mustafaozbag.org

616. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 28 Haziran 2019 · 55:43

Allah gecenizi hayırlı eylesin inşallah. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak umduklarımıza nail eylesin. Kortuklarımızdan hıfz-ı muhafaza eylesin inşallah. Malum bir Bulgaristan, Filipe'den başlayıp Bosna'da biten bir kısa seyahatimiz oldu. Oradakilerin hepsinde ayrı ayrı, hepinize selamı var. Dayı hoş geldin ya. Maşallah, subhanallah ya. Floresan lambası gibi yanıyor sana. Allah nazardan saklasın ya.
Oradaki normalde işte ne o pazardaki şeyhefendilerden, Milli Meclis Başkan Yardımcısı ve üyelerinden, ardından Remziya, bizim Pitiç, ondan sonra orada bir şey ettik de bir program oldu. Oradaki şeyhefendilerden. Ardından şeye gittik, Kaçuni'ye. Oradaki şeyhefendilerin hepsinin ayrı ayrı, hepinize selamları var. Derviş kardeşlerin selamları var. İnşallah Cenab-ı Hak cümlenize gitmeyi nasip eylesin. Muhakkak gitmeye gayret edin, çalışın. Allah için gidin ama. Oradaki Müslümanlara destek olmak için, faydalı olmak için, onların yanında olduğunuzu göstermek için. Dilerim ki herkes gider. Dilerim ki herkes o bölgeye destek veririz.
Dilerim ki o bölgeye bütün bu noktada cemaatler, tarikatlar, bütün dini topluluklar gerekli ehemmiyeti gösterirler. Orlara karşı bir inşallah böyle bir kardeşlik tesis etmek için giderler. Oradaki insanları ütmek, oradaki insanların elindekini, avucundakini almak için değil, oradaki insanlara hizmet etmek için, oradaki insanlarla bir ve beraber olduğunu göstermek için. İnşallah bütün Ümmet-i Muhammed oraya doğru, Rabbim nasip etsin. İnşallah oraya doğru akın ederler, yol bulurlar kendilerine. Zaman zaman belki de sohbetler içerisinde orayla alakalı anılar gerektiğinde konuşulacak, muhakkak anlatılacak şeyler var. Ama başlangıçtan bir tek bir şey söyleyeyim. Tabii biz Filibe'ye ilk önce gittik.
İşte orada gerekli görüşmeler yapıldıydı daha öncesinden. Ama biz oraya gidince işte normalde herkes telefonunu kapattı filan, pişman. Biz gittik yeri bulduk arkadaşlarla. Arkadaşlar gittiler, orada çalışanlardan izin aldılar, müsaade aldılar. Biz Filibe Mevlihanesi'nin içine girdik. Mevlihane güzel restoran edilmiş. Semahane'nin bulunduğu yer Mevlihanesi'nin salonu olmuş. Semahane'nin olduğu yer Mevlihanesi'nin salonu olmuş. Bu yeter herhalde herkese.
Ha diyeceksiniz onlar Mevlihane'yi hiç olmaksız ayakta tutmuşlar. Bir de işin bu tarafı var. Hani meşhur Edirne'de şeyde Balkanlar'da kurulan ilk Mevlihane, Muradiye Mevlihanesi'dir. Trakya'da kurulan Balkanlar'dan önceki ilk Mevlihane, Edirne'deki Muradiye Mevlihanesi'dir. Şu anda yerli yeksan olmuş, yıkılmış vaziyette.
Bir tek oranın camisi vardır. Camisinde gittik, sema ettik orada arkadaşlar hatırlarlar. Bir de kısa yürüyüş yaptıydık yukarı doğru. Mevlihane'nin yeniden açılması için. Bizim Türkiye Cumhuriyeti Devleti o Mevlihane'yi General Gümüşpala'nın emriyle komple yıkmış. İçinde yaklaşık 500 yıllık tarihi yazıtlar, levhalar, kitaplar, Mevlihane'nin kendi iç aksamı Edirne Batpazarı'nda satılmış çaylarınızda için.
Şimdi onunla bunu kıyaslayınca artık hangisi iyi, hangisi kötü biz kendi kendimize düşünelim. Ama bildiğiniz Mevlihane, o günde onların böyle şeyli ne o işte günlü ayrılmış bir grup varmış herhalde. Yine de müsaade ettiler girin gezin diye. Biz girdik gezdik. Ben arkadaşlardan birisine kısa da olsa bir orada çark attırdım. Bir orada bir de bayanların üst kısmında. Bir Fatiha okuduk. Dedik ki inşallah Cenab-ı Hak burayı gene eski haline getiririz. İnşallah Cenab-ı Hak orayı da o eski günlerini tekrar döndürür. Gezi'nin en önemli bence can alıcı. Daha kafadan dakika bir gol bir gidip vurulduğumuz yerde.
Acı bir şey. Hemen kısacık bir şey daha buradan söyleyeyim. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak ve Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları olarak biz kendi tarihimize, kendi kültürümüze asla sahip çıkmamışız. Bakın asla sahip çıkmamışız. Yine deriz ki komünist sistem öyle değil mi?
Nerede işte Bulgaristan'da. Bulgaristan'da Mevlihane'nin etrafında ne kadar Osmanlı'dan kalan ev, yapı varsa hepsi de duruyor. Evler dahil. Bizde öyle bir şey yok. Bizde yok. Yıkmışız biz hepsini de. Tarumar etmişiz, satmışız. Samanlık etmişiz, hayvanda mı etmişiz? Biz yapmışız yapacağımıza. Bizim tarihle bağımızı kesmişler, başarmışlar bunu. Bu başarılmış. Orası mı komünist sistemmiş, burası mı komünist sistemmiş? İnsan kendi kendine tereddüt eder. Yani komünist sistem, ikinci gittiğimiz yer Novi Pazar, Sancak bölgesi, komünist sistem. Orası mı komünist sistem, burası mı komünist sistem?
Orada mı komünizm çok ağırmış, burada mı komünizm çok ağırmış? Yine tartışılır. Bakın orada mı komünist sistem çok ağır, burada mı komünist sistem çok ağır? Yine tartışılır. Ve bu siyaset değil, hakkınızı helal edin. Bizdeki komünist sistem daha devam ediyor. Bizdeki komünist sistemde bir değişiklik yok. Bizim komünist sistem devam ediyor daha. Bizim sistem adı konulmamış bir komünist sistem. Veyahut da adı konulmamış neydiği belirsiz bir sistemin içerisindeyiz biz. Ya Novi Pazar'a gittiğinizde, Sancak bölgesinde, Novi Pazar'a gittiğinizde diyorsunuz ki ya bir Osmanlı şehri burası.
Veya Filipe'nin o Mevlevi Hanenin etrafına gittiğinizde diyorsunuz ki burası bir Osmanlı şehri. Yapı o itibariyle söylüyorum bunları. Buradaki normalde hani dini yaşantının, algının, dini hayatı, dini yaşamaya çalışan insanların düştüğü sendrom orada da var. Yani orada Sırp, Hırvat, Müslüman, eğer Müslüman kız kapalı değilse Sırp, Hırvat, Müslüman veyahut da İngiliz veya Alman veya Fransız veya İtalyan arasında fark yok.
Şimdi bir de bu tarafı var. Tekrar söylüyorum sokakta gördüğünüz kadınları, kızları, örtülüler hariç dinlerinin ne olduğunu, uyruklarının ne olduğunu, ırklarının ne olduğunu bilemezsiniz. O hale gelmişler. Bakın net. Yani sokaktaki kızlara, kadınlara baktığınızda kapalılar hariç, tekrar söylüyorum, onların dinlerini tespit etmeniz mümkün değil.
Kıyafetlerinden, dış görünüşlerinden. Bu da yürek yakan ayrı bir şey. Allah selametlik versin. İnşallah zaman zaman değiniriz. Foça, Alaca Camisi'nin hikayesini bizimle paylaşır mısınız? Küçücük bir şey söyleyeyim. Sırplar bir gece 72 tane mayın koymuşlar caminin tabanına. Patlatmışlar. Camiden geriye hiçbir şey bırakmamışlar. Molozlarını toplamışlar. Normalde dışarı götürmüşler. Böyle birkaç tane parça eşya bulunmuş. O camiyi tekrar, Remzi Pitiç, Can Hıraş, camiyi yeniden ayaklandırmış. Orada anlattı.
Kısaca söyleyeyim. 72 tane mayın caminin içerisine koymuşlar. Patlatmışlar komple. Komple patlatmışlar. Yerle eksan etmişler. Hiçbir şey bırakmamışlar. Remzi Pitiç, hani son mücahit gibi adam. Tek başına ordu derler ya, tek başına ordu gibi orada.
Gazi zaten, savaş gazisi. Tek başına ordu. Tek kişilik bir ordu düşünüyor musunuz? Remzi Pitiç orada. Sırplarla burun buruna, Sırplarla göğüs göğüse, yavaşı yok. Zaten yavaşlarsa perişan olur. Allah muhafaza eylesin.
Sizin tarif ettiğiniz, tariflediğiniz bir erkek modeli var. Zaman zaman dersiniz ki, adam öyle bir adam olmalı ki, coşkun, muhabbetli, evde herkes onun gelişini beklemeli. Eşimin bu noktada olması için elinden geleni yaptığıma inanıyorum. Ama günden güne geriye gidiyor. Namazı bıraktı. Mahalle derslerine haftada bir gün gidiyor. Sonuç, TV karşısında elinde telefon oturan bir adam. Bir nasılsın cevabını bile zor alıyorum. Etrafımdaki çoğu evliliklerin klasik problemi bu. Biz kadınlar bunu yıkmak için daha ne yapabiliriz? Bu tembelliği, umursamazlığı nasıl kırabiliriz? Muhabbet dolu bir yuva ararken bu hayal kırıklığı üzücü ve yıpratıcı oluyor.
Bunlar tek başına olmaz. Normalde bir adam ne kadar akkın olursa olsun, kadın akkın değilse tek başına onu başaramaz. Bu karşılıklı olması lazım. Kadınların da bu konuda erkeklere yardımcı olması lazım. Bunları karşılıklı konuşaraktan yapabilirsiniz, yaşayabilirsiniz. Ama bu normalde birinci derecede gerçekten evin neşesi, muhabbeti, evin yürüyüşü, evin evlilikle alakalı dizaynı erkeğe bağlıdır.
Erkek bunu bu konuda kapsayıcı, kavrayıcı, neşeli, muhabbetli, insanları sevgisiyle, muhabbetiyle sevk eden bir konunda olması lazım. Allah cümle kardeşleri öyle eylesin inşallah. Neşeli Hacı Abdullah Efendi, Mehdi hala resul yaşıyor. Suriye'yi vuracaklar ve daha sonra sıra Türkiye gelecek diyordu. Bir sohbetinde ben inanıyorum ki o büyük Mehdi aramızda belki de bizi bizden daha iyi tanıyor. Ama kendini belli etmiyor ve ortaya çıkmıyor. Rabbinin kapısında bekliyor olabilir. O da sınanıyor. Bu bizim İslami olmayan hukuk ve şeriat yönüne sisteminde o da zorlanıyor mudur? Bunu Abdullah Efendi Hazretleri'nin sağlığında ona sorulması gerekiyordu. O yüzden Mehdi ile alakalı meseleler çok konuşulurdu. Bunlar muhakkak ki veliden, evliyadan zatlar Mehdi ile alakalı rüyalar, haller görmüşlerdir.
Bu noktada onların görmüş olduğu rüyaları, halleri yok saymam veyahut da es geçmem mümkün değil. Söz konusu olan benim şeyhim. Bu konuda bununla alakalı söylediği çok şey var. O yüzden farklı farklı yorumlanması gereken şeyler bunlar. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur. Sizden biri güzelce abdest alır da Eşhedü en la ilahe illallahü vahdehu ile şerikele ve eşhedü en muhammeden abduhu ve resuluh derse o kimse için cennetin sekiz kapısı açılır, istediği kapıdan girer.
Sizden dersli olan bir kişi her abdestten sonra yukarıdaki hadiste geçen duayı yapması uygun olur mu? Arkadaşlar bunları defalarca söyledim. Hadis kitaplarında geçen duaları, zikirleri yapmakta hiçbir mahsur ve sakınca yoktur. Allah Celle Celaluhu ol emriyle her şeye hemen oluverirken neden Adem Aleyhisselam'a yaratırken toprağa ihtiyaç duydu? El Mehdi Aleyhisselam kan dökecek mi? Normalde Cenab-ı Hak hiçbir şeye ihtiyaç duymaz bir kimse bunu normalde ihtiyaç duydu olarak görürse tecid iman, tecid nikah gerekli o kimseye. Bu soruyu soran kardeş bu konuda hatalı bir soru sormuş. Tecid iman, tecid nikah gerekli. Cenab-ı Hak bir şeyi yaratmayı murat ettiğinde o yaratmış olduğu şeyi neyden yaratacaksa ondan yaratır.
Adem bir şeyden bir şey olarak yaratılan bir varlıktır. hiçbir şey yok iken Allah bir şey yarattı, o bir şeyden külli şeyi yarattı. O yüzden normalde işte Cenab-ı Hak buna neden yaratırken toprağa mı ihtiyaç duydu, havaya mı ihtiyaç duydu diye bir şey söylenilemez. Bu Cenab-ı Hak bir şeye ihtiyaç duymaz çünkü. Toprağın da sahibi odur, Adem'in de sahibi odur, havanın da, ateşin de, suyun da sahibi odur. Bütün elementlerin sahibi odur, bütün elementleri de yaratan odur. Mehdi aleyhisselam kan dökecek mi? Bununla alakalı çok böyle şeyler söylüyorlar. İşte kan dökmeyecek gibisinden veyahut da bu konuda kesin kat'i bir hadis yok. Kan dökmeyeceğine dair.
Ama kan döküleceğine dair hadisler var. Yani nasıl hadisler var? Mehdi ile Deccal'ın arasında savaş çıkacak sonuçta. Ve o savaşta kan dökülecek. Yani şimdi yavaş yavaş şuraya doğru İslam dünyasını götürüyorlar. Yani cihadsız, kavgasız, savaşsız, yönetilebilir, yönlendirilebilir bir İslam dünyası. Bunu içeriden, dışarıdan bu bize pompalanıyor.
Yani gavurlar gelecek, istedikleri gibi kan dökecekler. İstedikleri yeri işgal edecekler. İstedikleri yer altı zenginlikleri sömürecekler. Diledikleri zaman dilediklerini yapacaklar. Ama Müslümanlar böyle cihad edelim, mücadele edelim, savaşalım. Bundan uzak olacaklar. Zaten İslam dünyası bundan uzak şu anda. Yani İslam dünyasının gavurlara karşı, kafirlere karşı savaşacak mecali, aklı, felsefesi, silahı yok.
İslam dünyasında komple silahlanıyor. Silahlanmasının sebebi mezhepler arası savaş için. Vahabileri silahlandırıyorlar, Şia'yı silahlandırıyorlar. Vahabilerle Şia savaşsın diye. Ayrıca Sünni kesimin temsilciliğine soyunan Türkiye'de silahlanıyor. Türkiye'de silahlanırken, yani Türkiye'nin silahlanması da bir, kendini muhafaza etmesi, koruması.
İkinci, yani Yunanistan'a savaş açmak, adaları almak veya Filistin davasında savaşmak değil derdi Türkiye'nin de. Türkiye'nin de Doğu ve Güneydoğu'na bir terör örgütü kurdular oraya. Habire onu da silahlandırıyorlar. Çünkü Türkiye'nin, gördüler ki Türkiye Vahabilerle savaşmayacak. Türkiye Şia'yla da savaşmayacak. Ama Türkiye Vahabilerle, Şia'yla savaşmazsa, Türkiye zayıflamaz. O zaman Doğu ve Güneydoğu'ya, Suriye, Irak sınırına bir terör örgütü organize edelim. Koyalım silahları komple. Türkiye'de bununla savaşsın. Türkiye'de onunla savaşıyor. Aslında bu savaşın senaryosu Türkiye'nin yenilmesinin üzerineydi. Yani oradaki Doğu ve Güneydoğu'daki senaryo Türkiye'nin yenilmesiyle alakalıydı.
Bu senaryo Türkiye'nin yenilmesine, Doğu ve Güneydoğu'nun parçalanmasına, kan dökülmesine, böylece zayıflamasına yönelik bir senaryoydu. Siz şimdi bunu yine siyaset olarak algılamayın. Devlet ve hükümet bu senaryoyu bozdu. Siz AK Parti'yi eleştirebilirsiniz. Tayyip Erdoğan'ı eleştirebilirsiniz. İç siyasette ekmek paranız azalmıştır. Dolarınız yükselmiştir. Ne bileyim işte geçim sıkıntısı yaşıyorsunuzdur. Eksik yedik şeyler vardır. İşte usulsüzlükler, yolsuzluklar, namussuzluklar, şerefsizlikler, haysiyetsizlikler olmuştur. Bunları örtmas etmek için söylemiyorum. Kanı bozukluklar, sütü bozukluklar, şerefsizlikler diz boyu olmuştur. Diz boyunu geçmiştir.
Boyunlarını aşmıştır. Aşmıştır. Bunları söylemiyorum. Bunlar, bu, bunları, ya işte bunlar. Benim böyle bir derdim yok. Ben vatanının milletini seven bir insanım. Sözümü de esirgecek değilim. Ama Doğu ve Güneydoğu'da Türkiye Cumhuriyeti, devleti, hükümetle beraber, askeriyesiyle, dış işleriyle, milletiyle, her şeyle beraber bu oyunu bozdular. Zaten sıkıntı bu. Problem bu. Bu oyunu çatırdata çatırdata, kanırta kanırta bozdular. Yani bu oyunu bozulurken de iç temizlik, bu CIA'yla beraber ortak hareket eden, Mossad'la beraber ortak hareket eden bir organizasyon 15 Temmuz'la beraber bertaraf oldu. Bu zaten oyunun bozulma başlangıcı bu.
Bunu şimdi sulandırmaya çalışıyorlar. Bunu işte yapılan hatalardan, eksikliklerden dolayı bunu es geçmeye çalışıyorlar. Buna laf söylemeye çalışıyorlar. Hukukun kendi içerisindeki böyle ara ara yapmış olduğu hataları, yanlışlıkları, eksiklikleri, noksanlıkları, adaletsizlikleri, ayyuka çıkarıp işte böyle oldu diyorlar. Yani öbür taraftaki CIA, Mossad'la beraber iş birliği halinde bu ülkeye kaos çıkarmaya çalışmayı görmüyorlar, göstermiyorlar. Bunları yapan şerefsiz, terbiyesiz, haysiyetsiz, südü bozuk, kanı bozuk, cibilyesiz insanlar bunlar. Kim vatandaşa silah çekiyorsa kanı bozuk, südü bozuk, cibilyesiz insandır. Bunun söylenecek bir lafı yoktur.
O yüzden böyle şimdi söylem geliştiriyorlar, böyle işte hani bu 15 Temmuz'la alakalı böyle hani nasıl olsa AK Parti zayıflıyor, işte oradan da 15 Temmuz'u da vuralım, arada götürelim, bu oyuna da gelmesin kimse. Bu CIA, Yezidi bozuntuları, Türkiye'deki bu CIA'nin Yezidi bozuntuları. Bunlar Mossad bozmuş bunları, CIA bozmuş bunları. Bunlar CIA'nin yosması, Mossad'ın bozması, İngiliz'in bunlar affedersiniz bilmem nesi olmuş. Bu böyle bunlar. Bunu kimse temize çıkarmak, kimse bunu böyle işte ya filanca yerde mahkemede böyle bir adaletsizlik olmuş. Olmuş kardeşim tamam, olmuş, olmamış değil. Ya Türkiye'de adalet yok, yok tamam, iyi tamam. Ya 15 Temmuz'u nereye koyacağız?
28 Şubat'a nereye koyacağız, 12 Eylül'ü nereye koyacağız, 60 İhtilal'i nereye koyacağız ya Türkiye'de? Bunlar aynı sistemin insanları. Değişen bir şey yok, bakın şimdi Venezuela'da darbe yapacağız diye uğraşıyor. Aynı bunlar. Bunlar aynı sütü bozuklar. Bunlar içeriden de insan bulurlar, dışarıdan da insan bulurlar. Bunlar cami imamı da bulurlar, şeyh de bulurlar, hoca da bulurlar. Bunlar siyasi parti lideri de bulurlar. Bulurlar bunlar, her ülkeden bulurlar. Ama bu 15 Temmuz'la beraber Doğu ve Güneydoğu'daki olay da bozuldu. Bu yenilgi muhteşem bir yenilgi.
Bunu hazmedemiyorlar. Bunu hazmedemediklerinden dolayı Türkiye'de bazı taşlar hala da yerli yerine oturmuyor. Benim işim siyaset değil, beni ilgilendirmez. Ben parti borazancısı olmadım bugüne kadar, olmam da. Ben memleketini seven, ülkesini seven bir insanım. 12 Eylül'de ülkücüleri de, solcuları da cezaevlerini doldurup hepsini çile çektiren zihniyet, el. 28 Şubat'ta Müslümanların bilhassa ehli tarikatın ensesinde boza pişiren elle, 15 Temmuz'u yapan el aynı el. Bunlar farklı eller değil. Bunların içerideki payandaları, içerideki, çok affedersiniz, südü bozukluklar zaman zaman renk değiştirse de aynı südü bozuklardır. Değişen bir şey yoktur yani.
O yüzden Türkiye'nin Vahabiler'le savaşması mümkün değil. Hani bu öngörülmüyor çünkü. Şia'yla savaşması mümkün değil. Bir ara savaştıracaklardı, olmadı. O zaman Türkiye'nin de savaşması lazım. Güneydoğu'da PKK'yla başlayan, ondan sonra alfabede harf bırakmayan bir sürü örgüt koydular. Bu örgütlerle Türkiye normalde içeride mücadele edecekti. Hendekler mendekler hazırdı, her şey hazırdı. Güldür güldür, güldür güldür Türkiye'ye girdi. Hendek'e de başlarına geçirdi. Orada durmadı. Normalde Suriye'ye girdi. Şimdi Irak'a girdi. Oyun bozuldu şimdi. Yani savaş şu anda sınırların dışında ya da yeni sınırlarda. Bakın tekrar söylüyorum. Sınırların dışında ya da yeni sınırlarda şimdi.
Yeni sınırlar. E şimdi bunu beceren, başaran da askerle çok iyi irtibat kuran, kontak kuran kim? Süleyman Soylu. Şimdi kimler Süleyman Soylu'yu düşman? Değil mi? Seyredeceksin, sahibinin sesini dinleyeceksin. Süleyman Soylu'ya teröre yaltaklık ve yataklık eden ne kadar südü bozuk, kanı bozuk, cibilyesiz var ise ağır konuşacağım artık bunlara ben. Süleyman Soylu'nun oradaki terörle olan mücadelesini zayıflatmaya çalışıyor. Askerin oradaki terörle olan mücadelesini zayıflatmaya çalışıyor.
Moral bozuyorlar. Orada büyük bir oyun var. O büyük oyunu bozuyor Türkiye orada. Ya işte zaman zaman bunları duyarsınız. Orada dağları taşları bombalıyorlar. Bunu söyleyen südü bozukların sesi. Onun südünde kanında problem var. Onun şerefinde, haysiyetinde problem var. O çünkü ona PKK Bursa'nın göbeğinde onu tehdit etmemiş hiç. O çünkü Ankara'nın göbeğinde bombalar patlarken, İstanbul'un göbeğinde bombalar patlarken görmemiş onları. Her yerde ne o canlı bombalar patlarken, millet orada burada sivillerin kanı akıtılırken, askerler şehit edilirken görmemiş onları.
Şimdi AK Parti'nin böyle bir İstanbul'u, Ankara'yı kaybetmesiyle seslerini yükseltirken partiye eleştirsinler. Beni ilgilendirmiyor. Ben parti savunucusu değilim. Ama vatanı ve milleti ilgilendiren, gerçekten bu noktada Türkiye'nin doğuda ve güneydoğuda vermiş olduğu mücadeleye leke getirmeye çalışmak, bu vatan hainliğinden daha ileri.
Sütü bozukluk, kanı bozukluk bu. Evet, bunu es geçmek mümkün değil. O yüzden şimdi böyle dini söylemler de oluşturuyorlar. Mehdi kan dökmeyecek. Dini söylemler geliştiriyorlar. Cihadsız bir İslam. Savaşmayacak olan bir İslam. Eline silah almayacak olan bir İslam. Söylemleri bu.
Ya savaşmasın hiç. Ya hep böyle öldürülsün. Bak pompalayalım, Mehdi de kan dökmeyecek. Evet, pompalayalım. İşte sufiler de kan dökmezler. Pompalayalım. Müslüman kan dökmez. Pompalayalım. Arkadaşlar, Kur'an için, sünnet için, vatanımız için, milletimiz için ölürüz de öldürürüz de. Birisi vatanımıza kastetmeye, topraklarımızda kastetmeye kalkarsa, elimizde silah olmazsa, boğazını elimden sıkar, nününü sıkarım onun.
Onun nününü sıkarım. Elime ne geçirirse kafasını, gözünü yararım ya da şehit olurum. Kim, benim yaşadığım vatanıma, topraklarıma, devletime, bayrağıma, sancama gözünü yan çevirirse, gözünü 118 sefer oyar, kargalara yeme derim onu. Böyle bir şey yok. Kim bizim Kur'an'ımıza, sünnetimize açıktan silahla saldırırsa, ona gerekli cevabı veririm.
Bu konuda hiç tereddüdüm yok. O yüzden diyorum, sünnet inkarcıları kafirdir, sütü bozuktur, kanı bozuktur. Sünnetlerin hepsini inkar edenler CIA ajanıdır, Mossad ajanıdır. Proje insanlardır, dışarıdan yemlenen, dışarıdan yemlenen, şerefsiz kanı bozuklardır onlar. Kur'an-ı Kerim'den herhangi bir ayeti inkar eden, Kur'an-ı Kerim'den herhangi bir ayeti yok sayan da aynı hükümdedir. Ben sadece bunlar kafirdir deyip çıkmıyorum, tekrar söylüyorum. Bunların kanları, sütleri bozuktur. Bunlara kafir demek yetmez. Bunların kanları, sütleri de bozuktur. Bunların şeref, haysiyet yoksunudur bunlar. O yüzden böyle bunları yumuşak, böyle işte, yok öyle bir şey. Bunlar kafir, kanı bozuk, sütü bozuk insanlardır.
Kim sünnetlerin hepsini inkar ediyorsa, sohbet bile edilmez, necasetin necasetin necasetidir onlar. Kim bir ayeti kerimeyi inkar ediyorsa, necasetin necasetin necasetidir. Diptedir onlar. Hiç hiç, şey şüphe etmeyin. Bu kim olursa olsun. Bir alimdir, o alim biz hadisi şerefin geldisinde, gittisinde, ravilerinde, tevhilerinde bir sıkıntı görüyordur.
Buna söyleyecek bir sözümüz yok. İmamlar bunlar oturmuşlar, dedik dedik etmişler. Birisi daha bir daha dediklemiş, dediklemiş, bir şey bulmuş. Buna söyleyecek bir sözümüz yok. Bu bilimdir. Buna diyecek bir sözümüz yok. Ama sen hadislerin hepsini inkar ediyorsan, sen harbiden kafirsin. Kafirsin. Kafir kalmakla değil, sütü bozuk, kanı bozuk, cibilyetsizsin. Bununla da kalmazsın. Sen ya siyahinin ya Mossad'ın gizli ajanısın veya açık ajanısın. Sen uluslararası bir örgütün, Türkiye'deki guguk kuşusun. Başka bir şeysi değil. O yüzden seninle, sana söyleyecek en ağır söz neyse onu söylüyorum sana. Söylenecek ne kadar ağır söz varsa hepsini de söylüyorum.
Bunlar komplike, birbiriyle ortaklaşa, dizayn edilmiş projeler. Bakın ortaklaşa, dizayn edilmiş projeler. O yüzden böyle bunlar şimdi böyle sakın ha. Bizim AK Parti'yle falan işimiz yok. AK Parti'nin üzerinden dine saldırmaya, AK Parti'nin üzerinden vatanımıza, milletimize saldırma. AK Parti'nin üzerinden Kur'an ve sünnete saldırma. AK Parti'nin üzerinden Müslümanlara saldırma. Oyunu görelim. Bu tezgah büyük. Oyunu görelim. Git kardeşim AK Parti'nin nesini eleştireceksen eleştir, İslam'la nereden bağlıyorsun? Git Cumhurbaşkanı'nı mı eleştireceksin, bakanları mı eleştireceksin, ne bileyim uygulamış oldukları ekonomik programı mı eleştireceksin? Neyi eleştireceksen eleştir, beni ilgilendirmez.
Ama sen AK Parti'nin üzerinden dine saldırırsan, AK Parti'nin üzerinden Kur'an ve sünnete saldırırsan, AK Parti'nin üzerinden mütedeyin Müslümanlara saldırırsan, AK Parti'nin üzerinden Doğu'da ve Güneydoğu'da ve Irak'ta ve Suriye'de vatan için, millet için yapılan o savaşı sen yoka saymaya çalışırsan, AK Parti'nin üzerinden sen 15 Temmuz'u boşa çıkarmaya çalışırsan, o zaman ben sana dedim ki dur kardeşim ya, dur, dur kardeşim AK Parti gidebilir, bu vatan bizim, AK Parti gidebilir, bu din bizim, AK Parti gidebilir, X cemaat gidebilir, X parti gidebilir, arkadaşlar, biz İslam'ız, biz Muhammed'iyiz, biz Adem'den beri Müslüman'ız,
Biz 1400 yıldır Muhammed'iyiz, biz 1400 yıldır Muhammed'iyiz, içinde bulunduğunuz tarikat, Hz. Muhammed'i Mustafa'ya dayanıyor, içinde yaşadığınız silsile Muhammed'i Mustafa'ya dayanıyor, biz 3 günlük değiliz, 5 günlük değiliz, biz 10 yıllık değiliz, 20 yıllık değiliz, 50 yıllık değiliz biz, Biz 100 yıllık, 200 yıllık değiliz, biz 500 yıllık değiliz, biz 800 yıllık, 1000 yıllık değiliz, biz 1400 yıllığız, Muhammed'i olarak, Sufiler olarak, zahiri olarak, ta Adem'e dayanır, manevi olarak da, Sufiler, henüz daha Adem, Çamur ve Sundan önce, Sufi'di onlar,
O yüzden biz, Kur'an için, sünnet için, vatan için, millet için varız, bu değerlerimize laf söyletmeyiz, Biz, la la lon değil bu, cihat bu, cihat bu, think tank kuruluşu değiliz biz, biz fikir üretecek think tank kuruluşu değiliz, değil kardeşim, bu vatan benim, bu ülke benim, bu devlet benim, Eksiğiyle, fazlasıyla benim, bu bayrak benim, bu sancak benim, ben bu bayrağın altında yaşıyorum, Sen bu bayrağın gücüne, bu devletin gücüne, zarar verecek bir şey konuşursan, dilini koparır, ensenden çıkarırım senin, Sen Kur'an ve sünneti zayıflatmaya çalışırsan, dilini koparır, ensenden çıkarırım senin,
Kimsenin buna hakkı yok, buna kimsenin hakkı yok, orada Suriye'de de savaşırız, Irak'ta da savaşırız, Adalarda da savaşırız, Kıbrıs'ta da savaşırız, Evet, o yüzden böyle, seyrediyorum böyle 15-20 günden beri, 1 aydan beri, 2 aydan beri, 3-5 aydan beri böyle seyrediyorum, Aaa, neredeyse şunu diyeceğim, AK Partiliyim, gelin yan, gelin, onu diyecek hale geldim, Kardeşim, AK Parti ile dinin ne alakası var, bağlantısı var, sen Müslümanlara ne saldırıyorsun ya, ne saldırıyorsun kardeşim sen, Sen Kur'an sünnete ne saldırıyorsun örtülü olarak, AK Parti'yi bahane ederekten Kur'an ve sünnete ne saldırıyorsun be zındık, be hain,
Be cibilletsiz, be haysiyetsiz, be kafir, sen Kur'an sünnete ne saldırıyorsun ya, Müslümanlar da böyle kendi kendilerini geriye atıyorlar, cihat ruhlarını kaybetmişler, Kardeşim bin tane AK Parti gelir, bini de bozulur, sen ayakta duracaksın, bin tane partili gelir, bini de bozulur, Sen ayakta dur, sen Kur'an ve sünnet mücahidisin, sen sufisin, sen Allah için yola çıkmışsın, Parti için değil, purti için değil, sen Allah için yola çıkmışsın, menfaat için değil, işe girmek için değil, Oy almak için değil, belediye başkanı olmak için değil, meclis üyesi olmak için değil,
Allah için yola çıkmışsın, yanında kimseyi konuşturma, sussay adama, Adam Kur'an ve sünnete, vatana ve millete laf söylüyorsa, Kardeşim sus ya, senden bir şey bekleyen mi var, senden bir şey isteyen mi var, Bu topluluğun hiç kimseye ihtiyacı yok Allah'tan başka, Hiç kimseye ihtiyacı yok, Mustafa Özbağ da dahil buna, Bu topluluk manen yürüyen, manevi olarak yürüyen, rüyasında gördüğünü yaşayan, halinde gördüğünü yaşayan, Hz. Muhammed'in Mustafa'nın ayak izlerini takip eden bir topluluk bu, Varsa sıkıntısı olan alır dersini gider,
Bu topluluk laylölüm değil, bu topluluk heva heves topluluğu değil, O yüzden biz Kur'an için, sünnet için, vatan için, millet için, namus için, şeref için, bayrak için, sancak için buradayız, Başka bir derdimiz yok bizim, Sizden para toplayan mı var, boynunuzu bükmeyin, Sizin verilmeyecek hiçbir hesabınız yok, Bizim verilmeyecek hiçbir hesabımız yok, O yüzden herkes bize laf söylerken de dikkat edecek, Bizim yanımızda da dikkat edecek kendine, Bizim yanımızda da konuşurken, demşek demşek konuşmayacak, Konuşturmayacaksınız kimseyi,
Ölçüsünü alacak, Herkes ciddiyetini alacak, Herkes ciddiyetini alacak, Rüyamda ne görüyorsam onu söylerim, Halimde ne yaşıyorsam onu söylerim, Bunun haricinde bir şey bilmem, Kalbime ne geliyorsa onu derim, Bunun haricinde bir şey demem, O yüzden verilecek hiç kimseye hesabım yok, Ama Kur'an'ıma, sünnetime, yoluma, Vatanıma, milletime, bayrağıma, sancağıma, askerime, Polisime, Laf söyletmem, Herkes dengin alsın, Söyletmeyeceksiniz, Cihat bu cihat, Söyletmeyeceksiniz, Adam AK Parti'yi eleştirecekse, Gitsin il başkanını eleştirsin,
Ama senin Kur'an ve sünnetine laf söylemesin, Senin inancına, Senin değerlerine laf söylemesin, Söyletmeyeceksiniz yanınızda, Gevşemeyeceksiniz, Moral bozukluğu yaşamayacaksınız, Bize ne kardeşim partiden, Purt eden, Biz Kur'an sünnet için buradayız, O yüzden Türkiye, Güneydoğu'da oyun bozdu, Oyun bozmaya devam ediyor, Türkiye, Doğu Akdeniz'de oyun bozuyor, Oyun bozmaya devam ediyor, Türkiye, Batı'da, Adalarda oyun bozuyor, Oyun bozmaya devam ediyor, Aç kalırız, Susuz kalırız, Ekmeksiz kalırız, Herşey'siz kalırız,
Vatansız kalmayız, Kur'ansız kalmayız, Sünnetsiz kalmayız, Biz ekmek peşinde koşanlardan değiliz, Biz Allah peşinde koşanlardanız, Biz makam peşinde koşanlardan değiliz, Biz Allah peşinde koşuyoruz, Biz belediyeye girmek için koşanlardan değiliz, Biz Allah için koşuyoruz, Allah peşinde koşuyoruz, Biz oraya buraya yalaklık yapalım, Yaltaklık yapalım, Ona yumuşak davranalım, Buna bilmem ne davranalım, Bizim öyle bir işimiz yok, Biz Allah için koşuyoruz, Bizim kimseyle işimiz yok, O yüzden herkes, Sizlerin yanında, Kur'ana,
Sünnete, Vatana, Millete, Bayrağa, Sancağa, Devletimizin, Bu noktadaki herhangi bir noktasına, Bir şey söylüyorsa, Siz gevşeksiniz o zaman, Gevşemeyin, Konuşma kardeşim, Git AK Parti'yi nasıl eleştiriyorsan eleştir, Git CHP'yi eleştir, Git MHP'yi eleştir, Bize ne kardeşim ya, Bizi ilgilendirmez, Ama örtülü bir şekilde, Onları eleştirirken, Kur'ana, Sünnete, Dine, Dur kardeşim ya, Dur kardeşim ya, Yok böyle bir şey, Yok böyle bir şey, Buna kimsenin de hakkı yok, Allah muhafaza eylesin, O yüzden en fazla kanı, Mehdi ala resul dökecek,
En fazla kanı, Mehdi'nin askerleri dökecek, O Mehdi'nin askerleri, Önce içindeki, Sütü bozukların kanlarını, Dökerekten başlayacak, O Mehdi ve Mehdi'nin ordusu, Önce, O kendisini, Siyahe'ye, Mossad'a, İngiltere'ye, Oraya buraya peşkeş çeken, Hoca kılıklı, Şeyh kılıklı, Siyaset adamı kılıklı, Şu bu kılıklılardan başlayacak önce, Korkun, Mehdi ve askerlerinden korksunlar, Kim korkacak, Sütü bozuklar, Kanı bozuklar, Cibilleti bozuklar, Korksun, Mehdi ve askerlerinden korksun, Kim korksun, Siyahe bozuntuları, Mossad yosmaları korksun,
Önce onların kelleleri gidecek, Mehdi ve askerleri gelince, Önce onlarınki gidecek, Önce kendisini, İngiltere kraliçesine peşkeş çeken, Tarikatçılar, Önce kendisini, Siyahe'ye peşkeş çeken, Cemaatçılar, Kendisini, Mossad'a peşkeş çeken, Siyasiler, Tarikatlar, Topluluklar, Onların başındaki liderler, Onların yanındaki, Yalakları, Salakları, Önce onlar korksun, Yemin ediyorum, Vallahi de, Billahi de, Tirahi de, Mehdi ve askerleri, Önce onları temizleyecek, O yüzden, Çok kan dökülecek, Çok, Çok kan dökülecek, Oluk oluk,
Kan dökülecek, O zaman anlayacak insanlar, Şeyhim diye gittikleri, Adamın Mossad bozuntusu olduğunu, O zaman anlayacaklar, Hocam dedi, Alim dedi, Ulema dedi, Kimsenin, Siyahe bozuntusu olduğunu, O zaman görecekler, Bu bizim siyasi parti liderimiz diye, Peşinden gittikleri, Siyahe bozması olduğunu, O zaman anlayacaklar, Çünkü, Mehdi, Ve askerlerinin, Kerameti olacak, Böyle, Ensesinden tutacak, Sırkeleyecek, Anlat, O kendiliğinden itiraf edecek, Anlatmaya başlayacak, O zaman işte, Öldürülmesi hak olacak, Çak gidecek,
Bu yalancı Mehdi değil, Benim dedim yalnız, Bu yalancı Mehdi ordusu da değil, Benim dedim, Benim dediğim böyle, Bir kısım evliyaların, Bir kısım velilerin, Önceden gördükleri, Kendi hallerinde, Ve rüyalarında, Hakikat, Zannıyla, Hakikat gördükleri, Mehdi değil, Benim dediğim, Benim dediğim, Hazreti Muhammed Mustafa'nın, İşaret ettiği, Mehdi ala, Resul ve askerleri, Kalpleri açık, Gönülleri açık, Ferasetleri açık, Kerametleri açık, Kerametleri açık, İşaret ettiği duvar dahi konuşacak, O Mehdi ve askerlerinin, İşaret ettiği duvar konuşacak,
Duvara diyecekler ki, Burada kimler konuştu, Duvar cevap verecek, Diyecek ki, Burada filanca filanca, Filanca, Filanca konuştu, O yüzden size diyorum, Duvarların dili var, Kendinizi derinleştirin, Dil var, Kendinizi derinleştirin, Kulak var, Kendinizi derinleştirin, Göz var, Kendinizi derinleştirin, Allah, Bilmediklerinizi size öğretir, Eğer Allah'tan korkarsanız, Eğer Allah'tan korkar, Allah'ı zikrederseniz, Allah, Size bilmediklerinizi gösterir, Allah, Sizin duymadıklarınızı duyurur, Allah sizin görmediklerinizi gösterir,
Bu, Allah'a tam teslimiyetle alakalıdır, Allah'a teslim olursanız, Hiç kimsenin görmediğini görürsünüz, Allah'a teslim olursanız, Bin bir cilt eser okuyup da, Karşınıza geçen, Kimsenin konuşamadığı, Lafı konuşursunuz, Bir kelimeyle, Allah size öğretir çünkü, Allah size gösterir çünkü, Radar gibi olursunuz, İzlersiniz, Radar gibi olursunuz, Görürsünüz, O yüzden dedi, Benimle görür, O yüzden dedi, Benimle duyar, O yüzden dedi, Benimle tutar, O yüzden dedi, Benimle yürür, Bunlar, Allah'ın velileri, Ve velilerin etrafındaki,
Müritleridir, Bunlar, Allah'tan hakkıyla korkan, Allah'a dosdoğru kul olan, İstikamet sahibi müminlerdir, O yüzden, Kan dökülecek, Hem de çok fazla dökülecek, O içimizdeki münafıklar, O içimizdeki gavurcuklar, O içimizdeki satılmışlar, O içimizdeki sütü bozuklar, Korksunlar, Hem de çok korksunlar, Gerçekten, Yaptıkları hainliklerin, Karşılığını bulacaklar, Çok korksunlar, Bu korkuyla yaşasınlar, Bu korkuyla uyuyamasınlar, Bu korkuyla titresinler, Tiril tiril, Bu korku onların humması olsun böyle, Rahat yüzü görmesinler,
Bu korkuyla, O CIA'dan, Mossad'dan, Oradan buradan aldıkları paraları, Yiyemesinler, Bu korkuyla yaşadıkları, Yerde rahat edemesinler, Bu korkuyla yataklarında, Rahat edemesinler, Bu korku onları böyle, Takip etsin, Bu korku takip etsin, Cehennem zebanesi gibi, Onların yakasından yakalasın, İnşallah,

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi