Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 20 Aralık 2020 · 29:29
Nice dağ gibi gönülleri koparmıştır, kurnaz kuşu iki ayağından baş aşağı asa komuştur o, anlayışı, hatırı keskinleştirmekle Allah'a yol bulunmaz, padişahın lütfu ancak kırılmış, dökülmüş gönülleri alır katına, nice define gömenler, nice kıyı bucak kazanlar, o hayaller kuran vezire maskara oldu gitti, Öküz kim oluyor ki sen ona maskara olasın, toprak da nedir ki onun otolu olacakmışsın, bir kadının kötü bir iş yüzünden yüzü sarardı mı, Allah onu çarptı da zühre yıldızı yaptı, Hz. Mevlânâ nerelere gitmiş, bir kadını zühre yapmak çarpmaktır da toprak olmak, bahçık kesilmek, çarpılmak değil midir, ağ inatçı,
Can, seni güzelim gökyüzüne götürürken sen tutmuşsun aşağılara balçık kesilmişsin, akılların bile kıskandığı öyle bir varlığı şu alçaklık yüzünden çarptın gitti, Nice dağ gibi gönülleri koparmıştır, kurnaz kuşu iki ayağından baş aşağı asa koymuştur o, Allah nice güçlü, kuvvetli görünenleri, nice dağ gibi gönlü olanların hepsini de bir ecel yeliyle siler süpürür, bir üfürmeyle, bir rüzgarla helak eder, nice kurnazlar vardır, o kurnazlar kendi kurnazlıklarının oyununa gelirler, Nice tuzak kurucular vardır, Cenab-ı Hak onların kurmuş olduğu tuzakları kendilerine düşürür,
Hani ayete kerimede Allah tuzak kurucuların, en hani tuzak kurucuların tuzaklarının bozucudur der, O tuzakları bozandır, kim kurnazlık yaparsa kendi kurnazlığında boğulur gider, Kim haksızlık yaparsa kendi haksızlığında boğulur gider, Kim zulmederse kendi zulmünde boğulur gider, Kim asilik yaparsa kendi isyanında boğulur gider, Kim günahı keballere devam ederse kendi büyük günahlarında boğulur gider o, Allah onu bu manada ayağından baş aşağı asar atar kenara, Anlayışı, hatırı keskinleştirmek, Allah'a keskinleştirmekle Allah'a yol bulunmaz,
Padişahın lütfu ancak kırılmış, dökülmüş gönülleri alır katına, Siz çok zeki olabilirsiniz, Siz çok böyle aklınızı keskinleştirebilirsiniz, Siz kafanızda kırk tane tilkiyi dolaştırıp, Kırk tane tilkinin kuyruğunu birbirine değdirmeyebilirsiniz, Ama bununla Allah'a yol bulunmaz, Sizin çok zeki olmanız, çok kurnaz olmanız, Sizin Allah'a yol bulmanızı sağlamaz, Cenab-ı Hak gönlü kırıklarla beraberdir, Cenab-ı Hak hüzünlü gönülleri sever, O yüzden Cenab-ı Hak böyle toplum içerisinde, İkinci sınıf vatandaş gibi görünen gönülleri sever,
Hani hadisi kutsi'de, hadisi şerifte, Hazreti Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurur ya, Bir topluluğu birisi girdi, oturdu, ondan sonra çıktı, Hiç kimse onu fark etmedi, Ehli cennet görmek isterseniz ona bakın der, Kırık gönüllü, hüzünlü, O kimsenin gönlü bu noktada, Allah için yanıp tutuşan bir gönül, Allah'ın huzuruna gidecek olan gönüller onlardır, Yoksa çok zeki olanlar değildir, Allah peygamberliği çok zeki olanlara vermedi, Matematikçilere, fizikçilere, astrofizikçilere peygamberlik inmedi,
Peygamberliği, peygamberler şefkat, merhamet, Muhabbet timsali insanlardı, Alçak gönüllülerdi, tevazuluydular, Her biri fukaraydı, Ama hepsi de ismet sahibiydi, Hepsi de hikmet sahibiydi, Hepsinin de gönüllerinde Allah muhabbeti, Allah aşkı vardı, Nice define gömenler, nice kıyı bucak kazanlar, O hayaller kuran vezire maskara oldu gitti, Öküz kim oluyor ki sen ona maskara olasın, Toprak da nedir ki onun otu olacakmışsın, Bu çok eski bir hikayedir, Allah alem Hazreti Mevlana Celat-ı Ruhu Hazretleri bu hikayeden bahseder,
Hindistan'da bir hazine olduğu söylenir, Hindistan'daki o hazineyi bir gün bir kimse, Onlar ineğe taparlar ya, İneğe tapınışın da çıktığı yer olarak böyle söyler kimileri, Doğrudur yanlıştır bir şey diyemem, O hazine arayan hazineciler, Bir gün ineğin bastığı yer çöker, Çökünce de oraya bakarlar, Oraya bakınca birisi oradan hazineyi bulur, İneği kutsallaştırırlar, Böylece hazineciler, O böyle işte inekler hazinenin başında duracak diye, İneğin peşinde koşmaya başlarlar, Hani etrafınızda hazine arayanlar vardır ya,
Onlar hep bir efsanenin peşindedir, Hep bir harita vardır, O haritaya göre o ağacın 5 metre ilerisinde, 8 metre gerisinde, 18 metre şurasında hazine vardır, Böyle bir fısıltı gazetesidir ya bu, O hazineciler hep böyle bir şeyin peşindedirler, Bir haritanın peşinde, Ve birisi gelmiştir çok önceden, Orada büyüklere birisine söylemiştir, Filanca yerde hazine var diye, Herkes gözünü oraya diker, Ve muhakkak orada hazine var denilir, Şimdi inek dolaştırmıyorlar tabi, Şimdi alet dolaştırıyorlar, Önceden inek dolaştırırlardı,
Kimisi de horozun peşine takılır, İşte bilmem hangi cins horoz, İşte define olan yerde ötermiş, O horozu yetiştirirler, O horoz koltuğunun altında, Define olan yere gider, Yani aklını, Aklını, Hayvana bağlayan, Horoza bağlayan, İneğe bağlayan zavallılar, İşte Hazreti Mevlana da diyor ki, Öküz kim oluyor ki, Senin o maskarası oluyorsun, Ya öküz kim, Sen bir define arıyorsun, Sen bir define ararken, Öküzün maskarası oluyorsun, Sen dünyada, Dünyada, Dünyanın peşine düşmüşsün, Öküzün maskarası oluyorsun, Tabi bunu bir hadis şerife bağlamak da mümkün,
Ümmetim ne zaman öküzün kuyruğuna sarıldı, Helakını beklesin der, Öküzün kuyruğuna sarılmak ne demektir, Ümmet ne zaman ki, Cihadı bıraktı, Ekip biçmeye başladı, Hayvancılığa başladı, O zaman helakını beklesin, Helak olduk, Ümmet cihad etmiyor şu anda, Bu böyle, Sivilleri katleden, Katlederken de, Tekbir getirenler, Cihad ettiklerini düşünmesinler, Bu hafta, Diyanetin hutbesi çok güzeldi, Tebrik ediyorum, Kim hazırladıysa, Diyanetin hutbesi, Muhteşemdi, Uzun zamandan beri, Böyle muhteşem bir hutbe, Dinlemedim ben,
Bu, Geçtiğimiz cuma gün, Yani dünkü hutbe, Diyanet için muhteşemdi, Dönün okuyun o hutbeyi, Gerçekten, Yani, Din, İşid'in eline kaldı ne yazık ki, Diyanet harika bir hutbe hazırlamış, O yüzden normalde, Müslümanlar cihad derken, Sivilleri katletmek değil, Cihad derken, Devletin polisine, Askerine, Kurşun sıkmak değil, Cihad derken, Sivil insanların, Gelip gittiği yerlerde, Terörist faaliyetler düzenleyip, Orada bomba patlatmak değil, Masum, Ankara'daki, Gardaki, İnsanların ne suçu vardı, Veya Cizre'deki insanların ne suçu vardı,
Veya Diyarbakır'daki insanların ne suçu vardı, Topluluğun içerisinde bomba patlatmak, Veyahut da, Gece uykusundan uyandırılıp, Ellerini arkadan bağlayıp, Ensesine kurşun sıkıp, Şehit etmek nereye koyacağız? Görev yapan polislere, askerlere, Teröristçe faaliyetlerde bulunup, Caddelere, sokaklara, Belediye araçlarıyla kazıp, İçine tonlarca bomba koyup, Orada asker veya polis araçları geçerken, Patlatmanın nesi insani?
Vazifesini yapan, Dal gibi 20 yaşındaki, Çocuk yaştaki genç askerleri, Şehit etmenin, Onlara tuzak kurmanın, Nesi insani? Bunun nesi hak mücadelesi? Allah muhafaza eylesin, Cihat bunlar değil, Bunlar değil, Bir arabanın üzerine bombayı, Toplayıp, Ondan sonra onları patlatmak, Cihat değil, Fransa'da, Almanya'da, Nerede olursa olsun, Hangi ülkede olursa olsun, Sivil insanları, Katletmek cihat değil, Masum insanları katletmek, Cihat değil, Yakmak, Yıkmak,
Talan etmek, Yağmalamak, Bunlar İslami değil, İnsani değil, Kaldırım taşlarını söküp, İşte alışveriş merkezlerine, Bankalara, Milletin dükkanını taşlamak, Ne kadar insanilik? Hasta var deyip, Ambulansı çağırıp, Ambulans şoförünü, Oradaki hemşireyi, Ambulans arabasını, Yakmak, İnsani değil, İnsani değil, Ne hale geldik?
Ve insanlık hızla, Cehalete doğru koşuyor, Ya bu Avrupalılar işte, Evet çok hataları var, Çok yanlışları var, Çok eksiklikleri var, Var, İşte Ortodoy'u kana buladılar, Buladılar, Bunadılar, İşte Irak'ta, Suriye'de, Olanca, Müslümanın kanını döktüler, Döktüler, Döktüler, Ama bu sizin gidip de, Onların sivilleri katletme hakkını vermez size, Hiroşima'ya bomba attı, Size gidip de, Başka bir örneğin, New York'a bomba atma hakkını vermez size, Müslüman zulmedemez, Müslüman kalkıp da sivilleri katledemez, Mümin ancak, Askeri,
Üniformalı kimselerle savaşır, O da devletin emriyle, Devlet emreder, Savaşırsın, Devlet emreder, Savaşırsın, Kendi kafandan da savaşamazsın, Allah muhafaza eylesin, İşte, Öküzün kuyruğuna, Yapışınca ümmet, Helak oldu, Cihadı bıraktılar, Mücadeleyi bıraktılar, Nefisleriyle mücadele etmeleri gerekirken, Bunu bıraktılar, Buradan da, Bu tarafa doğru yol bulabiliriz, Bir kadının, Kötü bir iş yüzünden, Yüzü sarardı mı, Allah onu çarptı da, Zühre yıldız yaptı, Zühre yıldız yaptı deyince, Allah alem, Hazreti Mevlana, Harut ve Marut hikayesini atıfta bulunuyor,
Hani meşhurdur ya, Harut ve Marut, İki tane, Yani melek diye isimlendirilir bunlar, Ben bunların melek olmadıklarına inanırım, Allah'ın çok varlıkları var, Değişik gezegenlerde değişik, Hayat standartları var, O hayat standartlarında yaşayan, İki varlık, İki mahluk, Bunlar insanların, Yeryüzünde kan dökücü olduklarını görünce, Zulmedince görünce, Haramlara girdiklerini görünce, Kendi kendilerine diyorlar ki, Biz yeryüzünde yaşasaydık, Bunlar işlemezdik, Cenab-ı Hak da onları imtihan için, Yeryüzüne gönderiyor, Bunlardaki ilim de,
Bir başkalarında yok, İnsanlarda yok, Simya ilmi de denilebilir buna, Değişik, Zikirlerle, Değişik formüllerle, Değişik, Olağanüstü haller, Tecelli ettiriyorlar, Ve insanlara bunlar, Her gün şey yapıyorlar, Ve her günde, Cenab-ı Hak bunları, Akşam namazından sonra, Tekrar, Yaşadıkları alana, Çekiyor, Her sabah gönderiyor, Her akşam bunlar, Tekrar geriye gidiyorlar, İşte en sonunda bunlar, Kendilerince günaha girmeyeceklerini söylüyorlar ya, O beldede de, Bir kadın var, Bu kadın dillere, Akıllara, Kendince duygulara hükmeden bir kadın,
Sohbeti güzel, Kendisi güzel, Dili tatlı, Bütün o şehrin halkı, O kadınla beraber olabilmek için, Can atıyor, En sonunda, Bunun namını, Bunun bu noktadaki maharetini, Harutla Marut da, Duyuyor, Ve onlardan o iksirli sözü, İksirli sözü öğrenmek istiyor, Bir rivayette böyle bir tezgah kuruyor, Diyor ki, Bu iki Harutla Marut, Hiç kötülük yapmıyor o ana kadar, Hiç haram işlemiyor, Kadın diyor ki, Beni elde etmek ister misiniz, Evet, Ben, Sizinle beraber olmak isterim, Ama, Benimle içki içmelisiniz, Diyor, Benimle içki içmelisiniz,
Diyerekten, Onları içiriyor, İçirdikten sonra, Onlara kötülük yapacak, Ve o lafı, Dinleyecek ya, Beni rahatsız eden, Bir erkek var diyor, Eğer onu öldürürseniz diyor, O zaman ben sizinle beraber olurum, O erkeği de öldürüyorlar bunlar, Ve onlar o iksirli sözü de kadına söylüyorlar, Ve kadın bu yapmış olduklarından çok pişman oluyor, Meseleyi kısadan keseyim, Öylesine tövbe ediyor, Öylesine tövbe ediyor ki, Bir rivayette, Zöhre yıldızı, Sirius yıldızı, Batılılar, Sirius diyor ya, Daha doğular, Türklerin çoban yıldızı,
Orta doğunun da, Zöhre yıldızı, Cenab-ı Hak onu yıldız ediyor, Onun tövbesinden dolayı, Hazreti Mevlana, Allah alem oraya atıfta bulunuyor, Buradan, Diyor ki, Bak, Bir kadın, Kötü bir iş yüzünden, Yüzü sarardı da, Allah onu çarptı da, Zöhre yıldızı yaptı, O pişman oldu, Yaptıklarına pişman olunca, Cenab-ı Hak onu yıldız haline getirdi, Allah'ın tövbesini kabul ettiğinin, En aşağısız yıldız oldu, O öyle bir Allah, Bir kadını zöhre yapmak, Çarpmaktır da, Toprak olmak, Balçık kesilmek, Çarpılmak değil midir, A inatçı,
Allah çarptı onu, Zöhre yıldızı yaptı, O çarpılmak oldu da, Sen aşağıların aşağısı oldun ya, Sen hayvandan daha aşağı oldun, O çarpılmak değil mi, Sen haramlara daldın ya, Nefsine uydun ya, Nefsinin oyunlarına kaldın, Nefsinin oyunlarına kalınca, Cenab-ı Hak demedi mi, Ben sizi ah seni takvim üzerine yarattım, Ama siz nefsinize uyarsanız, Hayvandan daha aşağı mahluk olursunuz, E bu, Çarpılmak değil de ne ki, Can seni güzelim gökyüzüne götürürken, Sen tutmuşsun, Aşağılarda balçık kesilmişsin, Allah seni bu alemden kurtarmak ister,
Allah seni bu alemde istemez, Sen ey nefis, Rabbine mutmain olarak dön, Allah seni mutmain olarak dönmeni ister, Ve Cenab-ı Hak senin her an, Miraç halinde olmanı ister, Namaz müminin miracıdır, Neden namazı terk edersin, Neden namazın miraç olmasın, Oruçlunun nefesi, Cenab-ı Hakk'a miskamber gibi olur, Neden oruç tutmazsın, Kim Allah'ı zikrederse, Allah da onu zikreder, Allah'ın seni zikretmesini istemez misin, Allah'ın zikrettiği, Balçıkta yaşar mı, Allah'ın zikrettiği, Karanlıkta kalır mı, Allah'ın zikrettiğine biz,
Aşağıların aşağısı diyebilir miyiz, E Cenab-ı Hak, Kendisine muhatap alırken, Kim beni zikrederse, Ben de onu zikrederim derken, Sen onun zikrine neden sırtını çevirip de, Hayvandan daha aşağı bir mahluk olursun, Sen onun zikrinden neden yüz çevirir de, Kendini aşağıların aşağısına atarsın, Ey insanoğlu gafil olma, Allah'ı zikret, Gafil olma, Namaz kötülüklerden alıkor insanı, Namazını dosdoğru kıl, Gafil olma, Zekatını düzgün hesapla, O para Allah'tan sana bir emanet, Bir imtihan olarak geldi, Zekatını hesapla, Verilecek olan yerlere ver,
Cimrilerden olma, Ey insanoğlu, Hac sana farç kılındı, Nereye kadar mal toplamak için uğraşacaksın, Haccını yap, Haccını yap, Günlük sadaka ver, Cömertlerden ol, Birisinin sıkıntısını gider, Birine faydalı ol, Sizin en hayırlınız, Etrafına zarar vermeyiniz buyurdu, Hiç olmazsa zarar verme, Aşağıların aşağısına düşme, Seni halife yarattı, Seni kendine benzer yarattı, Adem'i kendi suretimde yarattım dedi, Onun suretine uygun yaşa, Onun suretine uygun yaşa, Onun suretine uygun yaşamak, Onun ahlakıyla ahlaklanmak, Neden onun ahlakıyla ahlaklanıp da,
Yücelere doğru kanat çırpmazsın, Sen bu toprağa ait değilsin, Topraktan yaratıldın, Bu beden toprağa ait, Sen, Cenab-ı Hak kendi ruhundan üfledi sana, Kendi nurundan verdi, Kendi ruhundan üfledi, Sen kendini bu aleme ait kabul etme, Vur tekmeyi ayağını yere doğru, Yukarılara doğru yüksel, Allah'ı zikret, Günahlarından tövbe et, Aşağıların aşağısında durma, Ve bir günah işleyeceğim diye uğraşma, Günah işlemek için, Gayret sarf etme, Bu ne ahmaklık, Günah işlemek için gayret sarf ediyor, Bu ne körlük, Günah işlemek için koşuyor,
Nereye koştun, Nereye koştun, Günaha koştun, Aşağıların aşağısına doğru gidiyor, Her günah işlemen, Aşağıların aşağısına doğru gitmen, İnsanlar Allah'a koşacaklarına, Günaha koşuyorlar, Cenab-ı Hak diyor ki, Ey insanlar Allah'a koşun, Dönüşünüz ancak onadır, O zaman Allah'a koş, Günaha koşma, Günaha koştuğun müddetçe, Aşağıların aşağısına doğru gideceksin, Yapma, Yapma, Cenab-ı Hak tabiri caizse, Açmış kollarını, Bana koşsun diye bakıyor, Senin annenden de şefkatli, Senin babandan da şefkatli, Senin kocandan da şefkatli,
Senin karından da şefkatli, Senin çocuğundan da şefkatli, Sen annene anneciğim özür dilerim desem, Kibirlilik yapar, Kafasını çevirir senden, Baba yapma etme ya, Ben bir yanlışlık yaptım, Özür dilerim dese, Git benim bela oğlum çocuğum yok der, Kibirli insanlar, Kadın kocasından özür diliyor, Adam kendisini zannediyor ki, Kaf dağında dolaşıyor, Firavunlaşmış gönlü, Gönlü firavunlaşmış, Eşleriniz sizden özür diler, Geri dönerse, Aleyhlerinde yol aramayın, Ayet-i Kerime duruyor, Gönlü firavunlaşmış, Kadıncağız özür diliyor,
Yok dönmüyor ona, Erkek özür diliyor kadından, Kadın affetmeyeceğim diyor, Gönlü firavunlaşmış, Allah öyle değildir, İnsanlar nasıl ilahlık yapıyor bak, Allah kim tövbe ederse, Tövbesini kabul ederim diyor, Cenab-ı Hak tövbe edenlerin, Tövbesini kabul edeceğini, Beyan ederken, İnsanlar özür diliyorlar, İnsanlar özürleri kabul etmiyor, Allah diyor ki, Kim beni zikrederse, Ben onunlayım, Ne kadar şefkatli merhametli, Kim tövbe ederse, Tövbesini kabul ederim, Ey Habibim, Sana benden sorarlarsa, De ki onlara, Onlara dua,
Onlar dua ettiklerinde, Dualarını kabul ederim, Yakinim, Sen nerede dolaşıyorsun, Ey insanoğlu, Gitme aşağıların aşağısına, Gitme uzaklara, Batırma kendini, Kendini batırma, Dön, Ona da ona yöner, Dön, Ona doğru koş, Dön, Senden para istemiyor, Namazını kıl ya, Orucunu tut, Ahlakını güzelleştir, Ahlakını güzelleştir, Çocuklarınıza, İyi örnek olun, Ahlaklarınızı güzelleştirin, Evlerinizi, Cennet bahçesine çevirin, Evlerinizde, Kötü sözler kullanmayın, Yanlış kelimeler kullanmayın, Anne babalar, Çocuklarınızın yanında,
Kavga etmeyin, Çocuklarınızın yanında, Kötü sözler kullanmayın, Çocuklarınızın yanında, Yanlış, Nahoş şeyler yapmayın, Çocuklarınızın yanında, Namaz kılın, Oruç tutun, Allah'ı zikredin, Çocuklarınızı, Namaza, Zikre, Oruca alıştırın, Eşlerinizi, Namaza, Zikre, Oruca alıştırın, Yapmayın, Kendinizi ve çocuklarınızı, Ateşe atmayın, Kendi ellerinizle, Ateşe atmayın, Cenab-ı Hak, Sizi, Kendi katına, Yükselenlerden, Olasınız istiyor, Bu, Farzları yerine getirip, Nafilelerle, Allah'a yaklaşıp, Allah'ı sevmek, Allah bizi onlardan eylesin,
Can seni güzelim, Gökyüzüne götürürken, Sen tutmuşsun, Aşağılarda balçık kesilmişsin, Aşağılarda balçık kesilme, Tövbe et, Kurtul, Akılların bile kıskandığı, Öyle bir varlığa, Şu alçak yüzünden, Çarptın gitti, Akılların, Hayal edemeyeceği, Tasavvur edemeyeceği, O varlığı, Allah'a, İhanet etme, Nankörlük etme, Sırtını dönme, Rabbim bizi muhafaza eylesin, Şimdi bir dikkat et de gör, Şu kendini çarpmışsın, Nasıl bir şey, Bu öbür çarpılmaya karşı pek, Hem de pek aşağılık, Bir çarpılış, Şimdi kendini bir tefekkür et, Şimdi al kendini karşına,
Kendini bir hesaba çek, Sen neler yapmışsın, Ne halt işlemişsin, Ne aşağılık işlerle iştigal etmişsin, Bir gör, Allah seni affetsin inşallah, Hakkınızı helal edin, Geceniz hayır olsun inşallah, Selamun aleyküm,
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.