mustafaozbag.org

39. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 22 Mayıs 2011 · 25:44

Kânın durma ihtimali varsa beklenir. Eğer böyle bir ihtimal değilse, devamlı kalayın, veya bu noktada devamlı bir özürlüğü kâlesi, o kimse abdestini alıp namazını kıracak. 221 müşrik kadınlarla iman edince kadar evlenmeyinizdir. Hristiyanlar, müşkün testis inancından dolayı müşriktirler. Müslüman ve erkek evlenmeyizci bir kustak evli bayan var mı ki? Vallahi sen bulacaksın.
Cariyeye nikah kıyılır mı? Kıyılır mı? Cariyeye nikah. Kıyılır mı? Bir dervişin devamlı cevşan okuması doğruluğunun zamanı olduğuna göre onun yerine ne yapması? Yani biz dergahımızda bir derviş normalde üstadının verdiği yerini çekiyorsa, onun üstüne cevşen okumasından biz bir şey demeyiz. Ama görün ağız olacak, o arkadaş aldın girdi, devam etsin. Veyahut da üstadının sözünü yemesin, tehdit çeksin. Veyahut da devamlı işte söylediğimiz zikirlerden kendisi onlarla hemhal olsun. Estağfurullah tuttuk illallah ve neheydi kalbi anma sivallah derkek. Son dağıtılan ders kağıdından neheydi kalbi.
İlkişi de olmadı mesela ama arasında çok bir fark yok zaten. Esselatu vesselamu aleykeya nuri arşınlaht derken biz arşın nuruna salavat getiriyoruz. Arşın nuri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellama dediğinin nurundan yapılmıştır. O yüzden biz esselatu vesselamu aleykeya nur ile arşınlaht derken arşın nurunun sahibine salat-ü selam getiriyoruz.
Peygamber Efendimiz direkt Allah'ın nuruna yaratıldığı harç ise Peygamber'in nurundan yaratıldığını gördük. Bu salat nereye yazılmış? Benim dediğim bir konu. Bir nurin sevdiğini söylediği halde yanında bulunduğum üstadına ve tatlına nasıl zarar verir? Bir, yani insan birisini seviyorum dediğinde ona zarar vermeyecek diye bir kaydı yok. Zarar vermek bir kimsenin illaki niyete zarar vermek değildir. Başka bir kimsenin illaki niyetle hareket eder ama zarar verir. Olabilir. Yani veyahut da iyi yaptığınızı düşünüyordunuz zarar verir. O da olabilir. Ama bir de insan kendi gafletinden yapar. O da olabilir. Gaflet, gaflet olabilir. Ama hainlik yaparsa o tehlike eder.
İtaat etmekten ve itaat etmekten bahseder misiniz? Bunlara bağlı olarak cemaat olmaktan bahseder misiniz? İtaat noktasında neden tam bir şekilde itaat etmiyor? Şimdi insanların biatları ve itaatleri sevdikleri ve inandıkları kadardır. Herkesin bu noktada biat etmesi biat etmiştir o kimse ama onun biatı normalde karşıdaki kimseye muhabbet destediği kadardır. İtaati de aynı. İnsan sevdiğine itaat eder ya da korktuğuna itaat eder. Tasavvuf ehli korkmaz. Tasavvuf ehli severekten itaat etmesi gerekiyor. O zaman bir kimsenin biat derecesi ve itaat derecesi sevgisiyle ve inancıyla alakalıdır. Bir insan ne kadar çok severse o kadar çok buna itaat eder, o kadar biatı sağlam olur.
Bir insan ne kadar çok bu noktada muhabbeti sıkıysa o kadar da yol eder. O yüzden bir kimsenin itaatini ve biatını bütün cemaatin aynı noktada olması mümkün değildir. Nasıl ki bütün sahabe bir Hz. Ebu Vekir seviyesinde milli değildir. Bütün sahabe bir Ömer seviyesinde, bir Osman seviyesinde değildir. Mümkün değil zaten bu da. O yüzden normalde biat eden, intisap eden dervişlerde hiçbirisi de aynı seviyede olmaz. Aynı derecede olmaz. Aynı bakış açısında olmaz. Bu olması mümkün değil. Eşyanın tabiatına aykırı. Bu mümkün değil. Normal bu tip şeyler. Yani birisinin öyle bakması, öyle durması, mümkünün başka türlü bakması, başka türlü durması bir şeyin eksik ve yanlış olduğundan değil.
Herkesin kendi bakış açısından, kendi durduğu dair. Kendi bağımlılığıyla, kendi muhabbetiyle, kendi sevgisiyle. Zikrullaha bakış açısı da Allah'a bakış açısı da Resulullah'a bakış açısı da dine bakış açısı da aynı. Yani bir kimsenin dine bakış açısı, Allah'a bakış açısı, o kimsenin veya yakınlık hissetmişse o kimsenin kendi haliyle alakalı, kendi durumuyla alakalı. Mümin Allah'tan nasıl korkmalı ve nasıl sevmeli? Mümin Allah'tan haramlara düşmeme noktasında korkmalı. Bu korkusu öcü gibi olmamalı, Allah'tan Allah'ı Allah'tan severek korkmalı. Bu noktada harama girmemeli. Bir kimse Allah'tan korkuyorsa harama girmez. Bir kimse Allah'ı seviyorsa harama düşmez. Allah'ın sevdiği şeylerle itibatlı olur, onunla ilgili ve alakalı olur.
O zaman bir mümin Allah'tan nasıl korkmalı? Allah'ın yapma dediklerini yapmıyorsa o kimse Allah'tan korkuyordu. Nasıl sevmeli? Allah'ın seviyorum dediklerini yapıyorsa o kimse de Allah'ı seviyor. Çok basit. Mümin inancından endişe duyabilir mi? Yani bir kimse inancından endişe duymaz. İnanç endişeyi kaldırmaz. Bir kimse imanından endişe duymaz. Ama kendi halinden endişe duymalır. Benim halim ne olacak acaba diye endişe duyabilir. Ama imanından, inancından endişe duymaz. O yüzden ikisini aynı. Bir kimsenin normalde son nefeste benim halim nice olur acaba diye düşürmesi o kimsenin inancına ve imanına bir leke getirmez. Ama eğer ki inancından şüphesi varsa Allah muhafaza eylesin.
Onda o zaman tehlikeli bir durum var. Müminin azaptan korkması ve kendisini azabın azına bile dayanamayacağını hissetmesi normaldir. Normal. Biz Allah'ın azabından korkarız. Allah'ın azabı çünkü dayanılacak bir azap değildir. Dayanılacak olmuş olsa onun adı azap olmaz zaten. Azap dayanılacak bir acıdır. Dayanılmayacak bir çivedir. Dayanılmayacak bir cezadır. O yüzden adı azaptır. Ve Allah'ın azabına dayanacak hiçbir kimsenin gücü ve kudreti yoktur. Bir kimse Allah'ın azabına, Allah'ın acısına dayanamaz. Söylediğim şey cehennemde. O yüzden bir kimse Allah'ın azabından korkar, korkmasından da bir herhangi bir sıkıntı yok. Bazıları bir kısım ehli tasoluk gibi görünen bir kısım insanlar Allah'ın azabından korkmadıklarını, korkmayacaklarını söylemişler ki o heyva, hevesten başka bir şey değil.
Kendilerini aldatıyorlar. Ahiret aleminde nisanımız, konuşuyoruz hangi dil neler olacak? Onu bilmiyorsak nasıl anlaşacağız? Merak etmeyin ahirette her şey anlaşıyorsunuz. Yani normalde cennetteki dil Arapça olacak. Ama normalde biz şimdi Arapça bilmiyoruz diyoruz öyle değil mi? Merak etmeyin insan okunda bütün diller mevcut. Cenab-ı Hak Adem'i tam olarak terbiye etti. Adem'de bütün her şey mevcut ise merak etmeyin sizlerde de mevcut. Yani siz bir Arapçayı çok rahat bir şekilde anlayıp konuşabilirsiniz. O size mikro çift halinde hazır beyninizde. Yani nasıl bilgisayarda böyle dil kısmı var ya istediğin dili seçiyorsun ya oradan. O istediğin dili seçtikten sonra o dil bilgisayarda devreye giriyor ya.
İnsan beyninde de böyle çiftler var. O çiftlerin içerisinde insan beyninde o dillere aşinalığı var. O dillere aşinalığı olmamış olsa insandan dil öğrenemezler. O dillere aşinalıktan dolayı bile öğrenemezler. Bir geçede yabancı dil öğrenen insanlar var. Bir geçede. Sahabelerin içerisinde bir geçede yabancı dil öğrenen insanlar var. Cenab-ı Hak lazım olduğunda onlara keram eten, mucizevi olarak onları vermiş. Demek ki insan beyninde onlar hazır, onlar mevcut. Cenab-ı Hak o ilmi ondan meydana çıkarıyor, o merak etme ahirette de meydana çıkar. Kabir aleminde kişi dünyayla ve ahiret alemiyle bağlantı kurabilecek mi? Yani ölmüşleriyle veya dünyada yaşamlarıyla.
Eğer o halde birisi ise bağlantı kurar. Hem dünyayla hem ahiretiyle bağlantısı hiç kesilmez. Süt kardeşinin ölçüsü nedir? Hangi şartlarda süt kardeşi olur? Süt kardeşinin ölçüsü normal kardeşlik gibi. Hukukunun arasında hiçbir fark yok. Normal kardeş ile süt kardeşinin arasında normalde hiçbir fark yok. Hangi şartlarda süt kardeşi olur mu?
Bir ağır dolusu, bir kısmı demiş ki bir ağır dolusundan fazla içmesi lazım. Çocuğun emmesi lazım. Kimisi demiş ki karnının doyulması lazım. Bir ağır dolusundan fazla çocuk sütü emdi mi, o kardeş olur. Sadece süt kardeşi olsunlar da emzirmek uygun mu? En üzeri yok artık bizim toplumumuzda var mı? Bunun yasakları bir hukukta yok. Süt kardeş çocukları birbirleriyle evlenir mi? İki süt kardeş birbiriyle evlenemez. Yani diyelim ki Hüseyin ile Molla bizim süt kardeş. Öyle değil mi? İkisi birbirleriyle evlenemezler. Ama süt kardeşin kardeşlerini öbür kalabilir. Birbirleriyle evlenemezler o ayrı mesela. Süt kardeş çocukları birbirleriyle evlenemezler.
Birbirleriyle evlenemezler. Yani iki süt kardeş çocukları birbirleriyle evlenemezler. Gece sıcaklardan dolayı yatarken hanımda ben de edep sınırını aşan kıyafetlerle yatırıp acaba ölçü nedir? Yatarken insanların yatak odasının edep sınırı yok. İnsanların yatak odaları, evleri mahremdir. Bir kimse kendi evinde şehriyatan istediği gibi dolaşabilir.
Eğer yetişkin çoluğu çocuğuyorsa, çocuklar görmeyecekse, karı koca evinin içerisinde bu noktada ben sınırı aşayım biraz. Bu noktada insanın evi mahrem olduğundan bir kimse evinde anadan urayan dahi dolaşabilir. Kendi kalanı takvadır. Deprem olacağını düşünür. Üzerine işte iş çamaşırı giyer, deprem olacağını düşünür. Üzerine değişik kıyafetler giyer. Yani o insanların kendi haliyle alakalı, kendi haliyle alakalı. Bir kimsenin evinin içi mahremdir çünkü. Bir kimse evinin içine sessiz, sedasız, habersiz giremez. Bir kimsenin evinin içerisinde iki aile varsa odaları mahremdir. O zaman bir kimse bir kimsenin odasına sessiz, sedasız giremez. Bu mahremiyete dikkat edildiği için bir kimsenin evleri veya yatak odaları kendince mahremdir.
Mahrem olan bir yerde eğer evde çoluk çocuk yoksa veyahut da herkes uyuyorduysa yatak odasındaysa bir kimse bu noktada yatarken veya günlük hayatında, gece hayatında bu noktada sınır yoktur. Yani şuraya kadar soyunabilirsin, buraya kadar soyunamazsın bunların hepsi de boşta, boşta. Hazreti Ayşef Ademiz diyor ki biz her gece anadan öleyen, soyunur Resulullah sallallahu ve selam hazretlerinin yatağına yatak. Guhari hadisinin kaynağı. Kadınlar şu anda evde takva yapıp eşofmanlarla battaniyelerde dolaşmayacaklar. Yani adamlar sokakta, yaz şimdi, bütün kadınlar açılmış saçılmış, adam bütün gün sokakta harama bakmamak için, haramla iştikal etmemek için, kafasını oraya buraya çevireceğim diye boyun fırtığı olacak, eve gelecek, evde kadın da battaniyelerle dolaşacaklar.
Ve bunun adına da takva edecek. Ondan sonra adam da tırmanacak ortalıkta. Bir kadın, bunu kamera çekiyorlar diye açık açık konuşuyorum bunu. Bir kadın evde gece yatacağı zaman anadan öleyen soyunacak, adamın yatağına yatacak. Yaz kış, başlıyorlar, hocam adam beni aldatıyor mu? Siz biliyor musunuz, sizin telefonunuzu bir yerden aldım, adamı eve bağlamak için ne okumam lazım?
Allah muhafaza. Bunun adı takva değil. Bir kadının takvası erkeğine harama baktırmayacak. Bir erkeğin takvası hanımına harama baktırmayacak. Erkeğine haramı düşündürtürmeyecek. Hanımına haramı düşündürtürmeyecek. Erkeklerine de var. Takva yapacağım, ibadet edeceğim diye hanımı unutuyor. Alıyor, tesbih, oradan zikredecek. Hatun evde orada yatıyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri hanımı ile yatardı. Yattıktan sonra ruslünü yapar, derdi ki müsaade eder misiniz? Ben biraz ibadet edeyim.
Bir kimsenin hanımı ile ilişkiye gelmesi de nâfile ibadettir. Kece namaz kılmış gibi ona sevap veriyor. Hiç bir erkek hanımını ihmal etmeyecek. Hiç bir kadın da erkeğini ihmal etmeyecek. Allah muhafaza eylesin. O yüzden yaz günü şimdi muhakkak ki insan evde işte biraz kısa kolluk giyiyor, işte ne bileyim kısa giyiyordur, hafif giyiyordur. Yaz kapınızı, pencerenizi muhafaza edin, örtün. Dışarıdan bir başkası görmesin, bir başkası sizin o halinize vakıf olmasın. Mahremmdir çünkü. Mahreminizi saklayın, muhafaza edin. E kapı, pencerede kapının içinde millet sauna gibi evde oturacak değil herhalde. Allah bizi affersin. Adamın biri falan işi işlersem kafir olayım deyip sonra da o işi işlerse adama ne lazım olur?
Bir de sopa lazım. Yani yatıracaksın oran mı istiyor, buran mı istiyor? Başka yanı yapacak yemin bulamamış mı ki? Cahil cühele adam. Cahil cühele adam. Yani nikahına yemin edenler. İmanına yemin edenler. Bu tip tehlikeli işlere yemin eden insan cahil adam. Dini bilmeyen insan. Boşak. Gereksiz. Allah muhafaza edin. Ne lazım olacak? Teshid-i iman, teshid-i nikah gerekli. Bu güzel sopa gerekli. Bir adam kazancını harzansa ve kazandığı para zekat verebilecek kadar olsa, ve bir sene bu sorabında karsa adama zekat pardonum, şeriat bir kimsenin kazancının nereden olduğuna bakmaz.
Bir kimsenin normalde bir yıllık zekat verebilecek nokta değil mi? Evet şeriat ona bakar. Ha o kimse o zekattan hayır beklemesin. Hayır mı mesela? Ama şeriat onun kazancını incelemez. Senin kazancın helam mıydı? Haram mıydı diye sormaz. Der ki zekat miktarı bir yıl sende durdun mu durdun sen zekatını vereceksin. Allah arkasında haram aylar hangileridir? Bu aylarda savaşmak haram mıdır? Recep, Şaban, Ramazan bir de zilgit. Recep, Zilkade, Zilhecep bir de Şervak. Bu aylarda savaşmak haram mıdır? Evet. Ha sonradan kalma buradan. Dur. Dur.
Kafirler salgılı salgılıydı gördünüz ya. Müşrikler geliyordu zaten. Evet. Doğru. Doğru. Adamın zekat verebilecek kadar helam parası var bir de haram parası var. Adam zekatını haram parasından verir bu adamın zekatı kabul olur. Yani adam ayırmış demek bir haram hesabı var bir de helal hesabı var. Ya enteresan bir hesap ya. Çok güzel ya. Hanımı ile ilişkiye girmek isteyince hanımı onunla ilişkiye girmiyor. Ve adam karısına o an kızın bir daha seninle ilişkiye girersen benden boşsun dese adamın ne yapması lazım? Ve bir talep boş oluyor.
O hanımla bir daha bir ilişkiye girdi bir talep boş oldu. Bir erkek hanımına ilişkiye girmesi için söyler de hanım eğer bir rahatsızlık yoksa bir sıkıntısı yoksa onu reddederse büyük günah kebale gelir. Ve bunu kadın böyle ikide birlikte tekrarlıyorsa boşanma sebep olacak. Yani canı sıkıntıca ilişkiye girmeyecek. Öne işte topu taça attığı zaman boşanma sebep olacak. Kur'an ne yani okuduğumuz zaman kavimlerin helaklığından bahsediyor. İnsanlar aynı zamanda Allah'ı isyan ettiği halde helak olmamasının hikmetini de yoksa helak oluyor da biz mi görüyoruz? Biz mi görüyoruz? Evet biz görmüyoruz.
Diyelim ki borsanın hükmü. Yani bu noktada çok tartışma var borsanın hükmü ile alakalı. Yani islam ticaret sisteminde böyle bir borsa tartışmamış önceki yıllarda. Olur mu olmaz mı olabilir belki de bunun tartışması hala da devam ediyor. Olur diyenler var, olmaz diyenler var. Olur diyenler var, olmaz diyenler de var. Yeni çağdaş uleman tartışıyor bunda. Dizleceksin ki sen ne diyorsun? Bir islam hukukunun hüküm sürdüğü bir devlet veya bir topluluk olmadığından dolayı bunun tartışması da boş. Yani önce ulemanın topluluğu islam hukukunun icra edileceği bir yer tespit edip orada islam hukukunun icra edilmesi lazım ki orada borsa tartışılsın.
Yani islam hukukunun icra edildiği bir devlet yok şu anda. Kredi kartında bankaların faizi oluyor zaten. Kredi kartındaki bankaların faizi faiz. Hiç kimse bankaların faiz değil demez. Kredi kartında da faiz. Normalde de faiz. Ama dar bir farkta faizle alakalı hüküm farklı. Bu yüzden bir kimse onu uygular uygulamaz kendisiyle alakalı bir şey.

Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür. Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.

bütün sohbetlerin metinleri · söz fihristi