mustafaozbag.org

Gazali'den Sorular 6 - 25.07.2026 ✔

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 26 Temmuz 2026 · 1:54:52

Önzübillâhü müneşşeytanurrecim, Bismillahirrahmanirrahim, ehtâli zikr, fâlemennehu, lââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââââ karşı cihad eden kullarından
eylesin. Cümlemizin günahlarını hayre çevirsin. Affetsin. Lütfetsin. İkram etsin inşallah. Ecmay. Evet, Gazali sohbetinden önce acil ve önemli bir sorumuz var. Bir işveren yanındaki elemanın sigortasını yapmazsa hak yemiş olur mu? Bunun helamlaşması nasıl olmalı? Şimdi eğer ki bir kimse yanında bir eleman çalıştırırsa, onun sigortasını yapmak zorunda. Yapmazsa hak yemiş olur. Onunla helallaşması gerekir. Ama sigorta yapmamayı, eğer sigorta kurum bunu tespit ederse ben eleman çalıştırırken 2500 lira mıydı, neydi, nerede savaş? Bir mikrofon verin savaşa.
Buyurun efendim. Sigortasız eleman çalıştırmanın cezası ne kadar? SSK tespit ederse. Ne kadar geriye dönerse ceza rakamı o kadar değişiyor efendim ama bir sene geriye döndüğümüzü düşünürsek yaklaşık yedi yüz yirmi bin lira yıllık cezası var. Ne kadar? Yedi yüz yirmi bin TL. Yedi yüz yirmi bin yıllık. Yıllık cezası efendim. Prim hariç. Prim hariç. Prim olursa? Prim olursa da yaklaşık efendim iki yüz elli bin lira civarında asgari ücret üzerinden prim tahakkuk eder. Bir de buna ceza yani faiz alırlar efendim. Geriye yönelik mesela olursa üç yıl, beş yıl onları nasıl hesaplıyorlar? O yıla isabet eden gecikme faizi neyse o oran üzerinden güncelleyip güne getiriyorlar efendim.
Yani bir yıl ııı hesabı üzerinden yaparsak bir ila bir milyon iki yüz bin lira civarında prim ve ceza tahakkuk eder efendim. Bir yıl üzerinden. Bir yıl üzerinden gidersek efendim. Vay. Normalde o zaman diyelim ki bizim oraya gelip bastıydı. Mesela bizi şey yapmışlar o zaman için sigortasız eleman çalıştırıyor demişlerdi. Geldiler iş yerine bastılar o zaman. Herkesin kimliklerini aldılar. Hepsinin tek tek TC'lerine baktılar. Hepsi de sigortalı. Ondan sonra tabi o zaman için bize geldiklerinde ben herkesin sigortasını yaptırıyordum. O gün giriyorsa o gün yaptırıyordum. Hani şikayet ben çok olurum çünkü. Normalde işte rutin dediler. Dedim yok rutin olsa alttaki dükkana gireceksiniz.
Üste gireceksiniz. Karşıya gireceksiniz. Bu tür rutin değil dedim. Ondan sonra sustu tabi. Memur bir şey demedi o esnada. Ama geldiği mesela tutanak yaptı. İşte inceleme esnasında Eysi'nin TC'lerini aldı. Onu tutanağı normalde tuttu. Bu kadar çalışan vardı. Hepsi de sigortalı dedi. Öbür türlü yani şu anda yıllık bir milyon iki yüz bin lira cezası ile beraber. Evet efendim. Peki benim dükkana gelip baskın yaptığı gibi baskın yaptı diyelim ki oraya o zaman nasıl oluyor? Yine aynı şekilde kontrol yapıyorlar efendim. Anlık TC numarasını sorgulayıp eğer sigortası olup olmadığını tespit edebiliyorlar zaten. Önceden bir ay ileriye dönük giriş yapabiliyorduk. Onu uzun süredir kaldırdılar.
Artık bir gün önceden sigorta girişini yapma zorunluluğu var işverenlerin. Bir gün önceden. Bir gün önceden. Dolayısıyla sigortasının olup olmadığını elindeki tabletlerle sorgulayabiliyorlar efendim. Bir gün geriye dönük olsa altmış yedi bin lira cezası var efendim. Soruyu soran duymuştur burada zaten. Benim bu konuda çok fazla bilgim yok. O yüzden dedim savaşa soralım bunu. O yüzden sana sordum. Sağ olun. Soruyu soran da yukarıda mutmain olmuştur herhalde. Allah selametlik versin. Eleman çalıştırmak kolay bir şey değil demek ki. Evet. Allah'a iyi sorun. Evet burada şimdi şeyle alakalı bu geceyle alakalı sorular var. Bu soru soran da müsaade ederse önce bir pasajı okuyalım buraya bitirelim sonra bunun soru cevabına geçelim.
Uygun mudur? Olsun. Müsaade isteyelim ya. Biz gene müsaadesiz iş yapmayalım. Evet. Sorunuzun cevabı da geldi. Çok iyi. Geçen haftadan devam ediyoruz gazali sohbetlerine. Tabii gazali sohbetleri böyle biraz hani fazla teknik gelebilir arkadaşlara ama malum bizim Hakan'ın böyle uzun çalışmalar sonucunda o sorular malzemesini hazırlıyor.
kolay değil soru sormak da ayrı bir bilgi birikimi veya araştırma gerekir. O yüzden Allah razı olsun o bu konuda iyi çalışma gösteriyor. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Nizamül Mülk'ün istediği siyaseti desteklemek amacıyla ve onun isteği ile yazdığı anlaşılan eserde batinilik için bu ümmetin dışı bu ümmetin dışı tam bir küfürdür der.
Gazali İslam dünyasındaki itikada felsefe ve akıl karıştırılmaz ilkesini yerleştirerek halkın ve ümmetin yeniden sorgulamayan ve nakli esas alan kullar topluluğu haline getirilmesinin temellerini atar. Bak halkın ve ümmetin yeniden sorgulamayan yani daha önce sorgulanıyormuş da Gazali'den sonra sorgulanmıyormuş hükmü çıkarıyor buradan temellerini atar.
Bu mesele benim yeni böyle sufi olduğum zamanlarda böyle okumuşların okumuş kendisini okumuş yazmış görenlerin bizim önümüze böyle tabiri caizse temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp koydukları bir şeydi. Bilhassa ödemişte ben ödemişe göçtüm de orada biraz böyle kendisini kendilerini radikal gören böyle sufiliğe taş atan laf atan orada değişik topluluklar vardı. O topluluklarla küçük küçük gruplar onlarla biz bu konuların üzerinde çok fazla tartışır fazla irdelerdik. bu bilhassa son dönem hani aklını ilahlaştıranlar filan böyle hadisleri inkar edenler filan bunlar böyle bir karma bir topluluk.
Kendi aralarında farklı fraksiyonlar olsa da bunlar böyle enteresan tipler. o yüzden İslam dünyasında bu Gazali'den sonra çok tartışılan meselelerden birisi. Tabi kardeş bu pasajı buraya alırken bu tartışmalardan o da esinlenerek tanılıyor. O yüzden burada iki mesele var. Bu iki meseleyi veya iki olguyu birbirinden ayırt etmemiz lazım. Bu nedir? birincisi tarihi gerçeklikler var. Tarihi olgular var. Yani Nizam-ı Mülk'ün Gazali'nin zamanla o yaşadıkları zaman ve coğrafyayla alakalı olgular var.
Ve normalde bunları günümüz tarihçileri veya günümüz felsefecileri bunları nasıl yorumluyor? Bunların altından nasıl çıkıyorlar? Neye nasıl bakıyorlar? bu önemli. Mesela bu metin yani okuduğumuz metin özellikle bu böyle hani İslam dünyasında biraz kendilerini modern siyasetçi gibi gören kesim var. Bu modern siyasetçi modern İslami noktada duran ve insanları bu konuda etkilemeye çalışan bir kesim var. Bu kesim kendince böyle batı kültürünü almış, batı okullarında okumuş ve İslam dünyasını gericilikle suçlayan, geri kalmakla suçlayan ve bunun ilacının batıda olduğunu düşünen yine kendilerini İslam dünyasının içinde birer düşünür gibi gören kimselerin analizleri var.
O yüzden mesela bunu baksalar Gazali gerçekten batiniliği küfür mü olarak görüyor veya görmüyor mu veyahut da batiniliği incelemiş olsalar muhakkak inceliyorlardır ama o inceledikten sonra hala da batiniliği küfür olarak görmüyorlarsa o zaman burada başka bir sıkıntı doğar. Çünkü mesela Gazali'nin Batiniliğin Üç Yüzü adlı eserinde Gazali İsmail'i batini hareketi ağır bir biçimde eleştirir.
Bu doğru. Ama bunu da geçen derslerde bahsetmiştim zaten. Eserde özellikle ve özetle Kur'an'ın zahirini tamamen iptal eden yorumların kabul edilemeyeceğini söyler Gazali. Şimdi burayı açmam lazım biraz. Nasıl açmam lazım? Batiniliğin zaten batini olarak denmesinin sebebi Kur'an'ın zahir hükümlerini komple yok hükmünde görüyorlar. Şimdi evet hadis-i şerif var. Hani Kur'an'ın Kur'an ayetlerinin ve hadislerinin bir zahir anlamı bir de batın anlamı vardır. Hadis de sabittir bu. Bunu mesela sufiler bunu işare-i tefsir dediğimiz o tefsirlerle dile getirmişler.
Ama hiçbirisi Kur'an'ın zahir hükümlerini reddetmemişler. Şimdi batinelik dediğinizde Kur'an'ın zahir hükümlerini reddiye var. Hukukunu reddiye var batiniliğin içerisinde. Şimdi bu mesela öyle bir nokta ki o zaman batiniliğe bakarken biz batiniliğe bakarken o zaman biz kendi kendimize nereden bakacağız batiniliğe? Yapmış oldukları eserlerden bakacağız. Nereden bakacağız? Hasan Sabahtan bakacağız örneğin. Nereden bakacağız? İşte Fatimi Devleti'nden bakacağız. O zaman normalde biz batiniliğe baktığımızda batinilik de bizim önümüze çok farklı bir şey çıkacak. Şimdi o çok farklı bir şey çıkarken normalde şimdi bunu böyle Allah bizi affetsin küfür noktasında görmememiz bizi de küfre düşürür.
Gazali ehli sünnet çizgide normalde bunu tabi bu hadiseyi küfür olarak görecek. Çünkü Kur'an'ın zahirini sen iptal edersen çünkü batı dünyasının istediği bu. Batı dünyası Kur'an'ın zahirinin iptal edilmesini istiyor. Bilhassa hukukunun iptal edilmesini istiyor. Zaten Kur'an'ın hukukunu ortadan kaldırır iptal ederseniz sadece ibadet kısmı kalıyor. Peki siz ibadetin de zahirini ortadan kaldırırsanız yani işte namaz namaz ne? rükusuyla secdesiyle kıyamıyla okunacaklarıyla yapılacaklarıyla sabit bir ibadet. Namaz olarak geçmiyor. Salat olarak geçiyor. Evet salat olunca istediğin gibi namaz kılsan. O namaz değil. Oturup yapacaksın o da namaz.
Dese ne diyeceksin ona? Ki öyle yapıyorlar. Veyahut da kadınların tesettürü veyahut da İslam'ın şeriatı şeriat hukuku bunların söz konusu olduğunda zahiri yok edeceksin. Hukuksa evet o zaman Arap toplumuna o hukuk lazımdı. Onu söyleyecekler. Allah muhafaza eylesin. Batiniliğin en önemli eleştirel olarak bakacağımız yer peygamberlerden sonra masum imam anlayışı. Bunun normalde dini delili yok. Bir tek Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve peygamberler masumdu. peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri vefat etti peygamberlik mesleği ve müessesesi bitti zahir olarak. Benden sonra ne bir nebi ne bir peygamber gelmeyecektir. Ayet de sabit son peygamber Hz. Muhammed'i Mustafa'dır sallallahu aleyhi ve sellem.
Ondan sonra bir peygamber de gelmeyecektir. O zaman bu masum imam anlayışı nereden geldi? Bu İsmail'i batinilikten geldi. O zaman normalde bunun herhangi bir Kur'an'da ve Sünnet-i Seneye'de delili yok. Kur'an ve Sünnet-i Seneye'de delili olmadığı için Gazali buna ısrarla inkar ediyor. Ve buna reddiye yazıyor. tabi batininin en önemli ölçülerinden kurallarından birisi bu düşüncenin siyasi amaç taşıdı.
Ve nedir? Amacı Selçuklu'yu yıkmaktır. Dinin arkasında dini düşüncenin dini tavrın dini tarzın arkasında Selçuklu devletini yıkmak vardır. Şimdi burayı normalde biz Selçuklu zamanına gitmemize de gerek yok. Bakın bir devleti yıkmaya çalışırsanız o devlet ritmik olarak size cevap verir. Devletin devlet olmasının sebebi budur. Devletin bazı kanunlarını kurumlarını kurallarını eleştirebilirsiniz ama siz devleti yıkmaya çalışıyorsanız devlet size ritmik cevap verir. Hele bu normalde Orta Asya'dan itibaren gelmiş onca devlet kurmuş devlet yıkmış bir silsileye karşı siz devleti yıkmaya çalışan bir eylem veya eylemler manzumesi oluşturursanız devlet size ritmik cevap verir.
Ritmiktir bu. Bunu devletin içerisindeki belirli organlar bunları izler. Bunları takip eder. sen silahını kime döndürdün? Devlete döndürdün. Devlet senin tabiri caizse üzerinden silindir gibi geçer. Batinil'in en önemli yanlışlıklarından birisi devleti yıkmaktır. Ve bunu suikastlerle yapar. Devletin içerisine değişik ajanlar koyar. Kendince o ajanların suikastiyle Selçuklu'yu bir halli zorlar. Ama Gazali enteresan bir şekilde Şia'yı tekfir etmez. Şiileri de tekfir etmez. E şimdi bugünkü Şiilerin içerisindeki 12 İmam Şiili şimdi şu anda Şiilerin içerisinde 12 İmam Şiili vardır.
Bu 12 İmam Şiili ile o gün mücadele edilen İsmail-i Batini hareket aynı noktada değildir. Bunu normalde eğer karıştırır da aynı noktada görürsek Mustafa Özbağ olarak ben doğru analiz etmemiş olarak görürüm. O yüzden 12 İmam Şiili ile İsmail-i batinili batini çizgisi aynı çizgi değildir. ve dini dini komple İslam'ı siz zahiri anlamlarından kopararak ibadetleri geçersiz hale getirirseniz bu sefer o dini yaşayan o dinin içerisindeki yaşarken ilmiyle müsemma olan kimseleri karşınıza almış olursunuz.
E şimdi baktığımızda batinilikte böyle bir sıkıntı var. Yani dinin zahiri anlamından koparıp komple her şeyi kendilerince batiniliğe sokmak. Bunu bugün tasavvuf adı altında veyahut da değişik isimler altında yine bunun İslam dünyasında dinin zahirinden koparmaya çalışan gruplar ve unsurlar var. Bunu normalde o kimse hani çıkıp da televizyona işte bir kimseye iyilik yapmak da salattır derseniz sıkıntı vardır. Veyahut da bu namazı ümmetin başına bela edenlere Allah lanet etsin diyorsa bir kimse ağzını doldura doldura burada sıkıntı var. o zaman o günkü batinilik ile bugün bunları söyleyenlerin arasında fark yok.
Bunlar normalde Fazlur Rahman'dan esirlenerekten İslam dünyasının içerisinde bu tip kimlikler var. Masonik kimlikler bunlar. Bunlar eser mezunu olması bunların kimliğini değiştirmiyor. O yüzden bir de batinilerde gizlilik ve kapalı örgütlenme var. bakın İslam'da gizlilik ve kapalı örgütlenme yoktur. Bu fakir 40 yıldan beri sohbet eder 40 yıldan beri kapı açıktır. Gizli saklı bir şeyimiz yoktur. Arka bahçemiz yoktur. Din budur. Biz Kur'an ve sünneti anlatırız. Dilimizin döndüğünce bildiğimizce biz sufiliği anlatırız. Dilimizin döndüğünce ve açıktır mesajımız. Örnekliyorum buradaki sohbetimiz canlı yayında YouTube'da yayınlanır.
Benim geriye dönelik 25 yıllık 30 yıllık sohbetlerimi bulmanız mümkündür. YouTube'da yayınlanır. Saklımız gizliliğimiz yoktur. Çünkü İslam dini açıktır herkese. Sufilik de açıktır herkese. Öyle olunca saklı gizli bir şey yoktur. olmaması da gerekir. Ama batinilikte bir gizlilik var, bir kapalılık var, bir böyle kendi kendilerini kendi içinde olma var. Bakın aynı şeyi günümüzde günümüzde bunu uygulayan cemaatler ve tarikatlar var. Bunu uygulamaya çalışan cemaatler ve tarikatlar var. Neyin gizli senin kardeşim? İslam Kur'an meydanda gizli değil. Hadisler meydanda gizli değil. Veya Ehli Sufi'nin söylediği sözler gizli değil. Kitaplarda var. Sen neyini gizliyorsun o zaman?
Bir şeyi saklıyorsan gizliyorsan onun arkasında başka şeyler vardır. Evet o yüzden batiniler normalde kendilerini siyasi isyanlarla da ilişkilendirmişler ve toplumda fitne çıkarmışlar ve o toplumda fitne çıkarırktan toplumu fitneye maruz bırakmışlar. Ona baktığımızda o zaman batiniliği bizim makul görmemiştir. Veyahut da bir İslami oluşumu veya bir İslami topluluğu az veya çok gizlilikle kapalılıkla örtüyorsanız orada farklı bir şey vardır. Dikkatli olmak lazım. bir konuda Nizami Mülk neden Gazali'yi destekledi? Buradaki desteklemesinin sebebinin tarihi bağlam olarak bakmamız lazım.
Bir de dini bağlamda bakmamız lazım. Şimdi tarihi bağlam noktasından baktığımızda o yüz yılda Selçuklu devleti Fatimi devletiyle düşmandır. Mısır'daki. İçeride Hasan Sabbah hareketi vardır. Malum Alamut Kalesi'ne oturmuş yerleşmiş yani devleti içeriden yıkmaya çalışan bir örgüttür. Normalde bir de İsmaili propaganda var. O İsmaili propaganda ile de uğraşıyor Selçuklu devleti. Şimdi siz devletsiniz. Siz bir devletsiniz. Selçuklu devleti dediğinizde Müslüman Türk devleti. Bunu ırkçılık olarak almayın. Ve siz o devleti kurarken çok zorluklar yaşamışsınız. Çok şehitler vermişsiniz.
Ve o devleti ayakta tutmak için Bizans'ta uğraşmışsınız. 1071 Malazgirt. Nizam-ı Mülk zaten Alparslan'ın veziridir. Şimdi Alparslan'ın geldiği yeri çok iyi bilir. Ve Türk devletlerinin geldiği yeri de çok iyi bilir. Ve devletin içeriden ve dışarıdan gelen tehlikeleri de çok iyi görür. Böyle olunca Nizam-ı Mülk normalde devletin devamını bekasını düşünür. Günlük düşünmez. 5 yıllık 10 yıllık düşünmez. Devletin bekasını düşünür. Öyle olunca da Nizamiye medreselerini kurar. Çünkü amaçlarından birisi Nizamiye medreselerinin amaçlarından birisi geçen derslerde bahsettiğim gibi Sünni ilmi güçlendirmektir. Çünkü o İsmail-i Batini fikirlere karşı Hasan Sabah'ın fikirlerine karşı yine fikirle mücadele edilmesi gerekir.
O yüzden Nizamiye medreselerini kurar. Ve o günkü devlete bağlı ulema yetiştirir bunlar. Yani alim yetiştirir. Bakın şunu unutmayın. Dünya üzerindeki bütün devletlerin kendilerince bir din ayakları vardır. Ama doğrudur ama yanlıştır ama eksiktir. Siz bugün İngiltere'ye gidersiniz. İngiltere kendi kraliyet ailesinin kilisesini kurmuştur. ve kraliyet ailesi o devlet kendi dini gücünü kraliyet ailesinden alır. Diğerleri mesela Vatikan'a bağlıdır. Tabii Vatikan'da bir papa var. Tabii Trump da bir ara papalıya göz diktiydi. Bu papayı devirip kendisi papa olacaktı. Çünkü kendisinin evet bakın bütün Amerikan başkanları kendilerini ilahi bir başkan olarak görür.
Bunun tekrar altını çizeyim mi? Bütün Amerikan başkanları kendilerinin ilahi Rab tarafından seçildiklerine inanırlar. Her onlar ilahi Rab tarafından gönderildiğini ve İsa'nın yardımcısı olduklarına inanırlar. Bütün Amerikan başkanları onlar özel seçilmiştir. İsa'nın tekrar yeryüzüne inmesi için onlar zemini hazırlayacaklar. Bütün devletler bütün devletlerin Fransa dahi layık değildir. Layık olmuş olsa Müslümanların başörtüsüyle uğraşmaz. Layık olmuş olsa Müslümanlarla uğraşmazlar. Layıklık bize anlatıldığı gibiyse bizde layıklığın tarifi yoktur zaten.
Bizde Fransa'dan gelmiştir. Biz Fransa'daki layıklığı yaşamayız. Bu da ayrı mesele. O yüzden Gazali'yi desteklemesinin sebepleri bunlardır. Devlet millet bütünlüğünü sağlamak devlet millet bütünlüğünü sağlarken de din en önemli olgulardan birisidir. Ve Gazali Batiniliğe Reddiğe yazarken dinin kaidelerinin yanında aynı zamanda da siyasete de girmiş siyaseti siyaset bağlamında da ona cevap vermiştir.
Şimdi bir neydi maddenin birisi de Gazali aklı tamamen red mi etti? Bu üniversite çevrelerinde bile konuşulur. Bir profesör söylemişti bana. Dedi ki İslam dünyasını Gazali'nin en büyük yaptığı kötülüklerden birisi dedi. İslam dünyasında aklı red etmesi dedi. Dedim hocam yanlış anlamayın. Yani Gazali'de böyle bir şey yok. o zaman da biraz kitap karıştırıyorum ben. Dedim İhya'ya baktığımızda böyle bir şey yok. Yani aklı reddetmek farklı bir şey. Akla sınır koymak farklı bir şey. Bu ince çizgiyi anlatmıyorlar. Böyle söylemiyorlar.
Toplumun önüne çıktıklarında sloganlaşmış kelimeler üretiyorlar. cümleler üretiyorlar. Gazali aklı reddetti. Gazali aklı reddetmiyor. Akla sınır koyuyor. Akla nasıl sınır koyuyor? Akla diyor ki akıl vahyin sınırında durur. Yani vahyin üstüne çıkamaz. Yani Gazali biraz böyle az bir şey inceleyin birkaç tane kitabını mesela Müyaretul İm inceleyin onda.
Aklı reddiye yoktur. Yani müstakim diye bir küçük bir risalesi var. Onu inceleyin. Orada aklı reddiye yoktur. Hatta oralarda mantığı savunur Gazali. Gazali mantıksız bir kimse değildir. Gazali mantıkçı bir kimsedir. Hatta der ki Gazali'nin sözüdür bu. Mantık bilmeyenin ilmine güven olmaz der. Mantık bilmeyenin. Mesela mantık bilmiyorsa bir kimse onun fetvasına güven olmaz. Bir kimsenin mantıkla alakası yoksa o kimsenin fetvası geçerli olmaz. Yani bugünkü handikaplardan birisi de budur zaten. Veyahut da şahsa göre fetva üretilmez. Bugünkü handikaplardan birisi o.
Adamın neye ihtiyacı var? o bölgenin neye ihtiyacı var? O ailenin neye ihtiyacı var? Ne nasıl olmalı? Bu bireysel fetva da vardır İslam'da. O bireysel fetvayı verebilecek organize yok İslam dünyasında şu anda. Peki Gazali mantığı reddetmez. Neyi reddeder? Aklın vahyin önüne geçmesini reddeder. İşte burada duruyor batıyla batıyla batıcılarla klasik İslam dünyası düşünürlerinin veyahut da alimlerinin yol ayrımı burası. Batı ve batıcılar diyorlar ki bize siz vahyi kenara bırakın akledin siz insansınız üstün varlıksınız siz akılla yürüyün ya vahyiyle değil daha ileri söylüyorlar ne diyorlar Muhammed onlar öyle söylüyorlar sallallahu aleyhi ve selem demiyorlar Muhammed Arapların içerisinde çok zeki birisiydi bu Arapları nasıl ben idare ederim diye düşündü Hira Dağı'na gitti düşündükten sonra bunları dinle idare
ederim dedi başladı Kur'an ayetlerini yazmaya diyorlar akılla yürüyorlar ve diyorlar ki bu Kur'an ayetleri bu zamanda uygulanması mümkün değil akılla yürüyorlar ve Gazali'de Gazali bunun savunmasını yapıyor çünkü Batiniler o zaman çok yükleniyorlar aynı zamanda da Avrupa'da teoloji okunuyor Avrupa'daki teoloji yani din tarihleri din tarihi okunuyor dinler okunuyor orada da büyük bir hazırlık var hazırlık ne İslam dünyasını fikri planda aşağı çekmek ve bu aşağı çekişini de yine İslam dünyasının içerisindeki unsurlarla
yapmaları lazım çünkü bugün için değil o gün için Müslümanlarla savaşıp meydanda cenk edip Müslümanları yenmeleri mümkün değil geçici ufak tefek zaferler kazanıyorlar ama ve lakin Müslümanlar derlenip toparlanıp onlara çok keskin bir cevap veriyor ve habre yeniliyorlar 6 tane 7 tane haçlı seferi var hepsinde yenilmişler hepsinde de yenilince bu sefer İslam dünyasını içeriden çökertmeleri lazım yani Lozan'a gidip Lozan'da hilafeti kaldıracağınıza söz verin biz de sizin devletinizi tanımaya söz verelim demeleri lazım
içeriden çökertmeleri lazım bu normalde baktığımızda o zaman için Selçuklu'nun üzerinde değil komple İslam dünyasının üzerinde çok büyük tehlikeler var bunu böyle söylerken şataat yapmış olabilirim yani 1071 olmamış olsaydı bugün siz İslam konuşamazdınız bakın bugün siz İslam konuşamazdınız bunlar hani bir topluluğun bir dindar topluluğun veya bir milletin dönüm noktalarıdır bunlar 1071 bu manada dönüm noktasıdır İslam dünyasının yeniden dirilişinin yeniden ayağa kalkışının yeniden güçlenmenin nişanıdır
bayrağıdır 1071 ve bu sadece Türklerin zaferi olarak düşünülmez 1071 bu coğrafyadaki bütün Müslüman insan unsurların bir araya gelip Bizans'a karşı küffara karşı çok büyük bir cihada girip oradan Cenab-ı Hak'ın lütfuyla ikramıyla zafere ulaşmasıdır bu Allah'ın lütfu ikramıdır İslam dünyasının yeniden dirilişidir bu o yüzden 1071'in defalarca bakılması lazım mesela Çanakkale'de böyledir ama 1071 Çanakkale'den daha önemlidir Alparslan ve Nizamül Mülk bu tehlikenin farkındadır bilincindedir o yüzden Gazali mesela vahyi
aklın arkasının önünde tutar aklı vahyin üstünde tutmaz Kur'an ayetleriyle dalga geçirtmez hadislerle dalga geçirtmez bu noktada Gazali bunun mücadelesini verir Kur'an ve Sünnet-i Senni'ye sıkı sıkı bağlı kalmanın mücadelesini verir Gazali ve bu mücadeleyi verirken en önemli ayaklardan unsurlardan kaidelerden birisi Sufi dünyadır o günün Sufileri o günün Sufi dünyası Selçuklu'nun ve Gazali'nin önünde arkasındadır ve Gazali'yi eleştirenler
Sufili yani tasavvufa çok zemin açtı çok yer açtı bu kadar onlara zemin açması yer açması uygun değildi diyenlerdir ve Gazali aklı siz ona metafizik diyorsunuz ya biz mana diyoruz manevi diyoruz şimdi yeni dil olarak metafizik diyorlar mesela akıl rüyalardan hallerden manadan bir haberdir akıl oraya bilgi üretemez çünkü bilmediği alandır akıl orası kalbi aklın alanıdır siz bir rüya görürsünüz o rüya aklın tabir edeceği aklın içinden çıkabileceği bir şey değildir o ancak kalbi aklın işin içinden çıkabileceği
bir şeydir o da ancak o kalbe feraset nurunun gelmesi ilahi ilmin gelmesiyle alakalıdır bu akıl üstü bir şeydir kalbi akıl mevcut aklın üstündedir çünkü kalbi akılın alanı geniştir anlaması idraki tecelliyatı normal akıldan üstündür çünkü normal akıl okuduğundan gördüğünden tat aldığından dokunduğundan bilgi sahip olur oysa kalbi akıl kendisini ilahi bir yol ile Allah'a bağlar kalbi akıl Allah'tan alır ilmi onun kalbi aklın durumu hakikattir o hakikat perdesinden hakikat aleminden alır ilmini öyle olunca
mevcut akıl ona ayak uydurması mümkün değildir gazali bunu anlatır insanlara der ki evet bu ilahi hikmetleri sizin normal aklınızla almanız mümkün değil çünkü Cenab-ı ayet-i kerimelerde peygamberlerine kitapla beraber hikmet vermiştir hikmet bir meselenin özüne hakikatine vakıf olmaktır bunun yolu sufilikten geçer bunun yolu sufilikten tasavvuftan demiyorum tasavvuf onun yazılı halidir sufilik yaşanır halidir bunun yolu sufilikten geçer öyle olunca gazali o meşhur tehafütül felasifesinde böyle tabiri caizse bunların
20 yıl önce incelediğim bir eserdi Allah bizi affetsin Farabi İbni Sina'yı tokatlar en çok da bu akılperestlerin bu gücüne gider bu üniversite çevrelerinin çok gücüne gider bu çünkü Farabi de İbni Sina da alemin ezeliliğini savunur Farabi de İbni Sina da buralara dikkat edin hani şimdi onu bağlayacağım ben bir yere Allah'ın cüziyatını bilmediğini söyler Allah cüzleri bilmez der İbni Sina da Farabi der şimdi bir profesör televizyona çıktı ne dedi Allah ertesi günü bilmez dedi bütün Türkiye dinledi onu ve hiç kimse sesini çıkarmadı
televizyonda açıktan söyledi Allah ertesi günü bilmez dedi bu kimin sözü biliyor musunuz bu İbni Sina'nın Farabi'nin sözü bu bunu ilk İslam dünyasında söyleyen Farabi'dir İbni Sina'dır ondan önceleri de kelam edenler vardır Yahudi bozuntularıdır bunlar dünya üzerindeki dinleri ifsad eden Yahudiler'dir bu Masonik Yahudiler kendilerinin dışındaki bütün din ve dindarları bozmakla kendilerini yükümlü tutarlar bunlar Yahudi bozuntusudur sizin akaidinizi bozmaya çalışırlar o profesör çıkar der ki televizyonda bütün insanların
gözünün içine baka baka Allah yarını bilmez der Allah yarını bilmez der ve normalde ne derler bir kısım profesörler çıkarlar derler ki mahşerle dalga geçerler hesap gününde siz tekrar bir vücuda bürünmeyeceksiniz hesap günü yani yeniden bir diriliş yok derler bunu farabi de söyler ibni sina da söyler ibni sina'nın farabinin farabinin bu yüzyıldaki bozuk sesleridir bunlar o zaman için gazali büyük bir iş yapar tehafetül felasifeyle ibni sina'y ve farabi ve onların bozuk fikirlerini gömer hani onun türkçe tarifi felsefecilere
cevaptır kitabın türkçe tarifi yani gazali aklı değil aklın sınırlarını tartışır aklı tartışmaz gazali islam dünyası aklı tartışmaz çünkü ayet-i kerime akıl akıl sahipleri nedir din akıl sahibi nedir namaz akıl sahibi nedir oruç akıl sahibi nedir zekat akıl sahibi nedir haç akıl sahibi nedir haramlar akıl sahibi nedir zikir akıl sahibi nedir akılsız adamın namazı yoktur akılsız adamın orucu yoktur akılsız adamın zekatı yoktur akılsız adamın haccı yoktur akılsız insandır çünkü o akılsız insan Allah'ı inkar eder aklı
yoktur çünkü din aklı olanıdır aklı olmayana değildir öyle olunca gazalenin aklı reddetmesi aklı tartışması mümkün değildir mesela mesela ilk tefsirciler veyahut tabin tebay tabin asla Allah'ın varlığıyla alakalı bir tartışmaya girmezler çünkü şunu söylerler bir kimse Allah'ın varlığını tartışacaksa o akılsızdır derler akılsız kimseyle tartışamayız derler çünkü onun seviyesine düşmüş oluruz derler neden Allah'ın varlığı tartışılmaz çünkü bir akıl sahibi ise tartışmaz ama normalde tabi böyle söyleyerekten ne derler
işte gazali gazali ne yaptı işte toplumu ondan sonra sorgulamayan koyun haline getirdi asıl koyun haline getiren toplumları batıdır asıl koyun haline getiren batıcılardır toplumu ama bugün batının hegemonyasına giren emperyalistlerin hegemonyasına giren gönüllerini akıllarını bedenlerini batıya peşkeş çeken kimseler gazali sorgularlar veya islamın sorgularlar derler ki koyun gibisiniz ya bunları böyle söylerken el insaf yapın biraz biraz elinizi vicdanınıza koyun normalde kimler savunur bunu islam dünyasında biraz
incelediğinizde önünüze çıkar kimdir muhammed muhammed abid el cebir cebir kim muhammed arkun kim hasan hanefi kim fazlır rahman bunların ülke içerisinde takipçileri var böyle bildiğiniz takipçiler var yani normalde bir kısım mesela işte yeni kendilerini modern tarihçi olarak gören kimseler bunları az bir şey incelediğinizde az bir şey ben şimdi az bir şey size incelemelerden notlar düşeyim kim muhammed el cabiri bu nesef mesela bu üniversite çevrelerinde çok konuşulur bunlardan alıntılar yaparlar bundan alıntı yapan
normalde işte çanakkale'de bir tane profesörden ismini duymuştum bunun fazlır rahmanı herkes biliyor zaten bunlar normalde günümüz islami siyasetçileri hani islam var ya siyasette uğraşanlar kendi fikirleriymiş gibi bu adamların yazıtlarından kes kopyala yapıştır yaparlar ama bu adamları incelemediyseniz kitaplarına bakmadıysanız onun kes kopyala yapıştır yaptığını bilmezsiniz ooo ne güzel böyle enteresan çağdaş fikirleri var dersiniz bu kimdir faslıdır faslı bir filozoftur bu islam alimi değildir bu adam islam dünyasının
geri kalmasının sebebinin düşünme biçimi olduğunu söyler islam dünyası düşünmez yani ona göre ve normalde bu düşüncesini de katleden şeylerin düşünceyi katleden şeylerin bu nakiller olduğunu söyler hani nakil dediğinizde kur'an nakildir hadisler nakildir siz bu nakillere bakaraktan yaşarsanız gelişemezsiniz de ama eee ve cabiriye göre islam dünyası zaman içerisinde akletmekten akletmekten uzaklaştığı için geri kalmıştır onu söyler ve gazaliye eleştirirken de gazalinin kelamı çok önemsediğini islami hayat ve
düşüncede sufiliği merkeze aldığını felsefeyi de gerilettiğini söyler bakın bunların dertleri sufilerdir hep şimdi bir siyasetçi sufilerle uğraşıyorsa bilin ki cabiriden esintiler almıştır o bakın cabiriden esintiler almıştır bir kim bu böyle sufiliği eleştirmek düşman olmayı turnusol kağıdı gibi görün bir kimse alttan alttan böyle sufilerin eksikliklerini noksanlıklarını görüp sizin önünüzde sufi dünyayı sufi hareketleri eleştiriyorsa yere batırıyorsa reddiye yapıyorsa evet o fazlurrahmancıdır o o cabiricidir o kim
muhammed arkoğun nerde bu cezayirli nerde görev yaptı biliyor musunuz fransa'da sabron üniversitesinde sabron üniversitesini biraz araştırdığınızda ne çıkıyor önünüze biliyor musunuz sabron üniversitesi kurulurken sırf teoloji üzerine kuruluyor yani dinler tarihi ile alakalı siz Paris'in orta göbeğinde işte yaklaşık aklımda kaldığı kadarını söyleyeceğim sonradan siz araştırıp düzeltebilirsiniz 1300'lerde 1400'lerde kurulmuş bir üniversitenin İslam dünyasına faydalı olacağını mı düşünüyorsunuz orada görev yapmış
görevi ne antropoloji dinle ne alakası var antropolojinin var ve ne görüşüne İslam dünyasında bir fikir söylenemezler düşünülemez hale getirilmiştir der normalde Kur'an'ı bakın bunları açık açık söylüyorum bunları araştırdığınızda kitaplarına veyahut da risalelerine ne diyorlar onlar üniversite çevresinde akademilik çalışmalara tezlere başka makalelere baktığınızda ince ince bunları görürsünüz yani işte Kur'an'a bağlılığın hadislere fıkıha kelama tarihsel süzgeçten bakmak ister yani Kur'an
sünnet fıkıh telam tasavvuf hepsi de tarihsel süzgece göre görülmesi lazım şimdi gelin bu tarafa şu anda ilahiyatlarda tarihselcilik var ilahiyat fakültelerinde makaleler yayınlanıyor Kur'an'ın tarihselciliğiyle alakalı yani Kur'an İslam'ın hukuk noktasından bir şeye hükmettiyse tarihsel bakılması lazım ona diyor yöresel bakılması lazım diyor bu evrensel bakamazsınız diyor bunun fikir babası kim bunun fikir babası Muhammed Arkoğun Cezayir'de yetişmiş Fransa'da beslenmiş palazlanmış İslam dünyasının içine bir bomba
gibi atılmış Gazali'yi en önemli eleştiren eleştirenlerden birisi kim Hasan Hanefi Hasan Hanefi'ye bakınca bize böyle yumuşak geliyor bize tatlı geliyor neden İmam Hanefi'den isim olarak geliyor biz her Hanefi ismine sıcak bakıyoruz tabiri caizse atlıyoruz biz ona değil o da Kahire Üniversitesi'nin profesörü onun temel görüşü ne biliyor musunuz Maksist Delinist bir adam Maksist Delinist Maksist Delinist olması tehlike benim için önemli değil Maksizmle İslamı birleştirmeye çalışan kimsedir bu
Gazali'yi eleştirir kendisi mesela bir Maksist sistem olarak der ki herkes eşit olmalı bildiğiniz Maksist sistemin şeylerini koyar orta yere kim Hasan Hanefi nerede nerede bir yerde küçük bir risale okuduydum bu yeni anlayışla bunlar varoluşçular var işte bilmem neciler var bunların bir sürü şeyleri var böyle küçük küçük şimdi uzun zamandan beri okuyamıyorum artık yani çok uzun zamandan beri gözlerim sıkıntılı Allah beni affeylesin inşallah böyle görevden kaçmak gibi değil bir yerde okuduydum böyle böyle değişik onun risaleleri
vardı evet Maksist denilisttir kendisi ama İslam'la Maksizm'i sentezlemeye çalışan benim nazarımda zavallının tekidir en önemlisi kim Fazlur Rahman onu sona koydum çünkü ülkede Fazlur Rahmancılar var ve bu üniversite gençliği veya bir kısım böyle üniversite öğretim üyeleri ve bir kısım İslami siyasetçiler yani Fazlur Rahmancı teymiyecidir mesela o hadisleri inkar eden Amerika'da yaşayan şey vardı efendim Ali Şeriatici enteresan tipler bunlar ve Türkiye'deki bir kısım İslami ehli siyasetçiler Fazlur Rahman
Ali Şeriatı çizgisinde gidiyorlar böyle mesela bizi böyle gerici görüyor klasik Müslüman klasik Sufi bizimle bağ kurmayın asla onların istedikleri gibi olmazsınız bizimle bağ kuran insanlarla onlar da bağlarını kesiyorlar biz sımsıkı ayet hadis ondan sonra fıkıh böyle sımsıkı bağlı olunca işlerine gelmiyor bu emperyalistlerin evet o emperyalistlerin ülke içinde de kendi elemanları var adam kalbini ruhunu bedenini her şeyini emperyalizme peşkeş çekmiş şeytanın tecavüzünden zevk alıyor adam evet bu Fazlur Rahmancı da
aslında Fazlur Rahman aslında Pakistanlıdır kendisi nerede öğretim üyeliği yaptı biliyor musunuz Şikago'da Fazlur Rahman'ın öğretim üyeliği yaptığı Şikago Üniversitesi çalışmalarının yaptığı Şikago Üniversitesi bu yeter mi size yani düşünebiliyor musunuz bu Amerika'da ne var bilmem İslam dünyasında ne kadar aykırı varsa Amerika'da toplanıyor bir tanesi de var ya o da Amerika'da yayınlar yapıyor neydi onun adı Türkiye'den gitme babası evlatlıktan reddetti Metin Yüksel Edip Yüksel nerede Amerika'da senin fikirlerin doğruysa
gel burada savun içeri gireceksen gir çile çekceksen çek neden gavurun kucağına oturup da oradan ahkam kesiyorsun ki bunlar CIA'nin kucağına oturmuşlar oradan ahkam kesiyorlar oradan İslam dünyası böyle kalkınır diye fikir veriyor gel burada kalkınır anlat fikirlerini faydalanalım bütün cümle ümmet olarak yok gidecekler nerede birisi Paris'te nerede birisi Şikago'da nerede birisi İngiltere'de örnekliyorum bunlar oralarda kim besliyorsa bunları mesela Fazıl Rahman'ın düşüncelerinden birisi diyor ki Kur'an'ın indiği
toplumdaki hükmün hangi amacı gerçekleştirdiğinden bakarız yani Kur'an bir hüküm indirmiş o topluma indirmiş o toplumun amacına ulaşmış yani Anadolu'ya değil İngiltere'ye değil Amerika'ya değil Fazıl Rahman bu bunların ortak yönlerinin hepsinin bu saydığımız dört kişi böyle bunları ben örnek olarak aldım bunlar dört kişi değil bunlarda çok var ben meşhur olanları aldım dört kişiye bunlar anti gazaleci bunlar anti hadisçi bunlar anti fıkıhçı bir kimsenin İslam adına kendim İslami hayatı adına bir konuyu yeniden iştahat etmesi
farklı bir şeydir komple iştahatları tu kaka deyip atması farklı bir şeydir ben bazı konuların yeniden iştahat edilmesinden yanayım evet doğru iştahatların yenilenmesi lazım evet doğru iştahatların yenilenmesi farklı bir şey iştahatları komple reddetmek farklı bir şey Kur'an'ın müteşabi ayetlerini yorumlamak farklı bir şey farklı bir şey ama siz Kur'an'ın mütebeş müteşabi olmayan hüküm ayetlerini ortadan kaldırmak farklı bir şey bunlar Kur'an'ın hüküm ayetlerini yani şeriat-ı garra'yı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar
burası farklı bir şey yani orada faiz haram diyor ya o diyor ki o günkü Arap toplumunda kat kat faiz haramdı ee şimdiki toplumda diyor faiz lazım o yüzden diyor kat kat olmazsa bakın ilmihallerde bunu söylüyorlar size tatlı tatlı söylüyorlar kat kat faiz haram kırıldı kat kat değilse haram değil çünkü diyor bugünkü ekonomik toplumda paranın diyor paranın bir değeri var paranın bir eberi var paranın bir normalde işte maliyeti var o paranın maliyeti faizdir diyor bunu almamız gerekir bizim diyor bu dünyanın en büyük
faizcileri kimler yahudiler dünyanın en büyük faizcileri yahudiler ve yahudi bozuntularıdır bütün devletleri ve bütün insanları sömüren bu faizcilerdir 375 milyar dolar dünyanın bu faizcilere borcu var devletler dahil buna siz Türkiye Cumhuriyeti devletinin ödediği faizi bilmiş olsanız her ay hop oturup hop kalkarsınız kalkarsınız devletinizi ve milletinizi seviyorsanız her ay o her ay o ödenen faizleri fakir fukaraya dağıtsalar ülke zenginleşir kime gider bu faizler o zengin şirketlere gider paratörlere gider böyle olunca
bu hani bu tip düşünceye sahip olanlar klasik hani onu böyle küçümsemek için söylüyorlar bunlar klasik islamda kaldı modern islam ne modern islamdan anladığınız ne plajlarda her tarafınızı açıyorsunuz daha da mı açmak sanat adı altında her türlü rezilliği yapıyorsunuz onlara evet demek mi modern islamdan anladığınız ne bunu birisi anlatsın bize biz normalde kelimelerin arkasında neyin saklandığını bilmiyoruz modern islam diye bize yutturduğunuz şey kuran ve sünnetin terk edilmesi ise açıkça söyleyin modern islam dediğiniz
namazsız oruçsuz zekatsız haçsız bir islam mı modern islam dediğiniz sakalsız erkeklerin topluluğu mu modern islam dediğiniz erkeklerin yakabaharını açıp kıllarını tüylerini aldırıp tavuk gibi yoldurup daracık pantolonları giydirip eşcinseller gibi yürütmek yürütmek mi nedir siz modern islamdan anladığınız bize vermek istediğiniz ne modern islam olarak kadınlarımızı soydunuz soğana çevirdiniz tavuk gibi yoldunuz modern islam bu mu modern islam diyerekten balelerle onunla bununla bu toplum bozuldu modern islam bu mu
modern islam fuhuşun serbest olması mı modern islam faizin serbest olması mı modern islam kumarın serbest olması mı modern islam ne çocukların anne ve babalarını dinlememesi itaat etmemesi mi modern islam ne kadınların kocalarını dinlememesi itaat etmemesi bir günde beş tane adam mı dolaşması modern islam ne modern islam kadın beş tane de adam dolaşsa kimle resmin nikahlıysa nikahı duruyor modern islam bu mu bunu mu anlatmaya çalışıyorsunuz modern islam olarak bize ben merak ediyorum modern islamın altını üstünü neyle dolduracağız
biz bilmem ne kadın topluluğu çıkmış her taraflarını açmış herkes onlarla beraber bağırışmak orada ayin yapmak mı modern islam modern islam ne bizi ifsad eden kültürsüzlük bizi ifsad eden tekşircilik bizi ifsad eden her türlü şeytaniyeti mi kabul etmek modern islam anladığımız ne bizim merak ediyorum bana diyor ki hocam siz klasik islamsınız ee iyi klasikimdir öyle ya ee bizim arkadaşlara da söylüyorum bir klasik araba alalım bana diyorum 1938 model denk getiremedik evet ben klasikim öyle dedi bir bayan haddimi aşıyorsam
özür dilerim affedin ama dedi sakalınız biraz kısatsanız dedi modern islam olunca sakalın kısa olacak çok yakışıklı olacakmışım ben kirli sakal bıraksam yapay zekada yapmış bir de göndermiş bana bak hocam dedi yapay zekada kirli sakallı haliniz bu çok genç görünüyorsunuz dedi ben de yazdım yazdım dedim yaşım 65 bana bırak dedim yürümeyi ondan sonra dönüp bakma bile dedim benden geçti çok açık sözlüsünüz klasikim ya dedim o yüzden açık sözlüyüm ya modern islam ne bana birisi anlatsın bunu ya anlatamıyorlar işte bu şahıslar
söz konusu şahıslar ve onun uzantıları emperyalistler ve onların yerli işbirlikçileri bizi kurandan sünnetten ayırmaya çalışıyorlar o gün içinde Gazali'nin gördüğü tehlike buydu o gün için bunun savunucusu batinlilerdi İsmailiye batinli çizgisiydi o gün için ve normalde tabi bu şahıslara baktığımızda ben bazen kendi kendime bu sohbeti hazırlarken dedim ya haksızlık mı yapıyorsun bu kadar daha ağır şeyler yazdım da okumuyorum şimdi bir an geri döndüm yani dedim bunlara karşı haksızlık mı yapıyorsun acaba dedim yok hayır
yani ayetleri tarihsel yorumlamak ne demek ya neyi yok edeceksiniz hadisleri tarihsel yorumlamak ne demek neyi yok edeceksiniz Allah bizi affetsin ve normalde tabi bu bu kimseler işte Gazali'den sonra hani Gazali bir kapı araladı bir kapı açtı sanki o kapı kapalıydı sanki Gazali ile o kapı açıldı sanki Gazali ile o güne kadar olmayan bir şeyi Gazali konuşmuş gibi diyorlar ki hani nakle önem verdiniz vahye önem verdiniz yani eleştirel felsefeyi bıraktınız bu zayıfladı yani eleştirel felsefe ay ne kadar böyle modern bir cümle
değil mi otur sabaha kadar eleştirel felsefeyi düşün işin gücün yok Mustafa Özbay'a tabi eleştirel felsefe ne anlatıyor şimdi bunu topluma söyleyeceksin eleştirel felsefeyi zayıfladı diyeceksin bizim Anadolu Müslümanları oturacaklar sabahtan akşama kadar eleştirel felsefe neydi diyecekler e şimdi buraya baktığımızda yüzde altmış yetmiş burada üniversite mezunu arkadaşlar var iyi şimdi eleştirel felsefeyi bunlara söylediğimizde yüzde ellisi altmışı anlayacak bu işi sen İslam toplumuna bunu nasıl söyleyeceksin Gazali'den sonra
evet arkadaşlar bir tane de bana şey lazım böyle fular mı deniliyor ona fular mı deniliyor değil mi bir de renkli fular olacak değil mi boğazımda böyle boynumda bu kıyafet de olmayacak değil mi fuları da yanından çarpacağız arkadaşlar Gazali'den sonra bu toplum eleştirel felsefeye zayıfladı toplum eleştirel felsefeden çıktı Allah Allah ne oldu yani Gazali ile siz koyunlaştınız Allah Allah Gazali ile koyunlaştık öyle mi Allah Allah kim koyunlaştırdı acaba bizi ya Gazali'nin bu ülkede okunduğu bir tek ihyası vardır ihyayı de
devlet görevinden ayrıldıktan sonra yazmıştır ihyanın birçok çevirisi vardır ihyayı okuduğunuzda hiç de öyle koyunlaşmazsınız bu insanlar ihyayı okusa eleştirir da kimi eleştirir sizi gidiyor hadis düşmanları sizi sizi eleştirir bu insanlar ihyayı okusa sizi gidip kafirler der evet bu bizim toplum Gazali okumuyor bizim toplum İmam Azam'ı da okumuyor bizim toplum İmam Muhammed'i de okumuyor zaten nasıl okusun ki 50 yıl öncesine kadar onların kitaplarının Türkçesini bulmak mümkün değil nereden okucak bu toplum 30 yıl
40 yıl 50 yıl öncesine kadar ihyanın Türkçesini bilmiyor ki zaten Gazali'nin Mantukül Tayyar'dan tut da felasefediye kadar Türkçesi yok bu toplum Kur'an'ı okuyamıyor zaten okuyanları da asmışız bilenleri de asmışız biz acaba okuyanların zaten bilenlerinin bir kısmı da Çanakkale'de şehit vermişiz ardından Kurtuluş Savaşı'nda şehit vermişiz okuyanlar bilenler o vatan millet deyip kendi canlarını geçmişler vermişler geri kalan geri kalan o geride kalanları da biz asmışız ya nereden koyunlaştı bu millet okumadığı Gazali'den mi
okumadığı hadislerden mi okumadığı Kur'an'dan mı koyunlaştı nereden koyunlaştı bu millet ben size koyunlaştığınız yeri söylerim de bunun altından hiç kimse kalkamaz ben de dahilim buna siz bir milletin elinden kitapları okunmaz hale getirirseniz o zaman koyunlaşırsanız milletin önderi olan alimleri şeyhleri asarsanız o zaman koyunlaşırsanız sizi harekete geçirecek hiç kimse kalmaz çünkü bu millet öyle koyunlaştı İslam dünyası böyle koyunlaştı siz İran'ın başına Saddam'ı koyarsanız Suriye'nin başına Esed'i koyarsanız
Baba Esed'in bütün Esad'ın şeylerini ne o heykellerini her tarafa dikerseniz Saddam'ın heykellerini her tarafa dikerseniz ve elinizden Kur'an Sünnet ne varsa alınırsa koyunlaşırsınız o zaman bir toplum düşünün dinini öğrenmemiş bir toplum neyle koyunlaştırılır dinsizlikle neyle koyunlaştırır insan şehvetle heva ile neyle koyunlaşılır içkiyle uyuşturucuyla neyle koyunlaşır insan açlıkla neyle koyunlaşır insanlar gıdayla gıda gıda siz kırmızı etin kilosunu bin lira yapar
tavuğun kilosunu üç yüz lira yaparsanız bütün herkese tavuk yedirirsiniz tavuk yiyenler de tavuk gibi olur düşünecek hali kalmaz siz o toplumu natürel olmayan natürel olmayan kimyası bozuk yiyecekleri yedirirseniz hepsini hasta edersiniz ha bire büyük hastaneler yaparsınız çünkü hasta herkes yetmez hastaneler neden yetmez gıdanız bozuk neden yetmez suyunuz bozuk neden yetmez havanız bozuk neden yetmez yaşam standartınız bozuk neden yetmez aile hayatınız bozuk neden yetmez kaosun içinde yaşıyorsunuz neden yetmez mutsuzsunuz
yetmez neden koyunlaşırsınız parayı yetiştiremezsiniz eğitimi yetiştiremezsiniz çocuklarınızı yetiştiremezsiniz aileyi koruyamazsınız savrulursunuz düşünemez hale gelirsiniz asıl mantıksızlık o zaman başlar kaç para bu 500 paran var mı yok gider taksitle alırsın onu düşünürsün yine bir kreasyon çıkarmış bilmem kim şu firma şu moda şu marka onu alman lazım senin onu almazsan gece uykuna gelmez onunla bozulursun sen koyunlaşırsın neden sufilere laf söylediler siz bir lokmacı bir ırkacısınız ya keşke bir lokma bir hırka olsaydı da
şu devletin borcu olmasaydı keşke bir lokma bir hırka olsaydı da biz bozulmasaydık keşke bir lokma bir hırka olsaydı da plajlar çırılçıplak insanlarla dolmasaydı bir lokma bir hırka olsaydı da beş boynuzlu otellerde bin tane iki bin tane Rusya'dan Balerüs'ten oradan buradan kadınlar gelip bu ülkede fuhuşu real hale getirmeseydi biz bir lokma bir hırka olsaydı bizde kültürsüzlük diz boyu olmasaydı dinsizlik diz boyu olmasaydı imansızlık diz boyu olmasaydı namazsızlık diz boyu olmasaydı kadınlarımız bu kadar teşhirci olmasaydı
biz bir lokma bir hırkada kalsaydık evet dertleri buydu başardılar ondan sonra ne diyecekler modern tarihçi ne diyecek modern modern İslam düşünce sahibi modern İslamcı bunlar ne derdin ne senin kardeşim emperyalizme kul köle olmaksa olduk aylık bilmem kaç milyar biz faiz ödüyoruz emperyalizme kul köle olmaksa olduk kumarı fuhuşu faizi uyuşturucusu hepsi de bu ülkenin içinde daha ne istiyor musun bizden oturmuşlar Gazali'nin üzerinden İslam dünyasına sopa gösteriyorlar ne yapmış Gazali Gazali aklı reddetmiş reddetmedi kardeşim
gel ben sana ispat edeyim neymiş de işte eleştirel felsefeyi zayıflatmış eleştirel felsefeyi Gazali zayıflatmadı eleştirel felsefeyi İslam dünyasında zayıflatan emperyalistler sen İslam'ın hakikatini anlat bu millete önce sen cezaevine girersin neredeymiş eleştirel felsefenin zayıflaması sen koyacaksın demokrasin kılıcı gibi anayasa ve ceza kanununu oraya eleştirel felsefe yok diyeceksin nereye eleştireceksin sen ama Gazali'nin üzerinden İslam'ı eleştirebilirsin Gazali'nin üzerinden Kur'an'ı eleştir Gazali'nin üzerinden
istediğini yap veyahut da x kimsenin üzerinden önemli değil Gazali felsefeyi bitirmedi Gazali İslam dünyasında yeniden düşünmenin temellerini attı düşünmenin temelini attı mantığın temelini attı yeniden attı Gazali o yüzden yani Gazali düşünebiliyor musunuz mantık dersini Nizamiye medreselerine mantık dersi koyan Gazali'dir Nizamiye medreselerine mantık okunurdu ey kardeşler önceden bir dergahın bir tarikatın postuna oturacak olan Mürşid-i Kamil'in mantıktan
ders alması gerekirdi onun mantığının kuvvetli olması gerekirdi evet onun kelamının kuvvetli olması fıkıhının kuvvetli olması hadisinin kuvvetli olması gerekirdi siz bir İslam medresesinde bir kimse profesör olabilmesi için 6-7 tane ilim dalından icazet alması gerekirdi mantık da bunların içinde mantık da bunların içinde fizik de var kimya da var matematik de var sadece hadis fıkıh yok laf söyledikleri eleştirdikleri Hazreti Mevlana'da 8 ilim dalından icazet var Hazreti Mevlana'da hem tefsirden var hem hadisten var
hem fıkıhtan var hem kelamdan var hem hakaitten var hem matematikten var hem fizikten var hem kimyadan var hem astrolojiden var hem de mantıktan var edepsiz terbiyesizler Hazreti Mevlana'ya ağzını alırken 100 bin sefer düşün onun ilminin sende zerresi yok sen nereye eleştiriyorsun Gazali'yi eleştirecek Gazali'nin karşısında zerrece bir ilmi yok onun karşısında şimdi oturmuş iki kitap okumuş rüşvetle bir tane doktorotezi vermiş gitmiş hocaya yalakalık yapmış doktorotezini vermiş yalakalıkla daha da ilerisini söylemeyeyim
edebim buna müsaade etmiyor o doktorotezlerinin nasıl verildiğini nasıl doçent olunduğunu nasıl yürüdüklerini ee o kakacak şimdi Gazali'yi eleştirecek öyle mi o kakacak Hazreti Mevlana'yı eleştirecek o kakacak Muhyiddin İbni Arabi'yi eleştirecek şimdi tabi ya eleştirin tabi meydan boş nasıl olsa Allah bizi affetsin evet Nizam-ül Mülk Selçuklu Devleti'nin siyasi bütünlüğünü korumak amacıyla Sünniliği devlet politikası haline getirmiş Gazali'de bu siyasi ve dini mücadelede özellikle Bahattin-i İsmaili hareketlere karşı
güçlü eserler kaleme almıştır ve bu eserler hala da ayakta hayakta yüzyıllık çınallar gibi dimdik durmaktadır ve o eserlere karşı bir eser hala da yazılamamıştır evet Gazali ile beraber İslam düşün İslam dünyasında vahye sımsıkı sarılma sünnet-i senereye hadislere sımsıkı sarılma sımsıkı sarılma fıkıha sımsıkı sarılma İslam dünyasında yeniden sufiliğin güçlenmesi söz konusudur doğru yakın kendinizi bu doğru diye Gazali düşman olanlar evet Gazali'de çünkü kalbi ilim de vardır Gazali bir mürşidi kamil seviyesindedir
evet Gazali budur sen Gazali'yi eleştirebilirsin hani bunun batılıları için söylüyorum canları istemiyor çünkü cevap veremiyorlar çünkü evet Gazali kelamı da sistemleştirmiştir Gazali mantığı da sistemleştirmiştir sistematik hale getirmiştir Gazali ve medreselere koymuştur hem kelam ilmini hem mantık ilmini medreselere o koydurmuştur iyi ki koydurmuş e tabi normalde Allah bizi affetsin Gazali tabi her şahıs eleştirilebilirler Gazali'yi de eleştiriyorlar bir arkadaş kaynakça söyler misiniz dedi evet kaynakçaları da
söyleyeyim Nizam-ül Mülk'ün siyasetnamesi Gazali'nin fedaihul batiniyesi Gazali'nin tehafetül felasifesi muhteşemdir kafanızı dağıtmak isterseniz açın okuyun okuyabilirsiniz sonra uykum kaçtı demeyin Yıldız tehafetül felasife müthiştir miyarül ilimdir en el mün kız min dalaldır o normalde bu kültür bakanlığının bunlar bastırdığı eserler bende önceden bir hastalık vardı demek ki o hastalık da boşuna değilmiş ben kültür bakanlığının bastırıp da yayınladığı satıldığı reyonlara gider oradan enteresan bu kitapları alırdım
min kız min dalal mesela vardır bu fakirde o yüzden hani böyle kes kopyala yapıştırılayışım olmaz biraz gözlerim bozuk bu arada ama hani sohbetleri hazırlamak için biraz hani ben şikayet etmiyorum biraz zaman alıyor değişik hani risaleler veyahut da tezler de okumak zorunda kalıyoruz kısa kısa da olsa çocuklar hakkınızı helal edin sizde de çok zaman ayıramıyoruz bu arada kardeşler de telefon açıyorlar ne bileyim işte şey yapıyorlar biraz bu gazali sohbetleri benim de hoşuma gidiyor ben yeniden böyle bir sahalara inmiş gibi
görüyorum kendimi inşallah yürüteceğiz şimdi şu sorulara burada bir iki üç numaralı yok sırayla koymuştun hangisi bir hangisi iki hangisi üç bilmiyoruz sırayı şaşırdık biz burada şunu yukarı uzatıverin bir sıralasın bana gönderin tekrar gündüz sormuşlardı bu soru şeydeydi sohbette dedim akşama oraya koyayım da konu bütünlüğü olsun dedim o yüzden konu bütünlüğünün içerisinde soru cevap yapalım inşallah şunun üzerine namaz bir şey sıcak su koysunlar boğazına teşekkür hakiki manada
din olmadığı sürece devlet zorbalığı düşer nizamül mülk veliler peygamber varisidir hades-i şerif geçmişten günümüze kadar büyük veliler devlet yönetiminden uzak durmuşlar devlette bir göreve gelmek istememişler hakiki manada dini peygamberlerden sonra veliler yaşadığına göre devlet yönetimine velilerin gelmesi gerekmez miydi veliler bu noktada neden geri planda durmuşlardır otorite ile genelde ters düşmüşlerdir velilerin sondan başlayacak olursa otorite ile genelde ters düşmezler aslında otorite devleti idare eden
kimseler kuran ve sünnetin dışında hal ve hareketler ve yönetim gösterdikleri için veliler o yönetime destek olmazlar o yönetimin içerisinde durmazlar bunun sebebi otoritenin kuran ve sünnetten ayrılmasıyla alakalıdır alakalıdır veliler zalim bir sistemin parçası olmazlar bir mürşidi kamil bir veli zalim kuran ve sünnet dışı bir çarkın bir sistemin payandası veya bir çarkında bir dişli olmaz olması da mümkün değil o yüzden veliler genelde fikirleriyle düşünceleriyle yetiştirdikleri dervişle mesajlarını verirler ama
genel olarak bu Emevi'den itibaren böyle olmuştur Emevi'den itibaren gerçek manada kuran ve sünnet yaşama ve yaşatma mücadelesi veren o veliler o devletin zorbalığı altında inim inim inlemişlerdir İmam-ı Azam İmam-ı Şafi İmam-ı Malik İmam-ı Hanbel Serahsi bunlar tipik örnekleridir Muhyiddin İbni Arabi tipik örnekleridir Abdülkadir Geylani tipik örnekleridir İmam-ı Tirmizi tipik örnekleridir bunlar çünkü oradaki otorite Kur'an ve sünneti sünnete bağlı olmayınca velilerle ters düşerler aslında velilerin otoriteyle savaşması
söz konusu değildir ters düşmeleri de söz konusu değildir ama otorite Kur'an ve sünnetin dışında olunca bu sefer otorite velilerin yolundan ayrılır peygamberlerinin yolundan ayrılır sebebi bence odur devlet ve krizleri yönetmek için devletin temelinde meşruiyet yer almalıdır bundan dolayı hükümdarlık sıradan bir şey değildir ilahi bir güç tarafından seçilmiştir nizamül mülk peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin vefatından sonra devlet başkanı seçim ile ittifak birliği sağlanarak belirlendi kadim türk devletlerinde
kut töresinin hakim olduğunu biliyoruz islami devlet anlayışının kut töresine bakış açısı nedir şimdi bunu böyle seçimle oldu denir seçimle oldu denilince siz bugünkü seçimle hazreti ebubekir ömer osman ali hazreti hasanın seçilmesini aynı zannedersiniz hazreti ebubekir efendimizin seçimi aşere-i mübeşere iledir yani cennetle müjdelenen sahabelerdir o zaman seçim eğer buradan yeni bir iştahat çıkacaksa seçim mesela bir ülkede alimler grubunun yapması lazım örnek hangi alimler
yapacak bunu mesela hazreti ebubekir ömer osman ali'nin seçilmesi bütün müslümanların ittifakıyla değildir ki cennetle müjdelenen on aşere-i mübeşeredir hazreti ebubekir efendimiz vefat eder aşere-i mübeşere o seçim kuruluğu gibi görün onu ondan sonra o hazreti ömer'i seçerler sonra osman'ı seçerler sonra kalan dört tane kalır dört tane de dört tanesinin üç tanesi hazreti alev efendimizle beraber hazreti alev efendimiz seçer ikisi muaviyeci sonra onlar da vefat eder onlar da vefat edince kalanlar hazreti hasan'ı seçerler
hasan efendimiz altı ay sürer altı ay sonra hazreti hasan efendimiz devlet bölünmesin kardeşkanı akıtılmasın diye feragat eder muaviye adına devlet başkanlığından seçilir devlet başkanlığından geri çekilir muaviye'nin devlet başkanlığı seçimle değildir sonra muaviye'nin kendi oğluna bırakır devlet başkanlığını kendi sağlığında küfe halkı hazreti hüseyin efendimizi mektup yazar biz sana biat etmek istiyoruz diye küfe halkı ona biat etmek için mektup yazar sonra küfeliler vazgeçerler baskıdan dolayı yolda ve hazreti
hüseyin efendimiz şehit olur şimdi türk töresinde kutluk vardır kut bir kimsenin devlet başkanı olabilmesi için o kimsenin babasının da bey olması gerekir sıradan bir çapulcu bey olamaz bey oğlu olarak gelir onlar çünkü konuşurlarken atam tuğrul der mesela türk töresi de böyledir bey in oğlu bey olur islamla bunun bağdaş bağdaşması nedir islamla bunun bağdaşması hazreti aleyh efendimiz denir hazreti aleyh efendimiz de sonra da hazreti hasan devletin başına geçer türkler derler ki delili budur o yüzden türk töresinde
beyin oğlu ancak beyliğe geçer imam azamında fetvası vardır kılıçla da bey olunur mu evet evet o yüzden peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin vefatından sonra tam bir ittifak sahabenin içerisinde yoktu mesela hazreti ebbe bekir efendimiz seçildi ama bir kısmı sahabelerin bir kısmı hazreti aleyh efendimizin hakkıydı halifelik diyenler vardı hazreti aleyh efendimiz bu dedikodulardan dolayı altı ay evinden çıkmadı biat etmedi hazreti ebbe bekir efendimiz altı ay boyunca biat etmedi ne zaman ortalık duruldu
ortalık durulduktan sonra gitti biat etti hazreti ebbe bekir efendimiz o yüzden sahabede hazreti ebu bekir efendimizin halifeliyle alakalı tam bir ittifak vardı dememiz tarihi bilgi açısından eksik çünkü mesela ensarın da yani medinelerin de bir devlet başkan adayları vardı ne zaman devlet başkanı kureyştendir hadisi şerifi söylenince o zaman kaldı yani ensar da bir devlet başkanı adayı çıkarıyordu ama böyle ittifak var hani bunu yazan kardeş bunun bir bu noktada ittifak olduğunu
düşünmüş olabilir ittifak yoktu yani tam olarak İslam dünyasında böyle bir ittifaklar aranmaz bunu da bir not düşeyim mesela hiçbir grupta hiçbir hizipte ittifak aranmaz çünkü farklı düşünme hakikati orta yere çıkarır mesela ben sufiliğe o açıdan bakmam hiç ben bir konuda ittifak aramam ben bizim topluluğumuzda da ittifak aramam sebep o zaman onlar farklı düşünce kabiliyetine sahip olmamışlar özgür düşünce kabiliyetine sahip olmamışlar olarak görürüm muhakkak belli
görevler belli kimselerin arasında taksim edilir verilir ama hepsi de ittifak halinde olacak diye bir kaide yok Adnan farklı düşünür Hüseyin farklı düşünür Cafer farklı düşünür Ertan farklı düşünür düşünür Muhammed Hasan farklı düşünür görevlilerin hepsi de farklı farklı düşünebilir terviş kardeşler de farklı düşünebilir ben onu zenginlik olarak görülüm ayrılık olarak görmem Erdoğan farklı düşünür doktor farklı düşünür Ali farklı düşünür şimdi bütün eski veya yeni arkadaşlar önemli değil benim idare sistemim istişareye
dayalıdır ben herkesi dinlerim bir konu araysa ben ittifak aramam zaten ittifak aramak insanların kendi bireysel fikir ve düşüncelerini reddetmek ve gömmektir o öyle bir şey olmaz bir ailede de ittifak aranmaz aile anne baba çocuklardan ibarettir çocuklar büyüdükleri zaman ittifak arayamazsın orada sebep her çocuğun aklı fikri düşüncesi aynı değildir ki hayata bakış açısı aynı değildir ki sen baba olarak anne olarak ona bir elbise giydireceğim hepsi de aynı elbiseyi giyecek böyle bir şey yapamazsın onu ittifak aranmaz
çok özür dilerim ben burada ittifak aramam üniversite mezunları ellerini kaldırsın kaldırın kaldırın ellerinizi kadın erkek bir bakın etrafınıza yukarı aşağı bir bakın evet indir ellerini şimdi bunca insan üniversite okumuş hepsi de ayrı ayrı dallarda okumuş burada bir çoğunu üniversite okumayanlar biz okumadık değil böyle kendinizi küçültmeyin burada kendi işlerinde uzmanlaşmış esnaflar var evet işlerinde uzmanlaşmış hem şehir hem şehirler arası işinde uzmanlaşmış insanlar var arkadaşlar var burada sanatkarlar var
adam yıllardan beri o sanatın içerisinde yorulmuş ticaretin içerisinde yorulmuş ayakta durmuş iş yapmış burada demir taşlılar var hepsi de kapalı çarşıda esnaf kapalı çarşıda esnaf demek yılların emeği demek gencecik de daha onların hepsi doğru mu kaç yıldır çarşıdasın yirmi beş yıl kaç yıldır çarşıdasın sen çarşıda değil misin İsmail çarşıdaydın daha önce kaç yıl yirmi beş sene kaldın nerede başka demir taşlılar nerede gözüm görsün bakayım bir elini kaldırın demir taşlılar bak Abdurrahman kaç yıldır çarşıdasın kaç
kırk iki yıl hala daha orada kolay mı kapalı çarşıda esnaflık yapmak onun kafasının çalışmadığı olarak görmeyin onu adamın fikri var düşüncesi var kaç yıldır kıyafetçisin yirmi iki yıl oldu adam vakko'nun müdürüydü vakko müdürlük mü verir kafası çalışmayan adama değil yani buradan ittifak çıkacak çıkmaz kardeşim herkesin fikri var herkesin düşüncesi var herkesin bir tecrübesi var Erkan kaç yıllık esnafsın otuz beş yıl otuz beş yıl lütuf usta kaç yıldır kırk beş yıl cevdet kaç yıldır otuz beş yıl sen bu adamı nereye
bu adamın fikri yok mu diyeceksin şimdi önemli olan hepsini bir çatının altında tutabilmektir o da keramettir Abdullah kaç yıl okudun yirmi üç yıl okumuş adam adamın bir çatı altında tutmak önemlidir ittifak önemli değildir o yüzden İslam dünyasında ittifak aranmaz ittifak Kur'an'da sünnette fıkıhtadır içinde her rengi barındırır İslam dünyası hele sufi topluluklar rengarenktir ben bazen derim ya bunu şataat olarak söylemem
gelsin en meşhur şeyhiniz burada şeyhlik yapsın kimse o kim koyunmuş kim çobanmış görelim Allah bizi affetsin evet nizam-ül mülk anlayışına göre devlet adaleti sağlayarak ekonomiyi güçlendirir şu anki dünya insanlığının sarsılmış adalet duygusunun ekonomik modellerle desteklenerek yeniden canlandırılacağına inanıyor musunuz? hayır dünya insanlığı devrim yaparak İslami sosyoekonomik modeli dünyaya hakim yapabilecekler mi? hayır yani çünkü şu anki dünya insanlığının sarsılmış adalet duygusunu ekonomiyi canlandırarak da sağlayamazsınız önce adalet mekanizmasını düzenlemeniz lazım ki ekonomi ancak o zaman düzelecek adalet mekanizması düzenlenmiyorsa o zaman ekonomi canlanmaz yani Türkiye'de adaleti veya dünya üzerinde adaleti sağlamanız gerekir adalet mekanizmasının doğru çalışması gerekir hakimlerin savcıların hür vicdan hür vicdanlarıyla
karar vermesi gerekir o zaman komple anayasayı ve ceza hukukunu değiştirmeniz gerekir sizin ve anayasayı ve ceza hukukunu değiştirmezler size öyle olunca siz adalet mekanizmasını doğru çalıştıramazsınız sizin kanun çıkarmakla adalet sağlayamazsınız siz istediğiniz kadar kanun çıkarın adaleti sağlayamazsınız adalet için erdemlilik lazım feraset lazım kemalat lazım adalet için o insanların o adalet mekanizmasının içerisindeki insanların hür olması lazım bir siyasi milletvekili gidip hakimi etkiliyorsa oradan adalet çıkmaz
A kişisine şöyle ceza verip B kişisine böyle ceza veriyorsanız oradan adalet çıkmaz zenginlerin ayrı adaleti sayılı insanların ayrı adaleti halkın adaleti ayrıysa orada adalet çıkmaz o yüzden dünya üzerinde tam bir adaletli sistemin oluşturabileceğinin oluşturabileceğine hani inanmıyorum demiyorum bu bütün dünya düzeninin kapitalist emperyalist sisteminin yıkılması demektir önce sizin içinizdeki kapitalist emperyalist sistemin uşaklara ayak alkan bunu yapamazsın dünya insanlığı devrim yaparak islami sosyoekonomik modeli
dünyaya hakim yapabilecek mi hayır bu bir ümitsizlik vakası değil bu bir realiteyi okuma vakası realiteyi okuyorum bugün dünya insanlığı köleleştirilmiş vaziyette o kölelikten kurtulmaya cesaret edecek cesareti yok müslümanlar başı çekiyor bundan müslümanlar başı çekiyor o kölelik sisteminden islam dünyası kurtulamıyor örnekliyorum gavur istediği yeri istediği zaman bombalıyor bir sesiniz çıkıyor mu hayır ne oldu gazze bitti mi bitti ölen öldüğünle kaldı yıkılan yıkıldı
ne oldu gazze meselesi ya ne oldu ırak suriye meselesi nerede lübnan meselesi nerede bangladeş meselesi nerede afganistan nerede bosna ne oldu bitti hadi yürüyelim bu pazar günü yine nereye heykelden zafer plazaya ne oldu o dirilişi gerçekleştiremezsiniz yapamazsınız dolaplarınızdaki
yiyecekleri dolaplarınızdaki giyecekleri vazgeçemezsiniz bildiğiniz virt yani işte arkadaşlar kardeşler günlük virtleri ne kadar sürer yarım saat sürer 45 dakika sürer ya bunu çekemiyor islam dünyası sufiler derviş kardeşler bunu çekmiyorlar günlük olarak ya bunu disipline edemeyen bir kimseden ne istiyorsunuz siz dünyayı kurtarmaya mı bekliyorsunuz beş vakit faz namazı kılmayan bir müslümandan dünyayı kurtarmaya mı bekliyorsunuz kendi oğlunuza kendi kızınıza söz geçirip namazı kılın diyemiyorsunuz eşlerinize diyemiyorsunuz
hadi bir deyin çocuklarınıza diyemiyorsunuz dünyayı mı kurtaracağız ben realiteyi söylüyorum kimsenin dervişliğine bir sözüm yok ya dersini çekmekten uzak bir derviş dünyayı mı kurtaracak önce nefsini kurtarsın önce bir otursun bir dersini çeksin şöyle bir sabah namazından sonra bir sabah namazının vaktinde kılsın bir bağlılığını tam sabitlesin bana desin ki ya ben tam bir bağlı bir dervişim bunu disiplin haline getirdim
ben onun sözünden dışarı çıkmam desin hadi çıkmasın bu biz hani islam dünyasının içerisinde bu ülkede kendimizce disiplinli bir topluluğun birisiyiz bak biz kendimizi ben gerçekten böyle bakarken diyorum ya disiplinliyiz biz ama biz dahi namazda zikirde bir herhangi bir faaliyette biz o disiplini sağlayamıyoruz ki kendimizden biz böyle kenetlenemiyoruz ya günlerdir bunu konuşmaktan acizliğinden değil günlerdir şunu söylüyorum birbirinize küsmeyin birbirinizi eleştirmeyin birbirinize kenetlenin birbirinizle beraber olun
ya bu ne demek biliyor musunuz arkadaşlar birbirlerinizi kıyasiye eleştiriyorsunuz anne babalarınızı dinlemiyorsunuz anne babalarınızı eleştiriyorsunuz kıyasiye eşlerinizi kıyasiye kadın erkek kıyasiye eleştiriyorsunuz laf söylüyorsunuz üstadı dinlemiyorsunuz kimi dinleyeceksiniz ben dervişliğimde şeyhi dinlememenin nasıl olduğunu bilmiyorum ve açık konuşacağım gerçekten yani şeyh efendinin bu biraz kendimi methetmek gibi olmasın ben şeyh efendinin böyle onunla biz mürid mürşid ilişkisinde gerçekten benim üzerimden
çok güzel şeyhlik yaptığına inanıyorum bundan da çok mutluluk duyuyorum bak çok büyük bir mutluluk duyuyorum diyorum dedim ki yani şeyhliğini üzerimde icra etmiş pereddütsüz hiç kafasında soru işareti bunu yapmaz yapar mı Mustafa'nın diye düşünmemiş hamdolsun İslam dünyasının küçük bir örneğiyiz biz o yüzden biz gözümüzün önündekini elimizin altındakini yapamıyoruz gücümüzün yettiğini yapamıyoruz ki diğerini yapalım diyeceksiniz ki ya bu kadar mı biz hani kötüyüz hayır ama kendi kendimizi de eleştirmemiz gerekmiyor mu
evet İslam dünyasının ben ayağa kalkacağına bu şartlarda çok zor olduğuna inanıyorum çünkü rahata alıştı çünkü çok özür dilerim ama lükse alıştı rehavete düştü gösterişe düştü şatata düştü şatafata düştü bu da bizim hakkımız değil mi değil çok affedersiniz arsızlığa düştü arsız oldu İslam dünyası e buna bakarak diyorum ki ya kim rahat yatağını terk edecek ki sabah namazına vaktinde kalkmayan rahat yatağını terk etmeyen neyi terk eder ki ya günlük yarım saatini birde ayırmayan
yarım saat yarım saat ya günlük birde yarım saat ona ayırmayan neyi ayırt eder ki bir de şu an dervişlerde şöyle bir şey var yarım saat birde çekmiyor ama hep gözünü kapatacak hal görecek adam sabah namazına kalkmıyor ben hata yapsam beni düzeltirler ben rüyamda görürdüm rüyamda nereye göreceksin sabah namazına kalkmıyorsun benim gibi fosur fosur uyuyum nereye göreceksin sen e islam dünyasına bakın biz müslüman bir ülkeyiz değil mi ben yürüyemiyorum sokakta ben çarşıya çıkamıyorum
ben 20 adım bir yere gidilecek hasan gel oğlum şuraya gideceğiz diyorum çocukcağızca zannedecek ki babam aklı dengesini mi yiterdi ben yürüyemiyorum arkadaşlar ben bildiğiniz çarşıya çıkamıyorum ben kapının önünde duramıyorum o yüzden dedim çarşıda çalışanlar kolay mı o çarşıda çalışmak islam dünyasıyız evet acı da acı bunlar acı bir yere gideceksen mecburiyetten gidiyorum böyle boyuna tevhid çeke çeke zikrede zikrede yaptım diye değil diyorum ya Rabbi beni ayrı bir perdeye koy
çünkü onun bilincindeyim Allah bize affetsin bu ümitsizlik değil bu bir realite realiteyi konuşuyorum haklarınızı helal edin el-fatiha selamat o

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi