Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Mesnevî Şerhi · 7 Eylül 2020 · 25:19
İsmâil gibi onun önüne baş koy. Kılıcının önünde sevinerek, gülerek, can ver. Demek ki o mürşid-i kâmilin önünde İsmâil gibi başımızı vereceğiz. Yani nefsimizden geçeceğiz. Ben demeyeceğiz. Benim bildiğim demeyeceğiz. Benim yaptım demeyeceğiz. Ben böyle olmasını istiyorum demeyeceğiz. Benim şöyleydi demeyeceğiz. Baş koyacağız. İsmâil aleyhisselam ne yaptı? Dedi ki, babacığım, beni teslim olanlardan göreceksin. Senin Rabbin sana neyi emrettiyse, onun üzerinde tereddütsüz, benim üzerinde istediğini yap. Hiç o meselenin üzerinde, onun üzerine bir tereddütlü bir noktan kalmasın.
Benim kurban edilmem gerekiyorsa, sen beni kurban et. Geçmiş paganist dinlerde insan kurban edilirdi. Pagan dinlerinin büyük bir çoğunluğunda bu vardı. Velev ki dinler tarihi açısında, İbrahim aleyhisselamın zamanında da böyle bir paganist düşüncenin var olduğunu kabul edebiliriz. Hani bize böyle filmler aktarırlar ya, genelde Amerikan filmleri vardır. Böyle işte kız kurban ederler, kadın kurban ederler.
Genelde kızları kurban ederler. Berili yaşta olacak, berili çağda olacak, berili güzellikte olacak. O kızları kurban ederlerdi. Paganlarda bu vardı. Şimdi de o paganist düşünce var. İnsanlar dünya malları, dünya menfaatleri için kadınlar kurban ediyorlar. Kendi elleriyle. Adam bir ihale mi olsun diye, o ihalenin başındaki herhangi bir amire, memura kadın kurban ediyor. Bir kadın hediye ediyor ona. Ve o paganist düşüncede, o kadınlar işte şaraplarla, içkilerle yıkınır. Hatta paganist düşüncede, o kadınlar, o kızlar sarhoş edilir. Ve öylece kurban edilir. Çünkü o sarhoş edilmezse, can gidecek, ağlar, sızlar, kötü bir hal çırpınır, kötü bir şey olur. Ona inandıracaklar. O tanrıya hediyedir çünkü. Tanrıya hediye giderken, o gülerek gidecek. O sevinçli gidecek, mutlu gidecek.
Onun sevinçli ve mutlu gitmesi için, ona her şey bahşedilir. Her şey ona anlatılır. Ve o, sevinçli bir şekilde tanrıya kurban gidiyordur. Sevinçli bir şekilde bir yere kurban gider o. Giderken, o kimse akli yerinde yoktur. Sarhoştur. Her kadını kurban ederlerken, kadınları sarhoş ederler. Barlara gidin, kadınlar sarhoştur. Sarhoş olmayan kadın kurban olmaz çünkü. Sazlara, cazhanelere, meyhanelere, pavyonlara gidin, kadınlar sarhoştur. Sarhoş olmayan bir kadın, kurban edilemez çünkü. Gidin kurban olan kadınların, hepsi de sarhoştur. Kimisi araba, güzel araba sarhoşudur. Kimisi güzel ev sarhoşudur. Kimisi güzel kıyafet sarhoşudur. Kimisi ne bileyim işte, harika eşya sarhoşudur. Bir altın bilezik sarhoşudur.
Bir tatlı söz sarhoşudur. Kadınlarınız, kızlarınız böyle kandırılaraktan kurban gider. Nereye gider? Günün paganist tanrısına gider. O gün için insanların totemleri vardı. O gün için insanların işte taptıkları putları vardı. Bugün de insanların taptıkları putları ve inandıkları totemleri var. Bugün de insanlar kurban ediliyorlar. Erkek kadın. Kurban ediliyoruz hepimizde. Herkes kurban ediliyor. Ve herkes bir şeylerin kurbanı. Ama hiç kimse bir Allah'a kurban olamıyor. Kurb yakınlık, Allah'a yakın olmak. İsmail Aleyhisselam diyor ki, Beni kurban et sen. Yakın et. Biz kurban etmeyi kesmek olarak biliyoruz. Kurb yakınlık demek.
Kurban yaklaşmak demek. Kurban kesiyoruz. Allah'a yaklaşmak için. Kurban, hayvan kesmek değil. Ya Allah'a yaklaşmak. Allah'a yaklaşmanın adı mıdır? Adı mıdır? Koyun veya dana veya deve kurban etmek. Kurb yaklaşmak. İnsanlar önceden yaklaşmak için tanrılarına insanlar kurban ediyorlardı. İbrahim Aleyhisselam'dan sonra kurb yaklaşmak hayvan keserekten kurban etmek etti. Cenab-ı Hak dedi ki, Ey insanlar! Ey nefsine uyanlar! Ey heva ve hevesine uyanlar! Kurban oluyorsunuz.
Heva ve heveslerinize. Satılıyorsunuz. Kandırılıyorsunuz. Sarhoş ediliyorsunuz. Ve sarhoş bir şekilde siz başkalarının ilahlarının kurbanısınız. Sizi sarhoş edenler, onların ilahlarına kurbansınız. Sizi moda sarhoş edenler, sizi gösteriş sarhoş edenler, sizi dekolte sarhoş edenler, sizi mal mülk sarhoş edenler, sizi bir lider sarhoş edenler, sizi bir şeyh sarhoş edenler, sizi bir tarikat sarhoş edenler, sizi bir şeyhin sarhoş yapıyorlar.
Siz asıl mansur şarap içip, Allah'a aşık olacağınıza, Allah sarhoş olacağınıza, Allah'tan gayrısına sarhoş oluyorsunuz. Ve sarhoş halde sizler kurban ediliyorsunuz. Ama gelin, Hazreti Mevlana diyor ki, Siz bu sarhoşluktan uyanın. Siz bu rüyadan uyanın. İbrahim aleyhisselam bir rüya görmüştü. O rüyadan Cenab-ı Hak onu uyandırdı. O rüyadan onu uyandırırken, ona başka şeyin kurban edilmesini gösterdi. Zahiri olarak ona bir koyun indirildi. Bir koç indirildi. Bu zahiri kurban. Sen bir koyun kesiyorsun, İbrahim aleyhisselamın sünnetini, İbrahim aleyhisselamla Muhammed-i Mustafa'ya kadar, bütün peygamberler, hatta Adem'den itibaren, Adem'in çocuklarına ilk kurban emri verildi.
O günden Muhammed-i Mustafa'ya kadar bütün emredilmiş olan, o kurb yakınlaşmanın göstergesi olan bir hayvan kurban ediyorsun. Ama asıl kurb, asıl yakınlaşma, Hadis-i Kudsi'de kul farzları yerine getirmekle Allah'a en sevimli şeyi yapar. Farzları yerine getirmeniz bir kurbiyettir. Namaz kılmak farz, oruç tutmak farz. Hacca gitmek farz, zekat vermek farz. Zekat vermek farz. Hacca gitmek farz. Bir kul takmışlar arkasına, parası olana. Farz kardeşim, o farzı yerine getirmek için paran olsun. O farzı yerine getirmen için gayret et.
O farzı yerine getirmen için çalış. Zekat vermek farz, zekat verecek parayı kazan. Tembel olma. Zekat vermek farz. O zaman para kazanıyorsan, sen tutumlu ol. Ancak artanını sadaka olarak devamlı veriyorsan bu senin hakkın. Geri kalan savurganlık yapma. Zekat vermek farz. Ey sufiler! Allah'ın farzlarından eksik bir şekilde bu dünyadan ayrılmayın. Hacca gidin, hacca gitmek farz. Yol bulabilen gidecek. Yol bulun. Toplanın.
Hep beraber ihramlanın. Çıkın yola. Tatile gitmek için bir yıl öncesinden yer ayırtılan Müslümanlar. Beş boynuzlu otellere gitmek için can atan Müslümanlar. Gidin pasaport sırasına girin. Alın pasaportlarınızı. Gidin vize sırasına girin. Alın vizelerinizi. Vermiyorlarsa vizelerinizi hep beraber ihrama girin. Binin arabalarınıza gidin. Reyhanlı'da kurbanlarınızı kesin dönün. Hac farz! Hac farz! Farz! Parası olanı diye ayırmamış. Hac farz! Hac farz!
Biz sıra bekliyoruz. Nereye kadar sıra bekleyeceksin? Bana fetva soruyorlar. Biz sıra beklerken ölürsek hacı sayılır mıyız? İnşallah diyorum. Giyin ihramlarınızı gidin. Evde ihramlanın. Niyetlenin. Binin arabalarınıza. Gidin. Neden düşünmüyorsunuz? Neden akletmiyorsunuz? Neden Allah için bir adım atmıyorsunuz? Gönlüm arzu eder ki bir daha haç mevsimine bütün herkes hazırlansın. Geri dönmek de şereftir merak etmeyin. Binin otobüslerinize, alın pasaportlarınızı elinize.
Kardeş bizim emeketimiz orası. Osmanlı'nın Hicaz vilayeti orası. Bizim vilayetimiz. İsmail gibi kurban ol. Öyle bir Allah'a, dost olanlara dost ol. Kurb, yakınlık. Resulullah'a dost olanlara dost ol. Yakınlık. Allah'a dost olanlara, kurbiyet sağlayanlara. Sen de onlara kurbiyet sağla. Yakınlık. Ver de Ahmet'in tertemiz canı. Ahalette nasıl ebededek, sevinerek, gülerek, ölümsüz bir halde kaldıysa, senin de, senin canın da sevinsin, gülsün, ölümsüz diye ersin. Sen öyle yakınlık gör.
Öyle yakin ol. Öylesine yakin ol. Öylesine yakin ol ki, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri gibi, ilelebe dost yüzüne bakanlardan ol. Öyle yakınlık kur. Hz. Muhammed Mustafa gibi, ebedi ol. Ebediyen, ebediyen. Dostla, cemalleşenlerden ol. Öylesine kurban et nefsini. Öylesine hevesten çekil. Farzları dosdoğru yerine getir. Nafilelerle Allah'a kurbiyet besle. Yakınlık besle. Ve Allah'ı sev. Ve Allah'a aşik ol ki, ebediyen o dostla cemalleş. Ebediyen o dostla, dostluğun devam etsin. İşte kurbiyet bu. İşte yakınlık bu.
O zaman kime yakınlık? Paganist düşüncelere değil. Paganist ilahlara değil. Paganist ilahelere değil. İlahçıklara değil. Paganist sistemlere değil. Paganist sistemler var çünkü. Kurban alıyorlar. Paganist sistem. Kadınlar orta yerde. Erkekler orta yerde. İlaheler orta yerde. Herkes o ilahelerin peşinde. Paganist sistem. O paganist düşünceyle, o paganist inanışta, onlar her şeyleri kurban ediyorlar. Onlara değil. Ya Allah'a ve Resulüne. Allah'a itaat edin. Resulüne itaat edin.
Sizden olan emir sahiplerine itaat edin. Ya Rabbi bizi o veliler, o peygamberler, o inam ettin. O salihlerle bizleri beraber eyle. Kurbiyet onlarla beraber olmak. Asıl yakinlik o. O yakinliğin yolu ne? Farzları yerine getirmek. Dostlar, farzları yerine getirin. Kurbiyetin yakın olmanın birinci yolu farzları yerine getirmek. Bunlar sadece ibadet değil. Haramlardan uzak durun. Haramlardan uzak durmak da farzdır. Haramı işlememek farzdır. Bir kimse haram işlememekten dolayı da sevap alır. İçki içmediğiniz her gün sevaptır. Yalan söylemediğiniz her anınız sevaptır.
Oruç tutmayıp oruca karşı beklemek sevaptır. Ramazan gelsin tutacağım. Sevaptır. Bunun gibi namaza namaza eklemek. Arası sevaptır. Orucu oruca eklemek. Arası sevaptır. Bir Cenab-ı Hakk'ın sevmediği hale düşmemek sevaptır. Sevmiyor. Ondan uzak duruyorsun. Aman sakınıyorsun. Aman yarabbi ben yalandan sakınayım. Aman yarabbi ben gıybetten sakınayım. Aman yarabbi ben sert yüzlü olmaktan sakınayım. Tebessüm ehli olayım. Müminlere karşı şefkatli ve merhametli. Kafirlere karşı şedid, sert. Hangi kafire seninle savaşa, mücadelene. Orada sokakta gördüğünüz Sıristiyanlara, Yahudilere sert davranacağım diye uğraşmayın.
Onlara mütebessim davranın. Onlara İslam'ın güzelliklerini anlatın. İslam'ın tatlılığını anlatın. Dükkanınıza gelmiş, evinizin önünden geçiyor. Buraya misafir gelmiş. Ona sen şunu yapma. Ona sert, ona ketum. Öyle bir şey yok. Bu İslam'ın şiarı değil. Ona mütebessim davran. Ona hoşgörülü davran. Ona hoş davran. Ona İslam'ın en güzel yüzünü göster. De ki ona şu mesajı var. Bizimle savaşmazsanız biz sizinle savaşmayız. Siz bize bıçağınızı batırmazsanız biz size bıçak batırmayız. Biz Müslümanız. Biz insanlara zulmetmeyiz. Biz Müslümanız. Biz haksız kimseyi öldürmeyiz. Biz Müslümanız. Biz hayvanları dahi öldürmeyiz, katletmeyiz. Yeşili dahi öldürüp katletmeyiz.
Biz Müslümanız, akan suya tükürmeyiz. Biz Müslümanız, akan veya duran suya bevletmeyiz. Biz Müslümanız, biz gölden taharetlenmeyiz. Gölden alırız bir maç reposu, gider kenarda taharetleniriz. Göle taharetimizi dökmeyiz. Biz Müslümanız, sokağımıza çöpü biz kenara atıvermeyiz. Çöp kutusuna koyarız. Biz Müslümanız, kurban keseceğiz ya, kurban arttıklarımızı gömeriz. Biz Müslümanız, kurbanı keserken dahi ona merhametli, şefkatli, ona yumuşak davranırız. Ona hoş davranırız. Ona sevecen davranırız. Biz Müslümanız, ibadet ederken dahi kurbanımızı korkutmayız. İncitmeyiz, acıtmayız. Biz Müslümanız.
Biz Müslümanız. Eşimizi korkutmayız. Çocuklarımızı korkutmayız. Gelinlerimizi korkutmayız. Damatlarımızı korkutmayız. Biz Müslümanız. Komşularımızı korkutmayız. Biz Müslümanız. Beldemizde bulunanları korkutmayız. Hayvanları korkutmayız. Kuşları korkutmayız. Böcekleri korkutmayız. Biz Müslümanız. Yakarak hiç kimseyi cezalandıramayız. Biz Müslümanız. Biz masum insanları öldüremeyiz. Buraya bir bomba atamayız. Bir yerde bomba patlatamayız. Bir bomba yüklü aracı sivillerin içerisine gönderemeyiz. Biz Müslümanız. Savaşacaksa askerler savaşır. Biz Müslümanız. Biz kendi kafamızdan elimizde silah alıp savaşamayız. Savaşamazsınız.
Biz Müslümanız. Hiroşuma'ya bomba attıkları gibi biz bomba atamayız bir yere. Biz Müslümanız. Biz Japonya'ya iki tane atom bombası atıldığı gibi biz hiçbir yere atom bombası atamayız. Bize atsalar da atamayız. Biz Müslümanlardanız. Biz kimyasal silahlar kullanamayız. Biz sivillere kimyasal silah kullanamayız. Müslümanız. Biz hiçbir sivili kıyamayız. Müslümanız. Allah'a yakın olmak isteyenler hem bireyin hukukunu hem toplumun hukukunu korumak zorundalar. Fars.
Biz Müslümanız. Bir başkasının malını cebellez edemeyiz. Biz Müslümanız. Biz devletin parasını biz çarçur edemeyiz. Biz Müslümanız. Belediyenin parasını çarçur edemeyiz. Biz Müslümanız. Yetimin hakkı var deriz onda. Çarçur edemeyiz. Müslümanız. Toplumun, kamunun bunda hakkı var deriz. Müslümanız biz. Biz sokaktan geçen alelade bir insan değiliz. Biz paganist değiliz. Bizim totemlerimiz bu noktada değil. Bizim elimizde kitabımız var. Heva ve hevesimiz yok. Bizim önümüzde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri var. Her daim. Hem maddi hem manevi. Biz müminiz.
Yapamayız. Farzları yerine getirmekle mükellefiz. Allah'a yakinliğin birinci adımı. Yapamazsın. Yapamazsın. Sen denize dahi bevledemezsin. Müslümansın. Sen çölün ortasına dahi büyük abdestini yapsan meydanda bırakamazsın onu. Onu gömmekle mükellefsin.
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri toprağı biraz eşeler. Oraya bevleder. Oraya büyük abdestini yapar. Sonra gömerdi. Tırnağını keser gömerdi. Saçını keser gömerdi toprağa. Hijyen. Orta yerde hiçbir görüntü kirliliği yok. Müslümanız. Temiz giyinmek zorundayız. Müslümanız. Güzel kokmak zorundayız. Müslümanız. Kasık altlarımız, koltuk altlarımız en az. Hanefiler en fazla yedi gün demişler. En fazla yedi günde bir sever. Ama Hanefilerin ittifak ettikleri var. Ne? Üç günde bir. Biz en az üç günde bir tıraş oluruz. Bu da ne demektir?
Üç günde bir banyo yaparız. Ter kokmaz Müslüman. Üzerinden kötü kokular çıkmaz Müslümanın. Boşanma sebebi koymuş Hanefiler bunu. Bir kimsenin vücut kokusu boşanma sebebidir. Biz Müslümanız. Vücudumuz tertemiz kokar. Biz Müslümanız. Ağzımız tertemiz kokar bizim. Ağız kokusu olmaz. Bir kimsenin üzerinde cigara kokusu, kahve kokusu, necis kokusu, kedi köpek kokusu olmaz. Müslümanız biz. O zaman kurp, yakınlık, farzları yerine getirmek. Farzları yerine getirmenin bir bölümü var, ibadetlerle alakalı. Bir bölümü var, haram işlemekle alakalı. İbadetleri yerine getirmek yetmez. Ya haramlardan uzak durmak da ibadettir. Haramlardan uzak dururuz, ardından ne diyor hadis-i şerif? Nafilelerle bana yaklaşır.
Kurbiyet başladı, nafileyle. Nafilenin bir kısmı var, ibadetle alakalı. Öğlen namazının farzından sonra iki rekat daha namaz kılmak. Öğlen namazının farzından önce dört rekat namaz kılmak. Pazartesi, perşembe oruç tutmak. Orucun nafilesi. Başında, ayın başında, ortasında, sonunda oruç tutmak. Orucun nafilesi. Müslümanlar nafile oruçları, nafile ibadetleri yerine getiriyorlar. Ahlaklarını iyileştirmiyorlar. Bir adım daha ileri ahlaklarımızı en iyi yere götürmek. Ondan sonra Allah'ı sevmek. O kurbiyet fazlalaştı. Kurbiyetten kasıt bu. Kurban kesmemizin kastı da bu. Allah bizi onlardan eylesin inşallah.
Eğer o kurbiyeti, o yakınlığı sağlarsak, Hazreti Mevlana'nın değil mi gibi, Ahmet gibi, ebededek, o dostla sohbet eder. Allah bizi onlardan eylesin. Selamun aleyküm.
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.