mustafaozbag.org

7. Mehdiyet ile ilgili sohbetler serisi

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mehdiyet · 14 Ekim 2023 · 34:28

İmanet'ten, kabul eder ki herkes bu noktada böyle insanlara tanışsınlar inşâAllah. Söylediğiniz hadisin sözleri Pakistan'da zuhur ettik. Sızı kolay etsin, hakiki manada, amin. Bunlara gerekeni yapıp hâlâ konuşana kapıyı gösterebilir miyiz?
Gösterebilir miyiz? Susmuyorsa eğer, sizi seviyoruz. Yok, Allah razı olsun. Bize dil uzatanlar, bize güç verirler daha. Bize dil uzatanlar, bizim günahlarımızı, kusurlarımızı üzerlerinden bulan bize lazım. Biri uzatırsa onun süpürgecisidir o. O yüzden benim süpürgecilere ihtiyacım var. Evimi temizleyecekler, beni temizleyecekler. Yoksa benim günahım, kusurum, hatam nereden affolacak? Arkamdan dedikodu edecekler, niybet edecekler. Benim günahlarımı üzerine alacaklar. Ne âlâ memleket. Ben kârlıyım, merak etmeyin siz. Aman sakın ha, benim yüzümden buradan hiç kimseyi kovmayın. Hiç kimsenin de kalbini kırmayın.
Herkese hakkımı helal ettin. Kıyamete kadar kimden ne hakkım olacaksa, ben ölünceye kadar herkese hakkımı helal ettin. Dövene de, sövene de, arkamdan raf söyleyene de, sevene de, sevmeyene de. Herkese, herkese, her şeye hakkım helal olsun. Kimseyle tartışmayın. Kimseyle tartışmayın. Sizin de affetsin. Mutan nikahı nedir? Allah razı olsun. Mutan nikahı, İslam'ın ilk zamanlarında serbest kılınan, Salınlar ve Hazretleri tamamen bir nikah çeşididir. Mutan nikahı zamanlıdır. Zaman, zaman. Üç aylığına nikahlar bir kadına erkek. Veyahut da beş saatlığına, on saatlığına, yirmi günlüğüne, beş günlüğüne, altı aylığına nikahlar, yirmi aylığına, yirmi yıllığına, ölünceye kadar nikahlar.
Ölünceye kadar nikahlamak her tarafta var zaten. Mutan nikahı, nikahdır. Şafii, Maniki, Hanbeli uleması, yani Ehli Sünnet bu nikahı reddetmiş. Sonradan çünkü Peygamber, Salınlar ve Selem Adetleri bunu yasaklamış. Bunu yasakladığına dair hadisi şerif var. Ama İslam dünyasında bir kısım, bir kısım, bir kısım insanlar nikahını devam ettiriyorlar. En fazla da İran'da var. Şia'da umur nikahı devam ediyor. Diyeceksiniz ki, bunun neresi sakat, zamanlaması sakat. Yani zamana daya var. Bir kadını nikah alıyor. Bunu yasaklamış. Burada Altaylı'na kalıp bir kimse kadını nikahlar, geçinin başanıncaya kadar, veyahut da ne ölünceye kadar nikahında dur o kimsenin. Zamanla alakalı burada problem var.
O yüzden ehlisinde bunu geçerli bir nikah olarak kabul et. Herhalde o geçenlerde bir kızcağız var, çok konuşuyor, bütün televizyon programlarında dolaşıyor. O kızcağız gündeme getirdi herhalde bu meseleyi. Yani bu mesele bilinen bir mesele, taze bir mesele değil. O yüzden çok daha bizim için önemli bir şey değil. Bugün olmazsa olmaz meselemiz bu değil. İnsanlar sokakta huş yapanlarken, huş her tarafta serbestken, ve bunun hesabı sorulmazken, bundan nikahını konuşacak noktada değiliz. Allah bizi affetsin. Bütün karayı kimdir açıklar mısınız? Dün karayı, bazılarınca peygamber, bazılarınca Allah'u velim, deseniz ki, sence bence bir peygamber. Kur'an'da ismi geçen, Allah'ın yeryüzüne hakim kıldırdığı bir peygamber.
Yeryüzü sultanlığını verdiği bir peygamber ve yecüc ve mecücü hapseder. Yecüc ve mecücün üzerine, üzerine demir, bakır, madenler eritip, onların üzerine döküp hapseden bir peygamber. Zülkarin aleyhisselam. Yani psikolojik, onlar ondan dolayı üç kez kürtaj oldum ve büyük vicdani acılar içindeyim. Rabbim beni affetmesin diyor, ne yapmalıyım?
Kim bu tövbeyi çekerse, deniz köpükleri kadar günahı olsa, Allah'ın izin ama doğru, ama istemeyerek yaptığımız günahlar vardır. Tövbe edin, tövbelerini kabul edin.
Ne hata işledi. Affediciliğini unutmayın. Unutmayın. Günah işledi ama kendisini affetcek olan kul yeniden günah işler. Yeniden günah işledikten sonra yeniden tövbe eder.
Ve Allah der ki, kendisini affetsek olan Allah'ı hatırla. Ben onu der. Kul yeniden günah işler, yeniden tövbe eder. Allah der ki diyor, kulum kendisini affedecek, Allah'ı hatırladı. Ben onu affettim. İşte binekte kırk yıllık mesafesidir. Kapının uzunluğu. Cebrail'e sorar. Ya Cebrail bu kapı ne kapısı? Ya Muhammed bu kapı senin cümletin kapısı. Kıyamete kadar senin cümletinden her kim tövbe ederse, Allah'ın tövbesini kabul edecekler. O günaha dönmemektir. Affetsin.
Cenab-ı Hak tövbelerinin kabul ettiği, affettiği kullarından eylesin cümlemizi. Kendime göre iyi niyetli, beni anlayan gününü bulamıyorum. Dostluk anlamında, arkadaşlık anlamında. Kendimize bakacağız. Etrafımızdaki insanları bu noktada yargılamayacağız. Herkes etrafındaki insanları kusurlu görür. Bu nefislerdir. Biz kendimiz kusurluyuzdur. Biz kendimiz hatalıyızdur. Biz kendimiz yanlıştayızdur. Kardeşler, arkadaşlar, etrafımızdaki insanları kusurlu görenler açsız ve dostuz kalırlar. Etrafındaki insanları hatalı görensiz insanı bulan bulamazlar ki. Böylece yapayalnız kalırlar. Kimsenin kusurlarını araştıran insanlardır. Onlar kendilerini abi tutarlar.
Böylece kibre düşerler. Etrafımızdaki insanların en alçı ötüsü kendimizi. İnsanların hatalarını değil, kendi hata ve kusurlarınızı gözün önüne getirin. Derseniz ki bunun işte kaşının üstünde gözü var. Kaşının üstünde gözü yok adamın. Kaşının altında gözü. Nereden buldun ki kaşının üstünde gözünü? Ama sen hata görmek istiyorsun ya. Kaşının üstünde göz görürsün. Allah bizi affetsin. O yüzden karşın ehli tasavvuf ne güzel düşünmüş ve söylemiş karşındakini hafifin. Karşındakini ahlaplı bir takını daha düzgün yaptı. Senden daha cesaretli.
Senden daha ihlaslı. Senden daha takvadı. O zaman bakın nasıl dostluk ve arkadaşlık kurulacak. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Çalışırken kızımı Kur'an kursuna gönderdim. Yatılı kalmak istiyor. Cemaat ismi söylemişimdir. Söyleyemem ki cemaat ismini. Cılak. Peşini bırakmaz gönderdim diyorlar. Ne yapayım bilemiyorum. Kız çocuklarınızı dizinizin dibinden ayırmayın. Anneler, babalar. Bu benim kendi şahsi kanaatım. Çocuklarınızı dizinin dibinden ayırmayın. Çocuklarınızı dizinizin dibinden ayırırsa çocuklar sizin olmaz. Kız çocuklarının yanında, kız çocuklarının yanında büyütülecekler.
Kız çocuklarının Kur'an-ı Kerim'i öğretin, dinlerini öğretin, imanlarını öğretin. Zülfikar'ın ne olduğunu öğrenebilir miyiz? Zülfikar, Hazreti Ali Efendimiz'in kılıcının ismi. Tanrı ile bir yakın bir ikisi var mı? Evet, kılıcının ismi. Onun adının adına hayır, kılıcı. Yoksa ne? Kılıcının adı Zülfikar.
Bundan dolayı. Devam ediyoruz. Önümüzdeki 10 yıl, bu yaptığımız, önümüzdeki 10 yıl dediğimiz sohbetler, hadis-i şeriflerden çıkarılan manat. Yoksa muhtemelen böyle bir hadis-i şerif var. Önümüzdeki 10 yıl böyle olacak diye bir kaide değildir. Bu bir muhassayıldır, öyle söyleyelim. Bir ihtimaldir. O yüzden Cenab-ı Hak böyle kesin konuşuyormuş gibi olmayalım. Allah bizi affetsin. Son Kerkürk'te kalmıştık, öyle değil mi? Buraya Kerkürk yazmışım çünkü. Kerkürk, hadis-i şerifte diyor ki, kurtulabilenlerin onu anlatacağı bir katliam var. Peki Kerkürk'e dikkat edin.
Niçin Kerkürk'e dikkat edin? Kerkürk'teki katliamdan sonra, Kerkürk'teki katliamdan sonra, başka şeyler olacak çünkü. Kerkürk katliamı, katliamını bir daha Kerkürk'te katliamdan önce bir vaka olur. Şimdi baktığımızda, Kerkürk'te bekleyen şey ne? Nüfus sayımı. Ne kadar Kürk var, ne kadar Türkmen var, ne kadar Süt'in var onu sayacaklar. Ondan sonra katliam edin orada. Şu anda oradakilerin evlerini filan tespit ettiler. Yerlerini, yurtlarını tespit ettiler. Katliam edecekler ama biraz Türkiye'den çekiniyor var. Ama o katliamdan önce ne yapmaları lazım?
Türkiye'yi biraz daha zayıf atmaları lazım. Katliama, katliama ses çıkarmaması lazım Türkiye'nin. Ses çıkaramaması için Süfya, Türkiye'yi zayıf atmaya çalışacak. Ve Kerkürk'e katliamı yapacak. Kerkürk'te öyle bir katliam bekliyor ki Kerkürk'ü. Şehir adına bir şey kalmayacak. Yıkılacak. Kimden yıkılacak? Katliama uğrayanların evleri, mahalleleri, işleri, yurtları yıkılacak. Dünya seyredecek o katliamı. Katliamları. Dikkat edin, borçlar da katliam oldu mu? Oldu, seyrettiler mi? Seyrettiler. Irak'ta katliam devam ediyor mu şu anda? Devam ediyor.
Filistin'de katliam devam ediyor mu? Devam ediyor. Afganistan'da devam ediyor. Her Türkiye'de de aynı katliam olacak. Küfe'de olacak. Ve dikkat edin. Şırnak'ta olaylar. Nusaybin'e dikkat edin. Nusaybin'e de dikkat edin. Nusaybin'de hıdış bildirdi. Biraz daha büyük olaylar bekliyoruz.
Çünkü burada daha büyük olaylar olması lazım. Önümüzdeki on yıla bakıyoruz. On yıldan sonraya değil bakın. Önümüzdeki on yıla bakıyoruz. O zaman Kerkük, Şırnak, Nusaybin. Türkiye'yi ilgilendiriyor mu? İlgilendiriyor. Dikkat edin. Türkiye'yi ilgilendiren konul aldımlar. Devam ediyoruz. Devam ediyoruz. Süfyan, Doğu'nun bütün insanlarıyla savaşır. Doğu'nun da savaşır. Önce Şam'a yerleşir. Süfyan, Horasan ve Fars deyince ne girdi? İran girdi. Çünkü İran'ın içerisinde. Fars toprakları da İran'ın içerisinde. Ama ondan önce Doğu'nun insanlarıyla savaşacak.
Yani Afganistan ediyor. Ama Allah Resul'ünün orasıyla alakalı bir adiş yerinde var. Ne diyor? Talikana yasık oldu. Onlara diyor. Allah onlara, yumuş değil ama imandan hazineler verdi. Afganistan'dan Mehdi'nin en büyük yardımcısı çıkacak. Bu ilaki derslerde. Böyle avul olacak olan, hani hep böyle kötülük anlatıyorum ben şu anda. Bunlar bitecektir kaç hafta sonra. Sizin müjdeli şeyler söylemeye başlayacağım. Hep içinizi karartıyor mu bir aydan beri? Hakkınızı helal edin. Müjdeler var. Kaç ders sonra birkaç ders sonra. Birkaç ders sonra yani bu karanlık tablo inşallah doğulacak.
Ama bu karanlığı yaşayacağız biz. Bu on yılın belki de ilk beş altı yıllarında, ilk beş altı yıllarında bu karanlığı yaşayacağız. Devam ediyorum. Hakkınızı helal edin. Karanlık delalı gibi görmeye başladım bu birkaç haftadır kendimi. Yani Şam bölgesi. Yani kurallarla savaşırken, savaşmazdan önce veya savaşırken Şam'a yerleşecek. Şam neydi? Suriye, Irak, Türkiye, İran'ın Lübnan'ı içine alan bir bölge. Şu anda Dimeş, Dimeş ili değil. Buraya'nın başkanlığının adı Dimeş'tir. Şam değildir. Şam coğrafi bir bölgedir. Eski dilde Anadolu da Şam'ın içerisindeydi. İslam tarihi zamanında. Anadolu'nun bir kısmı ya Konstantiniye olarak bilinirdi, yavrum meyleri olarak bilinirdi, güneydoğu olarak bilinirdi.
O Şam olarak bilinirdi. Demek ki Şam'a Süfyan ne yapacakmış? Önce yerleşecekmiş. Yerleşti mi? Evet. İncilik var. Ömürtel'de PKK var. Adı PKK. O da Süfyan. Bana diyor lan ki böyle cesareti söylüyorsun sen. E ne yapıyorum diyorum benim bir canım var. Yerleşti mi oraya şimdi? Yerleşti. Ve vahdi şeriflerde mesela küfede camiler yıkılıyor mu? Yıkılıyor. Irak'ta camiler, medreseler, mescidler yıkılıyor mu? Yıkılıyor. Katliam devam ediyor mu? Ölüyor. Günde yüz elli kişi ölüyor. İki yüz kişi ölüyor. Katliam mı? Katliam devam ediyor. Filistin'de de katliam devam ediyor. Katliamlar devam ediyor.
Hadis-i şerif tecelli ediyor. Devam edecek daha. Hadis-i şeriften. Süfyan'ın ordusu Irak ehlinden onun içinde altı yüz yabancısı vardır diyor. Altı yüz yabancı var. Ordu Irak ehlinden. Ama altı yüz yabancı. Yarın ırhan dışından asker alacak. Altı yüz yabancı, altı yüz tümen olabilir. Altı yüz bölük olabilir. Altı yüz tümen olabilir. Ama altı yüz bölük olabilir. Öyle değil mi? Altı yüz bölük işte kaç tümen yapıyorsa. Şu anda yabancı askerler orada var mı? Var. Altı onun da yüzer de bana alt birim koyarız. Altı yüz asker yapmış olur. Ha demek ki burada önemli olan ne?
Orada yabancı askerler olacakmış. Var mı şu anda? Var. Devam ediyor. Demek ki yabancı askerler daha gelecek oraya. Yırnak olacak oraya. Niçin askerin yırnakı olacak diyorum. Çünkü Süfyan Medine'ye de saldıracak. Ordu soracak mıdır? Beş tane devleti veya beş tane asker olacak mıydı? Olacaktı. Süfyan'ın beş tane ordusu olacak. Birisi doğuya savaş açacak. Afganistan. Birisi İran, Orasa. Birisi Türkiye. Anasinde o bölge. Birisi de Medine. Süfyan Medine'de.
Ama son sahih şehir Medine. Terörizm Medine'de. Teröristler Medine'de decek. Terörist bir bahanede Medine'ye saldıracak. Muhammed. Dinleyin seyirin. Önce. Türkiye'ye yorulur mu?
Önce. Önce. Süfyan'ı Türklerle savaştıktan sonra Mehdi'nin elinde olur. Mehdi Süfyan'ı ordur.
Yani onun karşısındaki düşmanlarını yener. En terazan bu hadis yeri. Demek ki Süfyan Türkiye ile savaşacak. Süfyan Türkiye ile savaştığında demek biraz galip gelecek ki. İlk ordusuyla Türkiye'deki Süfyan'ı temizleyecek. Buna bir çizik atayım. Burayı kapatayım. Bir çizik atayım. Bunu kapatayım. Burası duru olsun şimdi. Burası bir derslik bir mesele çünkü. Allah bizi affetsin. Bunu yazdım buraya aldım bunu. Dedim ki bunu önümüzdeki haftalarda bir ders konusu yapacağım dedi. Evet bu sırada yalnız bu olay olurken bu sırada pek soyunlar, bir grup insan Konstantinye'ye kaçar.
Yani bir grup Kur'an ve sünnete tam olan insanlar, bir grup sünnet olan insanlar. Konstantinye'den kasıt burada Avrupa. Ya da Konstantinye'den kasıt İstanbul. Bunu İstanbul olarak görmüyoruz. Buradaki Konstantinye'den kasıt o gün için Rumları, o gün için Rumları, o gün için Hristiyanları tarif eden şey Konstantinye'ydi. Şimdi Konstantinye'yi neresi biliyor musunuz? Brüksel. Hristiyan'ın merkezi veyahut da devlet olarak İstanbul'du. Şimdi Avrupa'nın merkezi neresi? Brüksel. Bir kısım Müslüman Avrupa ülkelerine, Süfya'nın elinden kaçacaklar. Devam ediyoruz. Süfya'nın karşı olanlar, bu benim kendi Avrupa'nın sözüm benim kendime ait.
Ancak Süfya'nın, Süfya, hadis-i şerifte ilk önce Konstantinye'ye kaçar diyor. İkinci bölümünde diyor ki Rum. Yani demek ki bu Hristiyanlık alemi. O bundaki bölgeyi kastediyorum. Ben öyle yorumluyorum. Ve Brüksel veya işte Avrupa'nın başkentlerinden birisi, Burun Büyü, Almanya Başbakanı, Almanya Devleti olabilir. Veyahut da İtalya Devleti olabilir. Veyahut da İngiltere olabilir. Avrupa Birliği'nin içerisinde veya Amerika olabilir. Amerika da aynıdır çünkü. O da olabilir. Süfya ona diyor, ona haber görür. Benim elimden sana sığınan kaçan Müslümanları bana gönder. Şu Müslümanlar bana iade et. Bana teslim et.
Bunları geri istersen bu kişiler ona iade edilir. Yani oradaki o Müslümanlar da o kaçanlar, Süfya'nın zulmünden, Süfya'nın esaretinden, Süfya'nın mesalibinden, Süfya'nın bu noktadaki humharlığından, Süfya'nın bu noktadaki katliyanından kaçan Müslümanlar Avrupa'ya sığınırlar. İşte mesela Avrupa insan haklarına müracaat eder, ödürler. Derler ki Süfya bize haksızlık yapıyor, bizim hakkımızı var. Derler ki biz işte böyle Süfya'nın bir harekete duçar kaldık, bizi eziyorlar. Süfya, Avrupa veya işte bu noktadaki humli derdi. Onları alır diyor. Onları alır. Süfya'nın teslim eder.
Süfya'nın da onları diyor Şam kapısında asar, kat eder. Şam kapısı ne demek? İşte kendi başkentinden. Kendinin kuvvetli olduğu bir yerde. Mesela Türkiye'nin kapısı neresidir? Ankara'nın, öyle değil mi? Adam İstanbul'a nince ne olmuş olur? Türkiye kapısı olur, uçakla inmiş olsa. Veyahut da adam diyelim ki örneğin Karayolu'yla gelse, nereden geliyor? Avrupa'dan. Edirne, Türkiye'nin kapısı olmaz mı? İşte Süfya'nın da o kaçak Müslümanlar ne yapacakmış? Kendisine teslim edildiğinde onları katletecekmiş, asacakmış. O zaman bir şey çıkıyor ortaya ben. Avrupa'yla Müslümanların arasında böyle pamuk yediğine bağlı bir barış var şu anda. Demek ki bu barış bitecek yakında.
İstanbul, İstanbul'a Müslümanlarla Avrupa'nın arasındaki barış önündeki on yıl bitebilir ve bitecek. Allah bizi affetsin inşallah. Hakkınızı helal edin. Size karanlık günler, karanlık yıllar anlatıyorum. Ama hiç olmasa kafanızın ucunda, beyninizin ucunda bir şeyler kalsın. Önümüzü görelim biraz. Yani zannetmeyin ki peygamber sadece bize namazı abdestte orucu öğretti. Zannetmeyin ki peygamberin siyaseti yoktu. Zannetmeyin ki peygamberin geleceklerden kalı, hadis şerifleri yoktu. Nasıl Hendek'te bayrosu bir vurdu, bir kıvıcım çıktı. Dedi ki iki sıra'nın iki uçunu görüyorum. Bir bayros daha vurdu Hendek'te. Dedi ki Konstantinye'nin fed edildiğini görüyorum. Bir daha vurdu Yemen elilerinin fed edildiğini görüyorum.
Dedi, evet. Allah Resulü sallallahu ve sellem hazretleri, geleceğe yönelik hadislerimiz vardır. İşte biz de bu hadis kaynaklarından geleceğe yönelik hadislerden çıkardığımız sonuçlar. Allah bizi de sizi de affetsin. Bunlar sadece, tekrar söylüyorum, hadislerden benim çıkardığım yorumlar, benim anladıklarımdır. Bir başkası bir başka türlü anlayabilir, bir başka türlü anlatabilir. O da onun yorumudur, o da onun hakkıdır. Hakkınızı helal edin. Önümüzdeki hafta cumartesi, burada çok kıymetli bir bilim adamının konferansı olacak. İnşallah arkadaşlarımıza, kardeşlerimize, etrafımıza bunu bildirin. Allah'ın zahsine, el-fatiha, nama selam. Vakıf binamızda erkeklere hatme ve dua var. Cumartesi'sine de bayanlara hatme ve dua var.
Orada gündüz. O yüzden adres isteyenler görevli kardeşlerden adreslerini istesinler. Hakkınızı helal edin.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi