Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 22 Ekim 2026 · 57:27
Selamun Aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i hakkı, hak, batılı, batıl bilenlerden eylesin, Hakkı hak bilip, hakka tabi olan, hakkı yaşayan, hakkı anlatan, hakkı haykıran, batılı, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'i Kur'an ve sünnet-i seneye sımsıkı yapışanlardan eylesin, Rabbim nerede Müslümanlara haksız, hukuksuz davranan var ise, nerede Müslümanlara zulmeden, kanına, namusuna, şerefine, topraklarına tecavüz eden var ise,
hepsini de kahri perişan eylesin, İsrail'i yerli yeksan eylesin, destekçilerini yerli yeksan eylesin, Çin'i yerli yeksan eylesin, Doğu Türkistan'a ve Filistin'e özgürlük nasip eylesin, Nerede Müslümanların özgürlüklerine ket vurulduysa, Cenab-ı Hak bütün İslam alemini özgür eylesin, İslam alemini aziz eylesin, Kafirleri zelil eylesin, bizleri ve ümmet-i Muhammed'i affı mağfiret eylesin, günahlarımızı hayra çevirdiklerinden eylesin, Kusurlarımızı, yanlışlıklarımızı affı mağfiret eylesin, annelerimizi, babalarımızı, eş ve çocuklarımızı ve derviş kardeşlerimizi ve akrabalarımızı
affı mağfiret eylesin, ecmain. Bugün Allah izin verirse inşallah 57. Nasihat Saat Suresi ayet 31-32 E'udhu billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. 31 ve 32
Hani ona bir akşam çalımlı ve cins koşu atları sunulmuştu? Demişti ki, doğrusu ben Rabbimi zikretmek için mal sevgisine düştüm. Nihayet perdenin arkasına gizlenmişti. Malum Süleyman Aleyhisselam'ın normalde ayeti kerimenin öncesinde Süleyman Aleyhisselam'a bir kısım atlar hediye ediliyor. Hatta rivayet edilir ki atların kanatlı olduğuna dair. Bazı rivayetlerde 20 tane, bazı rivayetlerde 2000 tane at ona hediye edildiğine dair rivayetler var. Ama ona kesin olarak at, kanatlı at. Neden kanatlı at? Çünkü Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'ne de böyle iki tane kanatlı at hediye edilmiş. Onu da Ayşe annemiz naklediyor. Süleyman'a verilen atlardan diye.
Olunca Süleyman Aleyhisselam'a da böyle atlar hediye edilmiş. Bazı rivayetlerde Süleyman Aleyhisselam o atlarla ilgilenirken zikrullah'tan gafil olmuş. Ve Süleyman Aleyhisselam'ın dilinden diyor ki, ben diyor Rabbimi zikretmek için bu mal sevgisi bende oluştu. Konumuz bu akşam bununla alakalı.
Asıl ben 31. ayeti de aldım ki hani böyle mesele anlaşılsın diye. Yoksa hani bu akşamki sohbet konumuz, doğrusu ben Rabbimi zikretmek için mal sevgisine düştüm. Bu burasıyla alakalı. Bu akşamki sohbet Ayet-i Kerim'in bu kısmıyla alakalı. Tabii normalde burayı siz değişik tefsir kitaplarından okuyabilirsiniz. Değişik tefsir kitaplarında kısa kısa bu bölümü almışlar. Burada meseleyi çok böyle sufi gözüyle bakmamışlar. Öyle diyelim. Malum hani bir kısım İslam dünyası, hani Allah'ı zikre böyle hafif baktıklarından bir kısmı da karşı geldiklerinden mesele farklı yorumlayanlar da olmuş. Kısaca öyle birkaç tane tefsir kitabına baktım çünkü.
Yani burada tabii asıl mevzumuz zikirden dolayı malı sevmek. Zikirden dolayı. E tabii normalde Hazreti Süleyman hem peygamber hem de kral peygamberlerden. Bazı Ben-i İsrail peygamberleri aynı zamanda kral. Yani devlet başkanı. Hem peygamber hem devlet başkanı. Tabii Süleyman Aleyhisselam da babasından, Davud'dan kalma. Hem kral hem de peygamber. Çünkü normalde Süleyman Aleyhisselam da tabii sonradan verilmiş ona mucizeler de var. Malum işte şeytan taifesi onun emrindeydi. Ciniler onun emrindeydi.
Bütün hayvanların dilinden bilirdi. Hayvanlar onun emrindeydi. Onun üzerinde mucizevi şeyler çok fazlaydı. O yüzden normalde o mucizevi şeylerden birisi de ona böyle atların hediye edilmesi. Tabii atlar böyle bir perdelenince birden, atlar perdeleniyor. Perdelenince diyor ki ben Rabbimi zikir için ben onları sevmiştim. Hani Rabbimi zikir için sevmiştim. O yüzden o zaman o hani zikir için sevmiştim deyince hani zikir yolunda kullanmak için, zikir yolunda koşturmak için. Bu ne için olur? Cihat için olur. Yani bugün de o zaman normalde atın bugünkü karşılığını, işte araba atın bugünkü karşılığını, tank atın bugünkü karşılığını, örneğin uçak atın bugünkü karşılığını, bir savaş aleti, yürüyen bir savaş aleti, giden bir savaş aleti.
Kanatlı olunca demek ki atlar aynı zamanda da uçuyor. O zaman uçağı da için alıyor. O zaman normalde ben zikir için sevmiştim deyince, bir cihat için onları sevdi. Allah'ın yolunu anlatmak, aktarmak, Allah yolunda o hayvanları koşturmak için. Yani malını Allah yolunda harcamak için. O yüzden onları sevdi. Hatta rivayet edilir, bu böyle hani sonradan böyle bu atlar beni gaflete bıraktı gibisinden bazı müfessirler, atların ayaklarını kestiğine dair tefsir etmişler.
Ben onlara çok katılmıyorum. Yani bir peygamber bir hayvanı beni gaflete düşürdü diye katletmez boş yere. O yüzden normalde hani onların şeriatında bu caizdir gibisinden böyle bir şeyi de bu kullanmak istemedim. Normalde orayı ben ayrı bir kategoride biz onu değerlendiririm. O yüzden burada önemli olan şey insanın malını Allah yolunda harcaması. Malıyla, canıyla, ilmiyle, her şeyle Allah yolunda cihat etmesi. Yani Müslüman'ın birinci derecede görevi Allah için cihat etmek. Birinci derecede görevi Allah için cihat etmek. Öyle olunca o zaman sen malınla veya işte elindeki imkanlarınla Allah yolunda cihat edeceksin. O zaman normalde cihat, İslami ibadetlerin, amellerin içerisinde en eftali.
Hani normalde namazdan da, abdestten de, oruçtan da evla cihat etmek. Ve onun üstünde ne var? Allah'ı zikretmek var. Neden biz hani cihat etmeyi namazdan da evla diyoruz? Normalde Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri mesela ikindi namazını kılamadı cihat ederken. Hazreti Ömer Efendimiz kıldı, o kılamadı. Hatta Ömer Efendimiz dedi ki, hani ikindi namazını kıldın mı? Ondan sonra o dedi ki kılamadım. Hani ondan sonra da şeylere, müşriklere, kafirlere beddua etti. lanet olsun dedi. Bunların yüzünden ben ikindi namazını kılamadım dedi. Hatta gece geç vakitler oldu. Geç vakit olunca normalde akşamı da kılamadı. Sonra gece olunca, işte ezan okuttu.
Önce ikindi kıldı. Onu kamet getirtti. Önce ikindi kıldı. Sonra akşamı kıldı. Sonra yasıyı kıldı. Yani normalde o gün öyle bir düşman, bunlara hiçbir fırsat vermedi. namaz kılmak için, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, namazı kılamadı. O zaman normalde cihat, hani düşmanla yakapaça olmak, namazdan da evla olmuş oldu. Bir tek ne bu? Cihat ediyorsan, düşmanla savaşıyorsan, düşman sana aman vermeyebilir. Aman vermezse, cihadı bırakamazsın namazla alakalı. Ya sen savaşmaya devam edeceksin, namazı sonra ne yapacaksın? Aynı gün kaza edeceksin veya iade edeceksin. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, bu hadis-i şeriflerin metinlerinde namazı kaza etti demiyor zaten.
Namazlarını kıldı diyor. İşin bir de bu tarafı var. Hani kaza etti demiyor. Ezan okuttu. Ezan okuttuktan sonra kamet getirtti. İkindiyi kıldı. Kamet getirtti diyor. Akşamı kıldı, kamet getirtti. Tekrar yasıyı kıldı. Yani her namaz için de ezan okutmadı. Bir ezan okuttu. Sonra üç tane kamet getirtti. Böyle olunca o zaman cihat düşmanla savaşmak, düşmanla yakapaça etmek o zaman namazdan evla olmuş oldu. Öbür türlü hani cihadı bırakacaktı, namaza geçecekti. O zaman biz diyecektik ki namaz ondan daha evla. Şimdi böyle olunca Allah yolunda bir kimsenin malı Allah yolunda olacak. Arabanın Allah yolunda olacak. Evin, barkın, eşyan Allah yolunda olacak. Senin işin, senin çocukların, senin eşin, senin işte malın, mülkün Allah'ı zikretmeye engel olmayacak.
Allah yolunda koşuşturmaya engel olmayacak. Ve senin malın Allah yolunda olacak. Allah'ı zikir yolunda olacak. Senin zikullah yapmanı engellemeyecek. Senin malın, senin eğitimin, senin paran, senin pulun, senin makamın, senin mevkin, Allah'ı zikir yolunda senin engelin olmayacak. Çünkü normalde engel olursa o zaman işin hükmü değişiyor. Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu her başağında yüz adet tane bulunan yedi başak vermiş bir tohum tanesine benzer. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş. Her şeyi bilendir. Bakara 261. O zaman siz Allah yolunda malınızla Allah'ı zikir yolunda Allah'ı zikretmek yolunda malınızla koşturursanız kendi kendinizi biz fakirleşeceğiz diye düşünmeyin.
Allah birinize yedi yüz veyahut da yedi yüz en altı veyahut da kat kat verir diyor. O yüzden sen Allah yolunda koşturmaya bak. Sen zikir yolunda koşmaya bak. Zikir yolunda koşuşturmaya bak. sen zikir yolunda koşuşturursan Cenab-ı Hak senin birine en az yedi yüz verecek. Yine de ki Rabbim kullarından dilediğine rızkı bol verir. Ve dilediğine de kısar. Siz Allah yolunda her ne harcarsanız Allah onun yerine başkasını verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır. Sen Allah yolunda Allah'ı zikir noktasında Allah'ın zikredilmesi için koşuşturursan gayret sarf edersen o konuda bir şeyler harcarsan kendince Cenab-ı Hak onun yerisine sana daha yenisini daha iyisini daha güzelini verecek.
Daha hoşunu verecek sana. Normalde ne harcadıysan Allah sana fazlasını verecek. Yine Ayet-i Kerime Bakara 274 mallarını gece ve gündüz gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayanlar var ya işte onların Rableri katında ödülleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Sen zikrullah yolunda Allah yolunda cihat yolunda sen normalde gece gündüz açık ve gizli sen Allah yolunda harcarsan sana korku yok sana hüzün de yok üzülme de yok niçin?
Sen Allah yolunda harcadın çünkü sen Allah için harcadın sen zikrullah için harcadın Allah'ın zikretmek için Allah'ın zikredilmesi için sen koşuşturdun harcadın o zaman sana korku yok o zaman sana üzüntü de yok hüzün de yok bu kimin için vardı bir de veliler için Allah'ın veli kulları için onlar ne olacaklardı dünyada da ahirette de onlar müjdeler vardı ve onlar üzülmeyeceklerdi onlara hicran ve hüsran onlara yoktu demek ki Allah yolunda harcarsan Allah yolunda harcarsan Allah'ı zikir yolunda harcarsan ve Allah'ı zikretmek için
harcarsan sana korku da yok sana hüzün de yok ama sen heva hevesine harcarsan şeytaniyete deccaliyete harcarsan sen nefsaniyete harcarsan sen nefsini hoş etmek için harcarsan o zaman sen şeytaniyete hizmet ettin nefsaniyete hizmet ettin Allah yolunda harcamadın Allah yolunda gitmedin arabayı ne için aldın gezmek için aldıysan o senin bela ve musibetin oldu sen onu Allah'ı zikretmek için Allah yolunda kullanmak için araba alacaksın o zaman normalde senin malın mülkün Allah yolunda hizmet edecek senin evin Allah yolunda
hizmet etmiyorsa senin normalde araban katın yatın Allah yolunda hizmet etmiyorsa bunların hesabını vereceksin sen normalde malın mülkün var paran var malın mülkün paran Allah yolunda harcanmıyorsa yani sen zekatını vermiyorsan sen sadaka vermiyorsan Allah yolunda bir şey infak etmiyorsan o malın da hesabını soracaklar senden öyle olunca normalde o zaman sen her şeyini Allah'ı zikretmeye vesile bil her şeyini Allah'ı zikre vesile kıl senin sağlığın Allah'ı zikir yolunda olsun senin vücudun Allah'ı zikir yolunda olsun
senin dilin Allah'ın zikrini anlatsın zikret o zaman senin evin Allah'ın zikrine açık olsun ey ashabım size harabe evle mamur evin arasındaki farkı söyleyeyim mi söyle ya Resulallah evinin evinde zikrullah olan evine zikre açan bir kimsenin evi harabe de olsa mamurdur ama evinde zikrullah olmayan bir ev mamur da olsa harabedir o zaman evleriniz zikrullah evi olsun hiç olması çoluğunuzu çocuğunuzu toplayın evde zikrullah yapın üç tane la ilahe illallah dahi okusanız evde zikrullah olsun oturun alın çoluğunuzu çocuğunuzu
etrafınıza normalde Allah'ı zikre alıştırın onlara şimdiden tevhid okudun şimdiden Allah'a ismi asıl okudun ki çocuklar tevhidle zikirle büyüsün yoksa çocuk 17-18 yaşına geldi 20 yaşına geldi bu deccaliyet şeytaniyet ortamında o çocuk deccaliyete şeytaniyete kaydı gitti ondan sonra anne baba saçını yolcam diye uğraşıyor saçını başını dövüyor neden dövüyorsun? sen çocuğunu küçükken normalde zikrullah alıştırmadın Kur'an'ı alıştırmadın namazı alıştırmadın çocuğunu baleye gönderdin İngilizce kursuna gönderdin matematik kursuna gönderdin ama sen çocuğunu namazı sevk etmedin çocuğunu zikrullah'a sevk etmedin çocuğunu Kur'an ve sünnet yoluna sevk etmedin saldın çayıra Mevlam kayıra yaptın öyle olunca da çocuk normalde annesi çarşaflı örtülü harika kız yanında normalde yatak odasında giyinmeyecek olan kıyafetlerle geziyor annesi babası non güzel babası böyle sakallı çocuk ama
dekolte geziyor yanı başında babasının yanında da utanmıyor zaten e normalde anne babada kabahat neden annede babada sen helal mı yedirdin haram mı yedirdin sen çocuğunu küçükken normalde islami eğitim mi verdin ne yaptın sen annelik olarak ne yaptın babalık olarak ne yaptın bu çocuklar nereye doğru koştu nereye gitti sen nasıl annelik yaptın çocuğunun peşine düşmedin sen nasıl babalık yaptın çocuğunun peşine düşmedin çocuk nerede büyüdü belli değil kiminle büyüdü belli değil bir nefsinize uydunuz hatta kavga ettiniz
gürültü ettiniz çocuğunun yanında dövüştünüz saç saça baş başa çocuk baktı o anne babaya bir de onlar namaz kılıyorlar herhalde din bunların böyle dedi bu din uzak olayım ben bu dinden dedi çünkü kavga kavga kavga çocuk kavga ortamında büyüdü baktı anne baba bir de namaz kılıyor ama çocuk kavga ortamında büyüdü ne anne düşündü çocuklarını ne baba düşündü ikisi de düşünmediler ve çocuklarının kavga ortamında nefret ortamında büyüttüler çocukları birbirine çocuklarla böyle çocukların yanında ağızlarına geleni söylediler
ondan sonra çocuklardan edep terbiye beklediler ne anne ne anne sözünü bildi ne baba sözünü bildi hadi anne sözünü bilmedi baba sözünü bileydi o tutturaydı o tutturacağı yere baba da sözünü bilemedi ben babayım ben kocayım dedi o da coştu haydi bir kavga gürültü saç saça baş başa adam kadına vuruyor kadın da adama vuruyor kadın adama vuruyor adam sessiz kalıyor onlar da var şimdi önceden adamlar kadınları dövüyordu şimdi kadınlar adamı dövüyor dövüyor derken o da vuruyor ona tencere tava eline ne gelirse atıyor adama
çocuk böyle bir ortamda büyüdü normalde hani zikrullah ortamında büyüyecekti hani kuran ve sünnet ortamında büyüyecekti hani kuran ve sünnet ahlakında büyüyecekti öyle de büyümedi zikrullah'tan uzak islami terbiyeden edepten uzak islami terbiye ve eğitim almaktan uzak bir aile olmuş oldu Allah muhafaza eylesin ve o ev Allah'ın zikri yapılan bir ev olmadı yani zikredilen bir ev değil zikredilen bir ev olmuş olsa herkes kuran ve sünnete tabi olacak harami helal alabilecek heva ve hevesine uyumayacak nefsine uyumayacak
şeytaniyete uyumayacak normalde heva ve hevesine uyuyorlarsa şeytaniyete nefsaniyete uyuyorsa insanlar o evi o zaman islam evi değil o ev islam evi değil oysa Cenab-ı Hak sana mal vermiş ev vermiş sana senin evinde zikrullah hakim olması lazım sana araç araç vermiş araba vermiş o araba Allah yolunda çalışması lazım ailene hizmet etmesi lazım çocuklarına hizmet etmesi lazım zikrullaha Allah yoluna hizmet etmesi lazım yok senin ne evin Allah yolunda ne araban Allah yolunda ne sen Allah yolundasın bir de Allah yolundayım
diyorsun cimrisin Allah muhafaza eylesin Müslüman cömert olur Müslüman cimri olmaz Allah yolunda harcar israf da etmez islamda israf yok sufilikte hiç yok sen dervişim diyorsun israf ediyorsan sen sufilikten nasibini almamışsın sen dervişim diyorsan cimriysen sen sufilikten dervişlikten nasibini almamış sen eşine bir kuruş dahi para veremiyorsan vermiyorsan verememek ayrı vermiyorsan cimrinin tekisin sen cimrinin tekisin biriktir biriktireceğin kadar senin eşin senin normalde senden makul bir şekilde senden harçlık
alamıyorsa sen cimrinin tekisin ee nasıl dervişlik olacak bu nasıl sufilik olacak cimriden derviş olmaz cimriden sufi olmaz ama cömertlik yapacaksa bir kimse önce eş ve çocuklarına yapacak eş ve çocuklarına ee sen kendi eşine harçlık vermiyorsan ne o derviş kardeşlerine harçlık vereceğim onlarla yiyeceğim diyorsan nefsin aldatıyor seni şeytan aldatıyor seni sen önce eşine çoluğuna çocuğuna cömertlik yap sen eşine çoluğuna çocuğuna cömertlik yap ondan sonra sen etrafına cömertlik yap ee sen eşine çoluğuna çocuğuna cömertlik
yapmıyorsun etrafına cömert görünmeye çalışıyorsun Allah muhafaza eylesin onlara yedireceğim içireceğim diye uğraşıyorsun bırak dağda kebap yemeyi versen al kebapı evde ye çocuklarınla ye arkadaşlara yemeğe götüreceğim götürme kardeşim sen sen evindekileri git iki kilo et al evinde ye sen çocuklarınla ye eşinle beraber ye önce cömertli eşine yapsan önce para harcayacaksan sen evinde eşine ve çocuklarına harca senin eş ve çocukların dışarı bakmasın bir başkasının eline bakmasın bir başkasının eline bakmasın cömertlik
insanın önce evinden başla evinden şu anda ümmet-i muhammedin sıkıntısı bu dışarıda hava atmak için kalkıyor dışarıda cömertlik ediyor dışarıda cömertlik etme canım kardeşim sen önce evde hanımına harçlık veriyor musun vermiyor musun ona bak sen sen dışarı karşı çok iyisin sen evde iyi ol kadınlar da dışarı karşı çok iyiler siz önce kocalarınıza iyi olun siz önce çocuklarınıza iyi olun dışarıdaki insanlar seni çok met etmiş önemli değil senin kocan seni met etsin senin çocukların seni met etsin e sen normalde dışarıda
böyle davranırsan dışarıda iyisin evin içerisinde zalimsin bu doğru dervişlik değil Allah muhafaza eylesin sen dışarı çok iyisin balım gülümsün ya bal akıyor ağzından yüzünden evde ateş parçasısın dilin dikenli evde bu doğru dervişlik değil sen evde de aynı şekilde olacaksın sen başkalarına çok iyisin kocana karşı kötüsün bu doğru değil sen başkalarına harikasın ama kocana olunca kibirleniyorsun sen dışarıda çok iyisin çocuklarına kibirleniyorsun sen dışarıda harikasın ama arkadaşlarının yanında kibirlisin çocuklarının yanında
kibirlisin eşine karşı kibirlisin bir başkasına bir yabancıya bir derviş kardeşine karşı müsamakarsın ama eşine müsamaha göstermiyorsun çocuklarına müsamaha göstermiyorsun şeytan aldatıyor seni sen dışarıda insanlara karşı müsamahalı davranıyorsun ama derviş kardeşin olunca çok sertsin kibirlisin müsamahalı değilsin şeytan aldatıyor seni şeytan seni kandırıyor dışarı karşı harikasın kardeşlerine karşı müsamakar değilsin dışarı karşı çok cömertsin kardeşlerine cömert değilsin akrabalarına cömert değilsin kendi yeğenlerine
cömert değilsin örneğin dışarı çok iyisin aman kimsenin kalbini kırmamak için çok incesin ee yeğenlerini neden kırdın dışarı karşı çok iyisin ee o zaman normalde kardeşlerini neden kırdın sen dışarı karşı çok iyisin dervişleri neden kırdın sen demek ki islam sende oturmamış sufilik sende oturmamış kabukta kalmış sen desinlere oynuyorsun Allah muhafaza eylesin şeyhini çok seviyorsun öyle desinler seni aman bu şeyhine aşık ee nerede şeyhinin ahlakı sende neden sözünü dinlemiyorsun kim dedi size eşlerinizi dövün diye
kim dedi size kocalarınızı vurun diye kim dedi size kadınlarınızı dövün diye kim dedi size ya ne zaman duydunuz benden bunu yok kim diyor size israf edin diye kim diyor size kibirli davranın diye kim diyor size eşlerinizi kırın üzün diye dervişlik bu değil dervişlik bu değil dervişlik güzel ahlak dervişlik güzel ahlak ey erkekler cemaatı eşleriniz sizi incitse de siz onları incitmeyeceksiniz çocuklarınız sizi incitse de siz çocuklarınızı incitmeyeceksiniz çocuklarınız incitebilir sizi hatta dinlemeyebilir sizi siz çocuklarınızı
incitmeyin kötü bir baba profili çizmeyin zalim bir baba profili çizmeyin nasihat edin bir daha nasihat edin bir daha nasihat edin bir daha nasihat edin Ama onları, onları küfürle, bağırıp çağırarak'tan, hakaret ederekten onları bir yola getirmeye çalışmayın. Yanlış yapıyorsunuz. Eşlerinize bağırarak'tan, çağırarak'tan, küfür ederekten, hakaret ederekten bir yola getirmeye çalışmayın. Yanlış yapıyorsunuz. Döverek, söverek yola getirmeye çalışmayın. Yanlış yapıyorsunuz. Yanlış yapıyorsunuz. Ya sufilik yolunda dosdoğru yürüyeceksiniz ya da dersinizi vereceksiniz. Selamun Aleyküm bana ağır geliyor. Ben döveni döveceğim, sövene söveceğim, el kaldıranın kolunu koparacağım diyeceksiniz. Dersi bırakıp geçeniz.
Eyvallah. Ama yok bu dergâhta duracaksanız o zaman dervişlik hukukunu, dervişlik ahlakını yaşayacaksınız. Yunus boşuna dememiş, dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek, derviş gönülsüz gerek. E sen sövene söveceksen, döveni döveceksen sen, sen küfredene küfredeceksen bu dervişlik değil. Bu değil. Kusura bakmayın bu değil. E kadınlar topluluğu, siz eşlerinizi kırıp dökmek için mi yaratıldınız, üretildiniz? O yüzden mi evlendiniz? Bir adamı elime geçireyim de onun feleğini, çemberini, çarkını çevireyim diye mi evlendiniz? Yapmayın Allah rızası için. Allah'ı zikredin.
Allah'ı az zikrettiğinizden dolayı bunları yapıyorsunuz. Allah'ı çokça zikretseniz bunları yapamazsınız. Çünkü çokça zikreden onun üzerine zikrullahın bir edebi, ahdabı, zikrullahın bir huşusu, zikrullahın bir derinliği, zikrullahın bir yüceliği onun üzerinde tecelli eder. Zikrullahın nuru onun kalbinde tecelli eder. O zikrullahın nuru kalpte tecelli edince kalp düzgün olur, safileşir ve etrafına o safiyetle bakar. Etrafına o safiyetle hareket eder. Allah rızası için biz sufi ahlakıyla ahlaklanalım. Bizim normalde bir topluluk düşünün. Siz zannediyorsunuz ki hani ben yapmadım o yüzden bu sohbet bana değil. Hepimize bir sohbet.
Ne diyor Hazreti Mevlana mesnevisinde? Bir edepsiz diyor, bir edepsiz diyor sadece kendini yakmaz, cihanı yakar diyor. Sadece kendini yakmaz. Siz normalde bir sufi adabının, erkanının dışında hareket edince sadece kendinize zulmetmiyorsunuz. Siz etrafınıza ve derviş kardeşlerinize ve yola zulmediyorsunuz siz. Yola zulmediyorsunuz. Bakın bir kimsenin kendisine ait hataları vardır, kendisine ait yanlışlıkları vardır, kendisini bağlar. Ama belli şeyler normalde sadece kendisini bağlamaz. Sen kocana zulmedersen normalde seni bağlamaz bu. Kocanın akrabaları şöyle düşünür. Bunların dervişliği böyle mi? Yola laf getirdin.
Yola laf getirdin. Sen o kocanın akrabalarına dervişliği anlatamazsın. Sen karına zulmettin, bu duyuldu. Karının akrabaları şöyle der. Sizin dervişliğiniz böyle mi? Siz orada bunu mu öğreniyorsunuz? Siz yola taş getirdiniz. Siz yola laf getirdiniz. Olmaz. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. O yüzden normalde sen sadece tek başına değilsin. Senin yaptığın yanlışlık bütün bu topluluğu ve aynı zamanda yolu ilgilendirir. Sen şöyle düşünebilirsin. Kocaman bir havuz. Sen köşesine bir taş attın. Sadece köşe etkilendirir zannedersin. Değil.
Sen edepsiz olarak bir taş atarsan İslam dünyası bundan etkilenir. Öyle meseleyi ucuz görme. Sen öyle meseleyi ucuz görme. Sen bir yanlışlık, eksiklik yaptığında bütün İslam dünyasında onun etkisi var. Senin ağzından çıkan bir kelime İslam dünyasını etkiler. Siz kendi kendinizi şöyle düşünmeyin. Ne olmuş ya ben böyle yaptıysam? Günah benim değil mi? Değil. Sadece senin değil. Senin günahın bütün İslam dünyasını etkiler. Kendi kendine sadece kendini etkileyecek zannetme. Madem ki Müslümanlar, inananlar bir vücut gibidir. İnananlar bir vücut gibidir. Nasıl vücudun bir tarafında bir arıza var ise bütün vücut o arızayı, o sancıyı, o ağrıyı çekiyorsa bir Müslümanın, bir müminin yapmış olduğu yanlışlık, hatadan bütün Müslümanlar ızdırap çeker manevi olarak.
En başta Hz. Muhammed-i Mustafa ızdırap çeker. Ondan sonra peygamberler, sahabeler, pir efendiler, siz onları ölü mü zannediyorsunuz? Geçmiş şeyh efendiler ve üstadlar, bunların hepsi de ondan ızdırap çeker. Bir sufi bu manada yalnız değildir. Bir sufi bu manada tek başına değildir. Sen sağlam bir silsileden ders aldıysan, o bütün silsile ondan etkilenir. Sen kendi kendine şunu diyebilirsin. Ya ne olmuş ya benim eşim değil mi? Ben onu kırıp dökebilirim. Sen onu kırıp dökmüyorsun. Ta Hz. Muhammed-i Mustafa'ya kadar, sallallahu aleyhi ve selleme kadar, ondan Adem'e kadar, Adem'den Cebrail'e kadar ve Cenab-ı Hakk'a kadar sen herkesi kırıp döküyorsun. Meseleyi öyle tefekkür etmezsen kendini edeblendiremezsin zaten.
Sen karşında eşini görüyorsun. Kadın erkek önemli değil. Ona küfredi bakaret ettiğinde, ona yanlış konuştuğunda ben ona konuştum zannediyorsun. Değil. Değil. Sen bütün silsileye yapıyorsun yapacağını. Sen bir normalde bir yanlışlık yaptın, eksiklik yaptın. Sanın kendine ait değil bu. Ben daha ilerisini söyleyeyim. Yani sen kime yanlışlık yaptın? Eşine gittin ondan helallık aldın. Bitti mi zannediyorsun? Eşin dervişse. Hani meşhur ya, Oktay çok kullanırdı Allah rahmet eylesin. Kelin sahibi var derdi. Kelin sahibi var kardeş. Kelin sahibi var. Hani meşhur ya adam gelmiş böyle meczubun birisinin kafasından aşağı böyle şeyi ne o? Nargile'nin tönbekisini döküvermiş ateşi, közü.
O tabi o meczub kimse böyle fark etmemiş. Ondan sonra vay yanıyorsun lan filan demişler. Dalga geçmişler. Mahallenin külenbeyi sözde. Tabi normalde meczubun kafası yanmış. Adamı o gece almışlar sigaya. Öyle mi yaparsın böyle mi yaparsın? Öyle mi edersin böyle mi edersin? Sabahı zor etmiş külenbey. Gitmiş o meczubun bulunduğu kahveye. Demiş ya böyle böyle ben dün akşam, dün gece, dün gündüz ben sana böyle böyle yaptım. Demiş hakkını helal et. Meczub demiş ki benden çıktı o iş demiş. Ya demiş benim şeyhime gideceğim bakacağım demiş. Ona söyleyeceğim. Demiş senin şeyhin kim? Nazillili Ali Efendi demiş. Adam koşturmuş Nazilli'ye gitmiş.
Şeyh efendinin kapısını çalmış. Selam aleyküm aleyküm selam. Demiş efendim sizin dervişinizmiş. Ben demiş filanca kimsenin kafasına bir tönbeki döktüm demiş. Gece böyle böyle böyle çok kötü bir rüya gördüm. Ondan sonra ben demiş. O der işinizden helallık alacaktım. O da dedi ki demiş iş bizden çıktı. Size demiş gönderdi. Nazillili Ali Efendi Hazretleri bakmış ona. Benim de şeyhim sayılır o ha. Onun çünkü ödemişteki halifesi bana halifelik verdi. Yani bu böyle açıklanacak bir şey değildi ama. Allah rahmet eylesin. Ödemişte bir eskici Mehmet Efendi vardı. O gelmediği zaman hat mühaceganları sabahları camide ben yaptırdım. O bana öyle bir halifelik verdi kendisi.
Allah rahmet eylesin. Daha o zaman ödemişteydim. Neyse o Ali Efendi böyle çıkarmış kafasından sarını takkesini böyle kafasına koymuş kafasını indirmiş yanık Ali Efendi'nin kafası. Demiş evladım bizden de çıktı demiş. Bu iş Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme değendi demiş. Bizde de işin yok demiş. Dün gece demiş böyle bir tecelliyat oldu. Gösterildi demiş. Onun da kafası yanıktı demiş. Şimdi bir dervişe zulmetmek, bir dervişin canını yakmak, bir dervişe kibirlenmek, öyle kendi şahsınıza müstakil bir günah gibi düşünmeyin. Dervişlik yolu öyle değildir.
Sen birisine bir şey yaparsın, o yukarı kadar gider o. Sen gitmeyecek diye düşünme. Öyle düşünürsen kısa kalırsın. Kısa kalırsın. Sen bir dervişe zarar vermemeye, bu eşin senin. Bu çocukların zararı verme kardeş. Zarara uğra, zarar verme. Zarara uğra, zarar verme. Zarar veriyorsan senin iki yakan toplanmaz bilmiş ol. İki yakan bir araya gelmez bilmiş ol. Dilinden derviş kardeşlere karşı bir şey çıkmasın. Dilinden dervişlerin gıybetini etme. Doğru olabilir, haklı da olabilirsin. Gıybetini yapma. Dervişlerin gıybetini yapma. Dervişlerin gıybetini, derviş kardeşinin gıybetini yapıyorsan, seni dilinden asarlar, dilinden. Sen ne ama dervişin gıybetini ediyorsun?
Yapma. Dervişlerin arkasından konuşma. İster haklı ol, ister haksız ol. Konuşma arkasından. Git yüzüne ne söyleyeceksen söyle. Helallaş. Alacağın varsa alacağını al. Vereceğin varsa vereceğini ver. Varsa bir problemin problemini çöz. Ama arkasından gıybet etme. Eşinizin arkasından gıybet etmeyin. Çocuklarınızın arkasından gıybet etmeyin. Kardeşlerinizin arkasından gıybet etmeyin. Annenizin, babanızın arkasından gıybet etmeyin. Derviş kardeşlerinizin, zakirlerinizin, çavuşlarınızın arkasından gıybet etmeyin. Edeni susturun. Gıybete ortak olmayın. Gıybete ortak olmayın. Birisi bir derviş kardeşlerinizin aleyhinde bir şey mi konuşuyor? Yüzüne söyleyin.
Canım kardeşim lütfen gıybet etmeyelim. Hele derviş kardeşlerimizin gıybetini hiç etmeyelim. Dinlemeyin onu. Bu ister eşiniz olsun, ister çocuklarınız olsun. Dinlemeyin. Dinleyecek olan kim? Ya hakim hükmünde olacak. Ya amir hükmünde olacak. Ya alim hükmünde olacak. Neden dinleyecek o da? Bir haksızlık varsa haksızlığı önlemek için. Haksızlığı önlemek için. Alim değilsin, amir değilsin, hakim değilsin. Sen ne ama dinliyorsun derviş kardeşlerinin gıybetini? Gıybet üç yerde caiz olur. Üç yerde. Bir, sen adalet tesis edilecekse, hakim ise, evet orada normalde konuşulur. İki, normalde sen amir isen, yani sana bir şey konuşulduğunda sen yasaklayıp da onu durdurabileceksen, o zaman sen dinlersin.
E sen hakim değilsin, amir de değilsin, e alim de değilsin. Alim sen dinle, nasihat et. Ben şimdi neden konuşuyorum burada? Problem var. Problemlerden dolayı konuşuyorum. Problem var. Problemlerden dolayı konuşuyorum. Yoksa durup durduğum yerde neden konuşayım bunları?
Derviş kardeşler, ailelerinizle iyi geçinin. Kadınlar erkekler. Çocuklarınızla iyi geçinin. Kadınlar erkekler. Bu dünya gelip geçiyor. Hayat gelip geçiyor. Hayat gelip geçiyor. Arkanızdan bir hoş seda bırakın. Arkanızda zulüm bırakmayın. Arkanızda nefret bırakmayın. Arkanızda dedikodu bırakmayın. Arkanızda gıybet bırakmayın. Arkanızda zikrullahın nurunu, zikrullahın nurunu bırakın. Eğer ki siz arkanızda bir miras bırakacaksanız, mirasınız Kur'an sünnet olsun, mirasınız zikrullah olsun, mirasınız güzel geçim olsun, mirasınız güzel geçim olsun. Ebu Hureyre çıktı çarşıya, dedi ki, Ey ümmet-i Muhammed, Resulullah'ın mirası paylaşılıyor camide dedi.
Herkes pazarda alıp satmayı bıraktı, koşa koşa gittiler camide. Miras paylaşılacak diye, mal paylaşılacak diye. Geldiler camide, dediler ki, hani miras? Ebu Hureyre dedi ki, Kur'an ve sünnet Allah'ı zikir. Dedi ki, dünyaya tapınıyorsunuz. Dünyaya tapıyorsunuz. Oturun dedi, Allah'ı zikredin. Oturun dedi, Kur'an tilavet edin. Oturun dedi, dininizi öğrenin. Oturun, asıl miras bu. O zaman canım kardeşlerim, çocuklarınıza mirasınız, Kur'an sünnet olsun, zikrullah halakaları olsun, Allah'ı zikir olsun, mirasınız bu olsun. Çok ev bırakabilirsiniz, çok mal bırakabilirsiniz. Eğer çocuğunuz, Kur'an ve sünnete göre yetişmediyse, büyümediyse, o mal onun fitnesi olur.
O mal onun sapkınlığı olur. O mal onun ahiretini perişan eder. Eğer çocuğunuz, Kur'an ve sünnet tarihindeyse, evet, o mal onun dinini yaşamasına vesile olur. Dinini rahat yaşamasına sebep olur. E çocuğunuza siz ev bıraktınız, evde zikrullah olmuyorsa, çocuğunuza mal bıraktınız, çocuğunuz o malla Allah yolunda koşturmuyorsa, fakir fukarayı doyurmak için koşturmuyorsa, kimse sizlerin kimsesi olmak için uğraşmıyorsa, evet, sen o çocuğuna fitne bıraktın, başka bir şey değil.
Sen o çocuğuna fitne bıraktın. Sen çocuğunu yetiştirdin, üniversite okuttun, çocuk üniversite okuduktan sonra, saptı, yoldan kaydı, gitti, kaydırgı, pak işlere karıştı. Sen çocuğun ne için uğraştın? Kaydırgı, pak işler yapsın diye mi? Kur'an ve sünnetten uzaklaşsın diye mi? Allah düşman olsun diye mi? Resulullah düşman olsun diye mi? O zaman çocuklarınızı dosdoğru yetiştirin, çocuklarınızı zikrullah alıştırın, çocuklarınızı Kur'an'a alıştırın, çocuklarınızı dergaha alıştırın, getirin yanınızda, taşıyın çocuklarınızı yanınızda ve çocuklarınızı Kur'an sünnet tarihini yürütün. Kendini derviş etmişsin, çocuğunu derviş edememişsin, o zaman sende yanlışlık var.
Kendini derviş etmişsin, eşini, hanımını veya kocanı derviş edememişsin, sende yanlışlık var o zaman. Senin dervişliğinde yanlışlık var. Sen dervişsin, anne baba derviş, çocuklar derviş değil de, derviş değilse anne babanın dervişliğinde yanlışlık var. Şunu diyebilirsiniz, Allah dilediğine hidayet edecek, eyvallah, biz gayret ettik mi bu konuda, ona bakın siz. Allah içinden versin, çalış, cihad et, koştur, çocuğunu da öğret, çocuğuna da alıştır. E sen çocuğunu alıştırmazsan, çocuğunu derse götürmezsen, eşini derse götürmezsen, yok o gün baş ağrıdı, yok o gün hava yağıştı, bugün hava yağıştı, sen çocuğu götürme. Sen de otur evde, adam gitsin senin yerine de zikrullah yapacak.
Hesabı senin yerine de mi verecek? Kabre girdiğinde sen mi vereceksin onun hesabını? Alırken dervişle evlendin ya, bu dedin ki, derviş bayanla evleneyim ben, iyi, derviş bayanla evlendin, sen şimdi ne derse getirmiyorsun, çocuk hasta olurmuş, iyi olur, otursun evde. Hani dervişle evlendiydin sen? Allah muhafaza eylesin. O yüzden evlerinizi zikrullaha açın, bedenlerinizi zikrullaha açın, dillerinizle Allah'ı zikredin, kalbinizle Allah'ı zikredin, sırrınızla Allah'ı zikredin, ruhunuzla Allah'ı zikredin, Allah'ı zikredin, her şeyiniz Allah'ı zikretsin, malınızla Allah'ı zikretsin, arabanızla Allah'ı zikretsin, katınız, yatınızla Allah'ı zikretsin, her şeyiniz zikrullah yolunda olsun.
Ve muhakkak Allah'ı zikirle hemhal olursanız, şuna da inanın, her zikrullahınızda, her la ilahe illallah dediğinizde, onun cemaliyle cemalleştiğinin farkına varın. Siz farkında değilsiniz, her tevhid çekişinizde, her Allah'ı zikrullah yaptığınızda, ruhunuz onun cemaliyle cemalleşir. her zikrullah halakasına oturduğunuzda, halakayı zikrullah'a oturduğunuzda, siz farkında değilsiniz.
Farkında olmadığınızdan dolayı, zikrullahı ehemmiyetsiz görüyorsunuz. Her zikrullah halakasında, ruhunuz Cenab-ı Hakk'ın cemaliyle cemalleşir. Ruh o cemale aşıktır. Zikrullah ile önündeki perdeler açılır. Zikrullah ile gökteki perdeler açılır. Ve da la ilahe illallah dediğinizde, illallah da, ruh cemalle cemalleşir. Eğer tevhidi çekerken, bu şuur ile çekerseniz, ruhunuzun Allah'ın cemaliyle cemalleştiğine, görürsünüz, şahit olursunuz. Her lafz-i celalde, Allah dediğinizde, Cenab-ı Hakk'ın bir sıfatıyla sıfatlanır, o sıfatla cemalleşirsiniz. Ruhunuz o sıfatla cemalleşir.
Ve cemal perdesinden cemal perdesine, cemal perdesinden cemal perdesine geçer. Bunlar normalde zikrullahın sığırı hükmündedir. O yüzden her esmada, her esmada ruh, Cenab-ı Hakk'ın sıfatlarıyla sıfatlanır, onun cemalinden cemaline, perdeden perdeye geçer. Rabbim cümlemizin gönül gözünü açsın, kalbimizi zikrullahın nuruyla nurlandırsın. O yüzden zikrullah halakalarını terk etmeyin. Eşinize çoluğunuzu, çocuğunuzu zorla da, değil de, ama nasihat ederekten, sevdirerekten getirin. Sen burada cemalle cemalleşmişsin, eşinin haberi yok, eve gittiğinde tavayı da yersin başına, küfrü de yersin.
Neden onun cemalden nasibi yok? O çocuğunun da yok. Getirin zikrullah halakasına. Nasihat edin, söyleyin, anlatın. Anlatın. Ama hiç olmazsa, sizler bunun farkına vararaktan, o zikrullahın nurunu buradan dışarı çıkınca zayi etmeyin. Kendinizi koruyun, kendinizi muhafaza edin. Devamlı dilinizi zikrullah ile ıslak edin. Kalbinize zikrullahın nuruyla, nurlanması için, zikrullah kalbinizi de inmesi için, gayret gösterin. Allah bizi onlardan eylesin. Amin. Rabbimizleri zikrullah halakasında daim eylesin. Amin. Dilimizi zikrullah ile ıslak eylesin. Amin. Ruhumuzu, Cenab-ı Hakk'ın cemal sıfatına, mazhar olan, cemaliyle cemalleşenlerden eylesin.
Amin. Her daim ayrı bir cemal perdesinden, perdesine, gidenlerden, yükselenlerden eylesin. Amin. Üç ihlas bir fatiha-i şerife. Amin.
Ya Rabbi, hasıl olanın sevabı, Peygamber Efendimiz, sallallahu aleyhi ve sellem, Hazretlerinin ruhlarına, ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına. Amin. Zihar, yari güzin efendilerimiz, Ebu Bekir Sıddık, Ömer'ül Faruk, Osman'ı Zinnureyn, Ali el-Murtaza radiyallahu anh hazretlerinin ruhlarına. Amin. Aşere-i Mübeşeren'in, Evladı Resulullah, Zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin, 72 şöhedanın, Şehidi Kerbelanın, bütün şöhedanın, tüm ashabı Resulullah hazretlerinin ruhlarına. Amin. İmamımız, İmam-ı Azam, Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, İmam-ı Malik, İmam-ı Hambel, ve bütün mezhep imamlarımızın da ruhlarına hediyeledik. Vasıl ve hissedat eyle ya Rabbi. Amin. Haberdar eyle ya Rabbi. Amin. Meczatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Amin. Üç ihlas bir fatiha-i şerife.
Amin. Ya Rabbi, hasıllan sevabı, Pirimiz, Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyyid Ahmed el-Rifai, Seyyid Ahmed el-Bedevi, Seyyid İbrahim Durski, Şeyh Ebul Hasan-ı Şazeli, Şahı Nakşı Benli Muhammed-i Bahaddin, Şahı Mevlana Celalettin Rumi, Şahı Hacı Bektaş-ı Veli, Şahı Hacı Bayram-ı Veli, Mehmet Muhyiddin Üftade, Veysel Karani, Muhyiddin Arabi, Niyaz Mısri, ve bütün Pir ve Piran efendilerimizin de ruhlarına hediyeledik. Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi. Haberdar eyle ya Rabbi. Amin. Üzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini, Doğalarını üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Amin. Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife. Amin.
Ya Rabbi. Hasıl olan sevabı, Geçmiş Üstatlarımızdan, Abdurrahim Ettan Tavi, Abdurrahim Enni Şavi, El Haç, El Hafız, Ebu Bekir Sıddık'ı Çorumi, Hacı Alaidar Efendi, El Haç, Çorun, Mustafa Anaç Efendi, Nevşehir Hacı Abdullah Gübze Efendi'nin, Kaçuni Dergahı'nın, Kabbaşi Dergahı'nın, Ve bütün geçmiş mürşidi kamillerin, Velilerin, Evliyaların, Dervişlerin, Müminlerin ruhlarına. Ya Rabbi, Bilhassa Üstadımız, Bayındırlı Hacı Mustafa Özba, Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine, Cedvedadaların ruhaniyetlerine, Yaşayan bütün mürşidi kamillerin, Velilerin, Evliyaların, Bütün derviş kardeşlerimizin, Ve Ümmeti Muhammed'in ruhaniyetlerine, Törük Aliye'den, Akraba-u talukatlarımızdan da Geçenden ruhlarını hediyeledik.
Vâsıl ve hissedar eyle ya Rabbi, Haberdar eyle ya Rabbi, Ve zatlarını, himmetlerini, Şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik, Eyleme ya Rabbi, Amin, Ve selamun alel mürselin, Ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin, Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah el azim, El kerim, Ellezi la ilahe illa hu, El hayyel kayyum, Ve etubi ileyh, Eudu billahi mineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim, Eftali zikir fa'lemennâ hu, La ilahe illallah, La ilahe illallah, El fatihama selavat, Allahümme salli âlâ seyyidina muhammedin ve âlâ,
Âl-i muhammedin ve âlâ, Amin, Eşmâhin, Destur.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.