Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mehdiyet · 14 Ekim 2023 · 48:46
Allah gecenize ayır etsin inşâAllah. Cenab-ı Hak gününüzü, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak gününden gerçek olan hüznürriyetlerinizi de hayırlı eylesin. Cenab-ı Hak sülüsü de namaz kuranlardan eylesin. Çalışanlardan eylesin inşâAllah. Rabbim hüznürriyet ihsan etsin ki sizden hayırlı olsun inşâAllah. Allah'ın temizler ya, bunu yıkar kale olarak. O da yıkılırsa din yıkılır.
Kişinin dini yıkıyor ki kâfirlerle, hristiyanlarla, yahudilerle bizim araba. Tersten okuyacak olursak, hristiyanlar namaz kılmaz. Müşrikler namaz kılmaz. Ateistler, futberestler, dinsizler namaz kılmaz. Onlara namaz var değil. Zatım birisi demiş ya, çok affedersiniz, merkezlere namaz var değildir. Tutumdan ördan kurulur. İslam'da hapishaneye otur.
İslam'da tuturken hapishaneye otur. Mahkümesi görülünceye kadar. Mahkümesi bitti mi cezası kesilir. İslam'ın kurulunu diyor. Adamı beslemezse çapıyor, gidiyor cezaevinde, bir daha çıkıyor. Adamı öldürüyor, beş çıkıyor, bir daha öldürüyor. Tekavviz ediyor, çıkıyor, bir daha heyecanız ediyor, bir daha giriyor. Çıkıyor, bir daha heyecanız ediyor. Hırsızlık yapıyor, giriyor içeri. Ondan sonra bir daha hırsızlık yapıyor, bir daha çıkıyor, bir daha giriyor. Otuz beş sefer, kırk sefer, elli sefer hırsızlıkla tutuklanıyor. İslam'da cezaevi yoktur. İslam'da tutuk evi var. Şimdi öldürüyor mu kafasını diken diken oluyor. Sarı yerde, trafikte gel, sen geçersin, geçmezsin, yollayırsın, vermezsin.
İki kişi, İslam'da hapishaneye otur. Tutuk evine konur, orada bana namaz tebliğ edilir. Namazı kılarsa, ben iki rekat namazı kılarsa bırakılır. Eğer tebliğ edilince de, Müslüman olduğunda namazı kılmazsa, o dinden dönmüş mürdet hükmüne girer ki, o tuzlu su içilerekten katleneceğiz. Hatice'miz bu ceza uygulanmış, İslam tarihinde 1400 yıl boyunca hiç uygulanmamış. Ceza var, uygulanmamış. Çünkü o halde duran kimse kalmış, kimse olmamış. Bir kimse, hiç namaz kılmadan ölür giderse, imanından şüphe edilir. Kılmayan insanın, imanından şüphe edilir. Bakın imansız demiyorum.
İmanından şüphe edilir. Ne yapın? Yapın namazınızı kılın. Hangi işte çalışırsanız çalışın. Hangi noktada, hangi vazifede, hangi daire dolursanız olur. Bir dolaşın, kapalı dolaşın, bir şey demiyor. Demiyorlar ki haramı haram. Açık dolaşmaları haram. Sizin namazdan hiçbir şey soğutmasın. Sizin namazdan hiçbir şey geri bırakmasın. Siz ne hayli olursa sımsıkı yapışın. Namaz olmayanın dini olmaz. Altından öpeyin.
İlerinizde namazı sevdirin. Erkekler, hanımlarınız namaz kılmıyorsa, katı davranaraktan, kötü davranaraktan, kaba davranaraktan değil. Tatlı tatlı, yumuşak yumuşak, ince ince. Onlara namazı sevdirin. Kocalarına namaz kılmıyorsa, ince ince onu namaza sevdirin. Sabahları kalkın, bülbül gibi şakayın ona. İlahilerle kaldırın namazı. Siz de sabahları kalkın, ilahiyle namaza kaldırın. Deyin ki haydi namazı kılarsanız, bugün size gideceğim işte filanca marka, katmer alacağım, bere kalacağım.
Deyin namazı teşvik edin. Deyin ki kahvaltıyı ben hazırlayacağım. Namazınızı kılın deyin. Yeter ki namazı kılsınlar, kalar namazı. Kul sütü eksik olsun. Vallahi de billahi de Allah'ı verecek. Bir mümin düşünülemez.
Dalar içer, kumar oynar, bu nefsine dalar oynar. Yapar bu nefsini, yapar. Yapar. Namazı terk eder mi? Asla. Mümin namazı terk etmez. Allah bizi onlardan eylesin. Göz zinasından nasıl korunabiliriz? Eyvah ki eyvah, kör olmamız lazım.
Gözün de zinası vardır. Gözün zinası nedir? Bakmaktır. Nasıl bakmak? Süzmek, incelemek. Bir karıştı eteği diyor. Örçtün mü onun bir karış olduğunu? O kadar inceledin mi? Eteğinin bir karış olduğumuzu istiyorsan. İhtiyatı adamın gözümün önüne gelir. Oh gözümün önüne geldi be. Bu da şeytanda. Ne yapayım canım gözümün önüne geldi bakayım ben. Şeytanda. Erkekler içinde, kadınlar içinde. Bakışlarımızı zinadan koruyun. Bakışın zinası kalbe dayanır. Kalp zinayı düşünürse bakışı zina olur. Fitne vicir düşünürse bakışı haram olur. Eğer ki bozulduysa gülüşü haram olur.
Kaldıysa yürüyüşü haram olur. Vücudun açısı vardır. Kız düzgün olursa vücut düzgün olur. Vücut bozulur. Olasılmak için bakarsan şeytana uymuşundur. Gözler zina eder. Allah kalbinde bir şey yok. Ehalet ağaca bakarken tadını görmüş. Veya işte litrüne bakarken adamı görmüş.
Burada bir eşçi oldu. Bir arabiye arka vardı. Benim bir arkadaşım vardı. Gözümü yumacağım diye uğraşıyor. Diyor ki gözünü yumma çarpılacak bir gün. Direğe vurduğu zaman diyor. Seslenmedim ben de dedim ders alsın. Hani yumacağım da kendimi koruyacağım diye bakıyor. Ben de diyorum ki ona kardeşim. Allah gözü vermiş önüne bak. Sen yüreceğin yere kadar bak. İçi metreye kadar bak. Üç metreye kadar bak. Avala ala etrafına bakma. Ama önüne bak. Önüne bakmak zünnet. Yüreceğin yeri görmek zünnet. Yok bu takva yapacağım deyip gözünü diyor. Yüreğine vurdu. Kadınlara bakma. Önüne bak. Erkeklere bakma. Daha bir şey var. Bakıyor boyuna o da.
O bakınca adam zaten dünden hazır. O atlıyor. Aklımdaki iman ile ilgili şüpheleri nasıl atarız? O iman edene hep şüphe geliyor. Bir kimse iman etti mi etti. Onun aklına şüpheleri. O onda hazine var. İman hazinedir çünkü. Hazine olan yere şeytansız musallat olur. İman edenin de şüphe vardır.
Bir kimse İhlas suresini oku. Bismillah. Ülhü Allah. İmanını kemale erdi. Tevhide. O kendisi gitti.
Kendisi öldüreceğini bildiği için Allah buraya yazdı. Öldüreceğini bildiğinden yazdı. İkisinin arasında parka. Bu aykırı adamı dinleyecek. Şimdi buraya geldi. Sevaplar o kaderiye sıra.
Biz onlardan uzakız. Bizim nerede? Mesni şeyi yazmadı oraya. O zaman biz tiyatro sanatçısı gibi olduk. Önümüze gelirdi. Metin. Bir metni okuduk. E bizim bu metninde bizim çocuğumuz yok. Biz tiyatro sanatçısıyız. Bizim elimizde bir metnin verdi. O retnikleri biz okuduk. E neden ceza aldık ki biz o zaman? Dedi ki bana bu bardağı kır. E bardağı kır. Kardeşim sen emretmedin mi? Bizim bardağı kıracağımızı biliyor. Bu farklı bir şey. Emrediyorum.
Farklı bir şey. Anladınız? O yüzden onun, o kimsenin öldüğünü mutlak kader. Herkesin ölümü mutlak kader. Allah biliyor. O ölüm mutlak kader. Öldüren nefsine uydu da öldürdü. Evli bir erkek kadın eşi yanında olmadan kimler ile gezebilir? Kimler haramlı? Hem erkek hem kadın mı? Bir kadın normalde mahremi olanlarla, mahremi olan yani kendisinin nikah düşmeyen insanlarla yolculuk yapabilir, seyahat edebilir. Eğer kendisine nikah düşüyorsa onunla seyahat edemez ve seyahat derken işte 80 km ileriye giremez. Bir kadın veya erkek için helal haram kaç yaşında başlatın? Bu yuva ermeden başlatın.
Bu yuva ermeden başlatın. Bu yuva derseniz işte kadınların muayyen zamanını bilmesi, erkeklerin muayyen o hayların oluşması demek değildir. Aklı fikri yerine geldiyse bu yuva ermiştir o çocuk. Fiziksel konumların 20 yaşına gelince bu yuva ermesi 20 yaşında mı olacak? Fiziksel o haller olmazsa bu yuva ermeden çocuk doğruluğu, yanlışı, eğriyi, eski, tamamı, aklı fikri yerindeyse bu yuva ermiştir.
Ona helal haram, Allah bizi affetsin. Bir erkek evlat babaya ve anneye hizmet etmeli. Bir baba evladına baktığı hak etsin ne olur? Tek çocuk anne babası ölünceye kadar bakacak anne babasına. Hizmet edecek. Ne hizmeti var ise gücünün yettiğince hizmet edecek. Gücünün yettiğince o kimsenin gücüyle alakalı. Babın gücü var, babasına ameliyat olacaksa malet ettirecek.
Küçük parası yok. Ne yaptı? Ameliyat ettiremeyecek. Bir çorba götürmeye gücü var, çorba götürecek. Bir mut et götürmeye gücü var, et götürecek. Evini temizleme gücü var, evini temizleyecek. Babanıza baktırmak için hanımlarınızı zorlamayın. Ben senin annenin babana bakmam, tamam bakmaz. Bakmak zorundasın.
Muhafaza eylesin. Asi olup, duasını almaz. Bakmazsa hüsrandır. Kelime-i şahadet getiremedi. Kelime-i şahadet getiremeyince mesele Allah Resulü'ne intikal etti. Allah Resulü salıp, kısa kısa kesiyorum böyle. Allah Resulü, Ebu Bekir Efendimiz'i gönderdi. Ömer Osman'ı gönderdi. Kadın helal etme hakkını oğluna. En sonunda dedi, getirin getirdiler kadını. Dedi ki bir ateş yaktım, ateş yaktılar. Allah Resulü dedi ki, şey yapacağım. Kadına dedi ki, helal etmem ya Resulullah dedi. Niçin dedi? Bu ben dedi, bunu büyüttüm, besledim, adam ettim.
Bu dedi, bir kadınla evlendi. Beni dedi, Medine'nin dışında yan mahallede, bugünkü tabirle kenar mahallede tuttu. Bu hanımın sözüne bakıp beni unuttu dedi. Beni hiç bakmadı. Hiç aklına getirmedi. Gelin beni istemedi. O yüzden bu da beni istemedi. Hiç arayıp tormadı beni. O yüzden hakkımı helal etmiyorum dedi. Allah Resulü dedi ki, ben ahirette ümmetimin yanmasını isterim. Odun toplayıp topladılar. Yakın yaktılar. Koyun dediler. Bir besin, çarçafın içine koydular. Üçte iki akçanızdır Allah Resulü. Bir, iki, daha üçte beden kadın koptu geldi. Yavrum evlâ. Sen bana hiç bakmadın ama. Şunu helal ediyorum. O sahabede eşşerü ve la ilahe illallah ve eşşerü adem Muhammed. Bayan kardeşler, erkekleriniz bakıyorlarsa seslenmeyin.
Hatta yardımcı olun. Hep annene götürüyor. Hep annene gidiyor. Sen onlara neden bakıyorsun? Onlar da kendileri baksınlar. Onları zorlamayın. Gidecek bakacak. Sizin oğlan kardeşleriniz de sizin annenize babanıza bakacak. Senin adam nasıl gidip kendi annesine bakacaksa, sizin oğlan kardeşleriniz de sizin annenize babanıza bakacak.
O zaman da kavga görmesin. Allah muhafaza et. Günahını açıkça işleyenler affolulmamıştır. Evet, günahını açıkça eşkari hatlarından geri dönüp tövbe etmedikçe affolmazlar. Adam açıkça meyhane çalıştırıyor. Açıkça barhane çalıştırıyor. Açıkça genci kulübü çalıştırıyor. Açıkça faizlik yapıyor. Müminlere faizden para satıyor. Açıkça çok affedersiniz. Allah'ın harap et. Mütaarik bir şey içiyor. İçki içinden dolayı utanmıyor. Eşkari içiyor. Ve sarhoşluğundan ev kalıyor. Açıkça. Ve o halinin yaptığı halinden utancaksa, ondan sıkılacaksa, kendi kendilerine ondan hüzünlenecekler. Yoksa açık dolaşmalarından dolayı ses duyuyorlarsa kebab olacaklar bu tarafta.
O utancı, o hayayı, sıkıntıyı yaşamıyorsa, yaşıyorsa onun aklı hüzünlük. Ve kendi kendine herkese hepsini oydu, hata ettim, kusur işledim. Allah muhafaza eylesin. Açıkça alemin bir günahı bir kimse severek yapıyorsa ve tövbe etmeden ölürse evet o hafı olmaz.
Allah muhafaza. Mürcihinin müridine şefaati. Müridine şefaati olacak. İnsanları Cenab-ı Allah'ına şefaat hakkı vermiştir. Peygamberlerine, ümmete şefaat hakkı vermiştir. Adi Şerif'de Allah'ın Resulü'da şehitlerin yüz kişiye şefaat hakkı vardır. Ümmetinden bazı insanlar bir kişiye, her cennetlik bir kişiye. Cennetlik olan insan öyleyse bir kişiye şefaat hakkı var, en az. Bazıların on kişiye, Adi Şerif huzur, bazıların yüz kişiye, bazıların bin kişiye, bazıların bir kasabaya, kazaya, şehire, bazıların bir bölgeye, bir beldeye şefaat hakkı verilirler.
Allah Resulü sanırlar ve selama. Ve peygamberlere de şefaat hakkı inkar eder. İslam dünyasında şefaat yoktur diyor. Şefaat yoktur diyen insana din lazım gelir. Teclit-i iman lazım gelir. Peygamber sanır. Velilerin elbini.
Kim bunun isini kâbırsa onun da şefaati. Ömer Sefer koyduğumu söyledi.
Kayınvazenler, Egeist bin'i kurdular. Ben adımı Ömer Sefer koyamadım. Koca kulağına o Ömer Sefer adını tutmam gerekir. Bunu da aydınlatırsanız. Şimdi anne babalar, çocuklarınıza hayırlı isim koymakla vazifedesiniz. Kayınvazeler, kayınpederler, çocuklarınıza hayır, torunlarınıza hayırlı bir isim koymuyorsa, o zaman müdahale, yani kayınvazeler, kayınpeder, çocuğun içine Ege konacağını engelleyeceğine daha Ege koydurmuşlar.
Ne anlamı kaldı? Ege'nin anını, anını koyacakmış. Ne olmuş bu? Ömer Sefer. Ne güzel. Koyu Ömer. İmanıyla kemale baktı, doğru dedi. Der ki çopana nereden aldığı şu kurtlar var ya, bu kurtlar bizim koyduk.
Kimse de yoksa ne şekilde namaz kılarız. Kalbine, kalbine danışlar. Der ki, Resulullah sallallahu ve sellem hazretleri, fetvacılar, fetvacılar, zikrullahın, istikametsiz, istikametsiz olmaz yok. Bunu bilir.
Allah dedirtirir. Tevhide devam edin. La ilahe yalan. Uzcud.
Seksen sekiz. Adamın adı var. PTT'de memnun. Hazır sevgili ürme. Seksen sekiz. Bunu camide, Ömer namazını kıldık. O giden arkadaş bulamamış adresi, geri gelmiş. Bana dedik, Mustafa abi şunu bulalım. Seksen sekiz. Kendi kendime dedim ki, şu Fomala meydanında otobüsler, ondan sonra dolmuşlar kapıyordu. Orada gördüm ben yukarı doğru çıkarken.
Dedim ki oradan gidilir herhalde. Kendi kendime üç ihlas bir fatiha okudum. Okuya okuya gittim. Şimdi orada Aydan faiz var ya, solda. Aydan faizinin önünde durdum. Adrese baktım, yarabbim dedim, bana yardım edin bu adresi, koca kursa da nerede bulacak? Gençten bir çocuk böyle, Tunceres'in gençleri kadar böyle, selamla aleyküm selam dedi bana. Dedim, abicim ben bu adresi arıyorum. Nereden gidebilirim? Adrese baktı çocuk. Bana baktı, ahmet dedi ya burayı bulamazsın sen, neden dedim ben. Bu sokakta halam oluyor benim dedi. Ne otobüs gidiyor, taksi gidiyor buraya. Sokakta duruyormuş. Bulucu aviden aşağıya indirince, ya da üç ihlas bir fatiha, zikullar, okunacak diye biliyorsan indire indire gittik biz.
Dedim abi benim oraya gitmen lazım, nasıl gidebilirim dedim. Senin dedi, masrafını çekeyim, bir taksi tutarım giderim. Abi taksi içinden bile gittin oraya dedi. Daha yeni kurulundu, gelecek olduğu yerine dedi. Yolu bile yok dedi. Şuradan gittin, neyse oradan bizi beraber, benimle beraber iki milimiz değiştirdik, gittik. Gerçekten de tarlaların içinden geçtik. Böyle bir tane sokak var orada işte, başka bir şey yok. Sağlı solda ev var. Gece kondu. Evi bulduk, çaldık silik tadım çıktı. Dedim ki ben Abdullah Efendi'nin müridiyim. Biz akşama bizim filanca yerine ders yapacağız, zikullar yapacağız. Beyine selam söyle, onore bekliyoruz. Ders yapacağımız yerin adresini verdim.
Neyse oradan tekrar minibüze bindik. O arkadaş beni tekrar homoraya getirdi. Orada bıraktı. Allah razı olsun senden dedi. Hala da biliyorum. Allah yine de ondan razı olsun. O geni delikanından. Cenab-ı Hakk'ın zürriheni hali seyresin, iyi eğlesin. Belalı musibetten kurtarsın. Cenab-ı Hakk'ın sınıfesine dua ederim. Çok yardımcı oldu diye. Geldim Şehir Efendi'nin yanına. Dedi Mustafa Efendi, söyledim mi? Söyledim efendim dedim. Haber bıraktın mı bıraktım efendim. Hiç bana sormuyor. Nasıl buldun mu, bulmadın mı diye. Yanındaki de şimdi yanımızda birkaç tane derlermişler. Bana dediler ki nasıl buldun? Böyle baktım. Ya bulmadım ki dedim ya. Allah buldu. İstiklâmeti düzgün.
Ölünün arkasından namaz, oruç ve yemin devri var mıdır? Varsa kitap ve sünnetteki yeri nedir? Var dersin kitap ve sünnetteki yerini söyler mi? Yok dediğinden dolayı yoktur. O zaman bir kimse hiç namaz kılmasın, öldükten sonra nasiyet etsin. Ben hiç namaz kılmadım. Kaç yıl yaşadım? Yetmiş yıl. Bunun altmış yılından namazımdan sorumluyum. Aha şu kadar para devrettin. O parayı dağılsın, namazdan kurtulsun. Var mı böyle bir din? Çıkartmışlar, uydurmuşlar. Parayı cebedenize çeker ya. Yürütülecekler parayı. Allah bizi affetsin. Hamile olan bir kadın çocuğuna hangi şartlar altında aldırabilir? Aldırması dinen hükmü ne?
Söz konusuysa hamile olan kadınlar anne sağlığı tehlikeye gidecekse çocuklarını aldırabilirler. Çocuk öldüyse zaten alınır. Bakma derdinden dolayı, bakamam, rızkından dolayı çocuk aldırmaları cahil değil. Cahil değil. Bir problem var, bakma derdi var. Bakma derdi demiş, anne sağlığı söz konusu. Bir söz konusu, dört aya kadar sağlığı söz konusu olur sanılabilir. Bu aylıktan sonra anne sağlığı söz konusu. Çünkü ona hükmü üflendi. Dari dağır hâri İslam memleketinde olmazsa bir kimse. Bu dağır olan çocuğun kafir olma, müşrik olma, mürted olma, orada Hristiyan ve Yahudi olma korkusu varsa o zaman da aldırabilir demişler.
Finans bankalarının kar payı haram mı? Ya kar hiçbir zaman haram değildir. Bir şeyde kar varsa, haram alıp sattıysa ne kadar kar edersen hep o haram değildir. Buna iyi dikkat edin. Bir mal alıp sattıysa bir kimse ne kadar kar ediyorsa etsin o haram değildir. İstersin yüzde yüz kazansın. O haram değildir. Bakın adı ne onu bir başka birisi de satıyor. Kar edecek. Finansda kar vardı da adam battım deyince neden kapısına gittiniz? Para almak için kılıp kendisiyle battık dediler mi? Bitti ki madem kartları vardı da ortaklığında.
Bakmış gelmiş, ortak var. Ya işim bile öyle. O finansçılardın bir eserinin müdür yardımcısı benim yanıma.
Dedi ki hocam siz bir farkı yok demiştiniz. Demişimdir dedim ben. Konuşmaya geldik. Dedim konuşmaya gelmiştiniz. Ben sizi ikna ederim şimdi dedim. Ne için kötü oldum? Yok hocam konuşacağız. İyi konuşalım oturup oturduk. Dedim gel dedim berkenler dedim alalım. Benden ipotek alacağım mı dedim. Peki o ipotek karşılığında dedim. Ben de diyemezsem benim evimi sattıracağım mı? Hanefi'ye göre benim evimi sattıramazsın. Borçlu olsam da. Sattıracağım mı dedim ben. Sattıracağım dinen caiz değildir. Dinen bir adımın evini, bineğini, yiyeceğini, kullandığı eşyalarını, sanatkarsan, sanatkarın alet ve edavatını isterse trilyon borcumuz olsun sattıramaz.
Birkaç kimsede trilyon borcumuz olsa, o adamın bir trilyon alacağınız olsa, o adamın da altıra S520 Mercedes olsa, 150 milyon, bu bineğin. Badevinde bir borcu olmuş olsa, siz badevindeki güllasını sattıramazsınız. Hanefi'ye göre. Satmayacağım senin evini, arabanı, evinin içerisindeki eşyaları, sanatkarsın, senin makinanı, alet, adalatını sattırmayacak diyorsan, evet o finans durumu öbürkünlerden farklı kabul edeceğim. Var mı? Yok. Arkadaşlar şahandır. Vereceklerine serçedir.
Tutamazsınız verecekleriniz ama. Hep evinizde zannet, evinize kovduk. Ha şimdi geliyor dediğiniz zaten uçak. Kredi verirsen zaman size bin bir derece surya tektirir. Gelir senin evine bakar, senin evin 150 milyardır, burası 80 milyar yaparlar. 80 milyarını da vermez. 60 milyarını verdim, 40 milyarını verdim. Kardeşim be, 100 milyar sen bana 40 milyar verecek. Ne yapacak? Nereden yürütcek seni? Nereden yürütcek seni? Yürütcek, yürütcek seni. Sen kazandın, onu ortak ediyorsun. Finansçıları da Müslümanları kaldırmak için kurtular öyle bir şey işte. Bizi günler güpür güpür güpür gitti dolarlara yatırdı oraya. Allah da bir tokat vurdu dolarlarının üzerinde yattı binler. Ondan sonra bağırıyorlar, gitti dolarlarımız.
Allah Müslüman adamın kenarda öyle, kıyında öyle parası durur. Ya ticaret yap, ya birisine borç ver. Hayır, akım et aç kendine. Bir gün kalk kiraya bak. Biri geldi. Nasıl? Baksın da böyle baktın. Ya baksın dedim. Düm anların hayrını açmamışsın sen de. Gitmişsin oraya, görmüşsün. Bir de benden dua ettin kurtulması için. Baksın çok umurumda sanki. Git bir tanıda dükkanı. Yanına beş kişiler çalışsın. İşçi çalışsın yanında. Allah razı olsun dedi. Baksın dedim, baksın. Finansçılar bunu duydu mu yarın koşarlar dememeliyiz.
Allah bizi affetsin. Vaktimiz geçiyor. Şeyle alakalı. Gelecekle alakalı. İki tane atış şerif vardı da önümüzdeki haftaya bırakayın birisini. Şu çok önemli. Süfyan'ın küpöre, Bağzat'a girdikten sonra. Süfyan'ın küpöre, Bağzat'a girdikten sonra. Ondan birisinin bulunduğu bir fırka, Süfyan'ın ordusuna katılır. Süfyan'ın ordu gönderecek.
Küpöre, Bağzat'a girdikten sonra. Yayılacak olan Suriye. Suriye'den Türkiye ve Suriye'ye ikisi beraber. Türkiye'nin güneyi. Suriye'yle bitişik olan senar.
Cesetler görürmeyecek ortalığı. Ordularını her yere gönderecek. Ve katliam edecekler. Şu anda katliam ediyor adamlar. Sırasetçi değilim. Halk ve kader dinini yaşamaya çalışan insanım.
Hafiz şerifler alıyor, mevcut resmi oturtturmaya çalışıyor. Başka bir şey değilim. Gayetten haber veren bir kimse de değilim. Beni öyle tanımayın. Kendi kendime diyorum ki bu hareket bu noktaya gidecek. Gidiyor. Yani sadece Türkan'la alakalı kaldı. Hafiz şerif var.
Şerif var. Orada altın maddele içi çakıyor. Çıkınca orada da savaş olacak. Savaşlar bir gününü götürecek. Durmayacak. Duracağının, barışın olacağına inanmayın. Kısa bir barış olacak. Çok kısa olacak o da. Yine katliamlar devam edecek. Allah bize affetsin. Sorulardan anca bu kadar fırsatı kaldı. Saat geçti çünkü. Hakkınızı helal edin. Allah rızası için el-Patiha. Ama sevap. Sorul kaldı. Ömürde kahveyi inşallah. Ya Allah.
Allah rızası.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.