mustafaozbag.org

67. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 22 Mayıs 2011 · 49:27

Namaz kılarken teşrettir, göbek değdiği ve diz kapağının altıdır. İkisinin arasını kapatırsa, o kimse namaz kılar, namazında bir beis yoktur. Eğer ki bir yerde hapisse, zorunluluksa, alternatifi yoksa, edeb yerleri de kapalı olsa, o kimse namazını kılar. Eğer edeb yerlerini de açık bir şekilde namaz kılmasın diye, edeb yerlerini de doygularsa, o kimse oturduğu yerde namazını tekrar kılar. Küçük abdestten sonra temizlenme nasıl olmalıdır? Kırk adım yürümek, pamuk tıkamak gibi şeyler var mıdır? Bir de yukarıdan atlamak var. Kimse küçük abdestin altında, erkekler, kendi bu noktada küçük abdestin yaptıkları yeri sığarlar, yıkarlar, temizlenler. Mesele biter. Yok kırk adım hopla, yok öptü, yok zıpla, yok yukarıdan atla, peygamber sahibullah ve selam maddesleri yapma.
Ahlak ve manevi tahribat neden oldu? Süfyanistten oldu, süfyanistlikten. Ahlak ve manevi tahribat, süfyan güçlerine boyun eğdiğinizden oldu. Komple devlet olarak, millet olarak, İslam alemi olarak biz Kur'an ve sünnetin dışındaki süfyanist güçlerin arkasına takıldık. Peygamber sallallahu aleyhi ve selam hazretler diyor ki, öyle bir zaman gelecek ki aynı zamanda. Kafirler ne yapıyorsa siz de yapacaksınız. O hale geldik şu anda. Melamilik nedir açıklanmasanız. Melamilik bir kimsenin manevi olarak kendisinde bir makam görmemesi, kendisinin şerrini meydana çıkarıp hayırını gizlemesidir. Melamilik tek cümleyle eğer tarif edilecekse, şerrini meydana çıkarıp hayırını gizlemektir. Şimdi insanlar tersini yaparlar ya, hayırlarını meydana çıkarırlar, şerlerini gizlerler.
Tabi bu hayır gizlemeyi öyle bir noktaya getirmişler, onlar da bir kısım melamiler. Hayırını gizlemeyi öyle bir noktaya getirmişler, farzlarını dahi gizlemeye kalkmışlar. Farzlarını camide kılmamışlar, oruçlu olduklarını göstermemeye başlamışlar. Bu sefer de insanlar onların üzerinde suizan beslemişler. Bunlar farzları da terk ettiler diye. Ve onların böyle melame olduklarını söylediklerinden dışarıdan insanlar bunlar namaz kılmıyor diye düşünmüşler. Bir kısım melamilerle namazı terk etmişler. Şimdi de bu tarafı var. Burada hayrını gizlecek insan, hayrını gizlemek demek, farzları gizlemek demek değil. Nafile ibadetlerini gizleyecek, yaptığı hayır haseneti gizleyecek, yaptığı zikruları gizleyecek, gece namazını gizleyecek, evvâ bir tuha kılıyorsa onları gizleyecek bu.
Fetvâ nedir kimler verebilir? Fetvâ bir meselede iştahat etmiş, hüküm sürmek. Kim verebilir? Her mü'min kendine fetvâ verebilir. Kuran ve sünnet tarihesine verebilir mi? Evet verebilir mi? Bu kapı açık mı? Evet açık. Hayır isabet eder, etmez. Bu farklı bir şey. Ama imamlar bu noktada demişler ki, işte Kur'an bilgisi olsun, hadis bilgisi olsun, hüküm bilgisi olsun, şu bu bu bilgileri olsun, bunlar fetvâ versin demişler. Ama bir kimse ben fetvâ vereceğim diyorsa, buna engel teşkil edecek herhangi bir ayet, hadis yok.
Herkes kendine fetvâ verebilir ama ben sana uymak zorunda değilim. Vitr namazını kaza etmek gerekir mi? Evet vitr namazı, halevilerce vacip bir namazdır, vacip namazlarla kaza eder. Kız çocuğuna şevval ismi koymak uygun mudur? Şevval bir ay ismi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri ay ismi koyun dememiş. Ama bir kimse de koyarsa söyleyecek bir lafım yok.
Öbürkü Ramazan koyuyor. Öbürkü işte Recep koyuyor, Şaban koyuyor. Şevval de aylardan birisi. Yani neden Şevval kız ismi oluyor, erkek ismi oluyor, Şevval ayı dişisi görüyor onu bilemedim. Yani ayların dişisi erkeği oluyorsa, mesela erkekler Ramazan kayarlar ya, yani kız çocuğuna neden Ramazan koymuyorlar? Yani Ramazan ismi, Ramazan ayı erkeksi bir ay mı? Veya Recep ayı erkeksi bir ay mı? Merak ederim bu tip şeyleri.
Enteresan gelebilir size benim düşüncelerim. Öyle değil mi? Ayların da böyle erkeğin dişisi varsa söyleyecek bir lafım yok. Ay, bittiğimiz ay, gün ismi. Yani o zaman çocuğun birisine pazartesi de koysa, tuhaf karşılamayacak insanlar. Yani ay ismi koyuyor, tuhaf karşılamıyor, gün ismi mi koyacak? Mesela cuma var mı çocuklarda? Var. Demek ki cuma da erkeksi bir gün ki erkek çocuklarına koyuyorlar. Hiç cumayeni bir bayana koyan yok. Demek ki cuma da erkeksi bir gün. Bizim insanımız. Enteresan'ın. E şimdi namaz kılmakta gevşek davranıyor. Zorladığımız zaman inat yapıyor. Tatlı sözler onun namazını kılmaya gitmesini söylüyor. Bu konuda biz ne kadar çözümüz, neler yapıyoruz. Namaz kıldırcanız. Kıldırcanız derken tatlı tatlı, güzel güzel, ince ince.
Bizim toplumumuz bir İslam toplumu değil. İslami eğitim öğretememiş bir toplum değil. Beşikten mezara kadar ilim demiş ya Allah Resulü. O yüzden biz onları öğreteceğiz. Çocuklarımıza, annemize, babamıza, eşlerimize, etrafımızdaki insanlara sevdirerek tatlı tatlı, güzel güzel namaza, abdeste, oruca, zikre, hayırla, hasenata, güzel bir alıştıracağız. Bu bir vazife. Bakın bu bir vazife. Evinde eşine, çocuğuna, etrafına din öğretemeyen, İslam öğretemeyen, onlar bu noktada yardımcı olamıyor, başka bir yerde olamaz. Yani nefis sunuyor insanlara gidiyor, dışarıdaki bir insanı üç saat, dört saat zaman ayırıyor, evde eşine zaman ayırmıyor. Evde çocuklarına zaman ayırmıyor.
Evde etrafına kardeşine, arkadaşlarına zaman ayırmıyor. Bu çok kötü bir şey. Dışarıda ahkam kesiyoruz. Çok güzel anlatıyoruz. Evde bir şey anlatmıyoruz. Allah bizi muhafaza eylese. Birinci derecede evlerimizden sorumluyuz. Hepiniz çobansınız. Elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Eşlerinizden, çocuklarınızdan, yanınızda çalıştırdıklarınızdan sorumlusunuz. Herkes elinin altındakinden sorumlu. Allah bizi muhafaza eylese inşallah. Yeni araba aldım, babam araba için kurban kesmemizi söyledim. Bu diyeyim size caiz mi? Yani araba için kurban kesilmez. Arabaya da kurban kesilmez. Ama bakın şunu unutmayın. Adam ev alıyor kurban kesiyor. Veya temel atıyor kurban kesiyor orada. Bir de kanı da temel at.
Akıtacak yani eğer oraya çıkmazsa bu iyi değil. Adam mesela ev yaptırıyor, 6-7 tane kurban aldım diyor. Bütün arkadaşlar topla ev için kurban keseceğiz dedi bana. Anlamalım dedim ben. Eğer yapıyoruz dedim de o yüzden kurban kesiyoruz dedi. Dedim deva asaydınız, yıkılır o ev dedi. Beşarık tam kurbanın ayakta durmaz. İslam öğretisi değil. Bu din değil. İnsanlar kurbanı Allah için keserler. Allah rızası için keserler. Bakın Allah için Allah rızası için keserler. Şimdi araba almış babası da kes diyor ya sen Allah rızası için kes kurbanı. Babadan atışma. Tamam o tabaç altına yazmış. Kurban kesmemizin sebebi kazardan beladan muhafaza olmak için demiş. Yani kazardan beladan koruması için kurban kes demesindeki maksat kazardan beladan koruması için.
Maşallah koyun ne maharefte var? Canını veriyor koyun demek kesilince kazardan beladan korunuyor. Yok böyle bir anlayış. Kazardan beladan korunacak olan Allah'tır. Allah korunu insanın. Sen bin tane kurbanı da kessen Cenab-ı Hak bir kaza yazdıysan gelecek o. Bir belaya yazdıysa gelecek. Bir bir adam vuruyor. Yok kana kırmadık canım ondan bir kaza oldu. Siz yine kurbanı kesin şuraya yazsın. Millet kesin bari hiç olmaz sana. Rabbim nasip ederse Ramazan nümnesi yapmayıp düşünmüyoruz. Fakat fabrikada çalıştığımız için işin sıkı zamanları genelde çıkıyor. Bir haftada başka izin vermiyorlar. Başımızda adamla konuştuk. Ben veririm diyor.
Fakat öbür türlü olursa ne yapalım? Rapor varsa helal haram makasından sorulur. Caiz. Ramazan ömresi nafile bir ibadet-i sünnet. Ona vaktiniz varsa gidin. Vaktiniz yoksa söyleyecek bir laf yok. İşlerinizi şunu unutmayın. Arkadaşlar. Farz ibadetlerinizi yerine getirin. Nafile ve sünnet ibadetleri için iş yerinizde, işlerinizde, dükkanlı kendi işe olanlar kendi işlerinde. Bir yerde çalışanlar çalıştıkları yerlerle aranızı olmayın. İşinizi takip edin. İşinizi sıkı tutun. Tüccarlar, dükkan sahipleri, mal sahipleri, işlerinize iyi sahip çıkın, iyi sıkı tutun.
İleriye yönelik fazla borçlanmayın. Bir yerde çalışanlar, işlerinizi iyi sahip çıkın, iyi sıkı tutun. Patronlarınızın gözünde tembel, yobaz ondan sonra kaytabildik bir konuda durmayın. Derviş, işini iyi yapan insanlar. Her işine her. Ne iş olursa olsun. Allah bizi muhafaza eylesin. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem rızkınlığından dokusu ticaretlidir demiştir. Peygamber Efendimiz ayrı zamanda ticaretlidir, cennikleri hakkında bir şey demiş midir? Son zamanda ticaret yapmak çok zorlaştı. İşçi olarak çalışmak ise patronun vicdanına kalmış. Efendim bir ticaret evveleri, bir malı yüzde kaç oranda kar yapmalıdır?
Hanefe'ye göre de iyiymiş mi? Hadis-i şeriflerde şu mal da şu kadar kar edilir diye İslam'ın koyduğu binada yok. Hanefeler de hiç yok. Kim neyden ne kadar kar yapabilirse o kadar kar yapacak. Ne yaparsan? Ticarette alınken ve satarken. Yalan söylemeyin. Malı alırken yermeyin, satarken ölmeyin. Malın özelliklerini söyleyin ama olmayan özellikler üzerinde söyleneyin. İnsanları azlatmayın, kandırmayın. İnsanları üzmeyin, vicdansız davranmayın. İnsanlar vicdansız şu anda. Merhametsiz, vicdansız. Tahirinizi yerine getirmeyeceğiniz şeyleri söylemeyin. Tahirinizi yerine getiremiyorsanız yapmayın. Yapmayın. Ve gücünüz kadar ticaret edin. Beş liralık iş yapacak adam, on beş liralık iş yapıyor.
Ve böylece burnunu kıstırıyor. Allah muhafaza eyleseniz. Eğer öyle davranırsanız, sıkıntı duymazsanız. Ben cehalet zamanında kulağımı derdirdim. Allah'ın izniyle bir buçuk senedir dönüş yaptım. Fakat o yan testi alırken delik almadığı için yine takıyorum. Usul alırken takmazsan abdest mazdet olur mu? Olur. Usul alırken kulağımı böyle bir şey yapacak o kimse. Mesle edecek böyle tuttu mu yeter? Başka bir şey gerekmez. Zaten zamanla o kulak deliği olan yer yağ olduğundan orası kapatır zamanında. Bir şey olmaz. Ben ilk evlendiğim zaman derim ki Rabbim bana bir erkek evlat verirse İsmini Muhammed Mustafa koyacak. Ve bir kurban kesecek. Ondan sonra bir kişiye söyledim bunu.
O da ben de Allah'ın senin kestiğin kurbana ihtiyacın var dedi. Sen Mevla'dan bir imtihan istemişsin falan dedi. Bu noktada yanlış mı yoktu? Cenab-ı Hak sana erkek evlat versin inşallah. Sen de Allah rızası kurban kes. İçki satışı yapılan mekanlara su, meyve suyu soda kola satıyorum. Satmam uzun bir sakınca var mıdır? Yok. Bir sohbete katıldım ve şöyle bir mevzu geçti. Hoca diyor ki, örneğin televizyonda herhangi bir film veya dizi oynuyor ve biz buna çok güzel bir dizi oynuyor diyoruz. Hoca pisir bunlara güzel dediğiniz zaman imanın gidiyordur. İnsanımız boş veriyor. Oooo!
Yani bir kimse bir film izler ya sıca bir film olmuşlar. İnsanın imanı mı gider? İman etmek illa, inanmak aslında fark var mıdır? Yoktur. Kıyamet günü bütün insanlar yoksa o gün yaşadığınız insanlar mı görecekler? Bütün insanlar kıyameti yaşayacaklar ve görecekler. Selamünaleyküm. Aleykümselam. Müzik haram, ilahi mi? Müzik haram. İlahi verdi müzik çalıyor, bunu dinlenilmez diyorlar ve küfre giriyor diyorlar. O hakikat yayıncılık kitabında yazıyormuş. Kim o hakikat yayıncılık? Ömer Ömer'e biliyor musun? Allah muhafaza eylesin. Uzak durun. Kitap tarafından uzak durun. Kim la ilahe illallah Muhammed'in Resulullah diyen bir kimseye bir cemaatı küfürle itham ederse ondan uzak dururur.
Banda birkaç tane kitabı vardı. Şimdi böyle cemaatlere karşı konuşmam biliyorsunuz ama bazı şeylerde altını çizmekte fayda var. Erbakan Hoca refah dinini kurdu. Ve kafir. Bediüzzaman Said-i Nursi Nurculuk dinini kurdu. Kafir. Fethullah filan Fethullahçılık dinini kurdu. Kafir. Süleyman Hilmi Turna Süleymancılık dinini kurdu. Kafir. Mahmud Efendi'nin cemaatı ve pahayı aldı diye Mahmudcu dinine sahibi onlar da kafir. Süleyman'a verirsen var ya bu tür şakkalı. Hain. Deccal. Bir şey yok.
O muhteşem Süleyman ya. Bakın şu sıraladığın insanlar var ya. Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretler. Süleyman Tümah Hazretler. Hepsi de şu memlekette dini Kur'an. Birisi Kur'an'ın öğretilmesinde büyük fayda sağlamış. Birisi Kur'an'ın anlaşılmasında büyük fayda sağlamış. Erbakan Hoca. Siyasette dindarların varmamasını sağlamış. Bugün AK Parti iktidardaysa, AK Parti iktidardaysa temelli refah partisidir. Erbakan Hoca'dır. Müslümanlar alternatif bir ses getirdilerse Türkiye'de, alternatif bir ses. Yani çok özür diliyorum diyeceğim. Süleyman Demirel'in kuyruğundan kurtarmıştır Müslümanları. Erbakan Hoca aynı şekilde şikayet verdiğini yerden yer aldı.
Bak bir şey söylüyorlar. Kafanızı karıştır. Kafanızı karıştır. Onun karışmıyorum ben. Bir şeyin başlangıcını söylüyorum. Bir şeyin başlangıcını söylüyorum. Bugün eğer Türkiye'de İslami bir siyaset konuşuluyorsa, tartışılıyorsa, bunun bir zemini varsa, Türkiye'nin insanlarınla Erbakan Hoca'ya borçluyor. Yani şey dahil buna, Ana Vatan Partisi dahil buna, Turgut Özel buna dahil, Türkiye'deki İslam'ın siyasi noktada ses getirmesine sebeptir, vesiledir.
Bitti. Ha şimdi o ona vuruyormuş, o ona vuruyormuş. Vay o mesele. Ben ona girmek istemiyorum. Bir kimse kalkar da, Bediüzzaman Said-i Nursi'ye, Süleyman Hikmet Duna Hazretlerine, işte başka bir tarikat müstazına, şeyhine, ondan sonra Erbakan Hoca'ya kakıp da, bunlar yok birisi refahçılık dinini kurdu, yok birisi Süleymancılık dinini kurdu, yok birisi nunculuk dinini kurdu, deyip de onlara küfürle hitap ederse, Allah selamet versin dersin. Bizim onunla işimiz olmaz. Allah mavraz eylesin. Sigaranın ibadete zararı var mı? Mekruhmuş, haram diyen de var. Allah razı olsun. Mekruh demeleri yeter. Mekruh demeleri yeter. Ben Kuran-ı Sünnet'te bu noktada, açıkça sigara haram lafzı olmamasına rağmen, ben haram diyenlere katılıyorum. ve haram diyor. Namaza durduğunda abdestin sıkışıyor, abdest şeytanıdır dediler, aldırış ettikler açıklar mısınız?
Abdest sıkışırsa, abdestin tarzını içer. Bir kimsenin sıkışık abdestle, namaz kılması namazı mekruhlarından. İnanan insanların ve inanmayan insanların, imtihanların farklı mı? İnananların resvese ve imtihanların artar mı? Muhakkak farklı. İnananla inanmayan bir olmaz, birerle dinleyen bir olmaz. İnsanlar bildikleri halde hatalar yapıyor, ve eksiklikler neden kaynaklanıyor? Nefsine uyduğunda, insanlar bildiği halde hata yapması nefsindendir. Altı aydın nişanlının, şu an evin eksikliklerini tamamlamaya çalışıyoruz, fakat yetişemiyoruz. Zor durumdayız, babam kredi çekelim diyor, çeksek bir sakınca var mı? Bence çekmeyin. İnsan ev eşyası için kredi çekmez. İki tane eşya eksik olsun mu aslında?
Ben evlendiğimde, şeyin üstündeydim, hasırın üstünde, hasır da yoktu, tahtanın üzerindeydik, hiçbir tarafımız eksik olmadı. Dinimize göre, komisyon almanın hükmü nedir? Helal olur. Saça jilet vurmak haram olmaz. Saça jilet vurmak haram olmaz. Sonuçta insan hacca gittiğinde, Kabe'ye tavaf ettiğinde de saçını tıraş ediyor. Ama normalde daha önceleri, yani hariciler çıkmış, İslam dünyasında, hariciler çıktıklarında saçlarını tıraş etmişler hepsi de, kas kapat, hepsi de. O haricileri, Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, onların geleceğini önceden söylemiştir. Onları tarif ederken, onlar saçlarını hepsini de jilete vururlar, tıraş ederler.
Saçları tıraşlıdır demiş. Bir kısım insanlar, bunları şimdi bugüne çevirip, ya saçı tıraş etmek haramdır, noktasında getirmesinler. Böyle bir şey yok. Anladınız değil mi meseleyi? Günümüzde market ya da kasablardan et alırken şüphe duyuyoruz. Hatta et yiyemeyen kardeşlerimiz var, bu konuda çıktık getirmişsiniz. Ben de marketlerden almıyorum. Ben de büyük marketlerin hiçbirisinden et almıyorum. Ben büyük marketlerin hiçbirisinden içeri girip alışveriş etmiyorum. Daha ben metromuş, karpurmuş, ne bileyim ileride olur, var ya kocamanlar. Bunların hiçbirisini bilmiyorum, kapısından içeri girmedim daha. Öz direğe bir gün, bir gece gittim, bir denizden icaret ettiğimiz bir arkadaş geldi, onu otobüse bırakacaktık, Denizli'ye dönecekti.
Dedi ya çocuklara oyuncak alacağım dedi, o da havlucu, öz direğinin mallarına bakıyım, biraz model çalayım gibisinden. Onunla beraber öz direğe girdik biz, iki saatlığına gezdik. Benim daha öz direğinden içeri girmişliğim yoktur. Metromuş, karpurmuş, oraya girmişliğim yoktur. Ne o şu, İstanbul yolunda bir yer var, ne o? Ne? Solda. Oraya Hacı Erkan'la bir ayakkabı bakmaya gittik, bir de bizim çocuklar orada Ramazan'da sema yapıyorlar ya. Ramazan'da sema yapıyorlar ya. Ramazan'da sema yapıyorlar ya. Tamam. O zaman iki sefer, semaya mı ne gittin, bir sefer de Hacı Erkan'la bir kışlı kayakan bakıyormuş, bana Hacı Erkan bir gel, buraya da bir bakalım Hacı abi dedi, bir de öyle girdi.
Diyeceğim ki size girmeyin, hatunlarınıza söz geçiremezsin. Para yuvası, para ütüyorlar. Ütüyorlar, ütüyorlar. Oraya girdin mi ütülüyorsun sen. İnsanlar sonuçta gördüklerini alıyorlar o zaman. İhtiyaçlarını almıyorlar. Gördüklerini alıyorlar. Para ücüme yerin. E oradan et alınır mı, yemin ederim. Ben almayayım, yemiyorum. Soruyorlar, almayın kardeşim oradan. Gidin mahallenizdeki kasaptan alın. Tanıdığınız kasaptan alın. Almayın. Şimdi domuz etini kesmek, satmak da serbest oldu. Öyle değil mi? Ne et yiyeceğini bilmeyeceğim. Bizim kasap, Said'e soruyor. Said, dana eti kaç para?
Said diyor ki, abi 10 milyon anlaşalım. Dana eti yok diyor, kemikli. Kemikli. Adam kıyma satıyor, 9 milyona. Ocak iş mi ya? Kemikli, dana eti, işte, 8 milyon, 9 milyon, 10 milyon. Adam kemiksiz, kıyma satıyor, 9 milyona. Ocak iş mi bu? O hayvanları uzaydan mı getiriyor? Yani belli değil mi bu? Çayın kilosu, en ucuz çayın kilosu 6 milyon. Adam 2 milyona çay satıyorsa, ona bakacak mı? Bunlar açıldığından beri, ufak esnafın da işi öldü zaten. Ölecek. Açılırken neredeydi ki küçük esnaflar?
Örgütlenip ne yürüyüş yapmadılar? Örgütlenip ne gidip o büyük marketlerin önüne yatmadılar? Siz bunlara nasıl müsaade edersiniz diye. Ağlamaya, sızlamaya iş mi? Sen akıyor musun? Kadınların en faziletlisi kimdir? Hz. Adi Şeris. Kadınlardan veli ve evliya makamına yükselen var mıdır? Yani bu noktada kadınlara evliyalık yasak mı ki? Geçmişte kadın peygamber gelmiş midir? Hayır. Bütün herkese evliyalık kapısı açıktır. Velilik kapısı da açıktır. Sakın velilik, erkeklerin hiç olarak görülmesin. Mevla'nın kuvvetini, kudretini, merhametini kelimeye çıkaracağım diye uğraşalım, çıkaramam. Kimden varsa kimse kimse zarar vermem.
Karamık gece kara tarla içinde kara karınca kara namak var. İyi. Arkadaşlar soru sorun. Nama yazmayın. Hakkınızı ele arayın. Bir konuya açıklık getireyim. Ondan sonra dairese başlayacağım inşallah. Bir yanlış anlaşılmamış herhalde. Böyle birkaç arkadaşla bu konuda konuşurken, dedim ki meseleyi açıklık getirelim. Benim herhangi bir partiye entegre olmam, o parti üzerine çalışmam, böyle bir açıklamada da bulunmam mümkün değil.
Ben şahıs olarak, şahıs olarak, hiçbir zaman hiçbir partiye kendimi enjekte etmedim. Bunu unutmayın. Ve bu seçimlerde de şu partiye oy atın diye de böyle bir enjektem yok. Böyle bir şeye de karşıyım zaten. Bunu açıkça bir söyleyeyim. Yani işte şey yaparlar ya, bütün böyle herkes şeyhi nereye işaret ederse oraya atacağım der ya, ben böyle bir şeye karşıyım.
Bakın ben böyle bir şeye karşıyım. Ben normalde işte şeyh efendiye sarardı, şeyh efendi sordukları zaman, şeyh efendi söylerlerdi, şuraya atın, ne atın. Bu konuda ben hiçbir zaman şu partiye oy atın diye bir şey söylemedim. Bugüne kadar. Ha adamı ben şuraya atacağım, Allah yardımcı olsun, Allah mübarek etsin. Şuraya atacağım, Allah yardımcı olsun, Allah mübarek etsin. Bu noktada herkes kendi iştihazını, bu noktada kendinize verecek. Derseniz ki sen oy kullanıyor musun, ben oy kullanmıyorum. En son kullandığım oy, Refah Partisi, MHP, Büyük Birlik bir oy. Üçün, Üçün, İslahat Demokrasi, İslahatçılarla beraber birleşmişler.
Ha. Bir o zaman kullandım ben. Başka o günden sonra bir daha hiç oy kullanmadım. Evet kullanalım. Kullanmıyorum derken, yani böyle kullanmayı kötü gördüğünden dolayı değil. Bizi aldattıklarını ve kandırdıklarına inandığım için kullandım. Ben ne zaman oy kullanacağım onu da söyleyeyim. Yani eğer ki Bursa'daki milletvekili adaylarını ben tespit edeceksem, ve ben tespit ettiysem, evet giderim oyda kullanırım, o partiye de çalışırım. Oyda kullanırım, o partiye de çalışırım. Ama o benim yerime çekiyorsa, benim önüme koyuyorsa, ben istemiyorum.
Bütün, yani 17 tane milletvekili adayı var, kaç tane koyuyorlar? 17 tane koyuyorlar. 16 tane, 16 tane, 16'sını da genel merkez koyuyor. Burada kadınların hiç kafası çalışmıyor. Hiçbirisinin beyni yok. Hiç hepsi de beyinsiz. Özürlü, en bezil buradakilerin hepsi de, Ankara'daki oturduğu yerden, buradaki 17 tane adamın ahlakını, dinini, örgünü, adetini, geleneğini, göreneğini, varlığını, yoklığını, hiyararşitini, konumunu, sevinip, sevilmediğini, herkesten fazla bilir.
Buna kızdığım için, buna kızdığım için, yani adam şimdi Ankara'dan işini bitirdik, geldiği zaman, burada sizden ne işi var ki adam? Sizden ne işi var? Hiçbir işi yok. Ankara'ya yatırıyor. Yatırıyor parayı gerekirse, geliyor buradan, birinci sırada da, cemaat ne parti tanıyor mu, ne etraf tanıyor mu, hiç kimse tanımıyor. O tanımıyor mu? Şurada üç yıldır ders yapıyoruz mu? Yapıyoruz öyle değil mi? Üç yıldan beri, burada adamlar toplanıyorlar, ders yapıyorlar ya, bir gidelim ya bu adamlara, şimdi gelirler belki de. Ama üç yıldan beri, burada da bir topluluk var arkadaş, burada da bir cemaat var, burada da insanlar var.
Bir gidelim ya, görevlerini alalım, bir siyafet edelim, ne yapıyorlar, ne diyorlar, bir oranın, kokusunu dinleyelim diye var mı? Yok. Bir kere de, yana gelmiş dedim, gelen kesin var. Ha, o zaman gelmişler. Var mı gelen? Yok. Evet. O yüzden Türkiye'de, o yüzden diriliş gerçekleşmiyor. O yüzden Türkiye'de, kurtuluş gerçekleşmiyor. O yüzden Türkiye'de, siyasetle, halkın arasında, kopukluk var. Halk siyasetçiyi tutmuyor. Bir ihtilal olduğunda, darbe olduğunda, siyasetçiyi Ankara'da tutuyor. Neden? Kendisi seçmemiş çünkü onu. Kendisi götürmemiş, Ankara'yı tutturmamış oraya. Eğer kendisi götürüp, Ankara'yı tutturmuş olsa, gidecek sahip çıkacak ona.
O yüzden Türkiye'de siyasete, paranın işi olarak görüyor herkes. Adam minnetvekili oldu mu, bitti işi. Bitti. Bu benim siyasetim değil. Bu benim siyasetim değil. O yüzden hiçbir siyasi parti entegre değil. Bunun baştan söyleyeyim. Ben sizin harama gitmemeniz için çaba sarf ederim. Harama gitmemeniz için çaba sarf ederim. Derim ki, arkadaşlar, yanlış yerlere gitmeyin. Eksik yerlere gitmeyin. Dininizi sövenlere gitmeyin. Dininizi hakaret edenlere gitmeyin.
Vereceğim mesaj bu. Allah bizi affetsin. Şuna tarafız, dergah olarak. Bugün bir arkadaş telefon açtı, Cumhurbaşkanı'nın seçim için, ne o? Referandum geçmiş herhalde. Referanduma tarafız. Bakın bunu şimdiden açıklıyorum. Referanduma tarafız. Nasıl tarafız? Cumhurbaşkanı'nın halk seçsin diye, halkın seçmesi için tarafız. Bu noktada, Sologon yayılacaksa Sologon yayacağız. Herkese söyleyeceğiz. Evet, Cumhurbaşkanı'nın halk seçmesi lazım. Cumhurbaşkanı'nın halk seçmesi lazım. Ve Cumhurbaşkanı'nın halkın seçmesi için öyle milletvekillerinin de alay göstermesi şartını kaldırmaları lazım. Onun da kaldırılması lazım. Yirmi bir tane millet yirmi bir tane.
Bunun kaldırılması lazım. Bunun içinde de oyun var. Gitsin kendisi milletvekiline adaylığını koysun. Herkes gitsin koysun. İstersen bin tane aday olsun. Olsun, olsun arkadaş. Milletvekili yirmi tane milletvekili aday bulacak adam. Milletvekili seçilme, Cumhurbaşkanı seçilmek için. O da iyiydi. O da iyiydi. Adam aday olsun, herkes olsun. Açık olsun seçme herkese. İnşallah. Ve bu konu çok önemli. Türkiye'nin önünde iki tane sıkıntılı işi var. İki tane. Eğer bunlar hal olursa bunu Türkiye olarak düşünmüyorum. İslam dünyası olarak düşünüyorum bunu.
Yani bunu İslam dünyasının sıkıntısı olarak görüyorum Türkiye'nin meselesini. Eğer ki Türkiye, bir, Cumhurbaşkanlığı hak seçerse, iki, milletvekili adaylarını da hak seçerse, Allah'ın izniyle Türkiye'nin önünde hiç kimse duramaz. Bakın hiç kimse duramaz. İnşallah başaracak Türkiye. Hakkınıza helal edelim. Önümüzdeki hafta hatma var. Bu baştan söyleyeyim yine. İnşallah bu salı günü İzmir'deydim ben. Oradaki profesörle tekrar görüştük. Önümüzdeki perşembe günü inşallah size bir konferans verecek. Cuma günü de yukarıda kendi dergamanın içine isteyen eşiyle çocuğuyla gelsin. Orada bahçede konferans verecek.
Cumartesi günü de tekrar orada konferans verdik. İnşallah bununla da katılmaya gayet gösterelim. Hakkınıza helal edelim inşallah. Genel olarak bizim muhafaza eylesin. Affesin. Bu üç ihlas bir partiya çeker. Bir okumuş olduğumuz dualardan atılan sığarlar ve le mizdat varî kaynağı sevme mevcuda sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa.
Aleyhissalatu vesselam Efendimizin mübareklenti münevver ruh-i şeriflerini yedirledik. Sen vasıfı ve seda'ya ya Rabbi. Biz geçtik bütün Peygamberlerimizin onlarına, Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail, Aleyhissalatu vesselam'ın onlarına, O'nun ehli bir itibat sahibi-i kiramın Hazreti Bubekir'in ama Osman Aleyhi efendilerimizin onlarına, İmam Hasan, İmam-ı Şeyh'in ve Etmişkü şerilerin onlarına, Tabi'in ve Tebe-i Tabi'in efendilerimizin onlarına, yedirledik. Sen vasıfı ve seda'ya ya Rabbi. Aleyhissalatu vesselam, tebeccüdü vesselam, üzerlerimizden eksik etme ya Rabbi. Aleyhissalatu vesselam, tebeccüdü vesselam, üzerlerimizden eksik etme ya Rabbi. Amin. Ya Rabbi okumuş olduğumuz doğalardan asıl olan sahibi İmamımız İmam Azem Erbanisi, İmam Şafii, İmam Muhalik, İmam Muhammed-i Hazretlerine, Birimiz bir, Seyyid Abdülkadir, Yelani, Seyyid Ahmet Er-Rufai, Seyyid Ahmet El-Bedevi, Seyyid İbrahim-i Duziki, Şeyhabır Asan'ı Rişadir, İnşa'nın Akşibendi Muhammed-i Baadi'nin, Hacı Bektaş'ı Bey'le Hacı Bayram verin, Mevlana Celaletin Rumi,
Muhammed İftahat Hazretleri ve bütün Fir efendilerimizin onlarına, yedirledik. Sen vasıfı ve seda'ya ya Rabbi. Aleyhissalatu vesselam, tebeccüdü vesselam, üzerlerimizden eksik etme ya Rabbi. Aleyhissalatu vesselam, Ders bir Fatiha-i Şerife. Aleyhissalatu vesselam, Bütün üveri evliyaların, dervişlerin, mürçid-i kamillerin, müminlerin onlarına, hâseten Üstadımız, Sultanımız, Bâhîn Dırlacımız, sahibendi Hazretler'in, muhanet füksiyelerine, cezle cettatların ruhlarına, yedirledik. Sen vasıfı ve seda'ya ya Rabbi.
Aleyhissalatu vesselam, ve seda'ya ya Rabbi. Aleyhissalatu vesselam, ve seda'ya ya Rabbi. Aleyhissalatu vesselam, burada bulunan ve bulunmayan kardeşlerimizin ruhlarına, tüm ümmet-i Muhammed'in ruhaniyetine, dervişan, mürçid-i mürçiden, ve imanın da ruhlarına ve yaşamların ruhanetlerine, hediye-i dediksen muhasubi, seda'ya ya Rabbi. Aleyhissalatu vesselam, aleyhissalatu vesselam, hümmetlerin, feyzi hakların, tebeccüslerin, şeffaatlerin üzerlerinden eksik etme ya Rabbi. Aleyhissalatu vesselam, Aleyhissalatu vesselam, Aleyhi Trani'in ruhl Islands, aleyhissalatu vesselam ve seda'ya ya Rabbi. Aleyhi Trani'in ruhl Asunga, ve seda'ya ya Rabbi. Mürtü vesselam ve seda'ya ya Rabbi.
Aleyhissalatu vesselam ve seda'ya Allah.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi