mustafaozbag.org

78. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 9 Eylül 2011 · 40:18

Selamun, Allah gecenizi hayır etsiniz. Selamun, Cenab-ı Hak yümmetinizi hayırlı eylem. Cennette cevabı Allah'ı görmek nasıl olacak? Cennetin her katı farklı bir çenil olacaktır.
Rûiyetullah hak olduğu gibi, Allah'ı dünyada görmek. Hak olduğu gibi, Allah'ı cennette de görmek haktır. Hadis-i Kudüsler'de ve Hadis-i Şerifler'de buyuruldu ki, Allah, cennet halkına tecelli eder.
Bir rivayette daha var, Allah, mahşer halkına tecelli eder diye. Ama Hanefiler, Ehl-i Sünnet, genelde Allah'ın cennet halkına tecelli edeceğinde hemfikirler. Allah, cennet halkına tecelli eder. Ve bir kısmı bizim Rabbimiz deyip, hemen secdeye kapanır.
Bir kısmı tereddüt ederler. Secdeye kapanmayla kapanmama arasında kalırlar. Bir kısmı da hayır, bu bizim Rabbimiz deyip derler. Ehl-i tasavvuf der ki, ilk tecelliyata secdeye giderler. Dünyadayken Allah'ı tanıyan ve bilen insanlar, yani marifetullah ehli.
O marifetullah'a ulaşanlar, Allah'ın tecelliyatını görür görmez tanırlar. Çünkü onlar dünyada kör değillerdir. Onlar dünyada sağır da değillerdir. Onlar kör ve sağır olmadıklarından dolayı, mahşerde de kör ve sağır olmazlar. Mahşerden önce kabirde de kör ve sağır olmazlar.
Ve mahşerden sonra da, cennette de kör ve sağır olmazlar. Çünkü onlar, Allah'ın yeryüzündeki manevi dilekleridir. Allah, onlarla manevi ilmini yeryüzündeki mümin kullarına akıtır. Onlarla Allah, yeryüzündeki kötülükleri önler, iyilikleri devam etseridir. Onlar, peygamberin vazifeleriyle vazifelenmişlerdir. Onlar, çok ibadetle öne çıkmazlar. Onlar, nefisleriyle mücadele ederler. Onlar, güzel ahlakla ahlaklanırlar. Onlar, Allah'ın ahlakıyla ahlaklanırlar. Onlar, Muhammed-i Mustafa'nın edebiyle edeplenirler. Ve Allah'ın marifetullah ilmiyle ilinlenirler.
Onlar, marifetullahın nuruyla görürler ki, o tecelliyat Allah'ındır. Onlar, marifetullahın nuruyla bilirler ki, tecelli eden O'dur. O yüzden hemen secdeye kapanırlar. Sen bizim Rabbimizsin derler. Onlar, manen hep secde noktasında olduklarından. Yani Allah'ın zikirle hemhal olduklarından. Allah'ı unutma noktasında olmadıklarından dolayı, olayı, hiç gafletleri yoktur. Hiç gafletleri olmadığı için, Cenab-ı Hakk'ı hemen tanırlar. Burada hiç gafleti yoktur. Sakın onların gaflet kapısının kapalı olduğunu düşünmeyin. Onların da gaflet kapıları açıktır. Ama o gaflet kapılarında dahi hikmet vardır.
Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri'nin sabah namazına kalkamayıp uyumasındaki hikmet olduğu gibi. Devesini manen bir an göremeyin. Nerede olduğunu tespit edememesindeki hikmet gibi. Peygamber değiller de gafletlerinde de hikmet vardır. Gafletlerinde. İnsanlar buradan kendilerinden pay çıkarıp bunların gaflet kapısı kapalı manasında demek o küfürdür. İnsanların gaflet kapısı, Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri harik, gaflet kapısı hepsinde kapalıdır. Bütün insanların, pardon, bütün insanların gaflet kapısı Peygamber Efendimiz hariç açıktır. Bütün insanların günah-i kebail kapısı açıktır. Peygamber Efendimiz hariç. Ama Resulullah Sallallahu Aleyhi Vessellem Hazretleri'nin uyuması kimettir?
O marifesullah ehlinin de gafletinden hikmet çıkar. Hikmet, günah-i kefailinden değil, küçük günahlarından değil. Sözümü iyi anlayın. Allah'ı zikirle hemhal olanlar, bir günden geri kalmayanlar, şeytanın vesvesesinden emin olun var. Şeytan sağdan girer, soldan girer, önden girer, arkadan girer. Bu şeriat, il bildiği şeytanın ivasıdır. Şeytanın önden, arkadan, yandan, sağdan, sol, şeytan nefisten de vurur. Şeytanın nefis vurduğunda durduracak olduğu tek bir şey vardır.
Allah'a insanın kalbinden de vurur. Şeytan, şeytan, şeytanın kalbinden vuruşunu bilmezler. Dışından bakarsın, saçı, sakalı, cübbesi çok iyi.
Bakarsın ki sohbeti, kelamı çok iyi. Bakarsın ki hala şeytanın kalbinden vuruşunu, onlar sezerler. Ve onun, onu durduracak olan şey, Allah'tır, sevgisidir.
Senin seni kurtarmaz. Senin ibadetin seni kurtarmaz. Senin iddiaatın seni kurtarmaz. Çünkü o hain, senin kalbini avrukaya almıştır içeriden. İnce bir, ince bir fetih değil. İnce bir işgal gibi içeriden seni, içeriden kalbini işgal etmeyeceksin. Bir tek aşıklıktır. Ya Allah'a kurtulursun, ya Resul'u kurtulursun, yoksa o kalbinden gelen o iş. Durduracak başka bir şey yoktur kıymetli kardeşler.
İşte o marifetullah ilmine sahip olan, yani dünyadayken, bir üstad bulup ona aşık olan, dünyadayken Resulullah'a aşık olan, dünyadayken Allah'a aşık olan, Allah cennette tecelli eder etmez. Biz derler, hemen secdeye varırlar. Çünkü cennet halkı da, birbirlerine yakın halk olurlar. Herkes cinsine ve cibilliyetine göre halk olurlar. Allah'ı zikredenler cennette de bir topluluk olurlar. Ve zikreden cemaatler, orada da zikir yaptıkları kardeşleriyle beraber olurlar. Seven sevdiği nedir? Seven sevdiğinin yanındadır. Seven sevdiğinin canındadır. Seven sevdiğinin kanındadır. Ruhundadır, sırrındadır.
Seven sevdiğinin peşindedir. Yörüngesindedir. Gözünün göbendedir. Seven sevdiği nedir? Bakın, seven sevdiği nedir? Ve seven sevdiği nedir? O sevdikleriyle beraberdir. Ve o sevdikleriyle beraber olmanın avantajını yaşar. Görmese dahi gösterirler. Duymasa dahi duymurlar. Sevmiş ya, onlarla beraberdir. Aynı amelle amellen meseleler. Ve onlarla beraber o da secdeye kapanır. Ve aynı tecelliye atar, o da masal olur. O çünkü marifetullah ilmiyle, ilminlenenle beraber. Okumadınız mı? Hazreti Allah, kendi dostlarıyla beraber olan, onlara sadıklık yapar, onlara mekçilik yapar.
Onların izinden ayrılmayan, onların dibinden ayrılmayan, o köpeği dahi, sennete koyacak. Onlarla beraber olduğu için. Ve o marifetullah ehli, anında secdeye gider. Teveddüt ederler. Bir kısım ulema demiştir ki, bunlar rahil alimlerdir. Teveddüt ederler. Onlar hayatlarını şüphenin üzerine kurmuşlardır. Hayatlarını şüphenin üzerine kurduklarından, ilimlerini gerçek marifetullah ilmine değil, Allah ilmine değil de, zahire kurduklarından şüphe ederler. Bunu Allah bu değil mi? Bu tecelliyet onun bu değil mi diye. O şüpheyle kalırlar. Ama bir kısım halk, büyük bir kısmı, bu bizim Rabbimiz değiller. Ve secdeye kapanmazlar.
Ve Allah, cennet halkına ikinci sefer tecelli eder. Ve herkesin zannı üzerine tecelli eder. Herkesin zannı üzerine. Ve herkesin zannı üzerine tecelli edince, bütün cennet halkı, onun o tecelliyatının önünde secde eder. marifetullah ehli, ikinci sefer secdeye gider. Geri kalanlar, birinci sefer secdeye giderler. Ve, marifetullah ilmiyle ilimlenenler, bu noktada müjdeye, mazhar olan insanlar. Allah, cümlemizi o müjdeye mazhar olanlardan ilmesin. Hidmetli kardeşler, şeytanın, ve sesinden kurtulalım. Gönlümüze Allah'ın muhabbetini, Resulullah'ın muhabbetini, Allah'ın sahib kullarının muhabbetini yerleştirelim.
şeytanın kalbi olan, o haince saldırısından kurtulmak için. Allah cümlemizi onlardan ilmesin. Amin. Hadis-i şerifte, Ebu Bekir'in fazileti, namaz ve orucunun çok değil ve değil, kalbine yerleşen sır iledir diyor. Bu sır nedir? Bu sır, marifetullah ilmidir. Bu sır, Hz. Ebu Bekir'in, dünya ve dünyadakilardan geçmesiyle alakadadır.
Hz. Ebu Bekir Efendimizin, dünya ve dünyada her ne var ise, sevgi ve muhabbet noktasında onlardan geçtiğine işarettir. Onun gönlündeki sır, imanın kemal halidir. Onun gönlündeki sır, Allah sevgisinde yücelmektir. Onun gönlündeki sır, Allah'tan ayrılma korkusudur. Onun gönlündeki sır, Muhammed Mustafa muhabbetidir. Kıymetli kardeşlerim, ayrı ayrı muhabbet, daireler olsun. Eğer bu işleriniz, yolları arttırmış olursunuz. O zaman vahdeti açsınız. O zaman, bir ame, bereket, cihetiyle, beni de der, bunun peygamberi olarak seviniz.
Müminleri de Allah için seviniz. Evet, sevgi, renklerdir. Ama sevgi aynıdır. Sizin mümin bir kimseyi sevmeniz, Allah sevdasındandır. Üstad'ı sevmeniz, Allah sevdasındandır. Muhammed-i Mustafa'yı sevmeniz, Allah sevdasındandır. Allah'ı sevmeniz, Allah sevdasındandır. Çokluğa düşmeyin. Kim için sevin? Kim için sevin? Bizi zikrederken, Allah için zikredin. Muhabbet beslenen, birinin elinden tutuyorken, birinin tutun. Peşine düşmüşken, Allah için düşün. Allah için. Birbirinize, Allah için birbirinize kol kanat gerin. Bizi zikredin. Sakın ha!
İhlasınızı bozmayın. Muhabbetinizi bozmayın. Aranıza şeytanı koymayın. Aranıza nefsinizi koymayın. Aranıza aklınızı koymayın. Aranıza ikiliğinizi, aranıza küçük meseleleri yürütmeyin. Allah için birbirini sevenlerden olur. Alışverişleri olmadıkları halde, akraba olmadıkları halde, olmadıkları halde, onlar Allah için birbirlerini severler.
İkinci özellik bu. Bunlar, nurdan minberlere, ve nurdan elbiselerle giydirilip, mahşer altın önüne getirecek olan. İkinci özellikler ne? Onlar, toplandıklarında, Allah'ı çok zikrederler. Bir araya geldiklerinde Allah'ı çok zikrederler. Onları nurdan minberlerin üzerine oturtturur. O zaman birinci özelliklerinizi sevmeyin. Sakın birbirinizi, nefse, şeytana müsaade etmeyin. Sakın birbirinizi, menfaatlere müsaade etmeyin. Sakın birbirinizin havasında, bu kadar korkun, insanlara hizmet, insanlara iyi de, insanlardan bir şey beklemeyin.
Eğer insanlardan bir şey beklerseniz, Allah'ı gücendirmiş olursunuz. Allah'ı küstürmüş olursunuz. İnsanların sefsin diye bir şey yapmayın. Baksın diye bir şey yapmayın. Bu benim peşimden gelsin diye bir şey yapmayız. O zaman yüzünüzü, gözünüzü, sevgiliden çevirmiş olursunuz. Yüzünüzü, gözünüzü, maaşı kurdunuz ki, bu gücünüz, insanı aldatır.
Aldatır. Aldatır. Aldanırsın peşine düşme. Aldanırsın peşine düş. Sakın nefsin peşine düşme. Seni şeytanın kucağına itiyor. Şeytan seni cehennemin, şeytan seni zalimliğin ve zulmün kucağına itiverir. Şeytan seni karanlığın içine itiverir. Allah'ın muğruna rağmen. Allah için sev. Allah için muhabbet etmek. Allah için. Kalbini muhafaza etmek için. Vurmak için. Sırrını muhafaza etmek için. Şeytanlaşmış kafaların beni. Aklına mukayyet ol.
Senin sarayın. Orası senin can damarı. Orası senin ruhunun dur. Sırrını dur. O kaleyi muhafaza et. O kaleyi muhafaza etmek. Dışını harama zikriyle. Allah'ın zikriyle. Allah'ın zikrinden oluşan askerlerle koruyacak. Ve onun içine sevgini koy. Muhabbetini koy. Aşkını koy. Aşk en kıymetli olan. En mukaddes olan. Seni nurlandıracak, aydınlatacak. Seni başka bir hale getirecek. Seni yumuşatacak. Seni tatlılandıracak. Seni afiyetlendirecek. Seni Allah'a dost edecek. O kalbinin ortasında, merkezinde. O Allah aşkını koru. Allah sevgisini koru.
Allah muhabbetini koru. O seni devamlı menzile götürecek olan şey. O seni hatadan kurtaracak olan şey. O seni yanlıştan kurtaracak olan şey. O senin hayatı. Senin başka bir anlamı yok yoksa. Sen anlamsızsın. Seni anlamlı kılan, o kalbinin içindeki kocaman sevdan. Seni ser eden, içindeki o kocaman sevdan. Seni ser eden, seni insan eden. Seni insanların arasında halife eden. Seni üstün kılar. Senin kalbinin içindeki o muhabbet, o sevdan, o sevgin. Sakın ona mahrem eli uzattırma. Banca zikrullah ile korunur. O sevgi, o kalbin içindeki muhabbeti koruyacak olan birinci halakada seven sevdiğini zikreder. Seven sevdiğiyle vakit der.
Sevdiğin ne olacak? O yüzden sen o muhabbeti, o nurdan. Sen o muhabbeti, o şeytan oraya size hiç geçirttiremez. Şeytan bilir ki size...
Şeytan bilir ki size zina ettiremez. Şeytan bilir ki size hırsızlık yaptıramaz. Şeytan bilir ki size hırsızlık yaptıramaz. Siz babaanninize tecavüz etmezsiniz. Siz Allah'ın elinizi... Siz eşinizi... Şeytanın hedefini...
Şeytanın işi... Sizinle derken sizin içinizdeki muhabbetinizle... O nuru katletmeye çalışıyor. Ona el uzatmaya çalışıyor. Mahremini el uzatıyor. Senin mahremin o. Senin mahremin kalbinin içindeki o nurdan yumak. O nazlı gelin. O gelin sesin yürek sızıntısı. O nazlı gelin. Yüzünü gözünü kaçırız buraya. O ateş parçası. O İbrahim'in ateşi gibi. Yusuf'un kuyusu gibi.
Yunus'un balığı gibi o. İçinde saklanış, gizlemiş. Ve onu içinden büyütenler, içinde oluşturanlar. Gözlerinde yaş. Kalbinde hüzün. Yüreğinde sarılık ve solgunluk var. Evet şeytan oraya giriyor. Sizin üzerinizde. Şeytan Allah için sevenlerin üzerinde o sevgi yumağına elini uzatır. Nefis dolaşır etihafınızda. Ama Allah deyip zikrullah halakası müddetçe, bir güne gittiğiniz müddetçe, zikrullah halakasına oturup az müddetçe şeytan çıldızacaktır. İşte muhafetullahın yolu, o kalpteki nuru, o kalpteki aşkı, o kalpteki muhabbeti, o kalpteki sevdayı korumak ve muhafaza etmektir. Onun meclisi, onun kalası.
Allah'ın zikridir. Demedim ey akusuda. Kim la ilahe illallah derse, benim kalama sığınır. Çünkü zikrullah onun kalasıdır. Zikrullah o kalbin muhafazasıdır. Allah'ı zikre. Zikriyle o rak gelişecektir. O gelişledikçe onu ihata etmeye başlayacaktır. Ve sen Allah'ı zikrettikçe, Allah'ı her anlamda, her manada zikrettikçe, senin kalbin gelişecek. İnşirah bu. O kalp gelişecek, gelişledikçe o vücudu içine alacak. O vücudu gelişletecek, vücudu bakacak, büyüyecek. Bursa'yı içine alacak, Marmara'yı içine alacak, Türkiye'yi içine alacak. Denizlerdeki mahrum kalp çoğuşacak.
Denize bakacaksın Allah'ı zahsı. Göklere bakacaksın Allah'ı zahsı. Yere baktığında kendini göreceksin Allah'ı zahsı. Bir müddet sonra kendinden de geçeceksin. Allah demeye devam et. O içindeki o muhabbeti koru. O içindeki aşkı koru. O içindeki sevdayı. Gelip şeytanlaşmış olanlar, senin o sevdanın mızrağını vurmak isteyecekler. O şeytan gelecek senin kalbine kılıcını vurmak isteyecek. Sakın. Orası senin mahrem yerin. Orası senin son kalem. Orası senin mahremin. Orası senin can yerin. Can da varır. Sakın oraya dokundurma. Sakın orayı elletme. Sakın orayı kirletme. Sakın oraya başkalarına kapıyı açma. Oranın sahibi Allah. Oranın sahibi Resulullah.
Oranın sağını kapıyı açma. Oranın sahibi, oranın dostları müminler. Oranın dostları birini açma. Sakın oraya inansızlarına kapı aralama. Sakın. Heva ve heva. Sakın. Etmiş olursun. Vefasızlık etmiş olursun. Hainlik etmiş olursun. Mahremine el ve yüz sürdürmüş olursun. Tanrı caizse namusunda kadar olursun. Resulullah ne dedi? Mahremine göz koyamasan bakmazsan. Mahremine el uzatılasan bakmazsan. Mahremine herkes yerine katarsan, kol atarsan. Senin halin felak olur. Deyuslardan olursun.
Mahremine, mahremine el uzatılma. Maddi manada ne? Eşin ve çocukların. Eşin ve çocukların mahrem. Sakın çocuklarınıza gözleydirmeyin. Sakın eşlerinize gözleydirmeyin. Birisi kutsalınıza sizden müsaadesiz. Sen de sizden izinsiz göz atmasın. Buna müsaade etmeyin. Ama maddi manada o kalbinizdeki muhabbete sakın ve sakın göz diktirmeyin. Durdurun. Hani der ya. Milli şair. Dur hayasızca gelen bu akını. Hayasızca gelir o. O distorsuz gelir. O fitursuz gelir. Gelir senin kalbin hançır vurur. Durdur. Aralama. Aralarsak mahremini kirletmiş olursun. Allah mahremini kirletenlerden eylemesin. Cenab-ı Hak gönlümüze ilham eylesin.
Hapbümüze ilham eylesin. Sırnımıza ilham eylesin. Ruhumuza ilham eylesin. Vücudumuza ilham eylesin. Cenab-ı Hak için kendi yolunda eylesin. Muhabbetinde eylesin. Kendilesin. Kendilesin. Kendi ilmini koysun. Kendi koysun. Mükemesin.
Bütün peygamberin dış tanesinde bizim ruhlarına. Bir de güvahsız viseda reyley.
Yavrucu. Ben enişte fa'dan üzeri. Ve kürsüz tırkı var. Farukmanız ümdülyen. Ali. Evlamı Resulullah. Zircat Resulullah. Şehirde Resulullah. Ashab Resulullah. Muzlarına. İmam-ı Azam Ebehanıfe. İmam-ı Şahı. İmam-ı Malik. İmam-ı Ambele Hazırsız. Muzlarına.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi