mustafaozbag.org

64. Mesnevi Şerhi (435-439 Beyit)

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 20 Aralık 2020 · 14:48

Evimi temizleyin, buyruğu temizliği bildirir. Bedenin tılsımı topraktan ama ışık definesidir beden. Temizleyin dediği kalp. Evimi temizleyin dediği insanın gönlü. Hiçbir yere sığmadım, mümin kurumun kalbine sığdım. Allah temizdir. Temiz olan yeri sever. Hani ayet-i keriminde diyor, Allah temizlenenleri sever. Bir zahiri temizlik.
Müslümanların evleri temiz olacak. Bedenleri temiz olacak. Elbiseleri temiz olacak. Zahiri temizlik. Sokakları temiz olacak. Apartmanları temiz olacak. Kapıların önleri temiz olacak. Sokakları, caddeleri, şehirleri temiz olacak. Tarlası, bahçesi, takkesi temiz olacak. Bu zahiri. Çöpü çöp kutusuna atacak. Çöp kutusunun yanına koymayacak. Temiz olacak. Bahçede bir şey yedi, atmayacak. Çöp kutusu var. Gidecek çöp kutusuna atacak. Arabada bir şey yedi, atmayacak. Gidecek çöp kutusuna koyacak.
Allah temizlenenleri sever. Bedenlerini temizleyecekler. Kasık ve koltuk altlarına yazları gün aşırı en azından. Kışları üç günde bir. Temiz tutacaklar, temizlenecekler. Ağır iş yapanlar, günlük böyle işte tozlu topraklı iş yapanlar her gün duş alacaklar. Ama böyle işte hadi biraz daha temiz işlerle uğraşanlar gün aşırı alsınlar. Sufiler her gün duş alacak. Ekşi ekşi kokmayacak. Terli olmayacak, tuzlu olmayacak. Kadınlar kızartma yapıp kızartma kokusuyla yatağa girmeyecek. Çamaşır suyu kullanıp da yatağa girmeyecek. Çamaşır suyu kokmayacak. Herkes temiz olacak. Mümin temiz olacak. Mis gibi kokacak. Sahte kokularla değil. Müminin kendi üzerine, kendine has kokusu olacak.
Güzel kokacak. Güzel kokması için manevi olarak ağzı temiz olacak, burnu temiz olacak. Bakın manevi. Kulağı temiz olacak. Eli ayağı temiz olacak. Kalbi temiz olacak. Sevgiliyle sohbet edecek olan kimsenin ağzı temiz olacak. Ağzın leş kokmayacak. Ağzın kan kokmayacak. Ağzın mümin kardeşinin etinden kokmayacak. Ne diyor? Tiksindiniz değil mi? Ölü kardeşinizin etini yemek ister misiniz?
Ölü kardeşinin etini yemişim. Ağzın ölü kardeşinin eti kokuyor. Nerede gelecek sana? Senin merhaba deyişine merhaba diyecek. Kalbim çıfıt parçası. Kendime söyleyeyim. Çıfıt dükkan olmuş. Nerede gelip tecelli edecek? Cumhurbaşkanı geliyor diye bütün geçecek olduğu yerleri tertemiz ediyorlar. Bayraklarla donatıyorlar, süslüyorlar. Çocukları koyuyorlar yollara. Çiçekler attırıyorlar. Hak mı? Evet. Hey derviş! Bu gece seni alemlerin sahibi malükül mülk olan Allah kalbine tecelli edecekse temiz olması gerekmiyor mu? Esselamu aleke ya Resulallah dediğinde karşında görmek istersin öyle değil mi?
Ne kadar temizsin baktın mı hiç? Kendi nefsime söylüyorum. Hz. Peygamber, Hz. Allah evimi temizleyin dedi. Gönül onun, kalp onun. Orayı sen temiz tutmakla vazifelisin. Sen oranın amelesi gibi, işçisi gibi. Sen oranın hizmetçisi gibi. Her daim kalbi cilala, kalbi temizde. Günah kebar düşünme. Tevhid kalbin cilasıdır demiş Hz. Peygamber hadisi kutsi'de. Tevhidsiz durma. Kalbi bu tekkeye benzetirim ya. Zikrullah yoksa içinde şeytan girer. Hadisi şerif. Bir gönülde zikrullah çıktığında oraya şeytan girer. Gönlünüzde zikrullah gitti. Şeytan geldi oturdu, attı bacak bacak üstüne. Tesbih sallıyor.
Başladı emretme. Kalpte ne varsa. Orayı hepsini de emrinin altına aldı. Şehvete dedi ayağa kalk. Düş yola. Şu kadına bak. Kine dedi ki kakaya. Ne duruyorsun orada dedi. Şuna kinlen. Sana şunu yapmadın mı? Öfkeye dedi kakaya. Şu kinlendine bir de öfkelen. Hiddetlen. Öbürkine dedi kakaya. Ne duruyorsun sen? Sen nesin? Ben hasedim, kıskançlıkım. Konu o ya haset. Dedi kakaya. Bunda var nasıl olur? Olmasın. Sen de olsun bir tek. Gönül haset evidir diyor. Daha önceki beytte. Şeytan girdi mi? Gönül haset evi. Onda olmayacak. Sen de olacak. Gönül haset evi. Ebu Cehil ediyor. Ebu Cehil diyor ki. Ben peygamber olmalıydım.
O neden oldu ki? Gönül haset evi. Ben belediye başkanı olmalıydım. Bu neden oldu ki? Gönül haset evi. Ben cumhurbaşkanı olmalıydım. Bu neden oldu ki? Gönül haset evi. Ben müdür olmalıydım. Bu neden oldu ki? Gönül haset evi. Ben şeyh olmalıydım. Bu nereden oldu ki? Gönül haset evi. Şeytan oraya girdi mi? Hepsini de ayağa kaldırdı. Hepsini de. Bütün hepsini de içtimai dizdi. Hepsini de saldı. Hadisi şerif. Şeytan otağını denize kurar. Her sabah müritlerini karaya doğru gönderir. O yüzden denizlerin yanındaki yerler tehlikeli yerlerdir. Müritlerin ülk uğradığı yer denizlerin kenarındadır çünkü. Kadının içine der.
Aman ya kimse yok burada. Bikiniyle giriver kim görecek zaten? Hacıdır ama hanımefendi. Kaç seferde Mekke'ye tekkeye gitmiştir. Kimse görmez ya bikiniyle girivereyim der. Bir araba cırırt gelir. Abi bakarlar ki bikiniyle orada o. Ev olan gören gördü artık ne yapalım şimdi. Allah affetsin der. Şeytan da der zaten. Akşama bir tövbe edersin affolursun. Akşam olunca hele bir kadeh iç ya. Burada denizin kenarında şimdi. Bir kadeh iç de. Gece yarısından sonra tövbe edersin der. Şeytan bu zahiri ya. Bunun bir de batınisi var. Deniz, derya senin gönlün. Bu hadis-i şerif zahir. Bunu batına çevirelim.
Ya deniz, derya senin gönlün. Şeytan oraya oturursa kara da vücut. Gönül çünkü manevi. Vücut zahiri. Oturdu mu oraya? Müritlerini gönderir. Kol, kanat, göz, kulak değil. El, ayak, vücut. Bütün hepsini de ayağa kaldırır. Ne yapar? Şeytanileştirir seni. Seni şeytanileştirir. Nerede bu? Gönlünde. Şimdi biz, ben az önce anlatıyorum. Böyle tebessüm ediyorlar. Deniz kenarındakiler bunlar. Hani bize dokunmaz. Değil. O işin zahiri. Ben zahirine bakmıyorum. Zahirine bakmıyorum. Buradakine bakıyorum. Kalbinde varsa, oturduysa, Bütün azaların ayakta. Allah muhafaza eylesin.
İşte buradan kurtuluşun yolunu Hazreti Mevla'nın anlatıyor. Buradan kurtuluşun yolunu Allah erlerinin ayakları altına döşen Toprak ol. Sakın ha! Bir veliye karşı kibirlenme. Bir evliyaya karşı kibirlenme. Ona karşı hasetlenme. O nereden biliyor deme. Onun altına ne ol? Halı ol. Toprak ol. Hizmet et. Allah için. Ona değil. Allah'a hizmet et. Velilerin kendilerine hizmet beklemezler. Hiç, hiç, hiç. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendine hizmet ettirmedi. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendi işini kendisi görürdü. Allah yolunda hizmet etmek demek, veliye hizmet etmek demek, veliye hizmet etmek demek.
Onun çantasını taşımak demek değil, lazım değil. Onun dediği disturlar dairesinde Allah'a hizmet etmek demektir. İşte Gelibolu'da program var. Gelibolu'da program var arkadaşlar. Gelebilenler gelecek. Hizmet bu. Sakarya'da dün program vardı. Üniversitede gençlere yönelik. Hizmet o. Destek ol. Yürü. Koştur. Gençlik elden gidiyor. Hizmet bu. Kimseden ekmek istemem, su istemem, yemek istemem, benzin istemem, araba istemem, para istemem, pul istemem, çantamı taşımak istemem, yatak istemem, yorgan istemem, ev istemem, bark istemem, hiçbir şey istemem, hiçbir şey de vermeyin, istersem de vermeyin. İstersem vermeyin, hakkım helal değil.
Verene hakkım helal değil. Birisinden bir şey istersem, verirse hakkım helal değil. Evet, vermeyin. İstersem vermeyin. Ama Allah'ı sevin, o yolda koşun. Bir CD satarsam size almayın. Bir kitap satmaya kalkarsam almayın. Bir gazete satmaya kalkarsam almayın. Almayın. Sakın ha. Sakın bir yerden, ya işte Mustafa Hoca para istemiş filan. Vermeyin, almayın. Öyle bir şey yok. Allah muhafaza eylesin. Ama Allah yolu, işte burada Hazreti Mevla'nın onun ayaklarının altına döşen dedi. Kur'an ve sünnet dairesinde hizmet et. Ona toprak ol dediğinde ona bilgiçlik taslama.
Tevazu ehli ol. Ona ben biliyorum deme. Kendi bilginle sen, şeytan seni tanrılaştırmasın. Tanrılaştırmasın. Kendi kendini sen kendini dev aynasında görme. Ulan o da insanmış, ben de insanım deme. Hazreti Peygamber öyle dediler ya sallallahu aleyhi ve selleme. Değil mi? Bizim gibi sende hasedin başına toprak saç. Kendisini örnek gösteriyor. Kendisi çünkü Şemsettin'in Tebrizi'ye bağlanmazdan önce bir şeyhti. Babasının postuna oturmuş, babasının köşküne oturmuş, babasının kürsüsüne oturmuş. Bir şeyhti. Bildiğiniz şeyh. Ben bazen diyorum rüyamda Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme hazretleri bana birisini işaret etse, ben gider ona intisap ederim diyorum.
Öbür taraftan birisi mail yazıyor. Sen şeyh değil misin? Kardeş değilim ben. Biz hep müridiz. Bitmeyecek bizim müritli biz. Bu yolda bitmeyecek, bitmesin. Hazreti Mevlana diyor ki, sende hasedin başına toprak saç. Bizim gibi ol. Yani ben de diyor gittim bir bak bir sürü babası şeyhti. Babasından vefat ettikten sonra, babasının şeyhinin bir halifesi geldi. O da şeyhti. Ondan sonra ona intisap etti. O da vefat etti. Sonra oturdu kürsüye. Herkes ona tabi oldu. O halde Ken Şemsettin'i Tebrizi'ye bağlandı. Bu kolay bir şey değil. Bugün Türkiye'de bir şeyhin gidip bir başka bir şeyhe intisap etmesi zor düşünülecek bir şey.
Düşünebiliyor musunuz bunu? Birisi gidecek, rüyasında birini görecek, ona gidip intisap edecek. Çok zor bir şey. Allah muhafaza eylesin. Ama diyor ki hasedin başına toprak saç. Sen de bizim yoldan yürüyün. Dostlar, Hazreti Mevlana, Mevlana'yken gidip Şemsettin'i Tebrizi'ye intisap ediyorsa, varın geri kalanını siz düşünün. Hasedin başına toprak saçmak için bu lazım. Allah bizi affetsin. Haklarınızı helal edin. Misafirler de haklarını helal etsinler. Vaktinizi fazla aldık. El Fatiha'na selamat.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi