Beraat Kandili Karabaş-i Veli Tekkesi - 30.04.2018
Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · 1 Mayıs 2018 · 1:55:50
Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Kandiliniz de mübarek olsun. Allah nice kandillerde bir ve beraber olmayı nasip eylesin inşallah. Bugün malum beraat kandili. Ümmet-i Muhammed'in kendi içerisinde, kendi dairesinde Ramazan'ın müjdesi olan bir kandil.
Şaban'ın 15. gecesi, rivayetlerde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin önemli gördüğü, ibadet ettiği ve hakkında hadis varit olmuş olan gece. Tabi bu bir kısım Ümmet-i Muhammed'in içerisinde sonradan zuhur eden topluluklar, gruplar, değişik görüşe, düşünceye sahip olan bir takım insanlar bu kandillerle alakalı işte olmadığına dair, bidat olduğuna dair konuşsalar da, söyleseler de böyle bir şey söz konusu değil.
Bunlar Ümmet-i Muhammed'in içerisine atılmış fitne tohumları. Ümmet-i Muhammed'i bu noktada kendilerince yönetmek, Ümmet-i Muhammed'i kendilerince parçalamak, Ümmet-i Muhammed'in akidesini, inancını bozmaya çalışan mihrakların işi. Bunlar çünkü Müslümanlar inanç noktasında, felsefi olarak, hareket noktasında, fiilyat olarak bir olurlarsa dünyaya hakim olurlar.
Dünyanın en önemli güçlerinden birisi olurlar. Zaman içerisinde bu öyle oldu. Bunu bilen Batılılar savaşaraktan bunu halledemeyeceklerini gördüler. En sonunda bizdenmiş gibi görünüp, bizim içimizden belli kimseleri kendi saflarına kataraktan Ümmet-i Muhammed'i felsefi olarak bölüp parçaladılar. Bunu başardılar şu anda. Bunu başardılar. Ümmet-i Muhammed'in bu noktada içine fitne attılar. Şimdi diğer planlı programlı organizasyonları takip ettirmeye devam ettirmeye çalışıyorlar. Hadislerin üzerinde algı operasyonu yapıp hadislerin sahih olmadığını bütün hadislerin reddedilmesi gerektiğini hadissiz bir İslam sünnetsiz bir din oluşturmaya çalışıyorlar.
Bunun için de içimizden dışımızdan değişik unsurları harekete geçiriyorlar. Süslü laflar, kelimeler buluyorlar. Ne o? İşte uydurulmuş din değil, indirilmiş din. Kur'an İslam'ı. Kur'an yetmez mi? Kur'an eksik mi? Böyle söyleyerekten sanki böyle söyleyerekten de Müslümanlar tabii ya Kur'an İslam'ı deyince bundan daha güzel bir laf olur mu? Ama o Kur'an İslam'ın içerisinde hadislere tabi olmak yok. Sünnet-i Resulullah'a tabi olmak yok. Kur'an İslam'ı deyince o zatın, o kimsenin Kur'an İslam'ı. Allah muhafaza eylesin. Tabii bunların içerisinde, bu hengamenin içerisinde Anadolu'da, bu topraklarda bozulmamış, taptaze duran Sufi topluluklar ve oluşumlar var.
Bu Sufi topluluklar, bu Sufi oluşumlar her türlü baskıya, her türlü zulme, her türlü sıkıntıya rağmen temiz Kur'an ve sünnet düşüncelerini, Kur'an ve sünnet inançlarını kaybetmemişler. Bunu evlerde toplanmışlar, değişik yerlerde toplanmışlar. Bu şekilde kendi kendilerine bir yol izlemişler. Buna devam etmişler. Bu topluluklar, bu ben ayırt etmiyorum, bu hangi ehli tarikten olursa olsun, kökü İngiliz sarayına, kökü Mossa'da dayanmadığı müddetçe, ben bu oluşumlarla alakalı herhangi bir şey söylemiyorum. Bu oluşumların üzerine de farklı cenahlardan gidiyorlar. Hani böyle bunu şeyhimin zamanında da yaşıyordum ben.
Yani mesela diyor, sizin şeyhinizin icazeti var mı? Şimdi sizin şeyhinizin icazeti var mı? dediğinde, tekke ve zaviyeler kanunu var, kapatılmış. Kapatılmış bir tekke ve zaviyenin şeyhim kalır. kalsa dahi adam şeyhim der mi, birisine icazet vermeye kalkmış olsa, o kimse, işte şeyhlik yapmaktan, o icazetten içeri atacak. Cezası ne kadar? 13 yıl. Bizim, benim şeyhime sorarlardı. Böyle bir şeyi. Ben derdim ki, Çorunlu Hacı Mustafa Efendi'ye sormak lazım. Mesela bu tip dergahların içerisinde, tekkelerin içerisinde de bunları böyle halkın nezdinde, ehli sufinin nezdinde alaşağı etmeye çalışıyorlar.
Yani var mı icazeti? Yok. Bana icazetli bir tane şeyh getir, ben ona soruyorum. İşte x kimsenin var diyor. Gördün mü? Ses yok. Asmış mı diyorum dergahına? Ses yok. Sen asılı dergahda bir icazet gördün mü diyorum ben. Soruyorum onlara. Susuyorlar. Bu da ayrı bir operasyondu. Bakın bunlar da ayrı operasyondu. Bunlar böyle kitaplarla, dergilerle, yaldızlı laflarla böylece Ümmet-i Muhammed'in içerisine girdiler ve bunu da tekrar söylüyorum. Başarılı oldular. Şimdi Ümmet-i Muhammed bu unsurlarla mücadele etmekte etmekte zorlanıyor.
Bunlarla mücadele etmekte zorlanıyor. Neden? Her tarafa yayılmış vaziyetteler. Bunlar zaman zaman devlet erbabından destek alıyorlar. çünkü satılmış insanlar var. Bunlar devletin içerisinden de nemalanıyorlar. Devletin içerisinden de bunlara bir şekilde hoşgörülü davranıyorlar. Devletin içerisinden de destek veriyorlar. Neden? Bu İngiliz, Mossad ellerini, kollarını uzatmışlar her yere. öyle olunca bunlar bir bakıyorsun ki devletten de, devletin değişik organlarından da desteklenmişler. Devletin değişik kademelerinde destekçileri var.
Sallı sollu yanaşın. Şuraya tek sıra şu direkten bir böyle saf yapın. Şuraya da safları sıklaştırın. Bu tarafa doğru gelin bu tarafa doğru. Sıklaştırın safları. İki dizinizin üzerine oturun. Tabii devleti idare edenlerin bir kısmı sonradan bu oyunu uyandı, öğrendi.
Ve bunlarla mücadele edilmesi gerektiğini de gördü. Türkiye'deki 14-15 Temmuz ihtilal girişimi ile DAİŞ'in yapılanması fark ederseniz böyle aynı yılların içerisinde olan şeyler. Bunlar komple bir organizasyon. Mısır'daki darbe ardından DAİŞ DAİŞ'le beraber Yemen'deki sıkıntı, Afganistan'daki sıkıntı, Suriye'deki sıkıntı, Irak'taki sıkıntı.
Böyle komple bir kocaman bir aklın organizasyonu ile alakalı bu. Ümmeti Muhammed'i Müslümanları yeise düşürmek, korkuya düşürmek, parçalanmaya düşürmek, bu konta birbirine düşürmek. Bakın bunca olaylar oluyor. Bir tane Amerikan askeri ölüyor mu? Hayır. Bir tane İngiliz askeri ölüyor mu? Hayır. Bir tane Rus askeri ölüyor mu? Hayır. Bir tane Fransız askeri ölüyor mu? Hayır. Hepsi nerede bunların? Suriye'de, Irak'ta, Yemen'de, Mısır'da, Ürdün'de, Türkiye'de. Bu yapılanmalar var mı? Var. Bunların içerisinde bir tane Amerikan, İngiliz, Mossad, herhangi bir kimsenin askeri ölüyor mu? Hayır. Kimi kimle vuruyorlar? Müslümanları tekrar Müslümanların içerisinde oluşturdukları, Müslümanların içerisinde oluşturdukları değişik hiziplerle vuruyorlar.
Müslümanların içerisinde oluşturdukları hiziplerle vuruyorlar. Başka bir şeyle değil. işte böyle bir ortamda bunlar yerel yapılanmalarla mesela Türkiye'de önceden Osmanlı zamanında Türkiye'de dinle alakalı bir medreseler var bir de tekkeler var. Dini yapılanma açısından Osmanlı'da medreseden ve tekkelerden başka dini yapılanma yok. Bakın başka bir dini yapılanma yok. eğer medreseler ve tekkeler açık olmuş olsaydı bu dini yapılanma bu silsile de devam edecekti. Medreselerin ve tekkelerin kapatılmasıyla medreselerin ve tekkelerin kapatılmasıyla dini yapılanmanın iki önemli damarı kesilmiş oldu. Bu sefer bu real real hukuka uygun halkın önünde insanların önünde devletin önünde 1300-1400 yıllık geleneğe sahip 1300-1400 yıllık ölçüye adaba erkana sahip olmazsa olmaz iki damar kesilince nizami bir
yapılanması olmayan her türlü müdahaleye her türlü kandırılmaya her türlü istismara her türlü yanlış algıya her türlü yönetilmeye açık her türlü yönetilmeye açık değişik organizasyonlar kuruldu. Bunu kimse görmüyor. Bu tekke ve zaviyeler kanununun kapatılmasıyla bu sudur ettiği. burada bir tekke var. Bu içinizde içinde bulunduğunuz tekke 450 yıllık. Bakın bu tekkedeki faaliyetler bu tekkenin söylemi bu tekkenin yaptığı ettiği herkesin önünde burada.
Kapısı bakın ardına kadar açık dış kapısı ardına kadar açık bahçesi giren çıkan herkes her şey serbest. Biz buyuz aslında. Bizim Anadolu İslam'ı bu. Kafasında soru işareti olmayacak o kimsenin. Her şey gözünün önünde olacak. Devletin de gözünün önünde milletin de gözünün önünde. Ama bu şartlarda normalde bizi yönlendirmeleri bizi yönetmeleri mümkün mü? Değil. Şimdi bu tekke 450 yıllık buranın 400 yıllık 500 yıllık şeyhler silsilesi var. Eğer buraya dışarıdan bir şeyh atamazsan 500 yıl boyunca bir şeyh efendi birisini yetiştirmiş o başkasını yetiştirmiş o öbürkünü yetiştirmiş o öbürkünü yetiştirmiş gidiyor.
Arada inkitaya uğramadığı müddetçe gidiyor. Ben kendi dergamız için söylüyorum ya Mahmud-i Hüdaye Hazretleri'nin dergandan yetişme. Kim? Çorumla Ebu Bekir Efendi. Ardından Hacı Elaydar Efendi geliyor. Ahizka'dan. O Çorumlacı Mustafa Efendi'yi yetiştiriyor. Çorumlacı Mustafa Efendi'de yetişme. Nevşeli Abdullah Gürbüz Efendi. Ben Abdullah Gürbüz Efendi'nin dergahında 18 yıl durdum. Benim başım sonum belli. Ama başı sonu belli olmayanlar var. İnkıtaya uğratmışlar. İnkıtaya uğratınca da bu sefer karanlık eller çalışmaya başlamış.
Karanlık eller. İngilizler, Mossad, CIA oturmuşlar çalışmaya başlamışlar. Söylem itibariyle söylemler müthiş. Konuşan o ama hocasını diyelim ama bir başkasını diyelim ne dersek diyelim. biz onu dinlerken muhteşem konuşuyorlar. Kelamları muhteşem. Hitabetleri muhteşem. Lafızları muhteşem. Oturuyorsun ağlatıyor seni. Bir anlatıyor imanından şüphe ediyorsun. Ya diyorsun biz batmışız. Öyle bir sohbet ediyor. Diyorsun ki ya uçtuk. Ama nereden beslendiğine bakmadık hiç.
Bunlar nereden besleniyor diye kimse sormadı. biraz araştırdığımızda örneğin yani bundan 20 yıl önce Seyit Kutup'a laf söylemek mümkün müydü? Yani Seyit Kutup hakkında bu Abdühün talebeleri dediğimde ben yer yerinden oynuyordu. Ben bir gün sohbette Seyit Kutup'la alakalı edebiyatçının teki ne işi var tefsirle dedim yer yerinden oynadı. Adam Seyit Kutup'un edebiyatçı olduğunu da bilmiyor. Ama Seyit Kutup'un evveliyatına doğru gittiğinde kimin talebesi olduğuna baktığında Masan Abdüh çıkıyor Mısır'da. 33 dereceli Mason çıkıyor. Evveliyatına baktığında Afgani çıkıyor. Celaleddin Afgani Mason Abdüh'un talebesi o da.
Ve bir çıt daha ileri söyleyeceğim şimdi hiç kimse üzerine alınmasın. Ve bu kitapları Türkçe'ye çevirip Türkçe'ye çevirttirip Türkiye'de basılmasını sağlayan da o günün refahın gençliği. Ve bunlar da normalde laf söyletmiyorlar kendilerince. Diyorlar ki yani bunlar büyük İslam mücahidi. Ama hiç kimse bunların geldisine bakmıyor. Hiç kimse bunların ne söylediğinin farkında değil. Oradan kenardan bir tane hadis buluyorlar. O hadisin üzerinden bütün hadisleri dövüyorlar. Oradan bir tane bir algılayamadığımız anlayamadığımız onların algılayamadığı anlayamadığı bir sünnet buluyorlar. Bütün sünnetleri dövüyorlar. Ve ne yazık ki ne yazık ki bu ülkenin temiz İslam inancını zehirlediler.
Zehirlediler. Ve zehirli bir gençlik oluştu. Ya 15 yaşında 17 yaşında 20 yaşında 25 yaşındaki bir kimse dahi hadisler sahih mi diye sormaya başladı. Hiç kimse bu Fazlur Rahman'ı ne bileyim hiç kimse bu Abdül'ü hiç kimse bu Efgani'yi hiç kimse Muhammed İkbal'i hiç kimse Mevdudi'yi isim veriyorum artık.
Bunların fikri yapılarını felsefi yapılarını incelemeden bunların fikri ve felsefi yapılarına bakmadan bunların nereden beslendiklerini nereden nemalandıklarına bakmadan bunların eserlerini Türkçe'ye çevirip ülkenin içerisinde cayır cayır ama hediye ettiler ama gazetelerle dağıttılar ama normalde ucuza sattılar bu ülke insanları da İslam'a aç dine aç tefsire aç her şeye aç aldı insanlar bunları okudular yani Cemalettin Afgani'nin Afgani'nin fikirlerini savunmak büyük bir mesele oldu veyahut da Ali Şerati'yi biz dağlara
taşlara yazdık Ali Şerati'yi dağlara taşlara yazdık nerede Ali Şerati Deccal'ın göbende Amerika'nın göbende ama biz bizim gençliğimizin içerisine bilhassa imam hatiplere bilhassa milli gençlik dediğimiz o gençliğin içerisine bunlar biraz kutup olarak indirildiler sünnetsizliği baş tac ettirdiler ve şimdi bangır bangır bağırlıyor imam hatiplerde insanlar deist oluyor diye sebep çünkü orada öğretmenlik yapanlar deist çünkü orada öğretmenlik yapanlar hadise inanmıyor oradaki öğretmenlik yapanlar iştahda inanmıyor öğretmenlik
yapanlar mezhebe inanmıyor imam hatiplerdeki öğretmen kadrosu ilahiyetlerden mezun olan ilahiyatlardan mezun olan kadrolar ne yazık ki temiz Kur'an sünnet mezhep inancı yok çocuklarımızı zevliyorlar ondan sonra da her kandil oturuyorlar bu kandiller bidat bu kandillerle alakalı şu bidat bu bidat şu bidat bu bidat başlıyorlar yayın üstüne yayın yayın üstüne yayın en baş bidatçı benim kandil kutluyoruz diye yarın öbür gün insanlar birbirlerini katletecekler cihat ediyoruz diyecekler hiç kimse bunlara da
dur demiyor bunlara bir laf söylemeye kalkanı da çarmıha geriyorlar teymiye baş tacı alül kari baş tacı cemalettin efgani baş tacı mason abdül baş tacı seyid kutup baş tacı hasen el benna baş tacı onların eserleri baş tacı baş tacı bunların eserlerini kur'an sünnet noktasında analiz edip bunlara cevap verecek olan az bir de bunlara cevap verecek cesarette bunlara cevap verebilecek cesarette bir kimse de yok çünkü çarmıha gerilecek yani bundan 20 yıl önce 30 yıl önce Bediüzzaman Hazretleri'nin eserinde şöyle bir hata var
desek bu mümkün müydü hala da mümkün değil de sufilerin şeyhleri hata yapar evet gerçekte de hata yapar sufilerin şeyhlerini istediğiniz gibi herkes istediği gibi eleştirir laf söyler iftira atar hakkında gıybet eder hakkında laf söyler her şeyi söyler ama bir Muhammed İkbal için söyleyemezsiniz bir Abdül için söyleyemezsiniz Efkani için söyleyemezsiniz Mehmet Okuyan için söyleyemezsiniz Taslamam için söyleyemezsiniz Abdülaziz Bayındır için söyleyemezsiniz filanca İks Efendi için her şeyi söyleyebilirsiniz hiç sıkıntı yok
istediğiniz gibi eleştirebilirsiniz topa tutabilirsiniz üzerinizde üzerine çıkıp debelenebilirsiniz dervişler de aynı yani o İks Efendi'nin dervişleri de onu yapar yapar ama bu sıraladığım kimselere hiç bir şey hiç kimse bir şey diyemez bunlardan birisi şeyhini savunmaya kalksa dersiniz ki siz şeyhinizi putlaştırmışsınız siz sapıksınız öyle derler ben birine öyle de dedim ben şeyhimin benim yanımda hata yaptığını görmedim günah işlediğini görmedim dedim işte dedi siz şeyhinizi putlaştırıyorsunuz dedi evet dedim sen öyle görüyorsan
söyleyecek laf yok dedim nasıl yani kendini aynada görüyorsun içinde put var put görüyorsun ortalığı ortalığı dedim ben de öyle bir şey oluşturdular ki insanlar yanlışa yanlış demeye korkmaya başladılar yanlışa yanlış diyemiyorsunuz yanlışa yanlış diyemiyorsunuz ben her şeyi göze almış bir insanım evet Abdül Masondur 33 dereceli Masondur İngiliz yetiştirmesidir İngiliz yetiştirmesi iyi bir Masondur hem dünyaya bir sürü talebe yetiştirmiştir Türkiye'de de talebeleri var üniversite camiasından da siyaset camiasından da
bürokrat camiadan da talebeleri var talebelerinin talebelerinin talebeleri var evet zehirlemeye devam ediyorlar insanları Allah bizi affetsin her kandil sohbetinde fark ettiyseniz böyle bir girişle başlıyorum evet devam edeceğim böyle sohbet etmeye bu Masonik yapılanmayı deşifre etmeye devam edeceğim bunlar Kur'an sünnet düşmanı bunlar vatan millet düşmanı bunlar insanlık düşmanı bunlar deccaliyetin gönüllerini ve ruhlarını ve kalplerini esir aldığı satılmış insanlar bunlar kendi kendilerine dinde reform edecekler
dinde dini yenilecekler böyle lafızlar kelimeler cümleler cümleler parlak içi ama necaset çukuru Allah muhafaza eylesin o yüzden biz sonuna kadar bunlarla mücadele edeceğiz geriye miras olarak temiz tertemiz Kur'an sünnet tertemiz bir mezhep tertemiz bir sufi yolu bırakacağız inşallah derdimiz bu bizim başka derdimiz yok biz Kur'an'a ve sünnete imamların iştahdına uygun bir sufi miras bırakacağız geriye insanlardan zekat toplamayan sadaka toplamayan fitre toplamayan insanların cebindekine gözünü
dikmeyen insanlardan zeytin toplamayan peynir toplamayan tereyağı toplamayan salça toplamayan buğday toplamayan kapı kapı zekat dilenmeyen kapı kapı kurban derisi dilenmeyen kurban dilenmeyen kapı kapı insanlardan para pul dilenmeyen kapı kapı insanlardan makam mevki dilenmeyen bizden belediyeye kaç adam alacaksınız bizden hükümete kaç adam alacaksınız bizim arkadaşlardan arkadaşlara da işe katsanız bunları dilenmeyen vakarlı kendi ayaklarının üzerinde duran kuran ve sünnetten taviz vermeyen vatan ve millet duygusundan ve
sevgisinden taviz vermeyen mezheplerin imamlarının iştahatlarından dışarı çıkmayan eski sufilerin ilk sufilerin yolunu kendisine rehber edinen bir yol bırakacağız geriye biz belki de çileli bir yol seçtik kendimize hep beraber evet biz belki de kendi zamanımızda kendi çağdaşlarımızca anlaşılamayacağız belki de biz kendi zamanımızda belki de bu işin zorluğunu çekerekten bu işin sıkıntısını çekerekten ama eşlerimizden ama çocuklarımızdan ama mallarımızdan ama dünyalıklarımızdan ama etrafımızdan fedakallık ederekten yürüyeceğiz
öyle yürüyoruz zaten ama şunun mutluluğunu yaşayacağız insanlar gelip geçici bizim için hayat da gelip geçici bu dünya hayatı denilen şey gelip geçici arkaya dönüp baktığımızda son nefesimizi verirken geriye dönerek tatlı bir mutluluk duyacağımıza inanıyorum diyeceğiz ki hamdolsun arkamıza Kur'an ve sünnete dayalı mezheplerin imamlarının iştahatlarının dışına çıkılmamış ilk sufilerin yolunu takip eden bir miras bırakacağız arkaya derdimiz bu o yüzden net net sonradan oluşmuş hani meşhurdur ya hadis-i şerif hazreti peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bizi uyarır der ki siz evvelkilerin yolunu takip ediniz evvelkilerin yolunu takip ediniz der yol evvelkilerin yoludur ben o hadis-i şerifi kendisine ölçü alınan bir kardeşiniz olarak evvelkilerin yolunu takip edeceğiz hiç kimseyden mihnetimiz olmayacak hiç kimseden hiç kimsenin zekatına hiç kimsenin fıtrasına hiç kimsenin sadakasına hiç kimsenin gözünün içine bakıp bize biraz yardım eder mi noktasında kimseye mihnetliğimiz olmayacak hamdolsun olmadı bugüne kadar olmadı olmayacak da
hiçbir iş adamının önüne gidip de el pençe divan durmayacağız bizi yardım et diye satmayacağız kendimizi başka felsefelere de satmayacağız birisinin felsefesine satmayacağız kendimizi birisinin yoluna kendimizi peşkeş çekmeyeceğiz herhangi bir zümrenin herhangi bir şahsın payandası olmayacağız bugüne kadar olmadık Cenab-ı Hak bundan sonra da bizi o noktaya getirmesin inşallah tertemiz Kur'an ve sünnet inancıyla Allah'ın huzuruna çıkmayı bizlere nasip eylesin bugün beraat o yüzden kandilleri kutlarız kandilleri kabul ederiz
kandilleri severiz kandilleri bekleriz bütün kandiller bizim için haktır bütün kandilleri de coşkuyla kutlarız bugün de beraat kandilimiz coşkuyla kutlayacağız ve beraatla alakalı hadis-i şeriflerin hepsini de kabul ederiz hadis kitaplarında geçen hadislerin üzerine hiç tartışma yapmayız filanca kimse bunun hakkında zayıf hadis diyormuş o kimsenin düşüncesi bizim için hadis kitaplarında geçen hadislerin hepsi de sahih hepsi de hiçbir tartışmayı kabul etmiyoruz bu konuda ya filanca alim kimse böyle yazmış yazmıştır
kardeşim kendi görüşü katılmak zorunda mıyım değilim imam-ı buharinin şahsının üzerinde şahsının üzerinde oynayarak toplamış olduğu hadislerin üzerinde şüphe arz etmeye çalışan dışı müslüman içi kafirlere uyumayacağız ebu hurayra radiyallahu an hazretlerinin şahsının üzerinde soru işaretleri belirtip böyle bir algı oluşturup onun naklettiği hadislerin üzerinde zayıf mıydı şöyle miydi böyle miydi diye herhangi bir şüpheye düşmeyeceğiz Allah ebu hurayra den de imam-ı buhariden de tirmiziden de ibni maceden de ebu davuttan da
nesraiden de kim hadisleri naklediyorsa topladıysa bugünlere getirdiyse hepsinden gani gani razı olsun imam-ı azamdan bugüne kadar doğru şekilde kur'an ve sünnet dairesinde ne kadar iştahat eden imam-ı muhammed imam-ı yusuf imam-ı şafi imam-ı maliki imam-ı hambeli ve onların yolunu takip eden iştahat ulemasından Allah razı olsun hepsinden de hepsinden de faydalanırız hepsi de başımızın tacı hepsini de Cenab-ı kendi cennetinde kendi cennetinde en üst makamlara ulaştırsın hiçbir zaman mezhep imamlarının akait imamlarının
yapmış olduk iştahatlara yapmış oldukları çalışmalara dil uzatma noktasında değiliz hamdolsun uzatmayacağız daha silsileden gelmiş olan şeyhefendilere silsileden gelmiş olan şeyhefendilere şeyhinin şeyhi şeyhinin şeyhi şeyhinin şeyhi şeyhinin şeyhi belliyse bu silsilelere hangi dergahtan hangi cemaattan hangi tarikattan olursa olsun hiçbirisine sözümüz olmayacak Kur'an ve sünnet dairesinde durdukları müddetçe mevcut şeyhefendiler Türkiye'deki dünyadaki mevcut şeyhefendiler Kur'an ve sünnet dairesinde durdukları müddetçe
ve Kur'an ve sünnet dairesinde bizlere nasihatler ettikleri müddetçe hiçbirisine de bir sözümüz olmayacak bilhassa 1930 ile 1990 arasında 2000 arasında bu 70 yıllık süre içerisinde orta yere çıkıp çileğe rağm olmuş şeyhefendilerin hiçbirisine de sözümüz olmayacak hiçbirisine de Kur'an ve sünnet dairesinde kaldıkları müddetçe söyledikleri müddetçe hele 28 Şubat'ta pılısını pırtısını toplayıp kenara çekilmemiş meydanlı durmuş Kur'an ve sünnet mücadelesi sufilik mücadelesi vermiş olan şeyhefendilere ve dervişlerine asla
dil uzatmayacağız bunlar bizim ölçülerimiz biz bu ölçülerde devam edeceğiz Kur'an ve sünnete tabi olan hangi dergahtan olursa olsun o şeyhefendilere maddi ve manevi destek olacağız çünkü hiçbir şeyhefendi bu manada kolay bir şey yaşamıyor bu ne diyorum ya 28 Şubat bitmedi diye bu manada bu manada bitmiş değil evet ama farkında insanlar ama farkında değiller Allah bizi affetsin evet berat gecesi Kur'an-ı Kerim'in lef-i mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir buna inzal denilir Kadir gecesinde ise peygambere ilk kez
ve parça parça indirilmeye başlanmıştır Kur'an buna da tenzil denilir berat gecesi Kur'an-ı Kerim lef-i mahfuzdan dünya semasına toplu bir şekilde indirilmiştir o yüzden berat gecesi bu manada bizim için ehemmiyetlidir bir rivayet daha var Küble'nin değiştiği gün Şaban'ın on beşinci gecesiydi diyor böyle bir rivayet var biz kabul ediyoruz onu o yüzden Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri çünkü o gün onun duası kabul edildi ya duanın kabul edildiği gün berat gecesi olmuş oldu ve o yüzden bu manada berat gecesi
bizim için önemli ve kıymetli Duhan ayet 1 ve 4 apaçık kitaba yemin olsun ki biz Kur'an'ı mübarek bir gecede indirdik biz gerçekten uyarıcıyız o mübarek gecede her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir ayetle sabit her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir bu gece bu manada Kur'an'ın lef-i mahfuzdan dünya semasına toplu bir şekilde indirildiği gece ve bu ayet-i kerimedeki mübarek gece ile Şaban'ın ortasındaki berat gecesi kastedilmiş kastedilen gece bu gece ve o yüzden Leyleyi
Mübareke Leyleyi Barea yani berat gecesi Leyleyi Sak Leyleyi Rahmet gibi atlarla anılmış bu gece Ümmet-i Muhammed tarih boyunca bu geceyi kutlamış hep Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de bu geceyi ihya etmiş ihya ettiği gecelerden bir gece o yüzden sonradan uydurukça uydurulmuş kimselerin nafızlarına bakmıyoruz Hz. Aişe annemizden nakiller var bu noktada sahabeden nakiller var onlar tabi bir felsefeyi onlar bir inancı çarpıklığı sapıklığı dayatacaklar ya dayatacakları zaman onun dayandığı hadisi
kabul etmeyecekler önce onu reddetmeye kalkıyorlar Allah muhafaza eylesin o yüzden böyle bir gece yani insanın kendince bir vesika aldığı bir müsaade aldığı veyahut da bir müjde aldığı gece beraat gecesi Cenab-ı Hak'ın ümmeti Muhammed'e lütfettiği ikram ettiği ihsan ettiği kandil gecelerinden bir gece o yüzden Müslümanlar tarih boyunca beraat gecesini muhakkak ki ibadetle zikirle Kur'an'la namazla geçirmişler çok namaz kılmışlar camilerde toplanmışlar camilerde toplu bir şekilde yüzer rekat namaz kılındığına her rekatta
on bir ihlas bir fatihanın okunduğuna dair Müslümanların geceyi ihya ettiklerine dair tarihi bilgiler var büyük camilere toplanmışlar büyük camilerde yüz rekat iki yüz rekat dört yüz rekat nafile namaz kılmışlar cemaatle düşünebiliyor musunuz dört yüz rekat nafile namaz kılmışlar ve her rekatta on bir ihlas okuyanlar var üç ihlas okuyanlar var ve böylece dört yüz rekatta düşünebiliyor musunuz her rekatta on bir ihlas okumalarını sabaha kadar namaz kılmışlar çünkü böyle bir gecede Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
Hazretleri'nin o ayakları şişinceye kadar namaz kılardı rivayeti var ya ayakları şişinceye kadar namaz kılardı rivayeti beraat gecesiyle alakalı Hazreti Ayşe annemiz anlatıyor ya ayakları şişinceye kadar namaz kılardı diyor beraat gecesiyle alakalı ama Ümmet-i Muhammed'in içerisine böyle bir fitne sokaraktan beraat gecesi ibadeti beraat gecesini ihya etmeyi kandil gecelerini ihya etmeyi Ümmet-i Muhammed'in içerisinde zayıflattılar zayıfladı Ümmet kandillerin gündüzlerinde oruç tutmak kandillerin gündüzlerinde hayır hasenat etmek
cömertlik yapmak kandillerin gündüzlerinde fakir fukarayı gözetmek dulları yetimleri gözetmek akrabayı talikatı gözetmek onları ziyaret etmek onlarla kandilleşmek böyle bir gün yaşamak Ümmet-i Muhammed için önemliydi ve bir topluluğun bir milletin birlik ve beraberliğini pekiştirmesi arkadaşlığını dostluğunu akrabalığını arkadaşlığını pekiştirmesi için önemli unsurlardı bunlar insanların birlik ve beraberliğinin pekiştiği birbirlerine sevgisinin muhabbetinin pekiştiri birbirlerini yoklayıp birbirlerinin halini hatırını
sormanın pekiştiri böyle günleri biz ne yazık ki İngiliz soytarısına Mason localarına ne yazık ki Moslat'ın dehlizlerine kendi ruhlarını satmış insanların söylemlerinden dolayı terk ettik şimdi artık kandiller neredeyse normal günlere döndü bakın dikkat edin Ümmet-i Muhammed'in içerisinde oyunlar çok büyük önceden bayramlar bayram gibi yaşanırdı kandilleri terk ettik cumaları terk ettik bayramları terk ettik farkında değiliz farkında değiliz
bu bidattı bu sahih değildi bu sonradan oldu bu uydurulma dindi bu uyduruk dindi bu Kur'an'da var mı bu Kur'an'da yok Kur'an'da olmayanı ben kabul etmem ya Muhammed-i Mustafa Kur'an'ın ortasında Kur'an'ı kabul ediyorum diyen bir kimsenin Muhammed-i Mustafa'yı kabul etmemesi onun hadislerini onun sünnetlerini kabul etmemesi mümkün mü değil kabul etmezsen küfre düşersin sahih mi Kur'an-ı İslam'ı Kur'an yetmez mi yetmez onun tefsiri lazım Hz. Muhammed-i Mustafa lazım sana kitabı indirdik
insanları açıklayasın diye ayetle sabit yaldızlı laflara karnımız tok ve insanlarda mübarek günlerle alakalı mübarek gecelerle alakalı algıları yıkıyorlar birbirinden habersiz bir ümmet birbiriyle bağını koparmış insanlar topluluğu olacak bundan sufiler de etkileniyorlar en az etkilenmesi gereken sufiler onlar da etkileniyorlar onlar da arkadaşlarını aramıyorlar kardeşlerini aramıyorlar bırak ya derslere gelmiyor ya gelmediği zaman arayacaksın zaten bırak ya öyle ya öyle olduğunda arayacaksın zaten bir tane saksıda
çiçek yetiştirdin mi Allah'ınızı severseniz evinizin balkonuna bir tane balkonuna bir tane saksı koyun o saksıya bir tane tohum atın attığınız tohumdan sonra ama gül koklayacağınız ama karanfil koklayacağınız ama bir tane domates yiyeceksiniz bir tane yetiştirin bir tane esnaflar sanatkarlar yanınıza bir tane çırak alın onu bir yetiştirin on yıl onu bir yanınızda tutun beş yıl sonra onu kapının önüne nasıl koyacaksınız göreyim ben sizi bizi vefasızlığa götürüyorlar arkadaşlar sufilik
sufilik cesaret ister ben o yüzden efelik derim sebep karşında ejderha gibi duran bir deccaliyet ve şeytaniyet var cesaret lazım mangal gibi yürek lazım mangal gibi yürek için mangal gibi iman lazım yiğit olmak delikanlı olmak lazım korkusuz olmak lazım cesaretli olmak lazım kadına erkeği işi kolay değil çünkü o deccalin o deccalin iki ağzını böyle eliyle aşacak elini uzatacak içeri midesinden ümmet-i muhammed'i kurtaracak midesinden aşacak böyle ağzını aşacak o deccaliyetin ağzını o hayvandır o
hayvan onu gördüğünüzde dünya üzerinde benzetebileceğiniz bir hayvanı göremezsiniz şeytanı görenler onun üzerinde şeytanın süliyetini de görürler böyle hayvan gibi değişik bir süliyettedir o değişik bunu tanımlamak mümkün değildir bu bir anlık gafletle yutar yutar bütün insanları yutar dervişini yutar sufisini yutar namaz kılanını yutar kılmayanını yutar yutar o o böyle bir bakmışsın ondan olan ondan olan onunla beraber edenlerin süliyetlerini görürsün onun gözünde tanırsın onları bildiğin insanlardır yutmuştur
onlar onun yuttukları ayrıdır ona hizmet eden köleleri ayrıdır hizmet eden kölelerini onun gözünde alnında görürsün süliyetlerini bir de yutmuş oldukları vardır yutmuş onları midesinde bir kısmı ahı efkan eder oradan kurtulmak için bir kısmı hayatından memnundur ümmet-i muhammedden olup da ahı efkan etmeyen münafık o o ahı efkan etmiyor o münafık onun midesinde o bir köşeye o tutturmuş onu almış onu kendisine köle etmiş onu o münafık o midede oturuyor ona elini uzattığında o sana elini uzatmıyor zaten sen feryat figan ediyorsun
elini uzatıyorsun o sana elini uzatmıyor kaçıyor senden o o ümmetin münafıkları onlar kendi kendilerine nefislerine zulmediyorlar böyle bir güruh o bir nida duyuyorsun zaten bunlar nefislerine zulmeden kullar eyvallah onlar hiç gavurlaşmışlar Allah muhafaza eylesin ama bir kısmı feryat ediyor kurtulmayı istiyor işte sufilik oradan onu kurtarmaktır o yüzden cesaret ister işte sufiler bundan etkilenmeyecekler bundan etkilenmek yok bu sizin eşiniz olabilir evladınız olabilir akrabanız olabilir itmeyin kazanmaya çalışın
elinizi atın oradan kurtarmaya çalışın bu etrafınızdaki herkes olabilir sizi anlamayabilirler ters davranabilirler sen aç teccaliyetin ağzını oradan kurtarmaya çalış işte kandiller mesela bir kadir gecesi bir beraat gecesi bu kurtuluşa vesile olacak olan gecelerden yani düşünebiliyor musunuz bakın hadis-i şerif var diyor ki hadis-i şerifte Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri şaban ayının 15.
gecesi olduğu zaman gecesinde ibadete kalkın bu gece için ve o gecenin gündüzünde kandilden sonraki gün oruç tutunuz bazı rivayetlerde öyle diyor çünkü kandilden sonraki gün diyor yani yarın için ama bunu şerh edenler hep biz kandil günü oruç tutarız devam edeceğiz çünkü o gece güneş batınca Allah-u Teala o anlam fecir oluncaya kadar benden mağfiret dileyen yok mu onu mağfiret edeyim benden rızık isteyen yok mu onu rızıklandırayım bir belaya bir hastalığa bir sıkıntıya duçar olan yok mu ona kurtuluş vereyim buyurur
bakın bu gece o kimse hasbelkader iki rekat namaz kıldı Allah'ı zikretti ve dua etti Cenab-ı Hak onun duasına icabet edecek böyle bir gece Rabbim taahhütte bulunmuş kim bu gece kalktı bu gece için tövbe etti gündüzünü oruçta geçirdi gecesine de namaz kıldı tövbe etti zikretti ve Allah'a yalvardı mağfiret dileyen yok mu biz varız ya Rabbi senden mağfiret diliyoruz biz mağfiret dileniyoruz ondan benden rızık isteyen yok mu ya Rabbi rızkımızı hayırlı ve helal eyle bol eyle katından eyle insanlara bizleri muhtaç eyleme
hiç kimselere muhtaç eyleme görünmez kapılarından rızıklandır görünmez kapılarından dertlerimize derman ol bilinen bilinmeyen her ne kadar günahımız var ise kapına geldik senden istiyoruz bizleri affeyle ya Rabbi bizleri affeyle ya Rabbi bizleri affeyle ya Rabbi annelerimizi babalarımızı affeyle eş ve çocuklarımızı affeyle akrabalarımızı affeyle arkadaşlarımızı kardeşlerimizi affeyle ümmeti Muhammed'i affeyle ümmeti Muhammed'i affeyle ümmeti Muhammed'i affeyle bildiğimiz bilmediğimiz ne kadar dertlimiz sıkıntımız var ise
dertlerimize derman eyle sıkıntılarımızı defeyle müşkülatlarımızı hal eyle ber murat olanların muratlarını hal eyle ber murat olanlarımızı muratlarını hal eyle hasbinallahu enimel vekil hasbinallahu enimel vekil hasbinallahu enimel vekil ya Rabbi her türlü işimizde her türlü sıkıntımızda her türlü derdimizde her türlü müşkülatımızda her türlü buyrunumuzun kıstığı kısmadığı her şeyde seni vekil tayin ettik bizlerin vekili ol ya Rabbi ecmain Allah Resulünün ağzından nasıl böyle bir geceyi es geçer bir Müslüman nasıl böyle bir
geceyi yok sayar nasıl böyle bir geceyi hiç sayar insan Allah muhafaza eylesin bunun arkasında ümmet-i Muhammed'in Allah'la arasını aşmak peygamberle sallallahu aleyhi ve sellemle arasını aşmak ümmet-i Muhammed'in birbiriyle arasını açmak annesiyle babasıyla eşiyle arkadaşlarıyla dostlarıyla çocuklarıyla evlatlarıyla arasını açmak isteyen deccaliyetin şeytaniyetin ve kendisini onlara peşkeş çekenlerin oyunları var biz bu oyunlara düşmeyelim biz kazanalım biz kaybetmeyelim biz sevelim sevmekten merak etmeyin maraz doğmaz
sevmekten sıkıntı doğmaz hani bizim içimize atmışlar ya iyilikten maraz doğar iyilikten maraz mı doğar ya iyilik iyiliği getirir iyilik ekersen iyilik biçersin güzellik ekersen güzellik biçersin sevgi ekersken ekersen sevgi biçersin islam ekersen islam biçersin nereden iyilikten maraz doğarmış bize kalkmışlar öyle söylemişler biz iyilikten maraz doğar diyoruz kendi içimizde söylüyoruz bunu bir de islam demek iyiliğin misali iyiliğin arkasında koşan iyilik yapan kimse demek nasıl iyilikten maraz doğar Allah muhafaza
eylesin bir hadis-i şerifte de şüphesiz Allah-u Teala Şaban ayının 15. gecesi semaya tecelli eder dünya semasına kel kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha çok günahları ve günah sahiplerini bağışlar sayılması mümkün olmayan oturup da bir insanın sayamayacağı kadar Cenab-ı Hak ümmetin günahlarını ve ümmeti affeder bu gece o yüzden beraat gecesi ümmet-i Muhammed'in affolduğu bir gecelerden bir gece günahlarından sıyrılacağı bir gece gündüzünde oruç tutup hayır hasenat etmek insanlara sadakalar vermek
tebessüm etmek helallaşmak gecesini ibadetle geçirmek bizim şiarımız olmalı ümmet-i Muhammed bunu öyle yaşamalı şu vahabi bozantılarını bırakın bırakın bu selefi vahabilerle uğraşmayın onların sözlerine kulaklarınızı tıkayın Kur'an ve sünnete tabi olun bırakın imanların iştihadına tabi olun Allah bizi onlardan eylesin Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bu geceyle alakalı çok dua ederdi çok yalvarırdı o yüzden hadis-i şerifte rahmet kapıları dört gece açılır o gecelerde yapılan dua tevbe redolunmaz
fıtır bayramının ve kurban bayramının birinci geceleri şabanın on beşinci gecesi ve arife gecesi bu gecelerde yapılan duaları Cenab-ı Hak kabul eder ne iki bayram gecesi ne bir de Arafat'taki vahfiye durulan gün Cenab-ı Hak ne yapıyor bugünler önemli bir de beraat gecesi başka ad-i şeriflerde kadir gecesi de var başka ad-i şeriflerde cuma perşembe geceleri de var evet bu gecelerde de ne oluyor Cenab-ı Hak duaları kabul ediyor Rabbim o gece yapılan duaları red etmiyor ama evet bu geceler normalde önemli ama bir de biz o geceye
hazır olmamız lazım beraat gecesini ganimet fırsat bilin şabanın on beşinci gecesidir kadir gecesi çok büyük ise de hangi gece olduğu belli değildir bu gece yani beraat gecesinde çok ibadet ediniz yoksa kıyamet gününde pişman olursunuz demiş Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kadir gecesinin ne zaman olduğu belli değil ama beraat gecesi belli o yüzden beraat gecesinde ne yapacağız dua edeceğiz yalvaracağız ibadet edeceğiz Cenab-ı Hakk'a iltica edeceğiz Allah bizi onlardan eylesin şabanın on beşinci gecesinde
Allah-u Teala kulları üzerinde rahmeti zuhur edip müminleri mağfiret eder bağışlar kafirlere ise mühlet verir kin ve haset sahibi olanları bu sıfatları terk edince kadar kendi hallerinde bırakır o zaman bu gecesi bu gece ne olacak kin ve haset olmayacak üzerinde kin ve haset olmayacak bir de böyle şey var ya hani bazılarının duaları kabul edilmiyor ya o bazılarının normalde dualarının kabul edilmediğiyle alakalı bir sürü de tabi bu konuda da hadisler var ama bunlardan derlenmiş bir şey öyle söyleyelim biz şimdi bu gece
duası kabul olunmayanlar Allah'a ortak koşanlar şirk ehli eğer bir kimse şirk ehliyse bu gece duası kabul olunmadı şirkten kurtulmak için ne yapıyoruz eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resuluhu ya Rabbi bilerek bilmeyerek şirke düştüysek bizleri affeyle bilerek bilmeyerek gönlümüzden ağzımızdan bir şirk unsuru zuhur ettiyse geri döndük tövbe ettik ya Rabbi bizleri affeyle ikincisi ne kalpleri düşmanlık hisleriyle dolu olup insanlarla zıtlaşmaktan başka bir şey düşünmeyenler kalbi katılaşmış
kalbi taşlaşmış herkes de zıtlaşıyor herkes de inatlaşıyor ona doğru bir şey söylüyorsun doğruyla da inatlaşıyor bunun hakkında hadis var diyorsun yine inatlaşıyor bunun hakkında ayet var diyorsun inan inatlaşıyor Rabbimizi öyle kalp ehli olmaktan uzak tutsun kalbimizde böyle kin nefret düşmanlıkla doldurup katılaştıysak ya Rabbi tövbe ettik biz de affeyle inşallah üçüncüsü kim Müslümanların arasına fitne sokanlar fitneci ailenin arasına fitne sokuyor karı kocanın arasına fitne sokuyor çocuklarla anne babanın arasına
fitne sokuyor akrabaların arasına fitne sokuyor burada sizin içinizde fitne sokuyor Ümmet-i Muhammed'in içerisine fitne sokuyor mason adam fitne sokuyor adam gizli servislere çalışıyor fitne sokuyor hadisleri inkar et inkarcılarının hepsi de fitneci fitne sokuyorlar mezhepleri inkar edenlerin hepsi fitneci fitne sokuyorlar Ümmet-i Muhammed'in içine bunların da ne oluyor duaları kabul olunmuyor şimdi bir ara Halit Hoca dedi herkesi mi affedeceğiz ya dedi dedim derviş kardeşlerimizi affederiz ama İslam'a Kur'an'a düşmanlık edenleri
affetmek noktasında değiliz ben değilim bu fitnecileri neden affedeyim bana ne Allah'a versinler hesabını Ümmetin içerisine fitne sokuyorlar dördüncüsü kimmiş akraba bağlarını koparanlar akraba bağı bir zahir noktada akraba bağımız amcamız dayımız halamız teyzemiz birinci derecede ikinci derecede iki ne sufiler manevi akrabalardır birbirlerine manevi akraba onlar da ne yapacaklar birbirleriyle bağını koparmayacaklar benim tuhafıma gider yani bir kimseye baba dedik kim şeyhimiz iyi ee onun orada bir müridi var o da ona baba
diyor sen de ona baba diyorsun onunla ne işin var senin neden ona ters yaparsın ikinizde bir babanın evladı değil misiniz akraba bağınızı koparmayın dervişlik kardeşlik bağlarınızı koparmayın herkes kopmuş gelmiş buraya anasından babasından kardeşinden akrabasından etrafından geçmişte gelmiş buraya kendine yurt edinmiş buraya kendine yurt edinmiş ne hatası
varsa var ya var hatası var yanlışı var var sen bağını koparmayın sen ona hizmet et yanlış yapıyor yapıyor sen doğru yap senden doğruyu öğrensin sen doğrusunu yap bağını koparma selamını sabahını kesme kardeşine devam et Allah muhafaza eylesin beşincileri kim kibirli insanlar kibrinden taviz vermeyen insanları beğenmeyen insanlara tepeden bakan kibri zirve yapmış kibrinden yanına yaklaşılmıyor kibrinden önünden geçilmiyor ama siyasetten ama bürokrattan ama
maddiyattan kendisi bir yere gelmiş ya ooo yanaş yanına yanaşabiliyorsan kalbinde zerrece kibir bulunan kimse asla cennetime giremez hadisi kudsi kalbinde bir kimsenin kibir var ise onun bu gece duası kabul olunmuyor o yüzden kibirli insanlar böyle elbisesiyle caka satan arabasıyla caka satan eviyle caka satan işiyle fabrikasıyla müdürlüğüyle amirliğiyle işte siyasete geldiği bir şeyle kibirlenmiş adam yanına yanaşmak mümkün değil tepeden bakıyor herkese duası kabul olunmuyor Allah muhafaza eylesin altıncısı duası kabul
edilmeyenler anne ve babalarına isyanda devam eden çocuklar annesine babasına isyanda devam ediyor annen baban yanlış bir şey söyledi tabi olmama hakkın var ama annene babana isyan etme hani var ya üç tane amin bir adım attı amin dedi hutbeye çıkıyordu bir adım daha attı yine amin dedi bir merdivene bir basamak daha çıktı yine amin dedi sonra hutbeye okudu indi aşağı sahabe sordu ya resulallah üç adım attın amin dedin cebrail kardeşim geldi dedi ki ey muhammed sallallahu aleyhi ve sellem kim kim ramazan ayına ulaşır da
af olmazsa Allah ona lanet etsin ben de amin dedim diyor siz de amin deyin çünkü hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri amin demiş buna buna amin demek de sünnet anladınız mı meseleyi yani bu duaya amin demek de sünnet çünkü cebrail aleyhisselam bunu söylemiş hazreti muhammed mustafa da sallallahu aleyhi ve sellem amin demiş kim ramazan ayına ulaşır da af olmazsa Allah'ın laneti onun üzerine olsun kim yanında annesi babası ihtiyarlar da cenneti kazanmazsa Allah'ın laneti onun üzerine olsun kim bir
toplulukta hazreti muhammed mustafa sallallahu aleyhi ve sellem adı anılır da ona salatu selam getirilmezse Allah'ın laneti onun üzerine olsun demiş hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de o zaman anne ve babaya isyanda devam edenlerin de duaları kabul olunmuyor neden lanetlik işler yapıyorlar yedincisi kim devamlı içki içenler devamlı fuhuş yapanlar devamlı faiz yiyenler devamlı hırsızlığa devam edenler uyuşturucuya devam edenler bunlar da ne olmuş oluyor
bunlar tövbe etmezlerse bunların da duaları kabul olunmuyor böyle lanetlik fiiliyatlar var lanet olsun o kadına ki erkeklere benzemeyi benzemeye çalışır lanet olsun o erkeğe de kadınlara benzemeye çalışır bakın bunlar lanetlik fiiliyattan bir kimsenin üzerinde lanetlik bir fiiliyat devam ediyorsa o kimsenin de duası ne olur kabul olunmaz Allah muhafaza eylesin Cenab-ı Hak hadis-i şeriflerden ve ayet-i kerimelerden çıkarılan sonuçlar bunlar yani o gördün mü o heva ve hevesini ilah edineni şiddete bak peygamber ne söylüyor
hiddetli ve şiddetli onları açık bir azabı elin bekliyor bunun gibi ayetler var şimdi kim heva ve hevesini ilah edinirse yani Kur'an ve sünnetin hükmü var orada Kur'an ve sünnetin hükmü varken sen ya bunun böyle olmaması lazım böyle olması lazım dedin hevaya düştün onlar cehennemlik Allah muhafaza eylesin o yüzden bu gecede böyle aslında sohbetin en sonuna koymuşum bunu ama biz şimdi dua ederken dua edersen varsa içimizde bu haliyle hallenen onları da ne yaptık o yüzden tövbe ederekten onları bu halden çıkarıp da onu dedik ilk önce
o yüzden bizim de elimizden dilimizden anne babamıza isyan çıktıysa Rabbim affeylesin bizde varsa üzerimizde devam edilen günah kebaliler biz tövbe ettik Rabbim bizleri affetsin inşallah Allah razı olsun inşallah o yüzden bunların da ne olmuş oluyor günahları bu gece affolmamış oluyor Hz. Ayşe annemiz naklediyor beraat gecesinde sabaha kadar ibadet ettiğini görüyor Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin o meşhur hadis var ya ya Resulallah Allah'ın en sevgili kulusun buna rağmen niçin bu kadar kendini yoruyorsun
diyor bu beraat gecesi olan bir hadise bu bunun beraat gecesi yani Şaban'ın 15. gecesi olduğunu bu hadis-i şerifin Şaban'ın 15. gecesi olduğunu saklıyorlar söylemiyorlar bunu örtüyorlar ilmi bu Hz. Ayşe annemizin naklettiği bu meseleyi beraat gecesi olduğunu saklayıp örtüyorlar bu hani söylüyor ya Ya Resulallah sen gelmiş geçmiş günahların affolmadı mı sen günahsız değil misin sen Allah'ın peygamberi değil misin sen korunmuş muhafaza edilmiş değil misin kendini neden bu kadar yoruyorsun bu Şaban'ın 15. gecesi söylenen söz
bu cevap Ey Ayşe ben şükredici kul olmayayım mı Ey Ayşe sen bu gece ne olduğunu bilir misin Hz. Ayşe annemiz devam ediyor bu gecenin diğer gecelerden üstünlüğü nedir Ya Resulallah Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri cevap veriyor bu sene içinde doğacak her çocuk bu gece deftere geçirilir bu sene içinde öleceklerin isimleri bu gece özel deftere yazılır bu gece herkesin rızkı tertip edilir bu gece herkesin ameli ve işleri Allah-u Teala'ya arz olunur bir kimse evinden ayrılıp yolculuğa çıkar halbuki onun adı
yaşayanlar defterinden ölürler defterine geçirilmiştir bu gece o zaman bu gece geçmiş yılımızın defteri de sunulacak bir yıllık amelimiz de sunulacak bu gece o yüzden ibadetle geçiriliyor bu gece dua ettik zikrettik hepsini de affetti af olmuş olarak yılı tamamlamış olduk e dua etmedik zikretmedik yazvarmadık yakarmadık e neyse gitti aynı şekilde o yüzden Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Ayşe annemize onun bu gecenin bunların olduğunu anlatıyor o zaman bu gece gafletle geçmemeli namaz kılmalı
dua etmeli tövbe etmeli Allah'ı zikretmeli bu gecelere de hürmet etmeli hürmet etmeli gündüzüne hürmet etmeli bu gecenin gündüzüne hürmet etmeli gündüzden güzelce böyle bir kandil telaşı olmalı kendimizi koruma muhafaza etme hesaba çekme bugün kandil oh yapmamız gerekenleri sıralama onları icra etme kandili kandil gibi yaşama inşallah ve beraat gecesiyle alakalı Cenab-ı Hak'ın bu normalde bu geceyle alakalı değil belki de ama müjdesini unutmamalı de ki ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım Allah'ın rahmetinden
ümidinizi kesmeyin şüphesiz Allah bütün günahları affeder çünkü o çok bağışlayan çok merhamet edendir o zaman biz bu müjdeyi de unutmayacağız bu gece için ne güzel müjde öyle değil mi ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin aşırı gittik yanlış yaptık eksik yaptık noksan yaptık yaptık ama ne yapacağız Allah günahları affeder ona tövbe deriz ona dua ederiz Allah bizi onlardan eylesin inşallah o yüzden biz bu geceyi inşallah evlerine gidenler evlerine burada itikafta kalanlar
itikafta yola gidip revan olacak olanlar yolda muhakkak inşallah zikretsinler dua etsinler tövbe etsinler inşallah Rabbim günahlarımızı dualarımızı kabul eylesin sohbeti Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin duasıyla kapatalım inşallah sor mikrofonsuz mikrofonsuz konuşmazsın sen 3 tane sorun var bir siyasi bir fikri bir de soyut buyur müsaade ederseniz bunları sormak istiyorum ilk 2 sorumu buradan 3. sorumu da orada tahtada sormak istiyorum birincisi asabiye ile ilgili biz dergah olaraktan ziyade
ben şahsen milliyetçi bir düşünce sisteminin içinden geliyorum ve 1789'dan sonra Avrupa'nın da parçalanmasını dünyada birlik ve beraberliğin çok büyük bir oranda bozulmasını sağlayan bir milliyetçilik akımı var Hz. Peygamber'in literatüründe bu asabiye olarak geçiyor hadisi şeriflerde asabiyeye çağıran bizden değildir diyor Hz. Peygamber Efendimiz ırkçılığı asabiyeyi kabul etmiyor ben bu milliyetçilik ve ırkçılık arasındaki geçiş koridorunu merak ediyorum yani milliyetçilik nereye kadar reeldir nereye kadar doğaldır
ve uygulanılabilir nereden sonra asabiyeye girer ve bizim dinimizi tehlikeye sokar ve bizi birbirimizden ayırır Allah razı olsun Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri veda hutbesinde Arab'ın acemi acemin araba üstünlüğü yoktur üstünlük takvadadır der meşhur veda hutbesinde burada ırkçılık üstünlük noktasında görülürse bu tehlikelidir bu yasaklanmış bir ırkçılıktır ama bir kimsenin yine hadis şeriflerden toparlanarak söylüyorum bunu bir kimsenin kendi ailesini kendi akrabalarını kendi şehrini kendi topraklarını
kendisinin vatan kabul ettiği yeri o toprakların üzerinde yaşayan insanları birinci derecede sevmesi fıtridir fıtri bu noktada insanın önce mesela elinin altındakilerden sorumlusunuz birinci derecede onlara muhabbet beslemesi çünkü elinin altındakilerden sorumlusunuz hani Allah kıskançtır ben de kıskancımdır bir kimse elinin altındakileri kıskanması kıskanması fıtridir burada kıskanmak önce elinin altındakine yedirmek önce elinin altındakine giydirmek önce elinin altındakini muhafaza etmek önce elinin altındakini korumaktır
bu fıtridir mesela hanefilerde zekat bir beldeden başka bir beldeye gönderilmez aynı beldede kalır siz buradan zekatı toplayıp atıyorum Afrika'ya götüremezsiniz hanefi'ye göre burada ihtiyaç sahipleri bitecek insanlar zekat verecek ihtiyaç sahibi aramaya başlayacak o zaman Afrika'ya götürebilirsiniz sizin Bursa'nın dağ köyünde mezbelilikte yaşayan bir insanınız varsa siz önce ona bakacaksınız burada şimdi o manada bir kimsenin kendi kavmini birinci derecede sevmesi fıtridir bakın sevmesi diyorum üstün görmesi değil
milliyetçilik bu manada hani asabiyet noktası üstün görmektir sevmek değildir sevmek fıtridir üstün görmek yasaklanmıştır ben önce kendi kardeşlerimi seveceğim bu fıtrî bu fıtrî önce eşimi çocuklarımı seveceğim derviş kardeşlerimi seveceğim fıtrî bu bakın bu fıtrî ben dersem en üstün dergah bizim dergah yanlış benim şeyhim pirdir benim hakkımdır bu bir tek pir var o da benim şeyhim bu benim hakkım değildir sufilerde de böyle bir hastalık
var benim şeyhim bana pir kardeşim zamanın kutbu seninki de seninki de zamanın kutbudur onunki onunki da zamanın kutbudur onunki onunki da zamanın kutbudur beni ilgilendirmez benimki benim benimki bana kutup kardeşim eyvallah bu fıtrî kimi en fazla seversin içimizden ya resulallah ayşe'yi onu demek istemedim ya resulallah erkeklerden kimi seversin ebu bekir'i bakın sevmek fıtridir burada hani kavmiyetçilik reddedilirken üstünlük kuran kavmiyetçilik reddedilmiştir yoksa ben bu topraklarda
yaşayan insanları seveceğim birinci derecede onlara hizmet edeceğim birinci derecede ama oraya yazmayacağım en üstün ırk türkün ırkıdır bu değil bak en üstün ırk türkün ırkıdır deyince işin içerisine kavmiyetçilik girdi ırkçılık girdi ama ben bu topraklarda yaşayan insanları birinci derecede fazla seveceğim bu topraklarda yaşayan insanları birinci derecede koruyacağım bu fıtridir bakın sevmek fıtridir üstün görmek fıtr değildir o reddedilmiştir birinci sorunun cevabı bu ikinci sorumda Osmanlı Devleti yıkıldı malum
bunun Osmanlı Devleti'nin son zamanında yıkıldığı söyleniyor yıkıldığı söyleniyor Osmanlı Devleti'nin son zamanında Said-i Nursi de bu devletin tabi daha sonra Abdülhamid Han'ın da kızına bunun pişmanlığını söyleyen işte keşke babanızı desteklemiş olsaydık noktasında fikir ve yayanda bir Said-i Nursi var ve Osmanlı Devleti sadece Said-i Nursi değil o bazı tekke şeyhleri var bazı başka tarikatlar var tarikatlar var değişik İngiliz mandasının altında kurtuluş değişik topluluklar var değişik oluşumlar var çok ilginç bir şey var
burada mesela bu oluşumların içerisinde şu anda Osmanlıcılık fikrini benimsiyor bu aynı Osmanlı'nın yıkılmasını dan yana duran düşünce Osmanlıcılık hatta bu Türkiye'de çok popüler hale geldi Osmanlıcılık yani Osmanlı'yı Osmanlı yapan değer ben Osmanlı olmakla onur ve gurur duyan bir insanım fakat elimizde de bir Türkiye Cumhuriyeti devleti var Osmanlı'yı tekrar kuralım veya Osmanlıcılık fikrine yönelelim demek sonuçta o zamandaki hataya düşmek değil midir çünkü malum o gün Osmanlı'yı yıkmak isteyenler bugün Osmanlıcılık
fikrini destekliyorlar malum dediğiniz bu Seyyid Kutuptur ve bu akımın da düşüncesi bugün yine Osmanlıcılık düşüncesi ve elde olan Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı da bunu farklı bir proyaksiyon ve düşünce olarak ortaya koyuyorlar sanki ayrıymış gibi o zaman Osmanlı'yı Osmanlı yapan değer onun sünnete olan bağlılığı Fatih'i Fatih yapan değer onun sünnete olan bağlılığıysa biz Osmanlıcılık fikrine növçüde bakmalıyız Türkiye Cumhuriyeti devletinin daimiyeti noktasında mı daha real daha yenilikçi kavramlara sarılmalıyız
yoksa biz Osmanlıcıyız değil var olan sistemimize ters mi düşmeliyiz bu Osmanlı'yı yıkan düşüncenin mahverlerin Türkiye Cumhuriyeti'nde ki yaşayan insanlara ayrı bir tezgahı oyunu bu ben bunu size tarihi örneklerle geriye doğru gideceğim şimdi Türkler Selçuklulardan önce ne devleti vardı büyük Selçuklu Türkler 350'lerde 300'lerde oba oba Müslüman
olmaya başladılar ilk İslam'la tanışmaları Ehlibeyt'le oldu Ehlibeyt'in Hüseyin'i kolunun Türklere sığınmasıyla Müslüman oldular Ehlibeyt'in Hasan'i kolu Mısır'a doğru gitti Hüseyin'i kolu Orta Asya'ya doğru gitti Türkler ilk din İslam diniyle tanışmaları Hüseyin'i kolundan oldu o yüzden bizde biraz daha Hz. Hüseyin'e karşı muhabbet fazladır bakın bunun altını çiziyorum mesela biz böyle Hz. Hasan Efendimiz de şehit edilmiş Muaviye'nin gönderdiği ikram ettiği hediye ettiği cariye tarafından aynı Muaviye'nin oğlu Yezid'in
adamları da Hz. Hüseyin'i şehit etmiş Efendimiz'i yani ikisi de aynı damardan şehit olmuşlar şimdi ona rağmen bizde Hz. Hüseyin Efendimiz'e karşı daha fazla bir muhabbet vardır bunun temelinde Hz. Hüseyin Efendimiz'in torunlarından dini öğrenmemiz ve imana gelmemizdir Turul Şah döneminde Türkler İslam'ı 550'lere 500'lere geliyor İslam'ı devlet dini olarak kabul ederler 500'lerden sonra ve ve Türkler hiçbir zaman tarihi Orta Asya'dan itibaren aldığımızda yıkılan devleti ihya etmezler bir daha Göktürkler ihya
olmamışlardır Hunlar ihya etmemişlerdir bir daha geriye Karahanlılar Karahanlı devleti diye bir daha devlet kurmamışlardır Selçuklular Büyük Anadolu Selçuklu Küçük Anadolu Selçuklu ama ardından bir daha Selçuklu devleti kurulmamıştır ardından Osmanlı devleti kurulmuş şimdi Osmanlı devleti yıkılmış bitmiş yeniden Osmanlı devleti ihya olmaz yeniden Osmanlı devleti kurulmaz bunu bizim önümüze koyup bizim önümüze bunu koyup kendi devletimizi var olan devletimizi kendi elimizle bize yıktırmaya çalışıyorlar kendi içimizden
içimizden bir grup ahmak çıkacak Osmanlı'yı kuruyoruz deyip mevcut devleti yıkacak yıkıntının altında hepimizi bırakacak bakın yıkıntının altında hepimizi bırakacak evet değişmeli mi evet gelişmeli mi evet bakın gelişmeli mi evet bazı şeyler değişmeli mi evet derinleşmeli mi evet yükselmeli mi evet yeni iştahatları ve kanunlara ihtiyaç var mı evet yıkmaya hayır yıkmaya hayır kim bu devleti yıkmaya kalkıyorsa gizliden açıktan alttan üstten yandan istediği dini termolojileri kullanaraktan hangi termoloji
kullanırsa kullansın o İngiliz uşağıdır Amerikan uşağıdır Mossad uşağıdır adına Osmanlıcılık da dese adına Osmanlı da dese adına İslam da dese evet o haindir hani bir ara Almanya'da Anadolu İslam Federa Devleti kurmuştu ya birisi değil mi nerede kurdu Almanya'da kim destekledi Alman hükümeti bunu ben böyle söyledimde çok kızdılar çok kızdılar bundan şimdi böyle söylenince benim ağzımın perdesi açılıyor son 10 yıla kadar
Türkiye'deki saklı gizli açık İslami faaliyetleri kendince destekleyen kim vardı Avrupa'da Almanya açayım mı biraz daha Refah Partisi'nin gençlik kolları en fazla nerede milli görüş neşri neva buldu Almanya'da Alman hükümeti bunları destekledi mi hepsinde evet Alman hükümeti komple bunlara destek koydu mu evet neden şimdi Alman hükümeti Refah Partisi'nin devamı olan AK Partisi'yle ters düşüyor şu anda o zaman PKK'yı en fazla destekleyen Almanya mı evet temsilcilikler Almanya'da mı evet ikincisi Fransa'da mı evet üçüncüsü
Yunanistan'da mı evet yani sen bir kucağına PKK'ya oturtturacaksın kucağının öbür tarafına da milli görüşçülere oturtacaksın bu çok hayır mı düşündüğünden yapıyorum bunu kızacak şimdi bana Refahçı kardeşler öyle değil mi evet e ne oldu da şimdi ters düştüler ki o zaman maksat şu eğer siz ister dini termoloji altında ister solcu olun ister sağcı olun ister ülkücü olun ister türkücü olun ister milli gençlikçi olun adına ne derseniz deyin eğer bu devleti bu vatana hainlik yapacaksanız yıkmaya çalışacaksanız
teröre bulaşacaksanız Almanya'da İngiltere'de Fransa'da Belçika'da Amerika'da Mossad'da Rusya'da Çin'de size kucak açar bu kadar basit bu ama siz ben Kur'an ve sünnete bağlı kalacağım vatanıma milletime bağlı kalacağım ben bu vatanda bu millette yaşayacağım ve bunu burayı ben ilerlebet payidar kılacağım diye böyle bir felsefeye sahip olursanız size Amerika dost olmaz Almanya dost olmaz Almanya dedin Amerika'nın uşağı zaten Amerika dedin İngiltere'nin uşağı zaten Fransa Almanya'nın ve Amerika'nın uşağı zaten meşhur
Normandiya çıkartması nereye Fransa'ya kim Amerikan askerleri kiminle savaştı Almanya'yla İngiltere'ye Almanya'nın işgalinden kurtaran kim Amerika Fransa'ya Alman işgalinden kurtaran kim Amerika Peki bu işgale önce müsaade eden destekleyen kim Amerika Avrupa'nın işgalini destekleyen kim Amerika'yla İngiltere Alman ordusunun gemilerinin yakıtlarını satan gemilerinin yakıtlarını satan Amerikan ve İngiliz ortak şirketi Almanya'ya petrolü satan enerjiyi satan İkinci Dünya Savaşı'nda İngilizler ve Amerikalılar Almanya'ya
petrolü kesseler Almanya ne uçak kaldırabilecek ne tank yürütebilecek ne gemi yüzdürebilecek çok basit çok basit ama Amerika'nın tamamıyla İngiliz ve Amerikan'a peşkeş çekilebilmesi için İkinci Dünya Savaşı lazımdı bu deccaliyet öyle kafası çalışır deccaliyet budur seni savaştırır ondan sonra sana sahip çıkar senin normalde silah verecekler vermez yenilirsin gelir seni kurtarır oturur oraya bak gelir oraya oturur bir de der ki ben seni kurtardım bu kadar da borçlusunda Irak'a yaptığı gibi Saddam'a dedi ki bizi ilgilendirmez
sizin sınırla alakalı şeyiniz girebiliyorsanız girin demek o Saddam baldır küldür baldır küldür girdi ve hatta Saddam'a açık çek vermiştir ne olacak ki onlar için çok mu önemli yani vay Amerika sözünden döndü deyip de bir şey mi yitirecek kendinden ne alakası var deccal kafası zalim güldür güldür güldür güldür kuvvete girdi ondan sonra kuvvetli kurtarmak için bir fatura ödetti ona kuvvete ondan sonra gitti bir de ne yaptı bir taşla iki kuş vurdu Irak diye bir ülke bırakmadı ardından Suriye diye bir ülke bırakmadı şimdi Irak'tan ne yapıyor
sizi diyor Saddam'dan kurtardım bana borçlusunuz diyor bütün petrollerini aldı Irak'ın aynı kafa mantelite ikinci dünya savaşında da aynı o yüzden Amerika istemiş olsaydı İngiltere ile beraber uçaklarını bile kaldırttırmazdı şeyin ne o Almanya'nın kes petrolü bitsin o gün için gemilere ve tanklara tekrar söylüyorum ikinci dünya savaşında gemilerin ve tanklarının yakıtını tek dünya üzerinde bir tek oluşum satıyor ortakları İngiliz ve Amerika kesti satmadı bitti adamın tankı yürümeyecek yürümeyecek tankı bunu görmezsek
eğer işin içinden çıkamayız anlaşıldı o yüzden Almanya Fransa ve diğerleri İngiliz ve Amerika'nın uşağıdır onlar kirli işlerini İngilizler ve Amerikalılar kirli işlerini Avrupalılara yaptırırlar Almanya'nın bir tane askeri yok Osmanlıcılığı destekliyorlar şu anda Türkiye Cumhuriyeti devleti yıkılsın bir ülke parçalansın diye bütün her şeyi destekler onlar benim yıllardan beri söylediğim bir şey var arkadaşlar Kur'an'a sünnete vatana ve millete laf söylüyorsa bir kimse ister dini şemsiyenin altında ister felsefik bir
veya ister ekonomik bir söylemin altında Bilinko haindir üçüncü soru üniversite kampüsüne hoş geldiniz Kandilya şimdi tam meşhur olma zamanı bütün herkes Kandil programını izliyor Halit hocayı da şimdi seyretsinler dinlesinler evet karşınızda Çanakkale Üniversitesi öğretim üniversitesi Halit Kuşko ne güzel insan figürü yaptın benim aslana benzedi biraz sevdiğim bir insan Allah'la olan
Allah'a küfür de etse Allah'a karşı yanlış da yapsa yanlış küfür olumsuzluk her türlü akla gelebilecek eksikliklerde bulunsa Allah'tan ona karşı herhangi bir tabiri caizse tecelliyat gözükmüyor yani Allah'ın artık rahmet kapısından geçmiyor mu bu Allah'ın hani tabiri caizse bir annenin çocuğunu olan şefkati gibi Allah çok mu rahmetli buna mesela Firavun'u da örnek verebiliriz Firavun bir raddeye kadar bütün atının yokuş yukarı çıkarken ona ayakları uzuyor arka ayakları çıkarken çok büyük nimetler veriliyor ve bu küfür
olumsuzluk yanlışın içinde ne zaman ki bu insan Allah'a karşı olan yanlışını küfrünü ve olumsuzluğunu Allah'ın sevdiği bir kulun üzerine oturtunca evet bu kulun üzerine oturtunca küfürü bu sefer Allah bu kulun gönlünün üstünden buna başlıyor azap etmeye kim veli kuluma savaş açarsa bana savaş açmış gibi olur ama Allah'a direkt olarak bir yanlışlıkta bulunsa küfür etse başına bu olumsuzluklar gelmiyor ta ki Firavun bile Hazreti Musa ile karşılaşana kadar Firavun kraldı ne zaman Hazreti Musa'ya karşı olumsuzluklar yaptı
ondan sonra başına belalar gelmeye başladı Allah normalde buradaki durumu ben anlayamadım Allah normal olarak bu kula herhangi bir olumsuzlukta bulunmazken neden bir insana sevdiği bir kuluna bu küfür etse veya olumlulukta bulunsa bunun gönlünün ve hissettiklerinin üzerinden bunun üzerine tecelliyatta bulunuyor Allah'ın bu kulu sevmesinden mi veya bunun üstünden tecelli etmesinden mi kendini buradan tanıtmasından mı yoksa Allah'ın bu kulun olumsuzluğuna duyarsız kalmasından mı buradaki Allah'ın işleyiş tarzı yani sizce nasıl
yüzendir bu bunun üzerinde Cenab-ı Hakk'ın bütün sıfatları tecelli etti burada evet burada normalde Cenab-ı Hakk'ın bütün sıfatları tecelli ettiği için bu ayna bu ayna vazifesi gördü Cenab-ı Hakk'ın aynası vazifesinde insan insan olumlulukta da olumsuzlukta da bütün her şeyde bu ayna vaziyette Cenab-ı Hakk'ın bütün sıfatlarının en mükemmel şekilde tecelli ettiği şey bu insan Allah'ın direk tecelliyatları yok muhakkak vardır ama kamil insanın üzerinde en sıfatların zirve noktası tecelli eder birincisi peygamberlerin
üzerindedir ikincisi o peygamberlerin varisleri hükmünde olan velilerin üzerindedir o yüzden Cenab-ı Hakk sıfatsal olarak kendisinin tam anlamıyla tecelli etmiş olduğu o veliyi kendisinden fazla onu korur peki Allah'ın gönlü incinmiyor mu yani bu manada Cenab-ı Hak direk kırılmıyor mu yani yok o bir bir kulun Allah'a ne kadar isyan ederse etsin ne kadar Cenab-ı Hakk'a ne yaparsa yapsın Cenab-ı Hak veli kulunun gönlünün kırılması ve incinmesi kadar büyük azabı olmaz neden böyle bir ahire kullar var bu çünkü dini ayakta tutan
Allah'ın dinini ayakta tutan kimseler bunlar o zaman Allah'ın bunların gönülleri bunların üzerinde ayakta nasıl peygamberler Allah'ın dinini yaşatan kimselerse çünkü Allah'ı bu manada Allah'ı anlayacak ve Allah'ı anlatacak olanlar bunlar bunlar Allah'ı anlayacak ve anlatacak noktada değiller o yüzden bunun ne yaparsa yapsın onu mazur görür bunun yaptıklarını mazur görür hatta af da eder ona ama der ki sakın buna dokunma buna dokunursa o zaman Cenab-ı Hak der ki sen benim yaşayan dinime dokundun Allah Allah'lığını tecelli eder
Allah bütün sıfatlarını onların üzerinden tecelli ettirir onların üstünden mı onun onların üstünden tanınır bu mesela bir örneğin Allah'ı tanımasında bu bir engel verir onun Allah'ı tanımasında bu vesiledir o hiç bu hiç Allah'ı tanımazdı bu olmasaydı o zaman zatın kendisi bu olmuyor mu bu olmasaydı Allah'ın adetullahı bu o Allah'ı hiç tanıyamayacak veya biz burada Allah'ı huzuli olarak mı görüyoruz aslında bu mu yok öyle dersek o zaman iş farklı bir noktaya gider Allah'ın sıfatsal olarak tecelliyatları birinci derecede
peygamberlerin üzerine ikinci derecede velilerin üzerine üçüncü derecede halis evliya dediğimiz müminlerin üzerine tecelli eder o yüzden Cenab-ı Hak kendi dinini de bu üç zümrenin üzerinden yaşatır bu üç zümrenin birisi peygamberlik bitmiştir kaldırılmıştır o yüzden velilik şu anda bu manada peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sağlığından daha fazla kıymetlidir şu anda peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hem velilik nurunu hem nebilik nurunu taşıyordu her iki nura da sahipti peygamberlik
nuru bitti vazifesi bitti peygamberlik mesleği bitti ama velilik mesleği ve vazifesi devam ediyor öyle olunca veliler şu anda yani bu dönemde eskisinden daha kıymetliler neden daha kıymetliler 1400 yıl geçmiş 1400 yıl geçtikten sonra o veliler peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin nurunu aksettiriyorlar cenabı hakın velilik nurunu aksettiriyorlar o velilik ve nebilik nurunu aksettirdiklerinden dolayı geçmiş dönemden daha kıymetliler o yüzden cenabı hak onları muhafaza ediyor koruyor ve cenabı hak onların
gönüllerini kendi gönlünden üstün tutuyor bu sebepten dolayı peki bunların yanlışları küfürleri olumları olumsuzlukları Allah katına tabiri caizse burada ulaşamıyor diye sıfatlar evet o zaman bunların Allah'ı beyinlerinde tanımaları da Allah'a ulaşmıyor ve Allah'ı hiç bir mahiyette tanıyamıyor bu noktada Allah'ı tanımlayabilse Allah'ı tanısa zaten o noktada durmayacak o zaman bunun üzerinde gördüğü herhangi bir huy davranış şekil biçim veya hareket dese ki Allah'ın hareketidir ve fiilidir veya sıfatıdır bu haktır hak mıdır
o zaman Allah'ı tanımlamada görüntü velidir velidir beni Rabbim terbiye etti ne güzel terbiye etti o hiç heva ve hevesinden konuşmadı o ne yaptıysa benim emrim ne yaptı peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerinde peki o atmadı ben attım o öldürmedi ben öldürdüm bu hale erişen bir kimsenin üzerindeki sıfatsal tecelliyet komple onundur şeytan peki burada şeytanı da şöyle bir kimlik olarak çizsek şeytan o yüzden mi Allah'ın varlığınla değil de tanımlaması ve aynası olan bunu reddediyor evet mesela şeytani düşünceler
zaten şeytanın şeytanın Allah'ı reddetmesi mümkün değil şeytan çünkü önceden o da yoktu onu da Allah var etti şeytanın o zaman yolu mu kesiyor şeytan evet şeytan Allah'ın tanınmasına bilinmesini istemiyor onu tanıyacak onu bilecek olan da kim bildirecek olan veliler peki şöyle bir şey isteyebilir mi babacım yani bunu burada reddediyor ya küfür veliyi diyor ki peygamberi veliyi reddediyor o zaman şöyle mi demek istiyor Allah'ı benim üstümden mi tanımlayın diyor onun Allah'ı tanımlama isteği yok o sadece kulların yol kesicisi
o zaman bunu ortadan kaldırarak da önüne set oluyor evet şimdi anladım tamam ben de şimdi bu tablo oturduk teşekkür ederim ben teşekkür ederim razı olsun evet Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin duasıyla inşallah geceye son vereceğiz Allah'tan bir şey gelmezse inşallah amin bu tabi öncesi peygamber efendimizden değil sonrası peygamber efendimizden olacak inşallah ya Rabbi şayet ismimiz cehennemlikler sayfasına yazıldıysa onu sil cennetlikler sayfasına yazıldıysa onu sabit
kıl sen istediğini siler istediğini yazansın bizleri de kendine dostluk sayfasına yazdırdıklarından eyle Allah'ım azabından affına gazabından rızana sığınırım senden sana iltica eder sana gereği gibi hamd ettikten acizin sen kendine sena ettiğin gibi yücesin el fatih ama salaf haklarınızı helal edin burada bir soru var onlara da bakalım bir sohbetinizde Allah sürekli yaratma halindedir demiştiniz Allah'ın yeni yarattığı her şey öncekinden üstün olarak mı yaratılıyor ve Allah'u Celle Celaluhu yarattığı her şeyi kullarına tanıtmayı vaat ediyor mu?
Allah hiçbir şeyi aynısıyla yaratmaz pardon tıpkısı böyle onu yaratmaz muhakkak ki her daim yeni şeyler yaratır kullarının da yeni yarattığı şeyleri tanıtır kadının çalışması doğru mudur? yanlıştır diyenler mi var? kadının çalışmasıyla alakalı hakkınızı helal edin selamun aleyküm
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.