Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 15 Eylül 2017 · 36:59
Selamun Aleyküm. Allah gecenizi, gündüzünüzü, ömrünüzü hayırlı eylesin. Amin. Daha gelenler var, aslında dokuzda başlayacağım dedim de ben, normalde dışarıdan gelenler de var. Herhalde üç beş dakika sözümüzü yerine getirmezsek hakkınızı helal edersiniz değil mi? Helal edersiniz. Allah razı olsun inşallah. Bu üç beş dakika içinde de şu sorulara bakalım. Gelen arkadaşlar da yönlendirin arkaya doğru. Kapının önünde yığılma olmasın hiç kimsenin. Daha burada arka tarafta da boş yer var. Havalandırmaları da ara ara kim vazifeliyse çalıştırsın. Hoş ne kadar çalışırsa çalışsın yine terleyeceğiz. Rutubetimiz eksik değil elhamdülillah. Ailede olan sıkıntıdan dolayı eşimle ayrı evlerde yaşıyoruz.
Boşanmadık. Birbirimize gidip geliyoruz. Ailemi bir türlü aynı çatı altında toplayamıyorum. Sıkıntım nedir acaba? Bir ailede dağınıklık varsa birinci derecede erkekler sorumludur. Erkekler evin ailenin reisidir. O dağınıklığın birinci sebebi erkektir. O yüzden normalde erkek kendince Kur'an'a, sünnete, imamların iştahına uygun bir aile reisi yaparsa bundan sorumluluğu gider. Ama velaki bütün herkes kendince bizim toplumumuzda her şeyde o Kur'an ve sünnete uygun hareket ediyor noktasında duruyor herkes kendi kendine. En büyük problem bu.
Ama bir evde problem varsa problemi birinci derecede aşmak, birinci derecede halletmek, birinci derecede sıkıntıyı gidermek erkeğe ait. Bir dağınıklık yaşanıyorsa o birinci derecede erkeğe ait. Ama normalde gerçekten Kur'an sünnete doğru o kimse yapıyor yapacağını yapıyor yapacağını hala da olmuyorsa ve bu konuda erkek gerçekten atil, meselelere hakim bir kimse tarafından ya sen her iki tarafı da dinleyip de erkek bu işin üstesinden gelmiş yapacağını yapmış ama kadın bunu anlamamış.
Söyleyecek bir laf yok. O zaman da erkeğin kendince evliliğine, evine, durumuna, vaziyetine, kendi kültürünce, kendi ekonomisince, kendi felsefesince bakması kalıyor işin. Felsefesine, kültürüne, ekonomisine neye göre davranacak? Mesela bir kimsenin ekonomisi iyidir. Kadın laftan anlamıyor, işte sert huylu, sıkıntılı, problemli, aşılmıyor bir türlü. O zaman der kadına sen burada evde dur ya Allah muhafaza eylesin. Çolun çocuğun başında da dur ama ben senden kadınlık beklemiyorum diyebilir. Yine dağıtmayı düşünmeyecek, dağıtmayı en son düşünecek. Rabbim muhafaza eylesin. Ama kadın gitmek istiyorsa, bunun altını çiziyorum hep. Bakın bir kadın adama dedi ki ben senden boşanmak istiyorum.
Adam ona tatlılıkla söyleyecek. Neyse sebeplerini söyle, ben o sebepler makulse ben onları düzeltmeye çalışayım. Kur'an ve sünnete göre eksikliklerim varsa o eksikliklerimi gidereyim. Adam bunu söyleyecek. Ama hala da bir eksiklik söylemiyor da, ottan çöpten meseleler söylüyor da, ben boşanmak istiyorum diyorsa kadın, erkek onu zorlamayacak.
Erkek onu zorlamayacak. İlla ki evli kalacağız, devam edeceğiz diye. Bu son dönem şeyler var. Yani insanlar bir tuhaf. Kadına zulmediyor. Kadın boşanmaya kalkınca kadını öldürmeye kalkıyor. Kadına zulmediyor. Zulüm etmek sadece tokat vurmak değil. Önceden insanlar bu kadar sapkın değildi. Şimdi evli erkekler bunları söylemekten utanıyorum.
Evli erkekler eşlerini arkadan kullanmak için ısrar ediyorlar. Dövüyorlar. Bayıltanı var. İlaç içereni var. Hap içereni var. Kadına illa ki livata edecek. Zorla. Zorla. Zulmediyor. Sonra kadın boşanmaya çalışıyor. Vurmaya kalkıyor. Öldürmeye kalkıyor onu. Kızların anne babalarında da hata var. Kızı gelmiş derdini anlatıyor. Sen kocana git diyor daha. Kızı gelmiş annesine derdini anlatıyor. Açık açık anlatıyor.
Annesi ne var bunda diyor. Git kocana diyor. Toplum bu hale geldi. Allah muhafaza eylesin. O yüzden herkes ailesini iyi geçindirmenin yoluna bakacak. Derviş kardeşler eşleriyle çocuklarıyla ailelerini iyi geçindirmenin yolunu arayacaklar. Herkes eşine çocuğuna işine sahip çıkacak. Herkes eşine işine ve çocuklarına sahip çıkacak.
Başıboş bırakmak yok. Ailenin reislisiniz erkekler. Eşlerinize ve çocuklarınıza bakmakla mükellefsiniz. Hiçbir derviş kardeş eşinin kazandığı paraya, eşinin annesinden babasından gelen malına veya annesinden babasından gelen gelire gözünü dikmeyecek. Hiçbir derviş kardeş başka bir kimsenin kazancına, malına, mülküne, gelirine gözünü dikmeyecek.
Çalışacak, Cenab-ı Hakk'ın bereketini isteyecek. Koşturacak, gayret edecek. Koşturacak, gayret edecek. Mücadele edecek. Gücünün yettiğince eşine, çoluğuna, çocuğuna bakacak inşallah. Meryem suresi 54. ayette geçen Hazreti İsmail'den de bahset. Sadık bir kul olması, ayrıca onun nebi ve kitap verilen resim olduğunu söylüyor. Bahsi geçen kitap sizce hangisidir? İsmail aleyhisselama da bir rivayette 30 sayfa kitap indirildi. Evlat edinmenin hükmü nedir? Caiz mi, haram mı? Ahzab suresi ve hadisler ışığında teşekkür ederim. İslam'da evlat edinme diye bir şey yok. Ancak süt annesi olabilir. Bir kadının evladı yoksa, yeni doğmuş bir çocuğa bu noktada süt emzirirse, ona sütü gelirse süt annesi olur.
Süt annesi olursa, o çocuk erkek de olsa kadına haram olmaz. Kız olursa kocasına haram olmaz. Deja-u'nun yaşanmış bir durumun başka bir zaman tekrar yaşanıyormuş gibi olması dinimizle bir ilgisi var mı? İslam'da buna Deja-u demezler. Bir kimse rüyasında görür, halinde görür. Rüyasında halinde gördüğü bir şeyi zahiren yaşayabilir. Bunun adı Deja-u değildir İslam'da. Bir kimse rüyasında gördüğü, rüyasında yaşadığı bir şey gerçekte de, şehadet aleminde de yaşayabilir mi? Yaşayabilir. Alemi misal denir. Alemi misalde görmüş olduğu rüyayı, görmüş olduğu rüyayı, zahiren şehadet aleminde yaşar mı? Evet.
Bir kimse zikrullah halakasında bir hal görse, o hali misal aleminde gördü. O da misal alemidir. O normalde zahirde tecelli eder mi? Evet. Ama Hazreti Mevlana Celalettin Rum Hazretlerinin bir şeyi vardır. Ne o? Tespiti vardır. Bu noktada o kimse konuşmayacak. Üstadımız, Allah rahmet eylesin, Abdullah Efendi Hazretleri derdi, evladım konuşma derdi. Konuşursan, hani hadisi şerif var ya, rüya semada durur. Rüya semada durur. Yorumlandığı gibi tecelli eder der. Hadis şerifte. O yüzden normalde bir kimse rüya görür, rüyasını kendi kendine yorumlamayacak. Rüya görür, rüyasını ona buna önüne gelene anlatmayacak. Rüya gördüğü zaman bekleyecek.
Kim var bu konuda ehliyetli? Kime anlatılması lazım? Filancaya anlatılması lazım. Yok ben ulaşamadım da filanca ablamızı anlattım da, yok ben ulaşamadım da filanca ağabeyi anlattım da, yok ben ulaşamadım da camide bir imam efendi var onu anlattım da, yok ben ona ulaşamadım da mahallede bir yaşlı bir amca var onu anlattım da değil. Bunlar değil. Sufiler için rüya anlatacakları yerler bellidir. Vakti vardı, yoktu, zamanı vardı, yoktu. Sufilik sabır işi kardeşim. Dervişlik sabır işi. Bekleyeceksin. Yunus 18 yıl beklemiş kapıda.
Bekleyeceksin. Ya hemen o rüyasını anlatacak ama. Ha bir de anlattığında anında da tevili olacak onu. Onu tevil edeceksin ona. Kimisi Whatsapp'tan yazıyor, mesajdan yazıyor, ondan sonra mailden yazıyor, bir de dayatıyor. Yorumlar mısınız rüyamı? Yorumu ne? Tabii sen işini, gücünü, her şeyini bırakacaksın, Hazretin rüyasını yoracaksın.
Ya bir de ad soyad da yok. Onu herkes tanıyor. Ben diyorum ki mesaj yazarken adınızı, soyadınızı yazın. Ya birisine bir mektup gönderiyorsun, mektubun altına gönderenin kim olduğunu yazmıyor musun? Bir dilekçe yazıyorsun bir yere. Dilekçe yazarken altını boş mu bırakıyorsun, beni herkes tanıyor mu diyorsun? Ama onu herkes tanıcak.
Ben de yazıyorum, ad soyad yok. Sizi tanıyamadım. Bir tek telefon numarası var çünkü. Cevap yazıyor, tanıyamadınız mı? Ha yok diyorum, tanıyamadım. Ben o kadar ermedim daha diyorum. Yani telefon numarası var, telefon numarasından kim olduğunu tanıyacağım ben. Ya bir tek telefon numarası var. Öyleleri de var, Allah muhafaza eylesi ya. Ad soyad bari yaz altına. Yok, ad soyad da yazmayacak. Düşünün ben sile sile 1200 tane telefona indirdim. 1800 kusurdu. Telefonda kayıtlı rehberde. Hiçbir yere sığmıyor çünkü oraya buraya aktarıp döndürmeye çalıştığımda aktarıp döndürülmüyor. Bir de tanımıyorum büyük bir çoğunluğunu.
Adı soyadı var. Ne fotoğrafı var, ne kimlik var, ne kişilik var, ne şehir var. Hiçbir şey yok. Allah muhafaza eylesi. Evet, biri Kur'an-ı Kerim okuyor ve yanındakiler de onu dinlemiyorsa, vebal var mıdır ve varsa, vebal kima etti. Kur'an-ı Kerim muhakkak ki böyle evin içerisinde bir odada okuyorsa, camide okunuyorsa, umuma ait olan yerlerde değil. Kur'an-ı Kerim okuyacaksın. Camide imam Kur'an-ı Kerim'i işte namazın arkasından okudu. Bitti, velatta halin amin, kalktı herkes. Adamın birisi alıyor Kur'an-ı Kerim'i oradan, başlıyor orada okumaya. Ya herkes gidecek, işi var, gücü var. Bekle 10 dakika, 20 dakika, 20 dakika sonra ne okuyacaksan oku. Milleti mecbur etme.
Burada şimdi bir topluluk var. Birisi, birinin orada kalkacak şimdi sesli Kur'an-ı Kerim okumaya başlayacak. Toplanma amacı belli. Toplanma maksadı belli. Böyle bir şeyse o zaman Allah muhafaza eylesin, sıkıntılı bir durum. Allah bütün askerlere yardım etsin inşallah.
Perşembe geceleri bayanların tarafında esmaları sizin verdiğiniz şekilden daha hızlı, farklı ve yüksek sesle çeken kardeşler oluyor. Bayan zakirimiz sorunu çözmek için oraya geldiğinde sorun ortadan kalkıyor. Ancak o olmadığı zaman sorun tekrarlanıyor. Bu konuyla alakalı adabı bizlere tekrar açıkla anlatır mısınız? Bunu defalarca anlattık. Eşofmanlı hoca gibi oldu bu. Geçen birisi gönderdi, Allah razı olsun. Bu normalde erkeklerde de var. Bu sadece bayanlarda yok. Bu kardeşler kendilerine süs yapıyorlar, caka yapıyorlar, nefis yapıyorlar. Bunu gençliğimde olsaydı kulağından tuttuğum gibi atardım ben arkaya.
Şimdi atmaz diye düşünmeyin. Kendi içimden kendi kendime fren yapıyorum. Ben çok fren yapmasını bilmem. Hadi diyorum şimdi dervişliğinden etmeyin. Hadi diyorum dervişliğinden etmeyin. Bu arada ben de arada çok dolaştığımdan fazla yapan yok şu anda. Bu tarafta. Ama bayanlar tarafında bu sıkıntı var. Bu kardeşler bunu birkaç sefer ikaz etmeme rağmen hala da yapıyorlarsa bir de onlar çok seviyorlardır beni.
Çok seviyorum diyen edebi aşıyor hep. Çok seviyorum diyen belimize kazmayı vuruyor. O çok seviyor ya, o sevdiğinden yapıyor. Oysa Cenab-ı Hak diyor ki, ey Habibim de ki, eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun. Ya sen Allah'ı seviyorsan, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine uyun.
Sen üstadını seviyorsan, adaba erkana uyun. Adaba erkana uyun. Onun söylediğine uyun. Onun dediğini yerine getir. Öyle bir derdi yok ki. O nefsini seviyor. Kıbrıs'ta yasal bir bahis sitesinin web tasarım alanında çalışmak uygun olur mu? Darül Harp, Darül İslam hukuku girer ortaya.
Ben bu işin hukukundan fazla insanın bir de gönül hukuku olacak ya. Gönül hukukuna bakarım. Hani Darül Harp'te faiz, yani fıkıh olarak söylerim ya. Darül Harp'te faiz, Darül Harp ile müminin arasında var mıdır? Yok mu? Yoktur. Ben gönül hukuku olarak uzak durmaya gayret edin derim ya. Bu da onun gibi. Fıkıh açısından söylenirse, Darül Harp fıkıh açısından sıkıntı yok. Ama gönül hukuku noktasından sıkıntılı. Evet kardeşler, şimdi derse başlayacağız. Önce bağışlamaları yapacağız. Bağışlamaları yaptıktan sonra, üç tevhid okuyacağız her zamanki gibi. Üç tevhid okuduktan sonra, ardından Fatiha Şerifi'yi okuyoruz ya.
Üç ihlas bir Fatiha okuları. Üç ihlas bir Fatiha okuduktan sonra, herkes niyetini yapacak. Neyse niyeti. Neye niyet edecekse. Ne derdi, sıkıntısı, niyeti neyse, onları yapacak. Ardından ayağa kalkacağız. Ayağa kalktıktan sonra, hatmeye başlayacağız. Hatme, bildiğimiz Kadir'i hatmesi yapacağız. Baştan yüz tövbe, Subhanallah ve bihamdihi, subhanallahil azim ve bihamdihe estağfurullahal azim. Yüz tane Allahümme sallallahu seyyidine Muhammedin ve sahbihi ve sellim. Yüz tane la havle ve la kuvvete illa billahil alihil azim. Yüz tane ya fettah, beş yüz tane hasbinallahu ve nimel vekil. Yüz tane selamun gavlen min rabbin rahim.
Beş yüz tevhid. Ondan sonra zikrullah, ondan sonra inşallah hatmemiz son olacak. O yüzden hatmeye daha önce katılmayanlar, ayakları ağracak olanlar, dili dönmekte zorluk çekecek olanlar, ön halakalarda durmak için gayret etmesinler. Birinci, ikinci, üçüncü halaka, dördüncü halaka, daha önce hatmeye katılan arkadaşlardan kurulsun ki, önde bir karışıklık, telaffuz bozukluğu, herhangi bir sıkıntılı bir durum olmasın.
Belli ağrıyan, ayağı ağrıyan, ne bileyim işte tansiyonu düşen, bir sıkıntısı, bir rahatsızlığı olan, arka taraflarda olsun, bayan da erkekler de, onlar oturabilirler. Oturabilirler, işte çocuğu sıkıntılı, çocuğuyla ilgilenebilir, onlar arka taraflarda kalsınlar, bayanlar için söylüyorum. Erkekler tarafında, yaşlılar, ayakta daha fazla uzun süre duramayacak olanlar, onlar duvar diplerinde, kenarlarda, onlar oturdukları yerden devam edebilirler. Ama içeride halakaları bozmayalım, ritmi bozmayalım, telaffuzları bozmayalım, birbirimizi dinleyelim, birbirimize saygılı olalım, inşallah bu konuda birbirlerimize karşı da merhametimizi, sevgimizi yitirmeyelim, inşallah. Baştan da bir helallaşalım, önce ben başlayayım. Burada kardeşlerin arasında bana hakkını helal etmeyecek olan bir sıkıntısı, bir problemi, benimle bir derdi olan varsa, şimdi açıkça söylesin, helallaşalım.
Bayanların tarafında da bayan, zakir kardeş, benim hakkımda herhangi bir hakkını helal etmeyen bir kardeşimiz varsa, bir sıkıntısı, bir problemi olur ya, gözümüzden kaçmıştır, dilimizden kaçmıştır, gönlümüzden kaçmıştır, bir yerden kaçmıştır bir şey. Eğer varsa bir sıkıntı, problem, herhangi bir hal, o yüzden de kardeşimiz buradayken işimiz hallolsun. Bunları söylemek istemiyorum ama genelde benim bildiğim kadarıyla kardeşlere bir borcumun olmaması lazım. Unuttuğum, hatırlamadığım herhangi bir şey varsa o kardeş de şimdiden söylesin, onunla da bu konuda helallaşmış olalım. Önce Can sonra Canan değil, ben önce baştan çünkü hep beraber helallaşacağız. Kardeşlerin arasında borç alacak buna karışmayız biz.
Birisi birisiyle ticaret yapmıştır, bir sıkıntısı vardır, helal etmek zorunda değil. Ama kardeşlerin arasında burada baba oğul varsa, burada iki kardeş varsa, burada problemli kardeşler var ise, birbirlerine haklarını helal etmeyecek olan kimseler var ise, ayağa kalksınlar, biz orada bunlar bu kardeşleri helallaştırmanın yolunu bulalım. Tekrar söylüyorum, burada kardeşlerin arasında birbirleriyle problemi olan, borç alacakla alakalı bir şey, ona ticaret yapmıştır, bir şey yapmıştır, ona bir şey diyemeyiz. Birbirlerinin arasında, ticaret borç alacağı haricinde, herhangi bir meselede birbirine gönül koymuş, kırılmış, küsmüş, iki kardeş olabilir, baba oğlu olabilir, dede torun olabilir, arasında problemi olan varsa, burada helallaştıralım, bir sıkıntısı varsa sıkıntısını giderelim.
Bayan kardeşlere sesleniyorum, orada aralarınızda, kendi aranızda bir problemi olan, bir sıkıntısı olan, kendi arasında borç alacak hariç, birbiriyle küs olan, birbirine hakkını helal etmeyecek olan varsa, orada birbirlerinin arasında helallaştırsın, oradaki sorunlu kardeşimiz. Eğer helallaştıramıyorsa, ben geleyim orada müdahale edeyim, boğazını sıkıp da helallaştıracak değilim. Arasını bulalım. Eğer bir sıkıntı yoksa, oradan kapıdan birisi bana bir işaret versin, sıkıntı olmadığına dair. Bayan kardeşler, sessiz bir şekilde oradaki bayan sorunlu kardeşi dinlesinler. Bu konuda bir problemi, bir sıkıntısı olan varsa tekrar söylüyorum, birbirine hakkını helal etmeyecek olan.
Birbiriyle problemi olan kardeş varsa orada problemini çözelim. Gelin kaynana, iki kardeş, görümce, elti, her ne var ise, çabuk olun vaktimiz geçiyor. Bir sıkıntı yok. Herkes helal ediyor.
İnşallah. Zaten onlar helal ettin, burası süt liman olur ya. Evet, orada evli olan kadınlar varsa, kocalarıyla burada problemleri olan onu da söylesinler. Biz herkese helallaşın gelin dedik ama olur mu olur, bir sıkıntı olur. Orada kocasına ben hakkımı helal etmiyorum, babasına ben hakkımı helal etmiyorum, yok abisine ben hakkımı helal etmiyorum diyen varsa, oradan yine de bir ses çıkarabilirler. Efendim, ben Yusuf ağabeyi arıyorum da. Kim Yusuf? Hangi Yusuf? Bizim Çanakkale'li Yusuf hocayı mı arıyorsun? Tamirci. Tamirci Yusuf'u mu arıyorsun? Ondan mı helalleşacaksın? Orada bak, orada Yusuf. Tamam, bulduk efendim, helalleştik Allah'ın razı olsun. Nereden helalleştik, duymadık. Tamam dedi efendim. Yusuf, helal ettin mi?
Amma yakaladı seni Yusuf ağabey. Tamam. Yusuf, helal ettin yani değil mi? Hah, ettim de lafı da duyduk, tamam. Tamam, bayan kardeşler tamam mı işleri? Bayan kardeşler oradan bir yine ses versinler. Var mı kocasına, hakkını helal etmeyen abisine, amcasına, dayısına? Tamam mı?
Bayan tarafı biraz daha sessiz olalım. Tamam mı? Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife. Amin.
Evela bizzat, fahri kainat, sebebi mevcidat, sevgili Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri mübarek ruh şevlerine Adem aleyhisselamlar ikisinin arasında gelmiş geçmiş bütün Peygamber-i Zişan efendilerimizin mübarek ruh şevlerine Amin. Cihar-i Aleyküzün, Ebu Bekir-i Sıddık, Ömer-i Faruk, Osman-ı Zunur-i Aleyyel Murtaza radıyallahu an efendilerimizin evladı Resulullah, Zevcahat-ı Resulullah, Ashab-ı Resulullah, Şühedâ-i Resulullah, Bütün Ashab-ı Resulullah'ın ruhlarına İmamız İmam-ı Azam, Ebu Hanife, İmam Şafi, İmam Malik, İmam Muhamberi, İmam Eşari, İmam Matur-i İmam Muhammed, İmam Yusuf,
İmam-ı İmam-ı İmamayin Hazretleri mübarek ruh şevlerine Pirimiz Pir, Seyyid Abdülkadir Geylan'ı, Pirimiz Seyyid Ahmet El-Rufay, Pirimiz Seyyid Ahmet El-Rufay, Seyyid Ahmet El-Bedevi, Seyyid İbrahim Dostuki, Şeheb-ı Resanalı, Şazeli, Şah-ı Nakşibenni, Muhammed-i Bahattin, Şah-ı Mevlana, Celalettin, Rumi, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayramı Veli, Veysel Kareli, Mahmud-i Dayı, Halveti, Celveti, Uşak-ı Sümbüllü, Süfreverdi, Küfreverdi, Şeyh Muhiddin Arabi, Bütün Pir-i Piran Hazretleri mübarek ruh şevlerine Geçmiş Şeyh Efendilerimizden Abdurrahim, Tantavi, Abdurrahim, Neşavi, El-Hac, El-Havzacı, Bıkır, Sıttıkı, Çorum'i, Hacı Layder Efendi, Çorum Nacı Mustafa Efendi, Nevşeyli Abdullah Gürbüz Efendi Ve tümle, cümle geçmiş bütün velilerinin, mürşid-i kamillerinin, evliyalarının, aşikan, sadikan, mükban, ehl-i iman La ilahe illallah, Muhammed-i Resulullah Diyen mümin ve müminat-ı ruhaniyet-i ruhlarına yaşayan bütün velilerin, mürşid-i kamillerin, evliyalarının, aşikan, sadikan, müban, ehl-i iman La ilahe illallah, Muhammed-i Resulullah Diyen mümin ve müminat-ı ruhaniyet-i kudselerine hediyeledik
Vasıl ve sadar eyle ya Rabbi Estağfurullah, Estağfurullah, Estağfurullah, Estağfurullah el-Azim el-Kerim el-Lezi la ilahe illa hu El-Hayyil kayyumu ve tövbile gönzü billahi mineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim Eftali zikir fâle menne hû Allah cümlen en bi'ai vel mursalîn velhamdülillâhi rabbil âlemîn Üç ihlas bir fatiha-i şerife ve niyet
Muhammed'in maddi manevi dertlerine derman olmasına Amin
Ya Rabbi Ümmet-i Muhammed'in maddi manevi bütün borçlarının ödenmesine Amin Ya Rabbi Ümmet-i Muhammed'in sıkıntılarının def olmasına Amin Kafirlerin elinde oyuncak olmasının son bulmasına Amin Ümmet-i Muhammed'in tüm dünyaya hâkim olmasına Amin Kur'an ve sünnetin nefislerimize hâkim olmasına Amin Kur'an ve sünnetin evlerimize hâkim olmasına Amin Kur'an ve sünnetin şehirlerimize hâkim olmasına Amin Kur'an ve sünnetin tüm dünyaya hâkim olmasına Amin Ülkemizin üzerinde dolaşan kara bulutların da olmasına Amin Ümmet-i Muhammed'in üzerinde dolaşan kara bulutların da olmasına
Amin Her türlü bireysel sıkıntılarımızın define Amin Her türlü bireysel dertlerimizin şifa bulmasına Amin Her türlü bireysel müşkilatlarımızın hal olmasına Amin Evlerimize mutluluk, hayır, bereket, ihsan olunmasına Amin Kazançlarımızın hayırlı, helal ve bereketli olmasına Amin Eşi olmayan kardeşlerimize eş nasip olmasına Amin Evladı olmayan kardeşlerimizin hayırlı evlat nasip olmasına Amin Amin İşi düzgün olmayan kardeşlerimizin hayırlı işlerinin olmasına Amin Ülkemizi yönetecek olanların Kur'an ve sünnete göre yönetmelerine vesile olmasına
Amin En güzel, en hayırlı, en tatlı, en uygun bir şekilde yöneticilerin yönetmesine vesile olmasına Amin Ya Rabbi dergahımızın birlik ve beraberliğine Amin Dergahımızın devamiyetine Amin Kardeşlerimizin heva ve heveslerine uymamasına vesile olmasına Amin Şeytana ve nefislerine dur demesine Amin Kardeşliklerimizin tesis olmasına Amin Ya Rabbi senin razılığına doğru koşmamıza Amin Senin cemalullahına vasıl olmamıza Amin Senin nurunla nurlaşmamıza Amin Niyet ettik Ya Rabbi Amin Niyetlerimizi kabul eyle Amin Niyetlerimizi kabul eyle
Amin Niyetlerimizi kabul eyle Amin Bu niyet üzerinde yürüyenlerden eyle Amin Son nefesimize kadar iman üzerine yaşayanlardan eyle Amin Kabrimizi ve kendimizi nurlandırdıklarından eyle Amin Amin Hesap gününde nurdan minberleri oturtturttuklarından eyle Amin Nurdan elbiseler giydirdiklerinden eyle Amin Nurdan tac ile taşlandırdıklarından eyle Amin Her daim nurun tecelliyatına mazhar olanlardan eyle Amin Ege Dez Amin
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.