mustafaozbag.org

546. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 17 Kasım 2017 · 38:33

Allahü salli alam, seyyidim, selamun aleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin inşâAllah. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşâAllah. Böyle bu akşam niyet ettim, böyle zikirle alakalı bir hayli ders yapmıştık. Böyle bu ara değişik haramların üzerinde ders yapmaya niyet ettim. Toplum hızla bu haramlara koşar adım gidiyor. Bundan derviş kardeşlerimiz de etkileniyor. Etrafımızdaki insanlar da etkileniyor.
Aşağı çekmeyi, etkilenmeyi. Bundan kardeşler mümkün olduğu kadar uzak olmalarını sağlaması için böyle kendimce önemli atfetti. Bütün haramlar önemli. Ama velakim bazı haramlar vardır. İnsanlar artık onu böyle haram olmaktan çıkarmış gibidir. Allah muhafaza eylesin.
Amin. Böyle çok kolay, çok rahat işlemeye başlarlar. Farkında olmazlar bunu. Allah muhafaza eylesin. Amin. Biraz bu konuda hani şey olsun, bizim bu noktada uyanıklığımız artsın inşallah. Birincisi, bühtanla alakalı. Tabi aslında bunun başlangıcı iftira, gıybet, bühtan. Ama bunu normalde inşallah önümüzdeki haftalarda yaparız ama konuyla alakalı, asıl konumuz çünkü farklı.
Onunla alakalı olduğu için önce oradan giriş yapayım istedim. Hadis-i Şerif'te söylediğin onda yoksa o zaman ona iftira etmiş olursun buyurulmuştur. Hani bir uzun bu Hadis-i Şerif. Bir kimsenin üzerinde siz bir suç esnaf edersiniz. O şey üzerinde yok ise o iftira olmuş olur. Eğer var ise gıybettir. Bakın var ise gıybettir. Yok ise iftiradır o. Allah muhafaza eylesin. O yüzden bühtan etmek, yani bir kimsenin üzerine iftira etmek gıybetten daha şerittir günahı. Gıybet neydi? Seksen zina. Bir kimsenin gıybet etmesi, seksen sefer zina etmesinden daha ağır bir günah.
Gıybet etmesi. İftira etmesini siz düşünün. Yine Hadis-i Şerif'in devamında beş şeyin kefareti yoktur. Beş şeyin kefareti yok. Yani bunun beş şeyin karşılığı yok. Bu beş günahın karşılığı yok. Bir günah işlersiniz, onun bir karşılığı vardır. İşte elli sopadır, seksen sopadır, yüz değnektir. İşte tembih etmektir, rejim edilmektir. Karşılığı vardır. Had cezasıdır. Tazirdir, tembihtir. Cezası vardır. Ama beş şey vardır ki, bunların kefareti yok. Bunlar Allah'a şirk koşmak. Allah'a şirk koşmanın karşılığı yok.
O kimse ebediyen cehennemde. Şirk üzerine o kimse ölürse, ebediyen cehennemde. Bunun karşılığı yok. İkincisi, haksız yere adam öldürmek. Haksız yere bir kimse bir kimseyi öldürürse, bunun karşılığı yok. Hadis de sabit. Haksız yere bir kimseyi öldürmek. Hani ahir zaman elametleri. Ölen neden öldüğünü bilmeyecek, öldüren niçin öldürdüğünü bilmeyecek. Ölen niçin öldüğünü bilmeyecek diyor hadis-i şerifte. Öldüren de neden öldürdüğünü bilmeyecek. Haksız yere öldürmenin kefareti, karşılığı yok. Üçüncüsü, müminlere iftira etmek. Bir mümin kimseye iftira etmek.
Bunun karşılığı yok. Bunun karşılığı yok. O iftirayı eden kimse, o iftirayı eden kimse. Eğer bir kimsenin üzerine iftira etti, o iftiradan aranıncaya kadar, o iftiradan kurtuluncaya kadar, o iftirayı eden kimse cehennemde yanacak. Karşılığı yok bunun bakın. Bakın karşılığı yok bunun. Bunların karşılığı yok. Dikkat edin. Allah'a şirk koşmak, haksız yere adam öldürmek, mümin bir kimseye iftira etmek. Mümin bir kimseye iftira etmek. Savaş alanından kaçmak. Dördüncüsü, savaş alanından kaçmak.
Bunun karşılığı yok. Allah muhafaza eylesin. Beşincisi, başkasının hakkını kaybedecek yalan şahitliği yapmaktır. Konumuzla alakalı olan ne? Bühtan, yani mümin bir kimseye iftira etmek. Mümin bir kimsenin arkasından veya önünden iftiraya maruz bırakmak. Allah muhafaza eylesin. Derviş kardeşler, dillerine sahip çıkacaklar. Toplumda dolaşan hastalıklar sizin içenize sirayet ederse, bizim o toplumdan bir farkımız kalmaz. Herkes çok affedersiniz, lağım çukurunda yaşıyor, sen de lağım çukurunda yaşıyorsun o zaman.
Senin sufi olmanın bir anlamı kalmadı. Herkes lağım çukurunda, sen de lağım çukurundasın. Sen geldin perşembe gün burada temizlendin, buradan çıktın, gene devam ediyorsun. Sizi ara sıra helallaştırmamın sebebi o. Birbirlerinizin ardından gıybet, iftira, dedikodu yapmayın. Dışarıdaki kimselerin arkasından iftira etmeyin. Dedikodu gıybet etmeyin. Dilinize sahip çıkın. Allah muhafaza eylesin. Amin. Yine Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki, bir adamı kötülemek için, onda olmayan bir şey ile, onun diline dolayan kimseyi, Allah-u Teala o sözün yalan olduğu tahakkuk edinceye kadar, cehennemde hapseder. siz biriniz, birisinin arkasından birisi kalkar da, onda olmayan bir şeyi sırf kötülemek için, onda varmış gibi gösterirse, o kimse ondan temizleninceye kadar ne olacak?
O kimse cehennemde kalacak. Cehennemde haps olacak. Allah muhafaza eylesin. Amin. Asıl konumuz, karıyı kocasına, kocayı da karısına kötü tanıtıp, aralarını bozmak. En önemli meselelerden birisi bu. Gelin sahipleri, damat sahipleri, kaynanalar, kayınpederler, baldızlar, bacanaklar, görümceler, gelinler, oğlan anaları, kız anaları, çocuklar, komşular, arkadaşlar, burayı iyi dinleyelim.
Allah muhafaza eylesin. Allah-u Teala'dan başkasına yemin eden, bizden değildir. Karısını kocasına, kölesini, efendisine kötüleyen de bizden değildir. Bir kadını kocasına kötüleyen kimse, bir kadını kocasına kötüleyen kimse, isterse o senin oğlun olsun, isterse o senin damadın olsun, isterse o senin kardeşin olsun, senin neyin olursa olsun, bir kadını kocasına kötüleyen kimse, Hz. Muhammed Mustafa'dan değil, bir kadını kocasına kötüleyen kimse, Hz. Muhammed Mustafa'dan değil, ve bunu dinleyen koca da koca değil,
bunu dinleyen adam, adam değil, bunu dinleyen adam, ve bunun üzerinden hareket eden kimse, adam değil. Birisi şeytanın işini yapıyor, senin karını sana kötülüyor, bu kim yapılırsa olsun bu. Bugün sana, yarın bana, bugün bana, yarın sana, bugün ona, yarın buna.
Bu büyük bir hastalık. Bu büyük bir hastalık. Bu hastalığa ne yazık ki, derviş kardeşler de düşüyor. Kadını adama kötülüyor. Adamı da kadına kötülüyor. Adamı kadına kötüleyenler de var. Asla ve asla, kendini bilen, mümin bir insanın yapacağı şeyler değil.
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem, Hz. bizden değil demiş zaten. Karısını, kocasına ve kölesini, efendisine kötüleyen bizden değildir. Yine başka adı şerif. Bir kimsenin karısını, sen kalkıp da, kocasına kötülüyorsan, sen tecdid iman gerekir sana. Allah muhafaza eylesin. Sen, şeytanın işini yapıyorsun. Direkt. Şimdi o adı şerifi de okuyacağım size. Sosyal medyayı takip edenler, okumuşlardır zaten, dünden itibaren okumuşlardır. İblis tahtını su üzerine kurar. Sonra askerlerini etrafa dağıtır. Şüphesiz askerlerinden kendisine en yakın olanı, yani en çok itibar göreni, en büyük fitneyi koparanıdır.
Askerlerden birisi gelir. Şöyle yaptım, böyle yaptım der. İblis, hiçbir şey yapmamışsın diye karşılık verir. Sonra birisi gelir, karısı ile arasını açmadıkça adamın yakasını bırakmadım der. İblis onun yanına yaklaştırır ve, ne güzel yaptım der. Ve onu kendine yaklaştırır. Demek ki bir adamı, karısından ayırt etmeye çalışan kimse, iblisin işini yapıyor. İblisin işini yapıyor. O kimse şeytanın işini yapıyor. Bu senin kızın olabilir. Bu senin gelinin olabilir. Bu senin kardeşin olabilir. Bu senin arkadaşın olabilir. Arkadaşsan, senin kızınsa, senin gelininse, senin oğlunsa, senin damadınsa, sen onları anlaştırıp, geçindirmenin yolunu ara.
Sen onlara hakkı ve sabrı tavsiye et. Yok çanak şöyle olmuş, yok tabak böyle olmuş, yok ev şöyle olmuş, yok ev böyle olmuş. Yok onu dinlemiş de, yok onu dinlememiş de. Boş muhabbetleri büyüten insanlar, hastadır, hasta. Evet, rahatsızdır. Bu senin annen de olsa, baban da olsa, bakacaksın, rahatsız bu diyeceksin. Pisişik, psikolojik problemleri var diyeceksin. Bu rahatsız diyeceksin. Ya da, diyeceksin ki, yok, bu Kur'an ve sünneti bilmiyor, cahillerden. İkisinden biri. Ya rahatsız, ya cahil. Üçüncü şıkkı yok.
Karı kocanın arasını açanın, üçüncü bir şıkkı yok. Allah muhafaza eylesin. Amin. Direk şeytanın işini yapıyor. O yüzden erkekler evlerini korumak maksadıyla, eğer ailesini bozuyorsa kayınvalidesi, eğer ailesini bozuyorsa annesi, eğer ailesini bozuyorsa kayınpederi, eğer ailesini bozuyorsa kendi babası, evlerini korumakla mükelleftir. Erkek eşini ve çocuklarını korumakla mükellef. Erkek eşini ve çocuğunu ve evini iler ebet götürmekle mükellef. Mükellef. Elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Erkekler eşlerinden sorumlular. Erkekler çocuklarından sorumlular. Erkekler evlerinden sorumlular.
Sorumlu. Bakacak işte kız, annesinin evine gidince, dönünce tavırları değişiyor. Bakacak işte damat, kendi annesinin babasının evine gidince, evde tavırları değişiyor. Oturacak gelin diyecek bunu, kız diyecek. Bak gidip geliyorsun, gidip geldiğinde, tavrın değişiyor burada evde. Buna dikkat edelim. Sen, orada beni kötüleyebilirler. Orada bana, benim için laf söyleyebilirler. Bunu eve taşıma. Bir hareket eder. Hepimizin anneleri, hepimizin babaları, nurdan çıkma değil. Bir laf söylersin. Annenin babana. Hemen boşayım ben bugün. Söyle.
Kalır. Bitti. O muhabbet devam eder. Bir sefer dinlerseniz, karınızın aleyhine muhabbeti, annenizden, babanızdan, teyzenizden, halanızdan, abinizden, amcanızdan, dedenizden, nenenizden, arka danışınızdan, kim olursa olsun. Bir sefer dinlerseniz, ikinciyi de dinlersiniz. Kar ağızlı denilebilir senden için. Karısının ağzına bakıyor, yok evinin ağzına bakıyor, yok o karının lafına bakıyor, yok o karıyla hareket ediyor. Erkeklere bu laflar çok söylenir. Sen diyeceksin ki, bana haram olan bir şey söyle. ben de gideyim ona diyeyim ki, bak bu haram, bunu yapma.
Ben diyeceğim ona. Onu bir başkası demeyecek. Onu ben diyeceğim. Neden? O benim karım. Ona ben konuşacağım. Ona önüne gelen bir laf söylemeyecek. Ben ona söyleyeceğim. O benim karım. O şamara olanı değil. O benim karım. Herkesin gelip geçerken, bir laf söyleyeceği bir kimse değil. O benim karım. O zaman herkes oturacak oturduğu yere. Herkes bakacak o zaman, ha diyecekler ki, bu ters bu. Ne? Bu karısına laf söyletmiyor. Bu öğretiyi ben babamdan öğrendim. Allah rahmet eylesin.
Böyle çok dini bilgisi yoktu. Anneme birisi bir laf söyleyecek olsa, yani onun tarzı farklıydı. Kimse söyleyemezdi. Kimse. Biz onun sağlığında, bize hiç kimse, gözünüzün üstünde, kaşınız var demedi. Bize de demedi. Kimse. Sonra o bir vefat edince, böyle bizde birkaç ay böyle bir şey oldu. Ne o? Biz bir şoka girdik. Biz böyle bir şey yapamadık biz. Bir dağıldık. Baktım ben, babamın zamanındaki tavır değişiyor. E tabi o zaman da biz tabi babamın yanında, babanın önünde böyle bir hani farklı davranışın içerisine girmemize gerek kalmıyordu, giremiyorduk da zaten.
Biz babamız disiplinliydi. Ben babamızın yanında ayağımızı uzattığımı hatırlamam. Babamızın bir sözünü ikilettiğimizi hatırlamam var. Annemizin bir sözünü ikilettiğimizi hatırlamam. Böyle disiplin vardı bizde. Babam bir sefer söyler. Bunu buradan kaldır, tamam biter. Biz onu kaldırırız. İkinciyi söylemez zaten babam. İkinciyi söylemez hiç. Babam ölünce böyle baktım ben böyle bir iki aylık bir böyle bizim bir şey zamanımız, şaşkın zamanımız oldu öyle söyleyeyim. Sonra bir boşluk oluştu yani. Ah baktım bir iki laf dönüyor böyle. Sonra Cenab-ı Hak işte demek ki öyle bir hal vermiş bana. Ben bir gün kafam döndü, bitti benim.
Sonra herkes gene yoluna girdi. Baktılar ki yani bu gene aynı şey devam edecek. Hiç kimse laf söyleyemeyecek. Söyleyemediler uzun müddet. Gene bir düğün esnasında gene böyle bir annemin üzerine dayımlar bir şey yapacak oldu. Ben gene sazı elime aldım. Herkes oturdu oturdu yere. Bitti mesele. Hamdolsun. Öyle. Tabii yine insanoğlu dayanmıyor ya bir fasıl daha oldu sonra. Anneannemin vefatı vefat etmezler diyecek. Ayrı mesele bunlar. Kuyucunun babasıyla alakalı değil. Öyle aklınıza gelmeyin. İki tane daha var bizden. Dayı. Ondan kuyucu da çekmiştir onlardan. Amcalarından yani. O ayrı mesele.
Evet. Yani insanlar eşlerine sahip çıkacaklar. Kocuklarına sahip çıkacaklar. Evlerine sahip çıkacaklar. Hiç kimse karısının gıybetini dinlemeyecek. Hiç kimse karısının dedikodusunu, üzerine olan bühtanı dinlemeyecek. Erkekler. Eğer erkek iseler. Değillersin söyleyecek lafımız yok zaten. Eyvallah. Bir önemli mesele daha. Karı kocanın arasına açıcı meseleleri etrafta dolaştırmayacaklar. Aa ben senin beynini gördüm ya çarşıda yanında bir kadınla dolaşıyordu. Sana ne? Sana ne?
Bir müşterisi başka bir yere dikkana götürüyor belki de. Maliyecidir, sigortacıdır, vergicidir, müşterisidir. Onur gelse şimdi dese ki sizin şu mallarınız kimde satılıyor, en yakın yer bayiniz nerede beni götürür müsünüz dese götürmeyecek misin? Hacı Erkek Hanım götüreceksiniz mi? Öyle bir bayan geldi diyelim. Götürmeyeceksiniz mi? Onur gidiyor bayanla götürüyor. Burada bizim şeyimiz ne o ürünlerimiz satılıyor diye. Mal da taşıyorlar beraber. Eee gördü birisi şimdi. Dışarıdan gördü birisi. Aa Onur'u bir kadınla dolaşırken gördük. Hemen kafasına bir soru işareti soktu mu onun?
Soktu. Onur evli değil. Bekar. Evlenecek Onur. Bunu aldı laf cambazının birisi. Yanına bir iki daha ilave etti. O ona söyledi, o ona söyledi. Haydi. Onur oldu. Hovarda bir adam. Ayıkla pirincin taşını. Adam evlenecek. Bir kız görüşmesine gitti. E bir araştıralım dediler. Abi araştırdılar. Eyvah eyvah eyvah … Onur her gün bir kadınla görünüyormuş. Bitti adamın hayatı. Adamın hayatı bitti. Ne yaptığının farkında değil insanlar.
Ne yaptığının farkında değil. Adama vazife verdim ben. Dedim ki bu kadına git şunu yap bunu yap bunu yap bunu yap birisi. Kendim bak kendi yaşadığımı söylüyorum. Zamanım yok. Al abicim bunu. Git filancı yere. Şunu yap şunu yap şunu yap şunu yap. Ondan sonra bunu getir evine teslim et. Allah sizi inandırsın. Akşam İstanbul'dan geri dönüyorum. Telefon açtı adam. Baba benim başım yanıyor. Ne oldu dedim. Dedi bugün sen vazife verdin ya. Evet. Dedi ben daha eve gelmezden önce. Dedi eve yetiştirmişler. Bir kadınla masraf görüyordu. Evin ihtiyaçlarını görüyordu. Dedi bizimki dedi havalarda şimdi. Ver dedim telefonu bana. Ver de telefonu hanımına. Sana kim telefon açtı bana söyle dedi.
Sana kim telefon açtı bana söyle. Söylemezsen seni dedim dergahtan kovacağım. Ebediyen de seni bu dergaha almam. Sana dedim kim söyledi bunu bana söyleyeceksin. Efendim sana kim söyledi. Filanca söyledi. Söyle onu arasın beni. O arada. Sen sana kim söyledi. Tabi o birincisine dedim. Duyduğunu konuşman hadis-i şerif sana yalan olarak yeter. Sen duyduğunu söyledin. Zannediyorlar ki ben dibine darı ekmeyeceğim. Bir insanın namusu ya. O erkek de olsa onun namusu var. Şerefi var. Namus şeref sadece kadınlara mı ait? Erkeğin namusu şerefi yok mu? Sana kim söyledi dedim.
İkinci kadına. İşte efendim. Söyle kim söyledi sana. Beyim söyledi dedi. Ver telefonu bana. Sen gözünden gördün mü dedim ben. Hayır dedi. Sana kim söyledi dedim. Sana kim söyledi. Bana filanca söyledi dedi. İkinizi de dergahtan kovdum dedim. Karı koca olarak sizi. Bir daha dergaha gelmeyeceksiniz. Dersinizi aldım. Söyle işini dedim. O da beni arasın. O da aradı. Sana kim söyledi? Ben dedi alışveriş ettikleri yerin önünde gördüm. Poşetlerle çıkıyorlardı. Oğlum dedim anında yetiştirmen mi lazımdı? Onu neden yetiştiriyor biliyor musunuz? Onu neden yetiştiriyor?
Çünkü o kimse dergahta sevilen bir kimse. Onu kötüleyecek ya. Sizin sevdiğiniz bu adam var ya aslında böyle bir adam. Sizin sevdiğiniz bu kadın var ya aslında böyle bir kadın. Sizin sevdiğiniz filanca var ya aslında siz onu bilmiyorsunuz siz. Ha o biliyor onu. Allah muhafaza eylesin. Bunlar ucuz, ucuz, ucuz işler. Derviş kardeşlerin bu ucuz işlerin içerisine girmesi kadar beni üzen bir şey yok. Bir evliliği yıkınca hoşunuza mı gidecek? Bir evlilik dağılınca madalya mı takacak size? Mahakak takacak.
Kim takacak? Şeytan takacak. Sana başka bir kimse madalya takmaz. Sen birisinin arkasından kötülüğünü konuşuyorsan o kimse derviş kardeşi, mümin bir kimse. Tanımıyorsun ya, bilmiyorsun. Onun hakkında kötülüğüne konuşuyorsan sana ancak şeytan madalya takar. Başka hiç kimse değil. Sen ancak cehennemde nefeslenirsin. Başka bir yerde değil. Ayet-i Kerime'yi unutmayın. Allah'ın affediciliğine güvenerekten günah işleyicilerden olmayınız. Allah elin bir azap vericidir. O yüzden Cenab-ı Hak affedecek diye Allah'ın gözünün içine baka baka Cenab-ı Hak'ın haram kıldığı işlerden uzak duralım inşallah. Rabbim muhafaza eylesin.
O yüzden hiç kimse, hiç kimsenin karısını, hiç kimseyi kötülemesin. Hiçbir koca da, hiçbir koca da karısının kötülendiği sözleri dinlemesin. Hiç kimse, hiç kimse ama, hiç kimsenin kocasını kötülemesin. Kocasının kötülendiği yerde de kulaklarını tıkasın, dinlemesin. Kadın da kocasının namusuna, şerefine sahip çıksın. Desin ki, kocamın aleyhinde konuşma. Kocamın hoşuna gitmeyecek bir şeyi konuşma. Bitti. Bu kadar. Herkes ailesine ve çocuklarına, evine sahip çıksın.
Herkes, kadın kocasına ve çocuklarına, koca karısına ve çocuklarına sahip çıksın. Onların haklarını, hukukunu korusun. Onları orta yer malı gibi herkesin ağzında sakız etmesin. Sakız edilmesine de müsaade etmesin. Derviş kardeşler de bu konuda kardeşlere nasihat etsin. İnsanların eksiğini, gediğini, açığını araştırıp sorgulayanlardan olmasınlar.
Güzel ahlak sahibi olsunlar. Birbirlerinin eksiklerini ve noksanlıklarını birbirlerine nasihat etsinler. Ama iki tarafta laf dolaştırmasınlar, laf gezdirmesinler. Kadınlar da, erkekler de. Bu konuda herkes üzerine düşen vazifeyi bir tamam yapıp bu haramın içimizde kol gezmesine müsaade etmeyelim. İnşallah. Söz mü? Söz. Duyamadım ya. Söz. Derviş adam söz mü dediğinde söz deyip ortalığı çınlatır ya. Ölü toprağı mı yani sözünüze güvenmeyelim mi? Siz güvenilecek bir söz vermiyor musunuz? Öyle söz mü verilir? Öyle biatlaşma mı olur? Üstadım benden söz alacak.
Ben onun, gırtlağım patlar benim. Benim elimden tuttu Beytullah şahit olsun dedi. Şahit olsun efendim dedim. Beytullah'ta herkes kaldı bir. El ele tutuştuk gidiyoruz. Bana dedi ki Allah rahmet eylesin. Mustafa Efendi dedi. Ben vefat ettiğimde bütün dergaha haber salacaksın. Bütün herkes istihara yapacak, kendine bir şeyh bulacak dedi. Sakın dedi. Hiç kimse dedi. Hiç kimsenin sözüne bakmasın. Herkese bunu tebliğ edeceksin. Anlaşıldı mı dedi. Anlaşıldı efendim dedim. Mustafa Efendi sana ikinciyi söylüyorum dedi. Sakın ha dedi. Ben oldum deyip de meydana çıkmayasın. Sakın ha dedi.
Kendiliğinden böyle dedi. Orta yere çıkıp da dedi. Ben oldum demeyesin dedi. Deme dedi. Emredersiniz efendim dedi. Bunu dedi bütün dergaha dedi söyleyeceksin. Tebliğ edeceksin. Anlaşıldı mı dedi. Anlaşıldı efendim dedim. Herkes rüyasında kimi görürse ona tabi olacak oğlum dedi. Dikkat edin. Herkes bütün dervişlere. Herkes rüyasında kime kimi görürse ona tabi olacak oğlum dedi. Emredersiniz efendim dedim. Oğlum Beytullah şahit olsun mu dedi. Şahit olsun efendim dedim. Ben şahit olsun diye öyle söylemişim. Böyle herkes bir döndü baktı iki taraftan bana. Ulan ben ne yaptım acaba diye.
Kendi kendime sorgulamaya başladım. Bana normal geldi o. Yani şahit olsun sözünü benim böyle haykırmam normal geldi bana. Sonradan bizi duymuş bir kardeş bana geldi. Neye dedi biatlaştınız dedi. Öldüğü zaman söyleyeceğim dedi. Ben öldüğümde dedi çünkü. Öldüğü zaman dinle dedim. Böyle baktı. Sen de şahit ol dedim. Şahitlik yap. Öldüğünde ben şahidim şahit olsun diye bağırdıydı. De dedim ben. O şahitlik yapamadı yalnız. Bakın o şahitlik yapamadı. Bazen duymak yetmiyor insana. O yüzden öyle ahitleşirken sağlam ahitleşin. Eğer yapamayacaksanız arkadaş ben karımın muhabbetini dedikodusunu dinlerim.
Ben çocuklarımın dedikodusunu muhabbetini dinlerim. Ben de gider yaparım diyorsanız söz vermeyeceksiniz. Eyvallah. Kadınlar da öyle. Ben kocamın dedikodusunu yaparım. Kocamın dedikodusunu da dinlerim diyorlarsa onlar da ne yapacaklar? Söz vermeyecekler. Şimdi herkese soruyorum. Herkes karısının ve kocasının arkasından dedikodusunu, gıybetini, iftirasını, hoşuna gitmeyecek sözleri söylememeye ve dinlememeye. Kadın erkek, kadın erkek, herkes söz veriyor mu? Allah razı olsun. Allah razı olsun. Cenab-ı Hak sözümüzde duranlardan eylesin. Amin. Hep beraber Kur'an ve sünnete sımsıkı yapışanlardan eylesin. Amin. Cenab-ı Hak günah-ı kebahirlere düşenlerden eylemesin. Amin. Günah-ı kebahirlerden uzak duranlardan eylesin. Amin. Günah-ı kebahirlere her daim uyanık olup savaş açanlardan ve savaşanlardan eylesin.
Amin. Destur.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi