Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 19 Haziran 2015 · 17:15
Allah Ramazan'ınızı mübarek eylesin. Cenab-ı Hak, bu oruç ve Kur'an ayını hakkıyla geçirmeyi nasip eylesin, inşâAllah. Bosna'ya gittik geldik, oradaki eş, dost, sufi, derviş, şeyh, hepsinde sizlere selamlar var. Cenab-ı Hak, inşâAllah, tekrar tekrar gidip gelmeyi nasip eylesin. Saç spreyi kullanmak, orucu bozar mı, bozmaz. Kullanınca ortamda yoğun bir koku oluşuyor demiş. Kokuyla oruç bozulmuyor. Evlenmeyi düşündüğüm bir bayan var. Okulun bitmesine bir yıl var. Benim de yapılacak bir askerliğim var. Fakat günaha girmek istemiyorum. O sebepten aileleri söyleme kararı aldık. Ailelerin bazı hususları bahane ederek askerlik okul gibi uzatacağını düşünüyorum.
Bir öğüdünüzü alabilir miyiz? Ben genel olarak evliliklerin, ailelerin istiyatifiyle, onların gözetiminde, onların da olurunu alarak yapılmasından yanayım. Bu noktada, bu meselede aileler çocuklarının evlenme isteklerine de olumlu baksınlar. Bir erkek çocuk, bir kız çocuk evlenmeyi düşünüyorsa, evlenmeyi karar verdiyse, aileler bu noktada çocuklarını evlendirmekle mükellefler.
Ne aileler çocuklarını bu mükellefi ettiklerini yerine getirme noktasında çocuklarıyla aralarını bozup çocuklarının önüne set olmasınlar, ne de çocuklar ailelerini ezerekten evlenme yoluna girsinler, ailelerini de ezmesinler, ailelerini de orta yerde bırakmasınlar. Ama aileler de kendilerini ezdirmesinler. Bu noktada çocukların makul olarak evlenme isteklerini yerine getirsinler. Mesela işte bir olmazsa olmaz, çok büyük sıkıntılar varsa tarafların herhangi birisinde, o zaman çocukların önüne o sıkıntıyı koyalım. Bu sıkıntılar da Kur'an ve sünnetin haram ettiği, yasak ettiği sıkıntılar olsun. Yani çocuklarınızın önüne çıktığınızda evlenecek olan insanların kavimlerini, ırklarını, renklerini bunları bahane etmesin.
Bunlar bahane olacak şeyler değil çünkü sünneti Resulullah'a göre. Yok işte o bizden değil geçinemezsin, işte o Arnavut geçinemezsin, o Boşnak yapamazsın, o Kürt ona varılmaz, o Türk bizim adetimizi bilmez. Bunların hepsi de evet muhakkak bunların normalde evliliklerde payları var ama bunlar engel değil. O yüzden bu meselede insanlar bir şekilde ölçüyü tutturamıyorlar.
Aileler de ölçüyü tutturamıyor, çocuklar da ölçüyü tutturamıyor. Konuşaraktan, anlaşaraktan, istişare ederekten, ailelerle konuşaraktan, tatlı tatlı, yumuşak yumuşak, sertleşmeden olsa iyi olur. Bu hadis-i şeritleri anlayamadım, açıklayabilir misiniz? Bir adam elli kadının tedbirini deruhte etmedikçe kıyamet kopmaz. Ağırma, ilk defa okudum.
İnci ilmi hınzırların ağzına bırakmayın. Yani ilmi şeytanlaşmış insanlara bırakmayın manasında. İnsanlar vardır, o ilimden kendilerine menfaat elde ederler. Çarpı tırlas Kur'an ve sünneti bununla alakalı. Kıyamet kopmaz denizden şeytanlar çıkıp da insanlara Kur'an öğretmedikçe. Normalde şeytan otağını denizde kurar diye bir hadis-i şerif var. O yüzden normalde bu noktada öyle bir zaman gelir ki şeytan insanlara Kur'an öğretir demek. Yani Kur'an'ın hükümlerine bağlı kalmazlar, Kur'an'ın yüzünden okurlar, başka hiçbir hükmünü yerine getirmezler. Allah muhafaza eylesin. Deniz vasıtalarına ancak Allah yolunda gaza veya ömre veya hac edenler olarak binin. Muhakkak ki denizin altında ateş vardır, ateşin altında da yine deniz vardır.
Sultandan dolayı başı sıkışmış adamdan da bir şey almayın. Bu noktada ayet-i kerimede Cenab-ı Hak denizlerin üzerinde gemileri yüzdürüp insanlara rahmet olarak verdiğini söyler. Evet denizde ve deniz yakınlarında heva ve hevesine uyaraktan hareket etmek uygun değil. Çünkü şeytan otağını denize kurar ve ilk karşılaştığı insanlar da denizin kenarında heva ve hevesine uymuş insanlardır.
Gidin bütün deniz kenarlarına, dünya üzerinde hepsi zevk-i sefahat içerisinde yaşarlar. Mesela heva hevesine uyanlar dinlenmeyi, tatili deniz kenarında olarak görür. Mesela dağa çıkalım, ovaya inelim, ne bileyim yeşillikleri gezelim, ne bileyim işte tarihi yerleri gezelim. Bir Antep'e gidelim, Urfa'ya gidelim, Diyarbakır'a gidelim, Trabzon'a gidelim. Edirne, Eski Payitaht, oraları dolaşalım, oralarda üçer günlük, beşer günlük tatil. Mesela işte bu sene git Edirne'de beş gün kal tatil yapacaksa. Bir dahaki sene git Trabzon'da kal, Rize'de kal, Ağrı'da kal, Kars'ta kal. Git işte Diyarbakır'da kal, Urfa'da kal, Antep'te, Kilis'te. Böyle düşünmeyiz biz hiç. Gideriz denizin kenarında bu bize ne yazık ki batılılaşmadan kalma bir ölçü.
Bu arada Batı demokrasisine taktım ya, Batı demokrasisinin getirdiği bize eğlence kültürü. Şeytani. Deniz kenarına dolduracağız, herkesi soyacağız, soğana çevireceğiz, cırılçıplak edeceğiz. Hüra denize gireceğiz, yanacağız. Bunun adı da tatil olacak. Şampanyalar patlayacak, içkiler oluk oluk içilecek, fuhuş diz boyu olacak. Bunun adı Batı demokrasisi ve ilericilik. Bu içimize yerleşti. Tabi bu hacca ömreye de yerleşti. Bu orada kalmadı. Gittik beş yıldızlı boynuzlu otellerin bir şeylerini, ne o örneklerini Mekke'ye ve Müdini'ye de yaptık. Dolu etrafta, Beytullah'ın boyunu beş sefer katlayacak boyda, devasa, kibirli oteller yaptık.
Müslümanlar da gidiyorlar, oralarda haç yapıyorlar, ömre yapıyorlar. Devre mülkler yaptık, tatil gibi. Oraya da gitti bu. Kalmıyor bir yerde. Bunlar bizim için böyle sanki harika şeylermiş gibi geliyor. Allah muhafaza eylesin. Üç yerde beni zikretmeyin. Yemek, besmelesinde, hayvan keserken ve aksırma sırasında yolcu. Hayvan keserken zikretmek, zikirle kesiliyor. Allah'a ikbar deniyor. Yemek, besmeleyle, tevhidle yeniliyor. Aksırma sırasında diyor. Normalde aksıran kimsenin elhamdülillah demesi caiz, şart. Astronomideki burçlara oğlak, yengeç inanmak caiz midir? Burçların varlığına inanırız.
Ama burçlardan bir şeyler çıkarmaya çalışanlara inanmayız. Yedi haftalık hamileyim. Bebeğin düşük tehlikesi nedeniyle doktor ilaç verdi. Günde iç, üç kez alınması gerekiyor. Oruç mu tutmalıyım yoksa kazaya mı bırakmalıyım? Kazaya bırakacaksınız. Oruç hamilelere, emzikirlere, seferlere, seferi olanlara, rahatsız olanlara, bu rahatsızlıklarından dolayı devamlı ilaç kullanmak zorunda kalanlara caiz değil. Böbreklerinden rahatsızlığın nedeniyle idrar kesesi kullanıyorum. Gündüz bir merhem ile takılması gerekiyor. Bayanım orucumu engeller mi?
Engellemez. Hanım hiçbir şeyi olmadığı halde mazeretsiz Ramazan orucunu tutmuyor. Bu boşama sebebi midir? Bu konuda ısrarcı olmam gerekir mi? Nasıl bir yol çizmeliyim? Siz dini insanlara tatlı tatlı yumuşak yumuşak anlatın. Bu noktada insanlar dini bilmiyorlar, dini eğitim almadılar, dini eğitim almamış insanları dinin herhangi bir farzını yerine getirmedi diye boşamak doğru bir şey değil. Anlatın, bir daha anlatın, bir daha anlatın.
Gıybet etmek haram, gıybet edenler eşlerini boşuyorlar mı? Gıybet etmek haram, kadınlar gıybet eden erkeklerini boşayacaklar mı? Her haram işleyenin haramından dolayı eşinden boşanması mı gerekiyor? Allah muhafaza eylesin. Hizmete şehir dışına giden dervişlerin eşlerine ne tavsiye edersiniz? Sabır, konuda söylenecek laf yok. İnsanlar sonuçta dergahın içerisinde Allah rızası için bir yerlere gidiliyor. Eşler evlerinde sabırla, bu meseleyi sükunetle kabul ederler, bu noktada problem çıkarmazlarsa, eşlerinin yapmış olduğu ibadetten, sevaptan, inşallah rahman, onlar da yapmış gibi sevap alırlar. Çünkü dergahın içerisinde böyle koşuşturan arkadaşların eşleri bu noktada kendilerince eşleri ikide birde evden ayrıldığı için yalnızlık çekebiliyorlar, sıkıntı yaşıyorlar.
Bu doğru. İnşallah Cenab-ı Hak onların da bu noktada ecir ve sevaplarını arttırır. O yüzden bayan kardeşler bu noktada eşlerine müsamahalı davransınlar. Ama erkek kardeşler de bu toleransı nefislerine uyaraktan kullanmasınlar. Yani derse gidiyorum deyip de kahvede, bacada, orada burada dolaşmasınlar. Veyahut da biz işte böyle bir işimiz var, şuraya gidiyoruz deyip de başka yerlere kaytarmasınlar.
Çünkü kadınlar takip ediyorlar. Nerede ne olduğunu, bütün hepsi de yayınlanıyor. Kendi kafanızdan ders üretmeyin, kendi kafanızdan gidilecek yer üretmeyin, beni arıyorlar. Soruyorlar bugün işte bir program var mı? Eğer ben o gün için bir program yoksa bugün bildiğim kadarıyla yok diyorum ben. Bugün bildiğim kadarıyla yok dediğim anda karşıdaki kimse diyor ki, efendim diyor işte bugün sizinle beraber derse gideceğini söyledi.
Sufi aldatmaz. Aldatmak uygun değil. Kandırmayın kimseyi. Derse gidiyoruz deyin, gidin derse. Eğer derse gitmiyorsanız evde deyin, canım sıkıldı ben bir dolaşacağım geleceğim diyebiliyorsanız deyin. Akabinde olacak olan şeyleri göğüsleyebilecekseniz deyin. Ama akabinde olabilecek olan şeyleri göğüsleyemeyecekseniz oturun evde, zikrullah yapın, sohbet edin. Eşinizle zaman geçirin, çocuklarınızla zaman geçirin. Onların da hakkı. Ya deme öyle ya benim işte hanım görüşülecek bir kimse değil. Böyle söylemeyin, yanlış. Bu konuda bütün suç ve kabahat erkeklerdedir.
Ben kadınlarda suç kabahat mumu erkek öyle olmalı ki eşini de çocuklarına da yetmeli, onları da götürebilmeli, onları ikna edebilmeli, onları anlatabilmeli, onları mutlu edebilmeli. Bir erkek eşini mutlu edebilmeli. Eşini mutlu edemiyorsa erkeğin erkekliği sorgulanır. Kadınlar da küçük şeylerden mutlu olmayı bilmeli.
Adamlar da bir ellerine bir bir bir ellerine kanarayı tutup getirecek değil. Kadınlar neyse erkekler de o toplumda. Herkes birbirinin aynası. O yüzden hiç kimse birbirinden olağanüstü şeyler beklemeksizin İnşallah evliliklerini tatlılıkla, güzellikle, hayırla sürdürsünler. Fâlevennehu La-hi-lâh El-Fâtiha El-Fâtiha
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.