Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 28 Nisan 2022 · 1:04:23
Bismillahirrahmanirrahim, Bismillahirrahmanirrahim. Ben katta, kerih görürler, nasıl seviliyorsa kâf, namazı reddedir, Müslümanlar için namaz, Müslümanlar için namaz ve karşı gelmiştir, cihattadır, kelime-i şahadet ve ibadettir, dünyayı Müslümanlar ilişkiden de yasaklanmışlardır, ilişkiye de gelmiyoruz, yemeği, içmeyi elinde tutan gülavar karşı gelir,
İçin bir kalkandır, bir ibadettir, uç tutarken, dünyada kendisiyle mücadele eder, kristal dünyada, şeytanla mücadele etkandır. İçin, Ramazan'ın sunacağı bir ibadettir, Müslümanlar için olmazsa olmaz, zekatımız vardır.
Zekat, mallarımızın bir kısmı, malı kendini görmeyin, kamu görür, alırmaktır. Çünkü, bu dünyadaki bu mal, senin değildir. Nasıl Karun'un hazinesi battıysa, senin de hazinen batacaktır. Nasıl bütün saraylar yıkıldıysa, bütün zenginlikler hüdür gelip çöktüyse, senin de zenginliğin çökecek, senin de sarayın batacak, Senin de bütün mal varlığın, Karun gibi yok olacaktır.
Ve sen, zenginliğin kendisine ilah edinen, kendince kendi aklının çoğun kafası çalıştığı, ben zengin oldum deyip de aklını ilahlaştıranlara cevap verin. Dersin ki, Allah bana lütfetti, ikram etti, bana ihsan etti. Çıplak doğumuna iş verdi, göstergesidir.
Zekatını fakire, fukaraya yardım eder. Açı, doyuru koşar, çıplığa teydirir. Bizden değildir. Hadis-i şerifini hiç unutmaz. Çevresindeki insanları görür gözetin, böylece dünyaya para gözüyle bakan, dünyaya mal gözüyle bakan, dünyaya rük gözüyle bakan, dünyaya servet, zekat ibadetiyle sizden değil, dünyanın cifesinin içerisinde ve Müslümanlar zekat ibadetiyle firavun sistemlerine ve firavunlara cevap vermiş, cihad etmiş olur. Bunlar için, Beytullah'ı ihrama girer.
Beytullah'ı tavaf eder, şeytan taşlar, yerindeyse kurban keser, asa çıkar, haç ibadetini yerine getirir. Ve Müslüman şunu der, size cevap verin. Beytullah'ın üzerimizden, cekat ederekten, dünya memnun cevap verin. Yok Arapları siz zengin ediyorsunuz da, yok Arapları sizin zengin ediyorsunuz diyen ah!
3 ayda 77 trilyon faiz, siz bunlara bir şey diyemeyen, ya da münafıklı, münafıklıktan, ya da doğurluktan, kafirlikten, eline dahi dokunama, Müslümanların ibadetine gelince, o ibadetleri sulandırmak için, hafife almak için elinden gelen her şeyi yap.
Ondan sonra bizdenmiş gibi görün, en acısı da bu. Ondan sonra bizdenmiş gibi görün. Seni alkışlayalım, önünde profesör lakabı var. Alkışlayalım, önünde doktor lakabı var. Alkışlayalım, önünde bilmem hangi partili siyasetçi lakabı var. Alkışlayalım seni. Bizdenmiş gibi görelim. Dünya çetelerine ses çıkarma, ülkenin üzerine oturmuş faiz çetesine ses çıkarma, adaletsizliğe ses çıkarma, zulme ses çıkarma, eşitsizliğe ses çıkarma, işçi haklarına ve haksızlıklarına ses çıkarma.
Her türlü çıpık, her türlü pislik ortalıkta dolaşsın, sen onları görme, onlara ses çıkarma, bir Müslüman namaz kılacak, ona ses çıkar. Bir, üç beş Müslüman toplanmış, üç beş sikrullah yapacak, birkaç seba edecek, sen onların üzerine çullan, zalimce, haince, bizdenmiş gibi görün. Ama bizdenmiş gibi görün. İşte Müslümanların, Müslüminlerin bu ibadetleri aslında aynı zamanda cihadı ekberdir bu zamanda. Cihadı ekber, ey canım kardeşim, evinin köşesinde yalnız değilsin, cihadı ekberdesin. Sen orucunu tutuyorsan her türlü olumsuzluğa karşı cihadı ekberdesin.
Sen her türlü olumsuzluğa karşı evinde üç kişi, beş kişi, on kişi toplamışsın, bir çay demlemişsin, Allah'ı zikrediyorsanız cihadı ekberdesiniz. Ve siz üç beş kişi evinizde toplanmışsınız, bir hadis okuyorsunuz, cihadı ekberdesin. Beş altı kişi toplanmışsınız, cihadı ekberdesiniz. Konuşuyorsanız, kendi kendinizi de zayıf görmeyin.
Seni okşamadılar, kah seni secde etkenleri tozlarını almadılar, kah senin başında dua etmediler. Sen ümmetin şu anda ayakta duran son kalesisin.
Herkesin namazı terk ettiği, onucu terk ettiği, zikri terk ettiği, toplantıları terk ettiği bir zamanda sen gayret ediyorsan bil ki sen cihadı ekberdesin. Ve o Fatiha Şerife, Fatiha Şerife'nin sonunda inham ettiği, ihsan ettiği o peygamberlerle, o velilerle aynı saftasın, aynı yerdesin, aynı dairedesin. Kendi kendini asla ve asla küçümsemen, kendi kendini batırma. Asla şeytan sana ve sese vermesin. Şeytan senin hatalarını, kusurlarını, günahlarını senin önüne getirip, seni batırmaya muhtedir olmasın. Ben Müslümanım, kelime-i şehadet getirir, topluca Allah'ı zikretir de, bütün geçmiş günahları muhaffet. Ve sese sene kan, iman edip, o cih, belki de zan yiyse düşme. Şerif'le yine ayaklanır, Bedi Şerif'le, Bedi Şerif'le kulaklaşır, Allah'a gidersin.
Hiç sakın ha, demeyin ben yalnızım. Demeyin ben tek kendimi meth etmek için söylemiyorum. Ben buna örneğimdir. Bayındır'da ben derviş olduğumda hiçbir kimse yoktu. Bir şey gönderdiğinde ödemişte hiçbir derviş yoktu. Bir kişiydi. Şeyh'im beni Bursa'ya gönderdiğinde hiç derviş yoktu. Bir kişi bir de yoktu. Bakın şimdi Asyonlu kardeşler burada oturuyor. Kimse yoktu. Yunahtan kardeşler var, kimse yoktu. Akşehir'den kardeşler var, kimse yoktu.
Polaklı'dan kardeşler var, kimse yoktu. İzmit'te hiç kimse yoktu. Bir gemi vardır buradan gitme. Bakın Tekirdağ kimse yoktu. Öyle düşünmeyin. Ümitsiz diye düşünmeyin. Kendi kendinizde tek başımayın demeyin. Kendi kendinize aziz demeyin. Kendi kendinize kendi yaptığınız ibadetleri küçümsemeyin. Bilin ki Adem'den beri ne kadar kelime-i şahedet getiren Müslüman var ise hepsi seninle beraber. Sen bu bilinçle, bu şuurla yürü. Sen asla ve asla pes etme. Yol yürüyenler pes etmeyenlerdir. Hedefe olanlar, hedefe olanlar ne olursa olsun gözlemeye... İstersen bir...
Hedeften ayırdıysan, dalınmaya mahkumsun, yenilmeye mahkumsun. Hedeften gözünü ayırma. Yeryüzünde hakim kılmak. İzimizde her yeryüzünde Allah'ın dinini hakim kılmak. Allah'ın dinini hakim kılmak. Bakın, dedimde sarı saltağa bakıyorum. Üzerinden 500-600 yıl geçmiş.
Hala da onu gazete şenlikleri adı altında etkinlikler düzenleniyor. Sen yalnız değilsin. Sen yeter ki o gün kaçırma. Kur'an ve sünnet noktasında dur. Ve yürüdün yolu, yürüdün yolu. Maddeye çevirme. Paraya çevirme. Şana çevirme. Şöhrete çevirme. Menfaate çevirme. Makama çevirme. Sakın hiçbir şey istemez. Bir lokma dahi isteme. Bir dinini yaşa ve yaşanma mücadelesi ver. Dinince, işlerde istemez. Temiz yüzlülerden gider ister.
Susuz kalmıştır. Ben gider ister. Naçar kalmıştır. Temiz yüzlülerden ister. Dilini kullanarak da, dinini ısmar ederekten değil. Ve isteyenler felak olurlar. Ve isteyenler de olurlar. Ve isteyenler hedefine ulaşamadılar. Bizi de mücdetimize Allah verir değil, tebliğlerinden hiçbir şey istememişlerdir.
Bugün dünya Müslüman, Müslümanları doğulmuşsa, dünya Müslümanları denizin üzerinde köprük misali olmuşlar. Ve hepsi de mehkiyete çalışıyoruz.
Biz Mehdi'nin ordusu ve bunlar otuz üç tane olacaktır. Otuz üç topluluk sayın. Artık ne zamandan sayarsanız sayın. Ve bunlar gözünüzün önünde doğulup gittiğini göreceksiniz. Ve bunların başındaki ister hoca, ister şeyh, ister alim, ister siyasi parti başkanı ne olursa olsun kitleleri aldatacaklar. Bunlar ki kitleleri aldatıyorlar zaten. O yüzden birisi yok Kur'an kursu yaptıracağız, yok imam hatip yaptıracağız, yok cami yaptıracağız, yok kitap bastıracağız, yok silgi satacağız, yok tepke yapacağız, yok bergah, yok şurada şöyle, o parayı görünce de ve o paradan kendi evlerine harcıyorlar.
İbretlik olarak onlar doluyorlar. Ve dolumaya da mahkumlar. Hele muayir, bir tanesi gibi doluduklarını göreceksiniz. Ama Kur'an ve Sünnet'e sımsıkı yapışan, Kur'an ve Sünnet dizdurlarına sımsıkı yapışan ve ücret isteyenlerin peşinden gitmeyin, sizden ücret istemeyenler peşinden gidin. ayetini kendisine dizdur edinenler de, o para toplayan, cemaat, tarikal, şeyh, toplulukların ne yazık ki düşmanlığına maruz kalacaklar.
Çünkü onlar kendilerine benzetemediklerine düşman olacaklar. Şimdi oldukları gelir. Yılmak yok. Biz Allah için yola çıktık. Allah için yol yürüyenleriz. Bir makam, bir merkez beklentimiz yok. Bir para, bir pul beklentimiz yok. Dışarıda, şeher günler, pamuk eller cebretilecek, muhtaza değiliz. Gücümüzün yettiğinden sorumluyuz. Gücümüzün yettiğini yaparız. Gücümüzün yetmediğini de, kenara çekirdiniz. Buna gücümüz yok deriz. Ama asla, asla, 35 yıldır bu kardeşiniz, sufi hayatın içindedir. Bugüne kadar hiç istemediğim gibi, bundan sonra da isteyici olmayacak. Bunu, dinini, yolunu kullanarak yapmayacağım.
Ve yapanlara da, tabiri caizse, ölçüyü konuşmaya devam edeceğim. Dinle beni, para, adı şehr. İcazetini, yolunu istismar eden, sufilik yolunu istismar eden, soysun.
İcazet de olacak olsaydı, eklem geçirmezdi, hoş geçirmiyor da, öyle değil. Sen hem diyeceksin ki, ben Muhammed Mustafa'nın, vazifesini yapıyorum. Telefon açacaksın, dervişlerden para toplayacaksın. Soysuzun, kare kökü soysuz. Bunlar dalınmaya mahkum. Sebep bunlar çünkü, o Muhammed Mustafa'nın, park yoluna leke getiren soysuzlar. Leke getiriyorlar. Bunlar lekeli. Bunlar damgalı. Damgalı. Damgalılarının arasında, Sivas hangalı, Damnatyalı'yı ne yapar siz bilirsiniz.
Bunun içerisinde kurdu koy, hiç önemli değil. Kurt çakalların içerisinde durmaz. Çakalları görünce dağıtır onları. Evet, padişahlı, çakalı nefeli, görünceye kadar. Pençesini attı mı, ne çakalı kalır ne türkisi. Ne çakalı kalır ne türkisi. Hepsi de dağılır gider, kaçacak yer alır. İnlerinden kafalarını çıkaramaz. O yüzden, ben açıktan söylerim. Derin, ey para, dini kendim, çatır, çatır, çatır.
Bizim hiçbir şeyimizi bırakmadı. Utandık. Ağzından utandık. Bak şu paraları geri gönderin diye. Diyemezsiniz onu da. Neden? Çünkü kalbiniz, diyemezsiniz. Neden? Kulağınız sarılır. Sebep, sevgisi. Sevgisi var ya, bunlar da kadın sevgisinin de önüne çıkmış. Yalnız bir erkek, bir erkek için söylüyorum bunu. Normal bir erkek, sağlıklı bir erkek. Allah'ı sever, vesiyonunu sever, üstadını sever, kendisinden olan emir sahiplerini sever, sonra kadın sever. Fıtri ne bu? Ne fıtratıdır bu? Sebep, hadis-i şerif, bana dünyanın da üç şey sevdirildi. Güzel koku, namaz, kadın, sen peygamberden daha mı büyüksün?
Kadın sevdirilmiş, ne sevdirilmiş? Güzel kadın, iyi kadın, ahsen kadın, bir de ne? Güzel koku. Allah'ı sevmeye, peygamberi sevmeye, üstadını sevmeye, mani değil. E o adam, bunları sevmenin, önüne parayı koymuş. O yüzden soysuz diyor. Ne içtiyse, içtiği bozmuş.
Nefes aldıysa, bozmuş onu. Fıtratı bozulur. Cümlemizi, fıt bozuklardan bizleri muhafaza eylesin. Soysuzlardan bizleri muhafaza eylesin. İsmar edenlerden bizleri muhafaza eylesin. Bugün Kadir Gecesi. Diyeceksiniz ki ya, Kadir Gecesi'nde böyle sohbet falan, tam çubbeye oturdu, ne yapayım şu konta ne demişti. Allah ne verdiyse onu söylüyor. Ne diyeyim şimdi? Gelene gelme mi diyeyim şimdi? Dedi mi? Dediğimin de arkasındayım. Bugüne kadar ne söylediysem, Kur'an ve Sünnet dairesinde hepsinin arkasındayım. Öyle sözünden dönüp, ihtiyazsız diyenlerden değilim. Ucunda ölüm de olsa, ucunda ne olursa olsun, Kur'an ve Sünnet uygunsa, arkasındayım, dimdik, kanımla, canımla, her şeyine, meydandayım.
Saklı, gizli değilim. Sohbetlerin hepsi de internette yayınlanıyor. Saklı, gizli, herhangi bir şeyin yok hamdolsun. Bir ajandam olmadı, bir geri planım olmadı. Meydandayım, meydandan. Ahmet Kaya'nın dediği gibi, bir çocuk dahi beni bulur, bulduğu yerde de, istersen de vur. Bedenin de meydanında. Saklı, gizlilik yok. Evet. Taçlandığı gece, orucun taçlandığı gece. Bununla alakalı çok sohbet dinledik hep beraber. Defalarca, defalarca hep dinledik. Gene dinleyeceğiz ömrümüz var olduğu müddetçe. Bin aydan hayırlı, son on günün içerisinde. Ama bütün cumhur, ulema, sahabe, ittifak etmişler.
İyi. 27. gece diye. Bu günde, Diyanet işlerinin hesaplamasına göre, 27. gece. 25 olur, 23 olur, 21 olur, 19 olur, 17 olur. Ufak son on günde. Kadir gecesinin aranılacağı günler. Sufiler oruçsuz geçirmezler. Böyle, düpürükten, uyuduruktan, hastalıklar uydururup, oruçsuz namazlık da etmezler. Sufi bu konuda, mecbur bir ilaç kullanmıyorsa, sağlıkla alakalı bir problemi yok ise, orucunu tutar. Ve, bu 30 gün oruç tutarsa, Kadir gecesini, 30 gün içerisinde, bulmuş sayılır.
5 vakit namazını da kılıyorsa, Kadir gecesini, ihya etmiş sayılır. Ve, bir girdi, bir zikrullahı var ise, Kadir gecesini de, zikrullahla, geçirmiş olarak sayılır. Çünkü, Kadir gecesinde, kim Kadir gecesini, iman ve ihlasla, ibadet ederek, geçirirse, geçmiş günahları, bulmuşlanır diye, hadis-i şerif mevcut. E böyle olunca, o kimse, bir sufi, olarak düşündüğümüzde, e orucunu tuttur, e beş vakit namazını kıldır, günlük verdiğini, dersini de çekti. E işte, hani, dedim ya, zikrullah, halakalarınızı, çoğaltınız, devam ettiniz. E kendi kendisine de yapsa, birkaç kişiyle de olsa, zikrullahı da yaptıysa, Allah'ın izniyle, o kimse gerçekten, ve gerçekten, bu Kadir gecesinin, ibadetlerini, yerine getirmiş olan.
Çünkü, yine hadis-i şerifte, Hz. Peygamber, sallallahu ve sellem hazretleri, beni bir gün zikreden, veya bir makamda benden korkan, kimseye ateşten çıkarım, diye emretmiş. Cenab-ı Hak, zikrullah, en büyük ibadettir çünkü. Zikrullah'tan daha büyük bir ibadet yoktur. Bakın, zikrullah'tan daha büyük bir ibadet yoktur. Namazdan da, oruçtan da, zekattan da, haçtan da, mahbuldür. Hepsinden, en yücesi, Allah'ın zikretmektir. Bu namazı küçümsemek değil. Namazın şartları vardır. İçindeki ve dışarılar yerine gelmez, kılamayabilir. Zikrullah ve değil, kalbin çalışıyorsa, zikrullah'a devam edersin.
Akıl yerindeyse, zikrullah'a devam edersin. Namaza bedenin kalkmıyorsa, bedenin kalkmıyorsa, şeri atan şeran, namazdan muafsın. Ama zikrullah'tan muaf değilsin. Rahmetli annem, böyle namaz kılamayacak şekilde, hastanede, ben ne yapayım dedi bana, namaz kılamayayım. Dedim anne, dilin zikrullah'la, la ilahe illallah'la ıslak olsun. Ne yapayım dedi, devamlı, la ilahe illallah dedi. Devam. Dedim, sen buna devam et. La ilahe illallah'a devam et. Bakın, la ilahe illallah'a devam edin. İnşallah. Ve böylece de, o kimse, eğer, zikrullah'a devam ederse, bu, kaderi gecesinin de, nimetinden, faydalanmış olur.
Ve, dua edin. Dua, ibadetin özü. Müslümanlar, bugün, dünya üzerinde, duayı azalttılar. Biz duayı, ibadet olmaktan çıkardık. Dua, ibadettir. Aynı zamanda bir kimsenin imanının kemale erdiğini gösterir. Çünkü dua Allah'adır. Sen bir ilahı kabul et, dua ederekten. Dua mı istiyorsun? İnsan isteyince, oğlunun hoşuna gidiyor. Diyor ki, kulun beni hatırladı. Rabbisi olduğunu hatırladı. Benden istedi diyor. İsteyin. Kendiniz için istemezseniz dahi, anneniz için, babanız için, kardeşleriniz için, arkadaşlarınız için, dostlarınız için, ümmet-i Muhammed için isteyin. Allah'a dua edin. O duaları, işte sizi zikreder.
Zikrederseniz, sizi zikreder. Sizin tövbenizi kabul eder. Affet. Yeter ki, onu zikreder. Yeter ki, ondan isteyin. Ona dua edin. Yaparım. Evet. Eşinizden, ondan isteyin. Utanırsınız. Eşlerinden bir şey isteyemezler. Utanabilirler. Anneler, eşler, kocalarından bir şey isteyemeyebilirler. Utanırlar. Kocalar, karılarından, eşlerinden bir şey isteyemeyebilir. Utanırlar. Bir şey istemeye, isteyemeyebilirler. Ulan isterken utanmayın. Lakin çekinmeyin. Ulan isteyin.
O yüzden duanızı arttırın. Yanlış söz söylemeyin. Çocuklarınıza tepeden, çocuklarınızı terbiye, çocuklarınızı güzel ahlak edin. Ama çocuklarınız da iyi geçinip onlara dua edin. Eşler, birbirlerinize dua edin. Birbirlerinizin yanlışlıklarını, eksikliklerini, birbirlerinizin önüne koyduklarını, hatalarını, bu alın içerisinde karıştırıyor.
Hani içinde ne var diye. Eleştirecek ya, yemeği eleştirecek, kıyafeti eleştirecek, giydini eleştirecek, içtiğini eleştirecek. Eleştirme, eleştiriye açık ol. Eleştiri haram. Sen neyi eleştiriyorsun? Müminin mümine eleştirmesi haram. Doğru olsa... Eleştiri kültürü yok.
Günah kebari şeytanın işi. Nasihat o. Canım kardeşim, bunu böyle yapsak daha iyi olur. Nasihat, yavrum, evladım, bunu böyle yapsan daha iyi olur. Nasihat, sevgili eşim, bunu böyle yapsan daha iyi olur. Nasihat, kıyamet alameti bunların. Evlerinin içerisinde eleştiri bombardımanı var. Evlerin içerisinde çok bombardıman var da, birisi de eleştiri. Bir bombardıman da ne? Cep telefonu, bilgisayar. Herkes gömülmüş. Tik Tok, Tok Tik. Ne ararsan var, adamın yanında, gencecik daha, Tik Tok'ta dolaşıyorlar. Konuşuyor mu? Diyorum yavrum, eşi yanında, Tik Tok'ta ne işin var? Bakıyor benim yüzüme yüzüne. Sen dedi bayındırılır, hiç olmamışsın.
Sen bir bayındırak iselim ya. Var dedi orada, orada dedim öğretirler. Adam dedim, adam gözünü hatundan ayırmaz dedim. Sen gözünü hatundan ayırmışsın, Tik Tok atıkmamışsın. Her biri sosyal medyacı oldu. Herkes sosyal medyacı. Herkes kim kaç tane tık yaptı, kim kaç tane çıt yaptı. Memleket kurtaracaklar. Her biri Twitter'da, Instagram'da, yemekte, içmekte, sofra, şöyle sofra kurdum, tak fotoğraf. Eee, vatah bir iş yaptı herkes. Kur'an'ı üttü, sünneti unuttu. Zikri unuttu. Hani, Kur'an'ı üttü ya, Ramazan. Kur'an'ı üttü, herkes Instagramcı, herkes sosyal medyacı. Allah muhafız eylesin. O yüzden kıymetli dostlar, bu birkaç günlük, bu hani, ben şimdi size desem ki, işte şunu yapın, bunu yapın, Atallahlı Üsküdar'ı geçti.
Bunları daha önce anlattım size. Daha önce anlattım. Şimdi bu saatte, şu ibadeti yapın, bu ibadeti yaptın, bitti. Ramazan bitti. Yaptıysanız, yaptınız şu ana kadar. Bu gece şöyle yapın, böyle yapın, boş muhabbet, seneye lazım. O yüzden seneye gene Ramazan'dan önce anlatırım size. Allah sağlık ömür verirse inşallah. Cenab-ı Hak cümle mutlu muhafaza eylesin. Amin. Konuşun. Bir sürü şey yazmışım toplam için. İnşallah. Yine yazlıklarımızı okuyamadık. Bir de unutmuşum şeyden. Bir adı. Cevde dedim, Cevde unutmuşum dedim. Bana ver gel bana. Aldı geldi. Gene hiç bakamadık hiçbir şey. İmam bildiğim o kadar. Hakkınızı helal edin. Evet. O yüzden yanı da helal olun.
Allah elinizden de razı olsun. Amin. Gena bak attınız adına. Alıp verdiniz nefese. Sayısız versin inşallah. Amin. Bir günü de buradayız. İnşallah. Allah'tan bir şey gelmezse. Hacı Safer nerede? Veya Ömer. Saat kaçak uydular bayramlaşmayı? Gene her zamanki gibi saat 1'de, 12'de, yarımda başlarız. 12'de, yarımda başlayıp inşallah akşam namazından önce burada da bayramlaşmayı bitiririz.
Allah izin verirsin inşallah. Ramazan bayramının birincişi günü de bayramlaşma içinde inşallah buradayız. O yüzden malum ben yine patşame gün namazgâhta ders yapacağız. Cumartesi günü de yukarıda vakfın merkezinde ders yapacağım. Mecbur değil arkadaşlar. Ben boş gezerim, boş kalpası olduğumdan dolayı. Ben normalde Ramazan'a kadar buradan söyleyemediğim tersler de var. Böyle birkaç gün daha gidiveracağım onlara da. İnşallah. O yüzden onlar da burada dinliyor birkaç tanesi. O yüzden Ramazan'a kadar ben vermiş oldum sözlerin hepsini de inşallah yerini bitireceğim. Derslere devam edeceğim. Arife gününe kadar inşallah. O yüzden mecbur değil arkadaşlar, kardeşler. Ramazan'ın son günleri.
Evde hazırlık yapacaklar. Esnaflar bu gün açacaktır. Mecbur değil hiçbir kardeş. Ama ben derslere devam edeceğim inşallah. Haklarınızı helal edin tekrar. Birbirlerinize de haklarınızı helal edin. Helal olsun. Birbirlerimize de haklarınızı helal edin. Helal olsun. Birbirlerinizde de haklarınızı helal edin. Helal olsun. Bir ticaretiniz, borç alacağınız varsa buna karışmam. Eğer borç alacak haricinde, ticaret haricinde birbirlerimize karşı helal edemediğiniz bir şey var ise şimdi ayağa kalksın söylesin. Bu meseleyi ben orada hallettireyim, helallaştırıyorum. Erkek kardeşler de dahil buna. Herkes dahil.
Vay vay an, herkes dahil. Ben bir anı, bizim Seyit Taş Allah'ın adını tevlesin, vefat et dedi. Vefat ettim de cenazesine, dillere destan oldum. Cenazeye gittim, tabi cenaze namazı kılınca, cenaze namazı kılınmazdan önce ben hemen bir yüksek bir şeyin üstüne çıktım. Orada bütün herkes toplanmış dedim. Herkes beni dinlesin. Bu Seyit Taş dedim, Allah rahmet eylesin. Benim samimi dostum. Dedim ki bu arkadaştan, bu dostumdan alacağı olan, hakkı olan, hukuk olan birisi var ise Kim ki söylesin dedim. Burada söylemezse dedim, öbür boyu sustum konuşmasın. Söylemiyorsun, öbür sussun konuşmasın.
Demesin benim üstünde alacağım kaldı diye. O yüzden şimdi sizlere söylüyorum, bütün kardeşlerim. Bol çıkarmıştır, almıştır, karışmayız. Ticaret yapmıştır, karışmayız. Bu bizim dışımızda. Diğer öbür türlü, birbirlerinden alacağı hukuk olan var ise, şimdi söylesin. O zaman herkes birbirine hakkı ve kardeşlerimizin hepsine de.
Bunu ayrı ayrı bazen ben şey yapıyorum var. İşte hakkı, senin kardeşin. Gerek yok. Ben bütün denmiş kardeşlerim, bu dergahta oldukları müddetçe, hakkım helalı hoş. Dergahtan ayrı, biz de boğul bitmiş. Kendi ayrı olmuş. Biz de boğul bitmiş, onun için geçerli değil. Yemin ediyorum, bazı kardeşler böyle sıkıştırma bir şeyler alıp veriyorlar böyle. Onlara da helal olsun.
İman et. Diyelim ki benim kardeşlerimden hiçbiri alacağım yok. Hepsine de hakkım helal.
Hızlık etmiş, gitmiş, çekmiş gitmiş. Çekip gitmekle de kalmamış. Arkamızdan türlü türlü gıybet iftira etmiş. Arkamızdan söylenmeyecek sözlerim de söylemiş. Yüzümüze bir şey diyememiş. Soysuzlar öyledir çünkü insanın yüzüne bir şey diyemezler. Soysuzlar insanın yüzüne bir şey diyemezler. Çekip gitmişler. Onlarla mahşerde hesaplaşacağız. Ben bu dünyayı bıraktım. Böyle bir derdim kaldım. Mahşeri bekliyorum. Gözüm orada. İnşallah.
Haklarınızı tekrar tekrar helal edin. Gecemiz hayır olsun inşallah.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.