Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 22 Ağustos 2015 · 1:02:26
Selamun Aleyküm. Allah gezenizi hayır etsin. Sena mahkûmüzünüzü hayırlı eylesin. Ayıp güzel yılımızı hayırlı eylesin, inşallah. Unluklarımıza nail eylesin. Vakuklarımıza fırsat muhafaza eylesin, inşallah. Güzel ahlak sahibi olmak için neler yapmalıyız? Örneklerle, bu çıktılardır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Ben güzel ahlakı tamamlamak için önderildim derdik.
Başka bir hadis yetti, en güzel ahlaktır derdik. Güzel ahlakla alakalı birçok hadis yetkiler söylenmiş. Bunun alakalı birçok ayeti kerimelerdir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin senin en güzel ahlak üzeresini buyurmuş. Cenab-ı Hakk'ın. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri beni Rabb'in terbiye etti. Ne güzel terbiye etmiştir derdik. Burada güzel ahlakla alakalı bir kimsenin yapması gereken bir hadis-i şerif edilince sizin en hayırınız etrafına hiç zarar vermeyin bizde buyurmuş. Güzel ahlakta bir kimse etrafına hiç zarar vermeyecek. Hiç mü'min odur ki elinden ve dilinden diğer mü'minler emindir. Müslüman odur ki elinden ve dilinden diğer müslümanlar emindirler.
Mü'min odur ki insanlar onun üzerinden, canından emindirler. O yüzden güzel ahlakın en alt seviyesi sizin elinizden, dilinizden, gözünüzden hiç kimsenin zarar görmemesidir. Hiç kimse. Bununla alakalı zarar vermemek ibadettir. Mesela kumar koyunamamak ibadettir. İçki içmemek ibadettir. Günah-i kebailerden uzak durmak her an, her dakika ibadettir. Zarar vermemek de ibadettir. Ve bu noktada sakınmak. Benden bu kardeşe zarar gitmesin. Benden eşime zarar olmasın. Benden çocuklarıma zarar olmasın. Benden anne babama zarar olmasın. Benden etrafımdaki insanlara zarar olmasın.
Benden etrafımdaki insanlar asla ve asla sıkıntı yaşamasın. Bu güzel ahlakın en temeliyiz. Bir hadis-i şerifte var. Sizin en hayırlısı, etrafına en fazla faydası dokunan anınızdır. O zaman biz güzel ahlak, ikinci adımımız bizim, etrafımıza faydalı. Etrafa faydalı bulurken, etrafa zarar verirken, birinci derecede o kimsenin yakın dairesiniz.
Siz bir iyilik yapacaksanız, önce eşinize. Bir iyilik yapacaksanız, önce çocuklarınıza. Bir iyilik yapacaksanız, önce anne babanıza. Bir iyilik yapacaksanız, önce içinize. İçinize, sizden emin olacak olan insanlar da önce yakın dairesiniz. Önce eşiniz, çocuklarınız, anne babalarınız, babalarınız, akrabalarınız, komşularınız, arkadaşlarınız. Sizden emin olun. Sizin dilinizden, elinizden, gözünüzden, kumandan, kulağınızdan, elinizden, ayağınızdan emin olun. O zaman, güzel ahlak, birinci derecede etrafa zarar vermemektir. İkincisi, etrafına faydalı olmak. Birinci derecede, günah kebailerden uzak durmak. İkinci derece, küçük günahlarla da uzak durmak.
Üçüncü derecede, şüphelilerden dahi kaçınmak. Bu da ne? Takva. O zaman biz birinci derecede, önce günah kebailerden uzak tutalım kendimizi. Birinci derecede, önce bizden hiç kimse zararı görmesin. Birinci derecede, eşimiz önce bizden mutlu ve memnun olsun. Kadın erkekten erkek kadından. Hanım, erkek, kocasıyla alakalı desin ki Allah bundan razı olsun. Daha bugüne kadar beni dövmedi, sövmedi, kötü laf kullanmadı, beni itmedi. Yani bu noktada Allah bundan razı olsun demesi gerekir. Erkek de önce eşinden demeli ki Allah bundan razı olsun. Bugüne kadar beni bu noktada nefsime uydurmadı.
Bana karşı gelmedi, bana itaat etti. Benim aramda bir krozan olmadı. Yani kah kendi kendime sinirli geldi, beni sakinleştirdi. Bana tam bir sevgililik yaptı. O zaman birinci derecede güzel ahlak eşimize, çocuklarımıza, anne babalarımıza karşılaştı. Bu noktada hani içeri acı müber, dışarı tatlı şeker gibi o olmadı. Bana insanlar vardır, aa dışarıda ne kadar iyiydi.
Ama evdekiler derler ki, gelin bir de bize sorma. Adam dışarıda çok iyidir. Hanım derse ki, gel bir de bana sor, eyvah keyvah. Bunlar münafıklık alameti. Kadın dışarıda harika, ne anlayışlı, ne hoş gördü, ne iyiydi. Ama kocasına karşı sert, anlayışsız, tutumlarında çarpıklık var ise eyvah keyvah keyvah. O yüzden güzel ahlak sahibi olmak için biz nefsimizle mücadele edeceğiz.
Bizden haram sudur etmeyecek, bizden zarar sudur etmeyecek. Bununla alakalı ne yapacağız? Var gücümüzle mücadele edeceğiz. Sufilik, güzel ahlakın üzerine kuruluyoruz. Sufilik çok ibadetin üzerine kurulu değildir. Tarih boyunca sufilik, güzel ahlakın üzerine kuruluyoruz. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti'nin güzel ahlakı nafile ibadetlerin üstünde durdur.
Bütün nafilelerin üzerine güzel ahlakı durdur. Hatta güzel ahlakı farz ibadetler hesabesinde durdur. Namaz odur ki insanı kötülüklerden alıkoyan. Bakın namazın tecehiyatını kötülüklerden onu koymasına bağlıdır. Eğer bir kimse namaz kılıyorsa ve hala da kötülüklere devam ediyorsa onun namazı hakikate ulaşma noktasında değil.
Cenab-ı Hak'ın Kur'an-ı Kerim'de beyanına göre haçavra gibi yüzenen namazların hatırlayacağı namaz kılıyor. Hani aslaktan bazıları vardı ki eksik noksan işler yapıyorlar. Eksik noksan işler yaparken Hazreti Peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti'nin bunu beyan ettiler. Hazreti Peygamber Efendimiz o namaz kılıyor mu dedi. Evet dediler. Namaz onu kötülüklerden alıkoyar diye ayeti kerimeyi söyledi. Ve sahabe bir müttesanlı o kötülüklerden arındı. Ondan geri döndü. Geldiler dediler ki ya Resulallah sallallahu aleyhi ve sellem'e o sahabe bu kötülüklerden alındı. Alıkoydu. Onlardan o noktada yapmamaya başladı. Hazreti Peygamber buyurdu ki demedim mi ben size namaz insanı kötülüklerden alıpoyar.
O zaman güzel ahlak birinci derecede günah kebaili terk etmek. Bizim elimizden, dilimden, gözümüzden diğer Müslümanların emin olması. Bilecekler ki biz onların emanetlerine ihanet etmeyiz. Bilecekler ki bizim elimizden onlara bir zarar gelmez. Bilecekler ki bizim dilimizden onlara bir zarar gelmez. Göz inasından korunmak için neler yapmalıyız? Göz inası bir kadının veya bir erkeğin birbirlerine şehvetle uzun süre bakmalarıdır. Bu ancak evlenecek olan çiftlerin birbirlerine şehvetle bakmaları caiz görmüş. Zaten eşler birbirlerine şehvetle bakmalılar. Nikahlı eşlerinin birbirlerine şehvetle bakmaları ibadetten sayıldı. Ama nikahsız kadın ve erkeğin birbirine şehvetle bakmaları zinadan sayıldı.
İslam'da zina haram, zinaya giden bütün yollar da haram. İslam'da bir şey haram ise ona giden yollar da haramdır. Şarap haramsa üretmek de satmak da haramdır. Zina haram, göz göze bakışmak da haramdır. Bu şehvetle bakmayı hayırdır. Hz. Ali radallahu anh hazretleri nakleder ya birinci bakış Allah'tandır.
İkincisi nevsinden, üçüncüsü şeytandandır. O zaman gözlerini mümin erkeklere ve kadınlara söyle, gözlerini zinadan arındırsınlar, korusunlar. Bu nedir? Bu kadının ve erkeğin birbirine nikah düşen, birbirine haram olmayan, kadın ve erkeğin birbirine şehvetle bakmasın. Şehvetle bakmaktan ve bakışmaktan Allah'a sığınıp bundan kendimizi korumaya gayret edeceğiz.
Takva sahibi nasıl olabiliriz? Bu noktada sohbetin başında belirttiğiniz gibi, bir kimse binâ kefailerden uzak durmakla takva sahibi bulur. Takva sahibi binâ kefailerden uzak olup farz ibadetlerini yerine getiren kimsedir. Hz. Peygamber sanılan ve selam adeta takva şüphelilerden uzak durmaktır dedi. Bu, bunun zirve noktasıdır. Zirve noktasıdır. Biz birinci derecede haramlardan uzak durup farz ibadetlerini yerine getirmek gayret edeceğiz. Gaflet ve vesvese neden kaynaklıdır, nasıl bunu yaşayabiliyoruz? Gaflet ve vesvese kalbin halidir. Gaflet ve vesvesede de kalpten sudur eden duygulardır. Bunun normalde sudur etmesinin sebebi bir, bir kimsenin cehaletindendir.
Bilmiyordur haramı, helalı, bu duyguların nereden geldiğini. İkincisi, zekirsizliklerdir. Bir kimsenin kalbinde zekullah, tecelli etmezse, oturmazsa, o zaman o kimsenin kalbinde heva, hevesi olsun. Kalbinde vesvesi olsun. Allah muhafaza eylesin. Bu, sufiler için. Bu, sufilerin en büyük hastalığıdır. Allah muhafaza eylesin. Günlük yaşantımızda Allah için sevip ve bu üzerinde nasıl bu örnek vererekten açıklar mısınız? Bir kimsenin günahı, günahı sevmesi, günah işleyenleri, günah işledikleri için sevmesi, bu noktada günaha karşı umut etmemesi, bunu o kimsenin Allah için sevmediğine işaretlenir bir şey.
Hatta Allah'ı sevmediğine işaretlenir. Allah için sevmek, önce Allah'ı sevmekle başlar. O kimse Allah'ı sevmiyorsa, Allah için de hiç kimseyi sevemez. Eğer o kimse Allah için günahtan uzak durmuyorsa, Allah için günahlardan sakınmıyorsa, o kimse Allah için guz edemez. Ancak Allah'ı sevenler Allah için sevip Allah için guz ederler. Allah'ı sevmeyenler Allah için sevip Allah için guz edemezler. Bunu örnekleme eğer siz haramla ilişkiyle alakalı bir şeye bir gönül boğuluk olduysanız sizin Allah sevginizi tartışırız. Allah için sevme bu noktada Allah'ı semerler içindir. E bu nedir?
Bu menfaatsizliktir. Bu bir şey beklemeksizin sevmektir. Ummamaktır. Ummamaktır. Eğer siz birisinden dini argümanları ve duyguları düşünerekten bir şey umuyorsanız Allah için sevgi değildir. Allah muhafaza etmesin. Allah için guz ise bu kimsenin Allah'ı sevmediği hal, hareket, fiil ve düşüncelere karşı kendisini kapatmasın.
Kendisini bu noktada kapatıyorsa bu da Allah için guz edenlerle oluyor. Allah bizi sevmesi için ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi sallallahu aleyhi ümmet olabilmek için neler yapıyoruz? Önce iman et. Sonra İslam'ın bizden beklediklerini yerine getirmeyiz. Ondan sonra ihsan derecesine ulaşmaktır. İhsan ki Allah'ı görüyor muhsasına yaşamakta. O yüzden biz bu noktada Allah için Allah'ın bizi sevmesini istiyorsak Allah'ın ahlakıyla ahlaklanacağız. Bu da iman, İslam, ihsan adımlarını atmak zorunda. Bize nam-ıhrem olanlarla aynı ortamda oturulabilir.
Oturulur. Normalde kadınla erkeğin hayvet etmesi yasaklanmıştır. İslam'dan. Hayvet etmek de nikah düşen bir kadınla bir erkeğin bir odada bir evde yalnız baş başa kalmasıdır. Örnek diyorum. Benim eşim var evde başka hiç kimse yok. Ama işte topuk olmuşuz. Erkek gelmiş oturmaya neymiş de anahtar yokmuş çevimde. Örnek. Caiz değil. Ara. Bu noktada kadınla erkeğin hayveti yasaklandırır. Geri kalan kadınla erkekler ev ortamında eşler haremlik selamlık yapmaların hoş bir şey. Ama bu din olarak yerlerine söylenilecek bir şey değil.
Hoş bir şey. Tekbir alabilir bir kimse. Sakınabilir. Bu onun yoludur. Ama dinin bize yasak ettiği şey kadınla erkeğin hayvet edilmesini. haremlik selamlık açıklar mısınız? Hiç de açıkladığım kadınlar bir yerde otururlar. Bir odada erkekler bir odada otururlar. Misafirler işte erkekler erkekler hizmet eder. Kadınlar da kadınlar hizmet eder. Bu evi müsaitse bu noktada bunun önemini görüyorsa hakkıdır. Harelilik selamlık demektir. budur. Ama bu türlü din olarak birisine dayatmamız mümkün değiliz. Namazda uşu nasıl sağlanır? Biz namazı Allah için kılalım.
Allah için uşu uyuz. Uşu namazda kendinden geçmek değildir. Allah muhafaza eylesi. Vermiş olmadan önce kul hakkına girdim. Şimdi helalı kalmak isterim. Ama cesaretim yok. Onun yerine niye yapabilirim? o kişiye gidip helalı kalacaksınız. Nefsinizle yüzleşeceksiniz. Kiminle ne işiniz varsa helalı kalacaksınız. Kıyvet ettiniz gidin helalı kalın. Yüzleş birinin normal aldınız taktınız ona. Gidin ödeyin helallaş yüzleşin onunla. Eğer yüzleşmezseniz bu noktada siz geriye yönelik onun hakkını tam olarak ödeymiş olamazsınız.
Yüzleşin. Hakkına helalet ya ben böyle bir yanlışlık tarımlamıyorum. Ben affet değilim. Madem ki sufi ve nefis mücadelesi bu noktada nefis mücadelesini yerine getirecek. Hicralık malların alıp satılmaya kullanımdaki hüküm nedir?
Hicralık mallar sonuçta açık artırmayla satılan mallar halka açıktır. Halka açık açık artırmayla satılan malların alınmasında satılması ve kurallamasında bir değiş yok. Dine herhangi bir sakıntısı ve sıkıntısı da yoktur. Bizim insanımız kendi kendine dini kurallar üretir. Bu dini kurallardan birisi de budur. icralık malları normalde kendilerin bizim insanımız girmek istemez. İslam hukukuna göre icrada satılan mallar din hukukumuzu. O kimsenin asli ihtiyacının dışındaki mallardır. O kimsenin asli ihtiyacı değildir.
O yüzden İslam hukukuna göre bir kimsenin bir tane muzdolabı varsa onu icra edemezsiniz. İslam hukukuna göre bir kimse evini geçindirdiği bir tezgah var, makinası var, torla freze makinesi var, örneğin, siz onu icra edip satamazsınız. Örneğin, İstanbul hukukuna göre bir kimsenin güneyi var, arabası var, siz onu icra edip satamazsınız. İstanbul hukukunda bir kimsenin eşini ve çocuğunu oturttuğu bir tane dairesi var. Siz onu satamazsınız. İstanbul hukukunda icrayla satılan mallar, bu kimsenin asli ihtiyacının dışında olan mallar. Çünkü İslam hukukunda o kimsenin asli ihtiyacı olan malların hiçbirisinde siz satamazsınız.
Hatta o malları kefilli gösteremezsiniz. Eğer kefil gösteriyorsanız kendiniz o zaman satılır. Bir adam gider evini mesela ipotek ederse o evi satılır. Ama adam evini ipotek göstermezse İslam hukukuna göre siz onun evine aciz edip satamazsınız. Bir kimse İslam hukukuna bir tane dükkanı var çoluğunu çoluğunu oradan geçindiriyor. Siz onun dükkanı da satamazsınız. Ama o kimse gider dükkanını ipotek ederse o zaman satarsın. O yüzden icralı mallara girip alıp satmak caizdir. Hatta bazen eski mülemalar alimler Hazreti Peygamber sallallahu vesellem adet bir şey caizdir caiz değildir demektense şöyle derdi.
Ondan getirseydik biz de yeseydik. Ondan getirseydik biz de nimetlenseydik. Bu onun caiz olduğunu kendisi yemese dair kendisi kullanmasa dair bunun caiz olduğunu böylece gösterirdi. Ulamadan bazen da bunu böyle göstermişler. İşte normalde bu kuyunun suyu içilir mi? içilmez mi? demişler. Gitmiş o kuyudan bir bardak suyu içilir mi? Dememiş. Veyahut da gitmiş bu etten yenilir mi? Yenilmez mı? Yemiş atmış kenara. Bu giyilir mi? Geyilmez mı? Geyilmiş onu. Hazreti Peygamber sallallahu vesellem hazretlerinin üzerine Yemen kumaşı, Hint kumaşı, İran kumaşı, Bizans kumaşı vardı ya, bu kumaşlardan yapılmış elbiseler giydi ya, sonradan son dönem, son 50 yılda, 30 yılda, 20 yılda, öyle değil.
Bir de kumaşların dindarı ve dinsizi çıktı ya sonra Türkiye'den. Hazreti Peygamber sallallahu vesellem hazretleri bu müşrik beldelerden gelen kumaşları kullandı diye müşrik mi olmuş? Haşa. Ama biz müşrik ettik. Birisi kod Amerikan geldi diye giyenlere biz kod diyenleri imansız kabul ettik. Kimisi namazlarının olmayacağına fetva verdi. Kimisi camilerden kovmaya kalktı. Sizin ayağınızda, sıratanızda kod var. Bunlar namaz olmaz dedi. Bunları yaşadık, gördük biz Türkiye'de. Ben onu camide gözümle gördüm. Yaşlı adam, genç bir çocuk, alt üst kod var böyle, yakıştırmış da çocuk, çok güzel olmuş. Vurdu ona, namazın olmadı tabii.
Ben de onu durdum. Sen dedim Allah'ın vazifelisin herhalde. Sen dedim rafsen kabul etme. Dedimse ben dedi kodla namaz olmaz. Buradan söylüyorum senin torunların, çocukların namaz kılmıyor. Söyle kılıyormuş sustu. Dedim bak sen kendi torununa, kendi çocuğuna namaz kıldıramıyorsun. Bu noktada sen onu eğitememiş, eğitemezsin ben. Camiye giren bir kimsenin kodla namaz onun fethasını ölemiş. Bunun gibi sonradan böyle de fetvalar çıktı ya. O yüzden normalde Allah muhafaza eylesin. Bu noktada söz konusu olan, söz konusu olan, o kimsenin kendince, kendi dairesinde benzememek için giyinmesin.
Allah bize yesin. Geçen Hizmet'teki sohbetinizde aşkından, sevdiğinin topusunda yatan demiş varsa kendin gidip hizmet edeyim demiştiniz. Her sevgi aynı budur. Nefsi duygular yaşanıyor ise ne kadar doğrudur bu sevgi. Her sevgiye aynı yerden bakmak gerekir. Her sevgiye aynı yerden bakmak gerekmez. Ama bir kimse gerçekten birisini seviyorsa ve onun kapısında yatıyorsa ben ona hizmet etmeyi kendime görev görürüm.
Varsa öyle sevdiğinin kapısında günlerce yatacak olan kimse onu başıma tac eder. Söz ağızdan çıkmış bir keredar. Bu konuda Allah affetsin şatahat yapayım de gene eğer öyle birisi varsa ben hizmet etmeye razıyım.
Kimse benim yanımda çok seviyorum demesin. Hayatının en büyük iddianını yaşar. ben geliyor filanca ben çok seviyorum diyor hala hadi gidelim alalım gelelim diyor ben kalıyorum. Baya diyor ben çok seviyorum hala kimi seviyorum filanca burada ne işim var.
Bakıyorum nasıl yap ilk kapısında yap diyor de ki ben seni çok seviyorum. Basit. Oradan geliyordu şeyhimi çok seviyorum hala bütün tavsiyelerini tutmaya çalış. Bakıyor ama yok o böyle bir hani heva noktasını hatırlıyorsan söyleyeceğim. Laf yok. Çok basit. Seven kimse sevdiğinin yörüngesinde dömer. Dön yörüngesinde göreyimse hiç bu konulara girmeyin.
Başınıza dert açarsınız. Ben elimden geldiği kadar namaz kılıyorum çok şükür. Ama okuduğum duaların anlamını bilmiyorum. Yarın ahirettir bundan sorumlu muyuz? Kur'an okurken anlamıyorum. Maladaki anlamı bilmediğimizden ne kadar sorumlu yok. Allah size Kur'an ı kerimin bu noktada namazdayken okuduklarınızın anlamını sormayacak. Evet gönül arzu eder ki biz onların manalı anlamında bile bildiğimiz yere kadar bilelim. Bir müdürün yöneticinin sorumlu olduğu kişilere karşı tutumu nasıl olmalıdır? Bu noktada insanlar her işin kendince bir hukuku vardır. Herkes kendince kendi hukukunu bu noktada işinin hukukunu edebini adabını koruyacak.
Sert davranmak istesem yapıma uymuyor ama yapmadığımda da gevşek davranmaya başlıyorlar. Bu konuda bana nasihat ederseniz çok sevinirim. Haddini bildireceğim herkesin ve sen de haddini bileceksin. Bir kimse işini yapmakla mükellef sen de orada müdürsen onun işini yaptırmakla mükellefsin. Bir kimse edecek 20 sayfa 18 sayfa yazıyorsa hata senin. Sen ona 20 sayfayı yazdırmakla mükellefsin. Mükellefiyetliğini yerine getirecek. Bu kim olursa olsun herkes vazifesini titizlikle yerine getirecek. Vazifelerini titizlikle yerine getiremeyenler ihanet ederdir. Herkes vazifesini bir tamam yerine getirecek.
Allah bizi onlardan eylesin. Bunun 4 yaşında aralar nasihat da bulunuyor parada engel bulunuyor. Önneğin bir gün Kur'an okurken yanıma geldi ve dedi ki biliyor musun bu Kur'an Peygamber Efendimizin zihni Allah'ın ise zihni yoktu. Bu Kur'an'ın ipi gibi bizler de Allah'a bağlayıp koparsa bizler yorumumuzu şaşırırız. Onun izinden gitmeyiz, gitmeliyiz veya zikir yapacağımız zaman kalbine bak, kalbinin sesini dinle gibi daha birçok şeyler bazen de zikir yapmayın, ilahi söylemeyin, namaz kılmayın gibi davranışlar bu durumda
bu durumlarda nasıl bir yol izleyelim, teşekkür ederim. Bunun söylediklerini dinleyin, bu noktada dinleyerekten ona önem verdiğinizi görün, ama Kur'an ve Sünnet'e şaşmıyor. Ne söylerse söylesin. Kanınlarda kılcal damar çatlaması ve varis için önereceğiniz tedavi var mı? Bununla alakalı kan dolaşımını hızlandırıcı bitki veyahut da bitkiler doğal şifalı oluşumlar kullanabilirler. Zencefil gibi, zerdeçal çayı gibi, çekik suyu gibi, yeşil çay gibi. Bunlar normalde kanı incelten ve dolaşım hızlandıran şeyler kullanabilirler.
Bayanlar özel günlerinde cami ve türbe ziyareti yapabilir mi? Camilere giremezler. Ama türbe ziyareti yapabilirler. Secde ederken subhane rabbiye ala seni bütün insan sıfatlardan teyzih ederim Allah'ım dedikten sonra secdede içiminden ne geliyorsa söyleyebilir miyiz? Ahkı diyebilir miyiz? Hamd edebilir miyiz? Bazı namazlarda bunları yapamazsınız. Ben ambulansta çalışıyorum. Araçta bir şoför bir de ben buluyorum. Bu şekilde hastaya gidiyoruz. Araç selamın konusunda bu da uygun değildir. Sonuçta burada sıkıntı var.
Arabanın içerisinde vazifeye giderken bunda sıkıntılı ama bu herhalde yapılabilecek bir bir şey yok. Sorular var. Efendim hani uzunca o secdede usulhan rabbiye ala dedikten sonraki kısımda hani dediniz de nafileler de yapabileceğiz de mesela nafile ibadet nafile namazda mesela nafile de kimse nafile namazda halal rızası için ihtilekat namaz kılıyor.
Secdesini uzatıp istediği duayı edebilir. Eee yani sulami rabbi elalâ dedikten sonra istediği herhangi duada bulunabilir. Değil mi? Evet. Mesela subhanal rabbiyele alâ subhanal rabbiyele alâ subhanal rabbiyele alâ dedi. Ondan sonra Allah'u mecenemine nal Allah'u mecenemine nal diye başladı. Veyahut da herhangi bir Cenab-ı Hakk'ın zikirle alakalı zikretti. Veyahut işte subhanallah ve bihandi subhanallah ilazim ve bihandi estağfurullah lazim gibi olabilir. İçinden geçtiği gibi söyleyebilirim Örten mesela Allah'ın abd diyebilirim. Halife'ye göre namazda bir kimse Fatiha'yı kendi diliyle okunabileceğine fetva vermedikten sonra geri kanununa da fetva veriyor.
Evet. Zikrullah alakası diğer bir cennet bahçeleri bu ayetler ve hadisler üstü birçok cennet bahçeleri bu zikrullah alakası belli bir cennettir Fatiha'ya haram bir şimdi yoksa onu teşavye yapacak. O esnada o kimse hangi cennet katında girebilecek noktadaysa o cennet katıdır. Ama o kimsenin manevi hali bana yetmeye bilir. Ama Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve selam Hazreti onu misafir ediyorsa ki ne diyelim?
Veya Abdülkadir Geylan Hazretleri dese ki bu gece benim misafiremsiniz hepinizden. Veya Hazreti Ali Radülillah Mahan Hazretleri tecelerse dese ki hepinizde benim misafiremsiniz. Bazen böyle ahmak ve kör olanlar yanı başındaki kimseye bakar.
Yani sen ne yapmaya geldin yanı durabilirsin her. Oysa Cenab-ı Hak o gecenin yüzü suyu örnekleri birisini müsaade etmiştir. Bir Pir Efendi bir sahabeden birisi geçmiş peygamberlerden birisi orada muhakkak birisini seviyordur. Bir muhabbet vardır. Bir hüzün vardır. Bir keder vardır. Orada bir bağlantı vardır. Bir ilinti vardır. Birinin nazı, duası, niyazı vardır. Hani Cenab-ı Hak diyor ya ayırmak Allah'ın şanına yakışmaz oradakiler hepsini affettim der. Hitabı gibi. Zatın birisi de der ki yani hepsi de benim misafirim. O zaman ne yapabilirsiniz ki sesini? İmmet çok uzakta Hz.
Peygamber sallallahu ve selam aziz şerfine göre ayakkabımızın boğundan daha yakındı. Cennet ve cehennem ayakkabı boğundan daha yakındır size. Aziz şerfi mehni bu. Hani Muharri'de Müslüm'de biz uzakız cennette. Cennet bizden uzak değil. Zekulullah halakasında oturan bir kimse cennettedir de farkında değil. Kurban uzun valla. Elmanın içerisinde okul gibi yaşatıyor bu.
Deryayı özlem bir şey deryanın içindeyken. Bizimki de o hesap. Bizim işimiz de o. Ben kendi nefsim için söyleyeyim. Biz cennet bahçesinde yaşıyoruz da cennet bahçesi bekliyoruz. Cennet nimetiyle nimetlendiğimiz halde cennet nimeti bekliyoruz daha. Hakkında değiliz. adişleri çok açık. Cennet ve cehennem size ayakkabı bağınızdan daha yakın. Sadece cenneti söylemiyor. Cehennemi de söylüyor. Haf ve Reca gözümüzün önünde de görmüyoruz.
O cehennemdekinlerin dehşetli çağırmışları kulağımızın dibinde duymuyoruz. Duysak hayatı yaşayabiliriz. Allah'ım duyurumsun. Evet. Hiç pardon değil mi? Kişinin vuslat istemesi nefsi için midir? Hayet Allah için sevmede veya Allah'ı sevmede vuslat istemek kişinin gerçekten sevmedi onun cehennem kim Allah'a ulaşmayı isterse Allah da ona ulaşmayı ister. Adise Kudse de Kim Allah'a ulaşmak istemezse Allah da ona ulaşmak istemez.
Kim Allah'ı unutursa Allah unutmaz Allah'ın unutma şeyini oturamı Cenab-ı Allah olur mu? Nasıl kim Allah'ı zikrederse Allah onu zikrediyorsa kim Allah'ı unutursa Allah tutun tutun Allah'ı Allah'ı tutun Allah'ı tutun Allah'ı tutun Allah'ı tutun Allah'ı tutun her kabri ziyaret edilenin ruhu kabir başına gelir mi? Yoksa sadece öder şahsiyetler? Serbest olan ruhlar var serbest oynanır. Herkes için geçer değil mi? Yok. Baba Baba ziyaret eden farkı ziyaret edilen farkı Hazreti Peygamber sallallahu ve selam Hazreti'nin kabir azabı çeken ashabının bu noktada ruhaniyetinin nerede olduğunu gördü.
Dedi ki ashabım bu iki kardeşinizin dedi kabir azabı neden biliyor musunuz? Allah ve resul daha iyi. Birisi dedi ağzı gevşekti hani çok böyle dediğini koyduğunu bilmezdi birisi de ayakta bevledi artık dedi ama bu Hazreti Resulullah sallallahu ve selam için geçerli ama böyle ruhu muhmayı niye konuşulan kimseler burada serbest davet edildiklerinde gelir kimisi ise sen davet etmesen bile gelir kimisi zikrullah halakasına aşıktır öyle değil bulunurlar oradan evet efendim zikrullah vakasında hayal atıyorum yani birinle
düşünmek bir yerde bulunmak bir sakınca var mı efendim peki bazen zikrullah da mesela zikrullah katılamama orada olamama dünyalığa dalgınlama mesela gözünü açması sakıncalı mı zikrullah esbarası yani dünyalıktan kopmak için baba baba adı şefatinin inka adı cevap verilmiş adı şerifleri insanlar inkar ediyorlarsa inkar eden kimselerle cevap verme noktasında değilsin adı şerifleri inkar eden bir kimse bu noktada küfür gerekir
baba bunu dönünce bir şeyler söyleme çalıştık bana şey yapmış insan ilerçik dediğim şey size bir sorayım mi ilerçik ayet teki cevap evet insan elerçik konuşma adını almamıza bile gerek yok bir kimse ateş şekeri inkar ediyorsa reddediyorsa matematik montifor ediyoruz konuşmaya gerek yok tartışmaya gerek yok hiçbir şey gerek yok ona din tebliğ edilmesi adı onlar tartışılmaz akraba istersen baban olsun kim olursa olsun yani adam
insan elini açığı elini bir otelit olarak görüyor musunuz konuşacak bir şey yok zaten hiç ama konuşacak bir şey ben açıkça söyleyeyim ben hadis şerifleri adamın herhangi birisi inkar ediyorsa kale bir daha mı cahilliğinden birisi ya hocam hadislerin sahibi hangisi sahibi diyeyim ki cahillik yap birisi inkar ediyorsa hiç konuşmaya gerek yok açık konuşuyor çünkü onu kale alıp onu karşına alıp onu konuşma hoşuna israf o da israf hiç konuşmayacağım diyeceğim ki le küm din ve liye din o diyecek ya ben kafir miyim senin
diğinin sana benim diğinin bana açık ben açıkça söylüyorum le küm dey ne küm bizi kafir yerine koyduk kardeş sen bütün hadisleri inkar et bütün hadisleri inkar ettiğin zaman sen bana söyler zekatı nasıl versin o insanıyla açıklıyor ki ihtiyacınızdan fazlasını verin namazı kaldırdı kaldırdı namazı kaldırdı namazı kaldırdı onlarda namazı yok şu an hazretler yani hazretler yani hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini ve ademden hazreti peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine ve ademden hazreti peygamberlere ve bütün kabinlere namaz farz kılındı onların namazı salat yardımlaşma
biz o adamlar çünkü eğer hadis-i şerifler durursa namazı kaldıramazlar çünkü yenildiler yani dediler ki işte hadis-i şerifleri reddedince nasıl namaz kılacağız dedik baktılar gene burdan sıkıntı var yani hadis-i şerifler nasıl namaz kılacağız ve gene hadislere gitmek zorundasın bu sefer dediler ki burdaki salattan kasıt yardımlaşmaları yok namaz halbuki bitişik ayet-i kerimeler var zekatı verin namazı kılın zekatı verin derken yardımlaşma değil mi burdaki namazı kılın ne o zaman yardımlaşım yardımlaşım olarak mı anlayacak ayet-i kerime
böyle söyleyince de vakıya içinde yabancı hocam adamı şey mi çünkü namazda zekat hep yan yana ayet-i kerimelerde üç yüz kusur ayet-i kerimede namazda zekat yan yana zekatı verin ee nasıl sen bunun içinden çıkacaksın çıkması mümkün değil ee televizyona da çıkarıyorlar onu karşısında soru soran yok bir alim yok bir kimse yok orada kendisi konuşuyor gidiyor kime gidiyor? ee milletin de işine gidiyor bunu zaten ifsad olmuş din arıyor devletin müdahale etmesi gerekmiyor mu?
diyanet diyanetin müdahale etmesi lazım bu demokratik hukuk devleti namaz yapıyor müdahale etmiyorlar adam namaz yoktur diyene nasıl müdahale edecek? gidip aaa ee yapmak on bin dolar müdahale edemiyor kocaman kırmızı noktalı kadının portresi orada herkes kırmızı noktaya bakarıktan hepiniz kırmızı noktacısınız durun duvura uğradılar kırmızı noktaya bakıyonuz durun kırmızı noktacısınız nereye müdahale edecek?
demokratik hukuk devleti yani bu büyük bir süreç Osmanlı'nın yıkılması dağılması Osmanlı'nın yıkılıp dağılmasından sonra Osmanlı'daki eğitimin öğretimin layıkleştirilmesi ondan sonra devlet düzeninin layıkleştirilmesi ardından layıkleştirildikten sonra dini ve dindarları dizayn etmez çalışmaları devam ediyorlar istedikleri sonuca ulaşamadılar böylece dindarmış gibi görünen kimselerden bu sonuçlara ulaşmaya çalışıyorlar yutmadı insanlar bunu mücadele ettiler içeri girdiler Kur'an kursları açacağız imam hatipler açacağız
koşuşturdular uğraştılar bu millet dinini öğrenecek öğrensin diye uğraştılar baktılar gördüler öyle olmuyor bu sefer haydi kendi içinden zekaryaya beyazları çıktı kara olduğu anda yok işte bir tane var ya şimdi kanser hastası neydi o? Yaşar Nuri gibileri çıkardı şimdi Yaşar Nuri kanser hastası çaptan düştü şimdi el açığı çıkardı edip büyükselleri çıkardılar 18. 19. günden kaçtı Adnan var kedicikleriyle beraber Evranos var şeyden Amerika'dan getiyor Mehdi Resul kitap indirilmiş kendisine Mustafa Karataş var Mustafa Karataş var Şia kendisi İslamoğlu var gizli Şia gizli Şia var bu topraklar az hain beslemiyor az hain beslemiyor bu topraklar besliyor PKK'sı var DHKBC'si var iş işçisi var yok bilmem ne ne o Selefileri var Vahabi Selefileri var bu topraklarda az değil hangi birini sayalım ki hangi birine uğraşacağımızı şaşırıyor zaten
her gün birisi takılıyor PKK'nın elinde silah var biliyorsun karşında yanı başımızda nar içimizde aynı yerde saf tutuyoruz bunlarla o tehlikeyi görmüyoruz biz namaz kılıyor diye o tehlikeyi görmüyoruz hadi o el açık namazı kaldırdı ya şimdi ortalıkta hoş toplumun içerisinde kılıyorlar kılıyormuş gibi görünüyorlar da kendi aralarında kaldırmışlar namazı yani normalde toplum bilmiyor ki onu Çağdaş Aydın Hoca hepsi de onların adı o ben gelinci yobazım diye ticacıyım bir tanesi şeyde de
sabah en önemli namaz sabah namazı iki rekat bütün hepsi de iki rekat en önemli namaz sabah namaz iki rekatsız bir yerin tabi canım şey değil ya onlar önemli değil mi onlar namazı da kaldıracak ki yani sabah salat demek kıbleye doğru dönem yapmak dese ne diyeceğim ne diyebileceğim ona ya hadis var ya hadis ne diyor adam nasıl cevap versen ona secde edenler dediğinde secde adam bacak bacak üstüne attı sırt üstüne yattı secde ediyorum tanrı da göktedir dedi ne diyeceğim ben böyle söyleyeyim ya böyle olur mu dedi olmacağına kim karantı ver
kim karantı vercek dedim 50 yıl sonra birisi çıktı sizin akıllı gibi dedim ben birisi dedi ki secde tanrı göktedir göğe doğru yüzünü koyun yatacağım göğe doğru yattığında secde etmiş olacaksın desen edeceksin ses yok 19 yıllarda hadisleri red ediyorlar zaten ya dertleri herkesin derdi İslam dışı olanların hepsinin derdi hadislerdir bütün işi hadisler bozuyor çünkü çünkü hadislerde ibadetlerin tarifleri var hadislerde bir amelin tarifi var hadislerde neyi yapıp niye yapmayacağına dair tarifler var kafalarına göre tarif edemiyorlar çünkü
ben din kuran sünnet de deyince diken diken diken oluyorlar her tarafta ardından da salmış kedicikleri ortalıyor onlar da hadisleri inkar ediyorlar fotoğraflarını gönderiyorlar kedicikler Allah güzellikleri sevmez bu güzel değil miyiz hocam diye kendini kovdu kedicikleri kedicikleri kovdu artık onlar yokmuş böyle diyorlar izlemedim de ben de öyle duydum efendim artık böyle kedicikleri yok diyorlar adamları koymuş oluyor duramaz o hiç duramaz o günü birliktir o öyle efendim Ahsaf suresinin 22. ayetinde
Resulullah'ta Allah'a muhabbetle inanmak için güzelleri konuşmak için Allah'a çok çok zikredenler için güzel örnekler var diyor o zaman bu hadisleri de inkar edenler otomatikten Kur'an ayetten en iyi inkar etmiş oluyorlar otomatikman ayet yani peki buradaki Allah'ı çok çok zikredenler için ayetini nasıl anlamıyoruz gerekir Allah'ı çok çok zikredenler bu noktada bütün Cenab-ı Hak'ın devamlı fazladan oturup zikretmek gibi yani onu sadece oraya bağlamıyordu bir kısım suresiler oturup devamlı Allah'ı zikretmek olarak bağlamışlar mesela onların içerisinden de bir kısmı bazı ibadetlere asanlar olmuş evet orada Allah'ı çok zikretmek varken çok çok derken orada namazıyla zekatıyla haccıyla haramlardan nafileleriyle bütün konflike bir şey oldu o yüzden yani burada o kimse namaz kılarken namaz için örnek Hz. Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerine zekat için örnek Hz. Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerine hacc için örnek Hz. Resulullah sallallahu ve sellem hazretlerine diğer ibadetle alakalı ve haramlardan uzak durmakla alakalı bütün örnekler
Hz. Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerine hatta oradaki çok çok zikirden komple Kur'an'ı dahi alabiliriz bütün dini hayat dini yaşamını devlet siyaset askeri ekonomi sosyal hayat ev hayatı nikah çocuk bütün hayatın olduğu gibi her şeyine baktığımızda Hz. Peygamber sallallahu ve sellem hazretlerine kısacası onu böyle bir kısım sünfiler zaman içerisinde sadece çok zikreden hani böyle oturup da ben onu bunu ben dar dair olarak görelim tamamiyetle hayatı olduğu gibi dini olduğu gibi Kur'an'ı olduğu gibi yaşamak istiyorum ben
din din çünkü sadece Allah'ı oturup zikretmek değil iman nedir ya Resulallah Allah'a eriklerine peygamberlerine kitaplarına hayra ve şerre din gibi İslam nedir ya Resulallah kelime-i tevhid namaz kılmak namaz kılmak borç tutmak zekat vermek ömründe bir sefer de olsa hacca ihsan nedir ya Resulallah Allah'ı görüyormuş aslında yaşamak göremesen dahi o senin her daim gördüğünü bu noktada hissedip öyle yaşamak o zaman bu üç adımdır ya iman, islam, ihsan bu üç adımın da örnekleri Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
ben öyle alıyorum Allah'ımıza aferin la ilahe illallah biraz herhalde
baya gayret düşecek biz mutlular Allah yardımcınız olsun Cenab-ı Hak korusun muhabbat etsin herhalde herhalde bir daha şeyde mi var? ayın birinde bir saatçi var efendim saatçi var bir de saatçiye geleceğim herhalde ama şimdiden bir de haçtan önce bütün her yere gidip dolayı helallaşayım istedim o yüzden de hakkınıza yarar ayının onun içinde de haç yolucak Allah Cenab-ı Hak nasıl olursa inşallah onun için de hacca gideceğiz o yüzden böyle kısa dönem şimdi bütün her yere dolaşayım helallaşayım istedim o yüzden hoş saatçi de
görüşürüz ama yine de hakkınıza helal edin helal edin kısa da bakmayın ben bugün erkek kalacak şikayet ediyormuş gibi olmasın iyi şikayet ediyormuş gibi olmasın iyi sen o yüzden böyle hakkınıza helal edin herşey şikayet o yüzden selamlı hareketi o yüzden yalı o yüzden
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.