mustafaozbag.org

597. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 1 Şubat 2019 · 47:54

Selamun Aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin inşallah. Allah gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Babam evdekilerin normal olmadığını düşünüyor, büyü yapıldığını düşünüyor. Bana bir numara verdi, aramamı istedi. Ben size danışmak istedim, ne yapabilirim? Ara demiş, ara babana itaat et. Allah iyi etsin inşallah. Devam edelim inşallah. İbn-i Abbas radıyallahu anh naklediyor. Bir adam Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme geldi ve şöyle dedi. Ya Resulullah, et yediğim zaman kadınlara karşı isteğim artıyor.
Şehvetim bana galip geliyor. Bundan dolayı et yemeği kendime haram kıldım, dedi. Bunun üzerine şu ayet indi. Maide suresi ayet 87. Ey iman edenler, Allah'ın size helal kıldığı temiz şeyleri kendinize haram kılmayın. Zaman zaman ama kendisini zahidlik yoluna verenler ama sonra zahidliğin kendi içerisinden neş-i neva bulmuş sufilik yoluna girenler, böyle kendi hevalarından veyahut da Allah'a olan sevgilerinden Allah'a yaklaşma iştiyaklarından dolayı bu tip hale girebilirler.
Hani ben bazen derim ya, işte sen pekmez ye haram işleme, pekmez helal veyahut da işte bir evliya menkıbesinde geçer ya 40 yıldır ben pekmez yemiyorum diye nefis terbiyesiyle alakalı. Böyle zaman zaman sufiler veya bir kısım kendisini ehli tarikat olarak nitelendirenler, çünkü bunlar sadece eskide kalmış değil, bugün de var.
Böyle normalde değişik perhizler yapan, değişik oruçlar tutan, yani oruçluyum diyor mesela, işte su içiyor, ne bileyim işte sıvı gıdalar yiyor, ondan sonra başka bir şey yemiyor. Bizim orucumuz böyle diyor veyahut da işte biz bunları bize yasaklandı diyor, bunlar bize haram kılındı falan böyle sözler işitiyoruz. Normalde Cenab-ı Hakk'ın haram kıldıklarını kimsenin helal etmesi veya Cenab-ı Hakk'ın haram kıldıklarını bir kimsenin kendisine helal etmesi söz konusu olmaz.
Zaruretler haricinde. Zaruret nedir? İşte bir kimse açlıktan azalarının birisine bir zeval gelecek. Susuzluktan azalarının birisine zeval gelecek. İşte böyle açlıktan eğer bir zeval gelecekse bir kimseye, o zaman Allah'ın haram kıldığı, domuz gibi, aslan gibi, tilki gibi, çakal gibi, bu tip, bu hayvanların herhangi bir eti yenilebilinir.
Bu neyle alakalı? Ölmeyecek kadar. Veyahut da o zarardan, o zevalden kurtulmaya kadar. Yani işte birkaç sokma yese mesele bir çek. Birkaç sokma yiyebilir. Çünkü normalde domuz Kur'an'la sabit, haram kılındığı, işte leş Kur'an'la sabit, kan Kur'an'la sabit. Allah'ın ismi zikredilmemiş ve zikredilmeden kesilen hayvanların etlerinin yenilmesi, Kur'an'la sabit yenilmemesi, haram olduğu.
Ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadis-i şerifleriyle, hadisleriyle yasaklananlar var. İşte nedir? Et yiyen, et yiyen tüm hayvanlar. Bir hayvan et yiyorsa, leş yiyorsa bunların etleri haramdır. Mesela aslan eti gibi, tilki eti gibi, çakal eti gibi, köpek eti gibi, kedi eti gibi. Bunların normalde yenilmesi caiz değildir, haramdır.
Veyahut da karga veya şahin veya şahan derler ya böyle işte, canlı hayvan veya leş yiyen, akbaba uçanların içerisinde. Bunların da etleri yemek haramdır. Normalde Hanefiler denizden ölü çıkarsa, bir hayvan, balık türü, ölünün yenilmesini uygun görmez. Ama Şafi meşhurdur ya sözü, denizden babam bile çıksa yerim der. Şafi'ye göre normalde denizden hangi ürün çıkarsa çıksın, ölü de olsa, diri de olsa Şafi'ye göre caizdir. Ama Hanefiler böcek türlerini uygun görmemişler. Bir tek balık türlerini uygun görmüşler. Ama o böcek türleri de normalde caiz değildir demişler. Haram lafzı koymamışlar bu noktada. Bunun gibi. Şimdi bir kimsenin helal bir şeyi Allah'a yaklaşma adına veyahut da işte kendinde bir örneğin şehvani duygularını biraz daha terbiye etme adına bir şeyi kendine haram etmesi caiz değildir.
Bunu ne tarikat adına, ne sufilik adına, ne Allah'a yakın olma, yaklaşma adına bunu kendisine haram etmesi veyahut da arkadaşlarına haram etmesi, cemaatına haram etmesi, derviş kardeşlerine haram etmesi söz konusu değildir. Çünkü helalları haram etme hiç kimsenin hakkı ve hukuku değildir. Bir şeyh de olsa, bir mürşid de olsa, bir hoca efendi de olsa, hacı efendi de olsa, işte bir devlet başkanı da olsa ne olursa olsun bir kimsenin helalı haram etme, haramı da helal etme yetkisi yoktur.
Bizde din tamamlanmıştır. Bilinmeyen şüpheli bir şeyde iştahat edilir. İştahat kapısı açıktır. Ama helaliyeti kesin olan veya haramiyeti kesin olan bir şeyin üzerinde insanların fikir yürütmeleri. Ya bence bunun helal olmaması lazım. Bence bunun haram olmaması lazım. Böyle bir şey dinin içerisinde söz konusu değildir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri haramlar bellidir, helallar da bellidir. İkisinin arasında şüpheliler vardır ki siz onlardan uzak durunuz diye tavsiyede bulunmuş. Haramlar belli, helallar da belli. Ortasında yani bilemediğimiz şüpheli şeyler. O zaman o şüpheli şeylerden ne yaparız? Biz bilmiyorsak, üzerinde hükmedebilecek ilmimiz yoksa uzak dururuz.
Biz onu yemeyiz. Biz ondan elimizi, etemizi çekeriz. Biz onu içmeyiz. İçkilerden de bir kimse helal olan bir içeceği su gibi, şerbet gibi, meyve suyu gibi. Bunları bir kimsenin kendisine veya bir başkasına haram etmesi söz konusu değildir. İçeceklerden sarhoş edici içecekler yasaklanmıştır. İçeceklerden temiz olmayanlar yasaklanmıştır.
Bakın, İslam helal ve temizini arar. Temiz. Bir şeyin helal olması yetmez. Yani bir şey helaldir. Yetmez helal olması. Onun aynı zamanda temiz olması gerekir. Güzel olması gerekir. Onun eğer temizliği, güzelliği yok ise, dinen yine sıkıntılı ve sakıncalıdır. Bazen zaman zaman söylüyorum ya, işte tavuk helal mıdır?
Evet. Ama o tavuğun helal beslenmesi gerekir. Natural, fıtri olması gerekir. Kuzu eti helal mı? Helal. O kuzunun helal dairede beslenmesi gerekir. Dana eti caiz midir? Evet. O dananın helal beslenmesi, helal dairede kesilmesi gerekir. Veyahut da işte, normalde insanların kendi içlerinde herhangi bir helal olan hayvan. Normalde helal mıdır? Evet. Ama helal beslenmesi gerekir. Eğer helal beslenmiyorsa, üzerine besmele çekilip kesilmediyse, o caiz değildir. O uygun değildir. Şimdi, yiyeceklerde, içeceklerde aranacak olan en önemli özelliklerinden, özellik üç tane. Bir, kesilen hayvanların üzerinde kesiliyorsa, üzerine besmele çekerekten, Allah'ın adı zikredilerekten kesilmesi lazım.
İki, helal olması lazım. Üç, temiz olması lazım. Temiz. Bu üç şeye dikkat edeceksiniz. İçeceklerin üzerinde, bir, helal olması lazım. İki, temiz olması lazım. Eğer içeceklerde helal ve temiz değil ise, bir Müslümanın onu içmesi uygun değildir. Helal ve temiz, onu birisinin haram etmesi söz konusu değildir. Helal, temiz, üzerine besmele çekilmiş. Onu birisinin haram etmesi söz konusu değildir. Bu, normalde bir kimsenin, bunları kendisine de haram etmesi mümkün değildir. Ama bir hastalık söz konusu, bir hastalık söz konusu olduğundan, o hastalıktan periz etmesi lazım. Dedi ki, sen hiç dana eti yemeyeceksin. Periz edeceksin, periz edeceksin.
Bakın bu periz. Bu haram etme değil. Bu caizdir. Ona dedi ki, sen hiç işte koyun eti, kuzu eti, keçi eti yemeyeceksin. Bu caizdir. Bu periz. Veyahut ona dedi ki, işte sen hiç tavuk eti yemeyeceksin. Bu caizdir. Neden? Bu perizdir. Bir hastalıktan, bir musibetten, bir sıkıntıdan dolayı ona periz verildi. Bunda bir beis yok. Hani normalde işte ülseri vardır. Ülserili olan bir kimseye acıyı yasaklarlar, ekşiyi, turşuyu yasaklarlar ya. Bunun gibi. Değil mi doktor? Öyle mi yapıyorsunuz? Ülserliğe yasaklıyorsunuz değil mi? Acıdır, turşudur, tuzludur, ekşidir. Ülserliğe yasak. Bu haram değil. Peki, neden tedavi maksatlı ona bir riyazat veriliyor?
Tedavi maksatlı ona deniliyor ki, bunları, bunları, bunları, … dikkat edeceksin. Bu uygundur. Ama öbür türlü bir kimse, ben Allah'a yakin olmak istiyorum, ee, işte ben et yemeğini kendime yasakladım, haram ettim. Bu uygun değildir. Ben Allah'a yakin olmak istiyorum, ee, ben hatundan ayrı yatacağım. Bu uygun değil. Ben Allah'a yakın olmak istiyorum, ee, benim derslerim var, yirtlerim var, ee, ben adamdan ayrı yatacağım. Bu uygun değil. Bunları böyle bizim kardeşlerden duymuyorum ama zaman zaman dışarıdan soru soruluyor. Adamın karısı telefon açıyor. Selamünaleyküm, aleykümselam. Hakkınızı helal edin, size bir şey soracağım ama utanıyorum. Buyurun, işte böyle böyle benim beyin filanca tarikata müntesip. Evet, işte diyor ki benim senden ayrı yatmam lazım.
Allah Allah. E bunu kim böyle yasaklamış? İşte oradan vekilleri, oradan abileri söylemiş. Canım kardeşim, bu tarikatın usul ve kaidesine uygun değil. Bu sünnet-i Resulullah'a uygun değil. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin eşi Hazreti Aişe annemiz diyor ki, tenimiz tenimize değerdi, öyle yatardık. Kendisine vahiy gelen bir peygamber, eşinin yatağını terk etmiyorsa, yani bir sufi eşinin yatağını nasıl terk eder? Kendisine vahiy gelen bir peygamberin hanımı, eşinin yatağını terk etmezse, nasıl bir kadın eşinin yatağını terk eder? Nasıl bir adam eşinin yatağını terk eder?
Sebep, yani Allah'a yakın olacak. Hani üç sahabe vardı ya, üçü de kendi kendine ne yaptılar? Niyetlendiler. Dediler ki birisi ben hiç cima etmeyeceğim. Öbürki dedi ki ben hiç iftar etmeyeceğim. Öbürki dedi ki ben hiç uyumayacağım. Hemen bunlarla alakalı Cebrail aleyhisselam geldi, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine bu olayı nakletti. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin alnındaki damarlar kabardı. Sizlere ne oluyor dedi. Allah'tan en fazla korkanınız benim, yerim, uyurum, cima ederim dedi. Ölçüdür bunlar. Bir kimse sufilik adına, tarikat adına veyahut da Allah'a yakın olma adına veya Allah'a dostluk kurma adına kendisine helal edilen bir şeyi haram etmesi, kendisine helal edilen bir şeyden uzaklaşması, onu terk etmesi uygun değildir.
Allah muhafaza eylesin. Bu sufilik yolu da değildir. Kıymetli dostlar, İslam dini orta bir dindir. İslam dini orta bir dindir. O yüzden Allah'a yakin olacağız distoruyla hareket ederekten hiç kimsenin helalı haram etmesi, haramı helal etmesi uygun değildir. Herkes hayatını yaşasın, haram işlemesin, haram yemesin, haram içmesin, haram konuşmasın, haram dinlemesin, harama uçkur çözmesin eskilerin tabiriyle.
Harama dönüp bakmasın, harama dönüp bakmasın. Nefis terbiyesi budur. Nefis terbiyesi helalları insanın kendisine yasaklaması değildir. Nefis terbisi bir kimsenin kendi kendisine yemeği men etmesi değildir. Biz aç kalkarız sofradan ama yeriz. Sofradan aç kalkarız. Sünnet budur. Yani az yeriz. Ama biz herhangi bir şey kendimize yasaklamayız. Doktor perhiz verir. Eyvallah. İşte örnekli bunu böyle kendimi mağdur veya ne bileyim böyle acındırmak için söylemiyorum. Örneklemek için. İşte şeker hastası. Diyor ki dört kaşık bulgur, işte pirinç, makarna ne yersen ye.
Dört kaşık yiyeceksin diyor. Dört kaşık. Değil mi Abdullah? Abdullah da bakıyor oradan. Dört kaşık. İşte ekmek yiyeceksin, çepekli ekmek yiyeceksin veya natural ekmek yiyeceksin. Bir dilim yiyeceksin. Bunlar öyle. Abdullah'tan çektiğimizi neden çekiyoruz ki? Lokmamızı sayıyor adam neredeyse. Bunun gibi. Yani şimdi bu haram etmek değil. Bu peris. Yapacaksın. Eyvallah. Oturduğun zaman bir porsiyon baklavayı yemeyeceksin. Tepsiyle yiyeceksin. Bir porsiyon dediğin ne ki? Tepsiyle yiyeceksin ondan sonra acilde soluklanacaksın. Veya oturduğun zaman öyle eti bir lok mu iki lok mu olur mu? Tenceresiyle yiyeceksin.
Mehmet Aslan gibi acile gideceksin. Ondan sonra doktor diyormuş ki kusturmamız lazım. Yattığı yerden kafasını kaldırıyormuş. Benim adım Mehmet Aslan. Ben Aslan gibi yer, anakonda gibi öğütürüm diyormuş. Kusmak yok. Ama Mehmet Aslan. Ona şey yok. Ona diyet falan yok. Rejim yok ona. Öyle bir şeyde herhangi bir şey yok. En son Bosna'da o açık büfe kahvaltı yapıyorlar. Böyle kahvaltının başında kadar bunu takip ediyor. Hani bu nereye gidiyor diye. Radarlarını açmış. Bundan bizim Naatç Ali. Dedim Ali adam size bakıyordu dedim ben. Yakında kovulacağız efendim dedi.
Ne oldu dedim ben. Adam dedi bizi takip ediyor artık dedi. Neredeyse tepsiyi kaldıracak dedi ortadan dedi. Şimdi ama bize öyle değil. Biz nerede diyet eyvallah. Bu mesela bu caizdir. Bunda bir sıkıntı yok. Veyahut da üstadı ona bir diyet verdi. Bunda bir sıkıntı yok. Sen bir müddet bunu böyle yiyeceksin. Tamam. Bunu sen yeme. Bu haram etme değil. Salim kaç kilo verdin? 10 kilo vermiş. Kaç ay oldu? Tam yıl oldu ha. Ben ayda bir kilo da mı vermedim? Durdu. Direniyor şimdi sana.
Öyle mi? Sen diyeti bozmadın ama değil mi? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri göbekli bir sahabeyi görünce parmağını uzatmış böyle göbeğine. Demiş ki bizden değildir. Sakla mı? Sende de var. Yok yok yok. Biraz daha böyle çek içine. Sen biraz daha çek. Gene faça veriyor ha. Böyle parmağını uzatmış gömmüş içine. Demiş ki bizden değil. Ben de şimdi bu hadis-i şerifi rahat söylüyorum. Ben de 130'dan 90'a düştüm. Şimdi rahat söylüyorum. Öbür türlü rahat söyleyebilir miydim? Yok. E boy 1.83-3.84 olunca 90 kaldırıyor. Ama öbür türlü biz de yarım dünya gibi oluyorduk.
Allah muhafaza eylesin. Bunu normalde bir kimsenin hani bir sağlıktan dolayı herhangi bir işte üstadının sözünden dolayı bir rahatsızlıktan dolayı diyet etmesi, periz etmesi uygun mu? Evet. Ama haram etmesi. Bu uygun değil. Veyahut da haramı helal etmesi. Bu uygun değil. Veyahut da lafı gelince söyleyeyim. Bana ara sıra da onu da söylüyorlar. Ne filanca hastalığı varmış da o hastalığı domuz yağı içmesi lazımmış. Kardeşim uygun değil. Caiz değil. Domuz haram. Ayetle sabit. Domuz ayetle sabit olunca sen onun derisini bile kullanamazsın. Fetva vardır bu konuda.
Hanefilerde. Domuzun derisi bile kullanılmaz. Ölen koyunun derisini yüzer kullanırsın. Ölen dananın derisini yüzer kullanırsın. Ama domuzun derisini dahi kullanamazsın. E şimdi millet deri ceket alıyor, deri mont alıyor. Uf ucuz ya. Ucuz. Allah Allah. Neden ucuz? Çünkü domuz derisinden yapılıyor. Domuz derisinden yapıldığından dolayı ucuz. Arayın deri montlarda bu helal mı değil mi? Dana derisi mi? Koyun derisi mi? Ne derisinden? Ayakkabı. Adam %100 deri diyor. Lan %100 deri 60 lira ayakkabı olur mu?
Dalga mı geçiyorsun sen? Milleti harıl harıl alıyor. Helal mı değil mi diye düşünmüyor. Bilmem hangi markanın 60 liraymış. Lan içi dışı deri olan 60 liraya bu mümkün mü? Domuz derisi kullanıyorlar. Çünkü dünya üzerinde en ucuz hayvan artığı domuzdur. En ucuz hayvan eti de domuzdur. En ucuz kıyma da domuzdur. En ucuz yağ da domuzdur. En ucuz deri de domuzdur. Neden koyun derisi para etmiyor Türkiye'de şu anda? Domuz derisini kullanıyorlar çünkü. Yok domuz derisi tabaklanınca caiz olurmuş. Git nereden çıkardın o fetvayı?
Hain adam. Ancak ölmüş bir kuzu, ölmüş bir koyun, ölmüş bir dananın derisi tabaklanınca caiz olur. Kesilmesi ve yenilmesi caiz olan hayvanın ölü derisi yüzülür, tabaklanırsa o caiz olur. O da tabaklanırsa caiz olur. O tabaklanmazsa yine caiz olmaz. İşlemden geçiyor. Efsafı değişiyor. Ölmüş bir koyunun derisini yüzsen onu postek olarak kullanamazsın. Onun üzerinde namaz kılamazsın. Neden? Necis çünkü o. O necis. O deri necis. Ne zaman o deri necasetten kurtulur? Tabaklandıktan sonra, işlemden geçirildikten sonra o deri caiz olur.
Eğer tabaklanmazsa, işlemden geçirilmezse, hani eskiler posteki yaparlar ya, post yaparlar, posteki derler. Onu yapamazsınız, onu kullanamazsınız. Ancak onun tabaklanıp derilen, tabaklanması lazım. Aynı şekilde bunu domuz hayvanına çeviriyorlar şimdi. Domuz. Ne bu? Domuz. Ha tabaklandı ama. Caiz değil kardeşim. Domuzun eti de caiz değil, yağı da caiz değil, tırnağı da caiz değil, boynuzu da caiz değil, derisi de caiz değil, sütü de caiz değil, hiçbir şeysi caiz değil. Dışkısı da caiz değil, hiçbir şeysi caiz değil. Domuz haram, her şeye haram. İnsan, vücut olarak haram, her şeye haram.
İnsanın dışkısını bile satamazsınız. Ticarete haram. İnsanın saçını, sakalını satamazsınız. Uzgunu satamazsınız. Tükürünü dahi satamazsınız insanın. Kanını satamazsınız. Haram. Bakın haram. Bir şey haram mı? Haram. Onun her şeye haramdır. Domuz eti haram. Her şey haram. İlaç sanayinde çok kullanılıyor. Caiz değil kardeşim. Haram. Ancak hani az önce söyledim ya, bir kimse açlıktan ölme veya bir uzvunun yok olması söz konusuysa, o domuzdan veyahut da necis olan leşten az bir şey yemesi caiz olur dedim ya, ancak böyle bir ilaç bulunamıyor.
Ama böyle bir uzvunun helak olması veya o hastalığın artarsa işte vücuduna yayılması gibi elzem bir şey olursa, belki, evet. Öbür türlü caiz değil. Bakın caiz değil. Haram. Haramdan şifa olmaz. Hadis de sabit. Bir şey haram mı? Evet. Ondan şifa beklenmez. O da yasak. Allah muhafaza eylesin. O yüzden şimdi burada hani hadis-i şerifte söz konusu bir kimse işte kadınlara olan şehvetinin artmasından dolayı eti kendine haram etmiş ya, Cenab-ı Hak da ayeti kerime indirmiş. Siz demiş, helal ve temiz şeyleri kendinize haram kılmayınız deyince iş büyüdü.
Mesela içeceklerle alakalı. Hazır, depolanmış, paketlenmiş içeceklerden uzak durun. İşte ne kayısı suyu. Canım kardeşim benim. O helal. Ama temizliği üzerinde şüphe var. Paketlenmiş içeceklerin üzerinde temizliği ile alakalı şüphe var. Sebep, hepsinin içerisinde katkı maddesi var. Bu katkı maddeleri insanların hastalıklara karşı mücadelesini aşağı indiriyor. Paketlenmiş gıdalar helal olabilir. Tekrar söylüyorum. Paketlenmiş gıdalar helaldir. Ama temizliği üzerinde şüphe var. Uzak durmaya gayret edin. Ya bir yoğurt dolapta 20 gün, 25 gün bekler mi ekşimeden? 20 gün, 25 gün dolapta yoğurt ekşimeden bekliyor.
Ekşimiyor. Bu katkı maddesiz bu olur mu? Mümkün değil. Mümkün değil. Bir tavuk yumurtadan çıktıktan sonra 40 günde kesime gelir mi? Bu mümkün değil. Bakın bunlar mümkün değil. Diyeceksin ki ya tavuk da mı yiyelim? Yeme kardeşim. Tavuğa vereceksin parayı git bir kilo kuru fasulye ye, al ye. Tavuğa vereceksin parayı git bir kilo nohut al ye. Git bir kilo mercimek al ye. Temizliğiyle alakalı şüphe var. Ben yemiyorum. Paketlenmiş hiçbir şey yemiyorum bile bile. Bir şey paketlenmiş mi?
Yemiyorum bile bile. Bir şey paketlenmiş. Beni ilgilendirmiyor. Ben yemiyorum. Filanca marka sucukmuş. Beni ilgilendirmiyor. Ben yemiyorum. Yemiyorum. Yemeyince insanın bir tarafı eksilmiyor. Bitince Sait ediyorum. Sait böyle böyle sucuk yap bana. Tamam bitti. Ya nerede görülmüş? Kıymanın kilosu 45 bin lira. Sucuğun kilosu 30 bin lira. Lan kıyma 45 lira. Sucuk nasıl 30 lira olacak? Kıyma 45 lira. Sucuk nasıl 45 lira olacak? Kıyma 45 lira.
Eğer o sucuktan, o sucuk o kıymadan oluyorsa daha üstüne işçilik ekleyecek adam. Baharatı var, bilmem nesi var, firesi var. Mümkün değil. Sait ne kadar sucun kilosu yiyenlerde? 65 lira. Mümkün değil. 30 liraya sucuk mu olur? Millete zannediyor ki ucuza sucuk aldım. Yok kardeşim yemeği ver ya. Yemeği ver. Al bir kilo kıyma. İçine biraz baharat koy. Sarımsak koy. Aha oldu sana sucuk ya. Kavur ye. Ondan sonra hastalıktan kurtulamıyor hiç kimse. Vücutlar dirençli değil.
Akıllar dirençli değil. Psikolojiler dirençli değil. Adamın kalbi dirençli değil. Adeleleri dirençli değil. Hiçbir tarafı dirençli değil. Ufacık bir hastalığı yakalanıyor. Bir grip oluyor. Küt yatıyor adam. Adam serçe kuşu kanadını çırpıyor. Hasta oluyor herkes şimdi. Neden? E hazır yiyor. Bisküviler hazır. Yiyecekler hazır. İçecekler hazır. Her şey hazır. Paketlenmiş. Paketlenmiş. Bir paketlenmemiş hatunla adam kaldı. Yani adamları da hatunları da paket deseler tamam hiçbir şeye ihtiyaç kalmayacağız. Gideceğiz 250 gram hatun diyeceğiz alacağız raktan. Gideceğiz 250 gram bir adam diyeceğiz alacağız raktan.
Bidecek işimiz. O hale geldik. Canım kardeşlerim helal olması yetmez. Tekrar söylüyorum. Temiz olacak temiz. Ben çok iyi biliyorum çocukluğumda. Tanımadığımız bilmediğimiz yerden bir tavuk gelirse kesilmemiş tavuk. Alırlar onu 3 gün 4 gün kümeste husisi buğdayla darıyla onu temiz bir şeylerle beslerler. Kendi necasetini yemesin diye.
3 gün bazıları 7 gün onu beslerler. Beslerler ölesi keserlerdi. Millet bir kurbanlığını önceden alır. Kurbanlığını evine getirir. 4 gün öncesinden kurbanlığını kendisi beslerdi. 4 gün öncesinden. O hayvan necaset yemesin necasetle ilişkisi kesilsin. Kurban edecekler hayvanı. Yedirmezlerdi hayvana. Şimdi nerede ya? Zaten kurban bakacak yer yok şu anda. Betonların içerisinde yığıldık kaldık. Kurban bakacak yer de yok. Kurban kesecek yer de yok. Adam kurbanlığını bakacak yeri yok şu anda. Kurbanlığını kesecek yeri yok. Allah muhafaza eylesin.
Temiz yiyeceklerden hızla uzaklaştırılıyoruz. DNA'sıyla oynanmış GDO'lu yiyecekler bizim için temiz yiyecekler değil. Kimyasal gülükozlarla tatlandırılmış yiyecekler temiz yiyecekler değil. Gülükozlarla tatlandırılmış GDO'suyla oynanmış GDO'lu o normalde genetiğiyle oynanmış yiyecekler temiz yiyecekler değil.
O yüzden doymak bilmiyoruz. O yüzden ne kadar yersek yiyelim bize güç kuvvet olarak bizim vücudumuzda durmuyor. Her birimiz koflaştık. Yiyeceklerin insan üzerinde hem fiziki olarak hem de psikolojik olarak etkileri var. Yiyeceklerin ve içeceklerin insanın üzerinde hem fiziki olarak hem de psikolojik olarak etkileri var.
Natural olmayan yiyeceklerden uzak durun yemeyin. Karışık katkılı yiyeceklerden uzak durun yemeyin. Evlerinize almayın, aldırttırmayın. Klasik natural yiyin için bilmem neyinin üzerine bilmem ne kondurulmuş bilmem ne tatlısı yiyeceğim diye uğraşma. Yaptır evde süt kaşı, vur kaşı. Yaptır irmik helvasını, vur kaşı. Bir sürü tatlandırıcı, bir sürü üzerinde hazır malzemelerle yapılmış tatlılar yemeyin. Yemeyin kardeşim. Temiz değil. Bakın temiz değil. Ayet-i kerimede size helal ve temiz şeyler. Helal ve temiz şeyler.
Helal ve temiz. Yiyecek ve içeceğin üzerinde arayacağınız iki unsur. Helal olacak, temiz olacak. E tamam, helal paketlenmiş kardeşim. Paketlenmiş. Allah muhafaza eylesin. Millet bangır bangır bağırıyor bu ara. İşte ne o gıda fiyatları yükselmiş. Bilmem ne domates bu kadar, patlıcan bu kadar. Ya biz çocukluğumuzda kışın domates patlıcan mı bulurduk ya? Biz çocukluğumuzda kışın salatalık mı bulurduk ya? Kışın göbeğinde kabağı kimi kaybetmiş de sen bulasın. Millet şimdi yaz, kış patlıcan, kabak, biber yiyeceğim diye uğraşıyor. Yaz, kış.
Kardeşim yeme ya. Yeme. Hadis-i şerif var. Yazın yazlık yiyeceksiniz, kışın kışlık. Yazın yazlık yiyeceksiniz, kışın kışlık. Yazın kışlık. Kışlığı da yazın yemeye çalışma. Sünneti uygun yaşa. Sünneti uygun yaşa. Allah bizi onlardan eylesin. Haklarınızı helal edin inşallah. Bizden yana da helal olsun inşallah. Rabbim muhafaza eylesin cümlemizi. Ümmet-i Muhammed'i ve memleketimizi Cenab-ı Hak muhafaza etsin, korusun inşallah. Buyur usta. Şüpheli ya, giymeyi vereceksin.
Bana sorarsan, bak bana sorduğunuz zaman benim felsefem belli. Bakarım ben. Aa, bu deri ne derisi olduğu belli değil mi? Belli değil. Giymeyi verin mi? Almayı verin mi? Ona sorsan zaten bu domuz derisi mi, keçi derisi mi, koyun derisi mi? Onu söyleyecek. Satıcı bilecek mi sanki? Orada o da şeyde tezgahlar diyecek ki, bilmiyorum abiciğim. Bitti. Gittin bir ayakkabıcıya, ayakkabıcıya soracaksın şimdi. Yüzde yüz deri demiş. Kardeş ne derisi bu? Söyleyecek mi sana? Söylemeyecek. Şüphelendin. Giymeyi vereceksin, almaya vereceksin. En temiz hayvan eti keçi etidir. En temiz hayvana eti keçi etidir.
Bakın, hayvanların içerisine en temiz et keçi etidir. Hayvanların içerisine en temiz et de keçidir. Keçi çamurunun üstüne yatmaz bile. Keçi yerden bir tane ot yemez. Biz kaybettik bunları hep. Biz bunları kaybettik. Biz şimdi necaset yiyoruz hep. Necaset yiyoruz. Kadınlar, kızlar, çocuklar bu keçi eti deyince, aa bu kokuyor ama. Hiç yedin mi? Hiç yedin mi? Ay yemedin. E nereden koktuğunu biliyorsun? Millet diyor ya, kokuyor diye. Veya işte kuzu eti. Kokuyor ama. Allah Allah.
Neye koksun? Koyun koyuna kokacak. İnek ineğe kokacak. Deve deveye kokacak. At ata kokacak. Neye kokacak? Kokuyor ama o. Bize böyle böyle alıştırdılar. Zeytinyağı yemeyin. Aa neden? Kalp hastası yapıyor. Kolesterol yapıyor. Ne yiyeceksin? Amerika'nın çiçek yağını yiyeceksin. Bir de türkü patlatacaksın, zeytinyağını yiyemem aman diye. Ismarlama türküdür o. Ismarlama türküdür o. Ege türküsü olarak söylenir, ısmarlamadır. Amerikalıların ısmarlama türküsüdür o. Hiç alakası yoktur. Şimdi şimdi anlaşıldı. Zeytinyağı yiyin Allah. Zeytinyağı yiyin. E ne oldu?
Günaydın. Kur'an'da geçiyor. Zeytin. Kur'an'da geçiyor. Şifa. Cennet nimeti. Cennet nimeti. Şimdi millet tutturmuş. Ağır geliyor bize. Sen ağırını alıyorsun. Sen gidiyorsun dip zeytinini alıyorsun. Dip zeytinin yağını alıyorsun. Sen gidiyorsun dördüncü, beşinci, altıncı kalite yağ alıyorsun. O yüzden ağır. Ne o? O normalde bizim orada zeytinler sıkılır çıkan pirinası vardır. Pirina deriz biz onu. Çekirdek. Çekirdeğine alırlar bir daha sıkarlar. Büyük yağ fabrikaları. O çekirdeğine alır pirinayı bir daha sıkar onu. Bir daha sıktıktan sonra bir daha yağ çıkar ondan.
Yüz kilodan yirmi kiloya yağ çıkarır örneğin. Onlar normalde o baskıları, baskülleri daha kuvvetli. Yüz kilodan yirmi kiloda yağ çıkarır, onu satar sana. O zaman koku da olacak, ağırlık da olacak. Allah muhafaza eylesin. Temiz ve helal. Temiz. Evlerinize zeytinyağından başka bir yağ katmayın. Doğu tarafına da güzel kilitliğe kadar geçiyor.
Tabii. Ya komple Yunanistan'a, İspanya'ya ihracat ediliyor. Kendi vatandaşımız yiyemiyor bizim yağı. İhraç ediliyor. İhraç ediliyor. Yemiyor bizim vatandaşımız. Neden? Yedirilmiyor. Size sağlıksız olan yediriliyor. Siz sağlıklı olanı dışarı gönderiyorsunuz. Sağlıksız olanı siz yiyorsunuz. Ne yağıyor millet? Çiçek yağı. Bize diyorlar çiçek yağı, televizyonda bir program çiçek yağının özellikleri ve güzellikleri. Bir ara bir furya esti. Ne? Fındık yağı. Bir ara bir fındık, bir şey daha esti. Amerika'dan gelen mısır yağı, mısır özü yağı, kanola yağı.
Daha bir sürü yağ. Gaydır kupak, bir sürü yağ çıktı. Hiyo millet. Yeme kardeşim ya. Az ya, öz ya. Şişman olmak zorunda değilsin. Semirmek zorunda değilsin. Ayda beş kilo çiçek yağı yiyeceğine git iki kilo zeytinyağı ye. Bitti. İki kilo zeytinyağı yiye. Vallahi de billahi de şifa bulacaksın. Vücudun rahatlayacak. Beynin rahatlayacak, kafan rahatlayacak, damarların rahatlayacak. Adelelerin rahatlayacak. E yok. Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. El Fatiha'ma selağutun.
Amin. Ecmel. Destur.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi