mustafaozbag.org

564. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 27 Nisan 2018 · 43:11

Selamun aleyküm. Allah gecenizi ayılesin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Erken seçim kararı ve ittifaklar hakkında ne düşünüyorsunuz? Hayırlı uğurlu olsun milletimize. İnşallah Rabbim en hayırlı yöne çevirir. İnşallah Kur'an'a, sünnete, Kur'an ve sünnet mücadelesine, vatan ve millet mücadelesine hayırlı bir yönetim seçilir. İnşallah hayır olur. Şey güzeldi, bir arkadaş göndermiş bana. Fatih göndermişti galiba. Ercan burada mı? Gelmedi mi?
Herhalde Mercan göndermişti. Böyle bir şey, ne o, oy kullanmayın diye. Bir şey vardı, ne o, video vardı, evet. Her seçim döneminde böyle bir şey başlatıyorlar ya. Ondan sonra oy kullanmayın, oy kullanmayın diye. Ondan sonra hani demokrasi batıldır. İşte oy kullanmak mı diyor küfürdür, seyreden var mı içinizde? Oy kullanmak haramdır diyor. Demokrasilerde oy kullanmak harammış. Oy kullanmak mı demokrasilerde oy kullanmak. Demokrasilerde oy kullanmak haramdır. Demokrasi adı altında oy kullanmak haramdır. Evet.
Böyle enteresan şey var. Ne o? Bir video dolaştırıyorlar gene. Allah hayırlısını emesin inşallah. Biz şeyde kalmışız, ne o? Riyayla alakalı hadisleri okuyormuşuz. İnşallah buradan birkaç hadis okuyacağım. Gelen sorulara da bakayım. Tevazı göstermede Hz. Epir, tevazı göstermede toprak gibi oluyor.
Peki, tevazı göstermek keramet midir? Tevazı sünnettir. Bir şey keramet diyebilmemiz için olağanüstü bir şey olması lazım. O yüzden sünnet-i seniye başlı başına, kendi içerisinde keramettir zaten. Bir sünnet-i seniyeyi icra etmek, işlemek bu zamanda yüz şehir sevabı vardır. O yüzden tevazılı olmak da Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in Hazretleri'nin güzel ahlaklarından birisi.
Hüzün kuyusundan Allah'a sığının. Ashab Ya Resulallah, hüzün kuyusu nedir dediler. Resul-i Ekrem, cehennemde bir vadidir. Cehennem bile günde yüz defa bundan Allah'a sığınır buyurdu. Ashab Ya Resulallah, buraya kim girecektir? dedik. Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, amelleri ile gösteriş yapan okuyucular girecekler dedi.
Bu okuyucular işte hani bir yere çağırıyorlar bir Yasin oku veya bir yere çağırıyorlar bize Kur'an oku, bir yere çağırıyorlar bize Mevlüt oku filan böyle işte bu tip insanlar var. Bir de okuyucular var. Cenazelere gidiyorlar. Bu onlardan değil. Allah muhafaza eylesin. Teberani'nin rivayeti müthiş. Yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri cehennemde öyle bir dere var ki cehennem günde dört yüz defa onun şerrinden Allah'a sığınır.
Burası riyakar hafızlar. Gösteriş için sadaka verenler, gösteriş için hacca gidenler ve gösteriş için Allah yoluna çıkanlar için hazırlanmıştır. Allah muhafaza eylesin. Riyakar hafızlar. Gösteriş için sadaka verenler, gösteriş için hacca gidenler, gösteriş için Allah yoluna çıkanlar.
En önemlisi bu son nokta beni ve kardeşlerimi ilgilendiren bir şey. Allah yoluna çıkarken riyakar yapmak, gösteriş yapmaktan uzak durmak. Rabbi muhafaza eylesin. Ameli ile sumha edemem. Yani başkasını duyurmayı kast edemem. Biz işte bugün açları doyurduk. Ben günde kaç aç doyuruyorum biliyor musun? Ben kaç tane yetim bakıyorum biliyor musun? Ne kadar benim yardım ettim mi biliyor musunuz? Filancı'ya da ben yardım ettim. Fişmancı'ya şöyle bir şey yaptım. Yaptığı ameli bir başkasına duyurmak. Bugün sabah namazını kıldıktan sonra amelini duyuruyorum.
Amelini duyuracak. Gece teheccühe kalktığımda amelini duyuracak. Ben her gece teheccühe kalkarım da bu gece teheccühe kalktığımda o harika. Her gece teheccühe kalkıyormuş. Bir amel işlediğinde amelini bir başkasına duyurmak. Bir başkasına anlatmak. Allah muhafaza eylesin. Ondan bahsediyor. Ameli ile sumha edene. Allah-u Teala sumha cezasını riya edene de riya cezasını verir. Sumha eden yani amelini bir başkasına anlatana bunun cezasını amelle riya yapana da riya cezasını verir. Allah muhafaza eylesin inşallah.
Abdülrahman es-i Sülemi Setr-ü Sofiye adlı eserinde ve Deylemi rivayetlerinde Resul-i Ekrem şöyle buyurmuştur. İki şöhretten sakının. İki şöhretten sakının. Sufi ve derviş ve derviş kılığına girip kabakumaş giyerek sufilerden görünmekten kıyamet günü şiddetli azap olacak olanı kendisinde hayır olmadığı halde insanlara kendisini hayırlı gösterinlidir.
Bunlar ne yapıyorlar? Dış kıyafetleri sufi. Derviş kıyafeti. Ama içleri sufi değil. İçleri derviş değil. Dışı derviş, içi derviş değil. Dışı iyiymiş gibi görünüyor. İçi kötü. Allah rahmet eylesin Şeyh Efendi Hazretleri öyle derdi. Dışı yeşil türbe, içi estağfurullah töbe derdi. O yüzden bizim yolumuzda, bizle beraber yol giden kardeşler böyle dışlarını dervişliğe çevirmeye çok özenmesinler.
Asıl içlerini dervişliğe özendirecekler. İçleri derviş olacak. Allah rahmet eylesin Şeyh Efendi bize sakalı rüyada görmedikten sonra bıraktırmazdı. Ben birkaç sefer böyle yüksündüydüm. Sakal bırakayım diye. Böyle kendimce yüksünmek değil de işte böyle istediğimi sakal bırakmak için hiç seslenmedi bana. Ondan sonra bir gün rüyamda sakalımı toplatıyorum böyle. Sakalım uzamış. Kendisine dedim rüyamda sakalımı toplatıyordum dedim.
Şimdi bırak sakalını dedi. Sonra geldiğinde dedi, sohbetlerde de derdi. Sakal bırakınca bir kimse ağzından yalan çıkmayacak, yemin çıkmayacak, kıymet çıkmayacak dedi, kodu çıkmayacak derdi. Bir kimse sakalını bıraktı mı çünkü sakal o kimsenin kimliği olur. O bir İslam kimliğidir. Sarık İslam kimliğidir.
Bakın İslam kimliği. O yüzden o kimse mesela diyelim ki dışarıda bir sarıkla dolaşmayız. Dışarıda haydariyle dolaşmayız. Bunlar sufi kimliğidir. Ola ki bir hata, bir kusur işlersen yola zarar verirsin. Sen kocaman sakalınla bir kadına, bir kıza bakarsan yola zarar verirsin.
Sırtındaki haydarıyla, kafandaki sarıkla bir yanlışlık yaparsan yola zarar verirsin. Biz nereye dervişiz biliyor musun? Dediğin an yola zarar verirsin. Biz de dervişiz. Hani bizden hata çıkmaz. Yola zarar verirsin. Allah muhafaza eylesin. Yine deylemi rivayet etmiş. Allah bütün riyakarlara cenneti haram kılmıştır. Allah riya yapanlara cenneti haram kılmıştır. Yine deylemi rivayet etmiş. Gösteriş için sufi kılığına girenlerin şerrinden yeryüzü Allah'a sığınır. Onların şerrinden kurtulmak için yüksek sesle Allah'a yalvarır. Gösteriş için sufi kılığına girenlerin şerrinden yeryüzü Allah'a sığınır.
Onların şerrinden kurtulmak için yüksek sesle Allah'a yalvarır. Allah muhafaza eylesin. Yine İbn-i Mace rivayet ediyor. Nice oruç tutanlar var ki onlar için oruçlarında açlıktan başka bir şey yok. Nice gece ibadet edenler var ki kıyamlarında onlar için uykusuz kalmaktan başka bir kar yok. İmam-ı Ahmet ve Taberrani. Onların da aynı şekilde rivayetleri var. Yine Deylevi rivayet etmiş. Cennetin güzel kokulları 500 yıllık mesafeden alınır. Ancak ahiret ameli ile dünyalık arayanlar bu kokuyu alamaz daha. Ahiretlik ameli ile ne yapacak o kimse? Dünyalık aramayacak. Namaz kıldığını gösterip daha ucuz bir mal almayı hesaplamayacak.
Ne bileyim herhangi bir dünyalık metaya ulaşmak için ibadetini öne çıkarmayacak. Dünyaya kavuşmak için ibadetlerini o dünyaya ulaşmaya basamak etmeyecek. Allah muhafaza eylesin. Yine Taberrani Bey Haki ikisi rivayet etmişler. İnsanların gördüğü yerde namazını güzel kıldığı halde yalnız kalınca aynı şekilde güzel kılmayan kimsenin bu hareketi Rabbisine karşı yapılmaz bir ihanettir.
İnsanların arasında namazı tadil erkan ile kıl, evde tek başına kalınca velat talil amin hemen anında çıtır çıtır çıtır çıtır namazı kıl. Camide tadil erkan'a riayet et, yavaş hareket et ama evde kalınca beş dakikada beşiktaş et. Allah muhafaza eylesin. Hakim ve tirmizi rivayet etmiş. Ümmetimde şirk, taş üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesinden daha gizlidir. Allah muhafaza eylesin.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden dua ederekten, onun ağzından sohbeti bitirelim. Allah'ım bilerek ve bilmeyerek işlediğimiz günahlarda senden mağfiret diler, bilmeyerek sana şirk koşmuşsak sana sığınır ve senden ah dileriz. Amin. Ecmai. Allah razı olsun. Şeytanın aşık olmayışı cebri midir? Kim dedi ki şeytan aşık değil diye? Soru kimin? Kim dedi şeytan aşık değil diye?
Bir yerden mi okudun? Okuduğun eser hatırlıyor musun? Bu varlık aleminde ona aşık olmayan var mı? Soru sola. Nefsine bir şey bağlayabilirsiniz.
Bu haklı var. Yani insan birbirine yardım ederken. İşte Allah için değil. Bu nefsine hoş geliyorsa. Bu da bir sınır var mı? Sonuçta nefsin işi, hak ve hakikate giden yolda bizim önümüze engel çıkarmak. O yüzden nefsimize ağır gelen muhakkak bir şeyler olur. Bu da imtihanın sır. Ne hayır, hasenat doğru, hak ve hakikate doğru yönelirken, nefsimiz her daim, herhangi bir meselede.
Onunla başka bir yerde, bu yerinde birisini çıkarır, birisine başka bir şey çıkarır. Sıkıntı verir, haktır. İbadetler, birisiler, sualim, oruçta koşuna gider mi? Gider, seni ibadette alkışlayabilip, cömertlikte canını sıkabilir. Veya namazda seni alkışlayıp, oruçta canını sıkabilir. Olabilir, olabilir. O hep oyun peşindedir. Burada sufi, rahdın çocuğudur. O esnada, o vakitte yapması gerekeni yapması gerekir. Nefis yapması gereken bir şeyi ya öteler, ya reddeder. İkisinden biri. Burada, o vakitte ne yapması gerekiyor? Bu vakitte derse gelmesi gerekiyor. Şimdi işte örneğin, vakit ne?
Ders vakti. Nefis, buna engel çıkarır. Şeytanla beraber olur, birine oradan vurur. Evde hanımı yemeğe geç hazırlar. Bir oyuna yemekten uğraşıyordur, didişiyordur. Yemek yiyeceğim diye adam bekler. Hanımının üzerinden şeytanın didiştiğini görmez. Onu görecek, hanımına diyecek ki, getir şuraya peynir, zeytin. Ben yiyeceğim, yiyeceğim. Beklemeyeceğim yemeği. Hanımına kızmayacak. Hanımına kızarsa o esnada yine kaybeder. Örnek. Veyahut da derse gelecek, şunu da yapayım, bunu da yapayım, bunu da yapayım. Nefis ve şeytan onu tehir ediyor. Ona doğruymuş gibi geliyor o söylediği, dediği şey.
Oysa tehir ettiriyor nefis ona. Nefsin bu noktada türlü türlü hilesi, dessesi, oyunu vardır. Şeytanla beraber oturur, sana söz geçiremezse, senin etrafındaki bir kimseye söz geçirir. Oradan vurur seni. Sen dersin ki derse gideceksin, öbür taraftan dolaşır, babanla vurur, annenle vurur, eşinle vurur, çocuğunla vurur. Kayınvaliden vurur, kayınpederinden vurur, bir yerden vurur sana.
Bu daha her zaman için geçerli. Bu başka ibadet içinde de olur. Herkesin zayıf olduğu bir nokta vardır. Nefis, şeytan o zayıf olduğu noktadan onu tuş etmek ister. Onu tuş etmek istediğinden dolayı oradan vurur. Biz direkt bize vurmasa dahi etrafımızdan vurur, yanı başımızdan vurur, bir yerden vurur. Herkes için hak bu. Bu birinin o konudaki ya herkese aynı noktadan vuracak, herkese aynı daireden vuracak diye bir kaydı yok. Herkese farklı noktadan vurur. Herkese farklı nefes verir. Herkese farklı bir tecelliyata bürünür. Bu herkese aynı olmaz. Burada dervişi koruyacak olan, burada o Allah yolunda koşturacak olan kimseyi koruyacak olan tek felsefe, mantali de kendini disiplin etme açısından.
Benim şu anda ne yapmam lazım? Bunu kendi kendine hesabat edecek. Çünkü İslam'da bütün hayır, hasenetler, ibadetler vakte bağlıdır. Vakit önemlidir. Mesela işte yaslı namazının vakti girdi. Sen ondan önce namaz kılamazsın. Veya akşam namazının vakti çıkacak. Vakti geçirme. Veya oruç tutulacak. Orucun vakti var. Ayı belli, yılı belli, günü belli, saati belli, dakikası belli. Sen o vakti tabi ol. Veyahut da bir kimsenin günlük verdiği var. Günlük verdiğinin vakti var. Sen o vakti kaçırmamaya gayret et. Veyahut da o esnada senin önüne bir şey geldi. Sen onu yapmakla mükellefsin. Ondan sorumlusun.
O şey senden geçip gittikten sonra bir anlamı kalmayacak. Sen o vakti kolla. Hemen önüne geldi. Önüne gelen o meseleyi hallet. Vaktin çocuğusun sen. O amel de vaktin çocuğu. Çocuk dahi belli bir zamanda emiyor. Ne kadar? İki yıl emecek örneğin. Onun vakti. Sen çocuğunu emzirmene bak. Vakte göre davran. O çocuk dört yaşına gelince emmeyecek zaten. Sonra emzirseydim diye düşünmeyeceksin. O esnada vakit o vakitte. Veyah bir kimse eline haç parası geçti mi? Geçti. Haç parası geçtiği anda hacca gidecek. Onun için vakit tamam oldu. Haç parası eline geçtiği halde hacca gitmezse Hristiyan veya Yahudi olarak ölmesinde bir beis yoktur.
Haç parası eline geçtiği anda ona farz oldu. Sonra parayı kaybetti. Harcadı parayı. Gitti kat aldı, yat aldı, araba aldı, bir şey aldı. Ondan sorunlu o haçtan. Öldü. Öldü o kimse. Hadis-i şerif Hristiyan veya Yahudi olarak ölmesinde bir beis yoktur. Neden? Para eline geçtiği anda ona farz oldu çünkü. Haç. Para eline geçmediydi. Gidecek durumu noktası yok. İşte yol bulabilen hani gitsin demiş. Elinde para var. Ondan sonra yol bulamadı. Yol bulamadı. Yapacak bir şey yok. Ama yol var mı? Var. Yol bulabilen demiş.
Ya ben erkek olarak söylüyorum. Yazıldı çıkmadı. Hani işçi vizesinden gidiyor millet çatır çatır. Yazıldım çıkmadı deme hakkın yok. Bak yazıldım çıkmadı deme hakkın yok. İşçi vizesi var mı var gidiliyor mu gidiliyor. Vaktin çocuğu. Vakit geçti. Ramazan geçti. Ramazanda oruç tutacaktı. Ramazan girdi. Ramazan girdi. Ramazanda orucu tutmadı. Lanet olsun o kimseye. Hadise bak. Lanet olsun o kimseye. Ramazan ayı gelir, biter, af olmamıştır. Lanet olsun o kimseye. Annesi babasının yaşlılığına yetişmiştir de af olmamıştır.
Lanet olsun o kimseye. Benim adım anılır da orada salatu selam getirilmez. Allah'ın da sallallahu aleyhi ve sellem. Bak vakti geçti. Oruç geldi. Bitti Ramazan ayı. Af olmazsa diyor lanet olsun o kimseye. Yani vaktinde Ramazan ayında sağlığın yerindeyse orucunu tut. Lanet olsun o kimseye.
Annenin babanın yaşlılığına denk geldin mi? Evet. Annenin babanın bakımına ihtiyacı var mı? Evet. Erkek evlat mısın? Evet. Annene babana bakmakla mükellefsin. Annen baban vefat etti. Senin yaşlılığına rastladığın halde sen onların duasını almadıysan. Onlarla, onların bakımıyla ilgilenmediysen, helallığını almadıysan yandı çikketen emniyor.
Lanet olsun diyor. Allah'ın lanetiyle dolaşıyor ortalıkta. Allah muhafaza eylesin. Allah kimsenin başına vermesin. Kolay bir şey değil bu. Hani meşhur ya ashabtan birisi sol nefesini veremiyor böyle. Rivayet ederler. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden söylerler. Koşa koşa gider o. Bakar. Sol nefesler. Annesi nerede der? Derler ki Medine'nin dışarısında. Kenar mahallesinde yaşıyor. Gider annesini bulur. Derler ki oğluna hakkını helal et. O da der ki etmem. Neden? O der eşinin sözüne bakaraktan benimle hiç ilgilenmedi. Eşinin sözüne baktı.
Eşinden korktu. Eşinden çekindi. Eşinin ağzına baktı. Benimle hiç ilgilenmedi. Hiç ilgilenmedi. O yüzden hakkım helal değil. Bir rivayette ateş yaktırdı diyor. Böyle bir çarşafın içerisine koydurdu. Hasta sahabeyi ateşin içine atacak. Ben ümmetimin diyor şeyde ne yap? Mahşerde yanmasına gözüm içim dayanmaz. Burada yansın diyor. O zaman annesi diyor ki ben evladıma kıyamam. Hakkım helal olsun diyor. Eşedü en la illa illallah ve eşedü en muhammedın abdu ve resul diyor. Lanetlik iş. Şimdi erkekler bunu duyunca eşlerine benim anneme bakmakla mükellefsin demesin. Buradan bunu çıkartmasın lan. Yok.
Erkeklere farz. Annesine babasına bakacak. Sufiler bundan kıypıttırmayacaklar. Bakmakla mükellefler. Anneye itaat olmaz. Anneye bakılır. Babaya itaat da Kur'an ve sünnet tarihesinde. Makulde de itaat var. Makul olmayan da itaat yoktur. Bir kimsenin babası makul bir şey söylüyorsa ona itaat edilir. Öbür türlü edilmez. Allah muhafaza eylesin. Bunun gibi. Sufi vaktin çocuğudur. O ibadet o esnada geçerli. Anne baba öldü bitti. Gömdün bitti. Neye bakacaksın? Bakacak bir şey yok artık. İlgilenecek bir şey yok.
Bende ne ana var ne baba var şimdi. Var mı ilgilenecek bir şey? Yok. E baba gittiğinde 16 yaşındaydım. Ya annemin normalde yaşlılığına, sağlığına yetiştik hamdolsun. E hadi bak şimdi babana, annene. Yok. Vaktinle. Ve Allah rahmet eylesin. Şeyh Efendi vefat etti gitti. Hadi ameliyat olsun, hasta olsun da yanında dur hadi. Hadi bir yere gidecek arkasından koş. Yok bitti. Vaktinde. Vaktin çocuğu. Vaktin o vakit. İbadet o esnada. O vahti kaçırmazsa, nefisle mücadelede en büyük şey budur, ölçü budur. Sen o esnada yapman gerekeni yapmaktır nefisle mücadele. Nefisle cihat odur.
O esnada yapman gerekenle. Sinirlendin o esnada tam tokat vuracaksın. O esnada nefsinle mücadele edeceksin. Elini indirmesini bileceksin. Diyeceksin ki bu benim eşim, vurmayayım. Diyeceksin ki bu benim çocuğum, vurmayayım. Alışmasınlar. O esnada. Sinirlendin o esnada boğazını sıkacaksın o kimsenin. O esnada sakin ol. O esnada sakin ol. Efelik, kabadayılık, öfkelendiğinde öfkene hakim olmaktır. Yiğitlik, öfkesine hakim olan insana yakışır. Yiğitlik. Öfkelendi ağzından çıkanı kulağı duymuyor.
E üç dakika sonra söylediğine pişman. Ya hakkını helal et ben sinirlendim bunu söyledim. Ne anlamı kaldı yiğitliğinin? Pişmanla mı kalmadı? Ya hanım ya kusura bakma ben sinirlendim sana bir laf söyledim. Nerede kaldı adamlığın senin? Nerede kaldı adamlığın? Veya çocuğuna tersten vurdun işin kolay tarafı. E üç dakika sonra? Yani öyle değilmiş mesele. Nerede kaldı babalığın senin? Sakin ol, bekle. Öfkeni yut. Sakinleştir kendimi. Kur'an ve sünnet ölçüsüne vur, dinle. Ondan sonra ne söylemen gerekiyorsa söyle.
Doğru olan o. Allah bizi affetsin inşallah. Şeker hastası bir kişi sıcaklarda uzun yaz günlerinde oruç tutamazsa, günlerin kısa olduğu kış aylarında oruç tutmasında bir sakınca var mıdır? Normalde bir kimse şeker hastasıysa, normalde oruca dayanamıyorsa, o kimse dayanamadığı günler var ise evet, kışın onları iade edebilir. Ama dayanamıyor. Ya şeker hastasını oruç tutması, zaten doktorların hepsi de diyor tutmayın diyor. Ve kimse tutabiliyorsa tutacak. Tutamıyorsa, varsa mali durumu diyetini verecek. Kışın tutabiliyorsa, kışın tutmaya gayret edecek. Onu da tutamıyorsa, varsa mali durumu diyetini verecek. Bu sadece şeker hastası için değil, bütün hastalar için.
Tansiyon hastası, kalbinde rahatsızlık var. Çok zayıf, gücü yetmiyor. Bunlar kendilerini zorlamayacaklar. Çünkü daha büyük sıkıntılara yol açabilirler. Yani bu böyle sıkıntı olabilir. Örneğin ben bazen kandil günleri tutmak dahi istemiyorum. Sebebi şu, yani gidiyor, kafa gidiyor şeyde ne o? Akşamüstü iyice. Yani iftar ettikten sonra, iki saat sonra kendine geliyorum. Ayakta duruyorsun, gözlerin açık ama gidiksin. Senin gidik olduğunu kimse bilmiyor. E sohbet, herkes sohbet bekliyor senden. Orada ayrı bir performans lazım. Toplanmış bin kişi, iki bin kişi. Eee benim kafa gidik, ne yapacaksın? He, o da güzel.
E normalde mesela o kimse tutmasa da, hakkı Allah yersin inşallah. Kimin soru? Diz-i Şerif'te Peygamber Efendimiz'in zayıf hadis yok dediğinizden bir soruyu söylüyor. Şaban ayının 15'inden sonra oruç tutmayın diyor. Uyumluyorum. Başka hadis-i Şerif de var. Şaban ayında en fazla orucu Şaban ayında tutardı diye. Recep'te 15'i geçtik. Recep'te 15'i geçtik. Şaban'da da 15'i mümkünse geçtik. Yalnız Şaban ayında Ramazan'a gelirken son 2-3 gün tutmamış hiç. Bütün hadis-i Şerif'te bu noktada şey. Şaban'la Ramazan'ın arasını ayırt etmek. Pazartesi'den çamber tutanlar son 15 gün bırakmasınlar. Son 15 günde bırakmayacaklar. Devam edecekler. Son Ramazan'a 2 gün kala, 3 gün kala orucu kesip.
Ramazan'la Şaban'ın arası ayrılsın diye. Yani insanlar, bilmeyenler o zaman için hadis var. O yüzden biz hadise uyalım diye söylüyorum. O zaman için insanlar ne zaman Ramazan başlıyor belli değil. Ay'a göre hareket ediyorlar ya. Yani ilan edecekler. Şaban'ın son 2-3 günü oruç tutmazlar. Haber beklerler. Ay'ı gözetleyenlerden haber bekliyorlar. Hatta son 1 gün, 2 gün, yani Ramazan'a gelirken 1 gün, 2 gün, mesela sahura kalkarlar, niyetlenmezler ama. Gün belli değil ya, mesela sabah saat 6'da davullar çalabilir Ramazan girdi diye. O yüzden Ramazan girdi diye sabah 6'da, 5'de, 7'de vakit girdi diyebilirler. Öyle olunca temkinli davranıyorlar. Yani geceden birkaç sokma bir şeyler yiyorlar, niyetlenmiyorlar, bekliyorlar.
Davullar çalınca hemen herkes niyetleniyor. Ta bu ashab zamanından şey var, haberdar etme aletlerinden birisidir. Davul çalmak, sela okumak. Mesela bir haber ulaştırılacaksa davullar çalar, sela okunur. Ha herkes bilir, sela okundu mu, İslam'da sela okundu mu önemli bir şey var. Cuma önemlidir, o yüzden önceden sela okunur.
Cumaya hazırlık yapın. Bayram namazı önemlidir, sela okunur. Bayram namazına hazırlık yapın. Perşembe geceleri yatsı namazından önce sela okunur. Bugün perşembe gecesi yatsıya gelin, muhakkak. Bugün cuma gecesi yani. Sela okunur. Veyahut da gündüz aniden sela okunursa, önemli bir haber var demektir. Müslümanlar hemen sela okunan yerlere toplanırlar, sela okunan yerden ilanat edilir.
Bir duyuru vardır orada. Bu öyleydi önceden. O yüzden mesela insanlar beklerler. Gece sahur yaparlar ama niyetlenmezler. Olar ki sabahleyin erkenden veya 6'da, 7'de birisi ayı gördüm derse o gün oruç farz oldu ya. O gün hemen herkes niyetlenir. Hatta bazı rivayetler vardır. İşte o gün bir şey yiyer, o saatten sonra orucu tutar mesela. Böyle rivayetler vardır. Hadis kitaplarına baktığınızda mesela işte saat 5.30'da, 6'da bir şeyler yemişmiş. Ama selalar okunmuş, o kimse de niyetlenir oruca. Böyle hadisleri de okuyabilirsiniz. Veyahut da mesela işte aşureyle alakalı Yahudiler oruç tutunca, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri sorar. Medine'de karşılaşıyor çünkü bu oruçla.
Bunlar ne orucu tutuyorlar diyorlar ki Musa aleyhisselamın firavundan kurtulduğu günü şükür amacıyla oruç tutuyorlar. Bu oruca biz layıkız diyor onlardan fazla diyor. Hemen haber verin herkese diyor. Şimdi oruca niyetlensin, niyetlenmek isteyen. Yani yedi, işte önemli değil. O esnada bütün ashab niyetleniyor o gün oruca. Aşure orucu dediğimiz o oruca o gün hemen anında niyetleniyorlar. Buna biz daha layıkız diyor. Böyle uygulamalar var. Tabi bu uygulamalar o esnada yeni bir ibadetle alakalı. Yani ibadet yeni. Mesela aşure orucu yeni. Aşure orucu zaten oruç zaten farz değil Mekke'de. Medine'ye hicret ettiklerinde de henüz daha farz değil.
Medine'ye hicret edildiğinde de oruç henüz farz değil. Oruç farz olmazdan önce Medine'ye münevvere de aşure orucu tutulurdu. Henüz daha oruç farz değildi. Oruç farz kılındıktan sonra zaten aşure orucu ile alakalı serbest bıraktı. Bundan sonra isteyen aşure orucu tutsun, isteyen tutmasın dedi. O yüzden Şaban ayı ile alakalı normalde Hazreti Ayşe annemizin rivayeti çünkü. Biz hiç iftar etmeyecek zannederdik diyor Şaban ayında. O kadar çok tutardı. Ama son 2-3 gün kala tutmazdı. Bu rivayetler de var. O yüzden hani bir kimisi 3 aylar orucu diye niyetlenir ya. 3 aylar orucu niyetlenmesi yok mesela. Bir kimse Recep'i ne varsa örneğin borcu 66 gün tutacaksa 3 aylardan önce başlar. Yani 2 ay ondan öncesinde başlar.
Ramazan'a gelirken birkaç gün ara vermesi lazım. Ramazan'a girerken birkaç gün ara vermek sünnet. Ara vermemek mekruh. Sünnete aykırı. Ben 3 aylar orucu tutuyorum. Ondan sonra işte hemen Şaban'dan Ramazan'a eklemek yok. Mekruh. Allah muhafaza eylesin. Amin. Fa'alem ennehu Leng El Fatiha. Allah muhafaza eylesin.
Allah muhafaza eylesin.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi