mustafaozbag.org

526. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 5 Temmuz 2017 · 44:18

Selamun Aleyküm. Allah gecenizi, gündüzünüzü, ayınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Amin. Oruçlarınızı mübarek eylesin. Amin. İnşallah bu Ramazan'ın son 10 gününde Kadir Gecesi'ne erişenlerden eylesin inşallah. Amin. Şu sorulara bakalım birkaç hafta hiç bakmıyoruz. İnşallah sonra birkaç hafta okuruz gene. Kurşun döktürmek caiz mi, bir de ümrede itikaf yapılır mı, yapılabiliyorsa nasıl olur? Kurşun döktürmekle alakalı herhangi bir hadis yok. İmamların bu konuda bir iştahı da yok. O yüzden bunu caiz demem mümkün değil. Ümrede itikaf yapılır mı? Her zaman her yerde itikaf yapılır. Erkekler cuma akımından mescitlerde, kadınlar da evlerinde.
Ama ümreye gidenler, kadınlar günü birlik mescitten çıkıncaya kadar itikafa niyetlenebilirler, itikafa girebilirler. Son 10 gün itikafa niyet etmiş bir bayanın 10 gün bitmeden adetinin başlaması durumunda itikaftan çıkması mı gerekir? Evet. Ne gibi bir yol izlenir? Muayyen günü geldiğinde itikaftan çıkmış olur. O yüzden sonra geri kalanı, eğer 10 güne niyetlendiyse, geri kalanı sonra iade eder. Böbrek taşı var bende, ameliyat diyorlar, siz ne tavsiye edersiniz? Biz doktorların, tıbbi yerlerin işine karışmayız. Doktorlar bu konuda size bir şeyde hükmederlerse, zahire, ameliyat olmanız gerekiyor diyorsa ameliyat olun. Bunu bana danışmanıza gerek yok.
Bunlar insanın sağlığıyla alakalı. O yüzden sağlığınızla alakalı şeylerde doktorlara müracaat edeceksiniz. Bir doktora inanamıyorsanız ikinciye, üçüncüye müracaat edeceksiniz. Bir şekilde tedaviniz olacaksınız. Fıtır, zekat, erkek kız kardeşine verebilir mi? Verebilir. Cübbeli Ahmet Hoca tazminatların caiz olmadığını söylüyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Hangi konuda tazminatı caiz değil demiş bilmiyorum. Soru sahibi kim? Biz iş yerinden azma anlıyoruz ya çıktığımız zaman. Evet. Onu caiz olmadığını söylüyor. Ben ona muhalefet kastıyla söylemiyorum. Bir kimse bir devletin tebasıysa, o devletin tebası altında yaşıyorsa, o devletin makul vaziyetteki Kur'an ve sünnetin haram etmediği, haram etmediği veyahut da o devletin mecbur olarak koyduğu hukuka uymak zorunda.
Devlet hükümeti, hükümeti, hükümeti çıkacağı için herhalde o yüzden mi söylüyor? Bilemem. Normalde o yüzden devlet size bir sosyal hak vermiş. Devletin vermiş olduğu sosyal hakkı kullanmanız caizdir. Devlet bir sosyal hak vermiş size. O sosyal hakkı kullanmanız caizdir. Devletin vermiş olduğu maaş, devletin vermiş olduğu haklar sağlıktır. İşte işten çıkarken işçi tazminatıdır. Neyse, siz bir devletin tebasıysanız, o devletin tebası altında yaşarken devletin bu tip sosyal haklarından faydalanmak caiz olur. Salı günü yakınların trafik kazası geçirdi. Şu an yoğun bakımdalar.
Duanızı bekliyoruz. Allah hayırlı şifa versin inşallah. Bir insan dinden nasıl çıkar, dinden çıktığında ne yapmalı, nasıl tövbe etmeli? Bir sefer bir kimse Kur'an'dan herhangi bir noktayı inkar etse, küçük görse, reddetse, mütevatir hadisleri reddetse, mütevatir hadisleri reddetse, o kimse dinden çıkmış olur.
Tecdidi iman lazım. Dinden çıkmanın hükümleriyle alakalı geniş bir sohbet etmek lazım. Çünkü bazı dinden çıkmalar bütün namazları iade etmeye, bazı dinden çıkmalar oruçları iade etmeye, bazı dinden çıkmalar haccını yaptıysa yeniden haccını yeniden yapmaya hükmedilir. O yüzden dinden çıkmanın kendine ait böyle hukuku var. O kimse ya dinden çıktı, la la illallah Muhammeden Resulullah dedi, döndü, öyle değil. Öyle, öyle değil. Nasıl? Mesela öyle dinden çıkma hükümleri var ki, o kimse komple, o güne kadar kılmış olduğu namazların hepsini de iade etmesi gerekir. Öyle dinden çıkmalar var, ikinci derecede daha zor, namazlarıyla beraber orucunu iade etmesi lazım.
Öyle dinden çıkmalar var, namaz, oruç ve aynı zamanda da yaptıysa, haccını da iade etmesi gerekir. Rabbim cümle ümmeti Muhammed'in imanını korusun, muhafaza eylesin. Amin. Kadın ve erkek itikafa nasıl girebilir ve neleri itikaf suresince okumak gerekir? Kadınlar tekrar söylüyorum evlerinde, hacca giden, ümreye giden arkadaşlar var, onlar şimdi dinliyor olabilirler veya buradan onlara haber gidebilir. Ömreye gidenler, bayanlar mescide girerken niyet edecekler, çıkıncaya kadar diyecekler. Çıkınca itikafta itikafları bitmiş olacak. Orada yine hacca ve ömreye gidenler itikafa niyet edecekler, isterlerse çıkıncaya kadar diye. Ne zaman çıktı? O zaman, ha birisi on gün niyetlendi, o zaman on gün yapacak. On günü bozarsa o kimse bunu iade etmesi gerekir, bozduğu günler kadar.
Kadınlar da evlerinde, inşallah. Bir de neler çekmesi gerekir bu, ne okumak gerekir? Bizim kardeşlerimiz, bu bizim kardeşlerimizle alakalı. Bizim dergahımıza müntesip olup, bizim dergahımıza müntesipliğiyle beraber itikafa girenler, kadın erkek değişmiyor. Günlük vüplerini çektikten sonra, üç gün üst üste yetmişer bin, her on güne niyet ettilerse, yok tek güne niyet ettiler, yetmiş bin. Yok çıkıncaya kadar niyet ettiler, yetmiş bine niyet edecekler, ne kadar çekebildiyse çekecek ama o yetmiş bini sonraki zamanlarda tamamlayacak. Yani bir bayan örneğin, işte beş saatliğine, altı saatliğine niyetlendi. Dedi ki, salondan çıkıncaya kadar niyet ettim dedi. Salonda oturacak ne kadar tevhid çekti, beş saat, altı saat, işte on bin tane çekti, yirmi bin tane çekti.
Ama yetmiş bin tevhide niyet ederek de ne yapacak? Onu yetmiş bine tamamlamaya gayret edecek. Çekecekleri bir bu, ilk üç gün yetmiş er bin tevhid. Eğer bu üç gün içerisinde bunun altını çizerekten söylüyorum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretini görürse, sesini işitirse, sarını, cübbesini, sakalını, ayakkabısını, tasını, ne bileyim işte onunla alakalı bir rüya görürse, bir hal görürse, dördüncü gün günlük virdini çektikten sonra yetmiş bin tevhid yerine on bin salavat-ı şerife çekecek.
Ben bunu ilk itikafa girdiğimde böyle anlamamışım. Böyle anlamayınca ben dördüncü gün yüz bin lavse-i celal on bin salavat-ı şerife çekeceğim diye dilim düştü. Çektikten sonra geldiler, söylediler böyle çekmeyecektim, böyle çekecektim diye. O yüzden bende anısı var bunun, o yüzden üstüne basa basa söylüyorum. Üç gün ilk üç gün yetmiş bin tevhid çekip de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini ve onunla alakalı bir şey görenler, dördüncü gün, tekrar söylüyorum, dördüncü gün on bin salavat-ı şerife çekeceksin, dördüncü gün zevk günü, keyif günü, dinlenme günü dördüncü gün, beşinci gün gördün ya Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini, beşinci gün lafzı-i celal'den başlıyorsun.
Görmedin. Dördüncü gün lafzı-i celal'den başlıyorsun. Ya Allah. Yüz bin tane. Böyle sakın Allah Allah Allah … Öyle değil. Ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah ya Allah. Kelime-i tevhidi de böyle sakın ha tesbih çat çat çat çat gitti tesbih döndüm. Öyle bir şey yok. Çünkü dervişliğimizin ilk yıllarında bir dervişle denk geldik. O otuz üçlük tesbih alıyor, doksan dokuzluğu, bir otuz üç, la ilahe illallah otuz üçe geliyor. La ilahe illallah bir otuz üç daha, la ilahe illallah bir otuz üç daha. Yüz bitti. Bu ne dedim ya? Bizim şeyhimiz böyle diyor dedi. Ne diyor dedim ben?
Bir otuz üç, la ilahe illallah yeter. Otuz üç tane çekmiş gibi oluyorsun. He dedim peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bilmiyor, seni şeyhin biliyor demek ki dedim. Böyle bir kızardı, bir canı sıkıldı, bir dikti gözlerini böyle. Hazreti Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine dedim, bu konuda hadis-i şerifi var. Böyle olmaz. Tek tek çekeceksiniz. Tabii olmadı. O yüzden tevhidi de la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah. Lafızlarını çıkararak da. E bir de arada böyle bunu da yapabilirsiniz. Şahı Nakşibendi Hazretleri de bizim pirimiz olur.
Biraz da böyle arada gece karanlığında böyle dil şey olur, yorulur, peltekleşir. Şimdi böyle 10 saat, 12 saat, 13 saat, 14 saat geçti mi, dil peltekleşmeye başladı. Böyle sanki dil senin değilmiş gibi olur, sanki şişmiş gibi olur. Öyle olunca arada dili dinlendirmek gerek. O zaman ne yapacaksınız? Derin bir nefes alacaksınız. Derin bir nefes alın, kalbinizden bu sefer, ben şimdi onun kalbi olarak derin bir nefes alın, al nefes. Kalpten söyleyeceğim bunu ama. Ben size öğretmek için nefesle söyledim.
Bunu ilk etapta 21'i tamamlayamazsınız. Anladınız mı? Bunu gece, hem böylece de uykunuz dağılır. Gece mesela karanlık çöktü, incin top attı. Tabii cinniler top atar gece. Top attı mı, bilgi gece oldu. Derin nefes alacaksın, sonra kalbinde 21 sefer, la elahe illallah'ı tamamlamaya gayret edeceksin. Hem ciğerlerin açılır, nefesin açılır, ciğerlerine şifa olur. Bunu deneyin. Bunu uygulamaya çalışın. Bu kalbi de çalışmaya vesile olur.
Tek nefeste. Tek nefes. Sonra nefesi yavaş yavaş vereceğiniz. Zaten onun nefesi uzun müddet içinizde tutamazsınız. Çekeceksin 21, çekceksin 21, çekceksin 21, çekceksin 21, sayacaksın. Bunu yaparken böyle değişik şeyler olan tesbihde böyle çok amaçlı tesbih alacaksın. Bir tane 21 sayacaksın oraya, 21, yüzün bir tanesini 21 yapacaksın mesela.
Bir taraftan da normalde her yüzde bir tane gidecek şekilde oraya küçük bir tane tesbih olacak onun. Böyle habbesi olacak. Öyle oldu, habbeyi dolaştıracaksın. Ama öbür tarafı da 21 yapacaksın. Böylece 21'i tamamlamaya gayret edeceksin. Ve dördüncü gün 100 bin lafzayı celal. Göremezsen dahi. Görürsen beşinci gün lafzayı celal. Ya Allah, ya Allah, ya Allah, ya Allah. Lafzayı celal çekecek o kimse. Oruçlu olan bir kadın iftardan önce adet olursa orucunu bozup yiyip içmeli mi? Yoksa iftarı bekleyip iftarda orucunu açmalı mı? İftarı beklemeli, oruçluymuş gibi davranmalı. O gün orucu gitti onun. Oruçluymuş gibi davranacak.
Bazı yerlerde okursunuz şimdi. Okuduğunuzda, ya böyle de oluyormuş filan diye düşünmeyin. Bunlar zayıf şeyler. Yani bir kimse işte ikindiye kadar, yani öğlenden sonraya kadar böyle bir kadın oruçlu geçirirse birkaç yerde hatırımda kaldı. Öyle denk geldiydi. İşte o kimse günün yarısından fazlasını oruçlu geçirdiğinden oruçlu hükmündedir gibi böyle şeyler söylemişler. Bunu çok böyle yaygın değil bu. Teravih namazı farz mı, vacip mi? Teravih namazı sünnet bir nafaz. Nafile bir namaz. Ne farz ne de vacip. Nafile. Bu kimse normalde kılınmayan teravih namazlarının kazası yapılır mı? Yapılmaz. Nafile namazların kazası yoktur. Farz ve vaciplerin kazası vardır.
O yüzden teravih namazı kılınırsa çok hoş. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin terk etmediği sünnetlerden birisi. Virdiğimizde ihlas suresini çekerken her ihlas suresinin başında besmele çekmeli miyiz? Çekersek çok hoş olur. Vakit namazlarından sonra kaza namazlarını bazen kılıp bazen kılmadığımızda sıkıntı olur mu? Ya da kaza namazlarını sürekli kılmamız mı gerekir? Çünkü mümkünse sürekli kılmaya gayret edin. Ama mümkün değil ise zaman bu noktada probleminiz varsa o zaman kılamadığınız zamanlarda olur. Bunda bir sıkıntı yok. Dişe yapılan iğnede dolguda ve kanal tedavisinin yapılmasında orucu bozar mı? Dişe iğne yapılırsa bir ağrı kesici hükmünde fayda olduğundan dolayı bu orucu bozar.
Anlaşıldı mı? Ama bir kimse mesela dişe dolgu yaptırsa, kanal tedavisi uygulatsa bu orucu bozmaz. Çünkü biz o kanal şeyde dolgu maddesinden yiyecek içecek diye bir kimsenin taş yutması gibi. Bir kimse taş yutunca gayri ihtiyar, orucu bozulur muydu? Sonuçta eğer ki bir kimsenin ağrısını kesiyorsa, ağrı kesici bir şey bir kimse bunu kullanıyorsa, biz onu dolguda ağrı kesicide caizdir, baş ağrısına caiz değildir diye miyiz?
Ramazan'da bilerek bozulan orucun kefaretini tutarken hiç ara vermeden 61 gün bir kerede mi tutulmalıdır? Ara vermeden tutulması gerekiyorsa, seferiyken de tutmak mı gerekir? Normalde büyük bir kısmı ara vermeden tutulmaya gayret etmiş. Ama bir kimse ara da verse bunda bir sıkıntı olmaz herhalde. İnşallah. İtikaf, oruçlu olarak ve itikaf niyetiyle mescitte beklemektir. İtikaf yapan kişiler cinsel ilişkiye giremezler. İtikaftaki erkeklerin eşlerini öpmeleri dahi caiz değildir. Dokunmaları dahi caiz değildir. İtikaf yapan bir kimse bizim bu kardeşlerimizle alakalı.
Zaruri olmadıkça camiden dışarı, caminin en dış sınırları var ya, bahçe sınırı. Bahçe sınırının dışına çıkamaz. Ancak şeriata göre girerse, onlar bir zaruret esnasında bahçe sınırının dışına çıkabilirler. Ama bizim kardeşler çıkmamaya gayret edecekler. İtikafda olan kişi hayırlı olan şeylerden başka bir şey konuşmaz.
İtikaf yapan kişi gece ve gündüz cinsel ilişkide bulunsa itikafı geçersiz hale gelir. Birkaç gün itikaf yapmayı adak olarak adayan kimsenin o günleri geceleriyle birlikte itikaflı geçirmesi gerekir. Gene başladılar telefon açıp bana sormaya ne zaman bayram yapacağız diye.
Şimdiden sıkıntısı daha 10 gün farken millete tuttu. Tekrar söylüyorum. Hep beraber oruca başladık. Hep beraber inşallah bayramı yapacağız. Allah'tan bir şey gelmezse. Bir arkadaş soru sormuştu telefonla da bu akşam sohbeti dışarıdan takip edersen ondan sonra sana haber veririm demiştim. Ona söylemiştim çünkü.
Bu normalde kefaret ceza 61 gün Hanefilerdedir. Bir kimse ister kasten bir şey yiyerekten içerekten veyahut da kasten yer içerse veya cinsel ilişkiye girerse Hanefilerde 61 gündür onun cezası. Şafirlerde öyle değildir. Şafirlerde öyle değildir. Ona ben telefonda demiştim. Şafirler 61 gün tutmaz kasten yemek içmeyi. Şafirlerde bir kimse kasten yer içerse onun kefareti yoktur. Bir tek kazası vardır. Şafirlerde kasten cinsel ilişkiye girerse bir kimse 61 gün tutar. Dedim akşama ben ona dedim ki işte perşembe akşamı için sohbeti takip et.
Yine ben sana onu teyitleyeyim demiştim. O yüzden çünkü fıkıhi meseleler yaşla geçiyor artık yavaş yavaş. O yüzden böyle şafi fıkhına çok ben aşina değilim. Aşina olmadığımdan dolayı böyle net bir şekilde diyemedim ona. Ama dedim böyle ben biliyorum. Yine de dedim bakayım söyleyeyim dedim. Şimdi dinliyorsa ona söylüyorum. Dinleyen kardeşe inşallah herkese söylüyorum. Şafirlerde bir kimse Ramazan orucunu kasten yese bir güne bir gün kaza eder. Hanefilerde 61 gündür bu. Şafirlerde bir güne bir gündür. Bir kimse Şafi'de de olsa, Hanefi'de de olsa, cinsel ilişkiye girerse 61 gündür haberiniz olsun. Bir iki hadis okumadan dersi bitirmek istemiyorum.
Bu konuda daha da disiplinli olacağım inşallah bana dua edin. Hadislerle alakalı Allah izin verirse inşallah disiplinimi arttırmaya, gayretimi arttırmaya niyetlendim. Dua edin Allah yardım etsin inşallah. Çünkü dünya üzerinde sünnet-i Resulullah'a ve hadislere karşı savaş açtılar. Bunun değişik yönleri var.
Savaş açıyorlar. Kur'an'ı kendi kafalarına göre yorumlayıp dini sulandırmaya çalışıyorlar. Savaş açıyorlar. Kendi kafalarına göre yorumlayıp, İslam dünyasının içerisinde terörist unsurlar yetiştirip, İslam dünyasını birbirine kırdırmak istiyorlar. Bir taşla çok kuş vurmayı istiyorlar. Çünkü normalde hadis-i şerifler orada durursa, sünnet-i Resulullah orada durursa, böyle dayış gibi, ne bileyim başka bir sürü terör örgütleri gibi terör örgütlerini kuramayacaklar. Kurduklarında da onları Müslümanlara karşı savaştıramayacaklar. Düşünebiliyor musunuz? Bir dayış çıkardılar, Suriye'yi, Irak'a yerle bir ettiler.
Bu dayış hiç İsrail'e çatmadı. Hep Müslümanlara çattı, Müslümanları öldürdü, Müslümanları şehit etti. Müslüman şehirlerini yakıp yıktılar. Orta Doğu'da İsrail'le mücadele etmiyorsa bir devlet veya bir İslami topluluk, bilin ki o, bilin ki o, Batılıların veya Neokonların veya Mossad'ın kurguladığı, kurduğu bir sistemdir.
Bir Müslüman, hedefine Müslümanı koyduysa, o deccaliyettir, o şeytaniyettir. Bir Müslüman, bir Müslüman, hedefine Müslümanı koyup da onunla savaşıyorsa, onu öldürmeye kalkıyorsa, onun küfrüne fetva veriyorsa, bilin ki o, bilin ki o, gayrimüslim unsurlar tarafından yönetilen bir topluluktur. Ya cahil cüheladır o kimse, Müslümanı diline persenek ettiyse, cahil cüheladır.
Bir Müslüman topluluğu, bir Müslüman grubu diline doladıysa bir kimse, cahil cüheladır. Ya da değişik karanlık menfezlerle yönetiliyordur, o menfezlerden yönetiliyordur. Biz ölçüyü konuşalım. Kardeşim, kaderi inkar eden küfre düşer. Ölçüyü konuşalım. Zekat paralarıyla, yok han yaptıracaksın, hamam yaptıracaksın, okul yaptıracaksın, dershane yaptıracaksın, caiz değil kardeşim bu.
Harap. Yok sen zekat paralarını çocukların eline vereceksin, ondan sonra çocuklardan toplayacaksın yurttaki çocuklardan. Kimseyi aldatma kardeşim sen. Ölçü ölçüdür. Yok dergahın yanına bir tane otel yapacaksın, dergahın yanına gelen, dergaha gelenler senin otelinde kalacak, senin lokantada yemek yiyecek. Sen de orada şeyhlik yapacaksın. Bu duygun değil kardeşim bu. Sufilikte yok böyle bir şey. Sufi bir tavırda, tarzda böyle bir şey yok. Yok sen işte dergahın içerisinde, cemaatin içerisinde bir sürü yayın organı kuracaksın. Yayın organlarından sohbetlerini kitaba çevirttireceksin, sidiye çevirttireceksin. Ondan sonra sohbetleri, Kur'an ve sünneti, hadisleri kendi derviş kardeşlerine parayla satacaksın.
Yok böyle bir şey kardeşim. Yok. Sen bir yere sohbete gideceksen, cebinde paran varsa git sohbete. Yatacak, kalkacak yerin varsa git sohbete. Bu bizim dergahımız için de geçerli. Sen gittiğin yerde kalacak yatak arıyorsan gitme kardeşim ya. Sen gittiğin yerde yiyecek, içecek arıyorsan gitme. Gitme. Bu bütün herkes için geçerli. Sen gittiğin yerde arabanın benzinini doldurtacağım, lastiğini değiştirttireceğim diye uğraşıyorsan gitme kardeşim. Yok bunlar Şeyh Efendi'nin sohbetleri, bunun karşılığında paha mı bulunur ya? Eee ver verebildiğin kadar. Yok böyle bir şey. Ölçü, her yerde ölçü.
Biz ölçüyü korkmadan, çekinmeden ölçüyü konuşabilmeliyiz. Konuşurken de söylediklerimizi de yaşamamız gerekir. Bunu söylüyor muyuz? Evet. Onu yaşamamız gerekir. Bunu söylüyor muyuz? Evet. Onu yaşayacağız. Bir kimse içinde bulunduğu dergahını, cemaatini, cemiyetini, kardeşlerini ranta çevirmeyecek. Bunu yaşayacağız.
Etrafındaki derviş kardeşlerini kendisine hizmet ettirme rantına çevirmeyecek. Yeni gelen kardeşlerinin tefesine binme, onları kendi hizmetini yaptırmaya çevirmeyecek. Eskiymiş, yeniymiş, çavuşmuş, zakirmiş, nakipmiş, nükabaymış, sukabaymış. Etrafındaki insanlara zulmetmeyecek. Zulme çevirmeyecek bunu. Kim olursak olalım biz. Yok ben zakirim, sen öteye git, sen beri gel. Kimsenin hakkı yok buna. Ben burada ders yaptırıyorum, istediğimi asarım, istediğimi keserim. Yok böyle bir dünya. Ölçü ölçüdür. Her yerde ve herkese. Eğer bir kişi, hem semazen başları olarak, hem mıtırvan başları olarak, hem işte ilahiciler olarak, hem buradaki dervişler olarak, hem tekkede çalışanlar olarak, hem de herhangi bir bizim, bizle alakalı herhangi bir yerde, beldede bir kişi, eğer zakirin veya oradaki çavuşun herhangi bir yanlışlığından, eksikliğinden, zulmünden dolayı, dervişliğinden oluyorsa,
o yöneticilere, o çavuşlara, o başlarındaki kimselere hakkımız helal değil. Komple dervişler olarak söylüyorum bunu. Sadece benim değil. Sizler adına da söylüyorum. Bana bu konuda vekalet veriyor musunuz? Hakkımız helal değil kardeşim. Bu dergah Allah'ın dergahı. Burası Ahmet'in, Mehmet'in cirit atacağı bir yer değil. Burası Mustafa Özbağ'ın cirit atacağı bir yer değil. Ölçü, her yerde ölçü. Canları sıkılıyor ben böyle söyleyince. Yok bizim şeyhimize mi laf söyledin? Kardeş kimsenin şeyhiyle işimiz yok. Herkesin şeyhi kendine mübarek olsun. Herkesin hacısı, hocası mübarek olsun kendine.
Asla bir sözümüz yok. Yapmayın. Şimdi bana telefon açıyorlar, soru soruyorlar. Dervişlere zarf dağıtıyorlarmış. Lan kızılay mısın sen? Edepsiz adam. Fitre zekat topluyorlarmış. Dedim kızılay mısınız siz? Türk Hava Kurumu musunuz? Ondan sonra hadi zakir arıyor. Ben filancanız, pişmancasın. Ne var kardeşim buyur. Sen bizden için işte kızılay mı yok işte Türk Hava Kurumu mu demişsin. Kardeşim sizinle alakası yok. Bir kimse, bir şeyh, bir üstad, bir mürşid denilen kimse derdi. Rahtaki dervişlerine, var ya eski saman kağıtlarından zarflar. Böyle zarf dağıtıp da zekatınızı, fitrenizi bunun içine koyup bana getireceğiniz der mi?
Ölçü. Ölçü, ölçü, ölçü. Toplayın zekatı, fitreyi. Oraya yirmi tane de çocuk koyun. Kur'an kursu talebesi. Çocukların her birine paraları dağıtın. Ondan sonra verin paraları tekrar deyin. Kimi aldatıyorsun? Hain adam. Ölçü. Kimi aldatıyorsun? Herkes onar tane CD'si alacak, satacak. Ne yapıyorsan yap. Her hafta on tane CD alacaksın. Yok böyle bir şey. Ya filanca cemaat böyle yapıyordu. E be kardeşim sen hani ona tuğ kaka diyordun?
Filanca cemaatı tuğ kaka diyordun. Onun izinden gidiyorsun şimdi. Ölçü. Ölçü, Kur'an, sünnet, imamların iştahı. Ölçü, sufilikse ilk sufilerin yolu yordamın. Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz. Ölçü. Alma kardeşim. Bir lokma daha yiyeme. Ekmeğinin suyunu yanında götür. Su dahi içme. Dervişliğe mi çıktın? Su dahi içme. Götür suyunu da yanında. Sufileğe mi çıktın? Sana zorla çık diyen yok. Çıktın mı yola? Çıktın.
Götür ekmeğinin suyunu yanında. Götür. Kimseye yük olma. Kimseye yük olmayan. Anneniz, babanız dahil buna. Kayınvalideniz, kayınpederiniz dahil buna. Sufi kimseye yük olmaz. Bitti. Arabada yatardık biz. 15 yıl, 16 yıl Şeyh Efendi'yle beraber seyahat ettim. Götürür onu yatırırdım, arabada yatardım kendim. Kimseye yük olma kardeşim. Bitti. Dervişlik ise. Dervişlik, azameti almaktır. Avama kolaylaştırırsın. Nasihat ederken ona en kolayını söylemektir sünnet.
Bugün telefondaki kimse benim tuttuğum. Yani 61'i tutma imkanım yok dedi. Şafiye göre dedim tutmayabilirsin. Bak kolaylaştırmak. Dedim durumunuzu bilmiyorum. Yaşlısanız, ihtiyarsanız, hastasanız, gücünüz yoksa bir şey yedirmeye, içilmeye. Allah'ım affetsin. Cenab-ı Hak zalim değil. Şafiler normalde yemekten, içmekten dolayı 61 tutmazlar. Ama yine de dedim emin olayım. Dedim sohbeti takip edin. Eyvallah. Onlara dışarı nasihat ederken kolaylaştırın. Sakın ha. Bir başkasına nasihat ederken zorlaştırmayın. Sünnet. Kendi nefsinizde azameti tercih edin.
Dervişlik bu. Kendi nefsine azameti tercih edin. Seyahate çıkarken bir kimse orucunu bozabilir mi? Bozabilir. Hak mıdır? Haktır. Hak mıdır? Haktır. Birisine bunu din olarak nasihat ederken de ki adama, kardeşim zorlanacaksan, sıkıntı çekeceksen sen orucunu bozabilirsin. Sen ben bozmayı düşünmüyorum. Ya neden ben kendim azameti tercih ediyorum? Gücümü yettiğince tutacağım. Eyvallah. Ama bir başkasına bunu zorlayamazsınız. Bunun gibi tervişlik azameti tercih etmektir. Kendi nefsinde. Ama anlatırken, tebliğ ederken kolaylaştırmak, onu sevdirmektir önemli olan. Allah bizi onlardan eylesin. Amin.
O yüzden sünnet-i Resulullah'a ve hadis-i şeriflere sımsıkı bağlanacağız. Bunu inşallah en keskin savunucularından olacağız. İslam dünyasının içine böyle bir ne yazık ki fitne koydular. Bu fitne gün geçtikçe büyüyor. Her iki yönden de tehlikesi var. Hem böyle yaparaktan sulandırmaya çalışıyorlar. Bir taraftan böyle yaparaktan da olmayan iştahatlar edip teröre kucak açıyorlar. Allah muhafaza eylesin. Kim la ilahe illallah der, son yapmış olduğu şey bu olursa cennete girer. Ve kim de Allah rızası için sadaka verir der, son ameli bu olursa cennete girer. Ya Hüzeyfe, kimin ameli Allah'ın rızasını talep ederek bir günde tutmuş olduğu oruçla mühürlenirse, Allah onu cennete koyar.
O zaman kim la ilahe illallah der, son yaptığı şey bu olursa cennete girer. Dikkat edin. Son yaptığınız şey la ilahe illallah demek olsun. Ne oluyor? Cennete gidiyor. Kim de Allah rızası için bir sadaka verir der, son ameli bu olursa cennete gidiyor. Kim de son ameli bir gün oruç tutar ise ve bir gün oruç tuttuktan sonra son ameli bu olursa o da cennete gidiyor.
Her gün oruç tutmamız mümkün değil. Her gün sadaka vermeye maddi olarak gücümüz yetmeyebilir. Bir tebessüm de sadakadır. Ama her an la ilahe illallah diyebiliriz. Allah bizi devamlı zikredenlerden eylesin. Amin. Ebu Umame anlatıyor. Ya Resulallah bana bir amel emret dedim. Oruç tut çünkü oruca denk bir ibadet yoktur buyurdu. Ben yine ya Resulallah bana bir amel emret dediğimde. Yine oruç tut çünkü oruca denk bir amel yoktur buyurdu. Ben üçüncü defa ya Resulallah bana bir amel emret dedim. Yine oruç tut çünkü orucun benzeri bir amel yoktur buyurdu. Demek ki üç sefer soruyor bana bir amel öğret. Bana bir amel emret. O da üçüncü de diyor ki orucun üstüne bir şey yoktur.
Tabi bu sahabelerin arasında farklı bu tip ameller, ibadetler, bu tip hadis-i şerifler görebilirsiniz. Bunlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kişinin şahsına nasihatleri ve nefis terbiyesidir. Birine oruç tutlar devamlı. Birine sadaka ver der. Birine annene babana iyi bak der. Birine eşiyle ilişkilerine dikkat et der. Bu neyle alakalı? O müminin zayıf olduğu yeri kuvvetlendirmekle alakalı. O zaman biz nefis terbiyesi olarak kendimize neremiz zayıf oraya bakıp orayla kendimizi ne yapacağız? Terbiye edeceğiz. Allah bizi nefisleriyle mücadele edip nefislerinin terbiye yolunda uğraşan, kendisine yakın olmak için gayret gösteren kullarından eylesin.
Âmin.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi