Mustafa Özbağ Efendi sohbeti · Dergâh Sohbetleri · 14 Şubat 2014 · 1:11:01
Allah gecenizi hayır etsin. Selam, o günümüzdenize hayırlı etsin. Aymızı, yılımızı, nazânızı hayırlı etsin. Aymızı, yılımızı, nazânızı hayırlı etsin. Sunduklarımıza naim etsin. Aymızı, korkutlarımıza hırsızın. Aymızı, istenim âlimine birlik, birlik beraber dikâh kürsün. Aymızı, nevleti, günümüze hayırlı etsin. Aymızı, Allah'ın âmı, âmı. Gerçek biriyet, Allah'a kul olmak mıdır? Başka bir şey midir ki?
Aymız, yılımızdaki olaylar, toplumun burhanlara, mutsuzluğuna ve huzursuzluğuna sönüklemek isteyen, avopi sistemde nasıl mücadele edilmesi lazım. Burhanlar, mutsuzluklar, sıkıntılar, problemler, insanların bu dünyadaki imtihanıdır. O yüzden bu burhanlar, sıkıntılar, problemler olmasaydı, doğru yolda gidenle, eğri yolda gidenlerin, birbirlerinden halkı kalmazdı.
Eğer bu sıkıntılar, problemler olmamış olsaydı, insanlar halkla batıl ayırt edemezdi. İnsanların bu noktada cennetlik mi, cehennemlik mi olacakları da belli olmazdı. O yüzden başınıza gelen sıkıntılar, problemler toplumca, milletçe ve birey olarak, aile olarak bizim Kur'an ve sünnet dairesinin neresinde olduğumuzu gösterir. Bunlara karşı olan duruşumuz. O yüzden başımıza ne geliyorsa gelecek, başımıza ne geliyorsa gelecek, biz Kur'an ve sünnet dairesinde yaşamaya, Kur'an ve sünnet dairesinde düşünmeye devam edeceğiz. Hz. Mevlana der ya, bu dünyada bu sıkıntılar, bu problemler, asla, yani kalp altınla, yani kalp dediği bir şeyin sahtesi hakikisini ayırt etmek için lazım.
O yüzden bunların hepsi de olacak. Bunların olmadığı zaman olmamış. Bunların görünmediği, yaşanmadığı zaman olmamış. Bunların hepsi de olacak. Bunların hepsi de olacak ki, biz bu dünyada imtihanı geçenlerden olacağız. Biri insanın istidadı cüz-i irade midir, yoksa evliliğinden kendisine evlenilen bir şey midir? Bir kimsenin istidadı erkek erkektir, kadın kadındır. İstidad bir kimsenin yaratılışıdır, fıtratıdır.
Bazıları, insanların üzerindeki güzel huyları istidad olarak görmüşlerdir. Ona elverişli olmak gibi. Veyahut da bir kimse sanatı icra ediyor, ona elverişli olmak gibi. O yüzden bu güzel ahlak, insanın gayretiyle, mücadelesiyle, mücahadesiyle, riyazatla sağlanabilecek şeydir. Veyahut da el sanatları, küçüklükten itibaren, uğraş verilerekten bir ustanın serbiyesiyle, öğrenebilecek şeylerdir.
E bazen, normalde bu noktada istiznalar kaydımız mı? O yüzden böyle her şeyi fıtrata yüklemek çok uygun değil. Derslerimizi ihmal edip, çekemediğimiz zaman, rüya halinde mürşidimizin bizi uyarması gerekir mi? E namazı da kılmadığımız zaman, Hazreti Peygamber'den uyarı beklemek gibi bir şey bu. O zaman komple namazı terk edelim, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ahleteriz.
Bu rüyamıza gelsin, bize namazı bu noktada söylesin, tembih etsin. Bu anlayış oraya götürür insana. Allah muhafaza eylesin. Salih insanlar, salih rüyalar görürler. Hadis içerik. Salih insanlar, salih rüyalar görürler. Bir kimse tersini çekmeyince, müştadından uyarı bekliyorsa, rüyasını da görür. Bu biraz Allah muhafaza eylesin. Hani İsa aleyhisselam havarilerine der ya, haddi aştınız diye, haddi aşmak olarak herhalde. Bir mürşid, müredini başka bir mürşidi kamile o yolun celebini alsın, oradan da istifade etsin diye yollar. Yollar olabilir bu tip şeyler ama bunlar manevi olduğu müddetçe geçerli olur.
Riyazata herkes girebilir mi? Riyazata girmek için mürşidinden izin almak gerekir mi? Riyazat, bir kimsenin kendi üzerinde belli şeyleri kesmesidir. Bunu eski sufiler, değişik usullerde meydana getirmişler. Bu noktada bizim kesinlikle ve kesinlikle durduğumuz şey, eğer biz riyazat yapacaksak, riyazatı haramlardan elimizi, etemizi, dilimizi, gözümüzü, kulağımızı kesmek olacak.
Haramlardan kendisini alıkoymayan bir kimsenin tasavvufi olarak başka riyazatlara girmesi şeytanın aldatmasıdır. Önce bir yalanı terk etsen, ben kendi nefsim için söylemiş olayım bunları. Önce bir ibeti terk et, önce bir sabah namazına kırk vakit kalk, önce sen kendince farz ibadetlerini yerine getirsin. Önce sen kendince, bu kendime söylüyorum, günah-i kebailerle alakamı kes.
Bu sana riyazat olarak yeter bu zamanda. Farz ibadetlerini yerine getirmeyen, günah-i kebailerden uzak durmayan bir kimsenin aç kalması, aç kalması, beyhude bir şeydir. Gülbet eden bir kimsenin aç kalması, riyazatla alakalı beyhude bir şeydir. Yalan söyleyen bir kimsenin aç kalması beyhude bir şeydir. Hocamı buraya alın, bir tane de buraya şey getirin, kürsü getirin, bir de kürsü getirin. Kendi dairelerinde sünnet-i Resulullah'ı terk edin.
Kendi kafalarından riyazat yapmaları bu manada sapıldıktan başka bir şey olmaz. O yüzden bu devirde ilk önce bir kimse riyazat yapacaksa, farz ibadetlerini yerine getirin, haramlardan uzak durun, ondan sonra kendi iç aleminde az yemek, az uyumak, hadis-i şerifle sabit, az konuşmak gibi ince edeplerle edeplendir. O yüzden riyazatı böyle, şimdi batıda çıktı bu tip şeyler. İnsanların dilden, diyanetten haberleri yok. Kendilerince işte ok yiyerekten, yok işte çöp yiyerekten nefis terbiyesi yapmaya çalışıyorlar. Bunlar sufiler için geçerli şeyler değil. Bu manada yol belli. Hadis-i Kudsi, bir kimse farzları yerine getirmekle Allah'a en sevimli işi yapar. Nafilelerle Allah'a yaklaşır ve Allah'ı sever.
Hadis-i Kudsi malumunu devam ediyor sonra. Allah bizi affetsin. Eğer mürşidin seni kesrete salmış olsaydı, onu hatırına getiremezdi. Mürid niye farsa mürşidi onu kesrete çok lırsa var. Bizim yolumuz, Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin yoludur. O yüzden bu yolda kesret hali vardır. Kesret hali vardır. Yani biz çokluğun içerisinde yaşarız. İslam dini mezrada yaşanacak, mağarada yaşanacak bir din değildir. Sufilik mağarada, mezrada yaşanacak bir yol değildir. Sufi, halkın içerisinde hakkı yaşamaya çalışır. Halkın içerisinde yaşamazsa, o Sufi, Sufi değildir. Halkın içerisinde halkın eziyetlerine katlanmak, halkın içerisinde Kur'an ve sünneti yaşayan birer tebliğci olmaktır Sufi'nin.
O yüzden işte bunun için bir mürşidin özel emrine gerek yoktur. Biz kendi içimizde halvet, yaşadığımız şey ise cevrettir. Kendi içimizde vahdet, yaşadığımız daire ise kesrettir. Allah bizi onlardan eylese. Havas ilmi ne demektir? Ledin ilmi ile arasındaki fark nedir? Havas ilmi ile ledin ilminin arasında çok fazla bir fark yoktur. Kim Kur'an ve sünneti tam anlamıyla yaşarsa, Allah ona bilmediklerini öğretir. Allah'ın bilmediklerini öğretmesi, Sufilerce ilmi ledin veya da havas ilmi olarak görülmüştür. Bu ilim vasıtasızdır. Bu ilmin öğreticisi de vasıtasız da sebebi de Allah'tır.
Ama bunun yolu yine aynı, az önce söyledi, maddes-i kudsi ile başlar. Yine bir kısım kendisini Sufi gösteren bazı kimseler, bu farzlarda ve sünnetlerde gevşeklik yapıp, kendilerince havas ilmine ve ilmine sahip olduklarını söylüyorlar ki, bu aldatmacadan başka bir şey değildir. Kim Kur'an ve sünnete sıfır yapışırsa, ve nafilelerle Allah'a yaklaşır, Allah'a aşık olur, onu severse, Cenab-ı Hak onun kalbine havas ilmini akıtır.
Yoksa Kur'an ve sünnete yapışmamış, sünnete Resulullah'ın hedef ve ahlak noktasını almamış, Allah'a aşık, Allah'a sevme noktasında durmayan bir kimsenin kalbine ilm-i ledin gelmesi, havas ilmini gelmesini söylemesi, şeytanın aldatmacasından başka bir şey değildir Allah-u Alem. Rüyamda sizi gördüğümü hatırlıyorum ama ne konuştuğumuzu veya ne yaptığınızı hatırlamıyorum. Bunun sebebi nedir? Allah cümlemizi salihlerle beraber önemlardan eylesin inşallah. Çocuklar kaç yaşında sünnet ettirilir? En uygun yaş hangisidir? Bizi bilgilendirir misiniz demiş. Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesselam Hazretleri rivayet edilir ki, 7 yaşına kadar çocukları sünnet ettirir. O yüzden çocuklarınızı en geç 7 yaşına kadar sünnet ettirmeye gayret edin.
Hesabımdan sizi takip ediyorduk ama siz hesabınızı kapattınız, bizlerden kaynaklanan bir sorun nedeni ile mi hesabınızı kapattınız, bilgi verebilir misiniz demiş. Kapatmak istemezdim ama çok oradan rüya sormaya başladılar. Benim o kadar çok zamanım yok. O kadar çok zamanım olmayı da sanki onlara da cevap vermiyormuşuz. Böyle bir küstahlıkmış gibi aldırılıyor. Bir. İkincisi bu konu açılıpça bir şey daha söyleyeyim. Mustafa Özbağ adına bir sürü hesaplar açılmış. Bunlardan rahatsızlığını daha önce de dile getirdim.
Bir tek hesaptan haberim var dedim. O da Fatih Mercan'ın açtığı bir hesap vardı. Bundan haberim vardı. Diğerlerinden hiç, diğerlerinden haberim yoktu. Diğerleri bu noktada. Fatih Mercan ona da söyledim zaten kapat diye. O da kapattığını söyledi bana. Benim adıma bir yerlerde hesap açmayın. Karabaş-ı Veli Tekkesi adına bir yerlerde hesap açmayın. Tekkenin bir hesabı var bildiğim kadarıyla. Öyle değil mi Salih? Var efendim. Tekkenin orada Karabaş-ı Veli Tekkesi diye bir hesabı var. Benim Fatih hesabım bir tek dükkanla alakadaydı. Dükkanla da ilgimi kestim. Dükkanla ilgimi kestiğim için bir de hesabı kapattım. Bir de ayrıca haberle rüya soruyorlar. Şimdi oraya Mustafa Özbağ diye yazdım.
Bir kimse mahremini anlatsa ne yapacaksın? Vatan bizden değildir. Hadis-i Şerif birisi o Mustafa Özbağ dese karı koca ilişkisinden bir şey sormaya kalksa ne yapacaksın? Onları mı dinleyeceksin? Onları mı okuyacaksın? Nitekim birisi yazmış. Sonra da bana ulaştı. Dedi ki o hesabınız sizin değilmiş. Ben bu konuyu oraya yazdıydım dedi. Bir utandım, bir üzüldüm kendi kendime. Allah rızası için söylüyorum. Nerede bir Mustafa Özbağ hesabı varsa kapatsın. Kendi kardeşini kendim üzmek istemiyorum.
Nerede bir Karabaş-ı Veli Tekkesi hesabı varsa kapatsın. Bu nasıl bir ölçüdür? Bu nasıl bir ahlaktır? Bu nasıl bir ahkamdır? Bu nasıl bir duruş vaziyetidir ki benim adıma bir kimse hesap açabiliyor? Hadi birisinden haberim var. Baştan itibaren bana söyledi. Şifresini de bana verdi. Fatih'in harcına yürüyorum bu mesele içerisinden. Açık açık konuşuyorum. İsim vererek de. Başlangıcından itibaren bana söyledi. Hatta şifresini de verdi. İstediğin zaman burada dedi. İstediğini yaz dedi. Eyvallah tamam. Ama diğerlerinin hiçbirisinden haberim yok. Lütfen bu meseleyi kırıcı olmadan, kırıcı olmadan, üzücü olmadan bu hesapları açan insanlar hesapları kapatsınlar.
Dondursunlar demiyorum. Kapatsınlar. Bu meseleyi şimdi böyle bir soru sorulduğunda söyledim. Yani dediler birkaç arkadaş kimliğini işte Facebook'a gönderiyorsun. Senin adına açılmış olan bütün hesapların hepsini kapatıyor dediler. Veyahut da dava açacaksın. Lütfen Allah rızası için. Tekrar söylüyorum. Bir başkası açabilir Karabaşı Veli Tekkesi diye. Ama bizim arkadaşların açması hoş bir şey değil. Bir başkası açarsa zaten kimse onu da eklemez birbirine kendine. Adam kendi kendine geri güvey olur. Bu kadar. Allah bizi affetsin. Cuma salları peşimi çektirdim. Cuma namazını on beş dakika kalana kadar bekledim.
Ama kanama tam olarak dinmedi. Hafif kanama oldu abi. Abdestimi aldım. Namazımı kıldım. Bu şekilde yatsıya kadar namazlarımı bırakmadım. Kıldım namazlarım. Kovdum. Namazların olduğu kanama devam ediyor ise muhakkak her namaz raktinde abdest alman gerekirdi. Cuma olmuş kesin eğer ki Cuma'ya girerken aldığın abdestle kanama devam ettiği halde ikindiyi de kıldıysan o sıkıntılı Hanefi'ye göre. Ama Şafi'ye göre bir sıkıntı yok. Şafi ise bu kardeş. Ama Hanefi'ye göre her namaz vaktinde yeni bir abdest alması gerekir. Pek yakında Müslüman'ın diyanetini fitne ve fesattan korunmak zoruna sahip olacağı en hayırlı mal yaylalara ve mağaralara, meralara çekilip otlattığı konuları olacaktır. Bu hadis-i şerifte anlatılmak istenen nedir?
Evet böyle bir zaman gelebilir. Böyle bir zaman geldiğinde o zaman insanlar mesela siz böyle toplu halde sohbet edemez hale toplu halde zikrullah edemez hale deccaliyetin iyice şeytaniyetin ağır bastığı bir zaman gelebilir insanlar için. Böyle bir zamanda insanlar buna ulema fetva vermişler. Bu hadis-i şeriften yola çıkaraktan o kimse kendisini toplumdan ayırt ederekten dinini gidip dağda bayırda yaşayabilir. Biz o halde değiliz. Biz deccariyet ve şeytaniyetle tek başımıza da kalsak mücadele etmekle emir olunma iştahına güvenen dayanan onu yaşayanlardanız. Eğer biz böyle olduğumuz müddetçe de bu hal gidebileceği kadar uzayabileceği kadar uzacak. Bir hadis-i şerifte hani Allah diyen kalmadıkça kıyamet kopar der.
Allah diyen olduğu müddetçe kıyamet kopmayacak. O zaman biz Allah demeye ve Allah dedirtmeye devam edecek. Allah demeye ve Allah dedirtmeye devam ettiğimiz müddetçe bu hadis-i şerif bizden biraz daha uzağa gidecek. Bunu Cenab-ı Hak ne kadar takdir eder bilemeyiz. O zaman bizim için kıyameti yaklaştırmak mı önemli kıyameti uzatmak mı önemli? Biz hayır peygamberimiz ümmetiyiz. Biz şerkat, merhamet peygamberimiz ümmetiyiz. Biz hidayet peygamberimiz ümmetiyiz. O zaman biz o peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretinin emrini yerine getirip arz, la la illallah deyinceye kadar mücadele ederekten bu hadis-i şerifin tenceliyatını yapabildiğimiz yere kadar uzaklaştırmaya gayret edeceğiz inşallah.
Genç ve yaşlının arasındaki fark yaptığı ibadetlerin farklılığıyla önemli farklılığı ya da önemi nedir? Peygamber Efendimiz'in tanıdığı ayrılığın sebebi peygamber Efendimiz'in tanıdığı ayrılığın sebebi nedir? Anlayamadım burayı ama evet genç ibadet edenler muhakkak yaşlıyken ibadet edenlerden faziletlidir. Niçin? Genç kimse her yere yakışır şeytan onu her tarafa çeker. Hocam gibi benim gibi adam hiçbir yerden bir şey olmaz bizden biz bir yerde çay içmeye gitsek bütün herkes döner bize bakar nereden geldi bu beyaz sakallılar diye bir yerde yemek yemeye kalksak bu ne ama bu lokantaya girdi bizim huzurumuzu boldu diye neredeyse kovarlar bizi.
Ama genç olunca her tarafta onun yeri vardır. Her yere yakışır ama Allah'a ibadette daha fazla yakışır. O yüzden gençken ibadet etmek nefsi yaşlanınca körelince zaten onun yapacak bir şeysi kalmaz onun ibadetinden makbuldür. Önemli olan zor zamanda sıkıntılı zamanda dar zamanda bütün her şeyin el gelişli olduğu zamanda harama bulaşmamaktır. Yaşlı bir kimseye hiçbir kadın gece gel benim yanıma demez. Kendim ayırayım diyor. Allah'ın Allah'ın izahırayım. Ama genç bir insanı herkes bu noktada genç olan kimseye. Herkes bu noktada ona karşı bir iştiyak o. O iştiyakı ben. Anad-ı Şerif var ya gecenin yarışında diyor böyle malı şatı malı şanı şerefi yüksek olan bir kadın o erkeğe gel dedi ki diyor o erkek Allah'tan korkarım gelemem derse diyor hiçbir gölgenin bulunmadığı yerden Allah kendi gölgesinde gölgelendirecek bunu diyor.
Bunu ancak kime söylerler? Gençlere söylerler. O yüzden gençlerin ibadeti gençken ibadet etmek Allah'ın çok hoşuna gider. Meleklerine onunla örnür. Daha önce gelen semavi günlerdeki şeriatlar çok farklı mıydı? Örnek birimizdeki Yahudilerden birinin namaza benzer ibadet ettiğini gördün ne dersiniz? Adem'den gelen bütün dinler İslam'dır. Ve Adem Aleyhisselam'dan beri gelen dinlerin arasında normalde çok fazla bir farklılık yoktur. Ama gün geçtikçe dinlerin İslam dininin adım adım tekamül ettiği olgunlaştığı adı şerifte de benden önce dinin yüzde ellisi yaşandı. Benim zamanımda yüzde yirmi beşi yaşanıyor. Ahir zamanda da kalan yüzde yirmi beşi yaşanacak.
Sözün tecelli etmiştir. O yüzden Adem Aleyhisselam'a gelen dini emirler ile İbrahim'e, Musa'ya, İsa Aleyhisselam'a ve Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine gelen din hepsi de İslam'dır. Bu manada hepsi de İslam'ın kaidelerini uygulamışlardır. Ama geçmiş semavi dinlerin sonrada dindarlar tarafında kendi içlerinde bozulduğu ifsad edildi görülmüştür. dindarlar onu ifsad etmiştir. Dindar, dindarım diyenler, hocayım diyenler, alimim diyenler, şeyhim diyenler, ben dilde otoriteyim diyenler ifsad etmişlerdir. Allah muhamaz eylesin. O yüzden din bu manada Kur'an ve sünnettir. Yahudilere de namaz farz kılındı. Aynı bizim kıldığımız gibi. İsevi'lere de farz kılındı.
Aynı bizim kıldığımız gibi. İbrahimilere de farz kılındı. Aynı bizim kıldığımız gibi. Çünkü namazla alakalı ayet-i kerimede geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi. Oruçla alakalı ayet-i kerimede geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi diyor. Bakın farz kılındığı gibi. Onlara nasıl farz kılındıysa ve nasılsa şimdi dahil. Zannetmeyin İsa Aleyhisselam'ın namaz kılmasının bizden farklı olduğunu. Zannetmeyin Musa Aleyhisselam'ın namaz kılmasının bizden farklı olduğunu. Zannetmeyin diğer peygamberlerin namaz kılmasının bizden farklı olduğunu. İnşallah rüyanızda görürsünüz de bu halimeler hakikat noktasında anlarsın. Namazda oruçlar zikirlerin zikirinin zikirdeki fark olmadığını inşallah Cenab-ı Hak hep bize de gösterdim.
Zikir esnasında kalbimde siyah bir leke vardı. Elimizle temizlemeye çalıştınız. Elimizle temizlemeye çalıştınız. Temizlenmedi. Zikir bitti dua ettiniz. O lekeyi temizlediniz. Bu hali görüntü. Temizleyen Allah'tır. Uzun soru olmayı ama şimdi hadi kimsenin kalbi kırılmasın. Allah insanların sadırlarından çekip almak suretiyle değil hakiki alim kalmayıncaya kadar ulemanın ruhlarını kavga ederek oradan kaldırır. Bundan sonra ise halk bir kısım cahilleri kendilerinden rehber edin. Bu alim dönümlü insanlara bir takım meseleler sorulduğunda ilimleri olmadığında fetha verin. Böylece hem kendileri sapıtır hem de halkı sapıtır ve sürüttülerler.
Abdullah Mubin As Radı Rahman Hazretleri'ne bildirilen hadis-i şerifi gününün zamanı içinde değerlendirilirmişsiniz. Kardeşler bu sadece günümüzün hastalığı değildir. Adet'ten itibaren gelebilir bir hastalıktır bu. Bu tabi normalde Peygamber hemen sonra da başlayan bir hastalıktır. Bu hastalık hala daha devam eder. O yüzden alim görünümlü insanlar her daim var mıdır? Evet. Ve alim görünümlü insanlar bu noktada kendilerince Kur'an'ı yorumlayıp kendilerince bir şeyler getirecekler mi? Evet. Mesela işte isimle söyleyeyim gıybet deyim çünkü kendileri açıkça konuşuyorlar.
İhsan eli açık. bunun gibi veyahut da 28 Şubat'ta kendilerin kezin alimi dil profesörü olduğunu söyleyen Türkiye'deki bazı profesörler televizyon televizyon dolaşıp Kur'an'a ve sünnete temiz Kur'an ve sünnet inancına temiz temiz Kur'an sünnet icma-i ümmet inancına açıkça saldıran kendilerini alim olarak gösteren kimseler 28 Şubatçılarla veyahut da dünya üzerindeki deccariyetle şeytaniyetle kol kola girip temiz Kur'an ve sünnet inancının da yaşayan insanlara saldıranlar gibi Allah mazul eylesin onlar böyle kel aynak
kuşu gibi çıkarlar meydana fark edilirler şeytan insana Müslüman toplumlara her taraftan saldırır bireyi olarak hani Cenab-ı Hak ayeti keriminde der ya şeytan size önden arkadan sağdan soldan saldırır diye İslam toplumuna da aynı şekilde hani Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve müminler bir vücut gibidir der ya müminler vücut gibi ise müminlere de önden arkadan sağdan soldan saldıran şeytani güç kuvvet bilgi akıllar olacaktır o yüzden o alimler de şeytana kendilerini ruhlarını satan insanlardır onlar da kendilerince
İslam dünyasını fesada uğratmak için mücadele ederler hani şeybi hadislerinde şeytan sizin damarlarınızda dolaşır der ya biz onu birey olarak da algılarız şeytan bizim damarlarınızda dolaşır ama o İslam ümmeti açısından da algılayın İslam ümmeti açısından da algılandığında şeytan İslam ümmetinin damarlarının içerisinde dolaşır bizdenmiş gibi görünür dindenmiş gibi görünür bize öyle ağlatır sağdan girmesidir bu sağdan girmesi bizdenmiş gibi görünür sağdan girmesi bize faydalı bir şey söylüyormuş gibi görünür hani dudaklarımız
çatlar oruçta kesulsuzluktan ya ne olacak Allah'ın istediği oruç değil mi tuttun tutacağın kadar iftarı bekleme büyüdüm içi ver Allah sana razı olur boş ver o azam ödücü değildir fark ediver yapmayıver der bize sağdan girer senin yaptığın gibi kimse namaz kılmıyor senin zikrin gibi kimse zikretmiyor yok canım sen olmasan bu cemaat toplanmaz sen olmasan bu iş koşturmaz sağdan girmesi ümmete de sağdan girer bu şekilde siz Türkiye Müslümanları olmasanız dünyada İslam batar siz filanca cemaat olmasanız dünyada İslam batar
siz filanca tarikat olmasanız dünyada tarikatın adı mı kalır ya bunlar şeytanın sağdan girmesidir Allah'ın ağzını da şahıs olarak birey olarak bize der ki senin yaptığın gibi kimse yapmıyor kalk böyle bir sohbet et ki şimdi herkes hayran olsun kalk şöyle bir sohbet et ki insanlar ilim görsün kalk şöyle bir şey göster ki insanlar adam görsün kadın görsün Allah mağbuda eylesin şeytanın sağdan girmesi hep kendinizi Hz. Peygamber sallallahu ve sellem adetlerin sözüyle şeytanın yenge sana hakkıyla kudur edemedim ya mağbuda
bunu burnunuzun ucunda göreceğiz sana hakkıyla kudur edemedim ya mağbuda bir peygamberin ümmetiyiz o zaman hiçbir zaman şunu hakkıyla yaptık bunu bizim gibi yapan yok bunu bizim gibi eden yok bunu bizim gibi tecelliyatına mazhar olan yok demeyeceğiz Allah mağbuda eylesin bu tarafa biraz daha yaklaşın o kapının önünde yığılmalar var herhalde bir sağ tarafa doğru yanaşın inşallah burası daha bir bin kişi daha alır ürün kendinizi bir dolandırıcı tarafından dolandırıldın bankalara borcunu ödeyemezsem hapse girip eşimden boşanmak zorunda
kalacağım 3 yaşında çocuğumuz var çocuğun 300 perişan kalmaması yuvanın yıkılmaması hapse girmemem için Allah rızası için cemaatten yardım toplanmasını rica ediyorum demir fıymetli kardeşler bizim böyle bir usulümüz ve kaidemiz yok böyle bir şeye kapı aralarsak burası bununla dolar taşar biz o yüzden bu noktada hiçbir zaman bu zikir cemaatinin bu şekilde yollara tevessül etmesini istemeyiz biz burada hiçbir zaman hiçbir zaman ben 86'da şeyhefendiye intisap etmiştim yıl 2004 28 yıl olmuş 28 yıl içerisinde cemaatin içerisinde
ben para toplamam bile bile de toplatmam Allah rahmet eylesin bir sefer şeyhefendi hazretleri malum ismail hakkı tekkesinde toplatmıştı bu kadar benim tasavvufi hayatım boyunca böyle bir şey hiç yaşanmadı böyle bir şey de benim sağlığım boyunca hiç yaşanmaz o yüzden biz buradaki kardeşlere para toplanmasını para toplatılmasını uygun görenlerden değiliz Cenab-ı Hak o kardeşim de yardım etsin Cenab-ı Hak inşallah borçlarını ödetsin inşallah Rabbim muhafaza eylesin bakın bankadan daha söyleyeyim ben de buradan bangır bangır
hep bağırıyorum öyle değil mi arkadaşlar bankalara girmeyin oradan kredi alacağım diye uğraşmayın oradan kredi kartı alacağım diye uğraşmayın kredi kartı kullanmayın askeri yüzletle çalışıyor sekiz yüz lira maaş alıyor cebinde üç tane kredi kartı var savunması da şu yetiştiremiyor kardeş yetiştiremediğin için asıl kullanmayacaksın zaten sen sen yetiştiremediğin için kullanıyorsun faiz vatanda bakıyorsun Allah senden bereketi kaldırıyor kullanma bir liram var seksen kuruş harca yoksa yok bir tek siz yaşamadınız yoksa yok
yemem yemem borç yapma borç yapma borç tükkar olacak diye bir kaydı Allah'ım ağabey Hazreti Mevlanemiz diyor denizi tesliye döksen ne alır denizi tesliye döksen ne alır bir tesli haris harislerin göz testisi dolmalı harislerin göz testisi dolmalı haris olursun senin testin dolmaz iç illaki tükkar olacağım büyük işveren olacağım
batarsın Allah muhafaza eylesin sen halince yaşa mücadele koştun ama real ayağın yere bastın insan Hazreti Peygamber sallallahu ve sellem aziz ediyor ki Ademoğluna iki vaadi dolusu altın olsa üçüncüsünü ister diyor Allah muhafaza eylesin bu akşam için bir sorun olacaktır başka şehirlerden gelen beylerin bayanları derse götürmemek biz böyle istişare kararı aldık bayan götürmüyoruz demeleri hatta eskaza eşini götüren biri olursa ona sen eşini götürürsen bizimkiler de ister bizim üzerimizi bozmamalısın şeklinde baskı yapmaları
doğru mu yanlış kim bir kimseyi zikrullardan alıkoyar zikir yolundan geri döndürürse ondan daha zalim kim o ayet-i kerime Allah'ın mescidlerinde Allah'ın zikrini yasaklayanlardan daha zalim kim olabilir bir kimseyi zikre götürmek Allah'a hizmet etmek kişiye değil düşünür düşünür müsünüz birisi gelse zikrullah esnasında Allah dese ve Cenab-ı Hak hani demiş ya bir kez aşk ile Allah dese insan dökünün cümle günahları istihaza Süleyman Celebi
o kimse bir kez Allah dese ve bütün günahları dökülse ki döküleceği mutlak Cenab-ı Hak ayeti kerime de kim beni cemaat içinde zikrullah yaparsa zikrederse af olmuş olarak kalksın diyor birisinin zikrullah meclisine gelmeyi yasaklamak onun affını yasaklamak gibi bir şey insanları namazdan alıkoyanlar beytullah'tan haçtan alıkoyanlar cihattan alıkoyanlar zikrullah'tan oruçtan alıkoyanlar herhangi bir kaygahlar sallallahu aleyhi ve sellem maddesinin sünnetinden alıkoyanlardan başka daha zalim kim olabilir zalimdir o kim
kim yaptıysa tövbe kim yaptıysa sizden sinema istemiyor eşleriniz sizden eğlence istemiyor gece kulübü istemiyor bar pavyon istemiyor beni lokantaya restorana götürün demiyor ben şurada dans varmış burada şarkıcı varmış burada türkücü varmış demiyor size dedikleri şey beni zikrullah'a götür insanların kadın senin kadın bari istemiyor senden
bari istemiyor beni filanca şu gayrı kuppak bir kursa götür demiyor ya zikrullah'a götür ya beni semaya götür ya benim işte ne bileyim ilahi kursuna götür anne babalar çocuklarınızı dindar yetiştirmekle sorunlusunuz eşini çocuğunu buraya taşımayacağını nereye taşıyacaksın bir de istişare edip karar alın kadınlarınızı kulluğa götürmeye istişare edip karar alın şevre mi istişare istişare
hayrı bulmak içindir istişare hayrı uçmak içindir istişare kuran ve sünneti daha iyi nasıl yaşayabilir onun istişaresidir kim bir kimsenin hayrını engel iki ayaklı şeytan olur kim birisinin zikrini namazını orucu tesettürünü şunun kuranını sünnet iki ayaklı şey iki ayaklı şey Allah muhafaza et dikkat edin teyzini
nikah etmesi gerekir diyor bir kimse bunları çünkü kendi hevasından yasaklarsa dinden çıkar namazı yasaklayan dinden çıkar orucu yasaklayan dinden çıkar zikri yasaklayan dinden çıkar kuran ve sünnet dairesindeki herhangi bir şeyi yasaklayan dinden çıkar ona tezid iman tezid nikah gereklidir hemen tövbe edelim inşallah kardeşlerin kullanmadıkları eşyaları kullanılır düşüncesiyle dergaha bırakmaları uygun olur bu tip şeyler yaşanır uygun olanlar olabilir bu eyvallah buna söylenecek bir lafım yok ama bazen bazı kardeşler
ayürt edeyim bu meseleyi böyle çöplük gibi yapıyorlar Allah muhafaza eylesin kıymetli gördüklerinizi tasadduk ederseniz sevdiklerinizi verirseniz imanınız kemalere sevmediğinizi kullanmadığınızı beğenmediklerinizi eskimiş olanlara vermek bu noktada ondan kurtulmak gibi sanki çöpe atmak gibi geri kalan sorularını cavallandıramadım hakkınızı helal edin çünkü muhterem hocama da biraz söz vereyim hatta aşkınız hakkınızı helal edin estağfurullah hocam sizin günü teşekkür ederim selamun aleyküm efendi hazretleriyle mekka
mükemmel mekka mükemmel mekka mükemmel tanıştığımız için bize ikram ediyor orada bulunmak nasip oluyor onun için oralardan bize selamlar getirdik oradan çıkarken bir hafta sevgili seyran mekka söylüyorum ya resulallah herkes buraya gelmek için can atıyor ben şimdi nereye gidiyoruz ya resulallah seni çok seven ümmetlerine selam götürmeye gidiyoruz bak ne güzel dinlediniz efendi hazretlerinin bu ne kadar güzel sorulu cevaplı cevaplarda çok hem de kuvvetli var yani iyi sorular mübarek efendimizden efendimizden sizlere selamlar
getirdik orda yaşadığım için bedil seyitlerini özellikle uluslarım tutuşunda ziyaret ettim onlardan size selamlar getirdim uhud seyitlerimizden selamlar getirdim hacılarınızı onlardan ziyaret ettiririz oraları ziyaret ettiririz cennet bakiyede cennet muallada meskide aktağımızda da ziyaret olay alhamdulillah oralardan da kelamlar doğallarla cennet vatanımız daha iyi cennet olası vatanında suveri rahim ziyaretindeyim japonya japonya özellikle davet ediyoruz yani japonya diyorlar ki japonya kalabalık toplantılar oynuyor
toplantılarda biz şimdiye kadar müslüman olmayanlar tarafından islam hakkında dinli edindik biz onlara ihtimal edemiyoruz siz islamın hakkı islamın hakikati nedir sizden dinlemek istiyorum bu kadar yani şey bize neden geciktirdiniz bize islamı getirmeye neden geciktirdiniz bizim komşularımızda bizden çok evvel geldiğiniz yine sahabe efendilerimizdeki komşuları dikrettiriyorlar efendim taylan singapur müslümanların devletleri de dikrederek endometriya malemesya mademesya mademesya ingapur gibi memleketler müslüman
oldular bizim de memleketin en son müslüman olmaya namzat bir memleket diyorlar birincisi bu onları müslüman bizim müslüman oldular müslüman ülkeler oldular ikincisi de her müslüman davet ediyor soruyorlar biz kim her müslüman o ne denir sen müslüman evet aa hemen bunlar duyuyoruz böyle efendim sende verelim de göre size daha söyleyeyim okul kimden bir kelime saygı evamimden Allah seala hazret en son toplantılarda mesela 600 kişi var televizyonlar alıyor bir yandan böyle toplantılar yapıyorlar
ben bir yanık ses söyleyeceğim ki efendim beni azalamasın din din miller toplandık bir tane din var miller üretim o miller toplandık isminde herkes kendi dinini gösteriyor Japonların dini Şinto dini Türklerin eski dini demek ve öyle mesela Araplar güçlükti kolay müslüman oldular Afganistan Afganistan Türkiye müslüman kolay müslüman İslam tarihinde tarihimizde buyuruyorlar aliler öyle müşrikler daha kolay müslüman çok kolay çoktan da müslüman diyorlar ötekiler Hristiyanlar Yahudiler bizim dinimiz var zannediyorlar onun için
onlardan fesler fakat şeylerde böyle daha kolay müslüman diyorlar ve onlardan son toplantılardan Aralık'a söylüyorlar ben birkaç kelime biliyorum onun için etiyorlar davet için bunu okursan One good all present peace yani Arapça İngilizce bunu okursan her sıkıntıdan kurtulursun en son olarak da şimdi Japonlara Oman Mori ezberleyen bunu çok bir kelime Oman Mori bu senin o tarafa senin onların yüzünden 3-4 kişi gençtir geçiyor vermeye fırsat bulamadın 3-4 kişi geçti arkalarına Oman Mori diyeyim de Oman Mori Oman Mori
geri görerek alıyorlar ya Efendi Hazretleri çok güzel şeyler anlattı dünyanın müslüman o zamanı geldi onlar aralarında bu herkes buddhist bu şinto kristiyan yahudiler her topatı yer gel diyor hemen bunlar ordurlandır noktadan biz orada edansız bilgiler direkt ikramat görüyoruz ikramat anlatır her kese on beş yakal on beş noktaya yok bu programlar başlamalar aralarında konuşuyorlar bizim davet müdürümüz islamı santralesinin islamı santralesiyiz davet müdür kocafendi bundan ne diyorlar biliyor musun ne diyor hayır oha
ne diyorlar aralarında diyor efendim bizim dinimizde iki bin illa var başka bir dinde üç bin illa var iki illa var iki illa var ikram var ikram da bir ilah var iki bin iki bin ilah rahat etmektence bir ilah rahat etmem daha kolay yok adam adam söyleyelim bize böyle on telafiden söyletiyorum bütün erkekler muhammed bütün hanımlar farkı var hepsi sütlüyorlar kabul ediyorlar kitaplarımız var kitap okuyorlar okuyorlar bir anca bir anca kitaplar rahatlıyor bir anca sabah namazına giderken şimdi buradan çok büyük cami sabah namazında
cemaatiler trenle arıyor şöyle yine kitap arıyor bir anca bakıyorsun ki her her kitap okuyor orası oldu değil verir islam devir medretesi okuyorlar edebli insanlar bunlar hepsi Allah'ın emrileri değil mi edep tarikat edebi gibi edep kitap okumak evlilikler yani bütün şeyler böyle bir de şey yapıyorlar evet kelimeleri onların evet kelimesi hay abdurterim hay müslüman onunla beraber gittik üniversitede rektörle konuşuyor hay yanına getirdi hay hepsinde ben diyemez hay da var huyu da var evet elimizi hay zikrediyorlar
bizim mühendis geldi burada Tokyasi abimi yedilemek için hocam diyor yahu Allah kendisini bildirmeden geçiştiriyor bunlar bize şey yapıyorlar birbirler şuradan on kişi buradan beş kişi yapmasınca kurtunun tamamını yapıyorlar ben diyorum siz bizim Allah'ın dibine diyorsunuz namazınızın yarısını kılıyorsunuz ama biz hepsini yaparız bize bize öğretir diyor onun için bazen konuşmaya demizim yok yani Japonya hazır yanında Kore de öyle edebilir Kore'ye askerlerimiz gitti askerlerimiz orada karın içinde namaz yiyince onlar
beraber bunlar bize yardım tanıştılar beraber de olur bizim arkadaşlarımız gitmiş ben de askerliğimde yani emek gelişim aradı o sefer o da karlar karın içinde namaz yardım yardım edelim namaz dılarsak yardım eder esen okuyup namaz dılarken bizim Cümey Hocaefendi var taksının türlü yaptı orada yakında Allah seferiydi yani o imam hatip mezunu fazla bize bilmiyor her herkes atıyor çok kumandan öyle başladı paraya Japon da böyle sağlam beni oraya davet ettiler efendim seferinde onlarda tanışıyoruz ki Medine münavla demek
kemik keremede var bu durumda beni davet ediyorlar Japonya oraya gel yani biliyorum bu adam beni oraya davet ediyor bu kardık ama görmüyor mu benim vazetem ben buradan siyah et bu dünyanın her yerinden gelen Arap ya Türkçe biraz da Uğurduca yani burdaki ikinci tebza iki ülkene derken bir kere laf geldi burada geldiler şimdi yapın yapın Allah külah olsun hepsini gördüm ki adamlar neden okuyorlar ölmek ediyorlar şimdi de şey yapmış gelip şehitçiler camiler ekliyoruz hatta giderken rahatsız eden alimler dedi ki ya mübarek
dedi ya sen orada İngilizce biliyor musun yok yapın biliyor musun ne yapacaktın sen de orada benim sen de o efendim efendiler şehrlerimizi alimlerimizi tamam diye tutuyor İstanbul Üniversitesi'ne rahatsız eden Allah'ın aranasına tanıyor ben kürmeseleyim onlarla kürmeseleyim dur Japonca bilmiyorsun İngilizce bilmiyorsun ne yapacaktın hocatan sen ordular yani Allah'ın süresine var hemen ikinci gün ben Kur'an okuyordum birisi bir de Arapça konuşuyor Japon Ancak konuşuyor Nimetullah da Arapça sövgü sen şey Nimetullah ben
şey yaptım eşittim sen memleketimize Allah gelmişim ben de sana alardılar şimdi tercüman diye böyle Allah'ın yardım ediyor bu ayetin manasını olsa anlatın yani ne kadar büyük bir çok hayrat yani hayret ettim bütün Müslümanlara şimdi sorsan Allah bize muhtar mı estağfurullah şeyde muhtar değil biz Allah'a mühtar Allah sallahu hazretleri nasıl duyuyor ki in sen kullu vah gel şükrüm Allah'a yardım ederseniz Allah size yardım ey dinine yardıma Allah kendine yardım olarak isim veriyor Allah Teala adını söyleyeyim ondan sonra
da bizim nusrasımızda ne olur der ama Allah Teala senin nur katılır nasıl ne kadar büyük bir imesel onun için inşallah ben yani Türkiye'yi de hatta ondaki kardeşler dolar gelirken Türkiye'ye gitmedi Türkiye'de nimet çok diyorlar şeyde çok diyorlar Şeyh Efendi gibi mesela Efendim şeyler Suudi Arabistan'da çok sen olacak mi yeter burada canım burada kalkıyorlar kardeşler her şimdi şeyler başladık İslam o kadar meşhur oldukça başbakanımızın da gelişik onu da görüştük de tabii oradan da şey olmuş şimdi bir şey gel verince
Japon bayrağı Türk bayrağı her yere asılı verir Japon bayrağı Türk bayrağı bir de şey helal şeyler ben böyle haber veriyorum efendim bizde hepsi var ilimde var Allah okutmuş sizi hep güzel şeyler söylüyorsunuz yani o kadar şey yapıyorlar ayetler bu insan ayetler bulmuşlar ey insanlar helal yiyin Kur'an'da ayetler var böyle o zaman biz de yapalım diyor helal marketler yapalım helal lokantaları yapalım helal şeyleri yapalım yani çok öyle yapalım onun için bu atık İslam atıyor biz toplantılarda bulunuyoruz binat toplantılarda
bulunuyor bunun alimler büyük öğretim diyor bu atık İslam atıyor peygamberin zamanında binat insanlar ebu ebu cehil inat an an dök emri her binat inat ediyor şey atıyor konu yap şimdi japonya en akıllıca japonya 130 milyon her sene 17 milyon dışarı çıkıyor az yiyor çok çalışıyor az uyuyor çok çalışıyor edebli hep de burada mevlana'ya gidiyorlar sultan ahmede gidiyorlar hep böyle eline bir şey ben bir şey gelip ya ya sonra korece ben kendim öğreteyim kendim öğrenebilirim ama dil öğrenmeye falan fırsatım olmuyor sadece
davet ediyorum koreden kore değil kürsatın kürsatıda var onun yazdığı atar yerine söylüyorlar ikinci ikinci gizlinde gami akılışı ama kürsatıda kendim kürsatıda kürsatıda gini en paranda kendim bak gör tamam kürsatıda emes kürsatıda encuentra kim because kenim sakazıda elkü julga belg ver gel bu kürsatıda end Bir şey yapamıyorsun, yapamazsın.
Bir sefer de bir şeyden korkmuyor. Bir sefer de dünyanın şeyleri bitti. Ben bundan da delirdim. 124 bin sahabeden on bir cihazı yok. Değil efendim, Medine'nin öneri yok. On bir gün olmaz Medine'nin öneri. Efendim, benden gördüklerinizi götürün deyince, her şeyi bırakmıştık. Ben de gidelim. Ona ağlıyorum. Geriden gençler gördükler. Kulaktan 4 tane genç lise okudu. Lise, liseliler ömrük görüntü. Önümüzde sözler. Kahretsin, gözüme geçmiştik. İsa geldiler. Oturdular. Başladık, terim ektörlükler. Öyle şeyleri bizden öğrendiğimiz gibi. Bir süre böyle bir dünya imana gelmesi için, Müslümanların, Müslümanların imanı saldelenmesi, günahların akılması, insan düşmanları dahi almak.
Eşittirin. Onlarla imana gelin. Düşmanlık, İslam'a, İslam'a, İslam'a, İslam'a, hizmetler, tesir olmak için üç kere beraber söyleyelim. Şimdi, Bâlemen Nehu, onlara söylesin de, Bâlemen Nehu. Bâlemen Nehu. Ya Allah! Birisi geldi, ben Ömer'in tehnimatı ola, ben babacıyım, Arap'ın evi, ıhtazıyım, ıhtazın babam, ben Ömer'im, sen ismini koydun, sarmıyormusun böyle, Medine Muralı'ya da Peygamberli'nin camisinde, Allah'a şükürler olsun.
Hizmetler, efendi hazretleri, efendi hazretleri, bu hizmetlerin sizin soklanmanı yaşadığı, sen diyor on bir sene yok, buraya gelmiştik, bir geriden seni gördük, ağlıyorduk, bu niye ağlıyorduk, merak ediyorduk, Gözünü vermesin, siz, siz daha işaret ettik, geldik, biz La-i'la İlallahu'na Resulullah, Eee, bir de böyle, bu arada da kapatalım, tamam.
La-i'la İlallahu'na Resulullah, elhamdülillah, dedim, maşallah bize böylece söylesin, biz La-i'la İlallahu'na da bilmiyorduk, ama denildiğimizi de bilmiyorduk ama, camiye girdik, hemen bize ikram ettiler, İslam'ı öğretmeye başladılar, Türk İslam Üniversitesi'nden gelenler oldu, dediler, Arapça öğrenmek isteyen varsa, ben şimdi davet fakültesinin konusundayım, sen neredesin hocam diye, mübarek, sen, kucaklıyorum, ağlıyorum, ondan seviniyorum bir taraftan, o dedi, sen, peki sen, kultumdun, buraya geldin, ötekilerden ne haber, ne biliyorsun, babacım diyorsun,
Ebu Bekir, Osman Ali'den ne haber, onlar da, orada davet ediyorlar, her büyük bir şeyde, ben senin gibi yapmak için buraya geldim, son sınıfta davet oldum, bu gibi şeyler de var ya, kimçiden kelimesini söyleyeyim, kim, kimçi, kimçi böyle, o, turşu demek için onlar bilirken, öyle yumuşak turşuları var onların, öğrenci için, gerken, Sultan Ahmet'e, Japon santrı, Japon dodo diyorum, Oma, Oma mori diyorum, Kore, Kore dediler, Kore, Kore ise ben de Kore deneyim diyor ki, kimçi, kim ki, söyledim böyle, kimçi, kim ki, gül güler, gülünce kalbi açılıyor,
kalbi açılıyor, kalbi açılıyor, işte, da ilan da muhamdere açılıyor, bir de böyle bir şey verirken, inşallah bu, oradan kardeşlerimiz daha da, çok bir şey olurdu, Allah Seala Hazretleri'nin, bu asıl İslam'a, Ebu Gehid, Efendimiz her günü davet ediyor, davet etmiş etmiş, Ebu Gehid, Muhammed, Muhammed Aleyhisselatü Vesselam, Nur'un zorlu olduğunu anladım, ama inanmayacağım, sana inanmıyorum, bırak beni, hiçbir gün gelmem, Efendim'in gece yarısında, kapsın, kapsın, kapsın, kapsın, neyini, karar verirken bu şey, gece yarısında, kapsın, ne derdi olarsa buna yardım edeceğim,
Efendimiz, Eme Muhammedur Resulullah, ben Muhammed'im, hiçbir gün gelme dedim de, gece yarısında, geldiğim anayken, yine sen mi geldin diyor, senden başka kim gelse, ne istese verecektim diyor, ya ham, yine sen, onun, şimdi inattı değil, bu sen hepsi, otuz yüzünden onlar da Türkiye'ye söz gelmiş, bu senelerin de çok fayda, bunların hepsi, bu gibi yerleri, şey yapıp, yapıp, Efendim'in, Allah sağır, böyle yerine de devam edeceğim, şey de büyüdü, hanımların da, hanımların da ayrı yer var, değil mi sen?
Ya hamdeler, hamdeler, hamdeler, hamdeler, hamdeler çok mühim bir plan var, ya bir hamdeler cennete giderse, çocuklarını götürürüz beraber, kardeşlerini götürürüz, babasını götürürüz, kocasını da alıp, elinden sonra cennete gidiyoruz. Onun için, bunlar da çok eğlenenler vermek lazım, Allah kabul etmesin. Ben şimdi, yoksa ben, daha bağırmayacak sözler var ama, bağırmayan da, biraz icinler vermiyorlar, biraz da buradan Şafir var, Şerven Gazeteleri ikram ettiğinde, teşekkür ederim. Çok faydalı, buraya devam edelim. Bu ve iski hakkı. Zikirlerde, fikirlerin içinde, Allah'ın masrafını, bilgilerden, bilgilerden, bilgilerden bir işaret ediyor. Orada otur, otur, ben bilgiler yapıyorum. Hocam telefonun geldi, ya. İslam da geliyor, küçük. Ben de on bir gün olacağım. Geçeyim mi?
Evet. Bir kelimeyle bitiriyorum. Yani, elhamdülillah, bu hatı, İslam hattı, dünyanın, ne olacak? Gençler, bir gün, bir günler bekliyor. Allah Teala, inşallah, mübarek ederseniz, Allah'ın, hepinizi, bir şeyden, bu hatı, efendinin sözlerine, tanımlar, beş yerde, beş yerde, ile, bir şeyden, de, haliyca varlânen, en evvel, iman ethan.
Teka'dan, dağın ve iman ethan. Hanım vatı, hanım vatı, bu evvel. Haliyca varlânen, mesaj, bilgilerden, teka'dan, aytah varlânen, aytah varlânen, teka'dan, ayytah varlânen, aytah varlânen, hanım vatı, ayytah varlânen. İslam'da ilk şehit Meyyevazi, Hazreti Ömer Efendimizin bile İslam'a girmesine kız kalbiki hendisesi, İslam olmasıydı. Ebediğim için de çocuk terbiyesi, Hazreti Hüseyin Efendimiz Efendimiz, Allah'a emanet olun. Biz de konuşmaya da çok alışkınız böyle, her yerde çok çok çok söylemek istiyorum. Efendimize çok ikram ettim, çok teşekkür ederim. Allah kabul eylesin. Biraz şehit'e bakalım. İki dönemleri de görmek istiyorum ben ama. Sadece dönem var değil mi?
Çok öpüyorum. Çok öpüyorum. Cemaat, şakaat muhtemelen. Estağfurullah. Bu şeyi inşallah Japonya'da görmek istiyorum Allah'a. Size de aynı ömürler verin. Bu hükümetin içerisinde izin verirken, yardım yolu var. İnşallah olur. Olur. Burakide Japon hükümeti de karşılaştırır. Hükümetin değil mi? . Historical achei kirchner mağur ne geçmiş. Klınçrelger cream. Gülattığ
Bu metin konuşmadan otomatik çıkarılmıştır, hatalar içerebilir. Esas olan videodaki sözdür.
Bir cümleyi aktarmadan önce kaydın kendisinden doğrulayın.