Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 19 Şubat 2016 · 1:00:12
Selamun Aleyküm. Allah gecenizi hayır etsin inşâAllah. Cenab-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak memleketimizin inşâAllah her türlü terörden, beladan, musibetler muhafaza eylesin. İdarecilerimize feraset ihsan eylesin. Hakkıyla vazifelerini yerine getirmeyi nasip etsin. Güvenlik kuvvetlerimize isabet ve feraset nasip eylesin. Onlar da her türlü bella ve musibetle mücadele az minasip eylesin inşâAllah. Karı kocanın karşılıklı hak ve vazifelerinden devam ediyoruz. Herhangi bir kimse hakkını ödemeye niyeti olmadığı halde, az veya çok bir mehirle herhangi bir kadınla evlenirse, onu aldatıp ihanet etmiş olur.
Hakkını ödemeden ölürse, kıyamet günü Allah'a günahkar olarak kavuşur. Hani bizde evliliği kolaylaştırırlar ya, kolaylaştırırız. Mehri peşin istemez genelde kadınlar. Veyahut da işte böyle yüksek değerde mehir söz konusu olunca, mehri müeccel olur. Sonradan ödemekle, sonradan ödeme kastıyla, sonradan ödeme şartıyla. Nikah nikahtır, nikahlanırlar. Eğer bu noktada erkek gerçekten amacı, o mehri ödememek, kadını ve ailesini kandırmaksa, bu büyük günahı kebaya. Hangi noktada olursa olsun, bir kimse Müslüman bir kimseyi, mümin bir kimseyi, aldatmayı düşünmeyecek.
Kandırmak, aldatmak, müminin mümine yapacak olduğu en büyük zulümlerden birisi. O yüzden aldatan bizden değildir dedi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri. Bunu tabi müfessirler biraz daha böyle yumuşatıyorlar. Hani bizden değildir sözü, bizim sünnetimizi işlememiştir. Bizim sünnetimizden uzaktır manasında alıyorlar. Eyvallah. Böyle dalınabilir ama bir tehdit var. Bizden değildir tehdidi. Öyle kolay bir tehdit değil. O zaman erkekler kadınları nikahlarlarken aldatmayı düşünmeyecekler. Tabi bu zamanda sudur eden bir hastalık daha var. Kadınlar da adamları aldatmayı düşünmeyecekler. Bu da ne? Kadınlar da adamlarla evlenme vaadiyle görüşmeler, konuşmalar, evlenme vaadiyle altınlar, takılar.
Ondan sonra düğünden bir gün önce kadın orta yerde yok. Ailesi de yok. Evi barkı da boşaltıp gidiyorlar. Orta yerde bir sürü takılar, bir sürü masraflar. Ne yazık ki insanlar perişan oluyorlar. Böyle bunun organizasyonunu yapıp böyle işte yıllarca geçinen insanlar varmış. Yani işte kızlarını böyle sözleyip, nişanlayıp düğüne beş gün kala, on gün kala işte takılarını da taktırıp yok el öpmeye gidecekler, yok şunu görmeye gidecekler.
Ondan sonra ortalıktan kaybolanlar. Vaad. Allah muhafaza eylesin. Her ne hangi noktadan olursa olsun aldatan, kandıran bizden değil. Hepiniz birer çoban gibisiniz ve elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Devlet başkanı bir çoban gibidir ve idaresi altındakilerden sorumludur. Bir kimse kendi ailesi içerisinde bir çobandır ve idaresi altındakilerden sorumludur.
Kadın kocasının evinde bir çobandır ve eli altındakilerden sorumludur. Hizmetçi efendisinin malı hususunda bir çobandır ve eli altındakilerden sorumludur. Hepiniz birer çobansınız ve hepiniz idareniz altındakilerden sorumlusunuz. Tabi bugünün günümüzü ilgilendiren, bugünü ilgilendiren şey kadın erkek ilişkileri ve birbirlerinin hakları. O zaman bir erkek elinin altındakilerden sorumlu. Ayet-i Kerime erkeği ailenin reisi hükmünde görmüş. İslam'da aile reisi erkektir. Sonra da bunu böyle cıvıtmaya, bunu bu noktada böyle yumuşatmaya, bunu kendi kendine insanlar kendilerince değiştirmeye kalkmaları Cenab-ı Hakk'ın bu noktada koyduğu hükme karşı bir noktadır.
Ne yazık ki bize bir hastalık bulaştı. Bu hastalık batıdan gelen feminist hastalığı. Bu hastalığa ne yazık ki bizim ülkenin erkekleri de karıştı. Erkekler de bu noktada feminist olmaya başladı. Bu feministlikten dolayı nice aileler yıkılmaya başladı. Aile yıkılırsa bilin ki millet yıkılır. Aile yıkılırsa bilin ki devlet yıkılır. Allah muhafaza eylesin. O zaman bir erkek elinin altındakilerde sorumlu. Eşinin dini eğitiminden, çocuklarının dini eğitiminden, onların dinen bilgilendirilmesinden, çocuklarının dini olarak bilgilendirilmesinden sorumlu. Sadece iaşe noktasında değil. Yedirmek, içirmek değil sadece. Çocuğun anne babasından hakkı üçtür.
Doğduğu zaman hayırlı bir isim konması. Hadis-i Şerati Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri öyle buyurdu çünkü. Doğduğunda hayırlı bir isim konması. Ona dininin öğretilmesi. İkincisi ne? Ona dinin öğretilmesi. Anne babalar çocuklarını dindar yetiştirmekle mükellefler. Ve onların dinlerini öğretmekle mükellefler. Üçüncüsü, iaşesini sağlayabilecek sanat, ziraat veya neyse ticaret, ona bir meslek sahip etmek. Ona bir meslek sahip etmek. Ve bugün ne yazık ki çocuklarımız dindar yetiştirilmiyor. Ama birinci derecede anne babalar dindar değil çünkü. Birinci derecede anne babalar dini eğitim almış değiller.
Bizim toplumumuzun en büyük handikaplarından birisi o. Biz hep beraber dindarız. Ama teknik olarak dini bilgiye sahip değiliz. Biz bilmemiz gereken dini hükümleri, bilmemiz gereken dini hukuku bilmiyoruz. Bize bu noktada mevcut sistemin de bizim üzerimizde, halkın üzerinde oynadığı bir oyun var. Bu Osmanlı'dan sonra kurulmuş olan layık, demokratik işte bilmem ne devletinin halkın üzerinde dinini öğrenmesinde oynamış olduğu uzun seneler bir oyun var.
Yasakladılar, bilmem ne yaptılar, bir sürü şeyler yaptılar. Ardından insanlar doğru din eğitimi almadılar. Hala da bugün ülkemiz doğru din eğitimi almıyor. Ülkemiz doğru din eğitimi almadığından dolayı problem var. İnsanlar din cahili. Ve aynı zamanda da dine aç. Dine aç olunca, hani bir kimse aç, karnı iyice aç, günlerce yemek görmemiş. O çorbanın lezzetini, nefasiyetine bakacak hükümde değil. Önüne bir çorba dendiğinde o su karıştırması dahi olsa, un karıştırması da olsa içecek onu çorba niyetine. Çorba görmemiş hiç.
Böyle bir handikapın içerisine girdi Türkiye. İnsanların önüne din adına bir sürü yalan yanlış şeyler koydular. Ve insanlar onları din diye içtiler, yuttular. Adamın birisi geldi, pamuk eller cebe, hepiniz paralarınızı vereceğiniz bu hizmetler böyle oluyor dedi. Herkes güldür güldür, güldür güldür paralarını verdi. Adamın birisi geldi, bir dinden imandan bahsetti, milletten malını aldı gitti.
Milletin çocuklarını aldılar, dini eğitim yapacağız diye çocuklar anne babaya düşman çıktı. Hala da dini öğretiyoruz diyor, çocuk annesine babasın diyor ki siz kafirsiniz. Çocuğa diyorum ki, yavrum dikkat et. Senin baban elli kusur yaşında. Biz bir dini eğitim almadık bu ülkede. Aynı yaşlardayız, yakınız. Biz bir dini eğitim almadık. Şimdi serbest. Bak sen gitmişsin, Vahabi, Selefi takılıyorsun. Orada sen bir şeyler öğrenmişsin. Oraya şu anda baskın yapan yok. Oraya şu anda bir şey söyleyen yok. Orada şimdi herhangi bir tazlikle karşılaşmıyorsun. Bunlar şimdi geldiler.
Bunlar ülkeye geleli 15-20 yıl oldu. Olmadı bile. Daha önce bunun çilesini çekenler var. Yerel, Türkiye'deki ehli sufi bunun çilesini çekmiş. İlk Risale-i Nur okuyan Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin ilk talebeleri bu çileyi çekmişler. Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri ve talebeleri bu çileyi çekmişler.
Benim şeyhimi, şeyhi Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri çekmişler. Ben şeyhimle tanıştığımda ağır cezada yargılanıyorlardı. Benim şeyhim de yargılanıyordu. İrticai faaliyetlerden, hükümetin şeyini o anayasayı değiştirmekten yaptıkları şeytire de şeftali bahçesinde bir Ramazan gününde zikir yaparken basılmışlar. Bilmiyordu insanlar, bilmiyorlar hala da ama dindarlar.
O yüzden normalde biz böyle birden serbestlik olunca din öğreniyor adında, din öğreniyor insanlar adında her türlü şeyi öğrendiler. Yanlışlıkları da öğrendiler. Allah muhafaza eylesin. Ama var bunlar. O yüzden bir baba çocuğunun dinini öğretmekle mükellef. Bir anne çocuğunun dinini öğretmekle mükellef. Birinci derecede baba mükellef. İkinci derecede anne mükellef. Çocuklar dinlerini öğrenecekler. Şu memlekette dört yıl bile yetmez. Böyle beş yıl, altı yıl okullarda okuma yazma öğrettikten sonra sırf ahlaki konularını işlemesi lazım. Sırf matematiğini, İngilizcesini, Fransızcasını, Türkçesini, ne bilin coğrafyasını, fiziğini, kimyasını öğrenir sonra çocuk.
İki yılda öğrenir. Ama çocukların ahlakları düzgün değil. O ahlakı öğretecek bir kurum yok Türkiye'de. Okullar bu konuda başarısız. Bu sefer çocuklar mecbur böyle olur olmaz din eğitimi veren yerlere gitmek zorunda kalıyor. Nereye gittiği belli değil. Aileler de bilmiyorlar karşıdaki kimsenin, eğitim verecek kimsenin dini olarak bilgisini o sunu busunu ölçmeye. Zaten o ailenin parasına gözünü dikmiş o kimseler. Ailenin parasını almak için her şeyi yaldızlıyor, her şeyi güzel gösteriyor zaten. O ailenin namzına göre şerbet veriyor. Aile Atatürkçüsü Atatürkçü kesiliyor.
Aile Atatürk'e düşmansa o da Atatürk'e düşman. Aile Atatürk'e düşman bakmayın diyor onun orada bir üstüne orada durduğumuzda biz de düşmanız. Atatürkçüsü de gelirse biz diyor Atatürkçüyüz. Kemalist devrimlerin peşindeyiz. Neydi belirsiz ortamı, neydi belirsiz. Ama babalar birinci derecede sorumlu, ikinci derecede anneler sorumlu.
Çocukların dini eğitimlerinin verilmesinden sorumlu. Ellerinizin altındakilerden sorumlusunuz. Erkekler sorumlu, kadınlarına yediklerinden yedirip içtiklerinden içirip giydiklerinden giydirmekle mükellefler. Erkekler sorumlu, eğlinin altında o kadının iaşesinden, yemesinden, içmesinden sorumlusun. Çocuklarının yemesinden, içmesinden, iaşesinden, eğitiminden sorumlusun.
Bu sorumluluğunu yerine getirmekle mükellefsin. Bu sorumluluktan kaçma, bu sorumluluktan uzaklaşma, böyle bir hakkın yok. Allah muhafaza eylesin. Müminlerin iman yönünden en mükemmel olanları, ahlak bakımından en iyi olanlarıdır. Sizin en hayırlınız, kadınlarına karşı en iyi davrananlarınızdır. Genelde bu hadis-i şerifler, buna benzer çok hadis-i şerif var.
Erkeklerin kadınlara hayır hak olması, erkeklerin kadınlara hayırlı olması, erkeklerin kadınlara ahlak dairesinde davranması. Ahlak denilince bütün insani haklar giriyor işin içerisine. Ahlak denilince hiçbir yanlış, kötü davranışa düşmeme giriyor işin içerisine. Ahlak kocaman bir manzume. Sizin en hayırlınız elinden, dilinden, Müslümanların emin olduğu kimse. Adi-i şerif, o zaman erkeğin en hayırlısı evde, birinci derecede eşine elinden ve dilinden zarar vermeyen kimse. Kadın emin olacak evde. Eşinin elinden ve dilinden kendisine zarar gelmez. Evlerimizdeki kadınlarımız bizden emin değillerse, bizim elimizden ve dilimizden emin değillerse, biz müminliğimizi sorgulayalım, biz sufilimizi sorgulayalım.
Önce birinci derecede evdeki eşlerimiz bizim elimizden ve dilimizden emin olacaklar. Eğer elimizden ve dilimizden emin değillerse, Yunus'un dediği gibi ele geleni yersin, dile geleni dersin, böyle de dervişlik dursun, sen derviş olamazsın. O zaman herkesin eşi ve çocuğu babasının elinden ve dilinden emin olacak. Bir erkek de hanımının elinden ve dilinden emin olacak. Hanımının elinden dilinden emin olması ne demek? Adamın malını terçir etmeyecek, hırsızlık yapmayacak, adamın cebinden para çalmayacak. Adamın cebinden para çalıp anasına babasına götüreceğim diye uğraşmayacak. Adamın almış olduğu pirinci kendi anasının evine devşireceğim diye uğraşmayacak.
Elinden emin olacak. Adam evine harcansın diye bir para vermiş, o parayı kendi annesine babasına devşirmeye çalışmayacak. Erkek de hanımının elinden ve dilinden emin olacak. Kadın kocasının dedikodusunu yapmayacak dışarıda. Kadın evinin sırlarını dışarı çıkarmayacak. Erkek eşinin sırlarını dışarıda konuşmayacak. Erkek evinde olup biteni gidip bir başkasına aktarmayacak. Erkek evde çıt oldu, hemen anasının babasının yanına evde çıt oldu demeyecek. Erkek erkek olacak evde. Önce onun elinden ve dilinden eş ve çocukları emin olacaklar.
Emin. Kadın diyecek ki eşim bana bir şey söylemez, küfretmez, hakaret etmez, beni incitmez, beni ikinci sınav vatandaş gibi tutmaz. Herkesin içerisinde beni rezil etmez, milletin içerisinde bana laf söylemez. Misafirlerin yanında beni kötülemez, çocukların önünde beni rezil etmek için, kötülemek için uğraşmaz. Yemeğim kötü olmuş olsa dair milletin içerisine bu yemek kötü demez. Çocukların yanında yemek iyi olmamış olsa dair ne bu akşama kadar bu yemeğim yaptın demez. Çocukların, misafirlerin ve başkalarının yanında evin temizliğinden söz konusu etmez. Onu hiçbir şekilde hor ve hakir görmez. Onu hiçbir şekilde aşağılamaz. Kadın bu noktada emin olacak erkekten. Emin, erkek bunu otoritesiyle, ahlakıyla evin içerisine bunu oturtturacak.
Bir problem varsa çocukların yanında kavga etmeyecek erkek. Çocukların yanında kadına küfretmek erkeklik değil. Milletin yanında kadına hakaret etmek, küfretmek, vurmak erkeklik değil. Bu erkeklik değil. Adam, adam gibi olacak. Onun elinden, dilinden eşi emin olacak. Adam, adam gibi olacak. Kadına sıra dağlar gibi görünecek. Adam, eve adam girdi. E kadın da bu şekilde olacak. Ne yapacak? Onun da o evin içerisindeki herkes, kadının elinden ve dilinden mi emin olacak. Hemen iki çıt oldu diye anasına babasına gidip şunu şöyle yaptı da bunu böyle yaptı da kör olasıca. Adam da çocukların yanında adamı kötülemek.
Sizin babanız şöyle de, babanız böyle de, babanız şöyle eksik, babanız böyle yanlış da. Babanızın babası böyle yaptı da, babanızın anası böyle yaptı da, kaynanam şöyle oldu da, kayınpederim böyle oldu da. Bana şunu yaptırdılar da, bunu yaptılar da. Ah ben ne çektim çocuklar bir bilseniz. Gitti evlilik müessesinin birliği. Bir misafirlik gittiğinde, vay bizim adam böyle fincan almaz ki. Batırdı adamı. Batırdı. Kadın da ne yapacak? Dilini muhafaza edecek. Emin olacak adam, kadının dilinden. Emin olacak.
Çocuklar da emin olacak. Kadın çocuklarına dedikodu öğretmeyecek. Gıybet öğretmeyecek, iftira öğretmeyecek. Çocukların babalarını, babalarını kötüleyerekten çocuklarının önünde babalarını alaşağı etmeyecek. Allah muhafaza eylesin. O yüzden eşler ahlaki kurallara uyacaklar evde. Elinden emin olacak, israf etmeyecekler.
Olur olmaz her yere para çarçur etmeyecekler. Kadın da erkek de, çocuklar diyecekler ki bu gece dışarıda kebap yedirin bize. Önce annesi atlayacak. Diyecek evladım evimizdeki yemek hiçbir yerde yok. Evimizde yiyelim. Hemen atlamayacak. Babanız götürmez ki. Şöyle sıcağı adam ne zaman götürdü bizi? Babanız almaz ki. Gider o annesine bakar. Kadın da kadın gibi olacak. Adam da adam gibi olacak. Allah muhafaza eylesin. Şüphesiz müminlerin iman açısından en mükemmel olanları, ahlak bakımından en iyi olanları ve ailesine karşı en iyi davrananlardır. Hatta bir hadis-i şerifte de der ki, ben ailesine, eşine en hayırlı olanım der, içinizde der.
O zaman biz ne yapacağız? En hayırlı olmaya gayret edeceğiz. Allah muhafaza eylesin inşallah. Hiçbir mümin saliha zevcesine kızmasın. Onun bir huyunu beğenmese bile beğendiği başka huyları olabilir. Kadınların da erkeklerin de ufak tefek eksiklikleri, noksanlıkları, yanlışlıkları olacak. Bütün insanların eksiklikleri, noksanlıkları, yanlışlıkları, günahları olacak.
Onların o eksikliklerine, yanlışlıklarına bakarak da onları tamamiyetle dukaka ilan edip, kötü ilan edip kenara atmayacağız. Allah muhafaza eylesin. Bir sahabe geldi. Dedi ki, ya Resulallah zevcelerimizin üzerimizdeki hakkı nedir? Yediğinden yedirip giydiğinden giydirmen, yüzüne vurmaman, ona kötü söylememen ve evden dışarıda onu terk etmemendiriz. O zaman ne yapacağız? Dövmek, yüzüne vurmak. Yasaklanmış sufiler eşlerini kolay kolay dövmezler. Ben daha bekardım.
Şeyhim Allah rahmet eylesin. Bana dedi ki, Mustafa Efendi ben daha bir tokat vurmadım oğlum dedi. Ben de içimden söz verdim. İnşallah ben de vurmayacağım dedi. Allah sözümü de bugüne kadar tutturdu. Cenab-ı Hak bu yaştan sonra da tuttursun inşallah. Vurmak erkeklik değil. Allah muhafaza eylesin. O yüzden sufi kardeşler buna dikkat edecekler. Ve eşlerine kötü konuşmayacaklar. Bu kadınlar içinde, erkekler içinde geçerli. Kötü konuşmak yok eşler arasında. Hatta böyle benim yanımda bazen denk geliyor. Atışırlar böyle çok denk gelmez ama öyle çıkan oluyor işte. Diyorum ki akşama beraber olacağınız yine.
Susuyorlar. O yüzden kötü konuşmak yok. Sabredin. Susun. Kadınlar da erkekler de. Evden dışarıda onu terk etmemendir. O zaman ne yapacak? İnsan eşini terk etmeyecek kolay kolay. Allah muhafaza eylesin. En önemlisi. Yedinden yedirecek. Öyle dışarıda sen kebabı yi. Ondan sonra kürdanı da dudana tak. Eve git. Eee ben tokum. Dışarıda götür köfteleri. Eve git. Ya biz tokum ben. Yediğinden yedireceğim. Yediğinden yedireceğim.
Öyle biz 5-6 arkadaş toplandık bir kıra gittik. Olur. Eşlerinizi de götürün. Onlar evde. Aldınız 10 kilo eti gömdünüz. Ede kimler? Yok. Bakın sünneti Resulullah'a yediğinden yedireceğim. Dışarıda yemek zorunda kaldıysan eşinin canı çekmeyecek senin yediğinden. Ne yedin dedin de ya uydur kaydır bir şey yedik işte. Bitti. Gerçekten uydur kaydır bir şey yiyeceksin. E gittin döneri patlattın.
Gömdün geldin. Eee ne oldu? Ya işte ıcık ıcık ıcık çok güzelmiş döneri. Boğazına takılsın. Ha amin demediniz ya. Ve bitten beri amin diyordunuz. Geçti şimdi. Adamların en büyük handikapı.
Uy ne cömertler 5-6 arkadaş toplanıp dağa gidiyorlar. Ele başıları da. Ali. Nerede? Efendim? Ekibi dağıldı mı? Cimrileşti o yüzden mi? Yoksa ekip mi bunu terk etti? Bunu şeyh olarak kabul etmiyorlar o zaman artık. Pardon şık. Adamın alığı şık Ali. Nüfusta da şık Ali değil mi? Nüfusta Ali mi? Babası mı koymuş şık Ali diye? Tamam demek ki var ya bir emareye bir işaret var ki koymuş.
Şık Ali diye. Bir ara öyle değil mi de ekibi? Değil mi? Neydi ismi? Ayışı grubu. Vay vay vay vay. Hilal-i Ahmer. Hilal-i Ahmer. Heee. Ha Sıtkı sende varsın o grupta. Gece saat 3'te geliyor. E şey ya gece teheciha kalkıyor. O da peki teheciha kalkınca zikir yaparken kebap Allah, kebap Allah, kebap Allah diyor. Olur kalkmazsan teza gelir. Ha kalkmazsan bir de ceza gelir. Doğru şık. Artık gelmiyor mu? Şıklar ölürler.
Allah'ım hafaza eyleseyim. Ne yapacaksın? Yediğinden yedireceksin. İkincisi ne? Geydiğinden giydireceksin. Adam gran tuvalet, şilet gibi giymiş. Üzerindeki adamın takımın 500 lira, 1000 lira neyse. Kadının üzerinde 60 liralık monto. Adamın ayağında 200 liralık ayakkabı. Kadının ayağında 30 liralık ayakkabı. Yok. Yok. Geydiğinden giydireceksin. Hoş şimdi çarp biraz tersine dönüyor. Kadınlar daha lüks şu anda. Yani biraz daha böyle kadınların trendi yükseldi bu ara ama biz yine erkekler olarak bu kaideyi bileceğiz. Ne yapacağız?
Geydiğimizden de giydireceğiz. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Dikkat ediniz. Kadınlarla güzel geçininiz. Bakın bu emir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyuruyor ki kadınlarla güzel geçininiz. Kadınlarla güzel geçinecek kardeşler. Çünkü onlar sizin yanınızda birer esir gibidirler. Açıkça bir kötülük işlemedikçe onlar hakkında bundan başka bir şey de yapamazsınız. Açıkça bir kötülük işliyorsa nasihat et. Konuş. Onun aleyhine davranma. Açıkça bir kötülük işleyecek. Bir kimseye sizin, bir kimseye sizin söyleyebileceğiniz şey, açıktan bir kimse kötülük işliyorsa ona nasihat etmektir.
Eğer bir kimsenin açıktan kötülüğünü görmüyorsanız, onun hakkında konuştuğunuz her şey iftira. Yapıyorsa eğer o kimse açıktan işlemiyor ama bakın. Müslümanlar bu ölçüleri kaybettiler. Bir kimse açıktan kötülük işlemiyor. Müslüman onun arkasından konuşuyor. Dilinden emin değil insanlara. Açıktan kötülük işlemek, meyhane çalıştırmak. Açıktan kötülük işlemek, bar, pavyon, ıvır zıvır haram bir yer çalıştırmak. Açıktan kötülük işlemek, herkes biliyor ki o adam faizci. Açıktan kötülük işlemek, herkes biliyor ki o adam kadın pazarlıyor.
Açıktan kötülük işlemek, herkes biliyor ki o memur rüşvetçinin teki. Açıktan alıyor. Bir kimse açıktan kötülük işleniyorsa, Müslümanın ona yapacağı nasihat etmek. Kötülüğü gördüğünüzde elinizde, devlete ait. Mümkün değilse dilinizde, alimlere, bilen insanlara, nasihatçilere.
O da mümkün değilse kalben buz ederekten önlemeye çalıştınız. Bu da imanın en zayıf noktasıdır. Bir kimsenin buna maruz kalması için açıktan kötülük işlemesi lazım. Diğeri Müslümanların arkasından gıybet etmek. Diğeri Müslümanların özel hallerini araştırmak. Diğeri Müslümanların evlerini gözetlemek, dükkanını gözetlemek. Diğeri o kimsenin özel hayatını gözetlemek, özel hayatını incelemeye tabi tutmak. Bunlar haram. Bir erkek de evde açıktan kötülük işlemiyorsa, kadının onun aleyhine yol araması haram. Eğer bir kadın evde açıktan kötülük işlemiyorsa, erkeğin onun aleyhine yol araması haram. İşte kadının tesettürsüz dışarı çıkması gibi, açıktan kötülük işliyor.
Kadının evde kadınları toplayıp, Konkem Partisi yapması gibi. Kadının kadınları toplayıp evde içkiler, dansözler, bilmem neler, onlar bunlar böyle fahişeli fuhşiyata düşecek şeyler yapması. Açıktan kötülük işliyor kadın. Eve gelene gidene bağırıyor, çağırıyor, kızıyor, herkese hakaret ediyor. Erkek eve gelene gidene herkese hakaret ediyor. Açıktan kötülük işliyor. Allah muhafaza eylesin. Açıktan bir kimse kötülük işliyorsa, açıktan bir kimse haram işliyorsa, onun ar ve haya perdesi patlamıştır. Ben bu işi yapıyorum, açıktan da yaparım. Hayasız o. O terbiyesiz, o ahlaksız, o edepsiz. Onun perdesi patlamış.
Ben açıktan yaparım demek, efelik değil. Ben açıktan yaparım demek, delikanlı kadın rolü değil. Edepsizliğin adı delikanlılık olmuş. Terbiyesizliğin adı harbilik olmuş. Açıktan içermiş o, harbiymiş o. Terbiyesizliğin tek o. O bir sevgilisi varsa, açıktan el ele, kol kola, omuz omuza gidermiş. Edepsizin tek o.
Bir kimse bir günahı açıktan işliyorsa, cahildir. Önce makul düşünüyoruz. Bilmiyor onun haram olduğunu. Cahil. O haram olduğunu biliyorsa, evet. O edepsizin, terbiyesizin teki. Onun haya damarı yırtılmış. Onun haya perdesi yok olmuş. Açıktan. Var ya Facebook'larda orada burada, karısıyla böyle yanak yana, yok böyle dudak dudağı, yok sarmaş dolaş, nişanlandık. Ardından 15 gün sonra, aa, yok bir şey, bozulmuş. Allah muhafaza eylesin.
Öyle dervişlerden de vardı birkaç tanesi. Dergahtan gönderince yanları sıkıldı. Dedim, yok dervişlik de böyle. Yapacaksanız bırakın dergaha dedim. Evet. Bizim resmimizi koyacak oraya. Altında da nişanlı mı değil. Ne? Nişanlanacağız. Bu ne dedim ya? Allah muhafaza eylesin. Yanlış. Bir kimse açıktan günah kebar işliyorsa, açıktan kötülük işliyorsa, bir. Deriz ki bilmiyordur. Burada İslami eğitiminin olduğu büyüktede değiliz. Öğretilmemiştir. İki, biliyorsa edepsizin, terbiyesizin tekidir. Öyle harbi kızdır, harbi oğlandır, harbi harbi yapar. Değil, edepsiz o.
Onun bizim önümüzde şeklini şemaline değiştiriyorlar. Harbi kızmış o ya. Vay be ne harbi kız. Yaptığını harbi harbi söylüyor ve yapıyor. Vay ne edepsiz kızmış ya. Hiç insanlardan utanması, harlanması yok. Herkesin önünde oğlanla öpüşen diye uğraşıyor. Edepsizin, terbiyesizin teki. Ne edepsiz terbiyesiz adammış ya. Yolda kızı öpeceğim diye uğraşıyor. Ne edepsiz terbiyesiz adammış ya. Yolda karısını öpeceğim diye uğraşıyor. Ne edepsiz terbiyesiz adammış ya. Karı kocaymış ya. Yolda sevişir gibi yürüyorlar. Ne harbi değil ya. Bize böyle şey geliyor bu. En tuhafıma giden de böyle örtülü genç kızların.
Her minibüsler var ya böyle adamın bir iş minibüsü var. O kız böyle adamın içine girecek. Girmiş minibüsün yanında, adamın yanında. Minibüste gidiyorlar. Bir gün gördüm kız adamın avuzunu atmış. Şeyini örtülürler bir de. Dedim pes ya. Ama hadis-i şerif siz adım, adım, adım, adım. Hristiyan ve Yahudilere benzemedikçe kıyamet kopmaz. Adım adım. Milletin içerisinde Hristiyan adet ve gelenek ve göreneklerini yaşama azmi var. Hristiyan adeti sarmış her tarafımızı. Dinsizlik adetleri sarmış her tarafımızı. Evli, barklı, koskoca insanlar yolda sevişir gibi yürüyorlar. Açıktan haram istiyorlar.
Açıktan kötülük istiyorlar. Açıktan. Alışveriş merkezlerinde, sokaklarda, caddelerde millet sevişeceğim, oynaşacağım diye uğraşıyor. Açıktan haram istiyorlar. Açıktan. Özlem var harama karşı milletin içinde. Avrupalılaşmak olarak bunu anladık biz. Avrupalılaşmak olarak bunu anladık.
Düğün yapacaklar, rınk rınk rınk, herkes eline bir altın, önce hatunu onlar öpecek. Kızıyorlar ben böyle deyince. Adam daha öpmeden, küçük altını takan öpecek kadını. Bana diyorlar, nereden buldun? Ya gözümün önünde, önce hanımı başkası öpecek. Açıktan haram işleniyor. Açıktan haram işleniyor. Açıktan kötülük diz boyu. Bir kimse bir kötülüğü açıktan işliyorsa, bir cahil ya da edepsiz terbiyesizin teki. Evlerimizde birinci derecede erkekler, eşleriniz ve çocuklarınız açıktan kötülük işliyorlarsa, bunu önlemekle mecbursunuz.
Önleyeceksiniz bunu. Nasihat edeceksiniz, bir daha nasihat edeceksiniz, bir daha nasihat edeceksiniz, bir daha nasihat edeceksiniz, bir daha nasihat edeceksiniz, bir daha nasihat edeceksiniz. Gerekirse yasaklayacaksınız, kötülüğü önüleceksiniz. E kadınlar da aynı. Kocaları kötülük yapıyorlarsa açıktan, nasihat edecekler onlarda. Bey yapma, etme, çocuklara kötü örnek olma, evimizi dağıtma, yanlışlığa gitme. Her neyse kötülük. Kötülükle mücadele etmekle mükellefiz. Kötülükle mücadele etmekle mükellefiz. Önce kendi nefsimizde, ondan sonra etrafımızdakilardan. Eğer açıktan isyan ederlerse yatakta onları ayırın, yaralamaksızın dövün.
Eğer kadınlar açıktan isyan ediyorlarsa, açıktan kötülüğe gidiyorlarsa, bu biraz böyle cinsel suçlarla alakalı. Kadın kendi kafasından başka bir adama doğru meyletme ihtimali var. Erkeğe karşı soğukluk var. Erkek gel dediğinde gitmiyor. Erkekle yatmak istemiyor. Bahaneler üretiyor. Dört günde bir gün kadının cinsel ilişkiye girmesi kadının hakkı. Ama kadın bunu istemiyor. Erkek ilişkiye girmek istiyor, kadın uzaklaşıyor. Üç gün, yok beş gün, yok başa ağrıdı, yok çok yorgundu. On gün, on beş gün, yirmi gün, bir ay. Kimse üzerinden alınmasın.
Ben Bursa'ya gelince duydum. Üç ay, dört ay eşlerini dokanmayan adamları burada tanıdım. Kaldım. Eşine yüz vermeyen, onunla ilişkiye girmeyen kadınları Bursa'da tanıdım. Kadın resmen girmiyor ilişkiye. Adama diyor, ne yaptın? E uğraşıyorum, şey yapmıyor diyor, müsaade etmiyor. E ne yapıyorsun? Bir gün dayanamamışım, boşa dedim ya, şimdi boşa üç telakla. Seninle yatmıyorsa, gel dediğinde gelmiyorsa, üç telak şimdi boşa dedim. Kadın kaldı. Nasıl ihan dedi, basbayağı dedim ya. Sonra adam bastırınca, ne demiş kadın ona?
Ben ihanet edemem demiş, sevgilim var benim. Demiş ona söz verdim ben o yüzden demiş, seninle yatmıyorum. Boşanmayacağım da senden demiş. Adam geldi benim yanıma koşa koşa. Böyle böyle dedi, dedi. Oğlum benim yanıma nama geldin dedim. Böyle baktı. Ben sen dedim, gerçekten adamla yerine gezen Pısır'ın tekimmişsin dedim. Senin yüzüne söylemiş demiş, dedim. Aldatıyorum seni. Bu ne demek dedim, bu iş yapıyor. Zina yapıyor. Yüzüne itiraf etmiş senin dedim. Dedim bak, bir kadın itiraf ederse ben zina ettim diye aklı dengesini sorulur onun. Akli dengesi yerinde sen zina etmiş.
İslam hukukunun önünde zina ettiğini söyleyen evli bir kadın rejim edilir. İslam hukukunda yine kendince zina ettiğini söyleyen adam da evli adam da rejim edilir. Şimdi kadınların korkusu yok. Kocalarının önünde açık, benim önümde olan hadiseler bunlar. Kadının korkusu yok. Açıktan sönüyor. Ben zina ettim. Benim sevgilim var. Ben ona ihanet edemem. Adam da benim yanıma koşa koşa gelmiş. Dedim oğlum, cinayetlik bir şey bu. Bir dedim, katil olur insan. Dedim, sana öldür demiyorum ama dedim, böyle bir şey yok. Ama katil olur insan. Sen ne amma geldin benim yanıma, boşasaydın ya. Adamlar da adam değil.
En enteresan, geçenlerde anlattım ya size. Kadın kocasıyla gelmiş. Ben sevgilimden vazgeçemem diyor. Adamdan da vazgeçemem diyor. Çocuğumun babası diyor. Birisi çocuğunun babası, birisi sevgilisi. Vazgeçemiyor hekisinden de. Biraz bu dersleri yapmamın, yapma sebeplerinden birisi de tehlike büyüyor gün geçtikçe. Tehlike büyüyor. Aile kavramı çöküyor. Ne yazık ki ailelerde fuhuş var. Kadının, kızın sevgilisi var. Kadın onu örten de uğraşıyor evde. Annenin haberi var kızının sevgilisinden.
Ve anne bundan tedirgin değil. Ve anne bunu önlemek için uğraşmıyor. Bir baba düşünün, kızının sevgilisinden haberi var. Baba bunu önlemek için uğraşmıyor. Baba bunun önlemini almak için çaba sarf etmiyor. Yumuş gözüne herkes. Bakıyor kız o sevgiliyle evlensin. Evlenecekler hocam diyor. Ya diyorum evlenecekse şimdi evlensin. Al götür nikahla, yok tutur evde. Yok. Yani bu böyle batının şeyi, ne o? Ölçüsü bize geldi. E hocam hiç gezip tozmayacaklar mı? Birbirlerini tanımayacaklar mı? E dedim tanıyor birbirini.
Birbirini ama sonra bırakıyor tanıyınca. 15 gün sonra bırakıyor. 2 ay sonra bırakıyor. 3 ay sonra bırakıyor. Ondan sonra ara 5 sorular soruyorlar bana. Kadın terk edilmiş psikolojisinde. Yazıyorlar bana mektuplar. Ben bir beyaz gülüydüm. Açmadan soldum. Sayfa sayfa. Bir tanesi bağlamış. 19 sayfa göndermiş bana. 19 sayfa. Kendi kendime dedim dini kitap okumuyorum bu kadar dedim. Bunu okuyacağım şimdi. Annesinin haberi var.
Babasının haberi var. Abilerinin haberi var. Ama solmuş beyaz bir gül oldu şimdi bu. Kızım haram dedim hepsi de. Bir de altına cep telefonunu bırakmış. Aramak isterseniz diye. Aradım. Haramın içine girmişsiniz hepiniz de dedim. Ailecek haram işlemişsiniz. Ailecek zina işlemişsiniz. Ailecek. Aile boyu zina işlenmiş. Herkesin her şeyden haberi var. Aile boyu zina işleniyor. Bir abi düşünün. Kız kardeşinin sevgilisiyle yaşadığından haberi var. Bize bunlar modernlik olarak geliyor. Bize bunlar demokratiklik olarak geliyor. Bize bunlar çağdaşlık olarak geliyor. Bize bunlar indiricilik olarak geliyor. Değil.
Sonra benim söylediğimi kafaları almıyor. Evlenecek olan bir dakikada evlenir diyor. Evlenecek misin sen? Evet al anneni babanı getir. Git kızın babasının yanına. Biz çocuklarımızı evlendirmek istiyoruz de. Bitti. Dermiyor diyor. Kız evlenecek. Kızım sen evlenecek misin bu adamla? Evet. Söyle ailene. De ki ben bu adamla evleneceğim. Beni evlendirin. Çünkü İslam dininde bir kız bir erkekle evlenmek istiyorsa anne baba onu evlendirmekle mükellef. Eğer bir kız evlenmek istemiyorsa anne baba onu zorla da evlendiremez. Dinen hakkı.
Ya kız evleneceğim diyor. Annesine babasına diyor ki everin ya. Kız evleneceğim diyor. Bunu alacak olan adam da var mı var? Sen bu adamın normalde hayat standartına razı mısın? Razı değil mi? Ever ya. Ever. Yok. Bir sürü adet çıkarmışız biz. Nişanlıyorlar ardından 6 ay sonra. 6 ay bekleyeceklermiş. Nerede? İzmit'ten bizim bilgisayarsız nerede? Buradayım. Kaç ay bekledin? 6 ay. 6 ay bekledin. 6 ay bekledin değil mi? Ha 6 ay beklettiler böyle adet. Değil mi? Adetler ölmüş değil mi? Daha önceden şey yaptık hani kısa uç olsun diye ama kış da olmaz falan derdi. Yaz olsun dediler. 6 ay oldu.
Ha? Hiç kafam basmıyor benim bunlara. Hiç. Hiç hiç hiç. Selamun aleyküm aleyküm selam. Tamam mı? Tamam mı? Hadi selamun aleyküm aleyküm selam. Allah yoluna aç gelsin. Yok. Allah muhafaza eylesin. Amin. O yüzden inşallah Rabbim bizleri bu konuda uyardıklarından ve uyandırdıklarından eylesin. Amin. Dikkatli olunuz. Sizin kadınlarınız üzerinde, kadınlarınız da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediğiniz kimseleri çiğnetmemeleri. Yani bir kadının, bir kadının, bir kadının başında kocası var ise başka bir erkeğe gözünü kaşını kaldırması yok.
Haram. adamın yatağını bir başkasına çiğnetmeyecek en büyük günah kebayelerden birisi evli kadın ve erkeklerin zina etmeleri Allah muhafaza eylesin ve hoşlanmadığınız kimselerin evine girmesine izin vermemeleri adam yasakladı bu aileye ev alma almayacak kadın eve almadı, almayacak veleyim ki bu adamın veya kadının gerçek annesi babası olsun adam dediyse bu eve almayacaksın almayacak kadın
kimseye almak, kimseye almayacak kadın oturacak, diyecek ki ben bu şartlarda böyle bu almıyorum ama evliliğimi yürütemem benim arkadaşlarım var ondan gelip gitmesi lazım komşularım var, annem babam var senin emrini dinliyorum ama bunlar var kadın oturacak, konuşacak ben istediğimi alırım alamazsın evliliğin hukuku geldi kadının birisi dedi ki bana evliliğin hukukunu söyle ya Resulallah işte o da dedi kocana itaat edeceksin, şunu yapacaksın, bunu yapacaksın söyledi vallahi ben evlenmeyi düşünmüyorum ebediyen dedi yani bu dünya hayatım boyunca evlenmeyi düşünmüyorum
Hz. Peygamber Efendimiz dedi ki onu zorla evlendirmeye kalkmayın evlenecek olanlar oturup evliliğin hukukunu konuşacaklar onların sizin üzerinizde hakları ise yemelerine ve giyinmelerine özen göstermenizdir Allah bu konuya devam edeceğiz Allah bizi muhafaza ettiklerinden eylesin Allah'a emanet olun Allah'a emanet olun
Neyse
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.