Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 3 Haziran 2016 · 46:56
Selamun aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşallah. Cenab-ı Hak gününüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Kişi zikir halindeyken başka varlıkların o kişiye musallat olma hali yaşanabilir mi? Yaşanırsa ne yapılması gerekir? Böyle bir şey olmaz. La ilahe illallah benim kalamdır. Kim benim kalama sığınırsa ne güzel, ne güzel kalaya sığınmıştır der. O yüzden zikrin eftalidir. La ilahe illallah demek. Bir kimse Allah'ı zikrederken ona başka bir, bu manada herhangi bir varlık musallat olmaz. Böyle bir şey düşünüyorsa o kimse, bu onun için bir psikolojik bir vakadır. Başka bir şey değil. Öyle zanneder biz zandır, sanıdır. Bazen dualarda ve burada da Hak Muhammed Mustafa diyoruz.
Bu cümlede bir sıkıntı var mıdır? Yok. Hz. Muhammed Mustafa'nın peygamberliği haktır çünkü. Çevremizde laf taşıyan kişilerle ilişkilerimiz nasıl olmalıdır? Bir kimse haram işliyorsa devamlı, haram işleyen kimseye nasihat edilir. Bir daha nasihat edilir, bir daha nasihat edilir. Laf taşıyan kimse sizin yanınıza geliyorsa, sizin yanınızda bir başkasının lafını söylüyorsa, kardeş dedikodu etmeyelim, gıybet etmeyelim, iftira etmeyelim, harama girmeyelim dediğiniz anda hususa.
Ya nasihatınızı kabul eder o kimse, kendini düzeltir ya da bir bakmışsınız sizi terk eder. Siz bir daha sizin yanınızda böyle işte gıybet etmeye kalksa, laf taşımaya çalışsa, kardeş yanında gıybet etme desen, küser zaten size merak etmeyin. Biz kurtulmak istemiyoruz. Aa öyle mi? Ya bak ben o arkadaşı severim aslında da, ben onun iyiliğine söylemek istiyorum. Ben onun yüzüne de söylerim aslında. Gıybet başladı Allah muhafaza eylesin. Dinimizde hamamın yeri nedir bu konuda, görüş ve düşüncelerinizi açıklar mısınız? Evlerinizde banyolarınız var, evlerinizde banyolarınız olduğu için bu sizin için yeterli.
Ama böyle bir hani sağlıkla alakalı, kaplıca türünde bir şey olursa, dizleri ağrıyor, beli ağrıyor, adeleleri ağrıyor veyahut da bu konuda böyle bir sıkıntısı var. Doktor ona dedi ki, işte kaplıcaya gitmen lazım. O zaman bunda bir beis yok. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri, siz öyle yerlere gidecekseniz, orada hamam denilen yerler vardır, siz oralardan uzak durun. Hadis-i Şerif'in birisi bu. Başka bir Hadis-i Şerif de diyor ki, siz oralara mecbur olduğunuzda gideceksiniz, hızla girip çıkın. Ha demek ki, mecburiyetten bir kimse girip çıkacaksa oraya, gitmek zorundaysa, hızla girip çıkacak. Bu ne demek? İşini hızla bitirecek. Öyle hamamda bir keseleneyim, yok bir savuna yapayım, yok işte bir terleyeyim, yok bir masajlanayım, bir masajdan geçiririm, bir hamam sefası iki saat uygun değil.
Sufiler için zaten uygun değil. Ancak sağlıkla alakalı bir şey olursa bu uygun. Ama bazı yerlerde, mesela bazı evlerde böyle işte genel olarak temizlik yapamayan kadınlar olabilir, erkekler olabilir, arada böyle bir hamama gidip temizlenmesi gerekebilir. Bu tip şeylerde hızla işlerini bitirip gidecek. Hani kadınların şimdi böyle bir gelin hamama yaptıkları bir adetler var ya, bu aslında normalde hani gelini hamama götürmek, damadı hamama götürmek bunda bir sıkıntı yok.
Ama vur patlasın, çal oynasın, orada çalgı, çengi, eğlenti kırla gidiyor. Hamamlar onların yeri değil. Hava yolu firmalarında yolculara içki servisi yapılır bir kişinin hava yolu firmasında çalışması haram mıdır, değil midir? Bunu bu açıdan bakacak olursa o firmalarla da uçmak da caiz olmaz. Bu açıdan bakılacak olursa o firmaların bağlı bulunduğu devlet sistemlerini de sorgulamak gerekir.
Yani içkiyi satmazlar. Bakın İslam dünyasının en büyük handikaplarından birisi bu. Sivrisinek ile uğraşıyoruz. Daha düne kadar bu devlet içki üretip satan bir devletti. Sonradan özelleştirdiler. Devletin kendisi içki üretiyordu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulunca ilk kurulan fabrika rakı fabrikasıdır.
İlk kurulan fabrikadır bu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulur. İlk yaptığı yatırım rakı fabrikasıdır. Büyük bir törenle açılır. O yüzden markette içki var. Oradan alışveriş etmeyelim. Tamam, eyvallah, güzel. Şahıs kendini koruyor. Ama markette içki var diyor. Bu içkiyi müsaade eden devletin sistemiyle uğraşmıyor. Burası tehlikeli yer çünkü. Burayla uğraşmak daha önce tehlikeliydi. Buna kimse bakmıyor. Diyor ki işte bankada faiz var. Ya mübarek o bankadaki faize müsaade eden devlet var. Birinci derecede en büyük faizci devlet zaten.
Birinci derecede faizci devlet. Sen devletteki faizi indirebiliyor musun? Ve birinci derecede faiz satan hazine bankası. Faiz de parayı alıyor. Faiz de satıyor. Hazine bankasına kimler para satıyor? Hazine bankası faizi düşürmemekle kimlerden para alarak hazinenin parasını onlara peşkeş çekiyor.
Bunları sorgulamıyor Türkiye'de kimse. Siz herhangi bir partinin bunları sorguladığını görüyor musunuz? Kayıkçı dövüşü yapıyorlar ortalıkta. Asıl sorulması gereken soru şu. Hazine kimden borç para alıyor faizle? Faizi yüksek tutaraktan kimden borç para alıyor? Türkiye çok mu zengin bir ülke? ABD'nin bize 57 milyar dolar borcu var. 13. sıradayız. ABD'nin borçlu olduğu ülkeler. Ne borcu? Araç vermişiz adamlara. Araç. Türkiye'nin elinde 57 milyar dolarlık beyaz kağıt var. Al rulo yap.
Pipo niyetine iç. Al rulo yap. İçine tütün koy. Sar iç. Türkiye'nin ABD'den 57 milyar dolar alacağı var. Suud'a kızıyoruz ya biz. O Suud'da da var işte şey. Onun da bizden bir kat fazla. Onun da 113 milyar dolar. Bizim ABD'den 57 milyar dolar alacağımız var.
Hazine dışarıdan borç alıyor. Hazine dışarıdan borç alırken faiz ödüyor. Anladınız mı uluslararası çarkı? Partiler, portiler kayıkçı dövüş yapıyor ortalıkta. Uluslararası bir sistem var. Derebeylik sistemi. Bu sistem kurgulanmış, oturmuş, yerleşmiş. İlah, ilahlar var ya söylüyorum ya. Lat, uzza, menat. Lat, uzza, menat oturmuş. Uluslararası sistem. Askeri güç, siyasi otorite, para. Askeri güç, siyasi otorite ve para.
Lat, menat. Ortalık'ta Türkiye'nin 57 milyar dolar ABD'den alacağı var. Evet. Siz hesapleyin 57 milyar dolarla Türkiye'den. Türkiye'nin toplantı dış borcu ne kadar devletin? 100 kusur milyar dolar. Bakın 57 milyar dolar oradan alacağım var. 130 milyar dolar dışarı borcum var devlet olarak. Sen 130 milyar dolar devlet olarak borçlandığın paraya her ay faiz ödüyorsun. Ama ABD'den faiz alamıyorsun 57 milyar dolardan dolayı. Elinde bir tane beyaz kağıt var.
Biz şimdi neyi konuşacağız? Müslümanlar bunlarla uğraşıyorlar. Havayolları şirketinde içki servisi yapılıyor. Orada çalışalım mı çalışmayalım mı? Biz şimdi neyi konuşacağız? Memurlara bilmem ne parası yatırılıyor bankaya. Biz onu alalım mı almayalım mı? Üzerinde tartış Allah tartış. Oy Hanefi'den Şafi'den gir. Maliki'den Hanbeli'den çık. Konuş Allah konuş. Bütün fıkıhçılar, profesörler hepsi de toplanıyorlar. Yok oradan giriyorlar. Yok oradan çıkıyorlar. Bizim önümüzde onlar da kayıkçı dövüş yapıyor. Otur televizyonda dinle onları. Veyahut da git bir sohbete dinle.
Vay ne takva adam. Gitti ne yaptı? Bankadan benim gibi emekli maaşını çekti. Vay ne takva adam ya. Nerede çalışıyor? Devlette çalışıyor. Ne iş yapıyor? Profesör. Devletin geliri nereden? Her yerden. Siz normalde mali bilançoları dinliyor musunuz? Maliye mali bilanço çıkarıyor. 2017'ye göre ne yapıyor? Hesap yapıyor. Ne diyorlar ona? Adına ne diyorlar ona? Her seneki bütçe. Bütçe gelirlerini inceliyoruz mu? Bilmem ne kadar milyon lira faiz gelirleri. Yediğimiz, içtiğimiz bütün her şeyde faiz var. Oturmuşuz.
Bundan uğraşacağız. Var ya işte bankadan araba almamız caiz mi? Otur artık darül harp şöyle, darül islam böyle, darül harbe göre şöyle olur, darül islam böyle olur. Karşıdaki bir kimse de böyle seni baksın, bir de eleştirel baksın. Hani sen nereden çıkardın bunları? Bu darül harbi nereden çıkardın? Sen kendince. Ardından bir de desin ki faize cevaz verdi. Bir de öyle demişler. Faize cevaz veriyor darül harp diye demiş. Lan faizin içindesin zaten. Kör. Görmek istemiyorsun. Onunla mücadele etmek istemiyorsun. Onunla mücadele etmek için, laf söylemek için. Savcılıktan korkuyorsun. Mahkemeden korkuyorsun. Allah'tan değil. Diyemiyorsun. Baş faizci devlettir diye. Baş faizci devlet.
Mevcut devlet. Bir gün geciktir faizi bindirsin. Sivrisinek de uğraşmak hoşumuza gidiyor ya. Allah bizi affetsin. Amin. Eğer bir kimse İslam hukukunu icra etmek için mücadele etmezse, buna niyet etmezse, Allah muhafaza eylesin, imanını kaybeder. Bir kimse İslam'ın hukukunu istemek, İslam'ın hukukunu kurmak, İslam'ın hukukunun yolunda gitmekle mükellef. Bunu isteyecek. Bunu böyle söyleyince de suç oluyor. Mevcut, layık, demokratik hukuk sistemini ondan sonra teokratik sisteme döndürmekten ellerinde yasa var mı? İstediği kimseyi, sen mevcut, demokratik, layık, hukuk sistemini teokratik bir sisteme döndürmek istedin diyorlar.
O tehlikeli madde o. İstediği gibi yorumluyor o kimseyi. Yoruma açık orası. Yani neyle teokratik bir sistem kurmak istedi belli değil. Ne derse teokratik sistem, teokratik ne? Bakın ismini de dahi dışarıdan alıyorlar. Ne biliyor musunuz teokratik? Dini bir sistem. Bunun Avrupa dilinde dini bir sistem. Dini bir sistem derse bütün herkes ayağa kalkar Türkiye'de. Ne demek ya biz dini bir sistem kuramayız mıyız? Dini bir hayat kuramaz mıyız? Aslında sizin normal... Var ya bir tarafta diyor ya din ve vicdan hürriyeti vardır diye. Din ve vicdan hürriyeti ne kadar? Teokratik sisteme dokunmayıncaya kadar.
İstediği anda teokratik sisteme dokundurtturur mu sizi? Dokundurtturur. Sen dersin ki ya din vicdan hürriyeti vardı. Hayır sen devletik sistemini teokratik sisteme döndürmeye çalıştın. Gel bakalım. Ya ben Kur'an ve sünneti anlattım. Kardeşim senin anlattığın Kur'an ve sünnet bugünkü normal, ne o? Layık, demokratik, insan haklarının dayalı hukuk sistemini değiştirmeye dayanıyor. Gel gel. Hoş geldin 23 insana. Şeyhler, alimler, profesörler ne yapıyorlar? Ondan sonra oturuyorlar. İşte içki satan bir mağazadan alışveriş edilir mi, edilmez mi? Aslında içki satılan bir mağazadan alışveriş edilmez diye fetva veren kimseler de bu ülkenin layık, demokratik, insan haklarının dayalı hukuk sistemini teokratik sisteme döndürmeye çalışıyorlar.
Neden? Onu da diyemezler. Bakın onu dahi diyemezler. Sebep? Teokratik sisteme döndürüyorsan teokratik bir sistem istiyorsun. Sen kalkıp da içki satan bir yerden alışveriş edilmez diyemezsin. E Atıf Hoca'yı neden astılar? Adamda şapka inkilabı çıkmazdan önce şapkayla alakalı bir fetva vermiş. O fetva da zaten kendisinin fetvası değil.
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin fetvası. Kim diyor bir gayrimüslimin bir kıyafetini giyse, onlara benzese küfür ehlidir diyor. Onlardan olur. Ona benzemek için giydi çünkü. Aynı şeyi normalde dil olarak, dil dil olarak tasnif etmiş. İskilip Atıf Hoca. E leyik demokratik sistemi değiştirmekten dokunup astılar, şehit ettiler. Allah'a rahmet eylesin. E şimdi ismini söyleyeceğim artık. Bu da şey değil, ne o? Gıybet değil çünkü. O Haydarbaş denilen adam da Atıf Hoca'ya dedi ki Yunan ajanı o, o yüzden asıldı. Sözde o Yunanlılarla beraber ortak hareket etmiş, Yunan işgaline katkıda bulunmuş.
Asılma sebebi de buymuş. O yüzden aslında o bir vatan hainiymiş yani. Anladınız mı? E bunu böyle de açık, ilanen, ilan ettiği için böyle açıktan söylüyorum. Açıktan, ilanen, ilan etti adam bunu. O yüzden asılma sebebi şapka değilmiş yani. Yani istiklal mahkemesi olmamış olsa ve istiklal mahkemesinde şapkadan dolayı asıldığına dair mahkeme kararı olmamış olsa diyeceğiz ki ya, ya olabilir belki de bir karışıklık olmuştur.
Ya istiklal mahkemesi var. İstiklal mahkemesinde karar var. Asılmanın kararı belli. Hoş her ne kadar istiklal mahkemelerinin gerekçeli kararları ve hukukları hala da Türkiye'de açıklanamadıysa daha Türkiye'de istiklal mahkemelerinin kararları açık değildir. İkinci meclisin bazı aldığı kararlar gizlidir, açık değildir. Türkiye'de bazı kanunlar vardır, yayınlanmamıştır. Bir orada madde vardır. İşte 330'a Taksim 1 bendi, işte devletin bilmem neyinden dolayı yayınlanmamıştır, gizlidir der. Koca başbakan veya bakanlar kurulundan bir bakan veya birisi bir iş yapmaya kalksa o nereden bilsin açıklanmamış kanunu, birisi kırmızı kitabı, defteri getirir, ondan sonra sadece o kanun maddesini ona okutur.
İster başbakan ol, ister müsteşar ol, istersen bakan ol. Hiç önemli değil. Senin hangi makamda, hangi mevkide olduğun önemli değil. Gelir sana sadece o maddeyi okutur, selamun aleyküm bile demez. Çeker gider, sen başbakan da olsan, müsteşar da olsan, bakan da olsan kalırsın böyle. Bu gizli maddeyi bilmiyordun çünkü. Kim bilmiyor? Bununla alakalı yüksek bürokrat biliyor. Sen kendi kendine başbakanım, bakanım diye dolaş, çarptın. Altında uçak, altında helikopter, bir sürü millet koruma, yürü, git, gel, büyük bir engame. Ooo! Bir kanun maddesi tık önüne koyarlar, susarsın sen. O yüzden ne yapacaksın sen?
Yol, su, elektrik. Türkiye'deki hükümetler belediye gibidir. Belediyenin bir yönü düşün. Ya sen yol, su, elektrik, sağlık düşünme. Bununla uğraş ya sen devleti yönetmek. Senin neyle yarın öbür gün seçilemeyince gideceksin zaten. Eee, devleti yöneten bir derin devlet var. Bu çatırtılar o yüzden şimdi. Birileri diyor ki, yok arkadaş yeter artık diyor. Birileri yeter artık deyince, çatışma çıkıyor her taraftan. Çatırdıyor ortalık. Çatırdıyor, böyle giderse daha da çatırdacak. Allah muhafaza eylesin. Türkiye'nin başına savaş gibi bir gale de çıkarabilirler. Berat gecesi tekkede yüz rekat namazı anlattınız.
Allah sizden razı olsun. Kazaya niyet ederek idrak ettik. Tekrar bu şekilde yüz rekat namazı ayda bir veya herhangi bir zamanda kılabilir miyiz? İstediğiniz zaman kılabilirsiniz. Kardeşler çok uzun, çok uzun sorular yazıyorsunuz. Ben memurluk sınavına çok hazırlandım, uğraştım, didindim, gayret gösterdim. Allah'tan yardım istedim ama Allah yardımını göstermedi. Tecdidi iman, tecdidi nikah gerekli. Evliyse nikah gerekli. Ben çok zeki de biri değilim ki söylenenleri hemen anlayayım, okuduğumu hemen anlayayım. Bunu pratiğe dökeyim. Bu haksızlık olmuyor mu? Allah muhafaza eylesin. Bu kardeş tecdidi iman edecek. Allah yardım etmiyor demek.
Cenab-ı Hak'ın yardımını bu noktada eksik noksan görmek. Allah muhafaza eylesin. Tekkenin ve sizin istikram hesabınızda az kaldı açıklamalı fotoğraflar var. Eğer haddimizi aşmıyorsak ne olduğunu öğrenebilir miyiz? Vallahi kardeşler gece gündüz bir şeyler yazıyorum. Yazdığım esnada hâles-i ruhiyem ne o bilmiyorum ki. Kimisi de üstüne alınıyor.
Özelden mesaj çekiyor. Bunu bana mı yazdın? Yok bunu ona mı yazdın? Kimi küsüyor o? Küsmüş. Tavşan daha küsmüş. Dağın haberi olmamış hesabı. Ondan sonra da yazıyor. Küstü mü de mi fark etmedin? Ben bu kadar fark edilmeyecek bir kimse miyim? Kimisi yazıyor.
Bu ne kibirlilik? Özelden yazıyor bir de. Bu ne kibirlilik? Siz neden hiç kimseyi Twitter'da takip etmiyorsunuz? La havle ve la kuvvete illa billah illanil nazim. Yani o arkadaşı takip edeceğim. Ben de yazıyorum. Farkında değilim. Takip etmem lazım birilerini diyorum ben. Evet diyor buranın kanunu böyle takip edenin takip ediler. Ben de diyorum burada benim kanunum geçerli. Her şey var. Allah yiyele inşallah. Beraat kandilinde zina konusunda sevgili hayatı yaşayanların zinada olduklarını söylediniz. Peki normal arkadaş olanlar da buna girer mi?
Karşı cinsel arkadaş olabilir mi? Buna bir türlü kafam almıyor benim. Benim cehaletime verin. Benim bu meseleyi anlamadığıma verin. Ben böyle bir kızın, bir erkeğin, bir kıza normal arkadaş gibi bakabileceğini kafam almıyor benim. Bunu deyin ki yani sapık. Eyvallah. Hadis-i şerif çok açık. Ateşle barış yan yan olmaz diyor. Hadis-i şerif çok açık. Bir kadınla bir erkek baş başa kalırsa, üçüncüsü şeytan olur diyor. Çok açık. Bir kızın, bir kadının arkadaşı mı? Olurmuş erkek arkadaşı. Ne yapacaklar?
Beraber geceleri takılıp, ondan sonra bar, pavyon, kafe, bar dolaşacaklar mı? Dolaşacaklar. Eee sonra ne olacak? Yani o erkek, o kadını normalde erkek gibi mi görecek? Erkek gibi görürse asıl sapıklık bu değil mi? O kadın, o erkeği kadın gibi mi görecek? O erkek kadın mı? Yani öyle böyle mi acaba? Ya ben böyle düşününce sapık oluyorum. Bunlar öyle düşününce sapık olmuyorlar. Ya nasıl bir ölçü kurulacak ki bunda? Ya da benim, ben kendimi bildim bileli öyle benim bir bayan arkadaşım olmadı. Ya ablam oldu ya kız kardeşim oldu benim.
Yaşı büyük olanlar vardı bizim ülkücülüğümüzde ablamızdı bizim. Ne işimiz var şu abla bu böyle olacak tamam abla bitti. Yaşı küçük olanlar vardı bacımızdı. Bu böyle olacak bitti bu kadar. Bir insanın iş yerinde erkek de çalışıyor kadın da çalışıyor çalışıyorlar. Ya ne fazla muhabbete gerek yok iş arkadaşı selamun aleyküm aleyküm selam. Bu evrağı kaydeder misiniz? Kaydederim kaydetti bitti. E bu ne başka? Ne başka ne olacak? Yok akşam çıkınca kahve içecekler beraber. Yok parka gidecekler. Bizim zamanımızda park vardı Bayındır'da. İzmir'de işte kordonda orada burada değişik yerler vardı. Millet oralara giderdi. Ya ne işi var bu kimsenin?
Benim kafam bunu almaz. Bir kızın erkek arkadaşı olmaz. Olmaz. Bir erkeğin öyle kız arkadaşı olmaz. Ya bir saat iki saat ne konuşacaklar? Herkes birbirini aldatıyor aslında. Allah muhafaza eylesin. O yüzden karşı cinsler arkadaş olamaz. Bir kadın bir erkek baş başa kalırsa üçüncüsü şeytan olur. Hadis-i şerif. İnsan kendisini beğenmeli mi? Bunun ölçüsü var mı? İnsan kendini beğenmesi intihar eder ya. Kibirlilik değil. Bir kimseden bakın kendinizi birisinden üstün görmek kibirliliktir. Bir kimsenin kendisini beğenmesi, kendisiyle barışık olmasıdır.
Allah yaratmış. Ne beğenmeyeceksin? Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri aynaya baktığında beni böyle yaratan Allah'a hamd ederim derdi. Aynaya baktığında beni böyle ahsen-i takvim üzerinde yaratan Allah'a bir rivayette de öyle beni güzel yaratan, her şeyimi mükemmel bir noktada yaratan Allah'a hamd ederim derdi. Bir Müslüman, bir mümin kendisini beğenir. Allah onu öyle yaratmış. Der ki beni böyle her şeyimle tam tekmil yaratan Allah'a hamd ederim derdi. Bu kibirlenmek değil. E benim burnum yamuk yok, benim burnum düzgün değil. Biraz daha burnum kalkık olsaydı, biraz daha gözüm çekik olsaydı Allah'la ortakçılığın mı var? Bu yanlış, küfre gidiyor o kimse.
Farkında değil. E o o zaman kendisiyle alakalı ne yapacak? Kendine diyecek ki hamd olsun. Cenab-ı Hak beni ne güzel yaratmış. Hadis-i şerif var bu konuda. E Ümmet-i Muhammed bu hadisleri bilmiyor. Kendini beğenmiyor o kimse. Yerin dibine batıracağım diye uğraşıyor. Ya batırma Allah seni, ah seni takvim olarak yaratmış. Rengini, şeklini, şemalini böyle yapmış. Hamd et Allah'a. Evde zikir çekerken sizi yanımda gördüm çok mutlu oldum. Hikmeti nedir? E mutlu olmuşsun işte. Benim sorum 50-60 doğumlu büyüklerin gençlere fütursuzca davranmasına bir anlam veremiyorum. Niçin bu böyle?
Gerçekten genç olmak çok zor. Oysa vatanı koruyan gençler doğru değil mi? Hakkınızı helal edin, sizi kastetmedim, bağışlayın. Biz ara dönemiz ya. Hele bizim dönemimiz bir de ihtilalden sonra olmuşuz ya biz. Kahırlıyız. Demokratlılar bir kahırlanmışlar. Adnan Benderes, Fatih Zühtü neydi? Fatih Zorlu, ondan sonra bir de ne vardı? Polatkan. Bunlar asılınca demokratlar böyle bir kendilerince bir hicrana sürüklemişler kendilerini. O yüzden bizim dönemimiz hep hicranlı ama biraz da bu bizden öncekinler anne babalarından öyle gördü. Biraz da böyle bilgisizlikleri var. Biraz da bilgisizlikler olunca gençlere karşı, yeni yetişenlere karşı biraz fütursuz davranıyorlar.
Doğru. Ama zannederim bu bizim sufilerde yoktur. Sufiler zaten genç. En yaşlısı orada arkada kaldılar. Üç beş kişi kaldık biz. Birisi Hacı Mehmet abi var orada. O da sol tarafına almış Hacı Murtazayi. Onun yanı başında da hoca var. Onun da çoluğu çocuğu büyüdü zaten. Onlarda da küçük çocuk kalmadı zaten. O yüzden normalde ben dergahın üzerine alınmıyorum onu. Onların arkasında Gürsül'ü bizim şey var. O biraz sertçene duruyor. Özkan hee sert duruyor değil mi biraz? Özkan biraz durumun sert gibi senin. Hacı Murtaza dahi biliyordur senin inini cibini ama biraz sert mi Hacı Murtaza? Çocuklara karşı sert değil mi? İyi mi yani?
Hacı Murtaza kurtardı seni bakan. Tabi Hacı Murtaza'yı kim kurtarsın belli değil de. Onu da ben kurtarayım artık. Ben yirmi dört yaşındayım. Saçım döküldüğü için saç çektirmek istiyorum. Nerede damat bizim? Aha burada. Saç çektirmek isteyenler. Fakat bazı kaynaklarda daha caiz olmadığı söylüyor. Olur mu? Sünnet. Bakın bir şeyi, bir şeyi doğru öğrenecek herkes. Sahabeden bir kimsenin sakalı çıkmıyordu. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretine geldi. Dedi ki ya Resulullah benim sakalım çıkmıyor. Mübarek kendi sakalından bir tanesini kopardı. Böyle bir rivayete küçük bir çizik atıp oraya yatırdı kendi sakalını.
Böylece onun sakalı çıktı. Bir rivayette yine birisinin saçı yoktu başında. O da geldi. Herhalde bunu duyaraktan geldi. Dedi ki ya Resulullah benim başımda saçım yok. Onu da bir rivayette saçından olması lazım herhalde veya sakalından. Bir şey, bir tane tel kopardılar. Onun da başını yarıp onun da içine yatırdılar. Onun da saçı çıktı. Fıtrata uygun olmayan bir hali, fıtrata uygun hale getirmek sünnettir. O yüzden onu kim söylüyorsa onu saç ektirmek caiz değildir diye cahilliğinden söylemiştir. Bilmediğinden. Bu hadisleri okumamıştır. O yüzden söylemiştir. Ve sufiler, işin bir daha tarafı. Sufiler kendilerini bunu ölçü alırlar.
O yüzden bir üstad bakar böyle bir derviş, böyle genç evlenecek ama saçı yok. Ne o? Saçı yok. Aman bu evlensin buna kız vermemezlik etmesinler diye. Bazı üstadlar onun kafasına saç yatırlarmış yarıp da. Bu rufayelerde var. Bunu normalde sufi adab kitaplarında okudum çünkü. Mesela bizim dergahta sakal yuttururlar. Şeyhin sakalını. Hatta millet sıraya girerdi şeyh efendinin sakalı için. Bir gün korkuttu dedim bir gün millet yolcak sakallarını mübarek. Bir de yanımızda duruyorlar bana diyorlardı. Babanın sakalından bize şey yapsan ne o? Bu işlere ben bakmıyorum diyordum ben.
Seyit Taş topluyordu onları. Seyit Taş da rahmetli kim hoşuna gidiyor onlara veriyordu. O yüzden iyi geçinecek Seyit Taş da. Allah muhafaza eylesin inşallah. Allah rahmet eylesin. Bayanlar tarafına ses az geliyormuş ama geç kalındı herhalde. Ses bozuk geliyormuş. Bu sesten bizim imtihanımız bitmedi zaten. Nefse zulmetmek nefsi daha çabuk mu yola getirir yoksa nefsi daha da mı sıkılaştırır? Bu konuda bizlere tavsiyeleriniz nelerdir? Siz merak etmeyin nefsine zulmedecek kimse yok bizim içimizde. Yok öyle yaptıklarınız nefsimize zulüm gelmezsiniz. Yok. Var mı içinizde üç gün üst üste hiç iftar etmeden oruç tutan? Var mı içinizde evli olduğu halde eşine hiç yanaşmayan?
Bu kadar basit. On rekat namaz kılmayı siz nefse zulüm mü zannediyorsunuz? Tam yiyip içmek nefse zulümdür. Almanya'da şokluk kesim mecbur tutuluyor. Sadece Yahudilere yasak değil Müslümanlara tabanca ile vurup daha sonra kesiyorlar. Ama biz yemiyoruz. Şoksuz kesen tek bir yer var. Oradan temin ediyoruz. Lakin gittiğimiz yerlerden yemediğimiz zaman siz Müslümansınız biz değil miyiz? Bizi aşağılıyorsunuz gibi sözler oluyor. Onlar da onlara şoklanmış hayvanın pis kanı akmadığı için sağlığı zararı var. O yüzden yemiyoruz diyorum. Ama karıştığı tarafın kırıldığını görmek beni çok üzüyor.
Bu konuda tutumumuz nasıl olmalı? İslami usullere göre kesimde bir hayvanın kanının akıtılması gerekir. Birinci bıçakta hayvanın atar damarı, toplar damarı ve nefes borusu kesilir. Üç tane yer kesilir. Birinci bıçakta. Sait nerede bizim? Bosna'ya gitti. Ha Bosna'ya gitti değil mi? Kasap kim var içinizde başka? Evet kalk İbrahim. Birinci bıçakta üç damar kesiliyor. Yani atar damar, toplar damar, nefes borusu. Evet birinci bıçakta bu üç yer kesilir. Bekler. Nefes alır. Sebep? Kanın akması lazım. Fışkırması lazım. Hayvanın bir ayağının boş kalmasının sebebi hayvan vuraraktan kanını fışkırtır. Kanı akıtılır.
Son deme gelirken yani böyle artık kan çok fazla gelmiyor. Ondan sonra onun içindeki ilik, can damarı dediğimiz yer kesilir. Bu usul budur kesim usulü. Doğru mu anlattım İbrahim? Varsa eksik söyle arkadaşlar. Bu normalde evet bu şeye ne o adab-ı erkan'a uygun kesilmemiş oluyor. Yani kesilse caiz olur yine et mındar olmaz.
Evet. Evet. O şey değil yani. Ama et mındar olmaz bundan. Evet. Kesin bu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri günah işlememiş, hata yapmamış biri olarak yaptığı tövbe ne içindi? Allah tövbe edenleri sever ayet-i kerimesi vardı. O yüzden tövbe ederdi. Günde en az yetmiş kere neye karşıydı? O da normalde Cenab-ı Hakk'ın sevgisine daha da fazla mazhar olmak içindi. O da bizim verdiğimiz mücadeleden veriyor muydu? O Kur'an ve sünnet mücadelesi veriyordu. Kim Kur'an ve sünnet mücadelesinin içindeyse sonuçta onun mücadelesi de nefeslenmiş olur. Eğer bize örnek olsun diye ise bizim yaşadıklarımızı hissedebiliyor muydu? Muhakkak hissettiğine inanıyorum. Hatta gördüğüne inanıyorum ben.
Hissetmek öyle dursun. Ben gördüğüne inanıyorum. Adem aleyhisselam hata yaptı, tövbe etti. Onun tövbesiyle Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin arasında nasıl bir fark vardı? O hatasına tövbe etti. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de onun sevgisine daha fazla mazhar olmak için tövbe etti. Ezan okunurken çıkan vaktin namazı geç kalınmış ise ya da giren vaktin namazı çabuk edilmesi gerekiyor ise kılınabiliyor mu? Evet. Bir kimse ezan okunurken çıkan vaktin namazını hemen eda edebilir. Eğer bir yere gidecekse ezan okunur okunmaz hemen namazını da giren vaktin namazını kılabilir. Kadınların aralarında yapmış olduğu günün fetvası nedir?
Ben bilmiyorum ki günün fetvası. Kadınlar kendi aralarında böyle bir şey yaptırlarsa bundan haberim yok. Aylık toplanan para ya da altının farkı var mıdır? Bunlardan haberim yok. Kadınlar kendi aralarında böyle şeyler yapıyorlarsa ne yaptıklarından haberim yok. Kadınlar bir sürü şey çıkarıyorlar kendi kendilerine. Biz kardeşimiz bize yağmur hakkında yağmur yağıyor demek şirke girer diye söyledi ve yağmur yağdırılıyor diye söylememizi istedi. Bu konudaki bilginize danışmak istedim. Ayrıca şeyhi olmayanı şeyhi şeytandır sözünün hadis mi yoksa velilerden birinin sözü mü olduğu hakkında bilginize muhtaçız. Bazı sufiler bunu normalde hadis olarak nitelendirirler. Hadisçiler bunun bazısı hadis değil der. Kimisi zayıf hadis der. Kimisi Abdülkadir Geylan Hazretleri'nin sözü der.
Burada yağmur yağıyor demek normalde şirk olmaz. Erkek çocuğu ne zaman sünnet ettirilmeli? 7 yaşına kadar Hanefi'ye göre. Bir kız sevdiği kişiye ailesi tarafından verilmiyor ise kaçması doğru mu? Bir kız demek ki sevdiği bir kimse varsa onunla konuşmuş. O yüzden günahı kebair işlemiş. O günahı kebairi ne yapacağız? Bir erkek gider, Kur'an ve sünnet tarihinde bir kızı ister.
Vermedi aile. Kız der ki beni bu adamla evlendirin. Anne baba o adamla evlendirmesi gerekir normalde aileler. Eyvallah. Ama kızlar, erkekler haram ilişkilerden uzak durun. Eğleneceğiniz kimseyle oturun. Konuşun üç sefer. Aileniz de bu noktada, ailenizin de bilginisini almanız, ailenizin de bu noktada olurunu almanız hoş bir şey. Ama ve lakin bunu böyle gayri İslami bir noktaya götürerekten bu hadiseyi bu hale getirmeyin. Hayır. Ben bireylerin kendi özgürlüklerini Kur'an ve sünnet tarihinde kullanmalarından yanayım. Ama bireylerin kendi özgürlükleri haram işlemeye açık olmamalı.
Haram işlemeye açık olmamalı. Benim bu noktada özgürlükçü duruşum kimseyi harama sevk etmesin. Evlenecek mi kimse? Evet. Evlenmeyi düşünüyor mu? Evet. Üç sefer görüşme hakkı var. Üç sefer görüşme hakkından sonra evlensen. Allah bizi muhafaza eder. Amin. Bâlevenlâhu. Fâkîmâhissalâhu. Amin.
Destur.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.