mustafaozbag.org

DİVAN-I KEBİR OKUMALARI - 09.11.2021

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 10 Kasım 2021 · 53:52

Eftâli zikr fâlemennâhû, Lâ ilâhâ, cemiyen enbiyâyi vel mürselîn, velhamdülillâhi rabbil âlemîn, destûr, illâllâh, Muhammedun Resûlullah, destûr ya Hazret-i Allah, huuu, perişanlık, insanların birbirleriyle anlaşamamaları, hep nifaktan, ikiyüzlülükten meydana gelir. Rahatlık, huzur, kutluluksa, birlikten de var. Bir memlekette birlik olmazsa, o memleket perişan olur.
Sen nazlanırsın, sevgilin de nazlanır. Böylece iki taraf da nazlanırsa, ayrılık meydana çıkar. Fakat sen sevgiliye naz etmez de niyaz edersen, yani yalvarır yakarırsan, bu yalvarıp yakarmadan yüzlerce buluşma, yüzlerce kucaklaşma elde edersin. Gurura kapılmanın, büyüklük taslamanın kanını dökmezsen, o kan coşar da seni boğar.
Yürü, git de nazın bulanıklığını gider. Çünkü neşe hep arılıktan, duruluktan meydana gelir. Senin karşında bulunan sevgilindir. Dikkatli ol da onu kırma. O senin düşünmeden, öfkeyle söylediğin bir sözden, bir davranıştan sessizce kırılabilir. İnsan, sopa değildir ki, kırılınca çat diye bir ses çıkarsın. Zaten sopamızın kırıldığı zaman çıkardığı trak sesi anlarız ki, firaktan, ayrılıktan gelmektedir. O güzel yüzlü hocanın acaba nesi var? O insanlık vazifesini, kulluk vazifesini gereği gibi yapıyor mu?
Onun gönül aynası sanıldığı gibi tozsuz mudur, temiz midir? Onunla konuş, onu anlamaya çalış. Bak bakalım, onda ölümsüzlük şarabından nasıl bir koku var? Varsa eğer vakit geçirmeden, onda manevi bir koku al. Onun gül bahçesinin içine gir. Bak bakalım, o bahçede nergislerden, lalelerden ne var? O her ne kadar peygamberlerden söz ediyorsa da, onların mucizelerinden bahsediyorsa da, onda peygamberlerin huyundan bir huy var mı? Sen ona bak, lafına bakma. Söylediklerini yaşıyor mu? Onu anlamaya çalış. Salavat verip duruyor, tesbih çekiyor ama, onda Hz. Mustafa'nın saffetinden, ruh ne var?
Kuşlar işte burada. Her seher vakti, dik başlı, huysuz felek, tayına eğer vuranlar, işte buradadır. Onlar öyle üstün varlıklardır ki, atlarını sürdükleri zaman, yedi kat gök onlara meydan olur. Yattıkları zaman, güneş ve ay onlara yastık vazifesini görürler. Onlar öyle acayip balıklardır ki, onların her birinin canına yunus vardır. Onlar öyle gül fidanlarıdır ki, gökyüzünü süslerler, güzelleştirirler. Feleği hoş ve ihtişamlı bir hale sokarlar. Kıyamet gününde, içinde günahkarlar yanmasın diye, cehennemi sömürüp içerler. Cenneti de dileyene bağışlarlar. Onlar buyruk sahibidirler. Ama ne dua ederler, ne bir şey isterler, ne de ona buna lanet ederler.
Güzellikle, iyilikle, dağları bile havada oynatırlar. Tatlılıkları ile denizleri bile şeker gibi tatlılaştırırlar. Bedenleri can haline getirirler. Canları ölümsüz bir hale sokarlar. Taşları la el-i madene yaparlar. Kafirleri imana getirirler. Onlar herkesten daha fazla meydandadırlar. Herkesten daha fazla gizlidirler. Onları apaçık görmek istiyorsan, ayaklarının bastığı toprağı gözlerine sürme diyecek. Çünkü onlar anadan doğma körün bile gözlerini açarlar. Görür hale getirirler. Sen, hor, hakir bir kişi bile olsan, onları arayıp bulma da diken gibi sert ol. Keskin ol da, onlar senin bütün dikenlerini gül haline, nesrin haline soksunlar.
Kamil insanlar hakkında söz söylemeye, onları anlatmaya gücüm yetseydi, onlara dair gönlümde kalanları söylemeye imkan olsaydı, neler söylerdim, neler söylerdim de, göklerde bulunan ruhlar ve melekler bile benim söyleyeceklerimi beğenirlerdi. Bir gökyüzünü bir çarp gibi döndürüp duran, oğurmak işte burada.
Ayın, Zuhal yıldızının hayran olduğu, o güzel yüz de buradadır. Gemisi marifet levhe olan, imana gelmeyenleri, gemisine binmeyenleri, tufanlara boğan, Nuh, buradadır. Kim ondan hırka giyerse, feleğin hırkasını çıkarıp atar. Kim ondan mana lokması yerse, lokma ne kim olan buradadır. Sen, insan kılığına girmiş, insan şeklindeki şeytana ne diye bakıyorsun? Sen, şuna bak, şuna dikkat et, hikmetinden sual olunmaz. Allah, zaman zaman, insanı şeytan haline sokar. Şeytanı da, insan haline kor. Ab-ı hayata sahip olan, hızır da, işte burada, diriye, ölümsüzlük bağışlamada, ölüyü de hayvan yapmada, o, bütün varlıkların, aynasının özüdür.
O aynaya, hohlama, üstüne nefesini düşürme, o, senden kendini gizler. Ey insanoğlu, senin de başkalarının da kafirliği ve imanı onun elindedir. Onun takdiri iledir. Sakın ondan yüz çevirme. Çünkü onun hışmı, gadabı, imanı yavma eder. Hakkın huzurunda, kendisinin cahil olduğuna, hiçbir şey bilmediğine inanan kişiyi, hak, her şeyi bilen bir kişi yapar. Fakat ona karşı bilgi satmaya kalkışanı, ben her şeyi biliyorum diyeni, hakkın gayreti, hiçbir şey bilmez hale sokar. Kederden nasıl kaçarsa, gam da bizden,
bizim aşkla, imanla dolu gönlümüzden iki kat daha kaçar. Acaba gam hırsız, biz de polis miyiz ki, gam bizi görür görmez kaçacak yer arıyor. Aşk arslanı kükreyince, bizim gam sürümüz ceylanlar gibi oradan, arslandan kaçar, dağılır giderler. Kaza ve kader gereği, haktan geldiği için, ben gamı görmek istiyorum. Onu özledim. Fakat gam durur mu? Anlamadığı için, bu sevdadan, bu özdeyişten kaçıp duruyor. Bütün dünya, gamın elinde esirdir, zebundur. Bilmiyorum ki, neden herkese doğru giden gam, görünce onu özlediğim halde bana gelmiyor. Benden kaçıp gidiyor. Gam benden o kadar korkuyor ki, ben göklere yükselsem, beni orada görünce, o aşağılara, yeryüzüne kaçıyor.
Ben aşağılara inince, bu defa o göklere yükseliyor. Susayım artık. Belki gam kaçmayı bırakır da gelir. Benimle savaşa girer. Hayır, yanlış söyledim. Gam, zaten söylemeyenden, şikayet etmezler. Ne mutlu o kimseye ki, bizim gibi o da tamamıyla Allah'a teslim olarak,
onun verdiği her şeye razı oldu. Böylece cefadan, gamdan, kussadan kurtuldu. Baştan başa, neşe, vefa oldu. Ne mutlu, neşe kaynağı olana, şarapla, şarapla aklını, fikrini dağıtana, aşka, deliliğe, rehin olarak, mana denizinde, inci olana, onun bakışı, ay oldu, güneş oldu. Toprak, onun bakışıyla altın kesildi. Kerem de, incilerle dolu bir deniz haline geldi. Yürüyüşte seher rüzgarı oldu. Aşk padişahı, onu çekti, varına bastı. Böylece o da bütün halktan kurtulmuş oldu. Aşk bakışı, onu seçti de, bütün dilekleri yerine geldi. Yürüyüşte, tıpkı gökteki ay gibi oldu.
Geceleyin, ayın on dördüne döndü. İlahi bakışta, bir anda nerelere ulaştı, nerelere gitti. O, yeryüzü gibiydi, gökyüzü oldu. Baştan başa, tat, tuz kesildi. İnsan, melek oldu. sinekte, zümridi anka. Ben başka türlü olma. Başka türlü oluşunu ondan saklayamazsın.
Çünkü sevgilinin gözü her şeyi görür. Gönlü her şeyi bilir. Sırları gizlemeye uğraşma. Gizlediğin sırlardan da onun haberi vardır. Nasıl ki şarabın bütün cilvelerini, neler edip neler yapacağını, meyhanecinin gönlü bilirse, O da senin bütün sırlarını bilir ve çerçöp gibi tutar. Onları suyun üstüne atıverir. Onun nazik eline diken yakışmaz. Onun eline ancak gül yaraşır. Dikenin gönlünde bitecek bütün gizli güllerin hepsini de O bilir. Sen her gün azar azar bir şey öğrenirsin. Sen git de her şeyi birdenbire bilene kul, köle ol. Sen hüküm zamanında bir şahidin ikrarına esirsin.
Sufi'nin teni ise gönül şehadetiyle ikrar eder. Kendimizin düşmanı, bizi öldürenin dostuyuz. Biz aşk denizine batmışız.
Denizin dalgası bizi öldürüyor. Biz severek, gülerek tatlı canımızı veriyoruz. Çünkü ecel bizi ballar gibi tatlı tatlı öldürüyor. Canını seven kişi, O uğursuz melun iblisten mühlet isteyip duruyor. O da yarın değil, Öbür gün öldürürüm diye ona mühlet veriyor. Sen İsmail gibi hoş bir halde sevine sevine hançerin önüne başını koy. Sakın hançerin önünden boğazını çekme. Çekip boğazına bassa da o basıyor. Öldürürse de o öldürüyor. Azrail aşıkların canını alamaz.
Aşıklar yine aşk öldürür. Yine sevda öldürür. Aşk uğrunda öldürülenler. Keşke kavmi mülselerdi diye naralar atarlar. Görünüşte sevgili öldürüyor. Ama gizli de yüzlerce can bağışlamadadır. Yeryüzüne benzeyen bedeninden bir baş çıkar da etrafına bak. O seni güle mi çekiyor? Yoksa öldürüp toprakta mı bırakıyor? Aşıkların her biri birer mansurdur. Aşıkların her biri birer mansurdur. Kendini seve seve öldürtür.
Gelmeden sebepsiz olarak bu kadar çok kubbesi benim yanlara işte duydu da.
Amin.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi