mustafaozbag.org

556. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 26 Ocak 2018 · 1:01:50

Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Hiçbir dinde helal olmayan, adam öldürmek, zina yapmak, zulüm, haksızlık, haram ve yasakların helal olmalarını temenni etmek veya bunları haram etmekle Allah zulmetti demek veya kafir kisvesine bürünmek, bir kimsenin kendi diniyle alay etmesi, kendi dinini küçümsemek için kafir kisvesine bürünmek
ve Cenab-ı Hak'ın haram kıldığı, yasakladığı herhangi bir meselede Allah bununla kullarına zulmetti demek veyahut da bir Yahudi'yi, bir Hristiyan'ı Müslümanlardan üstün görmek. Hani var ya bizde böyle değişik tipte insanlar, Edison Müslümanlardan üstündür.
Bu modaydı böyle. Veyahut da herhangi bir buluş yapmış bir işte gayrimüslim bir kimse Müslümanlardan üstün. Bunun gibi söyleyenler. Bunları söyleyenler şirke düşmüş, küfre düşmüş olur. Allah sana rahmet etsin diyene, onun rahmeti ihtiyacı yok böyle söyleme. Allah sana yardım etsin. Onun Allah'ın yardımına ihtiyacı yok böyle deme. Cenab-ı Hak senin işte gözetsin, muhafaza etsin. Bana Allah'ın gözetmesi lazım değil veya ona Allah'ın gözetmesi lazım değil Diyenler de küfre düşerler. Şirke düşerler. İman nedir? İslam nedir?
Diye soran kimseye bildiği halde Alay etmek için O kimsenin Normalde bilmiyorum demesi. Biliyor. Ona iman nedir diye sorulduğunda O kimse bildiği halde bilmiyorum diyor. Bu kimse de küfre düşer. Allah muhafaza eylesin. Amin. Bir kimsenin sevgilisine Bir veya karısına Veyahat herhangi bir sevdiği kimseye Muhabbet beslediği bir kimseye Sen bana Allah ve Resulünden daha yakınsın, daha sevimlisin Diyen kimse Şirke düşer.
Allah muhafaza eylesin. Amin. Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh hazretlerinin Ashabtan olduğunu inkar etmek Hazreti Ebu Bekir Ömer Osman Ve O Aşeri, Mübeşşeri Küfürle itham etmek İnsanı şirke düşürür. Hani var ya İşte Hazreti Ali Efendimiz'i Ondan sonra İlk halife olarak seçmediler. Bu seçmeyen kimseler Hepsi de kafirdir. Hatta Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh hazretlerinin Normalde halifeliğini kabul eden Ve Bütün o hem aşeri, mübeşşere Hem de ona biat eden Bütün Müslümanlar kafirdir. Tabi onlar Hazreti Ali Efendimiz'in Altı ay sonra Hazreti Ebu Bekir Efendimiz'e Biat ettiğini es geçiyorlar.
Ona hiç biat etmedi diyorlar. Ömer'e, Osman'a Radıyallahu anh hazretlerine Hiç biat etmedi diyorlar. O yüzden normalde Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh hazretlerinin Hazreti Ömer'in Hazreti Osman'ın Hilafetine Kabul eden Onların hilafetlerini Bu noktada Küfür olarak gören kimseler de Onlara normalde Hilafetini kabul edenleri Küfür görenler Küfre düşerler. Hilafeti bu noktada Reddeden ayrıdır. Mesela onun hilafetini Dedi ki Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh hazretlerinin Hilafetini kabul etmiyorum. Bu ayrıdır. Ama Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh hazretlerinin Hilafetini kabul edenler Küfür ehlidir Dediğinde O kimse küfre düşer. Anladınız mı?
Daha doğrusu ben anlatabildim mi? Yani çünkü Şianın bir bölümü var. O Şianın bir bölümü Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh hazretlerini Halife seçenleri Ve onu halife diye biat edenleri Küfür ehli olarak görüyor. Bir kimse bunları küfür ehli olarak Görürse kendisi küfre düşer. Bir kimsenin hilafetini Normalde Hazreti Ebu Bekir radıyallahu anh hazretlerinin Hilafetini altı ay kabul etmemiş Hazreti Ali Efendimiz. Kabul etmemiş derken biat etmemiş. Altı ay beklemiş. Bir sürü rivayet var bununla alakalı. Altı ay sonra gitmiş biat etmiş. Ama Şianın bir kısmı Bu biatı da kabul etmiyor. Biat etmedi diyorlar. Uyduruyorsunuz siz diyorlar. Bu ayrı mesele. Ama Hazreti Ebu Bekir Ömer'in Osman'ın Hilafetini küfür gören bir kimse de ne yapmış olur?
Kendisi de küfre düşmüş olur. Allah muhafaza eylesin. Hazreti Ayşe annemize İffetsizlik isnat etmek küfürdür. Neden? Çünkü normalde bunu temizleyen Hazreti Ayşe annemizin İffetsiz olmadığını söyleyen Kur'an ayetleri var. Böyle olunca o kimse Kur'an ayetlerini inkar etmiş oluyor. Küfür. Allah muhafaza eylesin. Bu yönü ile Kul işinin yaratıcısıdır.
İşini kendisi yaratır ve yapar Demek küfürdür. Bu ne ile alakalı? Hani Yine bir fırka var ya Onlar diyorlar ki Kulun işini Allah yaratmaz. Kul her yönü ile Kendi işinin kendisi yaratıcısıdır. Ama ayeti kerimede La fa ile illallah Fail olan Allah'tır. Bütün küllü her şeyi yaratan Allah'tır. Bu manada da da ayeti kerime var. Ama bir kısım felsefeciler Kulun bütün işlerini her yönü ile Kendisinin yarattığını söylüyorlar. Burada İmam-ı Azam Hazretlerinin Ve Ehl-i Sünnetin duruş şekli şu Fiyiliyatın üzerinde Kulun fiiliyatının üzerinde İki kuvvet vardır.
Birincisi istemedir. Kul bir şeyi ister. İkincisi yaratmadır. Yaratma Allah'a aittir. Bu normalde hem istemeyi hem yaratmayı Kula isnat edenler var. Bunlar küfür ehlidir. Hem istemeyi hem yaratmayı Allah'a isnat edenler var. Bu da küfürdür. Yani normalde Kulların fiiliyatlarıyla alakalı Kulların fiiliyatlarıyla alakalı Kul hem isteme hem yaratma olarak Kul kendi üzerinde bunu görürse Bu küfürdür.
Kul istemeyi de yaratmayı da Allah'a atfederse Bu da küfürdür. Kendi istemesini, isteği ve yaratmayı da Allah'a atfetmek küfürdür. Bazen bu konuda sufilerin Dilleri sürçer Dikkat edin. Yani Allah istedi bunu. O istemedi yani. Bu senin cüz-i iradende olan bir şey. Yani başına bir sıkıntılı bir şey gelirse Onu Allah istedi. Başına güzel bir şey gelirse Onu O istedi. Bir şeyde hayır bulursa Onu O istedi. Ama bir şeyde hayır bulmazsa Onu Allah istedi. Cenab-ı Hak kullarına zulmedici değildir. Ayet-i Kerime. O zaman istemek Bir şeyi murat etmek İstediğinin peşine düşmek Kula aittir. Bu makul ve malumsa Bu istek Kulun bu noktada Kulun bu noktada Makulu ve makuliyeti içinde ise Bunun yaratıcısı da Allah'tır.
Bakın bunun yaratıcısı da Allah'tır. O yüzden biz Bu ifrat ve tefridin orta noktasındayız. Ne kulun istek ve işinin yaratılmasını kula bağlıyoruz. Ne de kulun istek ve yaratılmasını direkt Allah'a bağlıyoruz. İstemen. İmtihanın sırrı burası. İstemen. İstemen. Bize ait. Yaratma. Allah'a ait. Bizim ortada durduğumuz nokta bu. Şaka da olsa Ben Allah'ım demek. Farzları inkar maksadıyla Ben Allah'ın hakkını bilmiyorum demek. Bir işi yaptığı veya yapmadığı halde Allah biliyor onu yaptım veya Allah biliyor onu yapmadım demek. Alay olsun diye Kur'an'dan, zikirden, namazdan ve benzeri ibadetlerden artık ben doydum demek küfürdür.
Anlaşılmayan bir şey olduğunda hemen el kaldırın. Mahşer, cennet ve cehennem de nedir demek. Bir günah işlediği vakit ne yaptım ki deyip günahı hiçe saymak. Ona diyorsun ki bu haram. Ne yaptım ki haram diyor. Gıybet etme. Bu gıybet diyorsun. Bunun nesi gıybet diyor. Bu sefer gıybeti tarif ediyorsun. Yine diyor ki bu gıybet değil. Bu gıybet değil dediği anda küfre düşmüş oluyor. Ya evet biz gıybet ettik haram işledik dese Eyvallah. Bu gıybet değil deyince küfre düşmüş oluyor. Halkın kendi içerisinde çok çabuk küfre düştüğü yerler. Ya iftira ettin haram.
Bunun nesi iftira? Ya bir kimsenin üzerinde olmayan bir suçu isnat etmek iftira. Bir kimsenin üzerinde olan bir suçu konuşmak gıybet. Velev ki bir kimse dini meselede yanlışlık yaptı. Çıktı bir yerde kaderi inkar etti. O kimse hakkında bu adam kaderi inkar etti. Bunun arkasından gitmeyin, bunu dinlemeyin demek caizdir. Mesela Mustafa İslamoğlu kaderi inkar etti. İşte Mustafa İslamoğlu hadis-i şeriflerle alay etti. Açık yayınlandı. Sen madem bu kadar sünnete bağlısın hadi git ananı öldür. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri anasıdır dedi. Aslında farkında değil.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri annesini mi öldürdü? Ümmet gitsin annesini öldürsün sünnet işlemek kastıyla. Ne söylediğinin farkında değil. Bir de bunun cuma hutbesinden söylüyor. İnsanlar muteber hadis kitaplarından okuyorlar. Sünnete Resulullah'a uyumaya çalışıyorlar. Sen bunla la alay ediyorsun. Yani yalanlasa ben böyle demedim dese böyle dememiş diyeceğiz. Bu ne? Tefsir profesörü. Vakıfları var. Millete orada vakıflara gidip oradan tefsir dersleri alacağız diye uğraşıyorlar. Bir insan hata yapabilir.
Dili sürçebilir. Sürçebilir. O esnada yanlışlık, eksiklik yapabilir. Ona birisi nasihat eder. Birisi ona burada yanlış konuştun der. Oradan geri döner. Bu fasilettir. Bu eksiklik değildir. Ne bir alimin eksikliğidir bu. Ne bir şeyhin eksikliğidir. Bu eksiklik değildir. Ne bir dervişin eksikliğidir. Ona nasihat edilir. Burada bak böyle böyle bir hata oldu. Burada böyle böyle bir eksiklik oldu denir. O da Kur'an ve sünnet tarihisinde öyle bir eksiklik varsa geri döner. İlmin gereği budur. Müslümanlığın gereği budur. Bir kimse hata yaptıysa o hatası ona tavsiye edilir. O hatası ona tebliğ edilir. Yani nasihat açısından.
O adam da geri döner. Ve o bayan geri döner. Yani bu normalde çok açık, bariz bir şekilde küfür. Allah muhafaza eylesin. Sanki Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri annesini katletti. Hadi gidin siz de ananızı öldürün. Müslümanlar bu kadar saf salak yıkmıyor. Ama enteresan, yani hiç kimsenin sesi gıkı çıkmıyor bu tip şeylere.
Hiç bu konuda herhangi bir şey yok. Sanki Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri annesini öldürdü. Allah muhafaza eylesin inşallah. Bir ilim meclisine, bir zikir meclisine davet edildiği zaman benim orada ne işim var? Bütün şeyhler böyledir. Bütün veliler böyledir. Bütün alimler şöyledir deyip bütününü kötülemek. Allah muhafaza eylesin. Alimlerin hepsi böyle dediği zaman, alimlerin hepsi böyle dediğinde peygamberler de bunun içine giriyor. Sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri ve diğer peygamberlerdir. Çünkü bütün peygamberler aynı zamanda alimdir. Bütün şeyhler böyle değil, velileri kastettiğinde bütün veliler giriyor ki peygamberlerin de bir veçesi velidir çünkü.
Peygamberler de giriyor işin içerisine. Küfür, Allah muhafaza eylesin. Bütününü kötülemek. Bütün Müslümanlar böyledir. Küfür. Bütün sakallılar böyledir. Küfür. Bütün sarıltılar böyledir. Küfür. Bütün örtülüler böyledir. Küfür. Bütün namaz kılanlar böylesiniz zaten. Küfür. Bütün oruç tutanlar böylesiniz. Küfür. Bütün dervişler siz böylesiniz. Küfür. Küfür. Bütün sufiler siz hepiniz de böylesiniz. Küfür. Allah muhafaza eylesin. Dedim ya size bunlarla alakalı ders yapmıyorum çok böyle ders yaparsam böyle bayağı sıkıntı doğar diye. Allah muhafaza eylesin.
Yine şeriatla alay etmek. Bu şeriat da nedir? Kahrolsun şeriat. Bu şeriat ehli böyledir. Bu şeriat ehli şöyledir. Bütün şeriatçılar böyledir. Alayvari ve küçümseyici ve kötüleyici olarak söylüyor. Bunların söyleyenlerin hepsi de küfür ehli olmuş oldu. Söylediği anda sonra teyzidi iman etmiş. Bizi ilgilendirmez. Nerede söyledi? Televizyonda. Televizyona çıkıp televizyonda diyecek ki ben böyle bir söz söylemiştim bundan geri döndüm. Biz o sözü söyledi mi basın yayınına evet bizim onu öyle tanımamızda öyle bilmemizde bir beis yok. Biz onu öyle tanıdık.
Neden? Televizyona çıktı böyle bir konuşma yaptı. Biz o konuşmayı biliyoruz. Sonradan çıkıp o konuşmayı geri aldı mı almadı. Duyduk mu geri aldığını duymadık. İlan etti mi geri aldığını ilan etmedi. Biz onu küfür ehli olarak bilmemizde bir sakınca yok. Hani bir alim bir kitap yazar ya o kitapta mesela küfürle alakalı meseleler olur. O kitapta yazdıklarımı reddediyorum. O kitapta bulunanları ben yazdım ama onlardan tövbe ediyorum demediği müddetçe bir kimsenin o şahsı küfür ehli olarak görmesi caizdir. Bu da aynı onun gibi. Basın yoluyla ama gazetede ama televizyonda böyle bir şey söyledi birisi. Küfre düşürecek bir cümle kurdu.
Küfre düşürecek bir şey söyledi. O zaman insanların, Müslümanların onu küfür ehli görmesinde bir beis yok. Ta ki o sözünden geri döndüğünü yayınlayıncaya kadar. Ve aynı şekilde caminin hutbesinde söylediyse çıkacak hutbede söyleyecek. Minaresinden söylediyse gidecek minaresinden söyleyecek. Televizyondan söyledi o gidecek televizyondan ondan geri döndüğünü söyleyecek. Allah muhafaza eylesin inşallah. Veyahut da Kur'an'ın hükümlerinin geçtiğini, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin hükümlerinin bittiğini, Kur'an hukukuyla, sünnet-i Resulullah'ın hukukuyla idare edilemeyeceğini söylemek küfürdür. Bu zamanda faizsiz olmaz demek küfürdür.
Ticaretin faizden bir farkı mı var? Ha faiz yapmışsın, ha ticaret yapmışsın. Küfürdür. Bakın direkt küfürdür bunlar. İslam hukukunun yeniden icra edilmesi artık mümkün değildir. Küfürdür. İslam hukuku kendi zamanında işlenip bitti. Şimdi yeniden İslam hukukuna dönüş mümkün değildir. Küfürdür. İslami bir yönetim yoktur. İslami bir yönetim olması da mümkün değildir demek küfürdür. İslam yönetim biçimi yoktur. İşte yönetim biçimleri de asla İslam olması mümkün değildir demek küfürdür. Küfre düşenlere, küfrü düştü onlara tebliğ edilir.
Kabul ederlerse tövbe ederler, evliyse teclidi nikah yaparlar. Kabul etmezlerse küfürleri devam eder, evliyse nikahları düşer. Kadın erkek, kadın erkek, yine bunda bir kısım melamiler öyle derler. Bizden namaz sakıt oldu, bizden ibadetler sakıt oldu. Biz vuslata erdik, biz tamama erdik. Bundan sonra biz, ibadet bizden düştü demek küfürdür. Kendinden Cenab-ı Hakk'ın hükümlerinin kendisinden kaldırıldığını söylemek küfürdür. Benden namaz farziyetten çıktı, artık bana namaz farz değil, artık bana oruç farz değil, bize haç farz değil, bize zekat farz değil demek küfürdür.
Bizden ilahi hükümler kaldırıldı, biz ona vuslat olduk, biz ona yakınliğin de yakınliğini bulduk. Artık bizim bir ibadet etmemize gerek yok demek küfürdür. Direkt Allah'ın zatını gördüğünü söylemek küfürdür. Rüyetullah haktır. Bir kimse rüyada Allah'ı gördüğünü söyleyebilir, bu ehl-i sünnet için ölçüdür. Ama bir kimse mesela tam anlamıyla ben çıplak gözle Allah'ı gördüm demek küfürdür. Ya cahildir o kimse, bilmiyordur. Çünkü bu noktada Allah'ı çıplak gözle, zat noktasında gördüm demek küfürdür. Allah muhafaza eylesin.
Sufiler için artık sen şu zahiri ibadetleri bırak, gizli ve gönül amellerine bak demek küfürdür. Allah muhafaza eylesin. Bir kimsenin şarkıları, şiirleri, şarkıları, şiirleri veya bir zatın sözünü, bir velinin sözünü Kur'an'dan üstün görmek, Kur'an'dan etkili görmek küfürdür. İşte ben şu şarkıyı, şarkıdaki bu sözü veya bu şiirdeki bu sözü Kur'an'dan üstün görüyorum demek küfürdür.
Allah muhafaza eylesin. Yine kul, farz ibadetleri yerine getirmeden de Allah'a ulaşabilir demek küfürdür. Kulun kendi ruhunu, Cenab-ı Hakk'ın ruhundan bir parça görmesi küfürdür. Kulun veyahut da kulun kendi üzerinde tecelli eden nuru, Allah'ın nurundan bir parça görmek küfürdür. Allah'ın kudretini, kuvvetini, sıfatların herhangi birisinin, yeryüzünde bir parçası bendedir.
Bu parçaların hepsini topladığında bir bütün olarak Allah olur demek küfürdür. Allah'ın sıfatlarını bölüp parçalamak, Allah'ın zatını bölüp parçalamak, Allah'ın isimlerini bölüp parçalamak ve bölüp parçaladığı şeyleri kendisinden de bir parça olarak görmek küfürdür. Allah'ın görmesini, bütün insanların görmesine pay edip, bütün insanlar gördü, bütün insanların görmesinin tamamı Allah'ın görmesini teşkil eder demek küfürdür.
Bütün insanların konuşmasını, kelamını, Allah'ın kelam sıfatını parçalayarak da, dese ki bütün insanların üzerindeki kelam sıfatının cemi, topluluğu, Allah'ın kelam sıfatı demek küfürdür. Bunun sufilerin düştüğü hatalar bunlar. Cenab-ı Hak sıfatlarıyla her yere tecelli eder. Ama tecelli ettiği yerler Allah'tan bir parça değildir. Bir varlıktan herhangi bir şeyi Allah'tan bir parça görmek küfürdür. Varlığın üzerinde Cenab-ı Hak'ın sıfatlarının tecelliyatının herhangi bir şeyini Allah'tan parça görmek, bir parça bu demek küfürdür. Allah muhafaza eylesin. Evet.
Şimdi bir soracağınız varsa bu konuyla alakalı sorun. Evet Sıtkı. Bir kimse cahilliğinden bir şeyi, herhangi bir ibadeti, öbür ibadetten bu tip şeylerde üstün görmesi cahilliğindendir. O küfre düşürmez insanı. Ya bir kimsenin küfrü sabit değil ise halk arasında bütün insanlar diyorlarsa bu kimsenin küfrü sabit, küfrü sabit olan bir kimseye Allah rahmet eylesin demek, Allah muhafaza eylesin küfürdür. Ama küfrü sabit olması lazım.
O yüzden biz küfrü sabit olup olmadığını bilemediğimizden dolayı biz normalde küfrü sabit olup olmadığını bilemeyiz yine son nefeste. Biz örneğin işte Firavun son nefeste senin Rabbini kabul et, Musa'nın Rabbini kabul ettim dedi. Tartışma var bunun üzerinde. Firavun imanlı mı gitti, imansız mı gitti diye. Son nefesini bu noktada biz bilemiyoruz. O yüzden biz Müslümanların arasındaysa, kendisini Müslümanım diyorsa biz öldükten sonra kimsenin kötülüğüne konuşmayız. Allah İslam oğlunun, bu ihtilavet değil. Onun bu son açıklamaların üzerinde hala daha duruyorsa ilan etmedi. Biz öyle bilmemizde bir sakınca yok dedi.
Sıfatlar kısımdan arasındır. Ruhsan bir parça, kastımdan biraz açar mısın? Hani şey var ya ruhundan yüklediği... Bir kimse şimdi diyor ki, bütün insanların ruhlarını cem edip, bütün insanların ruhları Allah'ın kendi ruhundan bir parçadır diyor. Ruhları toplayınca Allah'ın ruhu çıkıyor demek... Gibi ya, yok. Benim ruhum Allah'tan, Allah'ın ruhunun bir parçası deyince küfür oluyor. Üflediği nasıl anlamak lazım? Biz bu ruhundan, ruhundan üfledi demiş, ruhundan üfledim dediği şey ona ait. Bizim onu idrak etmemiz güç, öyle diyelim. Bunun bir parçası ben... Dememiz küfür oluyor. Çünkü Cenab-ı Hakk'ın sıfatları bölünüp parçalanmaz.
Ruhunun bir kısmı biz değilse, bütün sıfatları da bizden, yani bizde olması lazım. Biz onun sıfatlarının tecelligahıyız. Biz onun sıfatlarının parçası değiliz. Bunu şöyle anla. Bir cam var karşıda, bir cam var. Soğuk yaptın. Orada buhar oldu mu? Oldu. O buhar cama mı ait? Evet. Ama o ana kadar buhar, orada su taneci camda var mıydı? Yoktu. Şimdi biz diyebilir miyiz ki, bu su taneci cama aittir diye? Diyemeyiz. Bu onun gibi bir şey. Cenab-ı Hak bir kısım Adem'i kendi suretinde yarattı. Bir kısım Adem'i de Rahman suretinde yarattı.
Suretinde yarattı. Onu normalde topraktan yarattı. Toprağa ruh üfledi. Toprağa ruh üfledi. Üfledi. Ona ruhundan vermedi. Ona üfledi. Ona ruhundan bir parça katmadı. Ona üfledi. Meryem'e üfledi. Meryem'e üfledi. Buradaki tabii üflemek de müteşaviş. Buradaki üflemek de müteşaviş. Yani üflemenin üzerine nasıl bir mana? Biz halk olarak biz o kelimeyi üfledi olarak çevirdik. Ve üflemekten biz kendi üflememizi biliyoruz. Ama Cenab-ı Hakk'ın üflemesinin bu noktada Cenab-ı Hak tarafından ne oldu? Allah'a.
Bizim anlamamız, algımız, bizim seviyemiz bu noktada öyle algıladı. Müteşavih mi mesela? O yüzden herhangi bir kulun üzerinde Allah'ın sıfatlarının herhangi bir parçasının olduğunu beyan etmek küfürdür. Ama kulun üzerinde Cenab-ı Hakk'ın sıfatları tecelli eder mi? Cevap evet. Bakın sıfat tecelli etti. Sıfatın tecelli etmesi orada kalıcı bir şey değildir. Anlaşıldı? Kalıcı bir şey değildir. Eğer kalıcı bir şey olmuş olsaydı Allah Adem'e bütün isimleri öğretti. Ama insanoğlu nefsine uyarsa hayvandan daha aşağı bir mahluk olur. O zaman insanın üzerindeki Cenab-ı Hakk'ın güzel sıfatları bu noktada.
Demek ki üzerinden kalktı. Zalim ismi şerife Allah'a ait değildir. Biz Allah'ı güzel isimlerle anarız. Zulmeden insanın kendisidir. O zaman biz zulmetmeyi Allah'ın üzerine atfedemeyiz. E insan zulmediyor. İnsan zulmedince o zaman şöyle mi diyeceğiz? Allah bize zulmetti. Neden Allah'tan bir parça var onunla? O olmadı. Bunun gibi. Bu bir kısım sufiler tarafından doğru algılanmamış. Geçmiş dönemde. Hala da böyle algılayanlar da var. Kimin eli kalkmıştı?
Orada yaratıcı kastından eğer ki Cenab-ı Hak atfediliyorsa küfür. Ama o kimsenin o şeyi çok istemesi, o meselenin üzerine çok çalışması kastediliyorsa bu ayrı mesele. O öyle çok yaratıcısın demektense, çok çalışkansın deseler daha hala olacak. Ama Türkiye'de böyle bu meselelerde böyle işte Allah inancı da törpülenmek istediğinden, Allah inancı da böyle tartışmaya açılmak istediğinden hususi o kelimeler kullanılıyor. Allah muhafaza eylesin. Toplum içinde şöyle cümleler var mesela. Haz etmediği adam işte Allah'a yakın olsun, bana uzak olsun. Kendini Allah'tan uzak noktaya koyan...
Yok onu Allah'a daha yakın olmasını istiyor. Bunda bir beis yok. Mesela işte ben seninle... Allah hepinizi kendine yakın eylesin. Ona dua ediyor. İnce bir dua var orada. Haz etmediği bir insana dahi dua ediyor. Allah muhafaza eylesin. O zaman o küfür oluyor. Hazreti Yunus Emre ve Hazreti Mevlana'yı Pir Efendi olarak görmeyip bizim yetiştirdiklerimiz onlardan üstündür diyenler için ne söyleniyor? Küstah bir insan. Küfür diyemeyiz. Küstahlık parayla satılmadığından yolda bulunmuş bir mal gibi herkes alıyor. Bilmedikleri zikir ehline sorun ayet-i kerimesini.
Bilmediklerinizi bilenlere sorun diye. Taci, çıyak mısın, iştah etmesin. Allah'ın ayetlerini eğip bükmeyin. Sen bir reklamda bir oğlu efendinin söylediği zikir, hep Arapçasını söylüyor, zikir kerimesini geçiriyor. Arkasından bilmedikleri bilenlere sorun diye soruyor. Mevlana'ya küfür mü oluyor? Küfür değil, ayete eğip büküyor, ayrı mana veriyor. Efendim benim sakalla alakalı, benim sülalemin genelinde annem babam dahil sakalla alakalı, sakal bırakmadan, eşin rızasını veya memnuniyetiyle alakalı önceden beri gelen bir şeyler soruyor. Hadis-i şeriflerde yok. Ben de bunları annem ve babamın söylediğim halde, hani Arapçasını beni susturmak için mi veya herhangi bir tartışma ortamına girmemek için mi sustuyorlar?
Ve bunu sürekli hani mesela, ben bu konuyu araştıracağım, söyleyeceğim dediğim diler, hani üstünü örfas etmeye çalışıyorlar. Bununla alakalı bir şey var mı? Veya bu... Hadis yok, sakal bırakmak için eşinden izin almalıdır diye bir hadis yok. Bunda inanç ettikleri zaman küfürdürler mi efendim? Yani o normalde olmayan bir hukuk çıkarmaya çalışıyorlar. Yani küfür diyemeyiz ona. Efendim Allah bilir, Allah da biliyor demek. Küfürdür diyor, orada mana ne? Bir kimse yapmadığı bir şeyi Allah biliyor ki yaptım diyor. Bir tane sakal ile ilgili, mesela diyor ki, bir git temiz sakalın tıraşını ol diyor. Yani sakalı pis olarak... Sakalı pis olarak, sünnet sakalı pis olarak gören kimse küfürdür.
Şimdi ayetlere farklı manalar vermek küfür değildir. Mesela o zikirle alakalı meseleyi bir kimse gidin zikir ehline sorun meselesini, Kur'an-ı Kerim'e atfedebilir. Der ki Kur'an-ı Kerim zikirdir, Kur'an-ı Kerim'i bilenler de alimlerdir. O yüzden siz bilmediklerinizi gidin alimlere sorun diyebilir. Kur'an-ı Kerim'e o ayet-i kerime oradan yaklaşabilir.
Bir kimse normalde sigara sağlığa zararlıdır. Öbürkü de değildir demesi küfür değildir. Onun kafirliğini bilmiyorsa bir kimse ona Müslüman muamelesi yapmak caizdir Müslüman bir ülkede. Patinaj çekecek bir şey yok, beni ilgilendirmez.
Firavun imanlı mı gitti, imansız mı gitti? Benim işim değil, bana ne? Bir sürü Firavun gelmiştir. Adem'den itibaren hala da Firavunlar eksik olmaz. Ben o yüzden hangi Firavun imanla gitti, hangi Firavun imansız gitti beni ilgilendirmez. O yüzden ben kalkıp da Firavun imanlıydı veya imansızdı diye ben kendi carende, kendimce uğraşmam, düşünmem bile. İmanlı olsa ne olacak benim için, imansız olsa ne olacak? Ve bütün zamanların Firavunları için geçerli. Ben bir kimse ölüp gittiyse son nefesinde yanında mıyım? Değilim. O yüzden ben onun kalkıp da ne bileyim kafir olarak öldü, o kafirdir demem. Kolay kolay. Anlatabildim mi? Yani mesela ben ne diyorum? İşte kaderi inkar etmek küfürdür.
Hadi şerrlerle alay etmek küfürdür. Ama ben Mustafa İstamoğlu kafirdir demiyorum bakın. Mustafa İstamoğlu bunu yaptı diyorum. Bir kimse de bunu böyle görse şimdi, böyle bilse ona bir şey gerekmez diyorum. Yani o adam dese ki ya bunu böyle söyledi. Bu küfür ehli adam onu öyle görmesin ona bir şey gerekmez. O adam o sözünden geri dönmedi müddetçe. Ama ben yine de Mustafa İstamoğlu direkt altını çizerekten kafirdir demiyorum. Mesela bir kimse Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden sonra kendisinin peygamber veya nebi olduğunu söylese ya delidir diyorum ya kafirdir örneğin. Ama ben x kimse kafirdir demiyorum. Kendimi bundan korumaya çalışıyorum.
Anlaşıldı mı eserler? Neden? Ben son nefesinde değilim ki. İşte adam kalktı, biz bu ülkeyi yönetirken işte gökten geldiği iddia edilen kanunlarla, hükümlerle, kitaplarla yönetmeyeceğiz. Biz işte modern akılla şununla bununla yöneteceğiz dedi örneğin. İşte Kur'an'la alakalı gökten geldiği zannedilen dedi. Kur'an'ı kastettiyse eğer. Bunu kim söylediyse küfür ehlidir. Ama ben bunu x kimse kafirdir demem. Bu benim dini terbiye. Sufilik terbiye. Ben orada bir çıt bırakırım. Son nefesinde yanında mıydım Mustafa Özbağ? Değildi. Anlaşıldı mı? Ben onu kafir olarak öldü gitti demem. Son nefesinde yanında değildim. Onun son nefesini hükmedecek olan Allah.
Neden Adi Şerif var? Bir kimse kafir olarak yaşar, son nefeste iman edebilir mi? Edebilir. Bir kimse mümin olarak yaşar, son nefeste kafir olabilir mi? Olabilir. Bu kapı açık mı herkese? Açık. O yüzden bir kimsenin kafir olarak öldü. Ve o kimse tam mümin olarak öldü. Diyemem. Ben derim ki o bizim aramızda derviş kardeşimizle şehadet ederiz. Biz çok zikrullah yaptık onunla. Şehadet ederiz zikrullah yaptığımıza dair. Hacca gittik, ömreye gittik. Kardeşlerimiz var. Şehadet ederiz. Şehadet ederiz. Ama bir kimse kafir öldü diye atfetmek sıkıntıdır. Bir kimseye ya o Müslümanlardan da, müminlerden de, bizim aramızdandır demek üst düzen. Bu caizdir. Secdemiz Allah'a'dır.
Allah'a'dır. Meleklere diyor. Meleklerin bu emre itaat etmesi malumdur. Bu orada Adem'in üstünlüğü, Adem'in üzerinde bütün sıfatlar tecelli etti. Bütün sıfatlar tecelli edince Cenab-ı Hak sordu.
Ne soracaksanız Adem'e sorun dedi. Ne soracaksanız Adem'e sorun dedi. Melekler sustu. Ondan sonra dedi ki secde edin Adem'e dedi. Ondan sonra hepsi de, meleklerin hepsi de Adem'e secde etti şeytan harici. Müteşabih denilebilir. Cenab-ı Hak'ın sonuçta Adem, Cenab-ı Hak'ın ruhunu ve nurunun tecelli gahı oldu.
Meleklerden üstün o yüzden Ademiyet. Bu Ademiyet'in üstünlüğünden kaynaklanıyor. Karşıdaki biz normalde kendimizce bu ülkenin yüzde doksan beşinin Müslüman olduğunu düşünüyoruz. O yüzden Müslüman olduğunu zannettiğimiz bir kimse selamünaleyküm deriz. Birisi de bize selamünaleyküm derse biz de aleykümselam der selamını alırız. Biz yok idik, bizi Cenab-ı Hak var etti. Bizi var eden O'dur, biz tekrar O'na döndürüleceğiz. Beden toprak burada kalacak.
Biz sonuçta Cenab-ı Hak'ın bize üflemiş olduğu ruh var. Parçası olmuş olsaydı parçanız bir bütündü. Nereye dönecek ki? Kendisine mi dönecek? Yok. Camilerde bir sela okunduğunda birisinin öldüğünü söylendiğinde ona rahmet okumakta bir beis yok.
Hayvan neşlerine mi? Hayvan neşlerine rahmet okunmaz. İnsanlar hayvanları normalde insanlardan fazla sevmeye başladılar da o yüzden. Cenaze merasimi bile yapıyorlar. Tabii köpeği ölüyor, kedisi ölüyor, kuşu ölüyor, ona cenaze merasimi yapıyor. Var? Ben de okudum çünkü. Bildiğiniz cenaze merasimi yapıyor. İnsana değer vermeyenler hayvanlara değer veriyorlar. Biz yine de kafir demeyelim, burada küfre düştün diyelim. İsa ruhullah'tır zaten. Bunda bir şey olmaz.
Nasıl yani? Yani Cenab-ı Hak ne yapacağını bilendir, alimdir. İşte az önce kardeş söyledi biraz sakıncalı bir kelime. Şöyle bir şey olur. Makinede bir parça aldı. Kardeşler söylerken bu parça sıkıntı yaratıyor diyorlar. Bunda bir... Sıkıntı çıkarıyor deseler daha iyi. Efendim, ailenen uyuşturucu satıcı çoğu belli olan kişilere yapılan beddua ya da planlanan bir şey cihar edilir. Cenab-ı Hak ülkemizi uyuşturucu müptelasına duçar eden uyuşturucu imalatçılarını ve uyuşturucu satıcılarını kahrelesin. Amin.
Mesela biliyor okumak, okunuyor mu okunuyor mu? Beddua beddua okunacak olan kimselere caizdir. Mesela işte kafirlere beddua edinebilinir. Beddua değil. Fatih'a okunur mu olan bir insan? Bakma sen rahmetin. Yürürken Fatih'a okunabilir. Yürürken Fatih'a okunabilir. Bir beis yok. Yok yok, otururken normal namaz, namaz, namaz, … yürürken Fatih'a okunabilir. Okunabilir. Ama beni sor, beni diyor okunmuyor. Okunu. İman etmediğini biliyorsak biz ona selamun aleyküm demeyiz, merhaba deriz. Dediysek?
Dediysek aleyküm selam deriz. Demişiz. Ondan önce aleyküm selam da. Aleyküm selam. Arkadaşlar, dostlar, dergahımıza davet edin. Bir ibadet edin diyor. Ya bizim orada ne işimiz lazım? Neye geliyorsun? Dediği her zaman. Bilmediklerinden. Bilmediklerinden. Onlar yani anlattığınız zaman yine diyorlar. Biz onların, buna vesile oluyor muyuz yoksa? İşte onu böyle tatlı bir şekilde anlatacaksın. Adam ne işin var zikirle mikirle derse küfre düşüyor adam. Bunu duyuyoruz yani. Allah muhafaza eylesin. Aleyküm. Biz ona bir şey oluyor muyuz acaba?
Biz ona tebliğ edeceğiz. Kendi bilgayar. Yok biz tebliğden mükellefiz. Biz insanları dini, diyaneti tebliğ ederiz. Bazı insanlara selam verdiğimiz halde kastıya olarak selamı almıyor. Bu durumda bizim selamı geri almamız vacip. Hemen ve aleyküm selam diyeceğim. Vacip midir? Evet. Evet. Yani oluyor ben yolda geçerken selamün aleyküm diyorum. Ben bakıyorlar öyle. Sessiz kalıyorlar. Ve aleyküm selam diyorum. Bu şey değil. Onlar bakıyorlar böyle yani. Ben nasihat olsun diye söylüyorum. Birisi selam vermiş. Beğen beğenme. Sen de aleyküm selam de geç. Hani selamı alan kimse verene misliyle davranacak ya.
Mesela selamun aleyküm. Aleyküm selam dedi. Ayniyle davrandı. Misliyle. Selamun aleyküm dedi. Ve aleyküm selamu ve rahmatullahu ve berekatuhu dedi. Bu muhteşem. E şimdi adamın selamun aleyküm diyorsun. Ses yok. Ve aleyküm selamu ve rahmatullahu ve berekatuhu diyorum. Yürüyorum ben. Sıkıntı yok. Müslümanların ülkesini mesela satanlar, kafirlere satanlar, ajanlık yapanlar, askerine silah doğrultanlar, onların arkasında duranlar.
Bakın Müslümanların vatanını, milletini, Müslümanları, kafirlere peşkeş çekmek küfür. Bir kimsenin mümin bir kimseye silah çekmesi günah kebay. Eğer normalde onu ateşler, onu öldürürse büyük günah işledir. Ama bir Müslüman idareye baş kaldırmak bayilik küfür. Ama zalim bir hükümdar var ise o zalim hükümdarı hükümdarlıktan azlettirmek için uğraşmak da cihat.
Kötü yazgıdan Allah'a sığındırın diye Resulullah Efendimizin, kötü yazgıdan Allah'a sığındırın diye bir duası var Resulullah Efendimizin. Bir hadis-i şerifte de kötü yazgısından dolayı cennete girer, kötü yazgısından dolayı cehenneme girer, kötü yazgısından dolayı cennetten çıkar diyor. Öyle bir hadis-i şerif var. Bu yazgı ne? Bunları kader bahsinde işlememiz gerekir. Böyle konuşulursa tam anlaşılmaz şimdi o. Anlamadın mı? O yok, o mundar olur dediği şey, yani mal sahibine çekmezse mundar olur diye, yani kötü olur. Aa yok çocukların içine hüzün değil.
Sesini yükselt. Küfrü terk etsin. Tövbe edecek, küfrü terk edecek. Devamlı tevhid çekecek. Efendim, halkına zulmeden, halkına haksızlık eden, halkını bu noktada adaletle ve emniyetle idare etmeyen yöneticiler zalimdir. Kısaca.
Cahilliğinden söylediyse bir şey gerekmez ama bile bile söylüyorsa şifa Allah'tandır. O zaman küfre düşer. Bakın bunların cemini söyleyeyim. Bir kimse darül harp olan bir yerde, herhangi bir noktadan bilmediğinden dolayı böyle küfre düşerse, onun için bu şey olur. Ne o? Bilmediğinden dolayı İslami bir eğitim almadı çünkü, mazur karşıladı. Anlaşıldı mı? Böyle etrafınızdaki bütün herkese kafir fetvası verip, ondan sonra ortalığı perişan etmeyin. Yani, ona göre yani anneleriniz, babalarınız, dedeleriniz, teyzeleriniz, nineleriniz, sokaktaki işte arkadaşlarınız, etrafınız dini ince ayrıntısıyla bilmiyor. Bu sohbetlerden kaçmamın sebebi de buydu benim. İnsanlar bizim etrafımızdaki insanlar dini ayrıntılı bir şekilde bilmiyorlar.
Dini eğitim almadılar. O kimse gayri ihtiyar, neyin küfür, neyin imanın içerisinde olduğunu bilmiyor. Bunun son fasıl söyleyecek olduğum şey buydu. Etrafınızdaki hiç kimse küfrüne fetva vermeyin. Bir. İkincisi, bunları bilin, siz yapmayın. Bunları bilin, siz, siz yapmayın. Etrafınızdan muhakkak yapanlar olacak, etrafınızdan muhakkak derviş kardeşleriniz de dahil. Dili sürçenler olacak, bunu bilemeyenler olacak, bunu anlayamayanlar olacak. Sakın onlara da sen kafirsin şimdi demeyin. Allah muhafaza eylesin. Amin. O yüzden bu dersi yaptık. Bir, üç hafta oldu herhalde bu dersle alakalı. Üç haftanın sonunda bunu söylüyorum.
Bunları biz kendimiz öğrenmek için bunları okuduk. Kendimiz öğrenmek için bu sohbetleri yaptık. Yoksa birilerinin küfrüne fetva vermek için değil. Anlaşıldı mı? Bizim etrafımızdaki, ben de dahilim buna, hepimiz dinimizi yeni öğrenmeye çalışan insanlarız. Etrafımızdaki insanlar da dini bilen insanlar değil. Vay ben buna selamünaleyküm dedim, bu da aleykümselam demedi, kafir demek ki bu. Deme, bilmiyor. Televizyonlarda şeriata küfretmek daha önce bu ülkede marifet olarak görüldü. 28 Şubat'ta bütün insanlar sokaklara döküldüler, tencere, tava, kahrolsun şeriat diyorlardı. Bilmiyorlardı ki. E 15 Temmuz'da ezan okuyan müezzinlere, imamlara saldırdı millet.
Neden ezan okuyorsunuz, neden selah okunuyor diye. Bilmiyor kimisi. Kimisi kafir. Eyvallah. Bir şey diyemeyiz ama. O yüzden tekrar bunun altını çiziyorum. Sakın ha, hiç kimsenin küfrüne fetva vermeyin. Hiç kimseye sen kafirsin de demeyin. Siz bilin, siz bu hataları yapmayın. Karşınızdaki kimse nasihat alabilecek noktada, ona bir şeyler söyleyebilecek noktadasınız.
Tatlı bir şekilde söyleyin. Sakın ha, Allah muhafaza eylesin. Hani bir kısım gruplar var ya ülkede, önüne gelenin küfrüne fetva verip herkesle yaka paça kavga eden, onlara benzemeyelim. Allah muhafaza eylesin. Akbim

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi