mustafaozbag.org

94. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 9 Eylül 2011 · 27:56

Doğru güzelmiş, ahde vefa herkesin içinde bulunuldu. Ahde vefa göstermeyene tüm hakkı geçer. İnsanların terk ettikleri duygulardan birisi. Hani Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'a zedetter ya bir adı şerhinde, adı şerhinde. Ahir zamanda kim benim terk edilmiş bir sünnetimi yerine getirirse yüz şehit sevabı verilirler.
Bu biraz size dua gelebilir bu gece. Sünnet-i Resulullah'ın bir kısmımız kılık kıyafet olarak adlanır. Bir kısmımız kendi yüzlerinde saç-sakal olarak adlanır. İşte cübbe giymeyi, şalvar giymeyi, sarıkla, takkeyle dolaşmayı sünneti sadece bu noktada adlanır.
Sünnet-i sadece bu noktada adlanırızdan dolayı sünnet sadece şehirde şemalde kaldı. İşte bıyıklarımızı kırptık. Bıyıklarımızı kırptık. Bıyıklarımızı kırptık, sakalımızı salın. Adı şerhinde çok yürüdük. Bıyıklarımızı kırptık, sakalımızı saldık. Bunlar muhakkak ki Müslümanın dişi ile alakalı şeydir. Peygamber sabunları ve selam manzetlerine benzetmektir. Güzel, tatlı, hoş, önemli olan, asıl ahirette lazım olan, asıl insanı insan eden, asıl insanı kamil eden, insanı oldunlaştıran, asıl insanı Allah katında kıymetli kılacak olan.
Biz o sünnetleri terk ettik. Bunlardan birisi ahde vefa. Vefalı olma. Vefalı olma. Hem kemiren bir olumsuzluk, vefasızlık. Vefalı olmayı başarabilsek tek el gibi olacak.
Ümmet tek el değil. Cemaatler tek el değil. Ehli tarikat tek el değil. Eşler tek el değil. Eşler tek el değil. Çocuklar tek el noktasında değil. Arkadaşlıklar, dostluklar tek el noktasında değil. Vefasızlığının sebebi maddi meseleler.
Zahiri meseleler. Yani ne yazık ki. Hani Cenab-ı Hakmet eder ya. Ağacın altında biyatlaşanları. Kur'an-ı Kerim'de. Onların kalplerinden geçenleri de bilirler. Biyatlaşırlarken birbirlerinden ayrılmamacasına biyatlaşırlar. Ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin arkadaşlarının o yaklaşmasını, o dayanışmasını, o vefasını Cenab-ı Hak met etmez.
Cenab-ı Hak sadece ordamet etmez. Başka ayeti kerimelerde de ahde vefa gösterecek gösterenleri seveceğini beyan eder ki kendi sıfatlarını sever. Allah kendi sıfatlarıyla sıfatlananları sever. Sözünde durmak, ahdinde durmak, vefa göstermek, terk etmemek, vefa göstermek, sırrını dışarı vermemek, seviyorum derken hançerlememek, vefa göstermek, sırtını dönmemek, vefa göstermek, bırakıp gitmemek, vefa göstermek, maddi veya manevi şeye ulaşmamışını bir kuruşu gidince terk edip gidiyor.
Küçücük bir rahatı bozulunca terk edip gidiyor. İstediği gibi olmasın terk edip gidiyor. Kadınlar kocalarından küçücük bir sıkıntı duyuyor, terk edip gidiyor. Erkekler eşlerinden küçücük bir sıkıntı görüp terk edip gidiyor. Çocuklar annelerinin babalarının küçücük bir sıkıntısından küçücük bir probleminden anne ve babalarını terk edip gidiyor. Vefasız erkekler eşlerinin problemlerini görünce terk edip gidiyor. Hastanede bırakıp bir sıkıntı yaşıyor kadın hep gidiyor. İstediği mantığı almasının babasının evinde ince dervişlik yaptığını zanneder.
Vefasızlık giyersizlerin işi, vefasızlık hayvanlaşmış gönüllerin işi. İnsanlığın içini kemiren kur misali. Dışarıdan harikularda görünüyor. Vefasız, akça kavak yaprağı gibi ne taraftan rüzgar eserse o tarafa. İnsanların birbirlerinin arasındaki vefasızlık. İnsanların arasında vefasızlık yapanlar ve muhakkak... Vefalıdır. Allah beni bırakmaz. Seviyorum beni bırakmaz.
Allah vefalıdır. Verdiği sözde durur. Temizlerim diyorsa temizlerim. Tövbe edin. İyi amel işleyenlerin geçmiş günahlarını sevaba çevirdin. Hayra çevirdin diyorsa ahdini yerine getirir. Vefalıdır. Kendileri vefasızlık.
Bakın vefasızlık imansızlığa doğru gidiyor. Vefasız kimse imansız kimse gibidir. Vefadan yoksun olan insanların imanları Kemal Ermen. Vefadan yoksun olan insanlar insanlık noktasında da insanların arasında şerli sınıfındadır. Vefa denince. Vefa insanları yitikmalı şu anda. Terk edilmiş. Vefayı görebiliyor musun? Bana bir harp öğretenin kulu kölesi olur. Hazreti Ali. Herkesine bir harp öğretene vefa duymak.
Özellikle yap etmek. Vefanı terk etme. Vefanı terk etme. Selamını terk etme. Seni toplum içine çıkaran. Senin elinden tutan tutan vefasızlık etme.
İnsanlara vefasızlık etme. Koşturduğun insanlara vefasızlık etme. Mustafa'ya doğru. Ve o sözlerinde nasıl durmuşlar? Ve Allah o vefalı davrananlara, o vefalı davrananlara dedi ki kimsenin elini tuttu. Allah'ın eline vefa göster.
Ahdine vefa göstererekten insan olduğunu göster. İnsan kamil olma noktasında olduğunu göster. Ahdine vefa göster. Muhammed Mustafa seninle övülsün. Ahdine vefalı ol. Allah seninle övülsün. Desin ki nefis verin. Desin ki bak burada şimdi onun maddi zararı var. Ama vefasından dolayı bir zararı var. Ama bak bunun timdik durması. İnsanların insanlıklarını kaybettikleri zaman hocam. İnsanlar insani duygularını kaybediyorlar.
Biz dinlerini kaybederken insanlığın zannediyoruz ki sadece namazlarını, abdestlerini, oruçlarını kaybediyorlar. Hayır. İnsanlar dinlerini kaybederken insanı insan eder. İnsanı insan eder. Allah'ın sıfatlarının hepsinde terk ediyorlar. Allah'ı terk ediyorlar. Yaratıcılarına karşı vefa göstermiyorlar. Muhammed umurlarını peygamberlerin üzerinden yaya. Allah'ın velilerin üzerinden teceliyetleri, sünnetini terk eden velilerin adabını, hızlık derinlemesini nüfuz ediyor.
Umun içine vefasızlık derinlemesini nüfuz ediyor. Tarikatların içerisine, kemahatların içerisine vefasızlık derinlemesine nüfuz ediyor. Her türlü din ve dinlenmiş olan toplulukların içine. Allah muhafaza eylesin. Büyük bir rahatsızlık, büyük bir hastalık. Ve insanlar sözleriyle insan olurlar. İnsanlar sıfatlarıyla insan olurlar. Eğer biz sıfat noktasında insani sıfatları üzerimizde tamamlayamazsak, insani sıfatları üzerimizde toparlayamazsak, biz ne yazık ki insan noktasında kemale elemeyiz. Ayakta yemek yemek yemek, oturarak devletmek, oturarak devletmek. Tek bir hacet etmesi, devletmesi insan olduğunu diyoruz.
Ayıran özelliğimizdir. Oturarak'tan devletmezler. Dişisi de erkeği de ayakta devlet eder. Hayvanların dışısı da, dişisi de erkeği de ayakta tek bir hacet eder. Sünnetleriz ya, oturarak'tan devlet etmişler. Aslında insani bir sıfattır. Peygamber sağlıklarında bütün insani sıfatlar toplanmıştır. Bir kısım insanlar sünneti kasten terk etmek uğruna ve sünnete muhalefet etmek uğruna farkında değiller. Hayvani sıfatlarla sıfatlanıyorlar. Farkında değiller.
Orada o ince perdi görmekten uzakta az. Niçin? Çünkü şeytan saklıyor o ince perdiye onlardan. Gördüyor. Ayakta bir kimse zaruret olmaksızın bevlediyorsa, hayvani bir sıfatla sıfatlandır. Eğer bir kimse ayakta dev-i hacet ediyorsa zaruretsiz, hayvani bir sıfatla sıfatlandır. Eğer bir kimse oturarak dev-i hacet ediyorsa, o insan sıfatında. eğer ki oturalaktan bevlediyorsa, o insan sıfatında. İslam insanı insan eder. İnsanı kamil eder. Ama maymundan geldiğini, maymundan sürediğini düşünenler, hayvanlar gibi ayakta bevlediyse, kendi köpüründe ve damarında, kendi neslinde, ademini taşıyorsa bir kimse, insan olma ve insanca yaşamaya gayret edecek.
Ayakta böyle etmeyecek, ayakta dev-i hacet etmeyecek. Meseleye saadetin böyle şey gözüyle bakarlar. Oturarak da dev-i hacet etmek sünnet, oturarak da yanmazsan sünneti terk edersin. Hakkında değilsin. Sen oturarak da yapmazsan hayvanlara benzersin. İnsanlar benzediği şeylerle hayk olurlar. Eğer neye benziyorsan o sınıfta bulursun.
Sen oturarak da bevletmezsen, hayvanların haliyle, sen bevlinin de oturarak da insansan. Sünnetleri sadece böyle peygamberin sünneti gözüyle bakan, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e de, bunu küçük görmek ve muhalefet etmek maksadıyla, sünnetlere ters dönen insanlar, farkında değiller, hayvanlaşıyorlar.
Cenab-ı Hak diyor ya, ben insanı takviyin üzerinde yarattım. Ama nefsine uyarsa, o şeytana uyarsa, hayvandan daha aşağı bir mahluk olsun. İşte sen, bakın küçücük bir bevletme noktasında dahi hayvana benzememeye çalış. Hayvanlara benzememeye çalış. Vefasızlık ya da şeytanın sıfatıdır. Ahdine vefa gösterir.
Allah ahdine vefa gösterenleri de sever. kıymetli kardeşler, ahdilerinize vefa gösterin. Allah'a vermiş olduğunuz sözlerinizi yerine getirin. Allah'a vermiş olduğu sözleri yerine getiren insanlar, insanlara karşı da sözlerini yerine getirecekler. Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerine karşı da sözlerini yerine getirecekler. onun sünneti, sünneti resulullahına, sünneti seviyesine, sınır sınır yapışır, öyle hareket edip, öyle davranacaklar. Allah bizi onlardan eylesin. Cenab-ı Hakk'ın günlerinizi muhafaza edin. inşallah. Bu pazar değil, bir dahaki pazara malum, şenliğimiz var. Koca yaylada.
İnşallah bütün herkes davet etsin. geleneksel olacak inşallah. Her sene yapacağız. Allah'tan bir şey yapmasın. O yüzden bütün arada arkadaşlar ayarlıyorlar, otobüsler filan da ayarlanıyorlar. Arabasız, bütün herkes gelip bitirlerse gelmeye çalışsınlar. İnşallah koca yaylada buluşacağız. Bu tip etkinliklerimizi biz, ben kendi nefsimce önemsiyorum. Çünkü cemaat, cemaat yatan, birbirine kaynaştıran, ortak hareket etmesine sebep oluyorlar. İnşallah böyle ortak, büyük program olarak zaten üç tane programımız var. Bir şey baruzumuz var. Bir kutlu doğum etkinliğimiz var. Bir de Allah izin verirse koca yaylada şenliğimiz var.
İnşallah bütün arkadaşlar, bütün kardeşler, etrafındaki konusunda, korkusunda, akrabalarına dair bütün herkes davetli. İnşallah kardeşlerle orada buluşacağız. karımız var. Böyle bir şey... ...

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi