Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 22 Nisan 2023 · 1:08:53
Rıdım'la yüzeşêtanın necden, Bismillahirrahmanirrahim. Batılı batıl bilenlerden eylesin, Hakkı hak bilip, Hak yolunda mücadele eden, gayret eden, cihad eden, batılı batıl bilip, batıla karşı her şeyini, canlarıyla, mallarıyla, her şeyini de cihad eden kullarından eylesin.
Rabbim cümle mümmetü ayağa kalksın, gerilsin, yücaksın, yeniden o eski, şanlı, şerefli günlerine dönürsün. Rabbim mümmet-i Muhammed'i bir ve beraber eylesin. Bir ve beraber eyleyip kafirlere karşı şedid eylesin. Bir ve beraber eyleyip Müslümanlara ve müminlere karşı şefkatli, merhametli, yumuşak eylesin. Bir ve beraber eyleyip bütün ümmet-i Muhammed'i heva ve hevesine zebun olmaktan, şeytanın peşine gitmekten, deccaliyetin peşine gitmekten kurtarsın.
Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i bu Ramazan mübarek günlerinde Ramazan'ın sonunda geçmiş günahlarından af olmuş gibi kurtulanlardan eylesin. Çünkü hadis-i şerifte Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki, bir kimse Ramazan'ın kıymetini, sevabını, derinliğine inanıp oruç tutarsa ve bayram sabahı geçmiş bütün günahları affolunur dedi. Biz de onlardan olalım inşallah. Malum bugün hepinizin malumu, bütün ümmet-i Muhammed'in ittifak ettiği, 27. gece Kadir gecesi dendi, Kadir gecesindeyiz. Ümmet bir konuda ittifak etmiş, bir konuda ittifak edince onun üzerinde şüphe arz edilmez. Velev ki son on günün herhangi bir tek sevgi günün Kadir gecesi olsa dahi ümmetin yanlış yerde toplanmaz hadis-i şerif mucibince, biz de 27. geceyi Kadir gecesi olarak kutlar, 27. geceyi Kadir gecesi olarak ihya ederiz.
Çünkü mütevatir derecede ümmetin yanlışta toplanmayacağına dair hadis-i şerif var. Demek ki ümmet-i Muhammed gerçek manada ümmet. Gerçek manada ümmet yanlışta toplanmaz, eksiklikte toplanmaz. Gerçek manada. Ashab bu konuda ittifak etmiş, sonraki neredeydi ittifak etmişler? 27. gecenin Kadir gecesi olduğuna dair. O yüzden biz o ittifaka tabi olanlardanız. Velev ki gönlümüze, kalbimize ama 21, ama 23, ama 25, ama 27, ama 29 düşse dahi biz ümmetin toplandığı, o ittifak ettiği günün üzerine bir zarar gelmesin diye susarız. O yüzden bugün Kadir gecesini ihya edeceğiz inşallah. Bismillah.
Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
Melekler ve ruh o gece Rablerinin izniyle her iş için inerde iner. Tan yeri ağırıncaya kadar bir selamettir. Adış evlerde Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri buyurdu ki, Kur'an Kadir gecesinde Cenab-ı Hakk'ın ilmi ilahiyesinden ilmilerine indirilmiştir. Bir bütün alemler. Sonra parça parça 23 yıl içerisinde Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin kalbine vahiy olarak iner. İşte bu Kadir gecesi de Ramazan'ın içindedir. Ve Duhan suresi ayet 3'te de gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik diyerek de Kadir gecesinin şanını yükseltir Cenab-ı Hakk.
Ve yine Ramazan ayı içerisinde olduğuna dair Cenab-ı Hakk vakara ayet 385'te de Ramazan ayı öyle bir aydır ki Kur'an o ayda indirilmiştir der. O zaman Kur'an'ın Ramazan ayında indirildiği yine ayetle sabittir. Ve o Ramazan ayının içerisinde Kur'an'ın indirildiği gün Kadir gecesidir. O da ayette sabittir.
Ve Cenab-ı Hakk Kur'an-ı Kerim'de Kadir gecesinin Ramazan ayında olduğunu ve Ramazan ayında da Kur'an-ı Kerim'in indirildiğini beyan etmiş. Bunda herhangi bir iştahda, herhangi bir görüşe yer bırakmamıştır. O yüzden ama Kur'an'ın peyder pey indirilmesi, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kalbine vahyedilmesi 23 yıl sürmüş. 23 yıl sonunda Kur'an, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin gönlüne vahyedilmesi bitmiş. Ve sonunda Cenab-ı Hakk demiş ki bugün dininizi tamam ettik. Ve din olarak da size İslam'ı seçtim. Din olarak da size İslam'ı seçtim. Ve bunun altını da ayrı ettiğini çiziyorum. Şöyle ki, yani işte Hristiyanlık da İslam'dır.
Ona uyanlar da cennetlik olur. İşte Yahudilik de, işte Musevilik de İslam'dır. Ona da uyanlar cennetlik olur. Veyahut da herhangi bir dine inanmak önemlidir. Herhangi bir dine inanırsan, işte sen de cennetlik olursun diye yeni yeni zırvalamalar çıktı. O yüzden Ayet-i Kerime ile sabittir ki, Cenab-ı Hakk din olarak İslam'ı seçti ve din tamamlandı. Geçmiş ümmetler, Hristiyanlar, Yahudiler, Budistler, Kutberestler her neye inanıyorsa, Onlar Muhammed-i Mustafa'nın getirdiği Kur'an'a ve Muhammed-i Mustafa'nın sünnet içeriyesine iman etmezlerse imanları kabul edilmemiş olur. Hz. Muhammed-i Mustafa gelmezden önceki bozulmamış Hristiyanlık, bozulmamış Yahudilik bundan istisnadır.
Ama ne yazık ki Hz. Muhammed-i Mustafa'ya da gelmezden önce, o Yahudiler de, o Hristiyanlar da dini ifsad ettiler. Dini ifsad ettikleri için onların da inanışları bozuldu. İnanışları bu manada, gerçek manada İslam olmaktan çıktı. O yüzden İslam bellidir, Kur'an ve sünnettir. Kim Kur'an ve sünnete uyarsa, kurtuluşa ermiştir. Kur'an ve sünnete uymayanlar, Kur'an ve sünnetin izinden gitmeyenler, Kur'an ve sünneti kabul etmeyenler, İslam değildir. Dolayısıyla da kurtuluşa ermemişlerdir. Eğer hünkâr ederlerse, kafirdirler ve ebedi cehennemliktirler. Kur'an ve sünnete iman eder, amel etmezse, amelde eksiklikleri bulursa, onlar yine eğer tövbe edip geri dönmezlerse, imanlarından dolayı cehennemde bir müddet azaba düçar olup, ondan sonra tekrar imanlarından dolayı cennete girerler.
Rabbim cümlemizi cehenneme girmeden cennete girerlerden eylesin. İşte Kadir Gecesi bu manada içinde Kadir Gecesi olmayan bin aydan daha hayırlı bir gecedir. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri geçmiş ümmetlerin ne kadar çok ibadet ettiğini ve o ibadetlerinin ne kadar fazla olduğunu zaman zaman ashabı anlatırdı. Ve yine böyle anlattığı zamanlarda Cebrail aleyhisselam gelerekten sana ümmetine hediye olarak Cenab-ı Hak bin aydan hayırlı Kadir Gecesi'ni bahşetti dedi ve Kadir suresi inzal oldu. Çünkü geçmiş ümmetler 300 yıl, 400 yıl, 500 yıl yaşardı. Hani bir gün Musa aleyhisselam yolda yürürken bir kadın feryat figan ağlıyordu.
Bir kadın feryat figan ağlayınca Musa aleyhisselam sordu ona. Dedi ki niçin ağlıyorsun, ne kadar bu kadar, neden bu kadar feryat figan ediyorsun? Dedi ki ya Musa oğlum gencecik vefat etti. Eğildi. Oğlum kaç yaşındaydı dedi. Daha henüz 250 yaşındaydı ya Musa dedi. Eğildi kadının kulağına. Dedi ki gelecek ümmet-i Muhammed dedi. Ahir zaman ümmeti. Dedi ömürleri 70-80 yıl olacak dedi. Kadın ağlamayı kesti. Musa aleyhisselama döndü. Ya Musa. Onlar dedi bu kadar kısacık ömür için barınacak ev yapacaklar mı dedi. Barınmak için ev yapacaklar mı? Musa aleyhisselam elini böyle vurdu. Ne yazık ki yapacaklar dedi. Ne yazık ki yapacaklar dedi.
İşte geçmiş ümmetlerin ömürleri uzundur. Ömürleri uzunsa uzun olunca çok ibadet ediyorlardı. Çok ibadet ederekten cenneti kazanıyorlardı. Ama Muhammed ümmetinin ömrü kısa. Demek ki Musa aleyhisselamın tevhiliyle en fazla 75-80 yıl. E bunun 20 yıl çocukluğuna at. 20 yılda yaşlılığına at. 40 yıla gittik kaldık 40 yıl ortada. O da 75-80'i bulursam. Ne yazık ki Türkiye standartlarından hoş ölüm yaşı yükseliyor. Yani yükseliyor yükseliyor 65-70 yaşında. Ölüm yaşı 80'e çıkmıyor. Yani emekli olacağınız öleceğiniz. Zaten hesaplama da bu şekilde.
Şimdi Avrupa'da ölüm yaşı çoğalınca yükselince Fransa'da diyor ki hayır siz genç yaşta emekli olmayın. Öleceğiniz zaman emekli olun diyor. Fransa'da ayağa kalkıyor. Biz ölünce emeklilik istemiyoruz diye. Ama bütün Avrupa ülkelerinde 3 aşağı 5 yukarı bu. Avrupa ülkeleri ölüm standartına bakıyor. Diyor ki kaç yaşında ölüyorlar? 80 yaşında. Mümkünse 80 yaşında emekli olun diyorlar. Sömürecekler. Çünkü sömürünün üzerine kurulu sistemleri. Siz bakmayın sizi aldatıyorlar. Sömürü değilmiş gibi geliyor. Onlar da sömürü sistemindeki diyorlar. İşte Musa böyle söyleyerekten ahir zaman ümmetinin ömrünün de 75-80 yıl olduğunu söyleyince sahabeler diyorlar ki o geçmiş ümmetler o kadar ibadet ettiler.
Biz bu kadar ibadet edemeyeceğiz. Nasıl cennete gireceğiz? İşte Kadir suresi bu manada giriyor ki demek ki eğer bir kimse Kadir gecesini ihya ederse içinde Kadir gecesi olmayan 80 yıllık ibadet etmiş gibi Cenab-ı Hak ona sevap verecek. 80 yıl. Bir kimsenin normal ömrü 80 yıl, ibadet ömrü böyle sağlıklı bir şekilde 40 yıl.
Çünkü 60'ından sonra tuvaleti çok sık gelir, vel ağrısı, diz ağrısı, kafa ağrısı, yok vekatları şaşırır, yok işte orucu şaşırır, yok gideceği camiyi şaşırır, evini şaşırmadığına dua etsin, evini de şaşırır, yolunu da şaşırır. Çünkü yaş geçti. Yaş geçince her şeyini şaşırır. O bunun ibadeti kabul olmaz mı? Olur. Niyeti temiz namazı diye kalktı. 4 rekatlik namazı 3 rekat kıldı. Esselamun aleyküm ve rahmetullah dedi. Selamı verdi. Allah onu dördü tamamlar melekleriyle. Tamamlanır sakın namazları karıştırıyoruz diye. Benim gibi yaşlılar namazı terk etmesinler. Namazlarına devam etsinler. Ölünceye kadar namaz devam edecek. Aklınıza namaz geldi mi başlayın kılma.
Ya diyecek ki çocuklarımız etrafı, ya öğlen namazını kıldıydın, ağrısı bir tane daha kılayım. Allah yazmayacak mı dedik. Sakın unuttuk demeyin. Bugünün çocukları unuttuk derseniz mahkemeye koşarlar. Aklı dengesi gitti, bunun malının ülküne biz oturalım derler. Allah muhafaza eylesin. O yüzden unuttuk kelimesi yok. Aa unuttuk işte ben, aa unutmuş mu kılayım. Böyle bir şey yapmayın. Normalde namazlarınızda devam edin. İşte Kadir Gecesi nerede? Son 10 günde. Son 10 günün içerisinde tek gün nerede? Bakın son 10 günün içerisinde tek gün nerede? Ama 21'i, ama 23'ü, ama 25'i, ama 27'si, ama 29'u. E oruç bir gün önce başlıyor, bir gün sonra başlıyor. Yok orada hilal gördük, yok burada görme dedik.
E biz burada diyanete tabi oluyoruz. E diyanete tabi olmayanlar var, Vehhabi kafası var. İşte Mekke'de oruç tutuyorlarmış, biz de burada oruç tutalım. Yok Mekke'de bayram yapıyorlarmış, biz de burada bayram yapalım. Hiçbir şeyde Vahabiye'ye uymazlar, Oruçta uyacağız diye uğraşıyorlar. Bir de işin bu tarafı var. Yani düne kadar Mekke, Medine, Hicaz bölgesi, Osmanlı İmparatorluğu'na bağlıydı. 500 yıl öyle yaşadılar. Onlar Osmanlı'ya bağlıydı, tabiydi. Şimdi Osmanlı'nın çocukları Vahabilere tabi olacağız diye uğraşıyor. İşin bir de böyle bir ters yanı var. Ama ve lakin biz bulunduğumuz bölgenin ayına göre hareket edeceğiz. Bu da hadis de sabit. Bunu ilk sahabenin içerisinde böyle fitneyi çıkaran diyeyim artık böyle kendince.
Bunu ortaya koyan Muaviye'dir. Muaviye Şam'dan gelir Medine'ye. Biz bir gün önceden başladık orucan. Bugün bayram yapacaklar. Hazreti Ömer Efendimiz halifedir. Muaviye'ye dur der. Biz ne zaman oruca başladıysak o gün bayram edeceğiz. Sen de buraya tabi olacaksın der. O yüzden Hanefiler iştahat etmişler. Ehl-i Sünnet bulunduğumuz beldede, bölgede ne zaman oruca başlıyorlarsa başlarız. Ne zaman iftar ediyorlarsa o zaman da biz iftar ederiz. İşte Ramazan ayı kendine münhasır çok makbul ama bunun içerisinde Kadir gecesi seçilmiş. O daha da makbul. Ve hadis şerifte buyurmuş ki Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem. O gecede amel edip gündüz oruç tutmak ve gece kıyam etmek bin aydan daha hayırlıdır. Gece kıyam etmek dediği namaz kılmak.
Bir kimse gündüzünü oruç tuttu. Bugün de gecesi, gecesinde de namaz kılarsa, zikirle, zikirle, namazla, Kur'anla geçirirse evet bin aydan daha hayırlı bir ibadet etmiş olacak. Yine hadis şerifte Allah yolunda bir gecelik ibad, ondan başka yerlerdeki bin geceden daha hayırlıdır buyurmuş. O yüzden Kadir gecesinde yapılan amellerin herhangi bir gecede yapılan amellerle kıyaslanması mümkün değil.
Yani bu gece bir kimse nafile olarak iki raket namaz kılmış olsa, diğer gecelerdeki iki bin rekat namaza beder. Çünkü bin fazla. Bu geceyi sabaha kadar ibadetle geçirdi, iki bin gece, özür dilerim bin ay böyle ibadetle geçirmiş gibi bir gece geçirecek. Bu geceyi zikrullahla geçirdi, bin ay zikrullah yapmış gibi o kimseye sevap olacak. O yüzden Cenab-ı Hak inşallah kim hadis şerif buhari, kim Kadir gecesine inanarak ve mükafatını Allah'tan bekleyerek namazla geçirirse onun daha önceki günahları boğuşlanmış olur dedi Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Ramazan zaten kendi kendine başlı başına bir af ayı var. Hani bir hadisi kutsi var ya, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri rütbeye çıkarken bir adım attı, amin dedi.
İkinci adımı attı, yine amin dedi. Üçüncü adımı attı, yine amin dedi. Kutbe bitince sahabe sordu, ya Resul olan değişik bir şey uyguladınız, mutlaya çıkarken. Dedi ki ne uyguladınız böyle? Dedi ki bir adım attım, Cebrail kardeşim geldi, dedi ki ey Muhammed, kim Ramazan ayına ulaşırsa, sonunda affolmazsa burnu sürtülsün dedi. Başka bir rivayette lanet olsun ona, diyor Cebrail aleyhisselam, o da amin mi? Devam ediyor söz. Kim anne ve babasının yaşlılığına denk gelir de, cenneti kazanmazsa burnu sürtülsün diyor. Yani anne babanın yaşlılığına denk geldi, o kimse anne babasıyla ilgilenmedi, ona bakmadı. Anne babasıyla uzak durdu, anne babasına uzak durdu.
Şimdiki gençlerin büyük bir çoğunluğunun yaşadığı, Amerika'dan arıyor beni. Mustafa Hoca ile mi görüşüyoruz? Buyurun. Hocam utananaktan bir şey sormak istiyorum size, buyurun. Ben şimdi buyurun diyorum. Sohbetlerinizi dinliyorum, videolarınızı izliyorum. Size güvenebileceğime inandım. Ve inandım sizin parayla kurulayışınız yok. Ben yıllardan beri sizin sohbetlerinizi istiyorum. İşte şu, işte bu, bu. Böyle beni ön mevvet etmeye geçince, kardeş bırak dedim. Sen söylemek istediğini söyle. Ben kendim farkındayım dedim. Beni bana anlat. Dedim, söyle. Sizin bildiğiniz, tanıdığınız bir ihtiyarların bakıldığı bakım yere, böyle bir yer var mı dedi.
Var dedim ben. Ben direkt var dedim ben. Kim bakılacak dedim ben. Annem dedi. Yalnız mı dedim ben. Yalnız dedim. Tamam biliyorum ben de. Allah razı olsun hocam bir ay dedi. Parası ne kadar süreceğim ben dedi. Nerede annem dedim ben. İstanbul'da dedi. O ahlâ dedim ya. Tamam her şeye yakın bir yer dedi. Evet hocam dedi. Ben adresini vereyim, para göndereyim size. Onu iyi bir bakım evine yerleştireyim dedi. Harika dedim ya. Allah razı olsun senden dedim ya. Parampolum var o zaman senin dedi. Var var hocam bu konuda sıkıntı yapma dedi. İyi parampolum varsa dedim. Bir annenin gideceği en güzel bakım evi oğlunun yanıdır dedi.
Telefon durdu. Dedim paranı var bir uçağa bin. Gel İstanbul'a annene al dön dedim Amerika'ya. Annene dedim bir tane oradan kadın tut. Köşeye oturttur dedim. Orada dedim annene bak. Söldürdü şimdi bu. Benim hanım evde istemez ki dedi. Ev kimin dedim. Ev benim dedi. Ev dedim büyük. Kaç odası var dedim. Beş altı odası var hocam dedi. Dedim bir odayı annene ayır. Hanımının dedim senden hakkı bir yatak odası, bir oturma odası, banyo, tuvalet dedim. Hanımına bu var mı dedim ben var dedim. Geri kalan boş mu dedim boş. Anneni oturttur oraya dedim. Bir tane de kadın tut. O kadın da annene baksın. Sen de cennetlik ol dedim.
Direkt. Telefon kaldı. İyi bakım evi. Çocuğun dedim. En iyi bakım evi. Ağırının anne babının çocuğunun yanı dedim. Sen dedim kırmadan, üzmeden, incitmeden. Onu bak cennetlik ol dedim. Cennetlik ol. Bu kadar basit cennetlik olmak dedim. Kaldı. Mustafa Özbağ durur mu? Ne çekiyorsa dilini sivriliğinden çekiyor. Hadis terifi patlattı. Anne babasının yaş kadına denk gelir de eğer cennetliği kazanmazsa burnu sürtülsün diyor dedim. Hazreti Cebrail aleyhisselam. Ve dedim Hazreti Muhammed Mustafa'a da sallallahu aleyhi ve sellem amin diyor dedim. Amin diyor dedim. Kaldı.
Dedim sen bir daha beni aramazsın ama ben sana hakkı tebliğ ettim dedim. Allah işini gücünle getirsin seni dedim. Rabbim dedim gönlüne merhamet versin. Annesine bakanlardan eylesin dedim. Telefonu kapattı. Bir daha aramadı gerçekten. Üçüncüler kimler? Üçüncü burnu sürtülecek olanlar. Bir toplulukta senin adın anılırsa. Cebrail aleyhisselam hazreti peygambere diyor sallallahu aleyhi ve sellem. Bir toplulukta senin adın anılırsa. Orada sana selatu selam getirilmezse. Onların da burnu sürtülsün diyor. Oha ha. İşte Ramazan ayı dolu dolu geçirilirse. Geçmiş günahların affolunacağı bir ay. Artısı var.
Ramazan ayında Kadir gecesi var. Eğer Kadir gecesini bir kimse ihya ederse. Böylece onun da geçmiş günahları ne olmuş oluyor? Aff olmuş oluyor. Rabbim inşallah Kadir gecesini ihlasla, samimiyette geçirenlerden eylesin. Ve inşallah o Kadir gecesini Rabbim cennetlik amel işlerinden eylesin. Böyle bir şeyler karıştırırken Kadir gecesiyle alakalı benim çok hayretime giden bir şey yakaladım.
Şimdi hep diyorum ya ben böyle sohbeti hazırlıyorum sayfalar sayfalar diye. Yakın dairende diyorlar ya hiç bakmadan sohbet ediyorsun. Hani bu kadar uğraşma. Ama her uğraşım karşılığında Cenab-ı Hak bir müjde veriyor. Bir şey çıkıyor insanın önüne. O yüzden kurcalayın. Bakın bugün size müjde ne? Ka'ab el-Ahbar der ki Kadir gecesi bu çok müthiş.
Bugün böyle içim içime sığmadı bu. Bunu böyle yakaladım. Yazdım bunu böyle en başını yakaladım ya. Dedim ki bugünün müjdesini yakaladın Mustafa Özman. Başka bir şey yazmana da gerek yok dedim. Bunu yap kürsüden in dedim. Bakın. Ka'ab el-Ahbar Kadir gecesi. Üç kez. La ilahe illallah diyeni Allah bağışlar. Bu Mustafa Özman'ın sözü değil. Hepinizde akılsız telefon var. Yazın Ka'ab el-Ahbar diye. Onun kimliği çıkar önünüze. Laf uzatmayacağım. Muhteşem bir şey. Muhteşem üstü bir müjde. Aslında bunu hepinizde yaptınız. Hepimizde yapıyoruz bunu.
Üç kez. La ilahe illallah derse. Allah onu diyeni bağışlar. La ilahe illallah demesinden affeder. Allah Allah. İkinci. La ilahe illallah dedi. Allah onu affetti. İkincisini de cehennemden kurtarır. İkinci. La ilahe illallah dedi. Onu cehennemden kurtardı. Üçüncüsünde de cennete girer. Birincisinde ne yaptı? Affetti. İkincisinde cehennemden kurtardı. Üçüncüsünde de ne yaptı? Allah onu affetti. Ve devam ediyor sözüne.
Sözde devam etmezden önce. Üçüncüsünde de ne oldu? Hepsi de cennete girdi.
Ebu İshak doğru mu söylersin dedi. Var dedi ki. Dikkat edin müjdeye. Kadir gecesi doğrulardan başka kim la ilahe illallah der ki? Demek ki Kadir gecesi doğrulardan başka kim la ilahe illallah der? Bu ahir zaman yürüdükçe insanlar Tevhid'den uzaklaşıyorlar mı?
Dinden, İslam'dan uzaklaşıyorlar mı? Aynı evin içerisinde kimisi namaz kılıyor, kimisi namaz kılmıyor, kimisi oruç tutuyor, kim oruç tutmuyor. Kimi Allah'ı zikrediyor, kimi zikretmiyor. Aynı evin içinde. Kimi dinini yaşamaya çalışıyor, kimi isyan ediyor. Ben yaşamayacağım diyor. Ben kendime göre bir hayat bulacağım diyor. Bakın Kadir gecesi doğrulardan başka kim la ilahe illallah der ki? Nefsin kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, muhakkak Kadir gecesi kafire ve münafığa çok ağır gelir. Kadir gecesi kafire ve münafığa çok ağır gelir. La ilahe illallah deyip tevhid çekmek kafire ve münafığa çok ağır gelir.
Hele bizim gibi böyle topluluğun içerisinde la ilahe illallah demek, insanların nefsi hislerine çok ağır gelir. Kendi kendilerine derler ya böyle toplulukta la ilahe illallah mı denilir, böyle toplulukta zikrular mı yapılır? Hatta çok biliyormuş gibi der. Peygamber böyle yaptı mı? Ben de yaptı diyorum. Yapmadığına dair bana bir hadis getirip, ben de terk edeyim. Alışmışlar ya, bu Kur'an'da var mı? Sen var mı diye habire Kur'an'ı araştıracaksın. O büyük insan. Ben diyorum olmadığını benim önüme getir. Toplu Allah'a zikir var.
Sahabe her namazdan sonra cehri bir şekilde yapardı. Ben araştırdım, hadisleri de araştırdım. Sahabenin hayatını da araştırdım. Tabini tevay tabini de araştırdım. Son Osmanlı'ya kadar camilerde zikrullah devam ediyordu. Ben onu da araştırdım. Sen araştır, olmadığını bana ispat et. İşte ispat ederim. Sen bana ayet, hadisle olmadığını ispat edemezsin. Ispat edemezsen, sen de benim gibi Eşhedü ve la ilahe illallahü yeşhedü enne muhabbeden Abisin diyorum. Bu sefer yazıyor. Sen Müslüman değilsin. Ülkemizin en büyük handikapı bu. Namaz kılmayan namazla uğraşıyor, camiyle uğraşıyor.
Allah'ı zikretmeyen, bir üstade intisap etmeyen tarikatlarla, şeyhlerle uğraşıyor. Ve kardeş sana gel bir tarikata bağlan diye var mı? Yok sen bir şeye intisap et diye var mı yok? Ya sana ne? Yapma sen ya. Git ya sen heva hevesine, zebun olmuşsun yürü git. Sana gel diyen var mı? Ben diyor bugüne kadar kimseye gel demedir diyorum. Ben dini anlatıyorum. Kur'an ve sünneti. Allah bizi affetsin. Sanki o omuzunda bir dağ var gibi olur. O münafık ve kafirin üzerine kadir gecesi dağ gibi çöker. O ezilir onun altında. Din öyle bir şeydir. Dinin içerisinde öyle ritüeller vardır ki kafire, münafığa ağır gelir o.
Hani müşriklerin zamanında Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin zamanında müşriklere sabah namazıyla yastı namazı ağır gelirdi. Onlar sabah ve yastı namazlarını kılmazlardı. Münafıklar. Hadis-i şerifte de Allah Resulü dedi ki münafıklara ayırt edici özellik sabah ve yastı namazı da dedi. Sabah ve yastı namazının görevi yok çünkü. Öğleyi görüyor. Öğleyi camiye gidiyor. Tabii öğleyi camiye gidiyor. Hele o camide siyasiler, bürokratlar var ise hele o camide dahilerin genel müdürü var ise müdür oradaysa hele böyle oradaki bir amir, memur oraya geliyorsa tabii müdür yan kuruna da öbürkede yan kuruna da abdest alıyor arkadaşlar. Abdest alıyor ama önce ağzına su verceni bilmiyor.
Burnundan su vermeye başlıyor. O devamlı abdest almış olsa ağzından su vererekten başlayacağını bilecek. en azından diyecek ki abdestin başlangıcı Eûz-i Besmele çekecek, niyet edecek. Ağzına üç sefer su verecek. Burnuna üç sefer su verecek. Sonra yüzünü yıkacak. Sonra kollarını yıkacak, kırsekler dahil. Sonra başını mesletecek. Dörtte biri, güzelce böyle başını mesletecek. Sonra kulaklarını ve ensesini mesletecek. Sonra ayaklarını yıkacak, abdesti tamam olacak. Bu farzlarıyla, sünnetleriyle. Yok su az, yetişecek gibi değil. Küçük pet şişede su var. Başka su yok. Abdestin farzını yerine getirecek. Yüzünü yıkacak, ellerini, kollarını yıkacak. Böyle yukarıdan.
Başını mesletecek, ayaktan yıkacak. Abdest de abdest mi abdest. Bitti. Bu kadar abdest. Onu da bilmiyor. Müdür için abdest alıyor. Ona böyle pozitif ayrımcılık yapsın istiyor. Allah muhafaza eylesin. Yok, inanarak yapacak. Böyle münafıklıktan yapmayacak. Allah muhafaza eylesin. Ve melekler tam yeri avrıncaya kadar böylece kalırlar. Melekler de o ibadet edenlerin etrafında böylece kalırlar. Size bir müjde daha. Şimdi Kadir Gecesi bütün melekler burdakilerin hepsini kayda aldılar. Hepiniz kayıt altına aldınız. Tabiri caizse fişlendiniz. 28, bu da dinin 28 Şubatı. Hani onlar 28 Şubat'ta biri fişliyorlardı ya bizi.
Biz çıkıyorduk kameranın önüne işte söylüyorduk. Mustafa Özbağ adres şu. Kamera çekiyorlardı. O kameraya yakalananlar elini kaldırsın. Bak bak bak kameraya yakalananlara bakın. Kazı kalır elinize. Kaldırın ha burada da var bakın. Bunlar bakın kameraya yakalananlar bunlar fişlenenler. 28 Şubat'ın fişledikleri. Evet. Bunlar bir tane kamera koyduğu emniyet teşkilatı. Herkes kimliğini alıyor, göğsünü çıkarıyor. Burada yaşayanlar var şimdi. Şahit onlar. Göğsüne koyuyor. Kimliği işte adını söylediğini söylüyor. Adresini söylüyor. Ondan sonra geçiyor. Şimdi bugünler unutulmaz. Şimdi aranan benim. İçeri soruyor.
Mustafa Özbağ kim? Herkes şiş. Herkes susuyor. Hiç kimse şu demiyor. Birisi bana doğru baktı. Ben arkamdakiler dedim. Sana bakıyor herhalde dedim ben. O hemen kaptı. Sordunuz sualsiz. Gitti. Ona demişler sen Mustafa Özbağ değilsin. Yürü git. Kendine bakmışlar. Sen değilsin demişler. Yürü git. Bakın dervişlik. Kelame sıkıntılı zamanlardadır. Ben içimden diyorum ki birkaç kişi ayağa kalksa da benim önüme set çekse ben aradan gitsem diyorum. Bakışlarım cesaret veriyor. Ben bakıyorum baktıklarımdan birisi burada karşımda oturuyor. Ben bakıyorum böyle şimdi. Böyle baktım. Onlar ayağa kalktılar. Onların boyları ben yakın, benden uzun. Ben onların böyle arkasından yürüdüm.
Allah yardım edecek. Başka bir şey değil. Sanki odadan ben kimliğimi göstermişim gibi. Benim de kimliğim elimde. Ben yürüdüm çıktım. Kimlik elimde mi benim? Hiç kimse beni görmemiş gibi ben yürüyorum. Bir de ne var? Benim şimdi o zaman her gün aranıyorum, tananıyorum peşindeler ya benim. Benim üzerimde ne o banka kartı o. Kimildi ya? Salih'im miydi o? Salih'im miydi? Mehmet Reşber'im miydi? Selim miydi? Muhtazam. He seninki miydi? Bende kredi kartı var. Benim adıma değil. Hem de bir iki tane vardı. Değil mi? Mehmet Reşber'im vardı. Allah rahmet eylesin. Seninki vardı. Onu diyorum kredi. Şimdi kredi kartlarını bulacaklar benden. Diyecekler ki biz o kadar korku içimize gelmiş bizim.
Bunlar ne senin üzerinde diyecekler? Ben kredi kartı, üzerimde ehliyet. O zaman ehliyet de var. Ehliyet ne varsa ben etrafımdakilere dağıttım. Yavaşça çıktım. Nasıl? Ayakkabısız. Arabaya da gidemedim. Arabanın başında da bekliyorlardır diye. Ayakkabısız. Yayan vurduk. Ne eve gidebiliyorsun ne barka gidebiliyorsun. Oralara da çünkü operasyon yapıyorlar. Fişlenik izledim ben. Öbür günler de fişlenik. Benle beraber. Onlar yirmi sekiz Şubat'ın fişlenmesiydi. Ben size başka fişlenme anlatacağım şimdi. Şimdi bu Kadir Gecesi fişlenmesi. Geliyor şimdi melekler Kadir Gecesi'nde. Hepinize vazifeli bir melek var. Sizin fotoğrafınızı çekti, fişledi.
Dedi ki filancanın filancası. Anne baba ismi olarak da. Nerinan'dan doğma, Hasan'dan doğma, Mustafa. Kadir Gecesi'nde fişlendi. Koydu dosyaya. Dikkat edin. Bir dahaki Kadir Gecesi. Geldi. Melekler. Baktı. Kim? Nerinan'dan doğma, Hasan'dan doğma, Mustafa. Kadir Gecesi'nde gene. İkinci fiş. Hani melekler saf saf iniyorlar ya. Ne yapacak bu melekler değil mi? Fişledi seni. Melek senin başında bütün gece dua ediyor. Diyor ki ya Rabbi. Bu filanca kulun. Geçen Kadir Gecesi'nde seni zikretti. Sana şükretti. Sana hamdetti. Namaz kıldı. Gündüzünü oruçlu geçirdi. Gecesini ibadetti geçirdi.
Aradan bir yıl geçti. Diğer bir yıl sonra biz onu yeniden aynı şekilde fişledik, aynı şekilde resimledik, dosyaladık. Allah hemen meleğine, meleğine emrediyor. Ey melaike. Bu iki Kadir Gecesi arası ben onun günahlarını affettim. Bu fişlenmek manevi. Bu 28 Şubatçıların fişlemesine bakmıyor.
Bu BCG Batı Çalışma Grubu'nun fişlemesine bakmıyor. Bu manevi. Bakın bu manevi fişlenme. İşte o kimse güneş doğuncaya kadar onun başında melekler ona dua ediyor. Bir tane melek eriyor. Bir tane melek değil. Melekler kuşatıyor. Kadir Gecesi'nde ibadet edenleri. Kadir Gecesi'nde Allah'ı zikredenleri. Kadir Gecesi'nde namaz kılanları. Kadir Gecesi'nde dua edenleri. Kadir Gecesi'nde Allah'a yalvaranları, yakaranları onların başında melekler hapire geliyor. Siz zannediyorsunuz ki bir melek hep başımızda duracak, dua edecek. Onlar sizin başınızda dua etmek için tabiri carisle yarışıyorlar. Her gelenin zikri ayrı. Her gelenin duası ayrı.
O geliyor senin rızkın için dua ediyor. Öbürkü geliyor hastalığın için dua ediyor. Öbürkü geliyor affolman için dua ediyor. Öbürkü geliyor cennetlik olman için dua ediyor. Öbürkü geliyor cemanullah için dua ediyor. Öbürküsü geliyor senin neyin varsa. Neyin varsa hepsi de senin başında ta tam yeri ağrıncaya kadar diyor. Melekler bölük bölük saf saf inerler ve melekler onlara dua ederler. Melekler günah işledi mi? Hayır. Günahsız ağız da size dua etti. Ne zamana kadar? Bir dahaki kadir gecesine kadar. Şimdi bu müjdeyi aldınız. Bir dahaki kadir gecesinde evinizde oturmak size haram olmaz.
O yüzden bir dahaki kadir gecesinde gelip meleklere poz vereceksiniz. Selfie. Bizim selfiemiz manevi. Sen selfie çekiyorsun. Kim? Yanındaki arkadaş. Bugün de böyle olsun. Ananın gözü olsun. Koymuş kebapları yemekleri önüne selfie. Bugün de böyle olsun. Ulan salça ekmek yerken çeksene. Bugün de öyle olsun desene. Yok. Böyle hep böyle görüntüler ne güzel. Tariz. Gerçekler ne? Şehri kenarı. Maros. Buradaki selfie manevi. Hadi bu gece meleklerle fotoğraf çekelim. Selfie yapın. Kalbinizi açsın.
Kalbinizi açsın. Hangi melek geldi de senin zikrine ortak oldu. Sen eşe de ve la ilahe illallah derken de o da yanında Muhammedun Resulullah dedi de duydun mu? Sen başladın gece la ilahe illallah, la ilahe illallah diye tıp bir tanesi geldi. O da la ilahe illallah demeye başladı. 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. Ben saymasını bilmiyorum. Ben saymanı bırakıyorum. Ondan sonra meleklerden bir cemaat kuruldu mu? Başladın mı sen la ilahe illallah demeye? Dünya'nın kendini kaybedip bir de cehri söyledin mi? Evde hatun, çoluk, çocuk ne varsa hepsi de korkudan dışarı çıktı mı? Bir tanesi tehdit çekmeye başlamış gece yattığı yerde.
Allah Allah Allah … Hanımı hemen öbür taraftan gitmiş polis aramış. Benim bir kafeyi yedi bana şiddet uygulayabilir. Bu şu İstanbul Sözleşmesi herkesin başına bela. Sen polis gel, sen değişik tuhaf işler yapıyormuşsun. Eee eşin şikayetçi oldu. Eee ben zikrullah yaptım diyormuş. Bizim derviş. Diyormuş zikrullah ne? Ya ben Allah Allah Allah dedim. Böyle Allah Allah Allah mı dedim? Tamam halkı dengesini yitirmiş bu. Tanık ola kadar bir derim. 3 ay uzaklaştırma Allah demekten dolayı. İyi ben ne yaptım adamı? Dedim veli olmak istiyorsan, evliye olmak istiyorsan sabret. Yok benim bu canahta bir bezim olmayacak.
Ben böyle bir hatunla yaşayamıyorum diyorsan boşa dedim. Yapacak bir şey yok. Bu dedim her şey kullahi yaptığında bu kafeyi yedi çektim senden açayım. Yarın öbür gün dedim. Evet seni dedim akıl hastanesini de gönderebilir. Malına mülküne de el koyar dedim. Bir de dedim malına mülkünü evirip çevirmek için de dedim. Yasa çıkarın. Evet bu gece meleklerle selfie yapma gecesi. Allah'ı zikretme, namaz kılma, dua etme gecesi. Ve Cebrail, Cebrail Aleyhisselam. O seher vaktine kadar bütün meleklerin başında ve seher vaktinde kanatlarını açar. Kanatlarını açaraktan bütün ümmet-i Muhammed'e dua eder.
Hani ayet-i kerimede melekler ve ruh diyor ya, oradaki ruhtan kası Cebrail Aleyhisselam. Ve Cebrail Aleyhisselam'ın iki kanadının nuru, çepeçevre müminleri sarar. O nuruyla o gece ibadet eden, Allah'ı zikreden bütün müminleri o kanatlarının altına alır. O kanatlarının nuruyla ne yapar? Onlara dua eder. Ve Kadir Gecesi sadece yer halkının Kadir Gecesi değildir. Birinci kat gök, ikinci kat gök, üçüncü, dört, beş, altı, yedi. Bütün göklerdeki melekler de Kadir Gecesi'ni ne yaparlar? Kutlarlar. Ve semaya doğru gitmeye başlar. Birinci sema, ikinci sema, üçüncü sema, dördüncü sema, beşinci, altıncı, yedinci sema.
Sema, semalardaki bütün varlıklar, mümin olanlar Kadir Gecesi'ni ihya ederler. Sema biter. Sonra cehennem katları başlar. Cehennem katları da başlayınca, cehennemdeki melekler de Kadir Gecesi'ni ihya ederler. Sonra cennet katları başlar. Sekiz kat cennet. Sekiz kat cennetin melekleri ve cennetin içindekiler de Kadir Gecesi'ni o gece ihya ederler.
Sonra ne gelir? Lef-i Mahfuz gelir. Yedi kat Lef-i Mahfuz vardır. Yedi kat Lef-i Mahfuz'un da melekleri ne yapar? O geceyi ihya eder. Lef-i Mahfuz'dan sonra arş gelir. Arş da yedi katlıdır. Bunları kitaplarda bulamazsınız. Arş da yedi katlıdır. Arşın da yedi katındaki melekler, hepsi de Kadir Gecesi'ni ihya ederler. Arşın üzerinde kürsü vardır. Kürsü de yedi katlıdır. Yedi kat kürsünün melekleri de ne yapar? Bu geceyi ihya ederler. Kürsüden sonrası ise o sadece ehline malumdur. O Hz. Muhammed Mustafa'nın Miraç hadisesine girer ki, orası bütün herkesi aşar. Ama bu Kadir Gecesi, işte bütün melekler, Müslüman cinliler ve Müslüman varlıklar bu geceyi ihya ederler.
Ve Kadir Gecesi hepsi bölük bölük, bölük bölük, hepsinin başında ben deyim ki şeyhi, siz deyin ki kralı, ben şeyhi olarak nitelendireyim. Başlarındaki cinlilerin kralları vardır. Cinlilerin kralları ayrıdır, şehhleri ayrıdır, velileri ayrıdır. Cinliler çünkü normalde kafirlerin de başında kralları vardır. Müminlerin de başlarında krallar vardır. O müminlerin başındaki krallardan hariç bir de cinlilerin de evliyaların velileri vardır. Hepsi de onlar bölük bölük, bölük bölük, Beytullah'ı da tavaf ederler. Beytullah sadece sizin gördüğünüz gibi o taş yapı değildir. O semaya ta kürsüye kadar manevi olarak kat kat devam eder. Ve hepsi de, hepsi de o manevi Beytullah'ın etrafında sabaha kadar bölük bölük, kat kat, tavaf ederekten tavaflarını bitirirler.
Ne zamana kadar? Ta güneş doğmalı oluncaya kadar. Güneş doğmalı olduğunda Kadir Gecesi ihya edilmiş olur. Ve gece biter. Biraz kitabi olmadı ama bizim bildiğimiz bu. Rabbim cümlemize nice Kadir Gecelerini ihya edenlerden eylesin. Nice Kadir Gecelerini buluşup, nice Kadir Gecelerini ibadet edenlerden eylesin.
Rabbim cümlemizi her sene Ramazan ayı geldiğinde Kadir Gecesini ihya edenlerden eylesin. Gelecek zürriyetlerimizi de Kadir Gecelerini ihya eden zürriyetlerden eylesin. Rabbim bizleri vatanımızı, milletimizi bir ve beraber eylesin. Rabbim vatanımızı, milletimizi her türlü şerden korusun. Her türlü terörden korusun. Her türlü azgınlıktan korusun. Her türlü deccadiyetten, şeytaniyetten korusun. Her türlü içeriden dışarıdan teröre ve düşmanlara fırsat vermesin. Rabbim bütün ümmet-i Muhammed'in günahlarını affedip, kusurlarını affedip, tertemiz bir şekilde huzuruna aldığı ümmetlerden eylesin. Haklarınızı helal olun.
Bizden yana da helal olsun. Malum böyle mübarek gecelerde kardeşler, uzaktan yakından gelebilenler toplanıyorlar. Ben onların da birbirlerine helallaştırmak istiyorum. Birbirlerinizi, haklarınızı helal edin. Helal olsun. Birbirlerinizi, haklarınızı helal edin. Helal olsun. Birbirlerinizi, haklarınızı helal edin. Helal olsun. Bu fakire de hakkınızı helal edin. Helal olsun. Benden yana da bütün derviş kardeşlerimize hakkım helal olsun. Amin. Yine sorayım, alışverişinize karışmayız. Kim kimden ticaret yaptı, kim kimden az yağ var, kim kime borcu var. Bu fakiri ilgilendirmez. Ama ömür türlü birbirlerimize hakkını helal etmeyen varsa şimdiden söylesin.
Biz inşallah onların helallaştıralım. Tekrar sorayım. Birbirlerini böyle ya ben orada işte helal olsun dedim dilimin ucundan ama ben ona hakkımı helal etmedim. Böyle diyecek olan varsa söylesin şimdi inşallah helallaştıralım. Üçüncüyü soracağım bir daha geri dönüşü yok sana.
Bir daha kandıya kadar çok zaman var. Var mı aranızda birbirine hakkını helal etmeyen? Yok o benim ayağıma bastı da oradan geçerken benim örtüme dokundu da. Yok o bana biraz öte git dedi de. Herkesin içinde bana bir laf söyledi de. Öyle ya yok filanca zakirimiz sen oradan kalk buraya otur dedi de. Filanca ya zaman derse git dedim benim çayımı geç getirdiler de. Benim yemeğimi sonra verdiler de. Olur mu olur dervişler. Böyle bulmadık şeylere takılıyorlar. Yani benim haberim yok. Birisi bana küsmüş. Böyle böyle uzaktan uzaktan. Dedim gel. Ne oldu dedim ne yaptım sana? Geçen benim yüzüme bakmadın dedim. Sordum nerede dedim. Öyle söyledi farkında değilim.
Dedim yok farkında değilim. Aha bak yüzüne bakıyorum şimdi dedim. Mesela hay oldu mu dedim ben. Bir sarma şeyim dedim. Ya sarma buradaymış dedim. Dedim buna mı takıldın? Takılmış yapacak bir şey yok. Bizim dervişler nazlı. Hadi ben yengeç burcuyum. Alınganlığım var benim. Ben alıncağıma dervişler olunuyor bana. Asıl alıngan olalım değil. Ben küstüm değilim. Alınganım ben. Ya birisi bakmasın. Gördüğüm bak bakmadı bak. Ben sohbet ederken yanındakimle ilgilendi. Buna da iyi alınırım dikkat edin. Ben sohbet ederken yanındakiyle ilgilendi der. Alınırım ben yazarım oraya kenara. Sonra da yazdığımız simen. Hadi abla hoş ver affeteyim şimdi de. Öyle ben nerede bizim şey Gürcan?
Gürcan! Öncelerde R yoktu değil mi? Gel gel gel. Gel kalkma diyeyim buraya. Muhabbete bak şimdi. Oğlan bundan silgi istemiş. Demiş baba bana bir tane silgi lazım. Özer amcanın yanına gideyim de demiş Özer'de şey var. Kırtasiye dükkanı değil mağazası var değil mi? Özer mağaza değil mi orası? Ben biraz baktım ona. Dükkan değil yani küçük değil. Özer de tabu amcası sayılıyor. Öz amcası gibi amcası. Gürcan demiş ki oğlana. Oğlum biz Gürcüyüz demiş.
Biz hata yapmayız. Silgi sana lazım değil demiş. Sen demiş silgiye ihtiyacın yok senin demiş. Oğlum Gürcüler böyle demiş yanlış bir şey yapmaz. Demiş öğretmenin de böyle söyledi. Şimdi bizimki de o hesap. R yok bizde ona göre geri fites yok. Tekrar soruyorum sizlere. Var mı birbirine hakkını helal etmeyen? Yok. Allah hepinizden de razı olsun. Haklarınızı helal edin. Helal olsun. Hemen yana da helal olsun inşallah. Birazdan sema yapacağız. Ama semada herkes bayandan kendi içlerinden kalbi olarak, erkekler de hafif cehri olarak Allah'ı zikredeceğiz. Ben böyle zaman zaman anlatıyorum.
Her toplu zikrullahta da onu hayal ediyorum. Ben ilk zikrullaha tabiri caizse tehditle gittim. Yani beni götürsünler diye tehdit ettim. Bizim benim bir okul arkadaşım vardı Mehmet Kuşçu diye Allah rahmet eylesin vefat etti. Onun çağırdı birisi. Pıs pıs pıs ona bir şey söyledi. Geldi. Ben de onu tanıyorum. Sakallı. Önceden Nurcu'ydu o. Sonradan sakal bıraktı. Bizim yakın köy var. Furnu köyü. Köydeki evim de biliyor bunu. Mehmet nereye çağırdı lan bunu seni dedim. Biraz okuyum ki dilini konuşuyorum. Hakkınızı helal edin. Koş çok değişmedi gene harbo benim dilim de. Nereye çağırdı lan bu seni dedim ben.
Bilader sana göre değil ya dedi. Ne demek lan bana göre değil dedim. Ben onun evini biliyorum. Bu gece sen beni oraya götür ve valla da billah da o evi onun başına geçireceğim dağıtacağım oraya. Size bunlar tuhaf gelir. Ben dağıtacağım dedim de dağıtıyorum o zamanlar. Koş dağıtacağım dersem şimdi de dağıtırım. Böyle sakalımın beyazını sizi aldatmasın. Dağıtacağım dersem dağıtırım. Allah beni o noktaya getirmesin. Öleceğimi bilsem gene dağıtmak için yorurum. Baktınız pabuç bağlı ben atacağım dağıtacağım oraya o en iyi tanınanlardan birisi. Tamam bilader ben seni götüreceğim bugün dedi götürdüm. Dakika bir gol bir ben içeri bir girdim. Bir kere de el üstü meslek listesinde okurken biz ülkücüyüz o dev gençin başkanı dedi.
Bir baktım orada. Ulan dedim nasıl tezgaha girdik. Ben böyle hemen kartal kanan. O beni tutuyor. Neler yapma tutuyor. Durunlar ne olmuş ki. Ulan nereye getirdin lan sen beni dedim. Ben beni zorla götüren, kendimi götüktüren benim. Beni nereye getirdin diye sormaya çeken de benim. Bu incelikleri anlayın. Neyse. Oturduk tabi Zekullah'a. Zekullah bir başladı. Ben gözümü yurdum tabi. Aa ben orada değilim. Kocaman statyum gibi bir yer. Hayalimi iyi dinleyin. Statyum gibi bir yer. Sarını saran, cübbesini kapan gelmiş. Salıma dönüyorum böyle zikrullah yaparken ben oradaki Mustafa Elba dönüyor böyle üç yüz altmış derece. Hepsini zikrullah yapıyorum.
Hepsine de ben böyle o zaman zikrullah yaptırmasını da bilmiyorum. Aynı zikrullah'taki ritüelleri uyguluyorum ben oradan. Böyle ellerim, kollarım, başım. Kendime bakıyorum. Kendimde de cübbe sarıp böyle tam teşkilatım. Halbuki ben öyle değilim. Tabi zikrullah, oradaki zikrullah kopuyor ortada. Allah Allah nasıl kopuyor? Tevhid havada uçuşuyor. Orayı zikrullah yaptıran kimse eşedü. Allah'ın ilahi, Allah'ın zikrullahı doldurmuş. Hani askerdeki gibi, oğlum Mehmet sende dur demiş ya. O özel emir bekliyor. Bana dur diyen yok. Benim zikrullah öbür tarafta devam ediyor. Tevhid uçuşuyor ayakta. Oradaki bunlar durdurduk biz beraber. Ben sustum, etrafıma baktım.
Herkes bana bakıyor. Bunlar neden bana bakıyor diyeyim ben. Gözümden yaş inmiş, sildim. Hayır, ilk defa gözümden yaş inmiş. Babam öldükten sonra. Ben babamı 16 yaşında gördüm. Günlerce ağladım. Sonra kendime yasak ettim. Bundan sonra dedim, ağlamayacaksın. Hayatım boyunca ağlamak sana yasak. Büyük konuşmuşum. Zikrullah halakasında gözümden inmiş. Ardından Allah esması gene aynı. Ardından hu, hay, ha yine aynı. Esma orada değişiyor. Ben değiştiriyor. Zikrullah bitti. Ben ağlamaktan her tarafım ıslanmış. Kantar içinde kalmışım. Böyle kendimden geçtim. Bir de Ramazan günlerden. Şimdi günlerden gelen Ramazan.
Artık kaçıncı seneye devreyesi bilmiyorum. Ramazan ayıydı yine. Ondan sonra dedim ki, o ev sahibi, sağsa kulakları çınlasın Hasan abiye. Dedim buraya gel. Koşa koşa geldi. Buyur Mustafa kardeş dedi. Buraya girmek için ne imzalanacaksa dedim. Getir imzalayayım. Ben buraya gireceğim. Tabii ben o safhaya gelinceye kadar şu anda Türkiye'de adı duyulmuş duyulmamış ne kadar cemaat ve tarikat varsa hepsine de beni götürmüşlerdi.
Bize gel diye. Velhasıl kelam benim ilk zikrullahım öyle oldu. Ben şimdi her toplu böyle zikrullahta kendimce orayı yaşıyorum. Diyorum ki Cenab-ı Hak bana böyle bir hal yaşattı. Biz hal olduğunu da bilmiyorduk o zaman için. Böyle bir şey yaşattı. İnanıyorum ki ben bunun zahirini de inşallah yaşayacağım diye inanarak da yol yürüdüm.
Buna inanarak da yol yürüdüm. Ve hep yanımdaki arkadaşlarım bunu anlattım. Dedim ki gün gelecek öyle topluluklarla beraber Allah'ı zikredeceğiz. Basılmamız, horlanmamız, ikinci sınıf vatandaş olarak iteklendiriz, karkaklanmamız sizi dedim ümitsizliğe itmesin. 28 Şubat'ın en ağır zamanında dahi ben hep kardeşlere dedim ki bu günler geçecek toplu bir şekilde Allah'ın zikredildiği günlere geleceğiz.
Sabredin, mücadele edelim, gayret edelim diyerek de o günleri geçirdik. Cenab-ı Hak bu günleri bize bahşetti, buluşturdu. Bakın şimdi burada bugün için 28 Şubat'ta fişlenenler elini kaldırsın dediğinde hala da o kardeşlerin bir kısmı aranızda şimdi manevi fişleniyoruz hep beraber. İnşallah Allah hayırlı uzun ömür versin. Böyle gecelerimiz daha devam edecek inşallah. Haklarınızı helal edin. Hemen yanınızda helal olsun. İnşallah Semva'da buluşmak üzere. Ve zikredildiği yaparak da. Selamun Aleyküm.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.