil mi? Ama Suudlar için yarın 27. gün. Onların bugün değil 27. günleri. Neden? Onlar bir işte hilali gördük görmedik tartışması her sene çıkarıyorlar. Her sene o tartışmada bakıyorlar.
Türkiye ne zaman uygulayacak Ramazan'a girecek? Ayın birinde. Onlar ya 29. gününde giriyor ya ikisinde giriyor. Türkiye ile aynı günde veyahut da belli bir bölümle, İslam dünyasının belli bir bölümüyle aynı günde girmiyorlar. 27. gece. İnşallah bu gece. İnşallah. Bizim niyetimiz o. Bizim düşüncemiz o. Ve tabi Ramazan ile alakalı, bu Ramazan ayı ile alakalı da işte öyle bir aydır ki Kur'an o ayda indirilmiştir denilince, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri işte bir Ramazan'ın ilk 10 gününde, sonraki sene Ramazan'ın ikinci 10 gününde,
sonraki sene Ramazan'ın 3. 10 günde itikafa girmiş, sonradan son 10 günde itikaf etmeye başlamış, son 10 gün içinde arayınız demiş. Ve son 10 gün içerisinde aramak, İslam ümmeti içerisinde bir oturmuş, yerleşmiş. Bu noktada toplanmışlar. Sonradan 27. gecede kendilerince bütün bakmışlar hadislere, analiz etmişler. Hadislerin işaret ettiği 27. gün, 27. günü Kadir gecesi olarak ne yapmışlar? Uygulamaya başlamışlar, aramaya başlamışlar. Ama asıl son 10 günde aramak gerekiyor. Bir hadis-i şerif, birkaç tane hadis-i şerif var son 7 gün içerisinde aranmasına dair. Ama son 10 gün itikafa girmiş Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Son 10 günde aranması lazım. Hamdolsun, bu sene dergah olarak kardeşler, ikişer saatlik, üçer saatlik, birer günlük, ikişer günlük, bu son 10 gün içerisinde itikaflara devam ediyorlar.
Cenab-ı Hak'a hamdolsun, bu sene itikafa giren bir hayli kardeşimiz oldu. Bayanlar bu konuda daha aktifler. Açık konuşmak gerekirse, bayanlar bir hayli aktif. Yani itikafla alakalı, bu son 10 gün, iyice bu son günler aktifliklerini arttırdılar. Cenab-ı Hak'a hamdolsun, hepsini de tebrik ediyorum. Allah mübarek eylesin inşallah. Ve Cenab-ı Hak ayetle sabitlemiş, bin aydan hayırlı bu Kadir gecesi. Bin aydan hayırlı. Bin aydan, bir gecede bin aydan hayırlı bir ibadet işlemiş olacaksınız. Allah bizi o ibadete erenlerden eylesin inşallah. Ve bu Kadir gecesiyle alakalı, Kur'an'ın indirilmesiyle alakalı da geçmiş kitaplarda da değişik, işaretler değişik.
Bu noktada sözler ve kelimeler var. Tabii ben bugün özellikle Kur'an'ın hükmüne uymakla alakalı bir küçük sohbet hazırlamıştım. Tehlikeli mecra buraları. Neden tehlikeli mecra? Kur'an'ın hükmü konuşulmuyor çünkü. Bir tek ibadetler konuşuluyor. Bu noktada hukuku konuşulmuyor. Allah bizi affetsin. Bakara başlangıç, ilk beş ayet. Elif, la, mim.
Onunla başlıyor ya. İşte o kitap, yani Kur'an, kendisinde hiç şüphe olmayan ve takva sahiplerine doğru yolu gösteren bir kitaptır. Kur'an, üzerinde hiç şüphe olmayan, üzerinde şüpheye sebep verecek, şüpheye mahal yaratacak, soru işaretine sebep olacak hiçbir şüphe olmayan bir kitap.
1400 yıldan beri üzerinde hiç şüphe oluşmamış yeganet tek kitap. Üzerinde aklı dengesi yerinde olanların hiç şüpheye düşmeyeceği bir kitap. Cenab-ı Hak'ın kendi fazlından, kerametinden, ilminden indirdiği bir kitap. Kendi katından indirdiği bir kitap. Ve indirildiği günden itibaren noktası dahi değişmeyen kitap. Kur'an. Ama bu Kur'an, sadece ve sadece, buraya dikkat edin. Sadece ve sadece takva sahiplerine doğru yolu gösteren bir kitap. Sadece takva sahiplerine.
Bir kimse takva sahibi değilse, Kur'an ona yol göstermiyor. Kur'an onun yolunu aydınlatmıyor. Kur'an onun kalbini aydınlatmıyor. Kitabın ikinci suresinin ilk, Kur'an'ın ikinci suresinin ilk beş ayeti. İlk beş ayetinin içerisindeki ikinci ayet.
Takva sahiplerine doğru yolu gösteren bir kitap. Takva sahiplerine. Kur'an elalade yoldan geçene kitap indirilmiş kitap değil. Takva sahibi olmayan, inanmayanlara yol gösterecek bir kitap değil. Müşriklere, münafıklara, gavurcuklara yol gösterecek bir kitap değil. Beynini Amerikan Johnny'sine satmış. Kalbini İngiliz Londra Kraliyet Sarayı'na satmış. Gözünü Mosla'da dikmiş. Kalbini iki tarafa peşkeş çekmiş. İnsanlara yol gösterecek olan kitap değil. Kur'an öyle diyor. Kur'an ancak takva sahiplerine yol gösterir.
Ama ayet-i kerimenin arkasında diyor ki, takva sahiplerini bize tarif ediyor Kur'an. Bir başkasının tarifine bırakmıyor. Takva sahibi olmayı bir başkasının tarifine bırakmıyor. O takva sahipleri ki, gayba iman ederler. Namazı dosdoğru kılarlar. Ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar. Devam ediyor. Onlar sana indirilene ve senden önce indirilene de iman ederler. Ahirete de kesinlikle onlar inanırlar. Ahirete de kesinlikle onlar inanırlar. İşte Rablerinin doğru yolunda olanlar bunlardır. Kurtuluşa erenler de bunlardır.
Ey Ümmet-i Muhammed! Gaybe iman etmezsen, namazını kılmazsan, Allah'ın verdiği rızıklardan infak etmezsen, senden önce indirilen kitaplara ve peygamberlere iman etmezsen, ahirete, ahiretin var olduğuna, hesaba, kitaba iman etmezsen, takva sahibi değilsin, Kur'an sana kendini açmaz. Yüzünden okur geçersin. Kur'an sana kendini açmaz. Kur'an müttakilerin kitabıdır. müşriklerin değil, müşriklerin değil, münafıkların değil, gavurların değil, Allah'tan korkanların kitabıdır.
O Allah'tan korkanlar ki, haramdan uzak durur, helalı yaşarlar. müttakî olmak, haramlardan uzak durmaktır. müttakî olmak, farzlara sımsıkı yapışmaktır. Kur'an kendisini kapatır. O Allah'tan yeryüzüne, müminlerin gönlüne indirilmiş bir nurdur. takva sahiplerinin kalplerine indirilmiş bir yol gösterici nurdur.
takva sahiplerine şifadır. şifa ve gönüllerinde nurdur. Bugün, Kur'an günü. Kur'an günü, Kur'an. Kur'an, namaz kılmayanlara kendini açmaz. Kur'an, gaybe iman etmeyenlere kendini açmaz. Kur'an, ahirete iman etmeyenlerin kendini açmaz. Hesaba, kitaba inanmayan, görüntüsü mümin, ama içi münafık olanlara kendini açmaz. Ahirette hesaba, kitaba çekileceğini düşünmeyen, ahiret bilinci olmayan, ahiret inancı olmayan kimselere, Kur'an kendini açmaz. Hafız olabilirsin, profesör olabilirsin, müftü olabilirsin, şeyh olabilirsin, derviş olabilirsin.
Sana bu isimlerle hitap edebilirler. Ama sen takva sahibi değilsen, Kur'an sana kendini açmaz. Senin gözün körleşir, kulağın sağırlaşır, kalbin mühürlenir. Sen görüntüde Müslüman, özünde münafık olursun, özünde kafir olursun. Sen herkesle beraber namaz kılarsın. cennetin, cehennemin varlığına iman etmezsen, sabahtan akşama kadar namaz kılarsın camide. Ama gavursundur, kafirsindir. Sen zekatını vermezsen, zekata iman etmezsen, sen sadaka vermezsen, sadakaya iman etmezsen, Kur'an sana açmaz kendini. Sen bir güruh olarak dolaşırsın.
Sen takva sahibi olmazsan, haramdan uzak durmazsan, farzları yerine getirmezsen, Kur'an sana açmaz kendini. Sen yüzünden okur gidersin. Sen yüzünden okur gidersin. Benim gibi kara bir taş olursun. Yunus'un dediği gibi sen bir kara taşsın. denizin içine düşsen de su almazsın ya diyor. O zaman takva sahibi olmak. Birinci derecede. Bakın, Kur'an-ı Kerim, Fatiha'dan sonra Bakara suresinin ilk beş ayeti. İlk beş ayeti. Dikkat edin. İlk beş ayeti. Elif, la, ammim. Önce seni durduruyor. Çakıyor seni duvara. Elif, la, ammim. Duruyorsun orada. Anlamadın hiçbir şey çünkü. Neden? Elif, la, ammim dedin. Kaldın. Üç tane harf.
Senin önüne bir kocaman bir bilinmezlik koydu. Kocaman bir denklem koydu. Senin önüne kocaman bir sır koydu. Senin önüne kocaman bir derya koydu. Sen deryanın önünde geldin. Şapşal, eşekler gibi kaldın. Hiçbir şey anlamadın. Elif, la, ammim. Kaldın orada. Sen neyi biliyorsun? Sen neyi biliyorsun? Ey insanoğlu. Sen kendi bilgini nereden ilahlaştırdın? Sen kendini nereden ilahlaştırdın? Sen kendini nerede tanrılaştırdın? Sen nerede firavunlaştın? Sen nerede kendini ilah yaptın? Sen aklını ne zaman ilah yapıp da onun önünde secde ettin aklına? Hadi gel şimdi. Elif, la, ammim.
Söyle bana oradan bir tane harf. Söyle oradan bana bir tane kelime. Söyle oradan bana bir tane nefes. Oradan bana bir şey getir. Elif, la, ammim. Üç harfte mat etti seni. Elif, la, ammim. İlmel yakin, aynel yakin, hakkel yakin. Üç harfte mat etti bütün akılları. Kur'an gecesi. Kaldın elif, la, ammim'de. Arkasından sana o sırlı deryanın, o sırlı okyanusun, o sırlı pencerenin şifresini verdi sana Allah. Dedi ki, elif, la, ammim. Bu kitap dedi, bu kitap. Şeksiz, şüphesiz. Üzerinde şüphe edilmeyecek noktada sana indirildi.
Bundan şüphe edersen elif, la, ammimi anlayamazsın, orada kalırsın. Hazreti Pir'in aştan nasibi olmayan eşeğin bataklıkta battığı gibi kalır demesi. Akıl, aşka gelince çamura saplanmış eşek gibi olur. Akıl, elif, la, ammime gelince çamura saplanmış eşek gibi olur. Bütün bilginler toplansın. Bütün alimler toplansın. Bütün profesörler toplansın. Bütün müftüler toplansın. Toplanın ey gavurcuklar! Elif, la, ammim'den bir harf getirin. Kur'an gecesi. Bütün ümmet kaldı elif, la, ammim'de. Kur'an kendini açıyor yeniden. Diyor ki işte bu kitap üzerinde şüphe olmayan takva sahiplerine doğru yolu gösterir. Sen elif, la, ammim'de kaldın.
Sen denize ayağını dahi atamadın. Sen denizi dahi göremedin. Sen yakınlık nerede sende? Uzaklardasın. Sebep diyor ki bundan ancak takva sahipleri anlar. Bunu ancak takva sahipleri bilir. Bunu ancak takva sahipleri görür. Bu ancak takva sahiplerinin gönlüne indirilir. O takva sahipleri neymiş? Gayba iman ederler. Biz gayba iman ederiz. Öyle bir gayba iman eden topluluğuz ki biz. Biz zahiren görmediğimiz peygamberin peygamberliğine iman ederiz. Biz zahiren gözümüzle dizinin dibinde oturmadığımız peygamberin peygamberliğine iman ettiğimiz gibi. Ona indirilen Kur'an'a da iman ederiz.
Aslında ahir zaman ümmeti, gayba iman noktasında en mükemmel olan ümmet. Gayba iman noktasında. Müjde size. Batırdım ya çıkarayım şimdi. Çökerttim ya. Cenab-ı Hakk'ın izniyle çıkarayım. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine. Bizi gene derleyip toparlayacak olan o.
Bizim başımızı okşacak olan o. Yine bizim elimizden tutacak olan Allah'ın izniyle o. Gözümüzün yaşını silecek olan o. Garip insanlarız biz. Kimimiz kimsemiz yok. Garip insanlarımız. Garip insanlarıyız. Arkamızda devlet yok. Arkamızda Londra yok. Ardımızda Washington yok. Mossad yok. CIA yok. Rusçası, Çin'i yok arkamızda. Gerçekten Sufi olanlar garip insanlardır. Zahiren onların ellerinden tutan hiç kimse yoktur. Garip insanlardır Sufiler. Gerçekten bir kimse Sufi ise evinde gariptir. Çocuklarının yanında gariptir. Ailesinde gariptir. Sokakta gariptir. İman edenler. Gerçekten iman edenler. Garip insanlardır.
Ben kardeşlerin evlerinde, işlerinde, sokaklarında ne yaşadıklarını üç aşağı beş yukarı bilirim. Eşiniz başka bakar. Çocuklarınız başka bakar. Arkadaşlarınız başka bakar. Herkes başka bakar. Kimisi deli görür. Kimisi divana görür. Kimisi nereye gidiyor bu der. Kimisi uzaklaşır. Düğünlerine davet edilmezsiniz. Sünnetlerine davet edilmezsiniz. Toplantılarına davet edilmezsiniz. Akraba günlerine davet edilmezsiniz. Sakalınız uymaz oraya. Gidersiniz, kadınlarla tokalaşmazsınız. Uymazsınız oraya. Kadınlarınız orada çançını çançını adamların önünde oynamaz. Uyumazsınız oraya. Denizin kenarına uymazsınız.
Deniz kenarındaki restoranlara uymazsınız. Otellere uymazsınız. Öyledir sufilik. Şatata uymazsınız. Şatafata uymazsınız. Herkes sizi gördüğü zaman heva ve hevesine uyanlar sanki şeytanı görmüş gibi kaçarlar. Aslında Muhammed Mustafa'nın nurundan kaçıyor onlar. Gerçekten sufilik gariplik yoludur. Zenginliğe fakirliğe bakmaz gariplik. Gariplik senin imanınla alakalıdır. Senin o imanı hayata geçirme felsefenle alakalıdır. Herkes senden heva heves bekler. Herkes senden şeytaniyet bekler. Çocukların senden heva heves bekler. Eşin senden heva heves bekler. Kadın erkek değişmez. Arkadaşların senden heva heves bekler. Akrabaların heva heves bekler. Öyledir ama sen yapamazsın hiçbirisini.
İmanın bir taraftadır ya. Bir de o müjdeyi almışsındır ya. Kimisi o müjdeyi okuyaraktan alır. Hadis-i şerif ne der? Okuyalım okuyarak alanlardan. Bir de okumadan alanlar vardır. Okumadan alanlar da Cenab-ı Hakk'ın kendince Habibi Mustafa'yı sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle okumadan tanıştırdıkları vardır. Onun yapacak bir şeysi kalmamıştır. Tanışmıştır onunla. O heyecan, o zevk, o aşk ona oturmuştur. Yerleşmiştir. O hasbelkader gecenin bir yarısında sen böyle garip garip ağlarken ödüne gelivermiştir Hazreti Muhammed-i Mustafa. Bir bakmışsındır ki demiştir sen bendensin. Bitmiştir senin işin artık. Veyahut da bir başını okşamıştır senin. Veyahut da cihar yarı güzün gelmiştir.
Gelmiştir en dertli zamanında Hazreti Ebubekir Efendimiz ağzına bir damla bir şey vermiştir. Hiç umulmadık zamanda Hazreti Ali Efendi gelmiştir. Atının terkisini bindirivermiştir seni. Hiç umulmadık zamanda Hazreti Ömer hiç umulmadık zamanda bir Hazreti Hasan bir Hazreti Hüseyin hiç umulmadık zamanda böyle daraldığım zamanda o Tennet annesi Fatıma, Zehra gelivermiştir. Bunda kimsenin yapacak bir şey yoktur. Ona gariplik damgası vurulmuştur. Bitmiştir mesela. O gariptir artık. O şaklamanlık yapsa da gariptir. Üzerinde durmaz çünkü. O ne yaparsa yapsın gariptir üzerinde durmaz. Ne yaparsa yapsın üzerinde durmaz. Dedikodusu çok, iftirası çok, sıkıntısı çok, problemi çok. Kaybayı iman etmiş çünkü.
O görmüştür cenneti. Bu enteresan bir şeydir. Millet okur, okur, okur, okur o bir perdede bakıverir ona. O cehennemin dehşetini bir anda olsa görmüştür. Ne dehşet. Bir perdede onu yaşamıştır. Ve o bağrıltının, çağrıltının zerresini bir insan duysa aklını kaybeder ya. Ona bir nebze dokunmuştur o. Veya zikrullah esnasında Allah, Allah, Allah derken bir bakmış ki Eylani Hazretleri oradadır. Onunla beraber Allah diyor. Bir bakmış Ahmet de Rufayi orada. Hazreti Mevlana orada gibi. Öyle bir gariplik dokunur ona. Veya herkese de Allah, Allah derken bir anda adamın şeyhi görüvermiştir onu. Gariplik dokunur ona. Dokunur. Bir rüya görür. Gariplik dokunur ona. O böyle artık keleynak kuşu gibi olur.
Ne yerde, ne gökte, ne sağda, ne solda. Bir garip olur o. Bir garip olur. Sufilik böyle bir şeydir. Müminlik, has müminlik böyle bir şeydir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine sahabeler sorar. Bizden daha kıymetlileri var mı ya Resulullah? Enteresandır bu. Cevap verir. Sizin için imanı garip olan hangi yaratık vardır bu yurdunda bulunanlar? Derler ki meleklerdir. Allah Resulü der ki Rab'lerin katında bulunanlar Rabbinden şüphe ederler mi? İmanlarına şüphe ederler mi? Geçer. Peygamberler, peygamberler kalplerine vahiy gelmiş. Onlar şüphe ederler mi? Onlar da geçerler. Cevap verir. Yaratıklar içinde imanı en garip olanı sizden sonra gelecek olan bir topluluktur.
Onlar üzerinde yazı bulunan sayfaları bulacaklar ve o yazılara iman edeceklerdir. Biz iki kalın kartonun arasında bulunan Mustafa iman etmiş olanlarız. Okuyaraktan ama duyaraktan iman etmiş olanlarız. O yüzden gerçekten garip biz. Garip. İşte o gayba iman ederiz. Gayba iman etmek Hz. Muhammed Mustafa'nın peygamberliğine iman etmek onun sünnetine iman etmek o kalın iki yaprağın arasındaki Musafta yazanlara iman etmektir. Garip olan budur. Bu iman etmek yalnız kuru bir iman değildir.
Ya bu iman etmenin içi doludur. Çünkü bu gayba iman etmekle kalmaz. Ne olur? Namaz kılmak vardır. Onlar gayba iman ederler. namazı dosdoğru kılarlar. Namazı dosdoğru kılmak ne demek? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ya ibadetleri benden gördüğünüz gibi yapın. İbadetleri benden gördüğünüz gibi yapın. Farzını vacibini sünnetini kaidelerini benden gördüğünüz gibi yapın. Heva hevesi uymuş şeytana uymuş şaklabanlara değil. Ya Muhammed Mustafa'ya uyun. namazı dosdoğru kılın. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.
Allah yolunda harcayın. Allah yolunda harcayın. Allah yolunda harcayın. Allah yolunda harcadığınız olsun. Bir lira olsun. Allah yolunda harcayın. Bir lira da olsa Allah yolunda harcayın bir şey. Bir lira, bir lira. harcayın. Allah yolunda harcayın. Ona üzülmeyin. Ona içiniz burkulmasın. Ben bu lirayı neden yedirdim buna? İçiniz burkulmasın. O fukaraya yedirdiğinizden içiniz burkulmasın. O fukaraya harcadığınızdan içiniz burkulmasın. Allah yolunda bir şey yapmışsınız. Allah yolunda. Zikrullah'a gidiyoruz. Hadi kardeş bu sefer benzini ben doldurayım. Olmaz.
Ya duayen dolduracağım bitti. Allah yolunda harcıyorsun. Hadi kardeşler bu sefer yol paranız bana ait. Allah yolunda harcıyorsun. Bir sefer. O takva sahibi olmanın göstergesi. Ne? Gayba iman etmek. Allah'a meleklerine gayba iman. Din gününe gayba iman. Hesaba kitaba çekileceğine inanmak gayba iman. Ve namazı dosdoğru kılan. Ve o takva sahiplerini Cenab-ı Hak kendisi tarif ediyor. Kendisi tarif ediyor. Cömertliği koyuyor. Allah yolunda harcarlar. Devap ediyor. Sana indirilene yani Kur'an'a senden önce indirilenlere de iman ederler. Sana indirilen ne?
Kur'an. Ona iman ederler. Müttaki takva sahibi. ve ondan önce indirilenlere de iman ederler. Biz Adem Aleyhisselam'dan Muhammed Mustafa'ya kadar ne kadar peygamber geldiyse iman ettik. Ve ne kadar onlara Allah'tan bir şey indirildiyse hepsine de iman ettik. Bütün peygamberlerin dinleri İslam'dır çünkü. Ahirete de kesinlikle onlar inanırlar. Ahirete kimler inanırlarmış? Bunlar inanırlarmış. Başkası değil. İşte bunlar kurtuluşa erenlerdir. Elif Laammim dedi. Orada senin aklını batırdı. Ondan sonra dedi ki gel Elif Laammim'in sırrını öğrenmek istersen bu hal ile hallen.
İşte yine İsra ayet 82 Biz Kur'an'a imadan Kur'an'ı iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olarak indiriyoruz. Kur'an zalimlerin ise ancak zararını artırır. Ey insanlar size Rabbinizden bir öğüt göğüslerde olan dertlere bir şifa müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. Yunus ayeti 57 Rabbinizden bir öğüt göğüslerde olan dertlere şifa müminler için hidayet ve rahmettir. Kur'an Kur'an bize Allah'ın hükmüyle hükmedilmesini emreder. Maide 48 Ey Muhammed sana da geçmiş kitapları tasdik eden ve onları muhafaza altına alan Kur'an'ı hak olarak indirdik.
Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların heva ve heveslerine uyarak sana gelen haktan sapma. Her biriniz için bir şeriat ve yol tayin ettik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat sizi ümmetler ayırması verdikleriyle sizi imtihan etmesi içindir. O halde iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O ihtilaf etmekte olduğunuz şeyi size bildirecektir. Kur'an kendinden önce geçen bütün kitapların hem koruyucusudur hem de şahididir. Kur'an şahittir. Peygamberlerin varlığını da Kur'an şehadet eder. peygamberlerin varlığını peygamberlerin yaşadığını Kur'an şehadet eder.
Adem aleyhisselamla Muhammed Mustafa arasında ne kadar peygamber ve ne kadar kitap var ise Kur'an'ın şahitliğine muhtaçtır. Bakın Kur'an'ın sırrı hala da çözümlenebilmiş değil. Bakın ne İncil'in ne Tevrat'ın ne Zebur'ın yazılmış gerçek yazıtları bulunamamakta. bulunamamakta. Bunun İncil'in var olduğuna şehadet eden tarihi vesika Kur'an'dır. İman ederiz. İncil adında bir kitabın tarihi vesika olarak bulunabilirliği yoktur. Tarihi vesika olarak İsa aleyhisselam adında bir peygamberin yaşadığına dair tarihi bir vesika yoktur. Musa aleyhisselamın yaşadığına dair tarihi bir vesika yoktur. Adem'den itibaren bütün peygamberlerin peygamberlikleriyle alakalı birer tarihi vesikaları yoktur.
Ey madde perestler ey dünya perestler ey her şeyin her şeyin kendilerince delilini arayan batılılar İsa'nın yaşadığına dair bir delil getirin. Kendileri tartışıyorlar bulamıyorlar. Ey Yahudiler Musa adında bir peygamberin yaşadığına Tevrat adında bir kitap indirdiğine tarihi bir vesika getirin. Yok. Yok. Onun şehadeti Kur'an'da. Kur'an var olduğunu bize iman söylüyor. Biz iman ediyoruz. Galiba iman ettik. Bakın. Kur'an var dedi biz iman ettik. İsa adında bir peygamber var dedi iman ettik. Musa adında bir peygamber var dedi iman ettik.
Yahya adında peygamber var dedi iman ettik. Zekerya adında peygamber var dedi iman ettik. Yusuf'u Yakup'u Yunus'u iman ettik. Bütün peygamberlerin peygamberliklerine iman ettik. Bunun bizdeki vesikası Kur'an. Bir vesika getirin. Siz iman ettiniz peygamberle alakalı. Yok. Bir vesika getirin. İncil'in yok. Hepsi de sonradan yazılma. Bilmem kaç bin tane İncil çıkmış orta yere. Elemişler elemişler elemişler sekiz yüze bir daha elemişler elemişler altmışe yetmişe kırka bir daha elemişler ondan sonra on beş yirmiye bir daha elemişler ondan sonra dörde indirmişler.
Bu dördün haricindekileri demişler ki ellerindeki İncil'leri yakarız demişler. Hepsine de savaş ilan etmişler. Onları kafir ilan edip Hristiyanlar birbirlerini katletmişler. Şimdi dört tane İncil var. Beşincisi bulunduydu. Öyle değil mi? Barnaba İncil'i. Bir rivayette Barnaba İncil'i bulununca merhum Muhsin Yazıcıoğlu'na götürmüşler. Muhsin Yazıcıoğlu da onun fotokopisini çektirmiş. Aslını genel kurmaya gönderdi diyorlar. Genel kurmayın kozmik odasında saklanıyor diyorlar. Şehir efsanesi olabilir. Muhsin Yazıcıoğlu'nda şehit edilmesinin sebebinin bu olduğunu söyleyenler var.
Çünkü bir çanta var orta yerde bulunmayan bir çanta. Çantada Barnaba İncil'inin fotokopileri tek fotokopisi onlardı diyenler var. Doğru yanlış bilmiyoruz. Bizim insanımız da şehir efsanelerini sever. Şimdi o Barnaba İncil'i de Hz. Muhammed Mustafa'nın geleceğini söyleyen bir İncil. Kur'an'ın geleceğini söyleyen bir İncil. Barnaba İncil'i testis inancı yok. Barnaba İncil'inde. Baba oğul kutsal ruh değil yani. O yüzden yani sıkıntı var. Belki de Vatikan'la da alakalı sıkıntı var. Belki de bu kitap bizde duruyor. Bu kitap bizde durduğu için bu kadar biz teröre, ekonomi terörüne, siyasi teröre, askeri teröre, her şey teröre bizi maruz kalıyoruz.
Olabilir. Çünkü Barnaba İncil'inin hakikatinin gerçekliğinin kabul edilmesi demek bütün Hristiyan dünyasının yıkılması demek. Felsefi ve ekonomik olarak. Evet. E onu bu kitabı elinde tutan bir ülkeyi yerle yeksan etmeye çalışırlar mı? Çalışırlar. Alın size bir komplo teorisi. Ben inanmıyor değilim bunlara. bu zalim gavurlar öyle gavurdur ki bunlar kendi açıklarının meydana çıkmaması için dünyaya ateşe verir bunlar. Bizim insanımızda gavurlara karşı böyle bir sempatik durma var. Bizi Amerika'yı sempatik göstermişler. Bizi İngiltere'yi sempatik göstermişler. Bize Mossad'ı CIA'yı sempatik göstermişler.
Evet böyle gavurlara karşı bizim böyle bir şeyimiz var. Zaafımız var. Evet. gavur bir şey yapınca bizim hiç sıkıntı yok bizde. Gavurdan gelsin yeter ki. Gavurdan gelsin. Ne geliyorsa gelsin başımız gözümüz üstüne bizim. Orada bir şey çıkıyor yarın burada. Tabii onlar bir ben nerelerini açıyorlar anında bizde açıyoruz. Tabii yani hiç kimse yamalı pantolon giymez öyle değil mi? Giymiyor hiç kimse. Bir yamalı kot modası çıktı anında bizde de yamalı kot modası ulan yamalı bir şey giy desen giymez hiç kimse. Hiç yırtık kot giyen var mı? Olmaz. Yırtık bir kıyafetle dışarı çıkan olur mu? Olmaz. Bir yırtık modası çıktı. Bütün herkesin yırtık.
Ben de saf gibi önce de acaba dedim ya bunların parası mı yok böyle bunları yamayacak elleri de mi yok? Yok. Yamayı verecek böyle bir dikiş atacak elleri de yok. benim dayım vardı Allah rahmet eylesin. Bizim kuyucu Mehmet'in babası bizim sülalenin biraz çılgını şimdi bir düğüne müğüne gittiğimizde işte orada askılı bir bayan diyelim ki bir kız kıyafet giymiş beni bir gün çağırdı.
Mustafa dedi gittim o zaman da İzmir'den böyle bayan arkadaş geldi düğüne işte misafir ilgileniyoruz biz de tabi İzmir kızı biraz daha böyle dekolte işte askılı böyle bliz filan giymiş çağırdı beni Mustafa dedi buyur dayı dedim ben böyle para vereceğim de uğraşıyor hayırdır dedim oğlum dedi bu kızın dedi bu kumaşa almaya parası yetmemiş herhalde dedi bu çok hani kısa kalmış gibisinden aman dedim ya içimden adamı bak nasıl ders vereceğim diye uğraşıyor böyle baktım doğru söylüyorsun değil dedim para vereceğinden değil yapmaz öyle şey
asla parayı cebine koydu tabi verse alacağım tamam dedim dayı şimdi batıda çıkıyor anında alıyoruz ya biz bizde öyle dün bizim dün müydü dün Cafer öyle diyor iphone Amerika'da çıkıyor ertesi gün Türkiye'de diyor herkes alıyor diyor evet o yüzden normalde batıda bir şey çıkıyor anında alıyoruz ya biz anında geliyor bize bizde öyle bir hayranlık var e şimdi böyle hayranlık olduğumuz bir şey biz böyle oraya yumuşak bakıyoruz böyle tatlı bakıyoruz böyle her şey batıda güzel o şehirleşmişler medenileşmişler bize öyle gösteriyorlar
medeni dediğiniz batıyı gidin Bosna'da izleyin medeni dediğiniz batıyı gidin Afganistan'da izleyin medeni dediğiniz batıyı gidin Suriye'de izleyin medeni dediğiniz batıyı gidin Irak'ta izleyin medeni dediğiniz batıyı gidin Yemen'de izleyin evet medeni dediğiniz batı bin mam kaç bin tır orta doğuya silah gönderiyor medeni dediğiniz batı güneydoğunu güneydoğuyu köstebek yürümüşçesine her tarafını hendek yapıp iç savaş çıkarıyor medeni dediğiniz batı yapıyor bunu biz hala da batıcıyız hala da biz medeni olarak onları görüyoruz
medeni dediğiniz batı ülke topraklarını işgal edip onlar böyledir ülke topraklarını işgal edip ülkedeki kadınların kızlarını tecavüz eden batı giderken bütün şehirleri yakan yıkan batı Allah için sizlere söylüyorum Osmanlı üç kıtadan üç kıtadan çekilirken desinler ki çekildiği ülkelerde beldelerde şehirlerde köylerde bir tane ağacın meyvesine zarar verdi desinler Yemen'de şehitler bırakırken Balkanlarda şehitler bırakırken Kafkasya'da şehitler bırakırken dünyanın üç kıtasında şehitler bırakırken dünyanın üç kıtasından çekilirken
bir şehri yaktı bir evi yaktı bir hayvanı öldürdü bir insanı öldürdü desinler diyemezler bakın diyemezler Balkanlardan çekilirken bir kadına tecavüz etti desinler Orta Doğu'dan çekilirken bir kadına tecavüz etti desinler Kafkaslardan çekilirken bir kadına tecavüz etti desinler diyemezler diyemezler Bosna'da Sırpların tecavüzüne uğrayıp zorla hamile kalan Bosnalı kadınların doğurmuş olduğu çocukların vakıflara bırakılıp vakıflarda büyütülmeye çalışıldığını biliyor musunuz?
Hollandalıların, Almanların, Sırpların tecavüzüne kaç tanı Bosnalı kadının uğradığını biliyor musunuz? Bize medeni gibi gösterilen batı Irak'ta kaç kadına tecavüz edildi biliyor musunuz? Suriye'de kaç kadına tecavüz edildi biliyor musunuz? Neden geldiler bizim ülkemize? Gelmemeleri lazımdı Senin eşinin eşine, senin çoluğuna, çocuğuna gözün gibi baktığın kızına tecavüz etmeye kalksalardı ne yapardın? Siz Irak'ta bir şehrin kadınlarının hepsinin top sahalarına toplatılıp orada sırayla tecavüz edildiğini biliyor musunuz?
Bir kazanın erkeklerinin top sahasına toplanıp hepsini de yaylım ateşine tutulup o kazanın bütün kadınlarının kızlarının tecavüz edildiğini biliyor musunuz? Afganistan'da kaç kadının hırzına geçildi biliniyor mu? Medeni batı dediniz bu Bize medeni dedikleri bu Siz batılı mı olacaksınız?
Hangi sivil masumların üzerine siz atom bombası atabilirsiniz ki? Hangi imanla atarsınız? Hangi şehri yok edebilirsiniz? Bir atom bombasıyla Bana söyler misiniz? Bu kini nereden bulacaksınız? Bu vahşeti nereden bulacaksınız? Bu hayvanlığı nereden bulacaksınız? Bu insanlıktan daha aşağı hayvanlıktan daha aşağı bir duyguyu nereden bulacaksınız? İmanla nereden bulacaksınız bunu? Bulamazsınız Bize medeni dedikleri batı bu Bize Kur'an'ı bırakın batılı dedikleri Batılı olun dedikleri hayat bu Evet Bir kadın kaç tane erkek dolaşmış belli değil Batılı dediniz bu Batıdan geldi bize Homoseksüellik Batıdan geldi bize Transseksüel, homoseksüel, biseksüel İsimleri mi bilirdik biz?
Lezbiyen ilişkiler Bilir miydik isimlerini? Kadın kadına erkek erkeği ilişkiler İsim mi bilirdik biz? Bunlar Özgürlük adına, demokrasi adına Bizim sokaklarımızda var şimdi Batılı oluyoruz Ey Müslümanlar Transseksüellerimiz sokaklarda Kur'an gecesi bugün Homoseksüeller sokaklarda Kur'an gecesi bugün Ramazan olmasına rağmen Meyhaneler açık Barlar açık Saz evler açık Kur'an gecesi bugün Her türlü kirli ilişkiler Her türlü yanlış ilişkiler Sokaklarda, meydanlarda, televizyonlarda Kur'an gecesi bugün Nerede Kur'an'ın hükmü?
Kur'an'ın ahlakı nerede? Kur'an'ın hayat felsefesi nerede? Kur'an'ın ekonomik felsefesi nerede? Kur'an'ın ahlak felsefesi nerede? Kur'an'ın hukuk felsefesi nerede? Kur'an'ın devlet felsefesi nerede? Kur'an'ın aile felsefesi nerede? Kur'an'ın birey felsefesi nerede? Bugün Kur'an gecesi Kur'an gecesi Biz Kur'an'ı yaşamazsak Benim kendi şahsi kanaatim Bin bir tane Kadir gecesini üst üste toplasak Kur'an'ı yaşamazsak Ne anlamı kaldı ki?
Kur'an'a iman ettiğimiz gibi İman ettiğimiz gibi yaşamazsak Ne anlamı kaldı ki? Onun istediği gibi iman etmezsek Onun istediği gibi yaşamazsak Ne anlamı kaldı ki? Ne anlamı kaldı? En büyük homoseksüel, en büyük sanatçıysa En büyük transseksüel, en büyük yazar ise En büyük bilmem ahlaksızlıkta dip yapmış kimse En güzel şarkıcımız ise Kur'an nerede kaldı?
Uyuşturucu satmaktan tutuklanıp ceza öne girmiş Cezası sabitlenmiş kimse Televizyonda şarkı yarışmacısında juri ise Bana söyler misiniz? Kur'an nerede kaldı? Her gece sevgili değiştirmeyi uygun gören Her gece sevgili sevgili kucaktan kucağa dolaşan En büyük sanatçımız ise Söyleyin bana Kur'an nerede kaldı? Ve herkes alkışlıyor sana Orasını burasını en fazla gösteren en iyi sanatçıysa Ve belediyeler Ve muhafazakar belediyeler Orasını burasını açanlara en fazla paraları veriyorsa Söyler misiniz bana? Kur'an nerede kaldı? Neremizde kaldı?
Kur'an ki bizim gönüllerimize şifa Ve uyulması mecbur Hükmüne uymamız lazım Allah bizi affetsin Şükür ki Kur'an'ı koruyan Allah var Şükür ki Cenab-ı Hak Kur'an'ı kullara bırakmamış Demiş ki koruyucusu biziz Allah bizi muhafaza eylesin Ben tabi uzun uzun yazmışım ama Bir seferde yazdığımızı okuyalım değil mi?
Okuyamıyoruz Maide 49'u okuyacağım bitecek gece Hakkınızı helal edin Maide 49 Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet Onların heva ve heveslerine uyma Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın Peygamber ne söylüyor bunu? Peygamber ne söylüyor? Peygamber ne söylüyor? Dikkat edin Diyor ki aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet Zina edenleri rejmet Evli kadın, nikahlı kadın, nikahsız bir kim? Bir başkasıyla nikahlanması mümkün değil Onunla cinsel ilişkiye girdi Onun cezası ölüm Nikahlı bir erkek Nikahsız başka bir kadınla cinsel ilişkiye girdi Onun cezası ölüm Bir başkasının canına keyfiyet Keyfiyetten katletti bir kimse Onun cezası ölüm Adamın babasını dangadak vurdu Neden baktın bana diye Cezası ölüm Neden yoldan geçtin?
Gün bedek öldürdü Cezası ölüm Bir karış toprak için gitti adamı öldürdü Cezası ölüm Mirasına konmak için Miras için annesini babasını katlediyorlar Cezası ölüm Miras için annesini babasını öldürüyor Bu hale geldik Birkaç yıl oldu Üç dört yıl oldu Reyhan mahallesinde Anneannesinin bileğini kesti kolundaki bileziği için adam Anneannesinin bileğini kesti kolundaki bileziği için Cezası ölüm Cezası ölüm Para için Para için pul için Bir başkasını öldürdü cezası ölüm Aralarında Allah'ın hükmüyle hükmet Sen bir kısmından seni saptırmalarından sakın
Seni nefislerine acı gelecek Nefislerine zor gelecek şeylerden seni saptırabilirler Peygamberine diyor Bundan sakın Faiz haram Müslüman Müslümandan faiz alırsa Annesiyle Kabe duvarının dibinde Nikahlanmış gibi Günah kebahire girer Allah'ın hükmü bu Allah'ın hükmü Tabi böyle söylersen garip kalıyorsun Müslüman Müslümandan faiz alamaz Allah'ın hükmü bu Aralarında diyor Sen Allah'ın hükmüyle hükmet Allah'ın hükmüyle Biz ne yaptık?
Ceza davaları İtalya'dan Medeni hukuk İsviçre'den Bilmem ne hukuku Fransa'dan Nerede Allah'ın hükmü? Yok İsviçre medeni hukukuna göre evleniyoruz İçsizse medeni hukukuna göre boşanıyoruz Nerede İslam hukuku? Yok Avrupa ceza davalarına göre ceza veriyoruz Cezayı kaldırıyoruz Nerede İslam hukuku? Yok İki erkek birbiriyle cinsel ilişkiye girse Cezası yok Türkiye Cumhuriyeti devleti hukukunda Avrupa'da da yok Bizde de yok Avrupalaşıyoruz ya Eşcinselliğin cezası olmayan bir ülkede yaşıyoruz Evet Allah'ın hükmü yok Allah bizi muhafaza eylesin Eğer Allah'ın hükmünden yüz çevirirlerse Bil ki Allah Bir kısım günahlar sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor Muhakkak ki İnsanların birçoğu Fasıktırlar Allah bizi bunlardan muhafaza eylesin Kıymetli kardeşler gönlüm arzu ederdi ki size böyle Ay kuşların cıvıl cıvıl uçuşundan bahsedeyim
İşte size böyle saç boyasından tırnak boyasından bahsedeyim Ama bizde garip gelmişiz ya böyle garip geçip gideceğiz işte Böyle garip garip şeyler söylüyoruz Garip garip işler buluyoruz Allah bizi affetse Şunlara da böyle hızla bakayım geçeyim inşallah Kardeşler yazmışlar Bunlara inşallah es geçmeyelim Eşim eski dervişlerden Aramızda kavga çok oluyor Beni dövüyor Çok ağır hakaretler ediyor Benden hep şikayetçi Anama babama küfrediyor Çocuklarımız buna hep şahit oluyor Çok yoruldum artık çok tükendim Eski dervişlerden çok eskimiş demek ki bu
Bir şey çok eskiyince yırtılıyor demek ki Yenileyememiş kendini Orası burası yırtılmış Orası burası da yırtılınca bu tip şeyler olmuş Çok eskiyince kendisini çok eski görünce yırtılır insan Eski derviş olmak her daim kendisini yenileyen Yeniliğe yeniliğe tecrübe sahip olmuş Yeniliğe yeniliğe kendisini iyileştirmiş Güzelleştirmiş demektir Eski derviş demek köhneleşmiş bu Bu eski derviş değil Bu köhne derviş Kendisini yenileyememiş Ahlaken güzelleştirememiş Ahlaken ileriye gitmemiş Ne çekiyorsak bunlardan çekiyoruz zaten
Bunlar yolumuza taş getiren insanlar Yolumuza laf getiren insanlar Bunlardan çektiğim kadar hiçbir şeyden çekmiyorum Hani Süleyman'a demiş ya kuş Demiş ben onun kolunun kırılmasını istemiyorum Ya şunu demiş üzerinden şu dervişlik hırkasını çıkarım Çünkü demiş ben onun üzerinde dervişlik hırkası var Bana dokunmaz diye düşündüm demiş Çok ağır aslında bu Bir kimse dervişlik hırkası giymiş içi derviş değil Bu acı bir şey Allah muhafaza eylesin Karı koca çalışıyoruz Ben paramdan kenara ayırıyorum
Kocam çok kızıyor Yarın önümüzde Yarın ömrümüzdense rızkımız gelir diyor Ömre parası diyorum Hayır biriktirme Nasip olunca gideriz diyor Kendime bilezik yaptığım haberi olmadan Kendi maaşımdan haram olur mu Olmaz Senin parana karışamaz bile o Eşimle çok tartışıyoruz Ciddi boyutlarda ikimiz de dervişiz ama Kavgamızın sınırı olmuyor Çok üzülüyorum dua eder misiniz Böyle dervişiz demeyin ya Çok acı Yani dervişiz diyen kimse Eşiyle kavga eder tartışır mı Kavgamızın sınırı olmuyor Böyle bir şey olur mu Siz heva heves dervişi olmuşsunuz
Su uyur düşman uyumaz Açıklar mısınız Kandınız kabul olsun Sağırınız iftarınız hayırla da olsun E düşman uyumuyor bak Bir hendek kazıyor Veyahut da tırlarla silah gönderiyor Uyumuyorlar İçimize fitne koyuyorlar Uyumuyorlar Müslümanlar uyuyor Kur'an-ı Kerim had-i şerifimiz var Bu gece bağışlayın inşallah İnşallah arkadaşlarım akıllarına gelir Bir tane daha var burada İki adet Kur'an-ı Kerim had-i bir adet ihlas-ı şerif had-i varmış İnşallah unutmaz kardeşler Babam Ramazan'ın dokuzuncu günü vefat etti Dokuzuncu gün oruç borcu
Dokuzuncu gün Dokuzuncu gün Dokuzuncu gün oruç borcu var Zekatını nasıl hesaplayacak Bu konuda bir de yardımcı olursanız memnun olurum Bir kimse vasiyet ederse Ben bu oruç borcum olursa Benim şu paramdan bunu ödeyin diye Onun diyeti ödenir Eğer vasiyet ettiyse Vasiyet etmediyse Mirasçıları arkasından öderlerse Harika bir şey olur Bu noktada o orucunun diyeti olur İnşallah Hakkınızı helal edin Geceniz hayır olsun inşallah
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.