Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mehdiyet · 14 Ekim 2023 · 36:52
Kâhmet getirtti, akşamı kıldı, tekrar kâhmet getirtti, yapsıyı kıldı diye tarif geliyor. Yani demek ki Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri her kaza namazında kâhmet getirmiş. Ama bir kimse üç tane, dört tane, beş kütlük kaza etse kâhmet getirmez. Ayrı ayrı vakit namazlarında kaza ediyorsa kâhmet getirmesi daha uygun olur. On iki yaşında bize imam oluyor. Gülü canına dağa girmenin namazının olumlu. Gülü'ye ermemiş bir kimsenin imamlık yapması caiz olmaz Hanefi'ye göre. Geç başladım, şimdi sizin için beş vakit kaza kılıyorum. Her namazın hazından sonra kaza kılıp sonra sünnet kılıyorum.
Bazıları yanlış diyor, vakit namazının tamamını bitirip kazayı öyle kıl diyorlar. Selahat-ı bidimlerinden kazasını kıldırıp o dahi bu namaz diye. Arkadaşlar insanlar birinci derecede kaza namazlarından sorumlu olurlar. O yüzden bir kimse kaza namazı kılıyor ise önce kazasını kılar sonra sünnet ve nafile namazlarını kılar. Bir kimse öğlenin kazasını kılacak değil mi? Öğlen her bir kaza ediyor mu ediyor? Öğlen namazının ilk sünnetini kıldı, ardından farzını kıldı, ardından sünnetini kıldı, ardından kazasını kıldı. Doğru mu doğru? Farzını kıldı, ardından kazasını kıldı, ardından sünnetini kıldı. Doğru mu doğru? Anladınız mı burayı? Yani sünnetini, vaktin sünnetini ister kazadan sonra kılsın, vaktin sünnetini isterse kazadan önce kılsın.
Bunda bir peyiz olmaz. Zaten cemaate katılıyorum, imam içinden okuduğu için tabi ne okuduğunu bilemediğimiz için sünneti elantar eden başladığım için kendi kazanelerinin kafundan başlıyorum. Doğru yapıyorum. İnsanlar bir imama tabi olurlarsa Hanefi'ye göre namazın tanrıcında sadece okurlar, geri kapan Fatiha'yı ve Zahmus sureyi okumazlar.
Kendi içilerinden dahi okumazlar Hanefi'ye göre. Şafiler ise Fatiha'yı şerifeyi okurlar. Bir kimse namazın içerisinde ne okuduğu şey okumuştur. Öbür rekatında, öbür namazında, birinci rekatta veya daha önceki okuduğun namazdaki dualları tekrar edebilirim. Bunda bir beyiş yok. Allah'ın ben teslamından sonra hemen kazalarını kılıyorum, tesbihleri beklemiyorum.
Bunun için beklemem gerekiyor. Yok gerekmez. Yani bir kimse kaza namazı kılıyor ise imam farzı bitirdikten sonra o da ardından kazan bir beyiş yok. Tesbihleri beklemeden kazanını kılabilirsin. Bunda bir beyiş yok. Biz de yaşamamızın yanlışlarını görüp düzeltmeye çalışıyoruz. Ne kadar başarabiliyoruz bunu da bilmiyorum. İnşallah sizden de. Ooo dışarıdakiler. Biraz ses gitmiyor.
Uğutudan duymuyoruz. Ses gelmiyor yani. Ses gibi var. Kontrol edin. Ses harit edin. Abi özür dilerim. Ondan kadar aşağı sıra konuşmaktan... Ooo dışarıdakiler çok konuştuğunuz için Uğutu çıkıyormuş, ses duymuyormuş. Lütfen sohbeti dinleyelim, başkasına zarar vermeyelim.
Lütfen arkadaşların hizmetlerini engellemeyelim. Bir tek olduğunu unutmayınız. Hizmet değildir. Zürf, hizmet değildir.
Ücünü terk edip başkasından dilenmesi değildir. Bu gibi görmektir. Biz düşünce olarak şuna inanırız. Bir kısım ehli tasavvuf geçmiş zamanlarda dünyayı zem etmek adına, dünyayı kötülemek adına, dünyayla ilgi ve alakasını keserek fukaralaşmış, dünyayla barışamamış.
Dağın başında evlere, mağaralara çekmişler ve kendilerince ifade ettiklerini zannetmişlerdir. Bakın çok ağır konuşuyorum. Kendilerince ifade ettiklerini zannetmişlerdir. Dünyaya olmadan değiliz. Ben kendi şahsım ve cemaatim adına söyleyeyim. Bir kısım ehli dünyada imanı da satın alacağını, imanı da satın alacağını düşünüp dünya perest olmuş.
Biz o dünya perest... İşte Resulü Aleyhisselam Hazretleri, dünya bir cifedir dediğim bu dünyadır. Hadis-i Şerif'te dünya cifedir buyurmuş. Yani leştir. Bir için leştir, dünya perest olursa insan, o leş topar. O dünya, yani o dünya sevgisi. Yani o kimsenin zengin olma sevdasına, makam sahibi olma sevdasına, güç arabalar yaklar kalma sevdasına halalı terk edin. Anışı doğruyu terk edin, anışı doğruyu terk edin. Çok amedersiniz. İtler gibi önüne gelen bir sürü kemiğe saldırmaktır. Kim? Bu dünya sevgisi, Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri tarafından zemedilmiş cifedir.
Bu dünyanın peşinden bu noktada, bu tarif etkin bu dünya sevgisi, dünyayı tanımadan, doğruyu yanlışı tanımadan, etkiyi fazlayı tanımadan, dünyanın peşine düşenlerin hayvanlardan daha aşağı kalır bir yanları yoktur ki, bizim dinimiz bu dünyayı zevk etmiştir. Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri, dünya cifedir. O cifenin peşinden çakallar koşar, tilkiler koşar, köpekler koşar, çok amedersiniz. O cifede çünkü bir kısım, bir kısım ehli tasavvufta tamamıyla dünyayı terk edip, dağlara çekilmişler, ibadet yaptıklarını zannetmişler ki, İslam tarihinde böyle bir ibadet yoktur, böyle bir tasavvuf, böyle bir züht anlayışı da yoktur. Hakirin tespitidir.
Yanındaki kimsenin eline göz koymamalıdır. Bir kimsenin malına, parasına, bir kimsenin eşyasına, bir kimsenin hayatına göz koymamalıdır. Bir başkasının kazancına göz koymamalıdır. Bir başkasının kazancına, yaptıklarına, ettiklerine el koymamalıdır ki züht budur. İlgini kesmektir.
Bir başkasının elindekine göz dikmemektir. Bir başkasının evine, arabasına, katına, yatına, eşyasına göz dikmemektir. İnsanların mallarını ütmek için uğraşmamaktır zül. Yoksa zül dünyayı terk edip evine kapanmak değildir. Bunu da dilenir, imanını kaygınar. Kurunu çocuğunu aç bırakırsın. Çalışmazsan ailene bakamazsın. Dilenmek zorunda kalırsın. Bu züht değildir. Nice ehli tasavvuf, kendilerini züht ehli gösterip dilenmektedirler ki, Dilenmez. Züht ehli el açmaz. Züht ehli kendi ihtiyacını karşılayacağı kadar çalışır. Çabalar kendi ihtiyacını, hayatını devam ettirecek kadar dünyaya tevessül eder.
O yüzden züht ehliymişiz gibi görünüp dilenmekten Allah'a sığınırız. Züht ehliymişiz gibi deyip insanların elindekini almaktan Allah'a sığınırız. Allah'a sığınırız. Züht'ten anladığımız bu kısaca. İlkesini vermeden evvel eylesine kat diye dua etmiştir. Münnette bir kat değildir.
Biri bir dairedir. İki ayet vardır. Bu ise bu iki ayet. Ona yeter buyurdu. Bu bakanın son iki ayetiyle alakalı yatsı namazlarından sonra dinler, yatar, ölürse şeyin hükmündedir. Kim onu okur, yatar ise veya onu dinler, yatar ise şeytanın ve nefsinin vesvesesinden muhafaza olur.
Kredi kullanmanın veya ve kredi kartıyla alışveriş yapmanın hükmü nedir? Kredi kullanmak ayrı bir hükümdür. Kredi kartı kullanmak ayrı bir hükümdür. Kimse bunları yapabilir mi yapabilir diyeceğim. Takva eksikli yapmamak. Yani takva derken bir kimse mümkün ise bunlardan uzak dursun. Mümkün ise uzak dursun.
Petva var, bu var. Geçen gün bir arkadaş anlatıyor. Bankacı demiş ki ona. Biz bankacılar. Bankacılar'ı satıncaya kadar kardeş oluruz sizinle. Kardeşim deriz. Severiz, okşarız, satın dururuz demiş. Parayı sattık, sizi borslandırdık mı? Kardeşlikten çıkarız. Siz işte örneğin, ketlazımı vereyim. Bir ödeyemezsiniz. Beğilimde kalmaz. Hadi getir şu parayı ödemezsen, her şeyini satsan deriz. Anladınız? Kredi kullanmak ve kredi kartı kullanmak bedala gibi geliyor. Tüketim toplumu haline geleni kartlarıyla.
Borçlandırıyorlar sizi. İhtiyacınızın olmadığı şeyi dahi aldırıyorlar size. İşsiz toplumuz, eğitimsiz toplumuz. Kredi kartı fağdurları var diyorlar. Sokaklara düşüyorlar sana. Kardeşim benimle beraber mi yedin parayı? Ödeme zamanı gelince dolaşardım boyuna.
Kredi kartı var. Ya da böyle ayak yiyemedim desem yeri vardı. Öyle tostu alacağım, yolda yiye diye gideceğim daha hatırlamıyorum ben kendim. Adama sordum, merak ettim. Dedim ya sen de mi kredi kartı çektiriyorsun? Abla kim olma dedi ya. Bir tosta kredi kartı çekiyorsun dedi. Millet yeminle para dolaştırmıyor pişiriyor. Sustum, bir tost, bir ayran kredi kartını çekiyormuş ama. Kredi kartı mağdurları. Aldığın efendim de bütün yabancı mağdurlar, banka satın alıyorlar. Niçin?
Türkler eğitimsiz, tüketim toplumu haline geldi. Büyük mağazaların önünde araba park edecek yer yok. Cebinde 500 milyonu olan da ay cebinde kredi kartı var. Ya ayının 500 milyon kardeşim. Kredi kartı kullansan olacak, kullanmasan olacak. Üfleyince bitecek, onda dahi kredi kartı var. Cüzdanlar için üç dört tane kredi kartı var. Kesenizi düşünüyorsanız kullanmayın. Kendinizi düşünüyorsanız kullanmayın. Zarar ediyorsunuz. Öderiz gibi çekiyorsunuz, ondan sonra ödeyebilecek. Ödeyemedi benim işlerim diye.
Neden? Faiz işleri. Namaz kıldırabilir mi? Hanefi'ye göre bir kadın, bir ayak boyu mesafesinde çıkar, veya nafile namazlar. Böylece evlerinde kılabilirler. Teafidi, işte gece namazıydı, veyahut da teşbih namazı gibi. Böyle olabilir, cemaat de olabilirler. Bu haftada bir meyiz yok. Gündeme, Süfyan, açın Süfyan'a. Süfyan, Süfyan'cılar, Süfyanistler, Süfyan'ın düşünceye sahip olanlar. Haa, başımızın derdi Süfyan. Süfyan'ın son dersi bu.
Süfyan'la alakalı dersi bitiriyoruz. Bilmiyorum kaç hafta oldu, kaç hafta oldu? Dört hafta oldu mu? Evet, Süfyan'ın son dersi. Ondan sonra Süfyan'dan sonra olanlara devam edeceğiz. İkiliği zannetmeyin. Süfyan'la beraber birikip bir dersler yapacağız, bırakacağız, ilk oyunu bitiriyoruz. İkiliği bitiriyoruz. İkiliği inerler. Denir, halife öldü. Dertlerde, Kansur'larının üstünde bir münadi, yaklaşan şerden dolayı, vay, Arap'ın haline der. Demek ki kafirler, Saadet'e Şam bölgesinde durmayacaklar.
Orda'sında da ne yapacaklar? Savaşacaklar. Ve Arap Yarımadası'nda bir halifeyi, yani bir devlet başkanını, devlet başkanını katletecek Süfyan. Süfyan ordusunda bir önceki ders ne dedim? 600 tane yabancı olacaktır. Yani demek ki Süfyan ordusunda çok uluslu bir ordu olacak Süfyan ordusu. Ve bu çok uluslu ordu, Şam bölgesini, Şam bölgesinde oturmakta kalmayacak. Başka ne yapacak? Arap Yarımadası'na doğru inecek. Yani komple Arap Yarımadası'nda savaş çıkartacak. Komple Arap Yarımadası'nda yangın büyüyecek, dertler büyüyecek, sıkıntılar büyüyecek.
Süfyan'ın girdiği yerde sıkıntılar büyüyor. Süfyan ne yapıyordu? Camileri yıkıyordu. Mezreseleri yıkıyordu. Kadınları katlediyordu. Çocukları katlediyordu. Süfyan girdiği yerde bunları yapacak. Süfyan insanların hırslarını, namuslarını paça havreye çevirecek. 2000 tane hırsı etmişler. Fuhuşa düşmüş.
Girdiği yer oluyor. Gördün. Tespit edilen, günde 200 kişi ölüyor olarak da. Tespit edilen. Demek ki bu daha yayılacak. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde bu yayılacak. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde Süfyan, Süt'ne de asker gönderecek. Şam'a da asker gönderecek. Paris'lere de asker gönderecek. O'ya zaten gönderdik. Arkadaşlar. Ve nereye gönderecekti bize? Türkiye'ye gönderecekti. Ben dolayı vay aradım. Süfyan'a anlat.
Deyecekler ki onlar. Süfyan şunu yapıyor. Bunlar. Şunu dedin. Hemen şurada şu oldu.
Seni kendimi suçluluğu kesin etmeye başladım. Dedim ki ya. Cumartesi günü anlatıyorum. Pazartesi günü önüme geçiyor. Yani dedim ki işte. Kerkük'te katliam olacak. Kerkük'te katliam olacak. İki gün geçmedik. Kerkük'te katliam olacak. Katliam olmasını hiç kimse istemez. Önümüzdeki on yılı konuşuyorduk. Kerkük'te ağır katliamlar olacak. Tekrar söylüyorum. Kerkük'te ağır katliamlar olacak. Devam ediyoruz. Şam karyelerinden. Karest ademine köy batak. Demek ki Şam bölgesinde bir köy batacak. Önümüzdeki on yıl içerisinde. Bunun batması coğrafi olabilir, çökebilir. Siyasi olabilir, askeri olabilir, katledilebilir bir köy.
Biberler. Demek ki o Şam bölgesinde batış yiyeceğiz. Bu önümüzdeki on yıl içerisinde. İnsanı yok eden bir batma olması. Demek ki o belgedir. O bölgede ve dünyanın herhangi bir yerinde insanı içine alacak, batıracak bir batma olabilir. Kütüksü'ne mi oldu? Belki de bu olay. Veyahut da Şam bölgesinin içine giriyor. Bizim bir deprem oldu mu? Oldu. Baktı mı yerler? Baktı. Şiddin'in burasını çok önemsiyorum. Ve arkadaşlardan rica ediyorum. Bu konuyla ilgilenenler, bu konuyla alakalı olanlar. Irak'ta, küpede akrabası olanlar. Bunu anlardı daha şey söylüyorum. Kameralarına girsin istiyorum.
İnternetten de izleniyor çünkü. İstiyorum inşallah ben ulaşamadım. Siz ulaşabilenler bana bu bilgiye ulaştırsınlar. Küve Mescidi'nin Abdullah İbni Mesut evinin duvarının yıkılması. Küve Mescidi'nin, Küve Mescidi'nin. Abdullah İbni Mesut tarafındaki duvarının yıkılması. Bilgiye ulaşamadım. Yıkıldı mı? Yıkılmadı mı? Küve Mescidi. Bombalandı mı? Bombalandı mı bilmiyorum. Efendim, Küve Mescidi'nin bombalandı mı yıkıldı mı? Bombalandı mı? Bombalandı mı? Demek ki görülmüş bu araçlar. Benim haberim yoktu bombalandığında. Yakınlarda mı oldu? O, kaçırmışız. Konu çok önemli çünkü.
Bu Küve Mescidi'nin, Hazreti Mesut evinin tarafından bir yıkılması, oradan o duvarında yıkılması çok önemli. Bu konuyla bağlantılı başka hadisler var çünkü. Eğer o yıkayın inşallah. Bu Hazreti Ali Efendimizin rivayeti çünkü. Yıkayın inşallah. Evet, bununla alakalı inşallah. Bana bilgisini kesinleştirirsen, inşallah. Ya, herhalde ne buluyorsun? İşim bu benim. Bir de not alıyorum bunları. Bu yere sel baskını, su baskını. Hep şu anda, bak, doğran bir olay olacak.
Barajdan usul bırakacaklar. Barajı bombalacak, krisi gelecek, bir önüne ne katarsın diye bir durulacak. Irak'ta ya da uçunun önünde bir bombo patlatacaklar. Nehri yatağını birleştirdikler. Kübbenin içine girdi. Neden? Kübbenin içine girdi. Çünkü, ehli sünnet ve cemaat var. Yani, Kur'an ve sünnete tabu olanlar var. Kübbenin katliam olacak çünkü. Kübbenin katliam olacağını söyledim daha önce. Kübbe ve Hira arasında pek çok fitneler, toplumlu durumlar ve cinayetler olacak. Oluyoruz aslında. O bölgede zaten kahvevada, fitneler almış götürmüş. Allah muhafaza eylesin. Son nokta. Burayı iyi dinleyin.
Süfyan'ın bir ordu gör... Beni Haşim'den kim varsa öldürülmesini ister. Demek ki Süfyan'ın bir ordu gönderecekti ya Medine'ye. Bir ordu nereye gönderecekti? Şam'a, Suriye'ye. Bir ordu nereye gidecekti? Bir ordu nereye gidecekti? Doğu tarafına. Yani Asyalistan, Pakistan tarafına. Bir ordu nereye gidecekti? Türkiye'ye. Güneydoğu ve Doğu'ya gidecekti. Demek ki bir ordu Medine'ye gidecekti ya. Evet, Medine'de beni Haşim'den. Yani Allah'ın sülbünler. Her maddi, her manevi. İlahi dairet sülbünler değil. Kim Kur'an ve sünneti sımsıkı yapışıyorsa onların üzerine ne yapacak?
Ordu gönderecek. Ve onların öldürülmesini isteyecek. Beni Haşim'den ele geçirirler. Ödürülür. Kalanlar dağları kaçarak Mehdi, Mekke'de çıkana kadar saklanırlar. Ne geçirdiklerini öldürecek? Sübyan. Ve eline geçiremeyenler, kaçanlar da ne yapacaklar? Dağlarda saklanacaklar. Mehdi çıkıncaya kadar. Mehdi zuhur ettiği zaman Medine'de kaçan bu insanlar Mekke'de, onun etrafında toplanırlar. Sübyan ve oğlu Medine'lileri katleden ve katliam yaşanacak. Medine'de de ne olacakmış? Katliam yaşanacakmış. Bir noktü şey inserler. Bu olarak dediğim işçiler var ya O direnişçilerin büyük bir kısmı Surudanlı, büyük bir kısmı Suudlu, büyük bir kısmı Mısırlı.
Yani ehli sünnetler, cemaat. Onlar Kur'an ve sünneti Sımsık'ı yapışanlardan. Sübyan ne yapıyor şimdi onları? Ne diye kat ediyor? Kesinlikle gelmiş, o memleketin göbeğine oturmuş, Hançerini basmış, etrafı kahve yalan götürüyor. Bizini korumaya, toplanmaya çalışanlar terörist oluyor. Bu anlayış doğruysa, Bu anlayış doğruysa, Benim iki dedemin ikisi de terörist. Benim bir dedem, Ayağına körültü çizmeyi çekmiş, Kurmuş dağlara kendini, Efe kendisi, Yunan'la savaşmış.
Bir dedem de dokuz değil mi? Babadılar. Yunanistan'da, Rum zindanlarında iştence görmüş. Bu mücadele eden dolayı. Şu anda bu anlayış doğruysa, İkisi de terörist. Bir kimsenin vatanını savunması kadar kutsal bir şeyse olmaz. Dinini savunması kadar kutsal bir şeyse olmaz. Namusunu koruması, Savunması kadar kutsal bir şey olmaz. Ahlakını, hanımını, çolunu, çocuğunu koruması, Malını koruması kadar kutsal bir şeyse olmaz. Bunları korumak, bunları muhafaza etme, Bunların uğruna mücadele etme, Savaşma, Cihattır ve Cihaz-ı Ekber'dir. Anlayış da asla ve asla Terör ve terörümüzün değil.
Anlaşıldı. Hakkınızı helal edin. Süfyan'la alakalı tersimiz, Muhtar son buldu. Önümüzdeki hafta, Bu konuyla alakalı, Son on yılın içerisinde olan, Birkaç daha mesele var. Onları da anlatacağız, Bu konuyu kapatacağız. Cenab-ı Hak cümlemizi muhafaza eleşecek. Şimdiden de gelecek olan kandili ilan edelim. İnşallah gelecek olan kandilde de her kandil, Bunu ilan etmemize gerek yok. Her kandil burada, Kandili has, Kur'an'a var inşallah. Hakkınızı helal edin. Allah'ın sazı için. El-Fatiha. Allah'ın sazı. Allah'ın ¡ contradiklerine isti ! Şimdiden de. quiet flashing herhal edebileceğine
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.