Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 2 Haziran 2017 · 1:00:38
Allah gecenizi hayır etsin, gündüzünüzü hayır etsin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak Ramazan-ı Şerif'inizi mübarek eylesin. Allah oruçlarınızı kabul etsin inşallah. Cenab-ı Hak her daim kendisine ibadet eden, yalnız kendisine ibadet eden kullarından eylesin inşallah. Oruçla alakalı yine birkaç hadis-i şerif. Ondan sonra da inşallah yine fıkıh bölümünden de az bir şey okuyup inşallah zikrullah'a geçeriz.
Uzun bir hadis. Yine o var ya hani Ademoğlu her ameli kendisi için yapar. Geçen hafta aynı minvalde birkaç tane hadis-i şerif okumuştuk. En sonunda hani oruçlunun ağzı Cenab-ı Hak'a miski amber gibi olur diye. Buna bir ilave var bu hadis-i şerifte. Tabii ilave sahabeden bir ilave. Bunu normalde sahabeye soruyorlar. Bununla alakalı. Hadis-i şerifin sonunda var ya hani başında Ademoğlu'nun her ameli kendisi içindir. Ancak oruç ağrıç. Çünkü o benim içindir buyruğu sorulunca sahabeden Süfyan bin Uyeyn'e şöyle cevap ediyor. Kıyamet günü olunca Allah Azze ve Celle kulunu hesaba çeker. Ve üzerinde bulunan mazlum haklarının bedelini diğer amellerinin sevabından öder.
Kulu hesaba çekti. Kulun üzerinde değişik noktalarda, dairelerde başkalarının hakları var. Çünkü hesap kitapta kimin kul hakkı varsa, kimin ne hakkı varsa insanlar haklarını gelecekler. O kimsenin iyiliklerinden alacaklar. İbadetlerinden alacaklar. Birisine zulmettiniz, birisine haksızlık yaptınız. Bu eşiniz, bu çocuğunuz, bu anneniz, bu babanız, bu alışveriş ettiğiniz kimseler, bu komşunuz, bu arkadaşlarınız, bu akrabalarınız. Her neyse, etrafındaki herhangi bir kimseye böyle bir hak hukuk meselesinde sizin hakkınız geçti ona. Onların size hakkı geçti. Onlar sizden alacaklılar.
Tebessüm etmen gerektiği yerde tebessüm etmedin. Birine sabrı tavsiye etmedin, birine yardım etmedin. Yapman gereken, muktedir olduğun halde yapman gereken bir şeyi yapmadın. Bu sufiler için önemli. Avam için ne? Hiç kimseye kötülük yapmamak. Avam için bu. Avam, hiç kimseye kötülük yapmayacak. Sufi için öyle değil. Sufi, muktedir olduğu halde, imkanı olduğu halde bir şeyi yapmadı. Bakın, muktedir olduğu halde, bir şeye yapabilirliği olduğu halde bir şeyi yapmadı. Çünkü sufi, iyiliğin hakim olması için çalışan bir kimse. Sufi, merhametin, sevginin, muhabbetin hakim olması için çalışan, gayret eden, Allah'a yaklaşmaya çalışan bir kimse.
Sufi, sadece kötülük yapmamakla kalmayacak. Bu herkesin işi. Herkesin mecbur yapması gereken bir şey bu. İnsansın, Müslümansın. Birinci derecede diğer Müslümanlar senin elinden ve dilinden emin olacaklar. Bu işin zemini, bütün insanlık zemini, bütün insanlar birbirlerinin ellerinden ve dillerinden emin olmalılar. Bütün insanlar.
Bu normalde herkesin yapması gereken, bir Müslümanın yapması gereken şey. Altını çizerekten söylüyorum. Sufi ise bir çıt üstü, bir şey yapabilirdi, yapmadı. Sufi bundan sorumluluk duyacak. Birisinin karnını doyurabilirdin. Birisinin sırtını örtebilirdin. Birisinin başını okşayabilirdin. Bir yetime yardımcı olabilirdin. Bir dul, kimsesiz, yaşlı bir kadına yardımcı olabilirdin. Kimsesi olmayan bir adama yardımcı olabilirdin. Bir yerde kötülük vardı. O kötülüğü durdurmak için sen elinle mümkün değil ise dilinle önlemeye çalışabilirdin. Bu da mümkün değil ise kalben buğz etme edebilirdin. Bunun bir ücreti yoktu.
O kötülükten kendini ayırt edebilirdin. Orta yerde bir hukuksuzluk vardı. Orta yerde bir zulüm vardı. Orta yerde bir yanlışlık vardı. Buna kalben buğz edebilirdin. Bunu dillendirebilirdin. Biraz daha cesaretli olabilirdin. Dünya hayatına kanmayabilirdin. Gelip geçici bu dünya hayatında kendine bir yol çizebilirdin. Gelip geçici bu dünya hayatında sen haksızlıklara karşı bulunduğun her yerde bir nebze de olsa mücadele edebilirdin.
Buna senin gücün yeterdi. Gücünün yettiği yere kadar bunu yapmakla muhtedirdin sen. Sen eşine bakabilirsin. Ne bileyim işte iyi geçine, iyilik de yapabilirsin. Ama bunu daha da arttırabilirdin. Eşinin mutlu olmasını sağlayabilirdin evde. Çocuklarının mutlu olmasını sağlayabilirdin. Arkadaşlarını mutlu etmenin yolunu bulabilirdin. Çevrende daha sosyal olup insanların eksikliklerine, noksanlıklarına koşturabilirdin. Biraz daha zaman ayırabilirdin. İnsanların dertleriyle dertlenebilirdin. İnsanların problemlerini çözmek için bir nebze olsa gayret edebilirdin. Televizyonun karşısında vakit geçireceğini bir hastayı ziyaret edebilirdin. Bir yaşlıyı ziyaret edebilirdin.
Bir eksikliğe, noksanlığa düşmüş bir kimsenin eksikliğini, noksanlığını gidermeye çalışabilirdin. Bunları yapabilirdin. Bunları muhtedirdin. Bunları muhtedir olacak bilgi de sende vardı. Bunları muhtedir olacak öğretiyi de almıştın. Bunları muhtedir olacak sende cevher var idi. Ama sen tembellik ettin, aymazlık ettin. Ama sen oturdun boş muhabbetlerle uğraştın. Oturdun sen olmayacak şeylerle uğraştın. Oturdun birisinin sarığını nereden sardığına uğraşıyorsun. Oturmuşun yok onun sakalı kısa mıydı uzun muydu? Oturmuşun sen işte Müslümanları rencide edecek, Müslümanları ayrıştıracak, Müslümanları birbirine düşürecek, Müslümanları bu noktada zayıflatacak, Ümmet-i Muhammed'i zayıflatacak, sen kendince hak gördüğün ama hak olmayan, Müslümanların içerisine fitne düşüren işlerle uğraştın.
Bıraktın adamı mezhebiyle uğraşıyorsun. Adamı aç mısın, tok mısın diye sormuyorsun, mezhebini soruyorsun. Bir kimsenin neye ihtiyacı var diye sormuyorsun, onun dinini soruyorsun. İnsan yapması gerekenleri yapmamakta zulümdür. Bir kimse yapabilirliklerini yapmazsa bu zulümdür. Müslümanların şu anda en büyük handikaplarından birisi, cemaatlerin, tarikatlerin, şeyhlerin, dervişlerin, alimlerin en büyük handikaplarından birisi bu.
Bir şeye gücü yettiği halde, yapabilirliği olduğu halde yapmamak. O şeyhler, o hocalar, o alimler evlerinde oturuyorlar, evlerinde oturmayacaklar. Allah için her gecelerini feda edecekler, koşuşturacaklar. Dermişim, ben şeyhimden dersimi de aldım, dersimi yaparım, bakarım işime. Yok, bununla koşturacaklar. Biz çünkü arz, la ilahe illallah deyinceye kadar mücadele etmekle, savaşmakla emrolunan bir peygamberin ümmetiyiz. Ya o peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yolundan, izinden, felsefesinden, imanından, düşüncesinden, fikrinden, hareketinden, fiiliyatından kendimize örnek çıkarıp onun peşine düşeceğiz. Ya da gideceğiz kendimize yeni bir din arayacağız, yeni bir peygamber arayacağız.
Var kendisini Nebi ilan edenler, gideceğiniz birisine takılacağınız. Bir gün Nebi, bir gün Veli. Kendisine kitap indirilenler de var. Amerika maşallah açmış kucağını hepsinde bağrında besliyor. Televizyonları var, kanalları var. Var, Mehdimiz de var, Nebimiz de var, Resul de var, her şey var. Var. Münmit topraklar, yetiştiriyor. Ya gideceksin, onlara takılacaksın, kafana göre. Çünkü İsevi olamazsın, geriye dönüş yok İslam'da. Musevi de olamazsın, geriye dönüş yok. İbrahim'i de olamazsın, geriye dönüş yok. Geriye dönüş yok. Ne yapacaksın? Yeni cedid, peygamberlik ilan edenler var ya, gideceksin safsan, salaksan, gerizekalısan, kalbini örtüldüyse, taşlaştıysa, köreldüyse, oraya gideceksin.
Allah muhafaza eylesin. Ama Muhammediysen böyle yaşamak zorundasın. Muhammediysen, Muhammedi sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ölçülerine uymak zorundasın. O yüzden sadece yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz. Sadece yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz. Sevmediklerimizden de sorumluyuz. Sevdiklerimizden de sorumluyuz. Bakın sevdiklerimizden ve sevmediklerimizden sorumluyuz. Bir sufi'yi sevmediysen sorumlusun. Bir zikredeni sevmediysen sorumlusun. Aynı halakadasın. Kardeşinin hatalarını, kusurlarını, eksikliklerine bakaraktan onu sevmiyorsan bundan sorumlusun. Bir Müslüman'ın sakalını, sarığını, cübbesini sevmiyorsan bundan sorumlusun.
Bu insanı küfre götürür. Bu insanı küfre götürür. Sarığı sevmemek küfre götürür insanı. Sakalı sevmemek küfre götürür insanı. Zikredeni sevmemek küfre götürür insanı. Bir veliyi sevmemek, veliliği sevmemek. Veliliği, velilik yok demek. Küfre götürür insanı. Bakın nasıl sorumlu insanı. Haram işleyen bir kimseyi sevmek küfre götürür insanı. Haramı sevmek küfre götürür insanı. Şirk üzerine yaşayan bir kimseyi sevmek insanı küfre götürür. Allah muhafaza eylesin. Cenab-ı Hak bütün ümmeti Muhammed'i korusun. O yüzden bunlardan insanlar sevdiklerinden ve sevmediklerinden sorunludur.
Hani Musa aleyhisselam diyor ya, Musa aleyhisselam. Musa aleyhisselam diyor ki, ya Rabbi ne yapayım? Son nokta. Diyor ki, ya Musa, Allah'ın dostlarına, Allah'a iman edenleri sevdin mi? Allah için. Allah'ın düşmanlarına düşman oldun mu? O zaman Allah düşmanına dost olmak, insanı küfre götürür. Allah muhafaza eylesin. Allah dostlarına düşman olmak, insanı küfre götürür. Allah'ın düşmanına dost olmak nasıl küfre götürürse, Allah'ın dostuna düşman olmak da insanı küfre götürür. Cenab-ı Hak ne dedi hadisi kudside? Kim benim velilerime savaş açarsa, ben de ona savaş açarım. Ben de ona savaş açarım. Yırtıcı bir aslanın, yırtıcı bir hayvanın avundan aldığı intikam gibi, ben de ondan intikam alırım.
Dikkat edin. Allah'ın dostlarına savaş açanlarla beraber olanlar, onlarla aynı kategoridedir. Yaptıklarımızdan, yapmadıklarımızdan, sevdiklerimizden, sevmediklerimizden sorumluyuz. Ve bunların hakları bizden alınacak. Hepimizden alınacak. Varsa hakkımız, hukukumuz, kiminle? Bir yere borcumuz var, bir yerde sıkıntımız var. Bu sadece maddi olması şart değil. Manevi de. Onların hepsi de ne olacak? Hakları alınacak. Birinin gıybetini ettiniz. Bunun hakkı alınacak. Birine iftira ettiniz. Bunun hakkı alınacak. Birine bühtan ettiniz. Bunun hakkı alınacak. Bilmediniz bir şey konuştunuz. Bunun hakkı alınacak. Herkesten alınacak bunun hakkı. Ve o kimsenin iyiliklerinden alınacak.
İyiliği bitti. Başka Adi Şerif'te öyle diyor. İyiliği bitti. Ona o kimsenin kötülüğü yüklenecek. Doktorun benden alacağı var, bende iyilik bitti. Bu sefer doktorun kötülüğüne yükleneceğim ben. Alacağı ödeyecek bende iyilik kalmadı ya. Bu sefer doktorun kötülüğüne yükleneceğim ben. Allah hesabı kesin ve çabuk görür. Kimsenin hakkını, hukukunu kimse de bırakmaz. O Süfyan bin Uyeyn'e devam ediyor. Haklarının bedelini diğer iyi amellerin sevabından öder. Nihayet iyi amel olarak sadece orucu kalır. O kimsenin bütün amelleri gitti. Bütün iyi amelleri bitti. En son neyi kaldı? Bir tek orucu kaldı. Arta kalan mazlum haklarını orucundan ödemeyip Allah kendi üzerine alır.
Ve o kişiyi orucundan sebep cennete koyar. O kimsenin bütün vereceklerini verdi ama daha vereceği var. Daha vereceği var. Üzerinden iyilikler verildi, verildi, verildi, bitti iyilikleri. Ama daha vereceği kaldı. Borcu kaldı daha. Sıra geldi oruca. En son orucu bıraktı Cenab-ı Hak. Tam orucun iyiliğinden ödenecek. Cenab-ı Hak orucun iyiliğinden ödeneceği zaman oradan kesti. Dedi ki alacaklılara fazlından kendisi ödedi. Orucundan ellemeyin. Fazlından kendisi ödedi. Bir hadis-i şerif söyleyeceğim.
Sakın borcu olanlar borçlarını ödememekten dolayı buradan gevşemesinler. Herkes ne borcu varsa canhıraş borcunu ödemekle mükellef. Ödemek için uğraşıyor. Borçluyor. Uğraşıyor. Ödeyemiyor bir türlü. İşi denk gelmiyor. Olur insanın başına gelir. Olacak olan iş olmaz. Yürüyecek olan iş yürümez. Böyle muhallebi yerken kırılır dişi derler ya. Olur. Bunların hepsi de yaşanır. Olmadı adam. Bir türlü iki ayakası bir araya gelmiyor. Böyle piyasada öyle adamları işte dolandırıcı, üç kağıtçı, beş kağıtçı her şey söyler. Piyasada öyle bir piyasa. Gıybet, dedikodu, iftira, diz boyudur. Ticaret ehlinin arasında.
Adam gitmez hakkın işi. Gitmez. Uğraşır, çaba gösterir. Çok öyle insan tanıyor. Gayret gösterir. Olmaz bir türlü. Olmaz. Olacağı zaman vardır muhakkak. Çalışır, gayret eder. Ben yine de derim. Benim inanç. İnancım öyledir. Az çalışmışsın derim. Gayret etmemişsin. Araştırmamışsın. Sormamışsın. Sor. Koş. Araştır. Ama o esnada öldü adam. Veyahut da bir türlü iki yakası bir araya gelmedi. Yetiştiremedi. Adam samimi. İhlaslı. Gayret ediyor. Hadis Şerif'e diyor ki o kimse mizana çıkarılır. Mizana çıkarıldığında o kimse samimi. İhlaslı. Yapmaya çalışmış.
Ama borcu varken daha da kebap, mangal partisi yapmamış. Borcu varken lokanta lokanta restoran restoran dolaşmamış. Borcu varken gidip iki milyon kiralık evde oturmamış. Borcu varken adam lüks bir hayat yaşamamış. Kimisi de böyle. ona diyorum ki abicim çık bu evden. Burada oturduğun müddetçe sen bu kazancınla bu borçları ödeyemezsin. Git daha makul bir yere git. Bak diyorum ben 300 kusur metrekare yerde oturuyordum. İşim bozuldu. Oradan diyorum ben 200 metrekare yere geçtim. Orası da büyük geldi. Gittim diyorum 120 metrekare yere geçtim. Durma. Adam illaki orada oturacağım diye mücadele ediyor. Etme. İllaki lüks arabaya bineceğim kendine uğraşıyor.
Yapma ya. Git 10 liralık 20 liralık arabaya bin. Yapma. Yapma. Hayat standardını düşürebileceğin kadar en aşağı düşür. Çoluğunu çocuğunu da düşün. Çoluğunun çocuğunun da psikolojinin ödüsünü bozma. Evet onları da düşün. Ama hayat standardını aşağı al. Borç ödüyorsun. Borç ödemek için uğraşıyorsun. Dikkat et kendine. Fazla havayı uçma. Fazla kanatlanma. Kanatlanma. Ona göre gardını düzgün al. Girip de 2 milyarlık takım elbise giyeceğim diye uğraşma ya. Uğraşma. Ben bazen söylüyorum inanmıyorlar. Diyorum 39-90'a pantolon giyiyorum ben diyorum ben. Millet bakıyor inanmıyor. Git bırak. 500 milyar oluk takım elbise giyeceğim diye bir kaydı yok.
Bizim Hacı Erkan'la Muratlar bıktılar bizim pantolonları tamir ettirmekten bizim. ha Murat neredesin? Ne olacak? Taraltıyorlar genişletiyorlar. Allah razı olsun bazıları da böyle güzel baktılar bize boyuna kemerden delik üzerine delik açtık. Allah razı olsun. Bırak borcun varsa yapma zaten. Sana uygun değil bu. Caiz değil. Ama yetiştiremedi o kimse. Öldü. Bu hadisi ulema saklar. Ben ilim saklamak olarak görürüm bunu. bu gayri samimi insanlara belki de söylenmez.
Ama sufi topluluğu samimi bir topluluktur. İhlaslı bir topluluktur. Onlar kul hakkıyla Allah'ın huzuruna çıkmaktan korkarlar. İnticap ederler. Ama velev ki böyle oldu. Allah diyor der ki o kuluma ben vermedim. Ben verseydim o bütün borçlarını öderdi. alacaklılara der ki diyor kimin ondan alacağı varsa ihlaslı samimi bir sufi ihlaslı samimi bir müslüman borcunu ödemek için gayret gösteriyor çaba sarf ediyor çalışıyor elinden gelen gayreti gösteriyor samimi ama ödeyemedi öldü ona diyor alacaklılarına der ki kimin alacağı var doktorun alacağı var doktor gözüme göründü bugün doktorun alacağı var doktora der ki diyor bak şuraya cennetteki makamını doktora gösterir bundan alacağına karşılık sana fazlından bunu verdim ikram ettim lütfettim sana o diyor mahşerin dehşetinden
mahşerin dehşetinden alacaklı olan aman başıma bir iş gelmeden şu cennetteki makama kendimi atayım der diyor oraya doğru yürür oraya doğru gider ve böylece ondan alacaklı olan kimselerin haklarını Allah fazlından öter Allah yaptıklarından sorumlu değildir her ne halde olursanız olun Allah'ın gönlünü yapmaya çalışın hangi noktada durursanız durun Allah'la olan irtibatınızı sakın sekteye uğratmayın sakın tövbeden zikirden namazdan iyilikten ibadetten geri durmayın başınıza ne gelirse gelsin bu dünya mümine zindan başına
bir şey gelmiyorsa kendine bak neden Allah'la olan alışverişin yok demektir başında bir sıkıntı başında bir bela başında bir musibet başında bir hastalık derim ya biraz illet biraz gıllet biraz zillet sufinin başında olacak illet hastalık olacak ya başın ağrıdı şikayet etme başının ağrımasını lütuf bil yok kolun ağrıdı kolun ağrımasını lütuf bil kendince de ki ya Rabbi ben ne hata yaptım da bunlar başıma geldi tövbeler tövbesi de muhakkak bir kusurun vardır Cenab-ı Hak seni oradan temizliyordur seni oradan temizliyordur
ha bir kısım böyle düşünmüş doğru düşünmüş biz öyle düşünenlerden değiliz ama hani başına biraz bela musibet sıkıntı gelirse o kimsenin makamı artar ya manevi olarak biz öyle düşünmeyelim biz diyelim ki muhakkak bizim hatamızdan kusurumuzdan başımıza bir şey gelmiştir bizim makamımız artıyor demeyelim Allah muhafaza eylesin şataata şatafata düşmeyelim ne makamımız olabilir bizim en güzel makamımız kulluk makamı biz burada dervişlik için şeyhlik için pirlik için burada değiliz varsa böyle bu noktada duran kardeş hiç
kusura bakmasın desin ki ya burada şeyhlik pirlik vermiyorlarmış burada dervişlik payesi de vermiyorlarmış koca Yunus söylemiş ya eline geleni yersin diline geleni dersin böyle dervişlik dursun sen derviş olamazsın biz bu noktadayız o yüzden bizim öyle bir derdimiz yok ya biz kulluk en büyük makam kulluk makamı e kul olacaksan biraz illet biraz gırlet biraz zillet olacak başında bir bela bir musibet bir sıkıntı olacak bunun kendine nimet bil ya eşim bana neden ters konuştu deme çocuk bana neden ters konuştu deme nasıl bana
ters konuşursun deme ya benim arkadaş neden böyle söyledi deme bu neden böyle yaptı deme sen kendine vur onu bir hatan olmuştur bir kusurun olmuştur bir yanlışlığın olmuştur kimse de hata kusurları ama hatayı kusuru kendinde ara Allah muhafaza eylesin işte o kimseye de Cenab-ı Hak ne yapıyor o borçlu olan kimseye kimsenin alacaklılarına fazlından veriyor onlar da gidiyorlar ve Cenab-ı Hak o kimseye dostu onun o o onu zikretmiş onun yolundan gitmiş ne yapıyor ona ona lütfediyor işte tam nasıl borçlu böyleyse oruçlu
için de aynısını yapıyor tam oruca geldi yani borçlarını oruçtan ödenecek Cenab-ı Hak durduruyor dur diyor oruç benim içindi orucun karşılığı da benim oruç benim içindi orucun karşılığı da benim senin orucunu ne yaptı muhafaza etti korudu emanını aldı senin orucunu ve geri kalan alacaklarını senin orucundan dolayı tuttuğun oruçtan dolayı tuttuğun ramazan orucundan tuttuğun pazartesi perşembeden tuttuğun 13 14 14 15 16 günlerin oruçlarından tuttuğun ayın başında ortasında sonunda olan oruçlarından Allah için tuttuğun
oruçtan aman ya ben şurada takva görüneyim ben oruçlarını tutayım da olur da bu cemaattan bir kızla bir kadınla evlenirim olur da ben buradan bir cemaattan bir adamla evlenirim ya olur da burada birisi beni işe alır ben biraz kendimi iyi göstereyim Allah muhafaza eylesin bundan dolayı değil ya sırf sırf Allah için oruç tuttu sırf Allah için ramazan ayında kendini oruca bağladı sırf Allah için orucunu tuttu dök düzgün oruç tutmaya gayret etti kıybetten dedikodudan iftiradan ağzının dilinin afetlerinden gözünün afetlerinden
kulağının afetlerinden el ve ayaklarının afetlerinden cinsel organlarının afetlerinden ve kalbinin afetlerinden muhafaza ederekten kendini oruç tuttu işte Cenab-ı Hak onun orucunu muhafaza altına aldı korudu orucu tuttu hıfzetti geri kalan borçlarını Cenab-ı Hak kendi fazlından ödedi ve o kimseyi bu orucu sebebiyle onu cennetine koydu orucundan dolayı onu cennetine koydu orucundan dolayı Allah bizi öyle oruç tutan kullarından eylesin Cenab-ı Hak cümlemizi böyle oruç tutup Cenab-ı Hak'la cemalleşen kimselerden eylesin
inşallah size orucu emrediyorum çünkü bu bir topluluk içerisinde bulunup yanında misk kesesi bulunduran birisine benzer o topluluğun hepsi de miskin kokusundan faydalanmak ister oruç Allah katında misk kokusundan daha güzeldir oruç Allah katında misk kokusundan daha güzeldir Allah bizi öyle oruç tutanlardan eylesin inşallah biraz uzun olduğu hadis-i şerifi şerhe ama hakkınızı helal edin helal edin hadis dersleri berekettir lütuftur ikramdır Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Kur'an'ı canlı yaşayan
örnekti Hz. Muhammed Mustafa Kur'an'ın vücuda ete kemiğe fiiliyata bürünmüş haliydi Kur'an'ın ete kemiğe bürünmüş fiiliyata bürünmüş haliydi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri olmadan bir Kur'an'ı anlamak yorumlamak uygulamak onu yaşamak mümkün değildir mümkün değildir Hz. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadisleri olmadan hadisleri olmadan onun fiili sünnetleri olmadan Kur'an'ı yaşamak Kur'an'ı
anlamak ondan hüküm çıkarmak mümkün değildir bu son dönem bunun mücadelesini veriyoruz o mücadele devam edecek o yüzden hadis-i şerifleri inkar edenler Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetlerini inkar edenler sapıktır sapkındır onları dinlemek dahi caiz değildir onların kitaplarını almak haramdır ancak onlara cevap verecek olan alim hükmünde hakim hükmünde kimseler onları dinleyebilir onların kitaplarını alır onlara cevap verebilir geri kalan onları dinlemesi onları normalde bu noktada kitaplarını
alması caiz değildir her kim her kim Hz. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hadislerini inkar ediyorsa onun sünnetlerini inkar ediyorsa onu hafife alıyorsa bunu küçümsüyorsa o küfür ehlidir her kim adı makamı şanı rütbesi ne olursa olsun her kim Hz. Muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadislerini inkar ediyorsa sünnetlerini inkar ediyorsa küfür ehlidir insanlar oturmuşlar imam-ı Buhari'ye küfür ediyor insanlar oturmuşlar hadis alimlerine küfür ediyorlar bunlar kimisi profesör
kimisi din araştırmacısı yok din yazarı yok gazeteci yok bilmem neci Allah muhafaza eylesin İslam dünyasının inancını ifsad etmeye çalışıyorlar çünkü o sömürgeci zihniyet o deccal zihniyeti İslam dünyasına açıktan saldıramadığı gibi böyle saldırıyor bir kısım terör örgütleriyle İslam dünyasının içerisinde birbirini kırdırırken fikri teröristleri de fikir olarak birbirlerini kırdırmak için içimize sokuyor bunlar da fikri terörist fikri olarak birbirimize düşürüyor bizim birisi çıkıyor sünnetleri inkar ediyor birisi çıkıyor
iştahat alimlerini mezhepleri inkar ediyor birisi çıkıyor işte velileri dergahları tekkeleri inkar ediyor sufili tasavvufu inkar ediyor birisi çıkıyor bir yerdeki bir eksiklikten noksanlığı bahane bulup komple toplulukları o cemaatleri o tarikatleri o mezhepleri hepsini inkar ediyor bir hata buluyor bir kusur buluyor burada hepimiz hatakarız biz Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem azedetleri hariç herkes hatakardır geçmiş peygamberlerin dahi küçük zelleleri olmuştur hiç hadis-i şerif hiçbir insan yoktur
ki bir günah onun elini altına alıp çepeçevre sarmalamamış olsun hepimizi bir günah çepeçepe savralar sarar bizi hepimizde bir günahın pençesi altındayızdır hiç kimse kendisini masum görmesin göstermesin hangi veli hangi şeyh hangi mürşid hangi alim hangi mezhep imamı olursa olsun hangi sahabe olursa olsun herkes hatakardır ya bu filanca derviş abimiz bu filanca derviş ablamız bu filanca üstad bu filanca şeyh bu filanca mürşid herkes hatakardır hadis-i şerif herkes hatakardır hata edenlerin en iyisi hatasından dönüp
tövbe edenlerdir hadis-i şerif devam ediyor hata edenlerin iyisi hatasından geri dönen tövbe edenlerdir hatamızdan geri döner tövbe ederiz yine hata işleriz hatamızdan geri döner tövbe ederiz yine hata işleriz birazdan zikrullah olacak zikrullah tan af olmuş olarak kalkınız hadisi kudsi meleklerden birisi der ki diyor ya rabbi o filanca görmek için gelmişti oraya bir rivayet daha var o temaşa için gelmişti seyretmek için gelmişti hani bir arkadaş alır tutar bunları hep yaptık yapmak da güzel bir şey yapılması lazım
gel kardeş bu akşam zikrullahımız var gel Allah'ı zikredelim o böyle korkar çekinir ya önceden daha korkuntulu daha çekintiliydi evlerde basılıyor polisler geliyor bilmem ne böyle tabi hiç kimse evine misafir olmak istemez biz zikrullah yaparsın bir cayırtı kopar ardından 5 dakika sonra polis gelir hep yaşadık bunları ben bizim eski arkadaşlar bilirler bir gün gelecek meydanlarda Allah'ı zikredeceksiniz meydanlarda Allah'ı zikredeceğiz derdim ben hayal gibiydi Cenab-ı Hakk'a hamdolsun meydanlarda zikrettik daha meydanlara çıkılacak
bu insanlar bu insanlık kurtuluş yolunu bulamayacaklar ne tarafa giderlerse gitsinler eninde sonunda dönüp dolaşacakları yer sufi merkezli bir hayat yaşamak toplumu sufi ahlakıyla sufi inancıyla buluşturmak başka kurtuluşları yok hükümetlerin devletlerin uluslararası güç odaklarının başka kurtuluşları yok bu insanlık asla ve asla kalbi mutmain olmayacak ne tarafa yönelirlerse yönelsinler hepsinden de hepsinden de ağızları yanacak ne tarafa giderlerse gitsinler belki de bizim ömrümüz yetecek yetmeyecek ne tarafa yönelirlerse
yönelsinler toplumları felaha kavuşturamayacaklar toplulukları felaha kavuşturamayacaklar ve bu deccal sistemi kendi kendisini katletecek kendi kendisini öldürecek kendisini katletecek çocuklarını büyütecek kendisi kendisi büyütecek bakın etrafınıza büyük bir kaos var sufilere bakın sufilerde kaos yok büyük bir selametlik var dışarı bakın pencerenizden kaosu göreceksiniz cemaatlerde kaos var partilerde kaos var devlet yönetiminde kaos var ülkelerde kaos var her yerde kaos var sebep sebep sufi eğitimi olmadığından onların
böyle kötü gördüğü tepeden baktığı bir lokma bir hırka dünyaya tevessül etmeme dünyaya tapmeme lat menat uzzanın önünde eğilmeme üç tane kuranda üç tane put var kuran-ı kerim bize üç tane putun ismini taşıyor bir sürü üç yüz altmış tane putun içerisinden üç tane putun ismini kuran bize zikrediyor lat menat uzza insanlar bu putlara taptıkları müddetçe felaha kavuşmayacaklar kaosları devam edecek ne zaman zikrullah halakasına oturdular ne zaman kalplerinde zikrullah yerleşti neş-i neva buldu ne zaman gönüllerinde
Allah sevgisi oluştu ne zaman gönüllerinde Muhammed-i Mustafa sevdası tutuştu ne zaman ki Muhammed-i Mustafa'ya sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine harfiyen tabi olmak onlara yerleşti o zaman felaha kavuşacaklar o zaman rahata kavuşacaklar başka türlü mümkün değil kaostan kurtulamayacak ne birey olarak ne aile olarak ne devlet olarak millet olarak ne de devletler milletler olarak kavuşamayacaklar kavuşmaları mümkün değil çünkü kalpler ancak zikrullah ile mutmayın olur kalp başka türlü mutmayın olmaz kalp mutmayın
olmadığı müddetçe o kimse savrulur o kimse yıkılır o kimse yerle yeksan olur o kimse doğruyu göremez o kimse felaha kavuşamaz o kimsenin ailesi mutluluğu yakalayamaz o kimsenin çocuklarıyla eşiyle ailesiyle dertleri sıkıntıları bitmez savruntu üzerine savruntu yaşar insanlık savruntu halinde şu anda Allah muhafaza eylesin amin işte kurtuluş muhammed Mustafa'nın sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin izinden gitmek ona tabi olmak onun sünnetlerini yerine getirmek hem fiili olarak hem fikri olarak hem de kalbi olarak
onun sünnetlerini yerine getirmek Allah bizi onlardan eylesin inşallah meseleyi fazla dağıttık ama hakkınızı helal edin seyahati yoktur bir güne bir gün vacip olur ona bir güne bir gün olarak orucu tutturursunuz veyahut da ramazan orucunda seyahate çıktınız an o seyahati oruçlu bir şekilde
götürmeniz mümkün değil sağlığınız buna el vermeyecek orucunuzu bozabilirsiniz devam ettirirseniz azamettir güzel bir şeydir ama devam ettirmezseniz orucu bozarsanız bu da sizin ne oluyor hakkınız olmuş oluyor buna da ne oluyor buna da kefaret gerekmiyor buna da bir güne bir gün tutacaksınız veya ramazan ayında hastalıktan hasta oldunuz birden işte şeker hastası kalp hastası damar tıkanıklığı var veyahut da böyle midesi rahatsız aniden çok kötü oldu müthiş derecede migreni tuttu baş ağrısından patlayacak gibi müthiş derecede
bir sancı bir ağrı yaşıyor bu tip herhangi bir rahatsızlıktan dolayı da o kimse orucunu bozarsa bir güne bir gün yine kefaret gerekmez bir kimse şimdi bu biraz bunun bu bir eski kuduri baskısı var herkes de var olan bu da yeni bir iki tane doçent bunu dilini sadeleştirmiş doçent doktor Soner Duman ile doçent doktor Osman Gümah onun olsun bunu böyle cezaevine getirtmiştim orada baktım alternatifli bir fıkıh kitabı yok hoşuma gitti sonra orada da baktım bunu bende eski baskı kuduri var
bu yeni baskısı iki tane doçent elden geçirmiş bunu bu da hoşuma gitti dil olarak en azından bugünkü gençlerin bugünkü insanların anlayabileceği bir din kitabı da böyle göstereyim size böyle eski Osmanlıca kelimeleri az bunun içinde o yüzden alıp okuyabilirsiniz şimdi burada da şey latince bir literatür tercih etmişler de bir kimse anüsten veya burnundan ilaç alır anüse anladınız mı anlamayan var mı yok maşallah bak dil demek ki latince oturmuş sizler eskiler bunu büyük abdest yaptığınız yer olarak nitelendirir büyük abdest
bozma yeri o da sonradan evet burnundan ilaç alır kulağına yan damlatır veya karın bölgesinde bulunan veya ve mideye kadar ulaşan bir yarayı ya da kafasında bulunan bir ve beyne ulaşan bir yarayı ilaçla tedavi eder ve bu ilaç mideye ya da beyne ulaşırsa oruç bozulur benim anlatmak istediğim buydu ben diyorum ya merhem sürmeyi hemen diyor ki merhem orucu bozmaz öyle bir zaman gelecek diyorum ki yaptılar bunu yapmışlar askeri olarak yapmışlar birisi söyledi siz dedi derslerde bunu yıllardan beri söylüyorsunuz bir yerde okudum
dedi yapmışlar mide bölgesine bir krem gibi merhem gibi bir şey sürüyor açlık hissetmiyor kimse var mı bu fakir bunu 30 yıldan beri söyler ben de derim ki ne yapacaksınız bu orucu bozar mı bozmal mı krem orucu bozmaz diyorsunuz ama o kimse açlığını hissettirmeyecek bir krem sürdü orucu bozar burada diyor beyne ulaşırsa mideye ulaşırsa nüfuz ederse içeri doğru o orucu bozar ne yapacak bu kimse oruç tutmayacak kardeşim
kefaret ödeyecek tedavi olup bittiğinde ödeyecek tutacak orucunu tedavisi bitti tut orucunu hastasın tedavim bitince orucunu tutarsın devamlıysa hastalığın şeker hastalığı gibi kalp rahatsızlığı gibi şeker hastasıyım tutamayabilirim tutmayabilirim var ya tıkanıklık bir de beyin damarlarında tutmayabilirim e bende ritim bozukluğu da var hastalıklarımı da sıralayayım kendimi acındırayım şimdi tutmayabilirim eğer vücuduma zarar veriyorsa tutmamam gerekir zaten ne olacak devamlı hastalık kefaret ödeyecek o kimse fukaranın da
senden alacağı var bir kimse günlük bir kimseyi doyuracak şekilde kefaret öden ne kadar ödeyeceğiz orada işte bir kilo buğday yazıyor iki kilo buğday yazıyor değil ne yiyorsan sen günlük kaç para yiyorsun adam oturduğu gibi kebabı götürüyor tepsisin lan ondan sonra kefaret öteceği zaman beş liradan kefaret ödecek lan beş liralık bir çorba beş lira bugün sen oturduğun zaman kebabı götürüyorsun bir oturuyorsun yüz liralık yemek yiyorsun ee kefarete gelince beş lira ödecek yok günlük ne yiyorsan onu öde sufice söylüyorum bunu
günlük ne yiyorsan ne yiyor hadis-i şerif yanında çalışan insanlara yanında çalışan elemanlara yediğinden yedirmeyen içtiğinden içirmeyen giydiğinden giydirmeyen yalancıdır diyor hadis-i şeriften yanında çalışan eleman yanında eleman çalıştırıyor musun? evet ha onlar tablet yiyecekler beş liralık tabletu yedireceksin kendin gideceksin kebaba takılacaksın yok öyle bir şey sen de o tablettan yiyeceksin sen de o tablettan yiyeceksin hiç yenilemiyorsun evet o tablettan yiyeceksin sen de senin yanında çalışan elemanlar
oradan mı yiyor sen de oradan yiyeceksin sen nereden yiyorsun? işte güveç evinden yiyorsun bütün elemanları güveç evinden söyle nereden aklıma geldiyse reklamlardan aklıma geldi herhalde yoksa nerede olduğunu dahi bilmiyorum güveç evi diye var mı bir lokanda? var mı? nerede var? Hüseyin Aga dik kaldırımda var haberiniz yok güzel sen biliyorsun demen ki başkan anlaşıldı bunun göben edemiyormuş Allah muhafaza eylesin yediğimizden yedireceksiniz o yüzden oruç kefareti de ne olacak?
sen ne kadar yiyorsan günlük öyle ödeyeceksin penise ilaç damlatılırsa Hanife'ye göre orucu bozulmaz Ebu Yusuf'a göre de bozulur o zaman kime uyuyoruz biz? İmam-ı Azam'a eğer bir konuda İmam-ı Azam'ın fetvası varsa yaşanabilir bir noktadaysak İmam-ı Azam'a uyacağız ama İmam-ı Muhammed İmam-ı Yusuf ikisi bir noktada toplandıysa İmam-ı Muhammed İmam-ı Yusuf'un toplandığı noktaya gideceğiz Ümmetim yanlış da toplanmaz Hazis-i Şerif Kişi bir yiyeceğin tadına bakarsa orucu bozulmaz Fakat böyle yapması mekruhtur E şimdi bazı zalim adamlar olur ya
Karılarını, eşlerini İşte yok tuzu fazlaydı, küt küt Yok tuzu azdı, pat pat Sinir, stres yaparlar Ne yapsınlar kadınlar? Zalim bir adam var Tuzu az olmuş, fazla olmuş diye Lafın bin bir türlüsünü söylüyor O kadınca az baksın yemeğin tadına Veyahut da o kimse aşçı Mesleği aşçılık o kimsenin E bir yemek yapıyor Müşteriler gelecek yiyecek Tabakla tadına bakmasın da Genelde aşçılar tabakla bakarlar Böyle parmağının ucundan bir dilinin ucuna değdirsin Yıkasın dilini Öyle yani tadına bakmam lazım Orucu bozmuyor deyip bir tabak indirmesin
Kadının çocuğuna yedirmek için Bir yiyeceği ağzıyla çiğnemesi Onu yedirmek için başka bir çare varsa Yine mekruhtur E şimdi çare var mı? Var Evlerinin içinde öğütücüler Rondalar, bilmem neler Rendeler, her şey var E ne yapacak? Kadınlar orada yiyecekleri İşte ezecekler, çiğnecekler Neyse püre haline getirecekler Çocuklarına yedirecekler Tadı bulunmayan ve ağızda dağılmayan bir şekilde Sakız çiğnemek orucu bozmaz Ancak mekruhtur Çıkıyorlar ya televizyonlara Sakız çiğnemek normalde orucu bozmaz diye Tadı olmayacak Ağızda da dağılmayacak
Bu ne? Gideceksiniz çam ağaçlarından inen Reçinelerden yiyen çam sakızı Toplayacaksınız Veyahut da sakız otu vardır Bilmez ki kimse şimdi Sakız otunu bilen var mı? Bak 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 E sana aktarsın bilirsin Böyle yeşil olur o böyle Normalde yaz aylarında Onları köklersin Dibinde böyle küçük küçük Reçineli sakızları olur Adına sakız otu denir Bizim Bayındır'da böyle kıraç bölgelerde olur o O sakız da çiğnenir Ancak böyle orijinal damla sakızı gibi Böyle sakız otu gibi Çam sakızından toplanan bu sakızlar
Çiğnenebilinir Neden? Bunların tadı yoktur Bir, içinde şekerlemesi Anasonu bilmem nesi yoktur Bunlar çiğnenir E bildiğiniz o sakızlar çiğnenmez İçinde şekeri var, kokusu var Bilmem nesi var, her şeyi var O yüzden sakız derken Natürel Bu tip sakızlar çiğnenebilinir Erkeklere sakız çiğnemek Bir zorunluluk yoksa yine mekruhtur Erkeklere sakız çiğnemek yine mekruhtur Hz. Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri Hiç sakız çiğnemedi Ancak diş etlerinde sıkıntı var ise Dişlerinde sıkıntı var ise Ağız kokusunu gidermesi için
Bunlar olabilir Mesela örneğin Ben tek başıma yolculuk yaptığım zamanlarda Misvak ağzımda tutarım Misvak insanın uykusunu gideriyor Gerçekten enteresan bir sünnet Dişlerinizi misvaklayın Oruçlu olduğunuzda misvaklanmak sünnettir Namaza başlarken misvaklanmak sünnettir Abdest almazdan önce misvaklanmak sünnettir Yatarken misvaklanmak sünnettir Eşinizle ilişkiye girmezden önce misvaklanmak sünnettir Sokağa çıkarken misvaklanmak sünnettir Ha şimdi işte karşı geliyorlar bilmem nedir Kardeşim karışma ya bizim Sen yapma
Sen yapma ya Biz yapacağız O sünneti işleyeceğiz biz Sen yapma Karışma da bize Yok odun parçası ağzımızda dolaştırıyormuşuz Edepsize bak Sen plastik dolaştırıyorsun ağzında ya Değil Biz natural bir şey dolaştırıyoruz ağzımıza Sen plastik dolaştırıyorsun Sen ağzında plastik dolaştırıyorsun diyen var mı sana Ağızda plastik dolaştırmak uygun Misvak dolaştırmak uygun değil Saplantıya bak Saplantı O yüzden misvaklanmak oruçluyken de sünnet Allah bizi sünnetlere uyanlardan eylesin Amin
Ramazanda hasta olan ve oruç tuttuğu takdirde Hastalığının artmasından korkan kimse oruç tutmaz Kaza eder Evet Bir kimse hastalığı artacak Tutmayacak hastalığını Hasta Tutma kardeşim Etrafa da eziyet verme Şeker hastası Tutma Etrafına eziyet verme Diline vuruyorsa Başlıyorsan konuşmaya Etrafı kırıyorsan Çünkü şekerli öyledir Şeker Tavan yaptığında yükseldiğinde Başlar konuşmaya Alınganlık yapar Kafeye takmayacağı şeyi kafeye takar Şeker hastası öyledir Dip yapar Aniden düşerse de öyle Grogi durumuna düşer Çok yükselirse gene grogi durumuna düşer
Yükseldi İşte 250'de 300'de herkesin şekerine göre Bir sıkıntı yok 450 oldu gitti o O Mecnun gibi o 500-550 koma zaten Gitti o Muhakkak o vücudunda bir hasar bırakır o Kimine göre 70'tir 70 düşüktür Ama kimisine 70'den aşağı düşmeye başladı Gene sıkıntı Öyle gider o Kafasını dahi toplayamaz Tutma Kalp ve rahatsızlığı var Tutma Tansiyon rahatsızlığı var Tutma kardeşim Tutma Günah değil ayıp değil Günah değil ayıp değil Geçici bir rahatsızlığın var Tutma Geçince kaza et Geçici değil Kefaret öde kardeşim
Sağlığını bozma Kefaret öde Sağlığını bozma Yolcu oruç tuttuğunda zararla karşılaşmayacaksa Oruç tutması daha faziletlidir Bununla birlikte tutmayıp kaza ederse caiz olur Yolcu o kimse Sefere çıkıyor Bir rahatsızlık yaşamayacağına inanıyorsa tutsun Eyvallah Ama rahatsızlık yaşayacaksa Ne yapacak? Tutmayacak Hakkınızı helal edin Saat 11 olmuş Şu alem ennehu Ne Allah regulators Sağlığını No Dili Sağlığını Kısa Sacrantı O Ne Kısa Kısı
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.