Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 11 Ağustos 2020 · 19:51
Evet, bu İstanbul Sözleşmesi'yle alakalı bir yazı. Bu İstanbul Sözleşmesi malum gündemde ya, gündemde olunca da herkes sözleşmeyi iyice araştırmaya başladı. Tabii biz yıllardır her soru geldiğinde, her konu açıldığında bu sapkınlıklarla, eşcinselliklerle, lûtilikle alakalı hep konuştuk, hep anlattık, hep böyle bizi eleştirdiler.
Bizler edepsizce, edepsizlik yapıyor, edepsizce konuşuyor, işte taciz ederek konuşuyor diye bizi eleştirdiler hep ama şimdi şimdi işin hakikatini görmeye başladılar. Biz yıllardan beri söylüyoruz, yok ne nifakçılığımız kaldı, ne böyle fitne çıkarmamız kaldı. Herkes tatlı tatlı bizi eleştirdi, hatta değişik sebepler oluşturaraktan üzerimize geldiler. Biz neden geldiklerini biliyoruz, bunda bir sıkıntı yok. Şimdi sözleşmeden bir paragraf bu. Ben sözleşmeyi çünkü kendimce inceledim, okudum, yıllardan beri zaman zaman alakalı olan yerleri de okuyorum. İş bu sözleşme hükümlerinin cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka görüşe sahip olma, ulusal veya sosyal menşe, bir ulusal azınlığa bağ, mülkiyet, doğum, cinsel tercih, cinsel kimlik, yaş, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen ya da mülteci olma durumu veya başka statüler temelinde herhangi bir ayrımcılık olmaksızın taraflarca uygulanması güvence altına alınmıştır.
Zaten burası sıkıntılı. Yani bütün cinsel tercihler güvence altında. Yani devlet, devlet bütün cinsel tercihleri güvence altına alacak. Bütün cinsel kimlikleri de güvence altına alacak. Yaşı ne olursa olsun dikkat edin. Sağlık durumu ne olursa olsun, bakın sağlık durumu, yani birisi EYİS hastası, onu da güvence altına alacak.
EYİS hastası da cinselliğini rahat bir şekilde yaşayacak. Böyle manyakça bir şey bu. Böyle delice bir şey bu. Bu böyle akılsızca bir şey. Bu İstanbul Sözleşmesi'nin altında bunlar böyle gizliden sokuşturulmuş şeyler bunlar. Bir de beni eleştiriyorlar. Sen okumadan, ben okudum canım kardeşim. Ben o yüzden tehlikeye, burada tehlike var diye ben yıllardan beri bağırıyorum. Dilipak bağırmaya başlayınca millet duydu. Bizim sesimiz duyulmuyor. Ben yıllardır bağırıyorum bunu. Bakın, livatalıkla alakalı benim yazıma bakın tarih kaç. Ben onu kendi sayfamda yayınlatmıştım. Bak tarihe livatayla alakalı. Altına not düştüm onun ben.
12. ayın 8'i 2009. Konu başlığı cinsel kimlik açımının adı livata. 2009'da yazmışız yazıyı. 2009. Şu anda 2020. Herkes bangır bangır şimdi bağırıyor. Bangır bangır bağıran da belli 3-5 kişi bağırıyor. İnsanlar neye milletvekilleri, neye el kaldırdığını bilmiyor mecliste. Bakın, bir arkadaşımız buraya atmış bunu sözleşmeyi.
Cinsiyet, toplumsal cinsiyet. Irk, renk, dil, din, siyasi veya başka görüşte sahip olma. Yani hangi dinden olursan ol, hangi siyasi görüşten olursan ol, hangi ırktan, hangi cinsiyetten olursan ol. Ulusal veya sosyal menşe, yani hangi ulustan olduğunun önemli değil, hangi sosyal tabakadan olduğunun önemli değil. Bir ulusal azınlığa bağ, yani bir ulusal azınlığa da bağ olabilir. Mülkiyet, doğum, cinsel tercih, cinsel kimlik, yaş, sağlık durumu, yaş ve sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen ya da mülteci olma durumu veya başka statüler temeline herhangi bir ayrımcılık olmaksızın tarallarca uygulanması güvence altına alınmıştır. Ya bu sapkın, yani bir kimse dese ki ben enses ilişki istiyorum, bu benim cinsel tercihim, bunu da almak zorundasınız.
Bir kimse dese ki ben pedofilliden, yani çocuk yaştaki kızlardan hoşlanıyorum, bunu da siz güvence altına almak zorundasınız. Bir adam dese ki ben 10 yaşındaki erkek çocuklarla cinsel ilişkiye girmek istiyorum, bunu da güvence altına almak zorundasınız. Böyle bir ahlaksızlık, böyle bir sapıklık olabilir mi? O yüzden bağırıyorum. Bu sadece eşcinselleri ilgilendiren bir mesele değil. Bugün Avrupa'da 13 yaşında cinsel ilişkiye bir kız girebiliyor. Bu cinsel ilişki yaşı 13 bazı ülkelerde. Bazı ülkelerde Avrupa'da cinsel ilişki yaşı 12, 13 var, 14 var, 15 var. En yüksek 15 yaşı. Yani sizin evinizdeki kızınız, 15 yaşındaki kızınız, istediği erkekle cinsel ilişkiye girebilirim derse, devlet bunu garanti altına alacak.
Kanun çıkarmak zorunda devlet bu İstanbul Sözleşmesi ile alakalı. Yani bugün İngiltere'de kızların cinsel ilişki yaşı 15 ve 15 yaşındaki bir kız annesine, babasına danışmadan, hiç kimseye danışmadan, hiç kimseye bir şey söylemeden istediği erkekle cinsel ilişkiye girebiliyor. Ve devlet bunu sağlamak zorunda. Bunu güvence altına almak zorunda. Bu aile yapısını yok eden bir şey. Bugün babalara sesleniyorum. Hangi baba bugün 15 yaşındaki kızının herhangi bir erkekle özgür bir şekilde cinsel ilişkiye girmesini hoş görebilir. Bunu hak görebilir. Bugün babalara annelere sesleniyorum. Hangi erkek evladınız 15 yaşında ben eşcinsel olacağım bu benim özgürlüğüm der de, çok affedersiniz lutilik yapmaya kalkarsa hangi anne baba bunu karşı gelebilir, bunu karşı gelmeden bunu özümseyebilir.
Yapmayın Allah aşkına ya. Ya insanın çoluğu çocuğu varsa tüyleri diken diken oluyor ya. Bunlara, bu zaten İstanbul Sözleşmesi'ni, bu maddelerini bildikleri halde buna karşı çıkmayanlar neyin diyetini ödüyorlar? Allah rızası için ya. Ya uykum kaçıyor benim. Uykum kaçıyor bu toplum nereye gidiyor diye. Ya istediği cinsel tercihi o kimsenin sen hak göreceksin. İstediği cinsel tercihi, yani bir kimse dese ki benim cinsel tercihim, ben bir tane çok affedersin merkep aldım evime, ben merkeple cinsel ilişkiye giriyorum dese devlet ona müsaade etmek zorunda. Böyle bir sapkınlık var mı? Şimdi bir hayvana cinsel ilişkiye giriyor diyor, herkes onu lanetliyor. Neden lanetliyorsunuz?
Yarın öbür gün bu devlet bütün cinsel tercihleri kendince, bütün cinsel tercihleri kendi emanını alırsa, garantisini alırsa, bir kimse derse ki ben hayvanlarla cinsel ilişkiye gireceğim. Ne diyeceksiniz ona? Bir kimse dese ki ben pedofilliyim, ben küçük çocuklarla cinsel ilişkiye gireceğim. Ne diyeceksiniz ona? Ya böyle bir ahmaklık var mı? Böyle bir sapkınlık var mı? Bıraktım erkek erkeğe olan ilişkiye. Onu zaten yapıyorsunuz. O zaten Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre yasak değil. Fuhuş yasak değil. Erkek erkeğe cinsel ilişki yasak değil. Lezbiyenlik yasak değil ülkede. Bir cezası yok. Cezası yok.
Bu yeni değil. Osmanlı'dan itibaren cezası yok. 1800'lerden itibaren cezası yok. İlk Osmanlı'da kaldırıldı zaten. Osmanlı'da da cezası kaldırıldı. Batıllaşma adı altında. Bunu sadece Cumhuriyeti atfetmek öyle doğru bir şey değil. Eşcinselliğin yasaklanması Osmanlı'da kaldırıldı. 1800'lerde kaldırıldı. Kalkıp da bunun Cumhuriyeti düşmanlık vesilesi olarak yapmayın. O yüzden buradaki cinsel tercih ve cinsel kimlik, yaş ve sağlık durumu. Yaş ve sağlık durumu ne demek biliyor musunuz? Adam 80 yaşında, kız 10 yaşında. Adam 80 yaşında, kız 15 yaşında. Yaş söz konusu değil. Adam 100 yaşında, kız 20 yaşında. Kadın 60 yaşında, erkek 20 yaşında.
O 60 yaşındaki sanatçı, sanatçımız 20 yaşında sevgili etti. Alkışladık. Herkes hoş gördü onu. Hiç kimse bir şey demedi. Torunu yaşındaki adamla cinsel ilişkiye girdi kadın. Ama bir erkek, 18 yaşındaki bir kızla ilişkiye girdi. Çarmıha gerdin onu. Hani İstanbul Sözleşmesi'ne göre yaş söz konusu değil. Yani bir oluyor zaten şu anda. Otel resepsiyonda çalışan bir arkadaş anlatıyor bana. Ağlayarak anlatıyor. Diyor ki, fuhuş yasak olması kaldırıldı. 70 yaşındaki adam, 18-20 yaşındaki kızı alıyor. 4 yıldızlı, 5 yıldızlı otele gidiyor, fuhuş yapıyor.
Yasak değil ki. İstediğiniz Türkiye bu. İstenilen Türkiye bu. Cinsel özgürlükler sonuna kadar açılsın. Kim kimle, kim ne yapıyorsa yapacak. Bu İstanbul Sözleşmesi bu. İstanbul Sözleşmesi bu. Yani evliymiş, evli olsun ne olmuş? Bakın ne diyor? Buradaki sağlık durumu, engellilik, cinsel kimlik, yaş, sağ... Hiçbir şey söz konusu değil. Yani bir kadın evli. Başında kocası var. Başka bir erkekle de cinsel ilişkiye girebilir. Dil, din, siyasi veya başka görüşe sahip olma. Hiçbir şey önemli değil. Bir erkek eve evli mi? Evli.
Başka bir kadını eve getirebilir. Evin bütün fertleri, bütün bireyleri istediği gibi cinsel ilişkiye girebilir. Siz onu namus diyemezsiniz. Bak medeni halde giriyor çünkü. Ya medeni hal, onun cinsel özgürlüğünü kısıtlayıcı bir şey değil. Yani erkek evliymiş, kadın evliymiş, önemli değil bu.
Ya bunları nasıl görmezsiniz siz? Bunlara nasıl evet dersiniz? Evli olan kadınlar, eşlerinizin eve yeniden birer tane daha bayan arkadaş, kız arkadaş veyahut da işte bir eş daha getirmesini kabul eder misiniz? Yani erkekler bir daha evleniyorum deseler, dini hukuka göre bütün herkes ayağa kalkar. İstanbul Sözleşmesi, medeni halinin önemi yok.
Bir evin tapusu adamın üzerindeyse istediği kadını getirebilir eve. Sen bu benim kocam deyip de sen o kadına eve girmemezlik edemezsin. Katmamazlık edemezsin. Siz ne yapıyorsunuz ya? Medeni hal, o kimsenin cinsel özgürlüğünü kısıtlayıcı bir şey değil. Evliyse evli. İstediği adam, istediği kadınla istediği kadar cinsel ilişkiye girebilir. Evlise evli. Bir kadın istediği kadar adamla cinsel ilişkiye girebilir. Medeni hal, onun normalde hiçbir ayrımcılık olmaksızın, onun cinsel özgürlüğünü garanti altına alacak devlet. Daha ne söyleyeyim ki ben size? Ondan sonra kızıyorlar. Ondan sonra kızıyorlar.
Mesela işte ne? Hiçbir bağ deyince bak hiçbir bağ. Hiçbir bağ. Çünkü o sözleşme öyle bir şey ki bakın, ırk, renk, dil, din. İslam hukukuna göre ben kendi kardeşlerimin çocuklarıyla nikahı alabiliyor muyum? Hayır. Onlarla cinsel ilişkiye girebilir miyim? Ebediyen hayır. Ebediyen de nikah alamam. İstanbul Sözleşmesi'ne göre bu söz konusu değil. İstanbul Sözleşmesi'ne göre bir kimse yeğeninle de cinsel ilişkiye girebilir, kardeşiyle de girebilir. Böyle rezilce, böyle pislikçe bir şey bu. Din söz konusu değil. Annesiyle de ilişkiye girebilir. Din söz konusu değil.
Babasıyla da cinsel ilişkiye girebilir. Böyle bir pislikçe bir şey bu. Ya bunu nasıl görmüyorsunuz siz? Din söz konusu değil çünkü. Normalde siyasi, ırk, renk, dil, cinsiyet de söz konusu değil. Yani iki erkek kardeş eşcinsel bir evlilik yapabilirler. İki kız kardeş lezbiyen bir ilişkiye girebilir. Yasak değil. Devlet onu güvence altına alacak. Böyle rezilce bir şey bu. Ve insanlar, bakın, Lut'un kavmi erkek erkeğe cinsel ilişkiye girdi de helak oldu. Bu mesele Lut kavminin helakını da geçiyor. Uyanın ey ümmet-i Muhammed! Bu mesele Lut kavminin yanında bunun zayıf kalıyor artık. Bu normalde enses ilişkiler, ev içi ilişkiler girebiliyor, pedofili girebiliyor bu işin içerisine.
Her türlü ilişki serbest ya. Ana, bacı, kardeş önemli değil bu İstanbul Sözleşmesi'ne göre. Bakın renk, dil, din, siyasi hiçbir görüş. Onun cinsel özgürlüğünü ve cinsel tercihini şey sağlamıyor. Ne o? Önlem değil. Yasaklamıyor. Bitti. Ayrımcılık olmaksızın taraflarca uygulanması güvence altına alınmıştır. Bitti. Güvence altında. Kimin nasıl bir cinsel ilişki, sapkınlığı var ise hepsi de güvence. Bunlar dile getirilmiyor ya. Böyle açık bir şekilde konuşulmuyor. Burada taraflarca uygulanması güvence altına alınmıştır. Yani güvence altına alındı. Dinin ne olursa olsun, ırkın ne olursa olsun, cinsin ne olursa olsun, istediğin cinsel ilişki, güvence altında.
Kıymetli kardeşim bunun arkasını bir doldursana sen. İslam hukukuna göre sen babanı, erkek olarak anneni, annenin annesini, onun annesini, erkek olarak, bak erkek olarak, sen eşini, eşinin annesi, onun annesi, erkek olarak sen kendi çocuğunu, çocuğunun çocuğunu asla nikahına alamazsın. Ama bu dini kayde. Ama bu İstanbul Sözleşmesi'ne göre bir kayde geçerli değil. Ne yapıyorsunuz ya? Ne yapıyorsunuz? Bu mesele sadece eşcinsel ilişkilerle alakalı değil. Bunun altını çiziyorum. Bu eşcinsel ilişkilerden daha ağır meseleler bunlar. Allah muhafaza eylesin. Örnekliyoruz şimdi, bu kardeşimiz atmış buraya. Murat Başoğlu ve yeğeni Burcu Başoğlu. Evet, hani bu magazin basınında uzun süre yer etti ya, sonra Cumhuriyet Savcılığı'na gittiler, geldiler.
İlişki var mı, yok muydu, şöyle miydi, böyle miydi diye. Adamın karısı boşandı bundan. Buyurun cenaze namazına. İstanbul Sözleşmesi'ne göre yasak değil. İstanbul Sözleşmesi'ne göre yasak değil. Siz onu yargılayamazsınız da. Ne diyeceksiniz? Allah'ın yes. O yüzden İstanbul Sözleşmesi, büyük bir faciadır. İstanbul Sözleşmesi, büyük bir pisliktir. İstanbul Sözleşmesi, İstanbul Sözleşmesi'nin öyle gizli maddeler vardır ki, bu milletin aile birliğini, bu milletin ahlakını yok edecek. bu milletin ahlakını ne yazık ki sıfırdan değil eksinin de eksisine getirecek bir sözleşme.
Allah, bu devleti idare edenlere akıl versin, izan versin, iman nasip eylesin. İstanbul Sözleşmesi, İstanbul Sözleşme, 식사를, İstanbul Sözleşmesi önemi Shopkinya, İstanbul Sözleşmesi, NBA 2, isch 5, илиcimcini, ında ziyan parad hertz.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.