mustafaozbag.org

54. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 22 Mayıs 2011 · 1:11:03

Kendi içerisindeki vaazı, ibadetlerin zamanında yapılması noktasında birleştiyse de, ama bir kimse eğer herhangi bir zorunluluktan dolayı bu tip nafile hükmündeki ibadetleri yapamadığında, tabi nafile söz verilince vacip hükmüne geçer, bunları yapamadığında sonradan kaza etmesi mümkündür. Bu da olabilir. Bir hadis, Şefnî Peygamber Efendimiz Efendimiz Efendimiz Efendimiz Aşağıda Çukhal'ın fakirleri sevip odunu belirtiyor. Erdi sesini üstünde dinmek, ayakta belir etmek, rast geldiği ağaç ve sütun diğer çukurca dişini kurtaramak, yüzünü de belirle sinmek, pantolonunu ayakta gelmek, çıplak yapmak. Böyle bir hadisi, bu noktada ben hiç okumadım ama, nerede okuduysa bu kardeşimiz kim, soruyu yazan. Orta nedir okudu? Mızraklı imal var, var.
Mızraklı imal var, olabilir. Bir şey diyemem. Yani şimdi ayakta belir etmek, sünnete aykır bir şey. Sona, sonra rast geldiği ağaç ve süpürge çöpüyle dişini kurcalamak, bunu bilmiyorum. Yüzünü eteğine silmek, bu da. Peygamber sallallahu sallallahu ve sallam adresi terif görmüş, pantolonunu ayakta giymek, bu da sünnete aykır, bunu da biliyor. Çıplak yapmak, bu da sünnete aykır. Yani sonuçta Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri'nin sünnetlerine aykırı bir hareket etmek, bile bile kasten umut, terk etmek, evet insana hem de madden olmasa dair, belki de öyle algılanmasa dair, manem fakire yol açar, eşi hamileyken bilirse olunabilir mi? Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri hadis-i şerifte siz doğurmak üzere devenin düzeyine bindirirseniz, erkeğiniz size işte beraber olmak isterse siz en iyi erkeğinize tabi olun, ona sonra doğurmaya gidin diye hadis-i şerif var.
Tabi bu noktada bir problem yoksa, herhangi bir sıkıntı yoksa, bunda bir deis yok. Selamun aleyküm, metal işleriyle uğraşıyorum, bazen kazayla ellerim kesiliyor, namaz var, bir kan durmuyor. Son vakte kadar bekliyorum, yine kanıyor, bazen de namazda kanıyor. Normalde son vakte kadar beklenip kanama yine devam ediyorsa, kan devam ediyorsa, onu bir sargı veziyle veya herhangi bir şeyle durdurmak mümkünse öyle durdurmaya çalışacak, öyle durdurursa üzerine mesletecek ama öyle durdurma imkanı yoksa, kan da akıyorsa, abdestini alıp namazını kılacak.
Ali İmran Suresi 104. Ayette Allah sizden hayra çağıraldı. İyiliği evladan ve kötülükten takıntılı bir topluluk konuşuyor. Kultulaşı aranlar işte bunlardır. Ayet kerabesinde bahsedilen topluluktan almak için gayret edilir dersek, acaba çok büyük veya yanlış konuşulur muyuz? Hayır. Din nasihattır, din nasihattır, din nasihattır. Yani bir kimse doğru bildiklerine, Kur'an ve Sünnet'in doğrusunu, insanların kendi içerisinde oluşmuş, dinin reddetmediği doğruları, etrafına yaymakla ve çevremekle mükerdektir. Bu noktada bir kimse, eğer ki etrafına, hanımına, çocuğuna, eşine, arkadaşına, dostlarına, işte iş arkadaşlarına, etrafında, çevresinde bu noktada tebliğ edebileceği insanları, ayet-i kerimenin dairesinde hayran, iyiliğe doğuluyor, güzeli tebliğ ediyorsa, bu ayet-i kerimenin vaaz ettiği işi yapış olur.
O zaman, hani sorumlusunuz, elinizin altındakilerden değil ya hadis-i şerifte, elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Siz etrafınızdaki insanlara, elinizin altındakilere yumuşak yumuşak, tatlı tatlı, iyi, doğruyu, güzeli, hayrı, yüksek ahlakı tebliğ etmek zorundasınız. Tebliğ birinci derecede kendinize olacak yalnız. Kendinize. En güzel nasihat, insanın kendisine verdiği nasihattır. Siz birinci derecede kendi nefsinize nasihat edeceksiniz. Kendi nefsinize, hayra, doğruya, iyiliğe aktaracaksınız. Yani örneğin, işte siz etrafınızdaki insanlara zulmederken, siz zulmün yanlışlığını anlatamazsınız. İşte siz etrafınıza hakaret ederken, yüksek ahlakın güzelliğini etrafınızda anlatamazsınız ki.
Yani işte, hatunun kafasına vur yumrağı, hatun iyi ahlaksı ol de. Yanlış olmadı. Ters öyle değil mi? Veya işte meşhurdur ya, sigara içe bir adamın oğluna oğlum sigara içme demesi gibi. Bu da ona benzer bir şey. Siz yapmadıklarınızı tebliğ edenlerden olmayın. Ey Habibi sakın hafız. Ya göründüğün gibi ol, ya olmayın diye biliyorum. İnsanların kendilerini saklamaları yanlıştır. Kimi insan vardır? Bu iki yüzlülüktür. Belirli toplulukların yanına gittikçe yüzü değişir. Yani yüzü değişir onun boyuna. Allah muhafaza eylesin. Onlardan olmayın. Onlardan olmayın.
Ehli tasavvuf, tasavvuf ehli, şerrini ortaya çıkarıp, hayrini gizleyebilir. Şan ve şöhrete ihtiyacımız yok. Şan ve şöhrete ihtiyacı olan, şan ve şöhrete ihtiyacı olan, hayrını ortaya çıkarıp, şerrini gizleyelim. Biz şunu olmayacağız. Sana meşhur laftır ya, dışarıdan bakınca yeşil türbe, içine girince estağfurullah, tövbe derler ya. Biz onlardan olmayacağız. Biz normalde neyse, o kadar görüneceğiz. Göründüğünüz gibi ol. Ve olduğunuz gibi görün. İnsanları ne maddi noktada, ne de manevi noktada aldatmayın.
Yani işte çok takva görülüp, ele geleni yiyip, dile geleni deyip, yaşamak olmaz. Bu olmayacak. O zaman biz, önce hayırı, iyiyi, gizeli, doğruyu, kendi nefsimize tebliğ edeceğiz. Kendimize. Tebliğin birincisi insanın kendisinedir. Kendi iç alemini çalıştırıp, kendi iç organlarını, kalbi olarak, manevi olarak çalıştırıp, kendisini dizayn etmesidir. Ve kendisini, hani siz ölmeden önce, kendinizi hesaba çeken hesabı şerif var ya, insan kendisini hesaba çekecek önce, siz önce her akşam, kendinizi hesaba çekecek. Veya her işinizi yaparken, bir kelimeyi konuşurken, bir davranışta bulunurken, önce kendimizi hesaba çekeceğiz. Tasavvuf bu. Ya biz, biz bunu yapacağız, doğru mu?
Ben bunu söyleyeceğim, doğru mu? Ben şimdi bağıracağım bundan, doğru mu? Ben bunu hakaret edeceğim, doğru mu? Biz önce bunu kendim, kendi sinemize, ilk önce bunu yapacağız. İşte bunun hakkında konuşacağım, doğru mu ya? Doğru mu? Biz onu kendi kendimize, onu biz hesaba çekeceğiz. Görmediğimizi, duymadığımızı, elimizin altında olmayan şeylere, hükmet bize. Gördün mü? Görmedim. Duydun mu kulağından? Duymadın mı? Ne oldu? Bir başkası dedi. Hemen hadis-i şerif'i söylüyorum. Bir başkasından duyduğunu, bir başkasına aktarman, sana yalan olarak yeter diyor. Hadis-i şerif. Hadis-i şerif diyor ki, duyduklarınızı, başkasına aktarmanız, size yalan olarak yeter. Yalan yalan.
Ya bana filanca dediydi, ona da filanca demiş. Ya hadis mi naklediyorsun ya? Bir evliya sözü mü naklediyorsun? Bir velinin sözünü mü, halini mi naklediyorsun? Ya nakledtiği şey insanları kurtuluşa erdirecek bir şey mi? İnsanları hayra, doğruya, iyiye, güzelliğe sevk edecek bir şey mi? Yok. Bilmem kim, bilmem kimle, bilmem kim, bilmem kimle, ne demişler, ne yapmışlar, ne etmişler. Gıybet, dedikodu, iftira, yalan, onun bunun sözü. Önce nasihatı kendimize. Biz evde önce biz kendimiz dedikodu yapmayacağız. İş yerinde önce biz dedikodu yapmayacağız. Toplumda önce biz dedikodu yapmayacağız. Biz bulunduğumuz ortamda önce kendimizi gıybet etmeyeceğiz. Önce kendimiz iftira etmeyeceğiz.
Önce kendimiz. Ondan sonra elimizin altında kim yapıyor hanım? Ya hanım yapma be. Gıybet etme be, dedikodu etme ya. Bırak ya, bu başkasının hakkında bir laf söyleme. Bir başkasının lafını burada söyleme. Boş ver. Bunları konuşmayalım biz. İnan olun, insanların şu anda aynı zamanda yıkıldığı en önemli şeylerden birisi bu. En önemli şeylerden. Gıybet, dedikodu, iftira, yalan. Hadis-i şerif var. Hadis-i şerif. Gıybet, zinadan daha şeristir diye. Ya birisi zina ediyor. Zina ediyor. O zina edenin filanca zina ediyor diyen adam gıybet işliyor. O zina edenin daha büyük günahı geliyor. Bunu söylüyorsun.
Bunu adam anlamak istemiyor, algılamak istemiyor Müslümanlar. Müslümanlar bunu algılamak istemiyor. Ya bir başkasıyla alakalı konuşma kardeşim. Seni ilgilendiren bir şey değil ki. Hakim misin? Alim misin? Amir misin? Yok. Evet, amir birisine sorar. Bu ne yapıyor der, sen ona cevap verirsin. O çünkü toplumun düzeninden sorumludur. Hakim sorar, sen hakime konuşursun. O toplumun düzeninden sorumludur. Alim sorar, ona cevap verirsin. O toplumun düzeninden sorumludur. Alim misin? Yok. Hakim misin? Yok. Amir misin? Yok. O zaman konuşma. Hayırı, iyiyi, doğuduyu, güzeli kendimize önce tebliğ edeceğiz. Allah muhafaza eylesin.
Bu konuda Ümmet-i Muhammed'in gerçekten çok büyük problemi var. Ahlakımız köreliyor. Dedikoduculardan, gıybetçiler yüzünden, ihtiracılar yüzünden, aileler birbirlerinden ayrılıyorlar, kopuyorlar. Apartmandaki insanlar birbirleriyle iletişimlerini bozuyorlar. Aynı dergahdaki insanlar birbirleriyle iletişimlerini bozuyorlar. Muhabbetleri bozuluyor. Birbirlerine bakışları bozuluyor. Birbirlerinin üzerine fetva yazıyorlar. Aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirlerine fetva yazıyor. Aynı sülalenin içerisinde, aynı ailenin içerisinde, 3 oğlan, 5 kardeş, 7 kardeş, 8 kardeş, 2 kardeş, 3 kardeş, birbirleriyle iletişimleri bozuluyor. Dedikodular mı?
Gıybetten dolayı. Konuş Allah konuş, konuş Allah konuş. Ya Kabe'de insan gıybet eder mi? Dedikodular mı? Kabe'de dahi devam ediyor Müslümanlar. Medine-i Münevvere'de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin huzurunda devam ediyorlar. Beytullah'ta devam ediyorlar. Zikrullah'ta devam ediyorlar. Burada dahi arkadaşlarımız, kardeşlerimiz ne yazık ki hata yapıyorlar. Burada dahi devam ediyorlar. O hayırı, o iyiliği, o güzelliği nefsimize tebliğ edeceğiz. Bir ışık olacağız. Tasavvuf ahlakta ışık olmaktır. Tasavvuf aşkta ışık olmaktır. Tasavvuf Allah'a bağlılıkta ışık olmaktır. Tasavvuf Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin sünnetlerini ihya etmekte ışık olmaktır.
Biz onun terk edilmiş sünnetini ihya edeceğiz. Herkes gıybet ederken biz etmeyeceğiz. Herkes iftiranın içerisine düşmüşken biz düşmeyeceğiz. İnsanlar birbirlerinin gözlerini oyarken biz oymayacağız. Birbirlerini katlederlerken biz katletmeyeceğiz. Biz de dedikodunun, gıybetinin, iftiranın içerisine giriyoruz. Biz de manevi katliama ortak oluyoruz. Allah muhafaza eylesin. Yapmayın. Yani o gündüz kazandığını gece harcayan hovardan insanlar olur ya, adam kendi, biz deriz ki ya bu adam içki içiyor, harar, öyle değil mi? Gündüz kazanıyor, adam içiyor akşama, çok ödedersiniz. İşte içkiyi yatırıyor. Biz diyoruz ki ya ne kadar zararlı, öyle değil mi? Evet.
Zahiren zararda. Manen de zararda. Ama bir derviş için bu daha büyük bir zarardır. Bir başkasının hakkına tecavüz ediyorsun. Allah muhafaza eylesin. Orada çok titiz olacağız, inşallah. Hakika kurbanın ölçüsü var mıdır? Kurban bayramında kesilen kurbandan daha küçük bir kurban kesilebilir mi? Hakika kurbanı normal kurbanlı kayvanlardan olur. Adı kurban denilince, adı kurban denilince, kurbanın vasıfları neyse? Hakika kurbanın vasıfları aynı olur. Kurban. Adı kurban oldu mu, vasıf olarak değişmez. Adı kurban çünkü. Ama adı kurban değil isen, o zaman adam kendine yemek için kuzu kesiyor. Yani gider, üç aylık kuzuyu da keser.
Semiz kuzu, taze kuzu. Kesiyor. Ona bir şey diyemezsin. Adam gider, iki yaşında bir tane olması şart değil o zaman. İşte veya işte dişine ne diyorlar? Kapak atması zorunlu değil. Adam keser o zaman. Ama kurbansa adı bunu unutmayın. Bir ibadettir o. Kurban ibadettir. Kurban ibadet. İslam, kurban ibadetinin nasıl, hangi aymanlardan nasıl olması gerektiğini başıboş bırakmamış. Yerleştirmiş, oturtmuş, başını bağlamış, altmış kenara. Kurbanı o ibadet zevkiyle, tadıyla, sorumluluğuyla yakınatsın. Evet, hayırlı kadınlar bebek ziyaretine gelmiyorlar. Çocuğa zarar verilmiş. Ancak bu dine doğru. Dine ben okuduğum hadislerde veya fakir kitaplarında böyle bir ibareye rastlamadık. Kadınlar normalde işte bu noktada kendi kendilerine böyle bir batıl inanç.
Veyahut da işte geçmiş zamanlarda kendilerine böyle bir şey çıkarmış olabilirler. Yani böyle bir şey zarar ise eğer bu da tıkben tespit edildiyse bu noktada söylenecek bir söz yok. Ama velakin bunu yasaklayan herhangi bir dini bir şey yok. Ben okumadım. Ben okumamış olabilirim. Olmuş olabilir böyle bir dini yasak. Bunu diyemem. Ama velakin genel olarak yani hayırlı kadınlar neler yapamaz hükmündeki fıkır kitaplarına baktığınızda böyle bir şey yok. Hayırlı, nefaslı kadınların, işte loğusa kadınların neler yapamayacağına dair çok ad ve özdür yasaklar bu noktada. İslam diğinin yasakları çoğaltan bir din değildir. İslam diğinin yasakları azaltan bir din.
İslam diğinin doğduğu toplumda o günkü insanlık içerisinde o kadar çok yasak vardı ki İslam diğinin o gün için bu yasaklara savaş açtı. Bu doğması insanların kendi heva ve heveslerinden çıkarttıkları o kadar çok yasak, o kadar çok ibadet, o kadar çok böyle ritüeller vardı ki İslam bunların hepsini de reddetti. Hepsini de reddetti. Hepsini daha aşağı indirdi. Yani yasakları aşağı indirdi. Ve Kur'an ve Sünnet de sabitledi ve onu da yasakladı. Artmasınlar insanlar heva ve hevesine uyup yasakları arttırmasınlar diye onu Allah kendi yüzlerine bağladı. Resulüyle onu biçimlendirdi ve bitirdi. Neden? Arkasından insanlar heva ve hevese uyup dindermiş gibi olup yasaklarını çoğaltmasınlar diye.
Bakın yasaklarını çoğaltmasınlar diye. İnsanlar da insanların bir kısmının bir tarafı ilahtır. Ve insanlar heva ve hevesine uyup ilahlık noktalarını çoğaltırlar, diriltirler, onu böyle kuvvetlendirirlerse yasak koymaya başlarlar. Dinin haram etmediğini haram etmeye başlarlar. Dinin yasak etmediğini yasak etmeye başlarlar. Dinin yasak etmediğini, hatta dini serbest bıraktığını yasaklamaya çalışırlar. İnsanların bu ilahlık yönü vardır. Ve kendinizi kontrol edin bakın ve oturun bazı olaylar, yani dini okumadığından kaynaklanıyor. Toplumun ve ailelerin kendi içerisinde, tarikatların kendi içerisinde, cemaatların kendi içerisinde, dini yaşıyoruz noktasında duran insanların kendi içerisinde, dindermiş gibi kabul ettikleri o kadar çok yasak var ki, o kadar çok yasak var ki, insanların pantolonlarından tut da, iç çamaşırlarından varıncaya kadar karışıyorlar.
Ya adamın iç çamaşırı veya kadının iç çamaşırı, ya dışarıdan görünmüyor bu, onu dahi yasak koyuyor. Dinde hiçbir hüküm yok bu noktada. Okuyunca ben kitapta böyle hayret ediyorum. Veyahut duyunca hayret ediyorum ben. Kıymetli kardeşlerim, bizim dinimiz, yasakları arttıran bir din değil. Yasakları çoğaltan bir din değil. Haramlar belli, günah-i kebahirler belli, haramlar belli, günah-i kebahirler belli. Siz harama ilave edemezsiniz, küfre düşersiniz. Günah-i kebahire ilave edemezsiniz, küfre düşersiniz. Yasak olmayan bir şeyi yasak edemezsiniz, küfre düşersiniz.
Bunu çünkü din bağlamış başını. Bu noktada insanlar Kur'an ve sünneti olacaklar. Sünnet bunu yasakladıysa, Kur'an bunu yasakladıysa yasaktır. Yasaklamadıysa, din adına bir başkasının yasaklama hakkı yok bunun. Sağlık söz konusuysa eyvallah. Onunla alakalı bir sürü ayet ve hadisler var. Sağlık noktasında iştah edelim. Mesela örneğin, hani diyorlar ya, sigara hakkında yasak yok. Hani diyorlar ya, bu konuda ayet, hadis yok ya kardeşim. Onun yasaklayacak olan, işte istiraf noktasından, sağlığa zarar noktasından, bir sürü ayet ve hadis var. Bir sürü var. ama bir noktası, mesela hayırlı kadınlar, iyi, hiç bu noktada yasak yok, sokağa çıkamaz.
İşte ne bileyim, şuraya gidemez, buraya gidemez, hiçbir şey yok. Yapamayacağı şey ne? Kur'an-ı Kerim'i eline alıp okuyamaz. Camilerden içeri girip, namaz kılamaz. Beytullah'ı tavaf edemez. Çok affedersiniz. Cinsel ilişkiye girer misiniz? İyileşini, Hayzı, Doğusa hanımını öpmüyormuş biler. Kadınlar kendilerini öptürmüyormuş, adamlar öpmüyorlar. Bunu böyle konuşmak zorunda kalıyor. Hakkınızı helal edin. Hazreti Ayşe Validemiz diyor ki, biz o zamanlarımızda dahi, makul bir şekilde soyunur Resulullah'ın yatağına yatardık. O bizden kaçmazdı. Hazreti Ayşe Validemiz diyor ki, biz her gece soyunur Resulullah'ın yatağına yatardık.
Yasak koyuyorlar bu insanların doğmasız yasaklar var. Adamın evindeki kıyafete yasak koyuyor adam. Evinin içerisinde dar pışamayla dolaşamazmış adam. Dar eşofmanla dolaşamazmış. Yasakmış. Adam evinin içerisinde işte şortla dolaşamazmış. Yasakmış. Var mı hadis? Yok. Var mı bir Hanefi'den fesvah? Yok. Bizim alimlerimiz söylemedi. Dinimiz bizim bu değil. Herkesin kafasına göre yoğunlayacak, kafasına göre yasak koyacak, kafasına göre yasak kavrulacak bir dine sahip değil. Kafamıza göre dini yoğunlayıp, yoğurup, kafamıza göre bir din oluşturma noktasında değil.
Allah Kur'an'ı indirmiş, Resulullah'ı yaşatmış ve vaaz ettirmiş. Eksikli bırakın. Allah diyor ki, bugün dinimizi tamamen Allah dinden eksik mi bıraktı? Resulullah dinden eksik mi bıraktı? Dinin vaaz edilmediği, vaaz edilmemiş bir yanı yok. Bizim dinimiz bu. Kur'an ve sünneti ne emrediyorsa eyvallah. Dinimiz bu bizim. İmamların iştahatları, ilk imamların iştahatları neyse dinimiz bu bizim. İnsanlar İmam-ı Azam'ı beğenmez hale gelmişler. İmam-ı Azam'ı beğenmiyorlar. Dünya üzerinde İmam-ı Azam kürsüleri açılıyor. Bütün dini terbiye olan, dini eğitim olan yerlerde İmam-ı Azam kürsüleri var. Bütün dünya üniversitelerinde İmam-ı Azam kürsüleri var.
Türkiye'de bir avuç insan İmam-ı Azam'ı beğenmiyor. Onun fetvalarını beğenmiyor. İmam-ı Azam'ı neredeyse Allah affetsin. Yani kötü sözler söylemeye çalışıyorlar. Tabii kafalarına uymadı ya o. Onların kafalarında yasak zihniyeti var. Her şeyi yasaklayacaklar. Zihni öyle yorumlayacaklar. Kendi kafalarına göre. Allah'ın Yakup Peygamber'in Yusuf'a olan feryadını soru bir evlat sevdası olarak bahsetmek bence doğru olmal diyorum. Kör oluncaya kadar ağlatan o Yusuf feryadını bir de sizin sesinizden yürüyeniz ben dinlesek. İnşallah benim gönlümdekini söylüyorum.
İnşallah bir Yusuf dersi yapacağım inşallah. Günümüzdeki ehli kitap olarak adlandıran Yahudu ve Hristiyanlar Kur'an-ı Kerim'de şirket hikmetlerini bildirilmektedir. Dolayısıyla onların müşrik duyuma düşmüyorlar. Evet direkt müşrikler. Bir kitap din zaten onun hükmünü vermiş. Kur'an-ı Kerim onlar müşrik olarak beyan etmiş. Resulullah sallallahu ve sellem onları beyan etmiş. Onların üzerinde bu hükmü değiştirecek herhangi bir hüküm koyucu yok. Noktadan geçiyor. Ha tabii gündeme getiriyorlar ya şimdi dünya üzerinde ortak bir din oluşturmaya çalışan çevreler Hristiyan Yahudi Müslüman ondan ondan sonra Hindu oradan Luzizm'den Hizm'den hepsini toparlayıp karma bir din oluşturmaya çalışıyorlar.
Ama bir din ve bunun adına da dinler arası diyalog diyorlar. Bunun adına dindarlar arası diyalog deniyorlar. Dikkat edin. Dinler arası diyalog dindarlar arasında bir diyalog olacaksa buna hazır mı? Kendi şahsi birey olarak dinler arası diyalog bu enteresan bir şey.
Yani Budistler kendi lamalarını Budizm'in üzerinde hükmedici gördüler ve lama oturur Budizm üzerinde bükmeler. Hindu felsefesinde Nirvana'ya ulaşmış bir sih oturur Hindu felsefesinin üzerinde bükmeler. Der ki daha önceki sihler burayı bilememişler burası böyle der. daha önceki işte Budistler derler ki filanca lama filanca Budist rahibi çözememiş. Burayı avlulayamamış. Ben burayı böyle avluluyorum. Bundan sonra böyle olacak diyebilir. Hristiyanların en yetkili kimsesi olan Vatikan'daki papa oturur konsülünü toplar.
İşte kendi katolik Hristiyanların katolik inancının üzerinde bir şeyi değiştirebiliyordur. Çünkü onların inancını göre papa yeryüzünde Allah'ın vekilidir. Daha doğrusu yeryüzündeki dolaşan Allah'tır onlar için. Otur işte İngiliz Vatikan onları kabul etsiniz der İngiliz Kraliyet Kilisesi vardır. İngiliz Kraliyet Kilisesi Kilisesi baş papazı rahimi Neysa ismi onunla alakalı bir şeyi değiştirebilir. Angelikan Kilisesi. Oturur Pratoslanlar bu konuyu değiştirebilirler. Siz Hristiyan alemin tek vücut olay bilirsiniz. Ah Osmanlı Oturur Ortodokslar kendi patrikleri oturur Hristiyanlığın üzerine hükmeden değiştirebilir.
Onlar kendi bu dinlerini dikersin veya işte Musevilerin baş rahip neyse ne diyorlar ondan adına kardinal kardinal diyorlar ama kardinal mı değil ahan ahan başı oturur bu bir şeyi değiştirebilir. Ama İslam'da bu açık değil. için en enteresan noktası İslam'da din adına din adına dinin üzerine hükmet bir organ yok.
Yani din adına birisi ben bu ayet-i kerimeyi kaldırdım diyemez. Din adına birisi ben bu hadis-i şerifi kaldırdım diyemez. Bizde Müslümanların halifesi var. Dinin halifesi yok. Bizdeki halifelik Müslümanların halifesi dinin halifesi değil. burada anlayış farkı var. Papa Hristiyanlığın papası aynı zamanda. Bizde öyle değil. Bizde dinin halifesi yok. Bizde dinin imamı yok. Müslümanların imamı var. Müslümanların komutanı var. Müslümanların devlet başkanı var. Müslümanların halifesi var.
Dinin halifesi değil. Buradaki inceliğe iyi dikkat edin. Ama karşımızdaki insanlar diyorlar ki dinler arası diyor. Kardeşim benim kendi dinimin üzerinde herhangi bir yerini oynamaya hakkım yok ki. Sen benim diyalog kuracaksın ama yani benim dinimle alakalı ben bir şey kaldıracak halde değilim. Yani sen Hristiyanlığın şu hükmünü kaldır. Ben de Müslümanlığın Kur'an'ın bir hükmünü kaldıralım. Beraber olalım. Hayır böyle bir şey yapmaya yetkim yok benim. Böyle bir şey yaparsam küfür ehli oluyor. Şirk ehli oluyor. Buradaki bu inceliği kavramıyor insanlar. Ya bana diyor ki dinim Hristiyanlar ve Yahudileri kendine dost tutma. Sakın ha bir de tehdit ediyor.
Allah senin kalbini onlara çeviriver. Eyvah! Bir de tehdit ediyor. Ey Habibim sakın ha! Bir de Peygamberini tehdit ediyor. Yani Peygamberini tehdit ettikten sonra bütün ümmet zaten tehdit altında senin Peygamberine ikaz varsa bütün ümmet titremiş titreyecek hamal diyecek. Burada cilt var. Burada yurt var. Buraya dokunmayın bakın. Ve diyor ki ey Habibim sen onların dinlerine dönmedikten sonra da onlar da senden razı olmazlar. Onlar seninle hep savaşırlar. Allah Allah! Ayet-i kerimeler yok mu sayacağız? Gel bakalım Vatikan kardeş ben Kur'an'ın hükmünü yok mu göreceğim şimdi onun karşısında? Hangi dinin diyaloğu olacak?
Dindarlar bütün dindarlar toplanalım evet herkes dinini hür bir şekilde yaşasın ve anlatsın gelin bu diyaloğu varın mı? Gelin bütün dindarlar otursunlar din savaşı vermesinler evet gelin ben buna devam kalaşmayalım hadi gelin diyalog yapalım Yahudiler şu andaki bu mesalimi durdursunlar 21. yüzyılda insanlar aç bırakılır mı? 21. yüzyılda çocuklar ilaçsız bırakılır mı? 21. yüzyılda anne karnındaki çocuklar öldürülür mü? 21. yüzyılda bu vahşette ki ne diyor oğlum? her dakika benim dindarlarımı inim inim inletiyorsun istedikler dinolak değil peşsin diye durmayacağız bütceğiz biz sizi istediğimiz zaman katleteceğiz istediğimiz zaman istediğinizi yapacağız arka taraftan da arka taraftan da diyor hem bizi bir taraftan askerleriyle terörleriyle teröristleriyle
satılmış beyinleriyle satılmış kıyasetçileriyle içimizi dişimizi karıştırır dilime elime ediyorlar öbür taraftan da pariş erkezi oluyorlar diye odak yapalım ne diyorlar kardeşim ya sen benim askerimi öldürüyorsun çocuğumu öldürüyorsun polisimi öldürüyorsun sen benim yatırımlarımı katlettiriyorsun sen bizi fakirleştiriyorsun sen benim kazancımı alıyorsun beni yiyorsun içiyorsun peşkeş çekiyorsun beni daha da zayıf benim kendi dindarlarımın daha zayıf olanlarına tonlarca bomba atıyorsun bütün silahlarını deniyorsun olmuyor
al lukaya alıyorsun aç bırakıyorsun açık bırakıyorsun katlediyorsun orta doğrusunda bir nesli yok ediyorsun yüz yıldan beri kan akıtıyorsun oradan iki yüz yıldan beri İslam dünyasını inim inim dinletiyorsun kan akıtıyorsun ağlatıyorsun bandiledeşte kan akıyor hindistan'da kan akıyor çinde kan akıyor pakistan'da kan akıyor afganistan'da kan akıyor özbekistan tacikistan kırgızistan kan akıyor türkiye'de kan akıyor orta doğuda kan akıyor mısır'da turus'ta cesayir'da fas'ta kan akıyor müslümanların kan akıyor öncesi solcu oldum
birbirini vurdurdum bu insanlara ardından alevi sünni çatışması çıkardın birbirini vurdurdun insanlara ardından şimdi bir de PKK meselesi sardım bizim başımıza merleketin kanı damarı iyiliği sömürlüyor öbür tarafta İran-Irak savaştı ardından Irak kuvvetle geldi savaştırdı ardından şimdi İsrail orada giriyor biz canın sıkıldığı yeri vuruyor öldürüyor yıkıyor televizyonda seyrettim yemek yemeye utandım utandım yaşantımdan utandım kendimden kendime şunu düşündüm dedim ki ya
hiç fazla bir insana gerek yok yani üç milyar İslam dünyası var üç milyar üç milyar bunun dedim yüz milyonu yüz milyon insan değişik ülkelerden hiçbir şey almayacaklar el mesve almak yok bomba almak yok tüfek almak yok kesici bir tane çakı bir tane almayacaklar diyecekler ki biz Filistin'e ölmeye gidiyoruz biz de orada katliamın gelsin bizi de katletsin biz de kardeşlerimizle beraber ölmeye gidiyoruz diyecekler savaşmaya değil ölmeye hayır savaşmak değil ölmek ölmek evet ölmeye gideceğiz bizim onlar kardeşimiz biz de orada
açsak aç kalacağız yemekçizse yemekçiz kalacağız veya sefertası alacağız sefertası yemek götürüyorum kardeşim kardeşim aç benim oradan sen ona aç bıraktın ben süt götürüyorum beş yaşındaki çocuk alacak bir kilo süt yola çıkacak bakacak televizyoncılar nereye gidiyorsun süt götürüyorum Filistin'deki sütsüz kolon kardeşlerime diyecek bizim sırt ateşsi silahla değil sizin sırt ateşsiniz imanınız sizin silahınız aşkınız muhabbetiniz bağlanınız Allah'a her şeye teslimiyetiniz vallahi bombaya ihtiyacınız yok biz de hibriye ihtiyacınız yok
yüreğinizde yüzünün silahı yüreksinizde en yürek bizimın silahı alttumanın içerisinde bir sevda çiçeği büyüteceksiniz silah bu başka bir şey değil o asıl bombalarını atsınlar senin de üzerine atsınlar ya atsın senin üzerine ya gelsin bombalasın senede nereye gidiyorsun desin ben Filistin'e gidiyorum desin gelsin İsrail uçakları Türkiye'de bombalasın bizi bombalayacaksan Suriye yolunda bombalasın Filistin yolunda bombalasın gelsin bombalasın kardeşim biz sana silah sıkıcı değiliz biz sana mermi atıcı değiliz sen çünkü silah sıkılmaya
ve mermi atılmaya layık birisi değilsin öyle bir kaliteli düşman değilsin çünkü sen düşmana silah sıkılır düşmanla savaşılır Müslümanın mermisi Müslümanın topu Müslümanın tüfeği öylesine mukaddes tepkleri bir yere gitmez daha aşağı mahluk hadis-i şerifte ahir zamanda bunların hayvandan daha aşağı bir mahluk olacağını söylüyor Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yani içim daralıyor böyle açtım böyle hadis-i kitabını aynen diyor ki bunu anlatıyor Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem hangi diyalogdan
hangi diyalogdan sen beni katlederken mi sen benim ırzıma geçerken mi sen benim çocuklarını katlederken mi sen beni aç bırakırken mi sen benim elektriğimi suyumu keserken mi sen benim etrafıma açık cezae parçasına duvarları bütün her taraftan öldürüp ekmeği, suyu, elektriği enerjiyi ilacı, sütü dahi kendi tek eline alıp beni orada aç bıraktılar Müslümanların içerisinden de kendi fikirlerine adepte ettikleri kendi fikirlerine bu noktada ama baskıyla ama aldatmacayla ama kandırmacayla ama satarak ama satılarak ama yemlenerek
ama yemleyerek kendi kendilerine yeni bir şey yapıyormuş sevdasında olan insanlar var üzülüyorum binler arası diyalog lafını duydum da çok üzülüyorum ismini değiştirseler binler arası diyalog deseler kabul edeceğim gidin kardeşim siz de Hristiyanlarla yalnızca diyalogumuzu kurun ama benim dinimin adına senin onu söylemeye haklın yok sen çünkü İslam dininin temsilcisi değilsin hiç kimse değil yeryüzünde hiçbir organ hiçbir kuruluş hiçbir kurum hiçbir alim hiçbir hükümet hiçbir cumhurbaşkanı hiçbir devlet başkanı hiçbir organ
İslam'ın temsilcisi değildir İslam'ın temsilcisi değildir İslam'ın temsilcisi temsilcisi vardı peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri vefat etti bu dünyadan fiziki olarak göç etti temsilcisi yok ve kendisi de mühürledi dedi ki benden sonra bir peygamber gelmeyecek bitti 30 tane sahte peygamber çıkmadıkça kıyamete kovmayacak seni ve şu anda din adına İslam dini adına kim bir şeye hükmediyorsa İslam dini adına İslam'ın üzerine hükmediyorsa vallahi sahte peygamberdir ve 30 tane deccal çıkmadan büyük deccal çıkmayacak
dediği deccalardandır 30 tane sahte deccal çıkacak 30 tane sahte peygamber çıkacak ve bunlar çıkmadan kıyamet kovmayacak diyor evet her kim İslam dininin adına hükmediyorsa bir şeye sahte peygamberdir senin İslam dini adına hükmediye hakkın yok dinden bir şeyini kaldırabilirsin babül biten muharif hadisleri dört tane başında Allah dinini tamamladı sen Kur'an-ı Kerim'den bir ayeti kaldıramazsın Kur'an-ı Kerim'den bir ayeti yok göremezsin yerine bir tane daha anayasa değil o toplayıp 370 kişiyi anayasanın hükmünü değiştirip de değiştiremezsin
yapamazsın bunu yapamazsın o zaman benim dinimin benim dinimin adına diyalog masasına oturup neyini kaldıracaksın benim dinimin hangi hükümle kaldıracaksın hangi yetkiyle kaldıracaksın neyle kaldıracaksın kardeşim Allah sana böyle bir yetki mi verdi Allah bizi affetsin inşallah kan vermek hacamat yerine geçer mi yani bu noktada geçer diyenler var ama hacamat bir ibadettir farklı bir şeydir hacamat yaptırmak farklı bir şeydir hacamatta vücut normal havayla temas eder ve hacamatın yerleri bellidir hacamat ancak oralardan yaptırılabilir
ve vücut bu noktada o kesilen yer bu noktada havayla temas eder onu hacamat bakın hadis şeriflerine peygamber sallallahu ve sellem maddetlerine kendi üzerinde yaptığı veya tavsiye ettiği her şey ibadet dişleri misfaklamak sünnettir dişleri misfaklamak sünnettir diş temizliği evet sünnettir ama evlat misfaklamaktır kardeş misfak acil misfak var natürel olarak yaşar halde bir giderse ki ben dişlerimi fırçalıyorum evet sen ağız temizliğine dikkat ediyorsun hoş bir şey yapıyorsun güzel bir şey yapıyorsun buna karşı geldiğinde
algılanması evet kardeş masanda arabanda cebinde bir tane misfak dolaştır istemez misin sünneti istemeyi kim terk edilmiş bir sünnetini izya ederse yüz çelik sevap verir tek demiş bir misfak taşı yanında sünneti icra et onda bir hikmet var onda muhakkak bir güzellik var onda muhakkak bir hayır var sen o sünneti ihya et bu başkası ne yapıyorsa yapsın ne diyorsa desin sen boş ver onu sen natural olarak yaşa bunu sen natural olarak yaşa sana desinler ki eski tarihlerde kaldın iyi ben orada kaldım de milletin içinde de
cayır cayır cayır anlamıyorlar ya öyle misfak bir camda uğraşma penhalarda abdest alacağın zaman namaz kılacağın zaman işlerinde arabanda bulunsun cebinde bulunsun tık tık tık tık misfak beyi var namazdan önce ben çok faydasını görüyorum yani gece yolculuklarım çok oluyor ya misfak alıyorum ağzıma Allah sizi inandırsın Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mucizesini yaşıyorum uykum gelmiyor baygınlık gelmiyor aygınlık gelmiyor vücudum vücudum rahatlıyor kendi kendime psikolojik olarak böyle sanki dinleniyor
beynim dinleniyor kalbim dinleniyor o misfak ağzımda kalın Allah hiç aklımdan çıkmıyor devamlı zikrullah halimiz oluyor misfak ağzımda kalın hiç kablet gelmiyor ya yeter adam bir şey ya kendi üzerinde tespit ettim şimdi misfak olmazsa bilhassa yolculukta rahatsız hissediyorum rahatsız hissediyorum kendimi hele yalnız böyle giderken o yürü evet ya bir sünnet evet terk edilmiştir icra edin mitolojik olarak yaşayın evet mitolojik olarak yaşayın natural olarak yaşayın yani mitolojik eski tarihlerden kalmayan evet bizim dinimiz
1400 yıllık Muhammedi olarak 1400 yıllık bizim dinimiz yaratılıştan itibaren başlıyor yani Salih aleyhisselam Yakup'u Yusuf'u İsa'yı Musa'yı biz reddetmiyoruz hepsinin doğrularını kabul ediyoruz gönlüm arzu eder ki yüreğinizde Musa'yla görüşün İsa'yla görüşün Yakup'la görüşün Davut'la görüşün mitolojik olarak yaşayın o estantaneri o resimleri görün onlarla irtibata girin gönlüm arzu eder ve dini o mitolojik anlamında yaşamaya çalışır yani bir gün İsa gününüz olsun İsa aleyhisselam'la beraber hemhalleşin isterim öyle bir gün
yaşayın onun yokluğunu sıkıntısını yaya yürüyüşlerini açlığını onun kederini hüddünü onun muhabbetini aşkını taklınızı isterim bir gün Yahya aleyhisselam'la yaşayın bir gece Musa aleyhisselam'la yaşayın bir gece Yusuf'la beraber yaşayın kuyulara girin sindir hızanlara girin yaşayın isterim bir gün salih aleyhisselam'la yaşayın kavmin için helak olmuş nasıl yaşamış nasıl anlatmış nasıl tebliğ etmiş karşılığında ne cevap almış böyle bir anlık olsa beş dakikalık üç dakikalık olsa bir saniyelik dair olsa böyle bir an yaşamanızı isterim
gönlümle huzurumla ruhumla canımla istiyorum bunu ve o peygamberlerin ve o peygamberlerin arkalarından gider salih insanların o velilerin onların dostlarının neler yaşadıklarını neler yaptıklarını neler çektiklerini ızdırablarını sancılarını sevişlerini hüzünlerini aşklarını muhabbetlerini gerçekten yaşamınızı isterim ve o zaman göreceksiniz salih aleyhisselam'la misvak kullanıyor Musa aleyhisselam'la misvak kullanıyor İsa aleyhisselam da misvak kullanıyor zannetmeyin sadece Muhammed-i Mustafa kullanıyor kullanmışlar
ve onlar Muhammed-i Mustafa'nın sünnetini olacağını bildiği halde kullanmışlar eyvallah gibi bu Mustafa'nın sünnetini yapıyoruz o zaman Muhammed-i Mustafa'nın büyüklüğü salih aleyhisselam hazretlerinin devrinliğini kimliğini kişiliğini onun Allah'a olan yakınlığının dostluğunu ve peygamberlerin en yücesi olduğunu daha iyi idrak edeceksiniz bakacaksınız ki geçmiş peygamberler dahi o gelmezden önce onun sünnetini icra ediyorlar o geçmiş peygamberler etrafındaki velilere salihlere gelecek olan Muhammed-i Mustafa'nın sünnetini
terbiye ediyor Muhammed-i Mustafa'nın dediği de gitti Allah ilahi ilimle ilahi hikmetle yaşadıkları zamanda dahil Muhammed-i Mustafa'ya uydurmuş acı tarafı da bu ve insanlar bunu öğrendikleri zaman kurtuluşa ercekler bunu öğrendikleri zaman mutluluğa ercekler bunu öğrendikleri zaman ilahi bir hikmete rağm olacaklar bakacaklar ki bütün peygamberler Muhammed-i Mustafa'nın izine basmış bütün peygamberler ve bütün peygamberler etrafındaki
havarine etrafındaki kimisi on kişiye kimisi kırk kişiye kimisi yedi kişiye kimisi bir kişiye Muhammed-i Mustafa'nın ilmini aktarmışlar diye dua etmişler bizi gerçekten gerçekten kalben söylüyorum bunu o sünneti seni yaşarken ta derinlemesine yaşamanızı isterler ve o sünnetlerdeki böyle hani tipik karşılık bekleyen basit işçi mantığıyla değil hani karşılık bekleyen basit menfaat mantığıyla değil ya ben işte misfak kullanırsam dişlerim sağlıklı olur işte diş etlerim güzel olur midemdeki kırk çeşit elli çeşit altmış çeşit
vücudundaki yetmiş çeşit derde deva olur geç bunları bunlar için değil siz otursanız misfakla alakalı yetmiş değil yedi yüz şifa noktası bulabilirsiniz biz onu Muhammed-i Mustafa'nın ve Muhammed-i Mustafa'nın zatında bütün geçmiş peygamberler evlilerler veliler ve ondan sonraki bütün veliler bütün o yüksek yüksek yaratılıştaki veliler ruhlar salih insanlar tozuna rağır sarık sarmak sarık sarmak ne olacak ki dersin ki beş parçası evet beş parçası Mustafa'ya sarmış ve hepsine sarıklı gelmişler Bedir ehli
meleklerin hepsi de sarıklı ve Bedir'de burnundan Müslümanların hiçbir şey peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri tersler konuşturtmamış Bedir'den kalma sünnet Bedir'den hiçbir hikmeti ve kerameti mucizesi olmasın istersen hiçbir şey olmasın bu Muhammed-i Mustafa'ya sarmış hüzünlü günlerinde siyah sarmış kederli günlerinde siyah sarmış cuma günleri beyaz sarmış bazen cumaları yeşil sarmış bazen sarıya yönelik sarmış bazen pembeye yönelik sarmış ama hüzünlü kederli günlerinde siyah sarmış cuma günleri yeşil sarmış
beyaz sarmış bir şey yok biz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri sardı değil sarmış bitti Allah bize affetsin inşallah amin hacı amat vücudun değişik yerlerinde kesilerekten kan akıtmaktır önceden böyle berberler filan bunu bilirlerdi yaparlardı şimdi yapanlar pek yok herhalde bir de o var bilmeyen yaparsa Allah muhafaza eylesin kanı meyv filan durduramazsın insanın sırtından yapıyorlar herhalde bir de boynundan bir yerlerden yapıyorlar sırtından olduğunu biliyorum da topundan sırtından o boynundan topundan
sırtından boynundan öyle mi tamam yani normalde bunu şimdi yapan ehli kalmadı çok az var herhalde o yüzden öyle ulu ortada yapılmaz bu onu bilen insanlar bak bilen insanların yapması lazım anlaşıldı bir şey niyet ettirdim zikri vah ile alakalı hemen bir şey okuyayım inşallah bu akşamki dersini teveyim zikir ve dualar bununla alakalı birkaç hafta inşallah rahman öyle bir ders yaptı bir niyet ettim hakkınızı elal ebu hüreyya naklediyor bu ağrı ve müslümde geçiyor bu hadis-i şerif bunun tabi normalde taberani de nakledik
bunu taberani'nin hadisinde de var ama en meşhur buharı ve müslümde var bu inşallah ve hadisi kutsu da söyleniyor Allah'ın yeryüzünde dolaşıp zikir meclisi arayan melekleri vardır Allah'ı zikreden bir topluluğu buldukları zaman gelin gelin bulduk diye birbirlerine seslenirler sonra gelip o meclisin etrafında otururlar kanatlarını dünya göğüne kadar gererek orasını kuşatırlar onları en iyi bilen olduğu halde rahdleri onlara sorar kulların ne diyor melekler cevap kulların seni tesbih ediyor tekbir getiriyorlar tahmit
ediyorlar temcid yani tazim ediyorlar peki onlar beni gördüler mi melekler cevap verir hayır vallahi seni görmediler ya beni görseler durumları nasıl olurdu seni görseler ibadetle çok daha ileriye giderlerdi daha çok tahmin daha çok tesbih ederlerdi peki ne istiyorlar senden cenneti istiyorlar peki onlar cenneti gördüler mi hayır vallahi yarabbi onlar onu görmediler ya onu görselerdi durumları neyice olurdu tabi ki ona karşı arzu ve rahmetleri daha çok olurdu onlar neden sığınıyorlar cehennemden sığınıyorlar onu gördüler mi
hayır vallahi onu görmediler onu görselerdi durumları ne olurdu onu görselerdi ondan daha çok korkarlardı daha çok kaçarlardı diye cevap verirler bunun üzerine Allah cevap verir sizi şahit gösteriyorum ben onları bağışladım melekler diyor ki sizler şahit ol ben onları bağışladım meleklerden bir tanesi bunun üzerine şöyle der ama içlerinde zikir için değil de sadece bir işi için gelip oturan falan kimse de vardır böyle bir toplumun arkadaşları da kötü olamaz diye buyurdu tabelana'nın rivayetinde diyor ki orası öyle
güzel bir meclistir ki orada bulunanları Allah'ın şanına yakışmak ayırmak orada bulunan herkesi doğuştadır affettir Cenab-ı Hak demek ki üç tane önemli nokta var Cenab-ı Hak diyor ki onlar beni gördüler mi hayır yarabbi zikurlah meclisinin en üst seviyesidir Allah'ı görenler Allah'ı görenler zikirden tesbihden teyzihten başlarını kaldırmazlar üç sınıf insan var demek ki Allah'ı zikredenleri üç sınıfa ayırabiliriz
bir Allah'ı görerek zikredenler iki cenneti umarak zikredenler üç cehennemden korkarak zikredenler zikir öylesine mübarek öylesine yüksek bir ibadettir ki insanın manevi hali hangi kategorideyse de Allah ona cevap verir çünkü o en büyük işle iştigal ediyor çünkü o öylesine mübarek bir işle iştigal ediyor ki eğer o cehennemden kurtulmayı ümit ederekten zikir topluluğuna geldiyse evet cehennemden kurtuldu ve gitti eğer o cennete girmeyi ümit ederekten zikir topluluğuna geldiyse evet o cenneti de cennetlik oldu da gitti
Allah'ı görmeyi murat ederekten geldiysen evet Allah'ı görürsün en güzel müjde balışlar yani af olmak yani temizlenmek yani durulmak yani arınmak yani pah olmak kurtulmak kurtulmak çekikliklerden ve yanlışlıklardan kurtulmak hiç olmazsa cehennemden kurtulmak cehennemden kurtulursa cennetlik olacak zaten zikrullah meclisi böylesine yüksek bir meclistir zikrullah meclisi böylesine ilahi bir meclistir zikrullah
meclisleri böylesine kutsal bir meclistir o yüzden zikrullah da azabı erken zikrullah takı kalli ruhi durumda dikkat edeceğiz büyük huzur huşu büyük bir sevgi mutlulukla açla zikrullah edeceğiz gün gelecek kah cehenneminden kurtulacağız gün gelecek kah cennetini arzu edeceğiz gün gerçek onu arzu edeceğiz onu isteyeceğiz kah ruh yükselecek ondan başka bir şey istemiyorum diyecek kah diyecek ki cennetini istemem seni görmem yüzündendir seni göreceğimi ümit ettimden cennetini istiyorum diyecek kah cehennemin korkusundan
korkacak diyecek ki cehennemin azabından kurtar beni o dehşetli noktadan o dehşetli yerden beni muhafaza edecek üçü de haktır zikrullah meclisinden ayrılanlar Allah'ın rahmetinden Allah'ın muhafuretinden korulan insanlardır Allah birisinin üzerinden lütfunu merhametini muhafuretini birisinin üzerinden faslını keremini kestiyse o kimse zikrullah meclisinden uzaktır Allah muhafaza eylesin ve zikrullah meclisleri meleklerin insanları kuşattığı zikredenleri kuşattığı başını okşadığı gönlünü okşadığı Allah'ın bizatihi husisi
o mecliste bulunanların başını ve gönüllerini okşadığı meclislerde Allah Allah bizi o meclislerden ayırmasın Cenab-ı Hak bu mecliste çoğalsın artırsın derinleştirsin yükselsin inşallah hakkınızı helal edin geri kalan sorular kaldı kardeşler inşallah soruları cevap olmayan kardeşler önümüze kalksa tekrar yatsınlar inşallah hakkınızı helal edin Cenab-ı Hak bizleri muhafaza eylesin inşallah üç illa bir fatiha şerif versin peygamber efendimiz sallallahu
aleyhi ve selleme gelmiş geçmiş bütün peygamber ezişhan efendilerimiz ruhlarına ayra edildik vatı ve sadar eyle ya rabbi feydat ve şeffaf üzerlerimizden eksik eyleme ya rabbi ya abim ya abimizin evladı resulullah sevcası resulullah şühe edar adı resulullah hasad resulullah ruhlarına edildik vasıl ve sadar eyle ya rabbi amin hedele yarabbi feydatların şefatların üzerlerimizden eksik eyleme ya rabbi imam azam evbani feymami şakil mam malik imam muham bille hazret eyle nurlarına ayrı ayrı edildik vasıl ve sadar eyle ya
rabbi amin bunlardan eyle ya rabbi feydatların hihmetler ve şefatların üzerlerimizden eksik eyleme ya rabbi amin bir ihlas bir abin ün hihmetlerin şefatların üzerlerimizden eksik eyleme ya rabbi amin üç ihlas bir fatiha abin geçmiş
müçhidik abilerin evliyaların derviçlerin muslimlerin mutlarına ayrı edildik vasıl ve sadar eyle ya rabbi amin hihmetlerin şefatların üzerlerimizden eksik eyleme ya rabbi amin üstadımız müclimiz canımız cananımız sultanımız bayın hıla muhtaf emez adetlerin ruhani tükselerine hediye vasıl ve sadar eyle ya rabbi amin haberdar eyle yarabbi feydatlan hihmetlerin şefatların sürelerinden eksik eyleme ya rabbi amin ya ala rısmi ruhani tükselerine hediye vasıl ve sadar eyle ya rabbi amin müşt şamillerin velilerin evliyaların derviçlerin mümkünlerinin ruhani tükselerine hediye vasıl ve vasıl ve sadar eyle ya rabbi amin estağfurullah el azime kerime nezila ilahe el hacru ve ayyum ve huv bismillah min şeytan rajeem bismillahir rahmanir rahim em zikir faal man na hu el fatiha

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi