Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 22 Kasım 2020 · 38:50
Ya Hak! İşte Hristiyanlar tümden gönül verdiler ona. Zâti avâmın taklidindeki güç de nedir ki? Gönüllerine sevgisini ektiler, onu İsa'nın vekili sandılar. Oysa ki o gizlice tek gözü lanetlenmiş deccaldı. Ey Allah'ım sen feryadımıza eriş, ne de güzel yardımcısın sen. Burada kalmıştık. Ey Allah'ım! Yüz binlerce tuzak var, resim var. Biz de yemsiz, yiyeceksiz kalmış, haris kuşlara benziyoruz. Soluktan soluğa bir tuzağa tutulmuşuz. Tut ki birbirimiz, her birimiz bir doğan olalım. Bir zümrüğü de ankağı kesilelim. Bu gene de böyle.
Ey kimseye muhtaç olmayan Allah! Sen bizi her solukta kurtarırsın. Fakat biz yine tutar bir tuzağa gideriz. Biz şu ambara buğday yağmadayız derken yığılmış, toplanmış buğday yitirip gitmedeyiz. Aklımızı başımıza alıp da hiç düşünmüyoruz ki, buğdayın eksilmesi farenin yüzünden. Fare ambarımızı delili, ambarımız onun düzeniyle yıkılıp gitmiş. Yüz binlerce tuzak var, resim var. Biz de yemsiz, yiyeceksiz kalmış, haris kuşlara benziyoruz. Bir sürü tuzak kurmuşlar. Hani bir kimse bir kuşu yakılacaksa onun sevdiği yemi koyar orta yere. Siz bir köpeği yakalayacaksanız onu etle yakalarsınız. Onu etle tuzağa düşürürsünüz. Siz bir balığı yakalayacaksanız oltanın önüne balığın sevdiği bir yem koyarsınız.
Solucana gelen balık vardır. Solucana gelmeyen balığa gelen balık vardır gibi. Siz bir doğan yakalayacaksanız doğan taklidi yaparsınız. Siz bir ördek vuracaksanız, geçenlerde televizyonda izledim, sahte ördekler koymuşlar gölün üstüne, renkli. Ördek avcıları koymuşlar sahte ördekleri. Ördekler daha oraya gelirken vuruyorlar onu. Ördeği ördekle avlıyorlar. Her avcı hilecidir. Her avcı hilecidir, hile. Avcılık hileyle alakalıdır. Bir kimse ava çıktıysa tuzak kurar, hile kurar. İslam ise tuzak kurmaya bir tek düşmana karşı helal kılar. Harp hutadır, harp hutadır, harp hutadır düşmana karşıdır.
Siz müminlere tuzak kuramazsınız. Siz müslümanlara tuzak kuramazsınız. Siz la ila ila muhammeden resulullah diyenlere tuzak kuramazsınız. Kim tuzak kurarsa Allah o tuzakta onu batırır. Çünkü tuzak kuranların tuzağını Allah bozar. Bu manada tuzak kuranların tuzağını boşa çıkaracak olan Cenab-ı Hak'tır ayet-i kerime var. İşte insanları din tuzağına düşürürler. O kimse çıkar çok iyi dindar tuzağı kurar. O kimse çıkar sizden dini harika anlatır size. Müthiş belagatlıdır. Müthiş harfler ve cümleler kurar size. Aldatır sizi. Neyle? Dinle. Ne yaptı o Yahudi? Gerçekte Yahudi olan o vezir kendisini Hristiyan gösterdi.
Hristiyanların içerisine oturdu. Bunu ben Pavlos'a benzetiyorum. Pavlos gerçekte bir Yahudi hahamıdır. Ama Hristiyanların içine girer. Hristiyanmış gibi davranır. Ve aslında hiçbir havarinden hiç kimseyle görüşmemiştir. Ama şu anda dünya üzerindeki Hristiyanlığın büyük bir çoğunluğu Pavlos inancıdadır. Ve Pavlos bu manada Hristiyanlığı çok affedersiniz batırmış adamdır.
Cezayı kaldırır, yasakları kaldırır, Pavlos Hristiyanlığıdır. Ve bugün Vatikan, Pavlos Hristiyanlığı üzerine durur. Hazreti Mevlana bir protip koyuyor önümüze. Bu protipi koyarken Yahudilerden ve Hristiyanlardan bir protip koyuyor bizim önümüze. Müslümanlardan bir protip koymuyor. Müslümanlardan bir protip koymuş olsa Müslümanlar alınacaklar, kırılacaklar, üzülecekler. Ama Hazreti Mevlana Mesnevisinde öyle bir protip koyuyor ki bunu bir de Yahudilerden Hristiyanlığa geçmiş bir kimse olarak bunu önümüze koyuyor. Bu her dindar kesimin içerisinde olmuş bir şey. İnsanlar tarih boyunca dinleriyle aldatılmışlar. Dinleriyle kandırılmışlar. Dinleriyle sömürülmüşler. Dinleriyle vahşete götürülmüşler.
Dinleriyle aldatılmışlar. Dinleriyle kaybetmişler. İnsanlar bir şey yapacakları zaman toplumlara bir şey yaptıracaklarında önlerine onların din koymuş. Ama koydukları din Allah'ın dini olmamış hiç. Hep kendi inançlarını koymuşlar ortaya. Din adına katliamlar yapıyorlar ya şimdi. Bomba patlatıyor. Kimin dini o? Birisi gelecek şimdi buraya bir bomba patlatacak. Kimin dini o? Bir camide bomba patlatanın dini ne ki? Bir Şia camisinde bomba patlatanın dini ne ki? Bir sünni camide bomba patlatanın dini ne ki?
Bir tarikat ehline kafir diyenin dini ne ki? Bir başka dini kardeşine tuzak kuranın dini ne ki? Bir mezhebe, bir meşrebe, bir tarikata, bir cemaata, bir Müslümana La ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyen bir kimseye tuzak kuranın dini ne ki? Dini ne? Bir Müslümana kafir diyenin dini ne ki? Dini ne? Namaz kılmayana kafir diyenin dini ne ki? Oruç tutamayana onun kafir diyenin dini ne ki? Başını örtmedi diye bir kadına kafirsin diyenin dini ne ki? Sakal bırakmadı diye bir gencin kafir diyenin dini ne ki? Şavlar giymedi diye onu kafir diyenin dini ne ki?
Çarşaf giymeyen bir kadın sen mantolu da olsan çıplak hükmündesin, çıplak hükmünde dolaştığından kafirsin diyenin dini ne ki? Dini ne? Benim şeyhinden değilsin deyip de onu küfrü batağına batmış olarak görenin dini ne ki? Benim mezhebimden değilsin, benim meşrebimden değilsin, benim tarikatından değilsin, benim cemaatimden değilsin, o yüzden tuğ kakasın diyenin dini ne ki? İşte hep insanlar tarih boyunca birbirlerini din için katletmişler, din adına batırmışlar, din adına aldanmışlar. Kur'an bize diyor ki sizden ücret istemeyenlerin peşine gidiniz. Kur'an bize diyor ki Allah'a teslim olanların peşinden gidiniz.
Allah'a teslim olun. İşte tarih boyunca insanlığı vahşetten vahşete sokan insanlar hep insanların önüne din koymuşlar. Hristiyanlar neden geldiler, bilmem kaç sefer, haçlı seferi yaptılar. Getirilirken ne diye toplandılar? Din adına toplandılar. Din adına. Hala da din adına katliam yapılmıyor mu? Ara sıra Bosna'dan bahsediyorum, en son gördüğüm yer orası. Din adına katletmediler mi? Camileri bombalamışlar, mescitleri bombalamışlar, şehitlikleri bombalamışlar, tekkeleri bombalamışlar, yakmışlar din adına. Huzurevini yakıp yıkmışlar din adına.
Bir kişi hiç saat çıkmamış oradan. Bildiğiniz huzurevi, yaşlıların, ihtiyarların durduğu yer, hiçbir dinde yaşlıları ve ihtiyarları, çocukları, kadınları, silahsız insanları katletmek yoktur. Siz İslam adına da katletemezsiniz. Gidin İmam Muhammed Hazretleri'nin, İmam Muhammed'in İslam'da devlet hukukunu okuyun. Size ayetlerle, hadislerle, sivil insanların katledilemeyeceğini anlatır savaşta.
Size ayetlerle, hadislerle, yiyeceklerin, içeceklerin, hayvanların, kuşların, ormanların, yeşilliklerin, insanların, evlerinin yakılıp yıkılamayacağını anlatır size. Ayet-i hadislerle, İslam budur. Siz hiçbir sivili katledemezsiniz, öldüremezsiniz. Yapamazsınız bunu. Siz kılına dahi zarar veremezsiniz. Ama tarih, insanların din adına aldatmacalarıyla doludur. Ben bazen işte, hani Afganistan vardı ya, bundan işte 20 yıl önce filan Afganistan cihadı önde böyle. Ben diyordum ki arkadaşlara aldanmayın. Nasıl? Bu zamanda hiç kimse böyle bir cihat yapamaz. Arkasında süper bir devlet olmadıkça.
Kullanır sizi süper devletler. Ne oldu Afganistan cihadı? Nerede o mücahidler? Nerede kaldılar? En sonunda birbirlerini de vurdular. Evet, Rusya'nın dağılıp parçalanma projesiydi, Afganistan projesi. Evet. Çeçenistan ne projesiydi acaba? Ne oldu Çeçenistan'da? Nerede mücahidler? Kim adına, kimin adına savaşmışlardı? En son bir Çeçen komutanın nereye sığındığını söyleyeyim mi size? İngiltere'den oturum aldı, İngiltere'de yaşıyor şu anda. Irak Savaşı'nda Basra'da neden bir tane İngiliz askeri ölmedi ki?
Şia vardı Basra'da. Sistani nereden geldi Basra'ya? İngiltere'den geldi. İngiltere'den geldi. İngiltere'de yaşıyordu zaten. Hiçbir İngiliz hükümeti, kendi amaçlarının dışında yaşayan, kendi amaçlarına hizmet etmeyen bir Müslüman alimi, kendi topraklarında hür bir şekilde yaşamasına müsaade eder, ona pasaport verir mi zannediyorsunuz?
Sonra lazım oldu, oradaki şialar böyle kendi kafalarından İngilizlerle savaşma temayülüne girdiler. Apar topar Sistani geldi oraya, savaşı durdurdu, barış yaptırdı, özgür şimdi gene. Gitti gene İngiltere'ye gidiyor, İran'a gidiyor, ondan sonra Irak geliyor. Çok rahat. Neyle aldandı insanlar? Kendi memleketlerini, kendi vatanlarını kime karşı savunmadılar? İngilizlere karşı savunmadılar. Onlara İngilizlere karşı savunmama öğüdünü veren kim? Sistani. İsrail'in içerisinde Filistinliler yaşıyorlar. Onların da orada hocaları var, alimleri var. Ne yapıyorlar onlar? İsrail'le barış içinde yaşıyorlar, değil mi? Kendi topraklarını işgal etmiş, kendi atalarını, ecdatlarını katletmiş bir sistemle, devletle barış halinde yaşıyorlar.
Ne kadar barışıklar, ne kadar barışıklar, mücadele ediyormuş gibi görünenlerin bir kısmı öldükten sonra Mossad ajanı olduğu çıktı. Ne acı değil mi Müslümanlar için? Evet. Bunlar acı şeyler. Neyle bunlar olur? Din ile. Ben sizi din ile aldatabilirim. Ben sizi din ile kandırabilirim.
Eğer niçin gerçek dini anlatanlar hiç meşhur değiller. Ben televizyonda Müslüman, Müslümandan faiz alırsa annesiyle Kabe duvarının dibinde zina etmiştir gibidir diye hadis-i şerifi söyledim. Kalbime gelen şey oldu. Bu son programı Mustafa Özbağ dedim içimden. Seni burada oturtturmazlar şimdi dedim. Televizyonu, televizyonun sahibi geldi. Arada. Hocam bir tanışayım dedim. Hoş geldin, hoş bulduk, tanıştık. Program bitti. Dedim ki ben televizyonu bırakıyorum. İki program kaldı dedim sözümde. İki program sonra son dedim. Hiç devam edelim demediler. Bir yerlerden bulmuşlar. Nereden? İstanbul'dan. Bir kanaldan arıyorlar.
Geçmiş gün şimdi. İşte programa gelir misiniz falan. Dedim ki kardeş benim dilimin tavanı yok. Benim vavum bozuk dedim. Bana birisi dedim bir şey sorar. Ben kitabın ortasından cevap veririm. Sizin televizyonunuz kapanır dedim. Hocam biz bir daha istişare edelim seni arayalım dediler. İnşallah dedim. Hala da istişare ediyorlar. İstişareye devam ediyorlar. Evet neden? Allah'ın dini rahatsız eder. Kimleri? Dinden geçinen insanları. Biz şimdi bir şey oluyor. Bizim semazenler kaç para, kaç para diye dönmüyorlar diyorum ben. Hemen bana mail atıyorlar. Hocam böyle demeyin.
Ondan sonra önceden hakaret ediyorlardı. Şimdi kabullendiler. Hakaret etmiyorlar. Ya böyle demeseniz, böyle söylemeseniz. Bu arkadaşların başka işleri yok. Önceden benim ne usulsüzlüğüm, ne usulsüzlüğüm, ne şeyliğim, ne üstadlığım hiçbir şeyim kalmıyordu benim. Ben çok basit bir şey söylüyorum. Arkadaşlar, birisi size dinle alakalı bir şey yaptığını söyleyip, sizden ücret talep ediyorsa, sizden para istiyorsa, sizden yardım diliyorsa, o İslam'la uyuşmadı.
Uyuşmadı. Yok. Çok basit şeyler. Birisi geldi size, Kur'an-ı Kerim okudu, cebine zarfı aldı mı aldı. Onun işte Türkçe öğretmeninden bir farkı yok. Onun iyi şiir okuyan bir edebiyatçiden farkı yok. Onun bir resim öğretmeninden farkı yok. Onun bir maliyeciden farkı yok. Yok. Nerede çalışıyor? Diyanet işlerinde. Ne yapıyor orada imam? Öbürki nerede? O da devlette, o da maliyeci. Ne farkı var arasında? Bir farkı yok. Din adına bir şeyin ücretini alıyorsan memursun orada. Devlet memurusun veya işçisin. Bu kadar basit. Burada geldi bir kimse tepsiyle burada çay dağıttı. Ben ona ücret verdiysem burada, ben Allah rızası için çayı dağıttım demeyecek.
O ücretini aldı. Dinle aldatmasın kimse kimseyi. Bir fabrikada çalışıyor bir adam. Çalışıyor mu? Çalışıyor. Kaç para kardeş senin maaşın? Asgari ücret. Ne kadar? Bir lira. Tamam. Sen bana ben Allah rızası için senin yanında çalıştım demeye hakkın var mı? Yok. Neden? Ücretini aldın. O zaman adam dinle alakalı bir şey yaptı. Ücret alıyor mu? Ücretini aldın. Ne Allah rızası için? Adam birisi, hocanın birisi televizyonda program yapıyormuş. Aylığı 80 milyarmış. Ne Allah rızası için ya. Türkiye Cumhuriyeti'nde kim 80 milyar aylık alıyor? Fatih Mercan burada mı?
Yok mu? Fatih Mercan söyledi. Bana da yalan söyleyecek değil ya. Dedi ki filanca hocayı getirdi arkadaşlar dedi. Ben tebessüm ettim. Kaç para verdiler dedim. Geceliğine 7 milyar aldı dedi. Dedim o 7 milyarla kalmaz dedim. Yol ücretine yatmayı kalkmayı da almıştır. Öyle dedi. Ne Allah rızası için ya? Ne Allah rızası için? Geçen sene Bayındır'da program var. Kutlu doğum. Dediler ki bir hoca konuşacak senden önce. Eğildim yanımdaki zabıta müdürüne. Kaç para verdiniz dedim. 7 milyar dedi. Bizden önce de dedi filanca yerde bir konuşma yaptı dedi. O zaman 7 de oradan aldı dedim ben. E almıştır dedi. 14 milyar.
Adam bir gecede 2 sohbet etti. 14 milyar aldı gitti. Ne bu? Hoca. Alim. Bunlar işte Hazreti Mevlana bunları tarif ediyor. Ben dili açık bir insanım. Bu millet TGRT için para topladı. Çek topladı. Satıldı mı TGRT? Satıldı. Ne oldu? Fox oldu. Hadi milletin parasını dağıtın. Karıyla beraber. Karıyla beraber dağıtın kardeş. TV5'i para topladı da kurdular. Doğru mu? Doğru. Kimin TV5 şimdi? Böyle değil.
TV7'yi para topladılar mı? Evet. Kimin şimdi TV7? STV'yi para toplayıp kurdular mı? Evet. Kimin şimdi STV? Çok basit. Müslümanları dinle kandırıyorlar. Hristiyanları da dinle kandırıyorlar. Diyorlar ki bir televizyonumuz olsun bizim. Haydi televizyonumuz olsun bizim. Diyorlar ki bir hastanemiz olsun bizim. Hüra hastanemiz olsun bizim. Diyorlar ki bizim bir Kur'an kursumuz olsun. Hüra biz Kur'an kursu kuruyoruz. Diyorlar ki okulumuz olsun. Hüra biz okul kuruyoruz. Hiçbirinde İslam yok. Ne kurulan okullarda fukara Müslümanların çocukları okuyor. Ne kurulan hastanelerde fukara Müslümanların çoluğu çocuğu tedavi oluyor.
Ne kurulan Kur'an kurslarında fukara çocukları Kur'an kursu okuyor. Kur'an kursunun normalde aylı aylı 2 milyar lira Bursa'da çocuğunuzu özel Kur'an kursuna götüreceğim derseniz aylık 2 milyar vereceksiniz. Kim parasından kurdun orayı? Bize deseydiniz biz ticarethane açacağım kardeşim.
Aç Türkiye hür bir ülke. Herkes ticarethane açabilir. Aldandım. Tekke kuracağız diyorlar. Hüra evet ehl-i tarikatında bu var. Ne tekkenin üstünde Şeyh Efendi'nin evi. Harika. Öldü Şeyh Efendi. Dıngıdak gitti. Kime kaldı? Oğluna. Oğlu yoksa torununa. Muhakkak onun torunu çok kıymetlidir. İcazet ona geçecektir. O Şeyh Efendi işaret etmiştir ölmezden önce. Benim 5. nesilden göbekten gelen torunum şeyh olacak diye. O şeyh olur. Ama yeni şeyhe de bir dergah bir ev lazım. Çalışın Müslümanlar bir daha. Bir tekke daha kurun. Bir tekkenin üstünde bir ev yapın. O şeyh ölünce bir tane daha yaparsınız zaten.
Neden şeyhiniz kıymetli sizin ya? Bir arkadaş geldi. Ya Mustafa abi bir şey danışacağım sana. Buyur dedim ben. Ya duydum sen kirada oturuyormuşsun dedi. Evet dedim ben. Sizin cemaat sana dedi. Tekke yapmadı mı dedi. Yasak bizde dedim ben. Kim koydu ben koydum dedim. Nasıl yani basmaya dedim. Bizde dedim tekke yapmak da yasak. Zakire tekke de yapmak yasak. Yasak hep bunlar dedim. Ya ne oldu biliyor musun dedi. Ne oldu dedim ben. Biz dedi filanca abi zakirimizdi. Ona dedi bir ars aldık. Altını dergah yaptık. Üstünde onun evi yaptık dedim. Zikrullah orada devam ediyordu. Ben güldüm. Anlatma dedim. Ne oldu dedi. Sonra dedim. Şeyh efendi onu zakirlikten aldı.
Ondan sonra bir başkasını zakir etti. Şimdi o da evi han hamamı istiyor. Değil mi dedim ben. Evet abi ya dedi. Ulan oğlum bunun sonu bu dedim ben. Siz yaptığınız müddetçe zakirler hep değişecek. O zakiri neden değişti biliyor musun dedim ben. Neden dedi. Dedim evi yaptırdı. Hanı hamamı yaptırdı. Şeyh efendiye ters geldi şimdi dedim ben. İhtiyacını gördü adam dedim. Şimdi dedim orada durduğu müddetçe siz diyeceksiniz ki dedim ben. Lan biz yaptık buraya göğsümüzü gere gere gelelim. Lan adamın evine barkına gele gere gere. Gelinir mi dedim. Abi biz yaptık ki dedi. Siz yaptınız ama onun oldu dedim. Şimdi onun. Biz ne yapacağız dedi. Siz devam edeceksiniz yeni zakire de bir tekke bir ev yapacaksınız dedim.
Abi ben dergahtan ayrılsam size gelsem dedi. Aman bize gelme dedim. Abi neden dedi. Bu saflığınla bizi de bozarsın sen dedim. Bizi bozarsın sen dedim. Bizden uzak dur. 2-3 yıl önce birkaç tane kadın şurada görüşeceğiz Allah görüşeceğiz. Bende zaman yok böyle. İyi tamam görüşelim şurada odada görüşüyoruz. Bir şey söylüyorlar Bursa'dan böyle bir yerden. İsmini cismini yerini yurdunu söylemeyeyim şimdi. Aman kapılmasın kimse. Şeyh efendi bunlara telefon açmış. O şeyh efendi de demeyeyim. O adam. Demiş 5 milyar getirin bana. Bunlar güldür güldür getirmişler. 15 milyar getir güldür güldür götürmüşler. 15 milyarı götürürken demiş sakın ha. Bak imtihan ettim siz demiş. Getirmezseniz helak olurdunuz demiş.
Ardından daha fazla istemiş. Bunlar da helak oluruz deyip evi satıp parasını götürmüşler. Şu tekkeden çıkın bir kez selametle. Neden dedi bizi de bozarsınız siz dedim. Aman dedim. Hocam biz seni çok sevdik aman sevmeyin dedim. Biz size tabi olacağız. Aman kardeş biz dergah değiliz tarikat değiliz. Ben şeyh değilim hiçbir şey değilim. Aman şuraya bir çıkın dedim boşaltın. Ya biz baktık dedi siz buradan çaya da para almıyorsunuz. Bak bozacaksınız bizi dedim. Biz de yakında çayı 10 lira yaparız dedim. O yüzden şuradan bir boşaltın gidin dedim ben. Ne ile aldatır insanlar? Din ile. Sakalı ile aldatır seni. Sarı ile aldatır seni. Cübbesi ile aldatır seni.
Çok güzel Allah der ooo. Onunla aldatır seni. Çok güzel sema döner. Bir semazendir ki o. Bir bakarsın bayılırsın. Hemen onunla evlenmek istersin. O da tevessüm eder zaten. O iyiyse mazendir ya. Aldatır seni. Aldatır. Aldatanlar da bizden değildir. Aldatan bizden değildir. Tarikattaki, cemaattaki, o dinin içerisindeki koşuşturmanı sen kadına, kıza, paraya, mala, mevkiye tevdi ediyorsan, döndürüyorsan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sözü Bizden değilsin. O hadis-i şerif sadece işte buydayın altını attı, içinden ıslaklık çıktı. Orada sadece o noktadan bakmayın.
Sayın da biz gönlüne, kalbine açsak elimizi altından ıslaklık çıkacak. Şehvet ıslaklığı çıkacak. Dünya ıslaklığı çıkacak. Makam ıslaklığı çıkacak. Mevki ıslaklığı çıkacak. Bizden değilsin. Burada sema etsen de bizden değilsin. Burada zikrullah etsen de bizden değilsin. Burada sohbet etsen de bizden değilsin. Aldattıysan bir kimseyi bizden değilsin. Değilsin. Dini kisveni, dini makamını, dini mevkini, dindarlığını bir yerde kullandıysan bizden değilsin. Bu cemaattan da değilsin. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sözüyle bizden değilsin. Yani ümmetten değilsin. Aldatma.
Aldatma. Sizden ücret istemeyenlerin kisinden gidiniz. Dininizi yaşarken birisinden tebessüm bekliyorsanız ücret bekliyorsunuz. Birisinden anlayış bekliyorsanız ücret bekliyorsunuz. Birisi beni arabayla bir yere götürsün bu gece sohbete gideceğim diyorsanız ücret bekliyorsunuz. Bir yere sohbete gittiğinizde yemek bekliyorsanız ücret bekliyorsunuz bu yola.
Siz hainlik eden, yolun kalbine muzrak vuran vefasız hainlarsınız. Kim yaparsa. Bu yol karın doyurma yolu değil. İslam dini karın doyurma yolu değil. İslam dini makam mevki elde etme yeri değil. İslam dini, dini hizmet ediyorum deyip de maaş alınacak, araba alınacak, kat yat alınacak. Din değil. Git nerede çalışıyorsan, ticaret mi yapacaksın, hamballık mı yapacaksın, yerleri mi süpüreceksin, limon mu satacaksın? Sen git oradan kazancını sağla. Başka bir yerden, yoldan, dinden para kazanacağım diye uğraşma. Hayır. Kullanma. Sarığını kullanma. Takkeni kullanma. Sakalını kullanma.
Cübbeni kullanma. Şavlarını kullanma. Semazenliğini kullanma. Sema'nı kullanma. Tekkeyi kullanma. Ben şu tekkedenim deme. Deme. Bizi tanıyor musun? Biz filanca tekkedeniz. Deme. Adam sana mal satmıyorsa satmasın, güvenmiyorsa güvenmesin. Aç kal orada. Yolunu kullanma. Aç kal. Dindarlığını kullanma. Aç kal. Orada bak adam. Arkamda. Daha orada karşınıza Sait duruyor. Sait dedim. Denizli'de benim işim bitti. Neden dedi. Benim kimliğim faş oldu orada dedim. Öyle olmadı mı Sait? Bundan sonra adamlar dedim. Benim kimliğimle bakacaklar dedim.
Benim ticaretim bitti Sait dedim. Bundan sonra ben ticaret yapamam artık dedim. Oraya gittim de adam dedim. Önceden Mustafa Özbağ diyordu dedim ben. Şimdi adamın hocasıyım artık dedim. Hocam dedi mi dedim. Bitti ticaret orada dedim. Orada ticaret bitti. Kullanma. İşte Hazreti Mevlana diyor ki. Kuşu yem ile avlarlar. Ey Allah'ım diyor. Önümüzde bir sürü tuzaklar var. Önümüzde tuzaklar var. Tuzaklara düşmeyelim. Nefsimize uymayalım. Tuzaklara düşmeyelim. Nefsimize uymayalım. Kadın bizim semazenliğimize, bizim dergahtaki tekkemizdeki halimize gelip, kızlar gelip, aman benimle arkadaş olur musun der. Tuzağa uymayalım.
Vay sen Karabaşı Veli tekkesinden değil misin ya? Ya al götür malı. Aa kalsın kardeş. Ya hocam sen orada sohbet etmiyor musun? Olmaz ya sen o üç lira olsun. Aman kalsın. Senden alışveriş etmeyeceğim ben. Bazı arkadaşlar belki de yanlış anlarlar. Ben bazı şeyleri başkalarının üzerinden alırım. Derim ki git pazarlık yap al gel. Adam beni görünce fiyatı indirsin istemem. Beni görecek fiyatı aşağıya indirecek. Aman yapmasın benden alışveriş. Yapmasın. Neden? Ya üç kuruş için kendi dini kimliğimi kullanmayayım ben. Tuzak. Kadın bu noktada temanla eder tuzak. Bir kadına da erkek temanla eder tuzak.
Tuzak. Tuzaklara düşmeyelim. Resimlere aldanmayalım. Karşımızda da çok dindar bir kimse var. Aldanma. Çok takva. Aldanma. Kur'an ve sünnete uy. Aldanma. Aldanma. Dini kimliğini, dini kimliğini bir faydaya çevirene aldanma. Allah muhafaza eylesin. Ey kimseye mutaç olmayan Allah'ım. Sen bizi her solukta kurtarırsın. Fakat biz yine tutar bir tuzağa gideriz. O bizi her solukta tutar. Ama biz her solukta bir tuzağa daha gideriz. Bu tuzaktan kurtulmanın yolu, teslim olmak, Allah için yaşamak, Allah için nefes almak, Allah için Allah yolunda koşmak, insanlar beğensin, insanlar kabul etsin.
Aman insanlar bizi bir köşeye oturttursun diye değil. Allah için yaşayın. Allah için. Allah için. Bu işin en selavetlisi. Biz şu an bana buğday yığmadayız derken yığılmış, toplanmış buğdayı yitirip gitmedeyiz. Her gün namaz kılıyoruz, oruç tutuyoruz. Bak üç aylar geldi. İbadetler ediyoruz, dersler çekiyoruz, zikirler yapıyoruz. Allah yolunda koşmaya. Ambarımızı biriktirmeye çalışıyoruz. Ama bir yerden habire gidiyor. Gidiyor. Aklımızı başımıza alıp hiç düşünmüyoruz ki buğdayın eksilmesi farenin yüzünden. Buğday dolması gerekirken hep eksiliyor. Giden geliyor. Hiç düşünmüyoruz ki.
Ambar da fare var. Taşıyor. Fare ne? Dünya. Fare ne? Kötü ahlak. Fare ne? Devşirmek manayı maddeye. Allah muhafaza eylesin. Fare, ambarımızı delele. Ambarımız onun düzeniyle yıkılıp gitmiş. A benim canım. Önce farenin zararını gider. Ondan sonra yığmaya giriş. Önce bir nefsini terbiye et. Önce bir şu dünya sevgisinden kurtul. Önce şu makam sevgisinden kurtul. Önce bir yerlere ulaşma, bir yerlere varma sevgisinden kurtul. Önce şu beğenilme, arzu edilme, istenilme sevgisinden kurtul. Önce kendini beğendirme sevgisinden kurtul.
Şöyle bir Allah için namaz kıl. Allah için yürü. Allah için sema et. Allah için hizmet et. Önde olma. Yok işte beni tanısınlar, beni bilsinler. Yok işte bir şeyler devşirivereyim canım, beni öyle bilsinler. Aman beni ne iyi semazen bilsinler. Ne iyi hoca bilsinler. Ne iyi şeyh bilsinler. Ne iyi derviş bilsinler farelerinden kurtul. Allah için yaşa. O farenin zararı gitmeden sende bir şey toplanmayacak. O yüzden benim gibi bu sefer tıngır elek geleceksin, tıngır elek gideceksin. Allah bizi muhafaza eylesin. El Fatiha. Selamat.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.