Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 14 Ağustos 2025 · 32:46
Selamun Aleyküm, Allah gecenizi hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin, Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed'e hakkı, hak, batıl, batıl bilenlerden eylesin, hakkı, hak bilip, hakkı yaşayan ve haykıran, batıl, batıl bilip, batıla karşı cihad eden kullarından eylesin, Nerede Müslümanlara zulmediliyorsa, nerede Müslümanların kanı, namusu, şerefi, haysiyeti ayaklar altına alınıyorsa, nerede Müslümanların toprakları çiğneniyorsa, nerede Müslümanlara haksız, hukuksuz davranılıyorsa, bunları yapanların hepsinden Cenab-ı Hak intikamınızı alsın.
İsrail Devleti'ne yerle yeksan eylesin, destekçilerini yerle yeksan eylesin, Doğu Türkistan'a ve bütün İslam dünyasına özgürlük nasip eylesin, bütün Müslümanların özgürce dinini yaşamalarına yardım eylesin. Ejmein. Duha Suresi 6. Ayet O seni bir yetim iken barındırmadı mı?
Bu yetimliği başıboş bir şekilde mürşitsiz, kimliksiz, Rabbin varlığından habersiz bir şekilde yaşamak gibi görebilir miyiz? Biz yetimken barındırmakta, bataklığın, pisliğin içinde aldığımız nefesin bile tadını almazken, bir mürşid-i kaminin yani sizin elinizden tutup, bizi temizleyip, paklayıp, kendi yanına katması, bizi kurtarması gibi görebilir miyim? Görebilirsin, bunda bir sıkıntı yok. Bu Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şahsına minhasır bir ayet-i kerime. Yani sen yetimken biz seni barındırmadık mı? Yani bütün her şeyin sahibi Allah. Bu manada bütün herkes bu ayet-i kerimeyi kendisine ölçe edinebilir mi? Edebilir. Onu normalde buradaki yetimlikten, annesiz babasız kalmaktan tabi Hz. Kur'an bu konuda peygambere sen yetimken seni barındırmadık mı derken, Malum Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin önce annesi vefat eder, özür dilerim, önce babası vefat eder, sonra annesi vefat eder.
Sonuç itibariyle yetim kalır, anneden babadan. Ama sonradan tabi malum dedesi sahiplenir. Çünkü kültür budur, inanç budur. Ardından o da vefat edince amcası sahiplenir. Cenab-ı Hak diyor ki, senin sahibin ben. Yani gerçek sahip Allah'tır. Herkes için geçerlidir. Bu manada insanın annesi babası da olsa gerçek sahip Allah'tır. Cenab-ı Hak da diyor ki, ben seni yetimken barındırmadım mı? E bunu normalde bir kimse bu ayet-i kerimeyi böyle anlamış olsa bir beis olmaz onda. Ben derviş olmadan önce koro müziğine merak salmıştım. Koro'ya gidiyordum. Derviş olduktan sonra da biraz devam ettim. Koro kadınla erkekli karışık bir ortam devam etmekte sakınca var mı?
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri böyle bir şey yapar mıydı? Veya yapılmasına müsaade eder miydi? Böyle bakarsak meseleyi, meselenin içerisinden hemen çıkarız zaten. Ona çok fazla teferruata ihtiyaç yok. Sosyal hayatta da, dervişlik hayatında da hep aklıma gelen başıma gelir. Bu hiç değişmedi. Hislerim biraz kuvvetli. Mesela biri benim yüzüme gülüp arkamdan konuşursa veya benimle ilgili kötü düşünceye sahipse, beni sevmiyorsa hissederim. Dergah içinde de bu hislerin suizan mı yoksa kalbimize gelen ilham mı olduğunu nasıl ayırt edebiliriz? Normalde bir başkası için olumsuz bir şey geliyorsa kalbine o suizandır. Anne babasına veya bir büyüğüne el kaldıran birinin kıldığı namaz ve diğer ibadetleri, zikir halakası o kişiyi temizler mi?
Böyle birine nasihatiniz nelerdir? Bizim derviş kardeşlerimizden birisinin böyle bir şey yapacağını tahmin etmiyorum. Yani bizim kardeşlerimiz anne ve babalarına veya bir büyüğüne el kaldırmaz. Kaldırdıysa aklı yerinde değildir ya da onun dervişlik ona hiç uğramamıştır. Çok ağır bir şey bu. Yani bunu normalde bir dervişe nasihat olsun diye bu kim yazıp da koyduysa, bu kimse de derviş ise bizimle manevi olarak bağı kalmaz o kimsenin.
Bu böyle yenilir, yutulur bir şey değil. Bu olabilecek bir şey değil. Yani belki de hani yeni derviştir, edep, adep, terbiye bilmiyordur. Bu böyle bir şey yaşanmıştır. Ama bir çocuk anne babasına el kaldırıyorsa anne baba ilk önce kendine baksın. Bu benim genel felsefemdir. Yani bir çocuk annesine babasına el kaldırıyorsa anne baba kendine baksın. Mesela bir çocuk anne babayı dinlemiyorsa anne baba dursun kendine baksın. Ağır şeyler bunlar. Yani normalde sen çocuğunu Kur'an ve sünnet tarihisinde terbiye etmemişsin. Kur'an sünnet tarihisinde terbiye etmediğin için çocuğunda saplantılar var, sapıklıklar var.
Çocuğunla iletişimin bozuk. O zaman sen çocuğunu Kur'an sünnet tarihisinde yetiştirmedin. Daha ağır konuşacağım da daha ağır konuşmak istemiyorum. Bizim anne tarafından akrabalarımdan birisi başladı vur beni deme bana. Benim ona verdiğim cevap şuydu. Ben kanı bozuk, sütü bozuk değilim dedim. Yani bu normalde bir kimsenin annesine babasına el kaldırması o kimsenin sıkıntı çok büyüktür. Yani anneye babaya baya baya sıkıntı çok büyüktür. Yani o zaman her şey allaç pamuğu gibi gider. Her şey allaç pamuğu gibi gider.
Bu böyle normal bir şey değil. Allah muhafaza eylesin. Ya o çocuk uyuşturucu kullanmıştır bu kimyasallardan. Ya o çocuk akli dengesini kaybetmiştir. Bu böyle normal bir şey değil bu. Allah muhafaza eylesin. Yani annesine babasına el kaldıracak. Yani dövecek onu sonra gelecek burada zikrullah yapacak. Öyle mi? Yapabilir bir şey değil. Allah muhafaza eylesin. İsrail'in gazi-i ilhak ve komple işgal planı hakkında ne düşünüyorsunuz? Hiçbir şey düşünmüyorum. Ne düşüneceğim ki? Benim düşüncem bir şey değiştirmeyecek çünkü. Yani ben kendimce, kendi dairemde sırat-ı müstakimde yaşamaya çalışan bir insanım. Benim elimde devlet yok.
Benim elimde silah yok. Benim elimde bomba yok. Benim elimde hiçbir şey yok. Ben normalde lanet desem ne olacak? Veyahut da elinde silah olan devleti yönetenler çok yüksek derecede kınarken, hiçbir şey yapmazken, hiçbir şey yapamazken artık neyse. E sonuçta bizim gibi avam bir Müslüman ne yapabilir ki? Normalde bütün dünyanın gözünün önünde insanlar açlıktan ölürken, açlıktan ölmezse bombaların altında ölürken, bombaların altında ölmezse normal silahla öldürülürken, Gazze diye bir şehrin kalmadığı bir yerde, her yerin yıkıldığı sanki normalde 9.9 deprem olmuş gibi,
ayakta hiçbir binanın olmadığı bir yerde ve açlığın kol gezdiği yerde, insanların açlıktan öldüğü bir yerde bıraktık gavurları, Müslümanlar bunları seyrederken, Müslümanların başındaki devlet başkanları, Müslümanları yöneten idareciler, bürokrasiler, Müslümanların başındaki hükümetler, devletler, bunu seyredip sadece kınamaktan başka bir şey yapmazken, ümmet olma bilincini kaybetmiş, Kur'an sünnet bilincini kaybetmiş, ümmetin normalde yarasını pansuman etme bilincini kaybetmiş, bu bilinçten uzak İslam dünyasının başındaki devlet sistemleri, devlet başkanları, bürokratlar, başbakanlar,
krallar, idareciler satılmışken, kim bilir nerede ne dosyaları var, kim bilir nerede ne görüntüleri var, kim bilir nerede nasıl bir, çok affedersiniz, pisliğin içerisinde bulandılar da hiçbir şey diyemezken ve bütün İslam dünyasının başındaki liderler hepsi de dahil, günlük hayatlarına devam ederken, oradaki açlıktan, oradaki insanlık dışı muameleleri bildiği halde müdahale etmeyi düşünmezken, ben, benim gibi bir adam ne düşünebilir ki, ben düşünsem ne olacak ki, ben düşünürüm kendi kendime, kendi kendime derim ki,
hadi çıksın 5 milyon insan yürüyüş yapsın ama Ayasofya'ya değil, Gazze'ye yürüyoruz desin, ne yapayım ben Ayasofya'ya yürüyorsunuz oradan oraya kadar veyahut da Bursa'da da pazar günleri yürüyüş yapıyorlar, yok hayır, ben düşünüyorum, ben diyorum ki, haydin Müslümanlar, haydin Türkiye'deki Müslümanlar, hadi Türkiye'deki Kur'an ve Sünnet tarihinde duran cemaatler, tarikatlar, devlet, hükümet, partiler, haydin çıkın yola, haydin bir organizasyon yapsınlar, çıksınlar yola, evet, ben sizi burada o zaman oturtturursam, ben hainlerden olayım,
evet, buyurun, ben yıllardan beri söylediğim şey benim bu, arkadaşlar bilirler, haydin arkadaşlar giyelim ihramlarımızı, çıkalım yola, silah yok, tank yok, top yok, tüfek yok, hiçbir şey yok, Türkiye'deki bütün duyarlı Müslümanlar veyahut da Müslüman olmayanlar, haydin hep beraber Gazze'ye yürüyelim, haydin, haydin evlerinizdeki rahatı bırakın, haydin klimaları yerlerinizi bırakın, haydi yemeği içmeyi bırakın, haydi normalde iyi giyinmeyi, iyi yaşamayı bırakın, haydi arabalarınızı bırakın, haydin tırlarla doluşturalım,
yiyecek içecek de tırlara koyalım, haydin çıkalım yola, haydi deprem oldu, nasıl insanlar depreme yardım etti, depremden daha büyük felaket yaşanıyor, haydin çıksın, haydi bu ülkeyi idare eden hükümetler, siyasi partiler bir kampanya yapsınlar, desinler ki Gazze'ye yürüyoruz, savaşmayacağız, savaş, barışçıl amaçla oradaki insanları doyurmaya gidiyoruz, oradaki insanlara su götüreceğiz, oradaki insanlara ekmek götüreceğiz, aş götüreceğiz, yemek götüreceğiz, haydin yürüyoruz desinler, kendi nefsime yürümezsem, kendi nefsime gitmezsem,
vallahi de, billahi de, dillahi de, dünyanın en namussuz, en şerefsiz, en haysiyetsiz adamı olayım, haydin, haydin yürüyün, haydin, yürüyün, nasıl gemileri zapt ediyor değil mi, operasyon yapıyor İsrail, yürüyün, yürüsün şuradan beş milyon insan, ölecekse ölsün, bu beş milyon Müslüman ölsün ya, şehit olacak, yatağında ölmektense Allah yolunda ölmek, bin bir sefer evla, haydi bir milyon insan yürüsün, haydi beş yüz bin kişi yürüsün, haydi normalde orada burada yürüyüş tertipleyeceğinize, Gazze'ye yürüyüş tertipleyin, haydi yürüyün, haydi Diyanet İşleri Başkanı da en önümüze geçsin,
haydi o Ayasofya'yı yürüyen o kortejin önünde olan zevat, en öne geçsin, vallahi de, billahi de, tillahi de, kanımın son damlasına kadar, son nefesime kadar arkalarından yürüyeceğim, ama öyle kıytırıktan İstanbul'da bir sokaktan bir sokağa yürüyüp de bize hava atmasın hiç kimse, yürücekseniz, yürüyün Gazze orada, Filistin orada, yürüyün hadi Gazze'ye Filistin'e, yürüyün, sizi tutan mı var, bırakın kınamayı mınamayı, yıllardan beri kınıyorsunuz da ne oluyor, yıllardan beri yüksek derecede kınıyorsunuz, yıllardan beri Gazze bizim kırmızı çizgimiz,
Filistin bizim kırmızı çizgimiz, batsın sizin kırmızı çizginiz ya, yetti, yürüyün, vallahi top istemiyoruz, silah istemiyoruz, tank istemiyoruz, yürüyün ya, Ayasofya'ya kadar yürümek değil, haydi Gazze'ye yürüyün, yürüyün, nerede Müslümanların kanı akıtılıyorsa oraya yürüyün, nerede Müslümanlara hukuksuz, haksız davranılıyorsa orada yürüyün, ama önce kendinize yürümeniz lazım, önce kendi bağırsaklarınızı temizlemeniz lazım, önce kendi aklınızı temizlemeniz lazım, önce kendi kalbinizi temizlemeniz lazım, önce kendinize yürüyün,
deyin ki kendi kendinize, biz kime sattık kendimizi, kime sattın, yürüyorum, ne düşüneceğim ki, benim elimde silah yok, benim elimde güç yok, benim elimde para yok, benim elimde pul yok, ben ne düşüneceğim ki, benim elimde dua, benim dilimde zikrullah var, ben kendi kendime, kendi kendime üzmekten başka bir derdim yok, kendimce, evet, ben sizle beraber, bizle üzülüyoruz, ha söylüyorum, bakın, ne diyorum, bırakın kardeşim yürümeyi, nereye yürüyorsun ya, yürü Beyazıt'tan, normalde, sabahtan akşama kadar yürüsen, isterse beş milyon değil,
on milyon yürüsün ya, Beyazıt'tan Ayasofya'ya, ne anlamı var ki, ay çok korktu İsrail, siz Beyazıt'tan Ayasofya'ya yürüyünce, çok korktu İsrail, siz heykelden, o normalde Zafer Plaza'ya kadar yürüyünce, bir korktular, bir korktular, çok korktular, aldatılıyorsunuz, aldatılıyoruz, hep beraber, yürüyüşle, kınamayla aldatılıyoruz, başka bir şey değil, boş konuşma geri kalan, 64 yaşındayım, kendim siyasetin içerisinde, bildim bileli Filistin meselesi var, yeni değil, adamlar ha bire, öldürüyor ha bire, katlediyor ha bire,
tecavüz ediyor, herhalde ha bire, milletin toprağının, canından, malından, mülkünü gasp ediyor, bu dünyanın gözünün önünde oluyor, yarın öbür gün bize de yapacaklar, yapmayacak zannetmeyin, siz susuyoruz ya biz böyle komple, bize de yapacak, yarın öbür gün, bombalayacak bir gecede bizi, adam diyor, burası bana vaat edilmiş topraklar, gel sen işin içinden çık, ha ne yapacağız, biz işte, ne o, boykot uygulayacağız, tabi, neye boykot uygulayacaksın, işte, kahve, ne büyüttüler değil mi, kahveyi boykot yapıyorlar, ne büyük cihat oldu,
ne büyük cihat oldu, kahveyi işte, o markaları filan, boykot edelim, ne büyük cihat ya, çok büyük cihat, ve İsrail'de battı, siz boykot edince, vazgeçti, Gazze'yi işgal etmekten, öyle mi, şimdi Gazze'yi, ilhak edecekmiş, ya ilhak etti zaten, ya nesini, adam zaten, istediği yeri, bombalıyor, istediği yeri, yıkıyor, istediği gibi, öldürüyor, daha ne, gözünün önünde oluyor, gözünün önünde oluyor, neyini ilhak edecek daha, öldürüyor, kırıyor, batırıyor, hepsini yapıyor, hadi bu pazar, bir daha yürüyelim ya, tabii yürümek güzel,
kahrolsun, İsrail'de olsun, lanet olsun diyelim, tabii, yürüyelim ya, sıkıntı değil, benim öyle yapmam, normal, benim elimde tank yok, tüfek yok, hiçbir şey yok, benim burada, kahrolsun, İsrail demem, benim gücüm, bu kadar, ben dua ederim, zikrullah ederim, kahrolsun derim, yarabbi hepsini, yerliye eksan et, batır derim, benim başka bir, elimden gelen bir şey yok, ama, elinde silahı tutan, elinde gücü tutan, kardeş, senin kınamaya hakkın yok, sen savaşacaksın, savaşamıyorsan, diyeceksin ki, ey Türk milleti, bizim savaşmaya gücümüz yok,
o yüzden, biz, ihramlarımızı giyip, Gazze'deki kardeşlerimizle beraber, yaşamaya gidiyoruz, buyurun, bakın, çok basit bir şey söylüyorum, çok basit, düşünebiliyor musunuz, bu ülkeden, iki milyon insan, yürüyüşe çıkıyor, önünde cumhurbaşkanı, önünde bakanlar, bütün sivil kuruluşlar, yürüyüşe çıkıyorlar, yıllardan beri söylüyorum, yürüyün kardeşim, silaha gerek yok, yürüyüşe çıkıyorlar, yürüyor, bombalayacaksa, bombalasın, şerefsiz seni ya, evet, çok basit, nasıl ki, bu ülkenin insanı, deprem olan bölgeye, yağdırdı,
bütün tırlarla, gitti mi, gitti, hazırla kardeşim, yürü ya, de ki ya, filanca zamanda, filanca tarihte, Türk halkı, Gazze'ye yürüyor de, vallahi de, billahi de, bak nasıl etkili olacak, yürü ya, çık yola, arabalı, arabasız, çık yola, bir de karannami imzala, yürüyüşe gidenlerine, yürüyüşe gittiklerine, dahil yaslınlar, dilekçelerine, idari izinli sayılacak de, memuru, işçisi, her şeyde, idari izinli sayılacak de, yürü, benimki hayal olsun ya, Diyanet İşleri Başkanı'nı da el öne dik, bütün illerin, şeylerini, müftülerini de etrafına dik,
86 tane il var, 86 müftü, Diyanet İşleri Başkanı, ne kadar Türkiye'de şeyh varsa, hepsini de dik oraya, çalgıcısını, savcısını, sözcüsünü, Ahmet Öztürk'tan, Kıytırk'tan, orada burada, ne kadar böyle, şeyhim diyen varsa, hepsini de topla, hepsini de ki, siz de yürüyorsunuz de, evet, toplayın cemaatınıza de, çok kalabılıksınız ya de, o kadar da zekat topluyorsunuz, yok 20 trilyonlar, yok 50 trilyonlar, havada uçuş yok, haydi yürüyün siz de de, evet, bu ülke, bu ülke yürüsün Gazze'ye ya, kim kalacak geride, layıklar kalır,
kemalistler kalır, üstsüzler, donsuzlar kalır geride, başka kimse kalmaz, yürüyün kardeşim, düşünsen ne olacak, tabii, hatta, milletvekillerini de koy, değil ki, gelecek olan milletvekilleri, ne o, refah partili, nereli, şu partili, nereli, bu partili, ulan, Müslümanlardan oy alacağınız zaman, camiden çıkmıyorsunuz, kafanıza birer tane, beyaz takke geçirip, nerede bir cenaze var, nerede bir camide, aşırı okunacak, gitmesini biliyorsunuz ya, yürüyün, aşırıları Gazze'de okuyun, ben şimdi, bu sohbetten, belki de tutuklarlar bile beni,
e ne olacak adam gitmiş, Gazze ile alakalı bir pankart basmış, adamı tutuklamışlar, Gazze ile alakalı pankart basıyor, tutukluyorlar, Gazze ile alakalı, adam bir pankart asmış, nereye, Galataya mı, nereye, bir yere, adamı tutukladılar, götürdüler, kınamak yeterli, en yüksek dereceden kınandı mı, o iş bitti, o da zaten ürttü, korktu, titredi, dedi ki ya, tamam, çok korktum, şimdi dedi, Doğu ve Güneydoğu'yu, bombalamayayım dedi, çok korktu, Allah Allah, bu işin sonu, nereye varacak, valla Allah biliyor, nereye varacağını,
bizim elimizden gelen, Kur'an ve Sünnet tarihisinde, durup uyanık olmak, bizim elimizden fazla bir şey gelmiyor, ama normalde, muhakkak ki, devleti idare edenlerin, mesela belediyeler ya, bütün siyasi partilerin, belediyeleri, belediyeler organize etsin, gerçekten, bak silahsız çözüm, savaşsız çözüm, ne olacak, beş milyon insan yürüyor, İsrail bombalasın, beş milyon insana, bombalasın, devlet sizi korur, korumaz, o ayrı mesele, korumayacaksa, korumasın, yatakta ölmektense, gazi için, yolda ölmek, daha hayırlı, Allah katında,
bizler bu yapılan zulümlere, sessiz kaldığımız için, sorumlu muyuz, evet, Gazze'ye, cihat için, çağrılar var, cihada ne şekilde, nasıl katılabiliriz, ne gibi şartların, oluşması gerekiyor, kim o cihada, çağrı yapan, Allah selamet dükersin inşallah, ev alma niyetindeyim, yalnız birikim yetmiyor, faizler düştü, krediyle, ev almak uygun mu, dua eder, dua beklerim, Allah yardımcınız olsun inşallah, Darül Harp hukukuna göre, harbiler arasında, faiz yoktur demiş, büyükler, üç ihlas bir Fatiha-i Şerife, Amin, Ya Rabbi,
hasıl olan sevabı, Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretlerinin ruhlarına ve bütün geçmiş peygamber efendilerimizin ruhlarına, Cihari Yari Güzin Efendilerimiz Ebu Bekir Sıddık, Ömer Ul Faruk, Osman İzin Nureyn, Ali Ali Murtaza Ardiyallahu An Hazretlerinin ruhlarına, Aşere-i Mübeşerenin, Evlad Resulullah, Zevce-i Resulullah, İmam-ı Hasan, İmam-ı Hüseyin, 72 şöhedanın, Şehidi Kerbelanın, bütün şöhedanın, tüm ashabı Resulullah Hazretlerinin ruhlarına, İmam-ı Zimam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafi, İmam-ı Halik, İmam-ı Hanbeli, ve bütün mezhep imamlarımızın ruhlarına bağışladık. Vasıl ve hissedar eyle Ya Rabbi, Haberdar eyle Ya Rabbi, Mezatlarının himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme Ya Rabbi. Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife. Ya Rabbi, hasır olan sevabı, Pirimiz, Seyyid Abdülkadir Geylani, Seyyid Ahmed El Rifai, Seyyid Ahmed El Bedevi, Seyyid İbrahim Dursuki, Şeyh Ebu Lesan-ı Şazeli, Şahı Nakşibenni Muhammed-i Bahaddin, Şahı Mevlana Celaleddin Rumi, Şahı Hacı Bektaşi Veli, Şahı Hacı Bayram Veli, Mehmet Muhiddin Üftade Veli,
Veysel Karani Muhiddin Arabi Niyaz-ı Mısri, Ve bütün Pirre Piran Efendilerimizin Ruhlarında Hedeledik. Vasıl ve hissedar eyle Ya Rabbi, Haberdar eyle Ya Rabbi, Mezatlarının himmetlerini, şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik eyleme Ya Rabbi. Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife. Hasıl olan sevabı, Geçmiş Üstatlarımızdan, Abdurrahim Et Tantavi, Abdurrahim En Nişavi, El Hacı, El Hafızı, Dubekir Sıddı iki Çorumi, Hacı Ali Haydar Efendi, El Haat Çorumlu Mustafa Anaç Efendi, Nevşehirli Hacı Abdullah Gülbüz Efendi'nin, Kaçuni Dergahı'nın,
Kabbaşı Dergahı'nın, Ve bütün geçmiş mürşidi kamillerin, velilerin, evliyaların, derbişerinin, müminlerin ruhlarına, Ya Rabbi bilhassa Üstadımız, Bayındırlı Hacı Mustafa Özbağ, Beyefendi Hazretlerinin ruhaniyetlerine, Ced ve dadalarının ruhaniyetlerine, Yaşayan bütün mürşid-i kamillerin, Velilerin, evliyaların, Bütün derviş kardeşlerimizin, Ve Ümmeti Muhammed'in ruhaniyetlerine, Türük Aliye'den, Akraba ve talukatlarımızdan, Geçenlerin ruhlarına da hediye edik, Vasıl ve hissedar eyle ya Rabbi, Haberdar eyle ya Rabbi,
Ve ezatlarını, himmetlerini, Şefaatlerini, dualarını üzerimizden eksik, Eyleme ya Rabbi, Amin, Ve selamun alel mürselin, Ve alihim velhamdülillahi rabbil alemin, E'udü billahi mineşşeytanirradîm, Bismillahirrahmanirrahim, Eftali zikir fa'lemennâhû, Allah'a ilah, E'udü billahi wabarakatuhu, Salamat,
Sayyid,
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.