Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 19 Nisan 2019 · 28:09
Allah geceniz ayrı etsin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Kapanıp sonradan açılmak günah mı? Sizin bu konudaki görüşleriniz neler? Tesettür, farz. Kim bir farzı gücünün yettiği halde yerine getirmezse, yerine getirmediği şeyden dolayı günah kebahire girer. O yüzden bayanların tesettüre girmesi farzdır. Bir bayan bunu yerine getirmezse, günah kebahir işlemiş olur. Kişinin mürşidini bulmasının yaşı var mıdır? Kırk yaşına gelen kimse dervişlik yolunda zorlanır mı? Herkes mürşidini aramalı mı? Yaş yoktur bunda. Normalde bir kimse bali olduktan sonra bir üstada bağlanması o kimseye tavsiye edilir, söylenir.
Ama normalde belli bir yaşı yoktur. Aramak herkese şart. Bekar bir erkeğin boşanmış bir kadına önceden flört ettiği parantez içerisinde. Benim seninle evlenmem için eşit olmamız, benim de boşanmış olmam gerekiyor demesi normal midir? Boşanmış bir kadın sadece boşanmış bir erkekle mi evlenebilir? Bunu söyleyen kimse cahil bir kimse. Eğer öyle bir denklik aranmış olsaydı, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ilk evliliği Hazreti Hatice annemizle yaptı. Hazreti Hatice annemiz boşanmış bir kadındı. Böyle evlenmiş, boşanmış kadınlara böyle sözler kullanmak ya cehalettendir ya da seviyesizliktendir.
Allah muhafaza eylesin. Doğru sözler değil. Denklik bunda aranmaz. Denklik aranacaksa takvada aranır. Denklik aranacaksa işte güzellikte aranır. Denklik aranacaksa sülalede aranır. Denklik aranacaksa örneğin malda, mülkte aranır. Denklik aranacaksa eğitimde aranır. Bunlar Allah muhafaza eylesin. Doğru şeyler değil. Allah'ın rıza ve iradesi dışında bir şey olamıyorsa, cennetten kovulan şeytan nasıl cennete girip de yasak elmayı yedirebildi? Normalde cennetten henüz daha kovulmamıştı şeytan. Ve şeytanın bu noktada cennetten kovulmadığı için zaten Havva annemize vesvese verdi.
Ruhlar aleminde ben sizin Rabbiniz miyim sorusuna evet dedik ama hatırlamıyoruz. Madem hatırlamamamız gerekiyordu bu hadiseyi bize kim anlattı? Siz hatırlamıyorsunuz. Bir kimse kendisi hatırlamıyorsa bütün herkes hatırlamıyor diye bir kaydı yok. Kendisi normalde bilmiyorsa bütün herkesi de bilmiyor diye o noktada tutmanın da bir anlamı yok. Sizin hatırlamadığınız şeyi bir başkası hatırlayabilir. Sizin bilmediğiniz şeyi bir başkası bilebilir. Siz gözlerinizi kapatırsınız, her yeri karanlık zannedersiniz ama öyle değildir. Annemin uzun suredir kulak çınlaması var, doktora gitti. Beyin doktoru, beyin emarı vermiş. Daha çekilemedi.
Sizin tavsiye edeceğiniz bir şey var mı? Allah mu'ininiz olsun. Allah yardımcınız olsun. Tövbe edin inşallah. Ama yine de doktora tabi olun. Yapılan bir deneyde bir kararı verdiğimiz anda beyinde gerçekleşen sinyaller incelenirken kişinin karar verdiği idrakine varmadan çok önce beyinde sinyallerin oluştuğu gözlenmiş. Bu durumda özgür irademiz veya ruhumuz bizim idrak olarak algıladığımız farkındalığımızdan başka bir şey değil mi? Yoksa özgür irade dediğimiz şey o kadar da özgür değil midir? Bunlar normalde özgür irademizle aldığımız kararlardır. Bunun neticesinden buradan hareket edersen ondan sonra cebreye gidersin. Allah muhafaza eylesin inşallah.
İbni Abbas radiyallahu anh hazretleri naklediyor. Hilal bin Ümeyye radiyallahu anh hazreti peygamberin huzurunda karısını Şerik bin Sehma ile zinada bulunmakla suçladı. Hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hilale dört şahidini hazırla veyahut da arkana hat vurulacaktır buyurdu.
Bunun üzerine Hilal ey Allah'ın Resulü bizden birisi karısının üzerinde bir erkek görürse şahit mi aramaya gidecek? O kimse şahit getirince kadar işini bitirip savuşup gitmez mi diye karşılık verdi. Hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sen şahitlerini hazırla yoksa arkana hat vurulacaktır buyurdu. Bunun üzerine Hilal bin Ümeyye hazretleri peygamber sallallahu aleyhi ve selleme seni hak peygamber olarak gönderene yemin olsun ki ben doğru söylüyorum.
Allah bu işim hakkında arkamı hadden kurtaracak bir şey indirecektir dedi. Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam bu konudaki ayeti kendini ayeti indirdi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ise eğer bu konuda Allah'ın kitabında yani lian hakkındaki hükmünde bir gecikme olsaydı benimle onun arasında bir şeyler söz konusu olacaktı. Yani gerekli olan cezayı ona verecektim dedi. Lian bunu erkekler de bayanlar da iyi dinlesinler. Böyle kendi kendimize de kendi içinizden ya bunu özel bir ders mi yaptı diye de düşünmeyin. Kırkıncı hadis-i şerif sıradan gidiyoruz.
Malum geçen hafta otuz dokuzuncuyu söyledik. Sadakalığa alakalı onu anlatmıştık. Lian kocasının karısını zina ile suçlaması ve bunu dört şahitle ispalt edememesi halinde hakim huzurunda yeminleşme ve sonunda lanetleşme işidir. Bir erkek karısının zina yaptığını söylerse bunu İslam hukuku olarak söylüyorum.
Dört erkek şahitle bunu şahitlendirmesi gerekir. Eğer bunu dört erkek şahitle şahitlendiremezse o zaman lanetleşme lian yoluna gidilir. Lanetleşme şudur erkek der ki yani bununla alakalı değişik adı şerifler var ama ben böyle şey olarak söylüyorum bunu genel olarak söylüyorum. Bunun mahkemeler bir lanetleşme metni hazırlayabilirler.
Erkek der ki sen zina yaptın, zina yaptığına eminim veya gözümle gördüm, yemin ediyorum. Ve bu yeminleşme dört sefer devam eder. Beşincisinde Allah'ın, meleklerin, lanet edicilerin laneti yanlışsa benim üzerime, doğruysa senin üzerine der lanetleşme olur. Tabi bu lanetleşmenin neticesinde eğer bir kimse yalan yere lanetleşirse, hadis-i şerifler var, o kimsenin tövbesi de imanı da kabul olmaz.
Lanetleşme yoluna giden bir kimse yalan yere lanetleşirse, onun tövbesi de onun imanı da kabul olmaz. Zaten asıl büyük tehlike bu. Çünkü normalde söz konusu olan şey de büyük, mesele de büyük. Normalde lanetleşilir. Eğer erkek bu lanetleşmeden bu iftirayı attı, söyledi, zina etti dedi. Bu lanetleşmeden geri dönerse o zaman ona iftira attığı için 80 değnek vurulur.
Eğer kadın lanetleşmeden geri dönerse o zaman normalde boşanır çiftler. Yani kadın derse ki ben bu lanetleşmeyi yapmak istemiyorum, o zaman zina yaptığı bu noktada hükmen, lanetleşmeden geri durdu çünkü şahit yok ama hükmen o zinayı yaptığı düşünülür ve boşanır. Ama had vurulmaz ona. Yani zina haddi ona vurulmaz. Yani zina yaptın sen diyor öldürülmez. Çünkü dört tane şahit yok. Lanetleşmekten geri döndü. Ben yemin etmek istemiyorum. Lanetleşmeye de girmek istemiyorum dedi. O zaman normalde o kadın boşanmış olur. İşte boşanmanın farklı neticeleri döner. Normalde eğer kadın erkeğe, kadın erkeğe zina ettiğine dair bir iftirada bulunursa, dört tane şahit getirmezse kadına 80 değnek vurulur.
Kadının erkeği lanetleşmeye çağırmaya hakkı yok. Hanefilerde. Bu erkeklere ait bir hak. Kadın erkeğe böyle bir lanetleşmeye davet etmeye, lanetleşmeye davet edemiyor. Ama bir erkek kendince ben böyle bir şey yapmadım, böyle bir şey yapmadığımı normalde inandırmak için lanetleşmeye hazırım, sen de lanetleşmeye hazır mısın diye erkek bunu kendisine atılan iftiradan dolayı bunu kadına söyleyebilir.
Şimdi tabi bu normalde inen ayeti kerime de nur suresi. Ayet 6'dan 9'a kadar. Hanımlarına, çünkü ayeti kerime kadınları koruma noktasında. Bu ayeti kerime kadını koruyor. Yani bunu tersine düşünmeyin sakın ha. Cenab-ı Hak kadını koruma altına almış bu ayeti kerimeyle. Hanımlarına zina, isnat edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanların şahitliği, doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah'ı şahit tutup yemin etmesiyle olur.
Ayet de sabit. Yani o kimse diyecek ki Allah şahittir ki bu kadın zina ediyordu. Erkek bunu diyecek. Dört sefer bunu söyleyecek. Dört sefer bunu söylemesi, dört tane erkek şahit lazım ya, dört erkek şahit yerine dört sefer erkek yemin ediyor. Allah'ı şahit tutaraktan yemin ediyor. O yüzden Allah'ı şahit tutaraktan yemin ettiği için zaten yalan yere yemin ederse asla imanı kabul olunmuyor, tövbesi kabul olunmuyor.
Bunu özellikle altını çizerekten söylüyorum. Günümüz erkekleri, bunu dervişlerin üzerinde söylemiyorum, umuma. Günümüz erkekleri çok rahat bir şekilde ama eşlerini ama başka kadınlarını ama eşlerini ama başka kadınları çok rahat bir şekilde zina suçu ile onları suçluyorlar. Bu o kadar basite indi ki, bu o kadar ayağa düştü ki, yani bütün evli olan erkekler eşleri üzerinde bunu çok rahat konuşuyorlar.
Evli bekar hiç önemli değil, başka kadınların üzerinde de erkekler bunları çok rahat konuşuyorlar. Ve insanların bu rahat konuşulması, insanların namus anlayışını, namus olgusunu yok etme noktasına gitti. Ve ayağa düştü bu mesele. Günümüzün en büyük hastalıklarından birisi hale geldi. Bir kadının eteği kısasa hemen zina ettiğine dair, fahişeliğine dair veya başı açıksa hemen fahişeliğine dair veya kadının örtülü mesdure kadın, sen o örtülü örtülerin altında ne fahişelik yapıyor bunların hepsi de fahişe, bunların hepsi de o bilmem ne.
İnsanlar birbirlerinin namuslarına, şereflerine, haysiyetlerine ne yazık ki hiç saygı duyamaz hale geldiler. Böyle bir zulüm var orta yerde. Aynı şey erkekler için de geçerli. Erkekler erkeklere, kadınlar da erkeklere. Bu konuda erkeklerin ne yazık ki işte zina ettiklerine dair çok basit bir şekilde iftira ediyorlar. Yani bu normalde genel olarak dervişlerden de dervişlerin dışında da her tarafta böyle bir derinlemesine problem var.
Yani bir kimse hatayla kazayla işte birisi ona mesaj yatsa telefonuna veyahut da ona bir haber gelmiş olsa o erkek bir kimseyle mesaj yatsa hemen kadın onu zina ettiğine hükmediyor. Veyahut da bir erkek eşinin telefonunda bir mesaj yakalamış olsa bildik bilmedik tanıdık tanımadık hemen o kadını zina ettiğine hükmediyor. Bakın hemen zina ettiğine hükmediyor. Bunların her ikisi de yanlış hareketler. Evli bir kadının tanımadığı bir erkekle veyahut da işi alakası olmayan bir erkekle ne mesaj yatsın ne konuşsun? Mesaj açmasın, konuşmasın ne işi var? Veya bekar bir kız da olsa başka bir erkekle ne işi var neden mesaj yatsın? Yapmasın böyle bir davranış biçiminde bulunmasın böyle bir şey.
Veyahut da bir erkek. Ya evli barklı insansın ne işin var senin başka bir kadınla bu şekilde mesajlaşma? Evinin huzurunu kaçırmaya değer mi? Eşinin çoluğunun çocuğunun huzurunu kaçırmaya değer mi? Kadınlar için de erkekler için de. Ve ardından en ağır şey insanların birbirlerini zina ile suçlamaları. İnsanların birbirlerine en büyük günahı kebaille suçlamaları.
Ve evli olanlar eşlerini böyle suçlarlarken çocuklarını da düşünmüyorlar. Ya böyle suçladığın kimse senin çocuklarının babası veya senin çocuklarının annesi. Veya senin eşinin annesi yani anneanne babaanne. Veya senin eşinin babası. Bunlar çok basit bir şekilde suçlanıp insanlar çok basit bir şekilde iftira edilmeye başlandı. Bu hastalıklar derinlemesine gidiyor. Bakın derinlemesine gidiyor. Ve evlerin huzuru yok. Ailelerin huzuru yok. Herkes birbirinin cep telefonunda mesaj sesinde. Herkes birbirinin telefonunu dinleme, telefonunu takip etme derdinde. Evlerin ve ailelerin huzuru bozuk. Toplumun huzuru bozuk.
Ve bunun farkında değil. Aileler bu noktada çok çarpık bir şekilde hayatlarına devam ediyor. Eve girdiğinde insanlar telefonlarını bir kenara bırakmayı öğrenemiyor. Koy oraya kenara. Adam holding yönetiyor sanki. Gece de fabrikaları çalışıyor ya arkadaşın. Gece de bir arıza olduğunda bir şey olduğunda ulaşacaklar ona. Adam sanki hükümet başkanı. Adam sanki bakan. Adam sanki Bursa valisi. Her an bir olay olacak ona ulaşacaklar. Veyahut da bayan o holdingleri o yönetiyor. Bütün işlere o bakıyor. Bakması lazım. Sosyal medyada olması lazım herkesin. Herkesin mesajları gelmesi lazım. Olur olmaz bir şeyler atması, bir şeyler paylaşması lazım.
Aileler batıyor. Aileler çöküyor. Dervişi de çöküyor, dervişliği de çöküyor, devrilmişi de çöküyor. Çöküyor. Gençlerin çöktüğü yetmiyormuş gibi şimdi orta yaşlılar da çöküyor. Bir çöküntü halinde. Bangır bangır bağırıyorum. Arkadaşlar, bayanlar, yabancı erkeklerin telefonlarınızda ne işi var? Kim olursa olsun diyorum. İşte bütün zakirler de burada, çavuşlar da burada, nakipler de burada, nükabbalar da burada. Hepinizin başında bayan yönetici var. Erkekler, ne işiniz var bayanlarla?
Ne işiniz var? Silin, engelleyin. Dergahın içinde dışında hiç önemli değil. Aile huzurunuzu bozmayın. Ailenizi diri tutun. Ailenizi kaliteli tutun. Kaliteli tutun ailenizi. Yapmayın. Sonra iftiralar ardından havalarda savruluyor. Allah muhafaza eylesin. Beşinci defasında eğer yalan söyleyenlerden ise Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasını diler. Ayet-i kerime.
Dört sefer Allah'ı şahit tutaraktan yemin etti. Beşincisinde diyor Allah'ın lanetinin kendi üzerinde olmasını diler. Çok ağır. Yani bir kadına zina isnadında bulunmak bu kadar basit olmamalı. Bir erkeğe zina isnadında bulunmak bu kadar basit olmamalı. Allah muhafaza eylesin. Kadının da kocasının yalancılardan olduğuna dair Allah'ı dört defa şahit tutup yemin etmesi cezayı kendisinden kaldırır. Kadın da erkek yemin etti zina etti diye. Kadın da kendisini temize çekmek için o da yemin etti dört sefer ben zina yapmadım diye.
O da dört sefer zina yapmadığını da yemin ettiyse kadının üzerinden cezayı kaldırır. Beşinci defasında kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını diler. Beşincisinde o da ne yaptı? O da Allah'ın gazabının kendi üzerinde olmasını diledi. Söyledi. Beşincisinde lanetleşilmiş oldu. Allah muhafaza eylesin. Allah hiç kimseyi böyle imtihan etmesin. Evet tabi normalde diyeceksiniz ki bir sufi sohbetinde bunun ne alakası var? Şunun şu alakası var. Hani sahabe diyor ya Allah diyor bu konuda beni temize çıkaracak bir ayet-i kerime gönderir. Allah bu konuda beni temize çıkaracak bir ayet-i kerime gönderir.
Yani bu noktada o sahabenin üzerinden bir keramet zuhur ediyor. Hani Hazreti Ömer radıyallahu anh hazretlerinin içkinin haram olacağını birkaç gün öncesinde rüyasında görmesi gibi. O sahabe de ne yapıyor? Allah'a dua ediyor. Allah'a ne kadar güveniyorlar, inanıyorlar. Ne kadar Allah'a yaslanıyorlar. Diyor ki bundan bana Cenab-ı Hak bir kurtuluş ayeti gönderir. Çünkü mevcut hukuk yani bu ayet-i kerime inmezden önceki Arapların kendi içlerindeki hukuka göre normalde bir kimse bunu böyle söyler ise buna dört tane şahit getirmezse dört tane şahit getirmediği için seksen değnek hat vurulur. Bu İbrahim'i bir hukuktur.
İbrahim'i bir hukuk. Bu eski bir hukuktur normalde. Tabi Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ilk etapta bu noktada bir ayet-i kerime yok, bu noktada bir emir yok, bu noktada bir herhangi bir Cebrail aleyhisselam bir şey emretmemiş. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazreti İbrahim'i hukuku uyguluyor genel olarak. İbrahim'i hukuka göre dört erkek şahit getirecek. Eğer dört erkek şahit getirmezse seksen değnek vurulacak. İbrahim'i hukuk bu. Ama seksen değnekten kurtaran ne olmuş oldu? Lanetleşme ayetinin inmesi oldu. Lanetleşme. Yani o kimse dedi ki ben bu konuda doğruyum, ben bu konuda haklıyım, Allah sana dedi bir ayet-i kerime indirecek.
İnşallah beni dedi bu zul'den, beni bu sıkıntıdan kurtaracak dedi. Böylece de o sahabenin bir şekilde duası keramet oldu. Duası keramet oldu ve sahabeye ne oldu? Cenab-ı Hak sahabeyi kurtardı. Seksen değnek yemekten. Rabbim cümlemizi kurtarsın inşallah. Rabbim cümlemize aff ve mağfiret eylesin. Böyle yanlışlıklara düşenlerden eylemesin. Namuslarımızı muhafaza eylesin. Çocuklarımızı muhafaza eylesin. Gelecek zürriyetlerimizi muhafaza eylesin. Cümle ümmet-i Muhammed'in namusunu, şerefini, haysiyetini muhafaza eylesin inşallah. Amin. F'alim en nehu la... El-Fatiha ma'a salavatam.
Amin.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.