Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 15 Temmuz 2016 · 1:12:36
Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşallah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Daha önceki sohbetlerinizde hayırlı bir eş için ya latif ya mu'in çekmemizi söylemiştiniz. Belli bir sayısı var mı? Yok. Bayanlar da, erkekler de bu evlenmeyle alakalı Kur'an ve sünneti uygun hareket etmiyorlar.
O yüzden evlenmelerinde problem çıkıyor. Geç evleniyorlar, evlenemiyorlar. Herkesin kendince, kendi kendine şey var. Heva, hevesinden koymuş olduğu kriterleri var. Kendince, kendisine bir kriter koymuş. O kriteri kendine uygun değil halbuki. Ama ne yazık ki o kriterine sımsıkı yapışmış. O yüzden kendilerince hayırlı bir evlilik, hayırlı bir eş seçip, hayırlı bir evlilik yapma düşüncesinde değiller.
Bu dillerinde, kadınlar da erkekler de. Dil olarak, edebiyat olarak hayırlı bir eş, hayırlı bir eş. Onu söylüyorlar. Ama erkekler de, kadınlar da bu noktada sünneti Resulullah'a uygun davranmıyorlar. Yani hayırlı bir eş diyen bir bayanı bir erkek gönderiyorsunuz. Hani git görüş, ooo bir sürü şartname çıkıyor ortaya. Veya bir erkek, hayırlı bir eş, filanca yerde bir bayan var. Oooo neler çıkıyor arkasından. Arkasından bir yığın bir şey çıkıyor. Bu sefer geri dönüyor insan. Ya madem bu bir sürü kriterim vardı. Neden bir tek bir şey söyledin, hayırlı bir eş dedin? Örneğin, de ki ben kariyer sahibi, araba sahibi, ev sahibi, belli bir gelir olan, üstüne hayırlı bir adamla evleneceğim.
De ki işte 1.75'ten aşağı olmayan, sarışın, mavi gözlü, siyah saçlı, annesi babası zengin, altında arabası olan, işi olan, evi olan bir hayırlı bayanla evleneceğim de. Muhteşem, diyelim ki ha onun hayırlı dediği buymuş. Hakkıdır, isteyebilir. O yüzden bu şey değil, ne o? Dilde kalıyor hayırlı bir eş meselesi. En başta hayırlı bir eş deyince benim aklıma şu geliyor. Kur'an ve sünneti yaşayan ahlakı güzel. Kur'an ve sünneti yaşayan ahlakı güzel. Harika. Benim hayırlı eşten anladığım bu. Kur'an ve sünneti yaşayan güzel ahlakı. Erkekse eşini dövmeyen, sövmeyen, hakaret etmeyen, çocuklarına kötü davranmayan, evde kötü davranmayan.
Benim bildiğim erkeğin hayırlısı bu evde. Kadınsa kocasına itaat eden, kocasına seven, sayen, muhabbet besleyen, çoluğunla çocuğunla ilgilenen, eviyle ilgilenen. Benim bildiğim hayırlı kadın da bu. Benim bildiğim bu. Ama yok. Böyle değil insanlar. Allah muhafaza eylesin. Araç kaskosu yaptırmanın sakıncası var mı? Sakıncası olan kim var? Söyleye. Soru kimin ki? Soru kişi lazım. Ben iktidemde bakmıştım. Kim söyledi? Arkadaşlar arasında. Arkadaşlar arasında. Ondan sonra iktidemde araştırın. Zaten iktidemde araştırın. Bazı istedilerden sıkıntı olsun. Söyleye sorumluluk. Araç kaskosu yaptırılması dar halde bir sıkıntı yoktur.
Tamam. Suriyeli kardeşlerimize vatandaşlık verilmesi konusundaki görüşleriniz nedir? Kardeşim demişsiniz ya. Kardeşimiz dedikten sonra bir sıkıntı var mı ki? Kardeşimiz demişseniz. Bir sıkıntı yok ama çifte vatandaş yapmaları lazım. Tekli vatandaş değil. Hem Suriye pasaportları geçerli olması lazım. Hem de Türkiye pasaportu geçerli olması lazım. İki pasaportları olacak. O yüzden normalde çifte vatandaş gibi olacaklar. Çifte vatandaş olunca Suriye'de işler düzelince onların tekrar Suriye'ye gitmeleri mümkün olsun. Veya Suriye'ye göndermek mümkün olsun. Adamı tek vatandaş yaparsanız adam normalde örneğin oradan cezaevinden mi kaçtı geldi, cenayet mi işledi geldi, bir yanlışlık mı yaptı geldi bu bilinmiyor.
Öyle olunca böyle bir yanlış sıkıntılı olan bir kimse varsa onu sınır dışı etmek, onu tekrar ülkesine göndermek kolay olsun. O yüzden normalde bu noktada inşallah onlar da bizden iyi düşünüyorlardır muhakkak. O yüzden böyle bir şey yaparlar. Bunda bir beis yok, bir sıkıntı yok. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sonuçta imparatorluktan kalma. Bizim içimizde hepsi de var. O imparatorluğun bütün renkleri neyse, hepsi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içerisinde mevcut. Bir sıkıntı yok. Evimi satarken aynı anda iki müşteri vardı. İlk gelen evini ben aldım dedi ve kaparayı verdi. Eğer almazsan, cayarsan kaparan yanar dedim. Tamam dedi o da. Bir hafta sonra caydı.
Şimdi bu kapara ne olacak? Yanmış. Yusuf Hoca yanar mı kaparası? He hocam? Yanar demiş ama faydalı değil mi? Anlaşma, akit var yanacağına da. Yanacağına da. Eğer yanar dememiş olsaydı, üç gün içerisinde adamın cayma hakkı var. Evet. Ama adam cayma, üç günlük cayma hakkını kullanmamış, kaparan yanar demiş. Demek ki yandı, dumanı tüttü şimdi. Soruyu soran kaç paraydı kaparan? 1.500 lira. Kaç? 1.500 lira. Ne diyor şimdi cayan adam? Öyle kaldı efendim. Öyle kaldı bir şey demedi yani.
Bir şey demedi yani. Size kalmış bir şey dedi yani. İster verir, sizler verir, sizler verir. Doğru. Sen ne yapmayı düşünüyorsun? Efendim bilmiyorum, ben efendim. Öyle kaldı bir soruyu dedim, ondan sonra size ne yapacağız? Veririz de abi efendim yani. Kaç gün oldu? Bir hafta oldu efendim. Bir hafta oldu. Yani bir hafta bekledin mi sen onu? Bekledi efendim. Öbür müşteri gitti tabii. Bitti, sonra geldi, olmadı. Sıkıntı oldu, başkaları geldi sonra. Sattın mı evi? Satıldı. Evi sattın. Sattım. Kaç? Onun dediğini ona verdi. Aynı fiyata. Aynı fiyata verdi. Cennette Allah görünecek mi? Görünecek inşallah.
Ashab-ı ikram efendilerimiz gayrimüslimleri dini nasıl tebliğ ederdi? Bu konuda sizin tavsiyeleriniz nelerdir? Bizim karşımızda müşrikler yok yalnız. Biz müşriklere din tebliğ etmiyoruz. Din tebliğ etmekle din nasihat etmek farklı. Biz etrafımızda dini nasihat ederiz. Ama birinci derecede biz böyle kendi nefsimize nasihat edelim. Biz kendimiz inşallah o nasihat alalım. Bizim en güzel tavsiyemiz, en güzel nasihatımız dini kendi nefsimizde yaşamamız. Güzel ahlaklı olmamız. Bizim için en güzel nasihat güzel ahlaklı olmak. Etrafına güzel ahlakın örneklerini sergilemek. Birinci derecede kadın erkek eşlerine, çocuklarına, anne babalarına, akrabalarına, kardeşlerine güzel ahlaklı davranmak.
Edepli, terbiyeli, Kur'an ve Sünnet'e uygun davranmak. Düğünlerde bayan ve erkeklerin beraber oynaması ve oturmaları doğru mu? Oynamaları yanlış. Oturmakta bir beis yok. Herkes oturabilir. Dinimizce düğünlerimiz nasıl olmalıdır? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Ayşe annemiz böyle gelirken ona dedi ki Ya Ayşe, kıydınız mı filancanın nikahını? Kıydık ya Resulallah. Def vurdunuz mu? Hayır ya Resulallah. Defsiz nikah nikah değildir. Ensar defi severdi. Def vursaydınız dedi. O yüzden bir kimsenin evlilik düğününde eğlencenin olması caizdir. Kadınlar kadınlar kendi aralarında, erkekler kendi aralarında. Ya da erkekler orada bir oyun sergilerlerken kadınların izlemesi, erkeklerin de izlemeleri caizdir.
Çünkü harbeleriyle oynayan Yemenliler, Habeşliler kendilerince kendi oyunlarını icra ederlerken Hz. Ayşe annemize izlettirdi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri. Bu cihetle Hanefiler, Ehl-i Sünnet değişik eğlence tipleri var. Bunlarından birisi evlenme eğlencesi. Bunu caiz görmüş. Birincisi Ramazan bayramı eğlencesi. Bir tanesi kurban bayramı eğlencesi. Bir tanesi işte çocukların sünnet olduğunda eğlence. İşte milli günlerin eğlencesi. Çünkü Habeşlilerin kendi milli günlerinde kendileri oyunlarını oynayınca onlara da seslenmemiş. O yüzden normalde düğünlerde kadınların kadın kadına, erkeklerin erkek erkeğe ders vermelerinde bir sıkıntı yok.
Ben Tuncay bana ders vermenizi istiyorum. Kimmiş bu Tuncay? Tuncay sana söyledim. Özür dilerim ama hakkını helal et. Yok. Arkadaşlar ben normalde otur Tuncay. Bütün herkese beyan ediyorum. Bir kimse bizim dergahımızdan, bu kim olursa olsun. Bizim dersimizi bırakır giderse, birkaç yerde de böyle muhabbet oldu. Allah razı olsun. Helal aşıyorlar, gidiyorlar. Bunda bir sıkıntı yok. Zaten olması gerekenin de bu olduğunu söylüyorum ben. Hakkınızı helal edin. Ben dersi çekemeyeceğim. Gidiyorum. Allah yolunuzu açık etsin. Buyurun gidin. Geri dönüşü yok bunun. Bunun bir tek geri dönüşü var benim kapımda.
Benim dairemde. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Hazretleri, Ahzab-ı Resulullah, geçmiş peygamberler. Bana derlerse ki bu arkadaşa ders ver, ben tekrar veririm. Pir efendileri bazen hani söylemiyorum. Pir efendiler de bana derse ki bu kardeşe ders ver, ben ona tekrar ders veririm. Ama öbür türlü bir kardeş kendince, kendi kendisine dergaha uygun görmemiş, bizi uygun görmemiş, ne bileyim işte bir şekilde burada bir eksiklik görmüştür, kusur görmüştür.
Var bizde çünkü. Bende görmüştür, arkadaşlar da görmüştür, burada bir sıkıntı görmüştür. Var. Veya hiçbir şey görmemiştir. İçi ısınmamıştır. İçi soğumuştur. Hepsi de mümkün bunlar. İnsanız sonuçta. Kardeş helallaşıp gitti mi bir daha geri dönmesin bize. Ne o? Biz üzülelim. Ben üzülüyorum gerçekten. Ne de o üzülsün. Dükkanın önüne geliyorlar. Yok orada bekliyorlar. Yok vermeyeceğim diyorum. Yani orada ağlamaya kalkıyorlar. Etrafta esnaflar var. Soruyorlarmış ne arıyorsun? Ben ondan ders almaya geldim, bana ders vermedi. Kahveciyle ne işiniz var? Sizin işiniz orada çay hocağında çalışan kahveci mi halledecek? Öyle bayanlar var, onlar da. Şimdi bunu böyle vesileyle söyleyeyim, toparlamış olayım.
Gelmeyin kardeş. Gelmeyin. Yapmayın. Hiç gerek yok. Biz arkadaşız, kardeşiz, mümkün kardeşiz. Bunda bir sıkıntı yok. Ama bir daha ders istemeyin. Yapmayın. Ya işte rüyamda gördüm de şey. Eyvallah görmüşsündür. Rüyamda kabul ediyorum. Haktır rüyam. Ben görmedim. Benim körlüğümden. E bekleyeceksin ya da ben görünceye kadar. Görürsek eyvallah. Bunda söylenecek bir laf yok. Allah bizi affetsin. Yine şahsi araçlarımıza kasko demiş. Yaradılışta cennet bahçesinde olan Hazreti Adem ve Havva'yı Allah izin verdiği için mi?
Şeytan Hazreti Havva'yı kandırarak yemesini gereken meyveden yemesi savlanarak dünya hayatın başladı. Allah niçin şeytana izin verdi? İzin verir. Sana ne? Bana ne? Şeytan izin vermiş. Böyleymiş. Öyle algıla. Bırak. Bunu anlayınca ne anlayacaksın ki? Ne değişecek? Cenab-ı Hak diyor ki yaklaşma dedim. Bir yere. Yaklaşmış oraya. Yaklaşma. Yaklaşmış. Bunun üzerinden bir sürü yorum yapılıyor. Yorumların hepsini at kenara. Yok buğday mıydı?
Yok elma mıydı? Bırak. O gün için öyle yorumlamışlar. Öyle söylemişler. Bir buğday yedi diye cennetten mi atılır bir insan? Elma yedi diye cennetten mi atılır? Değil. Yaklaşma denilen yere yaklaşmış. Bir sınır koymuş. Sınırı aşma demiş. Sınırı aşmış. Aynı sınır bizim için de geçerli. Cenab-ı Hak bize de sınır koymuş. Demiş ki bunları yaparsanız cennete giremezsiniz. Sen o sınırı gözet. Sen o sınırı gözet. Bunları yaparsan benimle dostluk kuramazsın demiş. Biz o sınırı gözetelim. Biz oturmuşuz tarihsel sürecin içerisinde bununla muallakta bu mesele. Tam sağlam bir kazığa bağlanmamış.
Hakkında hadisler var. İşte o hadislere bakaraktan da hareket etsen yine muallakta. O yüzden bunlar işari olarak tefsir edilecek şeyler. Hiç gerek yok. Yaklaşma denilen yere yaklaşmış. Bize de demiş ya yaklaşmayın. Biz de yaklaşmayın dediğimiz yerlere yaklaşmayalım inşallah. Müslüman olmayan cennete giremez. Giremeyecek. Ancak dünyada... Oku bakalım. Evet.
Diğer din sesli oku. Mikrofonu aç. Müslüman olmayan cennete giremeyecek. Ancak dünyada diğer dinlerde Allah'a iman var olmasına rağmen neden cennete giremeyecek? Diğer iman sahipleri, ehli kitap olanlar kendi zamanlarından sorumlular. Onlar iyilik yaptılarsa, iyi ameller işledilerse onlar cennete girecekler. Ama Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinden sonra Hazreti Peygamber Efendimiz'i kabul etmeyenler cennete giremeyecekler. Allah'a şirk koşmayan herkes cennete giremeyecek mi? Müslümanlar eğer Allah'a şirk koşmazlarsa eninde sonunda cennete girecekler. İmam-ı Azam kendi... Son kısmını oku. İmam-ı Azam kendi dini ibadete izin vermiş.
Kendi dilinde o zaman. Soru kimin? Kendi dilinde. Kendi dilinde ibadeti için izin vermiş. Kureyş tebaasında olan Kur'an'ı kendi dillerinde okumasına izin vermiş. Şimdi neden izin verilmiyor? İzin verilmiyor diyor bir kaide yok. Normalde Hanefiler dinin tarihselliğinin üstünde evrenselliğini söylerler.
Maturidiler. Maturidiler buna dair. Tarihselliği reddetmezler. Evrenselliği savunurlar. Bu noktada da Yunus Hoca da söylüyor ya hani evrensel mi, tarihsel mi beni de evrenselciliğe koydu ya. Ben kendimi evrenselci veya tarihselci olarak nitelendirmiyorum. Ama Kur'an'ın hem evrenselliğe bakan hem de tarihselliğe bakan yönü vardır. Eğer öyle bir yön bakılacaksa. Bu mesela Hanefelerin, Maturidilerin bu noktada Kur'an'a bir evrensellik anlam yüklemesidir. Kur'an evrenseldir. O yüzden bir kimse ibadet dilini öğreninceye kadar kendi diliyle Kur'an'dan herhangi bir şeyi okuyarak ibadet edebilirler. Bu müsaade edilmiş. Ama Hanefiler bunun özellikle üzerinde durmuşlar.
Demişler ki öğreninceye kadar bir kimse Fatiha'yı Arapçasını öğreninceye kadar o kimse demiş Farisice biliyorsa Farisice Fatiha'yı okuyabilir. Bunda bir beis yok. Ama Türkiye'de bir kısmının yaptığı gibi illa ki biz Türkçe'yi Kur'an'ı Kerim'i Türkçe okuyacağız diye böyle bir kaydı yok. Çünkü o manayı veremez. Mümkün değil. Ahiret hayatında ailenle geçirmek isteyebilir misin? Evet isteyebilirsin. Ahiret hayatını ailenle geçirmek isteyebilirsin. Bunda bir sıkıntı yok. Geçen gün bir yerde bir sohbet oldu. Bir sohbet eder hoca efendi sohbet ederken adamın birisi böyle sohbet esnasında adamın birisi sormuş.
Demiş ki hadi biz cennete girdik. Eşimiz de cennete girdi. Benim eşim ne olacak? demiş orada. O da ona demiş ki senin eşin başvuri olacak. Adam birden kalkmış. Kardeş demiş seni de cemaatı da istemiyorum. Demiş çekeceğim kadar çektim. Bir de cennete gidip demiş hatunun kafamda başvuri olmasını asla çekemem demiş. Gidiyorum demiş böyle sohbet de olmaz olsun böyle hoca da olmaz olsun demiş. Bunu anlat diyor ki bana ben diyor toparlamaya çalıştım. Ben bunu latife yaptım. Şaka yaptım. Bunun şakası da gerçektir demiş. Gerçeği de gerçektir.
Senin sohbetini istemiyorum demiş. Demiş. Cemaatı da terk ediyorum. Seni de terk ediyorum demiş. Terk etmiş adam. O yüzden bir kimse evet benim çektiğim yetmez diyorsa çekmeye devam edebilir. Murtaza kafasını salladı böyle bir. Bana mı öyle geldi Murtaza? Hı? Doğru mu? İçinden mi salladın kafanı? Hı? Salladın yapacak bir şey yok diyorsun ya. Murtaza senin başına bir de başvuri kesiliyormuş mu? Neyse bu taraf tam duymadı.
Duyurma zaten sen. Türkçe ibadet neden uygun görünmüyor? Verilen vaazlarda vaazlardan tutup anlayasınız diye geçer. Ama biz ezberleme surelerle ibadeti doğru kabul ediyoruz. Kardeş bunu böyle Türkçe ibadet etmek istiyorlardı da birisi onların önüne engel mi oldu? Bu Türkçe ibadet isteyenler namaz kılıyorlar da birisi onun kulağıyla dinliyor mu sen hangi sureyi nece okudun diye.
Yani birisi Allah-u Ekber dedi namaza durdu. Onun içinden okuduğunu kim duyuyor ki? Bu Türkçe ibadet isteyenler ooo birisi Türkçe ibadet okuyordu da onun kalbinden birisi ne okuduğunu anladı da ona bir zorlukta mı bulundu? Birisi dedi ki ben namaz kılacağım Türkçe namaz kılacağım akıl kardeş onu engelleyen mi oldu?
Bu cemaattan hiç engelleyen oldu mu elini kaldırsın. Olmamış kimse. Hiç duydunuz mu birisi Türkçe namaz kılıyormuş diye cezalandırılana engellenene tutturmuşlar bir terenenle Türkçe ibadet yap kardeş ben ezanı Türkçe okutacağım olur hemen git bir 500 metrekare bir yer al yap cami içine müsaadesini al belediyeden çıkart Türkçe ezan oku Türkçe namaz kıldır yap engelleyen mi oldu?
Biz şimdi bir İngiliz vatandaşına soruyoruz mu sen neyle ibadet ediyorsun ne okuyan diye aynı şeyi mesela siz Ortodokslara yaptırabilecek misiniz? Katoliklere yaptırabilecek misiniz? Aynı normalde Türkçe ibadet Müslümanların esesinde boza pişirdiğiniz kadar ülkenin içerisindeki Katoliklere Ortodokslara Protestanlara Süryanilere Ermenilere Kürtlere bunu mu yapacaksınız?
Gidip şimdi herhangi bir Ortodoks Kilisesi'ne kardeşim sen böyle Latince okuyamazsın Latince ibadet edemezsin senin bu İncil'in de Latince olmaz deyip değiştirecek misiniz onu da? Biz Gökçeada'ya şeye gittik Metopolitan'ı ziyarete gittik ne kilisesiydi orası? Rum Ortodoks Kilisesi çok eski Metopolitlik eski orada içeride mahrem bir oda varmış bizim edepsizliğimizdir artık nedendir biz langırtak daldık içine kimse giremiyormuş Metopolit giriyormuş bir tek bir de şey ne o? Oraya bir tek Metopolit giriyormuş hesapta biz de daldık içeri girdikten sonra Metopolit'e telefon açtım biz içeri girdik dedim yani tabi saygı duymak lazım ibadethaneleri kendilerince bir usul kuralları var neyse orada İncil açık ben de hemen oradan bir paragrafa elimi uzattım dedim oku buraya yanımızdaki
papaza biliyor onun latince okudu dedim bize Türkçeyi çevir Türkçeye çevir Türkçeye çevirdi diyor ki bir deveyi iğne delinden geçirmeniz mümkündür bakın o benim oku buraya dediğim yer bu bir deveyi iğne delinden geçirmeniz mümkündür ama dünyaya aşık dünyayı seven bir kimseyi imana getirmeniz mümkün değildir dedim tamam dersimizi aldık düşmek istiyor papaz latince bir şey okudu ama bu şerri baba papaza yaptı papaz böyle kaldı yani incini de orada şer etti bu şer Mustafa Efendi ya babaya aittim o latince biliyormuş ya
şimdi zaten ne yapıyor şerre başlayınca burada bu yazıyor bu yazması lazım Allah'ım dedi sonra papaz hep arkamızdan dolaştı o kadar edebli dolaştı ki bir adım arkamızdan geldi şimdi bu Türkçe ibadet diyenler normalde bütün Türkiye'deki Türkiye sınırları içerisindeki bütün insanlara Türkçe mi ibadet ettirecekler yarın öbür gün mesela Kırım'da bir halk oylaması olsa Türkiye'ye güçlense Kırım dese ki biz Türkiye'ye bağlanmak istiyoruz Türkiye'ye bağlanırsa Kırım'daki insanların hepsi de Ortodoksu Protestanı hepsi de Türkçe mi
ibadet ettireceğiz biz yarın öbür gün Kıbrıs Türkiye iyice güçlendi Güney Kıbrıs'ta da bir referandum oldu birleşti Güney ile Kuzey sonra bir referandum oldu komple Kıbrıs Türkiye'ye bağlanmak istedi biz oradaki Rum Ortodokslara biz veya oradaki İngiliz Protestanlara veyahut da İngiliz Anglikan Kısesi'ne bağlı olanlara Türkçe ibadet edeceksiniz bundan sonra İncil'i Türkçe mi okuyacaksınız diyeceğiz ben bunu bir bana anlatsalar bunu öyle ya mesela Süryani cemaati var Güneydoğu'da biz o Güneydoğu'daki Süryani Türkiye vatandaşı
onlar biz onlara şimdi baskı mı yapacağız onlara diyeceğiz ki siz Türkçe mi ibadet edeceksiniz diyeceğiz veya Güneydoğu'da herkes Kürtçe konuşuyor medreseleri Kürtçe tefsirleri Kürtçe fıkıhları Kürtçe biz şimdi onlara gidip medreselerine kapı vurup hepsini de Türkçe mi öğreteceğiz hepiniz de bunları Türkçe mi yapacaksınız diyeceğiz veyahut da şeyde Karadeniz'in bazı dağlık alanlarında eski Rumlardan kalma Rumlar var Hristiyan onlara biz şimdi Türkçe mi diyeceğiz bunu da bir açıklasalar bize yoksa bunların dertleri
davaları Türkiye'deki Müslümanların huzurunu kaçırıp herkes ibadet ederken kendince bunların huzurunu kaçırmak mı dertleri ne bunların dertleri yarın öbür gün daha da terör şey oldu baktı gördü olmuyor örnekliyorum ya hayal bu şimdi Türkiye Şam'a kadar girdi ne lan bu dedi sizden uğraşacağım dedi zırt pırt zırt pırt dinlemiyorum Amerika'sını da Rusya'sını dedi çıktı baba yiğit bir kimse burası zaten bizimdi dedi Kerkük Musul'u da aldı oradan Şam'ı da aldı gitti İsrail'e ne o şey oldu sınırdaş oldu ne yapacak şimdi
Suriye'nin içerisinde Kürtler var Dürziler var Hristiyanlar var Süryeniler var Müslüman Sünniler var Şia var ne yapacak şimdi Türkiye hepsinde hepinizde Türkçe mi konuşsanız Türkçe mi ibadet edeceksiniz diyecekler bunu anlayamıyorum ben bir de bunu söyleyenler zaman zaman bir profesör oluyor zaman zaman böyle bir ondan sonra işte siyasetçi oluyor zaman zaman devlette görev yapmış kimseler oluyor ben bakıyorum şimdi yani Angalikan klisesine siz şimdi Türkçe ibadet edecek misiniz diyeceksiniz veya Türkiye'deki katoliklere
siz şimdi Türkçe ibadet edeceksiniz mi diyeceksiniz hakkınız helal Allah insanları yargılamak için cennet ve cehennemi yarattı geçici bir hayat ama sonsuz bir yaşam evet insanlar iyi yapsınlar iyilik yapsınlar diye Cenab-ı Hak insanları kendisini tanısın kendisini bilsin diye yarattı yoktu insanoğlu sonuçta bakıyorsunuz doğdu var mıydı önceden yoktu Cenab-ı Hak tanısın bilinsin diye yarattı o tanımıyor bilmiyor dikine dikine gidiyor ailesinde biri cehenneme girecek öteki dünyada cennete onu düşünerek üzülmemize acı çekmez
mi aa girmesin cehenneme beraber bizden beraber dolaşsın bizden beraber koşsun o da biz onun cehenneme girmesini istemeyiz o da cennetlik ameller işlesin nasihat ediyoruz tavsiye ediyoruz söylüyoruz aileye de söylüyoruz herkese söylüyoruz çocuklarımıza da söylüyoruz Allah cennetten insanların isteğiyle cehennemi kapatabilir mi yok cehennem ebedi öyle meyane kapatır gibi kapattım yok öyle bir şey tüm insanlar Hazreti Adem ve
Havva'dan mı geldi evet sonradan yaratılan insanlar oldu mu bizim bildiğimiz Hazreti Adem ve Havva'dan geldi ilk insanlar hayvanların ruhu var bedeni toprak olacak ruhları nereye gidecek hayvanların ruhu bizim ruhumuz gibi değil namaz üç vakit mi neden beş vakit namazda okunan duaların bazıları Kur'an'da neden yok namaz normalde beş vakit üç vakit olan o normalde şiha öğlenle ikindiği akşamla yatsıyı cem ediyor öğlenle ikindiği yatsıyla akşamı cem ettiğinden orada üç vakit zannediyorlar değil onlar da beş vakit namaz kılıyorlar
ama öğlenle ikindiği akşamla yatsıyı cem ediyorlar namazda okunan duaların bazıları Kur'an'da neden yok bütüncülük olarak yok ama sonuçta kelime veya cümle itibariyle Kur'an-ı Kerim'de hepsi de var Hz. Muhammed'in sallallahu aleyhi ve sellem beni evladından daha çok sevmeyen cennete giremez hadisi doğru mudur böyle bir şey okumadım ama siz beni her şeyden fazla sevmedikçe imanınız kemale ermez derler cennete giremez demez Kur'an'ı yorumlayanlar olmada anlaşılması mümkün değil diyorlar doğru mu doğruysa Kur'an apaçık
anlattım denilmesi yalan mı bu noktada Kur'an apaçık anlaşılır vaziyette ben anlıyorum diyorsan sen bir başkasından anlamasına bakma o zaman eğer anlamadığın yer var ise siz bilmediklerinizi zikir ehline sorunuz Kur'an'dan ait git zikir ehline sor veya siz ihtilafa düştüğünüz şeylerde Allah ve Resulüne gidiniz der o zaman Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetine bak ama bir kimse kendince ben Kur'an'ı okurum istediğim gibi de anlarım diyorsa o yol ona ait bizi ilgilendirmez var ya şimdi çıkıyorlar
diyorlar ki hadislere ihtiyaç yok daha önceki yorumlara da ihtiyaç yok harika ee ben kendim yorumlarım olur kendini yorumlayabilirsin bu da senin kendini bağla neden onu en doğru olarak bize dayatmaya çalışıyorsun burası sıkıntılı her topluma elçiler gönderildiği söyleniyor Afrika'da Amazon'da yaşayan yeni keşfedilmiş kabilelere de elçiler gönderildi mi evet gönderildi sizinle bunu nasıl ispatlayabiliriz ben neden ispatlamak zorundayım benim dalım bu değil ki illaki ispatlamak zorunda da değiliz Cenab-ı Hak ayet-i kerime
de biz elçi her topluluğa bir elçi gönderdik demiş onları da göndermiştir onlar belki de o Amazonların içerisinde öyle yapayalnız kalanlar belki de o topluluğun içerisinde bir yanlışlık eksiklik yaptığı için topluluktan ayrılmış sapkın kimseler olabilir mesela İslam dini niçin köylerde mezralarda oturulmayı uygun görmüyor sürgün cezası var bu eski topluluklarda dahi var bir kısım insanlar toplum içerisinde hata yanlış eksik davranırlarsa sürgün cezası yiyor sürgün cezası yiyince o şehirde oturamıyor gidiyor bir mezraada
oturuyor mezraada oturunca mezrada yaşamaya çalışıyor mezrada yaşayınca o ilimden dinden imandan öğretiden uzak oluyor cahil cühela kimse oluyor ve o mezrada oturanlar bedeviler örneğin hep cahil insanlardır şimdi de Suudi Arabistan'da gördükleriniz büyük bir çoğunluğu bedevi Medine'de adam bize anlatmaya çalışıyor ben bir kelime dedim bedevi bunların hepsi evet bedevi dedi şu anda Suudi Arabistan'da hakimiyet bedevilerin içerisinde elinde bedevi aslında dünya üzerinde hakimiyet bedevilerin elinde şu anda ehli ilmin
elinde değil kamil insanların elinde değil dünya üzerindeki yönetim veya yöneticiler önde olanlar şu anda dünya üzerindeki bedeviler nerede olursa olsun bu ne demek cahil ilmi yok irfanı yok ilmi irfanı yok bu ilmi irfanı yok dediğimde sakın ha bunlar okuma yazma bilmeyen veyahut da işte okumamış kimseler olarak görmeyin bunlar okumuş da gelebiliyor sizin karşınıza ama irfansız irfanı yok kemale ermemiş olgunlaşmamış üç tane üniversite bitirmiş olgunlaşmamış önemli değil veyahut da işte herhangi bir karşınıza bir böyle
dünyevi bir makamla da gelebilir karşınıza bu önemli değil o yüzden tüm kabilelere tüm topluluklara Cenab-ı uyarıcılar göndermiş bir şekilde onlara uyarıcı gitmiş ve gidin onların inançlarına bakın onların inançlarına bakın İslam'ın temel doğrularından evrensel doğrularından doğru göreceksiniz siz hangi kabileye giderseniz gidin birisinin malının haksız yere alınmasının yanlış olduğunu zulüm olduğunu göreceksiniz siz gitseniz Amazonlara bir kimse avlanmış kapısının önüne koymuş avını bir başkasının habersiz o avı almasının
o Amazonların ortasındaki kabilede dahi yasak olduğunu göreceksiniz bu İslam dininin evrenselliğini gösterir ve İslam dininin sürekliliğini gösterir siz bugün gidin Çin'e Japonya'ya Orta Asya'ya derinliklerine Himalaya'lara gidin oradaki inanışları araştırın onların içerisinde dahi İslam'la örtüşen aynı doğruyu savunan ölçüler göreceksiniz dünya üzerindeki kim neye inanıyorsa inansın o inancının temelinde İslam'ın temel evrensel doğrularını ve ölçülerini göreceksiniz hangi yere giderseniz gidin siz hiçbir kadının orta yer
malı olduğunu göremezsiniz hangi inanış sahibine giderseniz gidin orada fuhuş haramdır zina haramdır yasaktır nereye giderseniz gidin nereye giderseniz gidin haksız yere adam öldürmek büyük günahdır hangi inanca giderseniz gidin anne babaya saygıyı sevgiyi görürsünüz orada hangi inanca giderseniz gidin eşe kıymet vermeye görürsünüz orada emevilerin kur'an ayetlerini kendi işlerine geldiği gibi sıraya dizdiği söyleniyor doğrusu ve hurafelerin emeviler döneminde dinimize girdiği söyleniyor doğru bunlar saçma sapan şeyler
bir kere kur'an emeviler devrinde ayetler sıraya konmadı hazreti ebubekir radıyallahu an hazretlerinin zamanında çalışma başladı hazreti ömer zamanında bu çalışma tamamlandı bu emeviler ta hazreti alee efendimizden sonra nereden emevilere göre sıraya girdi ki erkek çocuğunu sünnet ettirmek farz mı insan eksiksiz ve kusursuz yaratıldıysa neden sünnet oluyoruz erkek çocuğunu sünnet ettirmek farz değil bir sünnet resulullah adı üzerine sünnet zaten sünnet ettirmek farz değil bir kimse sünnetsiz de olsa olur olur ama sünnet
ettirmek hazreti muhammedi olmanın şiarı göstergesini evet bunda bir sıkıntı yok ve bundan işte ya neden biz tam olarak yarattık işte neden sünnet ettiriyoruz diye düşüncesi kadar çok affedersiniz ama absürt bir düşünce yok o sırf bu ulusaldan oradan buradan hani şey yapanlar var ya laf atmak isteyenlerin söylediği şeyler 11'e geliyor sorular bitecek gibi değil eşim sürekli her konuda annesine danışıp birlikte aldığımız kararları değiştiriyor bana sen kimsin ki tabii ki annemi dinleyeceğim diyor benim hiçbir
kararıma saygı duymuyor bana değer vermiyor bana vermediği değer sebebiyle evliliğimi bitirirsem dinen günaha girer miyim evet çünkü bir erkek illaki eşine bu konuda danışmak mecburiyetinde değil bir gümrük şirketinde çalışıyorum şirket eliyle çok fazla rüşvet vermek ve şirket tarafından söylenen yalanı iletmek zorunda kalıyorum şirketi bırakmak isterim başka iş bulamadım gümrük mezunuyum ne yapmalıyım buluncaya kadar devam et kredi kartı kullanmak caiz midir mümkün olduğunca kullanmamaya gayret edin günlük dersi açıklar
mısınız herkesin günlük yapmış olduğu virtler ikade sorumuz var bir kıyamete yakın güney tarafından bir ateş belirip bir türlü dinmeyecek diye duyuyorduk acaba bu Suriye harbi midir bir sürü olabilir erkeğin hanımının üzerindeki hakkı benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir diye TGRT'de bir hoca vaiz etti doğru mudur evet çocuğa Muhammed Yağız ismini koymak uygun mudur uygun Muhammed ismi çocuğa ağır geldiğini ifade ediyorlar koysak uygun olur mu olur hocam çocuğun isim koymak kimin hakkıdır annenin mi yoksa babanın
mı babanın çocuğa hakika kurbanı kaç yaşına kadar kesilir 7 yaşına kadar oğlana ne kadar kıza ne kadar oğlana iki kıza kesmezler islamda miras hukuku nasıldır islamın miras hukuku geçerli değil anlatmama gerek yok kendi kendinize bu zamanda islamın miras hukukunu uygulayacağız demeyin bilhassa erkekler kızlara karşı böyle yapıyorlar mal vermek istemiyorlar sanki islamın bütün hukuku var da bu ülkede miras hukukunu uygulayacaklar bu bütüncülük bir bütün içerisinde olması lazım komple bu ülkenin islamın miras hukukunu
kabul etmesi lazım ki o zaman bir haksızlık olmasın kişi miras dağılımını yazılı olarak mı yoksa sözlü olarak mı yapar mirasını kendi sağlığında yapacaksa yazılı yapacak günümüz değişen koşulları içinde ülke çeşitli sebeplerle göç eden Suriyelilere ve Türkmenlere bakış açısı nasıl olmalıdır bu durum Türkiye'yi içeride yıpratır mı yoksa avantaj mıdır neden yıpratsın ya bu meseleyi neden bu kadar çok büyüttü ki bu insanlar yani Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri Yunanistan'dan gelmiş Bulgaristan'dan gelmiş Kırım'dan
Akiska'dan Ahiska'dan gelmiş ne olmuş gelince daha gelsin Türkiye'ye ihtiyaç var Türkiye'ye ekonomik olarak büyüyecekse ihtiyaç var daha millet çalışacak eleman bulamıyor çalıştıracak eleman bulamıyor konfeksiyonda tekstilde normal işlerde çalışacak eleman yok Yasin nerede Yasin konfeksiyonda eleman var mı var mı aradığı kadar yok yani arandığı kadar yok eleman eksik var mı konfeksiyon atelyesi olan Yasin bir tek sen mi varsın ya senin de mi konfeksiyon ateli
buyur çalışmasın neden mecbur olsun aç kalmaz kimse çalışmasın benim bir kim ben olsam çalışmam örneğin ama işim yoksa çalışırım o hayır mesela kimisi de ben normalde değerimi bulacağım diyor işsiz dolaşıyor bir türlü değerini bulamıyor var mı işe olmayan arkadaş içinizde ben boşum dolaşıyorum niye daha okul yeni bitti senin sen mi boşsun kaldır elini bir kişi cemaattan işi boş iki kaç üç kişi kaldırın ellerinizi bakayım evet kalk
ne iş yaptığını söyle millete üretim planlama üretim desen planlama analizde çalışıyormuşsun daha önce nerede çalıştın patronla anlaşamadın niye anlaşamadın o mu çıkardı sen maydala sen ayrıldın neden sen ayrıldın olmaz sen işle alakalı insan tartışır kavga eder iş iştir kendine ayrılmış adam bıraktırmamış sana
evet şuradan eli kalkar kim o boş olan buradan kaldır elini ne iş yapıyordun bölümün ne ne slav dilleri ve edebiyatı sözleşmeli öğretmenlik yaptın devam et işsiz değilsin o zaman evet başka başka şuradan kalktı birkaç kişinin eli böyle söyleyince zorunuza mı gidiyor yoksa söyle oradan bebek tulumu alıp satıyorsun işin var demek ki ticaretine devam et
başka şuradan kim diyor o sen ne iş yapıyorsun vasıfsız elemansın nerede çalışıyordun en son kasımın yanında çalışıyordun şimdi şu anda işin yok vasıfsız elemansın her iş yaparım diyorsun başka garsonsun garson olmak istiyorsun ne iş yapıyorsun şu anda kaç yaşındasın on altı yaşındasın kasım usta adam lazım mı he he bak arkanda bak var bitir hemen görüşün onun nerede evin senin atı evlerde
tamam oraya yakın bir tane şu başlı kasım usta tamam başka var mı işsiz olan efendim ben aslında işsiz değilim on bir aydır şirketimizin durumu çok bozuk düzenli gelirimiz yok patrogramızda bizi işten çıkartıyoruz düzelteceğim diyor on bir aydır sabrediyoruz ne iş yapıyorsunuz bakire firması otomasyon firması ben orada lojistik ve gümrük ithalat ve ihracatına bakıyorum ama on bir aydır maalesef işimiz var ama gelibimiz yok düzenli maaş alamıyorlar alamıyorlar düzenli mi hiç mi alamıyorsunuz hemen on bir ayda altı bin beş yüz lir aldım
almışım parça parça eee kiracıyım dört yüz lirada kiram var ortalama altı altı yüz liraya geldi dört yüzde kira iki yüz liraya daha mı olsun patron ne diyor düzelteceğim mi düzelteceğim inşallah diyor ayrılmayın diyor zaten yüz otuz çalışanımız vardı kaldık eee dört kişi beş kişi salladık diğerlerine hepsi ayrıldılar mahkemeyi de verdiler alacaklarını da istiyorlar benim şu anda on bir ayda orada eee maaş ve tazminat alacağımı da bitti kırk beş bin lira kadar alacağım var patronu eee adam bir iş yapamıyor şu anda yapamıyor
yapacağım diyor ben bu ha bu ay ha öbür ay giderken arka olmaktan on bir ay olmuş şimdi iş arıyorum birkaç yerle görüşüyorum olumlu olumsuz haberler geliyor ama patrona da bunu söylemedim akrabalığımız da var kendisiyle daha da söylemedim ama o benden mutlu yani bırakma diyor biz de nasıl düşünüyoruz Allah yardımcınız Allah Cenab-ı Hak vefanın karşılığını versin insana Allah sihir büyü var mıdır var bunlarla insanın rızkı bağlanır mı zannetmiyorum olabilir ben inanmıyorum ben de inanmıyorum şimdi sihire büyüye inanmak
çaiz yani bu var ama böyle yok onun şusunu bağladılar yok bunun ben inanmıyorum ya öyle bir sihir yapan öyle bir büyü yapan bir kimsenin olduğuna da inanmıyorum bir insan bir insanın bir diğerinin işini rızkını veya başka bir şeyini etkileyebilmesi acaba etkileyebilecek mi acaba yanlış mı düşünüyorum yok yanlış düşünmüyorsun bence ben de inanmıyorum çünkü erkek arkadaşlarla bayanların olmadığı yerde denize gidebilir miyiz bir de ellerinizden öperin demiş müsaade edersen mi etmez mi sen erkeklerin diz kapağıyla göbek deliğinin
arasını örterekten denize girmelerinde bir beis yok bayanların olmadığı bir yerde olabilir zaman gazetesinin hollanda şubesi peygamber efendimiz yaşasaydı eşcinsel evli izin verirdi dedi bunu ne kadar buna gerçekten bunu yazan kimse buna şahit mi ki soru kimin trt haberde çıktı ikisini de seyrettik bir kimse bunu söylerse eşcinsel evliliğe izin verirdi derse tecdi diman tecdi nikah gerekli o kimseye çünkü eşcinsellik ayetle hadisle çok büyük günahı kebar ve yasak ve haram
halk ne kadar tepki verdiyse geri adım atmadı bazı insanlar da peygamber efendinin efendimiz yaşasaydı insanları hoşgörülü yaklaşmak için kaleyi içten fethetmek insanları ılımlı ve yumuşak davranırdı bazıları da sakallarını keserdi pantolon giyerdi ortama ayak uydurdu vesaire diyorlar yani bunlar vesaire bunlar farklı farklı şeyler insanlara ılımlı yumuşak davranmak zaten peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ahlakı yani sakallarını keserdi bu sıkıntılı bakın öbürkü ahlakı bu geçmiş peygamberlerin de
sünneti bunu şimdi olsaydı sakalını keserdi demek onun adına hükmetmek bu doğru değil bu kapı açılırsa şimdi peygamber efendimiz yaşasaydı içki de içerdi diyelim o zaman haşa insanları yumuşak davranmak için onları içeriden fethetmek için uyuşturuyaca da müsaade eder miydi diyeceğiz içeriden fethetmek için namazın farziyetini kaldırır mıydı diyeceğiz yok bu doğru değil sorum şu peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem insanı islamiyete kazandırmak için önce onun zaaflarına ses çıkarmayıp ya da izin verip sonra da onu
kötülükten mi kurtarırdı hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazreti dini kafasına göre tebliğ edip kafasına göre yaşamadı Allah ona emretti o emir üzerinde dini tebliğ etti ve yaşadı böyle bir taktiği var mıdır yoktur hoşgörüsü ne kadardır Kur'an ve sünnet tarihisindedir ılımlı davranır mıdır Kur'an ve sünnet tarihisinde davranırdı para için her yıl mübah der miydi hayır bizi aydınlatır mısınız bitti martur teknik lise mezunu eleman ihtiyacı var martur teknik lise mezunluğuna eleman ihtiyacı varmış bismillahirrahmanirrahim
bismillahirrahmanirrahim insan lafi khus illa allazine aman الصالحات وتواصوا وتواصوا بالحق وتواصوا بالصبر صدق الله العظيم سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ عَحْمَةً مَضَانَهُ مَضَانَازُ
وَالْحَمْدَى الْمِرِينَ وَالْحَمْدwalk
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.